
“HAYATI VE ESERLERİYLE, DİRİLİŞ NESLİNİN YETİŞMESİ İÇİN ÇABALADI”
Talim ve Terbiye Kurulu Üyesi Mehmet Baki Öztürk, Sezai Karakoç temalı hitabet yarışmasında konuşarak, emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti. Öztürk, “Zihin ve gönül dünyalarını süsleyen, düşüncelerini bir hatip gibi bizlere sunan öğrencilerimizi tebrik ediyorum. Talim ve Terbiye Kurulu olarak, öğrencilerimizin zihin ve fikir dünyalarını zenginleştiren bu tür etkinlikleri çok önemsiyoruz. Sezai Karakoç, hayatı ve eserleriyle diriliş neslinin yetişmesi için çabalayan, mücadeleden kaçınmayan bir düşünce ve gönül adamıydı. O, bizlere dirilişin müjdesini verirken, bunun için gereken çabayı da yaşantısı ve bıraktığı eserlerle gösterdi” dedi.
İl Millî Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür ise, “Şehrimizin farklı ilçelerinde, gönül ve fikir dünyamızı besleyen isimlerin adıyla düzenlenen hitabet yarışmalarını çok değerli buluyoruz. Hitabet, kendini ifade etmenin yanı sıra, araştırma, öğrenme ve analiz edip yorumlama yeteneği gerektiren bir beceridir. Öğrencilerimizin, ülkemizin fikir adamlarının eserlerini okuyarak, gelecek tasavvurlarını içselleştirmesi ve aktarması, bu etkinlikleri daha da anlamlandırmaktadır” şeklinde konuştu.

“TARİH HUZURUNDA YÜZÜ AK DURMAYI BAŞARAN BİR GÖNÜL İŞÇİSİ”
Yentür sözlerine devam ederek, “Sezai Karakoç; ruhlardaki anlam arayışını dirilterek, tarih huzurunda yüzü ak durmayı başaran bir gönül işçisiydi. Fikri, edebi ve insani eksende sunduğu eserleri ve düşünceleri ile anlam dünyamızı zenginleştiren bir edip, sanatkâr ve aksiyon adamıdır. Onun şahsiyetini, yaşantısını ve eserlerini anlamlandırabilmek, bizler ve siz değerli öğrencilerimiz için çok önemli bir ışık kaynağı olacaktır” dedi.
“DİRİLİŞ KÜLLİYATI MİLLETİMİZİN OLDUĞU KADAR İNSANLIĞIN DA KURTULUŞ KÜLLİYATIDIR”
Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı da, “Sezai Karakoç, şehirlerin kapalı ve kirlenmiş havasına taze dağ havası getiren bir diriliş öncüsüydü. Ömrünü medeniyetimizin yeniden dirilişi davasına vakfeden bu müstesna şahsiyet, Rabbimizin milletimize adeta bir armağanıydı. Yazdıklarıyla ve yaşadıklarıyla örnek ve öncü oldu,” ifadelerini kullandı. Bıyıklı, “Diriliş külliyatı, milletimizin ve insanlığın kurtuluş rehberidir. Necip Fazıl’ın ‘Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamak olacaktır’ sözünü hatırlatarak, Sezai Karakoç’u anlamak da her şeyi anlamak demektir. Çünkü o, çağın sorunlarına her alanda çözüm üretmiş, gençlerimizin okuması gereken bir yazardır” diye konuştu.
Etkinlikte birincilik ödülünü kazanan Avcılar Mehmet Baydar Anadolu Lisesi öğrencisi Amina Hüseyin ve diğer katılımcılar, hitabet sanatını teşvik eden bu etkinlikle büyük ilgi topladı. Program ödül takdimi ve fotoğraf çekimlerinin ardından sona erdi.

Programda konuşan Emine Erdoğan, ramazan ayının ve iftar sofralarındaki birlikteliğin önemli olduğunu belirterek, “Bugünün medeni sayılan ülkeleri, ayrımcılığın ve ötekileştirmenin karanlık pençesine düşmüşken hakiki medeniyetin kodlarını bize yeniden hatırlatıyor. Çünkü insanın yeryüzündeki asli görevlerinden bir tanesi gönüller yapmaktır. Bütün duyguların tecelligahı olan gönüllerin birlikteliği bir topluluğu millet, bir toprağı vatan, bir şehri medeniyet yapar” diye konuştu.
Birey düzeyindeki gönül zenginliğinin devlet ve kurumlarına da sirayet ettiğini anlatan Emine Erdoğan, “Artık bütün dünyanın iyi bildiği bir gerçek var ki devletimizin hayırseverliği, sınırlarımızın çok ötesine uzanmıştır. Bayrağımızın gölgesinde yaşayan her insanın huzur ve refah içerisinde bir hayat sürmesi en öncelikli gayelerimizdendir” ifadelerini kullandı.

‘HUZUR VE ŞEFKAT ORTAMINDA BÜYÜYOR’
Valiler ve eşlerinin bulunduğu illerde, devletin gülen yüzü, müşfik eli ve güven veren gölgesini temsil ettiğini aktaran Erdoğan, şöyle konuştu:
“2012 yılında başlattığımız ‘Gönül Elçileri Projesi’, bu sorumluluk bilincinin bir neticesidir. İnanıyoruz ki bütün çocukların, her şeyden önce, sevgi ve güven ortamında büyümeye hakkı vardır. Bizler de devlet koruması altındaki çocuklarımızı, koruyucu aileleri ile buluşturmak amacıyla yola çıkmıştık. Bu süreçte, evlatlarımıza ilk önce gönlünü, sonra yuvasını açan koruyucu ailelerin sayısını 8 bin 307’ye çıkardık. Projeyi başlattığımız günden bu yana, binlerce çocuğumuzun ve onlara kavuşan ailelerinin sevinçlerine ortak olduk. Bugün 10 bine yakın evladımız, onları koruyan gönüllü aileleriyle birlikte, huzur ve şefkat ortamında büyüyor.”

’30 HAZİRAN’I ‘KORUYUCU AİLE GÜNÜ’ İLAN ETTİK’
Emine Erdoğan, farkındalığın artması adına 30 Haziran’ı Koruyucu Aile Günü ilan ettiklerini anımsatarak, koruyucu aile sistemini güçlendirmek, daha fazla aile ve çocuğa ulaşmak için çok çalışılması gerektiğini vurguladı.
‘REHBER KORUYUCU AİLELİK UYGULAMASI’
Emine Erdoğan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının, çocukları koruyucu aileleriyle buluşturan yolda, maddi ve manevi her türlü engeli kaldırmak için var gücüyle çalıştığını aktardı. Bu kapsamda koruyucu ailelere eğitim ve rehberlik hizmetleri geliştirildiğini ve tecrübeli koruyucu ailelerle, yeni gönüllüler arasında bilgi ve tecrübe aktarımını sağlamak için Rehber Koruyucu Ailelik Uygulaması’nın başlatıldığını aktaran Emine Erdoğan, koruyucu ailelere, çocukların eğitim, beslenme, harçlık gibi yaşam giderleri için maddi destek de sağlandığını hatırlattı.

‘KORUYUCU AİLE BAŞVURUSU, TAM 123 KAT ARTMIŞ’
Emine Erdoğan, bu sürecin asıl kahramanlarının, koruyucu aile olmaya gönüllü vatandaşların olduğuna dikkati çekerek, “Milletimizin üstün gönüllülüğü, geçen sene yaşadığımız asrın felaketi olan 6 Şubat depremlerinde de kendisini göstermiştir. Halihazırda, 669 olan koruyucu aile başvurusu, tam 123 kat artmış ve rekor bir sayıya yükselerek 328 bin 818’e ulaşmıştır. 6 Şubat depremlerinde açılan yaraları, hep birlikte sarıyoruz” ifadelerini kullandı.
‘BULUŞTURDUĞUMUZ ÇOCUK VE AİLE SAYISINI ARTIRIYORUZ’
Gönül Elçileri Projesi kapsamında, deprem bölgesinde devlet korumasındaki çocuklar için Çocuk Evleri Sitelerinin temel atma törenlerinin gerçekleştirildiğini de anımsatan Emine Erdoğan, “Şerefli bir amaç için çıkılan yolda insan, tökezlese dahi asla düşmez. Hepinizin üstün gayretiyle bu yolda ayağımıza taş değmeden ilerliyor, buluşturduğumuz çocuk ve aile sayısını günden güne artırıyoruz” dedi.

‘1120 ÇOCUK İLE 732 YABANCI UYRUKLU ÇOCUĞUMUZUN KORUYUCU AİLE YANINDA BAKIMI SAĞLANMAKTADIR’
Bakan Göktaş ise Gönül Elçileri Koruyucu Aile Programı ile çocuklara sevgi ve şefkatle büyüyecekleri bir aile ortamı sunulduğunu kaydederek, “Çocuklarımızın geleceği için çıktığımız bu güzel yolculukta 12 yılı geride bıraktık. Yürüttüğümüz çalışmalarla bugün itibariyle 8 bin 307 koruyucu ailemiz ile 9 bin 981 çocuğumuzun bakım ve himayesini üstlendik. Yine özel gereksinimli 1120 çocuk ile 732 yabancı uyruklu çocuğumuzun koruyucu aile yanında bakımı sağlanmaktadır. Koruyucu ailelerimiz çocuklarımızı, ihtiyaç duydukları güven ve sevgi ortamında büyütüyorlar. Ben evini, ailesini ve gönlünü çocuklarımıza açan, onlara sıcak bir yuva sunan koruyucu ailelerimizin her birine ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum. Gönül Elçileri Projesi kapsamında yeni bir adım daha atıyoruz. Hizmetimizi; hayatta olan ebeveyninin ya da yakın akrabalarının yanında kalan çocuklarımızı ve bakım veren ailelerini güçlendirmek için genişletiyoruz. Koruyucu aile modelimiz için büyük katkıları olan 81 ilimizin vali eşlerinden, bu hizmet modelimizin yaygınlaştırılması için aynı özveriyi ve desteklerini rica ediyoruz. Bunun yanı sıra koruyucu ailelere verdiğimiz eğitimleri daha sistematik bir hale getirmek için bir Türkiye Koruyucu Aile Akademisi kurmayı planlıyoruz. Özellikle 0- 6 yaş arasındaki çocuklarımızı bakım kuruluşları yerine ailelerin yanına yerleştirmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.

‘MADDİ ZORLUK YAŞAYAN AİLELERE AYLIK 5 BİN 330 LİRA MADDİ DESTEK SAĞLIYORUZ’
169 bin çocuğun, ailelerinin yanından ve sosyal çevresinden koparılmadan Sosyal ve Ekonomik Destek programıyla takip edildiğini aktaran Göktaş, şöyle dedi:
“Psikososyal destek ihtiyacı olanlara sosyal hizmet, maddi zorluk yaşayan ailelere aylık 5 bin 330 lira maddi destek sağlıyoruz. Çocuk bakım kuruluşlarımızda büyük bir hizmet dönüşümü gerçekleştirdik. Bugün 14 bin 761 çocuğun; 1185 çocuk evi, 115 çocuk evleri sitesi ve 62 ihtisaslaştırılmış çocuk evleri sitesinde aile ortamında büyümelerini sağlıyoruz. El birliğiyle çocuklarımızın güzel bir yuvada sevgiyle büyümeleri için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”

Bosna Hersek Tuzla Belediyesi ile İstanbul Tuzla Belediyesi arasında 1992 yılından beri devam eden iş birliği ve destek projeleri, ‘İki Tuzla Kardeşliği Projesi’ ile yeni bir boyut kazandı. Proje, eğitim, ekonomi ve kültür alanlarında ilişkileri güçlendirmeyi, teknolojik gelişmeleri paylaşmayı ve Türkçe dilini yaygınlaştırmayı amaçlıyor. Bosna Hersek Tuzla Belediye Başkanı Zijad Lugavic, kardeş şehir Tuzla’yı ziyaret ederek, Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı ile görüştü. İki başkan, kardeşlik ilişkilerini sosyal, kültürel ve ekonomik alanlarda pekiştirecek işler yapacaklarını belirttiler. Lugavic ve beraberindekiler, Tuzla Kaymakamı Ümit Hüseyin Güney’i de ziyaret ettiler. Tuzla’nın kültürel yerlerinin tanıtıldığı ziyaret kapsamında Tuzla Belediyesi’nin göz bebeği sosyal yardım kuruluşu Gönül Elleri Çarşısı’nı gezen misafirler, ilçede uygulanan sosyal yardım projelerini yerinde görerek bilgi aldılar.
“KARDEŞLİĞİMİZİ PEKİŞTİRECEĞİZ”
Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı, Bosna Hersek Tuzla Belediye Başkanı Zijad Lugavic ile gerçekleştirdiği görüşmede, iki kardeş şehir arasındaki sosyal, kültürel ve ekonomik ilişkileri geliştirmek için çalışacaklarını söyledi. Yazıcı, Bosna’daki kardeşlerinin dili olmadığını iddia edenlere karşı Türkçe-Boşnakça sözlük bastırdıklarını hatırlatarak, bu kardeşliğin gönül bağını yansıttığını ifade etti. Yazıcı, “Tuzla halkı ve Bosna Tuzla halkının kaynaşması ve ilişkilerinin gelişmesi ülkemiz, milletimiz, gönül coğrafyamız için çok kıymetli. Tuzla’ya gittiğimizde de o sıcaklığı görmüştük. Bugün buradaki ziyaretlerinde de bu bağı görüyoruz. Elimizden geleni yapacağız” dedi.
“TÜRK HALKININ MİSAFİRPERVER VE YÜCE GÖNÜLLÜ OLDUĞUNU BİR KEZ DAHA GÖRDÜK”
Bosna Hersek Tuzla Belediye Başkanı Zijad Lugavic ise “Her iki belediyenin kardeşliği Muhammed Hevai Uskufi’nin bir sözlüğünün çevirisi ile 2019’da başladı. Her iki belediyenin ortak çalışmaları daha önce olsa da kardeşlikleri yoktu. Bu Türk dili geliştirmeleri çalışmalarımız ortaokul ve liseler seviyesinde de devam etti. Bugün sayın Belediye Başkanımız Şadi Bey’i de ziyaret ettik. Kendileri ve hanımefendi çok geniş gönüllere sahip. İnsanlara yardım etme konusunda yaptıkları sosyal yardımları gezdiğimiz yerlerde de gördük. Kendileri çok yüce gönüllü diyelim. Gezdiğimiz bu sosyal tesiste gördüğümüz üzere insanlara yaptığınız her türlü yardım konusunda başarılarınız çok güzel, sizleri tebrik ediyorum. Burada gördüğünüz sadece her iki ülke ve toplumu arasında yapacağımız birçok ortak çalışma var. Bunlar kültürel, spor, ekonomik bazda olmak üzere sosyal yardımlar konusunda da birbirimize örnek olup, güzel dayanışmalarda bulunabiliriz. Bugünkü ziyaretimizde Türk halkının misafirperver ve yüce gönüllü olduğunu bir kez daha gördük” ifadelerini kullandı.
“GÖNÜL ELLERİ ÇARŞISI’NI ÖRNEK ALACAKLARINI SÖYLEDİLER”
Gönül Elleri Çarşısı Kurucu Gönüllüsü Dr. Fatma Yazıcı da misafirlere çarşıyı gezdirdi. Yazıcı, “Bosna Hersek ile çok samimi, güçlü ve derinden bağlarımız var. Onları misafir etmek veya onlara misafir olmak bizi her zaman duygulandırıyor. İlişkilerimizi geliştirmek adına bugün onlarla İstanbul Tuzla’da bir arada olmak çok güzeldi. Bizim isim kardeşliğimiz var. Bosna Hersek’te Tuzla ilçesinin belediye başkanını burada ağırlamak çok manidardı. Bu tür iletişimlerle fikir alışverişinde bulunuyoruz. Belediyeler arası bir iletişim olmuş oluyor, bundan çok memnunuz. Gönül Elleri Çarşısı’nı gezdirdim kendilerine, çok beğendiler ve örnek alacaklarını söylediler, mutlu olduk” dedi.
‘İki Tuzla Kardeşliği Projesi’ Kapsamında yapılan iş birliği projeleri:
11-14 Ekim 2017 tarihleri arasında Bosna-Hersek Tuzla Kanton’una ilk ziyaret gerçekleştirildi. Bu ziyaret esnasında; “Eğitimde İş birliği Protokolü” ve “İlk Osmanlıca-Türkçe-Boşnakça Sözlük Basım Protokolü” imzalandı.
Tuzla İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Tuzla Kanton Bölgesi Spor, Kültür ve Eğitim Bakanlığı bünyesinde seçilen 22 okul arasında uluslararası kardeş okul ağı kuruldu. Bu okullarda yabancı dil olarak Türkçe Dersi seçildi ve öğretildi.
İki kardeş şehir arasındaki ilişkilerin güçlendirmesi için planlama yapıldı. (Üniversiteler-Sanayici ve İş insanları ile İstanbul Tuzla Belediyesi bünyesinde ulus ötesi iş birliği toplantısı yapıldı).
1631 yılında Muhamed-i Hevai-yi Üsküfi tarafından hazırlanan Türkçe-Boşnakça Sözlük, İstanbul Tuzla Belediyesi tarafından 3000 adet basımı yapıldı.
Okullar, maddi imkânlar çerçevesinde yılda 2 defa birbirlerine çalışma ziyaretinde bulundu. Proje kapsamında toplam 22 program 490 kişilik yurtdışı hareketliliği gerçekleştirildi.
Bosna-Hersek Tuzla’da yabancı dil olarak Türkçeyi seçen okullarda kullanılmak üzere eğitim malzemesi yardım tırı gönderildi.
Srebrenitsa Şehit Anneleri Dernek üyeleri, Tuzla Kanton Müftüsü, BİGMEV (Bosna- Hersek İş adamları Birliği) ilçemizde misafir edildi.
Savaşta hayatını kaybeden 11 yaşındaki Enes Hodzic’in hayatını anlatan “Çocuk Maiyeti” isimli belgeselin lansmanı belediyemizin ev sahipliğinde yapıldı.
]]>
‘BİNLERCE VATANDAŞIMIZLA KUCAKLAŞTIK, SOHBET ETTİK’
Yazıcıoğlu’nun isminin Türk milletinin gönlünde daima yaşayacağını vurgulayan Kurum, ülkeye hizmet etmiş güzel adamların yolundan gitmek adına her sabah bu şuurla İstanbul için yola düştüğünü belirtti.
Geçen 3 hafta boyunca, İstanbul sevdalılarıyla şehrin her yerinde, her sokağında çok büyük bir heyecanla, coşkuyla karşılaştıklarını ifade eden Kurum, “Binlerce vatandaşımızla kucaklaştık, sohbet ettik. Evlerine, sofralarına misafir olduk. 2 gün önce de Türkiye Yüzyılı İstanbul Vizyonu Toplantısı’nda projelerimizi, hayallerimizi 10 temel başlıkla paylaştık.”diye konuştu.

‘BİZ SÖZÜNE SADIK İNSANLARIZ’
Kurum, sahada hep “İstanbullunun gündeminde olmayan bir şey asla ve asla bizim gündemimizde olmayacak” dediklerini hatırlatarak, şöyle devam etti:
“Biz sözüne sadık insanlarız. İstanbul’un 5 yıl boyunca içine düştüğü trafik çilesi, ulaşıma dair tek bir proje dahi yapamayanların dert edindikleri bir çile değildir. Bu çilenin çözümü, İstanbul’a onlarca yeni metro hattı, tramvay, tünel, kavşak, yüzlerce otopark yapmak için çalışanlardır. Çözüm, çare bizdedir. İstanbul’un içinde bulunduğu deprem tehdidiyle evlerinde korku içinde yaşayan annelerimize 100 bin konut sözü verip yüzde 5’ini bile tutamayanların umurunda bile değildir. Bu sadece bizim umurumuzdadır. İstanbul’un olası bir afet anında yaşayacağı kaosa karşı çözümler, bu milletin evini, dükkanını su bastığında İstanbul’da olmayanların emin olun aklından bile geçmez.”

’31 MART AKŞAMI İSTANBUL’UN BAŞKANI DEĞİL KARDEŞİ OLMAK İSTİYORUZ’
Çözümün Cumhur İttifakı’nda olduğuna vurgu yapan Kurum, “Ücretsiz ulaşım sözü verip kandırılmış delikanlılarımızın yanında bizler duracağız. Geçici, plansız, adaletsiz sosyal politikalar yüzünden hak ettiği desteğe ulaşamamış gerçek ihtiyaç sahibi kardeşlerimizin yanında bizler yer alacağız. Kalıcı, planlı, adil sosyal destek belediyeciliğini İstanbul’a yeniden biz getireceğiz. İşte biz tüm bu nedenlerle Türkiye Yüzyılı İstanbul Vizyonu’na halkın vizyonu dedik.” diye konuştu.
Kurum, İstanbul’da yaşayan herkesin Fatih’in emaneti olduğunu aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İşte bu yüzden annelerimizin, emeklilerimizin, gençlerimizin, çocuklarımızın, İstanbul’da yaşayan herkesin mutlu olacağı adımlarımızla, İstanbul’un hayır duasını ve desteğini alacağız. Bunun için çalınmadık kapı, alınmadık gönül, girilmedik ev, aşılmadık yol bırakmayacağız. Milletimiz için çalışacağız. 31 Mart akşamı İstanbul’un başkanı değil kardeşi olmak istiyoruz. 31 Mart akşamı, Cumhur İttifakı’nın muhtarı da belediye başkanı da büyükşehir belediye başkanı da bu kardeşiniz olacak. Cumhur İttifakı’nın kıymetli tüm paydaşları bize geldiğinde başı öne eğilmeyecek, kendi kardeşlerine gelmiş gibi kendi yoldaşlarına gelmiş gibi muamele görecek. Cumhur İttifakımızla, Büyük Birlik Partimizle, Milliyetçi Hareket Partimizle birlikte, tüm İstanbullularla birlikte İstanbul’a hizmet edeceğiz. ‘Sadece İstanbul’ diyeceğiz, yarı zamanlı değil, tam zamanlı İstanbul’a hizmet edeceğiz.”

‘BİZİM BİRLİKTELİĞİMİZ GÖNÜL BİRLİKTELİĞİDİR’
Kurum, BBP’nin, ülkenin girdiği en kritik dönemeçlerden biri olan 14 ve 28 Mayıs seçimlerinde Cumhurbaşkanı’na verdiği desteğin altın harflerle yazılacağını söyledi.
BBP’nin her bir mensubunun harcında şehit Muhsin Yazıcıoğlu’nun ruhu olduğunu dile getiren Kurum, şöyle devam etti:
“Ben biliyorum ki vatan, millet sevdalıları 31 Mart günü de kurduğumuz bu gönül ittifakında bu kardeşinizin yanında olacaktır. Çünkü bizim birlikteliğimiz gönül birlikteliğidir. Türk milliyetçisi kardeşlerimden birinin şöyle bir paylaşımına denk geldim; ‘Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı unutmaz.’ İstanbullu kardeşlerimiz kışı geçirdi ama yediği ayazı unutmayacak, unutturmayacak. Çünkü 2019 ve 2024 arasında geçen zaman İstanbul için kaybedilmiş zamandan ibarettir.”

‘İSTANBUL’U FETRET DEVRİNDEN HEP BERABER KURTACAĞIZ’
Kurum, son 5 senenin İstanbul’un tahribat döneminden başka bir şey olmadığını, geçen günlerin İstanbul’un fetret dönemi olarak tarihe geçeceğini kaydetti.
Murat Kurum, 31 Mart akşamı İstanbul’u fetret devrinden hep beraber kurtaracaklarını, yeniden yükselişini Cumhur İttifakı ile beraber başaracaklarını ifade etti.
Eyüp Sultan’ın nefesiyle 39 ilçede, 964 mahallede olacaklarını söyleyen Kurum, “Fatih’in dirayetiyle Yedi Tepe’de olacağız. Aziz Mahmut Hüdayi’nin gayretiyle tüm mahallelerde olacağız. Yahya Efendi’nin izinde gönüllere dokunacağız. Mimar Sinan’ın izinde tarihe şahitlik edecek eserleri Cumhur İttifakımızla birlikte bırakacağız. Abdülhamit Han’ın izinde, harap olmuş İstanbul’u baştan başa yeniden imar, inşa ve ihya edeceğiz. Bunu sizlerle başaracağız. Beraber yapacağız. Hep birlikte gerçekleştireceğiz.” dedi.
]]>Borsa yatırımcı sayısının rekor kırarak 8,5 milyonun üzerine çıktığını dile getiren Gönül, “15 Aralık itibarıyla 54 şirket halka arz edildi. Şirketler piyasadan 79,3 milyar lira fon sağladı” ifadesini kullandı.
“Her sektöre büyük bir yelpazede sermaye piyasaları içinde finans sağlamaya çalıştık. Bildiğiniz üzere 2022 yılında 40 ve 2021’de 52 şirket halka arz olmuştu. Bunların yanı sıra 33 şirket de bedelli sermaye artırımı yoluyla finans sağlamış oldu. 2023 yılının başından bugüne kadar borçlanma piyasasından fon tutarı yaklaşık olarak 710 milyar lira oldu. Söz konusu fonun 356,9 milyar lirası yurt içi borçlanma yoluyla, 352,9 milyar lirası yurt dışı borçlanma yoluyla sağlanmış oldu” diye konuştu.
Gönül, kolektif yatırım kuruluşları olarak adlandırdıkları yatırım fonu ve yatırım ortaklığının, sermaye piyasasının gelişiminde etkin rol oynadığını bildirdi.
İbrahim Ömer Gönül, 15 Aralık itibarıyla menkul yatırım fonlarının sayısının 1423 adede, büyüklüğünün ise 1 trilyon 460 milyon liraya ulaştığını belirterek, emeklilik yatırım fonu sayısının 376’ya, büyüklüğünün de 714,8 milyar liraya yükseldiğini anlattı.
212 KİŞİYE İŞLEM YASAĞI
Gönül, “2023 yılında 9 GYO, halka arz yoluyla yaklaşık 16 milyar lira fon elde etti. Sermaye piyasasına kazandırdığımız başka bir enstrümanımız ise kitle fonlama platformları. Bu kitle fonlama platformlarıyla küçük projelere halkın ortak olmasını ve bunlara finans sağlamayı hedefledik. 13 platform şu anda hayata geçmiş vaziyette ve işlem görüyor. Kurul olarak sermaye piyasaları kanalıyla şirketlere finansman imkanı sağlarken, yatırımcıların korunması da biliyorsunuz bizim öncelikli görevlerimizden bir tanesi. Bununla ilgili rakamlara baktığımızda, 2023 yılının 11 ayında 212 kişiye işlem yasağı, 90 kişiye 195 milyon lira tutarında idari para cezası verildi. 9 kişi hakkında da suç duyurusunda bulunduk” ifadelerini kullandı.
2024’TE TÜM BAŞVURULAR E-BAŞVURU SİSTEMİNDEN ALINABİLECEK
Gönül, e-Başvuru projesinin hayata geçirildiğini ve böylece başvuruları elektronik ortamda almaya başladıklarını anımsattı.
İlk önce yatırım ortaklıkları ve kurumsal yatırımcıların başvurularının alınmaya başlandığını dile getiren Gönül, “2024 yılında tüm başvuruları bu sistemden alabileceğiz. Borsa İstanbul ve Merkezi Kayıt Kuruluşu ile birlikte çalıştığımız risk merkezi projemizin de sonuna geldik. Parça parça hayata geçmeye başlayan risk merkeziyle birlikte sermaye piyasaları başta olmak üzere genel görünümde olan bütün riskleri analiz etme şansımız olacak. Bunun yanı sıra üniversitelerle işbirliği yapmaya devam ediyoruz” diye konuştu.
Gönül, yapay zeka kullanımı ve diğer konularda işbirliklerinin devam ettiğini, bunlarla birlikte sermaye piyasasında oluşabilecek olağanüstü hareketlerin de anında tespit edilebileceğini söyledi.
SPK Başkanı Gönül, “Yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması ve yönetim sürecinde şeffaflığın artırılması amacıyla dünyada kullanılan ve kurumsal yatırımcılarda henüz bizde hayata geçmemiş olan stewardship olarak bilinen sorumlu yönetim ilkelerinin fonlarda uygulanması için gerekli çalışmaları başlattık” ifadesini kullandı.
]]>