Ekosistem – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Wed, 31 Jul 2024 09:00:39 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Sıcaklık artışıyla Karadeniz’e yayılan türler deniz ekosistemini tehdit ediyor https://www.foxtvhaber.com.tr/sicaklik-artisiyla-karadenize-yayilan-turler-deniz-ekosistemini-tehdit-ediyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/sicaklik-artisiyla-karadenize-yayilan-turler-deniz-ekosistemini-tehdit-ediyor/#respond Wed, 31 Jul 2024 09:00:39 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=16969 Avrupa Birliği’ne bağlı Copernicus İklim Değişikliği Servisi verilerine göre küresel ortalama deniz yüzeyi sıcaklığı Mart ayında 21,07 derece ile rekor kırdı. Ayrıca günlük ortalama deniz yüzeyi sıcaklığının en sıcak olduğu 100 günün 94’ü, 2024’te yaşandı.

Küresel deniz yüzeyi sıcaklığındaki artışın benzeri Türkiye’yi çevreleyen sularda da görüldü. Türkiye’nin denizlerinde 2023 yılı ortalama sıcaklığı, uzun yıllar ortalamasının üzerinde ölçüldü. Karadeniz’de 1970-2023 ortalaması 15,3, 2023 yılı ortalaması 16,8; Marmara Denizi’nde 1970-2023 ortalaması 15,7, 2023 yılı ortalaması 17,6; Ege Denizi’nde 1970-2023 ortalaması 18,7, 2023 ortalaması 20,5; Akdeniz’de 1970-2023 ortalaması 21,5, 2023 yılı ortalaması 22,6 olarak hesaplandı.

Denizlerdeki ısınmanın deniz canlılarına etkisine ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtlayan İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Deniz ve İçsu Kaynakları Yönetimi Bölümü Deniz Biyolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Onur Gönülal, iklim değişikliği ve deniz suyundaki ısınmanın, deniz ekosistemlerinde önemli değişikliklere neden olduğunu, Kızıldeniz’e uygun olan türlerin Akdeniz, Marmara ve Karadeniz’e kadar yayılmasının büyük ölçüde bu etkiden kaynakladığını söyledi.

Yabancı türlerin sayısının her geçen yıl arttığını ve 2020’de yapılan bir çalışmaya göre Türkiye genelinde 539 yabancı tür bulunduğunu aktaran Gönülal, “Karadeniz’de yabancı türlerin sayısı 30’a yaklaşırken ve Marmara’da da bu sayı 100’u çoktan geçti. Ege Denizi’nde 253, Doğu Akdeniz’de ise 413 yabancı tür bulunuyor.” dedi.

Yayılımın bu hızla devam etmesi durumunda yabancı türlerin sayısının yerli türleri geçmesinin muhtemel olduğunu ifade eden Gönülal, deniz suyundaki ısınma bu kadar yüksek olmasaydı yabancı tür sayısının muhtemelen 100-150 civarında kalacağı, artan sıcaklığın yabancı türlerin yayılım hızını 5-6 kat artırmış olabileceği değerlendirmesinde bulundu.

“BALIKÇILIK SEKTÖRÜNDE EKONOMİK KAYIPLARA NEDEN OLABİLİR”

Yabancı türlerin yayılımının, yerli türlerle rekabet oluşturarak ekosistem dengesini etkilediğini, bunun yalnızca Türkiye’nin değil, dünyadaki birçok ülkenin sorunu olduğunu vurgulayan Gönülal, şöyle devam etti:

“Karadeniz’de yavaş yavaş bir Akdenizleşme eğilimi gözlemleniyor, bu durum sadece yabancı türlerle sınırlı değil. Sıcaklık artışı, Akdeniz ve Karadeniz arasındaki sıcaklık farklarının azalması bazı türlerin yayılmasına olanak tanıyor. Akdeniz ve Karadeniz ekosistemleri birbirinden farklıdır ancak sıcaklık artışıyla birlikte Akdeniz ve Ege’ye özgü balık türlerinin Marmara’ya, Karadeniz’e doğru yayılmaya başladığı görülüyor.”

Karadeniz ve çevresindeki bölgelerde yabancı türlerin hızla yayılmasının büyük bir sorun teşkil ettiğini dile getiren Gönülal, son yıllarda Marmara ve Karadeniz’de hızlı yayılım gösteren, ekonomik değeri yüksek türler olduğu ve mavi yengeç (Callinectes sapidus) ile 2 farklı jumbo karides türünün (Penaeus aztecus ve Penaeus pulchricaudatus) bunların arasında yer aldığı bilgisini paylaştı.

Karadeniz’de yayılım gösteren ekonomik türlerin, yerli türlerle besin kaynakları açısından rekabet etmesinin ekosistem dengelerini bozabileceği uyarısında bulunan Gönülal, “Bu rekabet, hamsi, mezgit ve barbun gibi ekonomik açıdan önemli türlere dayanan balıkçılık sektöründe ekonomik kayıplara neden olabilir. Yeni gelen türlerin tanınmaması ve tüketicilerin bu türlere alışkın olmaması olumsuzluklara yol açar.” diye konuştu.

Deniz kirliliği ve aşırı avlanmanın da ekosistem dengesini bozarak yabancı türlerin faaliyetlerini hızlandırdığından bahseden Gönülal, ekonomik değeri olsun ya da olmasın yabancı türlerin avcılığının koordineli bir şekilde yönetilerek teşvik edilmesi, yerli stokların korunması ve kota uygulanması tavsiyelerinde bulundu.

“TÜRLER AKDENİZLEŞME TEHLIKESİ ALTINDA”

İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cem Dalyan, deniz suyu sıcaklıklarının artışı sonucunda yaladerma ve mırmır gibi Akdeniz balıklarının Karadeniz’de yayılım gösterdiğini, hızlı yüzen lambuka balığının ise Marmara Denizi’nden kayıtlarının geldiğini bildirdi.

Söz konusu balıkların Atlanto-Akdeniz kökenli türler olduğuna işaret eden Dalyan, “Örneğin lambuka, kuvvetli bir pelajik avcıdır. Genellikle küçük balıkları avlayarak beslenir. Marmara’da bilinen pelajik türler arasında hamsi ve sardalya gibi geçit balıkları bulunuyor. Marmara’da lambukanın büyük popülasyonlarının oluşma ihtimali, geçit balıkları üzerinde baskı yaratabilir ve Karadeniz’den Kuzey Ege’ye senede iki defa gerçekleşen göç fenomenini derinden etkileyebilir.” sözlerini sarf etti.

Bir ekosisteme yeni bir türün dahil olmasının besin ağında değişikliklere yol açtığının altını çizen Dalyan, şunları söyledi:

“Karadeniz gibi balıkçılığımızın büyük kısmının gerçekleştiği ve binlerce yılda oluşmuş bu deniz ekosistemindeki türler Akdenizleşme tehlikesi altında. Bu türlerin besin zincirindeki yerlerini ve ekosistem üzerindeki etkilerini anlamak şu an için mümkün değil çünkü veri eksikliği var. Karadeniz’in Akdenizleşmesi ile daha az hamsiyi tezgahlarda görebiliriz ve bu durum, ekonomik ve ekolojik değişikliklere neden olabilir. ‘Akdenizleşme’ kavramı, Akdeniz’in flora ve faunasının Karadeniz’e hakim olması, Karadeniz’in kendine özgü yapısının kaybolması anlamına geliyor. Bu durum 2 denizin biyolojik açıdan farklı yapılarının ortadan kalkmasına, ekosistem çeşitliliğinin kaybolmasına ve tek bir ekosistem haline gelmesine neden olabilir.”

Dalyan, ekosistemlerin tek tip haline gelmesi durumunda, oluşan negatif etkilerin tüm bölgeye yayılacağını, çeşitliliğin korunmasının, farklı ekosistemlerin varlığını sürdürebilmesinin ve bu ekosistemlerdeki değerlerin korunmasının büyük risk altına gireceğini kaydetti.

İnsanlığın doğa üzerindeki etkisini mutlaka sınırlandırması gerektiğini ifade eden Dalyan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Gideceğimiz başka bir gezegen yok. Denizlere bıraktığımız kirlilik yükü azaltılmalı, deniz ekosistemlerinin korunması için çaba sarf edilmeli. Aşırı avcılık, kirlilik, sıcaklık artışı, ekosistemleri sağlıksız hale getiriyor ve hassas türlerin yok olmasına neden oluyor. Şehirleşme ile hızlı habitat ve kıyı kaybı gibi nedenler ekosistemleri ciddi strese sokuyor ve canlıların değişimlere adaptasyonunu zorlaştırıyor. Bu kapsamda, endüstriyel balıkçılığın yeniden düzenlenmesi, küçük balıkçının desteklenmesi, kirlilik baskısının azaltılması, deniz koruma alanlarının yaratılması ve Karadeniz’e ait olmayan türlerin takibi ve savuşturulması gibi faaliyetlerle mevcut ekosistemin korunmaya çalışılması çok önemli.”

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/sicaklik-artisiyla-karadenize-yayilan-turler-deniz-ekosistemini-tehdit-ediyor/feed/ 0
Dünya devi Ar-Ge merkezini Türkiye’ye kurdu! https://www.foxtvhaber.com.tr/dunya-devi-ar-ge-merkezini-turkiyeye-kurdu/ https://www.foxtvhaber.com.tr/dunya-devi-ar-ge-merkezini-turkiyeye-kurdu/#respond Fri, 19 Jul 2024 21:00:15 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=15945 Amadeus’un Torun Center’daki İstanbul Ar-Ge merkezinin açılışı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, Bilişim Vadisi Genel Müdürü Erkam Tüzgen ve Amadeus Seyahat Birim Başkanı Decius Valmorbida’nın katılımlarıyla gerçekleştirildi.

TÜRKİYE’NİN AR-GE EKOSİSTEMİNİ GÜÇLENDİRECEK

Bakan Kacır, buradaki konuşmasında, Türkiye’nin Ar-Ge ekosistemine yapılan bu önemli yatırımın, hızlı teknolojik gelişmelerin ve dijital dönüşümün dünya çapında iş operasyonlarını temelden değiştirdiği ve kullanıcı deneyimlerini iyileştirdiği bir döneme denk geldiğini ifade etti. Güçlü teknoloji ekosisteminin, Türk ekonomisini daha ileri teknolojiye yönlendirmek için gerekli zemini oluşturduğunu anlatan Kacır, “Bugün 10 binin üzerinde teknoloji şirketine ev sahipliği yapan 102 teknoparkımız, 1600’ün üzerinde AR-GE ve tasarım merkezimiz, 272 bin AR-GE çalışanımız var. Tüm bunlar Türkiye’nin teknoloji ekosisteminin çekirdeğini oluşturuyorlar.” ifadelerini kullandı.

ANAHTAR TEKNOLOJİLERDE SÖZ SAHİBİ BİR ÜLKE

Bu ekosistem sayesinde Türkiye sanayi üretiminde, ileri teknoloji sektörlerinin olumlu bir şekilde öne çıktığını vurgulayan Kacır, “Anahtar teknolojilerde söz sahibi, Avrupa ve dünyayla entegrasyonu güçlü bir ülke olmayı başardık. Artık Türkiye’yi, bataryalardan uçan akıllı arabalara, akıllı tıbbi cihazlardan yeni nesil uydu girişimlerine kadar yenilikçi ve çığır açan teknolojiler için küresel bir merkez olarak konumlandırmayı hedefliyoruz. Önde gelen ulusal teknoloji girişimlerinin ortaya çıkması için paradigma değişimlerinden yararlanacağız ve yıkıcı yeniliklerin faydalarından yararlanacağız. Güçlü bir startup ekosistemine sahip olmak, Türkiye’yi küresel bir teknoloji merkezi haline getirme vizyonumuzun önemli bir parçası.” dedi.

KÜRESEL SAHNENİN YILDIZI “STARTUPLARIMIZ”

Türkiye’nin dört bir yanındaki genç girişimcilerin kuluçka merkezleri ve hızlandırıcı programlar ağıyla desteklenen hayallerini proje ve işlere dönüştürdüğünü belirten Bakan Kacır, startupların artık küresel sahnede giderek daha fazla parladığını ve Türk startup ekosistemi Avrupa teknolojisinin yıldızı olarak nitelendirildiğinin altını çizdi. Startuplara yenilikçi fikirlerini başarılı bir şekilde pazara hazır ürünlere dönüştürebilmeleri için tohum öncesi ve tohum aşamasında finansman sağlama konusunda oldukça aktif davrandıklarını anlatan Kacır, “Türkiye’yi sadece startup için değil, ölçek büyütme için de önemli bir merkez haline getirmek amacıyla startup ekosistemini fonlarla genişletiyoruz.” diye konuştu.

KALDIRAÇ ETKİSİ

Kaldıraç etkisi oluşturarak startuplara 1 milyar doların üzerinde yatırım sağladıklarını belirten Kacır, “Ölçeklendirme aşamasının özel ihtiyaçlarına yönelik özel ağ oluşturma desteğinin yanı sıra önemli devlet desteği sunmak üzere tasarlanmış bir program olan Turcorn100’ü başlattık.” açıklamasında bulundu.

100 BİN TEKNOLOJİ GİRİŞİMİ HEDEFİ

Turcorn100, küresel hedefleri olan teknoloji ve inovasyon odaklı girişimler için ölçek büyütme kulübü olarak hizmet veren ulusal bir vizyon girişimi olduğunu kaydeden Kacır, “Bu program sadece devlet tarafından değil, aynı zamanda startupların hem Türkiye’de hem de uluslararası alanda küreselleşmesine yardımcı olacak kapsamlı program ve ağlara sahip program ortaklarımızla işbirliği yapılarak desteklenmekte. Bu programlarla 2030 yılına kadar 100 bin teknoloji girişiminin ve 100 Turcorn’un ülkemizden çıkmasını sağlamak en büyük hedeflerimizden biri. Türkiye’nin dinamik nüfusu, enerjisi ve girişimci ruhunun sağladığı büyüme ivmesi, küresel şirketlerin büyümesi ve yenilik yapması için ideal ekosistemi oluşturuyor. Bu firmaların 700’den fazlası halihazırda teknoparklarımız ve Ar-Ge merkezlerimizde Ar-Ge faaliyetleri yürütüyor. Birçok küresel şirket, nitelikli iş gücümüzden ve cazip teşviklerden yararlanarak ileri Ar-Ge faaliyetlerini ülkemizde konumlandırıyor.” şeklinde konuştu.

TEKNOLOJİ EKOSİSTEMİ İLE İŞ BİRLİĞİ GÜÇLENECEK

Kacır, Amadeus’un, son yıllarda Türkiye’deki AR-GE faaliyetlerini ölçeklendirdiğini belirterek, bugün şirketin büyümesini Amadeus İstanbul Ar-Ge Merkezi’nin açılışıyla taçlandırdıklarını söyledi. Amadeus’un yeni Ar-Ge ofisinin, şirketin Türkiye teknoloji ekosistemi ile iş birliğini güçlendirerek, özellikle seyahat teknolojileri alanında yeni fikir ve girişimlerin Türkiye’de gelişip ölçeklenmesinin önünü açmasını beklediğini belirten Kacır, Türkiye’nin üretimine, istihdamına, teknolojik gelişimindeki liderliğine katkı sağlayacak yatırımları tüm kaynaklarıyla desteklemeye devam edeceklerini söyledi. Kacır, “Türkiye, uluslararası iş birliklerinin, yeni fırsatların ve etkili projelerin merkezi olmaya devam edecek.” dedi.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/dunya-devi-ar-ge-merkezini-turkiyeye-kurdu/feed/ 0
İklim değişikliğiyle birleşen El Nino deniz suyu sıcaklığında çarpan etkisi yaptı https://www.foxtvhaber.com.tr/iklim-degisikligiyle-birlesen-el-nino-deniz-suyu-sicakliginda-carpan-etkisi-yapti/ https://www.foxtvhaber.com.tr/iklim-degisikligiyle-birlesen-el-nino-deniz-suyu-sicakliginda-carpan-etkisi-yapti/#respond Sat, 01 Jun 2024 01:00:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=11590 Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Barış Salihoğlu, son yaşanan El Nino hava olayının iklim değişikliğiyle birleşerek çarpan etkisi yaptığını ve deniz suyu sıcaklıklarını rekor seviyelere ulaştırdığını bildirdi.

Anadolu Ajansının yaklaşık 1 yıl süren El Nino’nun etkilerini ele aldığı haber dosyasının ikinci bölümü, bu hava olayının yaşandığı dönemdeki deniz suyu sıcaklıklarındaki değişime ayrıldı.

AB’ye bağlı Copernicus İklim Değişikliği Servisi verilerine göre küresel deniz yüzey suyu sıcaklığının, 1991-2020 ortalamasının üzerinde olduğu ilk 10 aydan 9’u son El Nino, 1’i de 2016 yılındaki El Nino döneminde yaşandı.

Sıcaklığın, ortalamanın en fazla üzerinde olduğu aylar ve sıcaklık farkları şu şekilde sıralandı:

YIL/AY

SICAKLIK FARKI

(1991-2020 ORTALAMASINA GÖRE-SANTİGRAT DERECE)

2023/09 0,93
2023/11 0,85
2023/10 0,85
2024/02 0,80
2024/03 0,72
2023/07 0,72
2023/08 0,70
2024/01 0,69
2016/02 0,68
2024/04 0,66

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Deniz Bilimleri Ensititüsünün analizlerine göre, geçen yılın haziran ayında başlayıp bu yılın nisan ayında sona eren El Nino döneminde Akdeniz’de deniz suyu sıcaklığı ortalaması 23,06 santigrat derece oldu. Bu rakam bir önceki El Nino dönemi olan 2014-2016 yıllarında 21,04; 1997-1998’de 20,98; 1982-1983 yıllarında ise 20,25 santigrat derece ölçüldü.

Ege Denizi’nde son El Nino döneminde 19,97 derece olarak kaydedilen deniz suyu sıcaklığı 2014-2016 arasında 18,11; 1997-1998 yıllarında 18,03; 1982-1983 döneminde ise 17,51 derece oldu.

Marmara’da bu rakamlar son El Nino’dan geriye doğru, 17,21 derece, 14,72 derece, 15,18 derece ve 15,10 santigrat derece şeklinde kaydedildi.

Marmara Denizi ile benzer bir seyir izleyen Karadeniz’de ise son El Nino döneminde deniz suyu sıcaklığı 17,36 derece olurken, geçmişteki El Nino dönemlerinde, sırasıyla 14,47 derece, 15,10 derece ve 14,67 santigrat derece şeklinde ölçüldü.

– “DENİZLERİMİZ ALARM VERİYOR”

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Salihoğlu, El Nino döneminin geride kaldığını ancak etkilerinin sürdüğünü, bu hava olayının iklim değişikliğiyle birleşmesiyle de aşırı sıcakların görülmeye başlandığını belirtti.

Bu durumun denizin sadece sıcaklığını değil, ekosistem yapısını ve sağladığı servisleri de baştan sona etkilediğini vurgulayan Salihoğlu, “Bu El Nino’yu daha önceki çok güçlü olanlarıyla karşılaştırdığımızda ulaştığımız deniz suyu sıcaklıkları hepsinin ötesinde, rekor sıcaklıklar. Bu iklim değişikliği ile birleşince topyekun etkisi çok güçlü oldu. Çarpan etkisi yaptı ve sıcaklıkları hiç görmediğimiz rakamlara çıkardı.” dedi.

Akdeniz’deki deniz yüzey suyu sıcaklıklarının önceki El Nino dönemlerinde en fazla 21 derecelere çıkmışken bu kez 23 dereceye ulaştığına dikkati çeken Salihoğlu, şunları söyledi:

“En son gördüğümüz El Nino 2014-2016’daydı, aradan geçen zaman 10 yıl bile değil ve Akdeniz’de 2 derecelik bir artış görüyoruz. Ege benzer durumda, 2 dereceye yakın bir artış var. Marmara ve Karadeniz’de artışlar 2 derecenin üzerinde. Burada gerçekten ‘Denizlerimiz alarm veriyor.’ dedirten bir durum var. İklim değişiyor ve üzerine El Nino eklenince hiç görmediğimiz sıcaklıklar gördük. Bunların ekosistem üzerinde etkileri çok büyük olacak, bunları da göreceğiz.”

– “EKOSİSTEMİN ADAPTE OLMASI MÜMKÜN DEĞİL”

Denizlerde sıcaklık artışından en fazla etkilenen bölgelerin Doğu Akdeniz ve Doğu Karadeniz olduğu bilgisini paylaşan Salihoğlu, ısınmanın derin denizleri farklı şekillerde etkilediğini dile getirdi.

Salihoğlu, “Karadeniz’de artık soğuk ara tabakayı göremez olduk, Akdeniz’de de benzer bir durum var, ısınma derin denize yansımış durumda. Ama bunu Karadeniz’deki kadar net görebilmiş değiliz. Marmara Denizi’nde ise çok net çünkü derin denizdeki sular Akdeniz’den geliyor ve burada derindeki değişim çok daha hızlı gerçekleşiyor yani Marmara’da derinde ciddi bir sıcaklık artışı görüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Halihazırda denizler üzerinde kirlilik, istilacı türler, avcılık gibi birçok baskı bulunduğunu anlatan Salihoğlu, ekosistemin bu denli ani sıcaklık değişimlerine adapte olabilmesinin mümkün olmadığını dile getirdi.

Prof. Dr. Salihoğlu, denizlerdeki türler ve biyoçeşitlilik konuşulduğu zaman sadece balıkların düşünülmemesi, fotosentez yapan fitoplanktondan başlayarak bütün ekosistemin ele alınması gerektiğini kaydetti.

Sıcaklık artışlarında fitoplankton gibi mikroskobik bitkilerde ciddi değişimler olabildiğine değinen Salihoğlu, şöyle devam etti:

“Zararlı alg patlamaları olabiliyor ya da müsilaj döneminde gördüğümüz gibi buna yol açan türlerin çoğalması gerçekleşebiliyor. Karadeniz ve Akdeniz’de dönem dönem zehirli alg türlerinin patlama yaptığını görüyoruz. Denizanalarında artışlar görüyoruz. Balık türlerinde ise değişim muazzam, Akdeniz kıyılarında şu anda bulunan balık türlerinin yarısı istilacı türler. Bunlar zaten sıcak sulara adapte olmuş türler olduğu için hemen buraya da adapte oldular. Zaten aşınmış bir habitat, ekosistem var. Yerli ve ekonomik türlerin ise artan sıcaklıklardan dolayı yumurtlama ve doğal göç dönemlerinde değişiklikler yaşanacak.”

– DENİZ CANLILARININ GÖÇÜ “EKOSİSTEMİ TOPYEKUN DEĞİŞTİRİYOR”

Ekosistemi en fazla aşındıran faaliyetin balıkçılık olduğunun altını çizen Barış Salihoğlu, fitoplanktonların, zooplanktonların, balıkların, hatta memelilerin dahi bundan etkilendiğine değindi.

Sıcaklık artışıyla beraber deniz canlılarının kuzeye göç ettiklerini aktaran Salihoğlu, “Bizim gibi kapalı denizlerde türler için kuzeye göçlerin çözüm olduğunu düşünmüyorum. Okyanuslarda daha net gözlemleniyor ama bu da çözüm değil. Çünkü göç eden türler gittikleri bölgeler için yeni türler oluyor ve ekosistem topyekun değişiyor. Bizimki gibi Akdeniz, Karadeniz gibi denizlerde göçler muhakkak olacaktır ama bunlar ekosistemin değişmesi demek ve olumlu bir sonucu olmayacak.” diye konuştu.

Doğal bir olay olan El Nino’nun önüne geçilemeyeceğini ve iklim değişikliği konusunda önlem alınması gerektiğini ifade eden Salihoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/iklim-degisikligiyle-birlesen-el-nino-deniz-suyu-sicakliginda-carpan-etkisi-yapti/feed/ 0
Gençler fikir maratonunda dijitalleşme için yarıştı https://www.foxtvhaber.com.tr/gencler-fikir-maratonunda-dijitallesme-icin-yaristi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/gencler-fikir-maratonunda-dijitallesme-icin-yaristi/#respond Sun, 12 May 2024 22:24:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=10506 Medeniyet Üniversitesi ev sahipliğinde; Medeniyet Teknopark ve Aveon Global birlikteliğinde Insurtech Ideathon fikir maratonu düzenlendi. Etkinliğe Medeniyet Teknopark Genel Müdürü Ali Ramazan Tak, Medeniyet Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr Nuriye Akbay, Aveon Global Sigorta IT & Dijital Süreç Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Melek Yılmaz ile birlikte çok sayıda akademisyen, öğrenci ve sektör paydaşı katılım gösterdi.

ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU

Sigortacılık sektörünün teknolojik dönüşümüne ilişkin yapılan fikir yarışmasında Bordo Takım, Sigorta 360 fikri ile birinci olurken, Güvenli Gelecek projesi ile Bordo Mavi Takım ikinci, üçüncü ise Kişiselleştirilmiş Seyahat Sigortası fikri ile Yeşil Takım oldu. Toplam 200 Bin TL ödülün dağıtıldığı yarışmada birinciye 85 Bin, ikinciye 65 Bin, üçüncüye ise 50 Bin TL ödül verildi.

Medeniyet Teknopark Genel Müdürü Ali Ramazan Tak yaptığı açıklamada, 2023 Küresel Girişimcilik Ekosistemi Raporu’na göre İstanbul’un gelişmekte olan ekosistemler endeksinde on altıncı sıraya yükseldiğini söyledi.

“722 MİLYON DOLAR YATIRIM YAPILDI”

Tak açıklamasına şöyle devam etti: “Startup Watch’ın raporuna göre, tohum, erken ve ileri VC aşamalarında toplamda 325 yatırım süreci tamamlandı ve Türk girişimlerine 722 milyon Amerikan Doları yatırım yapıldı. Ülkemiz, yatırım sayıları bakımından Avrupa’da beşinci, MENA bölgesinde ise birinci sırada. Tohum aşaması yatırımları açısından ise Avrupa’da dördüncüyüz.”

İstanbul’un girişimcilik ekosisteminde ‘Oyun’, ‘Fintech’, ‘Yapay Zeka’, ‘Büyük Veri’ ve ‘Analitik’ sektörleri, yetenek yoğunluğu, destek kaynakları ve startup faaliyetleriyle öne çıktığını ifade eden Ali Ramazan Tak, şunları söyledi:

“AVRUPA’DA EN İYİ İLK 10 EKOSİSTEM ARASINDA”

“İstanbul, erken aşama fonlama ve yatırımcı faaliyetleri açısından dünyadaki en iyi ilk 35 küresel ekosistem ve Avrupa’daki en iyi ilk 10 ekosistem arasında. Ayrıca, ‘Nitelikli ve Uygun Yetenek’ kategorisinde Avrupa’da en iyi 10 ekosistem arasında yer alıyor.”

Medeniyet Teknopark olarak ana görevimiz, üniversitelerle ve sanayi kuruluşlarıyla işbirliği içinde, araştırma, geliştirme ve yenilikçilik çalışmalarını sürdürmek, bilgi ve teknoloji transferini sağlamak ve akademik, ekonomik ve sosyal yapıları bütünleştirmek.

Finansal sektörün, fintechlerin öncülüğünde sürekli bir dönüşüm ve yenilik süreci içinde olduğunu söyleyen Medeniyet Teknopark Genel Müdürü Ali Ramazan Tak, “Finansal teknoloji, başlangıçta sadece birkaç alanda kullanılırken, şimdi finansal hizmetlerin vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir” dedi.

“SİGORTA SEKTÖRÜ BÜYÜK BİR DÖNÜŞÜM YAŞADI”

Sigorta sektörü, yapay zeka, blockchain, IoT ve veri analitiği gibi ileri teknolojilerle büyük bir dönüşüm yaşadığını aktaran Ali Ramazan Tak, “Bu teknolojiler, sigorta şirketlerinin daha akıllı risk değerlendirmesi yapmasına, müşteri deneyimini iyileştirmesine ve operasyonel verimliliği optimize etmesine olanak tanımaktadır. Sigortacılıkta dijital dönüşüm çağı içindeyiz. Pazarın büyüklüğünün yakın gelecekte 60 milyar dolara ulaşmasını bekleniyor” ifadelerini kullandı.

Aveon Global Sigorta IT & Dijital Süreç Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Melek Yılmaz ise etkinliğe ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“ESAS AMACIMIZ SEKTÖRÜMÜZE YENİ TEKNOLOJİLER KAZANDIRMAK”

“Bu İdeathon ile esas amacımız sigorta sektörü, teknopark ve akademik işbirliğini sağlayarak sektörümüze yeni teknolojiler kazandırabilmek. Aveon Global olarak teknolojiye yatırımlar yaparak Türkiye’deki fikirlerin ticarileşmesi gibi konularda girişimcilere destek oluyoruz

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/gencler-fikir-maratonunda-dijitallesme-icin-yaristi/feed/ 0