Bir tarafta ”kriz var” diyenler, diğer taraftan talep sebebiyle katlanan fiyatlar söz konusu.
Kurban Bayramı, bir anlamda başlangıç noktası oldu. Okullar kapandı, hem liselere hem üniversiteye giriş için sınavlar tamamlandı. Buna Kurban Bayramı da eklenince milyonlarca insanın yollara düşeceği ”birleşme” gerçekleşti.
Bu sebeple günler öncesinden otobüs biletleri tükendi, 12 bin yeni ek sefer konuldu. Ek sefere rağmen birçok kente otobüs bileti araması yapıldığında “Son 3 bilet” ya da “Bilet tükendi” gibi uyarılarla karşılaşılıyor. Uçak biletinde de birçok kente bayrama kadar bilet yok. Cumartesinden itibaren yer bulunsa da “Son biletler” uyarısı yapılıyor.
Yüksek fiyatlardan şikayet edilse, 4 kişilik bir ailenin 1 haftalık tatili en ucuz pansiyonda bile 15 bin lirayı bulsa dahi, odaların yüzde 95’i dolmuş durumda. Çadır kentler, bungalov ve tinyhouse tabir edilen yerler ile AirBNB sistemiyle faaliyet gösteren işletmelerde de yoğunluk gözleniyor.
YUNAN ADALARI BİLE DOLDU
Bodrum, Marmaris, Antalya gibi sahil kesimlerinde otellerde yer bulamayanlar ise hemen hemen bütün kentlerde bulunan ev kiralama yöntemine başvurdu. 2 ya da 3 katlık villalarda 1 aylık fiyatlar 345 bin liradan başlayıp 500 bin liraya kadar çıkıyor. Küçük ev ya da bungalovlarda ise 1 aylık fiyat 170 bin lira ile 250 bin lira arasında değişiyor. Burada ise herhangi bir yiyecek ikramı söz konusu değil, sadece konaklama alınabiliyor.
Türkiye’de fiyatlar o kadar hızlı arttı ki, ortalama bir restoranda bir porsiyon etin fiyatı 120 doları geçti. Bu miktar dolar-avro kazanan turistlere bile yüksek geliyor. Bu nedenle yerli turistin daha ucuz bulduğu Yunan adaları ve Mısır’a yöneldiği belirtiliyor. Öyle ki kapıda vize uygulaması sunan Yunanistan’ın Meis, Sakız gibi adalarına gitmek isteyenler rezervasyon sırasında “Kapıda Vize kontenjanımız dolmuştur” ibareleriyle karşılaşmaya başladı.
EN UCUZ KURBAN 15 BİN TL
Geçtiğimiz yıl küçükbaş hayvanın fiyatı 7 bin ila 12 bin lira arasında alıcı buluyordu. Bu yıl ise küçükbaş kurbanlık fiyatları 12 bin ila 18 bin lira arasında değişirken, kurbanlık sığırın fiyatında 80 bin lira ile 160 bin lira arasında değişen fiyatlar talep ediliyor. Bağış yapmak isteyenler ise 3.500 lira civarında bir bedel ödemek durumunda.
ARAÇ KİRASI 1.300 TL
Kiralama şirketleri araçlarının çoğunu rezerve etmiş durumda. Kalanların günlük fiyatları ise 1.300 TL’den başlıyor. 10 günlüğüne araç kiralamak isteyen ailenin ödeyeceği para, benzin hariç 13 bin lirayı buluyor.
GİDİŞ – GELİŞ SERVET
Tatil başladı diye ailece memlekete gitmek isterseniz, Çanakkale’ye otobüs bileti 500-700 lira, Tekirdağ 229-305, Van’a 2000, Gaziantep 1000-1700, Antalya 750-1250 lira. 4 kişilik bir aile, Van’a gitmek isterse sadece gidiş-dönüş 16 bin lira. Uçak isterse cumartesiye kadar yer yok. Son birkaç biletin ücreti 3350 lira. 4 kişilik aile gidiş dönüş uçak bileti 30 bin TL’yi buluyor. İzmir ise 2000 lira ile 5000 lira arasında değişiyor ama cumartesi gününe kadar yer yok.
OTELLER YÜZDE 95 DOLU
Bayramda 2,5 milyon kişi tatile çıkacak. Antalya, Kemer, Alanya, Side, Bodrum, ilk 5 tercih. Tatil yörelerinde oda kahvaltı fiyatları küçük pansiyonlarda bile 1000 liradan başlıyor. Denize sıfır oteller tercih edildiğinde bir haftalık tatil en az 25 bin lira. Lüks otellerde 1 milyon lirayı buluyor. Rezervasyonlar geçen yıla göre yüzde 59 arttı. Doluluklar ise yüzde 100’e ulaştı.
MAAŞIN YÜZDE 66,4’Ü KİRA ULAŞIM İLE GIDAYA GİDİYOR
Türkiye genelinde geçen yıl hane halklarının harcamalarının en büyük kısmını yüzde 23,9 ile konut ve kira oluşturdu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2023 yılına ilişkin “hane halkı tüketim harcaması” istatistiklerini yayımladı. Buna göre; konut ve kirayı yüzde 21,9 ile ulaştırma izledi. Onu yüzde 20,6 ile gıda ve alkolsüz içecek tüketimi izledi. Toplam harcamalarda en düşük payı yüzde 0,8 ile sigorta ve finansal hizmetler, yüzde 1 ile eğitim, yüzde 1,9 ile eğlence, spor ve kültürel etkinlikler aldı. Aylık ortalama tüketim harcaması ise hane halkı başına 24 bin 383 lira, eş değer fert başına 12 bin 521 lira olarak tahmin edildi.
Uzmanlar, “İstanbul’da bölgesine, binanın yaşına, sosyal imkanlarına göre kiralar değişiklik gösteriyor, şu anda 10 bin liraya da 300 bin liraya da lüks sitelerde 15 bin dolara da kira var” değerlendirmesinde bulundu. Kiraya yüzde 25 zam tavanının kalkmasıyla 400 bin ile 600 bin olduğu tahmin edilen boş evlerin sisteme girmesinin piyasayı rahatlatacağını belirten uzmanlar, “Şu anda 1 evi olan da 16 dairesi olan da 2 Temmuz’u bekliyor, boş evler arza girerse rekabetçi piyasa olur” değerlendirmesinde bulundu.
EV ARAYAN ÇOK, KİRALIK YOK
İSTOÇ İş Adamları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Gayrimenkul Danışmanı Şenay Araç, her bölgenin belli bir kira skalası olduğunu ve kira fiyatlarını bölge, binanın yaşı ve sosyal donatılarda otopark, yüzme havuzu ve peyzajın etkilediğini söyledi. İstanbul için ortalama tek bir rakam söylemenin doğru olmayacağını dile getiren Araç, “Örneğin Bağcılar’da iki artı bir daire 15 bin TL’yse, Halkalı’da 35 bin, Etiler’de 50 bin TL. Kanlıca’da 70 bin TL, Bebek’te ise manzaralı bir daire 180 bin TL. Her bölgenin bir değeri var” diye konuştu.
Mülk sahiplerinin şu anda yüzde 25 kira sınırının kalmasını beklediğine işaret eden Şenay Araç, “Bir dairesi olan da 16 dairesi olan ev sahipleri de 2 Temmuz’u bekliyor evlerini kiraya vermek için. Evlerini boş tutan, kiraya vermeyen çok fazla mülk sahibi var. 2 Temmuz’dan sonra piyasaya kesin yeni daireler çıkacaktır. Piyasada fiyatlar yeni dairelerin arza girmesine göre şekillenecek, artış yönünde yukarıya gidebilir” değerlendirmesinde bulundu. Fiyatların geçen ay yüzde 10 geriye gittiğini, ancak şu anda kiralama sezonu olmasıyla yüzde 10’un geri alındığını belirten Araç, “Şu anda kiralık yok. Çok fazla kiralık ev arayan var ancak kiralanacak ev yok” diye konuştu.
KİRALAMADA SIKINTI YOK, SATIŞ TARAFI YAVAŞ
Keller Williams Ekol Yönetici Ortak Ahmet Kurşunlu, kiraların semtine, şerefiyesine, daire büyüklüğüne göre değişkenlik gösterdiğini belirterek, şöyle devam etti:
“Acarlar’da kiralık 1 artı 1 40-45 bin TL, iki artı bir ortalama 55 bin TL, Beykoz konaklarında 15 bin, Acarkent’te 12-15 bin dolar. Bağdat Caddesinde 55-70 bin TL, dubleks 90 bin liraya da kiralıklar var. Bir başka sitede eski kiracı 12-15 bin liraya otururken, yeni kiracı 35 bin TL veriyor.”
Kiralamada sıkıntı olmadığını, dairelerin hemen kiralandığına işaret eden Kurşunlu, “Satış tarafı yavaş gidiyor. O nedenle bir tık fiyatlarda gerileme başladı, yüzde 5-10 seviyesinde, piyasa şu anda daha reel bir noktaya oturdu” dedi. 1 Temmuz’dan itibaren yüzde 25 sınırının kaldırılmasının piyasayı değiştirebileceğini, mülk sahiplerinin kazanmadığını düşünerek kiralamadan kaçındığına işaret eden Kurşunlu, “O durum biraz değişebilir. Piyasaya biraz daha kiralık ev çıkabilir. Mülk sahipleri şu anda kararın çıkması için temmuzu bekliyorlar” diye konuştu.
ÇEPERLERDE 12 BİN, MERKEZDE 50 BİN TL
İTO Gayrimenkul Komite Başkanı Hakan Akdoğan, İstanbul’da Bağcılar, Esenler, Sultanbeyli gibi şehrin çeperlerinde 2 artı 1 dairelerde kiraların 10-12 bin liradan başladığına işaret ederek, “Biraz daha merkeze örneğin Kartal’a geldiğimizde 20-25 bin TL, daha merkezi yerlerde Kadıköy gibi 40-45 bin TL bandında. Lüks yerlerden bahsetmiyorum” diye konuştu.
Kiralık piyasasının şu anda bir normalleşme sürecinde olduğuna işaret eden Akdoğan, “Görünen o ki kiralık tarafta konut arzı çözülmezse fiyat artışı devam edecek. Çünkü insanlar bugün ev almak istese de taksitlerini ödeyememe sorunu var, o nedenle barınma ihtiyacı için kiralık tarafa yöneliyorlar” diye konuştu.
1 Temmuz’dan itibaren kiralara yüzde 25 sınırının devam etmemesi halinde boş tutulan evlerin piyasaya girmesi halinde daha rekabetçi bir piyasa oluşabileceğine işaret eden Akdoğan, “Yüzde 25 sınırı olduğu için şu anda evi boşalan kiraya vermiyor. Bu şekilde 400 ile 600 bin daireden bahsediliyor. Bunlar sisteme girerse arz tarafında rahatlama olur, kiralık daire sayısı artar. Kiracı adına olumlu bir gelişme olur. Arzın artmasıyla rekabetçi bir piyasa oluşursa fiyat açısından kiracıya da yarar. Yine günlük kiralık evlerin de uzun dönemli kiraya çevrilmesinin de olumlu bir yansıması olur” diye konuştu.
İSTANBUL’DA 10 BİNE DE 300 BİN LİRAYA DA KİRA VAR
İstanbul Emlak Odası Başkanı Nizamettin Aşa, İstanbul’da kira fiyatlarının belli bir banda oturup oturmadığı konusunda, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Şu anda 10 bin liraya da 250-500 bin lira da kiralık daire var. Arnavutköy, Avcılar, Gaziosmanpaşa’nın bazı mahallelerinde şu anda 10 bin lira seviyelerinde kiralık bulmak mümkün. Beşiktaş’ta ise 2 artı 1, kombili bir ev 20-30 bin lira arasında. Kiralamalarda şu anda çok bir değişiklik yok. Ancak geçen yıl kimse ev bulamıyordu, şimdi arzda fazlalık başladı. Çok ciddi fiyat düşüşleri yok, yüz yüze pazarlıkların olduğu bir piyasa var ve bizim tespitlerimize göre yüzde 25-30 gibi fiyatlarda gerileme var. Kiralamalar çok fazla yok, piyasa stabil gidiyor.”
“Her ne kadar pazarlama tekniği olarak bazı tur ve seyahat firmalarına ya da ülke bazında farklı fiyatlar uygulansa da yapılması gereken adil ve dengeli ücretlendirme ve standart fiyat açıklaması” olduğunu aktaran Güllü, bu fiyat üzerinden tur ve seyahat firmalarına indirim yapılması gerektiğini söyledi.
Tatil endüstrisinin adil ve dengeli bir fiyatlandırma politikasını benimsemesinin önemine değinen Güllü, şöyle devam etti:
“Halkımız ve yabancı ziyaretçiler için uygun fiyatlar sağlanabilir, farklı fiyatlar ve uygulamalar insan hakları ve eşitlik kurallarına da aykırılık oluşturmaktadır. Bu husus Anayasa’mızın 10’uncu maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesine aykırı olduğu gibi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne de aykırıdır. ‘Milliyet farkı’ adı altında farklı ücret ödemek durumunda kalan tüketiciler, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumuna şikayette bulunabilir ve tüketici hakem heyetine başvurarak ödediği farkın avans faiziyle iadesine karar verilmesini isteyebilir.”
“YASALARA AYKIRIDIR, AYRIMCILIKTIR”
Tüketici Hakları Derneği (THD) Genel Başkanı Ergün Kılıç da “Otellerin ‘milliyet farkı’ adı altında ekstra ücret talep etmesi yasal değildir, tüketicilerin mal hizmetlerden eşit yaralanmasına aykırıdır ve ayrımcılıktır.” dedi.
Kılıç, turizm belgeli otellerde uygulanacak fiyat tarifelerinin hazırlanmasına ve onaylanmasına ilişkin hükümlerin Turizm Tesislerinin Belgelendirilmesine ve Niteliklerine İlişkin Yönetmelik’te belirlendiğini ve belirtilen yönetmelikte milliyet ayrımına göre bir fiyatlandırma yapılamayacağını söyledi.
Tüketicinin korunması hakkındaki kanunda paket turlarla ilgili sözleşme hazırlanmadan önce tüketiciye ön bilgilendirme amaçlı broşür verilmesinin zorunlu olduğunu belirten Kılıç, turizm belgeli işletmelerin Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından onaylanmış fiyat tarifelerine göre hizmet vermek zorunda olduklarının altını çizdi.
İşletmelerin onaylı tarifelerin üzerinde bir fiyat uygulaması yapamayacağını dile getiren Kılıç, “Pazarlama şartları dikkate alınarak onaylı fiyatların altında bir fiyat uygulayabilirler. Ancak uygulamada mağduriyetler oluşmakta. Bununla ilgili olarak ayrımcılık yasağının ihlal edildiğini düşünen tüketici veya müşteri, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumuna başvuru yapıp ilgili kuruma idari para cezası kesilmesini sağlayabilir.” diye konuştu.
“MERKEZ BANKASI’NIN KURU ESAS ALINMAK ZORUNDA”
Kılıç, şu değerlendirmede bulundu:
“Oteller, Belgeli İşletmelerin Uygulayacakları Fiyat Tarifelerinin Hazırlanması ve Onaylanmasına İlişkin Genel İlkeler Hakkında Tebliğe göre, fiyat tarifelerini, içinde bulundukları yılın eylül-ekim aylarında onaylatırlar ve fiyat tarifeleri bellidir. Ancak uygulamada bu fiyatlarında dışına çıkıldığı ve farklı fiyatlar uygulandığını görmekteyiz. Mesela çift yataklı odada tek kişi kaldığı takdirde oda fiyatının en fazla yüzde 80’i talep edilmek zorundadır. Ancak oteller daha fazla fiyat almakta ve tüketiciyi mağdur etmektedir.”
İlave yatak ücretinin, çift kişilik odada tek yatağa isabet eden miktarın yarısını geçemeyeceğini dile getiren Kılıç, şunları kaydetti:
“Ancak bu konuda da oteller ilave yatak içinde yüksek fiyat talep etmektedirler. Bu konuda tüketiciler veya müşteriler aradaki farkın iadesi için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapabilirler. Aynı zamanda ödemelere ilişkin yapılan fiyat hesaplamalarında, ödemenin yapıldığı ayın 1. günündeki Merkez Bankası tarafından ilan edilen döviz alış kuru esas alınmak zorundadır. Ancak oteller ödemenin yapıldığı günkü kuru esas almaktadırlar. Bu tür konularda fiyat tarifelerinde ve uygulanacak esaslarda ciddi anlamda bilgisizlik ve bilgi kirliliği söz konusudur.”
Kılıç, dernek olarak her türlü desteği ve yardımı vermeye hazır olduklarını ve bu konuda üyelerine gerekli eğitimleri verdiklerini bildirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu tarz bir durumla karşılaşmaları durumunda tüketiciler haklarını nasıl koruyabilir? Hangi yolu izlemeliler? Turizm Tesislerinin Belgelendirilmesine ve Niteliklerine İlişkin Yönetmelik, turizm tesislerine turizm yatırımı ve turizm işletmesi belgelerinin verilmesine, bu tesislerin yönetim, personel ve işletme özellikleri ile uymak zorunda oldukları fiziki şartlara, işletmecilik esaslarına, uygulanacak fiyat tarifelerinin hazırlanmasına ve onaylanmasına ilişkin hükümleri kapsar.
Tanıtım, bilgilendirme ve fiyat tarifeleri başlıklı maddesinde ise tesis tanıtımı Bakanlıktan alınan belgeye uygun olarak yapılır. ‘Tesis tanıtımında tüketici hakları açısından doğru bilgilere yer verilir, ülke turizmini zedeleyecek ya da yanıltıcı olabilecek tanıtımlarda bulunulamaz’ denilmekte. Ayrıca ‘onaylı fiyat tarifeleri’, müşteri profiline göre belirlenecek dillerde gerektiğinde müşteriye verilmek üzere hazır bulundurulur.”
Konaklama tesislerinin, oda ve yatak fiyatlarını müşterinin kolayca görüp okuyabileceği şekilde teşhir etmesinin zorunlu olduğunu aktaran Kılıç, “Yeme-içme ve eğlence tesislerinde uygulanan fiyatlar liste halinde müşteriye sunulur. Bu hal, onaylı tarifelerin istendiği takdirde müşteriye verilmesi gereğini ortadan kaldırmaz. ‘Fiyat listelerinde şikayetlerin yapılacağı mercilerin adres, telefon numaraları ve elektronik posta adresleri belirtilir.’ ifadesi yer almaktadır.” bilgisini paylaştı.
]]>HİLEYE DİKKAT!
Et fiyatlarındaki artış lahmacun piyasasını da dalgalandırmış durumda. Fiyatlar neredeyse her şehre, her ilçeye göre değişiyor. Hatta aynı ilçenin farklı mahalleleri arasında uçurum rakamlar bile söz konusu.
Gıda Güvenliği Dernek Başkanı Samim Saner ise tepki çeken son fiyatlara ilişkin bir takım uyarılarda bulundu. Ucuza satılan lahmacunlarda olabilecek tehlikelere karşı vatandaşları uyaran Saner, “Lahmacun gibi karışık kıymanın içine girdiği ürünlerde hile olması muhtemeldir. Bu hile dediğimiz şey illa sağlığa zararlı olmak zorunda değil. Ürünün içine tavuk eti, soya fasülyesinden yapılan soya kıyması, sakatat ve hayvanın kıymaya uygun olmayan başka bölgelerindeki etler kullanılabilir. Bunlar doğrudan halk sağlığını tehdit eden durumlar olmasa da, tüketicinin cebini etkileyecek durumlardır” diye konuştu.

BAHARAT UYARISI
Gıda Mühendisi Ebru Akdağ ise lahmacun fiyatlarının değişkenlik göstermesini hammaddenin kalitesi, yan ürünlere ve satış politikasına bağlayarak şöyle konuştu: “Vatandaşlar çok ucuza lahmacun yiyecekse içinde et değil de başka bir şey olacağını düşünmeleri gerekir. Özellikle açıkta satılan ve ucuz ürünlere dikkat edilmeli. Et yediğinizi zannedip birtakım aroma vericilere bulanmış bir şey yiyor olabilirsiniz. Daha riskli olan kısmı farklı baharatların aroması bozuk etin kokusunu ve tadını gizlemesi. Bu nedenle bilindik yerlerde lahmacun tüketilmeli.
İSTANBUL’DAKİ FİYATLAR
İstanbul’un farklı ilçelerindeki lahmacun fiyatlarını öğrenmek için aradığımız bazı mekanlardan yansıyan rakamlar ise şöyle:
Bağcılar: Lahmacun 60 TL, küçük ayran 20, büyük ayran 35
Çatalca: Lahmacun 70 TL, ayran 30 TL
Kağıthane: Lahmacun 70-80 TL, ayran 25 TL

REKOR ETİLER’DE
Kadıköy: Lahmacun 85 TL, ayran 20 TL
Beylikdüzü: Lahmacun 90 TL, ayran 35 TL
Etiler: Lahmacun 190 TL, küçük ayran 75, büyük ayran 140 TL
LAHMACUN’UN 10 YILI
Lahmacun fiyatlarının son 10 yıla göre gelişimi şu şekilde:
2014 yılında İstanbul Güngören’de bulunan meşhur bir kebapçıda lahmacun 7 TL’den satılıyordu. Aynı mekan 2015 yılında 7,5 TL, 2017’de 13 TL, 2019’da 17 TL, 2020’de 18 TL, 2024 yılında ise tanesi 80 TL’ye kadar yükseldi. 2019 yılında Esenyurt’ta lahmacun 3,5 TL’den satılırken, Fatih gibi kiraların yüksek olduğu bölgelerde ise 10 TL’den satılıyordu. O dönem görüştüğümüz esnaflar, malzemelerinin kaliteli olması ve ikramların fazla olması nedeniyle fiyat arttırdıklarını savunuyordu.

“Etiketler tam halkın istediği gibi, şu anda herkes alabiliyor”
Eskişehir’de pazarcılık yapan Güray Çakıroğlu, son günlerde sebze fiyatlarında büyük bir düşüş yaşandığını belirterek, “Fiyatlar yarı yarıya kadar düştü diyebiliriz. Mesela 1 ay önce havalar soğuktu. Patlıcan ve salatanın kilosu 40-50 TL’ydi. Şu anda onların etiketleri bile yarı yarıya düştü. Etiketler tam halkın istediği gibi, şu anda herkes alabiliyor. Şikâyet de etmiyor. Yani hem biz memnunuz, hem de halk memnun. Özellikle sebze iklime bağlı olan bir şey. Hava soğuduğu zaman, özellikle kışın hem talep hem de ihracat olduğu için haliyle fiyatlar yükseliyor. Çünkü mal az çıkıyor. Tüketim de yüksek. Durum öyle olunca fiyatlara yansıyor. Çünkü kışın havalar soğuk, ne kadar üretebilirsin ki? Yaz günü gibi olmuyor. Yazın havalar ısındığı zaman tüm etiketler yarı yarıya düşüyor. Bu her sene olan bir şey. Patlıcan, salata 20 TL’ye, kabak 25 TL’ye düştü. Bunlarının hepsinin kilosu 50-60 TL’ydi. Hatta fasulye 2 hafta öncesine kadar 100 TL’ydi” dedi.

“Biz maliyetleri düşürdüğümüz sürece fiyatları daha da düşüreceğiz”
Yetiştirici Recep Tatlıcak, “Son günlerde yeşilliklerin fiyatı düşüyor. Baharın gelmesiyle beraber ürünler yetiştikçe bu durum fiyatları da etkiliyor. Daha önceden ürünler Antalya tarafından geliyordu, fiyatlar çok yüksekti. Bu da vatandaşları zorluyordu. Ama bundan sonra kendimiz yetiştireceğiz, vatandaşa fiyat üstünden yardımcı olacağız. Şu an daha fiyatlar yeni yeni düşmeye başladığı için herhangi bir tepki alamıyoruz ama alım gücü artmaya başladı. Fiyatlar yarının altına düşebilir. Üretimde maliyetler yüksek. Biz maliyetleri düşürdüğümüz sürece fiyatları daha da düşüreceğiz” şeklinde konuştu.
“Hem fiyatlar güzel hem de ürünler taze, çok güzel”
Vatandaş Birsen Akyıldız ise, son günlerde pazardan memnun olduğunu ve fiyatlardaki düşüşü cebinde de hissettiğini dile getirerek şunları söyledi: “Fiyatlar düşmüş. Domates, biber, patlıcan, salatalık, kabak, hepsi düşmüş. Hem fiyatlar güzel hem de ürünler taze, çok güzel. Kışın pahalıydı tabii ama o mevsimde de yaz sebzesi pahalı olacak. Havalar da güzel, ucuzlamış. Şimdi havalar ısınsın, haziran ve temmuz gibi fiyatlar daha da düşer. Biz iyiyiz, memnunuz. Yeşillik geçen hafta çok pahalıydı. Şimdi onlar da ucuzlamış. Taze soğan ve marul gibi sebzeler ucuzlamış. Hele ıspanağın fiyatı çok yüksekti. 40 TL’ydi, 20 TL’ye düşmüş.”
FİYATLAR TUTARSIZ
Ödedikleri hesapların fişlerini sosyal medyadan paylaşarak duruma isyan eden vatandaşlar, yemek sektöründeki bu kontrolsüzlüğe acil çözüm getirilmesi çağrısında bulunuyor. Bir kişilik serpme kahvaltının bin lirayı bulması, bir fincan kahve içmenin bile maliyetinin 150 liraya ulaşması öfkeyi ve tepkiyi beraberinde getirdi. Porsiyon oranlarının küçülmesi, fiyatların artmasını da engellemedi. Semt ve restorana göre fiyatlarda yaşanan tutarsızlık aynı şehirde 100 liraya da 15 liraya da çorba satılmasına neden oluyor.
BİR SU 80 LİRA
Restoran ve kafelerden aldıkları fişleri paylaşan vatandaşlar, boykota destek veriyor. Sosyal medyadan fiyatlara tepki gösteren avukat Tamer Acaroğlu, “Köklü bir restoranda yemek yiyorsunuz 3.000 TL hesap geliyor. Fatura yüzde 1 KDV ile ‘ekmek-un’ kesilmiş. Bir suya 80 TL yazmayı biliyorlar, vergi dairesine bildirirken ‘ekmek abi ya ekmek yediler bir şey değil’ dedi.
DENETİM ŞART
Mehmet Gem “Sahanda yumurtayı 750 TL’ye, yarım ekmek tavuk döneri de 350 TL’ye kimse satmasın. Öyle saçma fiyatlar var ki; 1 tane mercimek çorbası 200 TL, 1 bardak çay 30 TL, 1 fincan kahve 100 TL, olamaz. Denetim şart, yemeğe boykot şart” açıklaması yaptı. Barış Ülgen “Bu hafta sonu dışarıdan su bile içmeyeceğim. Karınca misali yangını söndüremezsek bile en azından tarafımız belli olsun” paylaşımında bulundu.
ENFLASYON LİDERİ!
Sabah’ta yer alan habere göre, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) mart ayı için açıkladığı enflasyon verilere göre de lokanta ve otellerdeki yıllık artış yüzde 94.97 oranıyla, yüzde 68.50 olarak açıklanan TÜFE’nin üstünde kaldı. Haziran 2023’ten bu yana yaklaşık 9 aydır yıllık bazda zam şampiyonu lokanta ve otellerdi. Mart ayında zirveyi eğitime bıraktılar. Verilere göre, yıllık bazda fiyatı en fazla artan grup yüzde 104.07 ile eğitim olmuştu.
HÜKÜMET YENİ ÖNLEMLER ALACAK
Hükümet de vatandaşların isyanı karşısında fahiş fiyata karşı yeni önlemleri devreye almaya hazırlanıyor. Önceki gün AK Parti MKYK Toplantısı’nda Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın “Fahiş fiyat uygulamalarına dair çok yakın vadede ciddi yaptırımlar gelecek” mesajı verdiği öğrenildi. Ticaret Bakanlığı da 81 ilde restoran ve kafe denetimlerini hızlandırdı.
Bakanlık, fiyat listelerinin lokanta, restoran, kafe, pastane ve benzeri yiyecek ve içecek hizmeti sunulan iş yerlerinde giriş kapısının önüne ve hizmet sunulan masaların üstüne, tüketiciler tarafından kolaylıkla görülebilir ve okunabilir şekilde konulması şartını getirmişti. Söz konusu uygulama, 1 Ocak’tan itibaren yürürlüğe girdi. Gıda işletmelerinin bu düzenlemeye uyumu bakanlık tarafından yakın takibe alındı. Ticaret İl Müdürlükleri 81 ilde denetim yapıyor. Fiyat listelerinin dükkanların önüne asılıp asılmadığı, fiyat listelerinde ürünlerinin fiyatının yazıp yazmadığı, servis ücreti alındığına dair bilgi bulunmamasına rağmen ücret alınıp alınmadığı kontrol ediliyor. Tespit edilen her bir aykırılık için 2 bin 172 lira idari para cezası uygulanıyor.
CEZA 800 BİN TL’YE ÇIKACAK
Ticaret Bakanı Ömer Bolat da önceki gün katıldığı bir TV programında fahiş fiyat artışına karşı uygulanacak cezaların artırılacağı mesajını verdi. Cezaların artırılması için yapılan çalışma Meclis’e sunuldu.
Düzenleme yasalaşırsa, fahiş fiyat artışına karşı 2020’de 10 bin TL, 2024 başında 52 bin 500 TL olan alt sınır uygulaması, 80 bin TL’ye çıkarılacak. Üst sınır da 525 bin TL’den 800 bin liraya yükselecek. Stokçuluk yapanlara da ağır ceza gelecek. Kanunda firma başına 353 bin lira olan alt sınır, 800 bin liraya yükseltilecek. Üst sınır da 11 milyon liraya çıkarılacak. 15 güne kadar geçici kapatma uygulaması da gelecek.
VATANDAŞ ŞİKAYET ETSİN
Ticaret Bakanı Bolat, “Kim fahiş fiyat uyguluyorsa vatandaşın onu boykot etmesi gerekir. Hem bize şikayet edebilir hem de alışveriş yapmayarak o işletmeyi cezalandırmak mümkün” ifadelerini kullandı.
Dün 89,72 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 89,35 dolar seviyesinde tamamladı.
Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 10.05 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,01 artışla 89,36 dolar oldu.
Aynı saatte Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 85,42 dolardan alıcı buldu.
Petrol fiyatları son 5 ayın en yüksek seviyelerini gördü
Jeopolitik gerilimin yol açtığı arz endişelerinin etkisiyle son 5 ayın en yüksek seviyelerini gören petrol fiyatları, Orta Doğu ve Rus petrolüne ilişkin endişelerle destek bulmaya devam ediyor.
İran’ın, Şam’daki büyükelçiliğine yönelik saldırı
İran’ın, Şam’daki büyükelçiliğine yönelik gerçekleştirilen saldırıların ardından küresel petrol rezervlerinin çoğunluğunun bulunduğu Orta Doğu’da daha fazla arz kesintisi yaşanabileceğine yönelik endişeler fiyatlar üzerinde etkili oluyor.
İsrail, İran’ın Şam’daki büyükelçilik yerleşkesinde yer alan konsolosluk binasına 1 Nisan’da hava saldırısı düzenlemişti. Saldırıya hızlıca misillemede bulunacağını duyuran İran, olaydan ABD’yi de sorumlu tutmuştu.
Tel Aviv yönetimi ise Şam’da İran’ın konsolosluk binasına düzenlenen saldırıyı resmi olarak üstlenmemişti.
İsrail ordusu, yedek askerleri göreve çağıracağını duyurdu
Jerusalem Post’un dünkü haberine göre, İsrail ordusu, hava savunmasını güçlendirmek için yedek askerleri göreve çağıracağını duyurdu. Yedek askerlerin silah altına alınmasının İsrail Hava Kuvvetlerini güçlendirme amacı taşıdığı belirtildi.
Rusya’da üretim durdu
Ayrıca, Rusya’da petrol rafinerilerine yönelik insansız hava araçları ile yapılan saldırılarda bazı rafinerilerde üretim kısmen durmuştu.
Küresel arzın yaklaşık yüzde 8’ini oluşturan Rus ham petrol ve rafine ürünlerinde saldırılar sonrası ihraç kapasitesinin düşebileceği endişesi fiyatları yukarı yönlü desteklemeye devam ediyor.
OPEC ve OPEC+ üretim değişikliğine gitmedi
Öte yandan, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC dışı bazı üretici ülkelerden oluşan OPEC+ grubu, dün piyasa koşullarını ve taraf ülkelerin mevcut üretim politikasına uyumunu değerlendirmek üzere gerçekleştireceği toplantıda, mevcut üretim politikasına ilişkin herhangi bir değişiklik tavsiyesinde bulunmadı.
Bu durum piyasalarda kısa dönemde sıkı arz görünüme yol açarak fiyatların yukarı yönlü yükselişini destekledi.
Dünyanın en büyük petrol tüketicisi ABD’nin talep görünümü ilişkin belirsizlik de fiyatlar üzerinde etkili oldu.
ABD’de petrol stokları arttı
ABD Enerji Enformasyon İdaresi’nin (EIA) dün yayınlanan resmi stok verilerine göre, ülkedeki ticari ham petrol stokları geçen hafta yaklaşık 3 milyon 200 bin varil arttı.
ABD’de benzin stokları azaldı
Benzin stokları ise yaklaşık 4 milyon 300 bin varil azaldı. Ham petrol stoklarındaki artışa rağmen benzin stoklarının azaldığını gösteren veriler, dünyanın en büyük petrol tüketicisi ülkede talep görünümünde belirsizliğe yol açtı.
Brent petrolde destek ve direnç konumu
RusyaBrent petrolde teknik olarak 90,14 ile 91,45 dolar aralığının direnç, 88,83 ile 87,52 dolar aralığının ise destek bölgesi olarak izlenebileceği belirtiliyor.