
‘KAZIKÇI’ ALGISI!
Öte yandan ticarette hesabını kitabını yapar, öyle iş yeri açarsın. “Küçük esnafı koruyacaklar” diye kimse bir işe başlamaz.
Özellikle turistik ya da lüks semtlerde bazı küçük esnaflar, çevrede zincir market yoksa ya da marketler kapalıysa gelen müşteriyi “Bana gelmeye mecbur kaldı” diye düşünüp yüksek fiyattan ürün satıyorlar.
Su fiyatına isyan eden vatandaşın dediği gibi marketten biraz pahalıya satsınlar ama 3,5 TL’lik küçük suyu 10 TL satınca ‘kazıkçı küçük esnaf’ algısı oluşuyor.
Oto tamircisinden restoranına, manavından tesisat ustasına kadar birçok meslek ve sektörde küçük esnaf tutturabildiğine fiyat çekiyor.
Böyle olunca da vatandaş zincir marketleri, kurumsal firmaları ve servis hizmetlerini tercih ediyor.
***
FINDIĞI DA AFRİKALILAR TOPLUYOR
Giresun’da fındık toplayan Afrikalı öğrenciler haber oldu.
Üreticiler, Afrikalı öğrencilerin çalışma performansından, öğrenciler de para kazanmaktan memnun.
Bu tarz haberleri çok sık okumaya başladık. Koyunlara Afgan çobanlar bakıyor, tarlada, tekstil fabrikalarında Suriyeli göçmenler çalışıyor, çayı Afrikalılar topluyor vs.

Gençlerimiz ise işsizlik garantili üniversitelerde, kafelerde, sosyal medyada yıllarını boşa harcıyor!
Gençlerimizde verilen maaşı ve işi beğenmeme huyu da var. Ama bazı işverenler de düşük maaşa köle gibi işçi çalıştırmak istiyor.
İşveren kim düşük ücretle çok çalışırsa onu tercih ediyor.
Acaba kaçak, sigortasız çalışan göçmenlerin SGK primleri ödense piyasa nasıl şekillenir?
***
6 KİŞİYİ EZ, 10 AY YAT!
KONYA’da, otomobiliyle yayalara çarpıp üçü çocuk, altı kişinin ölümüne, dört kişinin de yaralanmasına neden olan Sefa Selvi (20), 10 aydır cezaevindeydi.
Davası sonuçlandı iyi hal indirimi uygulanarak beş yıl hapis cezasına çarptırılıp ehliyetine iki buçuk yıl süreyle el konularak tahliye edildi.
Kazada asıl kusurlu olanlar yaya geçişi olmayan bir yerden şoförün göremeyeceği bir noktadan aniden yola çıkan yayalar.

Ancak sürücü de hız limitinin 80 olduğu yerde 110-120 ile gitmiş.
Fren izi 90 metre!
Kazada tam altı kişi ölmüş ve Selvi sadece 10 ay hapis yatmış!
Bu kadar insanın öldüğü bir kazada sürücünün de hatası varsa verilen ceza çok az!
***
ŞANSSIZ KRAL
İngiliz Kraliyet Ailesi’ne yakın bir kaynak, kanser hastası Kral 3’üncü Charles’ın iyileşmekte olduğu izlenimini verildiğini ancak hâlâ çok hasta olduğunu iddia etti.
Kralın dışarı adım attığı an çok yorulduğu ve ziyaretlerin sürelerinin kısaldığı da ileri sürüldü.
Haberde böyle durumlarda Kraliyet Ailesi’nde en küçük ölüm ihtimali bile dikkate alınarak cenaze hazırlıklarına başlandığı bilgisi de yer alıyor.
Kraliçe Elizabeth, 96 yaşında hayata veda ettiği son güne kadar inatla tahtı oğlu Charles bırakmadan tam 70 yıl kraliçe kalmıştı.

Charles kral olmayı bekleyerek yaşlandı.
Tam kral oldu, kansere yakalandı.
Şimdi 75 yaşında tahtın başında ama sağlık sorunlarıyla boğuşuyor.
Charles şanssız kral olarak tarihe geçecek gibi gözüküyor.
Galler Prensi William ise babasına göre şanslı. 42 yaşında ve genç sayılabilecek yaşlarda kral olacak gibi gözüküyor.
Birçokları Kral 3’üncü Charles’ın ölen eşi Prenses Diana’nın ahını aldığına inanıyor.
Ölünün arkasından konuşulmaz lakin Diana da koskoca Galler Prensi’ni defalarca aldatmıştı!
***
HABER OLMASAYDI
ANKARA’da iş kazasında yaralanan bir işçiye, sigortası yapılana kadar müdahale edilmedi.
İşçinin dört aydır sigortasız çalıştırıldığı, işletmenin ceza yememek için sigorta girişini yaptıktan sonra sağlık ekibi çağırdığı iddia edildi.

Bunların Allah’tan korkusu yok! Sigorta yaptırana kadar ambulans çağırmamak büyük vicdansızlık.
Neyse ki, olay basına yansıdı. SGK müfettişleri işverene ağır bir ceza keser!
Ya bu haber basına yansımasaydı ne olacaktı? İşçiyi biraz para verip sustururlardı herhalde. Yıl olmuş 2024 hâlâ sigortasız işçi çalıştıran işverenler var! Kim bilir kaç kişi sigortasız çalıştırılıyor?
***
Altyazı
“Doğru bir insan olmanın çok zor olduğu bir çağdayız. Sonsuz sayıdaki karakterlerin arasından seçilmiş kişilik özelliklerinin toplamından ibaretiz. Ve hepimiz kendimizi rollerimize kaptırmışken ruh eşi gibi bir şeyin olması mümkün değildir. Çünkü ruhlarımız bile sahte.” (Gone Girl)

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bulancak 2. OSB’deki Teknoparkta düzenlenen törende konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Giresun’umuza, sanayimizin katma değerli üretim gücünü arttıracak, şehrimizin bilimsel ve teknoloji tabanlı kalkınmasını daha da ivmelendirecek yeni tesisler, yeni eserler kazandırmanın gururunu yaşıyoruz. Dünya, savaşlar, salgınlar, ekonomik ve jeopolitik krizlerin küresel dengeleri kökten değiştirdiği, ticaret kurallarının yeniden yazıldığı çalkantılı ve zorlu bir dönemden geçiyor.
Bu fırtınalı denizde birçok ülke rotasını kaybetmişken, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde son 22 yılda oluşturduğumuz siyasi istikrar iklimi, rekabetçi, sürdürülebilir sanayi ve üretim altyapısı, güçlü AR-GE ve inovasyon ekosistemiyle sayısız vizyon projeye imza attık. Başkalarının hayal bile edemeyeceği asırlık projeleri çeyrek asra sığdırarak ülkemizin tarihine ve talihine yeni bir istikamet kazandırdık.
Askerî insansız hava aracı üretiminde dünyada lider, ticari araç, güneş paneli, beyaz eşya, çimento üretiminde Avrupa’da birinci olan Türk sanayisini inşa ettik. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’mızca kurulan sayısını 22 yılda 2’den 101’e yükselttiğimiz teknoloji geliştirme bölgeleri ve desteklediğimiz bin 298 Ar-Ge ve 327 tasarım merkezi ile ülkemizde teknoloji seviyesi yüksek üretim kapasitesi inşa ettik” dedi.

“KİŞİ BAŞINA DÜŞEN MİLLİ GELİR DE ARTTI”
Yatırım, üretim, istihdam ve ihracat ekseninde büyümeyi kesintisiz sürdürerek kişi başına düşen millî gelirin 13 bin 110 dolara, millî geliri ise 1 trilyon 118 milyar dolara çıkardıklarını da belirten Bakan Kacır, “Küresel tedarik zincirlerinde ve enerji arzında yaşanan kırılmalara, yaşadığımız deprem felaketlerine rağmen 255,8 milyar dolarla ihracatımızda tarihi bir rekora imza attık. Girişimcilik ekosistemimiz milyar dolar değerlemeyi aşan 7 Türk teknoloji girişimi çıkardı ve bunların 6’sı Ar-Ge teşviklerimizle başarıya ulaştı.
Savunma sanayinde ülkemizi liderliğe taşıyan yeni nesil endüstri politikasını sivil alana taşıyarak yeni nesil elektrikli ve akıllı millî otomobilimiz Togg’u başarıyla yollara çıkardık. 60 yıl öncesinin devrim otomobili hayalini devrin otomobilini üreterek gerçeğe dönüştürdük.
Astronotumuz Alper Gezeravcı’nın uzay yolculuğuna 85 milyon vatandaşımızla birlikte tanıklık ettik.
Türkiye Yüzyılı’nda da yeşil ve dijital dönüşümü hızlandıracak, ülkemizi küresel düzeyde ileri teknoloji üretim merkezi hâline getirecek, bilgi temelli dijital ekonomiyi büyütecek, yenilikçi ve girişimci insan kaynağımızı güçlendirecek adımları atmaya devam edeceğiz.
Millî Teknoloji Hamlesi vizyonumuz doğrultusunda ülkemizi teknolojiyi üreten ve geliştiren ülke hâline dönüştürmek, küresel pazarda ülkemizin etkinliğini artırmak ve dünya çapında bir üretim merkezi olarak konumumuzu pekiştirmek amacıyla, altyapısı güçlü ve çevre dostu planlı sanayi alanları sunuyoruz. Yatırım, üretim, istihdam ve ihracat ekseninde büyümeyi kesintisiz sürdürerek kişi başına düşen millî geliri 13 bin 110 dolara, millî gelirimizi ise 1 trilyon 118 milyar dolara çıkardık” dedi.

“OSB’LER KALKINMANIN KALBİNDE YER ALIYOR”
Son 22 yılda Organize Sanayi Bölgelerinin sayısını 192’den 361’e, OSB’lerimizde istihdamı 415 binden 2,6 milyona çıkardıklarını da açıklayan Bakan Kacır, ”OSB’si olmayan il bırakmadık. Giresun’umuz da bu planlı sanayileşme hamlemizden payını ziyadesiyle aldı. 22 yıl önce sadece bir organize sanayi bölgesi bulunan şehrimize 3 yeni OSB kazandırarak Giresun’umuzu sanayi yatırımları için cazibe merkezine dönüştürdük.
Giresun 2. Organize Sanayi Bölgemizle de yaklaşık 49 hektarlık alanda sanayicilerimize altyapısı güçlü ve çevre dostu modern planlı sanayi alanları sunuyoruz. Bugün de Giresun 2. OSB bünyesinde orman ürünlerinden savunma sanayine, mobilyadan gıda sanayine farklı sektörlerde faaliyet gösteren 6 üretim tesisinin açılışını gerçekleştiriyoruz. 4 adet üretim tesisimizin temelini atıyoruz. 790 istihdam oluşturacak bu 10 fabrika ile OSB’miz inşallah 3 binden fazla vatandaşımız için ekmek kapısı olacak.
Tabi şehrimize yeni üretim alanları kazandırmak kadar önem verdiğimiz bir diğer husus Giresun ekonomisinin teknoloji odaklı dönüşümünü sağlamak. Bu doğrultuda bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Giresun Teknokent’i şehrimize kazandırdık. Teknokentimizi üniversite ve sanayi iş birliğini kuvvetlendiği, bilgi ve üretimin buluştuğu, yenilikçi fikirlerin ürüne dönüştüğü öncü merkez olarak konumlandırdık.
Bin 275 metrekare kiralanabilir alana sahip Giresun Teknoloji Geliştirme Bölgemizle, şehrimizin katma değerli ve teknoloji odaklı kalkınmasına yeni bir ivme kazandıracağız. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak 45,6 milyon lira destek sağladığımız bu altyapıyla Giresun’umuzun yıldızı daha da parlayacak. İnanıyorum ki teknoparkımız alanında öncü, lider teknoloji girişimlerine ev sahipliği yapacak. Önümüzdeki dönemde Giresun’un kalkınmasına ivme kazandıracak yatırımların önünü daha da açacağız. Mevcut üretimi, ihracatı, istihdamı çok daha ileri noktalara çıkaracağız” dedi.
Yapılan konuşmanın ardından törenle Giresun’da 2. Organize Sanayi Bölgesinde yeni fabrikalar açılış, temel atma ve Giresun Teknopark açılışını gerçekleştirdi.
Şehrimizi son 22 yılda aşkla, şevkle çalışarak, üretimiyle, ihracatıyla, istihdamıyla baştan başa büyüttük, kalkındırdık, kalkındırmaya da devam ediyoruz. Giresunlu hemşehrilerim, tercihini yine istikrardan, güvenden, hizmetten yana kullanacak. Vatandaşın derdini kendi derdi bilenlerle beraber yol yürümeye devam edecek. 31 Mart’ta yine tarih yazacak” dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da “2002 yılından bu yana ideoloji siyaseti değil, eser ve hizmet siyaseti yapıyoruz” diye konuştu.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, ‘Giresun Limanı Farklı Seviyeli Kavşağı Temel Atma Töreni’ne katıldı. Bakan Mehmet Fatih Kacır, törende yaptığı konuşmada, “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ‘Yol medeniyettir’ anlayışıyla 22 yıldır ülkemizin dört bir yanında ulaşım altyapımızı güçlendiriyoruz. Ulaşım altyapımızın, ülkemizin büyümesi ve kalkınmasında çarpan unsuru olmasını sağlıyoruz. Özlem çeken gönülleri ve kalpleri kavuşturuyoruz. Vatandaşlarımızın güvenli ulaşımını garanti altına alarak trafik kazalarını en aza indiriyoruz” diye konuştu.
Duble yol projeleriyle Türkiye’nin dört bir yanını yeni yatırımlar için cazibe merkezine dönüştürdüklerini ifade eden Bakan Kacır, “Üretimi, istihdamı, ihracatı yurdun tüm sathına yayarak dünyaya örnek bir başarı hikayesi oluşturduk. On yıllardır sürüncemede bırakılan, adeta yılan hikayesine dönen ulaştırma projelerini tamamlayarak halkımızı konforlu, hızlı ve güvenli ulaşımla buluşturduk.
Bugün ülkemizde yaptığımız yollar, tüneller, viyadükler ve köprüleri kullanarak bir yere gidip dönmek dahi tek başına bir keyif haline geldi. Halka hizmeti Hakk’a hizmet olarak gören bir anlayışla; durmadan, yorulmadan çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bizim kitabımızda rehavete kapılmak yok. Durmak, duraksamak yok. Şehrimizi son 22 yılda aşkla, şevkle çalışarak, üretimiyle, ihracatıyla, istihdamıyla baştan başa büyüttük, kalkındırdık, kalkındırmaya da devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı ile birlikte 164 kalkınma projesine 233 milyon lira kaynak sağladıklarının altını çizen Bakan Kacır, “Giresunlu hemşehrilerim, tercihini yine istikrardan, güvenden, hizmetten yana kullanacak. Vatandaşın derdini kendi derdi bilenlerle beraber yol yürümeye devam edecek. 31 Mart’ta yine tarih yazacak. Sizler desteğinizi esirgemediğiniz sürece hiç kimse bizim, Türkiye’nin bileğini bükemeyecek. Birliğimiz, dirliğimiz, beraberliğimiz inşallah daim olacak” dedi.
‘ŞEHİR İÇİ TRAFİĞİNİ RAHATLATACAK’
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da konuşmasında, bakanlık olarak son 22 yılda Giresun’un ulaşım ve iletişim altyapısına tam 70 milyar 415 milyon lira yatırım yaptıklarını söyleyerek, “Şu anda da 18 milyar 219 milyon lira proje bedeliyle, Dereli Yolu, Suşehri-Koyulhisar Ayrımı-Şebinkarahisar Yolu, Çat Köprüsü, Çaldağ-İnişdibi yolu gibi 19 kara yolu projesine de devam ediyoruz. Yapım çalışmalarını başlatmak üzere bir araya geldiğimiz Giresun Limanı Farklı Seviyeli Kavşağı, ilimizin kara yolu ağını güçlendirecek ve şehir içi trafiğini rahatlatacak çok önemli bir kara yolu projemizdir.
Bildiğiniz üzere Karadeniz Sahil Yolu, doğudaki Kafkas ülkeleri, Türk cumhuriyetleri, Orta Asya ve Rusya ile batı arasında kara yolu bağlantısının sağlanması bakımından büyük önem arz ediyor. Tarihi İpek Yolu güzergahında yer alan sahil yolumuz, aynı zamanda Karadeniz Bölgesi’nin dünyaya açılan kapısı konumundadır. Pek çok il, ilçe, belde ve limanı bağlayan yolumuz, bölge ekonomisine de büyük katkı sağlamaktadır.
Burada yaşanan trafik yoğunluğunu dikkate alarak güzergah üzerinde ihtiyaç duyulan noktalarda ilave köprülü kavşaklar yapmaya da devam ediyoruz. Bu kapsamda da günlük ortalama 32 bin 500 aracın geçiş yaptığı güzergahta yaşanan trafik yoğunluğu ortadan kaldırılacağız” dedi.
‘YILLIK 330 MİLYON LİRA TASARRUF SAĞLAYACAĞIZ’
1,6 kilometre uzunluğundaki Giresun Limanı Farklı Seviyeli Kavşağı projesiyle mevcut sahil yolunu alt geçide alarak yüksek standartlı ve konforlu geçiş sağlayacaklarını dile getiren Bakan Uraloğlu, şunları söyledi:
“Kavşağın kullanıma alınmasıyla, bölgedeki sinyalizasyon sistemini de devre dışı bırakarak trafiğin dur-kalk yapmaksızın akışını gerçekleştireceğiz. Böylece projemizle zamandan 322 milyon lira, akaryakıttan 8 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 330 milyon lira tasarruf edeceğiz.
Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 610 ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sağlayacağız. Giresun’daki yatırımlarımız ulaşımın her modunda devam ediyor. 2015 yılında hizmete açtığımız Ordu-Giresun Havalimanı ile Ordulu ve Giresunlu vatandaşlarımızı layık olduğu yere, göklere çıkardık. Bu havalimanı yılan hikayesine dönmüştü. Hatta 2002 yılında yatırım programından da çıkarılmıştı. Ama 2002 yılından beri bu ülkede istikrar var. AK Parti hükümetleri var. Kapsamlı bir etüd ve fizibilite yaptırdık.
‘Bu havalimanı yapılacak’ dedik ve Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek deniz üzerine Ordu-Giresun Havalimanı’nı kurduk. Ordu-Giresun Havalimanı’ndan iç ve dış hatlarda haftalık 66 sefer gerçekleştiriyoruz. 2023 yılında da yaklaşık 1 milyon yolcu ağırladık. Bildiğiniz üzere yüksek hızlı tren ağını tüm Türkiye’de daha da yaygın hale getiriyoruz.”
Hızlı tren ağını artık Karadeniz’e ulaştıracaklarını belirten Bakan Uraloğlu, “Kırıkkale-Çorum-Samsun Hızlı Tren Hattı ile önce Kırıkkale’den Çorum’a sonra da Samsun’a hızlı tren getireceğiz. Sonrasında da Giresun’dan Sarp’a devam edecek. Sonrasında 509 kilometre uzunluğundaki Samsun-Sarp Demir Yolu projesini hayata geçireceğiz. İnşallah bu yıl içerisinde etüt proje çalışmalarını başlatacağız. Bu projemiz hayata geçtiğinde Giresun ile birlikte tüm Doğu Karadeniz illerini demir yoluyla tanıştırmış olacağız. 2002 yılından bu yana Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ideoloji siyaseti değil, eser ve hizmet siyaseti yapıyoruz.”
]]>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, Giresun’un şehir içi trafiğini önemli ölçüde azaltacak Giresun Liman Farklı Seviyeli Kavşağı’nın temelini Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile birlikte attı. Burada yaptığı konuşmasına 8 Mart Kadınlar Günü’nü kutlayarak başlayan Bakan Uraloğlu, Giresun’un eşsiz doğası ve zengin kültürü ile her geçen gün cazibesini artıran bir şehir olduğunu ifade etti. Uraloğlu, “Ancak 2002 yılı öncesinde ulaşım imkanlarının gelişmemiş ve yetersiz olmasından dolayı Giresun, sahip olduğu bu zenginlikleri yeterince değerlendiremedi. Ta ki Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğindeki AK Parti Hükümetlerimiz iş başına gelene kadar. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak son 22 yılda Giresun’un ulaşım ve iletişim altyapısına tam 70 milyar 415 milyon lira yatırım yaptık” dedi.

“GİRESUNLULARI GÜVEN VE KONFORLA TANIŞTIRDIK”
Bakan Uraloğlu, 2002 yılında Giresun’da sadece 26 kilometre bölünmüş yol olduğuna dikkat çekerek bölünmüş yol uzunluğunu 128 kilometreye çıkardıklarını, 12 kilometre olan bitümlü sıcak kaplamalı yol uzunluğunu ise 205 kilometreye ulaştırdıklarını anlattı. 214 kilometre yolun iyileştirmesini yaptıklarını, 25 bin 590 metre uzunluğunda 14 adet Tünel, 5 bin 778 metre uzunluğunda 125 köprü inşa ettiklerini açıklayan Uraloğlu, “Giresunluları güven ve konforla tanıştırdık. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla hızla Karadeniz Sahil Yolu’nu tamamladık ve 2007 yılında hizmete açtık. Bu yolla Samsun’dan Sarp Sınır Kapısı’na kadar hareket geldi, bereket geldi. Sahil yolunda 15 adet tüneli tamamlayarak halkımızın hizmetine sunduk. Giresunlu kardeşlerim virajlı yollarda yaşanan çileleri unuttu” diye konuştu.
“GİRESUN’DA 18 MİLYAR 219 MİLYON LİRA BEDELLİ 19 PROJE DEVAM EDİYOR”
Giresun’un karayolu baştan sona yenildiklerini ifade eden Uraloğlu, Ağın Köprüsü’nün restore ettiklerini ve Tirebolu-Kürtün-Torul Yolu’nu hizmete verdiklerini söyledi. Giresun-Dereli-Sivas Yolu ile Giresun’un önemli ulaşım koridoru olan Şebinkarahisar yolundaki Eğribel Tüneli’ni inşa ettiklerini de anımsatan Uraloğlu, “2 bin 200 metre rakıma ulaşan Eğribel Geçidinde kış mevsiminin çetin şartlarında ulaşımın ne zorluklarla sağlandığını hepiniz bilirsiniz. İnşa ettiğimiz çift tüplü tünel ile seyahatlerinizde konforu ile kesintisiz ulaşım tesis ettik. 30 adet virajı ortadan kaldırarak, güzergahta 6,5 km kısalma sağladık. Yolun geometrisini iyileştirerek Eğribel Geçidindeki seyahat süresini normal zamanda 25 dakikadan 5 dakikaya indirdik. Yine, 2,4 kilometre uzunluğunda Tek Yol –Bitümlü Sıcak Kaplama olarak projelendirdiğimiz Keşap Köprülü Kavşağını da tamamlamış ve bu ocak ayı içerisinde hizmete açmıştık. Köprülü kavşağımızın trafiğe açılmasıyla birlikte Karadeniz Sahil Yoluna Keşap’ta batı yönünden giriş-çıkış sağlamış olduk. Şu anda da 18 milyar 219 milyon lira proje bedeliyle; Dereli Yolu, Suşehri-Koyulhisar Ayrımı-Şebinkarahisar Yolu, Çat Köprüsü, Çaldağ-İnişdibi yolu gibi toplam 19 karayolu projesine de devam ediyoruz” diye konuştu.

YILLIK 330 MİLYON LİRA TASARRUF SAĞLANACAK
Bakan Uraloğlu, bugün temelini attıkları Giresun Liman Farklı Seviyeli Kavşağı’nın ise şehrin karayolu ağını güçlendirecek ve şehir içi trafiğini rahatlatacak çok önemli bir proje olduğunun altını çizdi. Karadeniz Sahil Yolu’nun doğudaki Kafkas ülkeleri, Türk Cumhuriyetleri, Orta Asya ve Rusya ile batı arasında karayolu bağlantısının sağlanması bakımından büyük önem arz ettiğini kaydeden Uraloğlu, “Tarihi İpek Yolu güzergahında yer alan sahil yolumuz, aynı zamanda Karadeniz Bölgesi’nin dünyaya açılan kapısı konumundadır. Pek çok il, ilçe, belde ve limanı bağlayan yolumuz, bölge ekonomisine de büyük katkı sağlamaktadır. Burada yaşanan trafik yoğunluğunu dikkate alarak güzergâh üzerinde ihtiyaç duyulan noktalarda ilave köprülü kavşaklar yapmaya da devam ediyoruz. Bu kapsamda da Giresun Liman Farklı Seviyeli Kavşağı ile günlük ortalama 32 bin 500 aracın geçiş yaptığı güzergahta yaşanan trafik yoğunluğu ortadan kaldırılacağız. Karadeniz Sahil Yolu’na, şehir merkezine ve Limana hızlı, güvenli ve konforlu ulaşımı sağlayacağız” dedi. 1,6 km uzunluğundaki projenin mevcut sahil yolunu altgeçide alarak yüksek standartlı ve konforlu bir geçiş sağlayacağını açıklayan Uraloğlu, kavşağın kullanıma alınmasıyla, bölgedeki sinyalizasyon sistemini de devre dışı bırakarak trafiğin dur-kalk yapmaksızın akışını gerçekleştireceklerinin altını çizdi. Uraloğlu, “Böylece projemiz ile zamandan 322 milyon lira, akaryakıttan 8 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 330 milyon lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 610 ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sağlayacağız” diye konuştu.
“GİRESUNLU VATANDAŞLARIMIZI GÖKLERE ÇIKARDIK”
Bakan Uraloğlu, Giresun’a tüm ulaş modlarında önemli yatırımlar yaptıklarını vurgulayarak Ordu-Giresun Havalimanı’nı 2015 yılında hizmete açtıklarını anımsattı. Söz konusu havalimanının 2002 yılında yatırım programından çıkarıldığını hatırlatan Uraloğlu, “Ama 2002 yılından beri bu ülkede istikrar var. AK Parti hükümetleri var. Kapsamlı bir etüd ve fizibilite yaptırdık. Bu havalimanı yapılacak dedik ve Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek, deniz üzerine Ordu-Giresun Havalimanını kurduk. Ordulu ve Giresunlu vatandaşlarımızı layık olduğu yere, göklere çıkardık. Ordu-Giresun Havalimanı’ndan iç ve dış hatlarda haftalık 66 sefer gerçekleştiriyoruz. 2023 yılında da yaklaşık 1 milyon yolcu ağırladık” dedi.
KARADENİZ’E HIZLI TREN HATTI
Yüksek hızlı tren ağını tüm Türkiye’de daha da yaygın hale getirdiklerini belirten Uraloğlu, en son Ankara-Sivas Hızlı Tren hattının açılışını yaptıklarını, şimdi de hızlı tren ağını Karadeniz’e ulaştıracak projelere başladıklarını açıkladı. Kırıkkale-Çorum-Samsun Hızlı Tren Hattı ile Samsun’a hızlı tren getireceklerinin altını çizen Uraloğlu, “120 kilometrelik Kırıkkale-Çorum arasının ihalesini bu yıl yapacağız. Sonrasında 509 kilometre uzunluğundaki Samsun-Sarp Demiryolu projesini hayata geçireceğiz. İnşallah bu yıl içerisinde bu hattın da etüt proje çalışmalarını başlatacağız. Bu projemiz hayata geçtiğinde Giresun’la birlikte tüm Doğu Karadeniz Bölgesi illerini demiryolu ile tanıştırmış olacağız” dedi.
“İLMEK İLMEK İŞLEDİĞİMİZ PROJELERİMİZLE GİRESUN’U GELİŞTİRMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
Bakan Uraloğlu, 2002 yılından bu yana Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğa’ın liderliğinde eser ve hizmet siyaseti yaptıklarının altını çizdi. Giresun Belediye Başkanlığı için AK Parti’den tekrar aday olan mevcut başkan Aytekin Şenlikoğlu’nun sosyal projeleri ile çok başarılı bir belediye başkanı olduğunu söyleyen Uraloğlu, “Giresun onunla birlikte her alanda değişim ve dönüşümü yaşadı. Birçok alanda önemli projeler üretti. AK Parti’nin hizmet siyaseti anlayışıyla hiç kimse ama hiç kimse yarışamaz. Canı gönülden inanıyorum ki sizlerin desteğiyle de Giresun’un gelişimi, toplumun kalkınması ve Türkiye Yüzyılı için koyduğumuz hedeflere ulaşmada gerekli her türlü gayret ve kararlılığı göstermeye devam edeceğiz. İnşallah 31 Mart seçimlerinden sonra Aytekin Şenlikoğlu Başkanımızla birlikte planladığımız tüm projeleri Sanayi ve Teknoloji Bakanımız ile birlikte hayata geçireceğiz. İlmek ilmek işlediğimiz projelerimizle Giresun’u geliştirmeye, güçlendirmeye, refah seviyesini arttırmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
]]>Başkan Erdoğan’ın açıklamalarından önemli başlıkları;
Buradan sizlerin vasıtasıyla tüm Giresun’a, her bir Giresunlu kardeşime selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Maşallah bugün Giresun her zamanki gibi yine çok güzel. Her birinize aşkınız ve muhabbetiniz için teşekkür ediyorum. Sözlerimin hemen başında Giresun’a olan şükran borcumuzu ödemek istiyorum.
GİRESUN’A ŞÜKRANLARIMI SUNUYORUM
Giresun, şimdiye kadar girdiğimiz seçimlerde bizi hiç yalnız bırakmadı. Her zaman Türkiye ortalamasının çok üzerinde oy oranlarıyla Giresunlu kardeşlerimiz bize sahip çıktı. 14-28 Mayıs seçimlerinde de Giresun yine kendisine yakışanı yaptı. İlk turda yüzde 61 oy oranıyla, ikinci turda yüzde 65’e yaklaşan bir oranla bize destek veren Giresun’a şükranlarımı sunuyorum. Allah hepinizden razı olsun.

AVRUPA ÜLKELERİNDE LAMBALAR SÖKÜLDÜ, KOMBİLER KAPATILDI
Ülkemizin içinde yer aldığı coğrafya gerçekten sancılı günlerden geçiyor. Karadeniz’in hemen öte yakasında iki komşumuz arasındaki savaş 2’nci yılını doldurmak üzere. Rusya-Ukrayna savaşında şimdiye kadar on binlerce insan öldü, on binlercesi yaralandı, yüz binlerce insan göç etmek zorunda kaldı. Küresel ekonomi, enerji ve gıda fiyatlarındaki aşırı artış sebebiyle çok ciddi sıkıntıyla karşılaştı. Sizler de o günleri çok iyi hatırlıyorsunuz. Doğalgaz fiyatlarının zirveye ulaştığı dönemlerde öyle günler gördük ki kimi Avrupa ülkelerinde lambalar söküldü, kombiler kapatıldı, devlet daireleri çalışanlarına battaniye dağıttı. Ama benim ülkemde doğal gaz aynı şekilde devam etti.
HİÇBİR VATANDAŞIMIZI ÇARESİZ BİRAKMADIK
Şu anda Karadeniz doğalgazı devam ediyor. Hani olmayacaktı? Bak bizde oluyor. Gabar’dan petrol çıkıyor. Gıda krizinden dolayı dünyanın birçok ülkesinde ciddi sıkıntılar, açlıklar, yokluklar yaşandı. Muhalefet tarafından sürekli bize örnek gösterilen ülkelerin esasında kağıttan birer kaplan olduğu böylece anlaşılmış oldu. Türkiye en zor süreçleri en başarılı yöneten ülkelerden biri. Salgın döneminde üretimden, istihdamdan taviz vermedik. Destek ve hibe programlarımızla toplumumuzun yanında yer aldık. Güçlü ve modern altyapımız sayesinde hiçbir vatandaşımızı çaresiz bırakmadık.

BİZİ SAVAŞA SÜRÜKLEMEK İÇİN ÇOK UĞRAŞTILAR
Ukrayna-Rusya krizinde ise başkaları gibi ateşe benzin dökmek yerine tüm imkanlarımızla yangını söndürmeye çalıştık. Hatırlarsanız o dönem CHP ve ortakları bizi savaşa sürüklemek için çok uğraştı, çok çaba harcadı. Eksen kayması diye bir şey uydurarak Türkiye’yi birilerinin yanında savaşa dahil etmek için pek çok yol denediler. Savaş çığırtkanlığını en son 14-28 Mayıs seçimlerinde asılsız iddialarla Rusya’yı suçlamaya varacak kadar ileri taşıdılar. Ama biz bunlara kulak asmadık. Muhalefetin savaş tellallığına asla prim vermedik. CHP ve ortakları gibi meselelere batılıların gözünden değil, milletimizin zaviyesinden baktık. Türkiye’nin çıkarları neyi gerektiriyorsa, milletimiz için en iyisi, en doğrusu neyse onu yapmanın gayretinde olduk.
KARADENİZ’İN HUZURU HİÇ BOZULMADI
Zaman bizi haklı, muhalefeti yine haksız çıkardı. Bugün elimizi vicdanımıza koyup şöyle bir muhasebe yaptığımızda ne kadar basiretli davrandığımızı çok daha iyi anlıyoruz. Tüm kışkırtmalara, tüm kirli senaryolara rağmen Karadeniz’in huzuru bozulmadı.
Bölgemizdeki yangının kıvılcımı ülkemize sıçramadı. Giresun’la birlikte Karadeniz’deki tüm illerimizi tedirgin edecek ekonomik ve güvenlik açısından zora sokacak hiçbir hadise yaşanmadı. Ne muhalefetin gazına geldik ne de batılı güçlerin tuzağına düştük. Usta bir satranç oyuncusu gibi yapacağımızı aynen yaptık. Çok iyi planladık ve kararlılıkla hayata geçirdik. Böylece Türkiye’yi çok tehlikeli bir süreçten tek bir vatandaşımızın kılına dahi zarar gelmeden çıkarmayı başardık.
Bugün de attığımız her adımı Türkiye eksenli atıyor, milletimizin ve devletimizin menfaatlerini düşünüyoruz. Karadeniz’den Ortadoğu’ya, bölgemiz bir yangın yerine dönmüşken yeni düşmanlıklar, yeni gerilimler olmasın diye çaba harcıyoruz. Çok açık ve net ifade etmek isterim. Bizim dış politikada tek bir amacımız vardır. O da dostlarımızın sayısını mümkün olduğunca çoğaltmaktır. Türkiye Yüzyılı’nın aynı zamanda barışın da yüzyılı olmasını istiyorsak dost ve kardeş ülkelerle iş birliğimizi geliştirmekten başka yolumuz yok. Emperyalist güçlerin bölgemize yönelik oyunlarını bozmak istiyorsak kardeş ülkelerle birbirimize kenetlenmek mecburiyetindeyiz. Görüş ayrılıklarına takılıp kalmak yerine iş birliği alanlarına odaklanmak zorundayız. Şu hakikatin hepimiz farkındayız. Vahdet olmadan rahmet olmaz.
BAE VE MISIR ZİYARETLERİ
Bilhassa Gazze’deki akan kanı durdurmak, İsrail’in katliamlarının önüne geçmek istiyorsak kardeşlerimizle saflarımızı sıklaştırmak gerekiyor. Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır ziyaretimiz bu açıdan çok başarılı geçti. Devlet başkanlarıyla ticaret ve yatırımların yanı sıra Filistin meselesini de görüştük. Her iki ülkeyle de iş birliğimizi güçlendirmeye karar verdik. Biliyorsunuz 7 Ekim’den beri Gazze’deki kardeşlerimize insani yardım malzemesi gönderiyoruz. Gazze’ye yaptığımız yatırımların ulaştırılmasında Mısır makamlarıyla hep koordinasyon içinde hareket ettik. Mısır’ın desteğiyle 34 bin tondan fazla insani yardım malzemesini bölgeye sevk ettik. Önümüz Ramazan, İsrail’in Gazze’ye yönelik katliamları giderek artıyor. Gazze halkının direniş ve mücadele azmini bombalarla kıramayan İsrail, açlıkla Gazze’yi teslim olmaya zorluyor. Amacımız bir an önce ateşkesin sağlanması ve Gazze’ye insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasıdır. Ramazan’da Gazze’ye daha fazla el uzatmamız, daha fazla yardım etmemiz bizim kardeşlik görevimizdir. İnşallah bu yardımların sevkinde de Mısır’la işbirliği içinde olacağız. Ayrıca Gazze halkının kendi topraklarından sürgün edilmesine karşı da Mısırla beraber hareket edeceğiz.
Tabii bizim bu hassasiyetlerimizi CHP ve şürekası anlamıyor. Üzülerek söylemek isterim ki onların gündeminde ne Gazze’deki vahşet ne de Filistin’deki işgal ve yıkım var. CHP yönetimi ne Balkanlarda ne Kafkasya’yla ne Afrika’yla ne de gönül coğrafyamızın diğer yerlerindeki krizlerin hiçbiriyle ilgilenmiyor. Bunların nelerle meşgul olduklarını sizler de görüyorsunuz.

VARSIN CHP VE ŞÜKERASI ANLAMASIN
CHP’nin acemi genel başkanı, sabık genel başkanı ve sütre gerisinden bu partiyi yönetenlerin tamamının öncelikli gündemi, kupon belediyeleri kimin adamının yöneteceği meselesidir. Bunun dışında inanın dünya batsa, kıyamet kopsa, üçüncü cihan harbi çıksa bunların zerre kadar umurlarında olmaz. Siyasi ikballeri haricinde hiçbir şeyi görmüyorlar, duymuyorlar. Varsın bu krizlerle ilgilenmesinler, varsın CHP ve şürekası anlamasın. Milletimiz bizim doğru yolda olduğumuzu çok iyi biliyor ve görüyor. Bundan dolayı biz dış politikada adımlarımızı atarken daha önlerini dahi görmekten aciz muhalefete değil, size bakıyoruz, milletimize bakıyoruz. Milletimiz ne derse onu yapıyor, devletimizi neyi gerektiriyorsa devletimizle onu yapıyoruz.
]]>Buradan sizlerin vasıtasıyla tüm Giresun’a, her bir Giresunlu kardeşime selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Maşallah bugün Giresun her zamanki gibi yine çok güzel. Her birinize aşkınız ve muhabbetiniz için teşekkür ediyorum. Sözlerimin hemen başında Giresun’a olan şükran borcumuzu ödemek istiyorum.
GİRESUN’A ŞÜKRANLARIMI SUNUYORUM
Giresun, şimdiye kadar girdiğimiz seçimlerde bizi hiç yalnız bırakmadı. Her zaman Türkiye ortalamasının çok üzerinde oy oranlarıyla Giresunlu kardeşlerimiz bize sahip çıktı. 14-28 Mayıs seçimlerinde de Giresun yine kendisine yakışanı yaptı. İlk turda yüzde 61 oy oranıyla, ikinci turda yüzde 65’e yaklaşan bir oranla bize destek veren Giresun’a şükranlarımı sunuyorum. Allah hepinizden razı olsun.
AVRUPA ÜLKELERİNDE LAMBALAR SÖKÜLDÜ, KOMBİLER KAPATILDI
Ülkemizin içinde yer aldığı coğrafya gerçekten sancılı günlerden geçiyor. Karadeniz’in hemen öte yakasında iki komşumuz arasındaki savaş 2’nci yılını doldurmak üzere. Rusya-Ukrayna savaşında şimdiye kadar on binlerce insan öldü, on binlercesi yaralandı, yüz binlerce insan göç etmek zorunda kaldı. Küresel ekonomi, enerji ve gıda fiyatlarındaki aşırı artış sebebiyle çok ciddi sıkıntıyla karşılaştı. Sizler de o günleri çok iyi hatırlıyorsunuz. Doğalgaz fiyatlarının zirveye ulaştığı dönemlerde öyle günler gördük ki kimi Avrupa ülkelerinde lambalar söküldü, kombiler kapatıldı, devlet daireleri çalışanlarına battaniye dağıttı. Ama benim ülkemde doğal gaz aynı şekilde devam etti.
HİÇBİR VATANDAŞIMIZI ÇARESİZ BİRAKMADIK
Şu anda Karadeniz doğalgazı devam ediyor. Hani olmayacaktı? Bak bizde oluyor. Gabar’dan petrol çıkıyor. Gıda krizinden dolayı dünyanın birçok ülkesinde ciddi sıkıntılar, açlıklar, yokluklar yaşandı. Muhalefet tarafından sürekli bize örnek gösterilen ülkelerin esasında kağıttan birer kaplan olduğu böylece anlaşılmış oldu. Türkiye en zor süreçleri en başarılı yöneten ülkelerden biri. Salgın döneminde üretimden, istihdamdan taviz vermedik. Destek ve hibe programlarımızla toplumumuzun yanında yer aldık. Güçlü ve modern altyapımız sayesinde hiçbir vatandaşımızı çaresiz bırakmadık.
BİZİ SAVAŞA SÜRÜKLEMEK İÇİN ÇOK UĞRAŞTILAR
Ukrayna-Rusya krizinde ise başkaları gibi ateşe benzin dökmek yerine tüm imkanlarımızla yangını söndürmeye çalıştık. Hatırlarsanız o dönem CHP ve ortakları bizi savaşa sürüklemek için çok uğraştı, çok çaba harcadı. Eksen kayması diye bir şey uydurarak Türkiye’yi birilerinin yanında savaşa dahil etmek için pek çok yol denediler. Savaş çığırtkanlığını en son 14-28 Mayıs seçimlerinde asılsız iddialarla Rusya’yı suçlamaya varacak kadar ileri taşıdılar. Ama biz bunlara kulak asmadık. Muhalefetin savaş tellallığına asla prim vermedik. CHP ve ortakları gibi meselelere batılıların gözünden değil, milletimizin zaviyesinden baktık. Türkiye’nin çıkarları neyi gerektiriyorsa, milletimiz için en iyisi, en doğrusu neyse onu yapmanın gayretinde olduk.
KARADENİZ’İN HUZURU HİÇ BOZULMADI
Zaman bizi haklı, muhalefeti yine haksız çıkardı. Bugün elimizi vicdanımıza koyup şöyle bir muhasebe yaptığımızda ne kadar basiretli davrandığımızı çok daha iyi anlıyoruz. Tüm kışkırtmalara, tüm kirli senaryolara rağmen Karadeniz’in huzuru bozulmadı.
Bölgemizdeki yangının kıvılcımı ülkemize sıçramadı. Giresun’la birlikte Karadeniz’deki tüm illerimizi tedirgin edecek ekonomik ve güvenlik açısından zora sokacak hiçbir hadise yaşanmadı. Ne muhalefetin gazına geldik ne de batılı güçlerin tuzağına düştük. Usta bir satranç oyuncusu gibi yapacağımızı aynen yaptık. Çok iyi planladık ve kararlılıkla hayata geçirdik. Böylece Türkiye’yi çok tehlikeli bir süreçten tek bir vatandaşımızın kılına dahi zarar gelmeden çıkarmayı başardık.
Bugün de attığımız her adımı Türkiye eksenli atıyor, milletimizin ve devletimizin menfaatlerini düşünüyoruz. Karadeniz’den Ortadoğu’ya, bölgemiz bir yangın yerine dönmüşken yeni düşmanlıklar, yeni gerilimler olmasın diye çaba harcıyoruz. Çok açık ve net ifade etmek isterim. Bizim dış politikada tek bir amacımız vardır. O da dostlarımızın sayısını mümkün olduğunca çoğaltmaktır. Türkiye Yüzyılı’nın aynı zamanda barışın da yüzyılı olmasını istiyorsak dost ve kardeş ülkelerle iş birliğimizi geliştirmekten başka yolumuz yok. Emperyalist güçlerin bölgemize yönelik oyunlarını bozmak istiyorsak kardeş ülkelerle birbirimize kenetlenmek mecburiyetindeyiz. Görüş ayrılıklarına takılıp kalmak yerine iş birliği alanlarına odaklanmak zorundayız. Şu hakikatin hepimiz farkındayız. Vahdet olmadan rahmet olmaz.
BAE VE MISIR ZİYARETLERİ
Bilhassa Gazze’deki akan kanı durdurmak, İsrail’in katliamlarının önüne geçmek istiyorsak kardeşlerimizle saflarımızı sıklaştırmak gerekiyor. Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır ziyaretimiz bu açıdan çok başarılı geçti. Devlet başkanlarıyla ticaret ve yatırımların yanı sıra Filistin meselesini de görüştük. Her iki ülkeyle de iş birliğimizi güçlendirmeye karar verdik. Biliyorsunuz 7 Ekim’den beri Gazze’deki kardeşlerimize insani yardım malzemesi gönderiyoruz. Gazze’ye yaptığımız yatırımların ulaştırılmasında Mısır makamlarıyla hep koordinasyon içinde hareket ettik. Mısır’ın desteğiyle 34 bin tondan fazla insani yardım malzemesini bölgeye sevk ettik. Önümüz Ramazan, İsrail’in Gazze’ye yönelik katliamları giderek artıyor. Gazze halkının direniş ve mücadele azmini bombalarla kıramayan İsrail, açlıkla Gazze’yi teslim olmaya zorluyor. Amacımız bir an önce ateşkesin sağlanması ve Gazze’ye insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasıdır. Ramazan’da Gazze’ye daha fazla el uzatmamız, daha fazla yardım etmemiz bizim kardeşlik görevimizdir. İnşallah bu yardımların sevkinde de Mısır’la işbirliği içinde olacağız. Ayrıca Gazze halkının kendi topraklarından sürgün edilmesine karşı da Mısırla beraber hareket edeceğiz.
Tabii bizim bu hassasiyetlerimizi CHP ve şürekası anlamıyor. Üzülerek söylemek isterim ki onların gündeminde ne Gazze’deki vahşet ne de Filistin’deki işgal ve yıkım var. CHP yönetimi ne Balkanlarda ne Kafkasya’yla ne Afrika’yla ne de gönül coğrafyamızın diğer yerlerindeki krizlerin hiçbiriyle ilgilenmiyor. Bunların nelerle meşgul olduklarını sizler de görüyorsunuz.
VARSIN CHP VE ŞÜKERASI ANLAMASIN
CHP’nin acemi genel başkanı, sabık genel başkanı ve sütre gerisinden bu partiyi yönetenlerin tamamının öncelikli gündemi, kupon belediyeleri kimin adamının yöneteceği meselesidir. Bunun dışında inanın dünya batsa, kıyamet kopsa, üçüncü cihan harbi çıksa bunların zerre kadar umurlarında olmaz. Siyasi ikballeri haricinde hiçbir şeyi görmüyorlar, duymuyorlar. Varsın bu krizlerle ilgilenmesinler, varsın CHP ve şürekası anlamasın. Milletimiz bizim doğru yolda olduğumuzu çok iyi biliyor ve görüyor. Bundan dolayı biz dış politikada adımlarımızı atarken daha önlerini dahi görmekten aciz muhalefete değil, size bakıyoruz, milletimize bakıyoruz. Milletimiz ne derse onu yapıyor, devletimizi neyi gerektiriyorsa devletimizle onu yapıyoruz.
]]>