
Daha önce yurt dışından ithal edilen sistemler; gümrük kapılarında, limanlarda ve havalimanlarında kullanılıyordu.
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü ortak çalışmasıyla gümrük kapılarında, limanlarda ve havalimanlarında kullanılan tarama sistemlerinin yerli imkanlarla geliştirilmesi için 2019 yılında “Milli Tarama Sistemleri Projesi” başlatıldı.
Yeni sistemlerle birlikte kaçakçılıkla mücadele daha etkin bir şekilde sürdürülecek.
Proje kapsamında 24 Temmuz’da Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün tarafından 3.sü imzalanan protokol ile gümrük kaçakçılığına karşı yeni yerli tarama sistemleri eklenecek.
Yakın gelecekte milli kaynaklarla geliştirilecek “Yarı Sabit Araç ve Konteyner Tarama Sistemi”, “Mobil Araç ve Konteyner Tarama Sistemi”, “Yutucu Tespit Sistemi”, “Tren Tarama Sistemi”, “Backscatter Araç ve Konteyner Tarama Sistemi”, “CT Bagaj Tarama Sistemi”, gümrüklerde, limanlarda ve havalimanlarında kaçakçılara göz açtırmamayı planlıyor.
‘Yarı Sabit Araç ve Konteyner Tarama Sistemi’; belirli bir konumda kurulup, gerektiğinde başka bir yere taşınabiliyor. Genellikle büyük araçları ve konteynerleri taramak için tasarlanan sistem, yüksek enerjili X-ışınları veya diğer elektromanyetik dalgaları kullanarak içyapının görüntülenmesini sağlayacak.
Araçların, konteynerlerin ve diğer büyük yüklerin içyapısını hızlı ve etkili bir şekilde taramak için tasarlanan ‘Mobil Araç ve Konteyner Tarama Sistemi’ genellikle kamyon veya treyler üzerine monte edilip, tarama yapılacak alana kolayca taşınabiliyor. Yüksek enerjili X-ışınları veya diğer elektromanyetik dalgaları kullanarak araçların ve konteynerlerin içindeki gizli malzemeleri tespit edebilecek.

Araçların, konteynerlerin ve diğer büyük yüklerin içindeki saklı malzemeleri tespit etmek için kullanılacak olan ‘Backscatter Araç ve Konteyner Tarama Sistemi’; elektromanyetik dalgaların geri saçılması teknolojisini kullanan ileri bir görüntüleme teknolojisine sahip.
‘CT Bagaj Tarama Sistemi’ de bagajları her yönden tarayarak, 3 boyutlu görüntü alabilecek ve bagaj içinde şüphelenilen herhangi bir eşyayı seçip, ayrı olarak detaylı incelenmesine olanak sağlayabiliyor. Organik ve inorganik maddeleri görüntüleyebilen sistem, renk tanımlaması yapıp, bagaj içindeki patlayıcı maddeleri; konumu, şekli, yeri ve açısı fark etmeksizin, otomatik olarak tespit edebilecek.
Türkiye’nin hedef veya transit ülke konumunda olduğu yasa dışı uyuşturucu madde sevkiyatlarında, uyuşturucu kuryelerinin vücutlarında taşıdığı uyuşturucu maddelerin tespit eden ‘Yutucu Tespit Sistemi’ devreye girecek.
Trenlerin içindeki kargo ve yolcu bölmelerini taramada kullanılacak olan ‘Tren Tarama Sistemi’, trenin içindeki eşya veya kişileri tespit etmek için ileri bir görüntüleme ve tespit teknolojisine sahip. Sabit veya mobil olabilen sistem, genellikle trenlerin hareket halindeyken bile taranmasına imkan sağlayacak.
Konuya ilişkin bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Önümüzdeki süreçte, mevcut sistemlerin etkinliğini artırmak ve yeni teknolojik yenilikleri entegre etmek amacıyla yeni tarama ve kontrol sistemlerinin geliştirilmesine devam edilecek, bunlara ilave olarak yapay zeka gibi yeni nesil teknolojilerin proje kapsamında geliştirilmesi, tarama sistemlerine entegrasyonu ve yaygınlaştırılması sağlanacaktır.’’ gümrüklerin daha etkin ve daha üst düzeyde güvenli hale getirilmesinin amaçlandığına dikkat çekildi.

ZEISS iş birliği ile oyunun kurallarını değiştiren yenilikler sunan vivo X100 Pro, kullanıcıların zorlu uzun mesafeli ve yakın odaklı çekimler de dahil olmak üzere tüm senaryolarda son derece net fotoğraflar çekmelerine olanak veren donanım ve yazılımlarla destekleniyor. vivo X100 Pro, 2800×1260 piksel 120Hz LTPO göz koruma özellikli ekran, Dimensity 9300 işlemci, 16 GB + 16 GB Genişletilmiş RAM, 512 GB depolama alanı, ZEISS 1-inç 50MP Ana Kamera, 50 MP ZEISS APO Hareketli Telefoto Kamera, 50 MP ultra geniş açılı kamera, IP68 sertifikası ve 100 W + 50 W hızlı şarj destekli 5.400 mAh pil ile geliyor. Sıfır Güç ile Süper Hızlı Başlatma sayesinde cihaz açılırken vivo logosu 4 saniyede beliriyor ve ana ekrana çok daha kısa sürede erişim sağlanıyor. Asteroit Siyah renk ile gelen cihazın güneş halkası tasarımı zarafeti geri getiriyor.
“ÖNCE KAMERA” FELSEFESİ İLE GELİŞTİRİLDİ
Lider teknoloji şirketi vivo, “Önce Kamera” felsefesi doğrultusunda, optik mükemmellik alanında uzmanlaşmış Alman devi ZEISS ile iş birliği yaparak akıllı telefonlarda görüntülemeyi dönüştürüyor. Bu iş birliği sayesinde vivo, ZEISS’ın titiz standartlarını ve sertifikasyon süreçlerini akıllı telefon dünyasına taşıyarak kullanıcıların her seferinde mükemmel fotoğraflar çekmesini sağlıyor. vivo ZEISS Görüntüleme Laboratuvarı’nda optik tasarım ve yazılım geliştirmeye odaklanan iki şirket, kapsamlı simülasyonlar ve zorlu testler ile akıllı telefonlarda görüntüleme alanında yeni standartlar belirliyor. Bu sayede, vivo X100 Pro gibi amiral gemisi cihazlarda, her türlü ışık koşulunda ve mesafede son derece net ve detaylı fotoğraflar çekmek mümkün hale geliyor. ZEISS’ın 100 yılı aşkın optik tecrübesiyle buluşan vivo’nun yenilikçi yaklaşımı, akıllı telefonlarda profesyonel fotoğrafçılık standartlarını sunarak, mobil fotoğrafçılığın sınırlarını zorluyor.
PROFESYONEL FOTOĞRAFÇILIK ARTIK HER YERDE
ZEISS Optik ile geliştirilen X100 Pro’nun güçlü optik özellikleri sayesinde görüntüler çekildikleri alanda sınır tanımıyor. Böylece heyecan verici anları yeniden yaşayabiliyor ve hissedilen gerçek duyguları tek bir dokunuşla kaydedebiliyorsunuz. vivo tarafından geliştirilen Optik Hassasiyet Kalibrasyonu ve Origin Görüntüleme Motoru ile birleştirilen ZEISS 1 inç Ana Kamera, en ince detayları ortaya çıkarıyor. Lensin özel optik ayarı ise optik sapmalar için hedefe yönelik ön düzeltmeler yaparak kenar keskinliğini optimize ediyor ve genel görüntü kalitesini artırıyor.
YÜKSEK PERFORMANS, DÜŞÜK TÜKETİM
Cihaza güç veren Dimensity 9300, büyük çekirdekli CPU mimarisiyle düşük tüketim ve yüksek performansta yeni bir çığır açıyor. Dimensity 9200 ile karşılaştırıldığında CPU’nun en yüksek performansı %40’a kadar artarken güç tüketimi %33 daha azdır. Dimensity 9300, hem performansı hem de enerji verimliliğini büyük ölçüde artıran yeni 12 çekirdekli amiral gemisi GPU Immortalis-G720’yi kullanıyor. Yine bir önceki nesle kıyasla maksimum performansta %46 artış ve maksimum güç tüketiminde %40 azalma görülüyor. Tüm bunların yanı sıra bu amiral gemisi telefon, olağanüstü parlaklık, inanılmaz kusursuzluk ve mükemmel göz koruması da sağlıyor. Ayrıca, cihazda zayıf ışıklı ortamlarda gözlerinizi daha iyi korumak için Akıllı Göz Koruma Modu özelliği de bulunuyor
]]>vivo ZEISS Görüntüleme Laboratuvarı’nda optik tasarım ve yazılım geliştirmeye odaklanan iki şirket, kapsamlı simülasyonlar ve zorlu testler ile akıllı telefonlarda görüntüleme alanında yeni standartlar belirliyor. Bu sayede, vivo X100 Pro gibi amiral gemisi cihazlarda, her türlü ışık koşulunda ve mesafede son derece net ve detaylı fotoğraflar çekmek mümkün hale geliyor.

ZEISS’ın 100 yılı aşkın optik tecrübesiyle buluşan vivo’nun yenilikçi yaklaşımı, akıllı telefonlarda profesyonel fotoğrafçılık standartlarını sunarak, mobil fotoğrafçılığın sınırlarını zorluyor.
ZEISS iş birliği ile oyunun kurallarını değiştiren yenilikler sunan vivo X100 Pro, kullanıcıların zorlu uzun mesafeli ve yakın odaklı çekimler de dahil olmak üzere tüm senaryolarda son derece net fotoğraflar çekmelerine olanak veren donanım ve yazılımlarla destekleniyor.
vivo X100 Pro, 2800×1260 piksel 120Hz LTPO göz koruma özellikli ekran, Dimensity 9300 işlemci, 16 GB + 16 GB Genişletilmiş RAM, 512 GB depolama alanı, ZEISS 1-inç 50MP Ana Kamera, 50 MP ZEISS APO Hareketli Telefoto Kamera, 50 MP ultra geniş açılı kamera, IP68 sertifikası ve 100 W + 50 W hızlı şarj destekli 5.400 mAh pil ile geliyor. Sıfır Güç ile Süper Hızlı Başlatma sayesinde cihaz açılırken vivo logosu 4 saniyede beliriyor ve ana ekrana çok daha kısa sürede erişim sağlanıyor. Asteroit Siyah renk ile gelen cihazın güneş halkası tasarımı zarafeti geri getiriyor.
PROFESYONEL FOTOĞRAFÇILIK OPTİK TEKNOLOJİSİNDE YENİ BİR ÇAĞ
X100 Pro, vivo ve ZEISS ortak mühendisliği ile geliştirilen fotoğrafçılık teknolojisi ile hayranlık uyandırıyor. ZEISS Optik ile geliştirilen X100 Pro’nun güçlü optik özellikleri sayesinde görüntüler çekildikleri alanda sınır tanımıyor. Böylece heyecan verici anları yeniden yaşayabiliyor ve hissedilen gerçek duyguları tek bir dokunuşla kaydedebiliyorsunuz.
vivo tarafından geliştirilen Optik Hassasiyet Kalibrasyonu ve Origin Görüntüleme Motoru ile birleştirilen ZEISS 1 inç Ana Kamera, en ince detayları ortaya çıkarıyor. Lensin özel optik ayarı ise optik sapmalar için hedefe yönelik ön düzeltmeler yaparak kenar keskinliğini optimize ediyor ve genel görüntü kalitesini artırıyor.

AMIRAL GEMISI PERFORMANSINDA ZIRVEDE
Cihaza güç veren Dimensity 9300, büyük çekirdekli CPU mimarisiyle düşük tüketim ve yüksek performansta yeni bir çığır açıyor. Tüm bunların yanı sıra bu amiral gemisi telefon, olağanüstü parlaklık, inanılmaz kusursuzluk ve mükemmel göz koruması da sağlıyor.
Mükemmel kusursuzluk için her slayttaki yenileme hızı dinamik olarak ayarlanırken bu sırada güç tüketimi de düşük tutuluyor. Ayrıca, cihazda zayıf ışıklı ortamlarda gözlerinizi daha iyi korumak için Akıllı Göz Koruma Modu özelliği de bulunuyor.
DİCLE ELEKTRİK’TEN UYDU GÖRÜNTÜLERİYLE AÇIKLAMA
Dicle Elektrik, Diyarbakır ve Mardin illerinde 20 Haziran 2024 tarihinde çıkan yangına ilişkin açıklamalarda bulundu. Yangının elektrik hatlarından kaynaklanmadığını belirten Dicle Elektrik, yapılan detaylı incelemeler ve elde edilen deliller doğrultusunda, yangının anız yakımı nedeniyle çıktığı bilgisini paylaştı.

Dicle Elektrik Yönetim Kurulu Başkanı Memet Atalay konuya ilişkin yaptığı açıklamalarda yangın çıkış sebebini uydu ve farklı kamera kayıtları ile doğruladıklarını ifade ederek; “20 Haziran’da meydana gelen yangının ardından saha ekiplerimizle birlikte yaptığımız ilk çalışmalarda yangının elektrik hatlarından kaynaklanmadığını tespit etmiştik. Ardından yangın ile ilgili basına, kamuoyuna ve savcılığa intikal eden iddiaları da cevaplamaya devam ediyoruz. Yangının başladığı Köksalan Mahallesi mezarlık bölgesinde elektrik hattımızın bulunmadığını bir kez daha ifade etmek isterim. Yangının hemen ertesi günü saat 10:00 sularında Köksalan Mahallesinin genelinde, hem köy içi alçak gerilim şebekesi hem de orta gelirim şebekesinin bulunduğu alanlarda yaptığımız incelemelerde herhangi bir iletken kopukluğu, direk düşmesi veya alçak gerilim arızasına rastlamadık. Bu tespitlerimizi son olarak yaptığımız detaylı tespit ve incelemelerle, uydu görüntüleri ve farklı kamera kayıtları aracılığıyla da doğruladık.” dedi.

YANGIN, ÖZEL MÜLKTE ANIZ YAKIMINDAN SONRA YAYILDI
Yangının iki farklı özel mülkte gerçekleştirilen anız yakımından kaynaklandığını belirten Atalay; “Bazı medya organları ve sosyal medya kanallarında yangının elektrik kaynaklı olduğu iddia edilmiş olsa da, biz elektrik hatlarından kaynaklanmadığını kanıtlarıyla beraber tekrar ifade ediyoruz. 17 Haziran 2024 ve 20 Haziran 2024 tarihlerinde Sentinel 2 uydusundan aldığımız görüntülerde de görüleceği üzere, yangının anız yakımından kaynaklı olduğu görülmektedir. Nem ve ısı göstergeleri de anız yakımının, yangından saatler önce parsellerin çevrilerek planlı bir şekilde yapıldığını net olarak gösteriyor. Arazinin, anız yakımı olmadığını iddia eden ve valilik açıklamasını da yalanlayarak yangının elektrik tellerinin tutuşmasından kaynaklandığını belirten sözde görgü tanığının ailesine ait olduğu tespit edildi. Yangının meydana geldiği diğer arazinin de bir başka tanığın ailesine ait bir alan olduğu da tespit ettik.” şeklinde konuştu.

GÖRSEL DELİLLER ADLİ MAKAMLARA SUNULDU
Bazı medya organlarınca yangına ilişkin servis edilen kamera görüntülerinin de 23 Haziran 2024 tarihine ve gündüz saatlerine ait olduğunu belirten Atalay, “15 vatandaşımızın vefatı ve onlarca insanımızın yaralanması ile sonuçlanan yangın, 20 Haziran 2024 tarihinde akşam saatlerinde başlamışken, medya ve sosyal medya mecralarında yayılan söz konusu kamera kaydı 23 Haziran 2024 tarihine ait olup gündüz saatlerini gösteriyor. 24 Haziran Pazartesi günü sabah saatlerinde, Mardin’in Derik ilçesinde bir meyve bahçesinde çıkan ve elektrik tellerinden kaynaklı olduğu öne sürülen bu yangın videosunda, kamera kaydında kamera görüntülerinde kayıt tarihinin ‘2024.06.23’ olduğu açıkça görülüyor.” dedi.

ATALAY: “KONUYLA İLGİLİ TÜM GÖRÜNTÜ VE DELİLLER, İLGİLİ MAKAMLARLA PAYLAŞILMIŞTIR”
Konuya ilişkin açıklamalarına devam eden Memet Atalay, “Yangında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Konuyla ilgili tüm görüntü ve delilleri, kamu kurumları ve ilgili makamlarla paylaşmaya devam ediyoruz. Yangının elektrik kaynaklı olmadığı belge ve görüntülerle sabit. Ancak vatandaşlarımızdan, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın sonuçlarını sabır ve sükûnetle beklemelerini istirham ediyoruz.” dedi.
YATIRIM ÇALIŞMALARINA KIRSAL VE TARIMSAL BÖLGELERDE ENGELLEME
1 milyar dolardan fazla şebeke yatırımı yapılmasına rağmen, özellikle kırsal ve tarımsal sulama alanlarında Dicle Elektrik saha çalışanları fiziki ve sözlü şiddetin odağı olmaya devam ediyor. Zaman zaman fiziki saldırılara dönüşen, çalışanları darp edilen, araçları tahrip edilen şirket, buna rağmen yatırımlarından vazgeçmemekte kararlı. 10 yıllık teknoloji odaklı yatırımları ve etkin saha çalışmaları ile kayıp kaçak oranını yüzde 76’dan yüzde 43’e düşüren şirket, ülke ekonomisine de büyük bir katkı da sağlamış oldu. Kayıp kaçak oranında 10 yılda tüm engellemelere rağmen yıllık yaklaşık 9 milyar KwH enerjiyi kayıt altına alan bir dağıtım şirketi, bu sayede ülke ekonomisine özelleştirmenin ilk 10 yıllında 165 milyar TL katkı sağladı.
DİYARBAKIR İTFAİYESİ ELEKTRİK TELLERİNDEN KAYNAKLANDIĞINI İDDİA ETTİ
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire BaşkanlığıÇınar ve Mazıdağı ilçeleri arasında çıkan yangına ilişkin bölgede başlattığı incelemeler sonucunda olay yeri raporunu tamamladı. Rapora göre yangının elektrik tellerinden çıktığı kanaatine varıldı.
Hasar Tespit Komisyonu Köksalan Mahallesi’nde yürüttüğü kapsamlı incelemeler neticesinde yangının elektrik direğinden çıkan kıvılcımların ekinlerin üzerine düşmesi ile başladığı kanısına vardı. İtfaiye Daire Başkanlığının hazırladığı olay yeri inceleme raporu Cumhuriyet Başsavcılığı ile de paylaşılacak.

BİLİRKİŞİ RAPORU: YANGIN ELEKTRİK DİREĞİNDEN KAYNAKLI
Elektrik, Harita ve Ziraat Yüksek Mühendislerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyeti, yangın bölgesinde inceleme yaparak rapor hazırladı.
Raporda, Köksal Mahallesindeki yangının; sigortalı ayırıcı direğinde sigorta yerine iletken tel sarılmış olduğu, iletken telinin koparak, yerdeki otları tutuşturması ve şiddetli rüzgarın etkisi ile geniş bir alana yayıldığı öne sürüldü.
BAŞSAVCILIK RAPORU YETERSİZ BULDU, ARA RAPOR İSTEDİ
Savcılığa gönderilen bilirkişi raporu soruşturma dosyasına kondu. Ancak başsavcılık raporu yetersiz buldu.
Başsavcılık, 15 kişinin öldüğü, çok sayıda kişinin yaralandığı olayla ilgili etkin soruşturma yapılabilmesi için daha detaylı bir ara raporun hazırlanmasını istedi.
Hazırlanacak yeni rapora göre, soruşturma genişletilecek.
DİCLE ELEKTRİK’TEN UYDU GÖRÜNTÜLERİYLE AÇIKLAMA
Dicle Elektrik, Diyarbakır ve Mardin illerinde 20 Haziran 2024 tarihinde çıkan yangına ilişkin açıklamalarda bulundu. Yangının elektrik hatlarından kaynaklanmadığını belirten Dicle Elektrik, yapılan detaylı incelemeler ve elde edilen deliller doğrultusunda, yangının anız yakımı nedeniyle çıktığı bilgisini paylaştı.

Dicle Elektrik Yönetim Kurulu Başkanı Memet Atalay konuya ilişkin yaptığı açıklamalarda yangın çıkış sebebini uydu ve farklı kamera kayıtları ile doğruladıklarını ifade ederek; “20 Haziran’da meydana gelen yangının ardından saha ekiplerimizle birlikte yaptığımız ilk çalışmalarda yangının elektrik hatlarından kaynaklanmadığını tespit etmiştik. Ardından yangın ile ilgili basına, kamuoyuna ve savcılığa intikal eden iddiaları da cevaplamaya devam ediyoruz. Yangının başladığı Köksalan Mahallesi mezarlık bölgesinde elektrik hattımızın bulunmadığını bir kez daha ifade etmek isterim. Yangının hemen ertesi günü saat 10:00 sularında Köksalan Mahallesinin genelinde, hem köy içi alçak gerilim şebekesi hem de orta gelirim şebekesinin bulunduğu alanlarda yaptığımız incelemelerde herhangi bir iletken kopukluğu, direk düşmesi veya alçak gerilim arızasına rastlamadık. Bu tespitlerimizi son olarak yaptığımız detaylı tespit ve incelemelerle, uydu görüntüleri ve farklı kamera kayıtları aracılığıyla da doğruladık.” dedi.

YANGIN, ÖZEL MÜLKTE ANIZ YAKIMINDAN SONRA YAYILDI
Yangının iki farklı özel mülkte gerçekleştirilen anız yakımından kaynaklandığını belirten Atalay; “Bazı medya organları ve sosyal medya kanallarında yangının elektrik kaynaklı olduğu iddia edilmiş olsa da, biz elektrik hatlarından kaynaklanmadığını kanıtlarıyla beraber tekrar ifade ediyoruz. 17 Haziran 2024 ve 20 Haziran 2024 tarihlerinde Sentinel 2 uydusundan aldığımız görüntülerde de görüleceği üzere, yangının anız yakımından kaynaklı olduğu görülmektedir. Nem ve ısı göstergeleri de anız yakımının, yangından saatler önce parsellerin çevrilerek planlı bir şekilde yapıldığını net olarak gösteriyor. Arazinin, anız yakımı olmadığını iddia eden ve valilik açıklamasını da yalanlayarak yangının elektrik tellerinin tutuşmasından kaynaklandığını belirten sözde görgü tanığının ailesine ait olduğu tespit edildi. Yangının meydana geldiği diğer arazinin de bir başka tanığın ailesine ait bir alan olduğu da tespit ettik.” şeklinde konuştu.

GÖRSEL DELİLLER ADLİ MAKAMLARA SUNULDU
Bazı medya organlarınca yangına ilişkin servis edilen kamera görüntülerinin de 23 Haziran 2024 tarihine ve gündüz saatlerine ait olduğunu belirten Atalay, “15 vatandaşımızın vefatı ve onlarca insanımızın yaralanması ile sonuçlanan yangın, 20 Haziran 2024 tarihinde akşam saatlerinde başlamışken, medya ve sosyal medya mecralarında yayılan söz konusu kamera kaydı 23 Haziran 2024 tarihine ait olup gündüz saatlerini gösteriyor. 24 Haziran Pazartesi günü sabah saatlerinde, Mardin’in Derik ilçesinde bir meyve bahçesinde çıkan ve elektrik tellerinden kaynaklı olduğu öne sürülen bu yangın videosunda, kamera kaydında kamera görüntülerinde kayıt tarihinin ‘2024.06.23’ olduğu açıkça görülüyor.” dedi.

ATALAY: “KONUYLA İLGİLİ TÜM GÖRÜNTÜ VE DELİLLER, İLGİLİ MAKAMLARLA PAYLAŞILMIŞTIR”
Konuya ilişkin açıklamalarına devam eden Memet Atalay, “Yangında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Konuyla ilgili tüm görüntü ve delilleri, kamu kurumları ve ilgili makamlarla paylaşmaya devam ediyoruz. Yangının elektrik kaynaklı olmadığı belge ve görüntülerle sabit. Ancak vatandaşlarımızdan, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın sonuçlarını sabır ve sükûnetle beklemelerini istirham ediyoruz.” dedi.
YATIRIM ÇALIŞMALARINA KIRSAL VE TARIMSAL BÖLGELERDE ENGELLEME
1 milyar dolardan fazla şebeke yatırımı yapılmasına rağmen, özellikle kırsal ve tarımsal sulama alanlarında Dicle Elektrik saha çalışanları fiziki ve sözlü şiddetin odağı olmaya devam ediyor. Zaman zaman fiziki saldırılara dönüşen, çalışanları darp edilen, araçları tahrip edilen şirket, buna rağmen yatırımlarından vazgeçmemekte kararlı. 10 yıllık teknoloji odaklı yatırımları ve etkin saha çalışmaları ile kayıp kaçak oranını yüzde 76’dan yüzde 43’e düşüren şirket, ülke ekonomisine de büyük bir katkı da sağlamış oldu. Kayıp kaçak oranında 10 yılda tüm engellemelere rağmen yıllık yaklaşık 9 milyar KwH enerjiyi kayıt altına alan bir dağıtım şirketi, bu sayede ülke ekonomisine özelleştirmenin ilk 10 yıllında 165 milyar TL katkı sağladı.
DİYARBAKIR İTFAİYESİ ELEKTRİK TELLERİNDEN KAYNAKLANDIĞINI İDDİA ETTİ
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire BaşkanlığıÇınar ve Mazıdağı ilçeleri arasında çıkan yangına ilişkin bölgede başlattığı incelemeler sonucunda olay yeri raporunu tamamladı. Rapora göre yangının elektrik tellerinden çıktığı kanaatine varıldı.
Hasar Tespit Komisyonu Köksalan Mahallesi’nde yürüttüğü kapsamlı incelemeler neticesinde yangının elektrik direğinden çıkan kıvılcımların ekinlerin üzerine düşmesi ile başladığı kanısına vardı. İtfaiye Daire Başkanlığının hazırladığı olay yeri inceleme raporu Cumhuriyet Başsavcılığı ile de paylaşılacak.

BİLİRKİŞİ RAPORU: YANGIN ELEKTRİK DİREĞİNDEN KAYNAKLI
Elektrik, Harita ve Ziraat Yüksek Mühendislerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyeti, yangın bölgesinde inceleme yaparak rapor hazırladı.
Raporda, Köksal Mahallesindeki yangının; sigortalı ayırıcı direğinde sigorta yerine iletken tel sarılmış olduğu, iletken telinin koparak, yerdeki otları tutuşturması ve şiddetli rüzgarın etkisi ile geniş bir alana yayıldığı öne sürüldü.
BAŞSAVCILIK RAPORU YETERSİZ BULDU, ARA RAPOR İSTEDİ
Savcılığa gönderilen bilirkişi raporu soruşturma dosyasına kondu. Ancak başsavcılık raporu yetersiz buldu.
Başsavcılık, 15 kişinin öldüğü, çok sayıda kişinin yaralandığı olayla ilgili etkin soruşturma yapılabilmesi için daha detaylı bir ara raporun hazırlanmasını istedi.
Hazırlanacak yeni rapora göre, soruşturma genişletilecek.
“SINAVSIZ EHLİYET SAHİBİ OLMAZSINIZ”
Dolandırıcıların sosyal medyada üzerinden sınavsız ehliyet vaadiyle vatandaşları mağdur ettiklerini anlatan Orta Anadolu Sürücü Kursları Federasyonu Başkan Vekili Ramazan Ceylan, “Her sektörde olduğu gibi sürücü kursu sektöründe de dolandırıcılar artık sosyal medyada sınavsız ehliyet, hızlı ehliyet buna benzer cümlelerle vatandaşları mağdur ediyor. Yüksek bedellerle kayıt almaya, ‘sizi sınavsız veya çok kolay bir şekilde geçireceğiz’ diye vatandaşı kandırmaya yönelik paylaşımları biz de görüyoruz, takip ediyoruz. Vatandaşlarımız bu konularda dikkatli olsunlar. Çünkü sınavsız ehliyet sahibi olamazsınız. Mecburen bu yasal prosedür gereği, elektronik sınav, akabinde direksiyon eğitim ve direksiyon sınavına katılmak zorundasınız. Eğer ki size birileri kolay yoldan ehliyet almayı vaat ediyorsa bu işte bir sıkıntı vardır. Kesinlikle vatandaşlarımızın bu tür paylaşımlara veya bu tür şeylere itibar etmemesi, bir para ödemesi yapmaması gerekir” dedi.
“EHLİYET BELGESİ ALINMIŞ OLSA DAHİ BUNLARIN İPTAL EDİLMESİ SÖZ KONUSU”
Sağlıklı bir ehliyet alma süreci geçirmek için öncelikle güvenilir bir kursa kayıt olunması gerektiğinin altını çizen Başkan Vekili Ramazan Ceylan, “Bir sürücü kursuna kayıt olacaklar, teorik derslere devam edecekler. Akabinde elektronik sınava girecekler. Başarılı olduktan sonra direksiyon eğitimi ve direksiyon sınavına girdikten sonra ehliyetlerini alabilirler. Bu süreci tamamlamadan kesinlikle kolay yoldan ehliyet almayı düşünmesinler, dolandırılırlar. Bunun yanı sıra tabii joker diye tabir ettiğimiz bizim başkasının yerine sınava girme, işte vesaire fotoğraf değiştirme gibi usulsüz işlerin de olduğunu biz duyuyoruz. Bunlarla ilgili Emniyet Genel Müdürlüğü, İçişleri Bakanlığımız, Milli Eğitim Bakanlığımız takipte. Bu yöntem ile ehliyet belgesi alınmış olsa dahi bunların iptal edilmesi söz konusu. Vatandaşlarımıza kesinlikle hem bundan dolayı ceza işlemi uygulanır hem de ehliyetler iptal edilir. Dolayısıyla bunlara itibar etmesinler” ifadelerini kullandı.
“BİLGİ EKSİKLİĞİNDEN DOLAYI TRAFİK KAZALARINA SEBEP OLABİLİRSİNİZ”
Eğitimsiz belge alınarak trafiğe çıkılmasının kazalara sebebiyet verebileceğinin altını çizen Ramazan Ceylan, “Herhangi bir eğitim almadan, derslere katılmadan ehliyet sahibi olsanız bile, bilgi eksikliğinden dolayı trafik kazalarına sebep olabilirsiniz. Yani bir levhanın anlamını bilmiyorsanız, örneğin sollama levhasını gördüğünüzde ne yapılması ya da yapılmaması gerektiğini bilmezseniz bir kazaya sebebiyet verirsiniz. Dolayısıyla tabii ki sürücü adaylarımızın derslere katılması gerekir. Bilgilerini taze tutması gerekir” şeklinde konuştu.
“E-DEVLET’TEN ONAYLI EHLİYETİNİZ HAZIR’ VAADİNE DİKKAT”
Dolandırıcıların vaatlerini sıralayan Ceylan, “Vatandaşlarımıza diyorlar ki, ‘belli bir miktar para gönderin E-Devlet’ten onaylı ehliyetiniz hazır.’ Kendileri oradan bir görüntü ayarlıyorlar. Aslında o görüntü de sahte bir görüntü. Yani tasarlanmış bir görüntü. Kişinin bilgilerinin olduğu ama böyle bir şeyin olmadığı görüntüler atıyorlar. Diyorlar ki ‘E-Devlet’e işlendi, paranızı gönderebilirsiniz, E-Devlet onaylı’ diyorlar. Başlangıçta vatandaşımız da buna inanıyor. Yani ehliyet almak isteyen bir vatandaşımıza orada bir sahte video görüntüsü gönderiyorlar. Bununla ilgili vatandaşlarımız zaman zaman bize soruyorlar. İncelediğimizde, ‘kendi E-devletine gir’ diye yönlendiriyoruz ama kendisinin bulamadığını söylüyor” diye konuştu.
Söz konusu uygulamalar, ses ya da metin yoluyla birçok sorunun cevabını almaya olanak sağlıyor.
Bu teknoloji geniş kapsamlı veri kaynaklarından yararlanarak içerik üretilmesine katkıda bulunuyor. Dünyanın ve Türkiye’nin önde gelen teknoloji şirketleri de bu alana yönelik çalışmalar yürütüyor.

ASİSTANINIZ HAYATINIZI KOLAYLAŞTIRIYOR
OpenAI şirketinin ChatGPT, Meta şirketinin LLaMa, X’in Grok, Google’ın Gemini ve Microsoft’un Copilot’ı gibi uygulamalar kullanıcıları için asistan rolü oynuyor.
Söz konusu uygulamalardan teknolojiye hızlı adapte sağlayan öğrenciler bu imkanları farklı amaçlar için kullanabiliyor.
Öğrenciler, yapay zekadan güncel bilgileri edinip, ödevlerini bu uygulamalara yaptırırken öğretmenler de sınav sorularını hazırlayabiliyor.
YAPAY ZEKA HİKAYE VE ŞARKI SÖZÜ YAZABİLİYOR
İçerik üretmeye yarayan modelleri senaristler ve yazarlar isteklerine göre hikaye yazdırırken müzisyenler de şarkı sözü örnekleri için deneyimliyor.
Yazılımcılar ise bu kapsamdaki modelleri kod yazımında “angarya” kod işlerini hızlandırma amacıyla kullanıyor.
Başlangıçta sadece metinden metin üretmeye yarayan modeller, son güncellemeleriyle görüntüleri analiz edip yorumlama yeteneğine de sahip oldu.
Bu kapsamda insanlar buzdolabındaki ürünlerin fotoğrafını yükleyerek yapay zekadan farklı yemek tarifleri isteyebiliyor. Aynı zamanda yapay zeka bu özelliğiyle insanlara bozuk bir ürünü tamir ederken ya da kurulumunu yaparken de yardım ediyor.
Söz konusu özellik görme engellilerin hayatını kolaylaştırmak için de kullanılabiliyor.

RESSAMLARA ÇİZİM, ŞAİRLERE DİZE DESTEĞİ
Görsel içerik üretiminde de DALL-E, Midjourney ve Adobe Firefly gibi yapay zeka modelleri kullanıcıların zihinlerindeki istemleri görsel içerik üreterek karşılıyor.
Söz konusu uygulamalarla bir ressamın çizim ve kameramanın fotoğraf çekim tarzına göre içerikler üretilebilirken logodan fotoğraf gerçekçiliğine yakın ürünler de ortaya çıkabiliyor.
Sohbet robotları uygulamaları görsel üretimine istem oluşturmak için kullanılırken senaristler ya da şairler içeriklerini resmediyor.
Teknolojinin görsel üretiminin yanı sıra görüntü üretimi de son dönemde hız kazandı. Bu kapsamda “Runawayml” ve OpenAI şirketinin Sora’sı gibi görüntü işleme üzerine çalışan ürünler bulunuyor. Bu kapsamda Adobe şirketinin de çalışmaları olduğu biliniyor.
Söz konusu teknoloji yeni bir görüntü oluşturmaya veya halihazırdaki görüntü üzerinde değişiklik yapmaya olanak sağlıyor.
Sora, şu an herkesin kullanımına açık olmasa da deneme çalışmaları görülebiliyor. Son olarak OpenAI şirketi Sora’yı denemeleri için yönetmenlere sistemi açmıştı. Yaklaşık bir dakikalık video üreten yönetmenler, farklı türde içerikler oluşturdu.
Üretilen görüntüler arasında “Don Allen Stevenson III” farklı hayvan türlerinin birleştiği görüntü oluşturmasıyla dikkati çekti.

SESLERİ KOPYALAYARAK ŞARKI SÖYLÜYOR
Yapay zeka, insana benzeme yönünde hızla gelişirken insanın kendisini ifade etme yöntemlerinden de yararlanıyor.
Kısa süreli ses kaydından bile kendisini eğitebilen yapay zeka, bu sese çok benzer nitelikte içerikler oluşturabilirken yazıyla insanlara ses olma özelliğini de taşıyor.
Söz konusu yapay zekayı deneyimleyenler dinlemeyi sevdikleri sanatçıların seslerini “klonlayıp” onlardan farklı şarkılar duymayı da başarıyor. Barış Manço ya da Cem Karaca gibi vefat etmiş sanatçıların seslerini yapay zekayla eğitenler, Manço ve Karaca’ya düet yaptırarak seslerini yaşatıyor.
Microsoft’un VASA-1 adını verdiği yeni model de son dönemde farklı bir uygulama olarak öne çıktı. Bu model sayesinde, yapay zeka ile portredeki fotoğraf üzerine eklenen sesle dudak hareketleri ve duygular gerçekçi videolara dönüştürülebiliyor.
TEKNESİNDEN DENİZE BOŞALTTI
Avcılar, İstanbul Deniz Otobüsü (İDO) iskelesi yanında iddiaya göre teknesinden atık boşaltan Ömer Karakaya, sahildeki bir kişi tarafından cep telefonu kamerası ile görüntülendi.

Görüntüler daha sonra sosyal medyadaki bir sayfaya gönderildi. Görüntü, sayfada “Denize yağ boşalttı. Bu ne rahatlık” notu ile paylaşıldı. Kısa sürede yayılan görüntü üzerine iddiaya göre Sahil Güvenlik Ömer Karakaya’ya cezai işlem uyguladı.
YORUMLARI OKURKEN HAYATINI KAYBETTİ
Görüntülerinin altına yazılan yorumları ve hakaretleri okuyan Karakaya fenalaştı. Daha önceden de yüksek tansiyon rahatsızlığı bulunan Karakaya, fenalaşarak kalp krizi geçirdi.

Avcılar’da bir hastaneye kaldırılan ve ameliyata alınan Karakaya tüm çabalara rağmen kurtarılamadı. Balıkçı Ömer Karakaya’nın cenazesi yakınları ve arkadaşları tarafından Hacı Osman Ağa Camii’nde Avcılar Kaymakamı Kemal İnan’ın da katıldığı namazın ardından toprağa verildi.

“KESİNLİKLE DENİZE YAĞ BASMADI, BU KADAR NET”
Arkadaşları, Ömer Karakaya’nın denize iddia edildiği gibi yağ basmadığını savunurken, kaydedilen görüntülerin ardından “Linç operasyonu” yapıldığını ileri sürdü. Yılmaz Badur, bu teknelerin genellikle kestane ağacından yapıldığını belirterek, “Su teknede beklediğinde siyah renk alır. Normalde bu suyu basmaması gerek. Bu doğru. Ama görüntü sayfaya düştüğü zaman yapılan yorumlar, edilen küfürler bu arkadaşı bu duruma getirdi. Akşam üzüntüden, kızgınlıktan olduğu yerde aort damarı patladı arkadaşın. Ne anası, ne bacısı, ne karısı kaldı. Sahil Güvenlik zaten gelmiş işlemini yapmış, cezasını kesmiş. Sosyal medyadan küfür etmek ne demek? Arkadaşın yaptığı yanlış; denize sintine basılmıyor, doğru. Ama yağ değil, yağmur suyunu basıyor. Renginin siyah olması da kayığın malzemesinin kestaneden yapılmış olmasından. Başka bir şey yok. Kesinlikle denize yağ basmadı Ömer Karakaya. Bu kadar açık, net. Biz 30 senedir buradayız, balıkçılık yapıyoruz. Üstüne basa basa söylüyorum. Denize sintine basılmaz. Gerekli yetkili merciler gerekli işlemi, cezasını kesmiş. Bunun burada bitmesi gerekirdi, mezara gitti arkadaş” dedi.

“SOSYAL MEDYADA LİNÇ BAŞLIYOR, ZATEN RAHATSIZDI”
Karakaya’yı yakından tanıyan arkadaşı Hakan Sedef, “Kafede oturup kamera kaydını yapan arkadaş, bunu yayıyor. Bu çocuğun üstüne gelmeleri için de elinden geleni ardına koymuyor. Bu çocuğa ceza kesiliyor. Ceza kesilmesi bir şey değil. Sosyal medyada linç başlıyor, zaten rahatsızdı. Yüksek tansiyonu vardı. Akşam da kriz geçiriyor. Hastaneye kaldırılıyor. Maalesef ikinci ameliyattan çıkamıyor, masada kalıyor. O duyarlı vatandaş bunu çekip sadece şikayet etse yeterliydi. Linç yapmamış olsa bu çocuk şu an hayattaydı. Ömer tanıdık, tanımadık herkesin yardımına koşan güzel bir insandı. En ufak bir şeye hüzünlenen, ağlayan bir arkadaştı. 100 insan arasında iyi çıkan bir insandı. Kime sorarsanız sorun. Maalesef çok güzel bir dostumuzu kaybettik. Bu semt güzel bir insanını kaybetti” diye konuştu.

Konuyla ilgili Hürriyet yazarı Nedim Şener de bugün kaleme aldığı köşe yazısında CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in bir yalanını ortaya çıkardı. “Normal bir insan, ortaya çıkması dakikalar sürecek bir yalanı hem de kameralar önünde nasıl söyler anlamıyorum.” diyen Şener, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu kurtarayım derken partisini zora soktuğunu söyledi.
ÖZGÜR ÖZEL’İN YALANI
Şener, Ekrem İmamoğlu’nun “kasası” diye bilinen Fatih Keleş‘in, İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz ile taşıyıp, saydığı paraları CHP milletvekili ve İmamoğlu’nun avukatı Turan Taşkın Özer’den aldığını söylediğini hatırlatarak, paranın kaynağına hiç değinmeyen Özgür Özel’in balya balya paraları sayan Fatih Keleş’i sözde yetkili ilan ederek soruşturmanın üzerini örteceğini zannettiğini belirtti.
Özel’in bir televizyon programında kendisine yöneltilen soruya görüntülerde para sayan kişi olan Fatih Keleş’in il saymanı olduğunu şeklinde cevap verdiğini söyleyen Şener, Özel’in programda şunları söylediğini ifade etti; “Bu görüntülerin eski olduğu ortaya çıktı. O görüntüyü genişletince ve gerçeğine ulaşınca görüntünün il binası satın alması için olduğu ortaya çıkıyor. Para sayan kişinin o gün Ekrem Bey’in danışmanı değil, ilin saymanı, il yönetici olduğu ortaya çıkıyor. Etrafındaki herkes gayet meşru bir iş yapmanın bilinciyle… Biz bu yapılan soruşturmanın en hızlı şekilde sonuçlanmasını istiyoruz.”
KÜÇÜK ARAŞTIRMAYLA GERÇEK ORTAYA ÇIKIYOR
Özel’in bu sözlerinin yalan olduğunun ortaya çıkarılması için büyük çabalara gerek olmadığını söyleyen Şener, 2019 tarihinde CHP il saymanlığı görevinde başka bir ismin olduğunun görüldüğünü söyledi.
Daha ilginç bir tespitini söyleyen Şener, “2009’dan beri CHP üyesi olan Fatih Keleş hiçbir zaman CHP İstanbul İl yöneticisi olmamış, dolayısıyla hiçbir zaman ‘İl Saymanlığı’ görevinde bulunmamış.” dedi.
KAYIT DIŞI PARAYI AKLAMA ÇABASI
Görüntülerin çekildiği 2019’da CHP İl Saymanı Zehra Özdemir olduğunu ifade eden Hürriyet yazarı, şu sözlere yer verdi;
Özgür Özel’in CHP Genel Başkan olarak Fatih Keleş’in il saymanı olarak para saydığını söylemesi hata ya da bilgisizlikle açıklanabilecek bir durum değil. Bu herkesin gözüne baka baka kayıt dışı parayı aklama çabasından başka bir şey değildir.
Nitekim Fatih Keleş’in halen başkanlığını yaptığı İBB Spor Kulübü internet sitesinde yer alan özgeçmişinde böyle bir bilgi yer almadığı gibi, soruşturmada verdiği ifadesinde de ne CHP il yönetiminde görev yaptığı ne de il saymanı olduğuna dair bilgi yer almıyor.
Fatih Keleş’in de savcılıktaki ifadesini aktaran Şener, Keleş’in kendisini şöyle anlattığını yazdı;
“2009 yılından beri Cumhuriyet Halk Partisi üyesiyim. Bu partinin birçok kademesinde görev yapmakla birlikte halihazırda CHP Beylikdüzü Meclis üyesiyim. Kamuoyuna yansıyan ve şu anda hakkımda soruşturma başlatılmasına neden olan görüntüler 2019 yılının Aralık ayına aittir. Ben bu tarihte resmi olarak CHP Beylikdüzü Meclis üyesiydim. Bunun dışında parti içinde resmi veya gayriresmi görevim ve sorumluluğum yoktur. Ben aynı zamanda 2019 yılından beri İBB Spor Kulübü Başkanı’yım. O tarihlerde İBB Spor Kulübü dernek statüsündeydi. Ben de dernek genel kurulu tarafından kulüp başkanı olarak seçilmiştim. Halen bu görevim devam etmektedir.”
ÖZEL VE İMAMOĞLU’NU RAHATSIZ EDİYOR
Para kuleleri soruşturmasının her geçen gün genişlemesinin Özgür Özel’i, Ekrem İmamoğlu’nu rahatsız ettiğini belirten Şener, “Özellikle Fatih Keleş’in paraları şimdi CHP milletvekili olan Turan Taşkın Özer’in ofisinden aldığına dair sözleri, gerçeği ortaya koymaktan uzak olduğu ortaya çıkıyor. Savcılığın odaklandığı noktalardan birisinin de paranın kaynağı olduğu anlaşılıyor. Çünkü ortaya her çıkan görüntü, verilen her bir ifade eski CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu her ne kadar “Bilmiyorum” dese de paranın kaynağı konusunda fotoğrafı netleştiriyor.” ifadelerini kullandı.
Şener yazının son kısmında şu sözlere yer verdi;
Şu ana kadar İBB’den ihale verilecek kişiden temin edilen paralar, korkutularak, tehditle işadamlarından toplanan paralar, Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi’nin oğlu Serkan Çebi’nin, Maltepe Belediye Başkan Yardımcısı Melih Morsünbül’ün, Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin’in Özel Kalem Müdürü Onur Öksel’in görüntüleri, balya balya paraların kaynağı konusunda fikir veriyor. Özgür Özel’in yalanlara sığınması, İmamoğlu’nun her geçen gün artan korkusu, CHP’lilerin “Saraçhane Bülbülleri” adını verdiği fonlanan medyacıların suskunluğu da bundan.
]]>Taksici katili neden dışarıya çıktığını açıkladı! Görüntüler olmasına rağmen inkar etti









Olay, 1 Şubat’ta saat 03.30 sıralarında, Gaziemir ilçesinde meydana geldi. Maskeli ve kapüşonlu Delil Aysal, evli ve 2 çocuk babası Oğuz Erge’nin kullandığı taksiye bindi. Bir süre taksiyi çeşitli adreslere dolaştıran Aysal, ineceğini söyleyip cebinden para alır gibi yaparak, yanındaki tabancayı çıkardı. Aysal, tabancayla ateş edip taksici Erge’yi yaraladı. Ardından taksiyi ve şoförün cebini karıştıran Aysal, Erge’nin kulaklık ve cep telefonunu gasbedip kaçtı.
Silah sesini duyanların ihbarıyla, olay yerine gelen sağlık ekipleri, Erge’yi, ambulansla İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırdı. Tedaviye alınan Oğuz Erge, kurtarılamadı. Olayla ilgili soruşturma başlatan polis, taksinin araç kamerasıyla bölgedeki yaklaşık 70 güvenlik kamerasından görüntü inceledi.
İzlenen toplam 110 saatlik görüntüden şüphelinin Delil Aysal olduğu tespit edilip, olayın ertesi günü saklandığı evde yakalandı. Gözaltına alınan Aysal, polisteki işlemlerin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.
ARAÇ KAMERASI KAYDETTİ
Olay anını anbean kaydeden araç kamerasının görüntüsünde, cebinden para çıkarır gibi yapan Delil Aysal’ın tabancayla ateş edip vurduğu taksi şoförü Erge’nin, yan koltuğa devrilip hareketsiz kalması yer aldı. Aysal’ın tabancayla yaraladığı Erge’ye tokat atıp, üzerinde ve takside bir şeyler aradıktan sonra kaçtığı görüldü.
Hazırlanan iddianamede ise Aysal için, ‘Nitelikli kasten öldürme’, ‘Nitelikli yağma’ ve ‘Ruhsatsız silah taşıma’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. 16 Şubat’ta Delil Aysal’ın yargılanmasına başlandı.
İlk duruşmada taksideki araç kamera görüntülerini kabul eden Aysal, ancak sesle oynandığını öne sürerek, “Çünkü, taksiciye ‘Kimseye güvenme’ demedim. Psikolojik sıkıntılarım var. Bu nedenle hastanede de yattım. Olay gecesi uyuşturucu hap ve alkol kullanmıştım. Silahta 5 kurşun vardı. 3’ünü taksi şoföründe, 2’sini de havaya ateş ederek kullandım. Pişman oldum” dedi.
2’nci duruşma beklenirken; Aysal’ın Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nden cezai ehliyetinin tam olduğu yönündeki karar da mahkemeye ulaştı.
SON SÖZÜ ‘BİLMİYORUM’ OLMUŞ
8 Mart’ta davanın 2’nci duruşması görüldü. Mahkeme başkanı, Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nden sanık Delil Aysal’ın cezai sorumluluğunun tam olduğuna ilişkin hazırlanan raporun kendilerine ulaştığını belirtti.
İlk olarak dinlenen tanık Ö.K., olay gecesi birkaç kez silah sesi duyduğunu belirterek, “Taksicinin önce bıçaklandığını sandım, sonra silahla vurulduğunu gördüm. Biz vatandaşlık görevimizi yaptık. Hava çok soğuktu. Halen aynı olayı yaşıyorum. Yaralıyı kaldırdığımızda ‘Sana ne oldu’ diye sorduk. Şoför koltuğuna oturdu. ‘Bir şey mi oldu’ deyince, son sözü ‘Bilmiyorum’ oldu” diye konuştu.
Tanık M.Y.K. de gece silah sesi duyduğunu belirterek, dışarı çıkınca taksiciyi yerde gördüğünü ve polisi aradığını belirtti.
CEZASINDA İNDİRİM YAPILMADI
Daha sonra duruşma savcısı Bekir Şahiner, esas hakkındaki mütalaasını açıklayıp, sanığa, iddianamede istenen suçlardan indirim yapılmadan en ağır cezanın verilmesini talep etti.
Son sözü verilen tutuklu sanık Aysal ise mütalaaya ilişkin söyleyecek bir şeyi olmadığını ifade etti. Verilen kısa aranın ardından mahkeme başkanı, kararını açıklayıp, sanık Delil Aysal’ı ‘Nitelikli öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘Nitelikli yağma’ suçundan 14 yıl 10 ay ve ‘Ruhsatsız silah taşıma’ suçundan da 2 yıl 10 ay olmak üzere toplam 17 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırdı.
Mahkeme başkanı, Aysal’a verilen cezalarda indirim yapmadıklarını aktardı. Davayla ilgili 16 sayfalık gerekçeli karar açıklandı. Olayda kullanılan silahın sanığın evindeki banyoda tavan arasında, Delil Aysal’ın taksisinden aldığı boş kovanların da mutfakta çöp kovasında bulunduğu aktarıldı.
Mahkeme heyeti kararında sanığın baştan itibaren yüzünü maskeyle gizlemek, başını kapüşon ile kapatmak suretiyle üzerinde taşıdığı ruhsatsız tabancanın şarjörüne 3 mermi koymak ve maktulün sırt kısmına gelecek şekilde yağma suçunun işlenmesini kolaylaştırmak için ‘öldürmek’ kastıyla ateş ettiğine vurgu yaptı.
Sanığın eylemi gerçekleştirmekteki amacının ‘yağma’ suçunu işlemek olduğu belirtilerek, “Bu olaydan sonra ortaya çıkan görüntü ve ses kayıtları sanığın olayın başlangıcından itibaren ‘yağma’ suçunu işlemek amacıyla hareket ettiğinin kabulünü gerektirmektedir. Ayrıca sanığın suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmemiştir. Yargılamada amacın mutlak gerçeklik değil, mutlak gerçekliğe olabildiğince yaklaşmak umuduyla maddi gerçeklik olduğu bilinerek, başkaca araştırma yapılmasının davanın esasına etki etmeyeceği gibi usul ekonomisine de uygun düşmeyeceği anlaşılmış ve başkaca araştırma yapılmamıştır. ‘Suçlular beraat ederse adalet hüküm giyer’ cümlesinden yola çıkarak dosyadaki delillerle hüküm kurulmuştur” denildi.
Sanıkta eylemi sonrası herhangi bir pişmanlık görülmemesi nedeniyle indirim uygulanmadığı da gerekçeli kararda yer aldı.

Redmi Note 13 İLE KAMERA YENİLENDİ
Fotoğrafçılık alanında farklı ihtiyaçları karşılamak üzere tasarlanan Redmi Note 13 Serisi, çok yönlü ve geliştirilmiş bir kamera sistemiyle öne çıkıyor. Redmi Note 13 Pro+ 5G, Redmi Note 13 Pro 5G ve Redmi Note 13 Pro modellerinin tümü, daha önce görülmemiş ayrıntı düzeylerine sahip fotoğraflar çekiyor ve kullanıcılara amiral gemisi düzeyinde bir fotoğrafçılık deneyimi sunuyor.
Bunun için optik görüntü sabitleme (OIS) özelliğine sahip ultra yüksek çözünürlüklü 200 megapiksel kamera içeriyor. Ayrıca 2x/4x kayıpsız yakınlaştırma, uzaktan ayrıntılı yakın çekimler sunarak kalabalıktaki bireylere odaklanma veya aksiyonu yakınlaştırma olanağı tanıyor.
Gelişmiş kamera sistemleri, büyük 1/1,4″ sensör ve ileri düzey görüntü işlemeyle desteklenerek karmaşık ve düşük ışık koşullarında bile muhteşem görüntü kalitesi sağlıyor. Sensör, süper geniş f/1.65 diyafram açıklığı ve Tetra2 piksel (gelişmiş piksel birleştirme teknolojisi) kombinasyonu, zayıf aydınlatma koşullarında bile net ve parlak görüntüler sunarken, Atomic Layer Deposition (ALD) özellikli 7P lens parlama ve gölgelenmeyi azaltıyor.
Diğer taraftan, temel model olan Redmi Note 13, daha ayrıntılı inanılmaz görüntüler sunmak için 3x kayıpsız yakınlaştırma özelliğine sahip 108 MP ana kamera içeriyor ve kullanıcıların fotoğraflarını özelleştirmeleri için kapsamlı filmCamera filtreleriyle birlikte geliyor.
200 MP veya 108 MP ana kamera, 8 MP ultra geniş kamera ve 2 MP makro kameradan oluşan üçlü kamera kurulumuna, 16 MP selfie kameraya sahip tüm bu cihazlar Xiaomi Imaging Engine ile destekleniyor. Genel olarak, tüm cihazlar yeni nesil fotoğrafçılık ve güçlü görüntü işleme özellikleri sağlıyor ve Redmi Note 13 Serisini her fırsatta ikonik görüntüler yakalama konusunda mükemmel bir seçenek haline getiriyor.

AMOLED EKRAN VE 120HZ’E KADAR YENILEME HIZI
Redmi Note 13 Serisi, birinci sınıf kullanıcı memnuniyeti için ultra ince çerçeveleriyle modaya uygun, şık bir tasarıma sahip. Ayrıca gelişmiş bir kullanıcı deneyimi ve sürükleyici görüntüleme için yüksek kaliteli bir ekran sunuyor.
Redmi Note 13 Pro+ 5G ve Redmi Note 13 Pro 5G, 1.5K AMOLED ekran ve 1800 nit maksimum parlaklıkla kristal netliğinde görüntüler sunuyor. Redmi Note 13 Pro, Redmi Note 13 süper net bir FHD+ AMOLED ekran içeriyor.
Redmi Note 13 Serisi tüm cihazlarda 120Hz yenileme hızı sayesinde gecikme olmadan sorunsuz kaydırma sağlıyor ve tüm görüntüleme deneyimleri daha akıcı, daha net ve daha keyifli hale geliyor.
Uzun süreli izleme sırasında daha fazla konfor ve koruma için Redmi Note 13 Serisi TÜV Rheinland Düşük Mavi Işık, Titreşimsiz Ekran ve Sirkadiyen Dostu sertifikasyonlarına sahip. Okuma modu gibi çeşitli göz koruma özellikleri içeriyor ve diğer iyileştirmeler arasında seriye ilk kez eklenen kullanışlı ekran içi parmak izi sensörü1 de yer alıyor.

ÜSTÜN DAYANIKLILIK
Mühendislik ve tasarım alanındaki iyileştirmelerle Redmi Note 13 Serisi, zorlu koşullarda daha fazla dayanıklılık ve sağlamlık sunuyor. Seride bir başka ilk olan Corning® Gorilla® Glass Victus®’u getiren ekranlar, Redmi Note 13 Pro+ 5G ve Redmi Note 13 Pro 5G’de kazar düşme ve çizilmelere karşı koruma sağlıyor. Cihazların ekranları, yağmurda dahi dokunmatik girişlerin doğru ve hassas olması için seri genelinde optimize edildi.
IP68 toza ve suya dayanıklılık sertifikası2 ile birlikte iyileştirilmiş bir yapıya sahip olan Redmi Note 13 Pro+ 5G, serinin yıldız modeli olarak konumunu sağlamlaştırırken, diğer modellerin tümü de IP54 toza ve su sıçramalarına dayanıklılık3 sunacak şekilde yükseltildi.

DAHA FAZLA PERFORMANS İÇİN ÜST DÜZEY DONANIM
Yüksek performanslı Redmi Note 13 Serisi, kullanıcıların cihazlarının keyfini gün boyu çıkarabilmelerini sağlayan uzun ömürlü pillerin yanı sıra mevcut en güçlü işlemcilerden bazılarını içeriyor. Daha fazla rahatlık için tüm cihazların kutusunda bir adet şarj cihazı4 yer alıyor.
Mükemmel performans için Redmi Note akıllı telefonlarda ilk kez 4 nm üretim süreci kullanılmaya başlandı. Serinin lideri Redmi Note 13 Pro+ 5G, MediaTek Dimensity 7200-Ultra çipset, her yoğun günün üstesinden gelmek için devasa bir 5.000mAh pil5 içeriyor. Sektör lideri 120 W HyperCharge ile Redmi Note yalnızca 19 dakikada6 %100 şarj seviyesine ulaşıyor.
5.100 mAh5 ile serideki en büyük kapasiteye sahip pille donatılan Redmi Note 13 Pro 5G, Snapdragon® 7s Gen 2 Mobil Platform, Redmi Note 13 Pro ise 5.000 mAh pil5 ve MediaTek Helio G99-Ultra çipset içeriyor. Her iki cihaz da 67W turbo şarj özelliği içeriyor ve %100 şarj seviyesine6 45 dakikada ulaşıyor. Temel model olan Redmi Note 13 ayrıca uzun ömürlü 5.000mAh pil5 ve güçlü yonga setleri ile etkileyici bir performansa sunuyor.
Redmi Note 13 Serisi, dünyanın dört bir yanındaki akıllı telefon kullanıcılarının uygun fiyatlarla amiral gemisi özelliklerinin keyfini çıkarmasını sağlamak için popüler Redmi Note serisini daha da ileri taşıyor.
Aynı lansman etkinliğinde Xiaomi, giyilebilir ürün yelpazesine eklenen üç yeni heyecan verici ürünü Redmi Watch 4, Redmi Buds 5 Pro ve Redmi Buds 5’i de tanıttı.

ÇOK YÖNLÜ REDMİ WATCH 4
Yeni Redmi Watch 4, daha tatmin edici bir akıllı saat deneyimi için kare şeklinde ultra büyük 1,97 inç AMOLED ekran içeriyor. Bu son sürüm aynı zamanda en büyük kare form faktörlü Redmi akıllı saat olarak öne çıkıyor ve tek bakışta daha kapsamlı bir görüntüleme deneyimi sunuyor.
Redmi Watch 4’ün zarif tasarımı alüminyum alaşımlı bir orta çerçeveyle tamamlanıyor ve kullanımı kolay paslanmaz çelik OTS döner kurma koluna sahip ilk Redmi akıllı saat olarak öne çıkıyor. Daha da fazla kolaylık için Redmi Watch 4, kayış değişimi için yepyeni hızlı serbest bırakma mekanizmasıyla birlikte geliyor.
Redmi Watch 4, kalp atış hızı7 ve kan oksijen takibinde8 daha yüksek doğruluk için iyileştirilmiş 4 kanallı bir PPG sensörü içeriyor. Kullanıcılara, otomatik olarak tanınan altı aktivite de dahil olmak üzere 150’den fazla spor modu seçeneği sunuyor. Gelişmiş özellikler arasında kullanıcıların ellerini kaldırıp dokunarak aramaları yanıtlamasına olanak tanıyan Bluetooth® araması9 da yer alıyor. Gümüş Grisi veya Obsidyen Siyahı çerçeve ve uyumlu bir kayış ya da Pastel Moru, Koyu Camgöbeği veya Nane Yeşili renkli kayış seçenekleri10 bulunuyor.

REDMI BUDS 5 PRO İLE GELİŞMİŞ ANC VE GERÇEKÇİ SES
Redmi Buds 5 Pro, dahili sürükleyici ses ve gerçekçi ses için yeni modlarla daha ilgi çekici bir dinleme deneyimi sunuyor. Kulaklıklar ayrıca kablosuz kulaklık bağlantısı için önde gelen Bluetooth® codec’i olan LDAC11’i de destekliyor.
52dB’ye kadar aktif gürültü engelleme (ANC)12 özelliğine sahip Redmi Buds 5 Pro, üç ANC modu, bir Yapay Zeka uyarlanabilir modu ve üç ek şeffaflık modu seçeneği sunarak kullanıcıların farklı senaryolarda daha rahat dinleme deneyimleri için modlar arasında akıllıca geçiş yapmalarına yardımcı oluyor.
13 Kullanıcılar ayrıca beş farklı EQ profili ile ses deneyimlerini kişiselleştirebiliyor. Redmi Buds 5 Pro, ergonomik kılıfıyla eşleştirildiğinde 10 saate kadar kesintisiz dinleme ve 38 saate kadar kesintisiz kullanım desteği sunuyor.14 Redmi Buds 5 Pro, Gece Yarısı Siyahı, Ay Işığı Beyazı ve Aurora Moru renk seçenekleriyle sunuluyor.

REDMI BUDS 5
Gelişmiş ses deneyimi sağlamak için tasarlanan Redmi Buds 5, çok çeşitli arka plan gürültüsünü kapsayan üç mod ile 46dB’ye kadar ANC özelliği içeriyor. Ayrıca, üç şeffaflık modu15 kullanıcıların istediklerini daha fazla, istemediklerini ise daha az duymalarını sağlıyor. Redmi Buds 5, şarj kutusu ile eşleştirildiğinde 10 saate kadar kesintisiz dinlemeyi ve 40 saate kadar kullanımı destekliyor.14 Kulaklıkların Siyah, Beyaz veya Gök Mavisi olmak üzere üç farklı renk seçeneği bulunuyor. Kılıf, mat bir dış yüzeye ve çekici ışık şeridi tasarımına sahip parlak bir iç kısımla öne çıkıyor.
Redmi Buds 5 serisi, çeşitli akıllı telefon markalarıyla uyumlu olan Xiaomi Earbuds uygulamasının kullanımını destekliyor. Bu uygulama ile kişiselleştirilmiş gürültü engelleme, akıllı ortam uyarlamalı gürültü engelleme, özelleştirilmiş EQ ayarı ve yerleşik sürükleyici ses gibi genişletilmiş işlevler deneyimlenebiliyor.16
FİYAT VE BULUNABILİRLİK
Redmi Note 13 Pro 5G modeli Gece Yarısı Siyahı, Okyanus Mavisi ve Aurora Moru renk seçenekleriyle 12GB + 512GB varyantı 21.999 TL tavsiye edilen son kullanıcı fiyatıyla 25 Ocak itibariyle satışa sunulacak.
Redmi Note 13 Pro modeli Gece Yarısı Siyahı, Lavanta Moru ve Orman Yeşili renk seçenekleriyle 8GB + 256GB varyantı 16.499 TL, 12GB + 512GB varyantı ise 18.499 TL tavsiye edilen son kullanıcı fiyatıyla 25 Ocak itibariyle satışa sunulacak.
Redmi Note 13 Pro+ 5G modeli Gece Yarısı Siyahı, Ay Işığı Beyazı ve Aurora Moru renk seçenekleriyle 12GB + 512GB varyantı 24.999 TL tavsiye edilen son kullanıcı fiyatıyla 10 Şubat itibariyle satışa sunulacak.
Redmi Note 13, Gece Yarısı Siyahı, Nane Yeşili, Buz Mavisi ve Okyanus Mavisi renk seçenekleriyle 8GB + 256GB varyantı 11.999 TL tavsiye edilen son kullanıcı fiyatıyla 10 Şubat itibariyle satışa sunulacak.
Redmi Watch 4, Gümüş Grisi, Obsidyen Siyahı ve uyumlu kayış seçenekleriyle 3.299 TL tavsiye edilen son kullanıcı fiyatıyla bugün itibariyle satışa sunuldu.
Redmi Buds 5 Pro, Gece Siyahı, Ay Işığı Beyazı ve Mor renk seçenekleriyle 1.949 TL tavsiye edilen son kullanıcı fiyatıyla bugün itibariyle satışa sunuldu.
Redmi Buds 5, Siyah, Beyaz ve Gök Mavisi renk seçenekleriyle 1.099 TL tavsiye edilen son kullanıcı fiyatıyla bugün itibariyle satışa sunuldu.


Galaxy S24 Ultra’nın en net görüntüsü ve fiyatı sızdırıldı! İşte özellikleri…



















Şirketten yapılan açıklamaya göre, Samsung Electronics, Galaxy A05, A05s, A15 ve A25 5G modellerinden oluşan Galaxy A serisini duyurdu.
Samsung Galaxy A05, akıllı telefon, 50MP çözünürlükteki ana kamerasıyla, geniş açıdan düşük ışık koşullarına kadar her türlü ortamda net ve detaylı fotoğraflar çekme imkanı sağlıyor. 6.7 inç büyüklüğünde HD geniş ekranı ise film izleme, oyun oynama ve internette gezinme gibi aktiviteler için ideal bir görüntüleme deneyimi sunuyor.
5 bin mAh bataryası sayesinde Galaxy A05, kullanıcılarının sık sık şarj etme ihtiyacını ortadan kaldırıyor. 25W hızlı şarj özelliği ile desteklenen telefon, kullanıcıların bataryalarını çok daha hızlı bir doldurabilmelerini sağlıyor. Siyah, açık yeşil ve gümüş renkleri olan Galaxy A05, 4 GB Ram ile 64 veya 128 GB dahili hafıza seçenekleri bulunuyor.
SAMSUNG GALAXY A05S, QUALCOMM SNAPDRAGON 680 IŞLEMCI ILE GELİYOR
Samsung Galaxy A05s,
Qualcomm Snapdragon 680 işlemciye sahip, 50 MP çözünürlüğündeki ana kamerası ile net ve ayrıntılı fotoğraflar çekme olanağı sağlarken, 90Hz’lik Full HD geniş ekranı oyun ve video deneyimlerini akıcı hale getiriyor.
5 bin mAh kapasiteli bataryası ve 25W hızlı şarj desteği sayesinde kullanıcıların zamanını daha verimli kullanmalarını sağlıyor. 4 GB Ram ve 128 GB dahili hafıza kapasitesine sahip A05s, siyah, açık mor ve gümüş renk seçenek imkanı sunuyor.
Samsung Galaxy A15,
90Hz yenileme hızına sahip 6.5 inç Full HD Super Amoled ekranıyla, hem oyunlar hem de multimedya içerikleri için görsel deneyim sunuyor. 800 Nit parlaklığa sahip ekranı, aydınlık yerlerde dahi net ve canlı görüntüler sağlarken, mavi ışığı önemli ölçüde azaltarak SGS onaylı göz koruması sunuyor.
5 bin mAh’lik bataryası ve 25W hızlı şarj özelliği ile uzun süreli kullanım sunan Galaxy A15, aynı zamanda 4 yıl Android ve 5 yıl güvenlik güncelleme garantisiyle kullanıcılarının güvenliğini ve cihazın güncelliğini temin ediyor.
Galaxy A15
4, 6 ve 8 GB ram seçenekleriyle sunuluyor. Cihaz; siyah, açık mavi ve sarı renk alternatifleri ve 128 veya 256 GB dahili hafıza kapasitesi bulunuyor.

Samsung Galaxy A25
5G, 2.4GHz 5 Nanometre Exynos 1280 5G işlemcisiyle donatıldı. 120Hz yenileme hızı ve 1000 Nit parlaklıkla bezeli Super Amoled FHD ekranı ile Galaxy A25 5G, Gorilla Glass 5 ekran koruması özelliğine sahip.
50MP OIS (Optik Görüntü Sabitleme) ve VDIS (Video Dijital Görüntü Sabitleme) özelliklerine sahip kamerası, fotoğraf ve video çekimleri imkanı sunarken, SGS tarafından onaylanmış mavi ışık azaltma teknolojisi mevcut.
5 bin mAh kapasiteli bataryası ve 25W hızlı şarj özelliği sunan Galaxy A25 5G, 4 yıllık Android ve 5 yıllık güvenlik güncelleme garantisi sağlıyor.
Samsung Galaxy A25 5G, kullanıcılarına, 128 veya 256 GB dahili hafıza ve 6 veya 8 GB Ram seçenekleri ile sunuluyor. Cihaz, 3 farklı renk alternatifi sunuyor.