Çınar Gazetesi, okuyucularını bilgilendirirken kaliteli içerik sunmayı hedefler. Çınar Gazetesi'nin asayiş haberleri, ülkede yaşanan güvenlik olayları ve polis tarafından yürütülen operasyonlar hakkında anlık bilgi sağlar. Çınar Gazetesi son dakika haberleriyle, özellikle gün içinde gerçekleşen önemli gelişmeleri hızlı bir şekilde okuyucularına ulaştırır. Çınar Gazetesi, finans alanında piyasaları ve ekonomik gelişmeleri takip etmek isteyenlere güncel veriler sunar. Çınar Gazetesi’nin magazin haberleri ise sanat dünyasında ve ünlülerin hayatında olup bitenleri merak edenler için önemli bir bilgi kaynağıdır.
Çınar Gazetesi, spor haberlerinde de geniş bir içerik sunarak, futbol, basketbol, voleybol gibi farklı branşlarda güncel haberlere yer verir. Çınar Gazetesi gündem haberlerinde ise hem ulusal hem de uluslararası önemli gelişmeleri derinlemesine ele alır. Çınar Gazetesi, tüm bu içerik ve başvuru kategorileriyle farklı ilgi alanlarına sahip olan okuyucularına zengin bir haber kaynağı sunar. Çınar Gazetesi, güvenilirliği ve kapsamlı haber anlayışıyla Türkiye’de önemli bir yere sahiptir ve geniş okuyucu kitlesiyle her gün daha fazla kişiye ulaşmaktadır.
]]>Rotter’a göre, yapay zeka yanıtlarının yüzde 87’si Alman sol partisi Yeşiller’in fikirlerine yakın sonuçlar verdi.
Bild gazetesinde bu sonuç yüzde 83 olarak çıkarken gazete “Yapay zeka muhafazakarları sevmiyor” başlığını attı ve şu yorumu yaptı:
“Yapay zekalar sandık başına gidebilseydi, Yeşil bakan ve şansölye yardımcısı solcu Robert Habeck’e oy atarlardı. ChatGPT, CDU-CSU’nun (Almanya’nın sağcı, iki kardeş partisi: Hristiyan Demokrat Birliği ve Hristiyan Sosyal Birliğ) yalnızca yüzde 52,6’ya yakınlaştığı muhafazakar programına pek istekli görünmüyor.”
Solcu Die Tageszeitung gazetesi ise “Yapay zeka perspektifinden bakıldığında Almanya’nın ulusal bir para birimine ihtiyacı yok, Avrupa Birliği Ukrayna’yı da birliğe dahil etmeli ve organik tarıma öncelik vermeli” ifadelerini kullanıyor.
ELON MUSK’IN KENDİ YAPAY ZEKASI BİLE SOLA YAKIN DAVRANIYOR
Sağcı Focus gazetesinde teknoloji uzmanı Felix Beilharz başka bir teori öne sürdü. Beilharz da aynı testi uyguladı ve benzer yanıtlara ulaştı. Gazetede “Woke’ karşıtı” milyarder Elon Musk’un üretken yapay zekası Grok bile bu trendi takip ediyor gibi görünüyor.” ifadesi yer aldı.
YAPAY ZEKA NEDEN SOL KESİME DAHA EĞİMLİ
Teknoloji uzmanı Beilharz, “Yapay zekanın sözde ‘zekası’nın onu eğitmek için kullanılan verilerle bağlantılı olması nedeniyle ilerici fikirlere öncelik verdiği” görüşünde.
Beilharz, ABD’nin solcu Kaliforniya eyaletinde birçok teknoloji şirketi kurulduğunu hatırlatarak, bu durumun yapay zekaları yönlendirebileceğini savunuyor.
“SOLCULUK BİR HATA SONUCU” DEDİLER
Bild’in konuyu sorduğu araştırmacı Chan Park şunu iddia ediyor:
“Belki de yapay zeka ‘nefret söylemi’ içermeyen (ya da yazılımcıların öyle olduğunu düşündüğü şeyleri) yanıtlar vermeye teşvik edildiği için, politik olarak sola dayalı yanıtlar formüle etmeye yönlendiriliyor. Yapay zeka eğitim yöntemleri hakkında kesin bilgi olmadan bu hipotezleri doğrulamak mümkün değil. Ancak bunlar sürekli gelişmekte ve çoğu zaman gizli. OpenAI blogunda ‘yönergelerinin yapay zeka eğitimi sırasında hiçbir siyasi oluşumun tercih edilmemesi gerektiğini açıkça belirttiğini’ ve herhangi bir önyargılı tepkinin ‘yapay zeka modelinin özelliklerinin değil, hataların sonucu olduğunu’ iddia ediyor.”
YAPAY ZEKA DİL MODELLERİ SİYASİ TERCİHLERLE DOLU…
ABD basınından Washington Post’ta çıkan bir haberde ise İngiliz Doğu Anglia Üniversitesi’nin 2023 yılında yaptığı bir araştırmaya göre yapay zeka, “ABD’de Demokratlara, Brezilya’da Lula’ya ve Birleşik Krallık’ta İşçi Partisi lehine dikkate değer ve sistematik bir önyargı ortaya çıkardı.
Yine aynı yıl, ABD basınından Technology Review, yapılan ortak bir çalışmayı gündeme getirdi. Buna göre, yapay zeka dil modelleri kelimenin tam anlamıyla siyasi tercihlerle dolu.
Basın İlan Kurumu aracılığıyla basına yapılan maddi desteklere ilişkin bilgiler veren Erkılınç, mevzuatın gerektirdiği şartları taşıyan ve bunu süreklilik haline getiren internet haber sitelerinin 1 Nisan 2023’ten itibaren resmî ilan ve reklam yayımlamaya başlayarak hatırı sayılır bir gelire kavuştuğunu belirtti.
İLAN VE REKLAM PASTASI 2024 YILINDA 4 MİLYAR TL’Yİ BULACAK
İnternet haber sitelerinin 1 Nisan 2023 ile 1 Nisan 2024 arasındaki bir yıllık süreçte 1 milyar 130 milyon Türk Lirası tutarında resmî ilan ve reklam yayımladığını kaydeden Genel Müdür Erkılınç, “2024 yılında 1,5 milyar Türk Lirası’nı aşan bir desteği sektörün dijital yayınlarına aktarmayı hedefliyoruz. Gazete ve dergileri de içine kattığımızda 4 milyar Türk Lirası büyüklüğünde bir ilan ve reklam pastasına ulaşmayı bekliyoruz. Devletimiz adına sektöre bu kıymetli desteği vererek ilan yayımlatılacak mecraların çeşitlenmesini sağlıyor, nitelikli yayıncılığı önceliyor ve istihdam olanaklarının artışını önemsiyoruz” dedi.
“ADİL VE TARAFSIZ DAĞITIM OLMAZSA OLMAZIMIZ”
İnternet haber sitelerinin trafiklerinin ölçümü için Basın İlan Kurumu tarafından geliştirilen BİK Analitik yazılımına değinen Erkılınç, adil ve tarafsız şekilde resmî ilan dağıtımını “Kurumun olmazsa olmazı, vazgeçilmez prensibi” olarak tanımladı.
“Sürekli kendimizi yeniliyor, geliştiriyor ve varsa eksikliklerimizi gidermeye gayret ediyoruz” diyen Erkılınç, “Geçtiğimiz yıl kullanımına başladığımız bize özgü, Kurumumuz görevine uygun geliştirilen yerli yazılım BİK Analitik’e ayrı bir önem veriyoruz. Ziyaretçi trafiklerini resmî ilan alabilmenin tek şartı olarak görmüyor, internet basınını ‘tık avcılığı’na yönlendiren, kısır bir sistemin inşasından kaçınıyoruz. Basının, nitelikli içeriklerle okunur ve görünür olmasını önceliyoruz. Dolayısıyla BİK Analitik’in sunduğu hizmetlerden azami düzeyde yararlanmayı kıymetli buluyoruz. Patent ve marka tescilimizi aldığımız BİK Analitik, geçtiğimiz günlerde uluslararası geçerliliği bulunan TS ISO/IEC 25051 Standardı Belgelendirmesini almayı da başardı. Şimdi sıra uluslararası geçerliliği bulunan, kamu güvenini pekiştirmeye yönelik denetim raporunu almaya geldi. Amacımız; güvendiğimiz, arkasında durduğumuz BİK Analitik’in hiç kimsenin kalbinde, gönlünde şüpheye yer bırakmayacak şekilde rıza kazanmasını sağlamak. Bu vesile ile sizlerin koşulsuz desteğine ve sağladığınız katkıya şükran duyduğumuzu ifade etmek istiyorum” şeklinde konuştu.
Mevzuatın öngördüğü çerçevenin dışında sahte trafik alan internet haber siteleriyle mücadelenin daha etkili bir şekilde sürdürüleceğini vurgulayan Erkılınç, “Mesleği layıkıyla yapan internet haber sitelerimiz müsterih olsunlar. Mesleki anlamda iyi yayıncılık yapanla yapmayanı mutlaka ayıracağız. Büyütmekte zorlandığımız resmî ilan pastasını sadece hak edene vermeye kararlıyım, kararlıyız” ifadelerini kullandı.
“ANAYASAL ÖZGÜRLÜKLERLE KURUM MEVZUATI BİRBİRİNE KARIŞTIRILMAMALI”
Basın İlan Kurumu’nun, yanlışlara dokunduğunda “özgür basına engel olunuyor, basın susturuluyor” suçlamalarıyla karşı karşıya kaldığını kaydeden Erkılınç, Kurumun, kamu kaynaklarını okunan, görünen hatta bilinçli tercihle takip edilen yayınlara objektif ölçütlerle aktarılması amacıyla kurulduğunu hatırlatarak, “Biz kimsenin yaptığı yayıncılığa, fikrine, içtihadına karışmayız; karışamayız. Ancak resmî ilan veya reklam alacaksan Kurumumuz mevzuatına uymak zorundasın. Yayınlarımız resmî ilan ve reklam almak üzere müracaat ettiklerinde, peşinen ‘mevzuatına uyacağım, bu yeterliliği sunacağım’ taahhüdünde bulunmuş oluyor” diye konuştu.
Türkiye’deki 4 binin üzerinde gazete ve dergi ile 10 bine yakın internet haber sitesinden sadece 2 bin civarındaki yayının Kurumun görev alanına girmeyi kabul ettiğine işaret eden Erkılınç, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Dışarıda kalan 12 bin yayına yönelik herhangi bir karar aldığımızı veya yönlendirme yaptığımızı duydunuz mu? Zaten böyle bir durum hukuken de mümkün değil. Kaldı ki özgür düşünce ve bu düşüncenin yayılması Anayasamız ile güvence altındadır. Resmî ilan ve reklam yayımlama hakkı kazanmak ise şartlara bağlıdır ve bu şartlar Kurumumuzca belirlenir. Dolayısıyla Anayasanın tanıdığı özgürlük ile resmi ilan yayımlama kurallarını birbirine karıştırmamak gerekir.
Bir başka ifadeyle resmî ilan yayımlama hakkına sahip olan süreli yayınlarımız, Anayasanın tanıdığı özgürlükten sonuna kadar istifade etmekle birlikte Kurumumuz mevzuatının gereğini yerine getirerek de ilan geliri elde etmektedir.
‘Basmayayım, satmayayım, fikir işçisi istihdam etmeyeyim, okunmasam da olur, yeter ki devlet bana para aktarsın’ demek, önce bu devletin gerçek sahibi milletimize, sonra görevini lakıyla yapan sektördeki işletmelere büyük haksızlıktır. Gazetecilik mesleğine karşı yapılmış büyük bir kötülüktür.”
“KURUMUMUZ OLMADAN KARŞILAŞILACAK ZORLUKLAR NASIL AŞILACAK?”
Basın İlan Kurumu’nun üstlendiği görev vesilesiyle aldığı komisyon ücretlerinin kaldırılmasına ilişkin dile getirilen talepleri değerlendiren Erkılınç, Kurumun merkezi bütçeden hiçbir şekilde pay almadan tüm faaliyetlerini yayımlattığı resmî ilan ve reklamlardan sağladığı komisyon gelirleriyle yürüttüğünü anımsatarak, bu olmadığında sektöre kesintisiz hizmet veren bağımsız karar mekanizmalarının sekteye uğrayacağını belirtti.
Erkılınç, “Söz konusu talebi dile getirenler Kurumumuz olmadığında veya bağımsız karar alabilme yeteneğimiz ortadan kalktığında, adetçe daha fazla ilan yayımlayacaklarını, ilan fiyat tarifelerinin beklentilerini karşılayacağını; olağanüstü hallerde ve kriz dönemlerinde anlık kolaylaştırıcı tedbirlerden istifade edilebileceklerini mi sanıyorlar?” diye sordu.
Resmi ilanların belirli bir puantaj karşılığında yer aldıkları kontenjan tablosuna göre yayınlara dağıldığını kaydeden Erkılınç, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Süreli yayınlarımız her ay içinde gelecek ilan tutarını aşağı yukarı biliyor, refiki olan yayınların da ne aldığını görebiliyor. Bu dedikleri gerçekleştiğinde, resmî ilanlar belli yayınlara gittiğinde, kendi yayınlarına gelmediğinde veya çok az geldiğinde ne yapacaklarına dair planları var mı? Dahası, büyük gayretlerimiz sonucu yayımlatabildiğimiz icra ilanlarının sağlıklı gelişini sağlayamamış basın sektörü, karşılaşacağı zorluğu nasıl aşmayı planlıyor?
Kurumumuzun bir diğer varlık sebebi de belediyeler gibi kamu kurumlarının resmî ilan ve reklam harcamalarının kamu yararı çerçevesinde kontrol altında tutulması, belli eşik değerleri barındıran yayım bedelleriyle kamu menfaatlerinin korunmasıdır. Resmî reklamların dağıtımının ne hale geleceğini konuşmayı dahi anlamsız buluyorum.”
“BASINIMIZIN GERÇEKÇİ BİR ÇÖZÜM BULMASI ZARURİ”
Konuşmasının son bölümünde bazı illerdeki gazete sayısının resmi ilandan feragat etme yoluyla azalmasına değinen Erkılınç, Kurumun gazetelerin aldığı kararlarda hiçbir şekilde baskıcı, zorlayıcı veya teşvik edici olmadığını vurguladı.
Konunun tamamen ticari bir mesele olduğunu ve Kurumu uzaktan yakından ilgilendirmediğinin altını çizen Erkılınç, “200 bin, 300 bin nüfuslu illerimizde sekiz tane, on tane hatta daha fazla süreli yayın mevcut. Okur sayısı belli, ilan pastası belli ve mevcut gelirler hiçbir gazetenin yarasına merhem olmuyor. Gelir olmayınca masrafları kısmak yoluyla mevzuat ihlallerine tenezzül ediliyor, yayıncılık kalitesi düşüyor. Ne ülkemizde ne de diğer ülkelerde zarar ettiğini ifade ettiği halde o işte kalmaya devam eden yatırımcı göremezsiniz; ülkemizdeki basın sektörü hariç. Resmî veya özel ilan pastası büyümüyorsa, reklamlar başka mecralara kayıp eskisi kadar gelmiyorsa basınımızın bu duruma gerçekçi bir çözüm bulması zaruridir. Bunun nasıl olacağına da biz değil, basınımız karar verecektir” şeklinde konuştu.
Isparta, Zonguldak, Gaziantep, Kastamonu gibi illerin ardından Ankara merkezde resmi ilan yayımlayan gazete sayısının dörde düşmesini değerlendiren Erkılınç, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Ankara gazetelerimiz, Genel Kurul Üyemiz ve Gazeteciler Cemiyeti Başkanımız Sayın Nazmi Bilgin önderliğinde bir araya gelerek dokuz gazete iken dört gazete çatısı altında yola devam etme kararı aldılar. Biz de gazetelerimize resmî işlemlerinde her türlü kolaylığı sağladık.
Şimdi Başkentimizde her bir gazetemiz ayda neredeyse 2 milyon TL’ye yakın gelire ulaşacak. Bu gazetelerimizin bir de layıkıyla yayım yapan internet haber sitesi varsa geliri 3 milyon Türk Lirasına yaklaşacak. Böylece gazetelerimiz nitelikli personel çalıştırabilir, maaşlarını ödeyebilir, kaliteli yayıncılık yapabilir bir yapıya kavuşacak. Ankara gazetelerinin dönüşümüne katkı sunan Nazmi Bilgin Bey başta olmak üzere tüm gazete sahiplerimize Kurumum ve şahsım adına şükranlarımı sunuyorum.”
Erkılınç’ın konuşmasının ardından Başkanlık Divanı Heyeti seçimi gerçekleştirilerek başkan ve üyeler belirlendi. Gündemin kabulünün akabinde Yönetim Kurulu Durum Raporu ve Denetçiler Raporu okundu. Yönetim Kurulunun tekliflerine ilişkin sunum sonrasında üyeleri belirlenen İlan İşleri, Hukuk İşleri ve Mali İşler Komisyonları çalışmalarına başladı.
Genel Kurul Toplantısı, 31 Mayıs 2024 Cuma günü yapılacak oturumun ardından tamamlanacak.
Haber7 – ÖZEL
Türk Havacılık Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından üretilen Milli Muharip Uçak KAAN‘da büyük gün bugün yaşandı. Milyonların havalanacağı günü beklediği Kaan, bugün ilk uçuşunu gerçekleştirdi. KAAN, sabah saatlerinde Ankara’da gerçekleşen 13 dakikalık uçuş sonrası başarıyla tekrar üssüne döndü.

Ancak KAAN‘ın ilk uçuşunu gerçekleştirmesi dünyanın büyük bir kesiminde olduğu gibi Türkiye’deki bazı kesimleri de memnun etmedi. Milli Muharip Uçak KAAN‘ın üretimi esnasında türlü kara propagandayla üretimi sekteye uğratmak isteyenler, bugün de KAAN’ın havalanmasından gurur duyamadı.

2023 yılında düzenlenen lansman töreninde KAAN’ın kanopi ile uçak arasında bulunan kırmızı ‘demir’ parçasını ‘vileda sapı’ diyerek küçümseyen, paylaşılan parçalarını ise ‘Kalorifer peteğine benziyor’ diyerek aşağılayan muhalif medya unsurları bugün adeta ‘şoka’ girdi. Birçok muhalif medya organı, KAAN‘ın ilk uçuşunu görmezden gelirken, bazıları ise çok önemli olmayan haberler için kullanılan küçük haber şeklinde yayın yaptı.
Devamındaki gün yayınlanan muhalif gazeteler de KAAN gelişmesini görmezden gelerek okurlarından sakladı.
BUNLAR HANGİ ÜLKENİN GAZETELERİ?
Muhalif kamuoyuna yön veren 7 gazete, yerli savaş uçağı KAAN’ın ilk uçuşuna dair birinci sayfadan hiçbir haber yayınlamadı. Muhalif 3 gazete ise KAAN’la ilgili tarihi haberi küçük puntolarla haberleştirdi.
KAAN’ın gökyüzüyle buluşmasıyla hiçbir önem atfetmeyen gazeteler şunlar:
Sözcü gazetesi
Cumhuriyet gazetesi
Birgün gazetesi
Evrensel gazetesi
Yeni Mesaj gazetesi
Yeni Asya gazetesi
Korkusuz gazetesi.


KAAN’ın uçuşunu küçücük puntolarla yayınlayan gazeteler şunlar:
Saadet Partisi’nin yayın organı Milli Gazete,
milliyetçi geçinen Yeniçağ,
Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’a yakın Karar gazetesi

‘KALORİFER PETEĞİ’ CUMHURİYET GÖRMEZDEN GELDİ
Türkiye’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderlik ettiği tüm teknolojik gelişmelere karşı çıkan Cumhuriyet Gazetesi, 5 Kasım 2021‘de TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil‘in Kaan uçağının TFX parçasını paylaştığı fotoğrafla ilgili “Milli Muharip Uçağı’nın ilk parçası tartışma yarattı: Kalorifer peteği gibi duruyor” başlılığıyla haber yayınlayarak KAAN’ı karalamak istemişti.

Aynı Cumhuriyet, bugün KAAN’ın ilk uçuşunu gerçekleştirmesini görmezden geldi. Cumhuriyet Gazetesi‘nin internet sitesinde Türkiye’yi dünya sahnesinde bir üst lige taşıyacak olan gelişmelerden biri olan KAAN’ın uçuşuna ilişkin hiçbir haber yayınlanmadı.

‘KÖR’ OLDULAR
KAAN‘ın ilk uçuşunu görmeyen medya organları Cumhuriyet’le sınırlı kalmadı. Birgün, Evrensel ve Oda Tv gibi muhalif medya organlarında da KAAN‘la ilgili hiçbir habere yer verilmedi. ‘Eleştirmek’ adına hiçbir fırsatı kaçırmayan muhalif medya organları, gelişme anlamındaki bu büyük adım karşısında adeta ‘kör’ taklidi yaptı.


Sözcü Gazetesi ise Türkiye’nin bugünkü en önemli haberini üst manşetten küçük bir haber olarak okuyucularına duyurdu. Sözcü, haberinde “KAAN ilk kez semada” başlığını kullandı.

ALTAYLI ‘HAYAL SATMAYIN’ DEMİŞTİ
Fatih Altaylı, 14 Mayıs seçimlerinden önce KAAN’ı hedef alarak, “İnsanlara hayal satmayın” demişti.
KAAN’ın pistte ‘motor takılmış tekerlekle hareket ettiğini’ ileri süren Altaylı, ‘Motorla mı gidiyor, tekerleklerine motor mu koymuşlar onunla mı gidiyor. İnsanlara hayal satmayın. Büyük yalanlar söylemeyin.’ ifadelerini kullanmıştı. Altaylı, söylediklerine ilişkin kendisine karşı tepki gösterenleri ise ‘aptal’ olarak nitelemişti.
Genel Kurul Üyelerini kurtuluşun ve büyük zaferin şehri Afyonkarahisar’a davet ederek ağırlayan Vali Kübra Güran Yiğitbaşı’na teşekkür eden Erkılınç, geçtiğimiz yıl 6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyerek, bölgedeki basın kuruluşlarına verilen ve halen devam eden destekleri anlattı.

DEPREM BÖLGESİNDE 133 MİLYON TL’LİK DESTEK
Ülkeyi derin üzüntüye boğan depremler sonrasında Basın İlan Kurumu Genel Kurulu’nun da desteğiyle bölgedeki 130 gazete ve 58 internet haber sitesinin faaliyetlerini kolaylaştıran, ayakta kalmalarını sağlayan bir dizi tedbir aldıklarını belirten Erkılınç, “Fiili satış başta olmak üzere zorunlu ödevlerin bir kısmından muaf tuttuğumuz veya kolaylık sağladığımız süreli yayınlarımıza, deprem gününden yıl sonuna kadar 133 milyon Türk Lirası tutarında resmi ilan ve reklam desteği verdik. 31 Aralık 2023 tarihi itibarıyla sona eren kolaylaştırıcı tedbirleri Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya ve Osmaniye illeri ile Gaziantep’in İslahiye ve Nurdağı ilçelerini kapsayacak şekilde 4 ay daha uzattık. Nisan ayındaki Yönetim Kurulumuzda bu konuyu etraflıca tekrar değerlendireceğiz” şeklinde konuştu.
‘SAHADAKİ GERÇEKLERDEN KOPMAYACAĞIZ’
“Görevde bulunduğumuz süre zarfında saha gerçeklerinden kopmayacağımızı, olanla olması gereken arasındaki hassas dengeyi gözeteceğimizi, bunu yaparken de nitelikli yayınların haklarını ve sektördeki istihdam olanaklarını koruyacağımızı hep vurgulaya geldik” diyen Erkılınç, bu bağlamda Yönetim Kurulu’nun en önemli teklifinin Resmi İlan ve Reklam Yönetmeliği’nin bazı maddelerinin tadiline ilişkin olduğunu söyledi.
Genel Kurula sunulan tekliflerle alakalı bilgiler veren Erkılınç, iletişim alanının dışındaki fakültelerden mezun ancak bu alanda yüksek lisans veya doktora yapmış olanları fikir işçisi
kadrosu
na doğrudan dâhil etmeyi hedeflediklerini kaydederek, “Böylece eğitim seviyesi, beşeri sermayesi yüksek fikir işçilerinin gazetecilik yapmasını sağlayarak daha kaliteli ve özgün içerik üretilmesini arzuluyor, sahadaki ‘çalıştıracak personel bulamıyoruz’ söylemine de gerçekçi bir çözüm sunuyoruz” dedi.
HABER SİTELERİNİN GAYRETLERİ ÖDÜLLENDİRİLECEK
Genel Müdür Erkılınç, ikamet şartı, köşe yazıları, bekleme süresi, internet haber sitelerinin devri ve alan adlarının değişikliğine dair Yönetim Kurulu tekliflerini şu şekilde özetledi:
“Genel Kategoride yer alan internet haber sitelerinin, Türkiye’nin herhangi bir ilinde ikamet eden 4 fikir işçisini kadroya almalarına imkân tanıyoruz. Köşe yazarı kavramının içini boşaltmaya yönelik, herhangi bir toplumsal mevzuda fikir sunmayan, güncellikten ve günlük hayattan uzak, neredeyse tamamı alıntılardan oluşan yazılara yönetmelikle ‘dur’ diyoruz.
Kadro ve haber sayıları yüksek olduğu için bekleme süresini 6 ay içinde tamamlamak isteyen internet haber sitelerinin gerçekleştirmeleri zorunlu kılınan 4 katı asgari tekil ziyaretçi sayısını 2 kata düşürüyor ve sayfa görüntüleme sayısını da 2 kat olarak belirliyoruz. Düzenlemelerle yaklaşık bir yıldır büyük emek harcadıklarını yakından gözlemlediğimiz internet haber sitelerimizin gayretlerini ödüllendirmeyi düşünüyoruz.”

HABER SİTELERİNİN DEVRİNİ VE ALAN ADI DEĞİŞİKLİĞİNİ KOLAYLAŞTIRACAK DÜZENLEME
Resmi ilan yayımlama hakkını haiz veya bekleme süresinde internet haber sitesi bulunmayan Bayburt, Çankırı ve Iğdır illerinde dijital yayıncılık sektörünün canlanması ve ilave istihdam oluşmasını teminen bekleme süresinin 6 aya indirileceğini kaydeden Erkılınç, “Yine benzer gerekçelerle sahada nitelikli yayıncılık yapan, bulundukları illerde marka bilinirliği yüksek haber sitelerinin sisteme dâhil edilmesi arzusuyla resmi ilan yayımlama hakkı bulunan internet haber sitelerinin devredilmesi ya da alan adlarının değiştirilmesine dair 2 yıl olan kısıtlamayı 1 yıla çekiyoruz. Böylece resmi ilan yayımlama hakkı bulunan ancak yükümlülüklerini yerine getirmekte zorlanan internet haber siteleri ile yayıncılık anlamında iyi işler yapan fakat sisteme dâhil olmak isteyen internet haber sitelerinin güç birliği yapmasına imkan tanıyor; akılda kalması zor, yazımı uzun alan adlarının değiştirilmesinin önünü açıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
YARDIM VE DESTEKLER YENİDEN DÜZENLENİYOR
Geçtiğimiz yıl gazeteci derneklerine ve azınlık gazetelerine yapılması planlanan 800 bin Türk Lirasının Genel Kurul Üyelerinin oylarıyla deprem bölgesindeki gazetelere aktarıldığını hatırlatan Erkılınç, bu yıl da fonlar arasında geçiş yapmak suretiyle gazeteci derneklerine 700 bin, azınlık gazetelerine ise 300 bin Türk Lirası maddi kaynak aktarımı yapılmasının Genel Kurulun oylarına sunulduğunu kaydetti.
Basın mensuplarına ve basın kuruluşlarına yapılan desteklerin artırılmasına yönelik teklifleri anlatan Erkılınç, basın mensuplarının talepleri doğrultusunda faizsiz borç para miktarının 12 bin Türk Lirası’na yükseltileceğini, gazete işletmelerine verilen kredi desteğinde ise faiz oranı değişikliğine gidileceğini belirtti.
‘HAKSIZ, AKILDAN VE İZANDAN YOKSUN SUÇLAMALARI MUHATAP ALMIYORUZ’
Bir gazeteciler cemiyetinin deprem bölgesindeki basın kuruluşlarının sorunları konusunda hazırladığı rapordaki isnatları değerlendiren Erkılınç, gazetelerin veya gazetecilerin, eleştiri içeren, sorunları gündeme getiren içerikler ürettiklerinde resmi ilan kesintisi ile karşı karşıya kaldıklarının ve resmi ilan verilmemekle tehdit edildiklerinin iddia edildiğini söyledi.

“Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde resmi ilanların dağıtımını gerçekleştiren tek merci vardır; o da Basın İlan Kurumu’dur. Dolayısıyla bu haksız, akıldan ve izandan yoksun suçlamaya, raporu muhatap aldığımdan değil, ancak sizleri ve kamuoyunu aydınlatmak adına maddeler halinde cevap vermek istiyorum” diyen Erkılınç, sözlerini şöyle tamamladı:
“Birincisi; 6 Şubat depremlerinden sonra bölgedeki yayınlarımıza yönelik hiçbir şekilde denetleme ve inceleme yapılmamıştır. İkincisi; deprem öncesinde gerçekleşen ve mutlak suretle yaptırım gerektiren 10 yayınımıza ait ihlal dosyalarının tamamı, 11 Temmuz 2023 tarihli Yönetim Kurulu kararıyla herhangi bir müeyyide uygulanmadan kaldırılmıştır. Üçüncüsü; işlemsiz kaldırılan dosyaların dışında, bölgedeki 29 yayınımızın ihlal dosyaları önce süresiz ötelenmiş, sonrasında ise gerçek manada depremden etkilenmeyen iki ilimizdeki 11 gazeteye işlem yapılmıştır. Kurumumuz hiçbir döneminde yaptırım heveslisi olmamış, müeyyide peşinde koşmamıştır. Buna en güzel örnek; depremden önceki 1 yıl içinde, bölgedeki 130 yayından 103’ünü, 109 kez yazılı ve sözlü şekilde hatalarını düzeltmeleri için iyi niyetle
uyarmamızdır. Şimdi ben huzurlarınızda açık bir çağrıda bulunmak istiyorum. Hangi haber veya köşe yazısı üzerine resmi ilan verilmemekle tehdit edilen gazeteler veya gazeteciler kimlerdir bilmek istiyoruz. Öyle ya mesele resmi ilan olduğuna göre, bu tehdidi Kurumumuzdan birilerinin yapması gerekir, bu arkadaşımız veya arkadaşlarımız kimdir, öğrenmek istiyoruz. Kast edilen şayet resmi ilan değil de resmi reklam ise, aradaki farkı anlatmak ve bilgi eksikliklerini tamamlamak üzere bu raporu hazırlayanları Kurumumuza davet ediyoruz. Yaptıkları manipülasyona rağmen onları aydınlatmak isteriz.”
ŞEHİTLERİMİZ, DEPREMDE KAYBETTİKLERİMİZ VE FİLİSTİN İÇİN SAYGI DURUŞU
Genel Müdür Cavit Erkılınç’ın konuşmasının sonrasında Divan Başkanı Prof. Dr. Zakir Avşar’ın daveti üzerine Genel Kurul Üyeleri, terör saldırılarında şehit düşen güvenlik görevlilerimiz, 6 Şubat 2023 depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşlarımız ile İsrail işgali altındaki Filistin’de hayatını kaybedenler için saygı duruşunda bulunarak İstiklal Marşı’nı okudu.
]]>Genel Kurul Üyelerini kurtuluşun ve büyük zaferin şehri Afyonkarahisar’a davet ederek ağırlayan Vali Kübra Güran Yiğitbaşı’na teşekkür eden Erkılınç, geçtiğimiz yıl 6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyerek, bölgedeki basın kuruluşlarına verilen ve halen devam eden destekleri anlattı.

DEPREM BÖLGESİNDE 133 MİLYON TL’LİK DESTEK
Ülkeyi derin üzüntüye boğan depremler sonrasında Basın İlan Kurumu Genel Kurulu’nun da desteğiyle bölgedeki 130 gazete ve 58 internet haber sitesinin faaliyetlerini kolaylaştıran, ayakta kalmalarını sağlayan bir dizi tedbir aldıklarını belirten Erkılınç, “Fiili satış başta olmak üzere zorunlu ödevlerin bir kısmından muaf tuttuğumuz veya kolaylık sağladığımız süreli yayınlarımıza, deprem gününden yıl sonuna kadar 133 milyon Türk Lirası tutarında resmi ilan ve reklam desteği verdik. 31 Aralık 2023 tarihi itibarıyla sona eren kolaylaştırıcı tedbirleri Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya ve Osmaniye illeri ile Gaziantep’in İslahiye ve Nurdağı ilçelerini kapsayacak şekilde 4 ay daha uzattık. Nisan ayındaki Yönetim Kurulumuzda bu konuyu etraflıca tekrar değerlendireceğiz” şeklinde konuştu.
‘SAHADAKİ GERÇEKLERDEN KOPMAYACAĞIZ’
“Görevde bulunduğumuz süre zarfında saha gerçeklerinden kopmayacağımızı, olanla olması gereken arasındaki hassas dengeyi gözeteceğimizi, bunu yaparken de nitelikli yayınların haklarını ve sektördeki istihdam olanaklarını koruyacağımızı hep vurgulaya geldik” diyen Erkılınç, bu bağlamda Yönetim Kurulu’nun en önemli teklifinin Resmi İlan ve Reklam Yönetmeliği’nin bazı maddelerinin tadiline ilişkin olduğunu söyledi.
Genel Kurula sunulan tekliflerle alakalı bilgiler veren Erkılınç, iletişim alanının dışındaki fakültelerden mezun ancak bu alanda yüksek lisans veya doktora yapmış olanları fikir işçisi
kadrosu
na doğrudan dâhil etmeyi hedeflediklerini kaydederek, “Böylece eğitim seviyesi, beşeri sermayesi yüksek fikir işçilerinin gazetecilik yapmasını sağlayarak daha kaliteli ve özgün içerik üretilmesini arzuluyor, sahadaki ‘çalıştıracak personel bulamıyoruz’ söylemine de gerçekçi bir çözüm sunuyoruz” dedi.
HABER SİTELERİNİN GAYRETLERİ ÖDÜLLENDİRİLECEK
Genel Müdür Erkılınç, ikamet şartı, köşe yazıları, bekleme süresi, internet haber sitelerinin devri ve alan adlarının değişikliğine dair Yönetim Kurulu tekliflerini şu şekilde özetledi:
“Genel Kategoride yer alan internet haber sitelerinin, Türkiye’nin herhangi bir ilinde ikamet eden 4 fikir işçisini kadroya almalarına imkân tanıyoruz. Köşe yazarı kavramının içini boşaltmaya yönelik, herhangi bir toplumsal mevzuda fikir sunmayan, güncellikten ve günlük hayattan uzak, neredeyse tamamı alıntılardan oluşan yazılara yönetmelikle ‘dur’ diyoruz.
Kadro ve haber sayıları yüksek olduğu için bekleme süresini 6 ay içinde tamamlamak isteyen internet haber sitelerinin gerçekleştirmeleri zorunlu kılınan 4 katı asgari tekil ziyaretçi sayısını 2 kata düşürüyor ve sayfa görüntüleme sayısını da 2 kat olarak belirliyoruz. Düzenlemelerle yaklaşık bir yıldır büyük emek harcadıklarını yakından gözlemlediğimiz internet haber sitelerimizin gayretlerini ödüllendirmeyi düşünüyoruz.”

HABER SİTELERİNİN DEVRİNİ VE ALAN ADI DEĞİŞİKLİĞİNİ KOLAYLAŞTIRACAK DÜZENLEME
Resmi ilan yayımlama hakkını haiz veya bekleme süresinde internet haber sitesi bulunmayan Bayburt, Çankırı ve Iğdır illerinde dijital yayıncılık sektörünün canlanması ve ilave istihdam oluşmasını teminen bekleme süresinin 6 aya indirileceğini kaydeden Erkılınç, “Yine benzer gerekçelerle sahada nitelikli yayıncılık yapan, bulundukları illerde marka bilinirliği yüksek haber sitelerinin sisteme dâhil edilmesi arzusuyla resmi ilan yayımlama hakkı bulunan internet haber sitelerinin devredilmesi ya da alan adlarının değiştirilmesine dair 2 yıl olan kısıtlamayı 1 yıla çekiyoruz. Böylece resmi ilan yayımlama hakkı bulunan ancak yükümlülüklerini yerine getirmekte zorlanan internet haber siteleri ile yayıncılık anlamında iyi işler yapan fakat sisteme dâhil olmak isteyen internet haber sitelerinin güç birliği yapmasına imkan tanıyor; akılda kalması zor, yazımı uzun alan adlarının değiştirilmesinin önünü açıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
YARDIM VE DESTEKLER YENİDEN DÜZENLENİYOR
Geçtiğimiz yıl gazeteci derneklerine ve azınlık gazetelerine yapılması planlanan 800 bin Türk Lirasının Genel Kurul Üyelerinin oylarıyla deprem bölgesindeki gazetelere aktarıldığını hatırlatan Erkılınç, bu yıl da fonlar arasında geçiş yapmak suretiyle gazeteci derneklerine 700 bin, azınlık gazetelerine ise 300 bin Türk Lirası maddi kaynak aktarımı yapılmasının Genel Kurulun oylarına sunulduğunu kaydetti.
Basın mensuplarına ve basın kuruluşlarına yapılan desteklerin artırılmasına yönelik teklifleri anlatan Erkılınç, basın mensuplarının talepleri doğrultusunda faizsiz borç para miktarının 12 bin Türk Lirası’na yükseltileceğini, gazete işletmelerine verilen kredi desteğinde ise faiz oranı değişikliğine gidileceğini belirtti.
‘HAKSIZ, AKILDAN VE İZANDAN YOKSUN SUÇLAMALARI MUHATAP ALMIYORUZ’
Bir gazeteciler cemiyetinin deprem bölgesindeki basın kuruluşlarının sorunları konusunda hazırladığı rapordaki isnatları değerlendiren Erkılınç, gazetelerin veya gazetecilerin, eleştiri içeren, sorunları gündeme getiren içerikler ürettiklerinde resmi ilan kesintisi ile karşı karşıya kaldıklarının ve resmi ilan verilmemekle tehdit edildiklerinin iddia edildiğini söyledi.

“Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde resmi ilanların dağıtımını gerçekleştiren tek merci vardır; o da Basın İlan Kurumu’dur. Dolayısıyla bu haksız, akıldan ve izandan yoksun suçlamaya, raporu muhatap aldığımdan değil, ancak sizleri ve kamuoyunu aydınlatmak adına maddeler halinde cevap vermek istiyorum” diyen Erkılınç, sözlerini şöyle tamamladı:
“Birincisi; 6 Şubat depremlerinden sonra bölgedeki yayınlarımıza yönelik hiçbir şekilde denetleme ve inceleme yapılmamıştır. İkincisi; deprem öncesinde gerçekleşen ve mutlak suretle yaptırım gerektiren 10 yayınımıza ait ihlal dosyalarının tamamı, 11 Temmuz 2023 tarihli Yönetim Kurulu kararıyla herhangi bir müeyyide uygulanmadan kaldırılmıştır. Üçüncüsü; işlemsiz kaldırılan dosyaların dışında, bölgedeki 29 yayınımızın ihlal dosyaları önce süresiz ötelenmiş, sonrasında ise gerçek manada depremden etkilenmeyen iki ilimizdeki 11 gazeteye işlem yapılmıştır. Kurumumuz hiçbir döneminde yaptırım heveslisi olmamış, müeyyide peşinde koşmamıştır. Buna en güzel örnek; depremden önceki 1 yıl içinde, bölgedeki 130 yayından 103’ünü, 109 kez yazılı ve sözlü şekilde hatalarını düzeltmeleri için iyi niyetle
uyarmamızdır. Şimdi ben huzurlarınızda açık bir çağrıda bulunmak istiyorum. Hangi haber veya köşe yazısı üzerine resmi ilan verilmemekle tehdit edilen gazeteler veya gazeteciler kimlerdir bilmek istiyoruz. Öyle ya mesele resmi ilan olduğuna göre, bu tehdidi Kurumumuzdan birilerinin yapması gerekir, bu arkadaşımız veya arkadaşlarımız kimdir, öğrenmek istiyoruz. Kast edilen şayet resmi ilan değil de resmi reklam ise, aradaki farkı anlatmak ve bilgi eksikliklerini tamamlamak üzere bu raporu hazırlayanları Kurumumuza davet ediyoruz. Yaptıkları manipülasyona rağmen onları aydınlatmak isteriz.”
ŞEHİTLERİMİZ, DEPREMDE KAYBETTİKLERİMİZ VE FİLİSTİN İÇİN SAYGI DURUŞU
Genel Müdür Cavit Erkılınç’ın konuşmasının sonrasında Divan Başkanı Prof. Dr. Zakir Avşar’ın daveti üzerine Genel Kurul Üyeleri, terör saldırılarında şehit düşen güvenlik görevlilerimiz, 6 Şubat 2023 depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşlarımız ile İsrail işgali altındaki Filistin’de hayatını kaybedenler için saygı duruşunda bulunarak İstiklal Marşı’nı okudu.
]]>Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen toplantıda bir cihan imparatorluğunun köklerini saldığı Bilecik’te değerli başkanlarla ve basın emekçileriyle bir arada olmaktan duyduğu mutluluğu dile getiren Erkılınç, toplantı daveti için Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulu Üyesi ve Marmara Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Ergün’e teşekkür etti.

Gazetecilerin deyimiyle konuşmasının manşetini “Hakikati konuşmaktan korkmayınız!” olarak atan Genel Müdür Erkılınç, Basın İlan Kurumu’nun gerçekleştirdiği tüm iş ve işlemlerini 195 sayılı Kanun’dan alınan yetki çerçevesinde, Genel Kurul’da kabul edilen Yönetmelikler ile buna bağlı tebliğ ve talimatlarla yürüttüğünü, alınan kararların gerekçelerinin mevzuat hükümlerine dayandığını belirtti.
“İLAN GELİRLERİNDE AZALMANIN SEBEBİ HABER SİTELERİ DEĞİL”
Son iki yılın hem Basın İlan Kurumu hem de basın sektörü açısından oldukça hareketli, yoğun ve bereketli geçtiğini söyleyen Erkılınç, 2022 yılında yasalaşan ve 1 Nisan 2023 tarihinde uygulanmaya başlanan mevzuat düzenlemeleriyle dijital dönüşüm sürecinin ilk etabının başarıyla tamamlandığını kaydetti.
İnternet haber sitelerinin resmi ilan ve reklam yayımlama hakkı kazanmaları, bu mecrada çalışanların basın kartı sahibi olabilmesi ve özlük haklarına yönelik iyileştirmelerin en önemli kazanımlar olduğunu ifade eden Erkılınç, “Söz verdiğimiz ve görüldüğü üzere gazetelerin ilan pastasından kesinti olmamış, internet haber siteleri için kanunla ikinci bir ilan pastasının oluşturulması sağlanmıştır” dedi.

Kimilerinin iddia ettiği gibi ilan gelirlerinde yaşanan azalmanın internet haber siteleri yüzünden değil ilan kaçırma, resmi ilan zorunluluğuna ilişkin mevzuat maddelerinin arkasından dolanma ve ilan metinlerinde küçülmeye gidilmesinden kaynaklandığını vurgulayan Genel Müdür Erkılınç, “Bunlarla ilgili mücadelemizi var gücümüzle sürdürüyoruz. Son olarak icra satışlarına ilan metinleri, menkul veya gayrimenkulün özelliklerine ilişkin kısımlar çıkartılarak gönderilmeye başlandı. Bu ilanları resmi yazı ile geri gönderiyoruz. Önümüzdeki günlerde de ilgili bakanlığımızla resmi bir görüşme yapmayı planlıyoruz. Birbirimizi suçlamaya veya ikna etmeye değil, muhatap kurumlarımız nezdinde rıza üretmeye ve usulüne uygun ilan gönderme konusunda kararlı davranmalarını sağlamaya ihtiyacımız var” şeklinde konuştu.
“SAVUNMA MEKANİZMALARI ARTIK YETERLİ GELMİYOR”
Konuşmasının başında verdiği mesajı “Dedik ya korkmadan hakikati konuşacağız” şeklinde yineleyen Erkılınç, madalyonun diğer yüzünde kamu kurumlarının özellikle gazetelere ilan vermek istememelerinin olduğunu söyledi.
Kamu kurumlarının ‘basmayan, satmayan ve okunmayan bir mecraya bu kadar yüksek bedellerle niye ilan verelim?’ diyerek serzenişte bulunduklarını dile getiren Erkılınç, “Üstelik kendi ilanlarını yayımlamak üzere milyonlarca dolar karşılığında bu iş için özel internet portalı kuran bazı kurumlarımız var. Yerel yönetimlerin sesi oluyoruz, merkezi yönetimle köprü kuruyoruz, halkla ilişkiler faaliyeti yürütüyoruz, demokrasiye katkı sunuyoruz, istihdam üretiyoruz tarzı savunma mekanizmaları artık tek başına yeterli gelmiyor. Bu nedenle internet haber sitelerinin devreye girmesini çok önemsedik. Gazetelerimize belki de kimsenin beklemediği bir kolaylığı sağlayarak kendilerine ait internet haber siteleri üzerinden beklemeksizin resmi ilan ve reklam alabilmelerinin önünü açtık” ifadelerini kullandı.
“BİZİ ÇÖZÜME GÖTÜRECEK KAVRAM, NİTELİKLİ GAZETECİLİK”
Son iki yıldır Resmi İlan Fiyat Tarifesine öngörülenin üstünde zam yapmayı başardıklarını hatırlatan Erkılınç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İletişim Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Altun’a teşekkürlerini sundu.
Erkılınç, gazetelerin personel giderleri ile kalıp, mürekkep, baskı, dağıtım gibi yüksek harcama maliyetlerinin altında adeta ezildiğini belirtirken, resmi ilan yayımında bir daha böylesi zamları alabileceklerinden emin olmadığını söyledi.

“Bu nedenle bir çözüm üretmemiz gerekiyor” diyen Erkılınç, konuya ilişkin şunları söyledi:
“Bizi sonuca götürecek çözüm; basılan, okunan ve gündem belirleyen basılı gazetelerimizin bu alanda devam etmeleri, diğerlerinin ise her anlamda yeniden güç kazanmak ve nitelikli gazetecilik yapmak üzere internet mecrasını tercih etmelerinde görünüyor. Bugün yaygın basında tam sayfa resmi ilanın bedeli 90 bin TL’yi aştı. Yerelde ise 70 bin TL’nin üzerinde bir fiyat söz konusu. Sağduyunuza sesleniyorum. Bir tam sayfa renkli ilanı veya reklamı, gazetesine resmi ilanın yarı fiyatı 35 bin liraya alabilen kaç gazetemiz var? Burada gerçeklik algısını tümüyle yitirdiğimiz bir tablodan söz ediyorum. Ve bir dostunuz, kardeşiniz, kader ortağınız bir Kurumun yöneticisi olarak sizlere hakikati söylemek, gerçekle yüzleşmeye çağırmak görevim diye düşünüyorum. Ahlaken de bu böyle değil mi? Yapı itibarıyla açık sözlü olmayı seven biriyim. Hesap kitapla hiç işim olmaz. Bir gece yarısı geldik, bir gece yarısı gideriz. Lakin bu gerçeklikle eninde sonunda, isteseniz de istemeseniz de yüzleşeceksiniz.”
“ARA VERİLEN VE ESNETİLEN DENETİMLERE BU YAZ BAŞLIYORUZ”
Pandemi döneminde yapılamayan ve deprem felaketi nedeniyle askıya alınan veya esnetilen denetimlere bu yaz başlanılacağının bilgisini veren Erkılınç, basanla basmayanı, satanla satmayanı, personel çalıştıranla çalıştırmayanı, maaş ödeyenle ödemeyeni, okunanla okunmayanı, habercilik yapanla yapmayanı ayrı tutacaklarını belirtti.
Genel Müdür Erkılınç, “Bunu yapabilelim ki en azından ayakta kalanlar hak ettikleri geliri elde edebilsinler. Sanırım Kurum olarak bir şeyi sizlere ve sahaya anlatmakta zorluk çekiyoruz. Belki de bu bizim eksikliğimiz diye düşünüyorum. Mevzuat gereğince bir gazeteye veya internet haber sitesine mahsup uygulanmışsa ya da ilanı durdurulmuşsa bundan bizim bir kazancımız yok. Bunu yaptığımızda ortalık ayağa kalkıyor. Mesele; gazete sahibinden, cemiyet başkanımızdan başlıyor siyasi aktörlere kadar gidiyor. Hem gelirler yetmiyor deniyor hem de 10-12 yerine pastanın ikiye üçe bölüneceği, tamamen yasal, hak edenin hak ettiğini alacağı bir uygulamadan geri adım atmamız için mücadele veriliyor” diye konuştu.
Her bir süreli yayının ve çalışanlarının kendilerini için çok kıymetli olduğunu kaydeden Erkılınç, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Lütfen bir yerde yanlış varsa o yanlışa ortak olmamızı bizlerden beklemeyin. Resmi ilan yayımlama hakkı babadan oğula geçen miras değil devletin, ödev ve görevlerinizi yerine getirdiğiniz müddetçe size tanımış olduğu haktır. Bakın, 2023 yılında 2.1 milyar Türk Lirası tutarında resmi ilan veya reklam yayımlatmışız. Bu sene 4 milyar TL’yi aşmayı hedefliyoruz. Rica ediyorum, bir an için gözlerinizi kapatın ve bu rakamın sadece nitelikli, yüzümüzü ağartan, gurur duyulan seçkin yayınlara gittiğini düşünün.”
]]>Resmi Gazete, Cumhuriyet döneminde İstiklal Savaşı’nı yürütmek üzere Ankara’da toplanan Büyük Millet Meclisi tarafından 7 Ekim 1920’de kuruldu.
Bu tarih Resmi Gazete’nin kuruluş tarihi olarak kabul edilirken ilk sayı 4 ay sonra 7 Şubat 1921’de “Ceride-i Resmiye” adıyla yayımlandı.
Gazetenin ismi 10 Eylül 1923 tarihli 22’nci sayısında “Resmi Ceride”, 17 Aralık 1927 tarihli 763’üncü sayısında ise “T.C. Resmi Gazete” olarak değiştirildi.
“GAYR-I RESMİ KISIM”A 1923’TE YAYINLANAN 6 SAYISINDA YER VERİLDİ
İlk sayıdan 16’ncı sayıya kadar haftada bir, 16, 17 ve 18’inci sayıları iki haftada bir yayımlanan Resmi Gazete’nin 19, 20 ve 21’inci sayıları ise yine haftada bir pazartesi günleri yayımlandı.
Resmi Gazete’nin 21’inci sayısı ile 22’nci sayısı arasına ise o dönem yaşanan savaş nedeniyle iki yılı aşkın bir süre girdi.
Bu süreçte kabul edilen 134 ve 338 numaralı kanunlar gazetede yayımlanmadan yürürlüğe konuldu.
Resmi Gazete’nin 1923’ün Eylül ayında yayımlanan 6 sayısında “Gayr-ı Resmi Kısım”a yer verildi. Bu kısımda başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve diğer bazı devlet adamlarının dünyadaki gelişmelerle ilgili düşünceleri ile bazı Avrupalı gazeteci ve devlet adamlarının makaleleri yayımlandı.
Çeşitli dönemlerde haftada 3 gün, haftada 1 veya ayda 1 olarak yayımlanan Resmi Gazete, 7 Haziran 1925 tarihli 110’uncu sayısından itibaren ise ayda ortalama 20 kere yayımlandı.
TÜRK ALFABESİYLE BASILMAYA BAŞLANDI
Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun’un 1 Kasım 1928’de yürürlüğe girmesiyle 1054’üncü sayısından itibaren Türk alfabesiyle basılmaya başlanan Resmi Gazete, 1929 yılından itibaren ulusal bayramlar, genel tatil günleri ve pazar günleri haricinde her gün düzenli yayımlanmaya başladı.
Ardından 1970’te yapılan düzenlemeyle pazar günleri de çıkarılan ve en son 2009’daki yasal değişiklikle hizmetin gerektirdiği hallerde ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de yayımlanması mümkün hale gelen Resmi Gazete, zorunlu ve acil durumlarda da “Mükerrer” şerhiyle aynı gün içinde birden fazla yayımlanabiliyor.
DİJİTAL DÜNYAYA ADIMINI 2000’DE ATTI
Resmi Gazete’nin yıllar içinde yapılan düzenlemelerle içeriğine ilişkin detaylar da netleştirildi.
Günümüzde Cumhurbaşkanlığı kararnameleri, kanunlar, yönetmelikler, tebliğler, uluslararası anlaşmalar gibi yasal olarak yürürlüğe giren tüm düzenlemelerin yer aldığı Resmi Gazete, “Yasama, Yürütme ve İdare, Yargı ile İlanlar” bölümlerinden oluşuyor.
Resmi Gazete’nin 27 Haziran 2000’den itibaren çıkan metinleri, internet üzerinden de günlük olarak yayımlanıyor. Tüm Resmi Gazete sayılarına, ilk sayının yayımlandığı tarihten itibaren internet üzerinden erişilebiliyor.
Uzun yıllar Başbakanlık tarafından çıkarılan Resmi Gazete, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilmesinin ardından yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile internet ortamında da Cumhurbaşkanlığınca yayımlanıyor.