“İsrail’in Gazze’yi işgal etmesinden bu yana Sde Teiman askeri üssü, suçlama veya yasal temsilci hakkı olmaksızın gözleri bağlı ve elleri kelepçeli tutuklularla doldu.” alt başlığıyla açılan özel haberde, hem üste görev yapan İsrailli askerler hem de burada kaldıktan sonra serbest bırakılan Gazzelilerle yapılan röportajlara yer verildi.
Üste görev yapan İsrail ordusuna mensup kişiler, Filistinlilere yasalar çerçevesinde davrandıklarını ve kurallara uymayan görevliler hakkında soruşturma açıldığını iddia etse de hem gözaltı merkezinden çıkan Filistinlilerin hem de bölgedeki insan hakları örgütlerinin açıklamaları bunun aksini ortaya koydu.
Habere göre mayıs ayı sonunda yaklaşık 4 bin Filistinlinin bulunduğu üste, her bir kişinin hakkında bir suçlama olmadan yürütülen sorgulama sürecinin yaklaşık 3 ay sürdüğü ve bu süre zarfında söz konusu kişilerin çeşitli işkencelere maruz kaldığı vurgulandı.
İŞKENCE DE İÇEREN SORGULAMA YÖNTEMLERİ
Sde Teima üssünde son 6 ayda en az 35 tutuklunun çeşitli sebeplerle hayatını kaybettiğini kaydeden ve isminin açıklanmasını istemeyen bazı yetkililer, kimi tutukluların üsten ayrıldıktan kısa süre sonra hayatını kaybettiğini söyledi.
NYT muhabirine gözaltı merkezindeki zorlu günlerini anlatan Muhammed el-Kurdi isimli Gazzeli ambulans şoförü, “32 gün tutuklu kaldım ama 32 yıl gibi geldi.” dedi.
Bu süreçte ailesinin veya arkadaşlarının kendisinin ölü mü yoksa hayatta mı olduğunu bilmediğini ankatan Filistinli genç, yaşadıklarını hatırlarken halen zorlandığını belirtti.
Younis al-Hamlawi isimli sağlık görevlisi de hasta taşırken İsrailli askerlerce gözaltına alındığını, üsse getirilince Hamas’a yardım etmekle suçlandığını ve sorgulaması sırasında sürekli aşağılayıcı muamelelere maruz kaldığını aktardı.
Al-Hamlawi, röportajında, İsrailli bir askerin uyguladığı dayanılmaz işkence sonucu vücudunun o bölgesinin ciddi şekilde kanadığını ve dayanılmaz bir acı yaşadığını anlattı.
Gazzeli sağlık görevlisi, başka günlerde elektrikli tellerle kaplı bir sandalyeye zorla oturtulduğunu, defalarca şoka girdiğini ve kısa zamanda sağlığının ciddi şekilde bozulduğunu belirtti.
NYT’nin haberinde, Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansının (UNRWA) hazırladığı ve basına sızan bir rapora da atıf yapıldı.
Raporda, İsrailli askerlerin, bazı Filistinli tutukluları çok sıcak metal bir çubuğa zorla oturttuğu ve bazı tutukluların bu işkence sonrasında hayatını kaybettiği iddiasına yer verildi.
“HAYATIMIN EN ZOR 4 GÜNÜYDÜ”
Haberde görüşlerine yer verilen Fadi Bakr isimli hukuk öğrencisi de gıda ürünü aramak için çıktığı yolda çatışmanın ortasında kalıp daha sonra İsrail askerlerince “Hamas üyesi” diye gözaltına alınanlardan.
Bakr, gözaltına alındığı ilk anda yaşadıklarını, “Askerler bana, ya şimdi itiraf et ya da seni vuracağım diye bağırıyorlardı.” diye aktardı. İlk sorgulamasının 4 gün sürdüğünü belirten Bakr, “Hayatımın en zor 4 günüydü.” diye duygularını aktardı.
“Disko odası” denen bir sorgulama odasında her gün saatlerce yüksek sesli müziğe maruz kaldıktan sonra sorgulandığını anlatan Bakr, kendisinin sadece iç çamaşırıyla sorgulandığını ve diğer tutukluların da aynı şekilde sorgu odasına götürüldüğünü söylediğini belirtti.
NYT, röportaj yaptığı Gazzeli tutukluların anlattıklarını tamamen örtüştüğünü, tutukluların etrafı açık bir alanda gözleri bağlı olarak günde 18 saate kadar elleri kelepçeli şekilde yerde sessiz şekilde oturtulduğunu kaydetti.
Günde en fazla 2 saat ayakta kalmalarına izin verildiği belirten eski tutuklular, uyuyakalanların askerlerce dövülerek uyandırıldığını ifade etti.
Haberde, tutuklulara günde 3 kez hafif öğün sayılabilecek yiyecekler verildiği ancak bunların çok yetersiz olduğu ve Sde Teima’ya girip çıkan tutukluların ortalama 20 kilogram zayıfladıkları bilgisine yer verildi.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla 14. Uluslararası Barış Ekmeği Festivali’ne ev sahipliği yapan Esenler Belediyesi, bu yıl savaşın çocuklarını ağırladı. 7 Ekim’den bu yana devam eden İsrail saldırıları sonrası Türkiye’ye gelen 22 Gazzeli çocuk, Esenler Dörtyol Meydanı’nda düzenlenen program ile tüm dünyaya barış mesajları verdi.
Programa Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, İstanbul Valisi Davut Gül, Esenler Belediye Başkanı M. Tevfik Göksu, Esenler İlçe Milli Eğitim Müdürü Feyzullah Sert, AK Parti Esenler İlçe Başkanı Emrullah Erkuş, siyasi parti temsilcileri, belediye meclis üyeleri, çok sayıda vatandaş ve çocuk katıldı.
Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan program, Uluslararası Barış Ekmeği Festivali’ni anlatan sinevizyon gösterimiyle devam etti. Gazzeli Meryem,’in tüm insanlığın vicdanına seslendiği mektubu ise katılımcılara duygu dolu anlar yaşattı.
DÜNYA ÇOCUKLARIN ACISINI GÖRMÜYOR
Esenler Belediye Başkanı M. Tevfik Göksu, yaptığı konuşmada, “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ülkemizdeki çocuklara ve dünyada da çocukların adı verilen en önemli bayramlardan bir tanesi. Bu bayramın temel özelliği çocuklar. Sadece geçen sene deprem dolayısıyla programımızı yapamadık. 14 yıldır programımızı yapıyoruz. Dünyanın değişik yerlerinden gelen çocukları Esenler’de misafir ettik. Bu misafir ettiğimiz çocuklarımız, ülkelerinden un getirdiler. Burada ekmek pişirdiler. Sonra bu ekmekle birlikte bir mektup yazarak dünyadaki bütün liderlere mektup gönderdik. Eserler’deki çocuklarla beraber dünya çocuklarını birbirleriyle buluşturduk. ‘Ey dünyanın küresel güçleri! Ey dünyanın egemen güçleri! Artık masum insanların kanını emdiğiniz yeter. Bakınız 21. yüzyılda insanlığın gözü önünde 7 Ekim’den bir katliam ve soykırım yaşanıyor. Göz göre göre katil Siyonist İsrail, Gazze’yi, Gazze’deki çocukları katlediyor. Dünya sessiz, dünya suskun. Dünya görmüyor. Annelerin feryadını dünya görmüyor. Çünkü feryatta bulunan anneler Müslüman. Çünkü katledilen çocuklar Müslüman. Küresel emperyalistler için Müslümanların kanı çok ucuz” ifadelerini kullandı.
GAZZE’DE YİYECEK BİR ŞEY YOK
Göksu sözlerini şöyle sürdürdü:
“İşte biz bugün 23 Nisan’da dünyadan çocukları çağırmak yerine 7 Ekim’den bu yana soykırımı yaşayan çocuklarımızı ağırladık. Tabii onlardan un getirmesini bekleyemezdik. Çünkü Gazze’de un yok. Çünkü Gazze’de yiyecek bir şey yok. Gazze’de sadece katil İsrail’in attığı bombalar var. Gazze’de sadece katil İsrail’in askerleri var. Az önce Meryem’in mektubunu hep beraber dinledik. Bugün çocuklarımızdan 22 tanesi burada. Yeniden o barış
ekmeğini, bu toprakların ruhunda var olan özgürlük, bu toprakların ruhunda var olan merhamet ve vicdanı da içine katarak, mayasına katarak dünya liderlerine mektup yazacağız. Belki anlarlar. Belki hissederler. Belki insanlıklarından utanırlar. Belki aynaya bakarlar ve aynanın karşısına geçerken belki insanlıklarını hatırlarlar diye biz üzerimize düşen görevi yapacağız.”
VİZYONUN YANINDA VİZDANI GÖSTERİYOR
İstanbul Valisi Davut Gül, “Burada tarihe şahitlik ediyoruz. Esenler Belediyesi, ilçe belediyeleri içerisinde bir vizyonu gösteriyor. Dünya çapında bir organizasyona ev sahipliği yapan Tevfik Başkanımızı tebrik ediyorum, teşekkür ediyorum. Bu sene programa sadece Gazzeli çocuklar davet edildi. Bu da vizyonun yanında vicdanı gösteriyor. Bu da zalimlerin zulümlerini alt edecektir. Tıpkı Türkiye’nin geçmiş yüzyıllarda yaptığı gibi. Sayın Cumhurbaşkanımız Birleşmiş Milletler’de ‘Dünya 5’ten büyüktür’ demesiyle Barış Ekmeği’ni herkese yeteceğini göstermiştir” ifadelerini kullandı.
ÇOCUKLAR ÖLÜRKEN SESSİZ KALINMAZ
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da şunları kaydetti:
“Sayın başkanımızla beraber ilk ekmeği pişirmiştik. O günden bugüne dünyanın dört bir yanından çocuklarımız Esenler’e geliyor, İstanbul’un güzel yerlerini dolaşıyorlar. Ve barışı, ekmeği paylaşmayı öğreniyorlar. Bu yıl hüzünlüyüz. Çocuklar uyurken sessiz kalınır. Çocuklar ölürken sesimizi yükseltmemiz lazım. İşte bu sesi dünyada yükselten yine Türkiye, yine Türkiye’nin lideri Recep Tayyip Erdoğan. Herkes gözünü kapatmış zulme ortaklık ediyor ama bu aziz millet, bu Türk milleti her zaman mazlumun yanında zalimin karşısında olmuştur. Gazze’den gelen çocukların o heyecanlarını, o haykırışlarını beraber göreceğiz. Esenlerin çocuklarına, onlarla geçirdikleri zaman için teşekkür ediyoruz. Tekrar emeği geçenlere saygılarımızı sunuyoruz.”
BÜTÜN KÖTÜLÜKLERİ GÖRDÜK
Gazzeli Salih Keshta, ülkesindeki savaşın bir an evvel bitmesini ümit ederek “Savaş olduğu için çok üzgünüz artık bitmesini istiyoruz. Festival harika geçti. Çok beğendim, arkadaşlarımla oyunlar oynadık. Vapur gezisi yaptık, çok eğlendik. Yeni şarkılar ezberledik” diye konuştu.
Gazzeli Abdullah Alnunu ise “Türkiye’ye 5 ay önce geldik. Filistin’de çok kötü şeyler yaşanıyor, çok korktuk. Açlık, susuzluk bütün kötülükleri gördük. Kuzenlerim şehit oldular. Türkiye bize yardım etti, bizi oradan çıkardılar. Yeni arkadaşlarla tanıştık, eğlendik. Bizim için festival hazırladıkları için teşekkür ederiz” dedi.
GAZZELİ KARDEŞLERİMİZİN YANINDAYIZ
Türk öğrenci Miraç Çomak da Gazzeli arkadaşlarını çok sevdiğini kaydederek “Gazze’den gelen arkadaşlarımızla tanıştık, çok güzel vakit geçirdik. Gezdik, parka gittik. Festivale birlikte hazırlandık. Barış Ekmeği Festivali çok eğlenceli geçti. Onların yaşadıkları savaş için çok üzülüyorum, Gazzeli kardeşlerimizin hep yanında olduğumuzu söylemek istiyorum” diyerek duygularını dile getirdi.
EKMEKLER DÜNYA LİDERLERİNE GÖNDERİLDİ
Protokol konuşmalarının ardından Bakan Bak, Vali Gül ve Göksu önlük giyerek, Gazzeli çocuklarla birlikte Barış Ekmeği’nin hamurunu hazırladı. Türkiye’nin sevgi ve kardeşlik mayasıyla karılan ekmek “Bismillah” denilerek sahneye kurulan fırında pişirildi.
Barış Ekmeği, Başkan Göksu ve diğer protokol üyelerince fırından çıkarıldı ve ilk olarak çocuklara ikram edildi. Ekmek dilimleri, dünya liderlerine gönderilmek üzere etkinlik alanında bulunan PTT aracına teslim edildi.
DABKE DANSI YAPTILAR
Gazzeli ve Türk öğrenciler tarafından boyanan Mescid-i Aksa görselinin yer aldığı Barış Duvarı’nın açılışı ise Bakan Bak ve Başkan Göksu’nun katılımıyla gerçekleşti. Program sonunda ise Türk ve Gazzeli çocuklar direnişin sembolü haline gelen “dabke” dansı ile dünyaya barış mesajları verdiler. Program, Türk öğrencilerin halk oyunları gösterimiyle sona erdi.