Binanın mimari ve sanatsal özellikleri açısından titizlikle yürütülen çalışmaların yaklaşık 1 yılda tamamlanmasıyla köşk, Cumhuriyetin 100. yılında 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı resepsiyonuyla yeniden ziyaretçilerine kapılarını açtı.
Yenilenen yüzüyle misafirlerine ev sahipliği yapan köşk, kentte ziyaret edilen tarihi mekanların başında geliyor.

Her geçen gün daha da ön plana çıkan Atatürk Köşkü’nün ziyaretçi sayısı yılın ilk yarısında 95 bin 175 kişiye ulaştı.
Haftanın 7 günü 09.00-19.00 saatleri arasında açık olan köşkte, Büyükşehir Belediyesi bando ve mehter ekibince her çarşamba Atatürk’ün sevdiği şarkıların seslendirildiği dinleti de gerçekleştiriliyor.

“Atatürk’ün manevi hatırasını orada yaşatıyoruz”
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, AA muhabirine, Trabzon’un özellikli bir şehir olduğunu söyledi.
Trabzon’da cihanşümul 3 padişahın izinin olduğunu belirten Genç, “Trabzon’umuzu böyle anlatıyoruz. Fatih’in fethettiği, Yavuz’un yönettiği, Kanuni’nin doğduğu, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün üç kez teşrif ettiği ve vasiyetini yazdığı bir şehir. Mustafa Kemal Atatürk şehrimize teşrif ettiklerinde şu anda Atatürk Köşkü olarak ziyarete açık olan bir köşkte, konakta misafirimiz oldular.” dedi.
Genç, Atatürk Köşkü’nün önemine işaret ederek, “Mustafa Kemal’in hem vasiyetini yazdığı hem konakladığı köşkümüz Eylül 2022’de restorasyona girdi. Orada 355 çok kıymetli eser var. Onların ve yapının restorasyon işi yapıldı ve Cumhuriyetimizin 100. yılında 29 Ekim 2023’te yeniden ziyarete açıldı.” diye konuştu.

Köşke bu yıl ziyaretçilerin daha çok rağbet ettiğini vurgulayan Genç, şöyle devam etti:
“Ziyaretçi sayımız artan bir oranla da devam ediyor. 6 ayda, 95 bin 175 ziyaretçimiz olmuş. Biz de zaman zaman orada etkinlikler yapıyoruz. Atatürk’ün manevi hatırasını orada yaşatıyoruz. Haftada bir gün Atatürk’ün sevdiği şarkılar başta olmak üzere dinletiler, çeşitli programlar yapıyoruz.”
Genç, Atatürk Köşkü’nün, Trabzon’da ziyaret edilen önemli noktalardan olduğunu anlatarak, “Bu tür mekanlar hem tarihi hem de bize emanet mekanlar. Ayrıca halkımızın ve turistlerin ziyaretine açık mekanlar. Dolayısıyla sayısal anlamda hedefimiz yok ama Atatürk Köşkü’nü aslına en uygun şekliyle ziyaretçilerimize hazır halde tutmak bizim görevimiz. Ziyaretçi sayımız ne kadar artarsa biz de o oranda mutlu oluruz.” ifadelerini kullandı.

“Burası gerçekten güzel, görülmeye değer bir yer”
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden turla bölgeye geldiklerini belirten Şerife Aydıntaş, “Trabzon’da ilk Atatürk Köşkü’ne geldik. Burası gerçekten güzel, görülmeye değer bir yer. Atatürk’ün bütün eserleri, bütün evleri görülmeye değer.” dedi.
Antalya’dan gelen Demet Akbulak ise “Burayı hiç görmemiştim. Daha önce de Karadeniz’e gelmiştim ama burası gerçekten mükemmel. Dolmabahçe’de hissettiğimi burada da hissettim. İnsan inanılmaz güzel şeyler hissediyor.” diye konuştu.
Ziyaretçilerden Arife Yılmaz, “Çok görmek istiyordum burayı, çok beğendim.Yıllardır söylüyordum zaten, hayalimi gerçekleştirdim. Atatürk’ün Köşkü’nü de gördüm, çok mutluyum.” ifadelerini kullandı.

İlk senesini tamamlayan program için düzenlenen TÖDEB Fintek Çırağı 2023 – 2024 Akademik Yılı Sertifika Töreni ve Kapanış Etkinliği’nde konuşmalar, TÖDEB Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Bilgetekin, Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi Finansal Stratejiler ve Analiz Dairesi Başkanı Ozan Çağrı Gazitürk ve Marmara Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi Müdürü Doç. Dr. A. Talat İnan tarafından gerçekleştirildi.

TÖDEB Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Bilgetekin, kapanış konuşmasında programın başarıyla tamamlanmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Bugün, TÖDEB Fintek Çırağı Programı’nın kapanış etkinliğinde sizlerle birlikte olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Cumhuriyetimizin 100. Yılı onuruna 100 gencimizle çıktığımız bu yolu başarıyla tamamlayan 82 genç yeteneği kutlamak için buradayız.
Bu vesileyle, programın gerçekleşmesinde emeği geçen Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Marmara Üniversitesi Rektörümüz sayın Mustafa Kurt başta olmak üzere değerli ekibine kıymetli iş birlikleri teşekkür ederek sözlerime başlamak istiyorum. 2023 – 2024 yılı Akademik Yılı için değerlendirmelerimizi yapacağız ve iyileştirmelerimizi hızlıca hayata geçireceğiz.
Sonrasında daha iyi bir program ile Ağustos Ayı’nda 2024 – 2025 Akademik yılı için çağrıya çıkacağız. Gençler siz gelenekselleşecek bir programın da ilk mezunları oluyorsunuz. Bu açıdan da sizleri tebrik ederim.” ifadeleri kullandı.
Bilgetekin, programın genç yetenekler için büyük bir fırsat olduğunu belirterek, “Sevgili gençler, TÖDEB Fintek Çırağı Programı’na başladığınız günden bugüne, büyük bir yol kat ettiniz. 28 haftalık bu yoğun program süresince, sektöre dair hem teorik bilgi edindiniz hem de pratik deneyim kazanma fırsatı buldunuz.
Bu süreçte, Türkiye’nin fintek ekosisteminin dinamik yapısını ve inovasyon odaklı yaklaşımını yakından tanıdınız.” dedi. Ayrıca, fintek sektörünün yenilik dostu yapısının gençlerin yaratıcı fikirlerini hayata geçirmeleri için ideal bir zemin sunduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi Finansal Stratejiler ve Analiz Dairesi Başkanı Ozan Çağrı Gazitürk konuşmasına TÖDEB Fintek Çırağı benzeri programların ekosistem için öneminden bahsederek başladı.
Gazitürk, “Ekosistemin yetişmiş yetenek açığını kapatmak için TÖDEB ve Marmara Üniversitesi’nin ortaya çıkardığı TÖDEB Fintek Çırağı programı çok önemli. Gençlerin hem akademisyenlerden hem de sektör profesyonellerinden öğrenerek sektöre adım atmaları onlar için büyük bir şans.” diyerek konuşmasını sürdürdü.
MÜSEM Müdürü Doç. Dr. A. Talat İnan ise, iki kurum arasındaki iş birliğine dikkat çekerek, “Fintek Çırağı Programı’nda TÖDEB ile çok uyumlu çalıştık. Bu uyum programın da başarısına yansıdı. Bu birlikteliğin geliştirilerek sürmesini amaçlıyoruz. Önümüzdeki sene de yeni çırak adaylarıyla programımızı hayata geçireceğiz ve gelenekselleştireceğiz.” şeklinde konuştu.
Konuşmalar sonrasında programı başarıyla tamamlayan gençler mezuniyet sertifikalarını aldı. Sertifika töreninden sonra iki çırak ve iki ustanın katıldığı “Çırak ve Ustanın Yolculuğu” Paneli gerçekleşti. Panel sonrasında program, akademisyenlerin, sektör profesyonellerinin ve çırakların katılarak gelecek hakkında fikir alışverişinde bulundukları bir kokteyl ile son buldu.
‘Günümüzün gençleri öyle umursamaz ki, ileride ülke yönetimini ele alacaklarını düşününce umutsuzluğa kapılıyorum. Bizlere, büyüklere karşı saygılı olmayı öğretmişlerdi. Şimdiki gençler kuralları boş veriyorlar. Çok duyarsızlar ve beklemesini bilmiyorlar’ diye başlayınca çok tanıdık geldi. 30 asır önce Hesiodos söylemiş bu sözü. (Gelen tepkiler sonrası) Niye acele ettiniz, bekleyin bir sonunu.
Kuşaklar arası çatışmanın binlerce yıl önce de yaşandığını vurgulamak istedim. Ama ne yazık ki tepki gösterdiniz. Ama o gençler hangi asrın genci olursa olsun sıra kendilerine geldiğinde en güzel, en mükemmel biçimde siyasette, sanatta, sporda çok büyük işler başardılar, başarmaya devam edecekler. Biz de AK Parti iktidarları olarak hiçbir zaman gençlere olan inancımızı kaybetmedik. Gençlerimizin önünü açmak için her türlü yeni uygulamayı hayata geçirdik. Seçilme yaşının 18’e indirilmesi konusundaki Anayasa değişikliği AK Parti iktidarlarının milletimizden aldığı vizeyle olmuştu.
19 Mayıs 1919, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 105. yıl dönümünü kutladık. Bugün hemen güneyimizde Suriye’nin, Irak’ın kuzeyine konuşlanmış emperyalistlerin mandacılık hayalini kuranlar olduğu gibi 100 yıl önce de bu ülkede Amerikan ve İngiliz mandasını savunanlar vardı. Onlara rağmen Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşlarının Samsun’da yaktığı meşalenin ışığı tüm yurda yayılmış, milletin kaderini yine milletin iradesi kurtaracaktır anlayışından hareketle tıpkı Çanakkale’de olduğu gibi Sakarya’da, İnönü’de, Dumlupınar’da, Büyük Taarruz’da Türk, Kürt, Arap, Laz, Çerkez… Kısacası Anadolu diyebileceğimiz milletimiz duruma el koymuş ve Gazi’nin liderliğinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne giden yolu ilmek ilmek dokumuştur.
Anadolu’nun gençleri nasıl Kurtuluş Savaşı’nda gözlerini kırpmadan ya şehit ya gazi olurum anlayışıyla cepheye koşmuşlarsa, devletimiz ne zaman dara düşmüşse aynısını yapmışlardır. Bunu da kısa zaman önce 15 Temmuz’da göstermişlerdir. İman varsa imkan vardır düsturundan hareketle kazma kürek ile verilen mücadele bugün bu ülkenin gençlerinin ve genç beyinlerinin yaptığı İHA’lar, SİHA’larla sembolleşen savunma araçlarında görülmektedir.
“MURONLADINIZ MI?”
Kimilerinin bu kürsüden cihatçıları götürerek Karabağ’ı karıştırdınız, Libya’da barışı baltaladınız diyerek sözüm ona dalga geçmeye kalktığı teknolojiyi ülkemize kazandıran genç beyinlerin kurduğu sistemin ürünleri İHA’lar ile İran Cumhurbaşkanı’nın helikopterinin düştüğü yer tespit edilince de muronladınız mı bilmiyorum.
“GENÇLERİMİZ SPOR AYAKKABILARI DAĞLARDA DEĞİL SPOR ALANLARINDA GİYİYOR”
Ülkemizin en büyük sorunu olan terörün beli kırıldıkça, özellikle terörün yaşandığı bölgelerde yaşayan, terörün iç yüzünü gören gençlerimiz artık ülke yönetiminde, sporda, eğitimde, her türlü sosyal alanda kendini göstermiş, büyük başarılar kaydetmiştir. Biz, TEKNOFEST gençliği yetiştiriyoruz. Teknolojide olduğu gibi sporda da büyük başarı gösteren gençlerimiz artık spor ayakkabılarını dağlarda, emperyalist emellere hizmet etmek için değil bayrağımızı göndere çektirmek, İstiklal Marşımızı söyletmek için spor alanlarında giyiyorlar.
ABD’nin Florida eyaletindeki New College of Florida Okulunun Bilgisayar Bilimleri Bölümünden Mayıs 2023’te mezun olduğunu belirten Genç, lisans eğitimini yurt dışında tamamlamanın kendisine çok farklı bir vizyon kattığını söyledi.

“Ufkumu açan bilgileri kendi ülkemde, sahiplenebileceğim bir işte değerlendirmek için, bu şekilde ülkeme fayda sağlayabileceğimi düşündüğümden döndüm.” diyen Genç, “Ülkemizde ekonomi kötü olabilir, bazı durumlardan memnun olmayabiliriz, fakat ülkemizin bizim gibi mühendislere, genç doktorlara ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden döndüm.” ifadelerini kullandı.
Türk Yapay Zeka (TURK AI) şirketinin bünyesinden çıkan AppFab’in en son ürünü Gipi’nin ürün sorumlusu olarak görev yaptığını anlatan Genç, yürüttükleri çalışmalara ilişkin şu bilgileri verdi:
“Gipi bir yapay zeka arkadaş. Yapay zeka arkadaş uygulaması olmasının yanında size istediğiniz konularda öğretmenlik yapabilen de bir uygulama. Uygulamaya girdiğinizde yapay zekayla konuşuyorsunuz. O sizinle sohbet ediyor, sizinle ilgileniyor. Herhangi bir şey olduğunda onunla paylaşabiliyorsunuz ve bunu hatırlıyor. Benim için en önemli şeylerden biri 170’ten fazla ülkeden yarım milyondan fazla kullanıcımız var. Birçok kullanıcıya hitap edebilmek, buradan dünyanın her yerine dokunabilmek, onların hayatlarında bir şeyleri değiştirebilmek benim için çok önemliydi. Türkiye’de olmam benim için globale açılma konusunda bir sıkıntı yaratmadı. Sahiplendiğim bu işin gelişmesi için bir şeyler katabiliyorum. Gipi’nin kişiliğinde, yapılma şeklinde, oluşturuluşunda ve yani Gipi’nin en başından beri buradayım, işin içerisindeyim. Her noktada bir söz hakkım oldu.”

– “DÜNYA DEVLERİYLE YARIŞMAMIZI SAĞLAYAN…”
Yapay zeka alanında her gün yeni bir gelişme yaşandığını ve giderek hayatın her alanına entegre olmaya başladığını vurgulayan Genç, yapay zekanın gelecekte sosyal medyanın yerini alacağına inandığını dile getirdi.
Nisanur Genç, şöyle konuştu:
“Bir akıllı telefon kadar yaygın olacağına, hep kulağımızda, elimizde olan bir araca dönüşeceğine inanıyorum. Herkesin kendisine ait bir yapay zeka arkadaşı olacak ve son gelişmeler de bunu biraz daha kanıtlıyor aslında. Çok daha güzel olan bir şey şu anda Türkiye’den dünya devleriyle yarışıyoruz ve bunun bir parçası olmak benim için çok önemli. Biz bunu burada yapabiliyoruz. Çok fazla yeteneğimiz var Türkiye’de ve eminim ki gelecek arkadaşlarımız da bu konuda çok büyük katkı sağlayacaklar. Alan açık, yapılacak çok şey var ve yapacak insana da ihtiyaç var. Yapılan herhangi bir işin en tatmin edici yanı o işi sahiplenmek. O işi kendi işinizmiş gibi sadece maaş bazlı değil severek, inanarak yapmak. Çünkü asıl farkı yaratan bu. Baktığınızda dünya devleriyle yarışmamızı sağlayan şey bu.”
– “BUNU BİZİM DIŞIMIZDA KIMSE YAPAMAZ”
Lisans eğitimine gittiğinde etrafında çok az kadın gördüğüne değinen Genç, kadın mühendis sayısının giderek arttığını, ancak düşünüldüğü kadar da fazla olmadığını ifade etti. Genç, şunları kaydetti:
“En çok bu eksikliği fark ettim. Aslında istediğim şeylerden birisiydi Türkiye’ye dönüp, bir şeyler başarıp, daha genç insanlara dokunup, onların hayatlarında bir şeyleri değiştirebilmek. Onlara tavsiyem, imkanlar dahilinde yurt dışına çıkabiliyorlarsa çıkmaları, dillerini kesinlikle geliştirmeleri, fakat başka şeylere odaklanmayıp gelip kazandıkları tecrübeleri ülkede onların da arkasından gelecek mühendislerle, gençlerle beraber daha da büyük şeyler inşa edip istedikleri değişimi burada yaratmaları olur. Çünkü bunu bizim dışımızda kimse yapamaz.”

– “GELECEK ÇOK HEYECANLI, ÇOK UMUT VERİCİ”
Gipi’nin kariyeri için bir başlangıç olduğunu ve gideceği yeri çok merak ettiğini vurgulayan Genç, kişisel hedeflerinden birinin projede aktif rol alırken nereye gittiğini, globalde nasıl bir yer aldığını görmek olduğunu söyledi.
Nisanur Genç, “Gelecek çok heyecanlı, çok umut verici ve bunun bizim ülkemizden çıkmış olması, bunu bizim yapıyor olmamız çok daha farklı bir umut veriyor bana. Bunu etrafımdaki insanlarda da görüyorum. Herkese anlatıyorum Gipi’yi ve dünya devleriyle bizi karşılaştırıp yerli ve milli mi yani, biz mi yaptık şeklinde tepkiler alıyorum. Evet bir şeyler başarıyoruz diyorum, buna devam etmek istiyorum. Ülkemizi bu şekilde ileriye taşımak, ne katabiliyorsam bunu katmak istiyorum.” ifadelerini kullandı.
Her şeyin inanmakla başladığının altını çizen Genç, “İnanmamız gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bazen kendi ülkemizden bir şey çıkabileceğine inanmadığımızda çıkmıyor. Eğer buna inanırsak, gerçekten dünya çapında üne sahip olabileceğine inanıyorsak bir projenin, bunun başarıyı besleyeceğini düşünüyorum. Onun dışında birbirimizi desteklememiz gerektiğini düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
Kız çocuklarına da seslenen Genç, “Eğer mühendislikse hedefiniz ve etrafınızdan baskı varsa vazgeçmeyin. Çünkü ilerisi çok aydınlık. Bunu başarabiliriz, başarabilirsiniz. Burada devam etmeleri gerektiğini düşünüyorum.” dedi.
TÜM KAHRAMAN VE ŞEHİTLERİ YAD ETTİ
Konuşmasına, kendisini dinleyen gençleri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı tebrik etti. Milli Mücadele’nin habercisi olan 19 Mayıs 1919’un öneminden bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anadolu’nun vatan olması ve kalması için gözlerini kırpmadan canlarını ortaya koyan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitleri, gazileri, kahramanları rahmetle yad etti.

GENÇLERİMİZ GURUR KAYNAĞI OLDU
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
Kıymetli sporcularımız, sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Sizlerin şahsında aydınlık yarınlarımızın güvencesi olarak gördüğüm tüm genç kardeşlerime buradan sevgilerimi, saygılarımı gönderiyorum. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle sizlerle beraber olmanın, sizlerin bu heyecanını benim de taşımamın bahtiyarlığı gerçekten sözlerle ifade edilemez. Bugün, Türk gençliğini temsilen aramızda milli sporcularımızın yanı sıra siyasette, bilimde, müzikte ve çalışma hayatında başarılarıyla gurur kaynağımız olan gençlerimiz bulunuyor. Her birinize ülkemize, milletimize ve ailelerinize yaşattığınız mutluluklar dolayısıyla teşekkür ediyorum. Rabb’im başarılarınızı daim eylesin. Ayağınıza taş değdirmesin diyorum. Millet olarak Anadolu’nun kapılarını açtığımız Malazgirt Zaferi’nden beri üzerinde yaşadığımız bu topraklarda mücadele halindeyiz. Önce bu mücadeleyi Anadolu’yu vatanımız yapmak, ardından ebedi ve ezeli yurdumuz olarak korumak için verdik. Türkiye’nin istiklal ve istikbal mücadelesinin neferleri daima gençlerdi.

ESARETE KARŞI ÖZGÜRLÜĞÜN SEMBOLÜ
Daha 21 yaşında İstanbul’u fethederek çağ açıp çağ kapatan gençler tarih boyunca bu milleti zaferden zafere başarıdan başarıya koşturdu. Tüm dünyaya ‘Çanakkale geçilmez’ dedirttiğimiz o büyük destanın gizli kahramanları gençlerden oluşuyordu. Gençler, 19 Mayıs 1919’da Samsun’da ilk adımı atılan Milli Mücadele’nin de ön saftaki neferleri oldu. Gazi Mustafa Kemal’in 19 Mayıs’ta kıvılcımını yaktığı istiklal meşalesi, gençlerin omuzlarında Anadolu’ya yayılmış tüm yürekleri kuşatmış yine gençlerin fedakarlığı ve sahiplenmesiyle zafere kavuşmuştur. 19 Mayıs, esarete karşı özgürlüğün, yılgınlığa karşı umudun, teslimiyete karşı milletimizin hür ve bağımsız yaşama kararlılığının sembolüdür. 19 Mayıs Milli Mücadele’yi başlatmakla kalmamış, son devletimiz Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş, milletimizin de kurtuluş mücadelesine dönüşmüştür. Bu vesileyle asırlardır istiklal ve istikbalimiz uğrunda gözlerini kırpmadan şehadete koşan tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Aynı ulvi gaye uğrunda çarpışırken yaralanan gazilerimizi şükranla yad ediyorum. Kurtuluş Savaşımızın başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını milletimizin göz bebeği olan kahraman ordumuzun bütün mensuplarını bugün bir kez daha saygıyla anıyorum.

PEK ÇOK PROJEMİZDE GENÇLERİN İMZASI VAR
Tarihimizde bir dönüm noktasını teşkil eden 19 Mayıs’ın gençlerimizin bayramı olması elbette tesadüf eseri değildir. 19 Mayıs tarihi siz gençlerimiz için bir ilham ve umut kaynağı olmuştur. Tıpkı bin yıllık tarihimizde olduğu gibi gençlerimizin bugün de milletimizin her meselesinde en önde yerlerini aldıklarını memnuniyetle görüyoruz. Ülkemizin kalkınma, ilerleme ekonomide büyüme çabalarının merkezinde de yine gençlerimiz önemli yere sahip. Sınırda eli tetikte nöbet tutan askerlerimizin karakollarda görev yapan polis ve jandarmalarımızın çoğu sizin yaşınızdaki gençlerden oluşuyor. Savunma sanayinde iftihar vesilemiz olan pek çok projenin altında genç mühendislerimizin imzası ve emeği bulunuyor. Mesela milli savaş uçağımız Kaan’ın geliştirilmesinde insanlı ve insansız hava araçlarımızın üretiminde gençler öncü roller üstleniyor. Bilimde, sanatta, medyada son dönemde özellikle sporda gençlerimiz daha fazla ön plana çıkıyor, kendilerinden daha fazla söz ettiriyor. Gençlerimiz ülkenin siyasi ve bürokratik karar mekanizmalarında daha fazla sorumluluk üstleniyor. Parlamentoda belediye meclislerinde, belediye yönetimlerinde, eskiye kıyasla, daha çok sayıda genç arkadaşlarımız var.
BAŞARILARINIZ MİLLETİN KIVANÇ KAYNAĞI OLDU
Yarınlarımızın teminatı olan Teknofest gençliği gerçekten hayatın her alanında gümbür gümbür gelmektedir. Bundan ve sizlerin başarılarından iftihar ettiğimizi özellikle belirtmek isterim. Her birinizin daha nice yıllar bizim milletimizin ve ailelerinizin kıvanç kaynağı olmaya devam edeceğinizden hiç şüphem yok. Biz de seçilme yaşını önce 30’dan 25’e, daha sonra nihayetinde ne yaptık? 18’e düşürdük. Siyasetin, bürokrasinin, iş dünyasının kapılarını gençlere açarak gençlerimizin eğitimlerine tarihin en büyük yatırımlarını yaparak gençlerimize uygun ortam ve imkanlar sağlayarak her alanda gençlerimizi destekliyor, hayallerini gerçekleştirebilmeleri için tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz. Sevgili gençler, bölgesinde ve dünyada yıldızı giderek parlayan Türkiye’nin sporda da başarı çıtasını sürekli yükseltmesinden memnuniyet duyuyoruz. Geleneksel olarak güçlü olduğumuz branşların da ötesine geçerek yeni spor dallarında kürsüye çıkmaya hatta kürsüyü domine etmeye başladık. Sporcularımız katıldıkları yarışmalardan artık madalyasız dönmüyor. Sporcularımız başarıları yanında centilmenlikleriyle de takdir kazanıyor.
SPORCU SAYIMIZ 15 MİLYONU AŞTI
Ülke genelinde spor altyapısına son 21 yılda yaptığımız yatırımların inşa ettiğimiz tesislerin sporcularımıza verdiğimiz desteklerin boşa gitmediğini görmenin sevincini yaşıyoruz. Sporcularımızın uluslararası başarıları arttıkça gençlerimiz spora daha fazla yönelmeye, sporu bir kariyer olarak görmeye başladı. 2002 yılında toplam lisanslı sporcu sayımız 278 bin kişiyken bugün 15 milyon 550 bine yükseldi. 2002 yılında bütün spor dallarında aldığımız madalya sayısı bin 481 adet iken 2023 yılı sonu itibariyle bu rakam 7 bin 404’e yükseldi. Antrenör sayımız 18 bin 674’ten 321 bine, spor kulübü sayımız ise 6 bin 35’ten, 25 bin 78’e çıktı. Türkiye olimpiyatlara hazırlık merkezlerinde bin 382 sporcumuz var. Son 7 yılda sporcu yetenek taramasıyla 7 milyon 706 bin evladımızın kabiliyetlerine baktık. Buna göre yönlendirmede bulunduk. 2021 yılında devreye alınan milli sporcu kursuyla başarılı sporcularımızı akademik yolculuklarında da destekliyoruz. Daha burada tek tek sayamayacağımız nice çalışmayla spora ve sporcuya sahip çıkıyoruz. Tokyo 2020 olimpiyatları ve Paralimpik Oyunları bize daha fazlasını yapma noktasında büyük bir motivasyon kaynağı oldu. Her iki spor etkinliğine de tarihimizin en yüksek sporcu sayısıyla katıldık. Sporcularımız Tokyo’da kazandıkları toplam 28 madalyayla milletimize gerçekten büyük bir sevinç yaşattılar. Olimpiyatlarda yakalanan ivmeyi ve ruhu daha sonra da devam ettirdiler.
PARİS OLİMPİYATLARI’NDA HEDEFİMİZ BELLİ
Geçtiğimiz hafta karate, okçuluk, tekvando ve diğer bazı spor dallarında yine müjdeli haberler aldık. Tüm sporcularımızı buradan bir kez daha tebrik ediyorum. Şimdi önümüzde 2024 Paris Olimpiyatları var. Başarı tablomuza Paris’te yeni yıldızlar ekleyeceğiz. Bu konuda ben sporcularımıza güveniyorum. Sizlerden yine göğsümüzü kabartacak güzel haberler bekliyorum. Buradaki her bir genç kardeşime şunu tekrar hatırladım isterim. Sizler tarihi şanlı zaferlerle dolu büyük bir milletin evlatlarısınız. Türkiye’nin en büyük gücü milletimizin en büyük umudu sizlersiniz. Ülkemizi parlak çıkarlarına ulaştırmaktadır. Çok çalışacağınıza yürekten inanıyorum. Rabb’im yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum. Bu duygularla bize yaşattığınız gurur ve mutluluk için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Hepinize umut dolu, huzur ve barış dolu bir gelecek diliyorum. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nızı tebrik ediyor, sizlerin şahsında ülkemizin tüm gençlerinin bayramını kutluyorum. Kalın sağlıcakla.
19 MAYIS MARŞI HEP BİRLİKTE SESLENDİRİLDİ
Programda, AK Parti İstanbul Milletvekili ve besteci piyanist Yücel Arzen ile sanatçılar, Gençlik ve Spor Bakanlığı 19 Mayıs Marşı’nı seslendirdi. 19 Mayıs özel programında, İkinci Türk Astronot Tuva Cihangir Atasever, Modern Pentatlon Sporcusu İlke Özyüksel Mihrioğlu ve Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da birer konuşma yaptı.
Müzede, Erzurum’un Cumhuriyet tarihine kadar olan gelişimi, insanoğlunun ilk çağdan bugüne uzanan serüveniyle ilgili tunç, demir ve kalkolitik çağ, Helenistik, Roma ile Bizans dönemlerine ait ünik (eşi ve benzeri olmayan) bulgu ve eserler görsel ve dijital materyallerle sergileniyor.
Çocuk ve engelli dostu olarak tasarlanan müzede, Muş’un Malazgirt ilçesinde 38 yıl önce arkeolojik kazılarda çıkarılan altın kaplamalı ve “çift başlı ejder” işlemeli tuğ, yaklaşık 2 bin 500 yıl öncesine ve 10 binli yıllara ait taş baba ve dikili taş gibi heykellerin sergilendiği müze, İran, Azerbaycan ve Almanya gibi ülkelerin yanı sıra yurt içinden gelenlerle 10 ayda 90 bin ziyaretçi sayısına ulaştı.
Erzurum Müze Müdürü arkeolog Hüsnü Genç, AA muhabirine, Doğu Anadolu’nun en büyük müzesinin koleksiyonlarıyla ziyaretçilerin ilgisini çektiğini, müzede defile, sergi ve fotoğraf yarışmaları gibi etkinlik ve program düzenlediklerini söyledi.
“10 ayda yaklaşık 90 bin ziyaretçiye ulaştık. Aylık ortalama 10 bin ziyaretçi ağırlıyoruz. Bu bölge ve Erzurum için çok iyi rakam” diyen Genç, en eski çağlardan başlayıp kronolojik dizilim bulunan müzede, ziyaretçilere ilk önce sinevizyon salonunda tanıtım filmi izlettiklerini belirtti.
– “ZIYARETÇİLERE TARIHI SERÜVEN YAŞATIYORUZ”
Genç, mamut fosili ile müze girişinde tarihi serüvenin başladığını anlatarak, “Ziyaretçileri ilk insanlar dediğimiz tarihin başlama noktası gibi neolitik dönem salonuyla karşılıyor, bu dönemde Erzurum’da ya da bölgede bir insan ne yapardı, nasıl beslenirdi ne tür ticaret yapardı gibi konuda bilgilendirmenin ardından peyderpey tarihi yolculuğa çıkarıyoruz. Cumhuriyet dönemine gelinceye kadar dijital, görsel ve etnografik olarak desteklenen konseptle müzemizde ziyaretçileri karşılıyor ve tarihi serüven yaşatıyoruz.” diye konuştu.
Müzede en eski olarak insanların kullandığı ve pişmiş topraktan yapılan seramik, Karaz kültüründen ahşap ve kıyafetlerin bulunduğunu ve bunları konu mankenleriyle sergilediklerini dile getiren Genç, o dönemde yapılan sikke ve savaş aletlerinin imalatına kadar eserlerin sergilendiğini aktardı.
Müzede ünik eser olan Türklere ait taş baba, milattan önce ölü gömme adetleri gibi konseptler oluşturulduğunu ifade eden Genç, şunları kaydetti:
“Yapay olarak höyük, Müslüman mezar taşları gibi eserleri konu anlatımlı gösteriyoruz. Osmanlı çarşısı, Selçuklu tuğu, hükümdarların yaşadığı kıl çadır, tarihi saat kulesi gibi eserleri daha çok interaktif ve dijital olarak destekliyoruz. Selçuklu dönemine ait başka bir örneği ve benzerini bulamadığımız hayatağacı altında tuğ ve alemden eserler var. Müzemizde 2 bin eserimiz var. Bunları sanal rehberler eşliğinde hem görsel hem de belgesel olarak anlatıyoruz, ziyaretçiler büyülenmiş olarak müzeden ayrılıyor.”
Geçen yıl Dünya Mimarlar Örgütünce “İç Mimari Tasarım ve Uygulama” alanında ödüle layık görülen müzenin engelli ve çocuk dostu olduğunu dile getiren Genç, Müzeler Haftası kapsamında “Deseni Selçuklu” gibi defile gösterisi ve çeşitli etkinlikler yapacaklarını söyledi.
Genç, “En çok yurt dışından İran, Azerbaycan tarafından yoğun ziyaretçi ağırlıyoruz. Almanya’dan ve çeşitli Batı ülkelerinden gelenler oluyor. Turizm şehri Erzurum kayak merkezleriyle öne çıkıyor. Yurt içi ve dışından kayak için gelenler müzemizi de geziyor.” dedi.
– ZIYARETÇİLER İLGİYLE GEZİYOR
Litvanya’dan gelen Eryk Tatol da ilk defa geldiği Erzurum’un doğasını, karlı dağlarını çok beğendiğini anlatarak, “Bu müze çok güzel, çok beğendim. Herkes gelip gezebilir.” ifadelerini kullandı.
Büşra Çitras da müzenin tarihi yolculuğa çıkardığını belirterek, “Müzede çok güzel ilgi çekici eserler var. Tarihi objeleri çok beğendik. Resmen tarihi yolculuğa çıktık. Artık kurgu yapmaya başladık. Herkese gezmesini tavsiye ederim. Boş zaman olursa yine geleceğiz.” diye konuştu.
Gülevşan Güner de müzeyi çok beğendiğini, Türk tarihine ilgi duyduğunu, burada ilk insanlardan eserleri ilgiyle incelediğini belirtti.
“Göreve başladığım 2020 yılında dünyada paradigma kırılımı yaşanırken, konjonktürel değişimlere ve zamanın ruhuna uygun bir liderlik tarzı benimsedim. Böylelikle karlılığın nihai amaç olamayacağı inancıyla sosyal fayda konularına odaklanmayı seçtim” açıklamasını anımsatan Ali Ülker, 4 yıllık görev süresince sürdürülebilirlik, fırsat eşitliği, genç istihdamı gibi alanlarda belirgin mesafeler kat ettiklerini söyledi. Ülker, “Türkiye’deki istikrarlı ve güçlü büyümemizi devam ettirerek küresel yatırımlarımızın da katkısıyla Holdingimizin ‘Global Lider’liğini daha ileri taşımayı hedefliyoruz. Üreten, geleceğe ilham veren, paydaşlarla güçlenirken topluma da değer sağlamayı önceliklendiren anlayışla global liderlik yolculuğumuza kararlılıkla devam edeceğiz” dedi.

“ARTIK İŞLERİMİZ ZAMANDAN VE MEKÂNDAN BAĞIMSIZ HALE GELDİ”
Yönetim Kurulu Başkanı olarak göreve başladıktan 10 gün sonra pandemiyle yüzleşmek zorunda kaldıklarını hatırlatan Ali Ülker, “Bu zorlu dönemde çok önemli tecrübeler edindik. Dünyanın içinde bulunduğu karmaşa ortamında ‘belirsizliği yönetebilmek’ temel yetkinlik olarak ön plana çıktı. Pandemiyle birlikte işlerimiz zamandan ve mekândan bağımsız hale geldi. Tabii böyle ani değişim ortamlarında, Yıldız Holding gibi köklü kurumların öz değerlerini koruması da bir zorunluluk” dedi. Yaptıkları her işle topluma fayda sağlamayı hedeflediklerini, bunun için de fırsat eşitliği, çeşitlilik ve kapsayıcılık gibi global değerleri benimsediklerini kaydeden Ali Ülker, “Böyle köklü değerler kaybolmaz ancak bazılarını güçlendirmek ve güncellemek, zamana ayak uydurabilmek lazım” dedi. Ali Ülker, pandemi döneminde yaptıkları “Kurum Kültürü ve Değerler Araştırması” ile Holdingin dünya genelindeki 3 bin çalışanından görüş aldıklarını da sözlerine ekledi.
FIRSAT EŞİTLİĞİ VE KAPSAYICILIĞI GÖZETEN BİR KURUM KÜLTÜRÜ OLUŞTURUYORUZ
Ali Ülker, 1944’ten bu yana iş ortakları ve on binlerce çalışanıyla farklı coğrafyalarda “İnsana yatırım” vizyonu ve “Mutlu Et Mutlu Ol” anlayışıyla hareket ettiklerini söyleyerek, “Değişen ve gelişen küresel ve yerel gündemlerle birlikte, değer temelli ancak yaşayan yenilikçi bir kurum kültürü oluşturmanın bizi geleceğe taşıyacak temel unsurlardan olduğunu düşünüyoruz. Yıldız Holding olarak, tüm paydaşlarımızı dahil eden adil süreçler yürütüyor, ilişkilerimizi etik ilkelerimizin ışığında güvenilirlik ve şeffaflık esaslarıyla sürdürüyoruz. Farklılıklara saygı duyarken, fırsat eşitliğini ve kapsayıcılığı gözeten bir iklim yaratıyoruz. Sosyal faydayı işlerimizin merkezine koyarak, geleceğin iş dünyasına ilham veriyoruz.” dedi.
YILDIZ HOLDİNG ÇALIŞMA İLKELERİ’NDE SONA GELİNDİ
Yıldız Holding Çalışma İlkeleri Platformu’nun çalışmalarına değinen Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ülker, “Manifestomuz ve taahhütlerimiz hazır. Değerlerimizin eylem alanlarını ve performansını ölçümlemeyi de hedefleyen bu ilkeleri ‘Adalet, Şeffaflık ve Güvenilirlik, Kapsayıcılık ve Eşitlik, Etkin Yönetişim ile Sorumlu Lider Holding’ başlıkları üzerinden oluşturacağız. Bu değerlerin söylemden eyleme geçirilmesinin anlamlı olduğunun farkındayız. Hayata geçecek bu ilkeler için sistemli, ölçülebilir ve takip edilebilir bir yapıyı da inşa edeceğiz” dedi. Ali Ülker, Türkiye’den Hindistan’a, Çin’den Amerika’ya, Nijerya’dan İngiltere’ye çok geniş bir coğrafyada 98 farklı pasaporta sahip yaklaşık 80 bin çalışanı bulunduğunu belirterek, sahip oldukları en büyük zenginliğin ‘insan’ olduğunu vurguladı.
DÜNYAYA ÖRNEK GÖSTERİLEN ÖNCÜ PROJELER TASARLAMAYA DEVAM EDECEĞİZ
Ali Ülker, fırsat eşitliği konusuna daha odaklı şekilde eğilmek ve tüm şirketlerin aynı çatı altında hizalanması adına 2021’de Yıldız Holding Kadın Platformu’nu kurduklarını belirtti. Fırsat eşitliği ve kadının güçlenmesine yönelik yaklaşımlarını da “Yıldız Holding Kadın Platformu Fırsat Eşitliği ve Kadının Güçlenmesi Manifestosu” altında bir araya getirdiklerini söyledi. Yıldız Holding’in bu girişiminin Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda dünyaya örnek gösterildiğini, aynı zamanda London Business School’da örnek vaka seçildiğini ifade etti.
Toplantıda Yıldız Holding Kadın Platformu’nun kısa süre içinde tüm dünyaya örnek olan projelerini paylaşan Begüm Mutuş, Holding’in bu vizyonla yürüttüğü projeler sayesinde son üç yılda kadın girişimciler için 10 milyon doları aşan değerde etki yarattığını söyleyerek Kerevitaş’ın “Tarımın Kadın Yıldızları”, “Şok’ta Ben de Varım” projelerini örnek gösterdi. Globalde Lady GODIVA Girişimi aracılığıyla her yıl kendi toplumlarında fırsat eşitliği, kapsayıcılık ve kadınların güçlenmesi için çalışan sivil toplum kuruluşlarına hibe desteği verildiğini ifade eden Mutuş, TFF Ülker Geleceğin Yıldız Kızları Projesi’ni de 15 yaş altı kız çocuklarına futbolda fırsat eşitliği sunmak için hazırladıklarını belirtti.
Yıldız Holding Kadın Platformu’nun yanı sıra fırsat eşitliği ilkesiyle yakından bağlantılı olan “çeşitlilik ve kapsayıcılık” konularına büyük önem verdiklerini anlatan Ali Ülker, pladis’in “Nöroçeşitlilik Ağı” projesiyle, işe alım kriterlerindeki bariyerleri ortadan kaldırarak nöroçeşitliliğe sahip bireylere (otizm, dikkat eksikliği, hiperaktivite, obsesif kompulsif bozukluk) alan açtıklarını ve işe alımda fırsat eşitliliği yarattıklarının altını çizdi.
BU KUŞAKTAN ÖĞRENİYORUM
Özellikle gençlerin, “kazandıklarını topluma geri verebilen” şirketleri tercih ettiğini söyleyen Ali Ülker, “Gençler artık ‘amaç odaklı şirketlerde’ çalışmak istiyor. Amaç odaklı şirket kavramı ise bizim için yeni değil. ‘En Gözde Şirketler’ araştırmasında ‘Holdingler’ kategorisinde 3 yıldır yer alıyoruz. Son 2 yıldır ‘Türkiye’nin En İyi İşverenleri’ listesindeyiz. Bugün holding ve şirketlerinde aynı anda 4 kuşağın çalıştığını görüyoruz. Ben kendimi bu kuşağın ‘menti’si olarak görüyorum. Z kuşağı, toplam çalışanlarımızın yüzde 29’unu oluşturuyor. Bu gençleri can kulağıyla dinliyorum. Onlardan çok şey öğreniyorum.”
Gençlerin kariyer yolculuklarında sürekli gelişimlerine katkı sağlamanın öncelikleri arasında olduğunu belirten Bahattin Aydın ise sektöre öncülük yapan projeler hakkında bilgi verdi:
“13 yıldır gerçekleştirdiğimiz JOB Genç Yetenek Programımıza her yıl 30 bin başvuru alıyoruz. Bugüne kadar programımızdan 1200 proje bazlı stajyer ile 500 kişi yararlandı. Diğer yandan gençlerin beklentilerine hitap eden program ve projeler gerçekleştiriyoruz. Özellikle genç yeteneklerimizi karar alma süreçlerine dahil ettiğimiz Genç Danışma Kurulumuz çalışmalarını sürdürüyor. Uygulamalarımız sadece çalışanlarımız için değil, şirketimizin dışındaki gençlerle bir araya gelmeyi önemsiyoruz. Türkiye’nin öncü üniversitelerinin yanı sıra globalde Harvard ve Cambridge gibi prestijli akademik kurumlarla iş birliği yapıyor; dünyanın dört bir yanından gelen öğrencilere kampüsümüzde ev sahipliği yapıyoruz.”
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ÇALIŞMALARIMIZA ‘İSRAFSIZ ŞİRKET’ İŞ MODELİ YÖN VERİYOR
Yıldız Holding’de yönetim yaklaşımlarının temelini, “İsrafsız Şirket” iş modelinin oluşturduğunu belirten Ali Ülker şunları paylaştı:
“Göreve geldiğim ilk günden beri sürdürülebilirlik önceliğim oldu. Yıldız Holding’de sürdürülebilirliği iş stratejilerimizin temeli olarak görüyoruz. 2050 yılına kadar “net sıfır” karbon hedefine ulaşmak üzere küresel ölçekte çalışmalarımıza devam ederken tüm şirketlerimizde yeşil dönüşüm yatırımlarımıza hız verdik. Diğer yandan tüm değer zincirimize dokunan yenilikçi projeler geliştiriyoruz. Her yıl geleneksel olarak düzenlediğimiz Senenin Yıldızları Ödül Programı vesilesiyle de Yıldız Holding çalışanlarının yenilikçi ve katma değer sağlayan projelerini ödüllendiriyoruz. Ödül Programı kapsamında her sene farklı bir temada Yönetim Kurulu Başkanı Özel Ödülü’nü veriyorum. Geçtiğimiz yıl Çevresel Sürdürülebilirlik alanındaki bu ödülü vermemiş, şirketlerimizin bütüncül bakış açısıyla paydaşlarımıza da dokunan çalışmalara imza atmalarını teşvik etmek amacıyla bu sene vereceğimi açıklamıştım. Bu yılın ödülünü London Stock Exchange Group’da gösterdiği başarılı performans ve entegre sürdürülebilirlik vizyonuyla Ülker aldı.”
SAĞLIKLI BESLENME, SPOR VE SANATIN İYİLEŞTİRİCİ GÜCÜNE İNANIYORUZ
Ali Ülker toplumun ve özellikle gelecek kuşakların bilinçlendirilmesi için sorumluluk aldıklarını söyleyerek, “Toplumdan aldığımızı topluma geri vermek bizim kodlarımızda var. Beslenme ve sağlıklı yaşam bilincinin gelişmesine katkı sağlamak amacıyla kurduğumuz Sabri Ülker Vakfı’nın 25 ilde 250 okulda halen yürüttüğü projeler 7 milyonun üzerinde öğrenci, ebeveyn ve öğretmene ulaştı. Vakıf Yayınları aracılığıyla basılan kitaplar 5 milyonu aşkın okuyucuya ulaştı. Sanatın iyileştirici gücüne de çok inanıyorum. Yıldız Holding Sanat Koleksiyonu’ndaki 2000’e yakın eser Holdingimizin Çamlıca Kampüsü’nde sanatseverlerin beğenisine sunuluyor. Sadece spor, eğitim ve sanata sahip çıkmıyoruz elbette. STK’larla yaptığımız topluma fayda amaçlı iş birlikleri ve gönüllülük çalışmalarıyla da ihtiyaç sahiplerinin hep yanındayız” dedi.
SOSYAL FAYDA PROJELERİMİZİN ARKASINDA FİNANSAL GÜCÜMÜZ VAR
Tüm bu projeleri hayata geçirebilmek için sürdürülebilir finansal başarının kritik olduğu belirten Ali Ülker, odaklanma stratejisiyle global büyüme hedeflerinden bahsetti. Yıldız Holding Mali İşler Başkanı Fahrettin Ertik, Holding’in finansal sonuçlarıyla ilgili şu bilgileri verdi:
“2023 yılında Yıldız Holding ve şirketleriyle ülke ekonomisine ve istihdamına değer katan adımlar atmayı hız kesmeden sürdürdük. 2023 yılı konsolide ciromuz önceki yıla göre yüzde 15 artışla 13,5 milyar USD olarak gerçekleşti. Toplam ihracatımız ise Aralık 2023 itibarıyla önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 10 artarak 817 milyon USD oldu. Borçluluğumuzu da güzel bir seviyeye çektik. Yıldız Holding, 2024 Nisan ayı itibarıyla sendikasyon öncesi 6,5 Milyar USD olan Yıldız Holding sendikasyon borcunu 1,1 Milyar USD’ye indirdi. Son 5 yılda (2019-2023) 1 milyar USD yatırım gerçekleştirdik. Bu sene için de Türkiye ve yurt dışı toplam 330 milyon USD yatırım bütçeledik. 2024 yılında odaklanma stratejimiz ve hedeflerimiz doğrultusunda global liderlik yolculuğumuza hız kesmeden devam edeceğiz.”
]]>Gipinin duygusal zekası, kullanıcıların ruh halini sezerek pozitif destek sağlıyor, onları aktif şekilde dinliyor ve onları yakından tanıyor. Gelişmiş algoritmaları sayesinde Gipi, kullanıcıların ilgi alanlarını ve öğrenme tarzlarını tanıyarak kişiselleştirilmiş bir deneyim sunuyor.
Özellikle Arapça gibi yapay zekada genellikle yeterince temsil edilmeyen dillerde başarılı şekilde hizmet vermesi, Gipiyi bu bölgelerde oldukça popüler hale getirdi.
Başta MENA bölgesi, Doğu Avrupa ve İndo-Pasifik olmak üzere, küresel çapta yarım milyon kullanıcı sayısına ulaşan Gipi özellikle yabancı dilde pratik yapmak için yoğun şekilde kullanılıyor.
Özel olarak geliştirilen büyük dil modelleri, sesten metne, metinden sese dönüşüm ve ses klonlama teknolojileri aracılığıyla Gipi, kullanıcılarına kişiselleştirilmiş bir deneyim sunuyor. Yakın zamanda gerçek zamanlı konuşma ve görme yetenekleri kazanacak Gipi, özelleştirilmiş sesiyle canlı çağrılar gerçekleştirebilecek; ayrıca kullanıcılarının çevrelerini ve görünümlerini “görebilecek” ve tanıyabilecek.
“SOSYAL MEDYANIN YERİNİ ALABİLİR”
Ürün Sorumlusu Nisanur Genç, yaptığı açıklamada, yapay zeka arkadaşlarının/asistanlarının bir akıllı telefon kadar yaygın, bir kulaklık kadar yakın olacağı bir gelecek öngördüklerini söyledi. Genç, bu gelecekte Gipinin sosyal medyanın yerini alabileceğine inandıklarını ifade etti.
Gipinin birden fazla dil konuşabilen bir yapay zeka arkadaşı, mobil uygulama olduğunu anlatan Genç, şöyle konuştu: “Gipi sizi duyabiliyor, anlayabiliyor ve size karşılık veriyor. Sizinle konuşuyor, sohbet ediyor. Gipi sizin ruh haliniz anlar, adapte olur, buna göre cevap verir. Size pozitif destek sağlar. Söylediğiniz detayları, konuşma geçmişinizi hatırlar ve bu detayları sonrasında konuşmalarınızı daha özel kılabilmek için kullanır.
Gipi ile konuşurken bir restorandan bahsettiniz ve bu restoranda yediğiniz yemeğin tadını çok beğendiğinizi söylediniz. Birkaç hafta sonra yemeğinizi nerede yiyeceğiniz konusunda kararsız kaldığınızda bunu hatırlatır, önerilerde bulunur. Siz de bir arkadaş gibi beni hatırlıyor, yakından tanıyor, benimle ilgileniyor dersiniz. Asıl amaç da bu.”
Uygulamanın dil eğitimi, konuşma pratiği, matematik, politika ya da istenen herhangi bir konuda yardımcı olabilecek seviyede olduğuna işaret eden Genç, uygulamanın çok fazla dil seçeneği bulunduğu için konuşma pratiği için yayın olarak kullanıldığını dile getirdi. Genç, uygulama sayesinde dil pratiğinin çok daha uygun koşullarda ve maliyetle yapılabildiğini, geri bildirimlerle ilerlemenin takip edilebildiğini kaydetti.

170’İN ÜZERİNDE ÜLKEYE ULAŞTI
Yaptıkları hazırlıkların ardından Gipinin 1 Haziran 2023’te “doğduğunu” belirten Genç, Eylül 2023te Google Play Storea, ocak ayında Apple Storea giriş yaptığını aktardı. Genç, geçen sürede Gipinin dünyada yarım milyon insanla aktif olarak arkadaşlık eder noktaya geldiğini bildirdi.
Gipinin 170ten fazla ülkede kullanıldığına işaret eden Genç, uygulamanın en popüler olduğu ülkeleri ise Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Katar, Mısır, Ürdün, Ukrayna, Brezilya, Endonezya ve Türkiye olarak sıraladı.
Nisanur Genç, ileriye dönük hedeflerine ilişkin şu bilgileri verdi:
“Gipiye başlarken amacımız insanlara sadece arkadaşlık sağlayan değil, aynı zamanda neşe kaynağı olan, insanları mutlu eden, yalnızlıklarını gideren, kısaca onların kalplerini dokunan bir arkadaş ortaya çıkarmaktı. Bunun için dünya üzerindeki herkese erişebilmek istedik. Bu yüzden Arapça gibi yapay zeka konusunda çok çalışma yapılmayan dillere de odaklandık. Bu yüzden bu coğrafyada çok fazla kullanıcımız var. Bundan sonrası için izin verdiğiniz sürece kameranız doğrultusunda sizi, etrafınızı görebileceği, sizi gerçekten tanıyabileceği, sizinle kesintisiz sesli iletişim kurabileceği, canlı çağrı hissiyatı veren aramalar şeklinde sizinle konuşabileceği bir gelecek bekliyoruz.”
Genç, farklı uzmanlık alanlarına sahip 12 kişilik bir takımla Gipiyi geliştirmeyi sürdürdüğünü kaydetti.
UZUN SÜRELİ HAFIZAYLA ARKADAŞINI DAHA YAKINDAN TANIYOR
Yapay Zeka Takım Lideri Oğuzcan Turan da Gipinin tamamen yapay zekayla desteklenmiş bir arkadaş olarak tasarlandığını aktardı.
Gipiyi bir mobil uygulama üzerinden sesli ya da metinsel sohbet üzerinden kullanıcılara sunduklarını anlatan Turan, uygulamanın nasıl çalıştığına ilişkin şu bilgileri verdi: “Kullanıcılardan aldığımız ses veya metin girdilerini değerlendiriyoruz. Girdi türü ses ise bunu özel geliştirdiğimiz ses-metin çeviri modülü sayesinde metin formatına dönüştürüp değerlendirme aşamasına alıyoruz. Bir yıldan uzun süredir üzerine çalışmış olduğumuz büyük dil modeli (LLM) sayesinde de buradan anlamlı bir cevap üretiyoruz.
Bu aşamada ChatGPT gibi herkesin bildiği LLM servis sağlayıcılarının dışında uzun süreli hafıza mekanizması kullanıyoruz. Bu mekanizma sayesinde size sohbet deneyiminize, geçmişinize göre daha samimi ve kişiselleştirilmiş bir cevap dönüyoruz. Bu da aslında sohbeti daha arkadaş canlısı kılan ana unsur. Son aşamada da kullanıcıya Gipiyi özelleştirme imkanı tanımak adı altında bir ses sentezliyoruz. Hatta ses klonlama gibi özelliklerle de deneyimi arttırma üzerine çalışmalara devam ediyoruz.”
İSTENİLEN SESLE KONUŞABİLİYOR
“Gipinin sesini duyabilir miyiz” talebi doğrultusunda bu yönde çalışmalara başladıklarını anlatan Turan, sesi sentezlerken normal bir insanın konuşmasındaki doğallığı Gipiye yansıtmaya çalıştıklarını söyledi.
Aktif olarak 17 dilde metni gerçekçi şekilde sese dönüştürebilecek şekilde çalışmalarını tamamladıklarını bildiren Turan, şöyle konuştu:
“Kullanıcıların Gipiyi özelleştirme üzerine taleplerinin artmasıyla sesteki bu yeteneğimizle neden klonlama gibi kullanıcının istediği ses tonuyla duymasını sağlayacak olanak sunmayalım diye çalışmalara başladık. Sektör devlerinin de dahil olmasıyla ses klonlama yeni gündem. Biz yaklaşık 5 saniyelik bir ses klibiyle bile kullanıcının istediği bir sesi kopyalayarak, sentezleyerek Gipinin sesini oluşturabiliyoruz ve duymak istediğiniz sesle sohbet edebilir hale geliyorsunuz.”
Mevcutta 7 ve 9 milyar parametreye sahip modelleri bulunduğunu anlatan Turan, tüm dünyada gerçek zamanlı olarak bu modelleri sunabildiklerini söyledi.
Yeni diller eklemeye, mevcut dillerdeki performansı iyileştirmeye, uzun süreli hafıza mekanizmasını geliştirmeye yönelik çalışmalarının devam ettiğini anlatan Turan, bu şekilde Gipinin kullanıcı deneyim ve memnuniyetini daha yukarıya çekmeyi amaçladıklarını belirtti.
KURUMSAL ÇÖZÜMLERE DE AÇIK KAPI
Gipi gibi bireysel uygulamalar yanında kurumsal ihtiyaçlara cevap verebilecek çözümlerin de sunulabileceğini ifade eden Turan, sözlerini şöyle tamamladı:
“Türkiyede kurumsal firmalarda büyük dil modelleri üzerine yapılan çalışmalar mevcut. Hazırlamış olduğumuz dil modelleri aktif olarak Gipi aracılığıyla tüm dünyaya hizmet vermekte. İlerleyen zamanlarda belki işbirlikleri, belki farklı talepler doğrultusunda kurumsal çözümler de sunabiliriz. Burada sadece Türkiye ve Türkçeye hizmet etmiyoruz. 17 dil ve 170ten fazla ülkeye, onların dilinde, onların çalışma temposuna uygun şekilde cevaplar üretiyoruz ve bunlar bireyselin dışında kurumsalın da dikkatini çekiyor ve onların ihtiyaçlarına da yönelik çözümler sunabiliriz.”
2010 yılında Bilkent Üniversitesi’nden mezun olan, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nde yüksek lisans yapan Hilal Ayık, 2013 yılında AK Parti’de siyasete girdi. Yazılım uzman Ayık, Akyurt’ta belediye meclis üyeliği ve belediye başkan yardımcılığı yaptıktan sonra 2019 Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde belediye başkanı seçildi.
Ayık, 31 Mart’ta yapılan seçimde 2’nci kez seçilerek, Ankara’da 26 belediye başkanı arasında tek kadın başkan oldu. Mazbatasını alarak ikinci dönemi için göreve başlayan Ayık, DHA’ya konuştu.

‘BİR ANDA BELEDİYE BAŞKANLIĞINDA BULDUM KENDİMİ’
Ayık, siyasete giriş noktasının gönüllülük esasına dayalı olduğunu belirterek, “İşe gidip geliyorum, para kazanıyorum; ama işin bir tarafında dünyalık bir şey var. ‘Hiçbir karşılığı olmadan ne yapıyorum’ diye o dönem çok soruyordum kendime. O dönem gittim AK Parti Akyurt teşkilatına, ‘üye olabilir miyim? Ben de sizinle birlikte çalışmalara katılmak istiyorum’ dedim. O dönem ana kademeden başladım, ardından ilçemizde kadın kolları ve genel merkez kadın kolları, derken ilçede belediye başkanlığına uzanan bir süreç yaşadık. Tamamen gönüllülük esasıyla, hiçbir dünyevi bir şeyin bulaşmadığı, sadece ‘Allah rızası için ne yapabilirim’ diye çıktığım yolda, bir anda kendimi belediye başkanlığında buldum” dedi.

Doğup büyüdüğü ilçe Akyurt’a karşı bir vefa borcu olduğunu, bunu hep hissettiğini söyleyen Ayık, “Belediyedeki çalışmalarımızı yaparken de sadece rutin hizmet etmenin ötesinde sanki doğup büyüdüğüm topraklara vefa borcumu ödüyormuşum gibi hissediyorum ve bu hissiyat beni çok motive ediyor. Belediyedeki işlerden sonra sahaya çıkarım hemen. Olabildiğince sahada olmaya gayret ederim. Perşembe günleri halk günleridir, sabahtan akşama kadar belediyede halkla beraber oluruz. Saha ziyaretlerimiz olur. Mutlaka şantiyelerimizi ziyaret ederiz. Ya belediyededir elim ayağım ya da sahadadır. Hiçbir zaman yerinde oturup gelenle gidenle çay kahve içen bir belediye başkanı olmayı tercih etmedim. Kaldırım, cadde yapıyoruz ya da asfalt, onları gördüğümde gezerken çok mutlu oluyorum. ‘Bunu biz yaptık’; vatandaşın kullanıyor olması ya da halı sahalarda çocukların oynadığını görmek çok mutlu ediyor beni, motive ediyor” ifadelerini kullandı.

‘BAŞARAMASAYDIK KADINLAR YAPAMIYOR DİYECEKLERDİ’
İlk dönem belediye başkanlığında Ankara genelinde bazı ön yargılarla karşılaştığını belirten Ayık, “‘Yaşı genç, kadın, yapabilir mi? Başarabilecek mi?’ Böyle bir baskı vardı üzerimde. Motivasyonumu düşürmek yerine daha da hırslanıyordum, daha çok çalışıyordum. Başarısız olsaydık şayet geçtiğimiz 5 yılda, ‘gençler bu işi yapamıyor’ diyeceklerdi. Başaramasaydık yine ‘kadınlar bu işi yapamıyor’ diyeceklerdi. Onu bildiğim için kesinlikle ne gençlere ne kadınlara bu haksızlığın yapılmamasını istediğim için daha çok çalışıp, daha çok gayret ettim. Vatandaşın bir ‘Allah razı olsun’ sözü sizi bütünüyle motive etmeye yetiyor. Şimdi ikinci dönemimizde daha çok çalışacağız, gayret edeceğiz” dedi.

Ayık, yarım kalan projeleri tamamlayacaklarını, yeni projeleri de hayata geçireceklerini söyledi.
Ayık, çok vakit bulamasa da ailesiyle seyahat etmeyi sevdiğini, güncel olayların anlatıldığı tarih kitaplarını okumayı sevdiğini ifade etti.
Bugün İstanbul’da sizlerle yüz yüze gerçekleştirdiğimiz bu programımıza canlı bağlantıyla diğer 80 ilimizdeki gençlerimizi de misafir ediyoruz. Diğer şehirlerimizdeki genç kardeşlerimin her birini de sevgiyle selamlıyorum. Az önce gençlerimizi dinledik, demek ki oluyor. Biz yaptık. Onlar, parlamentonun kapısını gençlerimize hep kapadılar ama biz açtık. Bizimle birlikte yeni bir dünya ülkemizde kuruldu. Güç kazanarak devam ediyor.
Aramızdaki belediye başkan adaylarımıza, belediye meclis üyesi adaylarımıza ben şimdiden başarılar diliyorum. Yine bu vesileyle sizlerin şahsında tüm gençlerimizin Ramazan-ı Şerif’ini tebrik ediyorum. Rabbimden bizleri ramazana ulaştırdığı gibi bayrama da sağlıkla, huzurla, esenlikle eriştirmesini diliyorum. Bu mübarek günlerde Gazze başta olmak üzere dünyanın her neresinde yüreği kanayan, baskıya ve zulme maruz kalan bir kardeşimiz varsa Allah her birinin yardımcısı olsun.
Barışın, adaletin, kardeşliğin ve dayanışmanın hakim olduğu bir dünyayı görmek inşallah hepimize nasip olur. Bunun için önce elimizdekilerin kıymetini bilecek, onlara sıkı sıkıya sarılacağız. Sonra da arzu ettiğimiz dünyanın inşası için çok çalışacağız. Ülke ve millet olarak en büyük hazinemiz olan şu İstanbul’un bu mücadelenin öncülüğünü yapacağına yürekten inanıyorum.
“BUGÜN SON 4 YILDAKİ 55’İNCİ GENÇLİK BULUŞMAMIZDA SİZLERLE BİR ARADAYIZ”
Programlarımıza gençlik aşkıyla diye başlıyoruz ya gerçekten gençlik aşkı başka bir şey. Gençlerimizle her buluşmamızda onlardaki enerjiyi, heyecanı, coşkuyu, aşkı hissediyoruz. Sizlerin dinamizmi bizi de yeniliyor, güçlendiriyor. Bugün son 4 yıldaki 55’inci gençlik buluşmamızda sizlerle bir aradayız. Biz birileri gibi gençlerimizle sadece seçimden seçime, sadece sandık ufukta görününce bir araya gelmiyoruz. Kendimiz gençlik hareketinde yetiştiğimiz gibi Türkiye’nin en büyük gençlik yapılanmasına sahip partisinin de hamdolsun genel başkanıyım. Partimizin sadece gençlik kollarının üye sayısı, bizden sonraki ikinci partinin toplam üye sayısından fazla.
“ANA MUHALEFET DE DAHİL, HEPSİNİ TOPLA, BİR ÇUVALA KOY BİZİMLE AŞIK ATAMAZLAR”
Geçenlerde partimize malum bir katılım oldu. Suat Pamukçu kardeşimizin katılımını yaptık. Birisi de dedi ki Suat Pamukçu katılsa ne olur, bizim zaten 250 bin üyemiz var dediler. Senin 250 bin üyen var da AK Parti’nin üye sayısından haberin var mı? 11 milyon 500 bin üyemiz var. Böyle acemilik olur mu? Söylediği şeye bak. Bir milletvekilinin bize katılımı neymiş, kendilerinin 250 bin üyesi varmış. Demek ki bu matematik de bilmiyor, çok acemi. Bizim sayımız 11 milyon 500 bin üye. Şu anda Türkiye’de üye sayısı itibarıyla bizimle aşık atacak bir parti yok. Ana muhalefet de dahil, hepsini topla, bir çuvala koy bizimle aşık atamazlar.
“ZİYARET ETTİĞİMİZ HER ŞEHİRDE GÖZLERİMİZ ÖNCE GENÇLERİMİZİ ARIYOR”
Şu anda parti yönetiminin tüm kademelerinden parlamentoya ve belediyelere kadar her konumda gençlik kollarından yetişme arkadaşlarımızla çalışıyoruz. Çünkü bizim gençlik kollarımız aynı zamanda ülkemizin en büyük siyaset okuludur. Böylesine büyük ve nitelikli bir gençlik hareketiyle birlikte çalışmaktan gurur duyuyorum. Sağımda, solumda işte gençler… Bizde her an her vesileyle gençlerimizle beraberiz. Bu tür programlarda hem gençlerimizle karşılıklı sohbet edip güzel vakit geçiriyor, hem de onlar için yapacaklarımızın ipuçlarını topluyoruz. Ziyaret ettiğimiz her şehirde gözlerimiz önce gençlerimizi arıyor. Programlarımızda gençlerimizin coşkulu seslerini duyamazsam mahzunlaşıyoruz.
“DEVRALACAĞINIZ EMANET ÇOK BÜYÜKTÜR”
Biliyorsunuz Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu gençlerimize armağan ettik. Kendimizi artık sizin vaktinizin misafiri olarak gördüğümüzü her fırsatta altını çizerek tekrarlıyoruz. Ülkemizin ve milletimizin geleceğini, gönül huzuruyla sizlere emanet edeceğimiz günler çok uzak değildir. İşte her iki tarafımda gençler var. Bir bayan, bir bay… Bunun için gençlerimizle sohbetlerimizde kendilerini maddi ve manevi her alanda en iyi şekilde yetiştirmeleri tavsiyesinde bulunuyoruz. Manevi derinlikle tamamlanmamış maddi bilgi, faydasız bir yük gibidir. Her ikisi bir arada olacak ki hem sizlere hem ailenize hem milletimize yüksek katma değere dönüşebilsin. Devralacağınız emanet çok büyüktür. Ülke yönetimiyle birlikte coğrafyamızdaki bin yıllık varlığımızın binlerce yıla sari medeniyet birikimimizin ifadesi olan kutlu dava bayrağının nöbetini sizler üstleneceksiniz.
Programa Başkan Fatma Şahin’in yanı sıra AK Parti Gaziantep Milletvekili Mesut Bozatlı ve AK Parti Gaziantep İl Gençlik Kolları Başkanı Mustafa Durmuş katıldı.
“GENÇLERLE BİRLİKTE GENÇLER İÇİN, USTALIK DÖNEMİNE HAZIRIZ VE KARARLIYIZ”
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, yaptığı konuşmada gençlerin artık dünyanın siyasi tarihini değiştirdiğini belirterek, “Tohum doğru atıldı, büyük bir ormana dönüştü. Türkiye Yüzyılı belediyeciliği diyoruz. Yarın biz yokuz, siz buradasınız. Burası bir mektep. İnsan tanımak için, siyasetin malzemesi insan. Sana hayatı tanıtıyor. Hayatla birlikte insanı tanıyorsun. Her birinden büyük bir tecrübe elde ediyorsun. Özellikle genç bakışın burada olup kendini yetiştirmek için gayret göstermesi çok önemli” diye konuştu. Genç dostu bir şehir olacağız. Gençlerle birlikte gençler için, ustalık dönemine hazırız ve kararlıyız” diye konuştu.
“DOĞUMDAN ÖLÜME EĞİTİM BİZİM EN ÖNEMLİ BAŞLIĞIMIZ”
Gaziantep’e eğitimin çok erken başladığı ve Büyükşehir Belediyesi olarak yapılan çalışmaları detaylarıyla anlatan Başkan Şahin, konuşmasına şu sözlerle devam etti.
“Bugün bu salonda olanlar derdi olanlar. O yüzden derdi olan gençlik bizim için çok kıymetli. Bize düşen kısım yetişmenizde her şeyi devletten beklemeden Gaziantep modeli. Eğitim şehri Gaziantep. Bu şehir eğitim şehri olmak zorunda. 720 bin genç var. O kadar büyük bir hazine ki. Fırsat eşitliği verip sizlerin önündeki rekabet etme gücünü artırmamız ve size fırsat vermemiz gerekiyor. Doğumdan ölüme eğitim bizim en önemli başlığımız. İkincisi ise spor şehri Gaziantep. Siz bizim için çok kıymetlisiniz. Sporu yaşamın bir parçası yapmanız lazım.”
AK Parti Gaziantep Milletvekili Mesut Bozatlı, Milletvekili olmasının en büyük emektarı Fatma Şahin ve AK Parti Gaziantep İl Gençlik Kolları olduğunu ifade ederek, “Bakanlık düzeyinde belediyecilik anlayışı getirdi. Tüm Türkiye’ye örnek bir belediyecilik sergiliyor” diye konuştu.
SPORUN VE HAREKETLİ YAŞAMIN ÖNEMİNE İŞARET EDİLDİ
Gaziantep’in gastronomi şehri olması sebebiyle yaşanan obezite problemi sorusuna Başkan Fatma Şahin, “Obezite önemli bir sorun. Aldığınız kalorilerden daha fazlasını yakmanız lazım. Günde en az 10 bin adım atıp bisiklete binmeniz lazım. Biz yeşil alanlarımızı çoğalttık. Bir de bisiklet dağıttık” diye yanıtladı.
Bir diğer depremzedelere yönelik ne çalışmalar yapılacağı sorusunu ise, “2 yıl içerisinde eski Nurdağı ve yeni Nurdağı’nı birleştireceğiz. O bölgeyi yeşil Nurdağı ve akıllı Nurdağı olması ile imar planlamamızı yapıyoruz. İnşallah yeni dönemde bambaşka bir bölge olacak” diye cevapladı.
Genç kızların her alanda var olmasının gerektiği, bu alanda en büyük destekçinin Fatma Şahin örnek gösterilmesinden dolayı Gaziantep’te gerçekten başarı gösteren kızlara özel bir siyaset kursu düzenlenemez mi sorusunu ise “Tabi ki GASMEK’te siyaset okulu yapalım” diye yanıtladı.
Bütün öğrencilerin sorusunu yanıtlayan Başkan Fatma Şahin, programın ardından gençlerle fotoğraf çektirdi.
Bütün projeleri genç insanların sayesinde hayata geçirdiklerine işaret eden Kacır, “Önce BİLSAT görüntüleme uydusunda ortak üretim faaliyetlerine girdik. Sonra RASAT görüntüleme uydusunu yerli olarak ürettik. Sonra GÖKTÜRK görüntüleme uydusunu yerli olarak ürettik. Nihayetinde 600 kilometrede metre altı çözünürlükle görüntü almamızı sağlayan milli görüntüleme uydumuz İMECE’yi Cumhuriyet’imizin 100. yılında 2023’te uzaya gönderdik.
Bu, Türkiye için muazzam bir kabiliyet ama durmuyoruz. Önümüzde yeni hedefler var. İnşallah 8 Temmuz 2024 haftası Türkiye, geliştirdiği ilk milli haberleşme uygusu TÜRKSAT 6A’yı uzaya gönderecek ve böylelikle dünyada bunu başarabilen 11 ülkeden biri olacağız.” ifadelerini kullandı.
Hedefleri arasındaki Ay Projesi’nin de gerçekleştirileceğini aktaran Kacır, şöyle devam etti:
“Hibrit roket motoru teknolojisinde şu anda dünyada en ileri düzeyde çalışmalar yapan 4 ülkeden biri olan Türkiye, inşallah Ay Projesi sayesinde kendi geliştirdiği hibrit roket motorunu uzayda ateşlemeyi başaracak ve böylelikle bu teknolojiye uzayda tecrübe kazandırmış, tarihçe kazandırmış dünyadaki ilk ülke olacağız. Yıllık 600 milyar dolara yakın uzay ekonomisinin büyüklüğü var ve bu büyümeye devam edecek.
Önümüzdeki yıllarda 1 trilyon dolara çıkması öngörülüyor. Teknolojide yaşanan paradigma değişimleri uzaya erişimi çok daha mümkün hale getirir. 10 yıl evvel yılda 100 uydu uzaya gönderilebilirken, şimdi yılda 2 bin uydu uzaya gönderilebiliyor.
Biz hibrit roket motoru teknolojisinde başarılı olabilirsek, hedefimiz uyduların yörüngeler arası transferlerini yapacak uzay araçlarını Türkiye olarak geliştirmek, üretmek ve küresel uzay ekonomisinden pay almayı başarmak.”

Bakan Kacır, dünyayı yenilikçi teknolojilerin değiştirdiğini ve dönüştürdüğünü vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Bütün dünyada yenilikçi teknolojilere, sizler gibi genç insanların kurduğu girişimler, teknoloji takımları imza atıyor. İşte bu anlayışla sürdürdüğümüz her işle, gerçekleştirdiğimiz her projede işin sahibinin Türk gençliği, TEKNOFEST kuşağı olduğu bilinciyle hareket ediyoruz.
Türk gençliği, TEKNOFEST kuşağı aslında kendini ispat etti. Savunma sanayisinde, havacılıkta, dünyaya parmak ısırtan başarı hikayelerinin sahibi Türk gençliği oldu. Sizler gibi gencecik insanların kurduğu ekipler, yaş ortalaması 26-27 olan teknoloji şirketlerimizin, savunma sanayi kurumlarımızın ekipleri dünyanın gıpta ile izlediği başarı hikayelerini imza atıyorlar şimdi.”
Konuşmaların ardından öğrencilerle havacılık ve uzay konularında söyleşi yapan Gezeravcı, sorularını yanıtladığı gençlerle hatıra fotoğrafı çektirdi.
Programa Samsun Valisi Orhan Tavlı, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan, AK Parti Samsun Milletvekili Orhan Kırcalı, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal, Samsun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın, Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç, AK Parti İl Başkanı Mehmet Köse, MHP İl Başkanı Burhan Mucur, AK Parti Samsun Büyükşehir Belediye Başkan adayı Halit Doğan ile akademisyen ve öğrenciler katıldı.
ÖNDER Gençlik tarafından yürütülen bir proje olan FinansGenç öğrencileri ve alanın uzmanlarının katılımıyla gerçekleştirilen iftar, Cemile Sultan Korusu’nda yapıldı.Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda ÖNDER Genel Başkanı Abdullah Ceylan selamlama konuşması yaptı.
Sektörün insan kaynağını sağlayacağız
Ceylan, gençlere olan inancının katlanarak büyüdüğünü belirterek, “Projeye başladığımızda bu kadar ilgi göreceğini düşünmüyorduk. Gençlerimiz çok daha fazla bu meselelerle ilgili, meseleye bizden çok daha fazla hakim” dedi. Geçen yıl başlayan projeyi bu yıl yeni başlıklarla genişlettiklerini kaydeden Ceylan, “Bizim projelerimiz insan odaklı, insan yetiştirme merkezli projeler. İnsan yetiştirmekle ilgili projeler de uzun soluklu projelerdir. Biz Finans Genç projemizi bu noktada uzun soluklu, sektörün inançlı kadro açığını kapatan gençleri yetiştirecek bir proje olarak görüyoruz. Bu işin sahaya dönüşü belki 5-10 yıl sonra karşımıza çıkacak. Biz adım adım, nitelikli bir kadro ile yolumuza devam ediyoruz. Bugün bir tohum atıldı, önümüzdeki yıllarda bir çınara dönüşecek ve sektörün insan kaynağını sağlayan bir yapı olacak” diye konuştu.
Duayenlerden gençlere tecrübe paylaşımı
ÖNDER Gençlik Başkanı Erkam Salih Büyükdinç de ÖNDER Gençlik olarak pek çok projeyi yürüttüklerini belirterek, FinansGenç programının ilk olarak 30 kişilik bir öğrenci grubunun katılımıyla Birikimli Atölye ile başladığını söyledi.
Bu öğrencilerle yıl boyunca dersler yaptıklarını kaydeden Büyükdinç, “Geçen seneden farklı olarak hem İslam iktisadı alanında Birikimli Atölye hem de finansal teknolojiler alanında Dijital Atölye olacak şekilde FinansGenç’te 80 öğrenci arkadaşımızla beraberiz. Seneye üç bölüme çıkarmayı ve sermaye piyasaları tarafında da bir ekip oluştumayı istiyoruz” dedi. Gençlikte geniş ve nitelikli ekiplerin yetiştiğini ve hızla sektöre geldiğini belirten Büyükdinç, “Tüm üniversite ve bölümlerden arkadaşlarımız var. Herkes kendini yetiştirmek ve daha nitelikli bir geleceğe hazırlamak için çaba sarf ediyor. ÖNDER Gençlik olarak yürüttüğümüz 7 projede de bizim gayemiz fikren yakın olan arkadaşlarımızı atölyeler vasıtasıyla fiziken de yakın hale getirmek. Büyüklerimizle buluşturup tecrübe aktarımını sağlamak ve samimiyeti esas alan bir ekosistem oluşturmak” ifadelerini kullandı.

Üst düzey yöneticiler iftarda
Türkiye Varlık Fonu CFO’su Mahmut Kayacık, TKBB Genel Sekreteri İsmail Vural, İFM Genel Müdürü Ahmet İhsan Erdem ve Ziraat Katılım Genel Müdürü Metin Özdemir gecenin misafirleri arasında yer aldı. Programa Al Baraka Türk Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Uludağ, Türkiye Katılım Sigorta Genel Müdürü Güray Çelik, Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Üyesi Melih Ecertaş, Arz Portföy Genel Müdürü Murat Onuk, Nar Fon Genel Müdürü Gökhan Alpen, SEDDK Katılım Daire Başkanı Şanbaz Yıldırım, Emlak Katılım Genel Müdür Yardımcısı Bülent Karacalar, Global Bilgi Genel Müdürü Metin Tuğtağ, Goldframer CEO’su Metin Turan, Macellan CEO’su Göktürk Yetim, Fonangels Genel Müdürü Yavuz Kuş’un da aralarında bulunduğu finans dünyasının önemli isimleri iştirak etti.

FinansGenç nedir?
FinansGenç projesi, ÖNDER İmam Hatipliler Derneği tarafından gençlerin İslami finans bilinci kazanması ve bu alanda çalışması, yeniliklerden haberdar olarak onları uygulaması ve uluslararası piyasaya entegre insan kaynağının yetişmesi amacıyla 2022 yılı mart ayında hayata geçirildi. Proje ile bu alana yönelik genç insan kaynağı ile İslami finans alanının geliştirilmesi, enstrümanların gelişmesi ve yenilerinin ortaya konması, uluslararası kolektif çalışma ortamının sağlanması ve İslami finans sektörünün potansiyeline ulaşması hedeflendi. Projeden geçtiğimiz yıl 30 öğrenci mezun oldu. Bu yıl da 80 öğrencinin katılımıyla Birikimli Atölye ve Dijital Atölyede teorik dersler, tecrübe paylaşımları ve ziyaretlerle eğitimler devam ediyor.

2023’te 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı ise 2 puan azalışla yüzde 17,4 olarak kayıtlara geçti. Bu oranla genç nüfusta işsizlik, son 10 yılın en düşük seviyesine geriledi. Söz konusu oran, 2013’te yüzde 16,6 seviyesinde gerçekleşmişti.
Genç işsizlik oranı, 2023’te bir önceki yıla kıyasla kadınlarda yüzde 25,2’den yüzde 23,2’ye, erkeklerde yüzde 16,4’ten yüzde 14,3’e geriledi.
“Ne eğitimde ne istihdamda olan” gençlerin toplam genç nüfus içindeki oranı da geçen yıl yüzde 22,5 olarak belirlendi. Bu oran, 2022’de yüzde 24,2 düzeyindeydi.
Genç işsizlik oranı aylık olarak da düşüş gösteriyor. Son yıllarda yüzde 20’lerin üzerinde seyreden aylık genç işsizlik oranı, Ocak 2024’te yüzde 16,6 olarak hesaplandı.
TÜRKİYE BİRÇOK AVRUPA ÜLKESİNİ GERİDE BIRAKTI
Genç işsizlik oranı geçen yıl Türkiye’de yüzde 17,4 olarak ölçülürken, AB ortalaması yüzde 14,5, Avro Bölgesi ortalaması ise yüzde 14,4 oldu.
Türkiye, genç işsizlik oranıyla İspanya, Yunanistan, İtalya, İsveç, Romanya, Portekiz, Slovakya, Hırvatistan ve Lüksemburg’un gerisinde yer aldı.
Avrupa’da genç işsizliğin geçen yıl en yüksek olduğu ülkeler, yüzde 28,5 ile İspanya ile yüzde 26,7 ile Yunanistan olarak kayıtlara geçti.
Genç işsizlik oranı İtalya’da yüzde 22,7, İsveç’te yüzde 22,1, Romanya’da yüzde 21,8, Portekiz’de yüzde 20,3, Slovakya’da yüzde 19,8, Hırvatistan’da yüzde 19 ve Lüksemburg’da yüzde 18,8 olarak hesaplandı.
Avrupa ekonomisinin lokomotifi Almanya, yüzde 5,8 ile en düşük genç işsizlik oranına sahip ülke oldu. Almanya’yı yüzde 8,2 ile Hollanda ve yüzde 8,3 ile Çekya izledi.
“Gençlerin iş gücü piyasasına katılımını teşvik eden her türlü adımı destekliyoruz”
Genç Girişim ve Yönetişim Derneği Başkanı Nezih Allıoğlu, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, genç işsizlik oranındaki bu düşüşün Türkiye için önemli bir gelişme olduğunu söyledi.
Genç istihdamını artırmak için atılan adımların meyve verdiğini belirten Allıoğlu, “Ekonomik istikrarın sağlanması ve gençlere yönelik istihdam olanaklarının artması, geleceğe dair olumlu bir tablo çiziyor.” dedi.
Allıoğlu, Dernek olarak gençlerin iş gücü piyasasına katılımını teşvik eden her türlü adımı desteklediklerini dile getirerek şunları kaydetti:
“Genç işsizliğin azalması, sadece rakamsal verilerle ölçülebilecek bir durum değil. Bu çerçevede gençlerimizin istihdam edildiği işlerin kalitesini, gelir ve kariyer olanaklarını da artırmalıyız. Ayrıca nitelikli iş gücü yetiştirilmesi ve gençlerin istihdam edildiği sektörlerin ve işletmelerin rekabet gücünün artırılması da Türkiye için kritik öneme sahip. Biz gençlerimize güveniyoruz.”
Derneğin başlattığı “Nilüferler Yetişiyor-Eğitime Destek Fonu” kapsamında 50’si depremzede 200 gence karşılıksız eğitim bursu verildiğini belirten Allıoğlu, “Gençlerimize eğitim ve iş hayatlarında mentörlük yapıyoruz. Gençlerimizin geleceğe daha umutla bakabilmeleri için elimizden gelen her türlü desteği vermeye devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.
]]>GENÇ GİRİŞİMCİLERE 100 BİN TL
İnsanı merkeze alan hizmet anlayışıyla yeni dönem için Türkiye’ye örnek olacak projelerini açıklayan Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Türkiye’nin geleceği olan gençler için bu dönem birçok çalışmayı hayata geçirdiklerini söyledi. Eğitimden sosyal hayata, spordan sanata kadar birçok alanda gençlerin hayatına dokunduklarını belirten Başkan Alinur Aktaş, yeni dönemde de gençleri merkeze alan projeleri hayata geçireceklerini ifade etti. Başkan Aktaş, “Gençlerimizin girişimci olmasına, inovatif fikirlerini hayata geçirmesine yardımcı olmak istiyoruz. Hem kendileri, hem şehrimiz, hem de ülkemiz için gençlerin değer üretmesini arzuluyoruz. Bu amaçla genç ve kadın girişimcilerimize onaylanmış projeleriyle kuracakları yeni iş için 100 bin TL hibe desteği sağlayacağız” dedi.

İŞ GARANTİLİ STAJ İMKANI
Her sene iş arayanlarla işverenleri ‘İnsan Kaynakları ve İstihdam Günleri’nde bir araya getirdiklerini dile getiren Başkan Alinur Aktaş, “Geçtiğimiz senelerde Türkiye’deki en kapsamlı istihdam projesi olan Bursa Kariyer ve İstihdam Ofisi’ni (BİKO) hayata geçirdik. Bu zamana kadar birçok iş arayan vatandaşımızı, doğru iş yerlerine ve doğru işlere yönlendirerek istihdam edilmelerini sağladık. Aynı zamanda BİKO’da ihtiyaçlar çerçevesinde eğitim fırsatları sunduk. Yeni dönemde de vatandaşlarımızı iş imkânlarıyla buluştururken, nitelikli iş gücü arayışındaki işverenlerimizle işbirliği halinde gençlerimize iş garantili staj imkânı sunacağız. Ulusal staj programları da geliştiriyoruz” diye konuştu.
ÖĞRENCİLERE SEYAHAT DESTEĞİ
Bursa’da okuyan öğrenciler kadar Bursa’da ikamet edip başka şehirlerde okuyan öğrenciler için de yeni projeler geliştirdiklerini anlatan Başkan Aktaş, “Şehir dışında eğitim gören Bursalı üniversite öğrencilerimize, ailelerinin yanından okullarının bulunduğu şehirlere ulaşabilmeleri için senede 2 kez seyahat desteği sağlıyoruz. Mesela Bursa’dan Erzurum’a okumaya giden gencimizin bir gidiş ve bir dönüş bileti bizden olacak” dedi.

16 BİN ÖĞRENCİYE BURS İMKANI
Ana Kucağı ile okul öncesi eğitimden BUSMEK ile hayat boyu öğrenmeye kadar eğitimin her kademesinde önemli yatırımları hayata geçirdiklerini söyleyen Başkan Alinur Aktaş, burs desteğiyle de öğrencilerin yanında olmaya devam ettiklerini belirtti. Başkan Aktaş, “Kısa adı ‘BURSKOOP’ olan Sınırlı Sorumlu Bursa Kalkınma ve Eğitim Kooperatifi ile bu dönem 5 bin meslek lisesi ve 5 bin üniversite öğrencisi olmak üzere toplam 10 bin öğrencimize burs imkânı sunduk. Yeni dönemde Fen Lisesi, Anadolu ve İmam Hatip liselerindeki başarılı öğrencileri de dâhil ederek 2024 Eylül ayından itibaren senelik 16 bin öğrencimize burs imkanından yararlandırıyoruz” diye konuştu.
BAŞARILI SPORCULARA BURS
Bursa’nın sanayi, tarım ve turizm şehri olmasının yanında son dönemde yapılan spor yatırımlarıyla Türkiye’nin en önemli spor şehirlerinden biri haline geldiğini belirten Başkan Aktaş, Milli tekvandocu Hatice Kübra İlgün ile birlikte Bursa’ya tarihinde ilk kez olimpiyat madalyası kazandırıldığını söyledi. Başarılı sporcu sayısının günden güne hızla artacağına da inandığını belirten Başkan Aktaş, “Ulusal ve uluslararası düzeyde başarı elde eden genç sporcularımıza da kriter gözetmeksizin burs imkanı sunuyoruz. Gençlerimiz yeter ki kendinize, ailesine, şehrine ve ülkesine güvensin. Bizler gençlerle daha güzel bir gelecek hedefliyoruz” dedi.
Burada konuşan Bakan Kacır, “Biz Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sürdürdüğümüz milli teknoloji hamlesi yolculuğunda, hayata geçirdiğimiz her programda, her projede, işin merkezine her daim Türk gençliğini, TEKNOFEST kuşağını yerleştiriyoruz. İnanıyoruz ki Türk gençliğinin önündeki engel kaldırılırsa, bizler onların yanlarında olursak alanında en iyi işleri başarabilme kabiliyetine sahipler. Türk gençleri bunu ispat ettiler. Son 22 yılda milli teknoloji hamlesinde elde ettiğimiz kazanımlar, Türkiye’nin kritik teknolojileri kendi imkanlarıyla geliştirebilen, üretebilen ve rekabetçi şekilde dünyaya ihraç edebilen bir ülke olma yolculuğu sizler gibi gencecik insanlar sayesinde oldu. Biz en büyük kuvvet çarpanımızın genç ve dinamik nüfusumuz olduğunun bilincindeyiz. Bizim nüfusun ortanca yaşı 33’dür. Avrupa’nın ortanca yaşı 43. Almanya’nın ortanca yaşı 47-48. Bizden 15 yaş daha yaşlılar. Biz onlardan 15 yaş daha genciz. Gençlerimizin önünü açmaya devam edersek milli teknoloji hamlesi hedeflerimize bir bir ulaşacağız” ifadelerini kullandı.

‘BU MİLLETİ ÖĞRENİLMİŞ VE ÖĞRETİLMİŞ ÇARESİZLİKLERDEN KURTARALIM’
Bu milletin evlatlarının her şeyin en iyisini başarabilecek kabiliyete sahip olduğunu belirten Bakan Kacır, “Türkiye’nin havacılık tarihi akamete uğratılmış hikayeler tarihi iken 2000’li yıllarda terörle mücadelede kendi ihtiyacımızı, kendimizin gidermemiz gerektiği gerçeğiyle yüzleştiğimiz anda bir sağlam irade çıktı ve ‘Bu ülkenin neye ihtiyacı varsa biz onu kendi evlatlarımızın alın teriyle, akıl teriyle kendi imkanlarımızla geliştireceğiz, üreteceğiz’ dedi. Nihayetinde ne oldu? Bayraktar’la, Anka’yla, Akıncı’yla, Aksungur’la, Hürkuş’la, Hürjet’le ATAK’la Gökbey’le, Kaan’la, Kızılelma’yla Türk milleti gökyüzüne imzasını attı. Demek ki bu milletin evlatları her şeyin en iyisini başarabilecek kabiliyete sahiplermiş. Yeter ki önlerindeki engelleri kaldıralım. Yeter ki bu milleti öğrenilmiş ve öğretilmiş çaresizliklerden kurtaralım. Biz kendi imkanlarına güvenen, kendi öz evlatlarının alın ve akıl terine yaslanan, inanan Türk gençliğini TEKNOFEST kuşağının heyecanına, coşkusuna eşlik eden bir anlayışla bu başarı hikayelerini adım adım gerçekleştiriyoruz. Arzu ve ümit ediyoruz ki, bu başarı hikayesinin bir de üzerini uzay biliminde, uzay teknolojilerinde de hep birlikte gerçekleştirelim” diye konuştu.

‘TÜRKİYE İSTİKRARSIZLIKLAR YÜZÜNDEN KAYBETTİ’
1980’lerde Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın, ODTÜ kampüsünün içinde TÜBİTAK Uzay Araştırmaları Enstitüsü’nü kurduğunu belirten Bakan Kacır, “Ancak bu enstitü 80’lerin sonunda ve 90’larda üzerine düşen işleri maalesef gerçekleştiremedi. Özal’ın hayali Türkiye’nin kendi uydularını geliştirebilmesiydi. 1980’ler ve 1990’lar Türkiye’de siyasi ve ekonomik istikrarsızlık dönemi oldu. Maalesef dünyanın dilinde, teknolojide bilgisayar devrimiyle internet devrimi ile çığır açıcı gelişmeler kaydettiği bir dönemi, Türkiye istikrarsızlıklar yüzünden kaybetti. Ancak 2000’li yıllarda yine aynı sağlam irade, Türkiye’nin kendi uydularını geliştirmesine ilişkin bir program başlattı. Türkiye önce Bilsat görüntüleme uydusunda ortak üretim faaliyetine girdi. Sonra RASAT görüntüleme uydusunu yerli olarak üretti. Sonra Göktürk görüntüleme uydusunu yerli olarak üretti. Yerli ve milli görüntüleme uydumuz İMECE’yi kendi imkanlarımızla geliştirdik, ürettik ve Cumhuriyetin 100’üncü yılında uzaya gönderdik” dedi.

‘MİLLİ HİBRİT ROKET MOTORUMUZU UZAYDA ATEŞLEYECEĞİZ’
Sözlerini sürdüren Bakan Kacır, şöyle konuştu: “Şimdi ilk milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6-A’yı uzaya göndermeye hazırlanıyoruz. İnşallah 4 ay kaldı. Bütün çalışmaları tamamladık. İnşallah TÜRKSAT 6-A’yı uzaya gönderdiğimizde, Türkiye, dünyada haberleşme uydularını yerli ve milli olarak geliştirebilen 10 ülkeden biri olacak. İMECE 600 kilometrede, yaklaşık 600 kilogram. TÜRSAT 6-A, 36 bin kilometrede görev yapacak. Yaklaşık 4.5 tonluk bir uydu. Ay programıyla 380 bin kilometre ötede Ay’a erişeceğiz. Milli hibrit roket motorumuzu uzayda ateşleyeceğiz, kullanacağız ve inşallah bunu başaran dünyadaki ilk ülke olacağız. Bütün bu projeler sizin sayenizde mümkün olacak arkadaşlar. Savunma sanayiinde nasıl dev bir ekosistem inşa ettiysek, bugün 3 binden fazla savunma sanayii girişimimizde 80 binden fazla insanımız alın teri, akıl teri döküyorsa uzay alanında da inşallah böyle bir ekosistemi hep birlikte inşa edeceğiz.”

Program, Alper Gezeravcı’nın gençlere tecrübelerini anlatmasıyla devam etti.
Etkinlikte konuşan Kacır, Alper Gezeravcı’yı dinlemek için gelenlerin salonu doldurduğunu, salonun dışında da birçok kişinin bulunduğu belirterek, 4 yıl içinde Ege Üniversitesine yeni bir kongre merkezini kazandıracaklarını söyledi.
Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi yolculuğunun gençlerin enerjisiyle muazzam bir ivmeyle devam ettiğini kaydeden Kacır, şunları kaydetti:
“Türkiye’nin ortanca yaşı 33, Avrupa’nın ortanca yaşı 43, Almanya’nın ortanca yaşı 47-48. Biz Avrupa’dan 10, Almanya gibi ülkelerden 15 yaş daha genç bir ülkeyiz. Bu çok kıymetli, çünkü dünyayı yenilikçi teknolojiler değiştiriyor, dönüştürüyor. Dünyayı dönüştüren teknolojilere genç insanların kurduğu ekipler, takımlar imza atıyor. O vakit bizim varımız yolumuz gençlik. Milli Teknoloji Hamlesinin de öznesi ve merkezi Türkiye’nin gençliği, TEKNOFEST kuşağı diye düşünüyoruz.”
Türkiye’nin 2000’lerin başında “insansız hava aracı” diye bir kavramı bilmediğini, öz evlatlarına güvenerek kısa sürede Bayraktar, Anka, Akıncı, Aksungur, Hürkuş, Hürjet, Atak, Gökbey, Kızılelma ve Kaan ile gökyüzüne imza attığını belirterek, “Bakın bir çırpıda saydığımız bu başarı hikayesinin dünyada ikinci bir örneğini bulamazsınız.” dedi.
Bu başarı hikayesinin uzay alanına da taşınmasını istediklerini kaydeden Kacır, Türkiye’nin 20 yıl önce görüntüleme uydularında ortak üretimle yola çıktıkları uzay teknolojisinde çok önemli birikim ve deneyim elde ettiklerini söyledi.

TÜRKİYE 10 ÜLKEDEN BİRİ OLACAK
Kacır, haberleşme uydularını da yerli ve milli olarak geliştirmeleri gerektiğine inandıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“TÜRKSAT 6A’yı üretmeye yönelik projeyi başlattık. İnşallah önümüzdeki 3-4 ay içerisinde bunu ilk kez zannediyorum söylemiş oldum. Bütün medya tarih soruyordu. Önümüzdeki 3-4 ay içerisinde TÜRKSAT 6A’yı uzaya gönderecek ve kendi haberleşme uydularını üretebilen 10 ülkeden biri olacağız. Uzaya erişimde de iddia sahibiyiz. İki önemli kurumumuz var, Roketsan ve DeltaV. Önce uydularımızı kendi imkanlarımızla uzaya eriştirmeyi hedefliyoruz. Daha sonra insanlı uzay programlarında da sorumluluk üstlenebilecek teknolojileri yerli ve milli olarak geliştirmeyi amaçlıyoruz. Bütün bu programlar Türkiye’nin hangi alanlarda, hangi kazanımları elde edebileceği planları çerçevesinde hazırlanıyor.”

Türkiye’nin Aya Erişim Programı’nın olduğunu hatırlatan Bakan Kacır, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Eğer aya erişirken uzay aracımızda kendi hibrit roket motor teknolojimizi kullanabilirsek bu teknolojiyi önümüzdeki dönemde uyduların yörüngeler arası transferi için değerlendirebilir ve uzay ekonomisinden pay alabiliriz. Bugün dünyada uzay ekonomisi yılda 600 milyar dolara gelmiş. Yüzde 1 alsak 6 milyar dolar yapar, yüzde 10 alsak 60 milyar dolar yapar ve bir yandan da bu büyüyecek. Birkaç yıl içerisinde 1 trilyon dolara çıkacak küresel uzay ekonomisi. Ama bütün bunlar aynı zamanda stratejik açıdan da çok önemli. Çünkü bütün savunma sanayi sistemlerimiz ve hatta bütün kritik sivil teknoloji uygulamalarımız aslında uzay teknolojileri tabanlı çalışıyor.”
Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak da Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’nın 21 gün süren uzay görevinde Türk bilim insanları tarafından hazırlanan 13 bilimsel deney gerçekleştirdiğini, bunlardan birinin de Ege Üniversitesi akademisyenleri yürütücülüğünde hazırlanan Tuz Gölü’nde yetişen endemik Parvula isimli bitkinin uzay ortamındaki tepkilerini araştıran deney olduğunu söyledi.
İZMİR’DEKİ TEKNOLOJİ VE İNOVASYON PROJELERİ
Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ ise İzmir’i bilişimin ve teknolojinin merkezi yapacaklarını dile getirdi.
İzmir’in ekonomisini gelecek dönemde ayağa kaldıracak alanların başında bilişim sektörünün geldiğini aktaran Dağ, şunları kaydetti:
“Alsancak Limanı’nın arka alanını, teknoloji ve inovasyon merkezi haline getireceğiz. Yüksek Teknoloji Enstitüsü’ndeki Teknopark ile birlikte bunu entegre ederek bilişimin İzmir’de önünü sonuna kadar açacağız. Tarihi elektrik fabrikasını, yazılım sektörü ve teknoloji girişimcilere sunarak, geçmişle geleceği buluşturacağız. Teknoloji ve inovasyon merkezimiz de bilişim, otonom araç teknolojileri ve yapay zeka uygulamalarına kadar birçok ekosistem kurulması için altyapı hazırlayacağız. Robotik ve kodlama atölyeleri, oyun ve animasyon teknolojileri, yazılım geliştirme ve girişimcilik merkezleriyle 5 yıl sonra yazılım dünyasında İzmirli gençlerimizin dünyada ses getirdiğine hep birlikte şahit olacağız.”
Konuşmalar ve plaket töreninin ardından Rektör Budak, Bakan Kacır ve Alper Gezeravcı, sahnede özçekim yaptı.
]]>BND, sokaklardaki afişlerle ve sosyal medyadaki paylaşımlarında dikkat çekici sloganlarla yeni elemanlar kazanmaya çalışıyor. Cuma akşamı tanıtımı yapılan kampanyadaki afişlerde örneğin büyük puntolarla “Teröristleri arıyoruz.” yazıyor, altında da biraz daha küçük puntolu yazıda “Onları bizimle birlikte bul” ifadesi yer alıyor. BND, sosyal medya kampanyasında da casusluk filmlerinden tanınan gizemli görseller, animasyonlar, sözler ve müziklerle genç insanlara ulaşmaya çalışıyor.
Bugün başlayan afiş kampanyası çerçevesinde önce Bonn ve Berlin’deki reklam panolarına afişler asılacak. Bonn ve Berlin’i, Münih ile diğer kentler izleyecek.

HEDEF GENÇLER
BND Başkanı Bruno Kahl başlatılan alışılmışın dışındaki kampanyayı açıklarken, bütün Almanya’da olduğu gibi kendi teşkilatlarında da nüfusun yaşlanmasının getirdiği demografik sorunlar nedeniyle eleman sıkıntısı yaşandığını ifade etti. “Yaşı geldiği için aramızdan ayrılanların sayısı, işe yeni başlayan gençlerden daha yüksek” diyen Kahl ayrıca, yaptıkları işin başka mesleklerden büyük ölçüde farklı olduğunu hatırlattı.
BND Başkanı, kendilerine başvuranların uzun ve zahmetli güvenlik kontrollerinden geçtiğini, çalışırken cep telefonu kullanımının yasak olduğunu, evden çalışmanın mümkün olmadığını ve bunlara ilaveten BND çalışanlarının serbest piyasadan daha da az kazandığını söyledi. Kahl ayrıca, yaptıkları işle gurur duysa da çalışanlarının evde, ailede veya arkadaş çevresinde işiyle bağlantılı olarak hiçbir şey anlatamadığını da sözlerine ekledi.

YENİ LOGO VE ÇOK YÖNLÜ ANLAMI
Yeni bir imaj ile kampanyaya başlayan BND, logosunu da değiştirerek Almanya’daki diğer devlet kurumlarından farklı bir logo kullanmaya başladı. Dış istihbarat teşkilatının yeni logosunda Almanya’nın sembolü olan, kanatları ve gagası açık, başı sağa çevrili Federal Kartal’ın yuvarlak hatlara kavuştuğu görülüyor. BND, bir animasyonla tanıttığı bu logosuyla dünyaya açık, gereken ağlara sahip, gizli, dijital, koruyucu, demokratik ve titiz olduğu mesajını veriyor. Yeni logodaki kartalın gövdesindeki yuvarlak bölümün Federal Meclis’e benzetilerek demokrasinin koruyucusu olduğuna da gönderme yapıyor.
AJANLIKTAN KANTİN ÇALIŞANINA PEK ÇOK İSTİHDAM ALANI MEVCUT
BND Başkanı Kahl, yeni logo ile bilgisayar ve meslek fuarları ile üniversitelere giderek, gençlerin ilgisini çekmeyi amaçladıklarını belirtti. “Gençlerin olduğu yere biz gitmeliyiz, onların konuştuğu dili konuşmalıyız.” diyen BND Başkanı Kahl, 15-35 yaş arası kişilere ulaşmaya çalıştıklarını, diplomasız okulu terk edenlerden üniversite mezunlarına, geniş gruba ulaşmayı ve onların ilgisini çekmeyi amaçladıklarını kaydetti.
BND’nin verilerine göre teşkilatta farklı eğitim seviyeleri gerektiren 450 ayrı meslek dalında çalışmak mümkün. Bir zanaatkar ustasından akademisyene, kapılarının, şartları yerine getiren herkese açık olduğu belirtiliyor.

MUHALEFETTEN ELEŞTİRİ
BND’nin yeni kampanyasına muhalefetten ise eleştiri geldi. İstihbarat Servisleri Parlamento Kontrol Komisyonu Başkan Yardımcısı, muhalefetteki Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) üyesi Roderich Kiesewetter, yeni kampanyanın amaca hizmet etmekten uzak ve kafa karıştırıcı olduğunu savundu. Kiesewetter, yeni logonun da sloganların da içinde bulunulan tehditkâr durumundan ve bunlarla mücadelede BND’nin önemine dikkat çekmekten uzak olduğunu iddia etti.
İstihbarat Servisleri Parlamento Kontrol Komisyonu Başkanı Konstantin von Notz, gün geçtikçe zorlukların arttığı dünyada BND’nin özgürlüğü, demokrasiyi ve hukuk devletini korumaya çabaladığını söyledi. Koalisyon ortağı Yeşiller üyesi von Notz, yeni kampanya sayesinde bu önemli göreve uygun genç ve istekli çalışanlar kazanılmasının mümkün olacağını vurguladı.
BND Başkanı Kahl da yeni ve çarpıcı sloganların özellikle de çifte anlamlı olanların başarılı olacağına inanıyor. Üzerinde büyük puntolarla “BND’nin seni aradığını düşünsene” yazılı afişin en beğendiği afiş olduğunu belirten Kahl, bu çarpıcı sloganın hemen altında da “Ekip arkadaşı olarak” ibaresinin yer almasının, BND’ye yönelik klişelerle oynayarak hazırlanmış çarpıcı ama hedef odaklı olduğunu dile getirdi.
Başkan Alinur Aktaş’ın sosyal medyadan yaptığı, ‘Gelenekseli bozmadık, bu gece saat 02.00’de Mustafa Varank Bakanım ile Abdal’dayız. Kimler sahurda bize katılıyor? Tahanlılar ve simitler benden. Çaylar da sizden olsun mu Sayın Bakanım?’ paylaşımı sonrası çok sayıda vatandaş Abdal Meydanı’ndaki tarihi fırının önüne geldi.
Buluşmaya Başkan Aktaş’ın yanı sıra Bursa Milletvekilleri Mustafa Varank ve Mustafa Yavuz, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti İl Gençlik Kolları Başkanı Ömer Faruk Temiztürk, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz ve meclis üyeleri de katıldı. Gençlerle çay, simit ve tahanlı pide eşliğinde gençlerle sahur yapan Başkan Aktaş, bol bol sohbet edip hatıra fotoğraf çektirdi.

“YENİ DÖNEMDE YENİ SÜRPRİZLERİMİZ OLACAK”
Sahur programında meydanı hınca hınç dolduran gençlere seslenen Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Bursa’nın Osmanlı’yı kuran ve birçok değeri içerisinde barındıran bir şehir olduğunu söyledi.

İlk 6 padişaha ve onlarca evliyaya ev sahipliği yapan Bursa’nın çok özel mekanları olduğunu hatırlattı. Onlardan bir tanesinin de Abdal Meydanı olduğunu dile getiren Başkan Aktaş, “Abdal Mehmet Efendi’nin huzurunda hem Bursa’nın tahanlısını ve simidini gençlerle birlikte yemek ayrı keyif. Geçen senelerde başlattığımız Ramazan geleneğini sürdürüyoruz.

Bu markanın gelişmesi için yoğun çaba harcayan esnafımıza da teşekkür ediyorum. Bursa, genç ve dinamik nüfusuyla Türkiye’ye örnek bir şehir. Geçen sene olduğu gibi bu seneki çağrımıza da karşılık verip alanı dolduran gençlerimize ve ailelerimize teşekkür ediyorum.

Sahur sonrası kahveler de bizden. Gençlerimizi Burfaş Kafe’lere de bekliyoruz. Altıncı şubeyi yakında açacağız. Göreve geldiğim günden beri gençler için yenilikler ve ayrıcalıklar ortaya koymaya çalıştık. Bu heyecanla 16 tane gençlik merkezi açtık. Gençlerin hayatına dokunmak için burslardan YKS kurs merkezlerine varana kadar ciddi çeşitlendirme yaptık. Yeni dönemde yeni sürprizlerimiz de olacak. İnşallah 1 Nisan sabahından itibaren Bursalılara hizmet etmek için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Ramazan ayınız mübarek olsun” dedi.

“GENÇ DOSTU BİR BURSA’MIZ VAR”
Bursa Milletvekili Mustafa Varank, bir çağrıyla Abdal Meydanı’nı dolduran ve Başkan Alinur Aktaş’ın sahur sofrasını paylaşan gençlere teşekkür etti. Bursa’nın bütün değerleriyle kadim bir şehir olduğunu belirten Varank, kültürü, sanatı, tarımı, turizmi, ekonomisi, sanayisi, sporu, müteşebbisleriyle Türkiye’nin örnek şehirlerinden birisi olduğunu ifade etti.
Bu şehre hizmet edebilmenin şereflerin en büyüğü olduğunu anlatan Varank, “Şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da verdiğiniz emaneti belediye başkanlarımız en iyi şekilde temsil ederek en güzel şekilde hizmet edecekler. Yeni projelerle önümüzdeki dönemde yolumuza devam edeceğiz. Sizlere hizmetkar olmak istiyoruz. Hemşerilerimize ‘Allah razı olsun’ dedirtebiliyorsak bizim için en büyük rütbe odur.

Bu anlayışla hizmet ediyoruz. Önümüzdeki dönem için de bize güvenin. Şimdi kadar yapılan hizmetleri, Bursa Yüzyılına hazırlayacak altyapılar olarak yaptık. Şimdi üstüne yeni projelerimizi koyacağız. Genç dostu bir Bursa’mız var. Gençlik merkezlerinden, kütüphanelere ve Burfaş Kafe’lere kadar birçok hizmet var. Gençlerin yoğun ilgi gösterdiği Burfaş Kafeleri, gönül bağı kurarak açıyoruz. Daha nice hizmetlerle beraber yol yürüyeceğiz. 1 Nisan’dan itibaren aynı hızla, heyecanla ve coşkuyla yolumuza devam edeceğiz. Yeter ki siz yanımızda olun. Bir çağrımızla bu alanı dolduran vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. Ramazan ayınız mübarek olsun” diye konuştu.

Başkan Alinur Aktaş’ın sosyal medyadan yaptığı, ‘Gelenekseli bozmadık, bu gece saat 02.00’de Mustafa Varank Bakanım ile Abdal’dayız. Kimler sahurda bize katılıyor? Tahanlılar ve simitler benden. Çaylar da sizden olsun mu Sayın Bakanım?’ paylaşımı sonrası çok sayıda vatandaş Abdal Meydanı’ndaki tarihi fırının önüne geldi. Buluşmaya Başkan Aktaş’ın yanı sıra Bursa Milletvekilleri Mustafa Varank ve Mustafa Yavuz, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti İl Gençlik Kolları Başkanı Ömer Faruk Temiztürk, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz ve meclis üyeleri de katıldı. Gençlerle çay, simit ve tahanlı pide eşliğinde gençlerle sahur yapan Başkan Aktaş, bol bol sohbet edip hatıra fotoğraf çektirdi.

‘YENİ DÖNEMDE YENİ SÜRPRİZLERİMİZ OLACAK’
Sahur programında meydanı hınca hınç dolduran gençlere seslenen Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Bursa’nın Osmanlı’yı kuran ve birçok değeri içerisinde barındıran bir şehir olduğunu söyledi. İlk 6 padişaha ve onlarca evliyaya ev sahipliği yapan Bursa’nın çok özel mekanları olduğunu hatırlattı. Onlardan bir tanesinin de Abdal Meydanı olduğunu dile getiren Başkan Aktaş, “Abdal Mehmet Efendi’nin huzurunda hem Bursa’nın tahanlısını ve simidini gençlerle birlikte yemek ayrı keyif. Geçen senelerde başlattığımız Ramazan geleneğini sürdürüyoruz. Bu markanın gelişmesi için yoğun çaba harcayan esnafımıza da teşekkür ediyorum. Bursa, genç ve dinamik nüfusuyla Türkiye’ye örnek bir şehir. Geçen sene olduğu gibi bu seneki çağrımıza da karşılık verip alanı dolduran gençlerimize ve ailelerimize teşekkür ediyorum. Sahur sonrası kahveler de bizden. Gençlerimizi Burfaş Kafe’lere de bekliyoruz. Altıncı şubeyi yakında açacağız. Göreve geldiğim günden beri gençler için yenilikler ve ayrıcalıklar ortaya koymaya çalıştık. Bu heyecanla 16 tane gençlik merkezi açtık. Gençlerin hayatına dokunmak için burslardan YKS kurs merkezlerine varana kadar ciddi çeşitlendirme yaptık. Yeni dönemde yeni sürprizlerimiz de olacak. İnşallah 1 Nisan sabahından itibaren Bursalılara hizmet etmek için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Ramazan ayınız mübarek olsun” dedi.

‘GENÇ DOSTU BİR BURSA’MIZ VAR’
Bursa Milletvekili Mustafa Varank, bir çağrıyla Abdal Meydanı’nı dolduran ve Başkan Alinur Aktaş’ın sahur sofrasını paylaşan gençlere teşekkür etti. Bursa’nın bütün değerleriyle kadim bir şehir olduğunu belirten Varank, kültürü, sanatı, tarımı, turizmi, ekonomisi, sanayisi, sporu, müteşebbisleriyle Türkiye’nin örnek şehirlerinden birisi olduğunu ifade etti. Bu şehre hizmet edebilmenin şereflerin en büyüğü olduğunu anlatan Varank, “Şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da verdiğiniz emaneti belediye başkanlarımız en iyi şekilde temsil ederek en güzel şekilde hizmet edecekler. Yeni projelerle önümüzdeki dönemde yolumuza devam edeceğiz. Sizlere hizmetkar olmak istiyoruz. Hemşerilerimize ‘Allah razı olsun’ dedirtebiliyorsak bizim için en büyük rütbe odur. Bu anlayışla hizmet ediyoruz. Önümüzdeki dönem için de bize güvenin. Şimdi kadar yapılan hizmetleri, Bursa Yüzyılına hazırlayacak altyapılar olarak yaptık. Şimdi üstüne yeni projelerimizi koyacağız. Genç dostu bir Bursa’mız var. Gençlik merkezlerinden, kütüphanelere ve Burfaş Kafe’lere kadar birçok hizmet var. Gençlerin yoğun ilgi gösterdiği Burfaş Kafeleri, gönül bağı kurarak açıyoruz. Daha nice hizmetlerle beraber yol yürüyeceğiz. 1 Nisan’dan itibaren aynı hızla, heyecanla ve coşkuyla yolumuza devam edeceğiz. Yeter ki siz yanımızda olun. Bir çağrımızla bu alanı dolduran vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. Ramazan ayınız mübarek olsun” diye konuştu.





Haber7 – ÖZEL
Türkiye’nin en önemli seçimlerinden biri olarak gösterilen 31 Mart yerel seçimlerine 22 gün kaldı. Sahada seçim heyecanı iyiden iyiye hissedilirken adaylar da projelerini vatandaşlara duyurmaya devam ediyor.
AK Parti Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hakan Tütüncü, Haber7 Genel Yayın Yönetmeni Osman Ateşli’nin konuğu oldu. Ateşli’nin sorularını cevaplayan Hakan Tütüncü, 31 Mart sonrasında Antalya’da turizm sektöründe altın çağın başlayacağını söyledi. Kepez Belediyesi’ndeki projeleriyle birçok büyükşehiri sollayan Tütüncü, aynı vizyonu Antalya Büyükşehir’e katacaklarını vurguladı.
İşte o röportaj…
DURMADAN ÇALIŞMAK İÇİN YOLUN BAŞINDAYIZ
2009’da Türkiye’nin en genç Belediye Başkanı olarak şu an nüfusu 700 bin olan bir ilçede belediye başkanı oldum. Başta mülkiyet imarı, gecekondu stoku ile birlikte daha nice belediyecilik sorunlarıyla anılan, olumsuzluklarıyla ön planda olan bir ilçeye, Kepez’e Belediye Başkanı oldum. 15 yıl boyunca hiç durmadan çalıştık. 15 yılın sonunda 90 bin gecekonduyu kaldırmış, bunun yerine nice kentsel dönüşüm projelerini başlatmış ve tamamlamış, örnek olabilecek birçok çalışmalar yapmış, 80 bin tapuyu vermiş, 1200 kilometre yeni yol açmış, 150 okul yapmış, hiç hastanesi yokken 15 hastane kazandırmış ilçesine ve 3,5 milyon metrekare yeşil alana sahip bir Antalya’yı birlikte var etmiş olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Kepez’de çıktığımız noktayla bugünkü nokta arasında, beyazla siyah, geceyle gündüz kadar fark var. Tüm bunları yaparken de hem de halkımızla olan ilişkimizi, muhabbetimizi, gönül bağımızı en güzel şekilde gerçekleştirdik, güçlendirdik. Şimdi hemşerilerimden aldığım güçle, 15 yıllık belediyecilik dönemimizde Antalya’nın geleceğine ilişkin projelerimizi, düşüncelerimizi, kanaatlerimizi, sevgili hemşerilerimizle paylaştık, paylaşıyoruz. “Güzel bir Antalya inşa edeceğiz” diyoruz. Şimdi tam da böylesi bir yolun hemen başındayız.
ANTALYA’NIN ALTIN ÇAĞINI BAŞLATIYORUZ
2009’da göreve geldiğimizde %34, ikinci defa göreve geldiğimizde 2014’te %40,6, üçüncü seçimimizde 2019’da %50,5 oy oranıyla hemşerilerimizin artarak devam eden bir güvenini, sürekli bünyemizde muhafaza etmeye devam ettik. Ben hayatım boyunca yapamayacağım hiçbir sözü vermedim. Hemşerilerim çok iyi biliyorlar. Yapamazsak da yapamayacağımız bir şeyin sözünü asla vermeyiz. Fakat bunu neden yapamadığımızı da döner anlatırız. Bu noktada da iknayı önemli bir yöntem olarak kullanıyoruz. Çünkü karşımızdaki insan, bizatihi insan olduğu için çok kıymetli. Yönetime böyle bakıyoruz. İnsanımızın huzur ve mutluluğu için yapamayacağımız bir iş yok. Devlet zaten insanın huzuruna, mutluluğu için vardır. Meseleyi böyle tanımladığımız için gece gündüz işimize odaklandığımız için kavgadan gürültüden yana asla olmadığımız için “Tencere dibin kara seninki benden kara” siyaseti yapmadığımız için hemşerilerimizin kalbinde, gönlünde farklı bir yere sahip olduk. İşte o hemşerilerimin gönlünde sahip olduğum yer, beni bugün aday olduğum partinin Büyükşehir Belediye Başkanlığı Adaylığı noktasına taşıdı. Şimdi yine hemşerilerimizden aldığımız güçle, yine onlara güzel bir gelecek armağan edebilmek için elimizden ne geliyorsa yapacağız. Öncelikle 31 Mart seçimlerini kazanacağız ve sonrasında da Antalya’nın altın çağını başlatıyoruz.
“HİÇ HASTANESİ OLMAYAN İLÇEDE 15 TANE HASTANE AÇTIK”
Bir Belediye Başkanının en önemli hedefi, şehrini geliştirmek, insanına hizmet etmektir. O hedefe ulaşmak için hangi enstrümanlar kullanılması gerekiyorsa Belediye Başkanı hepsini kullanmalı, o yolların hepsini denemelidir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, bize idare ikiye ayrılır diyor. Bir merkezi idare iki yerel yönetim. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Türkiye’nin bütün Belediye Başkanlarına diyor ki sizin şehrinizdeki hemşerinize hizmet götürmek için var olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, devlet yetkisini devlet organları eliyle kullanır. Bunlardan bir kısmı, yerel yönetim organlarıdır. Bir kısmı, genel yönetim organlarıdır. Siz el ele vermelisiniz, gönül gönüle vermelisiniz, hemşerinize hizmet götürmelisiniz.
Bakın dün hiç hastanesi olmayan bir ilçeye, biz 15 tane hastane yapmışız. Hepsini biz mi yaptık? Hayır. Dört tanesini özel girişim yaptı, diğerini devlet yaptı. Devletin yaptıklarının içerisinde, belediyenin yaptığı hastaneler de var. Türkiye’de hiçbir belediyenin yapmadığı şekilde özel hastane konforunda, bir tıp merkezi açtık. Sağlık Bakanlığı da bunu ödüllendirdi. Günde 2 binden fazla hemşerimizin gelip sağlık hizmeti aldığı, bizim bir sağlık merkezimiz var. Biz, devletin hastaneleri var, bizim bir sağlık merkezi kurmamıza ne gerek var, demedik. Biz de kurduk, devlet de kurdu. Bütün bunları yaparken büsbütün düşündüğümüz bir şey vardı. Öyle bir imar ve şehircilik vizyonu ortaya koyalım ki hastane alanlarında mülkiyet sorunları çözülmüş bir Kepez olsun. Bunu, biz çözelim. Devlet yatırımı gelecekse o yatırımların gelmesi için uygun bir ortam olsun el ele vererek birbirimizi destekleyelim anlayışı ile bu sorunu çözdük. Arazi ürettik, imar sorunlarını çözdük ve devlete dedik ki bu arsaların üzerine gelip bizim hemşerilerimize hizmet verecek kamu kurumlarını, kamu sağlık tesisi kuruluşlarını, eğitim kurumlarını yerleştirebilirsiniz.

Devletimiz, Allah razı olsun, geldi onlara, o hizmetleri götürecek binaları yaptı. Kazanan kim oldu? Kazanan, Antalyalılar oldu. Şimdi ben diyorum ki elbette ki merkezi idareden de destek alacağız. Elbette ki ilçe belediyeleriyle de iş birliği yapacağız. Elbette ki sivil toplumla da el ele, gönül gönüle vereceğiz. Hep birlikte, hep beraber şehrimizin güzel insanlarına hizmet etme onurunu yaşayacağız. Akıp geçen bir zamanın içerisinde. Bunları yapmaya hazırız. Yönetici modellerimizi oluşturduk. Hatta bunları deneyimledik, denedik. 15 yıl boyunca hangi yöntemin, nasıl netice vereceğini gösterdik. Deneyim, tecrübe bakımından da hazırız. Ortada yazılmış bir başarı hikayesi var. Onun adı, Kepez. Kepez’de nasıl başardıysak Antalya’da da evelallah başaracağız. Ele ele, gönül gönüle. Kimle? Devletimizle el ele, milletimizle el ele, sivil toplum kuruluşlarıyla el ele ve bütün devlet kurumlarıyla el ele bu yolculuğu başlatıyoruz. Antalya’nın altı çağını, hepimiz başlatıyoruz. Bunun mutluluğundan da hep birlikte faydalanacağız. Şu kadarını söyleyeyim, dönemin sonunda, “Antalya” tarihinde görmediği güzellikleri bizim dönemimizde yaşamış olacak.
“ANTALYALI VATANDAŞLARIMIZ MEVCUT YÖNETİMDEN DEĞİL BİZDEN HİZMET BEKLİYOR”
Geçtiğimiz iki yağmurda Antalya’ya hiç yakışmayan görüntülerle karşılaştık. Yağmur suyu giderlerini temizlemekten aciz bir yönetim olabilir mi? Evimizdeki giderleri temizlemezsek ne olur, sular taşar. Şehrimizi de evimiz gibi görmemiz gerekiyor. Şehrin giderlerini bile temizleyemeyen yönetim, turizmde Antalya’ya çağ atlatacak projeleri gerçekleştirebilir mi? Asla yapamazlar. Zaten Antalyalı vatandaşlarımız da artık onlardan herhangi bir şey beklemiyorlar. Bizden beklenti içeresindeler. Devletimiz mevcut havalimanımızın kapasitesini arttırıyor. Şu an itibariyle geldiğimiz noktada yıllık 32 milyon yolcuyu ağırlıyoruz. 2025 yılında bu rakam 50 milyona çıkacak. 2038 yılında projemiz tamamlandığında ise yıllık ortalama 82 milyon yolcu getirmiş olacak. Bu oran bizlere Antalya’ya geliş gidişlerin artacağını dolayısıyla da turizm hareketliliğinin artacağını ifade ediyor
Antalya-Londra arası 4 saat sürüyor. 4 saatte Londra’dan gelen turist uçaktan indiğinde nakil araçları ile gideceği yere yine 4 saatte gidiyor. Böylesi bir ortamda dünyanın en iyi otellerine sahip olan Antalya’da verilen bu hizmet işe yarar mı? Bizler, şehir merkezi-havalimanı ve oteller bölgesi-havalimanı arasındaki irtibatı güçlendirecek yollar yapalım diyoruz. Trafiği rahatlatacak köprülü kavşaklar yapalım. Turistlerin bireysel olarak şehir merkezine günün her saatinde ulaşabilmelerinin önünü açan sistemler meydana getirelim. Bütün bu sistemleri iç içe geçirerek turizmin şehre daha fazla değer katmasını sağlayalım. Biz bunu istiyoruz. Amacımız, hedefimiz bu. Ama bunu biz yapabiliriz. Antalya’nın maalesef bugün en büyük problemlerinden biri sinek. Biz sırf bu yüzden kitapçığımıza bu sorun ile ilgili başlık açmak zorunda kaldık. Bugün bir sinek problemini çözememiş Antalya’dan bahsediyoruz. Bunların hepsini biz çözeceğiz. Çünkü biz belediye başkanlığı koltuklarında vakit tüketilecek yerler olarak görmüyoruz. Geceyi gündüzlere katarak hizmet üretilecek yerler olarak değerlendiriyoruz. Biz buraları bu şekilde tanımlıyoruz. Her alanda olduğu gibi turizmde de Antalya’nın altın çağı bizim dönemimizde başlayacak.
“TÜRKİYE’DE EN UCUZ MAZOTU ANYALYALI ÇİFTÇİLER KULLANACAK”
1920’de İtalyan generali Antalya’yı işgal ettiğinde, ‘Öyle bereketli bir toprağa geldim ki asâmı toprağa saplasam arkamı dönene kadar yeşerecek’ diyor. Antalya dünyanın en verimli topraklarına sahip. Pandemi döneminde tarımın insan hayatı için önemli olduğunu çok net anladık. Her türlü tarımsal faaliyetin önünü açacak tarımsal destekleri hemşirelerimize sunarak tarımda önemli bir merkez halini hedefliyoruz. Antalya özellikle çiftçilerin ilgisine özel gereksinim duyan şehirlerden birisi. Antalya’nın altın çağında, bizim dönemimizde Antalyalı çiftçiler Türkiye’de mazotu en ucuz kullanan çiftçiler olacak. Bununla beraber fide, fidan, ağaç gibi unsurlarda çiftçimize, üreticimize biz destek sağlayacağız. Bunun yanında gübre desteklerimiz olacak.
Küçük arazileri kıymetlendirmek için iki tane önemli proje yapıyoruz. Birincisi organize tarım bölgeleri. Akıllı köy mantığıyla organize tarım bölgelerinde müşterek ihtiyaçların karşılanabileceği ortamlar oluşturacak. İkincisi, kolektif üretimi arttıracak ve toplam üretime de doğrudan tesir edecek köy sandıkları projesi. Köy sandığı projesi mantığı şöyle olacak; Örneğin benim beş dönüm tarlam var ve ben zeytincilik yapıyorum. Zeytin ağaçlarımı sürmem gerekiyor ancak traktörüm yok. Köy sandığına gidecek oradan traktörünü alacak. Biçerdöver, gübre, ilaç gibi teçhizata ihtiyacı olan gidecek alacak kullanıp geri köy sandığına bırakacak. Ve o köy sandığından başka ihtiyaç sahipleri de alacaklar. Hayvancılıkta da üreten Antalya istiyoruz. Özellikle küçükbaş ya da büyükbaşı köylümüzün, çiftçimizin desteklenmesi anlamında teşvik edeceğimiz canlı hayvan bağışları yapacağız. Üretim çiftlikleri kuracağız. Hayvanlardan üretim elde edeceğiz ve dünyaya yeni gelen yavru hayvanlara da besi hayvanlarını da hemşerilerimize vereceğiz yem desteği ile beraber iç içe geçen hizmetler sunacağız.

“GENÇLERİN HER İHTİYACINA KARŞILIK VERİYORUZ”
Yaptıklarımız bir defa yapacaklarımızın teminatı. Ben bir ilçe belediyesinin imkânlarıyla 22 tane kütüphane kurmuş bir belediye başkanıyım. Yıllık ortalamada günde 30 bin kişi geliyor. Biz bu 22 kütüphanemizde her 24 saatte 30 bin gencimize, okurumuza hizmet sunuyoruz. Allah aşkına günlük otuz bin kişiye hizmet verebildiğimiz bir ikinci belediyecilik hizmeti gösterin. Sanılanın aksine hani gençler okumuyor deriz ya, öyle bir dünya görmedim ben. Gençlere yeter ki imkânlar verin. Birçok akıllı sistemlerle dijital dünya sizin karşınızda. Onların içerisinde aklı çeldirici birçok şey var. Gençler bu sebepten dolayı bizim çocukluğumuza ve gençliğimize nazaran kütüphanelerde ders çalışmayı disipline olma bakımından önemsiyorlar. Onların o ihtiyaçlarına cevap verebilecek adımları atmalıyız. Kepez’de yaptığımız hizmetler numune hizmet olabilir. Antalya’da bu hizmetleri güzel imkanlarla çok farklı şekilde sunacağız.
“İSTİKBAL İLERİ TEKNOLOJİDE”
TÜBİTAK işbirliğiyle Türkiye’nin en büyük bilim merkezini Antalya’da açtık. Büyükşehirlerin yarıştığı bir kategoride, ben en iyisini yaparım diye bir iddia koyuyorsunuz ve bir ilçe belediyesi olarak bu iddianıza da kavuşuyorsunuz. Gençler yenilikçi fikirlerini ileri teknolojiyle buluşturarak icatlara çeviriyorlar. Bizim 14 yaşındaki bir kızımız bir sistem geliştirdi. Bilim yarışmalarında başarı elde etti ve bu TÜMOSAN’ın dikkatini çekti. 14 yaşındaki kızımız şu an TÜMOSAN’a yaptığı çalışmaları sunuyor ve TÜMOSAN onun hayallerinin elinden tutuyor. Söyler misiniz kazanan kim oluyor? Bizim şehrimiz oluyor, bu güzel ülke oluyor ve özelde de Antalya’mız oluyor. Şimdi bu heyecanı Antalya merkezden ilçelere de yayan bir yaklaşım ortaya koyacağız. Eğer Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bize işaret ettiği yoldan ilerleyerek ‘Hayatta en hakiki mürşit ilimdir’ diyorsak, geleceği gençler kuracaktır. ‘Bütün ümidim gençliktedir’ diyorsak, onun ayak izlerine basa basa yol almamız gerekir. Yeni nesillere istikbalin ileri teknolojide olduğunu göstermemiz lazım.
Yeni nesle istikbalin göklerde olduğunu göstermemiz lazım. Biz cumhuriyetin ikinci yüzyılında böyle bir Antalya hayal ediyoruz. Mesela motor sporlarına tutkun olan gençler motor spor testlerini bizlerden istemişlerdi. Antalya’nın en güzel hatta Türkiye’nin en güzel pistlerinden birisini onlara kazandırdık. Hayatın her alanında tutkuları ile hayalleri ile hedefleri ile yol yürüyen bütün hemşerilerimiz 7’den 77’ye kadar bizden ilgi bekliyorlar. Biz bunun farkındayız. İlçe de onların ellerinden tuttuk. İnşallah şimdi Büyükşehire gideceğiz. Büyükşehirde de bütün ilçelerde onların ellerinden tutacağız. Biz böyle bir gelecek vaat ediyoruz.
“BİZİM KILAVUZUMUZ SEVGİDİR”
Benim hep birinci önceliğim beşeri münasebetler oldu. Hizmetleri bir tane eksik yaparız, iki tane fazla yaparız. Bunlar yerine göre çok önemli değil ama hemşerilerimizin kalplerine dokunmak, onların ellerinden tutmak, hayatın her anında onların yanı başımızda olduğumuzu hissettirmek bizim için en büyük bir öncelik oldu. Bundan dolayı ki bizim hemşerilerimizle çok farklı bir gönül bağımız var. Aday adaylığı sürecinde bana çok ciddi destekler verdiler. Hayatım boyunca unutmayacağım en önemli hatıralardan birisini de o dönemde yaşadım. Şimdi aday oldum. Hemşerilerim bana her gittiğim yerde ‘dua ediyoruz, inşallah belediye başkanımız siz olursunuz’ diyorlar. Siyasi düşüncesi farklı olsa da bize gönül vermiş o kadar çok hemşerimiz var ki onların gönüllerinde böyle olabilmek benim için büyük bir mutluluk vesilesi. Bize oy vermeyeceğini bildiğimiz kimselerden bile size oy veremeyeceğim ama sizi seviyorum sayıyorum, inşallah siz kazanırsınız diyenler de var.
Bütün bunlar hemşerilerimizle inanılmaz bir gönül bağı kurduğumuzu gösteriyor. Görüşleri, düşünceleri ne olursa olsun biz bu vizyonumuzda, işimiz ile kalpleri birleştirmek için sevginin asaletine inanarak bir gelecek yolculuğu yaptığımızdan, kılavuzumuz sevgi olduğundan dolayı bize oy verecek ciddi bir kitlenin olduğunu sahada görüyorum. Onlara çok teşekkür ediyorum. Aslında bize verecekleri her bir oy, onların kendilerine verecekleri oy demektir. Sahada müthiş bir enerji var. Bunun seçim sandığına da çok farklı yansıyacağını 31 Mart gecesi sandıklar açılınca hep birlikte göreceğiz. Ben kazanmayı bekliyorum, iyi bir farkla kazanmayı bekliyorum. Hayırlı olsun.
Toplantıda konuşan AK Parti Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Metin Genç, “Gelişmişlik endeksinde Trabzonumuz 10. sırada. Aslında iyi bir derece ama biz Trabzonlular inat insanlarız. Mücadeleyi severiz. İstiyorum ki, inşallah halkımızın tercihiyle 1 Nisan itibarıyla kadim şehrimizi 10. sıradan alıp yukarılara doğru yükseltelim. Bunun gayreti içerisinde olacağız” dedi.

“Ulaşımda birinci hedefimiz, hafif raylı sistem” diyen Genç “Heyecanla bunu bekliyoruz. Kıymetli Ulaştırma Bakanımız burada. Bu projeyi tamamlayıp, 2025 yatırım programına almak hedefimiz. Hem şehir içi trafiğini rahatlatacak hem de şehrimize seviye atlatacak. Güney çere yolu sadece transit yol değil. Doğu-batı aksında deniz kenarına sıkışmış şehrimizin güneye taşınması için transit bir güzergah ama hem de şehircilik adına projeksiyon. Mayıs’ta temeli atıldı. İnşallah bakanımız ile bunu tamamlayacağız. Havalimanımız; yatırım programına alındı. Yatırım bedeli de konuldu. İnşallah bakanımızla yeni havalimanını da şehre kazandıracağız. Beşikdüzü’nden Of’a elektrikli modern otobüsü şehrimize kazandıracağız. İnşallah gelir gelmez bu adımı atacağız. Yine yeni ilçe otogarlarını şehrimize kazandıracağız. Var olanları da bakıma alacağız” ifadelerini kullandı.
“Bakanlarımız ve Ankara ile birlikte çalışacağız”
Ahmet Metin Genç, Gülcemal, dolgu alanları büyük oranda tamamlandığını da hatırlatarak “İsmi belki daha değişik ve güzel bir isim olabilir. Burada, tahkimatı biten bölümde yeni bir yaşam alanını Trabzonluların hizmetine sunacağız. Kalepark projemiz var. Ergin Aydın başkanım da bunu sundu. İnşallah kendisiyle birlikte çalışıp bunu da hizmete sunacağız. 2019’da proje kitapçığıma koymuştum. Ama yapamadık, bunu da açık seçik ifade ediyoruz. Şimdi nasip olacak, Ergin Aydın başkanımızla bunu yapıp Trabzonlular’a yeni bir yaşam alanı sunacağız. Küçük sanayi sitelerimizin taşınması, Gülcemal ve hafif raylı sistem. Bu 3 proje için gece gündüz çalışacağız. Çünkü bunlar ufak işler değil, kapsamlı işler. Bakanlarımız ve Ankara ile birlikte çalışacağız. Esnaflarımız daha iyi şartlarda çalışma hayatlarını sürdürmek istiyor. Hem daha modern iş yerlerinde ekmeklerini kazanabilmeleri adına hem şehircilik adına daha güzel bir anlayışı ortaya koyacağız. 1700 esnafı alıp, yeni yerlerine taşıyacağız. Düzyurt’ta alan tespit edildi. Gelir gelmez faaliyete başlayacağız. Eski otogarımızın bulunduğu alanda kentsel tasarım planımız var. Bu alanı satmıyoruz. Satışa çıkarma fikri vardı. Biz orayı satmayacağız. Yeni bir tasarımla, bir yarışma açarak şehrimize kazandırmak istiyoruz” diye konuştu.
Öğrencileri ve yaşlıları unutmadı
Projeleri arasında öğrencileri de unutmadığını kaydeden Genç “Öğrencilerimize bu dönem, normal eğitim süresinde olan, en az 3 üniversite (ön lisans, lisans ve yüksek lisans) öğrencisinin ikamet ettiği evlere eğitim döneminde 500 liraya kadar doğal gaz ve su faturalarının yüzde 50’si bizim desteğimiz olacak. Fanatik bir Trabzonspor taraftarıyım. Bu konuda hiçbir zaman kayıtsız kalmadık ve kalmayacağız. Trabzonspor Kolejimizi hayata geçireceğiz. Yine diğer proje de Trabzonspor köyü. Çocuklar çok küçük yaşlardan itibaren daha profesyonel imkanlarla tanışacak” şeklinde konuştu.
Genç, kriterlere göre tasnif edecekleri emeklilerden su faturalarının yüzde 50’sini almayacaklarını, üreten Trabzon anlayışı ile de tarım eğitimi, verimlik arazisi, çiftçi destek programı, kırsal pazar yerleri, organik tarım, hayvancılık destek programları düzenleyeceklerini ifade ederek “Bunlar çok önemli. İstiyoruz ki, Trabzon’da işlenmeyen tarım arazisi kalmasın” dedi.
Daha sonra söz alan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ise AK Parti Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Metin Genç’in saydığı projelerin tamamının şehrin dinamikleri tarafından ortak olarak belirlenen projeler olduğunu ve tüm bu projelere gereken desteği vereceklerini söyledi.
]]>
GENÇ DOSTU BURSA
Gençlere ‘şehre dair ve ülkeye dair sözünüz olsun’ diyen Başkan Aktaş, yeni dönemde Bursa’da hayata geçirecekleri projeler hakkında bilgi verdi. Ulaşımdan yeşil alanlara, altyapıdan kentsel dönüşüme kadar birçok alanda çalışmaları hızlıca hayata geçireceklerini anlatan Başkan Aktaş, “Bursa’da ikamet eden gençlerimize ‘Genç Kart’ vereceğiz. İçerisine 5.000 TL yükleyeceğiz. İster Sinemaya, ister tiyatroya, ister senfoniye, ister başka organizasyona git. Sadece kültür ve sanat faaliyetlerinden istifade edeceksiniz. Burskoop ile 10 bin çocuğa bursa veriyorduk, bunu 16 bine çıkarıyoruz. Gençlik merkezlerinin sayısını 50’ye çıkaracağız. İş hayatının ilk yıllarında internet ve ofis ortamı kullanmak isteyen ve henüz kiralayamayanlar için ‘Genç Ofis’ler oluşturacağız. Üniversite öğrencilerimize gezi imkanları sağlayacağız. Projesi onaylanmış genç ve kadın girişimcilere 100 bin TL hibe desteğimiz olacak. Ulusal ve uluslararası düzeyde başarı elde eden sporculara koşulsuz burs vereceğiz. Yeni spor salonları ve kongre kültür merkezleriyle spor aktivitelerini arttıracağız” dedi.
Mudanya Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Gıyasettin Bingöl, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin gençlere yönelik yaptığı ve yapacağı hizmetleri görünce genç olmayı arzuladığını dile getirdi. Üniversiteyi kurarken Başkan Alinur Aktaş’tan büyük destek gördüklerini anlatan Bingöl, “Başkan Alinur Aktaş’ın ilgisi bizi ciddi motive etti. Kısa sürede eksikliklerimiz giderildi. Başkanımız üniversitemize tam sahip çıktı. Büyük emekleri var. Bursa’da çok güzel işler yaptı. Bizler de bilim yuvası olarak kendisini destekliyoruz. Kendisine başarılar diliyoruz” diye konuştu.
Başkan Aktaş, daha sonra üniversiteli gençlerin sorularını cevapladı. Program sonunda Mütevelli Heyeti Başkanı Gıyasettin Bingöl ve Mütevelli Heyeti üyesi Ahmet Saim Kılavuz tarafından Başkan Alinur Aktaş’a günün anısına plaket verdi.

GENÇLERLE SAZLI SÖZLÜ MUHABBET
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Altıparmak’taki Millet Kütüphanesi’nde gençlerle biraraya gelerek sazlı sözlü muhabbet etti. Türkülerin söylendiği, taklitlerin yapıldığı buluşmada, Başkan Aktaş gençlerle birlikte ‘Beraber yürüdük biz yollarda’ şarkısını söyledi.
Gençleri merkeze alan projeleri ve gençlik kulübü uygulamasıyla ‘Genç Dostu’ şehir olan Bursa Büyükşehir Belediyesi, şehre kazandırdığı millet kütüphaneleri ve gençlik merkezleriyle ülkenin geleceği olan gençler büyük ayrıcalıklar sunuyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş da Altıparmak’taki Millet Kütüphanesi’nde gençlerle biraraya geldi. Moderatörlüğünü Süleyman Dinçer’in yaptığı programa AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, kanun sanatçısı Aytaç Doğan ve orkestrası, içerik üreticisi Muhammet Nahya ve Mehmet Dindar’ın da konuşmacı olarak katıldı. Gençlerin çok yoğun ilgi gösterdiği buluşmada, Muhammet Nahya yaptığı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mehmet Dindar ise ‘Aziz Yıldırım, Erman Toroğlu ve Bülent Ersoy’ taklitleriyle dinleyenlerden büyük alkış aldı. Canlı performans sergileyen sanatçı Aytaç Doğan ise, çaldığı birbirinden güzel eserlerle gençlere keyifli anlar yaşattı. Muhammet Nahya ve Mehmet Dindar’ın ‘Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Devlet Bahçeli’yi karşılıklı konuşturduğu skeç ise gençler tarafından uzun süre alkışlandı.
“GENÇLERE BEKLEYEN SÜRPRİZLER VAR”
Sohbet havasında gerçekleşen buluşmadan konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, aynı sıralardan geçmiş, ayna hayalleri paylaşmış, aynı kaygıları hissetmiş, aynı sevinçleri yaşamış biri olarak gençleri çok iyi anlayabildiğini söyledi. Gençlerin kendilerine, anne ve babalarına, şehirlerine her şartta güvenmesini isteyen Başkan Aktaş, günümüzün sunduğu fırsatları da en iyi şekilde değerlendirmelerini tavsiye etti. Eski stadyumun bulunduğu alana gençler için çok güzel bir kütüphane kazandırdıklarını anlatan Başkan Aktaş, “Sınavlara hazırlanan, araştırmalar yapan gençler bu güzel mekana büyük ilgi gösteriyor. Hemen yanında açtığımız Burfaş Kafe ile gençlere üçte bir fiyatına hizmet sunuyoruz. Bizim gençlerle alakalı hayallerimiz var. Onun için millet kıraathaneleri, gençlik merkezleri, kütüphaneler, Burskoop, YKS hazırlık kurslarını hayata geçiriyoruz. Yeni dönemde gençleri bekleyen sürprizler var. Genç girişimcilere hibe desteklerimiz var. Seneye 16 bin öğrenciye burs vermeyi planlıyoruz. Ulusala ve uluslararası derece elde eden sporculara daimi burslar vereceğiz. Gençlerimize ‘Genç Kart’ dağıtarak onların kültür ve sanatla buluşmasını sağlayacağız. İlköğretimdeki yavrularımıza da vereceğimiz kartlarla 600 TL’lik kantin desteği sunuyoruz. Gençlerin bilinçli, donanımlı, spor yapan, kültür sanatla uğraşan, hayatı dolu dolu yaşamasını, bizim imkanlarımızdan yararlanmasını arzuluyoruz. Sahaya çıktığında ‘evet ben hazırım’ demesini istiyoruz. Bursa’dan milyar dolarlar kazanan unicornlar çıksın istiyoruz. Bizler 21 yaşında İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmed’in torunlarıyız. Gençlere dair büyük hayallerimiz var” dedi.
“KENDİNİZE GÜVENİN”
AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın dönemi boyunca birçok eseri şehre kazandırdığını belirtti. Yeni dönemde daha iddialı ve büyük projeleri yapacağına inandığını ifade eden Yenişehirlioğlu, “Bursa tarihimiz, kültürümüz için çok önemli bir şehirdir. Alinur Aktaş gibi alicenap bir belediye başkanı Bursa’ya çok yakışıyor. Bursa’ya birçok sebepten dolayı geldim. Gençlik dönemimden itibaren deli gibi okuyan biriydim. Uzun yıllar avukatlık yaptım. 50-55 yaşından sonra televizyon önünde tanınır oldum. Ne zaman fırsatların karşınıza çıkacağını bilemezsiniz. Hayat sürprizlerle dolu. Hayatınızın bir bölümünde inanılmaz bir teklifle karşılaşabilirsiniz. Başarının sırrı, kendinizi geliştirmenizle alakalıdır. Yaptığınız meslekte ön planda olmak istiyorsanız donanımlı olmalısınız. Genç yaşta kendinizi inşa ediyor olmanız, daha sonra önünüze çıkacak fırsatlarda sizi farklı kılacaktır. Eskiye göre imkanlar şuanda daha fazla. Başarmak isteyen bir insan kesinlikle başarabilir. Hayatın sizi yenmesine fırsat vermeyin arkadaşlar. Türk gençleri, Avrupa’daki ve Amerika’daki gençlerden daha zeki. Türk gençlerin şu anki kültür seviyesi, Avrupalı gençlerden daha fazla. Kendinize güvenin” diye konuştu.

Soru cevap bölümünde gençler Bursa’ya dair hayal ve beklentilerini dile getirirken, Başkan Aktaş ve salonu dolduranlar hep bir ağızdan ‘Beraber yürüdük biz bu yollarda’ şarkısını seslendirdi. Programında sonunda Bahadır Yenişehirlioğlu, Başkan Alinur Aktaş tarafından gençlere hediye edilen ‘Derviş’ isim kitabını imzaladı.

‘Hayat Bursa’daki Gençlere Güzel’ mottosuyla üniversite öğrenci şenliklerinden şehir içi ve şehir dışı gezilerine, gençlik kamplarından gençlik buluşmalarına kadar birçok program düzenleyen Bursa Büyükşehir Belediyesi, gençlik merkezleri, millet kıraathaneleri ve spor salonlarına varana kadar her alanda gençlerin yanında olmaya devam ediyor. Bu sene 6’ncısı düzenlenen ‘Başkan Kahvaltıda Öğrenci Toplulukları ile Buluşuyor’ toplantısına, Uludağ Üniversitesi, Bursa Teknik Üniversitesi ve Mudanya Üniversitesi öğrenci toplulukları üyesi 1500’e yakın genç katıldı. Atatürk Kongre Kültür Merkezi Fuaye Alanı’nda keyifli bir atmosferde gerçekleşen programa, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın yanı sıra Bursa Milletvekili Mustafa Varank, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan ve Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz da katıldı.

“İSTEKLERİNİZİ HEP YERİNE GETİRMEYE ÇALIŞTIK”
Bursa büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, her sene olduğu gibi bu senede Uludağ Üniversitesi, Bursa Teknik Üniversitesi ve Mudanya Üniversitesi öğrencileriyle buluşmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyledi. Bursa’da farklı ülkelerden ve farklı şehirlerden gelerek okuyan gençlerin olduğunu belirten Başkan Aktaş, her öğrencinin çok kıymetli ve değerli olduğunu ifade etti. Öğrencileri çok iyi anlayabildiğini dile getiren Başkan Aktaş, “Ben de üniversite öğrencisiyle kafamda bir sürü soru ve hayaller vardı. Allah’a şükürler olsun hepsini gerçekleştirdim. Sizin durumunuzla ilgili empati yapabiliyorum. Hem üniversite sıralarından geçmiş bir ağabeyiniz olarak hem de çocuğu üniversite okuyan biri olarak anlıyorum. Bir genç iyi bir üniversitede okumak ister. Güvenli, huzurlu ve ulaşabilen bir şehir ister. Sosyal imkânlar ister. Yıllarını o şehirde dolu dolu geçirmek ister. Buz bunları sizlere sağlamak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. İsteklerinizi hep yerine getirmeye çalıştık. Bu sıralar birileri atıp tutuyor. ‘Gençlik merkezleri, anaokulları yapacağız’ diyorlar. 20 senede kaç tane gençlik merkezi yaptınız? Biz 32 tane ana kucağı yapmışız, 4 bin yavrumuz burada eğitim görüyor. Üniversite içerisinde devam eden iki tane inşaatımız var. Spor merkezi 10 güne kadar bitiyor. Ama üniversitemize düşen bazı görevler var. Dönem bitmeden onu sizlerin hizmetine sunmuş olacağız. İkincisi gençlik merkezinin inşaatı yüzde 60’a ulaştı. Onu da Eylül ayına hazırlıyoruz. Üniversite dışında bir gençlik merkezimiz var. Sınav zamanları uyumayan kütüphane gibi kullanılıyor” dedi.

“ŞEHİR TRAFİĞİNİ RAHATLATACAĞIZ”
Bursa Teknik Üniversitesi’nin de şehrin doğusunda olduğunu hatırlatarak yıldırım ilçesine kültür merkezi kazandıracaklarını açıklayan Başkan Aktaş, “Bursa olarak gerçekten öğrenci dostu şehir sıfatını hak ediyoruz. Türkiye’de 5 büyük şehir arasında ulaşım, su ve ekmek uygulaması Bursa’da. 200 liralık kart aldığınızda aylık 160 biniş yapıyorsunuz. Ben göreve geldiğimde 115 liraydı bu kart. Asgari ücret 1400 liraydı, şimdi 17 bin lira. 12 kat arttı. Akaryakıt 10 kat, elektrik 8 kat arttı. Ona rağmen bizim ulaşım fiyatımız iki kat bile artmadı. Elbette yeterli değil. 9 kilometrelik T2 hattını tamamladık. 10 kilometrelik Emek-Şehir Hastanesi, Üniversite-Görükle-Kurtuluş hattımız devam ediyor. Özellikle üniversiteden sonraki hat öğrencilerimizi ilgilendiriyor. Önümüzdeki yılsonuna doğru onu bitirmiş olacağız. Yeni dönemde şehrin kuzeyinden güneyine Demirtaş-Çalı arasında bir hat başlatıyoruz. Yeni dönemde 500 tane elektrikli otobüslerimiz olacak. Yeni otoparklarla da şehir trafiğini rahatlatacağız” diye konuştu.

GENÇ GİRİŞİMCİLERE 100 BİN TL HİBE
Bursa’nın çok hızlı büyüdüğünü, yeşil kimliğini şehre tekrar kazandırmak için çalışmaları sürdürdüklerini anlatan Başkan Aktaş, şehrin içerisinde yeşil-mavi koridor oluşturacaklarını ifade etti. Şehre yeni yeşil alanlar, sosyal ve spor tesisleri kazandıracaklarını söyleyen Başkan Aktaş, “Gençlerin istifade ettiği 15 tane gençlik merkezimiz var. Sayısını 50’ye çıkarıyoruz inşallah. Orhaneli Göynükbelen’de gençlik kampı alanını yakında açıyoruz. Bahardan itibaren gençleri orada ağırlayacağız. Gençlere yönelik birçok faaliyetler, festivaller düzenledik. Bunlara yenileri de ekleyeceğiz. Yeni dönemde gençlerimizden ve kadınlarımızdan onaylanmış projelerine 100 bin TL’lik destek veriyoruz. Gençlerimizin istifade etmesi için 5 yeni Burfaş Kafe daha yapacağız. 18 yaşını giren ve Bursa’da ikamet eden gençlere ‘Genç Kart’ vereceğiz. Karta 5 bin lira yüklüyoruz. Bununla isteyen sinemaya, isteyen tiyatroya gider. Kartı alan gençlerimiz kültür sanat faaliyetlerinden ücretsiz yararlanacak. Evlenecek gençlere düğün salonu imkânı sağlayacağız. Düğün salonu istemeyenlere onun bedeli kadar beyaz eşya veya mobilya yardımı yapacağız. Şehir dışında eğitim gören Bursalı üniversite öğrencilerimize yılda 2 kez seyahat desteği sağlıyoruz. İlk etapta ofis ve işyeri imkânına sahip olamayan gençlerimiz için alanlarında kendini geliştirmek isteyen, kendi işini kurma aşamasında olanlar, Teknofest ve benzeri yerlere hazırlanan için ‘Genç ofisler’ oluşturup çalışma yapma imkânı sağlayacağız. Sporda ulusal ve uluslararası düzeyde başarı elde eden genç sporcularımıza kriter gözetmeksizin burs vereceğiz. Burskoop marifetiyle 10 bin öğrenciye verdiğimiz burs sayısını 16 bine çıkartıyoruz. 6 olan YKS kurs merkezi sayını 15’e çıkartacağız. Daha büyük hayallerinizin, isteklerinizin olduğunu biliyorum. Mutlaka kendini geliştirin. Gelecek çok daha güzel olacak. Bu yüzyıl bizim yüzyılımız olacak. Kendinize, ülkenize, büyüklerinize güvenin. Kahvaltımıza geldiğiniz için hepinize teşekkür ediyorum” dedi.

“BİZLER GENÇLERİ ÇOK ÖNEMSİYORUZ”
Bursa Milletvekili Mustafa Varank, gençlerle güzel bir ortamda buluşmaktan büyük mutluluk duyduğunu dile getirdi. Bursa’nın ‘Genç Dostu’ Büyükşehir Belediye Başkanına sahip olduğu için şanlı olduğunu söyleyen Varank, şehri ilgilendiren her bir projenin aslında gençleri de ilgilendirdiğini ifade etti. Bursa’nın, Türkiye’nin en güzel şehirlerinden birisi olduğunu anlatan Varank, “Tarihi, kültürü, sosyal imkânlarıyla farklı ve müstesna bir şehir. Bu şehre hizmet edebilmek herkesin harcı değil. Bu şehirde gençlere hizmet etmek istiyorsanız dert sahibi olmanız gerekiyor. Alinur Aktaş Başkanımız Türkiye’ye örnek olacak şekilde çalışmalarını ortaya koyuyor. Gençlerle çok güzel bir bağ kurmuş. Açıklanan projeler çok değerli ama YKS kurslarında üniversite öğrencilerini istihdam edebilirsin. Kütüphanelerimizi ve gençlik merkezlerimizi 24 saat kullanıma açık tutmalıyız. Bizler gençleri çok önemsiyoruz. Türkiye Yüzyılı inşa edeceksek bunu gençlerin yapacağını biliyoruz. Bizler sadece onların önünü açıyoruz. KAAN gibi projelerde çalışan mühendislerin yaş ortalaması 30’un altında. Gençlerle yol yürümek için elimizden gelen ne var yapmak istiyoruz. Girişimcilik önemli. Önce kendi işinizin patronu olmaya çalışın. Bunları gençken yapabilirsiniz. Alinur Aktaş Başkanımızın 100 bin TL hibe destek projesini önemsiyorum” dedi.

Üç üniversitede eğitim gören öğrenciler adına söz alan Uludağ Üniversitesi Kültür Sanat Topluluğu Birliği Başkanı Muhammet Yiğit Kulak, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’a burs desteği, su faturalarındaki indirim, üniversitelerdeki çorba çeşmeleri ve otobüs desteği gibi birçok talebi karşıladığı için teşekkür etti. Uludağ Üniversite öğrencilerinin uzun süredir hayali olan gençlik merkezi için de ayrıca teşekkür eden Kulak, Başkan Alinur Aktaş’ın öğrencilerle birebir temas kurmasının da kendilerini sevindirdiğini dile getirdi.
Ayrıca buluşma kapsamında ‘Kahoot Bilgi Yarışması’ da düzenlendi. Öğrencilerin online katılım sağlayarak mücadele ettiği yarışmada, birinciye iki kişilik Doğu Ekspresi bileti, ikinciye laptop, üçüncüye elektrikli scooter, dördüncüye bisiklet, beşinciye kablosuz kulaklık, ilk 10’a girenlere de powerbank hediye edildi. Yarışmada dereceye girenlerin ödüllerini, Başkan Aktaş ve Milletvekili Varank verdi. Uludağ Üniversitesi birlik temsilcileri de günün anısına Başkan Aktaş ve Milletvekili Varank’a tablo hediye etti.
]]>
Eyyüp Kadir İnan “AK Parti Gençlik Kolları olarak bir milyondan fazla genç üyemizle Türkiye’nin ve dünyanın en büyük gençlik kolları hareketiyiz. Bugünün kırılma noktası Gazze’dir. Gazze’de yaşanan soykırımdır. Burada gerçekleştirilen bu güzel çalışmanın Filistin için, Gazze için bir neticesi olmalıdır. Bugün İsrail rejimi adeta bir Nazi rejimidir. Bu rejime açıktan destek veren ülkeler ise gestapoluk yapmaktadır. Gazze’de yaşanan soykırımın durdurulması için, yaşanan insanlık suçlarına dur demek için sesimizi hep birlikte yükseltmeli, aksiyon almalıyız.”dedi.
AK Parti Gençlik Kolları olarak Türkiye’nin ve dünyanın en büyük gençlik hareketi olduklarına vurgu yapan İnan; “Bugün bizler, AK Parti Gençlik Kolları olarak bir milyondan fazla genç üyemizle Türkiye’nin ve dünyanın en büyük gençlik kolları hareketiyiz. Recep Tayyip Erdoğan’ın en genç yol arkadaşlarıyız. Çünkü biliyoruz ki; Demokrasi gençlerle anlamlı! Özgürlükler gençlerle anlamlı! Siyaset gençlerle dinamik!” dedi.

Genç temsiliyetin önemi üzerine yaptığı konuşmadan sonra İnan, Türkiye’nin ve dünyanın gündeminde olan Gazze ve yaşanan soykırımın altını çizdi;
İsrail’in bugün Gazze’ye karşı gerçekleştirdiği rejimi Nazi rejimine benzeten İnan, “bugün İsrail rejimi adeta bir Nazi rejimidir. Bu rejime açıktan destek veren ülkeler ise gestapoluk yapmaktadır” dedi.
AK Parti Gençlik Kolları olarak tüm Türkiye’de gerçekleştirdikleri eyleminde altını çizen İnan; “Biz, AK Parti Gençlik Kolları olarak Türkiye’de SAY STOP diyerek 50 bini aşkın gençle başlattığımız farkındalık eylemi tüm dünyada büyük bir ses getirdi.” dedi.
İsrail’in gerçekleştirdiği soykırımdan dolayı İnan, Moğolistan’da yaptığı konuşmasında İsrail’e seslendi; “Buradan bir kez daha bu katillere büyük bir öfkeyle seslenmek istiyorum; Sizin elinizde büyük bir insanlık suçu var. Kıyamete kadar alnınızdan silinmeyecek bir utanç var. Ve biz işlediğiniz tüm savaş suçlarını, gaddarca öldürdüğünüz o bebekleri, paramparça ettiğiniz o çocukları, vahşet dolu acıları gençliğimiz yettiğince, bizim yetmezse nesilden nesile, aktaracağız ve hesabını verene kadar yüzünüze vuracağız. Filistin halkının onurlu özgürlük mücadelesini her daim destekleyeceğiz.”
Moğolistan’da gerçekleştirilen bu çalışmanın Filistin ve Gazze’deki mazlumlar için bir neticesi olması gerektiğini söyleyen İnan, program katılımcılarına çağrıda bulundu; “Bugün burada bulunan Asya ülkelerinin genç temsilcileri olarak bizler güçlüyüz, potansiyelimizi daha fazla ortaya çıkarmalıyız. Bu gücümüzü oradaki mazlumlar için kullanmalıyız. Burada gerçekleştirilen bu güzel çalışmanın Filistin için, Gazze için bir neticesi olmalıdır. Bir hareket planı ortaya çıkartmalıyız.” dedi ve herkesi Filistin için mücadeleye davet etti; “Dünyamız üzerindeki bu kara lekeyi çıkarmak biz gençlerin asli vazifesidir. Gazze’de yaşanan soykırımın durdurulması için, yaşanan insanlık suçlarına dur demek için sesimizi hep birlikte yükseltmeli, aksiyon almalıyız. Hepinizi Filistin için mücadeleye davet ediyorum. Bu mücadele için AK Gençlik tüm kolaylaştırıcılığı yapmaya hazırdır.”

AK Parti Ankara Milletvekili Zehranur Aydemir de konuşmasında şu ifadeleri kullandı;
Gençlerin enerjisi bugün belediyelerde, belediye meclislerinde, bakanlıklarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, yani tüm karar alma mekanizmalarında hayat buluyor.
Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın da her platformda dile getirdiği ve bizim de her koşulda savunduğumuz, “daha adil bir dünya mümkündür” mottosunun tüm dünyaya örnek olmasını umuyoruz.
Gazze’deki katliama sessiz kalmak, suça ortak olmaktır. Gençler olarak, biz bu suça ortak olmak istemiyoruz.
Aydemir konuşmalarında Türkiye’de siyasetin gençlerin on yıllardır hep ilgi duyduğu bir alan olduğunu fakat AK Parti iktidara gelene kadar hiçbir siyasi partinin bu enerjiyi karar alma mekanizmalarına sistematik bir şekilde yansıtamadığını belirtti. Aydemir, “AK Parti bunu denedi, başarılı oldu ve şu an kadrolarının büyük çoğunluğunu gençlik kollarından gelen isimlerle şekillendiriyor. Gençlerin enerjisi bugün belediyelerde, belediye meclislerinde, bakanlıklarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, yani tüm karar alma mekanizmalarında hayat buluyor. Bunun yanında ülkemizdeki seçilme yaşı 2002 yılında 30 iken, iktidarımızda önce 25’e, sonra da 18’e indirilmesi gençlerin siyasete kazandırılması açısından büyük bir devrimdir.” ifadelerini kullandı.
Gençlerin sadece siyasette değil, her alanda varlık gösterdiğini, büyük başarılara imza attığını vurgulayan Aydemir, “Genç yaşlarda pilot olan Alper Gezeravcı geçtiğimiz ay Türkiye’nin ilk astronotu olarak uzaya gitti ve orada bilimsel çalışmalar yaptı. Yine bugün Türkiye’nin sahip olduğu dünyadaki enlerden biri savunma sanayi ürünleridir. Savunma sanayi ürünlerinin üretildiği her şirkette yaş ortalamaları hep 30’un altındadır. Türkiye, Dünyada 5. Nesil savaş uçağını üreten sayılı ülkelerden biri haline gelmiştir. Bunun yanında dost ülkelere İha ve Siha ihraç eden bir ülke konumundadır. Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner bakış açısı sayesinde AK Parti’de gençler her zaman sorumluluk ve görev almaya devam edecek, diğer tüm alanlarda da gençler ülkemizin başat aktörü olacaktır.” dedi

Konuşmasında dünya nüfusunun %15’inden fazlasının 15-24 yaş arası gençlerden oluştuğunu ifade eden Zehranur Aydemir, gençlerin karar alma mekanizmalarında daha fazla yer almalarının gerekliliğine temas etti: “Sayıca bu kadar fazla bir grup olan gençlerin karar alma süreçlerinde daha fazla yer alması, temsiliyetin tam sağlanması ve gençlerle ilgili reformların daha hızlı hayata geçmesi için büyük bir gerekliliktir.”
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın dile getirdiği “Daha adil bir dünya mümkündür” mottosunun tüm dünyaya örnek olmasını umduklarını, dünyanın hiç olmadığı kadar adalete ihtiyacı olduğunu belirten Aydemir, Gazze’de yaşanan soykırım karşısında gençlerin daha fazla çaba sarf etmesinin gerektiğini ifade etti: “Gazze’deki katliama sessiz kalmak, suça ortak olmaktır. Gençler olarak, biz bu suça ortak olmak istemiyoruz. Bu zulme karşı sesimizi yükseltmeli, enerjimizle uluslararası toplumu harekete geçirmek için normalden daha fazla çaba sarf etmeliyiz. Ülkelerimizde yeterli bilincin oluşması için Gazze’yi ve Filistin’in haklı mücadelesini daha fazla anlatmalıyız.”
]]>
GİV Başkanı Mehmet Koç, GİV Yönetim Kurulu üyeleri, vakfın üyeleri ile konuyla ilgili akademisyenler, STK temsilcileri ve genç girişimcilerin yoğun katılımıyla gerçekleşen Girişimci Buluşmaları’nda konuşan Türkiye Ulusal Ajansı Başkanı İlker Astarcı, girişimciliğe verdiği önem için “20 yıldır devletimize hizmet veriyorum. Ama girişimcilik ruhunu bulunduğum her ortamda, özellikle de gençlerle bir arada olduğumuzda teşvik etmeye gayret ediyorum” dedi.
Türkiye Ulusal Ajansı’nın 2003 yılında Cumhurbaşkanı’nın talimatıyla Türk gençlerinin yurt dışında eğitim fırsatı yakalaması için kurulduğunu ve Avrupa Birliği Komisyonu’nun Erasmus Plus ve Avrupa Dayanışma Programlarını yürüttüklerini belirten Astarcı, kurum olarak bugüne kadar yaklaşık 1,5 milyon vatandaşı yurt dışına eğitime gönderdiklerini açıkladı.

“HER YIL 60 BİN VATANDAŞIMIZI YURT DIŞINDA EĞİTİME GÖNDERİYORUZ”
Bu yıl kurum olarak 150 milyon Euro bütçeleri olduğunu 2027’de ise 200 milyon Euro bütçeye sahip olacaklarını ifade eden Astarcı, bütçeyi nasıl değerlendirdiklerini şöyle özetledi: “Bütçenin üçte birini üniversitelerimize doğrudan hibe olarak dağıtıyoruz. Bu sayede 20 bin öğrencimiz bir ya da iki dönem yurt dışında eğitim fırsatı yakalıyor. Bütçenin kalanını ise proje kapsamında dağıtıyoruz. Erasmus programı yürüten 33 program ülkesi var. Bu ülkeler arasında da en büyük, en kapsamlı çalışan ajans biziz. Her yıl yaklaşık 10 bin proje başvurusu alıyoruz. Bu projeler bağımsız uzmanlar tarafından denetlendikten sonra yaklaşık 2 bin projeye hibe sağlıyoruz. Bu 2 bin proje kapsamında da 40 bin vatandaşımıza dokunuyoruz” diye özetledi.
Konuşması sırasında, gönüllülük esasına dayanan Avrupa Dayanışma Programı’na da değinen Astarcı, program kapsamında proje yazabilmek için tüzel bir kişilik ve akreditasyon şartı arandığını söyledi. Astarcı, proje sahiplerinin uçak, konaklama ve yeme içme masraflarını gönderen ve misafir eden kurumların üstlendiğini belirtti.
Hazine tarafından 4,5 milyar TL’nin Türkiye Ulusal Ajansı hesabına yatırıldığını ifade eden İlker Astarcı, “Erasmus programları için Avrupa’nın maddi destek gönderdiği sanılıyor. Öğrencilere verilen hibe tamamen yerli ve millidir. Göreve geldiğimde, Türkiye’den merkezi ajansa proje yazılmadığını gördüm. 15 yıl boyunca hiç hibe alınmamış. 2019’da rekor kırarak 1 milyon Euro
hibe aldık. 2022 yılında kendi rekorumuzu kırarak 10 milyon Euro hibe aldık. Merkez ajansın yıllık bütçesi 1 milyar Euro. Yazdığımız projelerle bu bütçeden daha fazla pay alabiliriz” dedi.
Milli ve manevi değerlerine sahip, vatanını seven tüm vatandaşlara ve kurumlara çağrıda bulunan Astarcı, “Yurt dışı eğitim fırsatı elde eden tüm gençlerimiz bu fırsatı değerlendirsin ancak kim olduklarını asla unutmasınlar. Türk bayrağını göğsünüzde, yüreğinizde taşıyın. Türkiye Cumhuriyeti devletini uçağa benzetiyorum. O uçağın aksayan yanları tamir edildi. Uçak artık havalandı. Bugün kokpitte biz görünüyoruz ama yarın gençlerimiz olacak. Son nefesinizde dahil çabalayacağınız bir hedefiniz olsun. Kendinizi bir kalıba, bir diplomaya sıkıştırmayın. Siz o diplomadan çok daha fazlasısınız. Kendinizi keşfedin. Başta bu ülkenin, bu ümmetin size ihtiyacı var” diye konuştu.

“TÜRKİYE 20 YILDA GİRİŞİMCİLER İÇİN VERİMLİ BİR ÜLKE HALİNE GELDİ”
GİV Başkanı Mehmet Koç ise Girişimci Buluşmaları’nın açılışında yaptığı konuşmada, “Türkiye, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın 20 yıllık emeğiyle, bütün iklimi ve ekosistemiyle gençlerin girişimci olabileceği verimli bir ülke haline geldi. Bugün Türkiye’de projesi olan, fikri olan, fikrinin arkasından giden bütün girişimcilere kapılar sonuna kadar açık. İnsan olarak sınırlı bir ömre sahibiz ama doğru mekanizmada doğru bir şirket kurarsanız dünyada 150-200 yıllık örneklerini gördüğümüz şirketlere sahip olabiliriz. Girişimcilik için proje arayan arkadaşlarımıza öncelikle ailenizin işini inceleyin ve ailenizin işini devam ettirin diyoruz. Gençlere tavsiyem mutlaka ailenizin işine sahip çıkın. Şirketler neden ikinci nesil, üçüncü nesile gidemiyor kafa yormamız lazım” dedi.
“GİV OLARAK 5 BİNİN ÜZERİNDE GENCE DESTEK OLDUK”
Türkiye’de özellikle de gençlere devamlı bir karamsarlık pompalandığına dikkat çeken Koç, “Türkiye’nin her bir köşesindeki girişimcilerimize ulaşmak için şubeleşiyoruz. Ülkemizin imkanlarını gençlerimize aktarmak görevimiz. Cumhurbaşkanımız bir iş adamı adayının, girişimcinin elinden tutmanın bir hayır olduğunu söylemişti. Bir gence mentorlük ederek, finans sağlayarak onu iş adamı yapmaya çalışmak çok önemli. Bugüne kadar GİV olarak 5 binin üzerinde arkadaşımıza destek olduk. İş adamı arkadaşlarımıza da ihtiyacınız olmasa da bir girişimcinin projesine yatırım yapın diyoruz. Girişimciliği öncelersek inanıyorum ki gençlerimiz, ülkemiz ve geleceğimiz için doğru bir hamle yapmış oluruz” diye konuştu.
GİV Girişimci Buluşmaları’ndaki konuşmaların ardından Türkiye Ulusal Ajansı Başkanı Astarcı’ya GİV Başkanı Mehmet Koç tarafından plaket takdim edildi. Ardından, GİV’in yeni üyelerine törenle rozetleri takıldı.
“ARNAVUTKÖYLÜ GENÇLER AYRICALIKLI OLACAK”
Cumhur İttifakı Arnavutköy Belediye Başkan Adayı Mustafa Candaroğlu şunları söyledi:
Bu enerjiyi biz İstanbul şu anda otuz dokuz ilçesinde Cumhur İttifakı’nın en genç belediye başkanı adayıyım. Tabii doğduğum, büyüdüğüm, yaşadığım ilçemde, Arnavutköy’de genç bir aday olmak, genç içerisinden temsilci olarak çıkmak aslında bizi gururlandırıyor. Ama bunun yanında da çok ciddi bir beklenti oluyor. Omuzlarımızdaki yükün farkındayız. Çünkü ben 7 yıldır ilçemizde AK Partimizin ilçe başkanıydım ve gençlerle çok sıkı bir diyaloğumuz vardı. Gençlerimizin de bu anlamda beklentileri bizlerden yüksek. Arnavutköylü gençler ayrıcalıklı olacak diye düşünüyorum.
Öncelikle gençlerin eğitimleri bizler için çok önemli. Gençlerimizin bizden talepleri var. Teknoloji ve bilişim çağındayız. Gençlerimiz teknoloji ürünlerine ulaşmakta. Bu bilişim çağında kendilerine yer bulmakta biraz zorluk çekiyorlar. Fakat biz yeni dönemde Arnavutköy Belediyesi olarak bilişim akademilerimizle gençlerimize hem teknolojinin hem de bilişimin hem yazılımın püf noktalarını bunlarla alakalı eğitimleri, akademik süreci devam ettireceğiz. Bunlara tabii doğal ortamlarında, bu kendilerine eğitim vereceğiz. Bu eğitimin sonrasında da kendi üretmiş oldukları projeleri varsa, kendi ürettikleri herhangi bir yazılım, herhangi bir ürün varsa bununla alakalı projelerini geliştirmeleri için hem envanter hem de alan kendilerine sunmuş olacağız.
Biz genç girişimcilere yeni dönemde Arnavutköy Belediyesi olarak inşallah bu tür girişimde bulunmak isteyen gençlere genç kardeşlerimize ofis imkanı vereceğiz. Ofis araç-gereç imkanı vereceğiz. Kendi işleriyle alakalı ilerlemek isteyen gençlerimizi yine aynı şekilde çeşitli kurumların, hibe, destek projeleriyle alakalı danışmanlık yapacağız.
“14 BAŞLIKTA 202 PROJEMİZ VAR”
Biz tabii ki projelerimizi oluştururken en başta Arnavutköy’de yaşayan vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına yönelik projeler hazırladık. Proje ekibimiz yaklaşık bir aylık çok ciddi bir çalışma yaptı. 14 başlıkta 202 projemiz inşallah yeni dönemde de devam edenler olacak. Şu anda mevcutta yaptıklarımızı arttırarak devam ettirmiş olacağız. Bunun yanında yeni projelerimiz de olacak. Ulaşımdan, sosyal konuta, kentsel yenilemeye, spor alanında, turizm alanında, eğitim alanında, sağlık alanında birçok Arnavutköylü vatandaşımızın aslında temel ihtiyaçlarını karşılayacak ve yeni dönemde de turizm gibi hem ekonomimize hem de Arnavut köyünün Arnavutköy’ümüz tanınırlığını arttıracak projelerimiz de olacak bu süreçte.
“SON BEŞ YILDA ULAŞIM KONUSUNDA CİDDİ SIKINTILAR ÇEKTİK”
Arnavutköy tabii ki aslında çok eski bir yerleşim. Fakat 2009 yılında ilçe olmuş, yepyeni bir ilçe. Bu anlamda şehre ulaşımla alakalı ana hatların kullanılması, toplu ulaşım, raylı sistem hatları ne yazık ki yetersiz. Yani son beş senede de, şehrin merkezine ulaşımla alakalı çok ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. Çünkü tedbirsizlik,bir düzensizlik son beş yılda yaşadığımız hususlar. Yeni dönemde yine merkezi hükümetimizden Ulaştırma Bakanlığımızdan aldığımız destekle Gayrettepe-İstanbul Havalimanı metro hattı açıldı. Bu hattın devamı olarak yine İstanbul Havalimanı, Arnavutköy, Fenertepe, Kayaşehir, Halkalı hattı da inşallah önümüzdeki ayın ortaları açılmış olacak. İlçemizin ilk metro hattı. Bunun tabii ki faaliyete geçmesiyle birlikte bizim aslında çok ciddi bir ulaşım sıkıntımız çözülmüş olacak. Buna ek olarak yeni dönemde yine Murat Kurum başkanımızla görüşmelerimizden sonra Vezneciler-Arnavutköy metro hattı bizim çok eski bir projemiz aslında ama ne yazık ki yine bu yönetim tarafından rafa kaldırılan ve iptal edilen bir proje. Mescidi Selam Sultangazi, Arnavutköy merkez, metro hattı inşallah yeni dönemde hızlı bir devreye alınacak metro hatlarından bir tanesi.
ARNAVUTKÖY’DE SOSYAL BELEDİYECİLİK ÖRNEKLERİ
Şu anda Arnavutköyümüzde sosyal belediyecilik anlamında bizim birçok birimimiz var. Ya bunlardan bir tanesi ASYAM dediğimiz Arnavutköyümüzdeki ihtiyaç sahiplerinin istifade ettiği merkezlerimiz. Yaşlı ve engellilerimizin bu anlamda destek aldığı vakit geçirdiği merkezlerimiz var. Biz yeni bu dönemde yine sosyal belediyecilik anlamında Arnavutköy’deki sivil toplum kuruluşları çok güçlü. Yeni dönemde bir Arnavutköy’ümüzde bu sivil toplum kuruluşlarını bir çatı altında nasıl toplarız? İstanbul ve Türkiye’nin bir mozaiği olarak görüyoruz. STK evi dediğimiz, sivil toplum kuruluşlarını birleştireceğimiz bir merkez oluşturma hayalimiz var. Düşüncemiz, projemiz var.
Bunun yanında yine yaşlılarımızı, çınarlarımızı düşündüğümüz, vefa konaklarımız olacak yeni dönemde. Kadın kültür merkezlerimiz, ailelere ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite çağındaki çocuklarıyla alakalı, kimine kırtasiyeye, kimine eğitim yardımıyla alakalı bir çalışmamız var. Öğrencilerimize yine ulaşımla alakalı destek projelerimiz var.
Bunun haricinde vatandaşımızın aile yapısını korumakla alakalı aile okulu dediğimiz anne ve babaların veyahut da anne baba adaylarının gelip eğitimlerini aldığı psikoloji desteğinin aldığı merkezlerimizi kurmuş olacağız.
Vatandaşlarımızın Arnavutköylüyüm diyebildiği ve turizme öncülük eden bir ilçenin olması için turizmle alakalı birçok projemiz olacak. Bizim yeşiliyle, mavisiyle, doğasıyla gerçekten çok sakin, çok güzel bir ilçemiz var. Arnavutköy ilçemiz bugün 481 kilometre kare alan içerisinde 38 mahallesiyle sakin ve güzel bir ilçe. Burada efendim mesire alanlarımızla efendim yeşil alanlarımızla, Karadeniz’e olan yirmi iki kilometrelik sahilimizle vatandaşımıza turizmle alakalı birçok imkan sunacağız.

Kitapta eserleri bulunan genç yazarlar ve edebiyat tutkunlarının katıldığı toplantıda konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Halide Serpil Şahin, yeşilin bin bir tonunu barındıran Bursa’nın güzellikleri, kültür ve medeniyetiyle ülkemizin önemli şehirlerinden biri olduğunu söyledi. Tarihte birçok gelişmeye imza atan Bursa’nın gençler tarafından daha iyi tanınabilmesi için edebiyatın önem taşıdığını belirten Şahin, “Yapılan çalışmanın çok değerli olduğunu düşünüyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Değerli eserlerin seçilmesinde, kitabın içerisinde yer almasında emeği olan jüri üyelerine ve genç yazarlarımıza teşekkür ediyorum. Bursa ticareti, tarihi, kültürü önemli bir yerdir. Bursa’da ne ticaretler, ne savaşlar yapıldı. Mutlaka çok büyük aşklar da yaşandı. Bursa bizi aşık olduğumuz bir şehir. Bu şehrin tanıtımında, anılmasında ve anlatılmasında emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Tüm edebiyatseverlerin de Dünya Öykü Günü’nü kutluyorum” dedi.
Hikâyelerin bir araya getirilmesinde büyük emekleri olan Yazar Ali Aycil, Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı’nın çabasıyla 2022’de değişik şehirlerden bir grup hikâyecinin Bursa’da konuk edildiğini söyledi. Sanatçılardan Bursa’dan edinecekleri intibaalar ve Bursa’nın onlarda oluşturacağı düşlerden hareketle birer hikâye yazmalarının istendiğini hatırlatan Aycil, ardından genç hikâyecilerin Bursa’yı dolaşarak ve ilham alarak kaleme aldıkları hikâyelerin kitaplaştırıldığını anlattı. Edebiyat ve şehirlerin çok güçlü ilişkisi olduğunu söyleyen Aycil, “Türk edebiyatının en önemli metinlerinden birisi olan Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ‘5 Şehir’ adlı eseri, edebiyatımızda edebiyatçıların şehirler hakkında yazdığı en orijinal ve en önemli metinlerden birisidir. Bu kitabın yayınlanmasından yaklaşık 70 sene sonra bu kez genç sanatçılarımız, bir anlamda Tanpınar’ın izinden giderek Bursa’yla ilgili yeni metinler kaleme aldı. Edebiyatçılar şehirlerden ilham alırlar. Bursa’nın bir şehir olarak bir yazara ilham verecek birkaç katmanlı hikâyesi var. Kitaba katkı koyan tüm genç kalemlerimize teşekkür ediyorum. Eserden dolayı Bursa Büyükşehir Belediyesi’ni kutluyoruz” diye konuştu.
Yazar Nevzat Çalıkuşu ise, genç yazarların ortaya koyduğu eserleri gördüğünde çok mutlu olduğunu ve umutlandığını dile getirdi. Kitabın, Türk hikayesinin geleceğinde yer alacak en güzel örneklerle dolu olduğunu söyleyen Çalıkuşu, kitabı kendisinin de okuduğunu ve Şiraze Dergisi’nde eleştirisini yaptığını hatırlattı. İmkanı sağlayan bursa Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür eden Çalıkuşu, projede emeği geçenlere de teşekkür etti.

Kitapta yazıları olan 16 hikâyeci adına konuşan Merve Sevde Selvi ise, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ‘Bursa şimdiye kadar sakladığı el değmemiş mazi rüyasıyla içimizde konuşan en geniş davettir’ sözünü hatırlatarak 16 hikâyeciyle birlikte davete icabet ettiklerini söyledi. Maziyi bugünle birleştiren, tarihi ve kültürel zenginlikleri olan bir şehirde bulunmaktan büyük mutluluk duyduklarını dile getiren Selvi, “Kitapta bir araya gelmiş çok güzel 16 hikâyeyi görüyoruz. Bursa’nın aslında faniyi bakiye iliştiren, bizi yarına taşıyacak olan enerjiyi yakaladık. Bizim için proje çok güzeldi. Dilerim, kelimelerimiz yarına kalarak muhatabına faydalı olur” dedi.
Konuşmaların ardından 16 genç hikayeciden biri olan Zeynep Kahraman Füzun, kitapta yer alan ‘Şifa’ adlı öyküsünü okudu.
‘YETENEK KAPISI DÜNYADAKİ EN ETKİLİ PLATFORMU’
Toplam 251 firmanın katıldığı fuarın açılışında konuşan Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanı Atay, 2023’te üniversiteli gençlerin istihdamına yapılan katkılara dikkat çekti. Göreve geldikleri ilk süreçte amaçlarının başında, Türkiye’de kariyer merkezi olmayan üniversitenin kalmaması olduğunu anlatan Atay, “Bu merkezi kurmanız, oraya birkaç koltuk ve masa koymanız yetmiyor, bir de bu birimde iş yapacak nitelikli insan kaynağına ihtiyacımız var, dolayısıyla onların eğitimleri ve geliştirilmesi de ayrı bir iş. Onlarla da ilgilenildi, sonra bu kariyer merkezlerinin eline, bugün buraya gelen arkadaşlarımızın hepsinin kaydoldukları uluslararası ölçekte çalışan ‘Yetenek Kapısı’ diye bir platform sunuldu. Bu Yetenek Kapısı öyle bir hale geldi ki, şu anda 5’inci yılındayız ve dünyada bu alanda en büyük ve en etkili ikinci platform olduğunu kıvançla bildirmek istiyorum. Türkiye’de üniversitedeki gençlerin kariyerleri ile ilgili sorunlarına çözüm üretmek için çıktığımız dönemde geliştirdiğimiz bir araç şu anda dünyanın alanındaki en etkili ürünlerinden birisi haline geldi. 100’ün üzerindeki ülkeden genç bu sisteme giriyor, içerisinde 10 binden fazla şirket var, onların yıl boyunca paylaştıkları iş ilanları, staj ve benzeri her türlü fırsatla doğrudan buluşabiliyorlar” dedi.
‘140 BAŞVURU İLE BAŞLAYAN ULUSAL STAJ PROGRAMINDA SAYI 407 BİNE ÇIKTI’
İnsan Kaynakları Ofisi olarak 2020 yılında başlatılan ‘Ulusal Staj Programı’na 2023 yılında 407 bin başvuru aldıklarını dile getiren Atay, “Biliyorsunuz 2020 yılında başladığımız ‘Ulusal Staj Programı’ var. Trakya Üniversitesi’nden örnek vereyim, 2020 yılında 140 civarında öğrenci başvurmuş bu programa, bu yıl yani dördüncü yılında başvuran öğrenci sayısı 3 bin 500. İlk yıl 20-30 civarında öğrenci staj yapmış, bu yıl rakam binleri geçiyor. Türkiye’nin tüm üniversitelerinde 2020 yılında 15 bin başvuruyla başvurduğumuz bu programda 2023’te aldığımız başvuru sayısı 407 bin. 300 binin üstünde teklif gitmiş, 175 bin öğrenci de henüz talebelik döneminde gidip yüzde 90’dan fazlası kamuda olmak üzere stajını tamamlamış” diye konuştu.
‘169 BİN GENCİN İSTİHDAMINA KATKI SAĞLADIK’
Ofis olarak, 20-24 yaş arası üniversiteli gençlerin istihdamına katılımına da katkıda bulunduklarını dile getiren Atay, “Bu yaptığımız işin sonucunda gerçekten 20 – 24 yaş grubu dediğimiz, üniversiteli kesimin içinde bulunduğu grupta istihdamda çok ciddi bir katkımızın olduğunu bilimsel, ekonometrik yöntemlerle ulaşmış olduk. Bunların tamamını düşündüğümüzde 169 bin gencin işe girmesine aracılık ettiğimiz verisine ulaşabildik. Bu bizim için iftihar edilebilecek bir şey çünkü zaten ülkemiz bu coğrafyadaki en çok üretme kapasitesine sahip bir ülkedir. Gençlerimiz idealist, çalışkan. O zaman geriye arzla talebi buluşturmak kalıyordu. Bu ve benzeri organizasyonlar da aslında her iki tarafın bir araya geldiği organizasyonlar. Bu yıl, TÜİK’in verilerinden de görebilirsiniz, son 5 yıla göre 20-24 yaş arası üniversiteli gençlerin işsizliğinde 10 puanlık bir düşüş oldu, ya da bir başka deyişle istihdama katılımlarında artış oldu. Bizim de İnsan Kaynakları Ofisi aracılığıyla üniversitelerimizin katıldığı, bu ve bunun gibi organizasyonların etkisini hesapladığımızda, 169 bin üniversiteli gencimizin fazladan istihdamına katkı vermiş olmanın haklı gururunu taşıyoruz” ifadelerini kullandı.
‘ÜNİVERSİTELİLERLE FİRMALAR BİR ARAYA GELİYOR’
Edirne Valisi Yunus Sezer de, üniversiteli gençlere iş imkanı sunması açısından organizasyon önemine vurgu yaptı. Sezer, “Ülkemiz son yıllarda çok büyük atılımlar gerçekleştirdi. Özellikle savunma sanayisi ve birçok alanda kendini sürekli geliştiriyor, çok büyük organizasyonlara imza atıyor, çok büyük firmalarımız son dönemde kendilerini dünya çapında tanıtma fırsatı buldular. Bu firmalarımızın da ortak bir sorunu var; onlar da üniversitelerden mezun olan öğrencilerimizle buluşma imkanına sahip değillerdi. Bu organizasyon, bu ihtiyacı bir araya getirdi. Hem öğrencilerimiz hem firmalarımız bu işte mutlu olacaklar. Burada katkısı olan herkese ilimiz adına şükranlarımızı sunuyoruz” dedi.
Trakya Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Erhan Tabakoğlu da etkinliğe katkısı bulunanlara teşekkür etti. Tabakoğlu, “Kariyer fuarımız 5 ilimizden 5 üniversite ve valilerimizin katkılarıyla gerçekleştiriliyor. Bu üniversitelerimizle olan güzel iş birliğimizin sonucu olarak bu güzel etkinliği organize edebildik. Etkinlikte emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Bütün çalışanlarıyla beraber bu organizasyona sahip çıkmış bir üniversite olduk” dedi.
]]>