2023 yılında yapılan Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimleri’nde Cumhur İttifakı’na katılan ve daha sonrasında ittifaktan ayrılarak Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak Mehmet Altınöz’ün gösterilmesi sonrasında Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’a milli görüşçüler tarafından tepkiler çığ gibi büyüyor. Bu çerçevede 23’üncü Başbakan Prof. Dr. Necmettin Erbakan döneminde kapatılan Refah Partisi’nin Sakarya İl Gençlik Kolları Başkanı olan Numan Mert, ittifakın yeniden kurulması, partinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayını geri çekilmesi gerektiğini söyledi. Mert, ittifakın bozulmasını kendi nezdinde İstanbul’da CHP’nin adayının desteklenmesi olduğunu söyledi.

“İTTİFAKIN BOZULMASI DEMEK CHP’NİN ADAYININ DESTEKLENMESİ DEMEKTİR”
23’üncü Başbakan Prof. Dr. Necmettin Erbakan döneminde kapatılan Refah Partisi’nin Sakarya İl Gençlik Kolları Başkanı olan Numan Mert, “Bir sene önce Cumhur İttifakı’na katılmıştık. Şuan önümüzde bir belediye seçimleri var. Fatih Erbakan, AK Partiye belediye adayını geri çekmek için bazı şartlar sundu. Erbakan hocam sağ olsaydı hiçbir zaman Recep Tayyip Erdoğan’a şart koymazdı, her zaman hayra motor, şerre fren olurdu. Hocam kesinlikle hele böyle bir mahalli seçimde İstanbul’da asla şart koymazdı. Bizim gözümüzde ittifakın bozulması demek mahalli seçimlerde özellikler İstanbul’da CHP’nin adayının desteklenmesi demektir, bu halkın gözünden kaçırılamaz, buna halkımız inanmaz. Yeniden Refah Partisi’nin aday çıkartması demek CHP’nin seçimi kazanması yönünde bir adım demektir ve bunu Saadet Partisi yaptı ve geldiği yeri gördük. Bir an evvel bu yanlıştan dönülmesi lazım çünkü siyasette böyle durumlar vardır. AK Parti’ye şart koyuyorsan aynı şartları CHP’ye de koyman lazım” dedi.

“FATİH ERBAKAN’IN BUNU BİLMEMESİ MÜMKÜN DEĞİL”
Fatih Erbakan’ın İBB adayı geri çekmesi için AK Parti’ye şart koyduğunu belirten Mert, “Yıllarca Erbakan hocanın yanında, arkasında dimdik duran insanlar olarak ben de Fatih Erbakan’a kendisine bir soru sormak isterim. Uzmanlar bunu söylüyor önümüzde ihtimal dahilinde olan büyük bir İstanbul depremi var. CHP’ye, “Böyle bir depremde İBB Başkanı, halkının yanında olmak yerine dejavu yapıp tatile mi çıkacak? Yoksa Murat Kurum gibi deprem bölgesinde evine dahi gitmeden halkının yanında mı olacak?” böyle bir soru sordu mu acaba. Fatih Erbakan ayrıca İsrail ile ilgili ticaretin sonlandırılmasını gerektiğini söylüyor. Şuanda Gazze’ye yapılan yardımlar bile İsrail gümrüklerinde geçmek zorunda Fatih Erbakan’ın bunu bilmemesi mümkün değil bunun yerine CHP’ye şu soruyu sorabilir mesela kar yağdığında İBB Başkanı bu sefer balıkçıda veya et lokantasında mı olacak yoksa kar yağdığında işinin başında, çizmeleri ayağında kar küreme çalışmalarını yönlendiren bir başkan mı olacak? Biz bunu sormasını isterdik. AK Parti’ye bunları sormak çok kolay aynılarını CHP’ye de sorması lazımdı aday çıkarırken. Terör örgütü bizim üs bölgelerimize saldırdı, biz bir operasyon düzenleyeceğiz bu operasyona CHP şimdiye kadar olduğu gibi hep karşı çıktı. Şimdi ben de soruyorum Fatih Erbakan’a bu operasyonlara karşı çıkan CHP adayını destekleyerek bu operasyonlara karşı çıkacaksın?” diye konuştu.

“KENDİ KENDİNİ İNKAR EDİYOR”
Yeniden Refah Partisi’nin genel seçimlerde ittifakta duran ve yerel seçimlerde ittifaktan ayrılması hakkında konuşan Mert, “Kendi kendini inkar ediyor. 8 ay önce beraberdiniz biz ittifaka katıldık peki o zaman 8 ayda ne değişti? Bu aslında çok büyük bir soru. 8 ay önce Cumhur İttifakı’na katılarak Cumhurbaşkanımız yüzde 52 oy aldı. Şimdi ise 8-9 ay sonra ne değişti belediye seçimlerinde? Bu kendini inkar etmek gibi bir şey ve bu iş böyle devam ederse aynı Saadet Partisi’nin düştüğü duruma düşecek iş onu gösteriyor” şeklinde konuştu.

“Fondaşlar oğul Erbakan’ı öve öve bitiremiyorlar” diyen Salih Tuna, yazısında şu satırlara yer verdi:
‘HERHANGİ BİR MİLLİ GÖRÜŞÇÜ CHP’Yİ KAZANDIRMAYI ZAFER SAYABİLİR, ONUR DUYABİLİR Mİ?’
Haziran 2019 seçim sonuçları açıklanınca muzaffer bir komutan gibi “İstanbul’da AK Parti’ye seçimleri biz kaybettirdik…” demişti.
Bunları söyleyen Hasan Damar herhangi biri değildi.
Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın bir ömür dava arkadaşıydı. Dahası, Avrupa Millî Görüş Teşkilatı’nın kurucularındandı. Hitabetiyle, lafını sakınmamasıyla, bitmez tükenmez enerjisiyle herkesin dilinde bir efsaneydi.
Mezkûr iddiası da boş değildi, verilere dayanıyordu.

“Saadet Partisi anahtardır” diyordu, “İstanbul’da 120 bin oy aldık, AK Parti 15 bin oyla kaybetti… Biz kaybettirdik.”
Söz konusu konuşmasında, Saadet Partisi İstanbul’da AK Parti’ye seçimi kaybettirdiği için Türkiye’nin en güçlü partisidir demişti. Ki, “muzaffer komutan gibi” benzetmesini yapmamın nedeni de buydu.
Evet, veriler ortadaydı, AK Parti’ye kaybettirmişlerdi ama “Bardak yarısına kadar dolu” misali bu gerçeğin sadece bir yüzüydü.
Ne ki, “Bardak yarsına kadar boş” misali gerçeğin bir yüzü daha vardı.
Bu da şuydu: “İstanbul’da AK Parti’ye seçimleri biz kaybettirdik” demek “CHP’ye İstanbul’da seçimleri biz kazandırdık” demekti.
Zaten olan da bundan ibaretti.
Peki herhangi bir Milli Görüşçü CHP’yi kazandırmayı “zafer” sayabilir, onur duyabilir mi? Başka bir ifadeyle, CHP’yi kazandırdığı için partisine “Türkiye’nin en güçlü partisiyiz” diyebilir mi?
Bilmiyorum, belki de merhum Hasan Damar da ahir ömründe bardağın bu boş kısmına odaklanmış veya CHP’nin elinde İBB’nin ne hale düştüğüne bizzat şahit olmuş olacak ki, geçen seçimde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a desteğini çok güçlü şekilde açıklamıştı.
Bu köşecikte bir süre önce “Oğul Erbakan’ın rüzgarla imtihanı” (16 Mart 2024) serlevhalı naçizane bir yazı dercetmiş ve şöyle demiştim: “Bu millet CHP’nin önünü açanı asla unutmaz. Fatih Erbakan kardeşimiz umarız Saadet Partisi’nin hatasına düşüp de siyasi geleceğini berhava etmez…”
Yeniden Refah Partili kardeşlerimizden alınganlık gösterenler olduğu gibi “Şunları muhatap alma…” diyenler de oldu.
Neden muhatap almayayım; merhum Hocamızın mahdumu Fatih Erbakan’a kardeşlik görevimi yapma mükellefiyetim var.
‘FONDAŞLAR OĞUL ERBAKAN’I ÖVE ÖVE BİTİREMİYORLAR’
“Önceki seçimde Saadet Partisi’ni pohpohlayan Halk TV’sinden fondaş yazarlarına kadar alayı bugün bakıyorum da “Oğul Erbakan’ı” öve öve bitiremiyorlar. Merhum babasına ömür boyu küfreden ve zulmeden bunlar değilmiş gibi.”

Hadi bunları anladık, “Fatih Erbakan’a FETÖ’cü dediler” yalanıyla “kışkırtıcılık” yapanları ne yapalım!
Oysa Fatih Erbakan’a kimseciklerin FETÖ’cü dediği falan yoktu. Sadece Yeniden Refah Partisi’nden istifa eden partinin Genel Sekreteri ve İstanbul Milletvekili Suat Pamukçu, Fatih Erbakan’ın yanında FETÖ’cülerin bulunduğunu, ittifaka ısrarla karşı çıkanların da bunlar olduğunu dile getirdi, hepsi bu!
‘FATİH ERBAKAN BU VEBALDAN KURTULAMAZ’
Fatih Bey kardeşimizin siyasi tavrına elbette kimse ipotek koyamaz. Kimlerle ittifak yapacaklarına veya kendi başlarına seçime girip girmeyeceklerine de kimse karışmaz. AK Parti’yi de sonuna kadar eleştirebilir, hatta eleştirilerinin bir kısmında haklı da olabilir.
Lakin hiçbir şey şu gerçeği değiştiremez:
Şayet İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını CHP (Yeniden Refah Partisi’nin alacağı oy kadar farkla) kazanırsa, Fatih Erbakan bu vebalden kurtulamaz.
‘MURAT KURUM LEHİNE İBB ADAYINI ÇEKMESİNİ DİLERİM’
Fatih Erbakan istediği ilde ilçede seçime kendi adaylarıyla girmesine bir şey diyemem ama İstanbul’da mukim bir vatandaş olarak Murat Kurum lehine İBB adayını çekmesini dilerim. Sonuçta kendisi bilir. Murat Kurum babamın oğlu değil. Naçizane uyarı görevimi yapıyorum.

YENİDEN REFAH’A LGBT TEPKİSİ
Bizim toplumumuz henüz eşcinsel evliliğe hazır değil…” diyecek kadar LGBT’ye “öpücükler” gönderen malum CHP”li şahsın tekrar İBB Başkanı seçilmesine vesile olmayı göze alıyorsa kendileri bilir.