Haber7
Türkiye 31 Mart 2024 yerel seçimleri ile yeni yerel yönetimlerini belirledi. Milyonların oy kullanarak sandık başına gittiği 31 Mart’ta Türkiye birçok sürprizi de beraberinde yaşadı. Resmi sonuçlara göre CHP uzun yıllar sonra birinci parti konumuna geldi. 22 yıldır Türkiye’yi ve ülkenin birçok belediyesini yöneten AK Parti ise kurulduğu tarihten bu yana ilk kez ikinci parti konumuna geriledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AK Parti MYK toplantısında seçim sonuçlarına ilişkin değerlendirmesini köşe yazısında ele alan Abdulkadir Selvi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim değerlendirmesini ‘doğru teşhis’ olarak yorumladı. Seçim sonrası AK Parti’deki genel duruma değinen Abdülkadir Selvi, önceki seçimlerde de AK Parti’nin oy kaybı yaşadığı ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başarısıyla yeniden büyük çıkışlarla AK Parti’nin seçildiği tarihleri hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim sonrası ‘sinirli’ algısına değinerek, Erdoğan için 3 kritik anı vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçimin ardından yaptığı MYK toplantısındaki genel atmosferi yazan Abdülkadir Selvi, oldukça konuşulan istifa gündemini de ele aldı.

MYK TOPLANTISININ ŞİFRELERİ
Hürriyet Yazarı Abdülkadir Selvi “Erdoğan’ın Özeleştirisi, Teşhisleri, Tespitleri” başlıklı köşe yazısında seçimin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın MYK toplantısını değerlendirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim değerlendirmesini, “teşhis doğru, tahlil doğru, çare doğru” olarak nitelendiren Selvi, Erdoğan’ın balkon konuşması yapmasının önemini vurguladı. Önceki seçimlerde de AK Parti’nin oy kaybı yaşadığını ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın partisini düştüğü zor durumdan çıkarıp birinci partiyi yapmayı başardığının altını çizen Hürriyet Yazarı, Erdoğan ile ilgili 3 kritik tespitinin olduğunu kaydetti.
Liderlerin kriz anlarında belli olduğunu vurgulayarak Erdoğan’ın 3 kritik anı olduğunu ifade eden Selvi, birinci kritik anın Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci tura kalması ile Erdoğan’ın sonuçları ‘büyük bir olgunlukla’ karşıladığı dönem olarak belirtti. İkinci kritik anı ise, 31 Mart seçimlerindeki kayba rağmen Erdoğan’ın balkon konuşmasındaki ‘metanet ve özeleştiri’ tavrının olduğunu kaydeden Selvi, üçüncü kritik an olarak MYK toplantısındaki değerlendirmeler olarak ifade etti.

MYK’DA NELER KONUŞULDU?
Seçimin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çok sinirli olduğu yönünde oluşturulan havaya cevaben ‘Erdoğan’ın toplantıda çok sakin olduğunu’ kaleme alan Abdülkadir Selvi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın istifa konusuna hiç değinmeyerek ‘hep beraber hatalarımızı göreceğiz, çözüm üreteceğiz’ yönünde verdiği mesajın altını çizdi.
Seçim İşleri Başkanı Ali İhsan Yavuz ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Ziya Yılmaz’ın seçim sonuçlarına ilişkin sunumlarını ve Erdoğan’ın genel tavrını kaleme alan Abdülkadir Selvi, toplantıda Erdoğan’ın herkese tek tek söz hakkı verdiğini ve araya girmeyerek dinlediğini belirtti. Seçimlerin başındaki olumlu havanın özellikle son 10 günde değiştiği ifade edilen toplantıda, seçim sonuçlarının daha kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesi için bir heyet oluşturulması kararı alındığını belirten Abdülkadir Selvi, 17 Nisan’da AK Parti’nin yine seçimlere ilişkin önemli mesajlar vereceğini söyledi.
“ERDOĞAN’IN TESPİTLERİ”
Abdülkadir Selvi’nin köşe yazısında ‘Erdoğan’ın Tespitleri’ başlığında ele aldığı beş alt başlıkta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim değerlendirmeleri yer aldı. Erdoğan’ın seçime dair 5 alt başlığı olduğunu ifade eden Selvi o başlıkları; ‘Kibir, Emekliler, Kan ve Ruh Kaybı, Duvar Öremeyiz ve Buz Gibi Erimemek İçin’ şeklinde sıraladı.
EKONOMİ İLK SIRADA
Seçimlerde alınan sonucun ilk maddesi olarak ekonomiyi işaret eden Hakan, “Ne yapıp ne edip ekonomiyi düzlüğe çıkarmaları gerekiyor. Emekliler sorunu, pahalılık sorunu… Hepsinin halledilmesi gerekiyor. AK Parti’nin seçimde aldığı sonucun birincil nedeni bu. Bu sorunun halledilmesi gerekiyor. Başka türlü olmayacak. Bu kesin.” dedi.
Ahmet Hakan, bir diğer neden olarak da ‘samimiyet’i söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir samimiyeti olduğunu ve bunun halka yansıdığını belirten Hakan, “Bu nedenle Erdoğan’la hiçbir sorunu olmayan kesimlerin, Erdoğan’ın oylanmadığı bir seçimde tutumu farklı olabiliyor. AK Parti’de samimiyet, sadece Erdoğan’a özgü bir özellik olarak kalmış durumda. Buna da neşter atılması şart.” ifadelerine yer verdi.
DEĞİŞİM YAŞANMALI
Hakan AK Parti’de büyük bir değişim yaşanması gerektiğini savundu. AK Parti’de Yukarıdan bakan, halktan uzaklaşmış, antipati yayan, üslup sorunu yaşayan isimler olduğunu söyleyen Hakan, “AK Parti’nin hızla bu tür kişilerden kurtulması şart. Sadece partideki üslupsuzlarla değil, parti hinterlandındaki bu tür kişilerle de araya mesafe konması şart.” sözlerini sarf etti.
Bir diğer neden olarak ise aktörsüzlüğü öne süren Hakan, 28 Mayıs seçimlerini hatırlatarak Erdoğan’ın galip çıktığını ancak, Erdoğan’ın yarışmadığı 10 ay sonra yapılan seçimlerde AK Parti’nin büyük bir irtifa kaybettiğini, bunun nedeni olarak da Erdoğan’ın halkla kurduğu ilişkinin diğer aktörler tarafından kurulamaması olduğunu söyledi.
TÜRKİYE’DE ARTIK KUTUPLAŞMA SİYASETİ TUTMUYOR
Kutuplaşma siyasetinin artık Türkiye’de tutmadığını ifade eden Hakan, bir neden olarak da öne sürdüğü dil ve üslupta “Rakipler 25 yıllık mağlubiyetler serisinin ardından siyaseti öğrendi.” şeklinde yazdı.
Hakan, AK Parti’nin bugüne kadar en bütünlüklü, en basit, en can damarından kampanyalar düzenlediğini ancak ilk kez böyle bir kampanya yapılamadığını belirterek “Dağınık, bütünlüklü olmayan, karmaşık mesajlı bir kampanya yaptılar. Yeniden eski kampanyalara dönmeleri şart.” dedi.
ERDOĞAN’IN EN ÖNEMLİ ÖZELLİĞİ ANKETLER KONUSU
Ahmet Hakan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en başından beri anketlerle halkın nabzını ölçtüğüne ve en önemli özelliğinin bu olduğuna dikkat çekerek “Ancak son seçimde AK Parti çevreleri, bu geleneksel yöntemi bırakıp anketlerle kavga etmeyi tercih etti.” ifadelerini kullandı.
AK Parti’yi AK Parti yapanın halk gücüne yaslanmak olduğunu belirten Hakan, “Devletin gücünü rakiplerine karşı kullanmadan yeni bir yaklaşım şart. AK Parti’nin yeniden devletin gücüne değil de sadece kendi gücüne güvenerek harekete geçmesi şart.” notunu düştü.
Hakan son madde olarak seçtiği ‘adaylar’ kısmında ise şu satırları yazdı;
AK Parti’de aday yapılmayan bir isim, gidip başka bir partiden aday oluyor. Ve bu kişi, aday yapılan ismi ezip geçebiliyor. Buradan çıkarılacak tek bir sonuç var: Aday seçiminde hatalar yapılmış. Bunun üzerinde durulmalı.
]]>
31 Mart yerel seçimlerinin Dünya basınındaki yansımaları şu şekilde:
AL JAZEERA:
Katar merkezli Al Jazeera, 31 Mart seçimlerini “Erdoğan’ın popülerlik testi” olarak değerlendirdi. Haberde “Seçimler Erdoğan’ın popülaritesi için barometre görevi görüyor” denilirken, Erdoğan’ın siyasi kariyerinin başlangıcı olarak nitelediği ve 2019’da kaybettiği İstanbul’daki kontrolünü geri almak istediğine dikkat çekildi.
REUTERS:
ABD merkezli Reuters ajansının “Erdoğan’ın rakibi riskli seçimde İstanbul’da önde” başlığıyla verdiği haberinde ise Ekrem İmamoğlu’nun, Erdoğan’ın gelecekteki “potansiyel rakibi” olarak görüldüğü belirtildi. İmamoğlu’nun, 2019 seçimlerini kazanmasının Erdoğan için büyük bir darbe olduğunu ifade eden ajans, bir kez daha kazanmasının ise “geleceğini çok daha parlak kılacağını” kaydetti.

BBC:
İngiliz BBC, Çağıl Kasapoğlu imzalı haberinde “İstanbul’daki çekişme ülkenin kaderini belirleyeceğine” dikkat çekti. Haberde İstanbul’dan çıkacak sonucun, bir sonraki genel seçimde Erdoğan ve AKP iktidarına ciddi bir rakip olup olamayacağına dair belirleyici olacağı kaydedildi. Paul Kirby tarafından kaleme alınan yazıda ise CHP’nin başta büyükşehirler olmak üzere birçok kentte önde götürdüğü seçimlerde 5 yıl önce Ankara ve İstanbul’u AKP’den alan Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın, 2028’de yapılacak genel seçimde Erdoğan’ın potansiyel rakipleri olarak görüldüğü aktarıldı.
AP:
Associated Press (AP) haber ajansı ise İstanbul ve Ankara gibi anahtar şehirlerde CHP’nin kontrolünü sürdürmesinin, Erdoğan için büyük hayal kırıklığı olduğunu aktardı. 2019’daki seçimlerde İstanbul ve Ankara’daki mağlubiyetlerin Erdoğan’ın “yenilmezlik aurasını yıktığına” dikkat çeken AP, söz konusu şehirleri seçimlerin “ana mücadele alanı” olarak tanımladı.

DW:
Alman Deutsche Welle (DW) de “Erdoğan’ın ‘son seçiminde’ sandıklar kapandı” başlıklı haberinde seçimin Erdoğan’ın emekli olmadan önceki son seçimi olabileceğini yazdı. Öte yandan seçimden alacağı momentumla Erdoğan’ın Anayasa’da değişiklik yaparak bir dönem daha başkanlık için aday olabileceğine dikkat çekildi.
BİLD:
Alman Bild gazetesi ise birçok uluslararası medya organı gibi yerel seçimleri “Erdoğan için bir test” olarak görürken, “İslamcı muhafazakar iktidar partisi AKP’nin sadece büyükşehirlerde değil, ülke çapında kaybettiğine” dikkat çekti. Seçim kampanyasının adil şartlarda geçmediğine ve iktidarın medyanın büyük kısmındaki kontrolüne değinen Bild, İmamoğlu’nun seçilmesi durumunda, gelecekteki seçimlerde Erdoğan’ın muhtemel rakibi olarak konumunu güçlendireceğini yazdı.
DER SPİEGEL:
“Erdoğan İstanbul’u geri kazanmak istedi, ama başaramadı” başlığını attı. “Tarihi yenilgi” adını koyan Alman haber sitesi, “Recep Tayyip Erdoğan ile partisinin İstanbul’un yanı sıra pek çok yerde kaybettiğine” dikkat çekerek “Seçmenler Türkiye Cumhurbaşkanı’na net mesaj gönderdi” dedi.
THE ECONOMİST:
Türkiye’de muhalefet 31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde büyük şehirlerin kontrolünü kazanarak, ülke çapında iktidardaki Adalet ve Kalkınma partisini geride bıraktı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ağır bir darbe indirdi.
BLOOMBERG:
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yirmi yılı aşkın bir süre önce iktidara gelmesinden bu yana ana muhalefet partisi karşısında sandıkta şok bir yenilgiyle karşı karşıya. İlk sonuçlara göre, Erdoğan’ın AK Partisi Pazar günü yapılan yerel seçimlerde ilk kez ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) gerisinde kaldı.
]]>