Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan başkanlığında bugün toplanacak.
Saat 14.00’te faiz kararı açıklanacak. Geçen ay gerçekleştirilen PPK toplantısında politika faizi yüzde 50 seviyesinde sabit tutulmuştu.
BEKLETİ SABİT BIRAKILMASI YÖNÜNDE
Ekonomistler, TCMB politika faizini yüzde 50’de sabit bırakmasını bekliyor.
Ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyanı ise yüzde 45 olarak hesaplandı.
TCMB’DEN YENİ ADIM GELİR Mİ?
Kurul’un en önemli gündem maddelerinden biri piyasadaki Türk Lirası fazlalığı olacak.
TCMB’nin piyasadaki likidite fazlasının çekilmesi konusunda yeni adımlar atabileceği belirtiliyor.
Bu noktada faiz koridoru ile ilgili bir kararın alınabileceği ifade ediliyor.
Gecelik faiz geçen hafta boyunca politika faizinin altına kaldı. Geçici likidite sterilizasyonu için depo ihaleleri başlatıldı. Son olarak cuma günü gecelik piyasada faiz yüzde 49.63 seviyesindeydi.
TEPAV’DAN FAİZ KORİDORU ÖNERİSİ
Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV), faiz koridoru alt sınırının 2 puan artışla yüzde 49’a yükseltilmesi önerisinde bulundu.
Açıklamada, döviz alımları nedeniyle sistemdeki likidite fazlasının kalıcı olacağı öngörülüyorsa faiz koridorunda teknik bir değişikliğe ihtiyaç olabileceği bildirildi.
TEPAV, daha önce yaptığı bir değerlendirmede, yaz aylarında enflasyon eğilimi göz önünde bulundurularak eylül ayından itibaren faizin düşürülebileceğini kaydetmişti.
FAİZ KORİDORU NEDİR?
Faiz koridoru son olarak mart ayında genişletilmişti. TCMB, 150 baz puan olan marjı 300 baz puan olarak güncellemişti.
Karar ile faiz koridorunun alt bandını oluşturan gecelik borç alma faizi yüzde 47, üst bandını oluşturan gecelik borç verme faizi ise yüzde 53 olmuştu. Geç likidite penceresi faiz oranı ise yüzde 56 olarak belirlenmişti.
Merkez Bankası, ekonomideki para akışını ve faiz oranlarını dengede tutmak için faiz koridorunu kullanır. Faiz koridoru, bankaların Merkez Bankası’ndan borç alırken veya borç verirken uygulanan en yüksek ve en düşük faiz oranlarını belirler. Koridorun içinde kalan faiz oranları, piyasadaki para akışını etkiler.
ENFLASYON BEKLENTİLERİ GERİLİYOR
Enflasyon beklentilerinde de gerileme sürüyor.
Piyasa katılımcılarının yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 43,52’den yüzde 42,95’e geriledi. Temmuz ayı beklentisi ise 2,41’den yüzde 2,77’ye yükseldi.
Vatandaşın yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 90’ın üzerinde seyrediyor.
TCMB’nin 2024 yılı için enflasyon tahmini ise yüzde 38 olarak belirlenmişti.
Enflasyon, haziranda aylık bazda yüzde 1,64 artış göstermişti. Yıllık enflasyon ise yüzde 71,6 olarak gerçeklemişti.
MOODY’S KREDİ NOTUNU 2 KADEME YÜKSELTTİ
Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s Türkiye’nin kredi notunu, sıkı para politikası duruşu başta olmak üzere ekonomideki değişimi gerekçe gösterek iki kademe yükseltti. Kredi notu görünümü de pozitif olarak korundu.
Açıklamada, TCMB’nin para politikasının kredibilitesini hızla artırdığı ve bunun da Türk Lirası’na olan güvenin yeniden tesis edilmesine yardımcı olduğu aktarıldı.
TL MEVDUATI DESTEKLEYECEK KARARLAR
Kur korumalı mevduata uygulanabilecek en düşük faiz oranı yüzde 40’tan yüzde 35’e indirildi. Karar ile KKM’den Türk Lirası mevduata geçişlerin hızlandırılması hedeflendi. Yeni açılacak ve yenilenecek KKM hesapları için de ek getiri gibi isimler altında bir ödeme yapılamayacak.
Döviz kredileri için yüzde 2 olan aylık büyüme sınırı yüzde 1,5’e düşürüldü. TL kredilerde yüzde 2 olan aylık büyüme sınırı sabit tutuldu. Zorunlu karşılık uygulamasında değişiklik ile dezenflasyon patikası ile kredi büyümesinin uyumlu seyrinin sürdürülmesi amaçlandı.
Yurt dışında yerleşik vatandaşlar mevduat ve katılım sistemi (YUVAM) için de faiz oranı alt sınırı politika faizinin yüzde 70’ine indirildi. Buna göre vadelere göre ilave getiri oranları da 2’şer puan azaltıldı. İlave getiri oranı 3, 6, 12 ve 24 ay vadeli hesaplar için sırasıyla yüzde 1, yüzde 2, yüzde 3 ve yüzde 4 olarak belirlendi.
DOLARDA SINIRLI YÜKSELİŞ
Türk Lirası’nın temmuz ayında dolar karşısındaki değer kaybı yüzde 1 civarında seyretti.
TL, yerel seçimler sonrasında dolar karşısında nisan ayını yatay, mayısı çok sınırlı değer artışı, haziranı ise yüzde 1,8’lik değer kaybı tamamlamıştı.
REZERVLER REKOR KIRDI
Merkez Bankası’nın toplam rezervleri, 5 milyar 348 milyon dolar artışla 153 milyar 796 milyon dolara çıkarak rekor kırdı. Swap hariç net rezervler, 18 Temmuz haftasında 4 milyar dolarlık artışla 22,2 milyar dolara yükseldi.
Yabancı yatırımcıların yıl başından bu yana tahvil alımı 10 milyar doları aştı. Geçen hafta 895 milyon dolarlık tahvil alan yabancı yatırımcı, yaklaşık 58 milyon dolarlık hisse sattı.
]]>Buna göre, borçlanma ve borç verme faiz oranı +-300 baz puanlık marj ile belirlenecek. Yani gecelik borçlanmalar taban oran yüzde 47 iken, tavan oran yüzde 53 olacak. Dolayısıyla 500 baz puanlık faiz artırımının yanı sıra örtülü bir 300 baz puanlık faiz artırımı daha yapıldığını söylemek yanlış olmayacak.
Bu noktada faiz koridorunun genişlediği dönemlere bir bakmak lazım.
Merkez Bankası’nın “geniş faiz koridoru” serüveni aslında 2010 sonlarında başladı. Küresel ekonomik büyümeye ilişkin tedirginliklerin arttığı 2010 sonlarında, geniş faiz koridoru ve aktif likidite politikasını bir arada kullanarak bir para politikası stratejisi tasarladı ve bunu uygulamaya koydu.
Böylece Türkiye, küresel oynaklık dönemlerinde şoklara karşı tepki verebilmek amacıyla TCMB tarafından geliştirilen bir araç olan “geniş faiz koridoru” uygulamasıyla tanıştı.
Böylece birden fazla faizin araç olarak kullanıldığı asimetrik ve geniş bir koridor sistemiyle aktif likidite politikasına dayalı esnek bir çerçeve getirilirken, politika araçları çeşitlendirildi.
Buna karşın banka, geniş faiz koridorunun para politikası duruşunun anlaşılması konusunda bazı sıkıntıları içermesi dolayısıyla, Ağustos 2015’te “Küresel Para Politikalarının Normalleşme Sürecinde Yol Haritası” yayımlayarak sadeleşme yolundaki ilk somut adımını attı.
Geniş faiz koridorunun üst bandını Mart-Eylül 2016 döneminde kademeli olarak toplam 250 baz puan indiren bankanın aksiyonları sonrasında 100 baz puanla tarihin en dar faiz koridoru görüldü.
Küresel ekonomik gelişmeler ışığında Ekim 2016’da yeniden faiz koridoru üst bandında artırımına gitme mecburiyetinde kalan TCMB, Ocak 2017’de de bu adımını devam ettirdi.
Politika faizini 2017 boyunca değiştirmeyen TCMB, önce faiz koridorunun üst bandını, ardından da geç likidite penceresini (GLP) kullanarak ağırlıklı ortalama fonlama maliyetini yükseltmeyi tercih etti. Banka 2017’nin son ayında ise GLP faizini yüzde 12,75’e yükselterek fonlamanın tamamını GLP’den yaptı.
2018 yılına gelindiğinde nisan ve mayıs aylarında yaptığı artırımlarla GLP’yi yüzde 16,5’e yükselten banka, döviz kurundaki aşırı oynaklık nedeniyle farklı birçok tedbiri de devreye aldı. TCMB’nin sadeleşme yönündeki son hamlesi ise Mayıs 2018’de geldi. Politika faizi, bir haftalık repo ihale faiz oranı olarak netleşirken, faiz koridoru yüzde 15-18 bandında simetrik hale getirildi
Böylece, politika faizi yüzde 16,5’e eşitlenmiş oldu ve sadeleşme ile geniş faiz koridoru süreci sonlanmış oldu.
KORİDORA AKTİF DÖNÜŞ
Gelinen noktada, küresel çapta inatçı enflasyon ve enflasyon hedeflerine dair birçok tartışma söz konusu. Dünyanın önde gelen merkez bankaları “uzun süreli yüksek faiz” sarmalına girmiş durumda. İlk indirim adımını atmakta oldukça temkinli davranılan bir süreçten geçiliyor.
Yurt içine bakıldığında ise geçen yılın haziran ayından bu yana uygulanan sıkılaşma sürecinin, şubat itibarıyla daha “şahin” bir tonda ve kararlı bir şekilde ilerlemesi, agresif adımların atılmasını da beraberinde getirdi.
Kararı tek kelimeyle yorumlamak gerekirse; merkez bankası kredibiliteyi artırıcı bir adımla golünü attı. Daha yüksek maliyetle de olsa enflasyon beklentilerini yönetmekte kararlı olduğunu net bir şekilde ortaya koydu.
Şimdi sıra, vatandaşların süreci doğru okuyabilmesine yardımcı olabilmekte. Finansal okuryazarlık konusundaki çalışmaları daha tabana yaymakta ve sıkı politika sürecinde harcama ve tasarruf davranışlarını yönetebilmekte…