
Daha önce yurt dışından ithal edilen sistemler; gümrük kapılarında, limanlarda ve havalimanlarında kullanılıyordu.
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü ortak çalışmasıyla gümrük kapılarında, limanlarda ve havalimanlarında kullanılan tarama sistemlerinin yerli imkanlarla geliştirilmesi için 2019 yılında “Milli Tarama Sistemleri Projesi” başlatıldı.
Yeni sistemlerle birlikte kaçakçılıkla mücadele daha etkin bir şekilde sürdürülecek.
Proje kapsamında 24 Temmuz’da Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün tarafından 3.sü imzalanan protokol ile gümrük kaçakçılığına karşı yeni yerli tarama sistemleri eklenecek.
Yakın gelecekte milli kaynaklarla geliştirilecek “Yarı Sabit Araç ve Konteyner Tarama Sistemi”, “Mobil Araç ve Konteyner Tarama Sistemi”, “Yutucu Tespit Sistemi”, “Tren Tarama Sistemi”, “Backscatter Araç ve Konteyner Tarama Sistemi”, “CT Bagaj Tarama Sistemi”, gümrüklerde, limanlarda ve havalimanlarında kaçakçılara göz açtırmamayı planlıyor.
‘Yarı Sabit Araç ve Konteyner Tarama Sistemi’; belirli bir konumda kurulup, gerektiğinde başka bir yere taşınabiliyor. Genellikle büyük araçları ve konteynerleri taramak için tasarlanan sistem, yüksek enerjili X-ışınları veya diğer elektromanyetik dalgaları kullanarak içyapının görüntülenmesini sağlayacak.
Araçların, konteynerlerin ve diğer büyük yüklerin içyapısını hızlı ve etkili bir şekilde taramak için tasarlanan ‘Mobil Araç ve Konteyner Tarama Sistemi’ genellikle kamyon veya treyler üzerine monte edilip, tarama yapılacak alana kolayca taşınabiliyor. Yüksek enerjili X-ışınları veya diğer elektromanyetik dalgaları kullanarak araçların ve konteynerlerin içindeki gizli malzemeleri tespit edebilecek.

Araçların, konteynerlerin ve diğer büyük yüklerin içindeki saklı malzemeleri tespit etmek için kullanılacak olan ‘Backscatter Araç ve Konteyner Tarama Sistemi’; elektromanyetik dalgaların geri saçılması teknolojisini kullanan ileri bir görüntüleme teknolojisine sahip.
‘CT Bagaj Tarama Sistemi’ de bagajları her yönden tarayarak, 3 boyutlu görüntü alabilecek ve bagaj içinde şüphelenilen herhangi bir eşyayı seçip, ayrı olarak detaylı incelenmesine olanak sağlayabiliyor. Organik ve inorganik maddeleri görüntüleyebilen sistem, renk tanımlaması yapıp, bagaj içindeki patlayıcı maddeleri; konumu, şekli, yeri ve açısı fark etmeksizin, otomatik olarak tespit edebilecek.
Türkiye’nin hedef veya transit ülke konumunda olduğu yasa dışı uyuşturucu madde sevkiyatlarında, uyuşturucu kuryelerinin vücutlarında taşıdığı uyuşturucu maddelerin tespit eden ‘Yutucu Tespit Sistemi’ devreye girecek.
Trenlerin içindeki kargo ve yolcu bölmelerini taramada kullanılacak olan ‘Tren Tarama Sistemi’, trenin içindeki eşya veya kişileri tespit etmek için ileri bir görüntüleme ve tespit teknolojisine sahip. Sabit veya mobil olabilen sistem, genellikle trenlerin hareket halindeyken bile taranmasına imkan sağlayacak.
Konuya ilişkin bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Önümüzdeki süreçte, mevcut sistemlerin etkinliğini artırmak ve yeni teknolojik yenilikleri entegre etmek amacıyla yeni tarama ve kontrol sistemlerinin geliştirilmesine devam edilecek, bunlara ilave olarak yapay zeka gibi yeni nesil teknolojilerin proje kapsamında geliştirilmesi, tarama sistemlerine entegrasyonu ve yaygınlaştırılması sağlanacaktır.’’ gümrüklerin daha etkin ve daha üst düzeyde güvenli hale getirilmesinin amaçlandığına dikkat çekildi.
Bolat, törende, Türkiye’ni dünyanın gelişmiş en modern gümrük kapılarına sahip olduğuna dikkati çekerek, gümrüklerin daha etkin ve verimli şekilde hizmet verebilmesi için Bakanlığın modern ekipmanlara sahip olduğunu söyledi.
MİLTAR Projesi’nin uygulanmaya başlandığı zamandan bu yana başarılı şekilde etkilerini görmeye devam ettiklerini belirten Bolat, “Bu konuda SSB’nin işbirliği ve koordinasyonu söz konusu projenin başarısında büyük rol oynamıştır. Savunma sanayisinde son yıllarda atılan adımlarla ülkemiz, dünyada daha saygın bir konuma ulaşmıştır. Türkiye’nin savunma sanayisindeki artan ihracatı ülkeye yeni ufuklar kazandıracaktır.” dedi.

Bolat, Ticaret Bakanlığının misyonunun kanunlara uygun, adil, güvenli ve sürdürülebilir ticari hayatı sağlamak ve güçlendirmek olduğuna işaret ederek, sürekli iyileştirilen anlayışla 7 gün 24 saat çalışma esasına uygun olarak faaliyetlerine devam ettiklerini söyledi.
Gümrüklerin, bir ülkenin ekonomik sınırlarını koruyarak, dış ticaretin düzenlenmesinde kritik rol oynadığını ifade eden Bolat, şu değerlendirmede bulundu:
“Gümrük, bir ülkenin bağışıklık sistemi gibidir. Zararlı unsurları filtreleyerek ekonomik ve sosyal yapının sağlığını korur. Dolayısıyla, sınır kapılarında denetim ve gözetim işinin yapıldığı bu mekanların daima iyileştirilmeye ve geliştirilmeye ihtiyacı vardır. Hem insan hem de teknoloji faktörünü kullanarak gereken güvenlik, denetim ve yakalamalar sağlanacaktır. Bakanlık olarak, ülkemizin güvenliğinin korunması ve ekonomik refahının artırılması için takip ettiğiniz üzere kaçakçılıkla amansız şekilde mücadele ediyoruz.”
Bolat, ticareti serbest ürünlerin kaçakçılığının ülke için vergi kaybına yol açtığını, dürüst tacir ve üreticiler karşısında da orantısız ve negatif bir mekanizmaya dönerek rekabeti bozduğunu belirterek, gümrük idarelerinden toplanan vergi gelirlerinin ülkenin bütçe yönetimine büyük katkı sağladığını söyledi.

Dürüst ticaret yapanların haklarını, ürünlerin gerekli testlerini yaparak tüketicilerin güvenliğini sağlamanın da asli görevleri arasında yer aldığını vurgulayan Bolat, şunları kaydetti:
“Tek bir yurttaşımızın kaçak bir üründen dolayı zarar görmemesi için daima dikkatli ve teyakkuz halindeyiz. Bundan dolayı, kaçakçılıkla mücadelemize tavizsiz devam ediyoruz. Yasa dışı ürün kaçakçılığı ise gençlerimiz başta olmak üzere tüm toplum için büyük risk doğurmakta, ayrıca bu ürünlerin ticaretinden elde edilen gelirler terörün ve yasa dışı suç örgütlerinin finansmanına gitmektedir. Bu nedenlerle, gümrük kaçakçılığını sadece bir ekonomik mesele olarak değil aynı zamanda ulusal güvenlik meselesi olarak görmek ve buna uygun politikalar geliştirmek, devletlerin öncelikli sorumlulukları arasında yer almaktadır. Son 1 yıl itibarıyla uyuşturucu yakalaması yaklaşık 12,5 milyar liraya, yasa dışı ve kaçak ticaret yakalamaları da 35,5 milyar liraya ulaşmıştır.”
Bolat, Bakanlık olarak yasal ticaret akışının kesintisiz sürmesi, kontrol ve denetimlerin uluslararası standartlara uygun yapılması için çalışmaları sürdürdüklerine dikkati çekerek, bu amaçlar doğrultusunda gümrük kontrollerine hız kazandıran fiziki müdahalesiz kontrol sistemlerine yatırımlar yaptıklarını ifade etti.

Envantere ilave edilen son teknolojiye sahip teknik cihaz ve bilgi sistemleriyle bu alanda dünyanın sayılı gümrük idareleri arasında yer aldıklarını vurgulayan Bolat, “Kesintisiz bir şekilde sürdürülen kaçakçılıkla olan mücadelemiz kendi içinde de bir maliyete sahiptir
Kaçakçılıkla mücadelede en çok kullandığımız sistemlerin başında gelen Araç ve Konteyner Tarama Sistemleri bu projeye kadar yurt dışından ithal edildi. Bu durum ülkemizin dış ticaret dengesi için negatif bir etki oluşturdu. Söz konusu cihazlar için 140 milyon dolarlık bir bedel ödendi, bu maliyetten kurtulmak için Bakanlığımızın ve SSB’nin ortak girişimleriyle MİLTAR Projesi’ni hayata geçirdik.” ifadelerini kullandı.
MİLTAR Projesi’nin başarısının ardından, tarama sistemlerinin yerli üretiminin devam etmesine ve ürün yelpazesini genişletmeye karar verdiklerini bildiren Bolat, söz konusu projenin sadece Türkiye’nin güvenlik ve ticaret altyapısını güçlendirmekle kalmayıp, aynı zamanda yerli teknoloji ve sanayinin gelişimine de önemli katkılarda bulunacağını aktardı.
Yerli üretim sayesinde, dışa bağımlılığı azaltarak ülke kaynaklarıyla daha güçlü ve bağımsız bir sistem oluşturmayı hedeflediklerini belirten Bolat, “Böylece ülkemizin savunma ve güvenlik alanındaki kapasitesini artırırken aynı zamanda ekonomik büyümemize ve ihracat potansiyelimizin artırılmasına da katkı sağladık. Ülkemizin potansiyeli, kapasitesi çok büyük. Kendi dijital ve bilişim ihtiyaçlarına cevap verecek niteliktedir. Yeter ki buna inanalım ve gerekli desteği sağlayalım. Artık yüksek teknolojik ürünleri ihraç eden ülke haline geldik. Katedeceğimiz mesafenin büyüklüğünün farkındayız. Projede emeği ve desteği bulunan herkese teşekkür ediyorum.” diye konuştu.

“DIŞA BAĞIMLILIĞIMIZ GÜN GEÇTİKÇE AZALIYOR”
SSB Başkanı Haluk Görgün de Başkanlık olarak ileri teknoloji kazanım çalışmalarını bütüncül bir yaklaşımla takip ederek, desteklemeye ve yönetmeye gayret gösterdiklerini söyledi.
Görgün, savunma sanayi şirketlerinin askeri ürün ve platformların yanı sıra yüksek teknolojili ve stratejik alanlarda da dışa bağımlılığı en aza indirecek şekilde çalışmalarına devam ettiğin dikkati çekerek, “Ülkemiz savunma sanayi alanında özellikle son yıllarda çok ciddi bir atılım içerisinde. Yürütmekte olduğumuz projeler vasıtasıyla ihracatımız her geçen gün daha da artıyor ve büyüyor. Dışa bağımlılığımız da buna paralel olarak gün geçtikçe azalıyor.” dedi.
Gümrük denetimlerinin başarıyla gerçekleştirilebilmesi ve ülke güvenliğini tehdit edebilecek unsurların ülkeye giriş ve çıkışını önlemek amacıyla MİLTAR Projesi’ni Bakanlıkla hayata geçirdiklerini anımsatan Görgün, şu değerlendirmede bulundu:
“Projeyle özellikle kargo ve araç inceleme, katı ve likit patlayıcı ve kimyasal madde saldırı tespiti gibi yetenekler kazanılmış oldu. Bu projelerin yerli ve milli olarak geliştirilmesiyle kaynaklarımızın yurt içinde kalmasına katkı sağlamayı, maliyetlerin düşürülmesine ve yeni bir alanda da dünya pazarına girecek bir ürüne sahip olmayı önemsiyoruz.”

Görgün, savunma sanayi ekosistemi olarak Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada gelişen koşullar karşısında ihtiyaçlarının en üst seviyede karşılanabilmesi için çalışmaya devam edeceklerine dikkati çekerek, şunları kaydetti:
“Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlılığı, liderliği ve verdiği güçle birlikte Türkiye Yüzyılı’nın öncü sektörlerinden biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. İleri bir teknolojiye sahip savunma sanayi ürünlerinin inovasyon odaklı diğer sektörlere öncülük etmesine katkıda bulunmak amacıyla da kamu, akademi ve özel sektörle hep birlikte gerçekleştireceğimiz çalışmalarda tüm paydaşlarımıza başarılar diliyorum.”
Söz konusu ilave gümrük vergisi kararının, Çin’den ithal edilen binek otomobillere karşı gaz-fren dengesi kapsamında otomotiv endüstrisini koruyacak zorunlu bir adım olduğuna dikkati çeken Avdagiç, şu ifadeleri kullandı:
“Türk sanayinin lokomotif sektörü otomotiv endüstrisinin korunmasına yönelik atılan bu adımı olumlu karşılıyoruz. Ticaret Bakanlığı ‘gümrük’ politikaları enstrümanını Türk sanayinin önünü açacak bir bilinçle kullanıp bu yılın sektör için geri giden ya da yerinde sayan bir yıl olmasını önleme girişiminde bulunmuştur.”
Avdagiç, diğer taraftan Çin’in, Türkiye’nin genel ithalatında ilk grup ülkelerden biri olduğunu anımsatarak, “Dış ticaret açığımızın yüzde 40’ını Çin’den verirken, buna karşı endüstrilerimizi korumamız kadar normal bir şey olamaz.” dedi.
“AVRUPA KOMİSYONU DA BU HAFTA BENZER BİR TEDBİRİ ELEKTRİKLİ ARAÇLAR İÇİN UYGULAMAYA SOKACAK”
Ayrıca otomotiv sektöründe yerli üretimin rekabet gücünün artırılması ve Avrupa pazarındaki payın korunması için de doğru zamanda alınmış bir karar olduğunu belirten Avdagiç, şunları kaydetti:
“Otomotivde yarım asırda elde ettiğimiz rekabet üstünlüğümüzü korumamız için ne gerekiyorsa onu yapmamız gerekiyordu, alınan karar da bunun yerine getirilmesi oldu. Otomotiv endüstrimiz güçlendikçe ve inovatif milli üretime daha fazla odaklandıkça, ilave ithalat vergisi gibi tedbirlere ihtiyaç tabii ki azalacaktır. Ancak halihazırdaki küresel konjonktürde bu tarz gümrük stratejilerinin yoğun şekilde uygulandığını biliyoruz. Nitekim bu hafta benzer bir tedbiri elektrikli araçlar için Avrupa Komisyonu da uygulamaya sokacak.”
Avdagiç, “Elbette Türkiye de koltuğuna yaslanıp, otomotiv endüstrisinde onarılması güç bir hasarın oluşmasını izlemeyecekti. Tıpkı diğer Avrupa ülkeleri gibi Çin’in artan otomobil ihracatına karşı endüstrisini korumak için ticari baskı seçeneğini devreye alacaktı. Hiç şüphesiz Türkiye, küresel otomotiv ihracat başkentlerinden biridir, bunu korumamız da elzemdir. Aynı zamanda ülkemiz belirtmeliyim ki Çin’e karşı geçici dezavantajlarını aşacak altyapı ve tecrübeye de sahiptir.” diye konuştu.
“ÇİN MARKALARINA BİR MESAJ OLARAK GÖRÜYORUZ”
Türkiye’nin hem tedarik güvenliği hem tedarik maliyetleri bakımından dünya ölçeğinde eşsiz bir konuma sahip olduğunu vurgulayan Avdagiç, sözlerini şöyle tamamladı:
“İlave ithalat vergisini, Çin markalarına Türkiye’de yatırımı gündemlerine öncelikli olarak almaları için de bir mesaj olarak görüyoruz. Hükümetimizin katma değer sağlayacak bu tarz doğrudan yatırımlara tam destek sağlayacağından eminiz. Diğer yandan dünyada iyice baskısını artıran bu gümrük savaşları bir kere daha hatırlatıyor ki AB ile Gümrük Birliği’ni güncellemeli ve yeni STA’ları hızla devreye almalıyız.”
GALERİYE GİT
Seçici Kurul, projenin uygulanabilirlik düzeyi ve gerçekleştirilebilme potansiyeli, sağladığı zaman, kaynak ve işgücü tasarrufu, belirlenen alanlarla ilgili getirdiği yenilikçi yaklaşım, özgünlük ve fark ortaya koyma düzeyi kriterlerine göre ödül almaya hak kazanan projeleri belirledi. Ödüller, Ticaret Bakanlığı Eskişehir Yerleşkesi’nde 26 Ocak Dünya Gümrük Günü dolayısıyla düzenlenen “Türkiye Yüzyılı-Ticaret Yüzyılı Proje Yarışması” ödül töreni ile sahiplerini buldu. Törende ayrıca Dünya Gümrük Örgütü (DGÖ) 2024 temasına katkıda bulunan Ticaret Bakanlığı ve özel sektör temsilcileri arasından seçilen 17 gümrük personeline de DGÖ Liyakat Sertifikası takdim edildi.
Bakan Bolat, törende yaptığı konuşmada Türkiye’nin Covid-19 salgını, Rusya-Ukrayna savaşı, enerji, gıda ve ticaret savaşları gibi sıkıntılarla karşılaşmasına rağmen yatırım, üretim, istihdam, ihracat ve istikrar temelinde emin adımlarla ilerlediğini belirterek, “2023 yılında dünya ekonomisinin durgunluk içinde geçmesine, dünya ticaretinin yüzde 5,5 gerileme kaydetmesine rağmen biz Türkiye olarak sizlerin yoğun çabaları ve ihracatçılarımızın büyük gayretleri ile 2022’ye kıyasla 2023’ü yüzde 0,64 oranında artışla 255 milyar 800 milyon dolarlık mal ihracatı ile kapatarak cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırmış bulunuyoruz” dedi.

“BU YIL MAL VE İHRACAT HEDEFİ OLARAK 267 MİLYAR DOLAR, HİZMETLER İHRACAT HEDEFİ OLARAK 110 MİLYAR DOLAR YANİ TOPLAMDA 377 MİLYAR DOLAR BİR HEDEF VAR”
Bolat, söz konusu başarıda yaklaşık 700 milyar doların üzerinde mal ve hizmet ihracat ve ithalatının geçtiği gümrük idarelerinin 7 gün 24 saat mesai yaparak çalışmasının ve tedarik zincirlerinin aksamamasının büyük rolü olduğunu aktararak, “Bu yıl mal ve ihracat hedefi olarak 267 milyar dolar, hizmetler ihracat hedefi olarak 110 milyar dolar yani toplamda 377 milyar dolar bir hedef var.
Takip ettiğimiz günlük ve saatlik verilere göre de ihracatta da Allah’a şükür yıla iyi başladık. Geçen yıla kıyasla daha iyiyiz. İthalatta da yine ağustostan bu yana süregelen ithalatın bir yıl öncesinin aynı ayına göre artış hızının gerilemesi süreci ocak ayında da devam etmektedir. Böylece hem dış ticaret açığımızın azalma trendi hem de ihracatımızın ithalatı karşılama oranının yükselme trendi memnuniyet verici” diye konuştu.
Bakan Bolat, gümrük kapılarının dijitalleştirilmesi ve otomasyon süreçlerinin tamamlanarak modernize edilmesi çalışmalarına ilişkin de şunları söyledi:
“Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu gerçekleştirmek için gümrüklerimizde de dijitalleşmeden faydalanmak, işlemleri kolaylaştırıp, mevzuatı basitleştirip, fiziki altyapıyı modernize etmeye devam ediyoruz. Bu çerçevede geçen yıl Edirne Pazarkule Gümrük Kapısı’nı çok modern ve otomasyonlu bir şekilde açtık. Aynı şekilde Ardahan’da Türközü Gümrük Kapısı’nın modernizasyonu tamamlanıp hizmete açıldı. Bu yıl da inşallah Ağrı Gürbulak ve Şanlıurfa Ceylanpınar gümrük kapılarımızın çok modern bir şekilde açılışını yapacağız.
Diğer gümrük kapılarımızda da fiziki iyileştirmeler, bilgi iletişim ve otomasyon iyileştirmeleri devam edecek. 2002 yılında toplam 2 buçuk milyon adet beyanname kapsamında 106 milyar dolar ticaret gerçekleştiriliyordu. 2023’te yaklaşık 8 milyon adet beyanname kapsamında 575 milyar dolar değerinde işlem gerçekleştirilmiştir. Tüm bunlar gümrükleri belirli bir koordinasyon ve düzen içinde yöneten gümrük idarelerimizin görevlerini şevkle yürütürken, merkez ve taşradaki tüm mesai arkadaşlarımızın ve kurum dışındaki tüm paydaşlarımızın fedakarca çalışması sayesinde başarılmıştır.”
Bakan Bolat, ülke genelinde diğer kamu otoriteleri ile iş birliği yaparak Türkiye’yi ekonomik yönden zarara uğratacak, ekonomik istikrarı bozacak her türlü yasa dışı ve kaçakçılık faaliyetiyle mücadelelerini kararlılıkla sürdürdüklerine vurgu yaparak, “Bu mücadelede gümrüklerimizin elektronik altyapısını devamlı suretle geliştiriyoruz. Ayrıca, kaçakçılıkla mücadele faaliyetleri çerçevesinde 2023 yılı sonu itibarı ile Gümrük Muhafaza birimlerimiz tarafından yaklaşık 12 ton uyuşturucu, 1 milyon 200 bin litre akaryakıt, 1 milyar 368 milyon lira değerinde bin 302 adet araç, yaklaşık 3 milyar 210 milyon lira değerinde elektronik eşya, 1 milyon 886 bin adedi tıbbi ilaç olmak üzere toplam 2 milyon 335 bin tıbbi malzeme yakalaması gerçekleştirildi” diye konuştu.
Bolat, bugünkü program ile Dünya Gümrük Örgütü (DGÖ) 2024 temasına katkıda bulunan Ticaret Bakanlığı ve özel sektör temsilcileri arasından seçilen 17 personelin DGÖ Liyakat Sertifikaları ile ödüllendirileceğini belirterek, “Bu ödüle hak kazanan 17 arkadaşımızın her birini ayrı ayrı tebrik ediyorum” dedi.
Söz konusu proje yarışması vesilesiyle Türkiye’nin hizmet gayesinde gönül birliğine ve hedef birliğine sahip çok sayıda çalışanın olduğunu anladığını belirten Bolat, “Kazanan adayları şahsım ve Ticaret Bakanlığımız adına canı gönülden kutluyorum. Ödül alsın ya da almasın tüm katılımcı arkadaşlarımıza gösterdikleri gayretler, çabalar, özgüven ve fikirleri dolayısıyla çok teşekkür ediyorum. Ülkemizi ekonomik kalkınma yolunda daha ileriye taşıyacak çalışmalarda emeği geçen çok kıymetli mesai arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyor, başarılarının devam etmesini Allah’tan niyaz ediyorum” dedi.
Bakan Bolat’ın konuşmasının ardından 17 personele DGÖ Sertifikası ve Türkiye Yüzyılı-Ticaret Yüzyılı Proje Yarışması’nda ödül almaya hak kazanan yarışmacılara ödülleri takdim edildi. Program, Bakan Bolat’ın sertifika ve ödül sahipleri ile hatıra fotoğrafı çektirmesinin ardından sona erdi.