Müzayede Evi’nden yapılan açıklamada satın alacak kişinin kimliğinin ve teklifinin gizli tutulacağı belirtilerek, “Kitapta Epstein’in irtibat kurduğu kişilerin isimleri, adresleri ve telefon numaralarının yanı sıra aile üyelerinin, sekreterlerin, acil durum iletişim bilgileri de bulunuyor. Kitapta daha önce kamuya açıklanan isimler dışında açıklanmayan yüksek profilli 221 kişinin ismi de bulunuyor. Bu kitabı 1990’ların ortasında Manhattan’da yaşayan bir müzisyen, New York’ta bir kaldırımda buldu. Daha sonra kitap FBI tarafından incelendi fakat o dönem delil teşkil edecek bir öneme sahip olduğu düşünülmedi. Kitapta 1998’de satın aldığı özel adası Little Saint James ile ilgili ayrıntılar da bulunuyor. Epstein’ın adayı satın aldığı adamın karısının iletişim bilgileri yer alıyor. Kitapta ayrıca adresleri kamuya açık kayıt aramalarında bulduğumuz konutlarla eşleşen Epstein’ın akrabalarına ilişkin ayrıntılı bilgiler de yer alıyor” ifadeleri kullanıldı.
EPSTEİN DAVASI
Jeffrey Epstein dava dosyaları 3 Ocak’ta kamuya açıklanmaya başlanmış ve dünyada büyük yankı uyandırmıştı. Yayınlanan belgeler, Epstein’ın kurbanlarından biri olan Virginia Giuffre tarafından 2015 yılında Ghislaine Maxwell’e karşı açılan davanın bir parçası olan dosyalarda, birçok ünlü iş insanı, politikacı ve ünlünün isimleri yer almıştı.
Jeffrey Epstein, 2005’te ABD’nin Florida eyaletinde, 14 yaşında bir kızla cinsel ilişkiye girmek için para verdiği iddiasıyla gözaltına alınmış, reşit olmayan birçok kız Epstein’in ve arkadaşlarının kendilerini cinsel istismara maruz bıraktığını iddia etse de mahkeme Epstein’i 2008’de tek bir kişiye cinsel istismar uygulamaktan suçlu bulmuştu. Epstein, suçlu bulunmasının ardından 13 aylık bir ceza aldı. New York savcılarının Epstein’i 2019’da fuhuş ağı oluşturmaktan suçlu bulmasının ardından, milyarder gözaltında tutulurken hapishanede ölü bulundu.
Dava dosyasında ilk gözaltı sürecine dair;
“Bu davanın kökenleri, finansçı Jeffrey Epstein’a karşı on yıldır devam eden ceza davasına dayanıyor. 30 Haziran 2008’de Epstein, Florida eyaletinde on sekiz yaşın altındaki bir kişiyi fuhuş için teşvik etme ve temin etme suçlamalarını kabul etti. Suçlamalar, bazıları Florida’nın reşit olma yaşı olan on sekiz yaşın altında olan, özel olarak kiralanan ‘masözler’ ile cinsel aktiviteden kaynaklanıyordu. Eyalet ve federal savcılarla yapılan anlaşma uyarınca Epstein, eyaletin suçlamalarını kabul etti. Sınırlı hapis cezasına çarptırıldı, cinsel suçlu olarak kaydedildi ve kurbanlarına tazminat ödemeyi kabul etti. Buna karşılık savcılar federal suçlamalarda bulunmayı reddetti” ifadeleri kullanıldı.

DOSYALARDA KİMLERİN İSİMLERİ GEÇİYOR
Dosyalarda adı geçen çok sayıda tanınan politikacı ve ünlü bulunuyor. Clinton ve Trump’ın yanı sıra İngiltere Prensi Andrew, eski New Mexico Valisi Bill Richardson ve eski Senatör George Mitchell, ünlü mankenler Heidi Klum ve Naomi Campbell, şarkıcı Michael Jackson ‘da dosyalarda adı geçen ünlülerdendi.Eski ABD Başkanı Bill Clinton ile ilgili olarak Epsetin ile yakın oldukları ve birçok uçak yolculuğu yaptıkları ifadeler arasında yer alırken,Prens Andrew’in söz konusu adayı çok kez ziyaret ettiği ve reşit olmayan kızlara cinsel istismarda bulunduğu davacılar tarafından iddia edilmişti.Prens, verdiği röportajlarda bu iddiaları reddederek Jeffrey ile arkadaş olduklarını doğruladı. Donald Trump ile ilgili dava dosyalarında, Epstein ile yakın oldukları ifadeleri kullanıldı.
FRANSIZ ŞÜPHELİ DE ÖLÜ BULUNDU
Dosyada ismi geçen Fransız mankenlik ajansı sahibi Jean Luc Brunel ise, reşit olmayan kızların cinsel istismar amaçlı ticareti şüphesiyle 2020 Aralık’da tutuklanmıştı. Epstein ile yakın arkadaş olduğu belirtilen Brunel, 2022’nin Şubat ayında tutuklu olduğu Paris’teki hapishane hücresinde ölü bulunmuştu.
“EVİNİN HER KÖŞESİNDE ÇIPLAK KIZ TABLOLARI VARDI”
Birçok üst düzey siyasetçi ve sanatçı ile cinsel birlikteliğe zorlandığını ifade eden davacı Virginia Guiffre, tanınmış bir başbakan, iş insanı ve model ajansı işleten Jean Luc Brunel, Harvard hukuk profesörü Alan Dershowitz tarafından birçok kez istismar edildiğini ifade etmişti. Virginia ayrıca, Epstein’in istismar görüntülerini kayıt altında tuttuğunu açıklamıştı. Evde çalışan hizmetliler, evinin her odasında kamera olduğunu ve duvarlarda çıplak kız tablolarının olduğunu belirtmişti.
Son dakika sinagog haberleri: Amerikalı milyarder Jeffrey Epstein çocuk istismarı davasının ardından tüm dünyayı sarsan bir olay daha patlak verdi. ABD’nin New York kentinde patlak veren olayda ABD polisi, New York kentindeki bir sinagogun altında yasa dışı şekilde inşa edilmiş tüneller olduğunu ortaya çıkardı.

‘ORTODOKS YAHUDİLİĞİ İÇİN KORKUNÇ VE UTANÇ VERİCİ’
Salı gününün ilk saatlerinde yaşanan gelişmede Brooklyn’de Ortodoks Yahudilere ait gizemli bir sinagog bulundu. İnşaat işçileri tarafından tesadüfen keşfedilen tünelin kapatılmaması için Yahudiler büyük mücadele verdi.
İhbar üzerine olay yerine gelen polisler 10 kişiyi tutukladı. Sinagogu yöneten haham Yosef Braun yaşananları korkunç olarak nitelendirdi ve Ortodoks Yahudiliği için utanç olarak yorumladı.
YAHUDİLİĞİN HASİDİ KOLUNA MENSUP OLDUKLARI ÖĞRENİLDİ
Yahudiliğin Hasidi koluna mensup şahısların aslında uzun yıllardır bu tünelleri kazdığı düşünülüyor, tünellerin amacı ise henüz belirsiz. Aralık ayında bir kısmının tespit edildiği tünellerin birçok girişi de bulunuyor.

ABD basını ayrıca tünellerin kazılmaya dört yıl önce başlanmış olabileceğini ortaya attı ancak kesin kanıt sunmadı. Öte yandan Hasilere ait bir haber sitesi olan COL Live, tüneldeki erkeklerin çoğunun İsrail’den geldiğini bildirdi.
SİNAGOGUN ALTINDAN YASA DIŞI YERALTI TÜNELİ ÇIKTI
İsrail’in Gazze’ye saldırmasından ve Epstein’ın müşteri listesinin yayınlanmasından kısa bir süre sonra Yahudi Chabad Lubavitch grubunun New York Brooklyn’deki Chabad Genel Merkezi’nin altındaki yeraltı tünel ağı baskına uğradı. Polis tünelden çıkardığı Haham’ları tutukladı.

KOMŞU BİNALARIN YERALTINDAN SESLER GELDİĞİNİ İHBAR ETMESİYLE YAKALANDILAR
Ortodoks Yahudilere ait ve ne amaçla kullanıldığına yönelik korkunç iddiaların ortaya atıldığı yasa dışı açılan tüneller, ABD’de bir grup inşaat işçisi ve komşu binalarda yaşayanların yerin altından gelen insan seslerini polise bildirmesiyle ortaya çıktı.
KANLI YATAKLAR, İNSAN DIŞKILARI VE KESİCİ ALETLER…
Peki New York’taki Sinagogların altında keşfedilen yeraltı tünelinde neler oluyordu? Tüm dünyanın merakla konuştuğu ve sosyal medyayı çalkalayan sinagog tünellerinde korkunç görüntüler elde edildi.

Sinagogun altındaki yasa dışı tünelin içinde kanlı yataklar, insan dışkıları, kesici aletler ve çocuk sandalyesi bulundu. ABD polisinin söz konusu tünele yaptığı baskın sonrasında tünelin polis tarafından alelacele betonla kapatılmaya çalışıldığı iddia edildi.
ORTODOKS YAHUDİLER POLİSLERE ENGEL OLMAK İÇİN TAŞKINLIK ÇIKARDI
Olayın ardından Ortodoks Yahudilerle, ABD polisi tünel nedeniyle birbirine girdi. Ortodoks Yahudilerin de polisin gelmesinden hemen önce suntalarla tünellere açılan duvarı gizlemeye çalıştıkları görüldü.
Sosyal medyada paylaşılan videoda, onlarca polis olay yerine gelerek öfkeli Yahudi gençleri tünelin girişinden uzaklaştırmaya çalıştı.
Birkaç saat sonra polislerin karşı koyanları tünellerden çıkardıkları görüldü. O anlarda sinagogda tansiyon yükseldi. Polise karşı koyanlar öfkeli hahamlar tünelin girişine ulaşmak için sıraları kaldırıp fırlatarak taşkınlık çıkardı.

SİNAGOGUN ALTINDAKİ TÜNELE CADDEDEN GİZLİ BİR GİRİŞ/ÇIKIŞ OLDUĞU TESPİT EDİLDİ
İddiaya göre sinagog, şehrin altından yan taraftaki binaya bağlandığı ve caddeden gizli bir giriş/çıkışının olduğu tespit edildi.
Yine sosyal medyada paylaşılan videolarda bir kişinin binanın dışındaki kaldırıma ulaşmak için tünelleri kullandığı görüldü.

KORKUNÇ İDDİALAR ÖNE SÜRÜLDÜ
Yahudilerin yasa dışı tünelleri tüm dünyanın gündemine bomba gibi otururken tünellerin ne amaçla kullanıldığı ise henüz öğrenilemese de suç mahalinde ele geçirilen kanıt hükmü taşıyan eşyalarla birlikte korkunç iddialar öne sürülüyor.
ABD’de bugüne dek yasa dışı olarak ortaya çıkarılan tünellerin büyük bir kısmının perde arkasından çocuk istismarı ve pedofili olayları yer aldığı bilinmekte.
Peki sinagogun altına inşa edilen tünelde ne yapılıyordu? Korkunç iddiaların başında pedofili ve çocuk istismarı ihtimali bulunuyor. New York polisinin tünelden çıkardığı kanlı ve dışkılı yataklar ise bu ihtimali oldukça güçlendiriyor.
TÜNELDEKİ AYİNLERDE ÇOCUKLAR KURBAN OLARAK KATLEDİLMİŞ OLABİLİR
Elde edilen delil niteliğindeki bir başka bulgu olan kesici aletler ise daha korkunç bir senaryoyu işaret etmekte. New York polisinin, kaçırılarak tünele getirilen çocukların Yahudi ayinlerinde kurban olarak katledilmiş olabileceğinin üzerinde durduğu iddia edildi.

İSRAİL DIŞINDAKİ EN BÜYÜK YAHUDİ TOPLULUĞU NEW YORK’TA
Yahudiler, New York City nüfusunun yaklaşık %9’unu oluşturmakta. Bu da New York’taki Yahudi topluluğunu, İsrail toprakları dışındaki dünyanın en büyük Yahudi topluluğu haline getiriyor.
Buna ek olarak Yahudilik , 2022 itibariyle yaklaşık 1,6 milyon taraftarıyla New York City’de uygulanan ikinci en büyük dindir ve Tel Aviv ve Kudüs’ün toplamından daha büyük, dünyadaki herhangi bir şehirdeki en büyük dindar Yahudi topluluğunu temsil etmektedir . Şehirdeki Yahudilerin neredeyse yarısı Brooklyn’de yaşıyor. Etno-dinsel nüfus şehrin %18,4’ünü, dini demografisi ise %8’ini oluşturuyor.

New York şehrindeki en büyüğü olmak üzere on Yahudi cemaati bulunmakta. Eyalette yedisi New York şehrinde olmak üzere 12 dernek var.
Eyalette bulunan 600 sinagogdan 314’ü kendini Ortodoks, 116’sı muhafazakâr, 102’si Reformist ve dokuzu da kalkınmacı (bir tür reformist) olarak nitelendiriyor. Aynı zamanda onlarca bağımsız cemaat ve birçok Habad merkezi eyaletin dört bir tarafına dağılmış bulunuyor.
New York şehrinde yaşayan Yahudiler ABD’de yaşayan Yahudilerin yüzde 15’ini oluşturuyor. Şehirde her dokuz kişiden biri Yahudi.

GAZZE’DEKİ OLAĞANÜSTÜ DİRENİŞ İSRAİL VE ABD’Yİ BİRBİRİNE DÜŞÜRDÜ
Tüm bu veriler ve yaşanılanlar akıllara tek bir soruyu getiriyor. Yıllardır küresel yapılanmanın sac ayaklarından ikisini temsil eden ABD ve Yahudi/Siyonist birlikteliği arasındaki son günlerdeki gerginliğin sebebi ne?
1948 yılından bu yana dek Filistin’e yönelik işgal ve saldırılarına koşulsuz destek veren ABD 7 Ekim’deki “Aksa Tufanı” operasyonunun ardından da İsrail’den desteğini esirgemedi.

Fakat Başbakan Binyamin Netanyahu önderliğindeki İsrail’in, Filistin ve Gazze Şeridi’nde uyguladığı soykırım saldırılarına uluslararası kamuoyunda ortak bir tepki gelmesiyle ABD ve İsrail arasında gerilim yaşanmasına sebep oldu.
ABD’nin orantısız güç kullanımı konusunda İsrail’den istekleri karşısında İsrail cephesinin dik başlı bir duruş sergilemesiyle birlikte halef selef iki ülke arasında krize neden oldu.
YERALTI TÜNEL AĞI, EPSTEİN DAVASINA MİSİLLEME Mİ?
Amerikalı milyarder Jeffrey Epstein ve bağlantılı olduğu insanların suçları, kamuoyuna yeni açıklanan dava dosyaları ile ortaya çıkarken, Epstein’in İsrail Dış İstihbarat Teşkilatı Mossad’a çalıştığı iddia edildi.
En küçüğü 14 olmak üzere 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanan ve gözaltında tutulurken hapishanede ölü bulunan Epstein’in dava dosyaları, olaylara ilişkin detayları ortaya koyuyor.
ABD’deki dehşet veren sinagog altındaki yasa dışı tünellerin bir anda ortaya çıkması da çeşitli iddiaları beraberinde getirdi. Yakın zamanda yeni belgelerin ifşalandığı Epstein davasıyla birlikte dünyaca ünlü birçok kişinin sapıklık ve sapkınlık içeren video ve görüntüleri yayıldı.

Sporda, sanatta, siyasette, bilim ve teknoloji sektöründe varlık sürdüren ünlü ve önemli insanların Epstein çocuk istismarı ağına dahil olduklarının öğrenilmesi dehşeti fazlasıyla artırdı.
İğrenç olayların yaşandığı Epstein vakalarının benzerlerinin de New York’ta bulunan sinagog altındaki tünellerde yaşanıp yaşanmadığı sorgulanıyor.
Tüm yaşananlar ABD’nin, Siyonistlerin Epstein ifşasına New York’ta içerisinden kanlı şiltelerin ortaya çıktığı Sinagog altındaki yeraltı tünel ağı ifşaatı ile misilleme yaptığını işaret ediyor.
ABD polisinin henüz resmi açıklaması olmadığı olayla ilgili kamuoyunun merakı gün geçtikçe artıyor.
EPSTEİN DAVASI NEDİR?
Jeffrey Epstein, 2005’te ABD’nin Florida eyaletinde, 14 yaşında bir kızla cinsel ilişkiye girmek için para verdiği iddiasıyla gözaltına alındı.
Reşit olmayan birçok kız Epstein’in ve arkadaşlarının kendilerini cinsel istismara maruz bıraktığını iddia etse de mahkeme Epstein’i 2008’de tek bir kişiye cinsel istismar uygulamaktan suçlu buldu.

Milyarder, suçlu bulunmasının ardından 13 aylık bir ceza aldı.
New York savcılarının Epstein’i 2019’da fuhuş ağı oluşturmaktan suçlu bulmasının ardından, milyarder gözaltında tutulurken hapishanede ölü bulundu.
Çarşamba günü ilk kez açıklanan ve aralarında eski ABD Başkanları Bill Clinton ve Donald Trump, İngiltere Kralı 3. Charles’ın kardeşi Prens Andrew ve birçok ünlü kişinin isimlerinin yer aldığı dava dosyalarının ardından daha önce kapalı olan 19 dosya daha kamuoyuna açıklandı.
Yeni açıklanan ve yaklaşık 300 sayfadan oluşan dosyalarda ünlü isimlerden ziyade bu sefer Epstein ile kız arkadaşı Ghislaine Maxwell’in “reşit olmayan genç kızları hangi yöntemlerle kandırdıklarına” ilişkin detaylar öne çıktı.
Amerikan medyasına yansıyan haberlere göre, söz konusu dosyalarda bir dönem Epstein’ın soruşturmasını yürüten dedektif Joseph Recarey’in ifadelerine geniş yer verildi.
Recarey ifadesinde, Epstein’in reşit olmayan kızları kendi evine masör veya hizmetli olarak aldığını, bazılarının ise model olacağı vaadiyle kandırıldığını, ardından zengin isimlere “pazarlandığını” anlattı. Dedektif, bu şekilde Epstein’in evinde çalışan en az 30 kızdan soruşturma ifadesi aldığını aktardı.
Dosyalarda ayrıca Maxwell’in Epstein’e reşit olmayan genç kızları bulma konusunda hangi tarihlerde ne şekilde yardımcı olduğuna ilişkin bazı detaylar da yer aldı.
– Bill Clinton, Epstein aleyhinde yazı çıkmasını istememiş
Dosyalarda yer alan ifadelerden birinde, Epstein’e karşı ana davacı olan Virginia Giuffre’ye atıfla, Bill Clinton’ın Vanity Fair dergisini “Epstein’in fuhuş ağı oluşturduğuna yönelik bir yazının yayımlanmaması” konusunda tehdit ettiği iddiası yer aldı.
Aynı dosyada Giuffre, Clinton’ın Epstein’in yürüttüğü fuhuş ağından detaylı olarak haberdar olduğunu ve bu isimle birçok kez seyahat ettiğini de iddia etti.
Epstein dava dosyalarının yeni bölümlerinin cuma günü ve gelecek hafta da açıklanmaya devam edeceği ve söz konusu dosyalarda yeni isimlerin de yer aldığı kaydedildi.
Epstein dava dosyaları
Aralarında Prens Andrew, eski ABD Başkanları Bill Clinton ve Donald Trump, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, aktör Kevin Spacey, şarkıcı Michael Jackson, illüzyonist David Copperfield, avukat Alan Dershowitz ve eski New Mexico Valisi Bill Richardson’ın da isimlerinin bulunduğu dava dosyaları çarşamba gününden itibaren kamuoyunu erişimine açılmaya başladı.
Dosyalarda Johanna Sjoberg’ün 2001 yılında Epstein’ın Manhattan’daki dairesinde Prens Andrew tarafından taciz edildiğine ilişkin verdiği ifade de ortaya çıktı, Prens Andrew ise taciz iddiasını reddetti.
Dosyalarda Clinton ve Trump’ın isimlerinin yer almasına rağmen eski başkanlara yönelik herhangi bir suçlama yöneltilmedi.
Dava dosyalarında Sjoberg’ün Bill Clinton’ı genç kadınlardan hoşlanmakla suçladığı, Epstein’ın New Jersey’deki mekanlarına gitmeden önce Trump’la iletişime geçtiği öne sürüldü. Bill Clinton’ın temsilcileri, eski başkanın Epstein’ın suçları hakkında bilgi sahibi olmadığını savundu.
Jeffrey Epstein olayı
En küçüğü 14 olmak üzere 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanan Jeffrey Epstein, tutuklu bulunduğu New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi’ndeki hücresinde 10 Ağustos 2019’da ölü bulunmuştu.
Epstein’in kız arkadaşı Ghislaine Maxwell, bazı zenginler, ünlüler ve devlet görevlileri için reşit olmayan kızların fuhuş tuzağına çekilmesi organizasyonunda Epstein’ın yasa dışı faaliyetlerine yardımcı olduğu iddiasıyla yargılandığı davada suçlu bulunmuştu.
Öte yandan, Epstein’ın mağdurlarından Virginia Giuffre, Prens Andrew’un New York ve Londra’da kendisini 17 yaşındayken taciz ettiğini öne sürerek 2021’de New York’ta dava açmıştı. Giuffre, Prens’in, reşit olmadığını bildiği halde rızası olmadan kendisine cinsel tacizde bulunduğunu iddia etmişti.