KISA VADEDE BÜYÜK ETKİ BEKLEMİYORUM

Şimdi ise gelinen noktada gri listeden çıkmanın ekonomi üzerinde kısa vadede iki nedenle çok büyük etkisi olmasını beklemiyorum. İlk nedenim kısa vadede gri listeden çıkma beklentisinin fiyatlara büyük ölçüde dâhil olduğunu düşünmem. Bu nedenle kısa vadede “beklentiler alınır gerçekleşmeler satılır” etkisi daha güçlü bile olabilir. Mesela Cuma günü gri liste haberi sonrasında endeks yükselse de sonrasında satış baskısı gündeme geldi ve endeks düşüşle kapadı. Hatta yabancının en çok satın aldığı sektörler olan ve görece diğer sektörlere göre daha önden giden banka ve sigorta sektörüne gelen satışın sebebin büyük kısmının da gerçekleşmenin satılması yani beklentinin bitmesi olarak görüyorum.
CDS’TE GERİ ÇEKİLME GÖRÜLEBİLİR
Tabi bu, gri listeden çıkışın orta vadede borsaya olumlu etkisi olmayacak anlamına gelmiyor. İlk olarak gri listeden çıkış sonrasında CDS’te bir geri çekilmenin görülebileceğini düşünüyorum. Bu geri çekilmeyle hem borçlanma maliyetlerinde azalış hem de orta vade de yabancı girişinde artış gözlemlenebilir. Gri listeden çıkışın özellikle yılın ikinci yarısında kredi derecelendirme kuruluşlarından gelecek kredi not değerlendirmelerinde dolaylı olarak olumlu etkisi olabilir. Örneğin 19 Temmuz’da Moody’s’in kredi not değerlendirmesini alacağız. En az bir kademe not artışı bekliyorum. Ama özellikle yerel seçimlerden sonra Merkez Bankası’nın agresif rezerv biriktirmesi ile birlikte gri listeden çıkışın iki kademe not artışı olasılığını da artırdığını düşünüyorum. Ve yine gri liste çıkışı zincirleme bir etkiyle Eylül’de Fitch ve Kasım ayında da S&P’den gelecek not artışlarını da olumlu anlamda etkileyebilir.
BÜYÜK FONLAR GİRİŞ YAPABİLİR
Gri listeden çıkışın belki de en büyük yararı büyük fonların önündeki kısıtlamaların kalkması olacak. Bazı büyük fonlar izahnameleri gereği gri listede olan ülkeye yatırım yapamıyorlar. Bu nedenle bundan sonraki sürede büyük fonların da peyder pey ülkeye giriş yapmaya başladığını görebiliriz diye düşünüyorum. Haliyle kısa vadeli sermaye girişleri gibi uzun vadeli bakış açısına sahip fonların ve doğrudan yatırımlarında artışı için yakın vadede çok güçlü bir artış beklememek gerektiğine inanıyorum. Ama etkileri daha orta vadede görülecek olsa da gri listeden çıkmanın ülke itibarı ve imajı açısından çok önemli bir gelişme olarak görmek gerek. Haliyle gri listeden çıkışla yeni bir sayfa açıldı demek hiç yanlış olmaz. Ayrıca ekonomi yönetimi göreve geldiğinden bu yana gri listeden çıkışı önemli hedefler arasında sıralıyordu. Bugün bu listeden çıkmış olmamız kamuoyu nezdinde ekonomi yönetiminin de kredibilitesini ve güvenirliliğini artırıcı etki yaratacağı kanaatindeyim.

GRİ LİSTE HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER
Gri liste nedir?
Gri liste, FATF tarafından kara para aklama ve terörizmin finansmanıyla mücadelede yetersiz kalan ülkeleri belirlemek amacıyla oluşturulan bir liste niteliği taşıyor. Kuruluş, ülkelerle bu alandaki eksikliklerin giderilmesi için çalışmalar yapıyor.
Türkiye için gri liste süreci nasıl işledi?
FATF’a 24 Eylül 1991’de üye olan Türkiye, bugüne kadar başlangıç tarihleri 1994, 1998 ve 2006 yılları olan 3 FATF değerlendirmesinden geçti. Dördüncü değerlendirme 2018’de başladı ve 2019’da tamamlandı. Söz konusu karşılıklı değerlendirme raporu ve sonrasında hazırlanan izleme dönemi sonrası raporla birlikte Türkiye, Ekim 2021’de “artırılmış izlemeye tabi ülkeler”in yer aldığı “gri liste”ye dahil edildi.
Türkiye, listeden çıkmak için neler yaptı?
Karşılıklı değerlendirme sürecinden bu yana Hazine ve Maliye, Adalet ve İçişleri bakanlıkları, Türkiye’nin, FATF “gri listesinden” çıkarılmasına yönelik çok yoğun bir çalışma sergiledi. 40 tavsiyedeki hususlar birer birer yerine getirildi. Türk Ceza Kanunu’ndan Terörle Mücadele Kanunu’na Ceza Muhakemesi Kanunu’ndan Türk Ticaret Kanunu’na, Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’dan Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun’a kadar mevzuatta düzenlemeler yapıldı. FATF, Ekim 2021’de yayımladığı duyurunun Türkiye ile ilgili bölümünde 7 hususa vurgu yaparken Haziran 2023 Genel Kurulu sonrasında bu hususların sayısı 2’ye düştü. Söz konusu eksiklikle ilgili çalışmalar için kara para aklama ve terörizmin finansmanıyla mücadelede görevli ihtisas mahkemelerinin ve savcılıklarının belirlenmesinin ardından özel soruşturma büroları kuruldu. MASAK yeniden yapılandırılırken tüzel kişiler için risk analizi çalışması tamamlanarak, suç gelirlerinin aklanması ve terörizmin finansmanında etkinliğin artırılmasına ilişkin Ulusal Strateji Belgesi yürürlüğe konuldu. Son olarak kripto varlıklarla ilgili düzenleme de Singapur’daki toplantı öncesi TBMM’de kabul edildi ve bu varlıklar konusunda Sermaye Piyasası Kuruluna çeşitli yetkiler verildi. Böylece Türkiye, 40 tavsiyenin tamamını yerine getirmiş oldu.
Hangi ülkeler gri listede yer alıyor?
FATF’ın Singapur’daki Genel Kurulu’nda yapılan değerlendirmeler sonucu Monako ve Venezuela kara para aklama ve terörizmin finansmanıyla mücadele konusunda “eksiklikleri olduğu” gerekçesiyle gri listeye alındı. Bu iki ülkenin yanı sıra Bulgaristan, Burkina Faso, Kamerun, Hırvatistan, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Haiti, Mali, Mozambik, Nijerya, Filipinler, Senegal, Güney Afrika, Güney Sudan, Tanzanya ve Vietnam FATF’in artırılmış izleme sürecinde kalmaya devam etti.
Gri listeden çıkmanın faydaları neler?
Türkiye’nin gri listeden çıkmasının finansal sistemine olan güveni daha da güçlendirmesi, bankacılıktan reel sektöre kadar pek çok alanda olumlu yansımalarının görülmesi bekleniyor. Bu sayede bankaların uluslararası finansal ilişkilerinin güçlenmesi ve kredi notlarının artması öngörülüyor. Böylece bankaların daha düşük maliyetle fonlama sağlayabileceği ve uluslararası piyasalardan daha fazla kaynak bulabileceği değerlendiriliyor. Enerjiden inşaat ve altyapıya, turizmden sanayi ve imalata, gayrimenkulden diğer sektörlere kadar kararın uluslararası alanda olumlu etkilerinin hissedilmesi bekleniyor.
İKİ OPERASYON ÖRNEK VAKA OLARAK GÖSTERİLDİ
AA muhabirinin İçişleri Bakanlığı kaynaklarından edindiği bilgiye göre, “gri liste” konusunda FATF heyeti ile Türkiye arasındaki toplantılarda organize suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonlardan ikisi örnek vaka oldu.
Türk yetkililerle FATF heyeti arasında 1 Eylül 2023’te Arnavutluk’un başkenti Tiran’da düzenlenen Gözden Geçirme Toplantısı’nda “Leijdekkers Operasyonu” Türkiye’nin örnek vakası olarak sunuldu.
Operasyon, FATF heyeti tarafından “proaktif, komplike ve ender görülen bir aklama soruşturması” olarak değerlendirildi.
FATF heyeti ile 3 Mayıs 2024’te Ankara’da gerçekleştirilen ikinci toplantıda ise “Comanchero Operasyonu” örnek vaka olarak gösterildi.
FATF temsilcileri, bu operasyonun, “ender görülen büyüklükte bir soruşturma dosyası” olduğunu belirterek, “heyecan verici ve takdire şayan” olarak nitelendirdi.
“Comanchero Operasyonu”nun çok boyutlu bir aklama soruşturması olduğunu vurgulayan temsilciler, operasyon için başta Avustralya olmak üzere uluslararası paydaşlarla ve Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ile üst düzey polisiye işbirliği yapılmasını memnuniyetle karşıladı.
Toplantıların ardından hazırlanan “FATF Değerlendirme Raporu”nda, kara paranın aklanmasıyla ilgili Türkiye’nin gayretleri yeterli bulundu.
BAKAN YERLİKAYA: MÜCADELEMİZ DEVAME DECEK
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya da Türkiye’nin “gri liste”den çıkmasında emeği olan herkese teşekkür ederek, “Başta terör ve o hainlerin finansmanına yönelik olmak üzere, organize suç örgütleriyle, zehir tacirleriyle, göçmen kaçakçılığı organizatörleriyle, kara para aklayan suç odaklarıyla mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.” vurgusunu yapmıştı.
– Leijdekkers operasyonu
Haziran 2023’te İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince, Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı koordinesi ve MASAK’la işbirliği içerisinde yürütülen operasyonlarda, Hollanda, Fransa ve Belçika tarafından kırmızı bültenle aranan Hollanda uyruklu “Bello Jos” lakaplı Joseph Johannes Leijdekkers’in de aralarında olduğu 34 kişi gözaltına alınmıştı.

Operasyonlarda, şüphelilere ait yaklaşık 1,1 milyar liralık mal varlığına da el konulmuştu.
Ayrıca, Leijdekkers’in Avrupa’daki para işlerini yürüttüğü ve parasını akladığı tespit edilen ve kırmızı bültenle aranan organize suç örgütü elebaşı Eric Schroeder, 27 Aralık 2023’te İstanbul’da düzenlenen “Kafes-25” operasyonuyla yakalanmıştı.
– Comanchero operasyonu
Avusturya merkezli uluslararası silahlı organize suç örgütü “Comanchero”, 2 Kasım 2023’te düzenlenen Kafes Operasyonu’nda çökertilmişti.

Elebaşı Mick Hawi’nin 2018’de öldürülmesinin ardından Mark Douglas Buddle’ın elebaşılığında faaliyetine devam eden silahlı organize suç örgütünün, uluslararası boyutta uyuşturucu ticareti, adam öldürme, silahlı yağma, kundaklama, adam kaçırma, suçtan elde edilen mal varlığı değerlerini aklama suçlarını işlemeye devam ettiği belirlenmişti.
Örgüt elebaşı Buddle, 2022’de KKTC’de yakalanarak Avustralya makamlarına teslim edilirken, elebaşılarından Hakan Ayık ve Duax Hohepa Ngakuru’nun, örgütün yönetimini devralıp suç faaliyetlerine devam ettiği saptanmıştı.
FATF nedir?
FATF, 1989 yılında ABD, Japonya, Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya ve Kanada’dan oluşan G-7 ülkelerinin Paris’teki toplantısında hükümetler arası bir organizasyon olarak kuruldu. Bu yapının görev süresi kuruluşundan itibaren periyodik olarak uzatılırken Nisan 2019’da alınan kararla süresiz hale getirildi. Kuruluşun karar merci olan Genel Kurul yılda 3 kez toplanıyor. FATF Başkanı, Genel Kurul tarafından FATF üyeleri arasından 2 yıl için atanıyor.
Kuruluşa hangi ülkeler üye?
FATF’ın 37 ülke ve 2 bölgesel kuruluş olmak üzere 39 üyesi bulunuyor. Kuruluşun üyeleri arasında ABD, Almanya, Avusturya, Avustralya, Arjantin, Belçika, Birleşik Krallık, Brezilya, Çin, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Güney Afrika, Hindistan, Hollanda, Hong Kong, İtalya, İrlanda, İsrail, İspanya, İsveç, İsviçre, İzlanda, Kanada, Güney Kore, Lüksemburg, Malezya, Meksika, Norveç, Yunanistan, Japonya, Türkiye, Yeni Zelanda, Portekiz, Rusya, Singapur, Suudi Arabistan, Avrupa Komisyonu ve Körfez İşbirliği Konseyi yer alıyor.
FATF’ın faaliyet alanları neler?
FATF, çalışma konularında “politika belirleyici” bir rol üstleniyor. Kuruluş, kara paranın aklanması, terörizmin finansmanı ve kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanı ile mücadelede uluslararası standartları belirleyici bir kuruluş olarak faaliyet gösteriyor.
FATF’ta denetim sistemi nasıl işliyor?
FATF’ın bu alanda 40 tavsiyesi bulunuyor. Bunlar, ülkelerle karşılıklı değerlendirme yoluyla incelenerek takip süreçleri işletiliyor. Teknik uyum ve etkililik yönlerinden yapılan değerlendirmelerle ülkede terörizmin finansmanı suçunun unsurlarının FATF standartlarıyla uyumu kontrol ediliyor. Bu suçlarla mücadelede etkin soruşturma/kovuşturma yapılıp yapılmadığı, suç gelirlerinin takip edilip edilmediği, yabancı ülkelerle etkin bir adli işbirliği yürütülüp yürütülmediği gibi hususlar inceleniyor. FATF, denetimleri kapsamında sadece terörizmin finansmanı suçunu değil, aklama suçu ve kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanı konularında da getirdiği standartlarla ülkelerin uyumunu değerlendiriyor. Kuruluşun 40 tavsiyesi arasında uluslararası işbirliğinden yetkili makamların yetki ve sorumluluklarına, önleyici tedbirlerden kara para aklama ve müsadereye kadar geniş çaplı başlıklar yer alıyor.
Gri liste nedir?
Gri liste, FATF tarafından kara para aklama ve terörizmin finansmanıyla mücadelede yetersiz kalan ülkeleri belirlemek amacıyla oluşturulan bir liste niteliği taşıyor. Kuruluş, ülkelerle bu alandaki eksikliklerin giderilmesi için çalışmalar yapıyor.
Türkiye için gri liste süreci nasıl işledi?
FATF’a 24 Eylül 1991’de üye olan Türkiye, bugüne kadar başlangıç tarihleri 1994, 1998 ve 2006 yılları olan 3 FATF değerlendirmesinden geçti. Dördüncü değerlendirme 2018’de başladı ve 2019’da tamamlandı. Söz konusu karşılıklı değerlendirme raporu ve sonrasında hazırlanan izleme dönemi sonrası raporla birlikte Türkiye, Ekim 2021’de “artırılmış izlemeye tabi ülkeler”in yer aldığı “gri liste”ye dahil edildi.
Türkiye, listeden çıkmak için neler yaptı?
Karşılıklı değerlendirme sürecinden bu yana Hazine ve Maliye, Adalet ve İçişleri bakanlıkları, Türkiye’nin, FATF “gri listesinden” çıkarılmasına yönelik çok yoğun bir çalışma sergiledi.
40 tavsiyedeki hususlar birer birer yerine getirildi. Türk Ceza Kanunu’ndan Terörle Mücadele Kanunu’na Ceza Muhakemesi Kanunu’ndan Türk Ticaret Kanunu’na, Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’dan Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun’a kadar mevzuatta düzenlemeler yapıldı. FATF, Ekim 2021’de yayımladığı duyurunun Türkiye ile ilgili bölümünde 7 hususa vurgu yaparken Haziran 2023 Genel Kurulu sonrasında bu hususların sayısı 2’ye düştü. Söz konusu eksiklikle ilgili çalışmalar için kara para aklama ve terörizmin finansmanıyla mücadelede görevli ihtisas mahkemelerinin ve savcılıklarının belirlenmesinin ardından özel soruşturma büroları kuruldu. MASAK yeniden yapılandırılırken tüzel kişiler için risk analizi çalışması tamamlanarak, suç gelirlerinin aklanması ve terörizmin finansmanında etkinliğin artırılmasına ilişkin Ulusal Strateji Belgesi yürürlüğe konuldu. Son olarak kripto varlıklarla ilgili düzenleme de Singapur’daki toplantı öncesi TBMM’de kabul edildi ve bu varlıklar konusunda Sermaye Piyasası Kuruluna çeşitli yetkiler verildi. Böylece Türkiye, 40 tavsiyenin tamamını yerine getirmiş oldu.
Hangi ülkeler gri listede yer alıyor?
FATF’ın Singapur’daki Genel Kurulu’nda yapılan değerlendirmeler sonucu Monako ve Venezuela kara para aklama ve terörizmin finansmanıyla mücadele konusunda “eksiklikleri olduğu” gerekçesiyle gri listeye alındı. Bu iki ülkenin yanı sıra Bulgaristan, Burkina Faso, Kamerun, Hırvatistan, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Haiti, Mali, Mozambik, Nijerya, Filipinler, Senegal, Güney Afrika, Güney Sudan, Tanzanya ve Vietnam FATF’in artırılmış izleme sürecinde kalmaya devam etti.
Gri listeden çıkmanın faydaları neler?
Türkiye’nin gri listeden çıkmasının finansal sistemine olan güveni daha da güçlendirmesi, bankacılıktan reel sektöre kadar pek çok alanda olumlu yansımalarının görülmesi bekleniyor. Bu sayede bankaların uluslararası finansal ilişkilerinin güçlenmesi ve kredi notlarının artması öngörülüyor. Böylece bankaların daha düşük maliyetle fonlama sağlayabileceği ve uluslararası piyasalardan daha fazla kaynak bulabileceği değerlendiriliyor. Enerjiden inşaat ve altyapıya, turizmden sanayi ve imalata, gayrimenkulden diğer sektörlere kadar kararın uluslararası alanda olumlu etkilerinin hissedilmesi bekleniyor.
Bundan sonra neler olacak?
Türkiye’nin gri listeden çıkışının özellikle uluslararası ekonomik ilişkilerde olumlu yansımalarının olması bekleniyor. Ülkenin finansal sistemine güvenin artmasına paralel olarak uygulanan ekonomik program hedeflerine ulaşılmasının kolaylaşması öngörülüyor.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, “Türkiye, terörizmin finansmanı ve kara paranın aklanmasıyla mücadelesini bundan sonra da uluslararası standartlarla tam uyum içinde kararlılıkla yürütecektir” mesajı verirken MASAK ve diğer kurumların idari ve teknik kapasitesinin daha da güçlendirileceğini, gerektiğinde yasal ve idari düzenlemelerin hayata geçirileceğini vurgulamıştı. Ayrıca, kararın Türkiye’ye uluslararası kaynak girişini hızlandırıcı etkide bulunması ve borçlanma maliyetleri üzerinde de pozitif etki yaratacağı tahmin ediliyor. Türk lirası varlıklara ilginin artması da beklentiler arasında yer alıyor.
]]>Türkiye’nin özellikle terörizmin finansmanı ve kara paranın aklanmasına karşı yürüttüğü mücadeledeki başarısının da tescili olarak görülen sürece ilişkin soru ve cevaplar şöyle:

1- FATF NEDİR?
FATF, 1989 yılında ABD, Japonya, Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya ve Kanada’dan oluşan G-7 ülkelerinin Paris’teki toplantısında hükümetler arası bir organizasyon olarak kuruldu. Bu yapının görev süresi kuruluşundan itibaren periyodik olarak uzatılırken Nisan 2019’da alınan kararla süresiz hale getirildi. Kuruluşun karar merci olan Genel Kurul yılda 3 kez toplanıyor. FATF Başkanı, Genel Kurul tarafından FATF üyeleri arasından 2 yıl için atanıyor.
2- KURULUŞA HANGİ ÜLKELER ÜYE?
FATF’ın 37 ülke ve 2 bölgesel kuruluş olmak üzere 39 üyesi bulunuyor. Kuruluşun üyeleri arasında ABD, Almanya, Avusturya, Avustralya, Arjantin, Belçika, Birleşik Krallık, Brezilya, Çin, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Güney Afrika, Hindistan, Hollanda, Hong Kong, İtalya, İrlanda, İsrail, İspanya, İsveç, İsviçre, İzlanda, Kanada, Güney Kore, Lüksemburg, Malezya, Meksika, Norveç, Yunanistan, Japonya, Türkiye, Yeni Zelanda, Portekiz, Rusya, Singapur, Suudi Arabistan, Avrupa Komisyonu ve Körfez İşbirliği Konseyi yer alıyor.
3- FATF’IN FAALİYET ALANLARI NELER?
FATF, çalışma konularında “politika belirleyici” bir rol üstleniyor. Kuruluş, kara paranın aklanması, terörizmin finansmanı ve kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanı ile mücadelede uluslararası standartları belirleyici bir kuruluş olarak faaliyet gösteriyor.
4- FATF’TA DENETİM SİSTEMİ NASIL İŞLIYOR?
FATF’ın bu alanda 40 tavsiyesi bulunuyor. Bunlar, ülkelerle karşılıklı değerlendirme yoluyla incelenerek takip süreçleri işletiliyor. Teknik uyum ve etkililik yönlerinden yapılan değerlendirmelerle ülkede terörizmin finansmanı suçunun unsurlarının FATF standartlarıyla uyumu kontrol ediliyor. Bu suçlarla mücadelede etkin soruşturma/kovuşturma yapılıp yapılmadığı, suç gelirlerinin takip edilip edilmediği, yabancı ülkelerle etkin bir adli işbirliği yürütülüp yürütülmediği gibi hususlar inceleniyor. FATF, denetimleri kapsamında sadece terörizmin finansmanı suçunu değil, aklama suçu ve kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanı konularında da getirdiği standartlarla ülkelerin uyumunu değerlendiriyor. Kuruluşun 40 tavsiyesi arasında uluslararası işbirliğinden yetkili makamların yetki ve sorumluluklarına, önleyici tedbirlerden kara para aklama ve müsadereye kadar geniş çaplı başlıklar yer alıyor.
5- GRİ LİSTE NEDİR?
Gri liste, FATF tarafından kara para aklama ve terörizmin finansmanıyla mücadelede yetersiz kalan ülkeleri belirlemek amacıyla oluşturulan bir liste niteliği taşıyor. Kuruluş, ülkelerle bu alandaki eksikliklerin giderilmesi için çalışmalar yapıyor.
6- TÜRKİYE İÇİN GRİ LİSTE SÜRECİ NASIL İŞLEDI?
FATF’a 24 Eylül 1991’de üye olan Türkiye, bugüne kadar başlangıç tarihleri 1994, 1998 ve 2006 yılları olan 3 FATF değerlendirmesinden geçti. Dördüncü değerlendirme 2018’de başladı ve 2019’da tamamlandı. Söz konusu karşılıklı değerlendirme raporu ve sonrasında hazırlanan izleme dönemi sonrası raporla birlikte Türkiye, Ekim 2021’de “artırılmış izlemeye tabi ülkeler”in yer aldığı “gri liste”ye dahil edildi.
7- TÜRKİYE, LİSTEDEN ÇIKMAK İÇİN NELER YAPTI?
Karşılıklı değerlendirme sürecinden bu yana Hazine ve Maliye, Adalet ve İçişleri bakanlıkları, Türkiye’nin, FATF “gri listesinden” çıkarılmasına yönelik çok yoğun bir çalışma sergiledi. 40 tavsiyedeki hususlar birer birer yerine getirildi. Türk Ceza Kanunu’ndan Terörle Mücadele Kanunu’na Ceza Muhakemesi Kanunu’ndan Türk Ticaret Kanunu’na, Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’dan Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun’a kadar mevzuatta düzenlemeler yapıldı. FATF, Ekim 2021’de yayımladığı duyurunun Türkiye ile ilgili bölümünde 7 hususa vurgu yaparken Haziran 2023 Genel Kurulu sonrasında bu hususların sayısı 2’ye düştü. Söz konusu eksiklikle ilgili çalışmalar için kara para aklama ve terörizmin finansmanıyla mücadelede görevli ihtisas mahkemelerinin ve savcılıklarının belirlenmesinin ardından özel soruşturma büroları kuruldu. MASAK yeniden yapılandırılırken tüzel kişiler için risk analizi çalışması tamamlanarak, suç gelirlerinin aklanması ve terörizmin finansmanında etkinliğin artırılmasına ilişkin Ulusal Strateji Belgesi yürürlüğe konuldu. Son olarak kripto varlıklarla ilgili düzenleme de Singapur’daki toplantı öncesi TBMM’de kabul edildi ve bu varlıklar konusunda Sermaye Piyasası Kuruluna çeşitli yetkiler verildi. Böylece Türkiye, 40 tavsiyenin tamamını yerine getirmiş oldu.
8- HANGİ ÜLKELER GRİ LSTEDE YER ALIYOR?
FATF’ın Singapur’daki Genel Kurulu’nda yapılan değerlendirmeler sonucu Monako ve Venezuela kara para aklama ve terörizmin finansmanıyla mücadele konusunda “eksiklikleri olduğu” gerekçesiyle gri listeye alındı. Bu iki ülkenin yanı sıra Bulgaristan, Burkina Faso, Kamerun, Hırvatistan, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Haiti, Mali, Mozambik, Nijerya, Filipinler, Senegal, Güney Afrika, Güney Sudan, Tanzanya ve Vietnam FATF’in artırılmış izleme sürecinde kalmaya devam etti.
9- GRİ LİSTEDEN ÇIKMANIN FAYDALARI NELER?
Türkiye’nin gri listeden çıkmasının finansal sistemine olan güveni daha da güçlendirmesi, bankacılıktan reel sektöre kadar pek çok alanda olumlu yansımalarının görülmesi bekleniyor. Bu sayede bankaların uluslararası finansal ilişkilerinin güçlenmesi ve kredi notlarının artması öngörülüyor. Böylece bankaların daha düşük maliyetle fonlama sağlayabileceği ve uluslararası piyasalardan daha fazla kaynak bulabileceği değerlendiriliyor. Enerjiden inşaat ve altyapıya, turizmden sanayi ve imalata, gayrimenkulden diğer sektörlere kadar kararın uluslararası alanda olumlu etkilerinin hissedilmesi bekleniyor.
10- BUNDAN SONRA NELER OLACAK?
Türkiye’nin gri listeden çıkışının özellikle uluslararası ekonomik ilişkilerde olumlu yansımalarının olması bekleniyor. Ülkenin finansal sistemine güvenin artmasına paralel olarak uygulanan ekonomik program hedeflerine ulaşılmasının kolaylaşması öngörülüyor.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, “Türkiye, terörizmin finansmanı ve kara paranın aklanmasıyla mücadelesini bundan sonra da uluslararası standartlarla tam uyum içinde kararlılıkla yürütecektir” mesajı verirken MASAK ve diğer kurumların idari ve teknik kapasitesinin daha da güçlendirileceğini, gerektiğinde yasal ve idari düzenlemelerin hayata geçirileceğini vurgulamıştı. Ayrıca, kararın Türkiye’ye uluslararası kaynak girişini hızlandırıcı etkide bulunması ve borçlanma maliyetleri üzerinde de pozitif etki yaratacağı tahmin ediliyor. Türk lirası varlıklara ilginin artması da beklentiler arasında yer alıyor.
2021’de Türkiye’nin gri listeye alınmasının ardından hem ekonomi, hem de hukuk çevrelerinde bu konumdan uzaklaşılması gerektiği yönündeki görüşler sonucu adımlar hızlandı. 2022’de sağlanan ilerleme ve 2023’te teknik anlamda Türkiye’ye “yeşil ışık” yakılmasının ardından, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Şubat 2024’te yapılacak FATF Genel Kurulu öncesi, tam uyum için kamuoyunu harekete geçirdi.
FATF’ın Türkiye için bir sonraki inceleme dönemi Aralık 2025, sonuç ve karar raporu ise Haziran 2026. Son yayınlanan raporda, Türkiye’nin inceleme dönemlerini kaçırdığı ancak “adımlar atmasının takdirle karşılandığı” vurgulanarak yeşil ışık yakıldı.
Kasım ayında Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in konuyu kamuoyu gündemine taşıyarak yasal düzenleme yönünde baskı oluşturmasına karşılık, geçen süre içinde ilgili düzenleme TBMM’ye gönderilmediği gibi, içeriğine yönelik bir açıklama da yapılmadı. Son olarak Ocak ayı içinde yasanın TBMM’ye gönderileceği açıklandı.
Edinilen bilgilere göre olası düzenleme “kripto paralarla ilgili” olarak nitelense de gerçekte özellikle kara para aklama ve başta terör örgütleri olmak üzere suç örgütlerinin finansman hareketlerinin kısıtlanması ile bu türlerden suça karışmış kişilerin mal varlıklarına el konulmasını kolaylaştırıcı düzenlemeleri içeriyor. Türkiye’nin bazıları uluslararası suç örgütü niteliğinde olan yapılara yönelik başlattığı operasyonların bu sürece katkı vereceği belirtildi.
ÇIKIŞ GARANTİ DEĞİL
Türkiye’nin bu düzenlemeleri yapsa da FATF’ın Şubat Ayında yapacağı genel kurulda gri listeden çıkışının garanti olmadığı vurgulandı. Aynı yönde kamuoyunu hazırlayan bir açıklama Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından yapıldı. Diğer yandan, Türkiye’nin 40 aykırılıktan sadece birinin kaldığı yönündeki 2023’te FATF’ın resmi raporuna giren bir teknik değerlendirmesi bulunuyor. Türkiye’nin bu düzenlemeyi de yaparak, siyasi ve zaman olarak listeden resmi olarak çıkamasa da, teknik olarak gri liste ile ilişkili aykırılıkların tamamını düzeltmiş olması, bunun FATF’ın teknik birimlerince tescil edilmesinin Türkiye’nin elini hem ekonomik, hem de uluslararası hukuk açısından rahatlatacağı belirtiliyor.
“LİSTEDEN ÇIKMAK, ÖNEMLİ ADIM”
Gelir İdaresi E. Strateji Geliştirme Daire Başkanı, Nazmi Karyağdı, FATF’ın son açıkladığı rapordaki olumlu havaya işaret etti.
Karyağdı şu yorumu yaptı:
“FATF’nin 27 Ekim 2023’te gri listedeki ülkelere ilişkin olarak yayınladığı duyuruda Türkiye’nin Eylem Planındaki süreleri geçirmiş olmasına rağmen bir husus hariç diğer 40 Tavsiye Kararını başarıyla karşıladığını açıkladı. Bu bağlamda ‘Türkiye, özellikle terörün finansmanı riskiyle tutarlı olarak terörün finansmanıyla ilgili varlıklara el koyarak, kalan tek stratejik eksikliğini gidermek için eylem planını uygulamaya devam etmelidir.” tespitinde bulundu. Şubat 2024’te yapılacak olan FATF Genel Kurulu’nda Türkiye’nin gri listeden çıkması mümkün olacak. Bu durum ülkemizin medeni dünyada hak ettiği yeri alması anlamında önemli bir adım anlamına gelmektedir.”