Erbakan Hoca – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Wed, 13 Mar 2024 08:12:34 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Milli Görüş’ün ağabeylerinden Yeniden Refah Partisi’ne kritik çağrı! https://www.foxtvhaber.com.tr/milli-gorusun-agabeylerinden-yeniden-refah-partisine-kritik-cagri/ https://www.foxtvhaber.com.tr/milli-gorusun-agabeylerinden-yeniden-refah-partisine-kritik-cagri/#respond Wed, 13 Mar 2024 08:12:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6365
  • Haber7 – ÖZEL

  • Milli Görüş’ün duayen isimleri yerel seçime kısa bir süre kala Haber7’ye değerlendirmelerde bulundu.

    Yeniden Refah Partisi’nin aldığı kararı da değerlendiren Milli Görüşçülerin genel kanısı ittifakın sağlanması yönünde oldu.

    AYDIN: SAĞDUYULU SEÇMEN KAZANACAK ADAYA YÖNELECEKTİR

    Refah Partisi 20. Dönem Zonguldak Milletvekili, Saadet Partisi Kurucu Üyesi ve eski Genel Başkan Yardımcısı, Milli Görüş Platformu Sözcüsü Necmettin Aydın, Cumhur İttifakı’ndan ayrılan Yeniden Refah Partisi’nin aday çıkarmasının hakları olduğunu dile getirdi.

    Sağduyulu seçmenin kazanma ihtimali olan adaylara yöneleceğini belirten Necmettin Aydın, “İstanbul, Ankara ve İzmir Yeniden Refah Partisi aday çıkartmamayı daha ilk başlangıçta söylemişti. Daha sonra aday çıkarttılar. Tabii bu kendi takdirleridir. Kendi haklarıdır. Sonuçta seçmen bunu değerlendirecek. Sağduyulu seçmenler kendilerine yakın olan, kazanma ihtimali olan adaylara yöneleceklerdi diye düşünüyorum. Özellikle büyükşehir belediye başkanlıklarında meclis üyeliklerinde yine kendi partilerine gidebilirler diye düşünüyorum.” diye konuştu.

    “SEÇMEN OYUNUN BOŞA GİTMESİNİ İSTEMEZ”

    Yeniden Refah Partisi’nin aday çıkarması nedeniyle eleştirilmesinin doğru olmadığını söyleyen Aydın, “Muhafazakar seçmen oyunun boşa gitmesini istemez” dedi. Aydın, şu ifadelerde bulundu:

    “Refah Partisi ben o zaman il başkanıydım. 1989, 1984 ve 1994 seçimlerinde her yerde aday çıkarttık. Yani o zaman ‘Ana Vatan Partisi kaybetsin veya kazansın’ diye düşünülmedi. Olaya bu şekilde yaklaşmak çok doğru değil. Ama burada tabii şunu görmek lazım. Muhafazakar seçmen ister istemez bir değerlendirme yapacak. Mesela ittifaka girdiği için Yeniden Refah Partisi’ne sahip çıktı. Seçmen ciddi oy verdi, vekil çıkarmasına katkıda bulundu. Bu seçmen yine değerlendirmeyi yapacak. Diyecek ki; ‘Tamam. Siz ittifaktan ayrı aday çıkarıyorsunuz, kazanma şansımız yok.’ Dolayısıyla oyunu belki geri çekecek muhtemelen. Çünkü inat uğruna gereksiz yere oyunun boşa gitmesini istemez. Çünkü o oyun bazen karşı tarafa gittiğini düşünen vatandaş bunun hesabını yapabiliyor. Yani siz bu tarafa oy verdiğiniz zaman öbür tarafa kaybettirmiş oluyorsunuz.”

    “ÇATIŞMA ALEYHİNE OLUR”

    AK Parti tabanında büyük oranda Milli Görüş’çü seçmenin olduğunu dile getiren Aydın, şunları söyledi:

    “Seçmen sağduyusu ben inanıyorum ki sorunu çözecektir. Milli manevi değerlerine sahip seçmen samimi olan düşüncelere, samimi olan siyasi partilere sahip çıkacaktır. Samimi davranırlarsa yani gerçekten seçmenin de kabul edilebileceği bir formatta hareket ederlerse kendi lehlerine olur. Yani bugün 40 yıllık Milli Görüş tabanı büyük oranda AK Parti’dedir. Dolayısıyla yine Refah Partisi’nin AK Parti tabanıyla Milli Görüş tabanıyla çatışması kendi aleyhlerine olur. İnşallah böyle bir şey yapmazlar. Nitekim adaylık haklarını kullanmış olur. Seçmen de bunun bir değerlendirmesini yapar diye düşünüyorum.”

    “BU SÖYLEMLER HADSİZLİKTİR”

    Necmettin Aydın, Yeniden Refah Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Altınöz’ün CHP standını ziyaret ettiğinde CHP’lilerin ‘Erbakan gibi dik durun’ sözleriyle ilgili konuştu.

    Erbakan kime karşı dik durdu?” diye soran Aydın, CHP’li partililerin bu ifadeyle hadlerini aştığını kaydetti. CHP’nin öncelikle milletle hesaplaşması gerektiğini söyleyen Aydın, şu ifadelerde bulundu:

     “Mehmet Altınöz Bey’i ben 20 senedir tanırım, hukukumuz olan bir dostumu ve arkadaşımızdır. Kıymetli bir insandır, çok nazik ve beyefendi bir insandır. O siyaset dışı nezaket ziyaretinde bulunmuş. Bence CHP’liler orada haddi aşmışlar. Bir laf vardır; ‘Merd-i kıpti şecaat arz ederken sirkatini söyler’ diye. CHP kendini karakterini ortaya çıkartmış. Yani Erbakan Hoca kime karşı dik durmuş? CHP’ye karşı dik durmuş. Maneviyat düşmanlığına karşı dik durmuş. Yani sonunda bunları kim temsil etmiş; CHP. CHP’ye karşı dik durmuş yani. Erbakan Hocamızın ömrü, mevcut sistemin laikliği yanlış uygulamasından, din düşmanlığı şeklinde uygulamasından ve bunun da hamilini CHP yapmasından 40 yıldır çekmiştir. Onun için CHP’lilerin Erbakan Hoca lehine laf söylemeleri ve o üzerinden yönlendirme yapmaları kesinlikle doğru değildir. Yanlıştır ve hatta bu bir haksızlıktır.”

    “CHP ÖNCE KENDİSİYLE HESAPLAŞMALI, MİLLETTEN HELALLİK İSTEMELİDİR”

    “Eğer CHP bir şey yapacaksa kalkıp önce kendisiyle hesaplaşmalıdır. Demelidir ki ‘Biz Türkiye’de işte neyse 60 – 70 yıl bu milletin manevi değerlerine karşı savaştık. Bunun temsilcisi Erbakan Hoca’ydı. Erbakan Hoca’ya asıl düşmanlığı biz yaptık. Ama yanlış yapmışız. Biz toplumun önünde özür diliyoruz. Bundan sonra biz maneviyatçı kesimle kesinlikle savaşmayacağız. Biz de maneviyata sahip çıkacağız’ diye CHP’nin kendi kendilerine öz eleştiri yapmaları lazım. Helallik istemeleri lazım bu milletten. Kalkıp da Erbakan Hoca üzerinden yönlendirme yapmaları hadsizliktir.”

    DOĞAN AYDAL ELEŞTİRİSİ: BU SÖYLEMLERİ REDDEDİYORUZ

    Aydın, ittifak görüşmeleri sırasında Halk TV’ye katılan Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Vekili Doğan Aydal’ın “İmamoğlu’nu savunma noktasında değilim ama elini kolunu bağlayıp dövüş diyorsunuz. Ona rağmen hizmetler yaptı ve kanala karşı. Kanal İstanbul beka sorunumuz. Bu bile Murat Kurum’un olmaması için yeterli.” ifadelerini eleştirdi.

    Aydın, Aydal’ın bu sözlerinin kabul edilemez olduğunu belirtti ve şunları söyledi:

    “Bu söylemlerin hepsini reddediyoruz. Böyle bir kişinin, böyle bir anlayışın, böyle bir düşüncenin Yeniden Refah Partisi’nde yer bulması ve Yeniden Refah Partisi adına söz söylüyor olmasından açıkçası fevkalade bundan rahatsızlık duyuyorum. Kim getirirse getirsin bu tür düşüncelerin dile getirilmesini ve bu şekilde yaklaşımları kesinlikle reddediyorum. Bu tür insanların aslında bu tür yapıların içerisinde olmalarını da doğru bulmuyorum.

    Kişinin kendisi şahsiyeti bizim için sorun değildir. Yeniden Refah Partisi’ni temsil edilen bir kişi kendi adına da olsa kesinlikle Milli Görüş’e ve temel prensiplerine aykırı konuşmamalıdır.”

    CHP, ERBAKAN HOCA’YI HAPSE ATTIRACAKTI

    İnceöz, malum odakların oldubittiye getirerek Erbakan Hoca’yı hapse atmaya çalıştığını belirtti ve şunları söyledi:

    “Ben o görüşmelerin bir kısmında da bulunmuş birisiyim. AK Parti hocamızın bu üzerindeki cezaların kalkması için yasal düzenlemeler yapmak için ciddi çalışmalar yaptı. CHP’ye itiraz etti, veto edildi. Tekrar kanundan çıkartıldı. Bir şekilde ev hapsine döndürüldü. Aslında CHP’lilerden de bu konuda yardım istendi. Onlar kesinlikle buna razı olmadılar. CHP biraz anlayışlı davransaydı o zaman kesinlikle ev hapsi de olmayacaktı. Cezaevine girmek yerine cezasını, oturduğu konutunda çekmesi şeklinde bir kanun düzenleme oldu. Bunun uygulamasına yönelik süreçlerde ve bu dönemdeki fraksiyonlar, işte 2005-2006 yıllarında emniyetin büyük çoğunlukla FETÖ operasyon yapılabiliyordu. Dolayısıyla daha kanun çıkmadan ‘Bir an önce alıp götürelim’ diye arada bir içeride ataklar yapıldı. Hükümetin de haberdar olmasıyla verilen talimatlarla bu engellenmiş oldu. Tutuklama girişiminde ‘Tayyip bey evine polis gönderdi’ ifadesi iftira olur. Tam tersine haberi olduğu zaman bu tür operasyonlara engel olunmuştur. Kanun çıkmadan oldu bittiye getirerek Erbakan Hoca’nın itibarını zedelemek, ‘İktidar oldunuz ama Hoca’yı bile koruyamıyorsunuz’ diyerek AK Parti’yi zor duruma düşürmek için hapse atmak istediler. Ama buna müdahale edildi.”

    “AK PARTİ’NİN HALKI İKNA ETMESİ GEREK”

    AK Parti teşkilatlarının daha iyi çalışması gerektiğini kaydeden Aydın, halkın ikna edilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Aydın, şu ifadelerde bulundu:

    “İktidar partisinin İstanbul’da belediye başkanlığını kazanabilecek, halkı ikna edecek argümanla çıkması lazım ve temsil ettiği değerleri, temsil ettiği ideolojiyi, felsefeyi iyi anlatması lazım ki diğer partilere giden oyları da engellemesi lazım. İnsanlar neden Yeniden Refah Partisi’ne gidiyorlar, oy verecekler? Yani kazanmadığını bile bile Yeniden Refah Partisi’ne oy vermesinin sebebini yalnız Yeniden Refah Partisi’nin bu çıkışında değil, iktidar partisinin bu konudaki toplumla olan ilişkilerinde bir sıkıntı olduğunun aynı zamanda ifadesidir. Yani o seçmen Yeniden Refah Partisi aday çıkartmasa belki sandığa gitmeyecek. Yani şimdi AK Parti’nin adayına oy vermeyi düşünmeyen bir seçmen Yeniden Refah Partisi’ne gidiyorsa, Yeniden Refah Partisi adayını çekse bile bugün bu oylar tekrar Adalet ve Kalkınma Partisi’ne dönecek diye bir anlamı yok. Açıkçası öyle bir sonucu mutlak anlamda beklemek mümkün değil. Çünkü seçmen eğer gönül bağını koparttıysa bir daha onu geri döndüremezsiniz. O bir şekilde ya sandığa gitmez, ya da başka alternatifler arar, kesinlikle geri dönmez. Yani o konuda da iktidar partisinin bundan sonraki sözlerine, davranışlarına, halkla ilişkilerine çok ciddi şekilde eğilmesi lazım. İstanbul’daki AK Parti’nin propagandasını, teşkilatını zayıf buluyorum. Yani biraz işe bakmak lazım.”

    AHMET FEYZİ İNCEÖZ: CAMİDE NASIL BİR ARAYA GELİNİYORSA…

    Merhum Erbakan Hoca’nın doktorluğunu yapan Refah Partisi 19. ve 20. dönem milletvekili Ahmet Feyzi İnceöz, yerel seçimlerle ilgili Haber7’ye açıklamalarda bulundu.

    CHP’nin Erbakan Hoca’ya hapis cezası verilmesi için uğraş verdiğini ifade eden İnceöz, “AK Parti’nin Erbakan’a hocanın hapsettirilmemesi için büyük bir çaba sarf ettiklerini biliyorum. O günün şartlarında bakan olan arkadaşların hepsi gerçekten hocaya bir zarar gelmesin diye ellerinden gelen gayreti gösterdiler ve biliyorsunuz bir kanun geçirdiler.” dedi.

    “YENİDEN REFAH’IN AKLINI BAŞINA ALMASI LAZIM”

    Erbakan Hoca’nın “Cumhuriyet’ten itibaren Müslümanların başına gelen tüm şeylerin başında CHP zihniyeti gelmektedir” sözlerini hatırlatan İnceöz, “Refah artık aklını başına alıp desteğini Cumhur İttifakı tarafında yönlendirmesi, tekrar görüşmeler yapması, yeniden bir uzlaşı sağlanması lazım. Daha zaman geçmiş değil. Mehmet Akif’in ifadesiyle ‘Sahipsiz kalan vatanın batması haktır. Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır’ diyor. Herkes mes’uldür.” dedi.

    “YENİDEN REFAH PARTİSİ İLKELERİNDEN TAMAMEN SAPMIŞ”

    İstifasının ardından Suat Pamukçu ile görüştüğünü belirten İnceöz, “Yeniden Refah Partisi’nin lokomotif ismiydi. Ama inanın ki orada genel başkan yardımcılarının açıklamaları ve hakikaten bu projelerin desteklenmemesi neticesinde kendisi istifasını verdi. Bunları da kendileriyle görüştük ama Suat Bey şu anda hakikaten oradaki yapıyı da anlattı ve çok önemli bir şeyi de söyledi. Yeniden Refah Partisi’nin FETÖ’cüler tarafından yönlendirildiği konusundaki bu ihtimal bana göre vardır. Yani FETÖ,  FETÖ’nün arkasındaki Amerika, Siyonizm boş durmuyor. Suat Pamukçu, partinin elden gittiğini düşünüyor. Şu anda Yeniden Refah Partisi ilkelerinden tamamen sapmış. Ve birilerinin kaprisleri uğrunda, yörüngesinde gidiyor” dedi.

    ERDOĞAN İLE ERBAKAN’IN VİZYONU AYNI

    Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Erbakan Hoca’nın vizyonunun aynı olduğunu kaydeden İnceöz, “Elhamdülillah terörün kökünü kazıyacağımız noktaya geldik. En son işte İHA ve SİHA’larımıza da sahip çıkıp daha da iyileri noktalara götürdük. Ve şu anda dünyada biz hava savunması içerisinde ilk üçün içerisindeyiz elhamdülillah. Allah’a şükür bütün hocamın ‘yarım bıraktırılan’… Bak bu cümlenin altını çizerek söylüyorum; ‘yarım bırakılan’ değil dış ve iç güçlerce ‘yarım bıraktırılan’ şeylerin hepsini yaptı mı yapmadı mı?” diye konuştu.

    “ERBAKAN’IN ERDOĞAN’I KARALAMASININ SEBEBİ…”

    Erbakan Hoca’nın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hareket alanı açmak için eleştirdiğini dile getiren İnceöz, şunları söyledi:

    “Hani futbolcularda da vardır. Kritik dönemde oyunun içerisine sokup bu golleri atan nöbetçi golcüdür. Ve hatta şunu söylemiştir. Erbakan Hocamıza demişlerdir ki; ‘Ya sen çok böyle karalıyorsun.’ Demiş ki, ‘Onu öveyim de mimlesinler mi? Bizim projemiz yarım mı kalsın? Daha az söylüyorum, onu karalıyorum ki rahat olsun alanı.’ En sonunda Tayyip Bey, işte Amerika’yı saf dışı bıraktı. Barış Harekatı’nda Amerika ‘Ne oluyor falan’ dedi. Ondan sonra onlara resti çekti. Ve aynı hocamın cümlesini Meclis’te söyledi. ‘Bana ne Amerika’dan diyebilen bir lider, dünya lideridir. Şu anda dünyada bana gösterin bakalım bir tane lider var mı? Reis ne dedi? Kalıcı düşmanlıklar değil, kalıcı menfaatler önemlidir yani. Ve hakikaten çok güzel şeyler yapıyor. Nijer Cumhurbaşkanı Fransa’ya kafa tuttu. Dedi ki ‘Sömürdüğünüz paraları geri getirin bakayım’ dedi. Peki bu lafı kime dayanarak söyledi? Amiyane tabirle konuşuyorum; arkasında Tayyip abisi var, onun desteğiyle söyledi bunları. Tayyip Bey İslam aleminin lideridir. Sadece İslam alemi değil, dünyanın da lideri. Şimdi öyle bir durum var. Safa ile Merve arasındaki yürüyüşümüz gibi dik yürüyeceğiz inşallah. Daha sonra Amerika ne dedi? ‘Tayyip bizi aldattı’ dedi. Amerika, futbol tabiriyle ofsayta düştü. Lamı cimi yok. Yani hocam çok iyi bir antrenör gibi oyuncusunu devreye soktu. Ve kendisine yaptırılmayan şeyleri Reis yaptı.”

    HATİPOĞLU: İTTİFAK OLMASINI BEKLİYORDUM

    Yeniden Refah Partisi’nin aday çıkarmasının olgunlukla karşılanması gerektiğini belirten Eski Refah Partisi Diyarbakır Milletvekili Ömer Vehbi Hatipoğlu, “Her partinin alacağı oy zaten olacaktır. Bu vatandaş oyunu kullanırken de kimin kazanması değil de kimlerin kazanmaması gerektiği üzerinde daha çok yoğunlaşıyor.. Benim siyasi tecrübem bunu gösteriyor. Yani kazanmaması gereken kişinin karşısındaki en güçlü aday kimse genellikle orada bütünleşiyor. Milli görüşçüler son derece bilinçli oy kullanır. Yani burada da AK Parti’nin adayı tespit ederken ortaya koyduğu ölçüler, değerler nelerdir? Onların da gözden geçirilmesi diye düşünüyorum. Ben şunu bekliyordum özetle bir deneyimli bir siyasetçi olarak bazı illerde mutlaka bir ittifakın olmasının faydalı olduğunu düşünüyorum. Bu özellikle İstanbul, Ankara, İzmir gibi… Yani CHP’nin eline bırakılmaması gereken şehirlerde Yeniden Refah Partisi’nin bir ittifakı yakalaması gerektiğine inanıyordum. Bu keşke böyle olsaydı. Bu tartışmalar da olmazdı. Bu yolun açılmamış olması doğrusu üzüntü verici bir olay.” dedi.

    “AYDAL’IN BİRÇOK AÇIKLAMA MİLLİ GÖRÜŞ RUHUNA UYGUN DEĞİL”

    Doğan Aydal’ın İmamoğlu için sarf ettiği sözleri de eleştiren Hatipoğlu, “Ben Doğan Aydal’ın bugüne kadar yaptığı birçok açıklamanın Milli Görüş ruhuna uygun olmadığına inanıyorum. Sayın Doğan Aydal’ın duruşu, tutumu, yaptığı açıklamalar, açıklamalarındaki çelişkiler hatta gerçeği yansıtmayan açıklamalar birçok insanın Refah Partisi’ne uzak durmasına sebep olmuştur.” diye konuştu.

    KOÇAK: CAMİDE OLDUĞU GİBİ BİR ARAYA GELMELİLER

    Yeniden Refah Partisi’nin ayrı aday çıkarması ile ilgili konuşan Eski Refah Partisi Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Nabi Koçak, “Biz İslam’da birlik vatanda dirlik diyoruz. Camide nasıl bir araya geliyorlarsa dışarıda da bir araya gelmelerini temenni ediyoruz. Şimdi buyurun liderlik sevdasında değil de vatan sevdasında olmak lazım. Allah diyen insanlar bir araya gelmediyse ne dünyada ne Türkiye’de Müslümanlar rahat etmeyecektir. Allah birlik beraberlik nasip etsin.” diye konuştu.

    İttifak olmamasının üzücü olduğunu dile getiren Koçak, “Anlaşmalılardı. Anlaşamayacak ne vardı yani? Anlaşmadan yanaydım.” ifadesinde bulundu.

    ÇELİK: BÜYÜKŞEHİRLER KAYBEDİLİRSE ÜZÜCÜ OLUR

    21. Dönem Fazilet Partisi Ankara Milletvekili Mehmet Zeki Çelik, Yeniden Refah Partisi’nin Saadet Partisi gibi yanlış yaptığını söyleyerek, “AK Parti’den gidenler olacaktır ama gidenler de tabii. Oylarının başka bir yerlere gitmesinden dolayı Ankara, İstanbul gibi şehirlerin kaybedilmesi üzücü olur.” dedi.

    Suat Pamukçu’nun istifasının doğru olmadığını söyleyen Çelik, “Madem o partiye gitmişsiniz o partiden seçilmişsiniz artık belli bir yeriniz var orada. O partide mücadele yürütmesinde bence fayda olurdu.” diye konuştu.

    KAYNAK: HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/milli-gorusun-agabeylerinden-yeniden-refah-partisine-kritik-cagri/feed/ 0
    Necmettin Erbakan’ı asıl kim hapsettirmek istedi? İşte tüm süreç https://www.foxtvhaber.com.tr/necmettin-erbakani-asil-kim-hapsettirmek-istedi-iste-tum-surec/ https://www.foxtvhaber.com.tr/necmettin-erbakani-asil-kim-hapsettirmek-istedi-iste-tum-surec/#respond Sun, 25 Feb 2024 01:24:03 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=4782
  •   Haber7-ÖZEL

  • Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, KRT TV‘de konuk olduğu programda merhum Necmettin Erbakan‘la ilgili dikkat çeken iddialarda bulundu.

    Karamollaoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın Milli Görüş’ün lideri merhum Erbakan’ı 2006 yılında hapse attırmak için yoğun çaba sarf ettiğini ancak, Hasan Kalyoncu’nun sözleri sonrası bu hamlesinden vazgeçerek cezasının ev hapsine çevrilmesini sağladığını öne sürdü. 

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’a suçlamalar yönelten Karamolloğlu programda şu ifadeleri kullandı;

    Erbakan Hoca, 2006 yılında hapse mahkum olduğunda Tayyip Erdoğan polisle evini kuşattırdı. Hapse attırmak için büyük bir gayretin içine girdi. Çünkü mahkum olmuştu. Evinden alacak… Hocamızı ilzam etmek için, kötü göstermek için hapse attıracaktı. Evi kuşatıldı. O zaman Allah rahmet eylesin Hasan Kalyoncu, bizim Gaziantep eski il başkanımız. AK Parti’nin kuruluşunda da yer almıştı. Tayyip Erdoğan’a gitti. ‘Eğer Erbakan’ı tutuklarsan burayı senin başına yıkarım. Ben siyaseten seni yaşatmam’ dedi. Onun üzerine Tayyip Bey ev hapsine çevrilmesini sağladı. Ve arkasından da Abdullah Gül Bey Cumhurbaşkanı olduktan sonra Erbakan Hocamızın affını kendisi gerçekleştirdi. Yani Erbakan Hoca siyasi hayata Abdullah Gül’ün bu affıyla dönebildi. Arkasından 2010 yılındaki seçimlerde Saadet Partisi’nin Genel Başkanı oldu.

    ERBAKAN’I HAPSE ATTIRMAYA ÇALIŞANLAR KARAMOLLAOĞLU’NUN ORTAKLARI

    Ancak merhum Erbakan’ın “hapis cezası” süreci incelendiğinde, Karamollaoğlu‘nun sözlerinin doğru olmadığı belirlendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve AK Parti‘nin Erbakan’ı cezadan kurtarmak için elinden geleni yaptığı, Karamollaoğlu’nun bir dönem altılı masada ortaklık yaptığı CHP‘lilerin Erbakan‘ı hapse attırmak için yoğun çaba sarf ettiği ortaya çıktı. 

    İşte Erbakan’ın hapis cezasındaki kronolojik gerçek:

    Milli Görüş Lideri merhum Necmettin Erbakan Hoca hakkında 28 Şubat yargısının başlattığı “Kayıp Trilyon” davası, iktidardan düşürüldükten sonra kapatılan Refah Partisi’ne yapılan hazine yardımının devlete iade edilmediği iddiası üzerine başlatıldı.

    Hazine’den RP’ye yapılan 896 milyar TL’lik yardım bedelinin, devlete iade edilmesi talebinin ardından, paranın sahte belgelerle harcanmış gibi gösterildiği iddiasıyla dava başlatıldı. “Kayıp Trilyon” adı verilen dava, 6 Mayıs 2002’de karara bağlandı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, RP Genel Başkanı Necmettin Erbakan hakkında 2 yıl 4 ay hapis cezasına hükmetti. Erbakan Hoca’nın dava arkadaşı olan RP’nin 68 yöneticisine 1 yıl ile 1 yıl 2 ay arası hapis cezası verildi.

    DÖNEMİN MEDYASI BASKI YAPTI

    Kayıp olduğu öne sürülen 896 milyar liranın harcandığı yerler belgelenmesine rağmen bu belgelerin ne bilirkişi ne de mahkeme tarafından dikkate alınmadan verilen ceza nedeniyle Erbakan hocaya “yolsuzluk” gibi ağır ithamla suç yüklendi. Dönemin “kartel” gazeteleri, gelişmeyi “Erbakan’a ‘sahtekarlık’tan ceza” gibi manşetlerle haberleştirerek Hoca’ya itibar suikasti yaptı.

    Erbakan, 2 yıl 4 aylık hapis cezası Yargıtay tarafından onandıktan sonra bazı sağlık sorunlarını gösteren raporlar alarak cezanın infazını dört defa erteletti. Son erteleme kararı, 14 Temmuz 2005 tarihinde 6 aylığına verildi. Bu süre 14 Ocak 2006 tarihinde doldu.

    28 Şubat yargısının verdiği ceza ile Erbakan Hoca’nın cezaevine girmemesi için AK Parti iktidarı harekete geçti.

    YOĞUN ÇABA SARF EDİLDİ

    KARAMOLLAOĞLU’NUN ORTAKLARI VE SEZER ENGELİ

    Erbakan Hoca’nın cezaevine girmesinin önüne geçilerek, evindeyken ceza süresini tamamlamasını öngören kanuna CHP karşı çıktı. “Kişiye özel kanun olmaz” diye itiraz edilen kanunun ismini “Erbakan Yasası” diye isimlendiren CHP, bütün itirazlarına rağmen başarılı olamadı. 23 Şubat 2006’da kanun Meclis’te kabul edildi.

    Ancak devreye dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer girdi. Erbakan’ın doktor raporu almaksızın cezasını evinde çekebilmesini sağlayan kanun değişikliğini Cumhurbaşkanı Sezer, 10 Mart 2006 tarihinde veto etti.

    Kanun tekrar TBMM Genel Kurulu’na geldi. Meclis çoğunluğuna sahip AK Parti iktidarı geri adım atmadı.

    Genel Kurul’da kanun aynen kabul edildi. Bu defa Anayasa gereği Cumhurbaşkanı Sezer, kanunu mecburen onayladı.

    5485 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 6 Nisan 2006 tarihinde resmen yürürlüğe girmiş oldu.


    AYM DEVREYE SOKULDU

    Ancak Erbakan’ın cezaevine girmesi için çabalayan CHP bir kez daha devreye gidi.

    CHP’li 110 milletvekili, Anayasa Mahkemesi’ne başvurarak kanunun iptal edilmesini istedi.




    ERBAKAN HAPSE GİRSİN DİYE ALTILI MASANIN LİDERİ KILIÇDAROĞLU DA İMZA ATTI

    Necmettin Erbakan’ın cezaevine atılması için kanunun iptalini isteyen CHP’li 110 milletvekili arasında Kemal Kılıçdaroğlu’nun imzası da yer alıyordu.



    Kemal Kılıçdaroğlu, “Erbakan Yasası” dedikleri kanunun iptali için AYM’ye başvuran 110 milletvekili arasında yer almıştı.

    Erbakan Hoca’nın kurduğu Saadet Partisi’nin günümüzde Cumhurbaşkanı adayı olması için çabaladığı CHP’li Kemal Kılıçdaroğlu’nun Erbakan’ın cezaevine atılabilmesi için verdiği imzanın belgesi şöyle:

    AYM’DEN DÖNDÜ

    Anayasa Mahkemesi, 6 Kasım 2009’daki kararında 5485 sayılı kanunun ilgili maddelerini Anayasa’ya aykırı bulmadı ve CHP’nin hükmün iptal istemini reddetti.

    Böylelikle 82 yaşındaki Erbakan, 2 yıl 4 aylık hapis cezasının infazı olan 11 ay 2 günlük cezayı, 25 Mayıs 2008 tarihinden itibaren Balıkesir’in Edremit Körfezi’nde yer alan Altınoluk’taki yazlığında geçirmeye başladı.

    DEVREYE GİRİLDİ, EV HAPSİ 2 AY SÜRDÜ

    Ancak Erbakan Hoca’nın ev hapsi de uzun sürmedi. Ceza infazı 23 Eylül 2010’a kadar sürecek olan Erbakan’ın ev hapsi, Ağustos 2008’de sonlandırıldı.

    Dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Erbakan’ın ev hapsi cezasını sürekli hastalığı nedeniyle kaldırdı. Böylelikle Erbakan, sadece 2 ay ev hapsinde kalmış oldu.

    Anayasa Mahkemesi’nin 16 Ocak 1998’de Refah Partisi’ni kapatmasının ardından, Erbakan’a 5 yıl siyaset yasağı verilmişti. O yasak da 2003 yılında bitti. Erbakan Hoca vefat ettiği 27 Şubat 2011 tarihinde Saadet Partisi Genel Başkanı’ydı.

    Ömrü boyunca kurduğu 4 parti vesayet odaklarınca kapatılan, 5 kez siyasi yasak uygulanan Erbakan‘ın, vefat ettiği AK Parti iktidarı döneminde yasağı da, cezası da bulunmuyordu.

    KAYNAK: HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/necmettin-erbakani-asil-kim-hapsettirmek-istedi-iste-tum-surec/feed/ 0