Bu yılın başlarında kredi faizlerinin, KMH ve kredi kartı nakit çekimi faiz oranlarına göre daha yüksek olması nedeniyle vatandaşlar kredi kartlarından nakit çekimi ve KMH hesaplarını kullanmaya başlamıştı.
‘ATILAN ADIMLAR OLUMLU YANSIDI’
Milliyet’in haberine göre; konuyla ilgili merak edilenleri açıklayan Yeminli Mali Müşavir ve Ekonomist Muhammet Bayram şu ifadeleri kullandı:
“Ekonomi yönetiminin uygulamış olduğu adım ekonomiyi resesyona sokmadan enflasyonu baskı altına almaktır. Ekonomiyi resesyona sokmamak adına bir kısım harcamaların önü açıldı diyebiliriz.
Yılın ikinci çeyreğinde, ilk çeyreğe göre hızlı bir düşüş yaşayan nakit çekim faizleri uzun bir süre artırılmamıştı, üye iş yerlerinin POS cihazı ücretleri de artırılmamıştı. Burada asıl amaç ekonomiyi resesyona sokmadan enflasyonu düşürmekti.
Bu adımlar atılırken yüksek politika faizi oluşturuldu. Kredi kartı akdi faizi 4.25, gecikme faizi 4.55’e getirildi. Kredi kartı nakit çekimi faiz oranı yüzde 5’lere çıktı.
‘İKİNCİ ÇEYREKTE HIZLI DÜŞÜŞ SAĞLANDI’
Bununla birlikte iç talebin yavaşlaması ve ekonominin resesyona girmeden durağanlaşması sağlandı. Atılan adımlarla birlikte ikinci çeyrekte kredi kartı nakit çekiminde hızlı düşüş sağlandı. Atılan adımlar olumlu yansıdı, bu talebi kısacaktır. Arz noktasında da malını satamayan kişiler indirime gidecektir. Enflasyonun önemli ürün kalemlerinde eksiye gideceğini söyleyebiliriz.
NAKİT ÇEKİMDE DÜŞÜŞ SÜRER Mİ?
Kredi kartı nakit çekiminde düşüş sürer. Yüzde 5’ler seviyesinde olan nakit avans faiz oranı yeterli bir seviyede. En azından nakit avanstan para çekip, borsa ve kripto paraya girme dönemi kapandı. Dövizde zaten yükseliş yok. Nakit çekimler amacı dışında kullanılmıştı. Şu anda faizlerin yüksek olmasından dolayı nakit çekimler durağanlaştı. Önümüzdeki süreçte de kredi kartı nakit avans çekiminde düşüşler sürecektir.
KARTLI HARCAMALARIN KISILMASI İÇİN YENİ ADIM GELİR Mİ?
Hükümet kredi kartı kullanımının yaygınlaştırılmasını istiyor. POS cihazı maliyetleri düşürülürse kredi kartı kullanımı daha da yaygınlaşır. Kredi kartı yaygınlaşırsa o durumda esnaf sattığı ürün için fiş, fatura kesmek zorunda kalır. Kayıt dışı ekonomi de azalır.
‘KOLAYCA İHBAR EDEBİLİRSİNİZ’
Kredi kartı harcamalarının daha fazla olmasının teşvik edilmesi gerekiyor. Yeni vergi paketi ile beraber ihbar edenlere yüzde 10 ihbar tazminatı getirildi. Eğer size fiş, fatura verilmiyorsa bunu kolayca ihbar edebilirsiniz.
KREDİ KARTI FAİZ ORANLARI NE DURUMDA?
Şu anda yüzde 4.25 oranında akdi faiz, yüzde 4.55 oranında gecikme faizi var. Siz sadece asgariyi öderseniz yüzde 4.25 faiz çıkıyor. Asgariden sonraki kısmı ödemezseniz yüzde 4.55 faiz uygulanıyor. Kredi kartı nakit avans için yüzde 5 faiz uygulanıyor.
TAKSİT SAYISI VE LİMİTTE SINIRLAMA GELİR Mİ?
Ben bunu bekliyorum. Kişinin gelirinin çok üstünde bir limit belirlenebiliyor. Bu da kişilerin gelirinin çok üzerinde harcama yapmasına neden oluyor. Ayrıca kredi kartlarına taksit sınırlamasının getirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bazı sektörlerdeki harcamalar için taksit sınırlaması getirilmelidir.”
ABD’li teknoloji şirketlerinden Alphabet’in geliri, bu yılın ikinci çeyreğinde yüzde 14 ve net karı yüzde 28,6 artış kaydederek beklentileri aşsa da şirketin yapay zeka konusunda henüz istenilen ilerlemeyi gerçekleştirememesi yatırımcıları tedirgin ediyor.
ABD’li elektrikli otomobil üreticisi Tesla’nın net karı ise bu yılın ikinci çeyreğinde 2023’ün aynı dönemine kıyasla yüzde 45 düştü. Şirketin Robotaxi tanıtımını da ertelemesinin ardından vadeli işlem piyasalarındaki pay vadeli kontratları yaklaşık yüzde 7 geriledi.
Söz konusu gelişmelerle ABD’de vadeli endeks kontratları güne yüzde 1’e yakın düşüşle başlarken, bugün Qualcomm ve IBM gibi şirketlerin finansal sonuçları yatırımcıların odağında olacak.
Analistler, siyasi taraftaki gelişmelerin de yatırımcılar tarafından yakından takip edildiğini belirterek, buradan gelecek olası haber akışının varlık fiyatlarında oynaklığı artırabileceğini dile getirdi.
Tahvil piyasaları ise dar banttaki hareketini sürdürürken, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, şu sıralarda yüzde 4,24 ve dolar endeksi 104,4 seviyesinde bulunuyor.
Altının ons fiyatı önceki kapanışın yüzde 0,2 üzerinde 2 bin 415 dolardan, Brent petrolün varil fiyatı ise yüzde 0,5 azalışla 80,3 dolardan işlem görüyor.
Elektrikli araçlarda yeni teknolojilerle birlikte daha az bakır kullanılabileceğine ilişkin haber akışının ardından düşüş eğilimini üst üste 8. güne taşıyan bakırın libresi de önceki kapanışın yüzde 0,7 altında 4,14 dolardan alıcı buluyor.
New York Borsası’nda dün Nasdaq endeksi yüzde 0,06, S&P 500 endeksi yüzde 0,16 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,14 geriledi. ABD’de endeks vadeli kontratlar yeni güne ise yüzde 1’e yakın düşüşle başladı.
Avrupa borsalarında dün karışık bir seyir izlenirken, bugün bölge genelinde açıklanacak imalat sanayi ve hizmet sektörü Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verileri yakından takip edilecek.
Analistler, bölge genelinde ekonomiye ilişkin endişelerin devam ettiğini belirterek, PMI verilerinin ekonomik aktiviteye yönelik vereceği sinyallerin varlık fiyatları üzerinde etkili olabileceğini söyledi.
Dün İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,38 ve Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,31 gerilerken, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,82 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,07 artış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne ise düşüşle başladı.
Asya pay piyasalarında yeni günde satış ağırlıklı bir seyir öne çıkarken, özellikle Tesla’nın üretim sürecinde yer alan şirketlerin dün açıklanan bilançonun ardından düşüş eğiliminde hareket ettiği görülüyor.
Öte yandan, bugün Japonya’da açıklanan makroekonomik verilere göre, ülkede imalat sanayi PMI 49,2’ye inerken, hizmet sektörü PMI 53,9’a ve bileşik PMI da 52,6’ya çıktı.
Analistler, Japonya’da ekonomik aktivitenin güçlü kaldığına ilişkin işaretlerin enflasyonu destekleyebileceğine ve Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) faiz artırımı konusunda elini rahatlatabileceğine işaret ettiğini, bu durumun dolar/yen paritesinde düşüş eğiliminin üst üste 3. işlem gününe taşınmasında etkili olduğunu vurguladı.
Parite, yeni günde yüzde 0,6 azalışla 154,7 seviyesinde bulunurken, analistler, BoJ’un sürpriz faiz artırımı ihtimalinin masada olduğu konusunda piyasalarda fikir birliği olduğunu ifade etti.
Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,1, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,7, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,3 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,8 geriledi.
Yurt içinde satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü önceki kapanışa göre yüzde 0,74 azalışla 11.089,53 puandan tamamladı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), dün politika faizini yüzde 50 seviyesinde sabit tutarken, politika metninde “enflasyonla mücadele konusunda kararlı olunduğu” mesajı verildi.
Dolar/TL, dün satış ağırlıklı bir seyir izleyerek günü önceki kapanışının yüzde 0,2 altında 32,8577’den tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 32,8580 seviyesinden işlem görüyor.
Analistler, bugün yurt içinde finansal hizmetler güven endeksi, yurt dışında ise dünya genelinde imalat sanayi ve hizmet sektörü PMI verileri ile ABD’de yeni konut satışlarının takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 11.000 ve 10.900 puanın destek, 11.150 ve 11.250 seviyelerinin direnç konumunda olduğunu kaydetti.
Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:
10.00 Türkiye, temmuz ayı finansal hizmetler güven endeksi
10.30 Almanya, temmuz ayı imalat sanayi/hizmet sektörü/bileşik PMI
11.00 Avro Bölgesi, temmuz ayı imalat sanayi/hizmet sektörü/bileşik PMI
11.30 İngiltere, temmuz ayı imalat sanayi/hizmet sektörü/bileşik PMI
15.30 ABD, haziran ayı toptan eşya stokları
16.45 ABD, temmuz ayı imalat sanayi/hizmet sektörü/bileşik PMI
17.00 ABD, haziran ayı yeni konut satışları
Yılın başına kıyasla reel fiyatlardaki düşüş yüzde 13,4 oldu. Ekonomim.com’un derlediği habere göre, VavaCars’ın yayımladığı VavaAI Fiyat Endeksi sonuçlarına göre ise, ikinci el araçlarda satış fiyatları haziran ayında yüzde 3,5 düşüş kaydetti. Çevrim içi ikinci el araç platformu VavaCars, yapay zeka ile geliştirdiği “VavaAI Fiyat Endeksi” nin 2024 yılı Haziran ayı sonuçlarına göre mayıs ayından sonra haziran ayında da ikinci el araç fiyatları düşüş gösterdi. İkinci el araçlarda satış fiyatları haziranda yüzde 3,5 düşüş kaydetti. 2023 Aralık ayında başlayan fiyat artışı mayıs ayındaki düşüşle son bulmuştu.
Haziran ayıyla beraber ikinci el araç fiyatlarında üst üste iki ay düşüş gerçekleşti. İkinci el araç fiyatlarındaki değişim segment olarak ele alındığında haziranda tüm segment araçlarda düşüş yaşanırken en fazla düşüş A segment araçlarda gerçekleşti. Yaş bazında incelendiğinde ise tüm araç gruplarında düşüş görülmekle birlikte en çok fiyat düşüşü 0-3 yaş grubu araçlarda kaydedildi.
“KM SINIRININ UZAMASI PANİK ALIMLARININ ÖNÜNE GEÇTİ”
VavaCars Ticari Grup Başkanı Serdıl Gözelekli, haziranda taşıt kredisi ve taksitli kredi kartı ödemesi gibi finansman çözümlerinde yaşanan daralmaya bağlı olarak, tüketici talebinde bir yavaşlama gerçekleştiğini belirtti. Gözelekli, ”Yeni yönetmelik öncesi satışı hızlandırılmaya çalışılan eski üretim sıfır araçlardaki ciddi kampanya ve indirimler de bu yavaşlamada etkili oldu. Öte yandan, Ticaret Bakanlığı’nın 6 ay ve 6 bin kilometre sınırını uzatma kararı da olası panik alımlarının ve fiyat artışının önüne geçti. Tüm bu gelişmelere baktığımızda, fiyat düşüşüne sebep olan talep daralması aynı zamanda biriken ve ertelenen talep anlamına geliyor. Böylece ikinci el araç alımında fırsat dönemine girdiğimizi öngörüyoruz.” dedi.
“AGRESİF SIFIR ARAÇ KAMPANYALARI ANA SEBEP”
arabam.com Trink sat! & arabam. com oto ekspertiz GMY’sı Halil Ali Şenay da, ikinci ele olan talebin ve fiyat düşüşünün nedenlerini şu sözlerle açıkladı: ”7 Temmuz’da yürürlüğe gireceği duyurulan GSR 2 regülasyonu doğrultusunda başlayan agresif 0 araç kampanyaları ana sebep olurken, regülasyonun yürürlüğe girme tarihinin 31 Ağustos’a kadar ertelenmesi ile ilginin sıfır araçlarda yoğunlaşmasının ve ikinci ele talebi baskılamasının devam etmesini bekliyoruz. Temmuz ayında yüksek faizli ikinci el araç kredisi yerine, daha düşük faizli sıfır araç kredisi kullanmak tüketici için cazip görünebilir, bu da ikinci el piyasası için daha sakin bir ay yaşanacağı anlamına gelecektir.”
Haziran’da ilanlarda 600 bin TL’ye kadar olan araçların oranı yüzde 58,1 oldu. 600.001 TL – 1.000.000 TL aralığındaki araçların oranı yüzde 28,5 olurken, 1 milyon TL’nin üzerindeki araçların ilan oranı ise yüzde 13,3 oldu.
İLANLARDA EN ÇOK GÖRÜLEN MARKALAR FİAT VE RENAULT
Haziran ayında arabam. com ilanlarında en çok görülen markalar sırasıyla Fiat, Renault, Volkswagen, Ford, Opel, Hyundai, Peugeot, Toyota, Citroen ve Honda oldu. Model bazında bakıldığında ise haziran ayında en çok ilan verilen otomobil modelleri sırasıyla Clio, Astra, Megane, Corolla, Egea, Focus, Polo, Civic, Corsa ve Passat oldu. arabam.com’da yayınlanan 2. el arazi/SUV/ pick-up ilanlarının oransal olarak değerlendirmesine bakıldığında, ilanlarda en çok yüzde 19 ile Nissan Qashqai yer aldı. Qashqai modelini sırasıyla Dacia Duster, Volkswagen Tiguan, Fiat Egea Cross, Kia Sportage, Peugeot 3008, Hyundai Tucson, Peugeot 2008, Honda CR-V ve Chevrolet Captiva izledi.
]]>İstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI raporuna göre takip edilen on sektör içerisinde yeni siparişleri artırabilenlerin sayısı mayıs ayında üç iken haziranda ikiye geriledi. On sektörden üçü satış fiyatlarını düşürürken, girdi maliyetleri enflasyonunda genele yayılı azalma kaydedildi. İş yüklerinin azalmasıyla birlikte makine ve metal ürünleri hariç tüm sektörlerde istihdam düşüş gösterdi.
Ekonomik büyümenin öncü göstergesi olan imalat sanayi performansında en hızlı ve güvenilir referans kabul edilen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) anketinin Haziran 2024 dönemi sonuçları açıklandı. Eşik değer olan 50,0’nin üzerinde ölçülen tüm rakamların sektörde iyileşmeye işaret ettiği anket sonuçlarına göre, mayıs ayında 48,4 seviyesinde kaydedilen manşet PMI, haziranda 47,9’a gerileyerek üst üste üçüncü ay 50,0 eşik değerinin altında gerçekleşti. Endeks, Türk imalat sektörünün faaliyet koşullarında hafif bir bozulmaya işaret etti. Öte yandan, bu bozulma 2024’ün başından bu yana en belirgin düzeyde kaydedildi.
YENİ İHRACAT SİPARİŞLERİNDE YAVAŞLAMA ILIMLI SEYRETTİ
Talep koşullarındaki zayıflık, sektörlerin faaliyet koşulları üzerinde belirleyici olmaya devam etti ve hem yeni siparişlerde hem de üretimde yavaşlamanın sürmesine neden oldu. Üretimde üst üste üçüncü ay azalma gerçekleşirken, düşüş bir önceki aya göre hafif hız kesmesine rağmen belirgin gerçekleşti. Yeni siparişlerdeki düşüş ise hem iç hem de dış pazarlardaki zayıflık nedeniyle mayıs ayına kıyasla hızlandı. Diğer yandan, yurt dışından alınan yeni siparişlerdeki yavaşlama toplam yeni siparişlerdekine göre daha ılımlı seyretti.
DENİZ TAŞIMACILIĞINDAKİ AKSAMA TESLİMATI UZATTI
İş yüklerindeki azalış, haziranda imalatçıların istihdam ve satın alma faaliyetlerini bir önceki anket dönemine göre daha yüksek oranda azaltmalarına yol açtı. İstihdamdaki daralma Ekim 2022’den bu yana en yüksek oranda kaydedildi. Girdi maliyetleri enflasyonu haziranda üst üste beşinci ay gerileyerek Mayıs 2023’ten bu yana en düşük seviyede ölçüldü. Satın alma maliyetlerinde artış bildiren anket katılımcıları, bu durumun yüksek ham madde ve deniz taşımacılığı fiyatlarının yanı sıra liradaki zayıflıktan kaynaklandığını belirtti. Maliyet enflasyonundaki gevşeme ve talepteki durgunluk nedeniyle firmaların kendi satış fiyatlarını artırma hızı da son dört buçuk yılın en düşük düzeyine geriledi. Son olarak, özellikle Kızıldeniz’de yaşanan sorunlar olmak üzere deniz taşımacılığındaki aksamalara bağlı gecikmeler, tedarikçilerin teslimat sürelerinin daha da uzamasına yol açtı.
İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI anket verileri hakkında değerlendirmede bulunan S&P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, şunları söyledi: “Talepte devam eden durağan seyir, imalat sektörünün istihdam verilerinde daha belirgin hissedilmeye başlandı. Türk firmaları, ayrılan personelini yenileri ile ikame etmek konusunda isteksizlik gösterdi ve buna bağlı olarak da istihdam Ekim 2022’den bu yana en yüksek oranda daraldı. Diğer taraftan, firmalar maliyet enflasyonundaki gerilemeden faydalanarak Haziran’da nihai ürün fiyatlarında artışları daha ılımlı düzeyde tutma imkanı buldular. Bu durumun, önümüzdeki aylarda talebe destek sağlaması açısından faydalı olabileceği değerlendiriliyor.”
SEKTÖRLERİN ÇOĞUNLUĞUNDA ÜRETİM VE YENİ SİPARİŞLER YAVAŞLADI
Türkiye Sektörel PMI raporu, haziran ayında imalat sektörünün büyük bölümünde zorlu faaliyet koşullarının devam ettiğini gösterdi. Sektörlerin çoğunluğunda üretim ve yeni siparişler yavaşlama kaydederken istihdam ise hemen hemen tüm faaliyet gruplarında azaldı. Buna karşılık, girdi maliyetleri enflasyonunun tüm sektörlerde gerilemesi ve bazı sektörlerin nihai ürün fiyatlarını düşürmesi, anketin pozitif gelişmeleri olarak öne çıktı.
YENİ SİPARİŞLERİ ARTIRAN SEKTÖR SAYISI 2 OLDU
Takip edilen on sektör içerisinde yeni siparişleri artırabilenlerin sayısı mayıs ayında üç iken haziranda ikiye geriledi. Yeni siparişler yalnızca makine ve metal ürünlerinde üst üste iki ay artarken gıda ürünlerinde ise daralmadan ılımlı büyümeye geçti. En belirgin düşüş ise Nisan 2020’den bu yana en sert bozulmanın yaşandığı kara ve deniz taşıtları sektöründe kaydedildi. Yeni ihracat siparişlerinde görece pozitif bir tablo ortaya çıktı ve on sektörden dördünde artış gözlendi. Özellikle makine ve metal ürünlerinin yurt dışından alınan yeni işleri belirgin bir genişleme kaydetti.
İSTİHDAM DÜŞÜŞ GÖSTERDİ
Üretim tarafında ise yeni siparişlerle uyumlu bir tablo ortaya çıktı. Üretim artışı makine ve metal ürünleri ve gıda ürünleri sektörleriyle sınırlı kaldı. Şubat 2021’den bu yana en belirgin daralmanın gerçekleştiği elektrikli ve elektronik ürünler ise en belirgin yavaşlama kaydeden sektör oldu. İş yüklerinin azalmasıyla birlikte hemen hemen tüm sektörlerde istihdam düşüş gösterdi. Bu eğilimin istisnası makine ve metal ürünleri sektörü oldu. Böylelikle istihdam artıran sektör sayısı 2020’deki pandemi kaynaklı kısıtlamalardan bu yana en düşük düzeye geriledi. İstihdamda en belirgin daralma ise tekstil sektöründe yaşandı.
Maliyet baskılarının genel olarak azalması ve girdi fiyatlarındaki artışın bir önceki aya göre tüm sektörlerde hız kesmesi, anketin görece pozitif gelişmesi olarak kayda geçti. Girdi fiyatları enflasyonundaki en sert düşüş ağaç ve kağıt ürünlerinde kaydedilirken, en zayıf maliyet artışı makine ve metal ürünlerinde gerçekleşti. Girdi fiyatlarının en hızlı arttığı sektör ise metalik olmayan mineral ürünler oldu.
Maliyet baskılarındaki hafifleme, bazı firmaların talebi canlandırmak amacıyla kendi satış fiyatlarını düşürmesine imkan sağladı. Makine ve metal ürünleri, giyim ve deri ürünleri ile kimyasal, plastik ve kauçuk sektörlerinde satış fiyatları ılımlı düşüş kaydetti.
Bu durum Darphane’de yoğunluğa neden olmuş çifte vardiya sistemine geçilmişti. Peki Darphane’de yoğunluk devam ediyor mu? Altın fiyatlarındaki düşüşün asıl nedeni ne? Altında düşüş devam edecek mi? Yatırımcı neye dikkat etmeli?
İstanbul Kuyumcular Odası Başkanı Mustafa Atayık altın piyasasına ilişkin gelişmeleri değerlendirdi.
“ALTIN KOTASI KALDIRILMALI”
Altındaki kotanın yanlış olduğunu vurgulayan Atayık “7 Ağustos 2023 tarihinde işlenmemiş altın ithalatında hayata geçen kota uygulaması nedeniyle sektörümüz, yıllardır cüzi kar oranlarıyla büyük emekler vererek kazandığı pazarlarını ve müşterilerini tek tek rakiplerine kaptırıyor. İhracatçı firmalarımız, bugün kota nedeniyle oluşan yüksek fiyat tablosu nedeniyle ihracat müşterilerinin 10’da 9’unu kaybetme riskini yaşıyor. Hızlı çözüm üretilmez ve altın kota uygulaması tümüyle kaldırılmazsa Türk kuyumculuk sektörünün dünya ölçeğinde yıllardır adım adım kazandığı alanı kaybedebilir. İhracattaki kan kaybı, bu yılın ilk 4 ayındaki ihracat rakamlarında da açıkça görülüyor. Ülkemizin en yüksek katma değerli ihracatını gerçekleştiren sektörümüzün yurt dışı satışları yüzde 30’un üzerinde daralmış durumda. Biz, Oda olarak altın kotasının mesleğimizde oluşturduğu ağır tahribatı Mücevher İhracatçıları Birliği, İTO ve İSO’daki Kuyumculuk Komiteleri ile birlikte bugüne kadar ilgili bakanlıklara ve kurumlara anlatmaya çalıştık. Sektörün temsil kurumları olarak yaptığımız görüşmeler sonucu kamu bankaları ve özel bankalarda firma ve markalarımız için altın kotası açıldı, son olarak Ticaret Bakanlığı, “Yetki Belgesi” sahibi perakendeci kuyumculara ons başına15 dolar ilave fiyatla ve ihracatçılarımıza benzer bir uygulama ile ons başına 10 dolar ilave fiyatla altına ulaşım imkanları sundu. Ancak, Türk kuyumculuk sektörü, sadece yaklaşık 1.350 civarı ihracatçı firma ile yaklaşık 10 bin yetki belgesi sahibi kuyum işletmesinden ibaret değildir. Kota uygulamasından ihracatçı firmalarının yanı sıra sektörümüzün esas mutfağını temsil eden, orta boy atölyelerimiz ile irili ufaklı üreticilerimiz de çok olumsuz etkileniyor. Ticaret Bakanlığı’nın yetkilendirdiği ve yetki belgesi verdiği kişiler, perakende satış yapan mağazalardır. Üreticilerin ise yetki belgeleri değil, kapasite raporları var. Üreticilerimizin sahip oldukları üretim kapasitelerine göre sunacakları ve bağlı oldukları kuyumcu meslek odaları, ticaret ve sanayi odaları marifetiyle aldıkları “Kapasite Raporları” esas alınarak ve ihracatçılara uygulanan ons başına 10 dolar ilave fiyatla hammaddeleri olan altına ulaşımlarına imkan tanınmalıdır. Kuyumcu firmalarımıza verilen bu yeni imkanları olumlu karşılıyoruz; ancak tüm bunların piyasada kota kısıtlaması nedeniyle biriken sorunlara sadece geçici bir çözüm olacağını söylemek isteriz. İlgili bakanlıklar aracılığıyla piyasada oluşan hammadde sorununa çözüm getirmek için ihracatçılarımıza ve perakendecilerimize bankalarda getirilen ek kota imkanları, sektörümüzde var olan, derinleşen sorunları karşısında geçici bir pansuman işlevi gördüğünü, altın kotasının tümüyle yürürlükten kaldırılması gerektiğini belirtmek isteriz” dedi.
DARPHANE’DE ALTIN ÜRETİMİ NORMALE DÖNDÜ MÜ?
Geçtiğimiz günlerde üretimdeki yoğunluk nedeniyle çifte vardiya sistemine geçilen Darphane ile ilgili olarak İKO Başkanı Mustafa Atayık “Oda olarak göreve geldiğimiz günden beri Darphane Üst Yönetimi ile iyi bir diyalog yürütüyoruz, sektör mensuplarımızın taleplerini anında iletiyor ve birlikte çözüm geliştiriyoruz. Özellikle, yerel seçimler öncesinde vatandaşlarımızın artan altın talebinin karşılanması amacıyla Darphane’de hem iki vardiya sisteme geçildi, hem de hafta sonu mesai yapıldı. Ayrıca, Darphane’de Ramazan Bayramı haftasında bile fazla mesai yapıldı. Bilindiği gibi altın fiyatları, ons fiyatının artışı nedeniyle geçtiğimiz haftalarda rekor seviyelere çıkmıştı. Ama, geçen haftadan itibaren altında bir geriye çekilme görüyoruz. Kapalıçarşı ve semtlerimizdeki kuyumcularımızda seçim öncesindeki gibi bir yoğunluk kalmadı. Sadece fiyatlardaki düşüşü fırsat bilip bu süreçte altın almaya gelenler var. Bir de düğün sezonunda evlenecek çiftler için fiyatlar nispeten makul bir düzeyde seyrederken altın ihtiyaçlarını karşılamak için kuyumcularımızı ziyaret eden müşterileri görüyoruz. Bu arada Darphane’nin Kartal’daki fabrikasının Haziran sonu-Temmuz başı faaliyete geçmesi bekleniyor. Bu fabrika hizmet vermeye başladığında günlük altın üretimi 6 tona çıkacak ve piyasadaki talep kaynaklı sorunların gündemden kalkacağına inanıyoruz. Darphane’nin Beşiktaş’taki yerleşkesinde tek vardiya altın üretim kapasitesi; 400-450 kg. iki vardiyada 600-650 kilograma çıkabiliyor. Üç vardiya halinde ise 850-900 kilogramlık maksimum kapasiteye sahip.” şeklinde konuştu.

ALTINDAKİ DÜŞÜŞÜN NEDENİ NE VE DEVAM EDER Mİ?
Altındaki düşüşün nedenini açıklayan Atayık düşüşün devam edip etmeyeceğini açıklayarak şunları söyledi:
Altındaki düşüş, tamamıyla yurt dışı kaynaklı gözüküyor. Ons fiyatlarındaki gerilemeyle yaşanan bir tablo söz konusu. FED’in faiz indirimi kararının gecikmesi ve yılın ikinci yarısına sarkması, ayrıca kaç faiz indirimi yapılacağının belirsiz olması, ABD ekonomisinin istihdam ve enflasyon verilerinin beklentilerin altında gerçekleşmesi altındaki gelişmelerin nedenleri olarak sıralanabilir. Öte yandan, merkez bankalarının stoklarını altınla desteklemeye devam etmesi, Rusya-Ukrayna savaşı, İsrail’in tüm uluslar arası diplomasi çabalarına rağmen Gazze’de Refah’a saldırması ve diğer konjöntürel gelişmeler altını yeniden yukarıya çekiyor.
ALTIN YATIRIMCILARI ŞU SIRALAR NEYE DİKKAT ETMELİ?
Atayık sözlerine şöyle devam etti:
Piyasa uzmanları ve analistler, altında orta ve uzun vadede yön hep yukarı değerlendirmesinde bulunuyor. Öyle gözüküyor ki altın, önümüzdeki süreçte de yatırımcılar için güvenli liman olmayı sürdürecek. Yatırımcılarımızın öncelikle panik alım ve satımdan vazgeçmeleri gerekiyor. Unutulmasın, altın iz bıraktığı yerden bir gün mutlaka geçecektir. Dünyadaki baş döndürücü gelişmeler ve sıkıntılar devam ettiği sürece altındaki dalgalanma da sürecektir. Bu nedenle, vatandaşlarımızın altındaki gelişmeleri soğukkanlı bir şekilde takip etmeleri, düşüş zamanlarını ise alım için bir fırsat olarak değerlendirmelidir.