Haber7
Piyasalar, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’in bu akşam açıklayacağı kredi notu kararına odaklanırken, iş dünyasının önemli temsilcileri kuruluştan güçlü not artışı bekliyor.
Ocak ayında Türkiye’nin not görünümünü yukarı yönlü revize eden Moody’s’in, değerlendirmesini 19 Temmuz Cuma gecesi yayınlaması bekleniyor. Yabancı ilgisinin arttığı dönemde kredi notu kararı önem taşıyor. Beklentiler kredi notunun en az 1 puan artırılarak B3’ten B2’ye çıkarılması yönünde. Ancak 2 kademe artış düşünenler de bulunuyor.
Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, güne yüzde 0,05 yükselişle 11.144,59 puandan başladı.
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu faiz kararını 23 Temmuz Salı günü açıklayacak. Banka bir önceki toplantıda politika faizini yüzde 50 seviyesinde sabit tutmuştu.
Altın fiyatları, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) Eylül ayında faiz indirimine gideceğine dair artan iyimserlik ve zayıflayan doların talebi artırmasıyla Çarşamba günü yükselişini tüm zamanların en yüksek seviyesine taşıdı. Hafta ortasında işlemlerde ise rekor sonrası altın fiyatlarında gevşeme görüldü.
Piyasalarda gündemi Ahlatcı Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Yücel Tonguç Erbaş, Haber7’ye değerlendirdi.
GÖZLER MOODY’S KARARINDA!
İki kademe not artışı ihtimalinin düşük olduğunu vurgulayan Ahlatcı Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Yücel Tonguç Erbaş, Moody’s’ten bir kademeli not artışına kesin gözüyle baktığını belirtti. Erbaş, yurt içi ekonomideki olumlu gelişmelerin piyasalara pozitif yansıdığını dile getirdi. Bir kademeli not artışı ile diğer kredi derecelendirme kuruluşlarından da önümüzdeki süreçte not artışlarının yolunu açacağını ifade eden Yücel Tonguç Erbaş, merkez bankasının rezervlerindeki iyileşmenin önemini vurguladı. Moody’s kararı sonrası pazartesi günü beklenen üzerine bir kademeli not artışının piyasaya olumlu yansıyacağını dile getiren Erbaş, kar realizasyonlarını da beraberinde getireceğini belirtti.
FAİZ İNDİRİMLERİ BAŞLAYACAK MI?
Fed’in faiz indirimleri ile Avrupa ve Türkiye’de de faiz indirimlerinin başlayacağının daha önceden konuşulduğunu söyleyen Ahlatcı Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Yücel Tonguç Erbaş, senaryonun aksine Avrupa Merkez Bankası’nın geçtiğimiz ay bir faiz indirimine gittiğini ancak Fed’in faiz indirimlerini sene sonuna ötelediğini vurguladı. Erbaş, faiz indirimlerinin gündeme gelmesini ‘acele kararlar’ olarak nitelendirdi. Faiz indirdikten sonra duraksamaları piyasaların negatif algıladığını dile getiren Erbaş, Fed’in faiz indirmeme sebeplerinden birinin de bu durum olduğunu belirtti. Global merkez bankalarından yola çıkarak Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nı değerlendiren Erbaş, merkezin ‘yeterli veri’ vurgusunun önemine dikkat çekti. Erbaş, TCMB’nin 2025 yılının ilk çeyreğinde bir faiz indirimine gidebileceği yönünde tahminlerde bulundu.
ALTINDA FED ETKİSİ!
Altın fiyatlarını etkileyen birçok bileşenin olduğunu söyleyen Ahlatcı Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Yücel Tonguç Erbaş, ons altında 2.450 seviyesinin kırılarak rekor seviyeleri altının test ettiğini belirtti. Kur tarafında hareketlilik beklemediklerini belirten Erbaş, gram altında belirleyici unsurun ons altın olduğunun altını çizdi. ABD’de yaşanan siyasi gelişmeler ile doların desteklendiğini belirten Tonguç Erbaş, ons altında son günlerde baskı yaşandığını dile getirdi. Geri çekilmelerin altında fırsat oluşturduğunu söyleyen Erbaş, yıl sonuna doğru altında yükseliş trendinin devam edeceğini de belirtti.
Peygamberler tarihinin pek çok önemli hadisesine sahne olan bu ayın, Müslümanların inanç ve gönül dünyalarında özel bir yere sahip olduğunu anlatan Erbaş, muharremin barındırdığı hikmetlere binaen hürmete layık bir ay olarak kabul gördüğünü ifade etti.
Muharremin aynı zamanda hicri takvimin başlangıç ayı olduğunu hatırlatan Erbaş, bu açıdan Müslümanlara, Hazreti Muhammed ve ona tabi olanların, cahiliye karanlığından uzaklaşarak aydınlık bir çağın temellerini attıkları kutlu hicretini hatırlattığını kaydetti.
Erbaş, bu ayın çile ve ızdırap dolu Mekke döneminin ardından Müslümanların bir muştu serinliğinde yeni başlangıçlara doğru yürüyüşünü de hatırlattığına işaret ederek şöyle devam etti:
“Diğer yandan muharrem ayı, Ehl-i Beyt’in kutlu mensubu Hazreti Hüseyin’in ve arkadaşlarının şehadetinin acısını ve hüznünü taşır. Maalesef hicri 61 yılının 10 Muharrem’inde, Peygamber Efendimizin çok sevdiği torunlarından Hazreti Hüseyin ve beraberindeki pek çoğu Ehl-i Beyt’ten yetmiş kadar mümin, Kerbela’da acımasızca şehit edilmiştir. Muharrem ayı, o tarifi imkansız elemi bizlere yeniden hatırlatır. Yüreklerimizi derin bir hüzne gark eder.”
Erbaş, hakkın, hukukun, adaletin, merhametin müdafaası için yola çıkan Hazreti Hüseyin ve maiyetindekilerin, zulme karşı onurlu mücadeleleri ve asil duruşlarıyla, hak ve hakikat yolunda yürüyenlerin gönüllerinde müstesna bir yer edindiği değerlendirmesinde bulundu.
Hazreti Hüseyin ve beraberindekileri şehit edenlerin, tarihin karanlık sayfalarında ilelebet mahkum edildiğini de belirten Erbaş, “Zira Allah Rasulü’nün Ehl-i Beyti, Müslümanlar için kıymetli bir emanettir. Hazreti Hüseyin ise bizatihi Peygamber Efendimizin övgüsüne, ilgisine ve muhabbetine mazhar olmuş bir şahsiyettir. Onları sevmek, Allah ve peygamber sevgisinin bir tezahürüdür. Onlara hürmet etmek, her Müslümanın sorumluluğudur.” ifadelerine yer verdi.
Hazreti Hüseyin’i sevmek ve onun yolundan gitmenin geçmişte olduğu gibi bugün de tüm zorluklara göğüs gererek onurlu ve ilkeli bir hayatı tercih etmeyi, zulmün karşısında, mazlumun yanında durmayı, haktan ve hakikatten yana saf tutmayı ve bu uğurda canını bile feda etmeyi göze alabilmek olduğunun altını çizen Erbaş, şunları kaydetti:
“Dolayısıyla yüreği Kerbela ateşiyle yanan Müslümanlar olarak bizler, hüznümüzü bir matem atmosferine hapsetmeden yaşamalı ve bu olaydan çıkarılacak derslerle yeni Kerbela’ların yaşanmayacağı bir gelecek inşa etmenin gayreti içinde olmalıyız. Hazreti Hüseyin’in şahsında İslam davasına sahip çıkmanın faziletini, İslam kardeşliğinin kıymetini ve fitneden uzak durmanın önemini nesillerimize iyi anlatmalıyız.
Bu vesileyle başta Hazreti Hüseyin ve Kerbela mazlumları olmak üzere asrısaadetten günümüze kadar din, iman, vatan ve mukaddesat uğrunda feday-ı can eden bütün şehitlerimizi rahmet ve minnetle yad ediyorum. İdrak ettiğimiz muharrem ayını ve Aşura gününü milletimizin, alem-i İslam’ın ve tüm insanlığın huzur ve selametine vesile kılmasını yüce Rabbimizden niyaz ediyorum.”
Yurt içi ve yurt dışında kurslara katılan tüm öğrencilere ve öğreticilere başarı dileğinde bulunan Erbaş, “Allah Resulü Efendimiz 23 yıl boyunca, 40 yaşından 63 yaşına kadar önce Mekke’de 13 yıl, sonra Medine-i Münevvere’de 10 yıl insanları karanlıklardan aydınlığa Kur’an ile çıkarmak için büyük mücadele verdi. Yesrib’i, Medine-i Münevvere yapmanın yolu mektepten geçiyordu. O mektebi Mescid-i Nebevi’nin içinde kurdu. ‘Suffe’ diyoruz biz ona. Şehirlerin aydınlanmasının yolu mescitlerden, camilerden geçiyor. Camisiz şehir, kalpsiz bedene benzer.” diye konuştu.
Allah Resulü’nün Yesrib’i aydınlanmış şehir yapmak için Mescid-i Nebevi’yi inşa ettiğini anlatan Erbaş, şöyle devam etti:

“90 BİN CAMİMİZİN HER BİRİ YAZ KURSLARIMIZDA BİR MEKTUP OLUYOR”
“Sadece namaz kılınıp girilip çıkılan bir yer olmasın diye onu mektebe dönüştürdü, okula dönüştürdü. Allah Resulü Efendimizin varisleri olarak ülkemizde 90 bin camimizi ilmin, irfanın, bilginin, hikmetin öğrenildiği yer olarak değerlendirmeye çalışırsak, gerçekten Peygamber Efendimizin yolunu takip etmiş sayılırız. 90 bin camimizin her biri yaz kurslarımızda bir mektep, suffe oluyor. Efendimiz 23 sene boyunca bu vazifesini yaptı. Sonra veda haccında, veda hutbesinde ashabına çeşitli vasiyetlerde bulundu. Vasiyetlerden birisi şuydu, ‘Size iki şey bıraktım, iki şeyi emanet ettim. Bu iki şeye sarıldığınız sürece yolunuzu şaşırmazsınız. Onlardan bir tanesi Allah’ın kitabı Kur’an-ı Kerim, diğeri de Resulünün sünneti’.
Kur’an’da Allah şöyle buyuruyor, ‘Ey Muhammed, kitabı sana insanları karanlıklardan aydınlığa çıkarasın diye indirdik’. Bizler Allah Resulü Efendimizin bu vasiyetini yerine getirmek üzere onun varisleri olarak yola çıktık. Diyanet İşleri Başkanlığı, Mescid-i Nebevi’nin şubesi, varisi. Diyanet İşleri Başkanlığında görev yapan bütün hocalarımız, ünvanı ne olursa olsun, hepimiz Peygamber Efendimizin varisleriyiz. Öğrencilerimiz, Kur’an kurslarına devam eden yavrularımız da suffe, Mescid-i Nebevi’nin içindeki o okulda eğitim gören binlerce talebenin varisleri. Aidiyetimizi tazeleyelim. Peygamberimize olan aidiyetimiz, suffeye olan aidiyetimiz, mektebe, mescide olan aidiyetimiz, ashaba olan aidiyetimiz bunları tazelememize vesile oluyor Kur’an kurslarımız, yaz kurslarımız.”

Varisler olarak insanları karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için çalıştıklarını dile getiren Erbaş, “Eğitimimizi, bilgi, hikmet, ilim, irfan için insanlar, gençler, çalışsınlar o yolda olsunlar diye buna layık olmaya çalışıyoruz. Diyanet İşleri Başkanlığı işte böyle önemli bir kurum. Hocalarımız, 81 il müftümüz, 922 ilçe müftümüz, imamlarımız, müezzinlerimiz, Kur’an kursu öğretmenlerimiz, vaizlerimiz, yaz Kur’an kursunda görev alacak fahri öğreticilerimiz, ilahiyat fakültesi mezunu gençlerimiz, imam hatip lisesi mezunu hafız kardeşlerimiz yaz kurslarımızda görev alıyorlar. Onlar Peygamber Efendimizin bıraktığı yerden bu emaneti omuzlarına almış. Onun bizim için buyurduğu, ‘Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim’ hadisi doğrultusunda çocuklarımız, gençlerimizi en güzel şekilde Peygamber ahlakı ile yetiştirmek için yollara düşmüş kardeşlerimiz. Bütün hocalarımıza buradan selam olsun.” diye konuştu.
Velilere seslenen Erbaş, yaz Kur’an kurslarının iyi değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Camilerimiz, Kur’an kurslarımız çocuklarımızla şenlensin. Anne babalar olarak bir gün bu fani hayatımız son bulacak, Rabb’imize kavuşacağız. Hesabın kitabın kurulduğu gün önümüze amel defterimiz açılacak. Bize denecek ki, ‘Oku bakalım amel defterini’. İşte o zaman kitabımızı okurken çocuklarımıza nasıl güzel, doğru yolu gösterdiğiniz, Kur’an-ı Kerim ile onları nasıl buluşturduğumuz amel defterimizde önümüze çıkacak.” ifadelerini kullandı.
“Beşerin derdine dermandır Kur’an”
Erbaş, Kur’an ahlakıyla ahlaklanmayan dünyada birçok kötülüğün yaşandığına dikkati çekerek, şöyle konuştu:

“Bakın dünyanın haline. Bakın Kur’an ahlakıyla ahlaklanmayan, kendisini insan zanneden birilerinin oluşturduğu toplumlara. Görüyorsunuz işgalci, zalim, siyonist topluluk nasıl bebekleri, çocukları, masumları, kadınları gözünü kırpmadan canavardan beter şekilde öldürüyor. Nasıl bombalıyor görüyorsunuz dünyanın gözü önünde. Beşerin derdine dermandır Kur’an. Kur’an’dan ilhamla oluşan Müslümanın savaş hukukunda ne yazıyor? Askerler savaşmak zorunda kaldığında cephede sakın ha düşman tarafın kadınlarına dokunmayacaksın, çocuklarına dokunmayacaksın, masumlara dokunmayacaksın, mabetlere dokunmayacaksın, eli silahsız insanlara dokunmayacaksın, din adamlarına dokunmayacaksın. Merhamete bakar mısınız?
İslam medeniyeti, merhamet medeniyetidir. Yeşile dokunmayacaksın, hayvanlara dokunmayacaksın, ormanına, ağacına dokunmayacaksın. İslam hukukunun en önemli maddelerinden birisidir bu. Onun için dünyanın Kur’an’a, İslam’ın merhametine, Kur’an’ın merhametine ihtiyacı var. Peygamber Efendimizin merhametine ihtiyacı var dünyanın. Çocuklarımızın, gençlerimizin, toplumumuzun İslam’ın merhamet medeniyetine ihtiyacı var. Derdimiz, tasamız bu, amacımız bu. Çocuklarımız böyle bir medeniyetin değerleriyle yetişsin. Ülkemizde 19 milyon sadece öğrenci, üniversite öncesinde var. 9 milyon öğrenci üniversitelerimizde var. 28 milyon sadece öğrenci sayımız. Bunlara sahip çıkmamız lazım. Müslüman çocukların Müslüman merhametiyle İslam medeniyetinin değerleriyle yetişmesi lazım. Herkesin bu bilinçte, bu şuurda olması lazım. “

Herkesin bu konuda sorumluluğu olduğunu, idarecilerden anne babalara kadar herkesin çocuklara ve gençlere bu değerleri vermesi gerektiğinin altını çizen Erbaş, “Bütün öğretmenlerimiz, Peygamberimize aidiyet duyan her öğretmenimiz aynı zamanda onun varisidir. Okullarımızda seçmeli Kur’an dersleri, seçmeli Peygamber Efendimizin Hayatı dersleri, bu dersleri çocuklarımızın daha çok seçmesi için öğretmenlerimizin, idarecilerimizin mutlaka teşvik etmesi lazım.” dedi.
Programda çocuklar ilahiler okudu, sunumlar gerçekleştirildi.
Törene Samsun Valisi Orhan Tavlı, AK Parti Samsun Milletvekili Ersan Aksu, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nihat Soğuk, Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal, Samsun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın, Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Sedide Akbulut, İl Müftüsü Seyfullah Çakır, daire müdürleri ve Kur’an kursu öğrencileri katıldı.
Haber7
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek borsaya yönelik vergi çalışmalarını ertelediklerini belirtirken, bu açıklamanın ardından ilk işlem gününde borsada pozitif atmosfer yaşandı. Borsa İstanbul bayram öncesi haftanın son işlem gününe yükselişle, 10.528,14 puandan başladı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB), haftalık para ve banka istatistiklerini açıkladı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının toplam rezervleri, 7 Haziran haftasında bir önceki haftaya göre 2 milyar 504 milyon dolar artarak 146 milyar 152 milyon dolarla tüm zamanların en yüksek seviyesine çıktı.
Dünyanın sanayileşmiş 7 büyük ekonomisini bir araya getiren G7 Liderler Zirvesi, dönem başkanı İtalya’nın Borgo Egnazia beldesinde başladı. ABD, Almanya, İngiltere, Japonya, Fransa, Kanada ve İtalya’dan oluşan G7 ülkeleri, AB liderlerinin de katılımıyla 50. G7 Liderler Zirvesi için Borgo Egnazia’da bir araya geldi.
Ekonomik göstergelerin yakın takip edildiği bu dönemde, altın fiyatları da yatırımcının ‘güvenli limanı’ olmaya devam ediyor.
Ahlatcı Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Tonguç Erbaş, bayram öncesi piyasalarda gündemi Haber7’ye değerlendirdi.
VERGİ RAFA BORSA RALLİYE KALKTI
Borsa İstanbul’da 11 bin puan seviyesi sonrası düzeltmelerin yaşandığın söyleyen Ahlatcı Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Tonguç Erbaş, bankacılık sektöründe yaşanan gelişmelerinde geri çekilmelere neden olduğunu belirtti. Haftanın son işlem günü ve bayram öncesi sebebi ile işlem hacminin düşük olduğunu ifade eden Tonguç Erbaş, vergilendirme konusuna da değindi.
Geçtiğimiz haftalarda kamuoyuna yansıyan borsada işlem vergisi haberlerinin piyasayı belirsizlik gerekçesi ile negatif etkilediğini dile getiren Erbaş, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in vergi çalışmalarını ertelediklerinin altını çizdi. Borsa’nın bayram sonrası gri listeden çıkma hikayesi ile yeni rekor seviyeler deneyeceğini belirten Yücel Tonguç Erbaş, Borsa İstanbul’un ralliye hazırlandığını ifade etti.
MERKEZ BANKASI REZERVLERİ TÜM ZAMANLARIN EN YÜKSEK SEVİYESİNDE
Rezerv artışının uygulanan politikanın bir sonucu olduğunu dile getiren Ahlatcı Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Erbaş, hisse senedi tarafında yabancı çıkışı varken tahvil tarafında da yabancı girişinde artış yaşandığını belirtti. Tonguç Erbaş, döviz girişinin devam etmesi ile ortalama her hafta bir rezerv artışı yaşandığını dile getirdi. Burada iyimser bir tablo yarattığını söyleyen Erbaş, Merkez Bankası’nın duruşunun da net olduğunu vurguladı.
DÜNYANIN GÖZÜ G7 LİDERLER ZİRVESİNDE
G7 zirvesinin önemli başlıklarını değerlendiren Tonguç Erbaş, jeopolitik riskler noktasında ekonomiye yansımalarına değindi. Rusya Ukrayna meselesine vurgu yapan Erbaş, Avrupa’da bir siyasi sürecin ilerlemesi ile Merkez Bankası’nın faiz indirimine gitmesini değerlendirdi. Erbaş, zirvede ekonomik risklerin üzerinde durulduğunu belirtti.
BAYRAM ÖNCESİ ALTINDA HAREKETLİLİK
Fed kararı sonrası altında düşüş yaşandığını ancak enflasyon verileri sonrasında da bir yükseliş gördüklerini söyleyen Yücel Tonguç Erbaş, yıl sonunda ons altını 2.800 seviyelerinde beklediklerini ifade etti. Faiz indirimlerinin başlaması ile altının etkileneceğini söyleyen Erbaş, yaz aylarında altının yatay seyredeceğini yıl sonuna doğru ivmenin yukarı yönlü olacağını belirtti.
Hazreti İbrahim ve Hazreti İsmail’in tevhit ve teslimiyet destanının bu topraklarda yaşandığını, son peygamber Hazreti Muhammed’in bu şehirde doğduğunu belirten Erbaş, “Hayat rehberimiz son vahiy Kur’an burada nazil oldu. İslam’ın tebliği bu şehirde başladı. Tarihin akışı burada istikamet buldu. İnsanlığın talihi burada değişti.” diye konuştu.
Haccı öze dönüş fırsatı, imanın ve güzel ahlakın tahkim edildiği bir yolculuk, ümmet bilincini pekiştiren evrensel bir kardeşlik buluşması ve bir eğitim süreci olarak nitelendiren Erbaş, “Hac, bir diriliştir. Vahyin rehberliğinde iman ile sünnetin rehberliğinde güzel ahlak ile diriliştir.” değerlendirmesini yaptı.
“GÖZÜ DÖNMÜŞ KATİLLER SÜRÜSÜ SOYKIRIM YAPMAYA DEVAM EDİYOR”
Dünyanın zor ve sıkıntılı süreçten geçtiğini, savaşların, çevre sorunlarının ve toplumsal krizlerin kıskacında bunalan insanlığın çıkış yolu aradığını belirten Erbaş, şunları söyledi:
“Müslümanların birlik ve beraberlik içinde güç birliği yapması gerekmektedir. Hac bunun en büyük örneklerinden biridir. Müslümanlar olarak vahdet şuurunu güçlendirmeye ihtiyacımız var. Yani Müslümanlar birlik, beraberlik içinde feraset ve dirayetle hareket etmek, imkanlarını birleştirmek ve küresel düzeyde güçlü inisiyatifler almak zorunda. Dünyanın her yerindeki mazlumların yüzünün gülmesi için buna mecburuz. İslam’ın adalet ve merhamet ilkeleriyle insanlığı buluşturmak ve bunalımlar çağından umuda, sevince ve aydınlık yarınlara güçlü bir yol açmak için buna mecburuz.”
İsrail’in, Gazze’ye yönelik saldırılarına da değinen Erbaş, “Filistin’in, Gazze’nin kurtuluşu için buna mecburuz. İşte görüyorsunuz, gözü dönmüş katiller sürüsü, en vahşi hayvanları bile utandıracak kadar barbarca ve aşağılık politikalarla soykırım yapmaya devam ediyor. Şayet Müslümanlar haccı tam manasıyla idrak edebilir ve haccın öğrettiği değerleri hayata taşıyabilirse tüm yeryüzü felaha kavuşacaktır.” ifadelerini kullandı.
“4 BİN 128 KİŞİLİK EKİPLE HACILARIMIZA HİZMET EDİYORUZ”
Haccı zorlukları olan meşakkatli bir ibadet olarak tanımlayan Erbaş, “Diyanet İşleri Başkanlığı olarak vatandaşlarımızın her yönüyle en güzel şekilde hac ibadetini yerine getirmeleri ve evlerine dönmeleri için azami gayret gösteriyoruz.” dedi.
Hac ibadetini irşat, eğitim sürecine dönüştürmek istediklerini vurgulayan Erbaş, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“En yetkin hocalarımızdan 76 kişilik özel bir irşat ekibimiz var. 430 kadın irşat görevlimiz var. Yine 378 kafile başkanı ve 1736 din görevlisi hocamızla irşat faaliyeti yürütüyoruz. Toplam 4 bin 128 kişilik ekiple Mekke ve Medine’de hacılarımıza hizmet ediyoruz. Söz konusu ekibimiz içerisinde sağlık alanında hizmet veren 503 kişilik bir sağlık ekibi de bulunmaktadır. Bu sene 84 bin 942 vatandaşımız hac ibadeti için kutsal topraklara geliyor. Bu sayının yüzde 53’ü kadın, yüzde 47’si erkeklerden oluşuyor. Bugün itibarıyla hacı adaylarımızın büyük çoğunluğu Mekke ve Medine’ye intikal etti. Birkaç gün içerisinde tüm hacı adaylarımız kutsal topraklara gelmiş olacak inşallah.”
“7 VATANDAŞIMIZ VEFAT ETTİ”
Bu sene hacca gelenlerin yaş ortalamasının 60 olduğunu açıklayan Erbaş, “Şu ana kadar hac için kutsal topraklarda bulunan 7 vatandaşımız vefat etmiştir. Hepsine Allah’tan rahmet diliyorum. Yakınlarına Rabb’imizden sabrıcemil niyaz ediyorum.” ifadesini kullandı.
Hac ibadetini en güzel şekilde yerine getirmesi noktasında Suudi Arabistan hac bakanlığıyla iyi bir işbirliklerinin olduğunu aktaran Erbaş, “Tarik-i Mekke projesiyle vatandaşlarımızın havaalanında hiç bekletilmeden intikalleri sağlanıyor. Buradan, hacılara yönelik hizmetleri için dost ve kardeş ülke Suudi Arabistan’ın yetkililerine de çok teşekkür ediyorum.” dedi.
Erbaş, bir gazetecinin Kurban Bayramı’nın, hilalin görülmesindeki farklılık sebebiyle tüm İslam aleminde aynı güne denk gelip gelmeyeceğine yönelik sorusu üzerine Erbaş, Türkiye olarak yıllardan beri Ramazan ve Kurban Bayramlarını önceden belirlenmiş bir şekilde hesapladıklarını ve ilan ettiklerini belirtti.
Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, bu sene büyük bir birliktelik içinde İslam ülkelerinin aynı gün Kurban Bayramı’nı idrak edeceklerine yönelik inancını dile getirdi.
Diyanet İşleri Başkanlığının “Filistin’e destek, Gazze’ye dua” çağrısı üzerine gerçekleştirilen programlarda cemaattekiler, katledilen Müslümanlar için edilen dualara iştirak etti.
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Hacı Bayram-ı Veli Camisi’nde sabah namazını kıldırdı ve Kur’an-ı Kerim okudu.
Tesbihatlar ve getirilen salavatların ardından cemaate hitap eden Erbaş, “Şanlı ordumuzun kahraman askerleri, cennet karşılığında canlarını ve mallarını Rabbimizin satın aldığı kimselerdir.” diyerek, tüm şehitlere rahmet diledi.

Cennet karşılığında canları satın alınan nice insanın şu an Gazze’de de şehit olduğunu belirten Erbaş, “Bazen toplu katliamlara maruz kalıyorlar. Soykırıma maruz kalıyorlar. Zalim işgalcilerin hiç merhameti yok, ahlakı yok, hukuku yok, insanlığı yok. Karşı tarafta insanlıktan tamamen çıkmış varlıklar, yukarıdan attıkları bombalarla çadırlarda kalan masum yavruları yakarak katlediyorlar.” dedi.

“ZALİMLERE YARDIM EDENLER BUNUN HESABINI VERECEK”
Erbaş, İsrail’e yardım edenlerin büyük bir haram ve günah işlediğini vurgulayarak, şöyle konuştu:
“Bunu buradan açıkça haykırıyorum. Zalimlere yardım eden, dolaylı yollardan dahi olsa yardım edenler bunun hesabını verecek. Bunun hesabını hem dünyada hem ahirette verecek. Ahirette vereceği kesin, dünyada da bunun mutlaka zararını görür. O yüzden hala boykota karşı duyarsız olanlar varsa dikkatli olsunlar. Dünya fanidir. Bu dünyadan bir şekilde asıl dünyaya, ahirete göç edeceğiz. Kimse baki değil Allah’tan başka bu dünyada. Malımız, mülkümüz, evimiz, barkımız, hanlarımız, apartmanlarımız, altınlarımız, paralarımız bizimle ahirete gitmeyecek ama Allah yolunda harcarsak bizimle gidecek. Bunu da unutmayalım. O yüzden mazlumların yanında yer alalım.”

Dünyada Filistin bayraklarıyla gösteriler yapan vicdanlı insanların olduğunu aktaran Erbaş, “İnancı ne olursa olsun mazlumun yanında olmak, zalimin karşısında olmak her insanın vazifesidir.” diye konuştu.
Konuşmasının ardından Erbaş, şehit Mehmetçik ve Filistinliler için dua etti.

81 İLDE DUALAR EDİLDİ
Öte yandan Erbaş, dün sosyal medya hesabından “Filistin’e destek, Gazze’ye dua” paylaşımında bulunarak, sabah namazında tüm camilerde şehit olan Mehmetçik ve Filistinler için dua edileceğini bildirmişti.
Bu kapsamda, 81 ildeki tüm camilerde sabah namazında dua edildi.
Büyük Çamlıca Camisi’nde cemaat, Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından sabah namazı için saf tuttu.
Namazın ardından başta Gazze olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde zulüm gören ve katledilen Müslümanlar için dua edildi.
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, dün akşam sosyal medya hesabından “Filistin’e destek, Gazze’ye dua” paylaşımında bulunmuştu.
Erbaş, paylaşımında, “Gazze’de soykırıma uğrayan Filistinli kardeşlerimiz ve vatan müdafaasında şehadete kavuşan aziz şehitlerimiz için 31 Mayıs Cuma günü sabah namazında tüm camilerimizde dua edeceğiz.” ifadesini kullanmıştı.
İzmit ilçesindeki tarihi Fevziye Camisi’ne gelen vatandaşlar namazda saf tuttu.

Namazın ardından Kur’an-ı Kerim okundu. İsrail’in saldırıları sonucu Filistin’de hayatını kaybedenler için eller semaya açılırken dua edildi.

İsrail son olarak Refah’ta yerlerinden edilmiş Filistinlilerin yaşadığı çadır kente saldırı düzenlemiş, onlarca kişi ölmüştü.
Haber7
Piyasalarda hareketlilik devam ederken altın fiyatları güne sert yükselişle başladı. Fed faiz indirimi beklentisi ile altının değer kazandığını dile getiren Yatırım Uzmanı Erbaş, altının seyrine ilişkin yatırımcılara uyarılarda bulundu.
ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimine eylülde başlayacağına ilişkin fiyatlamaların güçlenmesi ve gerileyen tahvil faizlerinin altının alternatif maliyetini düşürmesiyle altının onsu değer kazandı.
Ons altın güçlenerek dün yüzde 1,6 değer kazanırken, yeni günde 0,4 artışla 2 bin 357 dolardan alıcı buldu. Ons altın şimdi ise gücünü daha da artırarak güne 2 bin 363 dolardan devam ediyor. Ons altındaki değer kazancı yurt içindeki altın fiyatlarını yukarı yönlü hareket ettirdi.
Ahlatcı Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Yücel Tonguç Erbaş, altın ve piyasalara dair Haber7’ye konuştu.
ALTIN FİYATLARINDA SERT YÜKSELİŞ!
Gram altında aşağı yönlü bir hareketten ziyade hem TL hem de dolar ile daha paralel seyredeceğini belirten Yatırım Uzmanı Tonguç Erbaş, Amerika’dan gelen işsizlik ve istihdam vurgusu ile doların küresel piyasalarda değerini düşürdüğünü ifade etti. Erbaş, ons altının Fed’in faiz indirimi ve istihdam verilerine odaklandığını gözlemlediklerini söyledi. Tonguç Erbaş, Amerika’da istihdamda bozulma verilerinin devam ettiği senaryo için “Bu bozulma faizlerin daha erken inebileceğini gösterir. Dolayısıyla bu durum ons altının yukarı çekileceğini gösterir. Gram altının da yukarı yönlü hareket etmesine neden olabilir” diye konuştu.
Son haftalarda altında iyileştirici bir düzeltmenin olduğunu ifade eden Erbaş, altında yataylaşmanın olduğunu belirtti. Erbaş, yaz aylarına doğru ons altının 2,400 dolar bandını, gram altının ise 2,500’lerin üzerine gidebileceğine yönelik tahminlerde bulundu.
YIL SONU ENFLASYON TAHMİNİ TUTAR MI?
Merkez Bankası enflasyon tahmin raporuna ilişkin konuşan Ahlatcı Yatırım GMY Yücel Tonguç Erbaş, raporun ekonomik açıdan bir yol haritası çizdiğini belirtti. Erbaş, yılsonu enflasyon tahmininin artışla yüzde 38’e güncellenmesine ilişkin, “Burada önemli gelişme, Ocak ve Mart ayı arasında enflasyonun beklenen üzerinde gerçekleşmesi oldu. Mart ayında bir faiz artışına gidildi ve hatta gerekirse bir adım daha sıkılaşmaya gidilebilir sinyali verilmişti. Son dönemdeki bozulmanın etkisi ile revizyona gidildiğini gözlemledik. Mayıs’ta bir zirvenin olabileceği ve daha sonrasında bir geri çekilmenin olacağı beklentiler arasında” dedi.
BORSA’DA İVME YUKARI DEVAM EDECEK Mİ?
Borsa tarafını orta vadeli değerlendiren Yücel Tonguç Erbaş, 9,700 – 9,800 direncinin aşağı yönlü hareketi olmadığı takdirde yatay devam edebileceği yönünde tahminlerde bulundu. Erbaş, CDS’lerde 280 bandının altına gerilemesi ve yabancı girişinin yoğunlaşması ile TL varlıklarına 1 milyar doların üstünde bir miktarın girişinin borsa için önemli noktalar olduğunun altını çizdi.
Direnç seviyesinin aşağı kırılmadıkça yeni zirvelere doğru gidileceğini belirten Erbaş, Türkiye’nin gri listeden çıkması ve Temmuz ayında not artışı beklentisinde olduklarını ifade etti. Erbaş, yabancı yatırımcının pozitife çevrilmesine değinerek 10,500’ün hacimli geçilmesi durumunda 10,900 – 11,000 ve yılsonuna doğru 12,000 gibi hareket beklediklerini belirtti.
Haber7
Piyasalarda hareketlilik devam ederken altın fiyatları güne sert yükselişle başladı. Fed faiz indirimi beklentisi ile altının değer kazandığını dile getiren Yatırım Uzmanı Erbaş, altının seyrine ilişkin yatırımcılara uyarılarda bulundu.
ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimine eylülde başlayacağına ilişkin fiyatlamaların güçlenmesi ve gerileyen tahvil faizlerinin altının alternatif maliyetini düşürmesiyle altının onsu değer kazandı.
Ons altın güçlenerek dün yüzde 1,6 değer kazanırken, yeni günde 0,4 artışla 2 bin 357 dolardan alıcı buldu. Ons altın şimdi ise gücünü daha da artırarak güne 2 bin 363 dolardan devam ediyor. Ons altındaki değer kazancı yurt içindeki altın fiyatlarını yukarı yönlü hareket ettirdi.
Ahlatcı Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Yücel Tonguç Erbaş, altın ve piyasalara dair Haber7’ye konuştu.
ALTIN FİYATLARINDA SERT YÜKSELİŞ!
Gram altında aşağı yönlü bir hareketten ziyade hem TL hem de dolar ile daha paralel seyredeceğini belirten Yatırım Uzmanı Tonguç Erbaş, Amerika’dan gelen işsizlik ve istihdam vurgusu ile doların küresel piyasalarda değerini düşürdüğünü ifade etti. Erbaş, ons altının Fed’in faiz indirimi ve istihdam verilerine odaklandığını gözlemlediklerini söyledi. Tonguç Erbaş, Amerika’da istihdamda bozulma verilerinin devam ettiği senaryo için “Bu bozulma faizlerin daha erken inebileceğini gösterir. Dolayısıyla bu durum ons altının yukarı çekileceğini gösterir. Gram altının da yukarı yönlü hareket etmesine neden olabilir” diye konuştu.
Son haftalarda altında iyileştirici bir düzeltmenin olduğunu ifade eden Erbaş, altında yataylaşmanın olduğunu belirtti. Erbaş, yaz aylarına doğru ons altının 2,400 dolar bandını, gram altının ise 2,500’lerin üzerine gidebileceğine yönelik tahminlerde bulundu.
YIL SONU ENFLASYON TAHMİNİ TUTAR MI?
Merkez Bankası enflasyon tahmin raporuna ilişkin konuşan Ahlatcı Yatırım GMY Yücel Tonguç Erbaş, raporun ekonomik açıdan bir yol haritası çizdiğini belirtti. Erbaş, yılsonu enflasyon tahmininin artışla yüzde 38’e güncellenmesine ilişkin, “Burada önemli gelişme, Ocak ve Mart ayı arasında enflasyonun beklenen üzerinde gerçekleşmesi oldu. Mart ayında bir faiz artışına gidildi ve hatta gerekirse bir adım daha sıkılaşmaya gidilebilir sinyali verilmişti. Son dönemdeki bozulmanın etkisi ile revizyona gidildiğini gözlemledik. Mayıs’ta bir zirvenin olabileceği ve daha sonrasında bir geri çekilmenin olacağı beklentiler arasında” dedi.
BORSA’DA İVME YUKARI DEVAM EDECEK Mİ?
Borsa tarafını orta vadeli değerlendiren Yücel Tonguç Erbaş, 9,700 – 9,800 direncinin aşağı yönlü hareketi olmadığı takdirde yatay devam edebileceği yönünde tahminlerde bulundu. Erbaş, CDS’lerde 280 bandının altına gerilemesi ve yabancı girişinin yoğunlaşması ile TL varlıklarına 1 milyar doların üstünde bir miktarın girişinin borsa için önemli noktalar olduğunun altını çizdi.
Direnç seviyesinin aşağı kırılmadıkça yeni zirvelere doğru gidileceğini belirten Erbaş, Türkiye’nin gri listeden çıkması ve Temmuz ayında not artışı beklentisinde olduklarını ifade etti. Erbaş, yabancı yatırımcının pozitife çevrilmesine değinerek 10,500’ün hacimli geçilmesi durumunda 10,900 – 11,000 ve yılsonuna doğru 12,000 gibi hareket beklediklerini belirtti.
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın kamuda tasarruf tedbirleri hayata geçirilirken Audi A8 marka bir otomobil talep ettiği yolunda haberler basında yer almıştı.
Ali Erbaş ayrıca Irak’ta Arapça bir röportajda tercüman kullanınca CV’sinde yazmasına karşın iyi derecede Arapça bilmemekle suçlanmıştı.
Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Hürriyet yazarı Ahmet Hakan’a gönderdiği açıklamayla iddialara yanıt verdi.
İşte Ahmet Hakan’ın bugünkü köşe yazısındaki ilgili kısım;
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’la ilgili üç iddianın gündemde olduğunu, Erbaş’ın bu konularda konuşması gerektiğini yazmıştım. Erbaş, yazılı bir açıklama göndermiş bana. İşte söyledikleri:
ARAPÇA BİLMİYOR DEMEK İTİBAR SUİKASTIDIR
IRAK’ta Arapça bir röportajda tercüman kullanmıştı Ali Erbaş. Bu olay nedeniyle “CV’sinde Arapça biliyor yazdığı halde Arapça bilmediği ortaya çıktı” diye haberler yapıldı.
*
Erbaş, bana gönderdiği açıklamada aldığı eğitimleri detaylarıyla sıralamış, başarıyla geçtiği sınavları yazmış. Yazdığı tezlerden, yaptığı çevirilerden örnekler vermiş.
Ardından da şunu sormuş:
“Böyle bir akademisyeni Arapça bilmemekle itham etmek haksızlık değil midir?”
*
Peki Irak’ta neden Arapça tercüman kullandı?
O konuda da şöyle demiş Erbaş:
“Diplomatik hassasiyet gereği Irak’ta yaşanan özel bir olayı bahane ederek itibar suikastına yol açan üslupla bir insana acımasız saldırılarda bulunmak haksızlık değil midir?”
‘DUAYI AVUCUNA YAZDI’ İDDİASI TAMAMEN YALAN
ERBAŞ’ın bir dua görüntüsü yayınlandı sosyal medyada. “Dua metnini avucuna yazmış, oradan okuyor” diye servis edildi bu görüntü.
*
Bunu tamamen yalan ve iftira olarak nitelendiriyor Erbaş.
Ve şöyle diyor:
*
“Dua etmem istendiğinde makası sol avucumun içinde kamufle etmeye çalışırken oraya doğru bakmamı sanki avucumun içinde yazı varmış da onu okuyormuşum şeklinde yorumlamak, çarpıtmak, videoya dikkatle bakınca fark edilmesine rağmen bunun üzerinden nezaket ve eleştiri sınırlarını aşan saldırılar yapmak haksızlık değil midir?”
ESKİ ARABA KULLANILMAZ HALDE, YENİ ARABA KİRALANDI
Erbaş, “AUDİ A8 marka bir otomobil talep etti” iddiasına da yanıt vermiş.
Şöyle diyor bu konuda:
*
“2010 yılında Diyanet’e tahsis edilen 2006 model arabadan sonra 2015 yılında bir araba tahsis edilmiş ve yine kıyamet kopmuştu. O günkü Diyanet İşleri Başkanımız yine nezaket ve eleştiri sınırlarını aşan acımasız saldırılara dayanamayıp arabayı Başbakanlığa iade etmişti. İnternete bakarsanız ne acımasız haberler ve saldırılar yapıldığını görürsünüz. Aradan geçen bunca yıla rağmen bize 2023 yılına kadar hiç araba tahsis edilmedi. Eski araba artık kullanılamaz hale gelip envanterden düşünce ihtiyaca binaen söz konusu araba, kiralama yöntemiyle kullanılmaya başlanıldı.”
]]>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Papa Franciscus’a Filistin mektubu gönderdiği belirtildi.
Açıklamaya göre mektubuna, “Saygıdeğer Papa Hazretleri, Diyanet İşleri Başkanımızı kabulünüz vesilesiyle, saygı ve muhabbetlerimi iletiyorum.” sözleriyle başlayan Erdoğan, tarihsel derinliğe sahip Türkiye-Vatikan ilişkilerinin giderek ivme kazanmasından duyduğu memnuniyeti aktardı.
Erdoğan, Türkiye’nin insani diplomasi şiarıyla Kırım’ın yasadışı ilhakının gerçekleştiği 2014’ten bu yana Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü desteklediğini ve Filistinli masum sivillerin yaşam hakkının ve haklı davasının savunulmasında da en ön sıralarda yer aldığını, almaya da devam ettiğini belirtti.
Türkiye’nin 7 Ekim 2023’ten beri gönderdiği 45 bin tona yakın insani malzemeyle Gazze’ye en fazla yardım sağlayan ikinci ülke konumuna geldiğini vurgulayan Erdoğan, aralarında Hristiyanların da bulunduğu, 450 refakatçi eşliğinde, 429 Gazzeli hasta ve yaralının tedavisinin de Türkiye’de sürdürüldüğünü anlattı.
Erdoğan, mektubuna şöyle devam etti:
“Öldürmenin tüm Semavi dinlerce haram kılındığı bilincine sahip olan insanlık, Gazze’de uluslararası hukukun ve uluslararası insancıl hukukun çiğnenmesine daha fazla müsaade etmemelidir. Savaşta bile dokunulmaması gereken hastaneler, okullar, camiler, kiliselerin bilerek bombalanması karşısında sesini yükseltmelidir.
Filistin-İsrail meselesi adil bir çözüme kavuşturulmadan, Orta Doğu’da kalıcı barış ve istikrarın tesisi mümkün değildir. 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin devletinin vücut bulması ve uluslararası toplumun eşit bir üyesi olarak küresel sistemdeki yerini alması şarttır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, insani yardımların ulaştırılamaması nedeniyle açlıktan ölümlerin baş gösterdiği Gazze’de, mübarek ramazan ayında dahi ayrım gözetmeksizin devam eden İsrail saldırıları ve üçüncü yılına giren Ukrayna savaşının küresel etkileri başta olmak üzere, karşı karşıya bulunulan meydan okumaların, uluslararası toplumun işbirliği ve eşgüdüm içinde hareket etmesini gerekli kıldığını belirtti.
Erdoğan, mektubunda şunları kaydetti:
“Dünya çapında yayılan İslam karşıtlığı, ırkçılık ve yabancı düşmanlığı gibi son dönemde toplumlararası barış ve istikrarı tehdit eden eğilimler de akılda bulundurulduğunda dünyamız, kapsayıcı ve akılcı siyasete, her koşulda bütün taraflarla diyalog kurabilen aktörlere, tarihte hiç olmadığı kadar ihtiyaç duymaktadır.
Bu anlayış çerçevesinde, ortak insani değerlerimiz ve dünya barışına hizmet etme gayemiz temelinde, barış içinde bir arada yaşama ve karşılıklı anlayış kültürünü yaygınlaştırmak üzere, Vatikan’la diyalog ve işbirliğimizi daha da geliştirmekte kararlıyız. Bu vesileyle, milletim ve şahsım adına sağlık ve esenlik temennilerimi tekrarlıyorum.”
ERBAŞ, PAPA İLE GÖRÜŞTÜ
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, diyanet hizmetlerini daha yakından sağlamak için kurulan Türkiye Diyanet Vakfı’nın Genel Kurulu’nu yapmak üzere geldiği İtalya’da Papa Fransuva ile de bir görüşme gerçekleştirdi. Bu sabah Vatikan’da gerçekleştirilen görüşmeye Türkiye’nin Vatikan Büyükelçisi Ufuk Ulutaş da katıldı. Yaklaşık 15 dakika süren görüşmenin faydalı olduğunu dile getiren Erbaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mektubunu da Papa’ya sunduğunu belirtti.
Bu buluşma sonrası Türkiye’nin Vatikan Büyükelçiliği’nde Türk gazetecilere açıklama yapan Erbaş, “Dünyanın gündeminde olan önemli konuları ve özellikle Filistin’de yaşananlarla ilgili mesajlar taşıyan sayın Cumhurbaşkanımızın mektubunu bu görüşmede Papa’ya takdim ettik. Cumhurbaşkanımız bu mektuplarında Filistin-İsrail meselesi adil bir çözüme kavuşturulmadan Ortadoğu’da kalıcı barış ve istikrarın mümkün olmayacağını ifade etmişlerdir. Mektuplarında aynı şekilde 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin devletinin vücut bulmasının ve uluslararası toplumun eşit bir üyesi olarak küresel sistemdeki yerini almasının şart olduğu mesajı verilmiştir.” diye konuştu.
PAPA’DAN ERDOĞAN’A TEŞEKKÜR
Görüşmenin ana merkezini İsrail’in Filistin’de işlediği cinayet, katliam ve insanlık suçlarının oluşturduğunu anlatan Erbaş, “Barış ve birlikte yaşamanın simgesi olan Kudüs’ün İsrail zulmü altında olduğu, Müslüman, Hıristiyan demeden, bebek, çocuk, masum demeden, cami, kilise gözetmeden her yerin yakılıp yıkıldığı, çocuk, yaşlı, hasta, kadın demeden herkesin katledildiği bir durumla karşı karşıyayız. Bu duruma bir son vermek için birlikte çalışılması ve dünyanın dikkatinin daha fazla Filistin’e, Gazze’ye çekilmesi ve İsrail zulmünün durdurulması konusunu dile getirdik.” diye sözlerini sürdürdü.
Papa Fransuva’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dünya barışı için gücü olan ve çok çalışan az sayıda liderden birisi olduğunu vurguladığını belirten Ali Erbaş, “Bu sebeple şahsen kendisine selamlarımızı iletmemizi istedi ve yaptıkları için çok teşekkür ediyorum, ifadesini kullandı.” dedi.
Erbaş, Papa ile buluşmalarının gerçekten çok önemli olduğunu sözlerine ekleyerek, “İnşallah Gazze’de akan kanın, yapılan zulmün, katliamın, soykırımın son bulması konusunda bütün insanlığın dikkatinin tekrar çekilmesi ve özelikle bir an önce, acilen ateşkesin sağlanması konusunda herkesin seferber olması, her kesimin, her yetkilinin mutlaka bu konuda bir şeyler yapmasını çok önemsiyoruz.” dedi.
Erbaş, Papa’nın Türkiye’ye yaptıklarından dolayı teşekkür ettiğini, dünya liderleri içerisinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu konudaki gayretlerini her zaman hayırla yad ettiğini de ekledi. Erbaş, bir soru üzerine, Papa ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında şu an itibariyle bir görüşme planlanmadığını da belirtti.
“ÜÇ AYDA 11 BİN BEBEK, ÇOCUK, 7 BİN KADIN BOMBALAR ALTINDA CAN VERDİ”
Tarihte Yahudilerin Kudüs’ten Hristiyanlar tarafından çıkarıldığını ancak Kudüs Müslümanların idaresine geçince Yahudilerin burada yaşayabildiklerine işaret eden Erbaş, “1948 yılında orada bir devlet dedikleri, ki biz artık terör örgütüyle eşdeğer görüyoruz. Yani terör örgütü gibi davranan bir ülke olmaz. Bebekler, çocuklar,
kadınlar, yaşlılar, masumlar yukarıdan yağan bombaların altında can veriyor. Üç ayda 11 bin bebek, çocuk, 7 bin kadın toplam 25 bin civarında masum insan bombalar altında can verdi” ifadelerini kullandı.
“SÜRGÜNE GÖNDERİLEN YAHUDİLERE MÜSLÜMANLAR SAHİP ÇIKTI”
Erbaş, ecdadı soykırım yaşamış bir milletin soykırım yaptığını dile getirerek, Yahudilere şöyle seslendi:
“Kiminizin babası, dedesi, annesi, babaannesi, anneannesi Avrupa’nın ortasında soykırım yaşadı. Ama siz şimdi Kudüs’te, Filistin topraklarında soykırım yapıyorsunuz. Üstelik tarih boyunca size her zaman iyilik yapan bir millete soykırım yapıyorsunuz. Sizler Müslümanlardan hep iyilik gördünüz. İspanya’da, Endülüs’te size zulmü, katliamı kim yaptı? Haçlılar yaptı. Oradan kovulan, sürgüne gönderilen Yahudilere Müslümanlar sahip çıktı. Osmanlı Devleti sahip çıktı ya da diğer Müslüman ülkeler sahip çıktı.”
“SOYKIRIMI DURDURMAK İÇİN GAYRET EDECEĞİZ”
Müslümanların mazlumun inancına, mezhebine, ırkına bakmadığına dikkati çeken Erbaş, “Müslümanlar, kim olursa olsun mazlumun yanında yer alır. Zalim Müslüman dahi olsa onun karşısında yer alır. Bizim inancımız bunu gerektiriyor. Dolayısıyla bugün ne pahasına olursa olsun Gazze’de yapılan bu soykırımı durdurmak için elimizden geleni elimizle, dilimizden geleni dilimizle yapmaya gayret edeceğiz. Kalbimizle buğzumuzu, nefretimizi ortaya koymaya çalışacağız. Buna mecburuz. Bunu ortaya koymadığımız zaman mesul oluruz” ifadesini kullandı.
“FİLİSTİN’İN KURTULUŞU BİZİM GÜÇLENMEMİZE BAĞLI”
Erbaş, Kudüs ve Filistin meselesinin Müslümanların ortak noktası olduğunu ve bu ortak noktada Müslümanların birleşmesi gerektiğini söyleyerek, “Müminleri ortak noktada birleştirecek bazı olaylar vardır. İşte bu olayların en başında Filistin, Gazze, Kudüs davası gelmektedir. Çünkü zulüm katlandıkça devam ediyor, bunu durdurmamız lazım. Filistin davamız bir asırdır var. Daha önce zaten oralar bizim topraklarımızdı. Filistin’in kurtuluşu bizim güçlenmemize bağlı. İnşallah daha güçlü olacağız ve Filistin kurtulacak, buna inanıyoruz” açıklamalarında bulundu.
Türkiye Diyanet Vakfı’nın (TDV) 7 Ekim’den sonra Gazze’ye yönelik insani yardımlar öncelikli olmak üzere kampanya başlattığını hatırlatan Erbaş, “Diyanet İşleri Başkanlığı ve TDV olarak Gazze içerisinden temin ettiğimiz, Türkiye’den gemiyle gönderdiğimiz ve Mısır içinden satın alımı yapılarak gönderdiğimiz yardımlar var” diye konuştu.
“BOYKOTA DEVAM EDELİM”
Erbaş, Gazze’yle ilgili farkındalığı canlı tutmaya gayret ettiklerini ve bu yönde yaptıkları çalışmaların Filistin özgür oluncaya kadar devam edeceğini kaydetti. Geçtiğimiz günlerde Uluslararası Adalet Divanı’nın (UAD) İsrail aleyhine açılan soykırım davasında ihtiyati tedbir kararı verdiğini hatırlatan Erbaş, bu kararın alınmasında hem Müslümanların hem de Müslüman olmayan vicdanlı insanların yapmış olduğu çağrıların, yürüyüş ve programların etkili olduğunu söyledi.
Boykot konusuna ilişkin çağrılarını yaklaşık 3 ay önce yaptıklarını belirten Erbaş, “Sözümüzün ulaştığı yurt içinde, yurt dışında nerede bizi dinleyen kardeşimiz varsa onlara hatırlatıyorum; boykota devam edelim” dedi.
Erbaş, 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinde de Türkiye’nin tek yürek olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
“Hala sıkıntılar devam ediyor ama çok hızlı bir şekilde devletimiz seferber oldu, yardım kampanyaları, yeni binaların, evlerin yapılması. Aldığımız bilgilere göre depremin seneyi devriyesi olan 6 Şubat’ta büyük oranda yapılan konutlar var, onlar hak sahiplerine teslim edilecek. Bu çok büyük bir gelişme, çok büyük bir başarıdır.”
TÜRKİYE’NİN HAC KONTENJANININ ARTMASI İÇİN MÜRACAAT EDİLDİ
2024 yılı hac dönemine ilişkin de açıklamada bulunan Erbaş, “Bu sene hac protokolümüzü yaptık. Nüfusumuz 86 milyon olduğu için bizim de 86 bin hakkımız var. Müracaatımızı yaptık, nüfusumuzun güncellenmesini talep ettik. O zaman 83 bin 430 rakamı 86 bine çıkacak inşallah. Bu müjdeyi şimdiden vermiş olayım” ifadelerini kullandı.