Ayçiçeği üreten şehirlerin başında Edirne, Adana, Tekirdağ, Kırklareli ve Konya geldiğine işaret eden Bayraktar, “Belirsizlik ve isteksizlikle başlayan ekimlerde, maliyetlerdeki artışlar çiftçilerimizi düşündürüyor. Son bir yılda mazotta yüzde 105’e, gübrede yüzde 36’ya varan artışlar yaşandı. Hasada kadar daha ne kadar artacağı da belli değil.” ifadelerini kullandı.
Bayraktar, çiftçilerin, fiyat belirsizliği, girdi fiyatlarının sezon boyunca tahmin edilememesi, doğal afet ve benzeri birçok risk unsuruyla ekim yaptıklarını vurgulayan, çiftçilerin, ekim aşamasında, sezon boyunca kullanacakları gübre ve mazot için ne kadar ödeme yapacaklarını önceden bilmelerinin önemine dikkati çekti.
Fiyat politikasının ayçiçeği ekim alanlarının artmasındaki önemli etken olduğunu dile getiren Bayraktar, “Çiftçilerimiz ekim zamanı elde edeceği ürünün fiyatını bilerek ekime karar verebilmelidir. Ayçiçeğine verilen prim, gübre ve mazot destekleri de en az girdi enflasyonu oranında artırılmalıdır. İç piyasada üretici fiyatlarını etkileyecek düşük gümrük vergi oranlarıyla yapılan ithalata izin verilmemelidir.” değerlendirmesinde bulundu.
GEÇEN YIL 2,2 MİLYON TON AYÇİÇEĞİ ÜRETİLDİ
Ayçiçek yağında üretimin artırılmasının dışa bağımlılığın azaltılması açısından önemine işaret eden Bayraktar, 2018’de 1,95 milyon ton olan üretimin son 5 yılda yüzde 12,7 artarak 2023’te 2,2 milyon ton seviyesine yükseldiğinin altını çizdi.
Bayraktar, geçen yıl ayçiçeği ekim alanlarında yaşanan azalışın üretime yansıdığını ve üretimin bir önceki yıla göre yüzde 13,8 gerilediğini belirterek, artan nüfusa paralel olarak kişi başı tüketimin de yıllar itibarıyla arttığını ve 2022’de kişi başı tüketimin 56,5 kilogramla son 20 yılın en yüksek seviyesine ulaştığını ifade etti.
Ülkenin sıvı yağ tüketiminin yüzde 80’inin ayçiçekten oluştuğunu belirten Bayraktar, şöyle devam etti:
“Ayçiçeğinde yeterlilik oranımız yüzde 51,3’tür. Ürettiğimiz ayçiçeği ülkemiz ihtiyacını dahi karşılamadığı için ithalata olan bağımlılığımız devam ediyor. İhtiyacımız olan ayçiçeğinin yüzde 48,7’sini ithalatla karşılıyoruz. Ayçiçeği tohumu, yağı ve küspesi ithalatı için toplam ödediğimiz döviz 2023’te 2 milyar 345 milyon doları buldu. Son 5 yılda ayçiçeği tohumu, yağı ve küspesi ithalatı için ödediğimiz bedel yüzde 153,5 arttı.”
Bayraktar, ayçiçeği alım fiyatlarının üreticilerin yeterli gelir elde edeceği seviyede açıklanmadığına da işaret ederek, şunları kaydetti:
“Geçtiğimiz iki yılda üretici fiyatları maliyet seviyesinde kaldı. Çiftçilerimiz yüksek girdi maliyetlerini karşılayarak üretimlerini devam ettirmekte zorlanıyor. Üretim artmalı ki tüketiciler uygun fiyatla yağ tüketmelidir. Son üç yılda ayçiçeğinde üretici fiyatı yüzde 116,9 arttı. Birliğimizce yapılan üretici market fiyat çalışmalarında ise tüketici fiyatlarında çok daha fazla artış olduğunu görüyoruz. Ayçiçek yağı litre fiyatı son üç yılda yüzde 224,8, son beş yılda da yüzde 491,8 artarak bugünlerde 58 liraya yükseldi.”
]]>Trakya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Genetik ve Biyomühendislik Bölüm Başkanı ve Bitki Islahı Merkezi Müdürü Prof. Dr. Yalçın Kaya, “Ayçiçeği, şu anda ekim nöbetinde. Şu anda ekim zamanı başladı. Artık geçen seneki yediğimiz kurağı da dikkate almamız gerekiyor. Çünkü geçen yıl hem buğdayda çok düşük verim elde ettik hem ayçiçeğinde çok düşük verim vardı. Belki 35-40 yılın en düşük verimleri elde edildi, 70-80 kilo alan yerler vardı.
Bu anlamda üretici çok büyük sıkıntı yaşadı. Burada en büyük faktörlerden bir tanesi, kış yağışlarının yeteri kadar olmaması, topraktaki suyun azalması. Ama bu sene ayçiçeği sezonuna en azından bu anlamda umutlu giriyoruz. Çünkü yeteri kadar kış yağışları yağdı. Bu noktada da en önemli şeylerden bir tanesi, şu anda bayrama kadar bir yağış göstermiyor” dedi.
‘YÜZDE 80-90 ÇOK SICAK OLACAĞINI BİLİYORUZ’
Prof. Dr. Kaya, “Geçen sene aşırı sıcaklar, bitkinin danesini tamamen kuruttu. Çok cılız taneler ve yağ oranlarının da olduğu bir sezon geçirdik. Onun o sıcak periyoda gelmemesi için bizim mümkün mertebe erken ekmemiz lazım. Aslında geçen sene bu çok büyük tecrübe edildi. Edirne’de geçen sene mart ayında ekenler, 200 küsur külahlar aldı. Nisan ve mayıs ayında ekenler 50, 60, 80 kilolarda aldı.
Bu durum, bu açıdan bize güzel bir tecrübe verdi. Mümkün olan, tarlaya girebildiğimiz en erken zamanda ayçiçeğini ekmeliyiz. Şu anda, bayrama kadar 1 hafta, 10 günlük bir hava var. Çiftçilere özellikle tavsiyem; bir an önce tarlalarını hazırlasınlar, bir an önce ekimlerini yapsınlar ki süt alım devresi o sıcak döneme denk gelmesin.
Son zamanlarda iklimler de değişti. Ne zaman yağmur yağacağı, ne zaman sıcak olacağı açıkçası geçtiğimiz yılların tecrübelerine nazaran bir şey söyleyemiyoruz. Ama en azından temmuz ve ağustos ayında yüzde 80-90 çok sıcak olacağını biliyoruz” diye konuştu.
‘TOPRAK TAVI’ VE ‘KÖSE HASTALIĞI’ UYARISI
Prof. Dr. Kaya, “Şu anda tarlalar da yavaş yavaş hazır hale, tava gelmek üzere. Ekerken dikkat edecekleri en önemli şeylerden bir tanesi de çok fazla tavı kaçırmasınlar. Dediğimiz gibi bazen mildiyö ve benzeri problemler havalar soğuk geçtiği zaman olabiliyor. Mildiyö dediğimiz köse hastalığı, ayçiçeğinin en büyük problemlerinden.
O yüzden eğer imkanları varsa, biliyorlarsa da mümkün mertebe mildiyönün yeni ırklarına dayanıklı çeşitleri eksinler. Erken ekimin iki tane problemi var açıkçası. İkincisi de yabancı ot problemi. Yabancı ot problemini ekim sonrası atılan iki tür herbisitle şu anda çözüyoruz. Bu anlamda orada sıkıntı yok. Bu yüzden tek problem, mildiyö ile ilgili. Burada yeni ilaçlar da çıktı. Firmalarına sorsunlar; bunlar gerçekten o yeni ilaçlarla ilaçlanmış mı? Ona dikkat etsinler. Onun haricinde mümkün mertebe, en erken zamanda en azından bayrama kadar eksinler diye söyleyebiliriz” dedi.
‘İYİ BİR SEZON OLACAK, UMUTLUYUZ’
Edirne merkeze bağlı Büyükismailçe köyünde üreticilik yapan Mehmet Üner, “Yeni sezondan beklentimiz, verim. İyi bir yıl geçmesini diliyoruz. Şu anda tav yerinde, toprak hazırlığı güzel oldu, otla mücadelemizi yaptık, ilacımızı attık. Hayırlısıyla iyi bir sezon olacak, umutluyuz. Dönemsel olarak kış ayında yağışlarımızı aldık ama toplamda yine biraz eksiğiz. İnşallah nisan ayıyla birlikte düşecek yağmurlarla umudumuz daha da artacak.
Çünkü yağışın olduğu yerde, her zaman verim artar. Doğal olarak önemli olan yağışları bekleyeceğiz artık” diye konuştu. Değirmenyeni köyü çiftçilerinden Kani Güner de tarlalarını hazırlayıp, ekimlerini yaptıklarını belirterek, “Elimizden geleni yapıyoruz. Hava da yağışlı giderse, emeklerimizin karşılığını alacağız. Bu yıl da biraz yağış aldık ama artık ekimden sonra iyi bir yağış bekliyoruz. Geçen sene biraz verim düşüklüğü olmuştu” dedi.