Kralların taç giydiği bu özel bölüm, kare planlı, mermer parçaların birbirine geçmesi ile oluşturulan mozaik sanatıyla oluşturulmuş, yeşil, sarı, gri renk tonlarındaki dairesel mermerlerden yapılmış, bugün var olmayan ana taban mozaiğinden ayrı olarak, Bizans imparatorlarının taç giydiği ‘Omphalion’ olarak isimlendiriliyor.

TÜRKİYE’DE SAYILI YERLERDE VAR
Bezemelere, benzer olarak Türkiye’de sadece İznik’te, İstanbul Ayasofya’da ve Khora Manastırı’nda rastlandı. Yunancada ‘Yer’in Göbeği’ manasında, Omphalion (Delf’te Omphalos) olarak da isimlendirilen ve Bizanslılarca kutsal sayılan bu yer, Ortodoks inançta Bizans imparatorlarının Patrik tarafından taç giyme törenlerinin gerçekleştirildiği ve imparatorların bazı toplantıları izlediği yer olarak kayıtlara geçti.
2. İZNİK KONSÜLÜ’NE EV SAHİPLİĞİ YAPTI
İznik Müzesi eski Müdürü Taylan Sevil, “İznik Ayasofya Camii’nde (Müze) 4 imparator taç giydi. Ayasofya tarihte 2. İznik Konsülü’ne ev sahipliği yapmış önemli bir yer. Ortodokslar için ziyaret edildiğinde hacı sayılan bir yer. İznik neyse Ayasofya odur, Ayasofya neyse İznik de odur. Yıllar önce günde 70 turun geldiği zamanlar oldu. Ama maalesef onarım ve restorasyon adı altında yapılan çalışmalardan sonra artık yılda bir ya da 2 tur geliyor” dedi.

TÖRENLER HAKKINDA BİLGİ VERDİ
İmparatorların taç giyme törenleri hakkında da bilgiler veren Taylan Sevil, “1204 yılında Haçlı Ordusu İstanbul’u fetih ettiği zaman, oradaki imparator 1. Teodor Lasgaris kaçarak İznik’e geldi. İmparatorluğunu burada ilan etti. Fakat, taç takması da gerekiyordu. Bu nedenle Ortodoks Patriği İznik’e taşımak istedi. O an bu teklifi kabul görmedi. Ama 1208 yılında yani 4 yıl sonra Ortodoks Patriği makamını buraya taşınarak artık törenle taç giyme hakkı çıktı. Böylece, Lasgarisler döneminde 1. İmparator olan Teodor Lasgaris, (1208) törenle taç giyerek kendi durumunu güçlendirdi. Bundan sonra da 1222’de Dukas Vatatzes, 1254’te 2. Teodor Lasgaris ve 1259’da Mihail Paleologos İznik Ayasofya’da taç giydi. 1261 yılında İstanbul tekrar geri alındığında Bizans başkenti tekrar İstanbul’a taşındı. Dolayısıyla bu dört imparator döneminde, buradaki tüm imparatorlar taç giymiş oldu” diye konuştu.
Mozaiklerin Hazreti İsa ve havarilerin, sembolize ettiği iddialarını ise ‘rivayet’ olarak değerlendiren Taylan Sevil, “Ortadaki yuvarlağın Hazreti İsa’yı temsil ettiğini, etrafındaki 12 dairenin de Hazreti İsa’nın havarilerini temsil ettiği söylenmektedir. Ama bunlar rivayetten ibarettir” ifadelerini kullandı.

MÜHENDİSLER İNCELEMELİ
Eski Müze Müdürü Taylan Sevil, sözlerini şöyle noktaladı:
“Söylediği şeylerin kendi fikirleri olduğunun altını çizen Taylan Sevil, Ayasofya’nın restorasyonun doğru yapılmadığını ifade ederek, “Orta nefe giren kapı, cam değil daha orijinal bir şey yapılabilirdi. Bugün pencere olarak gördüğümüz yerler orijinalinde kapıdır. Buralar yan neflere giren kapılardır. Bugün bakıyorsunuz, pencere olmuş. Camiye çevrildikten sonrada yapılan birtakım onarımlar o an için gerekli olan şeylerdi. Bugüne kadar bu şekilde korunmuş, bundan sonra şekli değişmemiş. Benim kişisel endişem, içeride bir alan bölünmüş yazıhane gibi bir şey olmuş. Orta çağa uygun yapı elemanlarıyla yapılacağına, alüminyum doğramalarla yapılmış. Özellikle çok endişe ettiğim bir bölüm var, şurada yarım kubbenin üzerine yapılan yeni örmeler çok ağır. Mühendisler burayı bir an önce incelemeli ve rapor halinde sunmalılar.”
Mozaiklerin bulunduğu bir bölümün hasar gördüğü de dikkatlerden kaçmadı.
Volker Türk, 1 Kasım 2022-31 Ekim 2023 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan rapora göre, Batı Şeria’daki mevcut İsrail yerleşim birimlerinin bu süreçte önemli ölçüde genişlediğini vurgulayarak, aynı dönemde Batı Şeria’daki mevcut İsrail yerleşim birimlerinde yaklaşık 24 bin 300 konut inşa edildiğini, bu sayının 2017’de buna ilişkin gözlemlerinin başlamasından bu yana en yüksek seviyeye ulaştığını belirtti.
ULUSLARARASI HUKUKA GÖRE SAVAŞ SUÇU
Batı Şeria’da yerleşim yerlerinin kurulması ve genişletilmesinin “İsrail’in kendi sivil nüfusunu işgal ettiği topraklara taşıması” anlamına geldiğini aktaran Türk, bunun uluslararası hukuka göre “savaş suçu” teşkil ettiğini kaydetti.

Türk, yasa dışı yerleşimlerin kurulması ve genişlemesinin, Filistinlilerin yerleşimciler ve İsrail’in şiddetine maruz kalmasının yanı sıra zorla tahliyeler, evlerin yıkılması ve Filistinlilere yönelik hareket kısıtlamaları yoluyla yerinden edilmesiyle eş zamanlı olarak gerçekleştiğini aktardı.
Batı Şeria’da halihazırda bir kriz yaşandığının altını çizen Türk, “Yerleşimci şiddeti ve yerleşimle ilgili ihlaller şok edici yeni seviyelere ulaştı. Bu durum, bağımsız olarak varlığını sürdürebilen bir Filistin devleti kurmanın pratik olasılığını ortadan kaldırma riski taşıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
FRANSA’DAN AÇIKLAMA!
Fransa’nın, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yaklaşık 3 bin 500 yeni yasa dışı konutun inşasına onay vermesini kınadığı bildirildi.
Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrailli makamlarının işgal altındaki Batı Şeria’da yaklaşık 3 bin 500 yeni yasa dışı konutun inşasına olanak sağlayan planına tepki gösterildi.
Açıklamada, Fransa’nın, İsrail’in söz konusu planı kabul etmesini kınadığı ve İsrail’i yasa dışı olan bu karardan vazgeçmeye çağırdığı belirtildi.
İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da gerilimin yüksek olduğu bir ortamda bu kararı almasının “sorumsuzca” olarak değerlendirildiği aktarılan açıklamada, İsrail’in Filistin topraklarını sömürgeleştirerek uluslararası hukuku açık şekilde ihlal ettiği ve buna son vermesi gerektiği kaydedildi.
Açıklamada, yasa dışı Yahudi yerleşim yerlerinin yıkılması gerektiği vurgulanırken, Fransa’nın bölgede iki devletli çözümü baltalayan her türlü adımı kınadığı ifade edildi.
BELÇİKA
Belçika, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yeni konut inşa ederek bölgedeki yasa dışı yerleşim yerlerini genişletme planını kınadı.
Belçika Dışişleri Bakanlığı, X sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İsrail’i söz konusu karardan geri adım atmaya çağırdı.
Paylaşımda, Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler Servisi tarafından konuya dair dün yapılan açıklamaya işaret edilerek, “Belçika, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı yerleşimleri daha da genişletme planlarını kınıyor.” ifadesi kullanıldı.
İsrail makamları, 6 Mart’ta, Batı Şeria’da yaklaşık 3 bin 500 konut inşa edilmesine yönelik planı onaylamıştı.
AB Dış İlişkiler Servisinden dün yapılan açıklamada, İsrail’in söz konusu planı kınanarak, “yasa dışı yerleşim yerlerinin iki devletli çözümü tehdit ettiği için barışın önünde engel teşkil ettiği” bildirilmişti.
Açıklamada, AB’nin sınırlara yönelik pozisyonunun değişmediğinin altı çizilerek, Kudüs dahil olmak üzere taraflarca mutabık kalınan 1967 öncesi sınırlar dışında yapılacak hiçbir değişikliğin tanınmayacağı kaydedilmişti.
NE OLMUŞTU?
İsrail makamları, Batı Şeria’da 3 bin 500 yeni konut inşa edilmesine yönelik planı 6 Mart’ta onaylamıştı.
İsrail’in 1967’de işgal ettiği Doğu Kudüs’teki hakimiyeti ve burada inşa ettiği Yahudi yerleşim birimleri, uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul ediliyor.
]]>