BEİJİNG, 8 Mayıs (Xinhua) — Çin’in başkenti Beijing, ağustosta 2025 Dünya Robot Konferansı’nın yanı sıra ilk kez düzenlenecek Dünya İnsansı Robot Oyunları’na ev sahipliği yapacak.
Çarşamba günkü basın toplantısında 8-12 Ağustos tarihlerinde düzenlenecek Dünya Robot Konferansı ile 15-17 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek Dünya İnsansı Robot Oyunları’nda robotik alanındaki en son gelişmelerin sergileneceği ve küresel sektör işbirliğinin teşvik edileceği belirtildi.
Organizatörlerin verdiği bilgilere göre 2025 Dünya Robot Konferansı’nda forum, sergi, yarışma ve ağ oluşturma etkinlikleri yer alacak ve yaklaşık 200 robotik şirketi en son yeniliklerini sunacak.
Konferansın küresel ölçekte büyüyen etkisine dikkat çeken Çin Elektronik Enstitüsü Başkan Yardımcısı ve Genel Sekreteri Chen Ying, bu yılki etkinliğe 30’dan fazla uluslararası kuruluş, 30’un üzerinde tanınmış küresel uzman ve 100’ü aşkın uluslararası takımın katılmasının beklendiğini belirtti. Katılımcıların en az yüzde 20’sininse uluslararası firmalardan oluşacağı tahmin ediliyor.
Öte yandan robotlar arasında birçok spor dalında düzenlenecek ilk yarışma etkinliği olan Dünya İnsansı Robot Oyunları kapsamında robotlar, atletizm, futbol, dans, malzeme taşıma ve tıbbi sınıflandırma gibi alanlarda hem atletik hem de işlevsel becerilerini sergileyecek. Oyunlar sırasında badminton, masa tenisi ve basketbol gibi branşlarda düzenlenecek etkinliklerle de eğlence ve izleyici etkileşimi ön plana çıkarılacak.
Beijing Belediyesi Ekonomi ve Bilişim Teknolojisi Bürosu Direktörü Jiang Guangzhi, “Oyunlar, robotların insan benzeri yeteneklere ulaşmaya ne kadar yakın olduğunu gösterecek” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Marmara Denizi’nde daha önce 2007-2008 ve 2021 yıllarında gözlemlenen müsilaj oluşumu, deniz ekosistemini bu yıl da tehdit ediyor. Deniz salyası olarak bilinen müsilaj, Anadolu Yakası’nda bulunan Maltepe sahil şeridinde yeniden görüldü. Denizin yüzeyinde tabaka halinde yayılan ve kıyıya yakın bölgelerde etkili olan müsilaj oluşumu havadan görüntülendi.
“Bu sorunun temeli, duyarsızlık ve eğitim eksikliği”
Ercan Kumru isimli bir vatandaş, “Akıntının yoğun olduğu yerlerde deniz bir şekilde kendini temizleyebiliyor. Ama akıntının olmadığı, insanların teknelerini bağladığı ve vakit geçirdiği yerlerde kirlenme daha hızlı oluyor. Denizlerdeki yararlı bakteriler azalıyor, ekosistem bozuluyor. Bu, kendi kendini hasta eden bir deniz demek. Üzücü olan, bu hastalığın sebebinin biz insanlar olması” dedi. Çevre bilincinin toplumda yeterince oluşmadığına dikkat çeken Kumru, “Bu sorunun temeli insanlarımızın duyarsızlığı ve eğitim eksikliği. Bizde çevre eğitimi yeterince önemsenmiyor” diye konuştu. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ŞANLIURFA’da yenileme çalışmaları sırasında devrilen direğin altında kalan işçilerden Ömer Uğraş (40) hayatını kaybetti, Mehmet Kılıç (37) yaralandı.
Olay, öğle saatlerinde Gelibolu Mahallesi’nde meydana geldi. Elektrik dağıtım şirketi tarafından yürütülen direk yenileme çalışmaları sırasında, vinçle kaldırılan tonlarca ağırlığındaki direk, çalışma yapan işçilerin üzerine devrildi. İhbarla bölgeye jandarma, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekipler tarafından direğin altından çıkarılan işçiler Ömer Uğraş ve Mehmet Kılıç, Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Ömer Uğraş kurtarılamazken, Mehmet Kılıç’ın hastanedeki tedavisi sürüyor. Vinç operatörü C.D. gözaltına alınırken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>S.A. (65) idaresindeki 15 FF 746 plakalı otomobil, Kaş- Seydikemer D-400 kara yolunda karşı yönden gelen K.K. (24) yönetimindeki 35 SDH 02 plakalı kamyonla çarpıştı.
İki araç da çarpmanın etkisiyle yol kenarına savruldu.
Kazada yaralanan otomobil sürücüsü ile aynı araçta yolcu olarak bulunan K.A, Kaş Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2021’de başlayan kazı çalışmaları, Konya Büyükşehir Belediyesi ve Karatay Belediyesinin destekleriyle, Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlker Işık başkanlığında yürütülüyor.
1890’lı yıllarda Rus mezaliminden kaçan KırımTatar Türklerinin yurdu haline gelen Savatra Antik Kenti, Anadolu’da Türk adının geçtiği ve 1071 öncesi Türk varlığını ispatlayan Türkopol (Türkoğlu) yazıtının olmasıyla dikkat çekiyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Konya Çevre Yolu 2. Kesimi” açılış töreninde konuştu.
Göreve geldikleri günden beri eser ve hizmet siyasetiyle Konya’ya ve Konyalılara layık olmak için gece gündüz çalıştıklarını belirten Erdoğan, “Üretimin, istihdamın ve ihracatın artırılması, şehrin dengeli şekilde kalkınması için tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız.” ifadesini kullandı.
Hem Konya’ya hem de bölgeye ekonomik, ticari ve tarımsal olarak katkı yapacak projelerine, yatırımlarına ve hizmetlerine her gün bir yenisini eklediklerini söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:
“Doğu-batı ve kuzey-güney istikametindeki ulaşım ağlarının adeta kavşak noktası olan Konya’nın, kara, demir ve hava yolu ulaşımının geliştirilmesi, temel önceliklerimizden biridir. Şu rakamı özellikle dikkatinizi çekiyorum, bugüne kadar ulaştırma alanında Konya’ya güncel rakamla 146,7 milyar liralık kamu yatırımı yaptık. Şehrimizi kuzeyde Ankara ve Eskişehir’e, batıda Isparta, Afyonkarahisar ve oradan İzmir’e, doğuda Aksaray, Niğde ve oradan Kayseri’ye, güneyde ise Antalya, Karaman ve Mersin’e bölünmüş yollarla bağladık. Ülkemizin en yüksek ayaklı ve en uzun dengeli konsol köprüsü olan Eğiste-Hadimi Viyadüğü’nü inşa ederek Konya’nın Akdeniz ve İç Anadolu Bölgesi’ne kesintisiz, konforlu ve güvenli ulaşımını temin ettik.
Şurası da çok önemlidir, Konya’mızın 2002’de 167 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 22 yıl içinde tam 1286 kilometreye çıkardık. Bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol ağı ise 97 kilometreden 1296 kilometreye yükseldi. Yollarımızı daha güvenli, daha modern yapıya kavuşturduk. Konya-Ankara Yolu’nu, Konya-Akşehir-Afyonkarahisar Yolu’nu, Konya-Aksaray Yolu’nu, Konya-Karaman Yolu’nu, Konya-Belören-Hadim Yolu’nu şehrimizin istifadesine sunduk. Konya’yı Akdeniz’e en kestirme yoldan bağlayan 5 kilometre uzunluğundaki Demirkapı Tüneli’ni hizmete açtık.”
“Konya Çevre Yolu, şehrimize kazandırdığımız en önemli yatırımların başında geliyor”
Alacabel Tüneli ve bağlantı yolları ile Akşehir- Yunak Yolu, Taşkent- Balcılar Yolu, Ereğli-Halkapınar-İvriz Yolu ve Seydişehir- Bozkır Yolu gibi 11 ayrı kara yolu projesinin çalışmalarının da devam ettiğini bildiren Erdoğan, “İnşallah bu projeleri de yakın zamanda nihayete erdirecek ve Konyalı kardeşlerimizle birlikte bölgenin tüm şehirlerinin emrine vereceğiz.” dedi.
Konya’nın şehir içi ve şehirler arası ulaşımdaki merkezi konumunu güçlendirecek, tarım, ticaret ve sanayi birikimini çok daha üst seviyelere taşıyacak kara yolu yatırımlarını sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk kısmı 22, ikinci kısmı 46, üçüncü kısmı ise 54 kilometre olmak üzere 122 kilometre uzunluğundaki Konya Çevre Yolu, şehrimize kazandırdığımız en önemli yatırımların başında geliyor. Projeyle Konya’nın transit trafik yükünü çevre yoluna aktaracak, şehir içinde kalan eski çevre yolundaki trafik yoğunluğunu azaltacağız.” bilgisini paylaştı.
“Yıllık 6 milyar lira tasarruf edeceğiz”
Ülkenin turizm ve ticaret merkezlerine hızlı ve güvenli trafik akışını sağlayacak, Konya’nın ulaşım imkanlarını çeşitlendirmiş olacaklarını bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:
“Böylelikle şehrimizin ekonomik, sosyal ve ticari gelişimine de kayda değer katkılar yapacağız. Projemizin birinci kısmını, 2020’de tamamlayarak trafiğe açmıştık. Bugün ise ikinci kısmın Afyonkarahisar ve Aksaray aksındaki 30 kilometrelik kesimini ulaşıma açıyor, hizmete sunuyoruz. 3 köprü, 3 köprülü kavşak, 1 viyadük, 18 alt geçit ve 57 menfezin yer aldığı bu kesime tam 44 bin fidan diktik. İkinci kısmın geriye kalan 16 kilometrelik bölümü yani Aksaray- Adana aksı arasındaki 16 kilometrelik kesiminde çalışmalar devam ediyor. İnşallah yakın zamanda onu da tamamlıyoruz.
Bugün hizmete verdiğimiz Afyonkarahisar-Aksaray arasındaki 30 kilometrelik kesim ile mevcut yol üzerinden 40 kilometre katedilerek sağlanan ulaşımı 10 kilometre kısaltmış oluyoruz. Aynı şekilde seyahat süresini 49 dakikadan 17 dakikaya düşürüyoruz. Böylece zamandan 4,6 milyar, akaryakıttan 1,4 milyar olmak üzere yıllık toplam 6 milyar lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zararlı karbon emisyonunu tam 81 bin 400 ton azaltıyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda çevre yolunun yapımında emeği geçenleri tebrik etti.
Notlar
Törene, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Ticaret BakanıÖmer Bolat, AK Parti genel başkan yardımcıları ve milletvekilleri ile Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ve diğer ilgililer katıldı.
Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir tablo hediye etti. Konya Müftüsü Ali Öge’nin yaptığı duanın ardından yolun açılış kurdelesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve protokoldekiler tarafından kesildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ETÜ’de “Yaşam boyu öğren, yaşam boyu tazelen” temasıyla düzenlenecek eğitimlerde, 60 yaş üzeri vatandaşların teşvik edilerek yeni beceriler kazanmalarının sağlanması amaçlanıyor.
Bu çerçevede 60 yaş üzeri okuma yazma bilenlerin katılabileceği eğitimlere başvurular 3-14 Şubat tarihlerinde, eğitimler ise 17 Şubat’ta başlayacak. 60+ Tazelenme Üniversitesi’ne katılanlar, 4 yıl boyunca haftada 2 gün çeşitli alanlarda eğitim alacak.
ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Edebiyat Fakültesi Prof. Dr. Muammer YaylalıKonferans Salonu’nda düzenlenen tanıtım toplantısında, öğrenme anlayışını temel alan programın, her yaşta öğrenmenin ve gelişmenin mümkün olduğu bilinciyle tasarlandığını söyledi.
Dünya Sağlık Örgütünün sağlığın korunması için yaşam boyu öğrenmeye vurgu yaptığını belirten Çakmak, “Amacımız, kıymetli büyüklerimizin bilgiye, beceriye ve sosyal hayata daha aktif katılımlarını destekleyerek onların sağlıklı, mutlu ve üretken bir yaşam sürmelerine katkı sunmaktır.” dedi.
“Yaşam kalitesini arttırmayı hedefliyoruz”
Üniversite olarak yaşam boyu öğrenmeyi temel ilke olarak benimsediklerini ifade eden Çakmak, şöyle devam etti:
“Sağlıktan sanata, kişisel fiziksel aktivitelere, bağımsız yaşam becerilerinden sosyal ve zihinsel aktivitelere kadar geniş bir yelpazede sunacağımız eğitimlerle, bireylerimizin yaşam kalitesini arttırmayı ve topluma daha aktif katılımlarını teşvik etmeyi hedefliyoruz. Hazırladığımız program, bilimsel temellere dayanarak multidisipliner bir ekip tarafından hazırlanmıştır. Katılımcılarımızı hayatlarının her döneminde öğrenmenin, üretmenin ve paylaşmanın mümkün olduğunu göstermek istiyoruz. Çıktığımız bu yolda büyüklerimizin hayatlarına yeni bir pencere açıp onların enerjilerini ve potansiyellerini yeniden keşfetmelerini sağlamayı hedefliyoruz. Hayata geçirdiğimiz bu programla büyüklerimizin de hayatlarına dokunmayı onların bizlerin akademik bilgi ve birikiminden faydalanmaları gibi bizlerin de onların hayat tecrübelerinden faydalanacağımız bir programı hayata geçiriyoruz.”
“Öğrenme ve gelişmenin yaşı yoktur”
Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve 60+ Tazelenme Üniversitesi Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Elanur Yılmaz Karabulutlu da projeyle yaşam boyu öğrenmede önemli bir adım atıldığını söyledi.
Karabulutlu, yaşlı nüfusun Türkiye’de son 5 yılda yüzde 21,4 arttığını bildirerek, şunları kaydetti:
“İnsanlığa değer katan, öncü ve saygın bir üniversite olma vizyonuyla hareket eden üniversitemiz 60+ Tazelenme Üniversitesi Projesi’yle bölgemizdeki 60 yaş ve üzeri bireylerin yaşamına değer katmayı hedeflemektedir. 60+ Tazelenme Üniversitesi yaşanılan her dönemde öğrenmenin gelişmenin ve yenilenmenin mümkün olduğu inancından doğmuştur. Bu projeyle ileri yaş döneminde de aktif öğrenmenin paylaşmanın, üretmenin mümkün olduğunu göstermek istiyoruz, çünkü öğrenme ve gelişmenin yaşı yoktur.”
Programa, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Akarsu, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, akademisyenler ve 60 yaş üzerindeki vatandaşlar katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şehitkamil ilçesi Taşlıca Mahallesi Büyükşehir Sanayi ve Endüstri Merkezi (BÜSEM) yakınlarındaki bir inşaatın beton bloğu, beton pompası aracının üzerine düştü.
İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi.
Ekiplerce yaklaşık 1 saat süren çalışmanın ardından sıkıştığı yerden çıkarılan araç sürücüsü Turan Günbaş’ın hayatını kaybettiği belirlendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ALMANYA’nın Türk asıllı eski milli basketbolcusu M.D.’nin (46), memleketi Konya’daki evinden 8 altın madalya ile televizyon, dizüstü bilgisayar ve süpürge gibi çeşitli eşyalar çalındı. Polisin güvenlik kameralarından tespit edip yakaladığı 2 şüpheli tutuklandı.
Olay, 13 Aralık günü Meram ilçesi Yaka Mahallesi’nde bulunan müstakil bir evde meydana geldi. Almanya’da yaşayan daha önce Beşiktaş ve Galatasaray ile Alman milli takımında forma giyen M.D.’nin evini kontrol etmek için gelen yakını T.M., kapının kırık ve içerisinin de dağınık olduğunu fark etti. T.M., bunun üzerine polise ihbarda bulundu. İhbar üzerine adrese gelen polis, yaptığı incelemede M.D.’nin daha önce kazandığı 8 altın madalya ile evdeki 1 televizyon, 1 soba, 2 bakır kazan, 1 elektrikli süpürge, 1 dürbün, 1 dizüstü bilgisayar, 1 kol saati, 22 parça imitasyon takı, 72 parça çatal bıçak takımının çalındığını tespit etti. Çevredeki ev ve iş yerlerine ait görüntüleri inceleyen ekipler, basketbolcunun evine, 2 kişinin bahçe duvarından atladığını ve evin kapısını kırarak malzemeleri çalıp geldikleri 3 tekerli motosikletle kaçtığını belirledi.
30 KİLOMETRE BOYUNCA 48 GÜVENLİK KAMERASI İZLENDİ
Konya Emniyet MüdürlüğüAsayiş Şubesi Hırsızlık ve Yankesicilik Büro Amirliği tarafından kurulan özel ekip, şüphelilerin kaçış istikametindeki 30 kilometrelik bölgedeki 48 güvenlik kamerasından görüntü izledi. Ardından şüphelilerin saklandığı ev belirlenip, operasyon düzenlendi. Operasyonda şüpheliler Oğuzhan Turuş (24) ve Arif Dönmez (28) gözaltına alındı. Evde yapılan aramada ele geçirilen çalınan madalya ve eşyalar M.D.’nin yakını T.M.’ye teslim edildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Turuş ve Dönmez çıkarıldıkları mahkemede tutuklandı.
Haber-Kamera Salih BÜYÜKSAMANCI KONYA, DHA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP Gençlik ve Spor Bakanlığı’ndan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sevgi Kılıç’ın önerisi, Genel Başkan Özgür Özel’in oluruyla CHP’nin Spor Kurulu başkanlığına yeniden Demirhan Şerefhan getirildi. Şerefhan başkanlığında göreve başlayan yeni yönetimde spor hukukçuları, spor ekonomistleri, spor yöneticileri, akademisyenler, AB projeleri uzmanları ve milli sporcular yer alıyor.
Başkan Şerefhan ve yönetimi göreve gelmelerinin ardından, Kılıç ile birlikte dün TBMM’de Genel Başkan Özel’i ziyaret etti.
Şerefhan başkanlığındaki Spor Kurulu’ndun yeni yönetim kurulu şu üyelerden oluştu:
Bericesu Mert Kaya, Murat Ataman, Duygu Karslıoğlu, Merve Demircan, Turan Erdoğan, Yıldıray Veltan, Osman Buldan, Hüseyin Çakmak, Ferhat Öz, Kemal Özdönmez, Gülberk Gültekin Salman, Su Erbaş, Selin Bülbül, Mustafa Yavuz ve Ozan Yiğit.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURDUR’un Yeşilova ilçesindeki SaldaKayak Merkezi’ne mevsimin ilk karı yağdı.
Burdur kent merkezinde kısa süreli kar yağışı etkili oldu. Merkezde hafif yağan kar, yüksek kesimlerde ise etkisini artırdı. Turkuaz renkli suyuyla her yıl binlerce kişinin ziyaret ettiği Salda Gölü manzaralı Salda Kayak Merkezi’nde sabah erken saatlerde etkili olan yağış sonrası kar kalınlığı 25 santimetreye kadar ulaştı. Kayak yapmaya yeterli seviyede kar tutmasa da merkez beyaza büründü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Gemlik Belediyesi ve Gemlik Belediyespor Kulübü iş birliğiyle düzenlenen programlarda, özel gereksinimli gençler spor yapma fırsatı buluyor. Antremanı ziyaret eden Belediye Başkanı Şükrü Deviren ve Gemlik Belediyespor Kulübü Başkanı Mustafa Duran, gençlerle tek tek selamlaşarak, onları motive etti.
Başkan Deviren, antrenman sonunda yaptığı konuşmada, sporun birleştirici gücüne dikkat çekti. Genç yaşlardan itibaren futbol ve diğer spor dallarıyla ilgilendiğini belirten Deviren, “Toplumsal alanda huzuru sağlayan şeylerin başında sanat ve spor geliyor. Belediyespor Kulübümüz aracılığıyla her geçen gün daha fazla gencimizi sporla buluşturuyoruz. Bugün gerçekleştirdiğimiz program gibi özel çalışmalarımızda da sporu toplumun her alanına taşımaya gayret ediyoruz. Bu güzel çalışmada emeği geçen herkesi kutluyorum” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MANİSA’nın Yunusemre ilçesinde çalıştığı pizza dükkanına motosikletiyle gelip, ruhsatsız tabancayla açtığı ateşte çalışanlardan Sultan Zencirci’yi (27) öldüren, Gül Demir’i (45) ise yaralayan Ferhat Kuru’nun tutuklu yargılandığı dava, daha önce istenen akıl sağlığının yerinde olup olmadığı yönündeki raporun beklenmesine karar verilerek ertelendi.
Olay, 30 Temmuz 2023’te saat 13.00 sıralarında Muradiye Mahallesi İstasyon Caddesi’ndeki bir pizzacıda meydana geldi. Çalıştığı pizzacıya motosikletiyle gelen Ferhat Kuru, yanında getirdiği ruhsatsız tabancayla iş yeri çalışanlarından Sultan Zencirci ve Gül Demir’e kurşun yağdırdı. Vücuduna 3 kurşun isabet eden Sultan Zencirci ile 2 kurşun isabet eden Gül Demir kanlar içinde yere yığıldı. Daha sonra Kuru, Gül Demir’i bıçaklamaya çalıştı. Diğer çalışanların araya girmesiyle Ferhat Kuru kaçtı.
Silah seslerini duyan çevredekilerin ihbarı üzerine adrese jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri, Sultan Zencirci’nin hayatını kaybettiğini belirledi. Olay yerinde müdahalesi yapılan Gül Demir ise ağır yaralı olarak ilçedeki özel bir hastaneye kaldırıldı. Yoğun bakıma alınan Demir, uzun süren tedavi süreci ardından taburcu edildi. Olayın ardından yakalanıp, gözaltına alınan Ferhat Kuru, tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Olaya ilişkin yürütülen soruşturma sonunda Ferhat Kuru hakkında ‘Kadına karşı tasarlayarak kasten öldürme’, ‘Kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs’ ve ‘Ruhsatsız silah temin etme ve bulundurma’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı.
‘GÜL İLE SANIK ARASINDA BİR MÜNASEBET YOKTU’
Manisa 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruşmasına tutuklu sanık Kuru, Gül Demir’in avukatı ve öldürülen Sultan Zencirci’nin avukatları katıldı. Duruşmada, Gül Demir’in ağabeyi Turgut Irmak (51), tanık olarak dinlendi. Kardeşi Gül Demir’in olaydan bir hafta öncesinde kendisini telefonla arayarak, Ferhat Kuru’nun hem kendisini hem de Sultan Zencirci’yi rahatsız ettiğini söylediğini belirten Irmak, “Bunun üzerine Ferhat’ı aradım cevap vermedi, sonra kendisi döndü. ‘Gül hanımı seviyorum onunla evleneceğim. Sultan araya girip, aramızı bozdu’ dedi. Yaptığının yanlış olduğunu söyledim. ‘Bir daha dükkanıma girme, önünden dahi geçme’ dedim. Gül ile sanık arasında bir münasebet yoktu. Sultan’ı tehdit ettiğine şahit olmadım” ifadelerini kullandı.
Gül Demir’in ağabeyi Turgut Irmak’ın konuşması ardından tanığın beyanına ilişkin sözleri sorulan Ferhat Kuru, tanığın beyanının gerçeği yansıtmadığını, kendi çıkarına göre konuştuğunu, Gül Demir ile gönül ilişkisi olduğunu ileri sürdü.
Mahkeme heyeti, İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan daha önce istenen akıl sağlığının yerinde olup olmadığı yönündeki raporun henüz mahkemeye ulaşmaması nedeniyle duruşmayı 24 Mart’a erteledi.
Duruşma sonrası, öldürülen Sultan Zencirci’nin avukatı Zehra Oyit ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Manisa Temsilcisi Semiha Hasgör, birer açıklama yaptı. Hasgör, 6284 sayılı kanunun kadınların can simidi olduğunu, kadın cinayeti ve şiddetin önlenmesi için etkin kullanılması gerektiğine dikkat çekti.
Avukat Zehra Oyit ise “Maalesef ülkemizde kadın olmanın zorluğu yüzümüze vuruyor. Taciz edildiği için rahatsızlık duyduğunu dile getiren bir kadından bahsediyoruz. 6284’ün etkin bir şekilde uygulanması ile cinayetlerin en azından azalacağını umuyoruz. Umudumuzu kaybetmeden bu davaların takipçisiyiz. Her kadının yanındayız” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
2 MAHKUMUN NAKLEDİLMESİ NEDENİYLE OLAYLAR ÇIKTI
Devlet Güvenlik Sekreteri Victor Hugo Chavez, basına yaptığı açıklamada, şiddet olaylarının 2 mahkumun nakledilmesi nedeniyle çıktığını, polisin cezaevinde güvenliği sağlamak için operasyon yaptığını belirtti. Mahkumlar, çeşitli mobilyaları ve çöpleri ateşe verdi. Operasyonda çok sayıda silah, kesici alet ve patlayıcı madde ele geçirildi.
Öte yandan isyanın duyulması üzerine mahkum yakınları bilgi almak için cezaevi önünde toplandı.

GüvenlikCezaevi3-sayfaGüncelMahkumHukukDünya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SURİYE’de 61 yıllık Baas rejiminin sona ermesi ile Türkiye’deki Suriyelilerin Hatay’daki Cilvegözü Gümrük Kapısı’ndan ülkelerine dönüşleri sürüyor. 13 yıldır Türkiye’de yaşayan Suriyeli Ferhat Ramazan, “13 yıldır annemi, babaannemi görmedim. Onlara kavuşacağım için mutluyum” dedi.
Reyhanlı ilçesindeki Cilvegözü Gümrük Kapısı’na sabahın ilk ışıklarıyla araçlarla gelen Suriyeliler, burada kurulan çadırların altında işlemlerinin yapılması için sıraya giriyor. Yanlarında getirdikleri yaşam malzemeleri ile işlemlerini yaptıran Suriyeliler, gönüllü olarak ülkelerine geçiyor. Jandarma herhangi bir sıkıntı yaşanmaması için yoğun güvenlik önlemi alırken, dönenler Türk halkına misafirperverliklerinden dolayı teşekkür ediyor. Cilvegözü Gümrük Kapısı’nda sıra bekleyen Suriyelilere, başta Kızılay olmak üzere Göç İdaresi ekipleri de yemek ihtiyaçlarını karşılayıp, diğer ihtiyaçları için de hizmet veriyor.
‘TÜRKİYE’DEN ALLAH RAZI OLSUN’
Yaklaşık 13 yıldır Türkiye’de yaşadığını belirten Ferhat Ramazan (38), “13 yıldır annemi, babaannemi görmedim. Onlara kavuşacağım için mutluyum. Burada inşaatlarda çalıştım. Orada da aynı işi yapacağım. Türklerden, Türkiye’den Allah razı olsun” dedi. Ailesiyle ülkesine dönen Safa Ebubekir (31) ise 7 yıldır Türk halkının misafirperverliği için teşekkür etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TEKİRDAĞ – TekirdağKapaklı ilçesinde gece saatinde başlayan yoğun sis, sabahın erken saatlerinde de ilçe genelinde etkisini gösteriyor.
18 Aralık Çarşamba gecesi saat 22.00 sonrası Kapaklı ilçesi genelinde etkinli olan sisli hava, 19 Aralık Perşembe günü sabahın erken saatlerinde de etkisini kent genelinde sürdürmeye devam etti.
Normal şartlarda 35 kilometre olan görüş mesafesi ise 8 kilometreye düşmesi sebebiyle sürücüler trafikte sis farlarını açarak ilerliyor. Saat 12.00’dan sonra ise sisli havanın kalkarak görüş seviyesinin yükselmesi bekleniyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Festivalin son durağı olan Hatay’da, çocuk oyunu ve konserin ardından 2024 yılının son etkinliği olarak sahnelenen kantat, antik Yunan mitolojisinde geçen ünlü bir aşk hikayesini konu alıyor.
Bestesi George Friderich Handel’e ait kantatın rejisinde Doğan Çelik yer alırken dekor tasarımını Efter Tunç, kostüm tasarımını Gazal Erten, ışık tasarımını Taner Aydın, koreografisini ise Çiğdem Erkaya Öztürk yaptı.
Gösteri öncesi basın mensuplarına açıklamada bulunan Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Tan Sağtürk, Türkiye’de bir sanat akımı başladığını belirterek, “Sosyal medya üzerinden gelen direkt mesajları okuduğumda, yaklaşık 5 bin mesajdan bin tanesi ‘Tarih yazıyorsunuz.’, bini ‘Devrim yapıyorsunuz.’, 3 bini ise ‘Bilet bulamıyoruz.’ diyor. Bu mesajlara bir kere daha teşekkür edelim ama biz işimizi yapıyoruz.” dedi.
“Çocukluk hayalimi gerçekleştiriyor gibi hissediyorum”
Sağtürk, festivali açık denizlere açılmak olarak değerlendirerek, şunları kaydetti:
“Gemimiz limandaydı. Halatları söktük ve içini mümkün olduğu kadar tamir ettik. Değerli sanatçılarımız ve müthiş teknik ekibimizle açık sulara açıldık. Şu anda onu hissediyoruz. Geldiğimiz açık sular mesela Hatay, Şırnak. Erzincan, Osmaniye. Bunun dışında sadece biz değil Devlet Tiyatroları, güzel sanatlar da var. Onlar da ellerinden geleni yapıyor. Ülkemizin her anında olduğu gibi zor zamanda da bu motivasyonu halkımızla buluşturmak adına bir yol güzergahı üzerindeyiz.”
Festivalin gelecek yıl 18 ile daha gideceğini aktaran Sağtürk, “Çoğunda ben bizzat bulunmaya çalışacağım. Çünkü çocukluk hayalimi gerçekleştiriyor gibi hissediyorum. ‘Keşke bütün Anadolu sanatla buluşsa.’ derdik. Bunu yapabilen bütün genel müdürlerimize teşekkür ediyorum. Onların koyduğu tuğlaların üzerine bir tuğla daha inşa ederek ancak yükseğe çıkabilirdik. Onlar bir seviyeye getirmişti. Biz onun üzerine bir tuğla daha koyduk ve işte Anadolu festivalimiz gerçekleşti.” diye konuştu.
“Salonun o ruhu kulislere kadar yansıdı”
Gösteride “Apollo” rolünü üstlenen sanatçı Nejat Işık Belen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sahneye çıkmayı beklerken salondan gelen sesleri duydukça heyecanlandıklarını söyleyerek, “Salonun o ruhu kulise yansıdı. Çok büyük bir mutluluk ve çok farklı bir heyecan yaşadık. Atatürk Kültür Merkezi’nde, büyük salonlarda sahneye çıkıyoruz fakat böylesine rafine bir eserle Hatay’da, deprem sonrasında yer almak çok büyük mutluluktu. Umarım dinleyen misafirlerimiz de bizim kadar keyif almıştır.” ifadelerini kullandı.
Belen, sanatla buluştukça, çok sesliliğin artacağını kaydederek, şunları aktardı:
“Çok sesliliğin sadece bir gürültü değil, bir uyum içinde olduğunu anlatmamız, duymamız gerekiyor. Birlikte bir şeyleri daha kuvvetli ve güzel yapabildiğimizi düşünüyorum. Klasik müziğinin farklı nedenlerle de olsa ulaşamadığı yerlerde temsiller vermek, sahneye çıkmak, baleyi, operayı, özellikle barok müziği de götürmek önemli. Umarız bize imkan verirler ve daha büyük salonlarda daha klasik operaları görürüz.”
“Dafne” rolünü canlandıran Aslı Ayan, çok özel hissettiğini dile getirerek, “Birçok temsil yapıyor, birçok eserde görev alıyoruz ama bu bambaşkaydı. Henüz yaralar sarılmadı ama bir nebze olsun bizim de bir katkımız olduysa, o sıkıntıları unutturabildiysek ne mutlu. Daha çok olsun isteriz çünkü çok ilgili bir seyirciyle karşılaştık ve çok mutluluk vericiydi. Ben o enerjiyi sahnede hissettim.” değerlendirmesinde bulundu.
“Bu bir kıvılcım”
İzleyicilerden akademisyen İbrahim Ertekin de böyle bir etkinlik düzenlendiği için teşekkür ederek, “Bu şartlarda böyle bir etkinliğe katılmak bizi psikolojik olarak biraz rahatlattı, mutlu olduk. Kalabalığı da görüyorsunuz yer bulmakta zorlanıyoruz. Zorla girdik içeriye diyebiliriz. Çocuklarımız da, biz de çok mutluyuz.” dedi.
İzleyiciler arasında yer alan İbrahim Kaşdaş ise şunları söyledi:
“Bu görüntüyü görmek bizi hem mutlu ediyor hem de bir yandan üzüyor. Malum yaşadığımız depremden sonra bu şehrin ciddi manada sanatsal etkinliklere ve büyük bir salona ihtiyacı var. Özellikle Hatay’da insanlar bunu çok özlemiş. Bu onun belirtisi. Dün bağıra çağıra herkes ‘İyi ki geldiniz.’ diyordu. Bence bu bir kıvılcım. Yani bir başlangıç atışı aslında.”
Gösteride Melis Böğrün ve Berkay Topcuoğlu da dansçı olarak yer aldı.
Festivalin 2025’te de Afyonkarahisar, Karabük, Tekirdağ, Edirne, Bilecik, Kütahya, Niğde, Osmaniye, Isparta, Uşak, Kars, Amasya ve Kültür Yolu Festivalleri kapsamında Nevşehir, Bursa, Manisa, Mardin, Kayseri, Malatya’da sanatseverlerle buluşması planlanıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AKM’den yapılan açıklamaya göre, gösteride virtüöz gitaristler Xavier Coll, Luis Robisco ve Ali Arango aynı sahneyi paylaştı.
Konserde Paco de Lucia’nın unutulmaz eserleri “Entre dos Aguas” ve “Zyryab” ile besteci Chick Corea’nın ünlü parçası “Spain”in de aralatında olduğu birçok eser seslendirildi.
“Billie Jean” performansıyla tüm dünyada tanınan grup, Michael Jackson’ın Medley eserini de izleyicilerin beğenisine sundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hazreti Mevlana’nın derin felsefesini ve tasavvuf müziğinin ruhani etkisini sunan etkinliğin sanat yönetmenliğini M. Hulusi Yücebıyık üstlendi.
Hem ruhani bir deneyim hem de kültürel bir buluşma niteliği taşıyan etkinlik, Mevlana’nın evrensel mesajının anlaşılması ve gönüllerde hissedilmesi için düzenlendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Özdemir konuşmasında, “Yerel medyamız, artan maliyetler, rekabet şartları ve Basın İlan Kurumu’nun bütçe dağıtımına dahil olabilmek için öngördüğü 3 yıllık bekleme süresi gibi zorluklarla mücadele etmektedir. İlanlar hususunda yerel medyaya daha fazla imkan oluşturulması önem arz etmektedir. Güçlükle ayakta kalmaya çalışan yerel medya kuruluşlarımızın, televizyon yayıncılığı bahsinde ise ulusal çapta yayın yapan ve ana akım medya olarak adlandırılan gurupla aynı kapsamda değerlendirilerek, aynı uydu ücretini ödemeleri doğru değildir. Dolayısıyla uydu yayın ücretlerinin hakkaniyetli şekilde ve belki de reklam gelirleri baz alınarak tarifelendirilmesi daha doğru olacaktır” ifadelerine yer verdi. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erenler Mahallesi Yakut Sokak’ta E.A. (28) ile arkadaşı E.Y. arasında henüz bilinmeyen nedenle tartışma çıktı.
Kavgaya dönüşen olayda E.Y. arkadaşını tabancayla iki bacağından yaraladı.
İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Yaralı, sağlık ekiplerince Kocaeli Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı.
Polis şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şahin, PekinKültür ve Tanıtma Müşavirliğinin düzenlediği etkinlikte, 20’ye yakın seyahat acentesi temsilcisiyle bir araya geldi.
Burada turizm destinasyonu olarak Gaziantep’i tanıtan sunum yapan Şahin, şehrin tarihi, doğal ve kültürel cazibe unsurlarına işaret ederek Çinli konukları Gaziantep’e davet etti.
Şahin, konuşmasında, Türkiye ve Çin’in, ortak bir medeniyet geçmişini paylaştığını, tarihi İpek Yolu üzerinde binlerce yıldır etkileşim halinde olduğunu belirterek, “Atalarımız İpek Yolu’nu birlikte kalkınma yolu haline getirdi. Bugün Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in başlattığı Kuşak ve Yol Girişimi de aslında ecdadın yaptığının güncellenmiş halidir.” dedi.
Mevlana’nın, “Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguyu paylaşanlar anlaşabilir.” sözünü anımsatan Şahin, geçen yıl yaşanan deprem felaketi sonrasında Çin’den gelen kurtarma ve yardım ekiplerinin uzattığı eli unutmadıklarını ifade etti.
“Gaziantep, Pekin kadar güvenli”
Fatma Şahin, sunumunda, Gaziantep, Şanlıurfa ve Mardin’i kapsayan bölgenin dünyanın en eski yerleşim yeri olduğuna dikkati çekerek, Fırat Nehri üzerindeki en eski yerleşim yeri olan Rumkale’nin, Gaziantep’in merkezinde bir yüzük gibi durduğunu ve ziyaretçilerin ilgisini beklediğini belirtti.
Gaziantep sınırlarında UNESCO’nun geçici koruma listesine giren 5 antik kentin olduğuna işaret eden Şahin, Karkamış Antik Kenti’nde geç Hitit döneminin en önemli eserlerinin bulunduğunu, Zeugma Antik Kenti’nin Roma döneminin en güzel mozaik eserlerini barındırdığını, Dülük Antik Kenti’ndeki Mitra Tapınağı’nda Hristiyanlık öncesi çok tanrılı dinlerin eserlerinin yer aldığını, Yesemek Antik Kenti’nin Hititlerin merkezi Hattuşa’daki heykellerin yapıldığı asıl merkez olduğunu, Tilmen Höyüğü’nün buluntularının ise Orta ve Erken Tunç Çağı’nda kadar gittiğini aktardı.
Şahin, “Şimdi Gaziantep’e gelme zamanı. Gaziantep, Pekin kadar güvenli. 10 yıldan beri bir kadın belediye başkanı tarafından yönetiliyor. Kadın dostu, çocuk dostu, insan dostu bir şehir. Lütfen gelin, bizi tanıyın ve Çin’e daha iyi tanıtın.” sözleriyle sunumunu sonlandırdı.
Sunumun ardından konuklara Gaziantep baklavası ikram edildi, yöresel ürünler hediye olarak sunuldu.
“Dünyanın en eski yerleşim merkezi”
Etkinliğin ardından AA ve TRT’ye değerlendirmede bulunan Şahin, ziyaretin bu bölümünde Çinli seyahat acentesi temsilcilerine kentin kültürel mirasını anlatmayı amaçladıklarını belirtti.
Şahin, “Çin halkı kültürel mirasa büyük önem veriyor. Kapadokya başta olmak üzere Türkiye’deki tarihi mirası yerinde görmek istiyor. Mardin’den Gaziantep’e ve Hatay’a, Mezopotamya’dan Doğu Akdeniz’e açılan büyük bir coğrafya var. Burası, dünyanın en eski yerleşim merkezi. Tunç devrinden Hitit ve Roma dönemlerine kadar uzanan arkeolojik mirası barındırıyor.” ifadelerini kullandı.
Gaziantep’in 22 müzeye ev sahipliği yaptığını hatırlatan Şahin, ” Zeugma Mozaik Müzesi, dünyanın en güzellerinden bir tanesi ama bunların tanıtılmaya ihtiyacı var.” değerlendirmesinde bulundu.
Şahin, Çinli seyahat acenteleri temsilcileriyle düzenlenen buluşmaya ciddi düzeyde katılım olduğunu, burada Gaziantep’in antik kentleri ve müzelerinin yanı sıra bakır, sedef, yemeni başta olmak üzere el sanatlarını tanıttıklarını, Çinli turistlerin ilgisini çekecek otantik ögelere dair bilgiler verdiklerini anlattı.
Gaziantep mutfağı ve gastronomisinin tanıtımına da özel önem verdiklerinin altını çizen Şahin, 2014’te UNESCO tescili alan Gaziantep mutfağının dünyanın sayılı mutfaklarından biri olduğunu, baklava başta olmak üzere 106 üründe Avrupa Birliği coğrafi işareti aldıklarını vurguladı.
Şahin, Gaziantep’in turizm destinasyonu olarak altyapısını tamamladığını ancak tanıtım eksiği olduğuna işaret ederek, “Kapadokya’yı Kapadokya yapan iyi tanıtımdı. Onların balonları var, bizim de yamaç paraşütümüz var. Hepsi birleştiği zaman Kapadokya’ya gelen turist 4 saat sonra Fırat ile buluşabilecek. Göbeklitepe’den Zeugma’ya kadar tarihi dokuyu görebilecek.” şeklinde konuştu.
Suriye’deki gelişmelerin turizme etkileri
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Suriye’deki gelişmelerin ve bölgedeki yeni durumun turizm faaliyetlerini nasıl etkilemesini beklediklerine ilişkin soruya şu yanıtı verdi:
“Gaziantep için turizmde şöyle bir sorun vardı: Suriye ile sınır, acaba ne kadar güvenli? Artık güvenlik sorunumuz kalmadı, Gaziantep, Pekin kadar güvenli. Çinli dostlarımız bunu hissettiklerinde, kafalarındaki soru işaretinin cevabını aldıklarında daha fazla şehrimize gelmek istiyorlar. Bu da yeni dönemin ve yeni dönemdeki fırsatların habercisi. Bu fırsatları ekonomiye ve istihdama dönüştürmemiz, Çin halkı ile Türk halkını daha çok bir araya getirmemiz, İpek Yolu hattını kültürde ve ekonomide daha çok güçlendirmemiz gerekiyor. Bu bize yeni olanaklar ve yeni ilhamlar veriyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’nin İzmit ilçesinde E.Y. sokakta tartıştığı arkadaşı E.A.’yı (28) tabancayla ayaklarından vurdu. Yaralanan E.A. hastaneye kaldırılırken, polis kaçan şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı.
Olay, saat 21.30 sıralarında İzmit’in Erenler Mahallesi Yakut Sokakta meydana geldi. E.Y. ile arkadaşı E.A.(28) arasından bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesiyle E.Y. yanında bulunan tabancayla E.A.’ya ateş açtı. 2 bacağına kurşun isabet eden E.A. yere yığılırken, E.Y. kaçarak uzaklaştı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine 112 Acil sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapılan E.A., ambulansla KocaeliŞehir Hastanesi’ne kaldırıldı. E.A.’nın hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. Polis, kaçan şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı.
Ardacan UZUN/İZMİT(Kocaeli),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul Kongre Merkezi’ndeki törende konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, bölgesel istihdam ofislerinin büyük bir hizmeti gerçekleştirdiğini söyledi.
İmamoğlu, “2019’dan bugüne kadar tam 227 bin istihdama aracılık etmiş durumdayız. Sadece 2024’te 57 bin insanı İstanbul’da iş sahibi yaptık.” dedi.
Tüm bunları vatandaşların talepleri ve işverenlerin katkısıyla gerçekleştirdiklerini kaydeden İmamoğlu, “Şu anda İstanbul genelinde 29 şubeyle iş gücü piyasasına özenli bir fayda sağlamayı ve aynı zamanda bunu ciddi bir sosyal projeye dönüştürmeyi başardık. Kısa sürede yakaladığımız bu ivme, bu işbirliği ortamı, ‘İyi ki bölgesel istihdam ofislerini kurmuşuz.’ dedirtiyor bize. 2025 yılının ocak ayında Kasımpaşa’da 30’uncu ofisimizi faaliyete açmış olacağız.” ifadelerini kullandı.
İmamoğlu’nun konuşmasının ardından 2024’te 100’ün üzerinde istihdam sağlayan 73 firmaya ödül verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, Samsun’un Atakum ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 9 Aralık’ta kilitlenmeden çekilerek kapatılan evin kapısını aparatla açarak içeri giren P.S.(21) ve B.Y.(16), 40 bin liralık ziynet eşyası çaldı. Samsun Emniyet MüdürlüğüAsayiş Şube MüdürlüğüHırsızlık Büro Amirliği ekipleri tarafından gözaltına alınan P.S. ve B.Y. bugün Samsun Adliyesine sevk edildi. Nöbetçi mahkemeye ifade veren P.S. ve B.Y. tutuklanarak cezaevine gönderildi. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İTALYA’nın Ankara Büyükelçiliği, İstanbul İtalyan Kültür Merkezi ve Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) tarafından üniversitedeki Tarihi Hamam’da 2024 İtalyan Uzay Günü etkinliği yapıldı. ‘The Italian Spaceway’ temasıyla yapılan etkinlikte uzay inovasyonu ve İtalya- Türkiye bilimsel iş birliğine odaklanıldı. Aynı zamanda içerisinde 40 panel olan İtalya’nın uzay inovasyonuna katkısını sergileyen ‘The Italian Spaceway’ isimli sergi de açıldı.
İtalya’nın uzay sektöründeki merkezi rolünü kutlamak ve ileri teknolojilere, dünya gözlemine dikkat çekmek amacıyla yapılan etkinlikte, İtalyan ve Türk uzmanlar arasında bilimsel diyaloğu teşvik ederek gelecekteki iş birliklerine kapı aralayacak görüşmeler gerçekleştirildi. Ayrıca, genç öğrenciler ve katılımcılar bilim ve uzay konularında interaktif bir şekilde eğitim aldı. Uzay biliminin sürdürülebilir kalkınma ve çevresel kaynakların yönetimi üzerindeki önemi vurgulandı.
Programın sabah oturumu, Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik ve İtalya’nın Türkiye Büyükelçisi Giorgio Marrapodi’nin resmi açılış konuşmalarıyla başladı. Ardından Dr. Murat Turhan, uluslararası iş birliğinin bilimdeki rolüne dair bir konuşma yaptı. Daha sonra, İstanbul İtalyan Kültür Merkezi Direktörü Salvatore Schirmo, konuşmacıları tanıttı. Plenyer oturumda, Avrupa Uzay Ajansı’ndan (ESA) Prof. Paolo Cipollini, ESA/ Copernicus programı çerçevesindeki dünya gözlem görevlerini anlattı. YTÜ’den Prof. Murat Hüdaverdi ise uzay kirliliği konusunu ele aldı.
Ardından, İtalya’nın uzay inovasyonuna katkısını sergileyen ‘The Italian Spaceway’ sergisinin açılışı yapıldı. Sergi, ESA görevlerine, Leonardo, ThalesAlenia, Telespazio ve e-GEOS gibi şirketler tarafından geliştirilen ileri teknolojilere, İtalyan üniversitelerinin uzay araştırmalarındaki rollerine odaklanan 40 panelden oluşuyor. Ayrıca, CIRA ve İtalyan Uzay Ajansı (ASI) gibi kurumlarla iş birlikleri ve AVIO gibi şirketlerin uzay itki sistemlerindeki çalışmaları ele alındı. Özel bir bölüm, Franco Achilli’nin sanatsal yönetimiyle uzay temasına yaratıcı bir yorum sunarak sanat ve uzayı bir araya getirdi.
Etkinlik sırasında, YTU Astrofizik Laboratuvarı tarafından düzenlenen uygulamalı gösteriler içeren interaktif bir bölüm de yer aldı.
MARRAPODİ: İTALYA VE TÜRKİYE ARASINDA OLDUĞU GİBİ İŞ BİRLİĞİ VE ORTAK BİR VİZYON GEREKTİRMEKTEDİR
Programda konuşan İtalya’nın Türkiye Büyükelçisi Giorgio Marrapodi, “İtalya, sektördeki şirketlerinin ve bilim adamlarının yetkinliği sayesinde uzay araştırmaları alanında lider bir aktördür. İtalya, Aralık 1964’te ABD ve SSCB’den sonra uzaya uydu gönderen üçüncü ülke olmuştur. Bu başarıyı hatırlamak için bugünlerde kutladığımız Ulusal Uzay Günü oluşturulmuştur. Uzayda ilerleme, İtalya ve Türkiye arasında olduğu gibi iş birliği ve ortak bir vizyon gerektirmektedir. Örneğin, İtalyan astronot Walter Villadei ve ilk Türk astronot Alper Gezeravcı’nın bu yılın başlarında Axiom 3 Görevi sırasında Uluslararası Uzay İstasyonuna birlikte ulaştı” ifadelerini kullandı.
PROF. DR. DEBİK: TÜRKİYE’NİN UZAY ÇALIŞMALARI KÖKLÜ BİR GEÇMİŞE DAYANIYOR
Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik ise “Türkiye’nin uzay çalışmalarına olan ilgisi, köklü bir geçmişe dayanmaktadır. Ali Kuşçu ve Lagari Hasan Çelebi gibi isimlerle başlayan bilim serüvenimiz, günümüzde TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü ve Türkiye Uzay Ajansı’nın kurulmasıyla kurumsal bir yapıya kavuşmuştur. Ülkemizin kendi uydularını uzaya göndermesi, bu alandaki yetkinliğimizin önemli bir göstergesidir. Türkiye’nin Milli Uzay Misyonu kapsamında ilk Türk astronotumuz Alper Gezeravcı, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda 13 deney gerçekleştirdi. Bu deneylerden ikisi, Yıldız Teknik Üniversitesi araştırmacılarımızın yürütücülüğünde tasarlandı. Alper Gezeravcı, uzay ortamında deneylerin nasıl yapılacağı konusunda üniversitemizde detaylı bir hazırlık sürecinden geçti. Öğretim üyemiz Prof. Dr. Didem Özçimen tarafından yürütülen ilk deney, ‘Uzay Koşullarında Antarktika ve Ilıman Mikroalg Yetiştiriciliğinin Karşılaştırmalı Bir Çalışması’ üzerineydi. Bu çalışma, kutup alglerinin uzayda kullanımına yönelik literatürde bir ilk niteliği taşımaktadır” dedi.
‘SERGİ AKADEMİ VE SANAYİ İŞ BİRLİĞİNİN ÖNEMİNİ VURGULUYOR’
Prof. D. Debik, konuşmasına şöyle devam etti:
“İtalyan bilim insanlarıyla, sadece yeryüzünde değil, uzayda da gerçekleştireceğimiz iş birliklerinden büyük mutluluk duyarız. Üniversitemizin astrofizik alanında çalışan değerli fizikçileri, bugüne kadar 6 bilimsel çalışmayı projeye ve makaleye dönüştürerek önemli başarılara imza attılar. Bu çalışmalar, artan bir hızla devam ediyor. İtalya Büyükelçiliği ve İtalyan Kültür Merkezi ile birlikte düzenlediğimiz bu etkinlik kapsamında, İtalya’nın uzay sektöründeki başarılarını anlatan sergiyi de katılımcıların beğenisine sunuyoruz. Bu sergi, akademi ve sanayi iş birliğinin önemini vurgularken, teknolojik yeniliklere yapılan bilimsel katkıları da gözler önüne seriyor. Etkinliğimizin partnerleri arasında Milano ve Torino Politeknik Üniversiteleri, Padua Üniversitesi ve Erasmus iş birliği çerçevesinde sıkı bağlarımızın olduğu Bologna Üniversitesi de yer alıyor.”
Program, katılımcıların fikir ve deneyimlerini paylaşabilecekleri, üniversitenin ikram edeceği kahve ve çay eşliğinde bir networking oturumu ile sona erdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan yazılı açıklamaya göre, Koyulhisar İlçe Emniyet Amirliği ekipleri, kavga ihbarı üzerine olay yerine gitti.
Kavga sırasında cama yumruk atarak yaralandığı belirtilen G.Ü, taşkınlık yaparak görevli polis memuruna darp girişiminde bulundu.
Gözaltına alınan G.Ü, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği hakimlikçe, “Görevi yaptırmamak için direnme ve görevli memura darp” suçundan tutuklandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP İlçe Başkanı Şener Geçit, başkanlığında yapılan toplantıdaki konuşmasında, parti programının güncellenmesi ve parti üyelerinin bu süreçteki katkılarının alınması amacıyla çalışma yapıldığını söyledi.
Toplantıyı partinin geleceğine yön verecek önemli bir fırsat olarak değerlendirdiklerini anlatan Geçit, “Üyelerin katılımı ile daha güçlü parti programı oluşturulması hedefleniyor. Bizler de elimizden geldiğince bu çalışmalara destek olma gayretindeyiz. Toplantıda ayrıca ilçemizi ilgilendiren sorunlar ve güncel konular hakkında fikir alışverişinde bulunacağız.” dedi.
Toplantıda ilçe sorunları ve güncel konuların görüşülmesinin ardından kurul üyelerine yönelik CHP parti programının yenilenmesi ile ilgili olarak anket çalışması yapıldı.
Toplantıya eski CHP SamsunMilletvekiliKemal Zeybek, İl Başkan Yardımcısı Ahmet Kesen ile partililer katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KASTAMONU’nun İnebolu ilçesinde orman muhafaza memuru Serdar Atmaca (26), evinde tabanca ile vurulmuş halde ölü bulundu.
Olay, sabah saatlerinde Camikebir Mahallesi Mehmet Şevki Caddesi’nde meydana geldi. İnebolu Orman İşletme Müdürlüğü’nde görevli orman muhafaza memuru Serdar Atmaca’nın sabah işe gelmemesi ve telefonlarına cevap vermemesi sonrası şüphelenen iş arkadaşları yaşadığı eve gitti. Eve giren iş arkadaşları Atmaca’yı tabanca ile vurulmuş halde hareketsiz yatarken buldu. İhbarla adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kontrolde Atmaca’nın hayatını kaybettiği belirlendi. Atmaca’nın cenazesi, otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı. Gaziantep nüfusuna kayıtlı Serdar Atmaca’nın 1 ay önce evlendiği, eşinin Hatay’da hemşire olarak görev yaptığı belirtildi. Atmaca’nın, eşinin tayinini İnebolu’ya aldırmak için girişimlerde bulunduğu öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediyeden yapılan açıklamaya göre, Şişli Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen programda, ROMACTED Projesi kapsamında yapılan çalışmalar değerlendirildi.
Konferansta belediyenin projeyle ilgili çalışmaları hakkında bilgi veren Tanrıkulu, Roman vatandaşların yaşam koşullarını iyileştirmeye yönelik çalışmaların detaylarını anlattı.
Programda Avrupa Konseyi Ankara Ofisi Başkanı William Massolin, Edirne Belediyesinin projeye katkılarından dolayı teşekkür ederek plaket takdim etti.
Massolin, Edirne’deki “Çocuk Evi” Projesi’nin diğer belediyeler arasında örnek bir uygulama olarak öne çıktığını belirtti.
Uzunköprü ve Meriç’te “Sorumluluk Alanı Huzur Toplantısı” düzenlendi.
Uzunköprü ve Meriç ilçesine bağlı Küplü ve Subaşı beldelerinde “Sorumluluk Alanı Huzur Toplantısı” düzenlendi.
Valilikten yapılan açıklamaya göre, toplantılarda asayiş ve trafik güvenliği konularıyla kaçakçılık, düzensiz göçle mücadele ve uyuşturucu bağımlılığına karşı alınacak tedbirler görüşüldü.
Okul çevresi ve öğrenci güvenliği gibi konuların da ele alındığı toplantılarda vatandaşların görüş ve önerileri dinlendi.
Toplantılara İl Jandarma Komutanı Mehmet Kasım Ermiş ve İl Emniyet Müdürü Onur Karaburun, belediye başkanları, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince bir otomobilde yapılan aramada, 69 gram metamfetamin ele geçirildi, 2 şüpheli yakalandı.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlılardan biri, çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuklandı. Diğer şüpheli, adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mersin’den Samsun’a giden Mehmet Mert Tekeli idaresindeki 33 AZF 071 plakalı tır, Bekdiğin Mahallesi mevkisinde yoldan çıktı.
Tır, sürüklenip yol kenarındaki reklam panosuna çarparak şarampole devrildi.
Araçta sıkışan sürücü, Samsun Büyükşehir Belediyesi Havza İtfaiye Gurup Amirliği ekiplerince çıkarılarak, sağlık ekibi tarafından Havza Devlet Hastanesine kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bafra’dan Çorum’a yaş sebze taşıyan Selçuk Kabakçı yönetimindeki 50 ADD 863 plakalı kamyonun arka lastiği, Yenimahalle Mahallesi Atakent Cami yakınlarında yerinden fırlayarak önce trafik direğine daha sonra da otobüs durağında bekleyen Feyzanur Katar’a (27) çarptı.
Teker, olay yerinden o sırada geçen 37 AAG 986 plakalı başka bir kamyona çarparak durabildi.
Çarpmanın etkisiyle otobüs durağındaki camlar kırıldı genç kız yaralandı.
Katar, olay yerine sevk edilen 112 Acil Servis ambulansıyla Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
Sürücü ise ekipler tarafından gözaltına alındı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bafra Devlet Hastanesi bahçesinin inşaat çalışmaları sonrası güzel bir görünüme kavuşması için düzenleme ve ağaçlandırma çalışması gerçekleştirildi.
Bafra ve Alaçam Orman İşletme müdürlüklerinin katkılarıyla temin edilen fidanlar, Bafra Devlet Hastanesi bahçesinde toprakla buluşturuldu.
Bafra Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Alaiddin Domaç, diktikleri fidanlarla gelecek nesillere daha yeşil bir çevre bırakmayı amaçladıklarını kaydetti.
Etkinliğe Bafra Orman İşletme Müdürü Mustafa Bayraktar, Alaçam Orman İşletme Müdürü Ali Hakan Çelik ile hastane personeli katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’in Çeşme ilçesinde, evlerinde yaktıkları sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlenen Mustafa ve Saliha Arda çifti hayatını kaybetti.
Olay, Germiyan Mahallesi’nde meydana geldi. Mustafa ve Saliha Arda çiftinden haber alamayan yakınları, oturdukları eve gitti. Yakınları, burada kapının açılmaması üzerine durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine eve jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Çilingir yardımıyla eve giren ekipler, Mustafa ve Saliha Arda’nın yerde hareketsiz yattığını gördü. Olay yerinde yapılan incelemede, çiftin hayatını kaybettiği belirlendi. İlk belirlemelere göre, çiftin sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlendiği öğrenildi. Çiftin cenazesi, incelemenin ardından İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sahil şeridindeki Atatürk Parkı’nda yürüyüş yapan kişi, çöp konteynerinin yanında kundağa sarılı bebek olduğunu görünce durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi.
İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Bebek, tedavi için Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.
Erkek bebeğin, tedavisinin ardından Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünce koruma altına alınacağı öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BEYOĞLU’nda 5 katlı binanın 3. katındaki dairede yangın çıktı. Yangının devrilen sobadan çıktığı öğrenildi. Dumanların yükseldiği dairedeki yangına itfaiye ekipleri müdahale etti. Yangında 3 çocuk dumandan etkilendi; çocukların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.
Olay, saat 14.30 sıralarında Çukur Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre 5 katlı bir binanın 3. katında sobanın devrilmesi sonucu yangın çıktı. Yangının kısa sürede büyümesi ve daireden dumanların yükselmesi üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri kısa sürede yangına müdahale ederken, dairede kalanlar dışarı çıkarıldı.
3 ÇOCUK DUMANDAN ETKİLENDİ
Yangın sırasında yaşanan panik anları cep telefonu kamerası tarafından kaydedildi. Polis ekipleri binanın çevresine güvenlik şeridi çekerek önlem aldı. Yangın sırasında dumandan etkilenen 3 çocuğa ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri müdahale etti.Oksijen verilen çocukların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>S.D’nin (42) kullandığı 79 AAG 199 plakalı otomobil, Mazıdağı- Derik kara yolunda M.K. idaresindeki 47 ADD 240 plakalı traktörün römorkuna çarptı.
İhbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Kazada, sürücü S.D. ile otomobildeki M.Ç. (45) ve S.Ç. (23) yaralandı.
Yaralılar Mazıdağı Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MUĞLA’nın Bodrum ilçesinde, dün akşam saatlerinden beri aralıklarla etkili olan sağanak nedeniyle su basan 60 ev ve 2 iş yerinde tahliye ve temizlik çalışmaları sürerken, suyla dolan yollarsa tekrar trafiğe açıldı.
Bodrum’da dün akşam saatlerinde başlayan ve aralıklarla etkili olan kuvvetli sağanak nedeniyle ev ve iş yerlerini su bastı, yollar trafiğe kapandı. Sabah saatlerinden itibaren Bodrum Kaymakamlığı, AFAD, Bodrum Belediyesi, MUSKİ, Bodrum Gönüllüleri Derneği olmak üzere yaklaşık 250 personel 80 araçla taşkınların yaşandığı bölgede aralıksız çalışma yürüttü. Öte yandan, Bodrum Kaymakamı Mustafa Çit ve Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci selin yaşandığı bölgelerde incelemelerde bulundu. Kadıkalesi’nde bir sitedeki 18 ev, Akyarlar mevkisindeki bir sitede bulunan 12 ev sular içinde kalırken, bölgede temizlik çalışması ve su tahliyesi başlatıldı. Ayrıca yarımada genelinde 30 ev ve 2 iş yerini de su bastı. Ekiplerce tahliye ve temizlik çalışmaları aralıksız sürerken, kapanan yollar temizlenerek trafiğe açıldı.
Site görevlisi Ömer Güney, “Site içerisinde su bir metreye kadar ulaştı. Bizim evimiz komple su altında kaldı. Tüm eşyalarımız battı. Şu an suları çekiyorlar. Burası yazlık site, şu anda yaşayan yok. 18 dairenin 18’i de su içinde. Ev sahiplerine haber verildi” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YALOVA’da, evinin önünde tartıştıkları Ramazan Elkıtay’ı (57) tabancayla vurarak öldüren şüphelilerden K.B., Eskişehir’de yakalandı. Diğer şüphelilerin yakalanması için çalışmalar sürüyor.
Olay, dün saat 20.00 sıralarında Kemerköprü Caddesi’nde meydana geldi. Ramazan Elkıtay ile evinin önüne gelen 3 kişi arasında bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönerken, gruptan biri yanında bulunan tabancayla Elkıtay’a 3 el ateş etti. Şüpheliler kaçarken, çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sırt ve karın bölgesinden vurulduğu belirlenen Elkıtay, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Yalova Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Ramazan Elkıtay, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı.
Polis, kaçan şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı. Ekipler, şüphelilerden birinin Eskişehir’e gittiğini belirledi. K.B. isimli şüphelinin kullandığı araç, Ankara- Bursa kara yolu üzerindeki uygulama noktasında polis ekipleri tarafından durduruldu. Ekiplerin gözaltına aldığı şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından Yalova’ya gönderildi.
Diğer şüphelileri yakalama çalışmaları sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ADANA’daki Suriyeliler, muhalif grupların başkent Şam’ın kontrolünü ele geçirmesi ve Beşar Esad’ın ülkeyi terk etmesi sonrası kent meydanında kutlama yaptı. İç savaşın başlangıcından bu yana Adana’da yaşayan Suriyeli Muhammad Al Musa (25), “Allah’a şükür Esad zulmünden kurtulduk” dedi.
Esad rejimine karşı mücadele veren muhalif gruplar, başkent Şam’a girip kontrolü ele geçirdi. Beşar Esad ülkeyi terk ederken, Adana’da yaşayan Suriyeliler bir araya gelip kutlama yaptı. Seyhan ilçesindeki kent meydanında toplanan yüzlerce Suriyeli, davul-zurna eşliğinde halay çekip, şarkılar söyledi. Suriyeliler, Esad karşıtı slogan attı. Kentin dört bir yanından gelen araç konvoyları da meydanda buluştu.
10 yıldır Türkiye’de yaşayan Suriyeli Muhammad Al Musa (25), “Allah’a şükür Esad zulmünden kurtulduk. Allah bizi her zalimden kurtarsın” dedi.
Türkiye’de 6 yıldır yaşayan Muhammad Al Ali (25) ise “Esad güle güle, cehennemde görüşürüz” diye konuştu.
‘HAKKIMIZI HELAL EDEMEYİZ’
Ülkelerine geri dönmek istediklerini belirten Ahmad Adnan Dahir (22) de “14 senedir bize uçakla saldırıyor, biz ona öylece hakkımızı helal edemeyiz. Bizden hiçbir yere kaçamaz. Yaklaşık 5 ay sonra ülkemize döneceğiz, burada artık işimiz yok” dedi.
Haber-Kamera: ADANA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KÜTAHYA’da bir araya gelen Suriyeliler, muhalif grupların başkent Şam’ın kontrolü ele geçirmesini kutlayıp, lokum dağıttı.
Esad rejimi karşıtı muhalif grupların Suriye’nin başkenti Şam’a girip kontrolü ele geçirmesi, Kütahya’daki Suriyeliler arasında büyük sevinçle kutlandı. Zafer Meydanı’nda toplanan Suriyeliler, Arapça şarkılar eşliğinde Esad yönetiminin devrilişini sloganlar atıp, kutladı. Toplanan kalabalık daha sonra lokum dağıttı.
Suriyeli üniversite öğrencisi Abdurrahman Şeyh İbrahim, “Gerçekten bizim için, Suriyeliler için ve öğrenciler için büyük bir zafer. 13 yıl sonra Esad düştü. Burada Türkiye’deyiz. Gerçekten Türkiye, halk, hükümet bizim için çok şeyler yaptı. Bu şeyler çok memnuniyet verici ve bu iş bitti. Döneceğiz inşallah. Suriye bizim için çok önemli ve bu savaştan çıktık, bitirdik ve kazandık. Bu savaştan sonra tam olarak yeni bir düzen yapacağız. Yeni bir cumhurbaşkanı seçeceğiz, yeni bir hükümet seçeceğiz. Esad rejimi kalmadı. Yeni şehirler yapacağız inşallah” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Terme Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Kul, Türkiye’den yerel yönetim temsilcisi olarak, Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi’ne tekrar davet edildi.
Kul, 9-10 Aralık 2024 tarihlerinde yapılacak konsey toplantısına katılmak üzere Almanya’nın Karlsruhe şehrine gitti.
Toplantıda ulaşım, toplu taşımada dijitalleşme, akıllı ulaşım çözümleri, sosyal kapsayıcılık gibi konular işlenecek. Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi (CEMR) tarafından Karlsruhe-Almanya’da düzenlenecek uluslararası toplantıda yer alacak Türkiye heyetinde 2’si büyükşehir belediye başkanı olmak üzere toplam 7 belediye başkanı ve Türkiye Belediyeler Birliği temsilcileri bulunacak.
Belediye Başkanı Kul, söz konusu temsilin önemine dikkati çekerek, “Türkiye’yi Avrupa’da temsil etmek üzere seçilen bir belediye başkanı olmanın onurunu ve gururunu yaşıyoruz. Toplantıya tekrar davet edilmemden dolayı Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi ve Türkiye Belediyeler Birliği yetkililerine teşekkür ediyorum. Yerel yönetimleri ve ülkemizi en güzel şekilde temsil edeceğimi ifade etmek istiyorum.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇANAKKALE’nin Bozcaada ve Gökçeada ilçelerine yarın yapılması planlanan bazı feribot seferleri, fırtına nedeniyle iptal edildi.
Çanakkale Boğazı ile Adalar hattında yolcu ve araç taşımacılığı yapan GESTAŞ firması, Ege Denizi’nin kuzeyindeki fırtına nedeniyle yarın yapılması planlanan bazı feribot seferlerinin iptal edildiğini duyurdu. Buna göre; Geyikli-Bozcaada hattında, yarın yapılması planlanan tüm feribot seferleri olumsuz hava şartlarından dolayı iptal edildi. Kabatepe-Gökçeada hattındaysa Kabatepe’den saat 09.00, 15.00, Gökçeada’dan saat 07.00, 11.00, seferleri yapılamayacak.
Haber-Kamera: Nazif Cemhan ŞEN/ ÇANAKKALE,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KARABÜK’te yaşayan Suriyeliler, muhalif grupların başkent Şam’ın kontrolünü ele geçirmesini ve Beşar Esad’ın ülkeyi terk etmesini kutladı.
Muhaliflerin Şam’da kontrolü sağlaması Karabük’te yaşayan Suriyeliler tarafından sevinçle karşılandı. 100. Yıl Mahallesi Pazaryeri mevkinde toplanan yüzlerce Suriyeli, sevinç gösterisinde bulundu. Bazıları yüzlerini bayraklarının rengi ile boyadı, bazıları ise meşaleler yakarak Esad rejiminin gitmesini kutladı.
Kutlamalara katılan Suriyeli Erva Şeyh (40), çok mutlu olduklarını söyleyerek, “Böyle bir şey beklemedik. Çok mutluyuz. Özgürüz artık. Türkiye için çok teşekkürler. Böyle bir şey beklemedik. Artık memlekete gidebiliriz rahat rahat” diye konuştu.
Sidra Abdullah (18) ise Suriye’de muhalif grupların Başkent Şam’ın kontrolünü ele geçirmesini beklemediklerini ve tarif edilmez bir mutluluk yaşadıklarını belirtti.
Ömer Elmahmud (30) ise “Bu zafer hepimizin. Sadece Suriyelilerin zaferi değil bütün Müslümanların zaferi” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yetkililerden çalışmalara ilişkin bilgi alan Vali Aygöl, yaptığı açıklamada, anaokulunun kentin eğitim kalitesini artırma yolunda önemli bir adım olduğunu belirtti.
Eğitim yatırımlarının sadece bugünü değil aynı zamanda geleceği de şekillendirdiğini vurgulayan Aygöl, “Çocuklarımızın çağın gereklerine uygun ortamlarda eğitim alabilmesi için elimizden gelenin en iyisini yapmaya devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.
İl genelinde eğitim altyapısını güçlendirmek ve modern kurumlar kazandırmak amacıyla sürdürülen çalışmalar kapsamında inşa edilmeye başlanan anaokulunun kısa sürede hizmete açılması planlanıyor.
Bahçelievler MahallesiŞefik AygölPolitikaEğitimGüncel
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” kapsamında Beylikdüzü Haldun Taner İlkokulu’nda düzenlenen etkinlik saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı.
İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, programda yaptığı konuşmada, İstanbul’un farklı ilçelerinde kentin birikimi, kültürü ve akademik potansiyelini yazacak uzman eğiticiler ve üniversite hocalarıyla buluştuklarını söyledi.
İstanbul’un farklı yerlerinde bu etkinliklerin devam ettiğini belirten Yentür, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ndeki yeni pedagojik ve sınıf içi uygulamalar ağırlıklı, ölçme değerlendirme ve iletişime yönelik, öğretmen arkadaşlarımızın, sınıfta ve sahada daha güçlü olması ve ihtiyaç duydukları bütün alanlar için, öğrenme, erişim ve tecrübe paylaşımı etkinlikleri düzenliyoruz. Bu programının en büyük amacı, herhangi resmi zorunluluk yok. Tamamen gönüllü ve istekli.” diye konuştu.
Öğretmenlerin kendini geliştiren, yenileyen, değiştiren ve topluma öncü insanlar olduğuna dikkati çeken Yentür, “Öğretmen hem öğrenendir hem de öğretendir. O yüzden biz burada öğretmen arkadaşlarımıza çok nitelikli öğrenme ve paylaşma imkanları sunuyoruz ve hazırlıyoruz. Öğretmenlerimizin ilgi ve motivasyonu bizi de bu konuda şevklendiriyor.” ifadelerini kullandı.
Yentür, 5-6 yıldır İstanbul’da olan öğretmen akademelerini son 2 yılda daha çok yaygınlaştırdıklarını belirterek şöyle devam etti:
“Öğretmenlerin rahat erişebilecekleri Anadolu Yakası’nda Kadıköy, Üsküdar, Maltepe, Kartal; Avrupa Yakası’nda da Fatih, Zeytinburnu, Büyükçekmece, Beylikdüzü ilçelerinde haftasonları rahatlıkla erişebilecekleri okullarda bu tür faaliyetler ve atölyeleri düzenliyoruz. Bugün de Beylikdüzü’ndeki 130 öğretmen katılım belgesi alacak.”
Konuşmaların sonunda Yentür tarafından öğretmenlere katılım sertifikaları takdim edildi.
Beylikdüzü İlçe Milli Eğitim Müdürü Zekeriya Postacı da ay yıldızlı bayrağın olduğu tabloyu Yentür’e hediye etti.
Programın sonunda toplu hatıra fotoğrafı çekildi.
Türkiye YüzyılıYerel HaberlerKültür SanatEtkinliklerBeylikdüzüistanbulEğitimGüncel
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“ÇOCUKLAR YANLIŞ ANLAMIŞ”
Amasya Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi son sınıf öğrencisi 3 kızın ailesi konuyla ilgili açıklama yaptı. Cumhuriyet’ten Mehmet Menekşe’ye konuşan mağdur öğrencilerden A.K’nın annesi Ayşe K. “Kızım bana otelde çalışan şefin kendisine dokunduğunu, rahatsız ettiğini söyledi. Bana ‘Çocuklar yanlış anlamış, gözünüz arkada kalmasın, böyle bir sıkıntı yok’ dendi. Kızım şu an psikolojik destek alıyor” dedi.
“KIZLAR İFFETSİZLİK YAPIYOR”
Tacize uğrayan E.A’nın babası A.A. ise şu ifadeleri kullandı; “Lütfullah Aksu ismindeki hoca çocuğu tehdit etmiş ‘Sesini çıkarma, senin boğazını sıkarım’ diye. Benim çocuğum sekiz kez kriz geçirdi, şu anda psikolojik tedavi görüyor, ilaç kullanıyor. Ben bir buçuk ay önce okula gidip Müdür İbrahim Şimşek ile görüştüm ‘Önemli bir durum yok, bunlar çocuk’ dedi. Stajdan sorumlu Ahmet Ünlü de bir şey yok diye olayı kapatmaya çalışıyor. Müdür, çocukların erkek arkadaşı var, iffetsizlik yapıyor diye çocukları karalamaya çalışmış. Benim kızım böyle bir şey olmadığını söylüyor.”
Kız öğrencilerden A.A’nın üç yıl önce de okulun uygulama otelinde taciz edildiği, o dönemin okul müdür yardımcısı Lütfullah Aksu ve müdür Yusuf M’nin olayı örtbas ettiği öne sürüldü.
“SANA KİMSE İNANMAZ, BOŞUNA REKLAM YAPMA”
Müdür Yusuf M., geçtiğimiz yıl 11. sınıfta okuyan bir öğrencinin taciz şikâyeti üzerine görevden alınmış, başka bir okula öğretmen olarak atanmış. Daha sonra da emekli olmuştu. Yusuf M’nin taciz davası devam ediyor. Olaylara tepki gösteren baba A.A., “Üç yıl önce de okulun uygulama otelinde kızıma yönelik bir taciz olayı olduğunu duyunca okula gittim. O zaman da Müdür yardımcısı Lütfullah Aksu kızıma ‘Bundan bir şey tutturamazsın, sana kimse inanmaz, boşuna kendini reklam yapma, adın kötüye çıkar’ diye tehditkâr konuşmuş” şeklinde konuştu.
Cumhuriyet SavcılığıAntalya3-sayfaGüncelEğitimTurizmHukukÇocukYaşamBaba
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde gerçekleştirilen çalıştaya, İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Ahmet Yapıcı, Zeytinburnu İlçe Milli Eğitim Müdürü İsmail Çetinkaya, ÖNDER Genel Başkanı Abdullah Ceylan, din görevlileri, akademisyenler, öğretmenler ile sivil toplum kuruluşlarından temsilciler katıldı.
Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan çalıştayın açılışında konuşan İstanbul İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Ahmet Yapıcı, saha araştırmalarında karşılaştıkları sorunlardan birinin, imam hatip okullarında ya da seçmeli din derslerinde Kur’an-ı Kerim öğretimi olduğunu, bunun çözülmemesinin öğrencileri imam hatip okullarını tercih etme noktasında olumsuz etkilediğini söyledi.
Öğrencilerin, Kur’an-ı Kerim dersi nedeniyle imam hatip okullarından nakil aldırdığını aktaran Yapıcı, “Kur’an-ı Kerim öğretimi konusu öğrencilerin nazarında bir problem gibi gözüküyor. Bunları görmezden gelemeyiz, suçu da hiç kimseye atamayız. Bazı okullarda meslektaşlarımız öyle bir yöntem geliştirmişler ki Kur’an-ı Kerim dersi problem değil. İyi örnekler var sahada. O yüzden Kur’an-ı Kerim öğretimi konusunu sahada bunu uygulayan öğretmenlerimizle sorunla bizzat karşılaşan hocalarımızla bu işin paydaşı olan Diyanet İşleri Başkanlığı mensubu hocalarımızla ilahiyat fakültelerimizdeki hocalarımızla ve sivil toplum kuruluşlarımızın bu alandaki yetkin gönüllüleriyle bu meseleyi masaya yatırmak, ‘Sorun nedir? Bu sorunu nasıl çözebiliriz? Bu konuda farklı öneriler nelerdir?’ sorularını konuşalım istedik.” ifadelerini kullandı.
Çalıştayda, Kur’an-ı Kerim dersinin daha etkili ve verimli hale gelmesi için 7 başlığın tartışılacağını ve çözüm üretileceğini belirten Yapıcı, konunun “Kur’an-ı Kerim’i nasıl sevdirelim?”, “Kur’an-ı Kerim öğretiminde yöntem ve teknikler”, “Kur’an-ı Kerim dersinde ölçme, değerlendirme ve eğitim teknolojilerinin kullanımı”, “Kur’an-ı Kerim öğretmenlerinin eğitimi ve gelişimi”, “Kur’an-ı Kerim eğitiminde hafızlık”, “Çocukluk döneminde Kur’an-ı Kerim öğretimi” ve “Seçmeli derslerde Kur’an-ı Kerim öğretimi” başlıklarında ele alınacağını aktardı.
Yapıcı, Türkiye ve İstanbul genelindeki seçmeli ders oranlarına bakıldığında en düşük oranın Kur’an-ı Kerim dersi olduğunu vurguladı.
“Gençlerden ne kadarına Allah’ın kelamını ulaştırabiliyoruz?”
ÖNDER Genel Başkanı Abdullah Ceylan, bugünün gençlerine dini nasıl anlatacakları ve onlara ilahi kelamı nasıl ulaştıracakları konusuna önem verdiklerini anlattı.
Türkiye’de 4-6 yaştan üniversite son sınıfa kadar 28 milyon genç olduğuna işaret eden Ceylan, “Biz bu gençlerden ne kadarına Allah’ın kelamını ulaştırabiliyoruz? Ulaştıramadıklarımızı ne kadar dertleniyoruz? Ulaştırdıklarımızın niteliğini, kalitesini ne kadar artırabiliriz? Bu soruların cevaplarını arayacağız. İmam hatip okullarımızı baz aldığımızda 1,5 milyona yakın gencimiz var. Onları yeniden Kur’an’la buluşturmak, sadece yüzüyle değil, ruhuyla buluşturmak, o ruhu kimliklerine işlemek için bir mücadelemiz, çabamız var.” diye konuştu.
Çalıştayın sonucunda, Türkiye’de okullarda okutulan Kur’an-ı Kerim dersinin daha etkili ve verimli bir hale gelmesi amacıyla eylem planı çıkarılacak.
Kültür SanatSivil ToplumistanbulEğitimGüncel
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Projeyi geliştiren Kocaeli Üniversitesinden Kılavuz Koustech takımının görüntü işleme ekibinden Akif Akbaş, Anadolu Ajansının (AA) düzenlediği, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının desteklediği, Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde, “Türkiye Yüzyılında Sanayi ve Teknoloji” ana temasıyla düzenlenen “Kocaeli Kent Ekonomileri Zirvesi”nde AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Üniversitenin ilk insansız hava aracı (İHA) takımı olduklarını belirten Akbaş, takım olarak 2017 yılından bu yana Kılavuz Teknoloji Merkezi atölyelerinde İHA’lar ve alt sistemleri üzerine faaliyet gösterdiklerini, bugüne kadar 6 araç ve birçok alt sistem ürettiklerini söyledi.
“Ürünlerimizi daha kompakt haline getirmeyi hedefliyoruz”
Akbaş, proje kapsamında yaptıkları SİHA’nın özellikleri hakkında da bilgi vererek, şunları kaydetti:
“Otonom kalkış, iniş ve otonom kilit ve otonom kamikaze görev yapabiliyor. Aynı zamanda uçağın, alt sistemlerini, yazılımlarını geliştiriyoruz. Kamerasının görüntü işlemesinden tutun da kontrolcülerine, tasarımlarına kadar biz yapıyoruz. Savunma sanayimiz için ucuz, yerli ve milli mühimmatlar, teknolojiler geliştirerek sadece askeri alanda değil sivil alanda da kendimizi geliştirmek istiyoruz. Bunlar gözlem olabilir, tarım olabilir. Bu sene bütün ürünlerimizi daha kompakt haline getirmeyi hedefliyoruz. Sadece bu uçak için AR-GE sürecimiz 4 yıl sürdü. Bu sene artık birleştirip ürün olarak sunmayı düşünüyoruz.”
Projeye 4 ödül
İlk olarak ABD’de düzenlenen AUVSI SUAS yarışmasına katıldıklarını ve finalist olduklarını anlatan Akbaş, Kovid-19 salgınıyla Türkiye’deki yarışmalara odaklandıklarını anlattı.
Türkiye’de 10 yarışmaya katıldıklarını anlatan Akbaş, 2021’den bu yana TEKNOFEST kapsamındaki “Savaşan İHA” yarışmalarına katıldıklarına, bu yarışmalarda 2022-2023’te “En Özgün Yazılım” ödülünü aldıklarına işaret etti.
Akbaş, 2023’te aynı yarışmada dördüncü olduklarını, 2024’te TEKNOFEST’te anılan yarışmada birincilik ödülünü aldıklarını dile getirerek, “Hem kamikaze hem otonom kilit görevlerini yapan ilk takım olarak bu sene birinciliğe nail olduk. Adana’daki TEKNOFEST’teyken, birçok şirketle görüşmeler gerçekleştirdik. Projemizi savunma sanayimize bir ürün olarak sunmak isteriz.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bolu 100. Yıl Ortaokulunda görev yapan 50 yaşındaki Karaoğlu, Gazi Üniversitesi Endüstriyel Sanatlar Eğitim Fakültesindeki eğitimi sırasında mısır kabuğu kullanarak süs eşyası yapmayı öğrendi.
Karaoğlu, Kovid-19 salgını sürecinde evinde oluşturduğu atölyesinde kendi geliştirdiği teknikle doğadan topladığı çiçek, tahta parçaları, saman, kozalak ve farklı otları mısır kabuğu ve koçanlarla harmanlayarak dekoratif bebek, kapı ve duvar süsü gibi ürünler tasarlıyor.
Karaoğlu’nun yaptığı birbirinden güzel dekoratif eşyalar, kullanıldıkları mekanlara renk katıyor.
Bu zamana kadar çok sayıda ürün tasarlayan Karaoğlu, açtığı sergilerle beğeniye sunduğu süs eşyalarını çevresine hediye etmenin yanı sıra isteyenlere de satıyor.
“Zaman geçirmek için başladığım hobimi ilerlettim”
Ayten Karaoğlu, AA muhabirine, uğraşını yıllar sonra, üniversitede edindiği bilgilerle yaptığını söyledi.
Karaoğlu, üniversiteden mezun olduktan sonra öğretmen olarak göreve başladığı ilk yıllarda öğrencilerine mısır kabuğu kullanarak bebek yapmayı öğrettiğini ancak müfredat değişikliği nedeniyle artık bu dersin verilmediğini kaydetti.
Kendisinin de uzun yıllar bu işle meşgul olmadığını anlatan Karaoğlu, Kovid-19 salgını döneminde evde kaldığı sürede yeniden mısır kabuğu ve koçanlarını kullanarak süs eşyası yapmaya başladığını dile getirdi.
Karaoğlu, vakit geçirmek için başladığı hobisini zamanla geliştirdiğini anlatarak, “Koronavirüs zamanında can sıkıntısından hobi olarak yapmaya başladım. İlerlettikten sonra çok fazla çeşit yapmaya başladım. Daha sonra bunu etrafımdaki insanlar sergilemem gerektiğini tavsiye etti, birkaç sergi açtım.” diye konuştu.
“Her seferinde bir öncekinden farklı şeyler yapıyorum”
Ağırlıklı olarak dekoratif bebekler olmak üzere kapı ve duvar süsü gibi ürünler tasarladığından bahseden Karaoğlu, “Önceden bu bebekleri çocuklara oyuncak için yapıyorlarmış. Ancak biz şu anda dekorasyon amaçlı yapıyoruz ve kullanıyoruz. Nemlenmediği sürece uzun süre bozulmadan kalabiliyor.” dedi.
Karaoğlu, tasarımlarında doğal malzeme kullandığını vurgulayarak, bu şekilde geri dönüşüme de katkı sağladığını ifade etti.
Üniversitedeyken daha basit tasarımlar yaptıklarını aktaran Karaoğlu, “Eskiden olduğu gibi korkuluk gibi, dümdüz kollar ve bacaklar üzerine çalışmıştık. Ben bunu ilerlete ilerlete farklı bebekler yapmaya başladım. Şimdiye kadar yaklaşık 1000 bebek yapmışımdır. Her seferinde bir öncekinden farklı şeyler yapıyorum. Her seferinde ‘Şöyle denesem, şunu da eklesem, bunu da kullanabilirim’ dediğim zaman çok çok farklı ürünler ortaya çıkıyor.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Jandarmanın dedektifleri, 8 olay yeri inceleme, patlayıcı madde imha ile parmak izi inceleme timleri, kent genelinde adli olayların aydınlatılması için yoğun mesai yapıyor.
Timler, olay yerlerinde delil niteliğindeki bulgular üzerinde gelişmiş teknolojik cihazların desteğiyle yaptıkları çalışmalarla, olayların çözülmesine öncülük ediyor.
Patlayıcı imhasından parmak izine suçluların izini süren şube bünyesindeki görevliler, son 5 yılda 3 bin 735 olay yerinde elde ettikleri 36 bin 256 bulguyu inceleyip, 2 bin 460 şüpheliyi tespit etti.
“En küçük bulgular, olayın çözülmesine büyük katkı sağlamaktadır”
Şubede görevli Olay Yeri İnceleme Tim Komutanı Astsubay Üstçavuş Fatih Tutar, AA muhabirine, görev arkadaşlarıyla olaylara titizlikle müdahale ettiklerini söyledi.
Olayların aydınlatılmasında şubenin önemli görev yürüttüğünü ifade eden Tutar, “Şubemizin amacı adli ve idari soruşturmaların çözümüne ışık tutan, bilimsel ve teknik yöntemlerle elde edilerek incelenen her türlü bulgunun değerlendirilmesi sonucunda suç ve suçlunun tespit ve ispatını sağlayarak adaletin gecikmeden yerine gelmesine hizmet etmektir.” dedi.
Şubede toplam 20 personelin görev yaptığını anlatan Tutar, şöyle konuştu:
“Şube bünyesinde bulunan Olay Yeri İnceleme Timi ‘Her Temas Bir İz Bırakır’ prensibiyle olay yerinin sistematik ve bilimsel yöntemlerle incelenerek bulguların tespit edilmesi, fotoğraflanıp, kayıt altına alınması, toplanması, paketlenmesi ve Jandarma Kriminal Laboratuvarlarına gönderilmesini sağlamaktadır. Şubemize bağlı teknik timler, dedektiflik görevini de üstlenmektedir. Olay yerinde elde edeceğimiz en küçük bulgular, olayın çözülmesine büyük katkı sağlamaktadır. Şubeye bağlı teknik timler faaliyetlerini çağdaş yöntem ve gereçlerle ‘delilden suçluya’ prensibiyle hareket ederek olayların aydınlatılmasına katkı sağlanmaktadır. Şube son 5 yılda 3 bin 735 olaya müdahale ederek, bu olaylarda 36 bin 256 bulgu tespit etmiş olup, elde edilen bulgularda yapılan incelemeler sonucunda olaylarla ilgili 2 bin 460 şüpheli ve farklı kimlik kullanan 1280 kişi tespit edilmiştir.”
Tutar, şubede bu yıl Parmak İzi İnceleme Timi kurulduğunu belirterek, olaylarda elde edilen vücut izlerinin de laboratuvarlarda ayrıntılı şekilde incelendiğini dile getirdi.
Patlayıcı Madde İmha Timi’nin de etkili çalışmalar yaptığını söyleyen Tutar, şunları kaydetti:
“Patlayıcı Madde İmha Timi son 5 yılda 10’dan fazla terör, 3 de şüpheli cisim olayına müdahale etmiş, 998 mayın ve el yapımı patlayıcı arama faaliyeti gerçekleştirmiştir. Tim imha ve müdahale işlemlerinde yerli üretim uzaktan kumandalı bomba imha robotu (TMR -2 COŞKUN) ve bomba imha aleti kullanmaktadır. Kullanılan teknik cihazlar sayesinde müdahale esnasında personelin güvenliğini sağlamaktadır. “
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Cerrahpaşa Üniversitesi’nin Avcılar Kampüsü’nde düzenlenen ‘Liderler Zirvesi Yerli Teknolojiler Ticaret ve İnovasyon’ programına katıldı. Bolat’a programda İstanbul Valisi Davut Gül ve çok sayıda üniversitenin rektörü de eşlik etti. Programda konuşan Bakan Bolat, Türkiye’nin büyüme oranlarını ve ihracat rakamlarını paylaştı.
‘TÜRKİYE EKONOMİSİ BÜYÜME PERFORMANSINI SÜRDÜRMEYİ BAŞARDI’
Bakan Ömer Bolat konuşmasında, “Türkiye’de hükümetimizin kararlılıkla uyguladığı programı hamdolsun makro göstergelerin birçoğunda olumlu sonuçlar vermeye devam etmektedir. Geçtiğimiz yıl 6 Şubat’ta yaşadığımız 2 büyük depremin yaralarını hızlı bir şekilde sarıyoruz. ve diğer tarafta bizim de 16-17 yıl sonra tekrar yaşamak zorunda kaldığımız 2021’den bir yana 2 haneli yüksek oranlı enflasyonun düşürülmesi hedefi öncelikli olmak üzere ekonomik büyüme istihdam ihracat ve cari işlemler açığını azaltma çabalarımız hamdolsun olumlu neticeler vermektedir. Türkiye ekonomisi büyüme performansını sürdürmeyi başardı. Salgın yılı olan 2020’de yüzde 1,9 büyüyerek dünyada büyüme sıralamasında ilk üçün içinde yer alabildik. 2021’de yüzde 11,4 gibi rekor büyüme, 2022’de yüzde 5,5 2023’te de yüzde 5,1 büyümüştür. 2023 yılında yüzde 5,1 oranında büyüyerek OECD ülkeleri içinde 1., Avrupa’da 2., G-20 ülkeleri içinde ise 3. sırada yer almıştır. Geçen yıl 1 trilyon dolar bandını ilk defa tarihimizde aştık. 1 trilyon 130 milyon dolar milli gelir ve kişi başına da da 13 bin 243 dolara yükseltmiştik. 2024 yılında biraz daha yavaşlasa da ekonomik büyümemiz devam etmektedir. Yüzde 5.3 birinci çeyrek, yüzde 2.4 ikinci çeyrekte, yüzde 2.1 üçüncü çeyrekte büyüdük. Ortalama ilk 9 ayın sonunda Türkiye’miz yüzde 3.2 oranında ekonomik büyüme kaydetti. Bizim açımızdan en önemli faktör de bu 3.2’lik büyümenin 1.9 puanı bölümü mal ve hizmet ihracatının katkısı olarak sağlandı. Böylece sadece iç tüketime dayalı değil net mal ve hizmet ihracatı sağlayarak ülkemize döviz kazandırarak ve ekonomik stabilizasyona katkı vererek bu büyüme sağlandı” dedi.
‘TÜRKİYE, SATIN ALMA GÜCÜ KALİTESİNE GÖRE AVRUPA’NIN 4’ÜNCÜ BÜYÜK EKONOMİSİNE SAHİP ÜLKE KONUMUNA ULAŞTI’
Bakan Bolat, “2024 3’üncü çeyreğinin anlamı şu: Türkiye son 17 çeyrektir yani 4 yıl 3 aydır kesintisiz bir şekilde büyüme kaydetme başarısını gösterdi. 2024 Eylül itibari ile toplam milli gelirimiz 1 trilyon 260 milyon dolara yükseldi. Böylece rekor yenilenmiş oldu. Yıl sonunda inşallah 1 trilyon 300 milyon doları aşacağız. Türkiye, IMF’nin hesaplarına göre cari fiyatlar ve cari döviz kurları bazında dünyanın 17’nci, satın alma gücü kalitesine göre ise dünyanın 11’inci ve Avrupa’nın da 4’üncü büyük ekonomisine sahip bir ülke konumuna ulaştı. İstihdam tarafına bakacak olursak orada da hamdolsun olumlu göstergeler var. 2002 yılında Türkiye’deki toplam istihdam sayısı 21 milyon 300 bin kişiydi şu anda aktif çalışan sayımız 11 milyon kişi artarak toplamda 32 milyon 800 bin kişiye ulaştı. Sadece 2024 yılında son bir yılda 1 milyon 250 bin kişi yeni istihdam iş imkanları buldu. Bu yıl 11 ayda 5.5 trilyon 750 milyon doları geçtik. Bu yılı 6,5 milyar dolarlık savunma sanayi ihracatı ile inşallah kapatacağız. Hedefimiz 2028’e kadar savunma sanayi ihracatımızı yıllık 12 milyar doların üzerine taşımaktır. Özellikle otomotiv sanayinde elektrikli yerli otomobili üreterek bu alandaki rekabet ve yarışta ben de varım demiş olduk. TOGG gerçekten yüz akı iftihar projemiz. Türk otomotiv endüstrisi geçen yıl için söylüyorum 35 milyar dolar ihracat yapmıştır. Bunun yaklaşık 15 milyar doları araç, 20 milyar doları yan sanayi yedek parça sanayi ürünleridir. Elektrikli araç ve batarya üretiminde hedefimiz dünyanın önde gelen oyuncularından biri olmaktır” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRK Hava Yolları’nın (THY) markası Turkish Technology, Innova ve Apple iş birliğiyle düzenlenen Apple Vision Pro Hackathon yarışması başladı. Yarın sona erecek yarışma kapsamında havacılıkta geleceğin çözümlerini içeren projeler yarışıyor.
THY Basın Müşavirliğinden yapılan açıklamaya göre, yarın da devam edecek yarışma, Turkish Technology’nin Libadiye Yerleşkesi’nde gerçekleştiriliyor. Etkinlik, Apple Vision Pro cihazlarının gücünü kullanarak havacılık sektöründe operasyonel süreçleri iyileştirecek ve inovatif çözümler sunabilecek projeler geliştirmek amacıyla düzenleniyor.
İki günlük etkinlikte AJet, dijital, bakım ve onarım, yer hizmetleri, kabin hizmetleri, uçuş eğitimi, kargo operasyonları ve müşteri ilişkileri gibi farklı alanlardan seçilmiş 7 ekip, yenilikçi fikirlerini projeye dönüştürmek için yarışacak. Katılımcılar, Hackathon süreci olan bir aylık hazırlık döneminde Apple Vision Pro cihazlarını kullanarak, geliştirdikleri projeleri sergileyecek. Çalışmalar, sektördeki operasyonel verimliliği artırmak ve müşteri deneyimini iyileştirmek için tasarlanacak.
PROJE, HAYAL GÜCÜNÜ VE TEKNOLOJİK YETENEKLERİNİ ORTAYA KOYACAK
Gerçekleştirilen iş birliği ile ilgili olarak Türk Hava Yolları Bilgi Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Dr. Kerem Kızıltunç, “Havacılık sektörünün geleceğine yön vermek ve inovasyonu temel alarak operasyonel süreçlerimizi yeniden tasarlamak için Apple Vision Pro Hackathon’u hayata geçiriyoruz. Bu etkinlik, çalışanlarımızın hayal gücünü ve teknolojik yeteneklerini ortaya koymalarını sağlayacak. Apple Vision Pro’nun sunduğu ileri düzey artırılmış gerçeklik teknolojisiyle, iş süreçlerimizi optimize gerçek zamanlı simülasyonlar, insan-makine etkileşimli yeni nesil standartlar ve veri odaklı karar alma süreçleri gibi teknolojilerle şekillendirerek, daha verimli, akıllı ve kullanıcı odaklı hale getirme fırsatı sunuyoruz. Havacılık sektörünün dijitalleşme ihtiyaçlarına yanıt verebilecek, Apple Vision Pro gibi çığır açan teknolojiler sayesinde hem sektördeki dönüşümün öncüleri arasında yer almayı hem de müşteri deneyimini yeni bir boyuta taşımayı hedefliyoruz” dedi.
Hackathon’un ev sahipliğini üstlenen Turkish Technology, teknoloji ve havacılığın kesişim noktasında yenilikçi fikirleri destekleme misyonuyla etkinliğe ev sahipliği yapıyor. Innova ise teknolojik danışmanlık ve çözüm sağlama konusundaki uzmanlığıyla Hackathon’un önemli bir parçası olacak. Projelerin teknoloji altyapısını ise Apple’ın ‘dönüşüm niteliğinde bir uzamsal bilgisayar’ olarak tanımladığı cihazı Apple Vision Pro oluşturacak.
Hackathon’dan beklenen en büyük katkı, havacılık sektöründeki iş süreçlerine yenilikçi çözümler kazandırılması ve sürdürülebilir teknolojik projelerin ortaya çıkarılması olacak. Etkinlik, çalışanların yaratıcılıklarını ve problem çözme becerilerini geliştirmelerinin yanı sıra, sektördeki dijital dönüşüm süreçlerine de katkı sağlayacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Nevzat Demir Tesisleri’nde Teknik Sorumlu Serdar Topraktepe’nin yönetiminde yapılan antrenman, kondisyon ve taktik çalışmasıydı. Isınma koşularıyla başlayan idman, pas çalışması sonrası oynanan çift kale taktik maçıyla sona erdi.
Beşiktaş, Trendyol Süper Lig’in 15. haftasında yarın saat 19.00’da Tüpraş Stadyumu’nda Fenerbahçe ile karşılaşacak. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yeşil-beyazlı kulüpten yapılan açıklamaya göre, Kayacık Tesisleri’nde, teknik direktör Recep Uçar yönetimindeki antrenmanda futbolcular, pas, taktik ve çabukluk çalıştı.
İdmanı, kulüp başkanı Ömer Korkmaz ve yöneticiler de izledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Göktaş, bazı kadın milletvekilleri ve beraberindeki heyetle Aslanlı Yol’dan Atatürk’ün mozolesine yürüdü.
Bakan Göktaş’ın, mozoleye çelenk bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu.
Beraberindekilerle Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen ve Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Göktaş, deftere şunları yazdı:
“Bugün, ülkemizde kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınmasının 90. yıl dönümü vesilesiyle hayatın her alanında eşsiz başarılara imza atmış kadınlar olarak huzurunuzdayız. Demokratik toplumun bir yansıması olan bu hak, kadınlara toplumu şekillendiren ve geleceğe yön veren aktörler olarak önemli bir sorumluluk yüklemektedir. Bu anlamda, 5 Aralık 1934 tarihi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kadınlarının pek çok ülkeden daha önce seçme ve seçilme hakkını kazandığı önemli bir dönüm noktasıdır. Kadınların eşit haklarla hayata katılımını teşvik eden bu adım, tüm bireylerin daha adil, eşitlikçi ve katılımcı bir yaşam sürmesinin yolunu açmıştır.
Elde edilen bu kazanım, güçlü bir toplumun temellerini oluşturmuş, Türkiye’nin sosyal, kültürel ve ekonomik kalkınmasına büyük katkı sunmuştur. Bu anlayışla, ülkemiz kadınları, kadim geçmişimizi, yüksek inanç ve değerlerimizi, bilim ve teknolojinin imkanlarıyla harmanlayarak, medeniyetimizi ihya etmeyi sürdüreceğiz. ‘Güçlü Kadın, Güçlü Türkiye’ anlayışıyla gelecek nesillere ilham veren, öncü kadınlarla dolu bir Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. ‘Türkiye Yüzyılı’ hedefimiz doğrultusunda, kadınların her alanda daha etkin, daha güçlü ve daha üretken olmaları için büyük bir kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Bu duygularla, manevi huzurlarınızda sizleri bir kez daha saygı ve minnetle anıyor, şahsım ve ülkemizin tüm kadınları adına şükranlarımı sunuyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Bakan Göktaş, daha sonra beraberindeki heyetle Anıtkabir merdivenlerinde hatıra fotoğrafı çektirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsüne önceki yıl İl Milli Eğitim Müdürü Murat Küçükali’nin girişimiyle kazandırılan “Yarı Değerli Taşlar Atölyesi”nde altın, gümüş ve bakırın yanı sıra doğada bulunan taşlar da değerlendiriliyor.
Üretimleriyle kentin ve bölgenin geleneksel el sanatlarını yaşatan kadın ustalar, mesailerinin bir bölümünde çizme ve yağmurluk giyinerek kar kış, yağmur çamur demeden doğada takıya dönüştürülecek taşların izini sürüyor.
Kadınlar, buldukları taşları atölyede özel işlemlerden geçirdikten sonra Türk Patent ve Marka Kurumunca tescillenen Diyarbakır hasır bileziği ve kişnişli kolye ile buluşturup farklı tasarımlarda aksesuarlar hazırlıyor.
“Patent çalışmasına başlıyoruz”
Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Ufuk Yakut, AA muhabirine, Enstitü bünyesinde kurulan atölyenin kadim kentin el sanatları alanındaki güzelliklerini ortaya çıkarmanın yanı sıra kadınlara yeni fırsatlar da sunduğunu söyledi.
Atölyede görev alan kadınların erkek personelin de desteğiyle arazide topladıkları yarı değerli taşları özenle işlediklerini ifade eden Yakut, bu taşların atölyede kentin geleneksel, tescillenmiş zanaat ürünleri olan kişniş ve hasırla buluşturulduğunu belirtti.
“Benzersiz, güzel takılar ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Yeni ürünlerimizin patent çalışmalarına da başlıyoruz. Ortaya çıkan bu eserler enstitünün kendi mağazasında ve Türkiye genelindeki olgunlaşma enstitülerinin ‘Bohça’ mağazalarında satışa sunuluyor.” diyen Yakut, Diyarbakır’ın zengin, kültürel mirasını ve el sanatları geleneğini yaşatmanın gururunu yaşadıklarını ifade etti.
Bu tasarımların daha çok ilgi gördüğünü anlatan Yakut, alışılmışın dışında olduğu için kadınlar tarafından daha çok sevildiğini, beğenildiğini vurguladı.
Yakut, kadınların enstitüde ustalık öğrenmekle kalmadığını aynı zamanda kendi işlerini kurarak, hayallerini de gerçekleştirmiş olduğunu dile getirerek, “Kurum olarak bu topraklardan doğan sanatı geleceğe taşımak için çalışmaya devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.
“Çok farklı ürünler ortaya koyduk”
Enstitüde kuyumculuk teknolojisi öğretmeni Sevcan Aydoğan, atölyeyle doğada bulunan ancak bugüne kadar çok da farkında olmadıkları yarı değerli taşlarla tanıştıklarını söyledi.
Bu taşlardan birinin de “kalsedon taşı” olduğunu belirten Aydoğan, topladıkları taşları atölyeye getirdiklerini ve burada takı ve aksesuarlara göre damla, oval gibi farklı şekillerde işleyip değerlendirdiklerini anlattı. Aydoğan, şunları kaydetti:
“Diyarbakır’da geçmişten günümüze gelen kuyumculuk sanatı var. Bunlar Diyarbakır kişnişi ve hasırı. Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsünde bu katıları yeni bir tasarımla birleştirdik. Doğanın büyüsüyle, takının büyüsünü bir araya getirdik. Çalışmalarımız daha önce karşılaşabileceğiniz takılar değil, çok farklı ürünler ortaya koyduk.”
Tescilli Diyarbakır hasır bileziği ve kişnişli kolyenin tamamen el işçiliğiyle hazırlandığına işaret eden Aydoğan, taşın arazide aranması ve toplanması ile atölyede işlenmesi sürecinin de bir o kadar zorlu olduğunu, emek gerektirdiğini belirtti.
Aydoğan, hazırladıkları özgün tasarımların da tescillenmesini istediklerini dile getirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ Savunma Bakanlığı (MSB), Irak’ın kuzeyine 29 Kasım-1 Aralık 2024 tarihlerinde düzenlenen hava harekatları sonucunda Hakurk bölgesinde 6 ve Gara bölgesinde 3 PKK’lı terörist olmak üzere toplam 9 PKK’lı teröristin etkisiz hale getirildiğini açıkladı.
Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, teröristlere nefes aldırmıyor! Irak’ın kuzeyine 29 Kasım-1 Aralık 2024 tarihlerinde düzenlenen hava harekatları sonucunda Hakurk bölgesinde 6 ve Gara bölgesinde 3 PKK’lı terörist olmak üzere toplam 9 PKK’lı terörist etkisiz hale getirildi. Terörü kaynağında kurutmakta azimliyiz, kararlıyız, muktediriz” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Altun, Anadolu Ajansı (AA) ve Boğaziçi Üniversitesi işbirliğinde, Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs’te “Albert Long Hall”da düzenlenen “II. Haberin Telifi ve Medyada Yapay Zeka Sempozyumu’nda konuştu.
Dünyanın en köklü haber ajanslarından AA ile ülkenin en itibarlı yükseköğretim öğretim kurumlarından biri olan Boğaziçi Üniversitesi işbirliğinde, Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla 2’ncisi düzenlenen Haberin Telifi ve Medyada Yapay Zeka Sempozyumu’nda olmaktan memnuniyet ve şeref duyduğunu belirtti.
Altun, her şeyden önce medyada üretilen bilgi, haber ve eserlerin, bunların arkasındaki fikir işçilerinin haklarını ve hukuklarını korumak amacıyla bir araya geldiklerini söyledi.
Amaçları ve hedeflerinin belli olduğunu ifade eden Altun, “Muhabirlerin, gazetecilerin, basın emekçilerinin büyük emek ve özveriyle hazırladıkları özgün içeriklerin, bedeli ödenmeden ticari amaçla kullanılmasının önüne geçmek. Yayıncıların ürettiği içeriklerin bedelsizce kullanımıyla oluşan haksız rekabeti ortadan kaldırmak. Bu doğrultuda bir an önce basın haber içeriklerinin telifinin koruması için gerekli mevzuat çalışmalarının yapılması için gerekli ortamın hazırlanmasına katkıda bulunmak.” diye konuştu.
Altun, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın, “On Dokuzuncu Asır Türk Edebiyatı Tarihi” isimli abidevi eserinde gazeteciliğin doğuşuna bir yer ayırarak, burada modernleşme tarihinin içinde “Gazetelerin sadece haber üreten, ileten araçlar olmadığını, aynı zamanda kültürel ve sanatsal değerler taşıyan içerikler ürettiğini” ortaya koyduğunu anlattı.
İletişim Başkanı Altun, şöyle devam etti:
“Nitekim geriye dönüp baktığımızda edebiyatımızın pek çok nadide eserinin ilk kez gazetelerde tefrika edildiğini, gazetelerin kültür, düşünce tarihimiz açısından muhteşem bir araştırma vasatı teşkil ettiğini görürüz. Yine tarihsel olarak gazetelerde üretilen içeriklerin, velev ki bunlar doğrudan edebi içerikler olsun, dergiler ve kitaplar gibi hukuk nazarında korunması gereken fikir ve sanat ürünleri olarak telakki edilmediklerini görürüz. Elbette bunun bir nedeni gazete içeriklerinin ‘güncel’, ‘aktüel’, bugüne dair konularla ilgili ‘hızlı üretilmiş, olgusal aktarımlarda bulunan içerikler’ olarak ele alınması. Bir diğer nedeni de gazetelerin, haber ajanslarının edebiyat eserlerine günden güne daha az yer ayırması olmuştur. Ne var ki durum böyle olsa da haber üretimi yalın bir olgusal veri paylaşımı etkinliği olarak ele alınmaz.”
“Haber metni telif hakkı kapsamına alınarak korunması gereken eserdir”
Haber üretiminin bir yandan muhabirin emeğine, araştırma, soyutlama ve analizine öte yandan yayın kuruluşunun editöryal tercih, çaba, cesaret, imkan ve kabiliyetlerine muhtaç olduğuna dikkati çeken Altun, gerçek haber üretiminin zahmetli, maliyetli, emek isteyen, çetrefilli bir iş olduğunu vurguladı.
Fahrettin Altun, “Örneğin, Anadolu Ajansının pandemi döneminde yaptığı gazetecilik, yine Rusya- Ukrayna Savaşı’nda sergilediği habercilik performansı, yahut 7 Ekim’den bu yana İsrail’in Gazze’de soykırım uyguladığı dönemden bu yana verdiği hakikat mücadelesi ‘yalın birer olgusal veri paylaşımı etkinliği’ olarak ele alınamaz. Çok açık ve net bir şekilde vurgulamak istiyorum. Haber metni, mutlak surette telif hakkı kapsamına alınarak korunması gereken bir eserdir. Bu analog medya dönemi için de dijital medya dönemi için de geçerli olan bir gerçekliktir. Hatta ve hatta içinde bulunduğumuz şu dijital medya-iletişim ekosistemi içinde haberin telif hakkıyla korunması meselesi, analog medya döneminden çok daha önemli ve acil bir hal almıştır. Zira bugün orijinal haber içeriklerinin izinsiz bir şekilde kolaylıkla ve hızla dolaşıma sokulabildiğini görüyoruz.” diye konuştu.
“Bu gidişe bir dur denmesi gerektiği açıktır”
Bu durumun orijinal içerik üreten medya kuruluşlarının gelirlerinin azalmasına neden olduğu, dolayısıyla da medyanın iş modellerine zarar verdiğini kaydeden Altun, şunları söyledi:
“Ne yazık ki Batılı dijital medya şirketleri, sosyal medya platformları, teknoloji devleri bu durumdan haksız kazanç elde etmekte, dahası açık ve net şekilde medya sektöründe haksız rekabet ortamı oluşturulmakta. Bu gidişe bir ‘dur’ denmesi gerektiği açıktır. Bizler her platformda dilimiz döndüğünce şu gerçeği dillendirmeye çalışıyoruz: Bugün insanlık, küresel düzlemde bir adalet sorunuyla pençeleşmekte ve bu adalet krizini derinleştiren başlıca dinamiklerinden biri de bütün dünyanın muhatap olduğu medya emperyalizmi ve dijital faşizmdir. Batılı medya şirketleri küresel adaletsizliği yaymakta, kurumsallaştırmaya çalışmaktadır. Tam da bu nedenle toplumlararası iletişim, asimetrik şekilde cereyan etmekte, eşitler arası bir ilişki olarak karşımıza çıkmamaktadır. Sözünü ettiğimiz Batılı medya şirketleri, sosyal medya platformları, orijinal haber içerikleri başta olmak üzere dünya üzerindeki bilgi kaynaklarını sömürmekte, bu içerikleri istedikleri formatlarda dağıtarak büyük gelirler elde etmekte.”
Türkiye’de haberciliği de içine alacak şekilde telif haklarının 1952 yılında yürürlüğe giren “5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu” kapsamında korunduğunu aktaran Altun, gerçek haberin korunması kadar, haberciliğin geleceği açısından da bu kanunun bir an önce güncellenmesi, modern bir “Dijital Telif Yasası”nın yürürlüğe girmesinin elzem olduğunu bildirdi.
Altun, dijitalleşen medya sektöründe faaliyet gösteren yayıncıların bu faaliyetleri karşılığında gelir elde etmesine imkan tanıyacak, Avrupa Birliği müktesebatına da uyumlu şekilde telif haklarını düzenleyecek bir yasa yapılmasının gündemde olduğunu söyledi.
“Batılı sosyal medya şirketleri tarafından sömürülmesi sona erecek”
Söz konusu düzenleme için teknik çalışmaların Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, AA, Rekabet Kurumu ve Basın İlan Kurumu gibi paydaşların katkılarıyla sürdürüldüğünün altını çizen Altun, “Umudum odur ki yüce Meclis’imizin gündemine bu çalışmalar çok hızlı şekilde girer ve Dijital Telif Yasası hayata geçer. Sözünü ettiğimiz bu süreçte emek hırsızlığının önüne geçilir. Haber içeriklerinin telifinin korunması için gereken adımların atılması, her şeyden önce gerçek haberciliğin gelişmesine, kökleşmesine, gazetecilik mesleğinin güçlenmesine hizmet edecek. Medya kuruluşlarımızın, haber ajanslarımızın, Batılı sosyal medya şirketleri tarafından sömürülmesi böylelikle sona erecek. Karşımızda bir sömürü var ve bu sömürüyü gerçekleştirenler Batılı sosyal medya platformları ve büyük teknoloji şirketleri. Sömürülense bizim haber ajanslarımızdır, bizim gerçek haber üreten medya kuruluşlarımızdır. Haberin telif hakları korunursa bu medyada etik davranış kodlarının daha da güçlenmesine hizmet edecektir. Dahası her bir vatandaşımızın, toplumumuzun, devletimizin, ülkemizin verdiği yalan haberle, dezenformasyonla mücadele sürecinde önemli bir kazanım elde edilmiş olacak.” ifadelerini kullandı.
Altun, toplumsal, siyasal, askeri ve teknolojik gelişmelerin yeni hukuki düzenlemeleri zorunlu kıldığını, içinde bulunulduğu çağın, baş döndürücü bir hızla ilerleyen teknolojik dönüşüm, medya ve iletişim dünyasını yeniden şekillendirdiğini söyledi.
Dijital çağın getirdiği yeniliklerin, iletişim dünyasında köklü değişimlere yol açtığını, medyanın yapısı ve işleyişinin radikal biçimde dönüştüğünü dile getiren Altun, bu dönüşümün en önemli bileşenlerinden birinin de şüphesiz yapay zeka olduğunu kaydetti.
“Karşımızda yeni imkanlar kadar yeni riskler de var”
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun, yapay zekanın medya üzerinde oynadığı etkin rolün, bilgiye erişimden, içerik üretimine kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığına dikkati çekerek, şunları belirtti:
“Günümüzde yapay zeka, haberlerin otomatikleştirilmesi, içeriklerin kişiselleştirilmesi ve hatta hedef kitlelere yönelik reklamların belirlenmesi gibi birçok alanda kullanılıyor. Ancak bu teknolojinin etkileri, sadece iş süreçlerini kolaylaştırmakla kalmıyor. Karşımızda yeni imkanlar kadar yeni riskler, meydan okumalar, tehditler de var. Yapay zeka araçları bir yandan, verimlilik, zaman tasarrufu, maliyet, pazarlama ve yenilikçi reklam pazarları gibi imkan ve fırsatlar sunarken, diğer yandan mahremiyet, gözetim, deepfake ve dezenformasyon gibi risk ve meydan okumaları da beraberinde getiriyor. Biz, yapay zeka teknolojilerine ihtiyatlı bir iyimserlikle yaklaşıyor ve şunun altını çiziyoruz: Esas olan yapay zekanın hakikat namına kullanılmasıdır. Bizim gayretimiz bu yöndedir. Yapay zekayla evrime uğrayan yeni medya düzenindeki en önemli risk, tıklama odaklı haber metinlerinin birer referansa dönüşmesi ve özgün metinler yerine sansasyon yaratan ya da dezenformasyon içeren haberlerin kontrolsüzce dolaşıma sokulması, bir diğer deyişle sahtenin gerçeğin önüne geçmesidir.”
Buna karşılık, yapay zeka teknolojilerinin medya üzerindeki etkisinin sadece içerik üretimi ve yayılımıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Altun, bu teknolojilerin aynı zamanda kimin sesinin daha çok duyulduğunu ve hangi içeriklerin ön plana çıkarıldığını da belirlediğini kaydetti.
Altun, “Benzer şekilde, kişisel verilerin izinsiz şekilde kopyalanması ve dağıtılması, yine kişisel verilerde tahrifat yapılması, genel ahlaka aykırı içeriklerin yayılması ve veri madenciliği gibi hususlar da masamızdaki sorunlar yumağından öne çıkanlardır. Hepimizin bildiği gibi medya, toplumu bilgilendirme ve kamuoyu oluşturma işleviyle demokrasi adına vazgeçilmez bir unsurdur. İşte tam da bu nedenle yapay zeka teknolojilerinin medya alanında kullanılması toplumsal adalet ve şeffaflık ilkelerine uygun olmak zorunda. Altını özellikle çizmek isterim ki İletişim Başkanlığımızın tüm birimleri, yapay zekanın toplum üzerindeki etkilerini göz ardı etmenin büyük bir hata olacağı bilinciyle toplumsal faydayı gözeten insan odaklı bir perspektifi öncelemekte.” değerlendirmesini yaptı.
“Yapay zeka üretimi olan içerikleri ayırt etmek daha da güçleşecek”
Bu çerçevede, birçok uluslararası aktörün dijital dünyada hesap verilebilirliği sağlamaya çalıştığı günümüzde İletişim Başkanlığı olarak her bir çalışan ile birimin profesyonel ve kaliteli gazeteciliği sürdürmesi, toplumun nitelikli ve doğru bilgiye erişim sağlaması ve dijital medyada haksız rekabetin önlenmesi amacıyla yürütülen çabaları en güçlü şekilde desteklemeyi sürdüreceklerine işaret eden Altun, şu ifadeleri kullandı:
“Yapay zeka teknolojileriyle birlikte haber içeriklerinin telifi konusunun günden güne daha ciddi bir meydan okumaya dönüştüğü de izahtan varestedir. Mevcut yasalar eser sahiplerinin maddi haklarını korumaya gayret etse de yapay zekanın aynı yazarın metninden hareketle oluşturduğu ürünün telifinin kimde olacağı dahi henüz muammadır. Sorun maalesef müzikten, sinemaya, senaryodan, fotoğrafa kadar çok çeşitli alanları da kapsıyor. Korsan yayın, izinsiz paylaşım, kişilik hakları ve mahremiyet ihlali gibi riskler de günden güne büyüyor. Kesin olan şu ki yapay zeka araçları gelişmeye devam ettikçe insan ve yapay zeka üretimi olan içerikleri ayırt etmek de güçleşecek. Bu güçlüğü aşmanın yolu ise telif başlığı altındaki yeni sorulara karşı her an teyakkuzda olmaktır. Söz konusu teknolojilere yönelik kendi stratejilerimizi geliştirmemiz bu yüzden önemli.Bu sempozyum da bu bağlamda inanıyorum ki önemli içerikler üretecektir. “
İletişim Başkanı Altun, bunun hem haber ve eser sahiplerinin haklarını korumak hem de küresel hegemonyanın tek taraflı ve yanlı tutumlarla yeni teknolojileri araçsallaştırmasını engellemek için elzem olduğunu anlattı.
“Küresel meydan okumalar küresel çözüm üretmeyi gerektirir”
Dijitalleşmenin neden olduğu sorunlara karşı hukuki ve etik bilinç uyanmış olsa da bu kaygıların henüz tümüyle hukuki çerçeveye büründürülmediğini aktaran Altun, “Mevcut telif hakkı yasalarının güncellenmesi sürecinde uluslararası bir işbirliğine gereksinim duyulduğunu da somut şekilde müşahede ediyoruz. İletişim Başkanlığı olarak 22 farklı ülkeyle iletişim ve medya alanında yaptığımız anlaşmalar, bu sorunların çözümünde benimsediğimiz uluslararası işbirliği yaklaşımımızın somut bir tezahürüdür. Zira dijitalleşme, fırsatları ve sorunları itibarıyla küresel bir meydan okumadır. Küresel meydan okumalar küresel çözüm üretmeyi gerektirir. Haberin Telifi ve Medyada Yapay Zeka Sempozyumu’nun yeni medya teknolojileri ile temel iletişim ilkelerimiz arasında nasıl bir köprü kuracağımız konusunda yol gösterici olacağına tüm kalbimle inanıyorum.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
GAZİANTEP PLAKALI ARAÇLAR HALEP KALESİ’NDE
Gaziantep plakalı ve çakarlı çok sayıda lüks araç, kentin simge yerlerinden Halep Kalesi’ne geldi. Ayrıca kalede Türk bayrağının dalgalandığı görüldü.
8 YIL SONRA HALEP’E DÖNDÜLER
Öte yandan 2016’da Rusya’nın müdahalesiyle kentten ayrılmak zorunda kalan muhalif güçler, sekiz yılın ardından Halep’e dönmüş oldu. Rejim karşıtı gruplar, kısa sürede valilik ve emniyet müdürlüğü binalarının yanı sıra kentin simgesi olan Halep Kalesi’nde kontrolü sağlayarak ‘Özgür Suriye Bayrağı’nı (ÖSO) göndere çekti.

GaziantepGüncelSuriyeDünya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, soyal medya hesabı üzerinde sosyal destek kapsamında çocuklara yapılan kantin desteğine ilişkin açıklamada bulundu. Yavaş’ın açıklaması şu şekilde:
“İyiliğin Başkenti Ankara’da evlatlarımıza destek olmaya devam ediyoruz. Belediyemizden sosyal destek alan 15 bin 514 ailemizin 18 bin 918 çocuğu için 15. kez kantin desteği ödemesi Başkent Kartlarına yatırıldı. Toplam destek tutarı: 20 milyon 809 bin 800 TL.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fatih Mahallesi Vatan Caddesi’ndeki bir apartmanın çatısında henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.
İhbar üzerine bölgeye polis, sağlık, itfaiye, AFAD ve UMKE ekipleri sevk edildi. Polis ekiplerinin güvenlik önlemi aldığı caddede, bina sakinleri tedbir amacıyla tahliye edildi.
Dumandan etkilenen bazı vatandaşlara sağlık ekipleri müdahalede bulundu. İtfaiye ekiplerine dumandan etkilenmelerini önlemek için ayran dağıtıldı.
Ekiplerin yaklaşık 1,5 saat süren müdahalesiyle söndürülen yangın nedeniyle çatıda hasar oluştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(TBMM) – TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Cumhurbaşkanlığı bütçe görüşmeleri devam ediyor. CHP İzmirMilletvekiliRahmi Aşkın Türeli, “Cumhurbaşkanlığı bütçesini görüşüyoruz. 14 kuruma ait 30’u aşkın bütçe kesin hesap ve Sayıştay denetim raporu var. Bu kadar kısa sürede bu kadar bütçenin görüşülmesi mümkün değil. TMSF’nin Cumhurbaşkanlığı ile ilişkisi ne, niye burada? Savunma Sanayi’nin burada ne işi var, Savunma Bakanlığı’nda olması gerekmiyor mu? Bakanlıklara paralel bakanlık gibi bir yapı oluşmuş” dedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Komisyon Başkanı AK PartiSamsun Milletvekili Mehmet Muş’un başkanlığında toplandı. Komisyonda, Cumhurbaşkanlığı ve bağlı kuruluşların 2025 yılı bütçesi görüşülüyor. CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, konuşmasında, “Bu ucube Cumhurbaşkanlığı sistemini sahiplenmeyin, sürdürülebilir değil. Daha üzerinden beş yıl geçti, bu sistem yürümüyor” dedi.
Rahmi Aşkın Türeli, konuşmasında şunlara değindi:
“Ülkenin kaynaklarını iki şekilde kullanacağız; doğru ve yerinde. Hiçbir usulsüzlüğe, hırsızlığa mahal vermeden, yerinde kullanılmasıyla da zaten kıt olan kaynaklarımızın yerinde olan ve ülkenin ihtiyacı olan yatırımlarda kullanılması gerekiyor. Kamu özel işbirliği, kur korumalı mevduat böyle değil. Bu ülkede merkezi hükümet ile yerel yönetimler birbirinin tamamlayıcısıdır. Yerel yönetimlerde zaten merkezi hükümetin vesayet yetkisi var. Sanki sizin belediyelerinizde her şey mükemmelmiş gibi bizim belediyelerimize çamur atarak siyaset yapılmaz. Ortada bir parti devleti var. Bunlar doğru şeyler değil.
Cumhurbaşkanlığı bütçesini görüşüyoruz. 14 kuruma ait 30’u aşkın bütçe kesin hesap ve sayıştay denetim raporu var. Bu kadar kısa sürede bu kadar bütçenin görüşülmesi mümkün değil. TMSF’nin Cumhurbaşkanlığı ile ilişkisi ne, niye burada? Savunma Sanayi’nin burada ne işi var, Savunma Bakanlığı’nda olması gerekmiyor mu? Bakanlıklara paralel bakanlık gibi bir yapı oluşmuş.
Bütçe hakkını yerine getirebiliyor muyuz? Hala kesin hesap komisyonu yok. Biz şimdi bütçeyi mi, kesin hesabı mı, Sayıştay raporlarını mı görüşeceğiz? Böyle bir görüşme sistemi yok. Biz bütçeyi layıkıyla görüşmüyoruz. Hesap verilebilirlik ilkesi işlemiyor.”
” Recep Tayyip Erdoğan’a göre bir hükümet sistemi değişikliği yapıldı”
Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini eleştiren Türeli şunları söyledi:
Parlamenter sistem için en büyük eleştiri şudur; koalisyonların varlığı karar alma süreçlerini yavaşlatıyor ve sistemi istikrarsızlaştırıyor denilir 2017 referandumunda 15 yıldır siz zaten ülkeyi tek parti olarak yönetiyordunuz. Ne istediniz de yapamadığınız için bu sisteme geçtiniz? Burada amaç belli; Recep Tayyip Erdoğan’a göre bir hükümet sistemi değişikliği yapıldı.
Türkiye’nin tarihsel olarak başkanlık sistemine dair bir deneyimi yok, parlamenter sistem içerisinde şekillenmiş bir yapı var. Türkiye’de siyasi yelpaze çok geniş. Böyle bir yapının içerisinde başkanlık sistemi işlemez. Siyasi parti yapıları disiplinli parti yapılarıdır Türkiye’de. Bir partinin tüzüğüne, yapısına uymadığınız zaman ihraca kadar gider bu süreç. Türkiye’nin siyasi kültürü uzlaşmacı olmayan daha çok çatışmacıdır. Bütün bu kriterlerin şekillendirdiği bir yapı var. Bu yapı yeni geçilen sistemle birlikte bir zorunlulukla geldi ama bu sistem işlemiyor. Anayasa değişikliğinin altında da bunlar yatıyor. Bu sistemi işlemesi için nasıl revize ederiz çabası.
Ülkede her şey toz pembeymiş gibi konuşmayın. Ülkede Türkiye’nin belki de en büyük bölüşüm şoku yaşanıyor. En düşük ve en yüksek yüzde 5’lik gruplar arasında 26 kat fark var. Gelir dağılımı bozulmuş, yoksulluk artıyor. Asgari ücret açlık sınırının altında. Ekonomi yavaşladı. Bu krizin varlığını ücretler olarak görerek bir yere gidemeyiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Komisyon Başkanı AK PartiSamsun Milletvekili Mehmet Muş’un başkanlığında toplandı. Komisyonda, Cumhurbaşkanlığı ve bağlı kuruluşların 2025 yılı bütçesi görüşülmeye devam ediyor. Komisyon’da konuşan DEM Parti Antalya Milletvekili Saruhan Oluç, şunları söyledi:
“Kürt sorunu, Türkiye’nin tarihsel ve toplumsal sorunu”
“Bugün Türkiye’deki sistemi, sizin deyiminizle ‘revize etmek’, bizim deyimimizle demokratikleştirme meselesini konuşacaksak, bütün bunların ele alınmasında fayda olduğunu düşünüyorum. Demokratikleşme deyince kaçınılmaz olarak Türkiye’nin tarihsel ve toplumsal bir sorunu var. Kürt sorunu. Bu sorunun demokratikleşme ile iç içe geçtiğini düşünüyoruz. Türkiye demokratikleşirse, Kürt sorununu çözer. Kürt sorununun çözülmesi için adımlar atıldığı halde Türkiye demokratikleşir. Bunlar birbirini besleyen konular. Demokratikleşme dediğimiz zaman bizim aklımızın önemli bir yerinde Kürt sorununun çözümünde barışçıl ve demokratik bir çözümün gerçekleşmesi yer alıyor.
“Hem yerel hem de bölgesel çözümlerin gerçekleşmesi gerekiyor”
Geçmişte baktığımızda Kürt sorunu yerel bir sorundu ağırlıklı olarak. Fakat bugün yerel bir sorun olmaktan çıktı. Türkiye sınırları içerisinde bir sorun olmanın ötesinde bölgesel bir sorun haline geldi. Hatta daha ileri gitti. Küresel güçlerin de içine dahil olduğu bir süreç durumuna geldi. Dolayısıyla bunun hem yerel hem de bölgesel çözümlerinin gerçekleşmesi gerekiyor. Türkiye sınırları açısından baktığımızda, yerel çözüm açısından, biraz önce sözünü ettiğim yerel demokrasinin gelişmesi gibi konuları tartışarak adımların atılması gerekiyor. Kürt halkının ana dilde eğitim gibi taleplerinin konuşulması gerekiyor.
“Türkiye’nin bölgede önemli bir yeri olduğunu düşünüyoruz”
Orta Doğu’da çok önemli bir döneme giriyoruz. Bu dönem çok büyük riskleri de barındıran, tehditleri de barındıran, çok önemli imkanları da içeren bir dönem. Kürt sorununun bölgesel çözümü olarak meseleye bakmak kaçınılmaz hale geldi. Bölgesel çözüm açısından baktığımızda Türkiye’nin bölgede önemli bir yeri olduğunu düşünüyoruz. Sorun şu. Bölgedeki Kürt halkı açısından bakarsak, Irak, Suriye… Hangi parçasını değerlendirirsek değerlendirelim Türkiye’nin her zaman yeri başkadır.
“Kilit mesele, Türk-Kürt ittifakının kurulup, kurulmayacağıdır”
Türkiye aslında bölgede güçlü bir model ülke olmak istiyorsa, bunu yapmanın yolu esas itibariyle demokrasi, hukukun üstünlüğü açısından model bir ülke haline gelmesidir. Burada bölgesel çözüm de gündeme geliyor. Kürt sorununda bölgesel adımlar atılacaksa eğer, Türkiye’nin bu konuda kendi iç sorunlarını da çözerek model ülke olma adımını atması gerekiyor. Burada da kilit bir mesele var. Tarihsel bir mesele. Bölgesel olarak baktığımızda sadece Türkiye açısından değil, Türk- Kürt ittifakının kurulup, kurulmama meselesidir. Kilit mesele bizce bu. Eğer Türkiye, attığı adımlarla ve geliştireceği politikalarla, alacağı önlemlerle, demokratikleşmesiyle Türk-Kürt ittifakının zeminini güçlendirse, bu sadece Türkiye sınırları açısından değil, baktığımızda bütün Kürdistan coğrafyasını da kapsayan şekilde ve Orta Doğu’da adımlar atılmasının mümkün hale gelebileceğini düşünüyoruz.
“Tarihsel bir fırsat”
Böyle bir dönemde tabi ki yeni bir Anayasa’nın tartışılması, tabi ki yeni bir toplumsal sözleşmenin yaratılması, demokratikleşme ve bununla birlikte hem Türkiye’deki hem de bölgedeki Kürt sorununun çözümü doğrultusunda adım atmak çok belirleyici bir noktaya geldi. Tarihsel bir fırsattır. Bu konjonktürü kaçırmamak gerekiyor. Fırsatın kaçırılmaması gereken bir andayız. Bu bir süreçtir. Bunun iklimin yaratılması, bunun demokratik ve politik ikliminin ortaya çıkmasının hem Türkiye sınırları açısından hem de bölge açısından baktığımızda imkanların geliştirilmesi önem taşıyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>O.E. (39) idaresindeki 41 L 1709 plakalı otomobil taşıyan tır, Afyonkarahisar – Eskişehir kara yolu Beyören köyü yakınlarında seyir halindeyken dorse kısmı henüz bilinmeyen nedenle yanmaya başladı.
Yangını fark eden sürücü, aracı durdurup 112 Acil Çağrı Merkezi’ne durumu bildirdi.
Olay yerine itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Ekiplerin müdahalesiyle söndürülen yangında, tırın dorsesinde bulunan 6 otomobilde hasar meydana geldi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığı Çevre, Doğa ve Hayvanları Koruma Timi, soğuk kış günlerinin başlaması nedeniyle özellikle şehir merkezinden uzak ve soğuk havanın etkisini daha çok gösterdiği yüksek rakımlı bölgelerde sokak hayvanlarının beslenme ihtiyacının karşılanmasına yönelik çalışma yürütüyor.
Bu kapsamda ekiplerce belirlenen noktalara, kedi ve köpekler için mama bırakılıyor.
Ayrıca ekipler, sokak hayvanlarının yoğun olarak bulunduğu bölgelerde gerekli denetim ve kontrolleri sürdürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Savunma sanayinin lider firması olan ASELSAN geliştirdiği milli ve yerli ürünlerle göz dolduruyor. Hava savunmasından, kara ve deniz savunmasına kadar geliştirdiği yerli ve milli ürünlerle adından sık sık söz ettiren ASELSAN Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltmak için çalışmalarını sürdürüyor. ASELSAN tarafından üretilen hava savunma sistemleri, radarlar, elektro optik sistemler, MİLGEM projesi çerçevesinde inşa edilen gemiler de kullanılıyor. Sistemlerle gemilerin yerli ve millilik oranı arttırdığı gibi Türkiye’nin mavi vatandaki gücüne de güç katıyor.
MİLGEM gemilerinde kullanılan sitemlerden bahseden ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, “Mavi vatanda bizim için çok öncelikli bir konu. Burada da Deniz Kuvvetlerimizin yerli ve milli platformlarının akıllı elektronik sistemlerle donatılması da ASELSAN olarak bizim görevlerimizden biri. Milli gemimizin üzerinde 50’ye yakın ASELSAN’nın sistemi var. Radarı, elektro optik sistemleri, elektronik harbi sonar sistemleri, hava savunması, haberleşme sistemleri, bir dizi elektronik sistemlere baktığınız zaman bir geminin üzerinde ihtiyaç duyulan bütün sensör ve silahları artık millileştirdiğimizi çok rahatlıkla söyleye bilirim. Bunu aslında bir geminin üzerinde göstermiş oluyoruz. Mavi vatanda da platformlarımız kendi sensör ve silahlarımızla donatılmış olarak Deniz Kuvvetlerimize hizmet veriyor şu anda. Bu alanda da ciddi bir başarıyı ciddi bir ivmeyi yakaladık” dedi. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi tarafından yapılan açıklamada, Heyet Tahrir Şam (HTŞ) ile müttefiklerinin Cuma sabahı “Halep’in kapısına” ulaştığı, günün ilerleyen saatlerinde de Halep’e girerek beş mahallede kontolü ele geçirdiği duyuruldu. Günlerdir süren çatışmalarda en az 255 kişinin hayatını kaybettiğini aktaran Gözlemevi, “HTŞ ve Türkiye tarafından desteklenen grupların, Halep ve İdlib bölgelerinde 50’den fazla köy ve kasabayı” kontrolü altına aldığı iddia edildi.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin “terör organizasyonları” listesinde bulunan HTŞ’yi Türkiye de “terör örgütü” sayıyor.
Suriye hükümetinde yer alan bir güvenlik yetkilisi ise ordunun Halep’e takviye kuvvetler gönderdiğini ve bu kentin batısında “şiddetli çatışmalar yaşandığını” ancak saldırganların Halep’e ulaşmadığını ifade etti. AFP haber ajansının bölgede bulunan bir muhabiri, Halep’e birkaç kilometre mesafede ağır çatışmalar olduğunu ve cihatçı grupların zırhlı araçlarla ilerlediğini aktardı.
Beş yıl aranın ardından savaş sesleri
Halep’te yaşayan 51 yaşındaki bir görgü tanığı, “Beş yıldan bu yana ilk kez aralıksız füze, topçu ateşi ve zaman zaman da savaş uçaklarının sesini duyuyoruz” diyerek insanların, “savaş senaryosunun tekrarı ve vatandan kaçmak zorunda kalma” endişesi yaşadığını dile getirdi.
Suriye’nin resmi haber ajansı Sana ise muhalif grupların Halep’te bulunan bir öğrenci yurduna saldırdıklarını ve söz konusu saldırıda dört sivilin hayatını kaybettiğini duyurdu. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi de, Halep ile 300 kilometre güneyindeki başkent Şam arasındaki otoyol trafiğinin, cihatçı gruplar tarafından kesildiğini bildirdi.
Halep’in bir başka sakini, 36 yaşındaki Nasır Hamdo, karayolu trafiğinin kesilmesi ile ilgili olarak “Ablukanın yakıt fiyatlarını fahiş derecede artırmasından ve şehre gerekli mal ve mamüllerin gelememesinden endişe ediyoruz” dedi.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı’ndan açıklama
Ankara ise Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla yaptığı açıklamada, dünya kamuoyuna “Sınırımızın sıfır noktasında bulunan İdlip ve mücavir bölgede sükunetin muhafazası ülkemiz açısından öncelikli bir meseledir” mesajını verdi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, X hesabından paylaştığı mesajda, “Yeni ve daha büyük istikrarsızlıklara yol açılmaması ve sivil halkın zarar görmemesi, Türkiye bakımından büyük önem teşkil etmektedir. Diğer taraftan, mevcut istikrarsızlık ortamından istifade etmeye çalışan Tel Rıfat ve Münbiç’teki terör gruplarının sivil halkı ve Türkiye’yi hedef alan saldırılarındaki artışı da dikkatle izliyoruz” ifadelerini kullandı.
13 yıldır devam eden savaş
2011 yılında, hükümete karşı düzenlenen protestoların, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad tarafından şiddet kullanılarak bastırılmaya çalışılmasının ardından başlayan iç savaşta bugüne dek 500 binden fazla kişi hayatını kaybetti, milyonlarca kişi de göç etmek zorunda kaldı. Aralarında Esad’ın müttefiki olan Rusya, İran ve Lübnan’daki Hizbullah’ın da bulunduğu pek çok dış güç de bugüne dek bu savaşa fiilen katıldı.
Cihatçı grupların Çarşamba günü başlattığı operasyonu kınayan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in sözcüsü Dimitri Peskov, saldırıların “Suriye’nin egemenliğine karşı yapıldığını” belirterek Suriye hükümetine, operasyona maruz kalan bölgelerde destek verebileceklerini ifade etti.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de, Suriyeli mevkidaşı Bessam Sabbah ile yaptığı telefon görüşmesinde, “Suriye yönetimine, ulusuna ve ordusuna, teröre karşı destek” taahhüdünde bulundu.
HTŞ’li bir yetkili, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, hedeflerinin “Suçlu düşmanın ateş kaynaklarını, cephe hattından uzaklaştırmak” olduğunu dile getirmişti. El Kaide terör ağına bağlı HTŞ, Suriyenin kuzey ve kuzeybatısında, aralarında İdlib ve Halep’in de bulunduğu pek çok bölgeyi kontrolü altında tutuyor. Türkiye ile Rusya’nın arabuluculuğunda, 2020’de İdlib’de sağlanan ateşkese, bugüne dek zaman zaman ihlal edilmiş olsa da, taraflarca büyük oranda uyulmuştu. 2015 yılında Suriye İç Savaşı’na müdahale eden Rusya, savaşın seyrini Beşar Esad yönetimi lehine değiştirmişti.
AFP/ ET,JD
DW Türkçe’ye VPN ile nasıl erişebilirim?
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valiliğin sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, ilçedeki taş evlerde Valilik, Çukurca Belediyesi ve Doğu Anadolu Ajansı Kalkınma Ajansı’nın (DAKA) işbirliğiyle başlatılan restorasyon çalışmaları tamamlandı.
Vatandaşın hizmetine sunulan evlerin açılış töreninde konuşan Vali ve Belediye Başkan Vekili Ali Çelik, kentlerin bazı değerlerinin ve karakteristik özelliklerinin olduğunu söyledi.
Taş evlerin de ilçeyi tanımlamak için geçmişin ruhunu yansıtan bu yapılardan olduğu belirten Çelik, “Bunların restore edilmesi, ayağa kaldırılması, emek sarf edilmesi de çok değerli. Emeği geçenlere teşekkür ederim. İkinci etabın da en kısa sürede tamamlanmasını temenni ediyorum.” dedi.
Çukurca Belediye Başkanı Nazmi Demir ve DAKA Genel Sekreter Vekili Mehmet Emin Çakay da birer konuşma yaptı.
Ardından katılımcılar, butik otel, Gençlik ve Kültür Evi, Çukurca Müzesi ile Dengbej Evi olarak kullanılan taş evleri gezdi.
Açılışa Vali Yardımcısı Buğra Karadağ, Çukurca Kaymakamı Mert Kumcu ve kurum amirleri katıldı.
Daha sonra Çukurca Devlet Hastanesini ziyaret eden, muhtarlar ve ilçe sakinleriyle bir araya gelen Çelik, etüt merkezinin açılışını yaptı, 2. Hudut Tugay Komutanlığı’na ziyarette bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>

KAMYON SAĞA SOLA SAVRULDU
Kaza, TEM Otoyolu Hadımköy Gişeler mevkisinde Edirne istikametinde saat 06.30 sıralarında meydana geldi. 34 LA 3605 plakalı akaryakıt tankerinin şoförü direksiyon hakimiyetini kaybederek 05 AZ 754 plakalı kamyona arkadan çarptı. Çarpmanın etkisi ile tanker ve kamyon yolda sağa sola savruldu.

TRAFİK TEK ŞERİTTEN KONTROLLÜ OLARAK SAĞLADI
Kazada yaralanan tanker şoförü ambulans ile hastaneye götürülürken yolun Edirne istikameti trafiğe kapandı. Olay yerine gelen polis ekipleri kaza yerinde güvenlik önlemi alarak trafiği yan yoldan tek şeritten kontrollü olarak sağladı.

KAPALI OLAN ŞERİTLER TRAFİĞE AÇILDI
Kaza nedeniyle kilometrelerce araç kuyruğu oluşurken kazaya karışan araçlar yaklaşık 1 saatlik çalışma sonucu bulunduğu yerden kaldırılırken kapalı olan şeritler trafiğe açıldı.

Erdem AksoyHaberler.com – GüncelEsenyurtEdirneGünceltrafikKaza
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
EŞİNİ ÖLDÜRDÜKTEN SONRA TESLİM OLDU
Tartışmanın büyümesiyle Abdullah Poyraz, üzerinde bulundurduğu tabancayla Hale Akbaş Poyraz’ı katletti. Tabancayı olay yerine bıraktıktan sonra evden ayrılan Abdullah Poyraz, yaklaşık 2 saat sonra polis merkezine gidip “Eşimi vurdum” diyerek teslim oldu.
KIZININ FERYATLARI YÜREKLERİ DAĞLADI
Poyraz’ın itirafının ardından adrese giden polis ekipleri Hale akbaş Poyraz’ın cansız bedeniyle karşılaştı. Ekipler incelemelerini sürdürürken olay yerine gelen Hale Akbaş Poyraz’ın kızının feryatları yürekleri dağladı. “Annemi göreyim lütfen, anneme ne oldu, o annemi öldürdü” diyerek uzun süre gözyaşı döken genç kız fenalaşınca ambulans çağırıldı. İncelemelerin ardından Hale Akbaş Poyraz’ın cansız bedeni Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
KIZININ DOĞUM GÜNÜ İÇİN HAZIRLIK YAPIYORMUŞ
Hale Akbaş Poyraz’ın dün 15’inci yaş gününe giren ilk eşinden kızı G.’nin doğum günü kutlamaları için hazırlık yaptığı öğrenildi. Doğum günü için komşularının da Hale Akbaş Poyraz’ı arayıp ulaşamadığı belirtildi. Poyraz’ın 4 küçük çocuğuysa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından korumaya alındı.
“HAYATINDA BAŞKASI OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜM”
Polis merkezinde gözaltına alınan Abdullah Poyraz’ın olayla ilgili verdiği ilk ifadesinde, “İşe başladıktan sonra evden uzaklaştı. Bana kötü davranmaya, hakaretler etmeye başladı. Ben de hayatında başkası olduğunu düşündüm. Aldatma mesajlarını yakaladım” dediği öğrenildi.
Abdullah Poyraz’ın uzun süredir kıskançlık krizi nedeniyle Hale Akbaş Poyraz’a zor günler yaşattığı, işten bu sebeple ayrılmasına neden olduğu ve evden çıkmasına dahi izin vermediği öne sürüldü.
TUTUKLANDI
Abdullah Poyraz, savcılık ifadesinin ardından çıkarıldığı mahkemece “Kasten öldürme” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Aile ve Sosyal Hizmetler BakanlığıAile İçi ŞiddetYerel HaberlerDoğum GünüPolitikaGüvenlikAntalya3-sayfaGüncel
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, kendisini şirket çalışanı olarak tanıtan “Victoria” kod adlı İsrail istihbarat mensubunun 2019’da özel dedektif sanık Hamza Turhan Ayberk’le iletişime geçtiği anlatıldı.
İddianamede, Victoria’nın 9 farklı numara üzerinden Ayberk’le iletişim kurduğu belirtilerek, istediği bilgileri raporlayarak Victoria’ya gönderen Ayberk’e İsrail istihbarat servisi tarafından kullanılan “Emıl Slalov”a ait İsviçre’deki banka hesabından 1484 avro ödeme yapıldığı kaydedildi.
Sanık Ayberk ve Victoria’nın Temmuz 2019’da Belgrad’da ikili görüşme gerçekleştirdiği ifade edilen iddianamede, Victoria’nın sağlık sorunlarını bahane ederek sanığı “Robert” ve “Andrea” isimli iki MOSSAD ajanı ile tanıştırdığı anlatıldı.
İddianamede, Andrea ve Robert’in Temmuz 2020’ye kadar eş zamanlı görüştükleri Ayberk’e İsrail dış politikasına ve ulusal çıkarlarına tehdit olarak algıladıkları kişiler ile şirketler hakkında araştırma yapması doğrultusunda talimat verdikleri belirtildi.
Victoria’nın görevini devrettiği “Marc” isimli casusun da sanık Ayberk’i Dubai, Irak-Kerbela ve Güney Afrika’da bağlantı bulmaya yönlendirdiği, buradaki kişiler hakkında bilgi-belge talep ettiği ve karşılığında çok sayıda kripto para ödemesi yaptığı kaydedilen iddianamede, sanığın bu kişilerden aldığı talimatlar üzerine diğer tutuklu sanıklar İsmail Kaya, Mehmet Yetimova, Özkan Şahin, Ercan Kama ve firari şüpheli Hakan Kabaca’dan yardım istediği vurgulandı.
MAĞDUR ADINA AÇTIKLARI SAHTE HESAP ÜZERİNDEN TACİZ MESAJLARI GÖNDERDİLER
İddianamede, Ayberk’in Tunus Uyruklu Hamza K’ye yönelik tehdit eyleminde sanık Funda Kadayıfçıoğlu’ndan yardım aldığı belirtilerek, Hamza K. adına açtıkları sahte Instagram hesabından Kadayıfçıoğlu’na taciz nitelikli mesajlar gönderildiği, bunun üzerine de mağdur Hamza K. hakkında 15 Haziran 2021’de Güngören’deki polis merkezine şikayette bulunulduğu ifade edildi.
Hakkındaki şikayet üzerine karakola giden Hamza K’yi tehdit eden sanık Ayberk’in buna ilişkin videoyu Victoria’ya gönderdiği aktarılan iddianamede, mağdurun bu olayların ardından yaptığı şikayet üzerine dava konusu soruşturmanın başlatıldığı dile getirildi.
Sanık Ayberk’in Türkiye’deki bankalarda 63’ü aktif olmak üzere 98 hesabının olduğu, 2019-2023 yılları arasında hesaplarına 4 milyon 126 bin 628 lira geldiği aktarılan iddianamede, Ayberk’in cep telefonu incelemesinde ise 28 Ekim 2023’te Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’ndeki mitinge ilişkin emniyet tedbirleri kapsamında hazırlanan kroki bilgisinin yer aldığı anlatıldı.
İddianamede ayrıca Ayberk’in telefonunda, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın resminin bulunduğu bir dergi kapağının fotoğrafının yer aldığı belirtildi.
Sanık Hamza Turhan Ayberk’in İsrail istihbarat servisine çalışan Victoria ve Marc kod adlı kişilerden gelen casusluk faaliyetlerine ilişkin görevleri yerine getirdiği vurgulanan iddianamede, sanığa verilen görevlerin basit bir eylemden ziyade casusluk faaliyeti kapsamına girdiği kaydedildi. İddianamede, eski emniyet mensubu olan sanığın bu hususu anlamamasının olağan akışa uygun olmadığı değerlendirmesi yapıldı.
Sanıklardan Ercan Kama’nın sanık Ömer Burak Gezer’le MOSSAD’ın takip etmesini istediği İran uyruklu 2 kişiyi Tophane civarında durdurarak kimlik kontrolü yaptığı aktarılan iddianamede, sanık Ayberk’in de bu sırada yanlarına geldiği bu kişilere Türkiye’de bulunma sebeplerini sorduğu anlatıldı.
HAMZA TURHAN AYBERK İFADESİNDE İTİRAF ETTİ
İddianamede, sanık Ayberk’in ifadesine yer verildi. Victoria’nın Güney Afrika’da faaliyet gösteren Global PI Services isimli bir araştırma şirketleri olduğunu ve kendileri için araştırma yapabilecek dedektiflerle çalışmak istediklerini söylediğini anlatan sanık, ilk önce teklifi kabul etmediğini söyledi.
Victoria’nın “1-2 defa iş yapalım, karşılıklı memnuniyet olursa bir araya gelir tanışır konuşuruz.” teklifinin makul geldiğini aktaran sanık, şöyle devam etti:
“Daha sonrasında elde edilmesi kolay herhangi bir uzmanlık gerektirmeyen 1-2 basit isteklerde bulundu ve bunun karşılığında miktarını hatırlamadığım döviz cinsinden parayı kız arkadaşım Funda Kadayıfçıoğlu’nun annesinin banka hesabına gönderttim. Görüşmeleri telefon üzerinden gerçekleştirdik. Daha sonra benim kendisiyle yüz yüze görüşme ısrarım üzerine Belgrad’da 2019’un temmuz ayında bana önermiş olduğu otelde kaldım.Tanıştık ve yaptığımız işle ilgili hoşumuza gitmeyen bir konunun olup olmadığını sordu ben de olmadığını söyledim. Bu görüşmede kendisinin aslen Slovakyalı olup bir çocuğu bulunduğunu, Global PI Services isimli şirketin Amerika vatandaşı eşi tarafından kurulduğunu söyledi.”
TAKİBE YAKALANMAMAK İÇİN BİTCOİN ÖDEMESİ ALMIŞ
Sanık, bu kişinin İstanbul ve Türkiye dışında da araştırma yapıp yapamayacağını sorduğunu, ancak tanıdıkları olmadığını söylediğini belirterek, bu görüşmelerinden yaklaşık bir ay sonra Victoria’nın Bayer ilaç firmasındaki bir müdürle ilgili takip ve mal varlığı araştırması yapmasını istediğini anlattı.
Sanık, “Victoria, bu kişinin şirketten zimmetine para geçirdiğini, Türkiye’de gayrimenkul edindiğini, sevgilisiyle burada kalıp kalmadıklarına ilişkin araştırma yapmamı istedi. Bu kişiyi otelde ve Etiler’deki bir mekanda takip ederek görüntüledik ve gönderdik. Bu iş karşılığında Victoria’dan meblağını hatırlamadığım kendi Bitcoin hesabıma ödeme aldım. Bitcoin üzerinden almamızın sebebi, herhangi bir takibe ve kayıt altına alınmamak ve ödeme sürecinin daha hızlı olmasından dolayı bu yöntemi seçtim.” beyanında bulundu.
İddianamede sanık Ayberk ile MOSSAD ajanı Victoria arasındaki çok sayıda mesaj kayıtları da yer aldı. Sanıklar Hamza Turhan Ayberk, Funda Kadayıfçıoğlu, Ercan Kama, Ömer Burak Gezer, İsmail Kaya, Mehmet Yetimova ve Özkan Şahin’in “zincirleme şekilde siyasal veya askeri casusluk” suçundan 18’er yıl 9’ar aydan 45’er yıla kadar hapisle cezalandırılması istenen iddianame, İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

Uluslararası İlişkilerGüvenlikistanbulGüncelİsrailMossadHukukTerör
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2 İLİN EMNİYET MÜDÜRÜ GÖREVDEN ALINDI
Karar ile birlikte, Bingöl İl Emniyet Müdürü Şükrü Orhan ile Iğdır İl Emniyet Müdürü Erden Sakarya görevlerinden alındı.
6 İLİN EMNİYET MÜDÜRÜ DEĞİŞTİ
Bingöl İl Emniyet Müdürlüğü’ne Bilecik İl Emniyet Müdürü Beyti Kalaycı, Bilecik İl Emniyet Müdürlüğü’ne Hakan Yılmaz, Isparta İl Emniyet Müdürlüğü’ne Şanlıurfa İl Emniyet Müdürü Erdem Bildirici, Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü’ne Ordu İl Emniyet Müdürü Attila Aksoy, Ordu İl Emniyet Müdürlüğü’ne Ahmet Acar, Iğdır İl Emniyet Müdürlüğü’ne ise Niyazi Turgay atandı.

Osman ÖztürkCengiz AydınPolitika3-sayfaGüncelBingölHukukIğdır
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAVCILIK TARAFINDAN SORUŞTURMA BAŞLATILDI
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yurt dışında basılan sahte dolarların piyasaya sürüldüğü iddiası üzerine resen soruşturma başlattı. Gelişmenin ardından Merkez Bankası ve Türkiye Bankalar Birliği‘nden art arda açıklamalar geldi.
MERKEZ BANKASI’NDAN AÇIKLAMA GELDİ
Merkez Bankası’ndan yapılan duyuruda, TCMB’nin banknot sahteciliği ile etkin mücadele kapsamında ilgili adli mercilerle koordinasyon içinde gerekli çalışmaları yürüttüğü belirtilerek, şunlar kaydedildi; “Bu kapsamda son günlerde piyasada sahte yabancı banknot dolaşımının arttığına dair haberlere konu olan sahte efektifler, adli merciler tarafından bilirkişi raporu düzenlenmesi amacıyla Bankamıza gönderilmiştir.
“GEREKLİ YÖNLENDİRMELER YAPILMIŞTIR”
Söz konusu sahte efektiflere dair Bankamız tarafından hazırlanan bilirkişi raporları, adli mercilerin yanı sıra bankacılık sektörünün uyarılmasını teminen Türkiye Bankalar Birliği (TBB) ve Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) ile paylaşılmıştır. Bunun yanında teknolojik altyapıda sahteciliğe karşı tedbir alınmasına yönelik gerekli yönlendirmeler yapılmıştır.”
“ATM VE PARA SAYMA MAKİNELERİNİN GÜNCELLEMELERİ YAPILMAKTADIR”
Merkez Bankası’nın ardından bir açıklama da Türkiye Bankalar Birliği’nden geldi. Yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı; “Son günlerde piyasada sahte döviz banknotlarının dolaşımının arttığına dair haberler yer almaktadır. Sahte dövizle mücadele ve dolaşımının engellenmesi amacıyla; kullanımdaki para sayma, sahte döviz kontrol ve ATM makinelerinin gerekli kontrolleri ve güncellenmeleri yapılmaktadır. Bankacılık sektörü, ilgili kamu kurumlarıyla yakın iş birliğinde, ekonomik faaliyetin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde devam etmesi, müşterilerin hak ve menfaatlerinin korunması ve sahte dövizle etkin mücadele için gerekli.”
Erdem AksoyHaberler.com – Güncelİstanbul Cumhuriyet BaşsavcılığıTürkiye Bankalar BirliğiMerkez BankasıGüncelDövizATM
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“RAKİBİMİ TANIDIĞIM İÇİN 31 MART’I KAZANDIM”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, CHP’nin 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde aldığı oy oranına ilişkin yaptığı değerlendirme sorulan Özel, şunları kaydetti; “CHP’nin geçmişte oy olamadığı kesimlerden bugün oy almasını sadece kendi hatalarına bağlamasını, Tayyip Erdoğan’ın ağzından bir özeleştiri duymak açısından kıymetli ama üstenci ve kibirli iktidar anlayışı açısından da bunun bir itirafı olarak görüyorum. Bu üstenci tavır ve kibir, AK Parti’nin asıl özeleştiri yapması gereken kısım. Tayyip Bey’e tavsiyem şu, rakibini tanımadan yenemezsin. Ben onu çok iyi tanıdığımı kendisine de söyledim. Rakibimi tanıdığım için 31 Mart’ı kazandım. O, rakibini tanımayıp küçümserse daha çok mağlubiyet alır.”
Özel, CHP’nin yakın dönemde düzenleyeceği yurt dışı programlarına yönelik soru üzerine, “Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev’le 8 Kasım’daki Zafer Bayramı Günü’nde yaptığımız görüşmede ben Azerbaycan’ı kutladım. Onlar da Avrupa’daki temaslarımda Azerbaycan’la ilgili kullandığımız cümlelerin, tutumun, kendisi kadar Azerbaycan halkınca da bilindiğini ve sevildiğini söyledi. Bizi Hikmet Çetin’le birlikte davet etti, onu planlayacağız.” diye konuştu.
“2025 SONU YA DA 2026’DA ÇİN ZİYARETİMİZ OLACAK”
Balkan ülkelerine bir ziyaret düzenleme planları olduğu bilgisini veren Özel, 26 Aralık’ta Bosna Hersek’e ve 21 Aralık’ta Fas’ta düzenlenecek Sosyalist Enternasyonal Toplantısı’na katılacaklarını dile getirdi. Özgür Özel, dış ilişkilerde daha etkili bir politika yürütmek istediklerini belirterek, şöyle devam etti; “Avrupa Birliği’ne tam üye olmak istiyoruz. Türkiye-ABD ilişkilerinde iyi müttefiklik açısından onarılması gereken çok süreç var. Rusya’ya bir temsilci atadık ve temsilcimizin temaslarıyla Rusya ile daha etkili ilişkiler içerisindeyiz. Putin’i destekleyen Adil Rusya Partisi de bizden bir görüşme talep etti. Bize ziyarete gelecekler, bizden de bir heyet ziyarete gidecek. Rusya Büyükelçisi bana ziyarete geldi. Onlara bakış açımızı anlattım. ‘Erdoğan’ın kolay kolay dış politikasını beğenmem ama Ukrayna-Rusya dengeli ve arabuluculuğa varan siyasetini sürdürürüm buna ihtiyaç kalırsa’ dedim. 2025 sonu ya da 2026’da Çin ziyaretimiz olacak. Şubat’ta Türk Cumhuriyetleri’ne, martta Orta Doğu’ya gezimiz olacak.”
“ÇOK GECİKMEDEN BİR CEVAP ALACAĞIMIZI DÜŞÜNÜYORUM”
Soru üzerine, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed’le görüşme taleplerine yönelik karşı taraftan tarih beklediklerini bildiren Özel, “Orada, Rusya, Erdoğan, Esad arasında bir denge var. Herhalde ondan dolayı bize tarih vermek için bekliyorlar. Çok gecikmeden bir cevap alacağımızı düşünüyorum. Filistin’de de hava sahasının açılmasını bekliyoruz. Mahmud Abbas davet etti. Tel Aviv’e gidip oradan geçmemiz gerekiyor. İsrail’de hava saldırıları, sahasının kapalı olması nedeniyle tarifeli uçuş yok. ‘Güvenlidir, gelebilirsiniz’ dediklerinde gideceğiz.” açıklamasında bulundu.
“SOKAKTA CHP YÖNETİMİNİN POLİTİKALARINDAN MEMNUNİYET VAR”
Özgür Özel, parti içi muhalefet ve tüzük kurultayı tartışmalarına yönelik soruya karşılık, şu yanıtı verdi; “Bu tartışma belli bir noktada doygunluğa ulaştı. Ben de bu tartışmaları kestiğimizi ve sürdürmeyeceğimizi söyledim. Sokakta olmayan bir şeyin kurultay salonunda karşılığı olmaz. Sokakta, CHP yönetiminin politikalarından bir memnuniyet var. Bunun dışındaki her tartışma partiyi aşağıya çeker. Vatandaşın sorunlarını konuştuğumuz her ay, anketlerde birinci parti olduk. Sosyal medyada yaratılmaya çalışılan gündemler, çok suni, sipariş ve bot hesaplarla birilerinin para basması yoluyla oluyor. CHP’de iç karışıklığın CHP’yi aşağı çektiğini bilenler, bu tartışmayı sosyal medyada fonluyorlar.”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’la ilgili ifadeleri sorulan Özel, “Erdoğan, ‘Bahçeli ile mutabıkız, çok cesur bir çıkış yaptı’ dedi. Ben bunun bir devlet projesinden çok Cumhur İttifakı projesi olduğunu düşünüyorum. Ama devletin de terör sorununu bitirmek ve kaynakların buraya harcanmasına engel olmak noktasında, devletin çıkarına ve milleti rahatsız etmeyecek bir çözüme sıcak bakacağını düşünürüm. Sırf Erdoğan iktidarda kalsın diye Anayasa pazarlıklarına girişmek ve terör örgütü liderini özgürlüğü üzerinden pazarlık konusu yapmak doğru değil.” görüşünü paylaştı.
“EN DOĞRUSUNU HEP BERABER YAPACAĞIMIZA İNANIYORUM”
Özel, CHP’nin cumhurbaşkanı adayını belirleme sürecine ilişkin soruyu ise “Bu kararı tek başıma vermeyeceğim. Adayı en katılımcı şekilde belirlemeyi düşünüyorum. Bu yükü en az 1,5 milyon kişiyle bölüşeceğim. En doğrusunu hep beraber yapacağımıza inanıyorum. Önce iktidar değişecek, geçiş dönemi olacak. Sonrasında herkese makam, mevki var. O yüzden bu işin içinden büyük bir mutabakat ve büyük bir işbirliği ve güç birliğiyle çıkarız. Sonra Türkiye’yi güçlü bir parlamento ve yürütmeyle yönetmeye başladığımızda, gönlünden yönetmek isteyen herkese makam mevki bulunur.” diye yanıtladı.
MANSUR YAVAŞ’IN ADAY OLMA OLASILIĞI DA SORULDU
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın cumhurbaşkanı adayı olma olasılığıyla ilgili soru üzerine Özel, şu ifadeleri kullandı; “Mansur Bey’in, Türkiye’nin daha iyi yönetilmesine ilişkin bir talebi var. Bu noktada kendisinin de bir iddiası var, bundan daha doğal bir şey olamaz. Mansur Bey’in, bütün CHP’lilerin içinde olduğu karar alma sürecinin sonuçlarına tüm yönleriyle saygılı olacağına inanıyorum. Bu konuda kendi beyanları da var. Parti disiplini konusunda bugüne kadar sukutuhayale uğratacak bir tutumu olmadı.”
Yerel YönetimDış PolitikaMansur YavaşÖzgür ÖzelGüncel
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>PİYASADA “SAHTE DOLAR” ENDİŞESİ
Başta İstanbul olmak üzere pek çok şehirde sahte 50 ve 100 dolarlık banknotların yayıldığı iddiası endişelere yol açtı. Vatandaşlar sahte dolarların nasıl anlaşılacağını merak ederken, bu soruya Tüm Yetkili Müesseseler ve Döviz Büroları Derneği (TÜYEMDER) Başkanı Mehti Şeren, Habertürk canlı yayınında yanıt verdi.
CANLI YAYINDA SAHTE DOLAR TESTİ YAPTI
Canlı yayında test yapan Şeren, gerçek paraları para sayma makinesine koyup saydırdı. Makine paraları doğru sayarken, Şeren bir sahte para saymayı denedi. Makine bu kez sahte paraları ayırdı. Şeren paranın dokusundan ve renginden de anlaşılabileceğini söyledi.

EkonomiGüncelFinansHukukDöviz
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
CHP Lideri Özgür Özel ve beraberindekiler, iki araçla saat 08.15’te Silivri Cezaevi’ne geldi. Özgür Özel görüşme sonrası açıklamalarda bulundu.
“HUKUKUN DIŞINA ÇIKANIN GÜNÜ GELİNCE HUKUK ARKASINDA DURAMAZ”
Özel açıklamasında “Hukuksuz yere burada tutulan bir akademisyen belediye başkanını ziyaret etmek zorunda kaldım. Burada Can Atalay, Osman Kavala hak hukuk mücadelesine destek veren birçok kişi var. Hepsinin bir takım oyunlara alet edilerek burada tutulduğunu biliyoruz. Ahmet Yavuzlar, Barış Terkoğlular, Barış Pehlivanlar, Murat Ağıreller gelip geçti. Saygınlıklarından hiçbir şey kaybetmediler. O kumpasları kuranlar şimdi cezasını çekiyor. Biz söylediğimiz zaman gülenler, şimdi ne durumdalar baksınlar. Kumpaslar kuranlar kaçarak giderler ya da burada ettiklerinin cezasını çekerler. Tutuklamanın ilk gününde belediye kapısını balyozla kırmak, gece vakti baskın yapmak, iddianameyi sahte delille açıp, olmayınca gizli tanık uyduranların sonu aynı olur. Hukukun dışına çıkanın günü gelince hukuk arkasında duramaz. FETÖ’vari kumpaslarla iş görenler FETÖ’vari sonu görürler. Kaçarak sıçan gibi bu ülkeyi terk eden Zekeriya Öz’ü hiç birimiz unutmadık, yine günü gelince o çok güvendikleri arkalarından çekilirler ya kaçarak giderler ya da burada ettiklerinin cezasını çekerler. Akın Gürlek eliyle Ahmet Özer‘e düşman hukuku uygulanmaktadır. Düşman ceza hukuku uygulanmaktadır” ifadelerini kullandı.
KRİZE NEDEN OLMUŞTU
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, geçtiğimiz gün partisinin grup toplantısında Ahmet Özer ile görüşemediklerini ifade etmiş; “Artık bir rezaleti ifşa etmenin de zamanı geldi. Ahmet Özer, tutuklandığı gün Adalet Bakanlığı’na yazı yazdık. Normalde milletvekilleri istedikleri anda ve bekletilmeksizin tutuklu ve hükümlülerle görüşürler. Buna, suç terörse, Adalet Bakanlığı’nın bilgisiyle maddesi var. Bugüne kadar, kim için başvuru yapsak ilk günden yazı giderdi. 28 gündür CHP’nin genel başkanına, genel başkan yardımcılarına, milletvekillerine, Ahmet Özer ile görüşme evrakına yanıt vermiyorlar. Adalet Bakanı’nı defalarca aradım. ‘Bu haftayı çıkaralım, pazartesiyi görelim’ dedi her seferinde. 1 aydır o pazartesi gelmedi” ifadelerini kullanmıştı.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ise Özel’e verdiği yanıtta “İzin isteyecekseniz adam gibi isteyin. Öyle cumhurbaşkanımıza hakaret ederek, yargı mensuplarına yok giyotindir yok FETÖ imamıdır diyerek izin istenmez” demişti.
NE OLMUŞTU?
Ahmet Özer, 30 Ekim’de “PKK/KCK silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderilmiş ve yerine de kayyum atanmıştı.

Esenyurt Belediye BaşkanıSilivri CezaeviAhmet ÖzerÖzgür ÖzelPolitika3-sayfaGüncelKayyumHukuk
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 2024 seçim vaatleri arasında bulunan “Emekli Pazar Desteği”nin ödemeleri 29 Kasım Cuma günü yapılacak. Bu kapsamda, İstanbul’da ikamet eden, sosyal desteğe başvuran ve ihtiyaç sahibi olduğu tespit edilen toplam 10 bin 76 emekliye tek seferde, yıllık 10 biner lira ödeme yapılacak.
10 bin 76 emekliye destek sağlanacak
İBB’den yapılan açıklamaya göre; başvuruların 30 Ekim – 8 Kasım tarihleri arasında yapıldığı “Emekli Pazar Desteği”ne 44 bin 377 kişi başvuruda bulundu. Başvuruda bulunanlar arasından destek almaya hak kazanan 10 bin 76 emekliye toplamda 100 milyon 760 bin liralık nakdi destek sağlanacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DÜ’den yapılan açıklamaya göre, Azerbaycan Mingeçevir Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Veysel Eyyubov ile Sürekli Gelişim ve Bölgesel İnovasyonlar Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Asım Memmedov’u makamında ağırlayan Sözbir, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Öğrenci değişim programları, ortak projeler ve işbirliği imkanlarının görüşüldüğü ziyaret, hediye takdimiyle sona erdi.
Ziyarette, DÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Öztürk ile DÜ Uluslararası Ofis Koordinatörü Doç. Dr. Sibel Bayram da yer aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Emek Büroları Koordinatörü ve Genel Başkan Yardımcısı, AnkaraMilletvekili Gamze Taşcıer, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2025 bütçesini eleştirerek, iktidarın kadına yönelik şiddetle mücadeleyi önemsemediğini savundu. Taşcıer, yaptığı yazılı açıklamada son bir yılda en az 673 kadının erkekler tarafından öldürüldüğüne dikkat çekerek, kadın cinayetlerinin politik olduğunu vurguladı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının, Kadının Güçlenmesi Programı kapsamında kişi başına günlük yalnızca beş kuruşluk bir bütçe ayırdığını ifade eden Taşcıer, “Kadının Güçlenmesi Programı var. Bütçe sunumuna göre 2024’e kıyasla ödeneği yüzde 68 artırılmış. Ancak bu ödeneğin yüzde 79’u personel ve SGK gideri. Geri kalan 1 milyar lira ile Türkiye’deki yaklaşık 43 milyon kadını günlük beş kuruş ödenekle güçlendireceklermiş. Şiddet ve eşitsizlikle mücadelede için önerdikleri bu bütçe ile kadın hayatının beş kuruş etmeyeceğini söylüyorlar. Bu tablo, kadınları korumadığınızın en açık göstergesidir, bu bütçe utanç belgesidir” dedi.
Taşcıer, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla İstanbul Sözleşmesi’nden çekilen Türkiye’de artan kadın cinayetlerine de dikkat çekti. Son dört yılda, 2 bin 473 kadının öldürüldüğüne işaret eden Gamze Taşcıer, Cumhurbaşkanının İstanbul Sözleşmesi’ni “ideolojik kavga aparatı” olarak nitelendirmesine tepki gösterdi. “Kadına yönelik şiddetle mücadele ideolojik bir tercih değil, evrensel bir insan hakkıdır” diyen Taşcıer, bakanlığa somut adımlar atma çağrısında bulundu.
“Ayrımcılığı ortadan kaldıracak politikalar üretin”
Kadınların istihdama katılımı konusunda hükümetin yetersiz politikalarına da değinen Taşcıer, çalışan annelerin kreş hizmetine erişimde büyük sorunlar yaşadığını ifade etti. Taşcıer, Türkiye’de kreşlerin hem sayısının hem de bütçesinin yetersiz olduğunu belirterek, “Kadınları yalnızca ev içinde tanımlıyor, ekonomik katkı sağlamalarını engellemek için politikalar üretiyorsunuz. Sosyal belediyecilik uygulamalarıyla kadınları destekleyen CHP’li belediyelerle uğraşacağınıza, görevinizi yapın, eşitsizliği, şiddeti ve ayrımcılığı ortadan kaldıracak politikalar üretin” dedi. Taşcıer, OECD ülkelerine kıyasla Türkiye’nin bu konuda çok geride kaldığını vurguladı.
Taşcıer, kadına yönelik şiddet ve toplumsal eşitlik mücadelesinin bir anayasal zorunluluk olduğunu hatırlatarak, hükümeti sorumluluk almaya çağırdı. “Kadınları kontrol altında tutan, ücretsiz ev içi emeğe yönlendiren politikalarınız utanç verici. Kadınlar bir lütuf değil, anayasal haklarını istiyor” dedi.
“Sosyal muhtaçlar ordusu yaratıyorsunuz”
Taşcıer, hükümetin sosyal yardım politikalarını da hedef aldı. 4 milyonun üzerinde haneye aylık 260 lira elektrik faturası desteği sağlanmasıyla övünen iktidarı eleştirerek, “Elektrik gibi temel bir ihtiyacı karşılayamayan milyonlarca insanın varlığı sizin sosyal yardım politikalarınızın başarısızlığını gösteriyor. Bu yardımlarla yoksulluk döngüsünü kıramazsınız, aksine sosyal muhtaçlar ordusu yaratıyorsunuz” ifadelerini kullandı.
“Hassas kurumlarda güvenliği sağlayamıyorsanız, başka ne yapıyorsunuz?”
Niğde’de bir Engelsiz Yaşam ve Rehabilitasyon Merkezi’nde engelli bir çocuğun dövülerek öldürülmesi olayına da değinen Taşcıer, bakanlığın denetim mekanizmalarının işlememesini de eleştirerek, “Korumanız altındaki bir çocuğun hayatını kaybetmesi skandaldır. ‘Olayı basından öğrenmedik açıklamanız’ ise utançtır. Neden zamanında müdahale etmediniz? Hassas kurumlarda güvenliği sağlayamıyorsanız, başka ne yapıyorsunuz” diye sordu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Canik Belediyesi, sosyal belediyecilik alanında gerçekleştirdiği çalışmalarla gönüllere dokunmaya devam ediyor. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, ilçede sosyal yardım çalışmalarını büyük bir hassasiyetle sürdürdüklerini ifade etti. Canik’teki ihtiyaç sahibi, dar gelirli ve engelli vatandaşları hiçbir zaman yalnız bırakmadıklarını vurgulayan Başkan İbrahim Sandıkçı, “Canik’te gönüllere ulaşmaya devam ediyoruz” dedi.
Yakın takip
İlçedeki ihtiyaç sahibi, dar gelirli ve engelli vatandaşların ihtiyaç takiplerini düzenli olarak gerçekleştirdiklerini belirten Başkan Sandıkçı, “Canik’imizde sosyal destek çalışmalarımızı büyük bir hassasiyetle sürdürmeye devam ediyoruz. İlçemizdeki ihtiyaç sahibi, engelli ve dar gelirli vatandaşlarımızın ihtiyaç takiplerini ekiplerimizle birlikte gerçekleştiriyoruz. Belediyemiz Sosyal Yardım Hizmetleri Birimi’nin tespitleri ve talepler doğrultusunda, ayni ve nakdi desteklerimizi hemşehrilerimize ulaştırıyoruz. Üzerimizdeki sorumluluğun bilinciyle çalışıyor kapı kapı, sokak sokak hemşehrilerimize ulaşıyoruz. Canik’te gönüllere dokunmaya devam ediyoruz” diye konuştu. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Mezitli Belediyesi tarafından sosyal belediyecilik çalışmaları kapsamında başlatılan sıcak çorba dağıtım hizmeti ilçenin birçok noktasında sabah erken saatlerde eş zamanlı olarak sürüyor. Hijyen koşullarına uygun olarak hazırlanan çorba, ekipler tarafından bardakla vatandaşa dağıtılıyor.
Başkan Tuncer, “‘Kalpten kalbe bir yol vardır, görülmez’ sloganıyla başlayan çorba dağıtımımız ile vatandaşların soğuk havalarda bir nebzede olsa yanlarında oluyoruz. İkram ettiğimiz çorbalarla vatandaşımıza bir nebze de olsa destek oluyoruz” diye konuştu.
Vatandaşlar çorba dağıtım noktalarını haftalık olarak Mezitli Belediyesi sosyal medya hesaplarından takip edebilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Federal polis tarafından yapılan açıklamada, Brüksel metrosunun 2 ve 6 numaralı hatlarının geçtiği Porte de Namur ve Louise istasyonları arasındaki tünelde bir ceset bulunması üzerine, seferlerin tüm hat boyunca durdurulduğu bildirildi.
Porte de Namur metro istasyonunun girişleri kapatıldı, olay yerine çok sayıda polis aracı sevk edildi.
Botanique istasyonunda yaşanan eş zamanlı bir teknik arızanın da eklenmesiyle kent trafiği ciddi ölçüde aksadı.
Seferlerin ne zaman başlatılacağına dair bir açıklama yapılmazken söz konusu cesetle ilgili soruşturma sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şaban P. (39) yönetimindeki tomruk yüklü 54 RG 625 plakalı kamyon, Vezirhan beldesi Ocaklar Yolu mevkisinde kontrolden çıkarak devrildi.
Sürücü Şaban P. ile aynı araçta bulunan Ensar T. (23) ve İrfan B’nin (16) yaralandığı kaza yerine durumun bildirilmesi üzerine jandarma ve 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi.
İlk müdahalenin ardından Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan yaralıların hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA’da yaşayan Cihan K. (44), kendisine psikolojik ve ekonomik şiddet uyguladığını iddia ettiği eşi B.K.’den (39) boşanmak için dava açtı. Mahkeme, boşanma davası sürecinde eşinin kendisini telefonla arayıp küfür ve hakaretlerde bulunarak psikolojik şiddetini devam ettirdiği iddia eden Cihan K. için koruma ve tedbir kararı verdi.
İş insanı Cihan K., kendisine psikolojik ve ekonomik şiddet uyguladığını iddia ettiği eşi B.K.’den boşanmak için dava açtı. Cihan K., boşanma davası sürecinde eşinin kendisini telefonla arayıp küfür ve hakaretlerde bulunarak psikolojik şiddetini devam ettirdiği iddiasıyla koruma ve tedbir başvurusunda bulundu. Ankara 9’uncu Aile Mahkemesi, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında Cihan K.’nin başvurusunu kabul ederek, koruma kararı verdi. Kararda, B.K.’nin 6 ay süreyle Cihan K.’nin yanına yaklaşmaması, iletişim araçlarıyla rahatsız etmemesi, şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürücü söz ve davranışlarda bulunmaması istendi. Tedbir kararının ihlali halinde B.K.’nin 30 güne kadar zorlama hapsine tabi tutulacağı belirtildi.
‘HAYATI ÇEKİLMEZ OLMUŞTU’
Cihan K.’nın avukatı Senem Yılmazel, 6284 sayılı kanunun amacının erkeklerin de kadınların da hem psikolojik, hem ekonomik, hem de fiziksel olarak korunması olduğunu belirterek, “Burada müvekkil maalesef hem psikolojik hem ekonomik şiddet görüyordu. Eşi ısrarla kendisini arayıp küfür, hakaret gibi davranışlarda bulunuyordu ve müvekkilim için artık hayat çekilmez hale gelmişti. Biz çekişmeli bir boşanma davası açtık. Davayı açarken tedbir kararı talep ettik. Bu tedbir kararının verilmesi için şiddet tehlikesi olması dahi yeterlidir. Yani herhangi bir delil sunmadan da mahkeme bu tedbir kararını verir” dedi.
Yılmazel, karşı tarafın 2 haftalık süresi içinde tedbir kararına itiraz ederek üst mahkemeye başvurduğunu ve mahkemenin itirazı reddettiğini belirterek, “Sürekli müvekkilimi arayıp küfrediyormuş. Müvekkilim kendisini engellediğinde de başkalarının telefonundan müvekkile hakaret küfürler edip, taciz ediyormuş, psikolojik olarak şiddet uyguluyormuş. Bu şekilde aslında mağdur olduğu için lehine bir karar verilmiş oldu. Müvekkil koruma kararını teslim almak için karakola gittiğinde orada pek çok kadın sırada bekliyormuş. Polis, ‘neden geldin’ demiş. Müvekkilim ‘ben de şiddet mağduruyum’ demiş. Orada bulunan kadınlar da şaşırmış. Biz 6 ay süreyle bir koruma kararı aldık. Dava hala devam ediyor. Daha sonra da bu fiiller devam ederse savcılığa suç duyurusunda bulunacağız ya da kararın uzatılmasını talep edeceğiz. Koruma kararını genelde biz kadınların lehine alırız. Burada bir istisnai durum olduğu için erkek lehine de koruma kararı almış oluyoruz” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri yaptıkları çalışmalar sonucu market hırsızlığı ve birçok iş yerinden hırsızlık olaylarının faillerini tespit etti. Araç içerisinde olan K.Y., S.S.Ç., M.F.K. ve F.S., kovalamaca sonucu yakalandı. Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adli makamlarca tutuklandı. – BATMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Irak ve Suriye’nin kuzeyinde gerçekleştirilen terörle mücadele operasyonlarıyla son bir haftada 72 teröristin etkisiz hale getirildiğini, 1 Ocak’tan bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısının 2 bin 611’e ulaştığını duyurdu.
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, son 1 haftada yapılan faaliyetlere ilişkin bakanlıkta bilgilendirme toplantısı düzenledi. Tuğamiral Aktürk, Irak ve Suriye’nin kuzeyinde gerçekleştirilen terörle mücadele operasyonlarıyla son bir haftada 72 teröristin etkisiz hale getirildiğini belirtti. Aktürk, böylece, 1 Ocak’tan bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısının 2 bin 611 (Irak 1362/Suriye 1249) olduğunu kaydetti. Aktürk, “Sınırlarımızın emniyetini ileriden sağlama ve terörü kaynağında yok etme stratejisi kapsamında 17 Nisan 2022’de Irak’ın kuzeyinde başlatılan Pençe-Kilit Operasyonunda kahraman ordumuzun büyük özveri ve gayretiyle Zap’ta kilit kapatılmış, Irak sınırımızın tamamının emniyeti sınır ötesinden tesis edilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz ülkemizin ve milletimizin beka ve güvenliği için bölgedeki operasyon ve arama-tarama faaliyetlerine tek bir terörist kalmayıncaya kadar devam edecektir. Pençe-Kilit bölgesinde bugüne kadar icra edilen operasyonlar ve hava harekatları neticesinde toplam 1128 terörist etkisiz hale getirilmiş, bölgede teröristlerin döşediği 3 bin 146 mayın/EYP temizlenmiş, 1317 mağara ve sığınak kullanılamaz hale getirilmiş ayrıca 948’i ağır silah olmak üzere 2 bin 408 muhtelif silah ile 900 bine yakın farklı tip ve cinste mühimmat ele geçirilmiştir” ifadelerini kullandı.
‘790 KİŞİ HUDUDU GEÇEMEDEN ENGELLENDİ’
Hudutlarda, son 1 haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 186 kişinin yakalandığını aktaran Aktürk, “790 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Yakalanan şahıslardan 5’i terör örgütü mensubudur. Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 13 bin 127, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 90 bin 479 olmuştur” dedi.
Aktürk, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nca muhtelif miktarda Sungur Füzesi ile Orta Menzilli Tanksavar (OMTAS) Silah Sisteminin muayene ve kabul faaliyetlerinin tamamlandığını kaydetti.
‘KİLİT KAPATILMIŞTIR AMA FAALİYETLERİMİZ DEVAM EDECEKTİR’
Tuğamiral Zeki Aktürk’ün sunumu sonrası, bakanlık kaynakları gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bakanlık kaynakları, Suriye’nin kuzeyindeki muhalif grupların hareketliliğine ilişkin olarak, “Bölgedeki bazı yerel grupların başlattıkları hareketliliği ve buna bağlı gelişmeleri yakinen takip etmekteyiz. Birliklerimiz için her türlü tedbiri aldık ve almaya da devam etmekteyiz” dedi.
Bakanlık kaynakları, Irak’ın kuzeyindeki Zap’ta kilidin kapatılmasına ilişkin olarak, “2016 yılından itibaren uygulamaya başladığımız sınırlarımızın emniyetini ileriden sağlama ve terörü kaynağında yok etme stratejisi kapsamında 17 Nisan 2022’de Irak kuzeyinde başlatılan Pençe-Kilit Operasyonu ile Pençe harekatlarımızın kilidi kapatılmış ve Irak sınırımızın tamamının emniyeti ileriden tesis edilmiştir. Ayrıca, kontrol altına alınan bölgede henüz girilmemiş mağara, sığınak, barınak ve depo olabileceğini değerlendiriyoruz. Kilit kapatılmıştır ama bizim mevcut harekat alanlarındaki faaliyetlerimiz devam edecektir. Bölgedeki çetin hava ve arazi şartlarına rağmen, Pençe Kilit Harekat alanındaki unsurlarımız, üstün bir feragat ve kararlılıkla tüm terör inleri yıkılıp son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar terörü kaynağında yok etme parolasıyla görevlerine devam edecektir” ifadelerini kullandı.
‘PENÇE SERİSİNDE 2 BİN 202 TERÖRİST ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ’
Bakanlık kaynakları Pençe serisindeki son duruma ilişkin olarak ise “Bahse konu operasyon serisi ile toplam 2 bin 202 bölücü terör örgütü mensubu etkisiz hale getirilmiştir. Buna ilave olarak; toplam 5 bin 239 mağara ve sığınak kullanılamaz hale getirilmiş, 6 bin 220 mayın ve el yapımı patlayıcı imha edilmiş, toplam 3 bin 987 adet silah ve yaklaşık 1 milyon 539 bin adet mühimmat ele geçirilmiştir. Böylece teröristlere ağır bir darbe indirilerek bir gece ansızın terör inlerini yerle bir etme kararlılığımız gösterilmiştir” ifadelerini kullandı.
‘GKRY’NİN NATO GİRİŞİMİ KABUL EDİLEMEZ’
Bakanlık kaynakları, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulis’in NATO üyeliği girişimine ilişkin, “NATO’ya Türkiye, NATO üyesi bir ülke olarak, ittifakın genişleme kararlarının oybirliği ile alındığını hatırlatır ve bu süreçlerin herhangi bir ülkenin ulusal güvenlik endişelerini dikkate alarak yürütülmesi gerektiğini savunur. Mevcut durumda, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin NATO’ya üyelik başvurusu bulunmamaktadır, ancak girişimleri dahi Türkiye açısından kabul edilemez bir gelişmedir. Bu girişim, Kıbrıs meselesindeki hassas dengeyi bozacak ve çözüme yönelik müzakere süreçlerini olumsuz etkileyecektir” dedi.
‘EUROFİGHTER’DA TEKNİK GÖRÜŞMELER OLUMLU’
Bakanlık Kaynakları, F-16 Block 70/ Eurofighter/ F-35 tedariklerine ilişkin olarak ise “Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın ihtiyaçları doğrultusunda milli uçağımız KAAN hizmete girinceye kadar gelişmiş teknolojiyle donatılmış modern savaş uçaklarının envantere alınması ve envanterin çeşitlendirilmesi çalışmalarımız devam etmektedir. Bu kapsamda, 40 adet F-16 Blok 70 ve özellikli mühimmatın tedariki kapsamında 1,4 milyar dolarlık başlangıç ödemesi yapılarak sözleşme yürürlüğe girmiş, teknik görüşmeler devam etmekte, 40 adet Eurofighter tedarikine yönelik ise teknik görüşmeler olumlu devam etmektedir. Muhataplarımıza 40 adet F-35 talebimiz resmi olarak iletilmiştir. F-35 konusunda da daha önce yaptığımız bir ödeme ve hangara alınan 6 adet uçak var. Ancak ilk defa bir NATO üyesi ülkeye (CAATSA) yaptırım uygulanarak teslimat gerçekleştirilmemiştir. Biz en başından beri bu yaptırımın yanlış olduğunu söylüyoruz. Beklentimiz, müttefiklerimizin ittifakın ruhuna ve ortak güvenlik perspektifine uygun karar alınması, örtülü/örtüsüz tüm yaptırımların kaldırılmasıdır” dedi.
‘YDK SÜRECİ BAŞLAMIŞTIR’
Kaynaklar ayrıca, Yüksek Disiplin Kurulu’na (YDK) sevk edilen teğmenler ve diğer personelle ilgili sürecin nasıl işleyeceğine ilişkin olarak ise “Yüksek Disiplin Kurulu süreci başlamıştır. YDK’nın toplantı zamanı belirlendiğinde, en az 10 gün öncesinden ilgili personele tebligat yapılacaktır. Bu tarih zamanı gelince kamuoyuna duyurulacaktır” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KARABÜK – Karabük’ün Eflani ilçesinde karla kaplı arazide gezinen 3 karaca cep telefonu kamerası ile görüntülendi.
Eflani ilçesinde cep telefonu kameralarıyla kaydedilen bir görüntü, bölgedeki yaban hayatına dikkat çekti.
Aracıyla ilerleyen bir vatandaş tarafından karla kaplı arazide bekleyen 3 karacayı fark etti. O anları ölümsüzleştirmek isteyen vatandaş karacaları cep telefonu kamerası ile görüntüledi.
Görüntülerde vatandaşın korna çalmasının ardından karacaların koşmaya başladıkları yer alıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(DİYARBAKIR) –Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki Dört Ayaklı Minare önünde 28 Kasım 2015’te basın açıklaması yaptığı sırada öldürülen eski Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, katledilişinin dokuzuncu yılında anıldı. Elçi’nin adı, katledildiği Dört Ayaklı Minare Sokağı’na verildi.
Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 28 Kasım 2015’te basın açıklaması yaptığı sırada güvenlik güçleri ile PKK’lı teröristler arasındaki silahlı çatışma sırasında vurularak öldürülen eski Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, öldürüldüğü Dört Ayaklı Minare önünde anıldı.
Diyarbakır Adliyesi önünde bir araya gelen Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, CHP milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, CHP Ankara Milletvekilleri Okan Konuralp ve Aliye Timisi Ersever, Tahir Elçi’nin eşi CHP İstanbulMilletvekiliTürkan Elçi, CHP Sakarya Milletvekili Ayşe Taşkent, DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ayşe Serra Bucak Küçük, Diyarbakır Baro Başkanı Abdulkadir Güleç ve yüzlerce avukat, Elçi’nin öldürüldüğü Dört Ayaklı Minare önüne yürüdü. Dört Ayaklı Minare önündeki anma programında Ahmet Kaya’nın “Diyarbakır Türküsü” ile Tahir Elçi’nin katledilmeden önce yaptığı son konuşma dinletilmesinin ardından konuşmalar yapıldı.
Burada ilk sözü alan Diyarbakır Baro Başkanı Abdulkadir Güleç, Tahir Elçi cinayetinin, toplumun bağrında derin yaralar bıraktığını ifade ederek, “Tahir Elçi suikastı egemenlerin isteği doğrultusunda süregelen karanlık dehlizlerde tutma politikasıyla örtüşmektedir. Cinayetin işlendiği ilk gün dönemin Başbakanı ve Adalet Bakanı tarafından faillerin bulunacağı yönündeki beyanının bir aldatmaca ve klasik bir iktidar refleksi olduğu bir kez daha görülmüştür. Tahir Elçi cinayetinin siyasi bir suikast olduğuna dair bu itiraf bu cinayetin ancak siyasi bir iradeyle aydınlatılabileceğini göstermişse de siyasi irade yargı makamı tarafından adaletin yerini bulması için bir cesaret dahi gösterememiştir maalesef. Tahir Elçi, avukatlık hayatını ağır insan hakları ihlalleriyle mücadeleye adaya Kürt sorunun barışın demokratik çözümünü savuna bir barış elçisiydi” diye konuştu.
‘Zulmün aynası olan bu karanlık sokaktayız’
Baro Başkanı Güleç’in ardından söz alan Tahir Elçi’nin eşi CHP İstanbul Milletvekili Türkan Elçi, 9 yıldır bu kanlı sokakta olduklarını belirterek, “Bugün yine hain bir pusunun kurulduğu, masum bir hukuk insanının kanıyla kirlenen bir caminin avlusunda, acı figanımıza şahitlik yaparak göğe yükselen bir minarenin ayaklarının altındayız. 9 yıldır biz burada, bu kanlı sokaktayız. Biz zulme uğrayanlar, hakkı olan adaleti arayıp da bulamayanlar, en az kendileri kadar başkaları için de huzur isteyenler, hukukun gücüne inananlar, kul hakkına riayet edenler, kardeşçe bir ülke hayal edenler, canavarın pençesinin arasında saklı tutulan temel hak ve özgürlüklerimizin, yaşam hakkımızın ve adalet hakkımızın talebi için, adaletsizlik ve zulümle tescillenmiş bu çıkmaz sokaktayız. Bugün biz yine burada, zulmün aynası olan bu karanlık sokaktayız” dedi.
‘Biz barışa inananlar olarak geldik’
Her yıl biraz daha çoğalarak, her yıl biraz daha inanarak bu sokağa geleceklerini aktaran Elçi, şunları söyledi:
“Gözünü kırpmadan insan öldürenlere, hukuku yok sayanlara, kardeşi kardeşe kırdıranlara, tarihi miraslarımızı yok edenlere, şehirlerimizi savaş meydanına çevirenlere, huzurumuzu delik deşik edenlere, yaşam hakkının kutsal olduğunu ve hukuka inandığımızı, kardeşçe ve huzur içinde bir ülke tahayyülümüzün olduğunu anlatmak için yine bu sokaktayız. Biz geldik, gizli cebimizde savaşı saklamadan toplumu kandırma niyetiyle türlü türlü, hileye, desiseye, kandırmacaya tevessül etmeden, ülkemizin hak ettiği huzuru, barışı ve insanın yaşam hakkının kutsallığını bıkmadan usanmadan anlatmak için biz kardeşçe geldik. Yalansız, dolansız, riyasız, karşıdakini kandırmaya tevessül etmeden barışın bu topraklar için şart olduğuna, biz barışa inananlar olarak geldik. Her yıl biraz daha çoğalarak, her yıl biraz daha inanarak geleceğiz. Kürt geleceğiz, Türk geleceğiz, Laz ve Çerkez geleceğiz. Rengimiz, dilimiz, mezhebimiz birbirinden farklı olsa da biz insan olduğumuz için, aynı yaradan tarafından yaratıldığımıza inandığımız için geldik, gelmeye devam edeceğiz Alçakça bir cinayetin üzerinden değil 9 yıl, yıllar yılı geçse de derdimizi; burada, bu sokakta bu topraklar için dilinden barış dökülürken gadre uğramış yerde yatan bu masuma bıkmadan, usanmadan, yalnızlığa kapılmadan çoğalarak anlatacağız. Andımız olsun ki biz mazlumun yanında durarak zalimlerin zulmünün karşısında durmaya devam edeceğiz.”
’10 yıldır bu insanlardan babalarının nasıl öldürüldüğünü bilmeyi esirgiyoruz’
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, 9 yıldır anmaya değil, bu mücadeleyi devam ettirecekleninin mesajını vermek için toplandıklarını ifade ederek, şunları söyledi:
“28 Kasım’ın dokuzuncu yıl dönümü yine Dört Ayaklı Minare’nin önündeyiz. Aslında 28 kasımları anma etkinliği olarak düzenliyoruz ama bizim bu yaptığımız anmak değil. Çünkü anabilmemiz için önce ne olduğunu bilmemiz gerekiyor. Maalesef 9 yıldır bizden ne olduğunu bilmemiz esirgende. Bu esirgeme yargı kılıfı arkasına gizlenmeye çalışıldı. Biz 9 yıldır anmaya değil bu mücadeleyi devam ettireceğimizin mesajını vermek için toplanıyoruz. Hep bu toplantılarda Tahir başkanın bugüne kadar verdiği insan hakları mücadelesinden bahsediyoruz. Cezasızlık politikasına karşı verdiği mücadeleden bahsediyoruz. Burada Dört Ayaklı Minare’nin önünde öldürüldüğü anda bile verdiği kültürel değer sahip çıkma mücadelesinden bahsediyoruz. Ama tüm bunları bir tarafa bırakalım. Sadece bir insan olarak değerlendirelim. Sıradan sade bir vatandaş olarak değerlendirelim. Onun sıradan ailesini bir düşünelim. Çocuklarını bir düşünelim. Eşini bir düşünelim. En azından bilmek hakları yok mudur? Geçtim cezalandırılmayı. Bugün belki Türkan Hanım burada ifade edemez ama eminim iki dost olarak sohbet etsek, geçtim cezalandırılmayı, biz sadece ne olduğunu bilmek istiyoruz der. Çocukları biz babamız nasıl öldürüldü? Biz sadece bunu bilmek istiyoruz der. 10 yıldır bu insanlardan babalarının nasıl öldürüldüğünü bilmeyi esirgiyoruz. 10 yıldır bir eşe hayat yoldaşını, yol arkadaşını nasıl kaybettiğini bilmeyi esirgiyoruz.”
‘Yargının araçsallaştırılarak bir cinayetin üstünün örtmesine alet edildiği ilk derece mahkemesinin kararıyla ilan edildi’
Dört Ayaklı Minare Sokağı’na her gelişinde mahcubiyet yaşadıklarını söyleyen Sağkan, şunları kaydetti:
“Geçtiğimiz yıl ben bu sokaktan girdiğimde çok derin bir mahcubiyet duyduğumu ifade etmiştim. İşte duyduğum mahcubiyet bundandır. Bu sokağa her girdiğimde bünyemde çok derin bir mahcubiyet hissediyorum. Çünkü yargı kılıfı altına gizlenerek, bu aileden saklanan gerçeğin maalesef ki sistemin içerisinde bulunan savunma makamını temsil eden, yargı sistemini ne kadar eleştirsem de, bağımsız olması için ne kadar çabalasam da sistemin bir parçası olarak bunun mahcubiyetini duyuyorum. Çünkü bu aileden bilme haklarını esirgedik 10 yıldır. Sadece bilme haklarının. Bu kadar basitti aslında. Tek istediğimiz nasıl katledildi Tahir Başkan, ailesi bilsin, meslektaşları bilsin, Diyarbakırlılar bilsin, bizler bilelim. Tabii bu mahcubiyet yerini umutsuzluğa değil, aksine tam bir umuda eviriyor. Çünkü yargı görünümü altındaki süreç artık bu şekilde yürütemeyeceğini gördü ve ilk derece mahkemesi kısmı bu sürecin aslında bir yargısal süreç olmadığını alenen kararıyla ilan etti. Aslında malumun ilanını yaşadık. O yüzden umutluyum. Çünkü görüntü süreci, bu yargısal görüntü süreci son buldu artık. ve ilan edildi. Maalesef yargının araçsallaştırılarak bir cinayetin üstünün örtmesine alet edildiği ilk derece mahkemesinin kararıyla ilan edildi. Şimdi mücadelemiz daha da büyüyecek. Belki bugün burada anamıyoruz ve bu mücadeleyi büyüteceğimizi göstermek adına burada bulunuyoruz. Ama andolsun söz veriyorum belki 19 yıl sonra, belki 29 yıl sonra, belki 99 yıl sonra bu sokak yine binlerce avukatla dolacak ve o avukatlar ne olduğunu bilerek gerçekten dört ayaklı minarenin önüne anmak için girecekler. Andolsun bunu Diyarbakır avukatları, Türkiye’deki tüm avukatlar, hak savunucuları elbet bir gün hayata geçireceğiz.”
Daha sonra söz alan Diyarbakır Baro Başkanı Abdulkadir Güleç, Sur Belediyesi tarafından Dört Ayaklı Minare Sokağı’nın adı Tahir Elçi Sokağı olarak değiştirildiğinin bilgisini paylaştı.
Konuşmaların ardından Elçi’nin öldürüldüğü yere karanfiller bırakıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2 bin 500 litre etil alkol ele geçirildi
AYDIN – Aydın’ın Efeler ilçesinde emniyet ekiplerince 2 işyerine yapılan baskında 2 bin 520 litre etil alkol ele geçirildi, 3 şüpheli yakalandı.
Aydın İl Emniyet Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışmalar aralıksız sürerken, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince alkollü içki sahteciliği faaliyetlerinin önlenmesine yönelik koordineli çalışma gerçekleştirildi. Edinilen bilgiye göre ekipler, Efeler ilçesindeki 2 adreste sahte alkol üretildiği bilgisine ulaştı. Operasyon için düğmeye basan ekipler, belirlenen adreslere baskın düzenledi. İş yeri ve eklentilerinde yapılan aramalarda 2 bin 520 litre etil alkol, 174 adet alkol aroma likidi, 1 adet hassas terazi, 1 adet vakumlama makinası ve bin 600 adet plastik bidon ele geçirildi. Olayla ilgili 3 şüpheli şahıs yakalanarak gözaltına alınırken, haklarında gerekli adli işlemler başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>19 yaşındaki Dilara, hevesle başladığı işinde kendi şirketini kurmaya hazırlanıyor
ZONGULDAK – Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde bir mobilya atölyesinde çalışmaya başlayan 19 yaşındaki Dilara Demirer, tasarımdan montaja kadar tüm süreçleri öğrendi ve şimdi KOSGEB desteğiyle kendi mobilya şirketini kurmaya hazırlanıyor.
Karadeniz Ereğli ilçesinde öğrenim gördüğü lisedeki Çocuk Gelişimi Bölümü’nden mezun olan 19 yaşındaki Dilara Demirer, dayısının şirketinde çalışmaya başladı. Belen Sanayi Sitesi’ndeki atölyede önce çizim, tasarım öğrenmeye başlayan Demirer, bir yıl gibi kısa sürede mobilya tasarımı ve üretiminde uzmanlaşarak kendi işini kurma yolunda emin adımlarla ilerliyor.
İşyerinin sanayi sitesinde olması sebebiyle ilk başlarda tereddüt ettiğini ancak kendisine güvenerek çalışmaya başladığını belirten Demirer, “Dayım işyerinde çalışabileceğimi söyledi. İlk başta tereddüt ettim ama güvenerek başladım. Müşterilerle ilgilenerek başladığım işte daha fazlasını öğrenmek istedim” dedi.
Atölyedeki ustaların işlerine olan ilgisi, Dilara’yı üretim süreçlerini öğrenmeye teşvik etti. Dayısının önerisiyle önce tasarım ve çizim aşamalarını öğrendiğini ifade eden Demirer, “Çizim, işimizin ilk adımı. Ofiste tasarım yapmayı öğrendikten sonra atölyeye geçtim. Ustalarımızdan işin detaylarını öğrendim” şeklinde konuştu.
Üretim sürecine dahil oldu
Çizimin ardından atölye işlerine katılan Demirer, bantlama, vida takma ve montaj gibi süreçlerde deneyim kazandı. İlk montaj deneyimini anlatan genç kadın, “İlk montaja gittiğimde sadece izliyordum. Zamanla taşımaya yardım etmeye başladım ve süreçlere dahil oldum” dedi.
“Sanayi sektörünü sevdim ve hedef belirledim”
Sanayide çalışmanın kendisine farklı bir bakış açısı kazandırdığını belirten Demirer, “Bu sektörü çok sevdim. Gelişmiş CNC makineleriyle çalışmayı ve kendi işimi kurmayı hedefliyorum. KOSGEB girişimcilik desteği belgesini aldım. Yakında kendi atölyemi kuracağım” diye konuştu.
“Sokak hayvanları için de çalışmak istiyorum”
Demirer sadece iş dünyasında değil, sosyal projelerde de yer almak istediğini ifade etti. Dilara Demirer, “Sokak hayvanları için kulübeler yapmayı düşünüyorum” diyerek planlarını paylaştı.
“Kadınlar ve gençler ayakta durmayı bilmeli”
Sanayi sektöründe genç bir kadın olarak çalışmanın çevresinde şaşkınlıkla karşılandığını söyleyen Demirer, “Sanayide yaşıtım olan kimse yoktu. İnsanlar şaşırıyordu ama bu işi seviyorum. Kadınlar ve gençler kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenmeli. ‘Bu işi yapamam’ demek doğru değil. Sevgi ve hevesle her iş yapılabilir” sözleriyle motivasyon dolu bir mesaj verdi.
“Hiç pişman değilim”
Dilara Demirer, bu sektörde çalışmaya başlamaktan dolayı mutlu olduğunu ve hiçbir pişmanlık duymadığını vurguladı. Demirer, “Dayıma teşekkür ediyorum. Bana bu işi öğretti ve heves ettiğim her konuda destek oldu. Şimdi hedeflerime ulaşmak için daha fazla çalışıyorum” diyerek sözlerini tamamladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BATMAN’da kapısını kırıp, girdikleri kuruyemişçiden para, bilgisayar ve çok sayıda ürün çalan 4 şüpheli, polis tarafından 13 kameradan 96 saatlik görüntü izlenerek yakalandı. Şüphelilerin yakalanma anları kameralara yansıdı.
Olay, 22 Kasım’da 04.30 sıralarında Sağlık Mahallesi Hamidiler Caddesi’nde meydana geldi. 4 şüpheli araçla kuruyemiş dükkanının önüne geldi. Yüzleri maskeli 3 şüpheli, iş yerinin kapısını kırarak içeri girerken, diğeri ise araçta bekledi. Şüpheliler 40 bin lira, 2 dizüstü bilgisayar, sigara ve çok sayıda market ürününü yanlarında getirdiği torbalara doldurup, geldikleri araçla kaçtı. Sabah dükkana gelen iş yeri sahibi, durumu polis ekiplerine bildirdi. Hırsızlık anları iş yerinin güvenlik kamerasına yansırken, şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatıldı.
KOVALAMA SONRASI YAKALANDILAR
İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, çevredeki 13 güvenlik ve Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kameralarından izlenen 96 saatlik görüntü ile şüphelilerin K.Y., S.S.Ç, M.F.K ve F.S. olduğunu tespit etti. Operasyon düzenleyen ekipleri gören şüpheliler, bulundukları araçla kaçmaya başladı. Yaşanan kovalama sonrası şüpheliler yakalandı. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler, çıkarıldıkları mahkemede tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bursa Emniyet MüdürlüğüKaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, kaçakçılık faaliyetlerinin önlenmesine yönelik çalışmalar kapsamında A.Ç. yönetimindeki otobüsü durdurdu.
Araçtakileri indirerek arama yapan ekipler, yedek kaptanın uyuması için ayrılan bölme ile merdivenin altına gizlenmiş gümrük kaçağı 140 cep telefonu, 475 elektronik sigara ve 300 paket sigara ele geçirdi.
Merdiven basamaklarının altına gizlenen paketler halindeki telefonların, kolaylıkla alınabilmesi için çamaşır ipleriyle birbirine bağlandığı görüldü.
Gözaltına alınan A.Ç. hakkında “Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet” suçundan yasal işlem başlatıldı.
Yolcular ise başka bir otobüsle gidecekleri şehirlere gönderildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Son dönemde piyasaya yüklü miktarda 50’lik ve 100’lük sahte doların piyasaya sürüldüğü haberleri üzerine dün Kapalıçarşı başta olmak üzere çok sayıda yerde döviz büroları dolar alımını durdurdu. Sahte dolarların gerçeğinden ayrılmasının oldukça güç olduğu belirtilirken İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlatıldığını açıkladı. Açıklama şöyle:
“İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından sosyal medyada ve bazı basın yayın organlarında gündeme getirilen İstanbul merkezli sahte para basımı ve dağıtımı konuların araştırılması amacıyla Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Büromuzca re’sen soruşturma başlatılmıştır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SEUL, 28 Kasım (Xinhua) — Güney Kore’nin başkenti Seul kasım ayında 16 santimetreyi aşan kar yağışıyla rekor kırdı. Bu, 1972’de kaydedilen 12,4 santimetrelik önceki kasım ayı rekorunu geride bıraktı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Bakanlık Şehit Gazeteci Hasan Tahsin Salonu’nda haftalık bilgilendirme toplantısı yaptı.
“Son bir haftada 72 terörist etkisiz hale getirilmiştir”
Aktürk, terörle mücadeleye ilişkin, “Türk Silahlı Kuvvetlerimizin; kaynağında, sürekli ve kapsamlı olarak Irak ve Suriye’nin kuzeyinde gerçekleştirdiği terörle mücadele operasyonlarıyla; son bir haftada 72 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Böylece, 1 Ocak’tan bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısı 2 bin 611 olmuştur. Pençe-Kilit bölgesinde bugüne kadar icra edilen operasyonlar ve hava harekatları neticesinde; toplam bin 128 terörist etkisiz hale getirilmiş, bölgede teröristlerin döşediği 3.146 mayın/EYP temizlenmiş, bin 317 mağara ve sığınak kullanılamaz hale getirilmiş ayrıca 948’i ağır silah olmak üzere 2 bin 408 muhtelif silah ile 900 bine yakın farklı tip ve cinste mühimmat ele geçirilmiştir” bilgisini paylaştı.
“Son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 186 şahıs yakalanmıştır”
Sınır güvenliğiyle ilgili bilgi paylaşan Aktürk, “Yoğun ve etkin tedbirlerle güvenliği sağlanan hudutlarımızda; son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 186 şahıs yakalanmıştır. 790 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Yakalanan şahıslardan 5’i terör örgütü mensubudur. Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 13 bin127, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 90 bin 479 olmuştur.” dedi.
“Lübnan’da ateşkes sağlanmasından memnuniyet duyuyoruz”
Lübnan’daki ateşkese ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Aktürk, “Bölgemizde şiddeti tırmandıran İsrail, Gazze’de kadınları ve çocukları öldürmeye devam etmektedir. Bugüne kadar 45 bine yakın Filistinlinin ölümüne sebep olan İsrail’in süregelen bu saldırıları karşısında alınan kararların yetersizliği görülmektedir. Uluslararası toplum, acil ve kalıcı ateşkesin sağlanması ve bölgeye insani yardımların ulaştırılması yönünde kararlı davranmalı ve zorlayıcı tedbirler almalıdır. Lübnan’da ateşkes sağlanmasından memnuniyet duyuyor, varılan ateşkesin kalıcı olması ve benzer uluslararası girişimlerin Filistin’de de bir an önce kalıcı ve kapsamlı ateşkes sağlanması için yoğunlaştırılması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz” dedi.
“Her türlü tedbiri aldık”
Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, Suriye’nin kuzeyindeki muhalif grupların hareketliliği ile ilgili sorular üzerine, “Bölgedeki bazı yerel grupların başlattıkları hareketliliği ve buna bağlı gelişmeleri yakinen takip etmekteyiz. Birliklerimiz için her türlü tedbiri aldık ve almaya da devam etmekteyiz” yanıtını verdi.
“Kilit kapatılmıştır ama bizim mevcut harekat alanlarındaki faaliyetlerimiz devam edecektir”
Bakanlık kaynakları, Irak’ın kuzeyindeki Zap’ta kilidin kapatılmasıyla ilgili sorular üzerine şu bilgileri paylaştı:
“2016 yılından itibaren uygulamaya başladığımız sınırlarımızın emniyetini ileriden sağlama ve terörü kaynağında yok etme’ stratejisi kapsamında 17 Nisan 2022’de Irak kuzeyinde başlatılan Pençe-Kilit Operasyonu ile Pençe harekatlarımızın kilidi kapatılmış ve Irak sınırımızın tamamının emniyeti ileriden tesis edilmiştir. Pençe-Kilit bölgesinde bugüne kadar icra edilen operasyonlarımız ve hava harekatlarımız neticesinde; toplamda bin 128 terörist etkisiz hale getirilmiş, bölgede teröristlerin döşediği 3 bin146 mayın/EYP temizlenmiş, bin 317 mağara ve sığınak kullanılamaz hale getirilmiş; ayrıca 948’si ağır silah olmak üzere 2 bin 408 muhtelif silah ile 889 bin 412 farklı tip ve cinste mühimmat ele geçirilmiştir. Ayrıca, kontrol altına alınan bölgede henüz girilmemiş mağara, sığınak, barınak ve depo olabileceğini değerlendiriyoruz. Kilit kapatılmıştır ama bizim mevcut harekat alanlarındaki faaliyetlerimiz devam edecektir. Bölgedeki çetin hava ve arazi şartlarına rağmen, Pençe Kilit Harekat alanındaki unsurlarımız, üstün bir feragat ve kararlılıkla tüm terör inleri yıkılıp son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar terörü kaynağında yok etme parolasıyla görevlerine devam edecektir.”
Bakanlık kaynakları, Pençe-Kilit Operasyon bölgesini de içine alan Irak kuzeyindeki Pençe Serisi Operasyonların tümündeki son duruma ilişkin de şunları söyledi:
“Bahse konu operasyon serisi ile toplam 2 bin 202 bölücü terör örgütü mensubu etkisiz hale getirilmiştir. Buna ilave olarak; toplam 5 bin 239 mağara ve sığınak kullanılamaz hale getirilmiş, 6 bin 220 mayın ve el yapımı patlayıcı imha edilmiş, toplam 3 bin 987 adet silah ve yaklaşık 1 milyon 539 bin adet mühimmat ele geçirilmiştir. Böylece teröristlere ağır bir darbe indirilerek bir gece ansızın terör inlerini yerle bir etme kararlılığımız gösterilmiştir.”
“Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin NATO’ya üyelik başvurusu, Türkiye açısından kabul edilemez bir gelişmedir”
Bakanlık kaynakları, ABD Başkanı Biden ile görüşen GKRY Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis’in NATO üyeliği için girişimlerine ilişkin sorulara şu cevabı verdi.
“Türkiye, NATO üyesi bir ülke olarak, ittifakın genişleme kararlarının oy birliği ile alındığını hatırlatır ve bu süreçlerin herhangi bir ülkenin ulusal güvenlik endişelerini dikkate alarak yürütülmesi gerektiğini savunur. Mevcut durumda, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin NATO’ya üyelik başvurusu, Türkiye açısından kabul edilemez bir gelişmedir. Bu girişim, Kıbrıs meselesindeki hassas dengeyi bozacak ve çözüme yönelik müzakere süreçlerini olumsuz etkileyecektir.”
“40 adet F-35 talebimiz resmi olarak iletilmiştir”
Bakanlık kaynakları, F-16 BLOCK 70/ EUROFIGHTER/ F-35 tedariklerine ilişkin sorulara şu yanıtı verdi:
“Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın ihtiyaçları doğrultusunda milli uçağımız KAAN hizmete girinceye kadar gelişmiş teknolojiyle donatılmış modern savaş uçaklarının envantere alınması ve envanterin çeşitlendirilmesi çalışmalarımız devam etmektedir. Bu kapsamda, 40 adet F-16 Blok 70 ve özellikli mühimmatın tedariki kapsamında 1,4 milyar dolarlık başlangıç ödemesi yapılarak sözleşme yürürlüğe girmiş, teknik görüşmeler devam etmekte, 40 adet Eurofighter tedarikine yönelik ise teknik görüşmeler olumlu devam etmektedir. Muhataplarımıza 40 adet F-35 talebimiz resmi olarak iletilmiştir. F-35 konusunda da daha önce yaptığımız bir ödeme ve hangara alınan 6 adet uçak var. Ancak ilk defa bir NATO üyesi ülkeye (CAATSA) yaptırım uygulanarak teslimat gerçekleştirilmemiştir. Biz en başından beri bu yaptırımın yanlış olduğunu söylüyoruz.
Beklentimiz, müttefiklerimizin ittifakın ruhuna ve ortak güvenlik perspektifine uygun karar alınması, örtülü/örtüsüz tüm yaptırımların kaldırılmasıdır.”
“YDK’nın toplantı zamanı belirlendiğinde, en az 10 gün öncesinden ilgili personele tebligat yapılacaktır”
Bakanlık kaynakları, Yüksek Disiplin Kurulu’na (YDK) sevk edilen teğmenler ve diğer personelle ilgili sürecin nasıl işleyeceğine dair sorular üzerine şunları söyledi:
“Yüksek Disiplin Kurulu süreci başlamıştır. YDK’nın toplantı zamanı belirlendiğinde, en az 10 gün öncesinden ilgili personele tebligat yapılacaktır. Bu tarih zamanı gelince kamuoyuna duyurulacaktır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TİKA’dan yapılan yazılı açıklamaya göre, Cezayir’in doğusundaki Annebe şehrinde kurulan “Geleneksel Kıyafet Eğitim ve Üretim” atölyesinin açılışına Türkiye’nin Cezayir Büyükelçisi Muhammet Mücahit Küçükyılmaz’ın yanı sıra Cezayir Turizm ve Geleneksel El Sanatları Bakanlığı yetkilileri, Vilayet Meclisi üyeleri ve kentteki yöneticiler katıldı.
Büyükelçi Küçükyılmaz, açılışta yaptığı konuşmada, “Geleneksel Kıyafet Üretim ve Eğitim Atölyesinde üretilen kıyafetleri görünce Anadolu’da bir yerde olduğumu düşündüm. Çünkü kıyafetler ve özellikle desenler hemen hemen aynı özelliklere sahip” diyerek, iki ülke arasındaki kültürel benzerliğe işaret etti.
TİKA tarafından kurulan atölyenin gençlere meslek öğretmenin yanı sıra kültürel değerlerin yaşatılmasına da yardımcı olacağına dikkati çeken Küçükyılmaz, “Biz Türkiye Cumhuriyeti olarak her zaman ve her konuda kardeş Cezayir halkının yanında olmaya devem edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Annebe’deki atölyede, genç kızlara geleneksel kıyafetlerin dikişi konusunda eğitim verileceği ve aynı zamanda bu kıyafetlerin üretiminin yapılacağı ve elde edilen gelirin üretimde görev alanlara dağıtılacağı kaydedildi.
“Hurma Mumülleri” atölyesi
TİKA, başkentin güneydoğusunda bulunan ve ülkenin önemli hurma üretim merkezlerinden biri olan Biskra kentinde ise “Hurma Mamulleri Üretimi ve Eğitimi Atölyesi” kurdu.
Türkiye’nin Cezayir Büyükelçisi Küçükyılmaz, TİKA Cezayir Program Koordinatörü Gökçen Kalkan, Cezayir Turizm ve Geleneksel El Sanatları Bakanlığı yetkilileri ve ildeki bazı kurum yöneticilerinin katıldığı bu törende de yaptığı konuşmada, Biskra’da Cezayir’in “en kaliteli hurmalarının yetiştiğini” vurgulayarak, atölyede bölgedeki hurmaların işlenerek yüzden fazla ürüne dönüştürüleceğini ve böylece ekonomik değerinin artırılacağını ifade etti.
Hurma mamullerini üretmek için kurulan atölyenin aynı zamanda AR-GE ve eğitim merkezi olarak işletileceğini aktaran Küçükyılmaz, kurulan atölyede verilecek eğitim ve yapılması planlanan üretimin bölgede ve Cezayir genelinde örmek teşkil edeceğine inandığını kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ŞenobaSpor Salonu’nda düzenlenen konsere, öğrenciler ve vatandaşlar ilgi gösterdi.
Marş ve türküleri seslendiren bandoya dinleyiciler zaman zaman eşlik etti.
Konseri, Uludere Kaymakamı Ekrem Ender Ergün, İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı İbrahim Halil Çiftçi ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Mikail Demirtaş da izledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HACETTEPE Teknopark’ta yer alan BenPetto, evcil hayvan sağlığının dijital platformdan takip edileceği ‘Pet Nabız’ Sistemi’ni hayata geçirdiğini duyurdu. Sistem, evcil hayvan sağlığını dijital bir platformda yöneterek hem evcil hayvan sahiplerine hem de veterinerlere büyük kolaylık sağlıyor.
BenPetto’nun sunduğu sistem, insanlardaki e-Nabız sistemine benzer şekilde evcil hayvanların tüm sağlık bilgilerini dijital ortamda topluyor ve kullanıcıların erişimine açıyor. Aşı geçmişlerinden tedavi notlarına, muayene kayıtlarından acil durum müdahalelerine kadar her bilgi, evcil hayvan sahiplerinin ve veterinerlerin parmaklarının ucunda olacak şekilde düzenleniyor.
‘HEM EVCİL HAYVAN SAHİPLERİNE HEM VETERİNERLERE DESTEK’
Firma Yetkilisi Gökhan Hocaoğlu, “BenPetto’nun Pet Nabız Sistemi, toplumun her kesimi için önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor. Evcil hayvan sahipleri, sevdikleri dostlarının sağlığını güvenle takip ederken; veterinerler de hasta geçmişine daha hızlı ulaşarak daha kapsamlı sağlık hizmetleri sunabiliyor. Bu sistemle birlikte, Türkiye’de evcil hayvan sahiplenmenin daha bilinçli ve sorumlu bir şekilde yapılması da teşvik ediliyor. Türkiye genelinde büyük ilgi gören bu yenilikçi sistem, yalnızca bir teknoloji uygulaması değil; aynı zamanda toplum sağlığına, hayvan haklarına ve refahına hizmet eden bir girişim olarak geniş bir yankı uyandıracağa benziyor” dedi.
Şirketten yapılan açıklamada uygulama ile ilgili şu bilgilere yer verildi:
“Sağlık bilgilerine kolay erişim imkanı, hayvanların doğru bakım almasını ve ihtiyaç duyduklarında en hızlı şekilde tedavi edilmelerini mümkün hale getiriyor. Veterinerler, anlık verilere ulaşarak daha etkili tedavi kararları alabiliyor ve evcil hayvan sahipleri de dostlarının sağlık durumunu düzenli olarak takip edebiliyor.
Bu dijital yenilik sayesinde, hayvan refahı konusunda farkındalık artarken, özellikle acil müdahale gerektiren durumlarda veterinerler hayati önem taşıyan bilgilere anında ulaşabiliyor. Böylece evcil hayvanların yaşam kalitesi yükseliyor ve toplumda evcil hayvan sahiplenme oranlarının artmasına da katkı sağlanıyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAYSERİ’de evli ve 4 çocuk babası Yaşar Gülcü (67), 42 yıldır tarihleri 200-500 yıl arasında değişen farklı kitaplar ile Kur’an-ı Kerimleri ciltleyip, onarıyor. Gülcü, ” Kayseri’de benden başka eski kitap tamir eden yok. Olsa iyi olurdu ama merak eden yoktur. Sevdiğim için bu işi yapıyorum” dedi.
Kayseri’de yaşayan Yaşar Gülcü, okulu bıraktıktan sonra sanayide çırak olmaya başladı. Sanayideki işini beğenmeyen Gülcü, 6 ay sonra kentteki bir matbaada ciltçi olarak işe başladı. 15 yaşından beri Kayseri’de ciltçilik yapan, evli ve 4 çocuk babası Gülcü, 42 yıldır tarihleri 200-500 yıl arasında değişen farklı kitaplar ile Kur’an-ı Kerimleri ciltleyip, onarıyor. Şehrin tek ciltçisi olan Gülcü, işletmesine getirilen kitapların arasında tarih kitaplarını görünce sevindiğini belirterek, “Ortaokulu bırakıp, ciltçiliğe başladım. Bu işi, 42 senedir yapıyorum. Eskiden çok cilt yaptıran olurdu ama şimdi azaldı. Bilgisayar çıktığından dolayı azaldığını düşünüyorum. Bu işe 15 yaşında başladım. Okulu bırakınca önce sanayiye gittim. Sanayiyi sevmedim. Oradan matbaaya geldim. Matbaada cilt işi vardı. Askere gitmeden yaptım. Askerden gelince devam ettim” dedi.
‘MUTLU OLUYORUM’
Kitapları çok sevdiğini belirten Yaşar Gülcü, “Kitapları sevdiğim için ciltliyorum. Bu işe elimden geldiği kadar, ömrüm yettikçe devam etmek istiyorum. Tarih kitapları geldiğinde severek yapıyorum. Bu kitaplar önemli olduğu için zarar görmüş halde kaybolmasını istemiyorum. Eski kitaplar geliyor. 100- 200 yıllık tarih kitapları, Kur’an’ı Kerimler ve Osmanlıcalar geliyor. Onları ciltleyerek müşterilerime veriyorum. Cilt yaptığım için çok mutlu oluyorum. Bu kitapları müşterilerimize yenilenmiş halde verip, kütüphanelerine kazandırmak istiyorum” diye konuştu.
‘MESLEĞİMİZ YOK OLMAK ÜZERE’
Teknolojinin gelişmesi ile birlikte kitapların eski değerini görmediğini kaydeden Yaşar Gülcü, “Meslek yok olmak üzere. Bu kitaplardan yapan yok. Gençler şimdi hazır alıp okuyor. Bilgisayardan, cep telefonundan okuduğu için kitap okuyan da azaldı. Cilt yapan da kalmadı. Bu meslek belli bir zaman sonra yok olacak diye üzülüyorum. Bu kitapların tamiri eskiliğine, dağınıklığına göre eğer az eskiyse 2 gün yoksa 3-4 gün sürüyor. Tamir ediyoruz, eksikleri varsa aynı kitaptan bulup fotokopi çektirip içine renkli ise renkli siyah beyazsa siyah beyaz koyarak, o kitabın eksiğini tamamlayıp 1 hafta içinde yapıp, müşteriye teslim ediyoruz” dedi.
‘SEVEREK BU İŞİ YAPIYORUM’
Yaşar Gülcü, “Kitap tamiri mesleğinin geleceği için üzülüyoruz. Bu işleri yapacak çırak yok. Zaten yaptığımız meblağlarda 1 ayda asgari ücretin yarısı kadar kazanıyoruz. Bununla ev falan geçinmez. Emekli olduğum için bu işi yapıyorum. Hem hobi olarak hem de severek bu işi yapıyorum. Çok büyük bir para kazandırmasa da tarih kitapları, dini kitapları ve Kur’an-ı Kerim yok olmasın diye yapıyorum. İnşallah devam ettiren gençlerden olur ama zor. Para kazanmadığı için bu işi gençlerden yapan kalmadı. Bu işleri yapmaya elimden geldiği kadar gayret ediyorum. Kayseri’de benden başka eski kitap tamir eden yok. Olsa iyi olurdu ama merak eden yoktur. Sevdiğim için bu işi yapıyorum. İnşallah ileride başka tamirciler de çıkar” diye konuştu.
‘KUYUMCU TİTİZLİĞİ İLE KİTAPLARA ÇOK HASSAS DAVRANIYORUM’
Eski kitaplara daha çok emek verdiğini söyleyen Gülcü, şöyle konuştu:
“Bir müşterim 3 tane kitap getirdi. 1 tanesi Osmanlıcaydı. Çok eskiydi ona 2-3 gün emek verdim. Tek tek sıraya dizdim. Forma haline getirip, ciltledim. Bu eski kitapları kıymetli olduğu için deriden ciltliyorum. Eski kitaplara daha çok özen gösteriyorum. Bu mesleğin kaybolmaması için elimden gelen gayreti gösteriyorum. Kitap bana geldiğinde çok dağınık ve eskimiş haldeydi. Özenle kenarından tıraş almadan orijinalliğini koruyarak yeniden ciltledim. 3 gün uğraştım, 4’üncü gün okunur hale getirdim. 200 yılık Osmanlıca bir kitap olduğu için bunun zayi olmasını istemedim. Kuyumcu titizliği ile kitaplara çok hassas davranıyorum. İnce ince işleyip okunur hale getiriyorum.”
Haber-Kamera: Nuray Uzatmaz-Samed Aydın SUN/KAYSERİ,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇIRAĞAN SARAYI’NDA 55 BİN LİRAYA MEZUNİYET TÖRENİ
İstanbul’da yabancı bir lisede okuyan bir öğrenci, Çırağan Sarayı’nda yapılmak istenen mezuniyet törenine isyan etti. Tören için kişi başı 55 bin lira istendiğini söyleyen öğrenci, burslu arkadaşlarının mezuniyete gidemeyeceğini belirtti.
“BANA EURO İLE YANIT VERİYORLAR”
Öğrenci, ”Ne kadar olduğunu soruyorum, bana Euro ile yanıt veriyorlar. Burslu öğrenciler mezuniyet törenlerine gidemiyor” sözleriyle duruma tepki gösterdi.

Çırağan SarayıİstanbulGüncelTören
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>20 BİN ÖĞRETMEN ATANDI
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da düzenlenen öğretmenler günü ve atama programında açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın konuşmasının ardından 20 bin öğretmenin ataması gerçekleştirildi.

Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:
“Aziz İstanbul’umuzda siz değerli öğretmenlerimizle bir araya gelmenin mutluluğunu yaşıyorum. Öncelikle yarın kutlayacak olduğumuz Öğretmen Günü’nü şahsım ve milletim adına şimdiden kutluyorum. Şehit Şenay Aybüke Yalçın’ı ve diğer kahraman şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Bugün emekliliğini yaşayan öğretmenlerimize sağlıklı, uzun ömürler niyaz ediyorum. Tüm öğretmenlerimize teşekkür ediyorum. Bugün aynı zamanda bir başka sevincimizi yaşıyoruz. 20 bin öğretmen adayımızın atama anlarına hep birlikte şahitlik edeceğiz. Eğitim evlatlarımıza kimlik kazandıran, mazi ile güçlü bağlar kurma sürecidir. Eğitim bu yönüyle köklerimizi ecdadımızdan bize miras kalan değerleri keşfetme, bu değerleri kuşatma yolculuğudur.
“ÖĞRETMENLERİMİZ BİRER GÖNÜL İŞÇİSİ KONUMUNDADIR”
Öğretmenlerimiz birer gönül işçisi, milletimizin değerlerini yarınlara taşıyan birer köprü konumundadır. Biz eğitim-öğretim yoluyla yalnızca meslek sahibi bireyler değil, fikri hür, vicdanı, irfanı hür nesiller yetiştirme derdindeyiz. 1 milyon öğretmenimizle büyük eğitim ailemizin bütün fertleriyle kökleriyle bağları sağlam kuşakların yetişmesi için gece gündüz çalışıyoruz. Bu ideale ulaşmak yalnızca diplomayla ya da bilgiyle değil; şahsiyet inşa eden bir anlayışla mümkündür. İnsanlığa yön verecek eserler ancak duruşu dik, iradesi güçlü, karakteri oturmuş kişilerin ellerinden çıkar.

“TÜRKİYE YÜZYILI MAARİF MODELİ’Nİ MİLLETİMİZİN ÖZ DEĞERLERİYLE HARMANLADIK”
Elbette akademik başarı önemlidir, diploma değerlidir ama bunlar sağlam bir şahsiyet zemini üzerinde yükseldiği zaman gerçek anlamını bulacaktır. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli bu iddianın bu idealin bir tezahürüdür. Bizler bilgiyi hikmetle birleştiren erdemi hayatına nakşeden nesiller yetiştirmeyi arzu ve ümit ediyoruz.
Milletimizin tarihi birikimi, köklü değerler ve kültürel zenginliklerini merkeze alan modelimiz çağın ihtiyaçlarını gözeten bilimsel yaklaşıma dayalı eğitim anlayışını hayata geçiriyoruz. Yeni müfredatımız okuyan, düşünen, sorgulayan, sorumluluk bilinci yüksek, eleştirel bakış açısına sahip kuşaklar olarak yetiştirmeyi de hedefliyoruz. Bu sistemi bireysel farklılıkları gözeten, öğrenme ihtiyacına duyarlı odağında insani değerler olan bütüncül anlayışla yapılandırdık. Eğitim öğretim sistemimizi bilimsel temellerine oturttuk milletimizin öz değerleriyle harmanladık. Yeni modelde işbirliği, dayanışma, sosyal sorumluluğu eğitim öğretimimizin ayrılmaz parçası haline getirdik. Evlatlarımızın gelişimini, sürekliliğini önceledik. Ses bayrağımız olan güzel Türkçemizin korunması ve geliştirilmesi de maarif modelimizin yapı taşlarından biriydi.

“SABOTE ETMEK İÇİN YİNE DEVREDELER”
Modelimizin millet olarak eksikliğini hissettiğimiz birçok ihtiyacı karşılayacağına inanıyorum. Önyargıları kırmak gibi çoğu zaman alışkanlıkları değiştirmek de atomu parçalamak kadar zorduk, meşakkatlidir. Eğitim öğretim alanında ülkemizde köşe başlarını tutmuş, ideolojik çevrelerin değişime, yeniye ve yeniliğe ayak diremeleri meşhurdur. Aynı aktörlerin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni sabote etmek için yine devrede olduğunu görüyoruz. Bu arkaik zihniyetin evlatlarımızın ufkunu karartmayı müsaade edemeyiz. Tespit edilen sorunların çözüme kavuşturulması hem devletimizin hem eğitimcilerimizin hem de ebeveynlerin evlatlarımıza karşı sorumluluğudur. Böylesine hayati bir meselenin ideolojik kavgaların ve günlük siyasi polemiklerin mezesi haline getirilmesi yanlıştır.
“EĞİTİM ÖĞRETİM MESELESİNİ SİYASET ÜSTÜ TUTUYORUZ”
Muhalefetin ve iş tuttuğu meslek örgütlerinin bu hatadan bir an önce dönmelerini samimiyetle temenni ediyoruz. Eğitim öğretim meselesini siyaset üstü tutmayı muhafaza ediyoruz. Siz eğitimcilerimizin de katkılarıyla şekillenen yeni modelimizi kararlılıkla uygulamayı sürdüreceğiz. Aydınlık yarınlarımızın güvencesi olan gençlerimizin en iyi, donanımlı, başarılı şekilde yetişmeleri için hiçbir fedakârlıktan çekinmeyeceğiz. Öğretmenlerimiz bize güçlü destek verirse Allah’ın izniyle her şey daha sağlıklı işleyecek. Eğitime ayrılan bütçe 2002’de yalnızca 7,5 milyar lira seviyesindeydi. Bugün bu rakam yükseköğrenim dahil 1 trilyon 620 milyar liraya ulaştı.

“800 BİN ÖĞRETMEN ATAMASI YAPTIK”
Yeni derslik inşaası, öğretmen atamaları, fiziki altyapı, müfredat reformlarında büyük dönüşüm gerçekleştirdik. Görevi devraldığımızda 367 bin olan derslik sayısı bugün resmi ve özel olmak üzere toplam 735 bine çıktı. Eğitimin altyapısını bu kadar geliştirirken eğitimin taşıyıcısı, sütunu olan öğretmenlerimizi de elbette ihmal etmedik. 800 bin öğretmen ataması yaptık. 2002’de ilköğretimde derslik başına düşen öğrenci 36, ortaöğretimde 30’du. Bu sayıyı ilk öğretimde 23, ortaöğretimde 22’ye düşürmeyi başardık. 2002’de ilköğretimde 28, ortaöğretimde 18 olan oranlar bugün ilkokulda 18, ortaokulda 14 ve ortaöğretimde 12’ye indi. Bu veriler Türkiye’nin eğitim alanında 22 yılda yazdığı eşsiz başarı hikâyesinin en somut göstergesidir.
“OKULLAŞMA ORANI YÜZDE 96’YA YÜKSELDİ”
Evlatlarımızın okullaşma oranlarında da gerçekten tarihi nitelikte adımlar attık. Okullaşma oranı ilköğretimde yüzde 96’ya, ortaöğretimde yüzde 88’e yükseldi. Kız çocuklarımız ile okulları arasında konan engelleri, başta başörtüsü yasağı olmak üzere birer birer ortadan kaldırdık. Birileri çıkıyor yakın tarihi yeniden yazmaya çalışıyor. Düne kadar kızlarımız başörtüsünden dolayı baskıya uğramamış, okuldan atılmamış, kadınlar memuriyetten ihraç edilmemiş gibi yalan yanlış konuşuyorlar. Bu çevrelerin safsata dedikleri acıları, zulümleri, yasakları, faşizmin her türlüsünü biz bizzat tecrübe ettik, iliklerimize kadar yaşadık.

“28 ŞUBAT’TA 33 BİN ÖĞRETMEN DİSİPLİN SORUŞTURMASINA UĞRADI”
28 Şubat döneminde güya irtica ile mücadele kılıfı altında aralarında kamu görevlilerin olduğu 6 milyon insanımız fişlendi. Milli Eğitim’de 33 bin öğretmen disiplin soruşturmasına uğradı. 11 bin 890 öğretmen disiplin cezası aldı, 11 bin öğretmen istifa ettirildi. Ekonomi, siyaset, sivil toplumdan günlük hayata kadar milletimiz çok ağır baskılara maruz bırakıldı. Üniversite kapılarında kurulan ikna odalarını, kürsüden zorla indirilen başarılı mezunları, eğitimlerini gözyaşlarında bırakan binlerce evladımızı, katsayı ile hakları gasp edilen gençlerimizi burada saymıyorum. Bunlar ceberut laiklik politikaların ayyuka çıktığı 27 yıl önce bu ülkede, bu şehirde yaşandı.
“2025’TE 300 BİN ÖĞRETMEN UZMAN VE BAŞÖĞRETMEN OLACAK”
Muhalefet çevreleri bu utanç verici gerçekleri inkar etmek yerine kendi geçmişleriyle yüzleşmelidir. Toplumun yükselişi ancak öğretmeninin emeğine, bilgisine ve özverisine verdiği değerle mümkündür. Öğretmenlerimizin haklarını, itibarını, mesleki gelişimini güvence altına almak için kararlı duruş sergiliyoruz. Öğretmenlik Mesleği Kanunu’nu hayata geçirerek özel statüye kavuşturduk. 2025 itibarıyla 300 bin öğretmenimiz uzman ve başöğretmen unvanını elde edecek. Görevleri sırasında eğitim çalışanlarına yönelik suçlara karşı caydırıcı yaptırımlar getirdik. Hapis cezasının ertelenmesi uygulamasını kaldırarak, kasten yaralama suçunu tutuklama sebebi saydık. Öğretmenlerimize yapılan her saldırıyı, milletimizin geleceğine yapılan saldırı olarak görüyoruz.

Eğitimde çıtayı her geçen gün daha da yukarı taşımaya kararlıyız. Bir çocuğun öğrenme aşkını ve geleceğe dair umutlarını besleyen el güçlü el ailesinin desteği ve rehberliğidir. Aile her çocuğun ilk öğretmenidir. Onun yüreğine dokunan, zihnini şekillendiren, karakterini yoğuran ilk mekteptir. Bir öğretmenin öğrencisini muhabbetle kucaklayan emeği ne kadar değerli ise velilerin desteği de aynı derecede kıymetlidir, vazgeçilmezdir.
Her birinizin yüksek vazife şuuru ve tam bir adanmışlıkla görevinizi yapacağına yürekten inanıyorum. 24 Kasım öğretmenler gününü bir kez daha tebrik ediyorum. Bu güzel buluşmaya vesile olan Milli Eğitim Bakanımızı ve ekibine teşekkür ediyorum. Öğrencilerinize selamımı götürmenizi sizlerden özellikle rica ediyor, her birinizi tek tek sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla…”
İstanbulGüncel
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bir yazı göndererek, sahada yapılan incelemelerde belediyelere bağlı kreş adı altında açılan yerler olduğunu ve bu yerlerde 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında faaliyet gösteren okul öncesi eğitim kurumlarının programında yer alan etkinliklerin yapıldığı ve bu program ve kapsamda eğitim öğretim faaliyeti yapıldığının tespit edildiğini bildirdi.
“BELEDİYELERİN KREŞ AÇMASI YASAK”
Konuya ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 2007 yılında verdiği karar ile Belediye Kanunu’nun ‘Belediyelerin okul öncesi eğitim kurumları açabilir” hükmünü iptal ettiği belirtilen yazıda, belediyelerin izinsiz eğitim öğretim faaliyeti konusunda uyarılarak yeni yerlerin açılmasının önüne geçilmesi ve mevcut yerler hakkında kanun hükümlerine göre hareket edilmesi konusunun belediyelere bildirilmesi istendi.
VALİLİKLERE YAZI GÖNDERİLDİ
Milli Eğitim Bakanlığı‘nın yazısı üzerine Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü de il müdürlükleri aracılığıyla yazıyı kreşi olan belediyelerin bulunduğu valiliklere ve bilgi için de ilgili belediyelere gönderdi. Yazıda, Milli Eğitim Bakanlığı’nın söz konusu yazısı hatırlatılarak, 5580 sayılı Kanuna aykırı faaliyetlerin engellenmesi için belediyelerin izinsiz eğitim öğretim faaliyetleri konusunda uyarılması ve yeni yerlerin açılmasının önüne geçilmesi ile mevcut yerler hakkında mezkur hükümlere göre hareket edilmesinin sağlanması istendi.
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü’nün yazısı şöyle:
“Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünce Bakanlığımız Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğüne iletilen ve ekte sunulan yazılarında bahisle Bakanlıklarınca sahada yapılan incelemelerde belediyelere bağlı kreş adı altında açılan yerler olduğunun tespit edildiği, bu yerlerde 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında faaliyet gösteren okul öncesi eğitim kurumlarının programında yer alan etkinliklerin ve bu program kapsamındaki eğitim öğretim faaliyetlerinin yapıldığının tespit edildiği, konuya ilişkin mevzuat hükümlerine değinilerek yine konuyla ilgili Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu 24.1.2007 tarihli ve 2005/95 Esas sayılı karar ile ‘5393 sayılı ‘Belediye Kanunu’nun birinci fıkrasının (b) bendinin “Okul öncesi eğitim kurumları açabilir; …’ bölümünü Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etmesine rağmen bu gibi yerlerin faaliyetlerini sürdürdüğünün ve yeni yerlerin açıldığının görüldüğü belirtilmiş olup 5580 sayılı Kanuna aykırı faaliyetlerin engellenmesi için belediyelerin izinsiz eğitim öğretim faaliyetleri konusunda uyarılması ve yeni yerlerin açılmasının önüne geçilmesi ile mevcut yerler hakkında mezkür hükümlere göre hareket edilmesi hususunda; bilgilerini ve gereğini önemle arz ederim.”
CHP LİDERİ ÖZEL: HODRİ MEYDAN, GELİN KAPATIN”
Konuya CHP Genel Başkanı Özgür Özel’den tepki gecikmedi. Özel, “Hadi gelin kapatın. Hodri meydan bakalım. Hadi gelin kapatın” şeklinde konuştu.

Milli Eğitim BakanlığıAnayasa Mahkemesiİklim DeğişikliğiÖzgür ÖzelPolitikaGüncelEğitimHukuk
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BALIKESİR – Balıkesir’in Bandırma ilçesinde sabah saatlerinde etkili olan yoğun sağanak yağış, hayatı olumsuz etkiledi. Şiddetli yağmur, cadde ve sokakları göle çevirdi.
Meteorolojinin günler öncesi yaptığı uyarılar, Güney Marmara Bölgesinde özellikle Bandırma’da da etlili oldu. Sabah üzeri bağlayan sağanak yağış rüzgazla birlikte şiddettini hızla arttırdı. Yağmurdan kaçanlar kapalı mekanların tentelerine sığınırken, trafikte ciddi aksamalar yaşandı. Yollarda biriken su, sürücülere zor anlar yaşatarak trafik akışını yavaşlattı.
Bandırma’nın en işlek caddesi olan Cumhuriyet Caddesi’nde de aşırı yağışlar nedeniyle alt yapının yetersizliği nedeniyle rögar kapaklarından sel suları yola aktı. Araçların ve yayaların her türlü risklere tedbir amaçlı, Bandırma Belediyesi Trafik Zabıta birimleri duba koyarak önlem aldı.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamalara göre, gün boyu Bandırma’da şiddetli sağanak yağış etkili olacak. Gün içerisinde toplamda 30 mm kadar yağış düşmesi bekleniyor. Ayrıca, yağışla birlikte rüzgarın hızını artıracağı tahmin ediliyor.
Yetkililer, vatandaşların su baskınlarına karşı tedbirli olmalarını ve yapılan uyarıları dikkate almalarını önerdi. Özellikle sürücülerin, su birikintilerine karşı dikkatli olması gerektiği vurgulandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Muratpaşa Belediyesi’nin düzenlediği 9. Antalya Edebiyat Günleri, ödül gecesi ile başladı. Türkan ŞorayKültür Merkezi’nde gerçekleşen gecede En İyi Öykü Kitabı ödülü “Ne Yeni Ne Başka” adlı eseriyle Ayşen Işık’a, En İyi İlk Öykü Kitabı ödülü “Kıran Yeli” adlı eseriyle Gülser Kut Arat’a ve Onur Ödülü ise kadın edebiyatının öncülerinden Ayla Kutlu’ya takdim edildi.
Gecede konuşma yapan Başkan Uysal, “iyi kitapların çok az satıldığı bir dönemde” başlattıklarını söylediği Antalya Edebiyat Günlerinin 9’uncu yılına girmesinin önemine vurgu yaptı. Uysal, bunu bir tip ‘direniş’e benzetti.
Türkiye’nin kültür ve sanat alanında yeni bir merkez inşasının arifesinde olduğunu aktaran Uysal, şöyle konuştu:
“Benim sadece çağrım şu. İnsandan yana, bilimsel, düzgün, akli, samimi, sahici, otantik, kişilikli, kimlikli bir sanat için merkez inşa etme konusunda herkesi göreve ve yardıma davet ediyorum. Çünkü bu olmadan diğer kaostan bir demokrasi asla çıkmıyor. Doğrunun, güzelin bir merkezinin inşası önümüzdeki süreçte mutlaka sanatta ve kültürde de toplumların, ülkelerin gündeminde olacak diye düşünüyorum.”
Gecede onur ödülü alan Ayla Kutlu, “Yazarlık çok zor bir iştir gerçekten ama Türk kadını güçlüdür, nihayetinde bir aslan, bir kaplandır” dedi. En İyi Öykü Kitabı ödülünün sahibi Ayşen Işık, “Edebiyat bize yoldaşlık ediyor. Acılarımızı, kederimizi belki kurtaramıyoruz ama. Minnettarım. Öykü kitabıma verilen bu ödül benim için çok kıymetli. Antalya Muratpaşa Belediyesi’nin yaptığı bu etkinlikler, eminim burada bir sürü kişinin hayatlarında fark yaratacak” diye konuştu.
Gülser Kut Arat ise aldığı En İyi İlk Öykü Kitabı Ödülü’ne ilişkin “Ben bu ödülü daha iyi, daha güzel, daha insanca bir yaşama inanan ve bu uğurda kendini feda eden devrimin çocuklarına ve unutamadığım arkadaşlarıma gönderiyorum” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Seçilmiş ABD Başkanı Donald Trump, Mayıs ayında 2016 seçimlerinden önce yetişkin film yıldızı Stormy Daniels’a yapılan “sus payı” ödemeleriyle ilgili olarak 34 ticari kaydı tahrif etmekten suçlu bulunmuştu.
New York Mahkemesinde görülen davanın Başkanı Yargıç Juan Merchan, Trump’ın “sus payı” davasında suçlamaların düşürülmesi amacıyla dilekçe sunma talebini kabul ederek, nihai ceza kararının açıklanacağı duruşmayı üçüncü kez süresiz olarak erteledi.
Davaya bakan New York yargıcı Juan Merchan, Trump’ın avukatlarına davanın tamamen düşürülmesini talep eden bir dilekçe sunmaları için 2 Aralık’a kadar süre verirken, davayı takip eden Başsavcı Alivn Bragg’in de cevap vermesi için 9 Aralık tarihini belirledi. Trump’ın Sözcüsü ve Beyaz Saray’ın yeni İletişim Direktörlüğüne atanan Steven Cheung karara ilişkin açıklamasında, “Başkan Trump’a karşı açılan sahte Manhattan Davası, kesin bir galibiyetle artık tamamen durduruldu ve ceza ertelendi” dedi.
Manhattan Bölge Savcısı Alvin Bragg, Merchan’a gönderdiği mektupta cezanın ertelenmesine karşı olmadıklarını ancak davanın düşürülmesine yönelik her türlü çabayla mücadele edeceklerini belirtmişti.
Trump’ın avukatları son taleplerini bu hafta Merchan’a gönderdikleri bir mektupla iletmişlerdi. Trump’ın avukatları gönderdikleri mektupta, “Nasıl ki görevdeki bir Başkan herhangi bir cezai süreçten tamamen muafsa, seçilmiş Başkan olarak Trump da muaftır” diyerek Trump’ın yemin etmesinden bir ay önce, 20 Aralık’a kadar argümanlarını sunmak için izin istemişlerdi. Avukatlar, yaptıkları açıklamada, Trump başkan seçildiği için mahkumiyet kararının iptal edilmesi ve davanın düşmesi gerektiğini belirterek, davanın devam etmesinin anayasaya aykırı olacağını savunmuşlardı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Konak Belediyesi’nin Umurbey Mahallesi’ni sanatın merkezi haline getiren Darağaç Kolektifi’yle ortaklaşa hayata geçirdiği “Darağaç Fermantasyon” Projesi, kamusal ve özel alanlarda farklı yöntemlerle çalışan sanatçıları konuk etmeye başladı. İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı (İKSV) yürütücülüğünde, Avrupa Birliği desteğiyle gerçekleştirilen ‘Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı kapsamında gerçekleştirilen projenin ilk sergisi Oksidasyon, 1519 ve 1532 Sokak’ta ziyarete açıldı.
Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği sergide fermantasyonun çift yönlü doğasına vurgu yapıldı. “Fermantasyon sürecin ilk adımı Oksidasyon” adıyla duyurulan etkinlikte sergilerin yanı sıra canlı performans ve enstalasyonlar da yer aldı. Etkinlik programında ilerleyen günlerde film gösterimi, konser ve söyleşiler de yapılacak.
Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, ‘Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı’ndan hibe alan 10 proje arasında yer alan ‘Darağaç Fermantasyon’ Projesi’nin kente değer kattığını vurguladı. Bir yıl sürecek projenin sanatçıları ve sanatın her boyutuyla yaşatıldığı Umurbey Mahallesi’ni her geçen gün daha yaratıcı ve üretken kıldığını belirten Başkan Mutlu, “Ne şanslıyız ki Konak’ımızda sanatla yoğrulmuş, sanatla yol almış, kolektif üretimi başarmış bir mahallemiz var. Yıllardır çalışmalarını hayranlıkla takip ettiğimiz Darağaç Kolektifi ile bu yıl, Konak Belediyesi olarak ortak bir proje içinde olmaktan dolayı mutluyuz” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kültürel mirasın korunması ve sürdürülebilirliği gibi konuların ele alınacağı Tarihi Kentler Birliği toplantısı Muğla’nın Marmaris ilçesinde Tarihi Kentler Birliği ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın başkanlığında toplandı.
Toplantının açış konuşmasını Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras yaptı. Aras şunları söyledi:
“Memleketimiz Muğla, kesintisiz insan yerleşimiyle 8 bin yıllık geçmişe sahip, Akdeniz’in en önemli kentlerinden biridir. Bir Akdeniz kenti olarak Muğla, antik çağlardan günümüze kadar birçok farklı kültüre ev sahipliği yapmıştır. Günümüzde bu kültürel çeşitliliğin mirası, günlük yaşamımızın pratiklerinde yaşamaya devam etmektedir.
“Muğla, içinde bulunduğumuz dünyayı şekillendiren paha biçilemez düşüncelerin oluştuğu bir şehirdir”
Muğla, içinde bulunduğumuz dünyayı şekillendiren paha biçilemez düşüncelerin oluştuğu bir şehirdir. Bugün her zamankinden daha çok ihtiyaç duyduğumuz ‘demokrasi’ gibi sosyal yeniliklerin ortaya çıktığı bir tarihe Muğla’da ev sahipliği yapmaktayız.
Muğla gibi dinamik bir şehre hizmet etmek ve dünya çapında şehirlerle güçlü bağlar kurma geleneğini sürdürmek müthiş bir ayrıcalık. Ege’nin incisi kentimiz doğal, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle insanları kendine çekerken, her biri ayrı güzelliklere sahip 13 ilçesi ve keşfedilmemiş yönleriyle ziyaretçilerini adeta büyüler. Böylesine eşsiz bir coğrafya ve fırsata sahip olmanın verdiği sorumlulukla çalışmalarımıza hızlıca başladık. Bugün, 8 bin yıllık kültürel mirasıyla şehrimiz, dünyayla bir kez daha buluşmanın heyecanını yaşıyor. Oluşturduğumuz yol haritası ile Muğla’nın kültürel mirasını dünyaya tanıtma yolculuğuna büyük bir heyecanla çıktık.
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı olarak, uluslararası ve bölgesel bağlarımızı güçlendirmeye ve hem şehirlerimiz hem de küresel topluluğumuz için fayda sağlayacak iş birliği yollarını keşfetmek için büyük bir kararlılıkla çalışmalarımıza başladık. Ortak fayda sağlayan girişimlerle, karşılıklı öğrenmeyi, en iyi uygulamaların değişimini kolaylaştırabileceğimize ve toplumlarımızın ilerlemesine önemli ölçüde katkıda bulunabileceğimize inanıyorum. Kentsel planlama, iklim krizi, sürdürülebilir kalkınma, tarım, turizm, kültür ve kültürel miras gibi alanlarda birçok ortak proje ve iş birliği gerçekleştirmeyi planlıyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANKARA) – CHP Antalya Milletvekili Aykut Kaya, Side Antik Kenti Anıtsal Çeşme Yapısı 2. Etap Restorasyon ihalesini gündeme getirerek, “Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü 423 metrekare işin 700 TL birim fiyat üzerinden yapılmasını öngörmüşken yüklenici ise bu iş için 19 bin 415 TL birim fiyat teklifiyle almış. Yani 28 kat daha fazla bir bedel üzerinden işi almış. Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü bu kalem iş için 296 bin TL toplam harcama öngörürken yüklenici aynı iş için 8 milyon 214 bin 913 TL harcama öngörmektedir” dedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesinde konuşan CHP AntalyaMilletvekili Aykut Kaya, “Kültürel ve tarihi mirasımızın korunmasını ve ortaya çıkartılmasını amaçlayan çalışmaların doğru olduğunu düşünüyoruz. Ancak bu çalışmaların kamu yararını gözeterek yapılıp yapılmadığı, birim fiyatlarının doğru hazırlanıp hazırlanmadığı konusunda ciddi endişelerim var” dedi. Kaya, “Bu konuyu size somut olarak örnek bir olay üzerinden resmi belgelerle anlatmak istiyorum” diyerek, şu ifadelere yer verdi:
“296 bin liralık iş için 8.2 milyon TL ödenmiş”
“2023 yılında ihalesi yapılan Side Antik Kenti Anıtsal Çeşme Yapısı 2. Etap Restorasyonu işinin birim fiyat teklif cetveline baktığımız zaman, Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü’nün yaptığı maliyet cetveline uygun hareket edilmediği görülmektedir. Örneğin, 9 numaralı harcama kaleminde ‘imitasyon yapılması pozu’ işi için Rölövö ve Anıtlar Müdürlüğü 423 metrekare işin 700 TL birim fiyat üzerinden yapılmasını öngörmüşken yüklenici ise bu iş için 19 bin 415 TL birim fiyat teklifiyle almış. Yani 28 kat daha fazla bir bedel üzerinden işi almış. Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü bu kalem iş için 296 bin TL toplam harcama öngörürken yüklenici aynı iş için 8 milyon 214 bin 913 TL harcama öngörmektedir.
Yine aynı şekilde 44 numaralı harcama kalemindeki enjeksiyon harcında, Rölöve ve Anıtlar Kurulu birim fiyat olarak 62 ton kalem iş için 30.81 TL belirlerken, yüklenici aynı iş için 130 TL birim fiyatı vermiş. Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü’ne göre bu kalem iş için 1 milyon 916 bin 998 TL harcama öngörülmüşken yüklenici 8 milyon TL olarak işi almış. Aradaki farka bakın ve sadece bu iki kalemde metrekareler arttıkça yüklenicinin karını siz düşünün. Hakediş raporlarında da bu gözükecektir.”
“Yapılacak işe yüksek, yapılmayacak işe düşük fiyat”
Aynı ihale kapsamında, 7 numaralı iş kalemindeki montaj işini, Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü’nün birim fiyatını 4 bin 268 TL olarak öngördüğü işi, yüklenici 250 TL birim fiyat üzerinden yapmayı taahhüt ettiğine dikkat çeken Milletvekili Aykut Kaya, “Sayın Bakan, yüklenici bu kalem iş için birim fiyatını neden düşük vermiş, hiç düşündünüz mü? Çünkü bu işi yapmayacağı için düşük fiyat vermiş. Yapacağı kalemlerin birim fiyatını yüksek vermiş. Yani Birim Fiyat teklif cetveli ile kamu adına 15-20 milyon TL’ye imal edilecek bir iş, nasıl oluyor da 75 milyon TL’ye yapılıyor? Lütfen bu konuları araştıralım” diyerek Kültür ve Turizm BakanıMehmet Nuri Ersoy’a seslendi.
“Devlet kaynakları israf olacak”
Aykut Kaya, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Elimdeki resmi belgeleri de sizlerle paylaşıyoruma ama işin sonunda siz de göreceksiniz ki yüklenici karlı olan kalemleri yapmış, karı düşük olanları yapmamış ve ödeneğin tümünü kullanmış, ancak iş bitmemiş. Siz diğer yüklenicinin düşük karlılık sebebi ile yapmadığı işler için ikmal ihalesine çıkacaksınız ve devletin kaynaklarını israf edeceksiniz. Lütfen Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü’nün hazırladığı yaklaşık maliyetlere uygun ihale yapın ve ihale sürecini ona uygun yönetin. İhaleyi alanların hesap oyunlarıyla kamu kaynaklarını haksız yere edinmelerine izin vermeyin. Kanaatimce bu tür ihalelerde bu kötü niyet uygulamalarının yaygın olduğunu düşünüyorum. Bu konuları siz hiç takip etmiyor musunuz? Bugüne kadar herhangi bir tespitte bulundunuz mu? Merak ediyorum, bulunduysanız, sorumlulardan hesabını sordunuz mu?”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçe merkezine 19 kilometre mesafedeki Durmuşlar Mahallesi’nde bölgeye hakim noktada yer alan Hazreti Ukkaşe’nin makamının da bulunduğu türbe depremde yıkıldı.
Nurdağı Belediye Başkanı Mehmet Yıldırır, türbenin yapımında sona yaklaşıldığını belirtti.
Depremden sonra hemen başlatılan çalışmalar sonunda tadilatın türbe kısmının bittiğini aktaran Yıldırır, “6 Şubat depremlerinde ağır hasar alan Hazreti Ukkaşe Türbesi, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yeniden yaptırılan proje kapsamında hayırsever Nadir Yağ Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından yeniden yapılıyor. Kendilerine buradan teşekkürlerimizi sunuyoruz. Depremden sonra hemen başlatılan çalışmalar sonunda tadilatın türbe kısmı bitti. Caminin kaba kısmı da tamamlandı. İçerisindeki ince işçilik kısmında çalışılıyor şu anda. İnşallah 2 ay gibi süre içinde hizmete açılır diye düşünüyorum.” diye konuştu.
Mehmet YıldırırKültür SanatgaziantepNurdağıGüncelDepremYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Rus haber ajansı TASS ve Diyalog Bölgeleri Merkezinin Moskova’daki Rus Realizm Sanat Enstitüsü’nde düzenlediği foruma, 65 ülkeden 1000’i aşkın uzman katıldı.
Foruma, Rusya Dışişleri Bakanlığı Enformasyon ve Basın Dairesi Müdür Yardımcısı Sergey Nalobin, eski Avusturya, Avrupa ve Uluslararası İlişkiler Bakanı ve Rusya’daki Önemli Konulara İlişkin Jeopolitik Gözlemevi Merkezi (G.O.R.K.I.) Başkanı Karin Kneissl, TASS Genel Müdürü Andrey Kondraşov ile Anadolu Ajansı (AA) Teyit Haberleri Müdürü Ömer Faruk Görçin de iştirak etti.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, forumun açılışına görüntülü mesaj gönderdi.
Zaharova, mesajında, ABD’nin Facebook ve Instagram’ın sahibi Meta ve Google aracılığıyla son 10 yılda kavramları değiştirdiğini belirterek, “Bunlar, kamu bilincini manipüle etme aracı haline geldi.” ifadesini kullandı.
Wikipedia’da da sahte bilgilerin yer aldığını söyleyen Zaharova, “Wikipedia’da siyaset ve tarihle ilgili yazılarda aşırı derecede taraflılık ve ön yargı görmek mümkün.” dedi.
Sözcü Zaharova, tüm bunların insanoğlunun güvenliği ve refahını tehlikeye attığını, bu nedenle de yalan haberlerle mücadele edilmesi gerektiğini vurguladı.
G.O.R.K.I. Başkanı Kneissl, yalan haberlerin uluslararası ilişkileri de etkilediğini belirterek, “Son zamanlarda dünyada yalan bilgilere dayanılarak oluşturulan birkaç çatışma yaşandı. 2002-2003’te Irak’taki savaş da büyük bir yalan üzerine inşa edildi. Bu nedenle haberleri okurken dikkatli olmak gerekiyor.” diye konuştu.
TASS Genel Müdürü Kondraşov da bazı ülkelerin Rus medyasını engellemeye çalıştığını dile getirerek, “Bu ülkeler, kendi egemenliğiyle ilgili sorunlar yaşıyor.” ifadesini kullandı.
“AA, sahte bilgilerle mücadele ediyor, okuyucuları karşısında sorumluluk üstleniyor”
Forum kapsamında yalan haberlere karşı alınan önlemlerle ilgili panel düzenlendi.
AA Teyit Haberleri Müdürü Görçin, buradaki konuşmasında, modern dünyada sosyal medya araçlarının insanlar için ana bilgi kaynağı haline geldiğine işaret ederek, “Dünya nüfusu 8 milyara ulaştı. Sosyal ağ kullanıcı sayısı 5 milyara yaklaştı. Televizyon ve yazılı basını bilgi aracı olarak kullanan kişi sayısı ise gittikçe azalıyor. Dolayısıyla insanlar artık sosyal medya araçlarını kullanarak bilgi sahibi oluyor.” dedi.
Bu nedenle sosyal medyada yer alan haberler, fotoğraflar ve görüntülerin denetlenmesi gerektiğini vurgulayan Görçin, AA’nın, sahte bilgilerle mücadele ettiğini ve bu konuda okuyucular karşısında sorumluluk üstlendiğini, özellikle İsrail’in Filistin konusundaki haberlerini denetlediğini ve sahte olanları ortaya çıkarmaya çabaladıklarını söyledi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Enformasyon ve Basın Dairesi Müdür Yardımcısı Nalobin de sahte haber ve bilgilerle mücadele ettiklerini dile getirerek, “Ekiplerimiz, haberlerin kaynaklarını denetleyerek analiz yapıyor ve haberin doğru olup olmadığını tespit ediyor, sahte haberin antitezini oluşturuyor.” diye konuştu.
Yalan haberlerin birçoğunun Batılı ülkeler tarafından yapıldığını kaydeden Nalobin, “Bu yalan haberleri de Batı basını yayıyor.” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, karara ilişkin X’ten paylaşımda bulundu. Ghebreyesus, DSÖ’nün M çiçeği virüsüne karşı “LC16m8 aşısını” acil kullanım listesine eklediğini belirterek, bunun salgın bölgelerinde 1 yaş üstü çocuklar için listelenen ilk aşı olduğunu kaydetti.
“HAYATİ BİR ADIM”
“Bu, M çiçeği virüsü yayılmaya devam ederken özellikle çocuklar olmak üzere savunmasız popülasyonları korumak için hayati bir adımdır.” ifadelerini kullanan Ghebreyesus, son iki ayda, salgının merkezi olan Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ndeki şüpheli tüm M çiçeği vakalarının yarısının 12 yaş altındaki çocuklar olduğunu hatırlattı. Ghebreyesus, “Bu yıl görülen şüpheli M çiçeği vakalarının toplam sayısı 40 bini aştı ve 1200 ölüm bildirildi. Burundi ve Uganda’daki salgınlar da genişliyor. 22 Kasım Cuma günü epidemiyolojik durumu ve devam eden müdahaleyi incelemek üzere Mpox Acil Durum Komitesini yeniden toplayacağım.” ifadelerini kullandı.
DSÖ, 13 Eylül’de M çiçeği virüsüne karşı ön yeterlilik alan ilk aşının Bavarian Nordic’in ürettiği “MVA-BN” olduğunu duyurmuştu. DSÖ, “maymun çiçeği virüsü (Monkeypox)” ifadesini, 2022’de ırkçılık ve ayrımcılık kaygısıyla M çiçeği virüsü (Mpox) olarak değiştirmişti. M çiçeği virüsü, 14 Ağustos’ta DSÖ tarafından “uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumu” olarak ilan edilmişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Turan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, nüfus sayımı öncesi Erbil ve Süleymaniye kentlerinden çok sayıda ailenin Kerkük’e getirildiğini gözlemlediklerini belirtti.
Turan, “Türkmenler, Irak’taki nüfus sayımını destekliyor. Kerkük 2003 sonrası demografik değişikliğe uğradı. Sayım öncesi de 260 bin kişi kent dışından getirilerek Kerkük nüfus kütüğüne yazdırıldı.” dedi.
“Kerkük’ün demografisini etkilemeye ve Türkmen kimliğini bozmaya yönelik ciddi girişimler var.” diyen ITC Başkanı Turan, Kerkük nüfus sayım sonuçlarının ilanının 1957 yılı nüfus sayımı kütükleri incelenene kadar ertelenmesini talep ettiklerini bildirdi.
Irak’ta tüm ülkeyi kapsayan nüfus sayımı sokağa çıkma yasağının olduğu 2 gün boyunca elektronik ortamda 120 bin görevli tarafından gerçekleştiriliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANKARA) – Dışişleri Bakanlığı, Yemen açıklarında bir Türk firmasına ait Anadolu S adlı kuru yük gemisine Husiler tarafından füze saldırısı düzenlenmesine tepki gösterdi.
Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Bir Türk firmasına ait Panama bandıralı Anadolu S adlı kuru yük gemisine Yemen açıklarında seyrederken Husiler tarafından düzenlenen füze saldırılarını kınıyoruz. Benzer bir hadisenin tekrar yaşanmamasını teminen gerekli girişimlerde bulunulmaktadır” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BÜYÜK KAHİRE, 20 Kasım (Xinhua) — Çinli otomobil üreticisi Chery’nin yan kuruluşu seçkin otomotiv markası Exeed, Exeed RX ve Exeed VX olmak üzere iki SUV modelini Mısır pazarına sundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BEİJİNG, 20 Kasım (Xinhua) — Çin’de salı günü Chongqing, Guiyang ve Yibin kentlerinden ayrı ayrı hareket eden lityum bataryalarla yüklü üç tren, ülkedeki demiryolu taşımacılığında bu bataryaların ilk büyük ölçekli testini gerçekleştirdi.
Taşıma sırasında olası riskleri etkili bir şekilde azaltmak amacıyla, duman algılama ve basınç boşaltma gibi bir dizi güvenlik önlemiyle donatılmış yeni tip konteynerler kullanıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediye Başkanı Mustafa Erkut Ekinci, akıllı durak sisteminin, toplu taşıma araçlarının yoğun hizmet verdiği güzergahlara yerleştirileceğini belirtti.
Ekinci, “Akıllı duraklarımız için ilk adımı attık. Kabinler yerleştirildi. Akıllı durak sistemi ile vatandaşlarımız, LCD ekranından yayınlanan görsel ve sesli uyarılar ile durağa yaklaşmakta olan araçlar hakkında bilgi edinebilecek. Akıllı durak sistemi, kullanıldığı bütün araçların hızlarını, bulundukları hatları, gidecekleri durakları ve o duraklara varmak için geçecek süreyi bir merkezde gerçek zamanlı izlemekte ve yolcu bilgilendirme göstergeleri aracılığıyla yolculara sunmaktadır.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş, “Çalışma Yaşamında Şiddet ve Tacize Karşı Politika Belgesi”ni güncelledi. Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar, güncelleniş belgeyi sendikanın genel merkezinde düzenlenen törenle imzaladı. Törene, sendikanın Genel Sekreteri Ali Çeltek, Kadın Komisyonu üyeleri ve genel merkezde çalışan kadınlar katıldı.
Törende yaptığı konuşmada, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ile şiddet, taciz ve kadın cinayetlerinin önlenmesinin sendikanın başlıca hedefleri arasında olduğunu söyleyen Özkan Atar, “Kadınların toplumsal yaşamın her alanında, aile yaşamında ve çalışma yaşamı içerisinde eşitlik ve özgürlük temelinde hak ettikleri yeri alması, hak ettikleri yaşama kavuşması, hepimizin önünde duran en önemli görevlerden. Türkiye bu anlamda hiç kolay bir ülke değil. Eşitlik, özgürlük ve demokrasi mücadelesini her alanda kararlılıkla sürdürmemiz gerekiyor” dedi.
“Yol gösterecek, önümüzü açacak bir belge”
Kadın Komisyonu’ndan Naz Şakar ise belgeye ilişkin şunları söyledi:
“Şiddet ve taciz kadınları evde, sokakta, yolda, her yerde bulabiliyor. Maalesef iş yerlerinde de karşımıza çıkabiliyor. Şiddet ve tacize karşı kadınları koruyan yasalar etkin şekilde uygulanmıyor bu ülkede. ILO 190 gibi sözleşmeler onaylanmıyor, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılıyor. Bizim aslında şiddete ve tacize karşı güvencemiz, örgütlülüğümüz ve sendikamız. Bu sendika, kadınların şiddet ve tacize karşı güvencesi. Bu yüzden biliyoruz ki Çalışma Yaşamında Şiddet ve Tacize Karşı Politika Belgemiz, bize bu mücadelede yol gösterecek, önümüzü açacak bir belge. Bizler, çalışma yaşamının şiddetten, tacizden, mobbingden arındırılması için, ILO 190’ın onaylanması için sendikamızla beraber mücadele etmeye devam edeceğiz.”
“Sendikamızın bu politikayı hayata geçirerek fabrikalarda farkındalığı yaratıyor”
Kadın Komisyonu’ndan Gamze Fırat ise “Şiddet ve tacize karşı mücadelemizde hep yanımızda olan, önümüzü açan ve öncülük eden bir sendikamızın olması bizi güçlendiriyor. Örgütlüysek güçlüyüz. Sendikamızın bu politikayı hayata geçirerek fabrikalarda bu farkındalığı yaratıyor olması çok kıymetli. Teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı. İmza töreni, politika belgesinin imzalanmasının ardından hep bir ağızdan atılan “Kadın, yaşam, özgürlük” sloganıyla son buldu.
PolitikaSendikaGüncelHukukKadın
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Uygulamalı Sosyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aysel Günindi Ersöz, üniversitenin Psikoloji, İletişim, Türk Akademik Hukuk ve Sosyoloji topluluklarınca, Itri Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen konferansta yaptığı konuşmada, kadına ve çocuğa yönelik şiddetin genellikle çevresindeki tanıdık kişilerce gerçekleştirildiğini söyledi.
Silahlı çatışmalarda en çok kadın ve çocukların öldüğünü, tecavüzlere maruz kaldığını anlatan Ersöz, şunları kaydetti:
“Kadınlar gözden çıkarılıyor ama çocuklar ne olacak, onlar da mağdur. Şiddet, ailede öğrenilen ve silsile halinde giden bir şey. Şiddet gelecek nesillere sirayet ediyor. Sadece kadın değil kadın, çocuk, toplum ve toplumun geleceği de bu şiddetten etkileniyor. Şiddet ortamında büyüyen çocuklar şiddete eğilimli oluyor. Şiddet aileden, medyadan ya da başka araçlardan öğreniliyor, ilerleyen zamanlarda artık o sorun olarak algılanmıyor ve sıradanlaşıyor. Şiddet hiçbir zaman bir çözüm yolu değil.”
Konferansa, dekanlar, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı.
KonferansEğitimGüncelankaraŞiddetKadın
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediyeden yapılan açıklamaya göre, Sınırlı Sorumlu Bitlis Merkez Mahalleri-2 Tarımsal Kalkınma Tarım Kooperatifi üyeleri, hazırladıkları yöresel ürünlerin yanı sıra serada yetiştirdikleri ürünlerle kışlık yiyecekler yaptı. ???????
???????Belediye Başkanı Nesrullah Tanğlay, kadın emeğine dayalı projelerin hem yerel ekonomiye hem de kadın istihdamına önemli katkı sunduğunu belirtti.
Belediyenin bu projeyle kadınların iş gücüne katılımının artırmayı hedeflediklerini ifade eden Tanğlay, “Proje alanı 5 dönümlük bir araziye yayıldı ve şu anda 2 dönümünde üretim yapılıyor. Bu proje sayesinde kadınlarımız hem ekonomik özgürlüklerini kazanıyor hem de ürettikleri doğal ve lezzetli ürünleri Bitlis halkıyla buluşturuyor.” dedi.
Kooperatif Başkanı Nazlı Bölükbaşı ise kadınların organik tarım, yöresel yemek yapımı ile sebze ve meyve kurutmacılığı alanlarında 7 ay gibi kısa sürede önemli çalışmalara imza attığını söyledi.
Bölükbaşı, “Kadınlarımız burada sadece üretmiyor, aynı zamanda toplumsal dayanışmanın en güzel örneklerini sergiliyor. Belediyemizin sağladığı imkanlar sayesinde kadınlarımız üretkenliklerini ve dayanışma ruhunu ortaya koyuyor. Başkanımıza verdikleri destekten dolayı teşekkür ediyoruz.” diye konuştu.
Yerel YönetimEkonomibitlisGüncelKadınTarım
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CANSIZ BEDENLERİ YATAK ODASINDA BULUNDU
Olay, Polatlı ilçesi Zafer Mahallesi Gordion Caddesi Sivrikaya apartmanında bulunan Ali Osman Er ve eşi Medine Er’in yaşadığı dairede meydana geldi. Er çiftinden haber alamayan komşuları tarafından eve itfaiye ekipleri çağırıldı. Camı kırarak içeri giren itfaiye görevlileri çiftin yatak odasında cansız bedeni ile karşılaştı.
BALIK YEDİKTEN SONRA ZEHİRLENMİŞLER
Olay yerinde polis ekipleri tarafından yapılan ilk incelemede, çiftin dün akşam yemeğinde balık yedikten sonra yattıkları ve gıda zehirlenmesi yüzünden hayatını kaybettikleri belirlendi. Haymana Demirözü köyü nüfusuna kayıtlı olan çiftin cenazeleri, otopsi yapılmak üzere adli tıp kurumuna gönderildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

GüvenlikPolatlı3-sayfaSağlıkGüncelAnkara
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları devam ediyor. Bu sabah saatlerinde Lübnan’ın başkenti Beyrut’un güneyine yönelik saldırılar şiddetini arttırırken; ABD medyasına konuşan bir Hizbullah yetkilisi, İsrail’in bir aydan uzun süredir Beyrut’un merkezine düzenlediği hava saldırısında, Hizbullah’ın Ana Sözcüsü ve Medya Sorumlusu Muhammed Afifi’nin öldüğünü ileri sürdü. Hizbullah yetkilisine göre Afifi, Arap sosyalist Baas Partisi’nin Beyrut’un merkezindeki ofisine düzenlenen saldırıda öldürüldü.
ABD medyasında yer alan haberlere göre Afifi, özellikle İsrail’in eylül ayındaki askeri tırmanışından ve İsrail’in hava saldırısında öldürülen Hizbullah’ın uzun süreli lideri Hasan Nasrallah’ın suikastından sonra ön plana çıkmıştı.
İsrail savaş uçakları daha önce de Beyrut’un güney banliyölerini vurmuş; bunun üzerine İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), halkı bazı binaları boşaltmaları konusunda uyarmıştı. İsrail’in saldırıları, Lübnanlı yetkililerin ABD arabuluculuğunda bir ateşkes önerisini değerlendirdiği sırada gerçekleşti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’da hafif ticari aracıyla seyir halindeyken Kenan C.’yi (30) tabancayla başından vurup yaralayan Selami S. (27) ile yanındaki M.M.Ç. (22), M.E.Ç. (21) ve A.T. (22) yakalandı. Olay öncesi tarafların bir kafede buluşup borç meselesi nedeniyle tartıştıkları belirtildi.
Olay, 15 Kasım’da saat 21.00 sıralarında Yıldırım ilçesi Çınarönü Mahallesi Çınarönü Caddesi’nde meydana geldi. Çınarönü Mahallesi yönünde ilerleyen Kenan C. idaresindeki 16 BEE 013 plakalı hafif ticari araca yanına yaklaşan başka bir araçtan tabancayla ateş açıldı. Saldırıda başına mermi isabet eden Kenan C., ağır yaralandı. Yaralı, yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedaviye alınan Kenan C.’nin hayati tehlikesi sürerken, polis ekipleri 4 şüpheliyi gözaltına aldı.
Şüphelilerden Selami S. ve M.M.Ç. ile Kenan C.’nin arasında borç meselesi nedeniyle husumet olduğu, olaydan kısa süre önce de bir pastanede bir araya gelerek, tartıştıkları iddia edildi. Tartışmanın ardından pastaneden ayrılan ve aracına binerek uzaklaşan Kenan C.’yi, otomobille takip eden Selami S.’nin, tabancayla ateş açarak başından vurduğu, M.M.Ç.’nin de o sırada otomobilde olduğu tespit edildi. Kiralık olan otomobilin, şüphelilerden M.E.Ç.’nin üzerine kayıtlı olduğu, diğer şüpheli A.T.’nin ise olaydan bir süre sonra, Selami S. ve M.M.Ç.’yi olay yerine getirerek, video çektirdiği öğrenildi.
4 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bir düğün salonunda düzenlenen kongrede, saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.
Tek listeyle gidilen kongrede Abdullah Aydemir yeniden ilçe başkanı seçildi.
Programa, AK Parti BatmanMilletvekiliFerhat Nasıroğlu, AK Parti Batman İl Başkanı Hüseyin Şansi ve partililer katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AK Parti’nin Amasra 8. Olağan İlçe Kongresi’ne katıldı. Burada gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tunç, şunları söyledi:
“Hangi ırktan olursa olsun hepimiz biz Türk milletiyiz”
“Ülkemizi huzursuz eden her türlü şer şebekesi ile kararlı biçimde mücadele edeceğiz. Çetelerden temizlemeye, bu milletin güvenliğini, huzurunu bozmak isteyen her türlü şer şebekesi ile sonuna kadar mücadele edeceğiz. Terörün her türlüsü ile mücadele kararlıyız. 40 yıldan bu yana ülkemizi sıkıntıya sokan, binlerce şehit vermemize neden olan PKK terör örgütünü bitirinceye kadar bu mücadelemiz devam edecek ve elimizdeki her türlü imkanı kullanarak bunu başaracağız.
Bizi kimse birbirimizden ayıramaz. Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkezi… Hangi ırktan olursa olsun hepimiz biz Türk milletiyiz, kardeşiz, beraberiz. O nedenle aramıza nifak tohumları sokmak isteyenlere müsaade etmeyeceğiz. İç cephemizi güçlendireceğiz, daha güçlü olacağız ve güneyimizde bir terör devleti kurulmasına kesinlikle müsaade etmeyeceğiz. Türkler, Kürtler, Çerkezler, Lazlar. Hangi kökene sahip olurlarsa olsunlar hepimiz biz Türkiye’de yaşayan Türk milletinin fertleriyiz ve hepimiz kardeşiz. Dolayısıyla bu kardeşliğimizi hiçbir zaman bozdurmayacağız. İç cephemizi güçlendireceğiz ve birlik beraberlik içerisinde ülkemizi daha güçlü kılacağız. Dünyada hakkaniyeti, adaleti daha güçlü sağlayacağız inşallah.
Gezi Direnişi’ni hedef gösterdi: “Burada öldürülenler var, şehit edilen polisler var, taşlanan dükkanlar var, sokakları ateşe verenler var”
Bize ‘tünel lazım değil, betona yatırım’ diyorlardı. Öyle miymiş? Bunlar sadece Amasra tünelleri için değil ki. Bunlar İstanbul’daki köprülere de aynısını söylediler. Söylemediler mi? İstanbul Havalimanı, İstanbul Köprüsü yapılmasın diye o Marmaraylar, Avrasyalar yapılmasın diye Gezi olaylarına gerekçe gösterdikleri şeyler onlar değil miydi? İki ağaç bahaneydi. Bildiri okudular, o bildiride ne dediler? ‘Şunlar, şunlardan vazgeçilirse biz dükkanları taşlamayı, polise taş atmayı bırakırız’ dediler. Şimdi bazıları çıkmış ‘Gezi olayları masumdu, niye bunlar mahkum oldu’ diye soruyor. Tarafsız ve bağımsız yargı elbetteki maddi gerçek neyse ona göre karar veriyor. Kesinleşmiş bir hüküm var. ‘E batı böyle istiyor.’ Tamam da kardeşim Türk yargısı bağımsız ve tarafsız ve dosyadaki delillere göre ilk derecesi, istinafı, Yargıtay’ı karar vermiş. Burada öldürülenler var, şehit edilen polisler var, taşlanan dükkanlar var, sokakları ateşe verenler var. Bir hukuk devletinde şiddete yer var mı? Hukukta, adalette şiddete yer olur mu? Hukuk devletinin olduğu yerde dükkan taşlamak serbest mi? Polise taş atmak, basın araçlarını taşlamak, terörist elebaşlarının posterlerini o binalara asmak hukuk devletinde mümkün olabilir mi? Kendisine hukuk devletiyim diyen batı ülkeleri bunlara müsaade ediyor mu?
“Sırtını teröre yaslayanlara, sırtını PYD’ye PKK’ya yaslayanlara bu millet hiçbir zaman müsaade etmez”
Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Hukuk devletinde şiddete, teröre yer yoktur. Hukuk devletinde şiddet çağrısı, Türk Ceza Kanunu’na göre de evrensel hukuka göre de suçtur. Hukuk devleti, şiddet çağrısına eğer müsaade ederse orası hukuk devleti değildir. İşte Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hukuk devletinden uzaklaştığını söyleyenler ama bir taraftan da ‘biz sırt sırtayız’… Sırtını teröre yaslayanlara, sırtını PYD’ye PKK’ya yaslayanlara bu millet hiçbir zaman müsaade etmez. Bunu böyle bilelim. Bu ülkenin huzurunu bozdurmayacağız. Çocuklarımızın geleceği için, gençlerimizin geleceği için, Türkiye’yi huzurlu bir geleceğe kavuşturmak için Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Cumhur İttifakı ile beraber, milletimizle beraber gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(TBMM) – CHP DiyarbakırMilletvekili Sezgin Tanrıkulu, ” Hukuk, yasalarla yurttaşların başı derde girdiğinde vatadandaşın öngörüsü demektir. Yasa koyucu olarak bizim açımızdan bile öngörüden bahsetmek mümkün değil. Neden torba yasa yapıyorsunuz? Adı Noterlik yasası ama noterlikle ilgisi olmayan 12 yasa var. Bir parlamento bu kadar çok Anayasa’ya aykırı yasa yapabilir mi? Ondan sonra ya buradan ya da Anayasa Mahkemesi’nden geri dönüyor. Amacınız şu; Anayasa’ya aykırı bir kamu düzeni oluşturuyorsunuz. Anayasa Mahkemesi kararları geriye dönük yürümüyor. Yürümediği için de o arada oluşturduğunuz kamu düzeni yasallaşmış oluyor” dedi.
TBMM Genel Kurulu’nda Noterlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin birinci bölümü üzerindeki görüşmeler devam ediyor. CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, şunları söyledi:
” Türkiye’deki rejimin demokrasi olmadığını göstermek istiyorsunuz”
“Hukuk, yasalarla yurttaşların başı derde girdiğinde vatadandaşın öngörüsü demektir. Yasa koyucu olarak bizim açımızdan bile öngörüden bahsetmek mümkün değil. Neden torba yasa yapıyorsunuz? Adı Noterlik yasası ama noterlikle ilgisi olmayan 12 yasa var. Bir parlamento bu kadar çok Anayasa’ya aykırı yasa yapabilir mi? Ondan sonra ya buradan ya da Anayasa Mahkemesi’nden geri dönüyor. Burada yasama uzmanları var, biz varız ama Anayasa’ya aykırı yasa yapılıyor. Amacınız şu; Anayasa’ya aykırı bir kamu düzeni oluşturuyorsunuz. Anayasa Mahkemesi kararları geriye dönük yürümüyor. Yürümediği için de o arada oluşturduğunuz kamu düzeni yasallaşmış oluyor. Kanun Hükmünde Kararname ile bu kadar çok işlemin yapılmayacağını Cumhurbaşkanı’nın hukukçuları bilmiyor mu? Ama Anayasa’ya aykırı bir düzen oluşsun sonra Anayasa’ya aykırılık arkadan gelir. Böyle bir düzen olmaz. Hiçkimse Türkiye’ye demokratik demiyor. Yumuşak mı sert mi bir otokrasi arasında gidip geliyoruz. Etki Ajanlığı Yasası’na teorik olarak ihtiyacınız var mı? Bana göre yok. Torba ceza maddeleri var. Onlar sizin ihtiyacınızı zaten karşılıyor. Yargı düzeni bağımsız değil. İstediğiniz insanı istediğiniz biçimde bir soruşturma açıp, bir gizli tanık bulup içeri alabiliyorsunuz. Buna neden ihtiyaç duyuyorsunuz? Çünkü Türkiye’deki rejimin demokrasi olmadığını hem içeriye hem de dışarıya, aynı sınıfta yarıştığınız devletlere göstermek için. O devletler Rusya, Gürcistan, Kırgızistan, Macaristan. Artık biz demokrasi liginde değiliz. O nedenle kayyum yasasına ihtiyaç duyuyorsunuz. Ahmet Özer’in, Ahmet Türk’ün suçsuz olduğunu bilmiyor musunuz? Toplumsal barışımızın altına bu kayyum siyasetiyle, uyguladığınız dille en büyük dinamiti koyuyorsunuz. Böyle bir barış siyaseti, demokratik siyaset olmaz. Siyaseti bütün bu uygulamalarla zehirlediniz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANKARA) – ABD Başkanı seçilen Donald Trump, görevi 20 Ocak’ta devralacağı Joe Biden ile Beyaz Saray’da bir araya geldi. Trump’ı karşılayan Biden yaptığı açıklamada, Trump’a Ocak ayında sorunsuz bir iktidar devretme sözü verdi. Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karine Jean-Pierre, yaklaşık iki saat süren görüşmede, Trump ve Biden’ın ulusal güvenlik ve iç politika konularını ele aldığını açıkladı.
ABD’de 4 Kasım’da yapılan seçimlerde 47’inci Başkan seçilen Donald Trump, “Beyaz Saray’ı geri kazanmasından” bir hafta sonra Başkan Joe Biden ile görüşmek üzere Beyaz Saray’a geldi.
Trump’ı karşılayan Biden, basına yaptığı kısa açıklamada, “yumuşak bir iktidar geçişi” çağrısında bulundu.
Biden, “Söylediğimiz gibi, yumuşak bir geçiş geçirmeyi, ihtiyaç duyduğunuz her şeyi karşılamak için elimizden geleni yapmayı dört gözle bekliyoruz. Tekrar hoş geldiniz” dedi. Görevi 20 Ocak’ta devralacak olan Trump ise “Siyaset zordur ve pek çok durumda pek hoş bir dünya değildir, ancak bugün hoş bir dünya ve olabildiğince sorunsuz bir geçişi çok takdir ediyorum ve bunu çok takdir ediyorum” dedi.
Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karine Jean-Pierre, iki saat süren görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, Başkan Joe Biden’ın seçilmiş Başkan Donald Trump ile Oval Ofis’te yaptığı görüşmenin “önemli bir toplantı – görüş alışverişi” olduğunu söyledi.
Jean-Pierre, “Toplantıda ulusun ve dünyanın karşı karşıya olduğu önemli ulusal güvenlik ve iç politika konuları ele alındı. Başkan Biden ayrıca Kongre’nin halefinin seçildiği ancak görev süresinin başlamasından önceki dönemi için yapılacaklar listesinde yer alan, hükümetin finanse edilmesi ve Başkan’ın talep ettiği afet ek fonunun sağlanması gibi önemli konuları da gündeme getirdi” ifadelerini kullandı.
Jean-Pierre, Biden’ın, seçimden bir gün sonra seçilmiş Başkana ve geçen hafta Rose Garden’da Amerikan halkına yönelik yaptığı “Düzenli bir geçiş ve barışçıl bir iktidar geçişi sağlayacağız” ifadelerini yinelediğini belirtti.
Joe Biden’ın Donald Trump ile görüşmesine, Biden’ın özel kalem müdürü Jeff Zients’in yanı sıra seçilmiş başkan Trump’ın kısa süre önce Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü olarak görev yapacağını açıkladığı Susie Wiles da katıldı. Trump’ın kampanyasını yöneten Wiles, bu görevi üstlenen ilk kadın olacak.
Joe Biden’ın eşi Jill Biden da Trump’ı karşılama töreninde Biden’a eşlik etti.
Beyaz Saray, Jill Biden’ın Trump’a eşi Melania Trump için el yazısıyla yazılmış bir tebrik mektubu verdiğini ve “ekibinin geçiş sürecine yardımcı olmaya hazır olduğunu ifade ettiğini” bildirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TARIM ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, fotokapan ile görüntülenen Anadolu Parsının görüntülerini sosyal medya hesabından paylaştı.
Bakan Yumaklı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, “Tüm ihtişamıyla, bugüne kadar kaydedilen en net görüntülerinden biriyle ormanlarımızın gizli kahramanı Anadolu Parsı. Tüm imkanlarımızla bu kıymetli hazinemizi korumaya devam edeceğiz” dedi. Bakan Yumaklı paylaşımında Anadolu Parsı’nın görüntülerine de yer verdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Lübnanlı yetkililerden alınan bilgiye göre, Beyrut’taki Camille Chamoun Sports City Stadium’un, yerinden edilenlerin yerleştirileceği bir merkez haline getirilmesi için inşa ve donatım çalışmalarına başlandı.
Onlarca işçi, söz konusu spor tesisinde oda inşası ve su tesisatı kurulumuna yönelik çalışmalarını sürdürüyor.
Beyrut Belediyesi ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliğiyle inşa edilecek merkeze, İsrail saldırılarında evleri yıkılan veya evlerinden ayrılmak zorunda kalan aileler yerleştirilecek.
Merkeze, yerinden edilenler ve Beyrut’taki okullarda veya özel mekanlarda kalanlar kabul edilecek.
Yerel kaynaklara göre, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları nedeniyle bugüne kadar 1 milyon 200 binden fazla insan yerinden edildi. Bu da Lübnan nüfusunun yüzde 20’sinden fazlasını oluşturuyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vietnam’ın başkenti Hanoi’de bu yıl yedincisi düzenlenen “Hanoi Uluslararası Film Festivali”nin geliştirme bölümünde yarışan film, “Jüri Özel Ödülü”ne layık görüldü.
Festivalin geliştirme bölümünde Bangladeş, Malezya, Hindistan, Türkiye, Arjantin ve Vietnam’dan 8 proje yarıştı.
Bir hafta süren festivalde iki gün konuk olarak ağırlanan yönetmen Soysal, “Rahma” projesini tanıtmanın yanı sıra Türk sineması hakkında da Vietnamlı sinemaseverlere bilgi aktardı.
Soysal, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, çekimlerine hazırlandığı “Rahma” filminin ödüle değer görülmesinden mutluluk duyduğunu ifade ederek, “Vietnam’da düzenlenen festivalde bulunmak benim için farklı bir deneyimdi. Festivallerin en güzel tarafı farklı coğrafyalardan insanlarla bir araya gelmek, onları sinema penceresinden tanıyabilmek. İki günlük konukluğum sırasında bölgenin sineması hakkında yakından fikir edinme fırsatım da oldu. Hanoi Uluslararası Film Festivali’nin değerli jürisine projemi ödüle layık gördükleri için teşekkür ediyorum. Festival yönetimine ve ekibini de başarılı organizasyonları için kutluyorum.” dedi.
Proje, 2023’te TRT 12 Punto Senaryo Geliştirme Platformu’ndan “Ön Alım”, geçen ay Çanakkale’de ilki düzenlenen Troya Proje Geliştirme Platformu’ndan ise “En İyi Proje” ödüllerini kazanmıştı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü tarafından da desteklenen “Rahma”, yurt dışında da BulgaristanKültür Bakanlığı Film Fonu’ndan ortak yapım desteği aldı.
Konusunda “Anne sadece doğuran kişi midir, yoksa daha çok bağ kuran mıdır?” sorusunun cevabını arayacak olan film için ayrıca Balkon Film Yapım ve Ars Digital Yapım ortaklığında Avrupa’nın büyük fonu olan Euroimage’a da başvuru için hazırlanılıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’nin Gebze ilçesinde, Kuzey Marmara Otoyolu’nda TIR ile çarpışan kamyonun sürücüsü yaralandı. Ulaşımİstanbul istikametinde tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken, araçların kaldırılması için çalışmalar sürüyor.
Kaza, saat 18.00 sıralarında Kuzey Marmara Otoyolu’nun Gebze Kadıllı mevkisinde meydana geldi. İstanbul yönüne giden A.A. idaresindeki 34 GDV 49 plakalı marul yüklü kamyon ile Ö.E. yönetimindeki 41 VM 019 plakalı sabun yüklü TIR çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle kamyon sürücüsü yaralandı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi. Yaralanan sürücü sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalesinin ardından ambulans ile DarıcaFarabiEğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
Kazada kamyonda ve TIR’da bulunan malzemeler yola saçıldı. Kaza nedeniyle İstanbul istikametinde ulaşım tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken uzun araç kuyruğu da oluştu. Ekiplerin dökülen malzemelerin ve kazaya karışan araçların yoldan kaldırılması için başlattığı çalışma devam ediyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ahmet Çakır (27) idaresindeki 09 AOJ 352 plakalı motosiklet, Yavuzköy Mahallesi’ndeki yolda karşı yönden gelen Gültekin Giray (47) yönetimindeki plakasız motosikletle çarpıştı.
İhbar üzerine kaza yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekiplerince yapılan kontrollerde Giray’ın yaşamını yitirdiği belirlendi. Kazada Çakır ise yaralandı.
Ambulansla Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırılan Çakır’ın hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Otoyolda İstanbul yönüne giden A.A. idaresindeki 34 GDV 49 plakalı marul yüklü kamyon, Ö.E’nin kullandığı 41 VM 019 plakalı sabun yüklü tır ile çarpıştı.
Kazada, kamyon sürücüsü A.A. yaralandı.
İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Ambulansa Darıca FarabiEğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan sürücü A.A’nın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Kaza nedeniyle otoyolun İstanbul istikametinde ulaşım tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken, uzun araç kuyruğu oluştu.
Kazaya karışan araçların kaldırılması için çalışmalar devam ediyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, TAKE Projesi kapsamında Akçadağ, Arapgir, Arguvan, Battalgazi, Darende, Doğanşehir, Doğanyol, Hekimhan, Kale, Kuluncak, Pütürge, Yazıhan ve Yeşilyurt ilçelerinde 2 bin 78 üretici desteklendi.
Çiftçilere 118 kilo 300 gram nohut, 8 kilo 300 gram kuru fasulye, 400 bin kilogram arpa ve 421 kilo 900 gram buğday olmak üzere toplam 948 kilo 500 gram tohum, 906 bin 144 adet sebze fidesi dağıtıldı.
Desteklerle 49 bin 755 dekar arazi tarıma kazandırıldı.
Tarım ve Orman Bakanlığı, 14 milyon 528 bin 782 lira proje desteği, üreticilere ise 7 milyon 176 bin 261 lira katkı sundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mehmet Akdeniz (68) idaresindeki 09 H 2207 plakalı traktör, Esençay Mahallesi’nde devrildi.
İhbar üzerine kaza yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekipleri, traktörün altında kalan Akdeniz’in yaşamını yitirdiğini belirledi.
Akdeniz’in cenazesi, incelemenin ardından Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi morguna kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karaağaç Mahallesi İkinci Kerte Sokak’ta İ.E.E.G. (29) yönetimindeki 64 AEB 814 plakalı panelvan, 4 yaşındaki Yasemin Gülcan’a çarptı.
Ağır yaralanan Gülcan, yakınları tarafından Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürüldü.
Gülcan, buradaki müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
Olayın ardından hastaneye giden sürücü, polis ekiplerince gözaltına alındı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’nin İzmit ilçesinde geçen yıl 9 Ocak’ta sağlık teknisyeni kuzeni Hürrem Doğan’ı (31) tabancayla vurarak öldüren sağlık personeli İrfan Özbay (52), yargılandığı Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 1 yıl hapis ve 30 gün adli para cezasına çarptırıldı.
Olay, 9 Ocak 2023’te İzmit’in Ayazma Mahallesi 17 Ağustos Bulvarı’ndaki bir sitenin bahçesinde meydana geldi. Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Radyoloji Bölümü’nde görevli sağlık teknisyeni Hürrem Doğan, oturduğu binadan çıkıp, otomobiline yaklaştığı sırada silahlı saldırıya uğradı. Tabancadan çıkan mermilerden 10’u, Doğan’ın vücuduna isabet etti. Çağrılan ambulansla hastaneye kaldırılan Doğan, hayatını kaybetti. Saldırganın yakalanması için çalışma başlatan polis, Hürrem Doğan’ın kuzeni sağlık personeli İrfan Özbay olduğunu tespit etti. Gözaltına alınan Özbay, çıkarıldığı mahkemece ‘Tasarlayarak kasten ateşli silahla öldürme’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan Özbay’ın evinde yapılan aramada Hürrem Doğan’ın ev adresinin yazılı olduğu kağıt da bulunduğu öğrenildi.
İLK DURUŞMADA HUSUMETİN SEBEBİNİ ANLATMIŞTI
Kocaeli 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında tutuklu sanık İrfan Özbay, dini nikahla birlikte yaşadığı kadının, kendisini Hürrem Doğan’ın babasıyla aldattığını ve bu yüzden aralarında husumet olduğunu iddia etmişti. Bir önceki duruşmada ise cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanığın ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etmişti.
MAHKEME, KARARINI VERDİ
Davanın karar duruşması bugün görüldü. Duruşmada Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla dinlenen tutuklu sanık Özbay, olayı tasarlayarak gerçekleştirmediğini söyleyerek tahliyesini istedi. Mağdur ailenin avukatı ise sanığın cezalandırılmasını talep etti.
Mahkeme, Özbay’ın ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 1 yıl hapis ve 30 gün adli para cezasına çarptırılmasına hükmetti.
Haber: Nazım Özgün ERBULAN/İZMİT(Kocaeli),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Başkan Faruk Özlü’nün üzerinde önemle durduğu projelerinden biri olan Kent Estetiği Projesi Cedidiye Cami ve meydanı etabında çalışmalar tamamlandı. 5 bin 450 metrekare alan üzerinde yapılan çalışmada ilk olarak atıl vaziyette bulunan işyerlerinin hak sahipleri ile görüşülerek anlaşma sağlandı. Burada yapılan düzenleme ile Cedidiye Cami mimarisine uygun olarak yatay mimaride 20 yeni işyeri inşa edildi. Aynı zamanda Düzceli İş Adamı Burhan Özdemir’in gönüllü ve hayırsever tutumu ile 70’li yıllarda inşa edilen Cedidiye Cami bugüne kadarki en detaylı yenileme çalışmasına ev sahibi oldu. Cedidiye Kent Meydanı 1. Etap Projesiyle Cedidiye Cami’nin 12 Kasım Depremi’nde yıkılarak daha sonra sac malzemeden yapılan minareleri kaldırılarak EdirneSelimiye Cami’nin minarelerinin tarzında iki minarenin yapımı tamamlandı. Ayrıca cami taş kaplaması kumlama tekniği ile temizlendi. Kubbelerinde temizlik yapılarak mermer, aydınlatma, iklimlendirme, doğu ve batı girişleri yeniden düzenlendi.
Yenilenen Cedidiye Cami alanında gerçekleştirilen törene Vali Selçuk Aslan, Başkan Faruk Özlü, Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, ilçe ve belde belediye başkanların yanı sıra STK temsilcileri, belediye başkan yardımcıları ve çok sayıda vatandaş katıldı.
“Bu vizyonu hayata geçirenlere teşekkür ediyorum”
Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan törende konuşan Vali Aslan, 12 Kasım Düzce depreminde yaşanan kayıplar ve yıkılan bina istatistiklerini kısaca paylaşarak, devletin desteği ile bugünkü Düzce’nin yeniden inşa edildiğini dile getirdi. Aslan, Cedidiye Meydan Projesi vizyonunu hayata geçiren Faruk Özlü başta olmak üzere emeği geçenlere ve hayırsever iş insanı Burhan Özdemir’e teşekkür etti.
“İkinci etaba da en kısa sürede başlayacağız”
Başkan Faruk Özlü, bundan 5 yıl önce belediye başkanı seçildiğinde makam odasından meydana baktığını dile getirerek, “Hatırlayın, bu binaların olduğu yerde gece kondu gibi yapılar vardı. Bir tarafta da klasik tarzda bir cami vardı. Caminin minareleri de tenekeden. İçinde olduğumuz bina modern mimaride bir bina. Büyük bir çelişki. Bütün bu binalar son 50-60 yılda yapılmış. Ardından çalışmalara başladık ve cami-meydan-çarşı konseptinde, cami mimarisine uygun bir proje hazırladık. Burada bulunan 20 dükkan özel mülkiyet sahiplerine ait dükkanlardır. Burhan Özdemir ile görüşürken cami minareleri konusunu konuştuk. Hiç ikiletmedi projelere baktık. Bir kardeşimiz de ‘Ben inşasını yaparım’ dedi. Bu eser bu şekilde ortaya çıktı. Bu projenin birinci etabı. Sıra ikinci etapta. Ona da baharda başlayacağız ve uzun sürmeyecek, kısa sürede bitireceğiz. Hepimiz sizin Düzce’nin İzzet Baysal’ı olmanızı temenni ediyoruz. Allah sizden razı olsun. Bugün 12 Kasım olalı çeyrek asır oldu. Birinci önceliğimiz depremlere ve doğal afetlere hazırlık olmalı. Bu vesile ile 12 Kasım depreminde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Allah bize bir daha deprem acısı yaşatmasın” dedi.
“Bu hayır değerli büyüğüm Faruk Özlü sayesinde nasip oldu”
Cami minareleri ve tadilatının yapılmasına büyük destek veren hayırsever iş insanı Burhan Özdemir ise yaptığı konuşmada, “12 Kasım 1999 depreminde hayatını kaybeden hemşehrilerimize yüce Allah’tan rahmet niyaz ediyorum ve Rabbimin tekrardan böyle büyük bir acı bize yaşatmaması için dua ediyorum. Bugün hayırlı bir iş için bir araya gelmiş bulunmaktayız. Cedidiye Cami minarelerini yapar mısın dendiğinde ben bunu bir onur olarak kabul ettim. Çünkü bazı hayırlar vardır ki siz ne yaparsanız yapın size nasip olmadıktan sonra olmaz. Cedidiye Cami’nde hamdolsun böyle bir hayrı işlemek de bize nasip oldu. Sayın Bakanım da buna vesile oldular” dedi.
Minarenin yapımı noktasında işe başladıklarını bu arada caminin birçok eksiğini de olabildiğince, gücü yettiğince gidermeye çalıştıklarını dile getiren Özdemir, Cedidiye Cami’nin yapımında geçmişten bugüne emeği geçenlere teşekkürlerini dile getirdi.
Başkan Faruk Özlü’nün Burhan Özdemir’e teşekkür plaketi takdimi ve Konuralp Pilavı ikramının ardından program sona erdi. – DÜZCE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Emir A’nın (22) kullandığı 42 ABE 809 plakalı tır, Çay- Bolvadin kara yolu Kavakdibi mevkisinde babası Mahmut A’nın (54) idaresindeki 42 AFF 720 plakalı tıra arkadan çarptı.
Kazada ağır yaralanan Emir A, araç içerisinde sıkıştı.
İhbar üzerine kaza yerine sağlık, polis, jandarma ve AFAD ekipleri sevk edildi.
Ekiplerin müdahalesiyle tırdan çıkarılan Emir A, kaldırıldığı Bolvadin Devlet Hastanesi’nde müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Xtopia Immersive Journey” programı kapsamında açılan sergi, doğa ve teknoloji arasındaki bağlantıları keşfetmeyi ve izleyicilere yenilikçi deneyimler sunmayı hedefliyor.
Yapay zeka yazılımlarıyla insan ile makine ilişkisini ele alan serginin küratörü ve Xtopia World’ün kurucusu Lalin Akalan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sergide, sanatçının 360 derece mekana entegre olmuş bir görüntüsüyle ziyaretçilere seslendiği bir bölümün yer aldığını söyledi.
Akalan, “Bir sanat eseri içinde zamanda koro performansı var. Koro performansından sonra sanatçının ahtapotlardan esinlendiği ve ahtapotların zekasını yapay zekayla birleştirdiği bir manifestosu var. Bu, doğanın insanlığa bir çağrısı ve insanlığa bir geri dönüş manifestosudur.” dedi.
Sergideki eserlerin birbiriyle bağlantılı olduğuna dikkati çeken Akalan, şunları ifade etti:
“Memo Akten, 20 yıldır yapay zekayla çalıştığı için aslında buradaki eserler de yapay zekanın son 15 senedeki gelişimini kapsıyor. Bir tanesi evrenimizin derin tarihiyle alakalı. Evrenin toz ve gaz bulutu halinden bugüne kadar gelen serüvenini anlatıyor. Hızlı bir şekilde bize kim olduğumuzu hatırlatıyor. Biraz daha meditatif bir eser. Sergiye ayrıca koro, yoga, sesle şifa etkinliği gibi şeyler de eşlik edecek.”
Lalin Akalan, sergide ayrıca hareket, dans ve teknolojiyi birleştiren bir eser olduğunu dile getirerek, “Bir dansçının bir anda balığa, farklı doğa elementlerine dönüştüğü ve aramızda aslında ne kadar bağlı olduğumuzu anlatan, ekoloji odaklı bir deneyim. Deneyimler aslında kendimizle ve kendi insanlığımızla bağ kurmamıza alan açıyor. O yüzden bir tür farkındalık. İzleyicilerin buradan ‘geleceğimizi özenle tasarlayabileceğimiz umuduyla’ ayrılmalarını istiyoruz.” diye konuştu.
Üçlemenin ilki olarak açılan “Dağıtılmış Bilinç” sergisinden sonra “Somutlaştırılmış Simülasyon” ve “Derin Meditasyonlar” sergileri açılacak. Program süresince ayrıca atölyeler, performanslar, söyleşiler yapılacak.
Sergi, 15 Aralık’a kadar ziyaret edilebilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRKİYE Cumhuriyeti’nin kurucusu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 86’ncı yıl dönümünde saat 09.05’te 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde hayat durdu.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 86’ncı yıl dönümünde, saatler 09.05’i gösterdiğinde hayat durdu. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü Anadolu Yakası’ndan Avrupa Yakası’na geçiş yönünde polis ekipleri tarafından trafik durduruldu. Saat 09.05’i gösterdiğinde köprü girişinde sürücüler araçlarından indi. Vatandaşlar ve polis ekipleri 15 Temmuz Şehitler Köprüsü girişinde saygı duruşunda bulundu. Saygı duruşu havadan da görüntülendi.
‘GÜZEL BİR ANIYDI’
Ailesiyle köprüden geçtiği sırada saygı duruşunda duran Erdem Işık, “Kızımızda saygı duruşunda bulundu. İlk 10 Kasım’ı olsun dedik. Atamızı andık. Aracımızdan indik. Güzel bir anıydı. O da öğrenecek. Atasını anacak” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bafra İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler, işlek cadde ve sokaklarda gece asayiş ve trafik uygulama faaliyeti gerçekleştirdi.
Ekipler, asayiş yönünden 161 kişinin Genel Bilgi Toplama (GBT) sisteminden sorgusuna bakıldı, yapılan sorguda bir yoklama kaçağı yakalanıp, 7 açık iş yeri kontrol edildi.
Trafik yönünden yapılan kontrollerde, alkollü araç kullanan bir sürücüye 6 bin 439 idari para cezası verilerek ehliyetine 6 ay el konuldu. Bir araç sürücüsüne ise yüksek sesle müzik yaptığı gerekçesiyle 690 lira idari para cezası kesildi.
Uygulamaların yıl boyunca devam edeceği öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhuriyet Meydanı’ndaki törende, Antalya Valisi Hulusi Şahin, Garnizon Komutanı TuğgeneralHasan Basri Erkuzu ve Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Atatürk Anıtı’na çelenk sundu.
Saat 09.05’te sirenlerin çalmasıyla meydandaki protokol üyeleri ve vatandaşlar, saygı duruşunda bulundu.
Tören, İsmail Baha Sürelsan Konservatuarı Türk Sanat Müziği İcra Heyetince Antalya Kültür Merkezi’nde düzenlenen”Hasret” isimli konser ile sona erdi.
Muğla
Muğla’nın Menteşe ilçesinde, Cumhuriyet Meydanı’ndaki törende, Vali İdris Akbıyık, Garnizon Komutanı Tümgeneral Mehmet Baybars Küçükatay ve Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Atatürk Anıtı’na çelenk koydu.
Saat 09.05’te sirenlerin çalmasıyla meydandaki protokol üyeleri ve vatandaşlar, saygı duruşunda bulundu, ardından İstiklal Marşı’nı okudu.
Bazı vatandaşlar da evlerinin balkonuna çıkarak saygı duruşuna katıldı.
Anma töreni, Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi’ndeki etkinliklerle devam etti.
Burdur
Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan, Garnizon Komutanı İlhan Gökoğlan, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’na çelenk sundu.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından anma programı, Burdur Mehmet Akif Ersoy ÜniversitesiKonferans ve Sergi Salonu’nda devam etti.
Programda, Atatürk temalı şiir ve kompozisyon yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi.
Isparta
Isparta’da 15 TemmuzDemokrasi Meydanı’ndeki anma töreninde, Vali Abdullah Erin, Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral Ahmet Aşık, Atatürk Anıtı’na çelen bıraktı.
Saat 09.05’te sirenlerin çalmasıyla meydandaki protokol üyeleri ve vatandaşlar, saygı duruşunda bulundu, İstiklal Marşı’nı okuldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, ölümünün 86’nci yıldönümünde Taksim Cumhuriyet Anıtı’nda düzenlenen törenle anıldı. İstanbul Valiliği tarafından düzenlenen törene, İstanbul Valisi Davut Gül, 1’inci Ordu ve İstanbul Garnizon Komutanı OrgeneralMetin Tokel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul Emniyet Müdürü Zafer Aktaş, siyasi parti temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları üyeleri katıldı. Saat 08.50’de başlayan törende, İstanbul Valisi Ali Davut Gül, 1. Ordu ve İstanbul Garnizon Komutanı Orgeneral Metin Tokel ile İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu sırasıyla Cumhuriyet Anıtı’na çelenk sunarak saygı duruşunda bulundu. Protokol çelenklerinin konulmasının ardından baro, siyasi parti ve çeşitli sivil toplum kuruluşları temsilcileri de sırayla anıta çelenk koydu. Tören, Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve tüm şehitler için saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı okunmasının ardından sona erdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇORUM’da, Atatürk’ün vefatının 86’ncı yıl dönümünde yerden 80 metre yüksekte çalışan kule vinç operatörü Mustafa Ağır (50), saatler 09.05’i gösterdiğinde işini bırakıp saygı duruşunda bulundu.
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının 86’ncı yıl dönümünde Çorum’da anma programı düzenlendi. Kent protokolünün Atatürk Anıtı önünde düzenlediği anma etkinliğinin yanı sıra saatler 09.05’i gösterdiğinde çalan sirenler, kentin birçok noktasından duyuldu.
Bahçelievler Mahallesi’nde yapımı devam eden Devlet Hastanesi inşaatında görev yapan kule vinç operatör Mustafa Ağır, 80 metre yükseklikte çalıştığı sırada, siren seslerini duyunca işi bırakıp kabinden çıkarak, saygı duruşuna geçti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TDV Espiye Kadın Kolları Başkanı Bahar Küçükaydın ve beraberindeki yönetim kurulu üyeleri, Turgut ve Cansever Sarıkaya çiftine ziyarette bulundu.
Bahar Küçükaydın, “Ali Rıza”, “Akif” ve “Asel” adlı bebeklere çeşitli hediyeler verdi.
Sarıkaya ailesinin her zaman yanında olacaklarını belirten Küçükaydın, “Çocuklarımızın bahtı açık olsun. Allah analı babalı büyütsün, ömürleri uzun olsun.” dedi.
Anne Cansever Sarıkaya ise ziyaretleri dolayısıyla misafirlerine teşekkür etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fenerbahçe, UEFA Avrupa Ligi’nin 4. haftasında Hollanda ekibi AZ Alkmaar’a konuk oldu. Sarı-lacivertliler, ilk yarıyı golsüz eşitlikle geçilen maçı 3-1 kaybetti. Fenerbahçe’nin tek golü Youssef En-Nesyri’den geldi. Faslı forvet 62. dakikada bir de penaltı atışından yararlanamadı.
Avrupa Ligi’nin ilk maçında Union Saint- Gilloise’yi 2-1 mağlup ederek 3 puan alan Fenerbahçe, sonrasında Twente ve Manchester United takımları ile aynı skorla (1-1) berabere kaldı. Kanarya, bugün aldığı mağlubiyetle 5 puanda kaldı. AZ Alkmaar ise organizasyondaki 2. galibiyetini elde etti ve 6 puana yükseldi.
Fenerbahçe, Avrupa Ligi’nin 5. haftasında 28 Kasım Perşembe günü Çekya ekibi Slavia Prag’a konuk olacak.
3’lü orta sahadan 3’lü forvete
Teknik Direktör Jose Mourinho cezası nedeniyle müsabakayı tribünden takip etti. Fenerbahçe, Hollanda ekibine karşı üçlü orta saha ile başladı. Sofyan Amrabat, İsmail Yüksek ve Fred aynı anda 11’de yer alırken, Szymanski maça yedek başladı. Kaptan Edin Dzeko tek forvet başlarken, 58. dakikada Youssef En-Nesyri’nin oyuna girmesiyle sarı-lacivertliler çift forvete döndü. Ev sahibi ekibin 2. golü bulmasıyla teknik heyet, Cenk Tosun’u oyuna sürdü ve takım son 10 dakikada 3 forvetle oynadı.
Becao cezalı duruma düştü
Mücadeleye 11’de başlayan Brezilyalı stoper Rodrigo Becao, 63. dakikada rakibine yaptığı müdahale sonrası sarı kart gördü. Bu sezon 3. kartını gören Becao, cezalı duruma düştü. 28 yaşındaki futbolcu Slavia Prag ile oynanacak karşılaşmada forma giyemeyecek. Becao, AZ Alkmaar’a karşı 79. dakikada yerini Mert Hakan Yandaş’a bıraktı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, ” Mardin, Batman ve Halfeti Belediye Başkanlıklarına Başkan vekilleri görevlendirilmesiyle ilgili olarak; Siirt Milletvekili ve DEM Partisi Eş Genel Başkanı Tuncer BAKIRHAN’ın 04.11.2024 tarihinde yapmış olduğu konuşma ve DEM Parti Mardin İl Başkanı Mehmet Mihdi TUNÇ’un 04.11.2024 tarihinde yapmış olduğu açıklama nedeniyle haklarında yasal işlem başlatılmıştır” ifadeleri yer aldı.
NE DEMİŞTİ?
Tuncer Bakırhan, Mardin’de yaptığı konuşmada “Çok iyi bilsinler ki Seyit Rıza ne yaptıysa, Şeyh Sait ne yaptıysa, Mazlumlar, Denizler, Sakineler ne yaptıysa Kürt halkı da onların yaptığını yapacaktır” demişti.
DEM PARTİ’DEN AÇIKLAMA
DEM Parti de Bakırhan’ın bu sözler sonrası hedef alınmasına ilişkin açıklama yapmıştı. Açıklamada, Bakırhan’ın kayyum meselesine ilişkin yaptığı konuşmada Şeyh Said ve Seyid Rıza’ya değinen sözlerinin çarpıtıldığı belirtilerek şu ifadeler yer almıştı: “Konuşmada tarihsel bir hafızaya işaret edilmekte, Kürt sorununa ilişkin çözümsüzlük üreten yöntemler eleştirilmektedir. Belediyelerimize bir yandan kayyım darbesi yapılırken, diğer yandan organize bir siyasi lince maruz kalıyoruz.”
Olgun KızıltepeHaberler.com – GüncelTuncer BakırhanSeyit RızaDEM PartiGüncelSözlerMardin
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BELGELERİN YENİLENMESİ GEREKİYOR
Çipli Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı (TCKK) uygulamasına 14 Mart 2016 tarihi itibariyle Kırıkkale ilinde ve akabinde Adıyaman, Aksaray, Artvin, Burdur, Erzincan, Erzurum, Kırıkkale, Rize, Trabzon, Uşak ve Yalova olmak üzere 10 ilde, 02.01.2017 tarihi itibariyle de ülke genelinde yaygınlaştırma çalışmalarına başlandı.
O tarihten bu yana ülke genelinde eski ve yeni kimlikler kullanılabiliyordu. Nüfus cüzdanını çipli hale getirmek için ilk etapta 2023 yılına kadar süre tanınsa da daha sonra bu kısıtlama kaldırıldı.
ESKİ BELGELER ARTIK GEÇERSİZ OLACAK
2025 yılı başından itibaren tapuda yapılacak tüm işlemler için de eski nüfus cüzdanları yerine Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartlarının kullanılması zorunlu olacak. Bu sebeple Tapu Müdürlükleri’nde işlem yapacakların kimliklerini değiştirmeleri, gerekecek. Aksi halde eski kimliklerle hiçbir işlem yapılamayacak.
GEÇERLİLİK SÜRESİNE DİKKAT
Yeni çipli kimlik kartının kullanım süresi 10 yıl. Sürenin ne zaman dolacağı da kimliğin üzerinde yazıyor. Geçerlilik süresinin bitiminde, kart sahibinin tekrar başvuru yaparak kartını yenilemesi gerekiyor. Tapuda yeni yılda eski kimlikle işlem yapılamayacak

GüncelHukukEmlakYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
4 SANIK DURUŞMA SALONUNDA HAZIR BULUNDU
Tutuklu bulundukları cezaevlerinden getirilen Nevzat Bahtiyar, amca Salim Güran, ağabey Enes Güran ve anne Yüksel Güran, duruşma salonunda hazır bulundu. Mahkemeye Güran ailesi ile yakınları, Yüksel ve Enes Güran’ın 8 avukatı, Salim Güran ve Nevzat Bahtiyar’ın da 1’er avukatı ile baba Arif Güran, Diyarbakır Barosu’ndan 30 avukat ve Diyarbakır Baro Başkanı Avukat Abdülkadir Güleç ile önceki başkan Avukat Nahit Eren, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilleri, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, AK Parti Milletvekili Suna Kepolu Ataman, CHP milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, Asu Kaya, Türkan Elçi, DEM Parti milletvekilleri Adalet Kaya, Meral Danış Beştaş, Ceylan Akça Cupolo da katıldı.

26 TANIK DİNLENECEK
Duruşmada Salim Güran solda önde, arkasında sırayla da Yüksel Güran ve Enes Güran oturdu. Nevzat Bahtiyar ise salonun sağ taraftaki kendisi için ayrılan yere oturdu. Duruşmada 6’sı tutuklu 26 tanık dinlenecek.

ADLİYE KORİDORLARINDA GERGİNLİK
Dava öncesinde adliye koridorlarında ise gergin anlar yaşandı. Duruşma salonlarının bulunduğu noktanın polis barikatıyla kapatılması nedeniyle salona giremeyen avukat, gazeteci ve STK’lar mahkeme başkanı ile tartışırken, koridorlarda yaşanan gerginlik cep telefonu kamerasıyla saniye saniye kaydedildi.

Narin GüranDiyarbakır3-sayfaMahkemeGüncelHukukYaşamPolis
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Alibeyköy, Kazandere ve Papuçdere barajlarındaki doluluk oranı yüzde 10’un altına geriledi. Yüzde 8,56 ile dip seviyeyi gören Kazandere’nin kuruyan bölümlerinde hayvanlar otluyor. Yüzde 50 doluluk oranının üzerindeki tek baraj ise Elmalı Barajı oldu. Elmalı Barajında doluluk oranı yüzde 51,93 olarak ölçüldü.
ALİBEYKÖY BARAJI SON 10 YILIN EN DÜŞÜK SEVİYESİNDE
Alibeyköy Barajı’nda 2024 yılının Ocak ayında yüzde 76,6 olarak ölçülen doluluk oranı bugün itibarıyla yüzde 6,07 olarak ölçüldü. Baraj gölünün büyük bölümü kururken, eskiden suyla dolu alanlarda büyükbaş hayvanların otladığı görüldü. Suyun çekilmesiyle tarihi su kemerleri de ortaya çıktı. Alibeyköy Barajı’nda ölçülen doluluk oranı son 10 yılın en düşük seviyesi olarak kayıtlara geçti.
SON 10 YILIN EN AZ YAĞIŞI
İSKİ verilerine göre bu yıl barajların aldığı yağış miktarı da geçen yılların oldukça gerisinde kaldı. 2023 yılında metrekareye 852 kilogram yağış düşen İstanbul barajlarında bu yıl, metrekareye sadece 480 kilogram yağış düştü. Bu rakamın son 10 yılın en düşük yağış miktarı olduğu belirtildi. İstanbul barajlarına 2021 yılında metrekareye 901,3 kilogram yağış düşmüştü.
DOLULUK ORANI EN YÜKSEK ELMALI, EN DÜŞÜK ALİBEYKÖY
İstanbul barajlarında en yüksek doluluk oranı yüzde 51,93 ile Elmalı Barajı’nda ölçülürken, en az doluluk oranı ise yüzde 6,07 ile Alibeyköy Barajı’nda kayıtlara geçti. İstanbul’un barajlarındaki bugünkü doluluk oranları şöyle:
Ömerli yüzde 26,83, Darlık yüzde 32,24, Elmalı yüzde 51,93, Terkos yüzde 40,67, Alibeyköy yüzde 6,07, Büyükçekmece yüzde 32,46, Sazlıdere yüzde 41,93, Istrancalar yüzde 34,14, Kazandere yüzde 8,27, Papuçdere yüzde 7,95
“ALARM VERİYOR”
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Çorlu Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer, yaz aylarının aşırı sıcak ve yağışsız geçmesiyle oluşan kuraklığın ardından bölgede İstanbul’u besleyen barajlarda ciddi düşüş yaşandığını söyledi. Tecer, “İstanbul’u besleyen barajlardaki doluluk oranları yüzde 30’lara kadar düştü. Bu şu anlama geliyor; İstanbul’da evsel, kentsel ve endüstriyel su tüketimini hesap ettiğimiz zaman günlük yaklaşık 3 milyon metreküp yani ton su tüketimi var. Mevcut barajlardaki doluluk seviyesiyle bugün hesap yaptığımız zaman, 264 milyon metreküp şu anda barajlarda su miktarı var. Günlük tüketimi hesap ettiğimiz zaman önümüzde 85 günlük bir suyumuzun kaldığı anlamına geliyor ki bu gerçekten alarm veriyor anlamına geliyor. Bu bir gerçek, yani iklim değişikliğiyle beraber yağış ortalamalarının düşmesi, sıcaklıkların artarak buharlaşmanın fazla olması bu barajlardaki doluluk seviyelerini düşürüyor. Bu hayatımızın bir gerçeği. İklim değişikliğiyle mücadele edebiliriz belki ama daha önemlisi yapmamız gereken şey; suyu tükettiğimiz alanları, suyu tükettiğimiz sektörleri gözden yetiştirmemiz gerekiyor. Nerede kullanıyoruz? Evsel ihtiyaçlarımız için, kentsel ticarethanelerde ve endüstriyel faaliyetlerimiz için buz suyu tüketiyoruz. Dolayısıyla burada bu gerçeği göz önünde bulundurarak suya dayalı yaşam biçimimizi artık biraz sorgulamamız ve biraz tasarruflu suyu kullanmamız gerekiyor” dedi.
“YAĞMUR HASADI YAPMAMIZ GEREKİYOR”
Barajların doluluklarının yağışlara bağlı olduğunu söyleyen Tecer, “Bu da iklim değişikliğinden etkilendiği için burada yapacağımız; iklim değişikliğiyle mücadele edebiliriz, ona adaptasyon içeren bir hayat biçimine geçebiliriz ama daha önemlisi suyu tüketirken almamız gereken önlemler var. Kişisel olarak da tükettiğimiz suyu tasarruflu bir biçimde sarf etmemiz gerekiyor. Evsel ve endüstriyel su tüketimlerini azaltmamız lazım. Daha az su, yoğun sektörlere geçilmesi lazım özellikle bu bölgede. Suyun da geri kazanımını sağlamamız lazım. Yani yağmur hasadı yapmamız gerekiyor. Tarımsal sulamada, vahşi sulamadan vazgeçmemiz, damlama ve yağmurlama sulamaya geçmemiz gerekiyor. Belediyelerin özellikle park bahçe sulamalarında şebeke suyu yerine, gri su dediğimiz arıtılmış ve tekrar geri dönüştürülmüş suyu kullanması gerekiyor. Ama biz bunları bir hayat biçimi haline getiremedik. Ne bireysel olarak suyumuzun tükendiğinin farkındayız, ne ilgili kurumlar nezdinde bu önlemleri hayata geçirecek bir zihniyete kavuşmadık henüz. Bizim bir eksikliğimiz zaten temel olarak burada. Bu zihniyet dönüşümü gerekiyor. Yani artık sularımızın kısıtlı olduğu, su stresi yaşayan bir ülke olduğumuzu bütün hücrelerimizle, bütün düşünce yaptığımızla idrak etmemiz gerekiyor” diye konuştu.

Namık Kemal ÜniversitesiHava DurumuTekirdağİstanbulGüncelTarımÇevre
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
AMCA KRAVAT İNDİRİMİ PEŞİNDE
Türkiye’nin kilitlendiği duruşmaya tutuklu sanıklardan amca Salim Güran’ın siyah takım elbise ile gelmesi dikkatlerden kaçmadı. Amca Güran’ın bu şekilde görenler “Kravat indirimi” peşinde yorumunu yapamadan edemedi.
FARKLI NOKTALARA OTURTULDULAR
Davayla ilgili ilk bilgileri aktaran CNN TÜRK muhabiri Serdar Er, “İlk duruşmaya Nevzat Bahtiyar geldi. Bahtiyar Bitkin görünüyordu. Amca Salim Güran ise duruşmaya girdiğinde tıraş olmuş bir şekilde üzerinde siyah takım dikkat çekti. Biraz da zayıfladığı gözlerden kaçmadı. Anne ve abi Güran yakın sıralara oturdular. Amca çaprazlarında otururken, karşılarında da Nevzat Bahtiyar vardı. İsimler farklı noktalara oturtuldu” dedi.
BABA, SALONA GİRİNCE AĞLAMAYA BAŞLADI
Baba Arif Güran’ın salona girdikten sonra ağlamaya başladığını ifade eden Serdar Er, “Baba Arif Güran mahkeme salonunda değildi. Salona çağrılması konuşuldu ve Arif Güran da salona dahil oldu. Arif Güran salona girdikten kısa süre sonra ağlamaya başladı. Abi Baran Güran’ın müşteki olması yönünde talep geldi ama tanık olduğu için müşteki sıfatıyla değerlendirilmeyecek” ifadelerine yer verdi.

Narin GüranDiyarbakır3-sayfaGüncelToplumHukukYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“SENİ ALLAH’A HAVALE EDİYORUM”
Türkiye’nin kilitlendiği davada Diyarbakır barosu avukatları da Nevzat Bahtiyar’a çeşitli sorular yöneltti. Soruların çoğunu “Hatırlamıyorum”, “Bilmiyorum” diyerek geçiştiren Nevzat Bahtiyar’ın sözlerine öfkelenen baba Arif Güran, mahkeme salonunda “Seni Allah’a havale ediyorum” diye bağırdı.
İşte Diyarbakır barosu avukatları ile Nevzat Bahtiyar arasında geçen diyaloglar;
O sırada Arif Güran “Seni Allah’a havale ediyorum” diye bağırdı.

Narin GüranDiyarbakırMahkeme3-sayfaGüncelHukukHakimYaşamBaba
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BOĞAZİÇİ Üniversitesi’nde ‘Tarım ve Gıda Sektörlerinde Yapay Zeka ve İş Zekası’ başlıklı etkinlik gerçekleştirildi. 1 Kasım’da düzenlenen etkinliğe katılan Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan, “Gıda ve tarım sektörleri için sosyal sermayeye çok ihtiyacımız var. Bunun için de sektördeki herkesi bilinçlendirmeli ve geliştirmeliyiz” dedi.
Etkinliğe Tarım ve Ormancılık Bakan Yardımcısı Dr. Ahmet Bağcı, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcıları Zekeriya Coştu ve Oruç Baba İnan, akademisyenler ve sektör temsilcileri katıldı. Bakan Yardımcıları kamuda gerçekleştirilen çalışmalardan ve önümüzdeki süreçte hayata geçirecekleri projelerden bahsetti ve sektör temsilcileriyle görüş alışverişinde bulundu. Etkinlik, hatıra fotoğrafı çekilmesinin ardından sona erdi.
ASİL: AKADEMİ VE SEKTÖR ARASINDA KÖPRÜ OLMAK İSTİYORUZ
Akademi ve Sektör Yöneticileri İş birliği Derneği (ASYÖNDER) Başkanı Doğan Asil, akademi ve sektörün işbirliğiyle ‘know-how’ı takip eden değil, ‘know-why’ sürecinde olanların önümüzdeki çağın aktörleri olacağını belirtti. ASYÖNDER olarak akademi ve sektör arasında köprü olmak istediklerini söyleyerek derneğin ana çalışma prensiplerini oluşturacak etki modelini tanıtan Asil, “ASYÖNDER olarak ilk işbirliği toplantımızı, tarım ve gıda alanında gerçekleştirdik. Hem özel sektörün hem de kamunun sektörle ilgili bilgilerinden faydalandık. Akademinin, üniversitelerin sektör için yapabileceklerini değerlendirdik. Bundan sonra da diğer sektörlerin temsilcileriyle bir araya gelerek akademi ile sektörel işbirliklerinin kurulması amacıyla neler yapabileceğimizi konuşacağız” ifadelerini kullandı.
ÖZERTAN: TARIMDAKİ GORDİON DÜĞÜMÜNÜ ÇÖZMEYİ UMUYORUZ
Etkinlikte konuşan Boğaziçi Üniversitesi Yenilikçi Tarım ve Gıda İşletmeciliği Platformu (Bountarım) Kurucu Üyelerinden Prof. Dr. Gökhan Özertan, bu tür etkinliklerin akademi ve sektörün buluşması açısından değerli olduğundan bahsetti. Tarımın bir çok farklı girdi ve çıktıya sahip sektör olduğunu belirten Özertan, “Biz bunu onlarca farklı ipten oluşan bir Gordion düğümüne benzetiyoruz. Bu düğümü birlikte etkin bir şekilde çözmeyi umuyoruz” dedi.
COŞKUN: SEKTÖR TEMSİLCİLERİ DAHA SIK BULUŞMAK İSTİYOR
Akademi ve kamu temsilcileri ile bu modelde daha çok bir araya gelmek istediklerini belirten BÜYEM Başkanı ve Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Ali Coşkun, üniversite olarak BÜYEM (Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi), TÜBİTAK Teknoloji Transfer Ofisi’nin yanı sıra üniversitelerin uygulama ve araştırma merkezleriyle yürüttükleri akademi, kamu ve özel sektör iş birliklerine değindi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hasat etkinliğinde, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (BŞEÜ) Ziraat ve Doğa Bilimleri Fakültesi öğrencileri, belediye çalışanları ile cennet hurması topladı.
Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, yaptığı açıklamada, üniversite ve öğrencilere katkı sağlayacak her çalışmada yer almaya çalıştıklarını belirtti.
Her yıl gerek staj için gerek diğer konular için öğrencileri ağırladıklarını aktaran Subaşı, şunları kaydetti:
“Park Bahçeler Müdürlüğü Sera Alanımız aslında sizler için aslında en aktif okullardan biridir. Çünkü burada uygulamalı anlamda bir eğitim almış oluyorsunuz. Bitkiye dokunma ve onu yakından gözlemleme fırsatı buluyorsunuz. Bir park ve refüjde bile siz öğrenciler birçok açıdan bakma imkanı bulabilirsiniz. O bitkilerin birbiriyle uyumu ya da uyumsuzluğu, sulama durumu, birbirine yakınlığı ve uzaklığı gibi birçok konuda fikir ve bilgi sahibi olabiliyorsunuz.”
BŞEÜ Ziraat ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bahadır Sayıncı da fakülte olarak uygulamalı eğitimleri artırmak anlamında eğilimlerinin bulunduğunu dile getirerek, öğrencilerin sera ve dışındaki faaliyetlere dahil olmasını önemsediklerini bildirdi.
Etkinlik, Subaşı ve beraberindekilerin cennet hurması toplaması ve hatıra fotoğrafı çektirmesiyle sona erdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bahçelievler, Yenibosna Mahallesi’nde bulunan özel okulun dış cephesinde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Yangın nedeniyle okuldan öğrenciler tahliye edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Merkez İlkokulu Bisiklet ve Değerler Kulübü öğrencileri danışman öğretmenler Muhittin Çapacı ve İlknur Atalay önderliğinde Atatürk Haftası kapsamında Gökçehüyük Barajında doğa yürüyüşü ve çevre tanıma etkinliğinde buluştu.
Öğrencilere çevre temizliği konusunda bilinçlendirme çalışmalarının yapıldığı kaydeden Okul Müdürü Cemal Şahin, “Doğayı sev yeşili koru anlayışının öğrencilerimizde oluşması için Atatürk Haftası kapsamında bu etkinliği düzenledik. Öğrencilerimiz Gökçehüyük barajında yaşadıkları doğayı tanıma ve doğada yaşayan canlıların bazılarının yaşamsal hareketleri gözlemleme fırsatı buldu. Etkinliğimizin gerçekleştirilmesinde desteklerini esirgemeyen İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Tahir Kibar Bey olmak üzere katkıda bulunan Seydişehir Belediyemize ve velilerimize teşekkür ederiz.” dedi.
Öğrencilerin Gökçehüyük Barajında gerçekleştirdiği etkinliğe İlçe Milli Eğitim Müdürü Tahir Kibar da katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vural, gazetecilere yaptığı açıklamada, birliklerinin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulduğunu söyledi.
Kendisinin de uzun yıllardır emlak sektöründe faaliyet gösterdiğini anlatan Engin Vural, “Sayın Cumhurbaşkanımızın takdiriyle Tüm Emlak Danışmanları Birliği Kuruldu. 81 ilde ve dünyanın bir çok ülkesinde temsilcilikleri başkanları olan bir birliğiz. Bu doğrultuda inşallah bütün meslektaşlarımıza hayırlı olacak.
Dünyanın en güzel şehrinde, dünyanın en büyük yatırımının yapıldığı şehirde böylesine güzide bir kuruluşun yapmakla onurlandırıldım. Bununla ilgili 11 ilçemizde ilçe başkanlıkları kuracağız. Ben yaklaşık 20 yıldır sektörün içindeyim ve bu konuda çok ciddi bilgi birikimine sahibim. Bu doğrultuda sektörün içinde nelerin yaşandığını, halkımızın emlakçılara nasıl baktığını çok yakından biliyorum. Ne yazık ki içimizde de emlakçılığı yanlış şekilde benimseyip yanlış şekilde kullanan bazı arkadaşlar mevcut. İşte bizim asıl amacımızda, devletimizin son zamanlarda sıkça gündeme getirdiği kanunlar, yasalar, yönetmelikler, kurulalar, şartlar çerçevesinde bunların denetlenmesi yenin kanunların çıkartılması için önerilerde bulunulmasıdır.” dedi.
Engin Vural, Çanakkale’deki birlik yapısının kısa sürede kuruluşunu tamamlayacağını sözlerine ekledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alparslan Bozkurt idaresindeki 80 AL 014 plakalı cipin önüne Çanaklı Mahallesi İnci Sokak’ta sahipsiz köpek çıktı.
Bozkurt’un kullandığı araç, köpeğe çarpmamak için yaptığı manevra nedeniyle yarısı dolu sulama kanalına düştü.
Kazada yara almayan sürücü, araçtan kendi imkanlarıyla çıktı.
Alparslan Bozkurt, gazetecilere, önüne aniden çıkan köpek nedeniyle panik yaşadığını ve ona çarpmamak için manevra yaptığını belirterek, “Aracımla seyrederken önümüze köpek çıktı. Sulama kanalının koruması olmadığı için direkt kanala uçtum. Bu olay sürekli burada tekrarlanıyor. Yetkililerden kanalın etrafını kapatmalarını ve bir çözüm bulmalarını istiyoruz.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BATMAN’da sürücüsünün ‘dur’ ihtarına uymadığı hafif ticari araçta 30 kilo 550 gram skunk ele geçirildi, 4 şüpheli tutuklandı.
İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, şüphe üzerine hafif ticari aracı durdurmak istedi. Sürücü, polis ekiplerinin ‘dur’ ihtarına uymadı ve girdiği arazide aracıyla kaza yapınca yakalandı. Araçtaki H.Y., M.F.Y., A.Ç. ve Y.Ç. gözaltına alınırken, aramada 30 kilo 550 gram skunk ele geçirildi. Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemede tutuklandı.
Haber-Kamera: Bayram AYHAN/BATMAN,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAZADA AYNI AİLEDEN 4 KİŞİ CAN VERDİ
Kaza, dün akşam saatlerinde Ankara-Çankırı karayolu Kırıkkale Kavşağı’nda meydana geldi. Bekir E. yönetimindeki 18 AAT 810 plakalı otomobil ile Fatih Demirtaş’ın kullandığı 06 DM 9170 plakalı otomobil çarpıştı. Araçların hurdaya döndüğü kazada sürücülerden Fatih Demirtaş ile eşi Ayşe, oğlu Duhan Emir Demirtaş ve kayınvalidesi Leyla Atak, hayatını kaybetti.

SON YOLCULUKLARINA UĞURLANDI
Adli Tıp Kurumu’ndaki işlemlerinin ardından 4 kişinin cenazesi, memleketleri Kırıkkale’nin Delice ilçesine bağlı Arbişli köyüne götürüldü. Aile bireylerinin cenazeleri, öğle vakti kılınan namazın ardından son yolculuğuna uğurlandı.
Trafik KazalarıYerel HaberlerKırıkkaleOtomobil3-sayfaKalecikAnkaraGüncelYaşamKaza
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HATAY’ın Arsuz ilçesinde dün çıkan orman yangını, ekiplerin havadan ve karadan müdahalesiyle 20 saat sonra kontrol altına alındı. Yangında 95 hektar alan zarar gördü.
Arsuz ilçesi Kozaklı Mahallesi’ndeki ormanda, dün saat 11.00 sıralarında bilinmeyen nedenle yangın çıktı. Alevler, rüzgarın da etkisiyle kısa sürede yayıldı. İhbar üzerine bölgeye itfaiye ve orman bölge müdürlüğü ekipleri sevk edildi. Alevlere 2 helikopterle havadan, 152 araç ve 479 personelle karadan müdahale edildi. Güvenlik amacıyla yangın bölgesindeki evler tahliye edildi. Alevler, Harlısu mevkisinde 4 eve sıçradı. Alınan önlemler sayesinde ölen ya da yaralanan olmadı. Adana, Osmaniye, Kilis ve Gaziantep’ten de bölgeye takviye ekipler sevk edildi. Dün havanın kararmasıyla helikopterle müdahale durdu.
Bugün sabahın ilk ışıklarıyla havadan müdahale yeniden başladı. Ekiplerin yoğun çabası sonucu yangın, 20 saat sonra, saat 07.00 sıralarında kontrol altına aldı. Yangında 95 hektar alan zarar görürken, bölgedeki soğutma çalışmalarının sürdüğü bildirildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan yazılı açıklamaya göre, Dedebağı, öğrenci ve antrenörleriyle sohbet etti.
Tekvando gösterisini izleyen Dedebağı, öğrenci ve antrenöre spor ayakkabısı ile jandarma amblemli anahtarlık hediye etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Palut, karşılaşmanın ardından BG Grup 4 Eylül Stadı’nda düzenlenen basın toplantısında, bundan önceki maçta bir nefes aldıklarını ve bunu sürdürmek için Sivas’a geldiklerini belirtti.
Yaşanılan kötü periyottan sonra bir istikrar yakalamaları gerektiğini vurgulayan Palut, o niyetle zor bir deplasmana geldiklerini ifade etti.
Sivasspor’un enteresan bir takım olduğunu ve iyi oynadığı zaman tehlikeli olduğunu aktaran Palut, “İstediği oyunu oynayamadığı zamanlarda da bir şekilde gol bulabilen bir rakiple oynayacağımızı biliyorduk. Son derece kontrolü bizde başlayan bir oyundu.” dedi.
Kontrollü oyuna bir de gol eklediklerini söyleyen Palut, “Daha sonra rakibin üçüncü bölgesine geçişler yaptık, pozisyonlarımız var. Belki skoru artırabilirdik. İkinci yarı başladığı zaman iki gol yedik ve onun devamında tekrar oyunu almaya çalıştık, oyun kontrolümüze girdi.” diye konuştu.
Palut, Sivasspor’un 72. dakikada 10 kişi kaldığını anımsatarak, bu dakikadan sonra denemeler yaparak beraberliği getirecek skoru bulmaya çalıştıklarını belirtti.
“Kötü bir sonuç daha aldık, iyi gitmiyoruz”
Alınan mağlubiyetten dolayı üzgün olduklarını dile getiren Palut, şunları kaydetti:
“Defansif anlamda ilk dakikadan son dakikaya kadar rakip 10 kişiyken de hiç kabul edemeyeceğimiz bir takım savunması, olmayan bir agresiflik, rakibe duran toplar veren, karambol pozisyonları veren bir defansif anlayışı bugün bizi mağlubiyete götüren en önemli etkendi. Bir istikrar yakalamak istiyorduk ama kötü bir sonuç daha aldık, iyi gitmiyoruz. Trabzonspor maçına yarından itibaren hazırlanmaya başlayacağız ve iyi bir sonuçla tekrar bir yola koyulmaya çalışacağız. Sivasspor’u tebrik ediyorum, bundan sonraki maçlarında başarılar diliyorum.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) Prof. Dr. Erdoğan Büyükkasap Kongre ve Kültür Merkezi Salonu’ndaki programda yaptığı konuşmada, teknoloji üreterek katma değer sağlanması gerektiğini söyledi.
Dünyayı yöneten şirketlerin son yıllarda kurulduğunu işaret eden Aydoğdu, “Bizim teknoloji üretmemiz, aynı zamanda da çok ciddi katma değeri olan üretimler yapmamız gerekiyor. Artık dünyanın gittiği yer burası. Artık zamanın, mekanın ve sınırların kalktığı, dünyanın artık evimizdeki bir küçük odaya sığdığı bir dünyada yaşadığımızı bir realite olarak öğrenmemiz gerekiyor.” dedi.
Aydoğdu, artık büyük büyük binaların, kamyon ve tırlarla ihracatın ile ithalatın bittiği bir dönemde olduğunu belirterek, “Bilindiği üzere bundan 1-2 yıl önce otomobil çipleriyle ilgili bir problem çıktı ve bütün piyasa altüst oldu. Dünyayı yöneten şirketlerin yüzde 50’sinden fazlası son 10 yıl içerisinde kurulmuştur. Eğer bilgiyi katma değere dönüştüremiyorsak ayakta kalma şansımız yok.” ifadelerini kullandı.
Bir milletin en büyük zenginliğin insan kaynağı olduğunu vurgulayan Aydoğdu, şunları kaydetti:
“Bugün biz yer altı ve yer üstü zenginliklerimizi konuşabiliriz ama bizim en büyük zenginliğimiz insan kaynağı. Kendi gücümüzün mutlaka farkına varmamız gerekiyor. Bunu hamasi bir şekilde söylemiyorum. Bilgi ile donanmış Mevlana’nın ‘pergel metaforu’ gibi bir ayağı kendi kültüründe, medeniyetinde ve geleneklerinde ama diğer ayağı ile de bütün dünyayı dolaşan, bütün güzellikleri, bilgileri kendi toplumuna, milletine getiren gençlerin sayısını artırmamız gerekiyor. Bunu yaptığımız anda ülkemiz mutlaka bugünden daha ileri bir noktada olacaktır.”
“Bu çalışma, inanın tarihe ve geleceğe not düşecek bir çalışma olacak”
3. Ordu Komutanı Korgeneral Veli Tarakcı da gelecekte savunma sanayisinin yıldızının daha da parlayacağına değindi.
Birlik ve beraberliğin önemine vurgu yapan Tarakcı, şöyle devam etti:
“İçinde bulunduğumuz gündem itibarıyla geleceği şekillendirmek için mevcut durumu ve statüyü en iyi bilen, gelecekte karşılaşılması muhtemel her türlü parametriği dikkate alan bir muhakeme yeteneği gerekiyor. İşte bugün burada kıymetli valimizin üstün girişimleriyle başlattığımız bu çalışma, inanın tarihe ve geleceğe not düşecek bir çalışma olacak. Ölmez sağ kalırsak bunun meyvelerini Türkiye ve vatan olarak toplayacağız. Burada önemli olan şu kıymetli savunma sanayi teşkillerimiz ve gönül veren bilim adamlarımız, biz elimizdeki mevcut yeteneklerle geleceği nasıl şekillendireceğiz ona bakacağız. Geleceği şekillendirmek zordur. Geleceği şekillendirmek için emek lazım, şu anda olduğu gibi birliktelik lazım. Bu konuda Erzincan’ın öncü rol oynaması bizleri güvenlik sebebiyle sevindiriyor. Buradan elde ettiğimiz neticeler umarım ki bütün Türkiye’ye şamil olacak ve gereken adımları atacak.”
Moderatörlüğünü Prof. Dr. Yunus Babacan’ın yaptığı çalıştayda, “Geleceğin muharebe ortamı analizi ve savunma sanayi parametreleri” ile “Savunma sanayi yatırımları açısından Erzincan ilinin potansiyeli ve avantajları” anlatıldı.
Daha sonra da ROKETSAN, HAVELSAN, TUSAŞ, ASELSAN, STM ve BİTES savunma kurumu yetkilileri tarafından sunum gerçekleştirildi.
Çalıştaya, Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Veysel Yanık, EBYÜ Rektörü Prof. Dr. Akın Levent, askeri erkan, kamu kurum müdürleri, savunma sanayisinde faaliyet yürüten kurumların yetkilileri, sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Emine Erdoğan, ilk olarak Afrika Kültür Evi’ne gelerek, kendisini karşılayan Yönetim Kurulu Başkanı Zeliha Sağlam ve Türkiye’de üniversite öğrenimi gören Afrikalı öğrencilerle sohbet etti.
Daha sonra Senegal Cumhurbaşkanı Fay’ın eşi Marie Khone Fay’ı karşılayan Emine Erdoğan, birlikte kültür evini gezdi.
Lider eşleri, burada sergilenen Senegal ve Afrika’nın diğer ülkelerinden gelen el sanatları ürünlerini inceleyerek, Sağlam’dan Afrika Kültür Evi’nin kuruluşu ve ürünlere ilişkin bilgi aldı.
Fay, Emine Erdoğan’ın himayesinde yayımlanan “Afrika Seyahatlerim”, “Afrika Atasözleri Seçkisi” ve “Afrika Yemek Kültürü” kitaplarını da inceledi.
Lider eşlerine daha sonra Afrikalı müzisyenler tarafından dinleti sunuldu.
Nasrettin Hoca Çocuk Kütüphanesi’nde çocuklarla bir araya geldiler
Emine Erdoğan ve Marie Khone Fay, Beştepe’deki Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’ne de ziyaret etti.
Emine Erdoğan ve Fay, Cihannüma Salonu’na geçerek, Senegal kitaplarının yer aldığı bölümü gezdi. Ardından Nasrettin Hoca Çocuk Kütüphanesi’ne ziyaret eden Emine Erdoğan ve Marie Khone Fay, buradaki atölye çalışmalarına katılan çocuklarla sohbet ederek, fotoğraf çektirdi.
Fay’ın Emine Erdoğan’a, Afrika Kültür Evi ve Millet Kütüphanesi’ne dair hayranlığını dile getirdiği öğrenildi.
Emine Erdoğan’dan ziyaretlere ilişkin paylaşım
Emine Erdoğan, ziyaretlere ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.
Senegal Cumhurbaşkanının eşi Fay’ı ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirten Emine Erdoğan, şunları kaydetti:
“Birlikte Afrikalı kadınların el emeği ile hayat bulan ürünleri inceledik. Afrikalı kadınların ustalıkla şekillendirdiği her bir eserin, adil bir pazar anlayışıyla yine Afrikalı kadınlar ve çocuklara umut olması ortak mutluluğumuz. Bu çatı altında bir araya gelen her emek, dayanışmanın ve kardeşliğin güçlü bir ifadesi olarak yarınlara taşınıyor. Bu bakışla Sayın Fay ile bilhassa kültürel ilişkilerimizi geliştirmek adına işbirliği alanlarımızı değerlendirdik. Ülkelerimiz arasındaki dostluğun daimi olmasını temenni ediyorum.”
Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi ziyaretine ilişkin de paylaşım yapan Emine Erdoğan, “Kütüphanemizi ve ortak dünya mirası için muhafaza ettiğimiz eserleri tanıtmaktan mutluluk duydum. Senegal kitaplığında kültürün ve tarihin eşsiz izlerini taşıyan kitapları yakından inceledik. Bu dostane buluşmanın, ülkelerimiz arasındaki gönül köprüsünü güçlendirmesini temenni ediyorum.”ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’nın Karacabey ilçesinde işten ayrıldığı lastik tamiri dükkanına, başında kask ve kopya anahtarla girip 30 bin TL çaldığı iddia edilen Fatih A. (32), yakalanıp gözaltına alınırken, hırsızlık ise iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.
Karacabey ilçesi Canbalı Mahallesi Sağlık Sokak’taki Sadettin T.’ye ait lastik tamiri dükkanına giren, kasklı şüpheli, çelik kasadan 30 bin TL çaldı. İhbar üzerine İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri araştırma başlattı. Dükkandaki güvenlik kameralarının görüntülerini inceleyen ekipler, şüphelinin iş yerinin eski çalışanı Fatih A. olduğunu belirledi. İş yerinden ayrılırken kopyasını aldığı anahtarlarla hırsızlık yaptığı tespit edilen ve yakalanıp gözaltına alınan Fatih A., işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemede adli kontrol şartıyla serbest kaldı.
Haber: Yasin KESKİN-Kamera: BURSA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TCG Alemdar Gemisi, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla vatandaşların ziyaret edebilmesi için CEYPORT Limanı’na yanaştı.
Gruplar halinde gemiye alınan ziyaretçilere askerler eşlik etti. Konukları gezdiren görevli askerler, gemi hakkında bilgi verdi.
Vatandaşlardan Ali Ozan Kabul, AA muhabirine, ailesiyle birlikte gemiyi görmeye geldiğini söyledi.
Geminin vatandaşların ziyaretine açılmasından dolayı mutlu olduğunu aktaran Kabul, gemiyi tanıma fırsatı veren yetkililere teşekkür etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kentte yaşayan 5 yamaç paraşütü sporcusu, araçlarla Kavun Tepesi’ne çıkıp uçuş için gerekli hazırlıklarını yaptı.
Daha sonra sırasıyla alandan havalanan sporcular, paraşütlerle yaklaşık bin 500 metre irtifaya yükseldi.
Yarım saat boyunca gökyüzünde süzülen paraşütçüler, Türk bayrağı açarak Cumhuriyet’in 101. yıl dönümünü kutladı.
Yamaç paraşütü antrenörü Berkay Özel, AA muhabirine, Tunceli’nin dağlarıyla yamaç paraşütüne çok elverişli olduğunu söyledi.
Bölgenin belirli zamanlarda sporcuları ağırladığını belirten Özel, “Bugün Cumhuriyetimizin 101. yıl dönümü. Biz de bu kapsamda ilimizdeki Kavun Tepesi’nde 5 kişiyle yamaç paraşütleriyle uçuş yaptık. Yaklaşık 1500 metrelere yükseldikten sonra da şehrimizin üzerinde Türk bayraklarını açtık. Bu vesileyle Cumhuriyetimizin 101. yıl dönümü kutlu olsun.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kentteki motosiklet kulüpleriyle düzenlenen “Cumhuriyet Motosiklet Turu”, Valilik önünde başladı.
Vali Aslan’ın da katılımıyla Kuyumcuzade Bulvarı, Hürriyet Caddesi, Bahçeşehir bağlantı yolu, İstanbul Caddesi güzergahı boyunca ilerleyen motosikletliler, tekrar Valilik binası önüne geldi.
Vali Aslan, AA muhabirine, Cumhuriyet’in 101. yıl dönümünü kutlamanın heyecan ve mutluluğu içerisinde olduklarını söyledi.
Düzce’nin motosiklet kullanımı konusunda Türkiye’de ikinci sırada yer aldığın belirten Aslan, “Düzce’ye geldikten sonra zaten var olan motosiklet ilgim daha da arttı. Burada eğitimlerimi arttırdım. Ekipmanlarımı da tamamlayıp motosiklet sahibi oldum.” diye konuştu.
Vali Aslan, vatandaşların motosiklete ilgileri dolayısıyla kentte bilinçlendirici eğitimler düzenlediklerini aktararak, donanımlı ve eğitimli sürüş konusunda farkındalık oluşturmak için bu tür faaliyetler yaptıklarını kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DİYARBAKIR – Doğu Anadolu’da soğuk havaların etkili olmasıyla Muş’tan Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesine hayvancılıkla uğraşmak için gelen konargöçer aile, 6 ay boyunca Kral Yolu’nda zorlu şartlarda besicilik yapacak.
Muş’un Varto ilçesinden gelen konargöçer aile, 6 ay boyunca, Yenişehir ilçesinden geçen MÖ. 7. yüzyılda Lidya Kralı Gyges tarafından inşa edilen Kral Yolu’nda kalacak.
Cumartesi günü kiraladıkları meraya gelen Bingöl ailesi, bu alanda ailece kalacakları çadırın kurulumuna başladı. Atadan kalan besiciliği sürdüren Bingöl ailesi, bir yandan yaklaşık bir ay sürecek kurulma aşamasını devam ederken, bir yandan da hayvanları merada otlatıyor.
Besici Mehmetşah Bingöl, Muş Varto’dan geldiklerini, hayvanlarını 6 ay burada besledikten sonra tekrar memleketlerine gideceklerini söyledi.
Şu anda çadırı yeni kurduklarını belirten Bingöl, “Çadırlarda kalıyoruz. Ben, eşim, gelinim ve çocuklarımla kalıyoruz. Hayvancılık zor, ekmek davası ve çalışmak zorundayız. Çadırımızı kurduk, geceleri soğuk oluyor” dedi.
Dedesinin ve babasının yaptığı işi çocukluktan beri yaptıklarını ifade eden Bingöl, “Göçerler, genellikle böyle yaşarlar. Burayı 6 ay kiraladık, sonra gideceğiz. Dün geldik, çadırı kurduk ama hayvanların çadırı kaldı. Saman ve arpa getireceğiz. Onlarda geride kalan iş, bunları toparlamak bir ay sürer” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Roma şehir merkezinde bulunan Vatikan’a ait tarihi saraydaki resepsiyona ev sahipliği yapan Türkiye’nin Vatikan Büyükelçisi Ufuk Ulutaş, konuklarını tek tek kapıda karşıladı.
Resepsiyona Vatikan Devletlerle İlişkiler Sekreteri Monsenyör Gallagher, Vatikan Devletler ve Uluslararası Kuruluşlarla İlişkiler Sekreteri (Dışişleri Bakanlığı) İkili İlişkilerden Sorumlu Müsteşar Monsenyör Miroslaw Stanislaw Wachowski, Azerbaycan’ın Vatikan Büyükelçisi Ilgar Muhtarov, Avustralya’nın Vatikan Büyükelçisi Chiara Porro ve KKTC Roma Temsilcisi Mustafa Kemal Beyazbayram’ın aralarında bulunduğu çok sayıda davetli katıldı.
İki ülke milli marşlarının çalınmasıyla başlayan resepsiyonda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bayram mesajı okundu.
Büyükelçi Ulutaş, ikinci kez Cumhuriyet Bayramı resepsiyonuna ev sahipliği yapmaktan onur duyduğunu belirterek, “Geçen hafta Ankara’da gerçekleşen alçak terör saldırısında trajik bir şekilde hayatlarını kaybedenleri anmak istiyorum. Allah’ın rahmeti şehitlerimize olsun ve yaralılara acil şifalar diliyorum.” dedi.
Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü ve kuruluşa katkıda bulunanları andığını ifade eden Ulutaş, “Yüzyıllar boyunca topraklarımız ve milletimiz, Avrupa, Orta Doğu, Batı Asya, Afrika ve Akdeniz jeopolitiğinde ve ötesinde hayati bir rol oynamıştır. Batı olarak adlandırılan yerde Vatikan da dahil olmak üzere Avrupa devletleriyle etkileşimimiz, Avrupa tarihini şekillendirdi.” diye konuştu.
Ulutaş, ayrıca Filistin’de ve Gazze’de yaşananların insanlığa karşı işlenen bir suç olduğunu söyledi.
Vatikan’ın 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli deprem felaketinde Türkiye’ye gösterdiği desteği hatırlatan Ulutaş, bugünkü davetlerine icabet eden Vatikan Devletlerle İlişkiler Sekreteri (Dışişleri Bakanı) Monsenyör Paul Richard Gallagher’a teşekkürlerini iletti.
Gallagher: “Çok önemli bir etkinlik hazırlıyoruz”
Vatikan Devletlerle İlişkiler Sekreteri Monsenyör Gallagher da “Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 101. yıl dönümünü kutlamak üzere büyükelçi, büyükelçilik personeli ve Roma’da yaşayan Türk toplumu ile bir araya gelmiş bulunmaktayız. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu bugüne dair samimi sevincinizi paylaşıyorum.” ifadelerini kullandı.
Monsenyör Gallagher, Vatikan ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 1960 yılında tesis edildiğini belirterek, “Bu yıl dönümü bana Vatikan’ın Türkiye ile samimiyet ve saygı çerçevesinde sürdürdüğü olumlu ikili ilişkiler için dostluk ve takdir duygularını bir kez daha ifade etme fırsatı sunuyor. Bu ilişkiler, hem karşılıklı yüksek düzeyli ziyaretler hem de farklı ortak ilgi alanlarındaki işbirliği yoluyla güzel bir şekilde ifade edilmiştir.” diye konuştu.
Daha önce Papa 6. Paulus, Papa 2. Ioannes Paulus, Papa 16. Benediktus ve son olarak 2014’te Papa Franciscus’un Türkiye’yi ziyaret ettiğini hatırlatan Monsenyör Gallagher, kendisinin de bu yılın başında 3. Antalya Diplomasi Forumu’na katıldığını söyledi.
Gallagher, Türkiye’nin tarihi ve coğrafi konumu, bölgesel nüfuzu itibarıyla büyük bir sorumluluğunun bulunduğunu belirtti.
Monsenyör Gallagher, Hristiyanlık tarihinde geçen bazı kutsal yer ve etkinliklerin Türkiye’de bulunduğunu ifade ederek, “İlk 8 konsilin yeriydi. Bu bağlamda, gelecek yıl jübile kutlamaları sırasında gerçekleşecek çok önemli bir etkinlik hazırlıyoruz. Gelecek yıl, 325 yılında antik kent Nicea, bugünkü İznik kentinde gerçekleşen ilk konsilin 1700. yıl dönümüne işaret ediyor.” ifadelerini kullandı.
Bu arada, Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Franciscus da 28 Haziran’da yaptığı açıklamada, 2025 yılının Birinci İznik Konsili’nin 1700. yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, gelecek yıl Türkiye’ye gitmek istediğini söylemişti.
“Meşkin Üç Ahengi” grubundan geleneksel Türk müziği konseri
Resepsiyonda 2022 yılında sanatçılar Murat Salim Tokaç, Ali Yılmaz ve Deniz Şahin tarafından kurulan “Meşkin Üç Ahengi” grubu, geleneksel Türk müziği konseri verdi.
İlgiyle izlenen konser, büyük beğeni topladı.
Konserin ardından resepsiyonda konuklara Türk ve İtalyan mutfağının öne çıkan lezzetleri ikram edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’nın İnegöl ilçesinde kavşakta otomobille çarpışan motosikletteki 2 kişi yaralandı. Kazanın ardından olay yerine giden ve yerde yatan oğlu motosikletin sürücüsü Mevlüt İ.’nin (18) elini tutan anne Cemile İ., “Geçecek oğlum” derken kendisi gözyaşı döktü.
Kaza saat 22.30 sıralarında İnegöl-Alanyurt yolu üzeri Metal sanayi ışıklı kavşakta meydana geldi. Alanyurt’tan İnegöl istikametine seyir halinde olan Mevlüt İ. idaresindeki 16 AVC 549 plakalı motosiklet, kavşaktan dönüş yapan Ceyhun D. (34) yönetimindeki 16 ADM 164 plakalı otomobille çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle devrilen motosiklet sürüklenirken, sürücü Mevlüt İ. ve arkasındaki arkadaşı Mert C. (18) yaralandı.
ANNESİ GÖZYAŞI DÖKTÜ
Kazanın ardından haber verilmesiyle olay yerine gelen motosiklet sürücüsünün annesi Cemile. İ. oğlunun elini tutup, “Geçecek oğlum” diyerek moral vermeye çalışırken, gözyaşlarına boğuldu. Yaralılar kaza yerine sevk edilen ambulansla İnegöl Devlet Hastanesine kaldırıldı. Motosikletin sürücüsüne ehliyetsiz araç kullanmaktan 12 bin 977 TL cezai işlem uygulandı.
Polis kazayla ilgili soruşturma başlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HAKKARİ – Hakkarili öğretim görevlisi Serdar Özdinç, Zap suyunda balık avlarken nesli tükenmekte olan 3 su samurunu görüntüledi.
Hakkari Üniversitesinde Öğretim Görevlisi olan Serdar Özdinç, Zap Vadisi 1. Tünel mevkiinde hafta sonu balık avlarken cep telefonuyla nesli tükenmekte olan 3 su samurunu görüntüledi. O anları kaydeden Özdinç, su samurlarının Zap suyunda oyun oynadığını gözlemleyerek, bu durumun bölgedeki balık popülasyonunun artışını gösterdiğini ifade etti. Samurların bölgede ki ekosistem sağlığının bir göstergesi olarak değerlendiren Özdinç, “Bu türlerin bölgedeki varlığı, doğanın korunması ve biyolojik çeşitliliğin sürdürülebilirliği açısından büyük bir önem taşımaktadır. Bu nedenle su samurlarını avlayan veya avlamaya çalışanların en ağır şekilde cezalandırılması gerekir.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alınan bilgiye göre, İnegöl-Alanyurt yolu üzerindeki Metal Sanayi kavşağında İnegöl istikametine seyir halindeki Mevlüt İ. (18) yönetimindeki 16 AVC 549 plakalı motosiklet, dönüş yapan Ceyhun D. (34) idaresindeki 16 ADM 164 plakalı otomobile çarptı.
Çarpışmanın etkisiyle devrilip sürüklenen motosikletteki sürücü ile arkasındaki yolcu Mert C. (18) yaralandı.
İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, ilk müdahalenin ardından yaralıları İnegöl Devlet Hastanesine kaldırdı.
Yaralıların, sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sivas’ta sofraların vazgeçilmez lezzetlerinden olan madımak bitkisinin kurusu 500 TL’den alıcı buluyor
SİVAS – Toplaması kadar kurutması da zahmetli olan madımak bitkisinin tazesi 100 lirayken kurutulmuşu ise 500 liradan alıcı buluyor.
Sivas’ın geleneksel lezzetleri arasında yer alan madımak bitkisi, yaz aylarında yaş tüketilirken kış aylarında da kurusuyla sofraları süslüyor. Yaz aylarında Sivas ve çevresinde doğada yetişen ve sabırla toplanan madımak, özellikle kış aylarında kurutulmuş haliyle büyük talep görüyor. Köylerde kadınların el birliğiyle tek tek topladığı bu bitki, mayıs ayında hasat edilip yaz boyunca kurutularak yıl boyunca tüketilebiliyor. Yaz aylarında kilosu 100 liradan satışa sunulan taze madımak, kurutulduğunda fiyatı neredeyse beş kat artarak 500 liradan alıcı buluyor. Madımak bitkisi, içerdiği antioksidanlarla kansere ve kalp hastalıklarına karşı koruyucu özellikler taşımasıyla biliniyor. Sağlık açısından da faydalarıyla öne çıkan madımak, Sivas mutfağının vazgeçilmez tatları arasında yer alırken, halk tarafından birçok yemeği yapılıyor. 5 kilogram yaş madımaktan yaklaşık olarak 1 kilogram kuru madımak elde ediliyor. Toplaması kadar kurutması eda zor olan madımağı Sivas’ın yerli halkından çok gurbetçileri tercih ediyor.
“Gurbetçi vatandaşlarımız gitmeden kuru madımak alıyorlar”
Genellikle gurbetçi vatandaşların yaşadıkları ülkelere gitmeden kuru madımaklarını da aldıklarını belirten Yusuf Kurt, “Madımakları genelde köylüler getirir, köylülerden alırız. Fiyatı yaklaşık 500 lira. Madımak Sivas’ın olmazsa olmazlarındandır. Yazın toplanır ve kurutularak kışın tüketilir. Gurbetçi vatandaşlarımız genelde alıyor, yaşadıkları yerlerde bulamadıkları için gitmeden buradan alıp gidiyorlar. Madımak Sivas’ımızın olmazsa olmazıdır” ifadelerini kullandı.
“5 kilogram yaş madımaktan, 1 kilogram kuru madımak çıkar”
Kurutulduğu zaman 5 kilogram yaş madımaktan, 1 kilogram kuru madımak çıktığını belirten Kurt, “Madımak yazın tek tek toplanır, kuru bir ortama serilir ve kuruduktan sonra toplanır, kalbur ile elemsi yapılır. Köylülerimizin genelde geçim kaynağıdır, topladıkları madımağı burada satarak evlerinde katkıda bulunurlar. 5 kilogram yaş madımaktan, 1 kilogram kuru madımak çıkar. Kurutulup temizlendiği zaman ise onun sadece yaprak kısmı kaldığı için 5 kilogramdan, 1 kilograma düşüyor. Yaş madımağın kilosu 100 lira ise ortalama kuru madımağın fiyatı da 500 liradır” dedi.
” İstanbul’dan komşularım da kuru madımak istiyor”
İstanbul’daki komşularını da madımağı beğenip kendisinden istediklerini belirten Hakan Erdoğan, “Yazın taze olarak alıp taze tüketiyoruz, kışın ise kışlık olarak kurusunu alıyoruz. Kışın kuru madımak çok güzel oluyor, Ramazan ayında falan çok lezzetli oluyor. Sivas’ımızı yöresel bir lezzetli biz de sürekli severek tüketiyoruz. Çorbasını yapıyoruz, yoğurtlu yemeğini yapıyoruz. Ailemizle çocuklarımızla severek yiyoruz, komşularımıza ikram ediyoruz. İstanbul’dan komşularımız da istiyor, ben de gitmeden onlara da alacağım. Eşimin tavsiyesi üzerine buraya geldim almaya, nasip olursa buradan alıp götüreceğiz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL – Esenyurt’ta lüks otomobillere dadanan oto fareleri gece saatlerinde 3 otomobilin camını kırarak hayalet ekranları çaldı. Ardından, iddiaya göre hızını alamayan aynı hırsızlar Esenyurt’ta bulunan bir oto galeriyi soyma girişiminde bulundu. O anlar güvenlik kamerasıyla görüntülendi.
Olay, dün gece saatlerinde Esenyurt ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, lüks araç kullandıkları görülen oto fareleri Esenyurt’ta farklı adreslerdeki 3 tane lüks marka otomobilin camını kırarak hayalet ekranlarını çaldı. Ardından, iddiaya göre hızını alamayan oto fareleri, sabah saatlerinde de Esenyurt’ta bulunan bir oto galeriyi soyma girişiminde bulundu. Yaşanan o anlar güvenlik kamerası tarafından görüntülendi. Görüntülerde, lüks marka arabaların yanına gelen hırsızların camı kırarak panelleri götürdüğü anlar yer aldı.
Hızını alamayan oto farelerinden oto galeriye soygun girişimi
İddiaya göre, aynı hırsızlar dün sabah saatlerinde de Esenyurt Yeşilkent Mahallesi Nazım Hikmet Bulvarı’nda bir galeriye gelerek hırsızlık girişiminde bulundu. Siyah bir arabayla galerinin önüne gelen hırsızlar içeriye girmek için ellerindeki levye ile camı söktü. O esnada işletmenin alarmı çalınca panik olan hırsızlar camı söküp kaçtı. Bir süre sonra galeriye tekrar gelen hırsızlar bu defa içeriye girip üst katta bulunan ofise girmek istediler ancak ofisin cam kapısı açamayan hırsızlar, levye ile cama vurup kırdı. Hırsızlar, cam kırılınca yakalanma korkusuyla galeriden kaçtı. Yaşanan o anlar da güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, lüks marka bir arabayla galerinin önüne gelen 3 kişinin levye ile arabadan inerek galerinin önüne gelip bir süre camı sökmeye çalıştıkları anlar ve alarm çalınca paniğe kapılan hırsızların galeriden kaçıp bir süre sonra tekrar geri gelerek galeriye girdikleri ve üst katta bulunan ofisin de camlarını kırıp kaçtıkları anlar yer aldı. Hırsızlar galerinin önünden ayrıldıktan dakikalar sonra alarmı fark eden bir trafik polisi galerinin önüne geldi. Hırsızlığı fark eden polis memuru durumu ekiplere bildirdi. Olay yeri incelemesinin ardından polisin hırsızları yakalamak için geniş kapsamlı çalışma başlattığı öğrenildi.
“Sabah aracın başına geldiğimde patlatmışlardı”
Arabasının bir sene önce de oto fareleri tarafından soyulduğunu ifade eden Timur Kürücü, yaşanan hırsızlıklarla ilgili olarak, “Sabah aracın başına geldiğimde zaten patlatmışlardı. Dün gece 8 – 10 tane lüks marka otomobil. Geçen yıl da aynısı oldu. Tekrar yaptırdık bu otopark fareleri tekrar çıktılar ortaya. Günah bizler de emek veriyoruz para veriyoruz. Bir cip geliyor ve rahat rahat geliyor benim o kadar kameram var ona rağmen kırıyorlar alıyorlar götürüyorlar. Bunu hiç bir vatandaşta mı duymuyor? 10 kişinin evinin önünden alıp götürüyorlar ama hiçbir şey yapamıyoruz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Başkarcı Mahallesi Başkarcı Dağı’nda sarp ve kayalık arazide etkili olan yangının kontrol altına alınabilmesi için Orman Genel Müdürlüğüne bağlı 6 helikopter, 1023 personel, 12 ilk müdahale aracı, 22 iş makinesi ve 67 arazöz çalışma sürdürüyor.
Yangının bin metrenin üzerinde rakıma sahip bölgede etkisini sürdürmesi nedeniyle arazi şartlarına karşı mücadele veriliyor.
Helikopterler, dik yamaçlar üzerinde yaklaşma imkanı bulduğu bölgelerde yangına su atışı yaparken, yer ekipleri de iş makineleri ve el aletleriyle yangının yayılım alanında şeritler açmaya çalışıyor. Ekipler, bazı bölgelerde yolun olmaması nedeniyle alevlere ulaşmak için uzun yürüyüşler yapıyor.
Tavas ilçesi Çakıroluk mevkisine doğru ilerleyen yangının önüne geçmek için yürütülen çalışmalara çok sayıda jandarma ve belediye personeli ile sivil toplum kuruluşlarından gönüllüler de katılıyor.
Yangında yerleşim alanlarıyla ilgili bir tehdidin söz konusu olmadığı belirtildi.
Öte yandan Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey de kente gelerek ilgililerden yangınla ilgili bilgi aldı.
Başkarcı Dağı’nda zirvede bulunan ormanlık alanda 24 Ekim’de henüz belirlenemeyen nedenle çıkan yangına müdahale başlatılmıştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
MHP Genel Başkanı Bahçeli, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Bahçeli’nin mesajı şöyle:
“Türkiye Cumhuriyeti bir asrı geride bırakarak, yeni yüzyılın ilk yıl dönümüne güçlü bir vizyon eşliğinde, milli birlik ve dayanışma hissiyatının güvencesi altında, aynı zamanda kuruluş felsefesinin bağlayıcılığı temelinde giriş yapmıştır. Devir Türk Devri, zaman Türkiye Yüzyılı zamanıdır. Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller Cumhuriyet meşalesinin altında hem aydınlanırken hem de geleceğin parlak sayfalarını aralamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti, Türk milletinin aziz ve tarihi varlığının kesintisiz devam edegelen hürriyet ve istiklal davasıyla eklemlenmesinin mümtaz bir eseri, milli kahramanlık ve kader ortaklığının marifetiyle husule gelen muazzez bir egemenlik beratıdır. Bütün müdafaa imkanlarından mahrumiyet çekilen bir dönemde, hiçbir yokluğa ve yılgınlığa boyun eğmeyen milletimiz dişiyle tırnağıyla, imanıyla iradesiyle, canıyla kanıyla vatana yığılan akur düşmanı önüne kattığı gibi kovalamayı, bunun ardından da hakimiyetine dayanan yeni Türk devletini kurmayı başarmıştır.
Cumhur, demokrasi sistemi ile devlet şekli demek olan Cumhuriyetle ayrılmamak üzere kavuşmuştur. Böylelikle birbirini tamamlayan mütareke ve işgal dönemleri kapanmış, Türk tarihinde yepyeni bir dönem başlamıştır. Aziz Atatürk’ün veciz sözlerle açıkladığı üzere, Türkiye Cumhuriyeti, cihanda işgal ettiği mevkie layık olduğunu eserleriyle ispat etmek için ebediyet güzergahında harekete geçmiştir. Evvelemirde Allah’ın inayetine, hemen ardından milletimizin azim ve kararlılığına istinat eden Milli Mücadele kahramanları bir yanda zaferlerin düğümünü çözerken, diğer yanda Cumhuriyet’in fazilet ve fikrini duru vicdanlarında cem ederek yepyeni bir çığırın açılışını bilek ve inanç kudretiyle hayata geçirmişlerdir.
“Türkiye Cumhuriyeti’nin nefsine ve yabancı telkinlere esir düşenlerin elinde oyuncak olmasına rızamız olmayacaktır”
Türkiye Cumhuriyeti, soylu bir milletin ‘varım ve payidarım’ mesajının şehit kanlarıyla ibra ve izharıdır. Türkiye Cumhuriyeti, tarihteki Türk devletler zincirine eklenen halka, geçmişle geleceği birleştiren köprü, egemenlikle milleti tekleştiren son söz, ebedi karar ve irade kuvvesidir. Kurtuluş yıllarının emsalsiz feragat ve fedakarlıklarıyla kurucu ilkelerini temerküz eden Cumhuriyet’in, yeni yüzyılın ilk yıldönümünde aynı duruş ve duyuşa ihtiyacı olduğu kaçınılmaz bir gerçektir. Haksızlığa, hayasızlığa, en şedit saldırılara karşı cephe cephe kazanılmış zaferlerle çatısı örülen Türkiye Cumhuriyeti’nin nefsine ve yabancı telkinlere esir düşenlerin elinde oyuncak olmasına rızamız olmayacaktır.
Tarihin hiçbir etabında, dış düşmanlardan merhamet dilenmeyen Türk milleti, içimize sızmış ve sirayet etmiş nevzuhur azgın işbirlikçilere, onların sonu gelmez tahrik ve tahribatlarına, aynı şekilde hain emel ve hedeflerine elbette taviz vermeyecek, teslim olmayacaktır. Türk milletinin uzanan müşfik ve hoşgörülü elini hala idrak edememiş, manasını kavrayamamış, maksadını anlayamamış siyasi güruhun provokatif açıklamaları, hiçbir değer hükmüyle izah edilemeyen sakat pozisyonları yapıcı olmadığı gibi, tam tersine sorumsuz ve yıkıcı mahiyetlidir.
Güney Kürdistan tanımıyla kuzeyini tescilleme arayış ve çabasına girenlerin son şanslarını kullanmaktan özenle imtina etmeleri, ısrarla ayrıştırıcı ve bölücü üsluba sarılmaları hezeyan olmakla birlikte; sahte demokrat, sanal özgürlük ve temelsiz halklar ezberlerini hurdaya çıkarmaktadır. Ülkemizin komşu coğrafyaları kaynayıp kaosa sürüklenmişken, milli birlik ve kardeşlik tebliğimize direnenler, hala ve inatla terör diline saplanıp kalanlar doğru yolda değildir, sabır ve sebat eşiklerini zorladıklarını görmek mecburiyetindedir. Türkiye Cumhuriyeti’nin bir Kürt sorunu yoktur, asla da olmayacaktır. Türkiye Cumhuriyeti’nin etnik veya mezhebi bir ağırlığı ve açmazı da yoktur. Var olan sorun bölücü terör sorunudur, kaldı ki bu ihanetin kökü muhakkak surette kazınacaktır.
“TUSAŞ tesislerine kadar gelip beş kardeşimizi şehit eden teröristlerle yollarını ayırmayan kimler varsa demokrasi ve insanlık düşmanlığı ortak paydasında buluşmaları mutlak bir akıbettir”
TUSAŞ tesislerine kadar gelip beş kardeşimizi şehit eden teröristlerle, bölücü terör örgütüyle, terörizm patentini kontrolünde tutan bölgesel ve küresel odaklarla yollarını ayırmayan kim ya da kimler varsa demokrasi ve insanlık düşmanlığı ortak paydasında buluşmaları mutlak bir akıbettir. Terör ve bölücülüğü sadece hayatımızdan değil, milli hafızadan da söküp atma hedefinden cayma, sapma ve savrulma söz konusu değildir. Şayet buna direnç gösterilirse, eski usul mücadele stratejilerinden çok daha sert, seri ve şiddetli yöntemlerin devreye alınması mukadder hale gelmeli, hiç kimsenin de gözünün yaşına bakılmamalıdır.
“Türkiye Cumhuriyeti lütufla, bağışla, ihsanla, ikramla veya piyangodan çekilişle kazanılmamıştır”
Türkiye Cumhuriyeti lütufla, bağışla, ihsanla, ikramla veya piyangodan çekilişle kazanılmamıştır. İç ve dış müstevli cephesinin mütecaviz tahakkümleriyle de sarsılmayacak, sonsuzluk istikametindeki bağımsız ilerleyişinden kesinlikle vazgeçmeyecektir. Milli birlik ve beraberlik şuurunun perçinlenmesi gereken bugünlerde, herkesin devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne önşartsız bağlılığı samimi dileğimdir. Bin yıllık kardeşliği yaşayıp yaşatarak Türk ve Türkiye Yüzyılının sütunlarını elbirliğiyle, vicdan ve irade birliğiyle inşa edeceğimize inancım tamdır, tarifsizdir, tahditsizdir. Temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar var olacak, vatan ve millet sevdalılarının emsalsiz mücadeleleriyle korunup kollanacaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle, Türkiye Cumhuriyeti’nin banisi, ilk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, Milli Mücadele kahramanlarını, TUSAŞ saldırısında şehit olan kardeşlerimizi ve diğer bütün şehitlerimizi rahmet, minnet, şükranla hislerimle anıyorum. Cenab-ı Allah hepsinden razı olsun diyorum. Büyük Türk milletinin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyor, en kalbi selam, sevgi ve saygılarımı paylaşıyorum.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>15 Temmuz Şehitler Meydanında düzenlenen törende, Kaymakam Furkan Atalık ve Belediye Yücel Doğan Atatürk Anıtı’na çelenk sundu.
Törende saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.
Törene, kamu kurumları, siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karadeniz Ereğli’de Cumhuriyet Bayramı kutlama etkinlikleri, İzmit Belediyesi Kent Orkestrası konseriyle başladı. AKM Dr. Dündar Güçeri Etkinlik Salonu’nda düzenlenen konsere; Karadeniz Ereğli Belediye başkan yardımcıları, İzmit Belediyesi Başkan Yardımcısı Seyhan Özcan, İzmit Belediyesi Meclis Üyeleri Vildan Taşkan Bacıoğlu, Neslihan Çakır, Karadeniz. Ereğli Belediye Meclis Üyeleri, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Ali Azar, belediye daire müdürleri, İzmit belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Ufuk Aktürk, sivil toplum kuruluş temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
“Hiç kimse karamsarlığa kapılmasın”
Konserde konuşan Belediye Başkan Yardımcısı Gökhan Günay, herkesi Cumhuriyet coşkusunu yaşamaya davet ederek şunları söyledi:
“Karadeniz Ereğli Belediye Başkanımız Sayın Halil Posbıyık, şehir dışı programı nedeniyle ne yazık ki bu güzel etkinlikte aramızda olamadı. Ancak hepinize sevgi barış dostluk duyguları ile selamlarını iletti. Cumhuriyetimizin 101’inci yılını, yine her yıl olduğu gibi büyük bir coşku ve gururla kutluyoruz. Bu akşam İzmit Belediyesi Kent Orkestrasının Konseri ile Cumhuriyet Bayramımızın ilk etkinliğini gerçekleştirdik. Kendilerini daha önce festivalimizde de ağırlamıştık. Karadeniz Ereğli Belediyesi olarak kültür ve sanat alanındaki çalışmalarda birlikte olmaktan dolayı mutluyuz. İzmit Belediye Başkanı Sayın Fatma Kaplan Hürriyet ve burada olan değerli ekibine teşekkür ediyorum.
Efsane başkanım Halil Posbıyık’a böyle bir salonu bizlere hediye ettiği için de teşekkür ediyorum. Çocukların ve bebeklerin ölmediği, savaşın ve terörün bittiği bir yıl olsun 2025. Covidden sonra 2024 büyük bir felaketle geldi. Ereğli’deki hemşehrilerimize sesleniyorum. Hiç çekinmeyin, umutsuzluğa kapılmayın. Ereğli’de geminin başında 30 yıldır sağlam bir kaptanımız var. Efsane başkanımız Halil Posbıyık dimdik ayakta, görevinin başında. Hiç kimse karamsarlığa kapılmasın. Bu şehir, ekonomik, sosyal ve kültürel yönden iyi olmaya, Atatürk’e ve Cumhuriyete bağlılığı her zaman devam ettirmeye efsane başkanımızla devam edecek. Tüm halkımızı birlik ve beraberlik içinde Cumhuriyet coşkusunu yaşamaya davet ediyorum.”
Belediye Başkan Yardımcısı Gökhan Günay, orkestra üyelerine teşekkür ederek çiçek takdiminde bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hava kalitesi DSÖ’nün tavsiye ettiği sınırı 25-30 defa geçti
YENİ DELHİ – Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de hava kalitesinin geçtiğimiz hafta Dünya Sağlık Örgütü’nün tavsiye ettiği sınırı 25-30 defa geçtiği kaydedildi.
Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de hava kalitesinin son birkaç gün içinde son derece kötü seviyelere gerilediği kaydedildi. Yeni Delhi ve Hindistan’ın kuzeyindeki pek çok şehirde her yıl Ekim ila Ocak ayları arasında aşırı derecede hava kirliliği yaşanırken, kentlerde etkili olan hava kirliliği işletmelerin kapanmasına, okullarda eğitimlere ara verilmesine ve ulaşım da aksamalara neden oluyor. Geçtiğimiz hafta da Yeni Delhi’nin çeşitli noktalarında hava kirliliği seviyesinin Dünya Sağlık Örgütü’nün tavsiye ettiği sınırı 25-30 defa geçtiği kaydedildi. Uzmanlar, Perşembe günü Diwali bayramı sırasında havai fişek kullanımı ve çevre eyaletlerdeki mahsul kalıntılarının yakılması nedeniyle kentin hava kalitesinin ilerleyen günlerde daha kötüleşeceği konusunda uyardı. Ayrıca, Yeni Delhi halkına evlerinden çıkmamaları uyarısı yapan uzmanlar, halka kendi araçları yerine toplu taşıma kullanmaları çağrısında bulundu.
Hükümet verilerine göre, akciğerlerin derinliklerine kadar girerek çeşitli hastalıklara neden olabilen metreküp başına düşen ince parçacıklı madde yoğunluğunun bugün bazı bölgelerde metreküp başına 350 mikrograma kadar ulaştığı kaydedildi.
PM 2.5 seviyeleri 300 ila 400’e ulaştığında hava kalitesi çok kötü olarak sınıflandırılırken, sınır 400-500’e ulaştığında şiddetli olarak adlandırılıyor. Yeni Delhi hükümeti, Diwali Bayramı nedeniyle her yıl belli dönemlerinde hava kalitesinin en kötü seviyelere ulaşması nedeniyle havai fişeklerin üretilmesi, depolanması, satışı ve kullanımını yasaklıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>LEFKOŞA – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bir hastanede yenidoğan yoğun bakım ünitesinde bebeklerin mamalarına su yerine “yanlışlıkla” saf alkol koyulması skandalına karışan 5 hemşire 3 gün süreyle tutuklandı.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yaşanan yenidoğan skandalında gözaltına alınan 5 hemşire mahkemeye çıkarıldı. Lefkoşa Devlet Hastanesi Acil Durum Hastanesi’nde bebeklerin mamalarına su yerine “yanlışlıkla” saf alkol koyan ve 20 günlük bebeğin ölümü, 6 bebeğin ise fenalaşması üzerine tutuklanan hemşireler, Çağrı Şah, Ayşe Durak, Güler Atlar, Kezban Yayman, Meryem Altunterim bugün erken saatlerde tutuklama talebiyle Lefkoşa Kaza Mahkemesi’ne çıkarıldı.
Soruşturmayı yürüten Müfettiş Hüseyin Zaifer mahkemede, 7 Ekim’den itibaren erken doğum nedeniyle küvezde tutulan 20 günlük bebek Mihrimah Toymuradov’un 26 Ekim saat 13.30 sıralarında vefat ettiğini söyledi.
“Zanlılar dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme suçundan gözaltına alındı”
Polis ise, hastanede görevli hemşirelerin tedbirsiz davranarak, bebeklerin mamasına etil alkol karıştırdıklarını ifade etti. Mama içirilen 7 bebekten 6’sının da şu anda tedavi altında olduğunu belirten polis, zanlılardan 4’ünün olay günü, birinin ise olay gününden bir gün önce yenidoğan servisinde görevli olduğunu açıkladı. Polis, zanlıların “tedbirsizlik ve dikkatsizlik” sonucu ölüme sebebiyet verme suçundan gözaltına alındığını ve olayla ilgili soruşturma başlatıldığını bildirdi.
“Etil alkolün üzerinde etiket vardı”
Polis, incelenen kamera görüntülerinde yenidoğan servisindeki etil alkolün 5 litrelik su şişesinde olduğunun görüldüğünü, olaydan sonra 5 litrelik su şişesi içerisinde bulunan mamaların olduğu odadan çıkarıldığının tespit edildiğini söyledi. Olaydan sorumlu olan başka şahısların da olabileceğini belirten polis, servisteki kamera görüntülerinin incelemesinin devam ettiğini ifade etti. Polis, zanlıların 3 gün süreyle tutuklu kalmasını talep ederken, zanlıların avukatının sorusu üzerine etil alkolün üzerinde etiket bulunduğunu kaydetti.
Savcı 3 gün ek süre istedi
Savcı Senem Palabıyık, soruşturmanın yeni başladığını, incelenmesi gereken kamera görüntüleri ve alınması gereken ifadeler olduğunu belirterek, 3 gün ek süre talep etti. Aktarılan olguları değerlendiren mahkeme, zanlıların 3 gün süreyle tutuklu kalmasına karar verdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Dışişleri Bakanı Fidan, 30 Ekim’de Birleşik Krallık’a resmi ziyarette bulunacak. İkili düzeyde ilk resmi ziyaret olma özelliği taşıyan ziyaret kapsamında Fidan, başta Birleşik Krallık Dışişleri, İngiliz Milletler Topluluğu ve Kalkınma Bakanı David Lammy olmak üzere Londra’da temaslarda bulunacak.
Bakan Lammy, 4 Mart 2024 tarihinde Gölge Dışişleri Bakanı olarak Türkiye’yi ziyaret etmişti. Birleşik Krallık’tan Türkiye’ye Dışişleri Bakanı düzeyindeki son ziyaret ise 26 Ocak 2024 tarihinde Bakan David Cameron tarafından yapılmıştı.
Dışişleri Bakanı Fidan, Bakan Lammy ile görüşmesinde ikili iş birliğinin her alanda gelişmesinden duyulan memnuniyete dile getirecek. Türkiye’nin mevcut Serbest Ticaret Anlaşması’nın kapsamının genişletilmesine yönelik müzakereleri başlatmaya hazır olduğunu belirtecek olan Fidan’ın, enerji ve ulaştırma alanları da dahil yeni iş birliği alanlarını ele alması bekleniyor. İki müttefik ülkenin savunma sanayi alanında atabileceği adımların ele alınacağı görüşmede Bakan Fidan, terörle mücadele iş birliğinin önemini vurgulayacak.
Fidan, ayrıca Gazze’deki insani krizin vahametine ve insani yardımların sağlanmasında yaşanan güçlüklere dikkat çekecek. Türkiye’nin bölgesinde savaş istemediği mesajını yineleyecek olan Fidan, İsrail’in doğrudan BM ve kurumlarını hedef almasından duyulan endişeyi dile getirecek. Bakan Fidan, İsrail’in Filistin ve Lübnan’ın ardından İran’a saldırılarıyla savaşı bölgeye yayma hedefi karşısında tüm tarafların itidalli davranması gerektiğini vurgulayacak ve bölgede kalıcı ateşkesin sağlanmasına yönelik girişimler ve iki devletli çözüm vizyonuyla ilgili görüş alışverişinde bulunacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü hazırlık sınıfı öğrencisi 30 yaşındaki Azra Boysak, kampüs içerisinde karga gördü.
Kargayı seven Boysak, o anları cep telefonu kamerasıyla kayıt altına almaya başladı.
Boysak’ın, “Kendini sevdiren bir karga gördüm, bu ne güzellik, bu ne tatlılık, şu tatlılığa bir bak” diyerek sevdiği karga, bir süre sonra eline kondu.
Elinde tuttuğu kuşla ilerleyen ve yaşadığı şaşkınlığı gizleyemeyen Boysak, “Otobüsü kaçırdım senin yüzünden karga” dedikten sonra kuşu doğal yaşam alanına saldı.
“Kaçmamasına çok şaşırdım”
Boysak, gazetecilere yaptığı açıklamada, okul çıkışında işe giderken arabanın üzerinde karga gördüğünü söyledi.
“Çok tatlısın” dedikten sonra bir anda karganın yere indiğini belirten Boysak, “Çok şaşırdım, telefonda konuşuyordum hemen kapattım, video çekmeye başladım. Karga gitmedi ben de eğildim ve sevdim, kaçmamasına çok şaşırdım.” dedi.
Bu sırada karganın elindeki peçeteyi aldığını anlatan Boysak, “Peçeteyi aldı, yükseldi okulun penceresine bıraktı ve tekrardan yanıma geldi. Yürüdüm, bir süre beni takip etti, bu duruma ben de çok şaşırdım, böyle bir şey beklemiyordum.” diye konuştu.
Boysak, kargaları çok sevdiğini ve her gördüğü yerde izlediğini dile getirerek, şöyle konuştu:
“Arkamı dönüp otobüse giderken bana doğru uçtuğunu gördüm, elimi uzattığımda elime kondu. Bir süre beraber gittik. Çevredekiler benim kargam olduğunu düşündü. Eğitimli bir karga olduğunu düşünenler ve korkanlar oldu. ‘Bize saldırmaz değil mi?’ diyenler de oldu. Bir süre sonra uçtu, gitti.”
“Herkes sahiplenmek istedi”
Sosyal medyada videoyu paylaştıktan sonra gelen tepkilerin kendisini de mutlu ettiğini vurgulayan Boysak, ” Türkiye’de bu kadar çok karga seven olduğunu bilmiyordum. Özgür bir hayvan olduğunu düşündüğüm için onu alıp eve götürmek ve kafese koymak aklıma gelmedi. Benim için güzel bir anıydı. Kargayı daha sonra tekrar görmedim.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇALIŞMA ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Türk Havacılık ve Uzay Sanayi Anonim Şirketi (TUSAŞ) çalışanlarına başsağlığı ziyaretinde bulundu.
Bakan Işıkhan’a, Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Bendevi Palandöken eşlik etti. Terör saldırısının gerçekleştiği TUSAŞ’ın Kahramankazan ilçesindeki yerleşkesinde incelemelerde bulunarak bilgi alan Işıkhan, TUSAŞ personeli ile bir araya gelerek başsağlığı diledi. Işıkhan, daha sonra saldırıda şehit olan taksi şoförü Murat Arslan’ın evinin önünde kurulan taziye çadırını ziyaret ederek, ailesine başsağlığı dileklerini iletti.
Haber ANKARA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANKARA) – Milli Eğitim BakanıYusuf Tekin, 20 bin sözleşmeli öğretmenlik mülakat sonuçlarının bugün saat 22.00’de açıklanacağını duyurdu. Öte yandan Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Yönetmelik’e açılan davaların tamamına ilişkin yürütmeyi durdurma taleplerinin ‘oy birliği ile reddine dair son kararın Bakanlığa ulaştığını, Danıştay’ın esasa ilişkin kararı beklenmeden sözlü sınav sonuçlarının açıklanmasına karar verildiğini bildirdi.
Milli Eğitim Bakanlığı, tarafından yapılan yazılı açıklamada, Yönetmelik’e açılan davaların tamamına ilişkin yürütmeyi durdurma taleplerinin ‘oy birliği ile reddi’ne dair son kararın Bakanlığa ulaştığı kaydedildi.
Açıklamada, “Danıştay ilgili dairesince oy birliği ile verilen ret kararları, yapılan değişikliğin üst normlara uygunluğunu ve alınan tedbirlerin adayların lehine sonuç doğuracak düzenlemeler olduğunu ortaya koymuştur. Bakanlığımızca yapılan değerlendirme neticesinde adayların bir an önce maarif ailemize katılarak öğrencilerimizle buluşmalarını sağlamak gayesiyle Danıştay’ın esasa ilişkin kararı beklenmeden sözlü sınav sonuçlarının açıklanmasına karar verilmiştir” denildi.
Bu kapsamda adaylar, sözlü sınav sonuçlarını ve KPSS puanının yüzde 50’si ile sözlü sınav puanının yüzde 50’si alınarak elde edilen sözlü sınav başarı puanlarını, bireysel şifreleriyle e-Devlet üzerinden bugün saat 22.00 itibarıyla öğrenebilecek.
Adaylar, sözlü sınav sonuçlarına yönelik itirazlarını dilekçe yoluyla 28 Ekim – 1 Kasım 2024 tarihleri arasında bulundukları il veya ilçe milli eğitim müdürlüklerine başvurarak yapabilecek ve sonuçlara ilişkin itirazlar, sözlü sınav komisyonlarınca değerlendirilerek 11 Kasım 2024 tarihinde sonuçlandırılacak. Değerlendirme sonuçları, ilgililere sözlü sınavın yapıldığı il milli eğitim müdürlüğünce yazılı olarak bildirilecek.
Atama tercihleri, 14 Kasım’da başlayacak ve 20 Kasım 2024 saat 16.00’ya kadar sürecek. Sonuçlar 23 Kasım 2024 tarihinde açıklanacak; atama kararnameleri, yasal sürecin tamamlanması ve öğretmenlerimizin görevlerine başlatılması için illere gönderilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KONYA’da öğretmen Abdullah Küçüktaşdemir (47), ayrı yaşadığı öğretmen eşi Ebru Küçüktaşdemir’i (45) bıçaklayarak öldürdü.
Olay, saat 18.30 sıralarında merkez Meram ilçesi Havzan Mahallesi, Yeni Santral Caddesindeki bir sitede bulunan apartmanın önünde meydana geldi. Abdullah Küçüktaşdemir, ayrı yaşadığı eşi Ebru Küçüktaşdemir ile apartman önünde bilinmeyen nedenle tartışmaya başladı. Abdullah Küçüktaşdemir tartışmanın büyümesi üzerine eşini bıçaklarken, çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Kanlar içinde yatan Ebru Küçüktaşdemir, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Ebru Küçüktaşdemir, doktorların tüm müdahalesine rağmen yaşamını yitirdi.
Abdullah Küçüktaşdemir polis ekiplerince olay yerinde gözaltına alınırken, cinayetle ilgili başlatılan soruşturma sürdürülüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube ekipleri, kaçakçılık faaliyetlerinin önlenmesine yönelik çalışma başlattı.
Çalışma kapsamında ekipler, İ.K’nin (49) kent merkezindeki ikametinde, 706 cinsel içerikli ürün buldu.
Gözaltına alınan şüpheli İ.K’nin emniyetteki işlemleri sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili ve CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu paylaştığı video ile 27 Ekim’de İstanbul’da yapılacak mitinge katılım çağrısı yaptı. Tanrkulu’nun paylaşımı şu şekilde:
“Zor zamanlardan geçiyoruz. Her gün yeni ölümlerle, yeni şiddet vakalarıyla karşı karşıyayız. En son, Yenidoğan cakasını gördük. Daha doğmamış bebeklere ve yeni doğmuş bebeklere karşı insan vicdanının kabul etmediği olaylarla karşı karşıya kaldık. Narin olayını unutmadık. İstanbul’da surlarda iki tane genç kadın boğazı kesilerek öldürüldü. Rojin kayboldu. Yüzlerce örnek verebilirim… Kadına karşı şiddet, çocuğa karşı şiddet, ölüm olayları her tarafta. Yaşam hakkı iş cinayetlerinde, çocuk cinayetlerinde yok sayılıyor. Her tarafta ölüm var, kadınlara karşı ve herkese karşı. Tam da toplumsal barışımızı inşa etme zamanı. Bir süreç başladı ya da başladığını sanıyoruz. Herkesin içine umut doğdu.
Ama Ankara’da bir terör eylemi… Beş sivil insan yaşamını yitirdi, biri taksi şoförü; kabul etmek mümkün değil bütün bunları. Eğer gerçek anlamda barıştan yanaysak, samimiysek, şiddete karşıysak ve Türkiye’nin toplumsal barışını inşa etmek istiyorsak; şiddete, ölümlere karşı, teröre karşı işte size fırsat. İstanbul’da Pazar Günü, ayın 27’de saat 14: 30’da Beşiktaş’ta şiddete, teröre karşı yaşam için bir mitingimiz var. Barış için bir mitingimiz var. Hepinizi davet ediyorum. Hemşehrilerim, dostlarım, barış isteyen herkes şiddete, teröre karşı yaşam için, barış için Barbaros Meydanı’nda olsun.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Osman Hulusi Ateş Eğitim Kurumlarını Koruma Derneği ve okul idaresi tarafından okulun konferans salonunda gerçekleştirilen 50’nci yıl programı, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve akabinde İstiklal Marşının okunmasıyla başladı.
Açılış konuşmasını yapan Dernek Başkanı Nazmi Değirmenci, Hulusi Efendi’nin eğitime ve gençlere verdiği önemin bir nişanesi olan okulun yarım asırdır örnek insan yetiştirdiğini söyledi.
Okulun yapımı için Hulusi Efendi’nin derneğe yardım topladığını anlatan Değirmenci, “Hayatını insanlığa vakfetmiş, önder bir şahsiyetin yaptırdığı bu binanın içerisinde, vatanına, milletine bağlı hayırlı nesiller yetiştirmesine vesile olduğu için şükranlarımızı sunuyoruz. Okulun yapımında emeği geçenlerden Allah razı olsun.” diye konuştu.
Okulun eski müdürlerinden emekli öğretmen Ömer Faruk Taşkın da hayatının en güzel dönemlerinin bu okulda çalışmak olduğunu anlatarak, “Hulusi Efendi’nin eğitime ve gençlere verdiği değeri her hatırladığımda gözlerim yaşarıyor. Bir gün okula geldi ve bizim arkadaşlardan bir tanesi duvara birşeyler asmak için çivi çakıyordu. Yanına gitti ve ‘Oğul! O çiviyi duvara değil adeta kalbime çakıyorsun’ dedi. Bu söz sonrası görev hayatım boyunca çalıştığım her eğitim kurumunu aynı hassasiyetle korudum. Rahmet ve minnetle anıyorum.” ifadelerini kullandı.
Programa konuşmacı olarak katılan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Hamit Demir ise okulun yapımına vesile olan Es-Seyyid Osman Hulusi Efendi’nin, hayatını devlet ve millet menfaatini gözeterek sürdürdüğünü söyledi.
Osman Hulusi Ateş İmam Hatip Ortaokulu Müdürü Hikmet Altınok, okulun yapımına önderlik eden Hulusi Efendiyi rahmetle ve minnetle andıklarını belirterek, programa katılan ve emek veren herkese teşekkür etti.
Programa, Darende Kaymakamı Şeref Gülyer, Darende Belediye Başkan Yardımcısı Muharrem Apan, okuldan mezun alarlar ile öğrenciler katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANTALYA) – Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, kent sakinlerini 27 Ekim Pazar günü saat 20.30’da Ceylan Ertem’in sahne alacağı Muratpaşa Atatürk Kent Meydanı’ndaki Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına davet etti.
Başkan Uysal, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı coşkusunu ve heyecanını yaşamak için tüm kent sakinlerini kutlamalara davet etti. Muratpaşa Belediyesi’nin kutlamaları, 27 Ekim Pazar günü Muratpaşa Atatürk Kent Meydanı’nda gerçekleşecek. Ceylan Ertem’in sahne alacağı kutlamalar, saat 20.30’da başlayacak.
Başkan Uysal, Türkiye’nin yaşadığı tüm sıkıntılara rağmen geleceği yeniden inşa edecek birikim ve yeteneğe sahip olduğunu belirterek, “101 yıl önce yaptığımız gibi milletçe el ele, kol kola vererek içinden geçtiğimiz bütün sıkıntıları, şu an yaşadığımız bütün güçlükleri çözeceğiz” dedi.
Kitabını imzalayacak
Uysal, Antalya Kitap Fuarı’nda Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu değerlerini ve dinamizmini Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına uyarladığı yeni kitabı “21. Yüzyılda Yeniden Cumhuriyet”in imza gününü gerçekleştirecek. Cumartesi ve pazar günleri, Cam Piramit’te, saat 15.00’de Başkan Uysal, Cumhuriyet Yayınları standında Antalyalılarla buluşacak.
Toros Keçisi Antalya Tırmanış yarışı yapılacak
Bisiklet tutkunları için heyecan dolu bir macera olan Toros Keçisi Antalya Tırmanış yarışı da pazar günü gerçekleştirilecek. Bu yıl üçüncü kez düzenlenen Toros Keçisi Antalya Tırmanış Yarışı, Muratpaşa Belediyesi’nden başlayacak. 50 kilometre boyunca sürecek yarış Feslikan Yaylası’nda sona erecek. Yarışmaya resmi kayıt, yarın 14.00 ile 17.00 arasında Muratpaşa Belediyesi’nde yaptırılabilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fethiye Belediyesi öncülüğünde, başta Türk Hava Kurumu ile Fethiye Ticaret Odası olmak üzere çok sayıda sivil toplum kuruluşunun desteğiyle gerçekleştirilen Uluslararası Ölüdeniz Hava Oyunları Festivali devam ediyor. Organizasyona 60 kadar ülkeden, bin 500’den fazla yamaç paraşütçüsünün yanı sıra dünyanın en iyi akrobasi sporcuları da katılıyor.
Festival kapsamında Babadağ’dan atlayan Başkan Karaca, iniş yaptığı Belcekız sahilinde, şunları söyledi:
“Ölüdeniz’in harika manzarasını paraşütle izlemek muhteşemdi. Ülkemizin hava sporları alanındaki en prestijli festivalinin gerçekleşmesinde emeği geçen herkese sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Bu yıl da geleneksel atlayışımızı gerçekleştirdik. Fakat dün çok üzücü bir haber aldık. Ben bugünkü atlayışı dün kaybettiğimiz beş şehidimiz için gerçekleştirdim. Ölüdeniz’in güzelliğini gökyüzünden görmek herkese nasip olmaz. Ben istiyorum ki, tüm Fethiyeli yurttaşlarımız da buradan en az bir kere atlayış yapsınlar. Fethiye’mizin ve Ölüdeniz’in tanıtımına bu şekilde büyük destek veren tecrübeli pilotlarımıza çok teşekkür ediyorum. Belediye’nin öncülüğünde Ölüdeniz’in ve Fethiye’nin daha da gelişmesi için çalışmalarımız sürüyor. Babadağ’dan Ölüdeniz’e, Belcekız’a uzanan ve gökyüzünde nefes kesen gösterilerle unutulmaz anlara sahne olan festivalimizin bu yıl da kazasız, sorunsuz tamamlanmasını temenni ediyorum.”
Festivalde, 27 Ekim gününe kadar yarasa adam ve alçak irtifa serbest atlayışları, yüksek hızlı küçük yamaç paraşütü gösterileri, Türk Hava Kurumu’nun yamaç paraşütü, ‘mosquito, microlight’ ve sıcak hava balonu gösterileri yapılacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇANAKKALE Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı tarafından 2022 yılında dalışa açık hale getirilen Gelibolu Tarihi Sualtı Parkı’nda yapılan çalışmalar sırasında 1’inci Dünya Savaşı’nın izlerini taşıyan HMS Triumph’a ait ahşap kapı kolu ve bir alkol şişesi gün yüzüne çıkarıldı. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, “Bu yıl 5 bin civarında yerli ve yabancı dalgıç, Gelibolu Sualtı Parkı’na dalış yaptı. Gelibolu Sualtı Parkı’na dalış yapmak sadece bir suyun altına yolculuk yapmak değil, aynı zaman içerisinde bir tarihi yolculuk yapmak, bir zaman tünelinde yolculuk yapmak gibi. Hedefimiz, burayı dünyanın en önemli dalış merkezleri arasına sokmak” dedi.
Tarihi Gelibolu Yarımadası’nın derinliklerinde bulunan savaş gemileri, Gelibolu Tarihi Sualtı Parkı olarak 2022 yılında dalış turizmine açıldı. Derinliklerinde pek çok hikaye saklayan Çanakkale’nin savaş batıkları, 1’inci Dünya Savaşı temalı ilk sualtı parkı özelliğini taşıyor. 109 yıl önce Seddülbahir Kalesi açıklarında batırılan İngiliz Kraliyet Donanması’na ait ‘HMS Majestic’in de aralarında bulunduğu 14 batık gemi dalış meraklılarını ilgisini çekiyor. 14 dalış noktası ve 150 kilometrelik alanda dalışa imkan veren Gelibolu Tarihi Sualtı Parkı dalış noktaları; ‘HMS Majestic’, ‘Ertuğrul Koyu Massena ve Saghalien gemi kalıntıları’, ‘Helles Barçları’, ‘Tekke Koyu (W Beach) batıkları’, ‘Arıburnu Barç’, ‘Küçükkemikli Barçları’, ‘Arıburnu Layter’, ‘Lundy’, ‘HMS Louıs’, ‘S.S. Milo’, ‘Tuzla’, ‘Denizaltı Mania Ağı’, ‘Bebek Kayalıkları’ ve HMS Triumph’tan oluşuyor. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı tarafından Gelibolu Sualtı Parkı’nda yapılan çalışmalar sırasında savaşın izlerini taşıyan HMS Triumph zırhlısına ait ahşap kapı kolu ve bir adet alkol şişesi gün yüzüne çıkarıldı.
‘BU YIL GELİBOLU SUALTI PARKI’NA 5 BİN CİVARINDA YERLİ VE YABANCI DALIŞ YAPTI’
Gelibolu Sualtı Parkı’nın hem Türkiye’de hem de dünyanın çeşitli yerlerinden çok önemli ziyaretçilerini ağırlamaya devam ettiğini belirten Kaşdemir, “Gelibolu Sualtı Parkı’nı oluşturduğumuzda bir hayalimiz vardı. Burayı dünyanın en önemli dalış merkezlerinden ve su altı parklarından birisi yapmaktı. Çok kısa bir zaman içerisinde hem Türkiye’de hem de dünyanın değişik yerlerinden su altı meraklıları, dalgıçlar, Gelibolu Sualtı Parkı’na gelmeye başladı. Bu yıl yaklaşık 5 bin civarında yerli ve yabancı dalgıç Gelibolu Sualtı Parkı’na dalış yaptı. Gelibolu Sualtı Parkı’na dalış yapmak sadece bir suyun altına yolculuk değil aynı zaman içerisinde bir tarihe, bir zaman tünelinde yolculuk yapmak gibi. O da ilgiyi ve merakı arttırıyor. Çünkü Çanakkale’deki suyun altındaki batıkların hem tarihi hem de kültürel miras anlamında farklı bir hikayesi var. Bu hikayeler insanların dikkatini çekiyor. O nedenle Gelibolu Sualtı Parkı’na şu anda bir yöneliş var. Umudumuz çok kısa bir zaman içerisinde burayı dünyanın en önemli dalış merkezleri arasına sokmak. Dalış dendiği zaman akla Gelibolu’yu, Çanakkale’yi, Türkiye’yi getirmek var” dedi.
‘HMS TRİUMPH ZIRHLISI’NIN BİRTAKIM PARÇALARINI KEŞFETMİŞ OLDUK’
Gelibolu Sualtı Parkı’nda devam eden çalışmaları anlatan Alan Başkanı Kaşdemir, “Gelibolu Sualtı Parkı’ndaki faaliyetlerimiz esnasında Çanakkale Deniz Savaşı’nın önemli figürlerinden HMS Triumph Zırhlısı’nın birtakım parçalarını keşfetmiş olduk. Yapılan dalışlar sonrasında Triumph Zırhlısı’na ait parçalar bulundu ve envantere kaydedildi, müzemize kaldırıldı. Biz halen Gelibolu’da, Çanakkale’de suyun altını keşfetmeye devam ediyoruz. Suyun altındaki o bizi bekleyen mirası keşfetmeye, korumaya ve kollamaya devam ediyoruz. Gerçekten Çanakkale’de suyun altında büyük bir servet, hazine, bir kültürel miras yatıyor. Tarihi Alan Başkanlığı olarak bu suyun altındaki kültürel mirasları, batıkları hem koruyacağız hem de gelecek kuşaklara aktaracağız. Burayı da bir dalış merkezi, bütün dalış meraklarının uğradığı bir durak haline getireceğiz. Bütün dalış meraklılarını Çanakkale’ye, Gelibolu Sualtı Parkı’na zaman tünelinde bir yolculuk yapmaya, bir tarihi yolculuk yapmaya davet ediyoruz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRK Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaret alan, 350 yıldır Siirt tiftiğine has bir teknik ile dokunan Siirt battaniyesine, bu kez Leonardo da Vinci’nin ünlü eseri Mona Lisa portresi işlendi.
Tiftikten üretilen, 2003’te Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenen Siirt battaniyesi, 350 yıldır Siirt tiftiğine has bir teknik ile dokunuyor. Siirt Üniversitesi Siirt ve Yöresi El Sanatları Araştırma ve Uygulama Merkezi bünyesinde kurulan atölyede de belli aşamalardan geçirilerek hazır hale getirilen tiftik, gelişen teknolojiye rağmen ustaları tarafından elle dokunarak battaniyeye dönüşüyor. Atölyede aynı zamanda tiftikle ilgili araştırma ve geliştirme çalışmaları gerçekleştirilerek gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor. Önceki yıllarda yazı yazılamayan tiftik battaniyesine günümüzde artık portre ve manzara resimleri dokunabiliyor. Daha önce Osman Hamdi Bey’in Kaplumbağa Terbiyecisi ve Fatih Sultan Mehmet’in tablosunun dokunduğu battaniyeye, bu kez Leonardo da Vinci’nin ünlü eseri Mona Lisa portresi işlendi.
‘GRAFİK TASARIM KURALLARINA UYGUN PANOLAR İŞLEYEBİLİYORUZ’
Merkezin Öğretim Görevlisi Muhammed Keskin, Siirt tiftiğine has bir dokuma tekniği ile çalıştıklarını ifade ederek, “Yaklaşık 350 yıllık bir geçmişe sahip olan geleneksel Türk el sanatları içerisinde yerini almış, aynı zamanda coğrafi işaret ve tescil belgesini almış, TSE standartları dahilinde geliştirdiğimiz Siirt yöresine ait olan bu tiftik ürünlerini klasik dokuma yöntemlerini, motiflerini ve tekniklerinin tamamını revize ederek, modern ve çağdaş bir çizgiye kavuşturarak üniversitemiz bünyesinde kurmuş olduğumuz araştırma merkezi çalışmaları dahilinde geliştirip, son derece modern bir çizgiye kavuşturduk. Yazı yazılamaz durumdayken bugün portre, manzara dokuyabiliyoruz. Grafik tasarım kurallarına uygun panolar işleyebiliyoruz. Bunun son örneği de Mona Lisa tablosunun hem tüylendirilmiş hem de tüylendirilmemiş haliyle pano olarak, Özgür Harman’ın çalışmasıyla tezgahta dokuması yapıldı” diye konuştu.
‘İLLÜZYONİST TARZ VE PSİKOLOJİK BİR YAKLAŞIMLA DOKUNDU’
Muhammed Keskin, “El sanatlarının daha çağdaş, daha modern ve daha dikkat çekici bir şekilde ilerleyen kuşaklara aktarılması için çalışmalara devam edeceğiz. Çalışmalarımızı elimizden geldiğince daha çağdaş, daha modern ve daha dikkat çekici bir şekilde mesleğe, sanata ve sanatın yok olmasına engel olacak şekilde, ilerleyen kuşaklara aktarılacak şekilde sürdürmeye devam edeceğiz. Mona Lisa tablosu, illüzyonist tarz ve psikolojik bir yaklaşımla Siirt battaniyesine dokundu. Ustamızın dokumuş olduğu tablonun klasik, alışılagelmiş, reel Mona Lisa tablosunu daha çok illüzyonist tarzla, psikolojik bir yaklaşımla stilize ederek, battaniye üzerindeki duruşunu göstermek istedik. Aslında Siirt Battaniyesi ve tiftiği ile neler yapılabileceğini göstermek istedik” diye konuştu.
Haber-Kamera: Akif ÖZALP/SİİRT,
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAMÜ Canik Kampüsü 100. Yıl Konferans Salonu’nda düzenlenen sempozyumda, “Gerbiyat, şarkiyatçılık ve öteki”, “Disipliner düşünce tarihi ve garbiyatçılık” ve “İdeolojiler ve aydınlar ekseninde garbiyatçı düşünce” konu başlıkları üzerine sunumlar gerçekleştirildi.
SAMÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın, “Batı kimliğinin oluşumunda Hristiyanlığın rolü” konulu sunumunda, Batı kültürü ve medeniyetinin düşünce tarzını Hristiyanlığın şekillendirdiğini söyledi.
Hristiyanlığı ise Roma medeniyetinin şekillendirdiğini belirten Aydın, “Hristiyanlık dediğimiz şey, bizde olduğu gibi tekdüze İslami yapı gibi değil. Hristiyanlık dediğiniz şey, 2. yüzyıldan sonra Yahudilikle ayrışarak ayrı bir yapıya dönüşüyor.” dedi.
Hristiyanlığın Roma’nın askeri gücünü arkasına alarak ciddi yayılma sürecine girdiğini anlatan Aydın, şöyle devam etti:
“Hristiyanlık ve İslamiyet’in yayılması karşılaştırıldığında, ‘İslam kılıçla yayılan bir dindir’ deniliyor ama Hristiyanlık nasıl yayılıyor, buna bakmak lazım. İslam’da klasik hukukta, Müslüman bir ordu bölgeyi ele geçirdiğinde esirlere üç seçenek sunar; ya Müslüman olacaksınız, ya yenilgiyi kabul edip orayı terk edeceksiniz ya da öldürüleceksiniz ama Hristiyanlıkta seçenek tektir, ya Hristiyan olacaksınız ya öleceksiniz. Bunu Haçlı Seferleri’nde Kudüs’ü ele geçirdiklerinde gördük. İspanya’da, Endülüs Emevi Devleti’ni ele geçirdiklerinde de gördük. Bugün yaptıklarında da bunu çok rahat görüyoruz.”
İslam’ın kuşatıcı yapıya sahip olduğunu dile getiren Aydın, “İslam, gittiği yerdeki kiliseleri, havraları, dini yapıları İslam kuşatıcılığı içerisinde peygamberlerin mirası olarak gördüğü için muhafaza ediyor. Dolayısıyla Yahudilik’te öteki düşmandır. Öteki hain olan ne varsa, hepsi olduğu gibi yok edilmelidir.” ifadesini kullandı.
“Hristiyanlık insanın elini ayağını bağlayan teolojik etkiye sahiptir”
Eski AK Parti Milletvekili ve Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Yasin Aktay da “Oksidentalizm hegemon anlatıyı yıkar mı, düzeltir mi?” konulu sunumunda, doğu ve batı kavramlarının yeni kavramlar olduğuna dikkati çekti.
Müslümanların bugünkü Batılılardan coğrafi olarak da kültürel olarak çok daha fazla Batılı olduğunu anlatan Aktay, “Hakikat neredeyse Müslümanlar onu almaya teolojik olarak uyumludur. Kulağı açıktır Müslümanın. Allah’a inancımız sabit zaten, Peygamber’e inancımız sabit. Onun için Müslümanlar Yunan literatürünü çok rahat şekilde çevirmişlerdir. Onlar Hristiyanlığı terk ettikleri için ilerlediler, biz ise Müslümanlığı terk ettiğimiz için geriledik. Çünkü Hristiyanlık insanın elini ayağını bağlayan teolojik etkiye sahiptir. İslamiyet, her türlü araştırmaya, çalışmaya, akletmeye, açılım yapmaya, insan hakları anlamında, insanı değerlendiren anlamında çok daha pozitif bir dindir.” diye konuştu.
İslamiyet’in Doğu ve Batı arasındaki paradigmayı yıktığını dile getiren Aktay, şunları kaydetti:
“Bir yılı devirmiş olan Aksa Tufanı operasyonuna kalkışan o yiğitleri buradan selamlıyoruz. Onlar aslında bu paradigmayı değiştirmenin, yıkmanın yolunu bize hatırlattılar. Hani Kur’an-ı Kerim’de diyor ya, ‘Nice az insan toplumu, nice çok kalabalık topluluklara galip gelmişlerdir.’ Onlar duruşlarıyla bugün oryantalizm aklını bence önemli ölçüde dumura uğratmıştır. Mevzu doğu-batı mevzusu değildir. Müslümanlar, Batı karşıtı değildiler. Batı karşıtı, oryantalizmi yapı sökümüne uğratmanın, o anlatıyı ters düz etmenin yolu İslam’ın evrenselliğinden geçer. doğu da Allah’ındır, batı da Allah’ındır. Bugün Avrupa’da teşekkül etmiş, yoğunlaşmış olan, belki de güç probleminden ve haksız yere, azgın biçimde insanlık aleyhine kullanılan bir güç problemiyle karşı karşıyayız. Biz bu güce karşı savaşmakla mükellefiz.”
Sempozyumda, Atatürk Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Utku da “Geç Osmanlı’da modernleşmeci ideolojik teklifler ve garbiyatçılık” konulu sunum gerçekleştirdi.
Programa SAMÜ Genel Sekreteri Prof. Dr. Adem Soruç ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul Filarmoni Derneği işbirliğiyle gerçekleştirilen konsere Kuzey Makedonya Kültür Merkezi Müdürü Dime Rataykoski, Kuzey Makedonya’nın Ankara Büyükelçisi Jovan Manasijevski, Kuzey Makedonya’nın İstanbul Başkonsolosu İdris Fazlioski, Arnavutluk’un İstanbul Başkonsolosu Armand Shandro ve İstanbul Filarmoni Derneği Yönetim Kurulu üyesi Esma Layiç katıldı.
Konser öncesi AA muhabirine açıklamada bulunan Kuzey Makedonya Kültür Merkezi Müdürü Dime Rataykoski, Menada’nın Kuzey Makedonya’da oldukça tanındık kadın korosu olduğuna değinerek, “Gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki 1981’den beri Makedon koro müziğinin gerçek elçileri. Orkestra şefi maestro Ivica Zoric ve İstanbul seyircisi önünde verecekleri konserin başarılı geçeceğini ve Türk seyircisinin Makedon ruhani müziğinin yanı sıra çeşitli Ortodoks ülkelerinden katılımcıların Ortodoks müziğini duymaktan memnun kalacağını düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.
“Türk-Makedon ilişkileri güven ve karşılıklı saygı üzerine kurulmuştur”
Makedonya’nın Ankara Büyükelçisi Jovan Manasijevski, konser öncesinde gerçekleştirdiği konuşmasına Türkçe, “Hepiniz Hoş geldiniz” diyerek, “Makedon ayaklanmasının başladığı gün olan ulusal günümüzü birlikte kutlamak için hepinizi ağırlamaktan büyük bir onur ve zevk duyuyoruz. Bugünü Makedon halkının, devletinin ve bağımsızlığının asırlık özleminin anısına ve ihtişamıyla kutluyoruz. Türk-Makedon ilişkileri çok güçlü güven ve karşılıklı saygı temelleri üzerine kurulmuştur.” açıklamalarında bulundu.
İstanbul Filarmoni Derneği Yönetim Kurulu üyesi Esma Layiç ise dernek olarak Kuzey Makedonya Kültür Merkezi’yle uzun yıllardır işbirliği içerisinde olduklarını söyleyerek, “Kültür ve sanat halklar ve bellekler arasında dostluk köprüsüdür. Bundan hareketle Kuzey Makedonya’dan gelen bu klasik müzik sanatçılarının Kuzey Makedonya Kültür Merkezi vasıtasıyla İstanbul’da sahne almaları iki ülke arasında var olan güzel iş birliğinin örneğidir.” dedi.
Menada kadın korosu hakkında
Menada korosu, 1981’de maestro Prof. Ivica Zoric tarafından Kuzey Makedonya’nın Kalkandelen şehrinde kuruldu.
Kurulduğu günden beri koroyu yönetmeye devam eden Zoric, Menada’nın uluslararası sahnede “Dünya Makedon Koro Müziği Elçileri” olarak bilinen seçkin bir itibara sahip olmasını sağladı.
Menada, manevi müzikten oluşan bir programın yanı sıra popüler Makedon halk şarkılarından oluşan bir performansı sunuyor.
Kutsal ve geleneksel unsurları birleştiren koro, Kuzey Makedonya’nın zengin kültürel ve müzik hazinesini yansıtıyor.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cezayir Turizm ve El Sanatları Bakanlığının talebi üzerine, Konstantin Geleneksel El Sanatları Odası bünyesinde kurulan Bakırcılık Tasarım ve Eğitim Atölyesinin açılışı Türkiye‘nin Cezayir Büyükelçisi Muhammet Mücahit Küçükyılmaz tarafından yapıldı.
Açılışta Cezayir Turizm ve El Sanatları Bakanlığı yetkililerinin yanı sıra ildeki birçok yönetici de hazır bulundu.
Atölyeyi gezen ve incelemelerde bulunan Büyükelçi Küçükyılmaz, açılış programında bir konuşma yaptı.
Küçükyılmaz, “Osmanlı öneminde Doğu Beyliğinin yönetim merkezi olan Konstantin, ortak kültürel değerlerin en canlı yaşandığı bir merkezdir. Türkiye olarak ortak değerlerimizin korunmasına çok özel bir önem vermekteyiz. Kaybolmaya yüz tutan bu sanatın yaşatılması için bu projeyi hayata geçiren TİKA ve Cezayir Turizm ve El Sanatları Bakanlığına teşekkür ederim.” dedi.
Büyükelçi Küçükyılmaz, kurulan atölyede ortak formasyon eğitimi programları düzenlenerek bakırcılık alanındaki beceri ve tecrübelerin paylaşılması konusunda da faaliyet yapılabileceğini söyledi.
Osmanlı hakimiyeti döneminde Cezayir-Doğu Beyliği yönetim merkezi olan Konstantin, çok sayıda Türk kökenli ailenin yaşaması sebebiyle ortak kültürel değerlerin en canlı yaşandığı şehirlerden birisi olarak biliniyor.
Bakırcılık sanatı da bu ortak değerlerden biri. Son yıllarda, Cezayir Turizm ve El Sanatları Bakanlığı, birçok geleneksel el sanatı gibi önemini kaybetmeye başlayan bakırcılık sanatının yeniden canlandırılması ve yeni nesillere aktarılması konusuna büyük önem veriyor.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>


NOBEL ÖDÜLLERİ HAKKINDA
İsveçli Alfred Nobel’in vasiyeti üzerine ölümünden sonra 9 Haziran 1900’de kurulan Nobel Vakfının insanlığa hizmette bulunanlara verdiği ödüller, dünyada en saygın ödüller olarak kabul ediliyor. Nobel Ödülleri, İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi, İsveç Akademisi, Karolinska Enstitüsü ve Norveç Nobel Komitesi tarafından fizik, kimya, edebiyat, barış ve tıp olmak üzere 5 dalda en başarılı kabul edilen kişiler veya kuruluşlara veriliyor. Bunlara ek olarak, Nobel Ekonomi Ödülü, 1968’de İsveç Merkez Bankasının Alfred Nobel’in anısına ekonomi dalında da ödül verilmesini kararlaştırmasıyla, ilk kez 1969’da verildi. Nobel Ödülleri, her yıl Alfred Nobel’in ölüm yıl dönümü olan 10 Aralık’ta düzenlenen törenle sahiplerine teslim ediliyor. Öte yandan ödüllerin 1901’deki başlangıcından bu yana verilmediği birkaç yıl oldu. Toplamda 49 defa yapılan ödül iptallerinin çoğu, Birinci ve İkinci Dünya Savaşları sırasında gerçekleşti.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AA muhabirinin hazırladığı, “Dünyanın Sesleri İstanbul Sokaklarında Yankılanıyor” başlıklı dosya haberin dördüncü bölümü, Fokoloei’nin Tahran’dan İstanbul’a uzanan sanat yolculuğunu konu alıyor.
Rap müzik yapan Fokoloei, ailesiyle birlikte 5 yıl önce Tahran’dan Türkiye’ye geldi. Müzik tutkusunu İstanbul’da devam ettiren Fokoloei, haftanın birkaç günü sanatını icra etmek üzere Tarlabaşı’nın renkli sokaklarından yola çıkıyor.
Fokoloei, bazen Üsküdar-Eminönü hattında çalışan vapurlarda, bazen de Şişli’de bulunan bir alışveriş merkezinin önünde kendi bestelediği Farsça ve İngilizce eserleri seslendiriyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) bağlı Kültür Daire Başkanlığının geliştirdiği “Sanat Sokağa Taşacak” projesine kayıtlı olan genç müzisyen, hem şehrin sokak sanatına katkıda bulunuyor hem de geçimini sağlıyor.
“İstanbul’da daha rahat müzik yapıyorum”
“İş stresinden kaçarak evine koşanlara tatlı bir tebessüm ettirmek üzere emek harcıyorum.” diyen Fokoloei, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kaliteli müziğin İstanbul’da yaşadığını ve yaşatıldığını belirterek, “Türk müziği çok iyi. Rap şarkıcılar burada konser veriyor ama İran’da bu yok. İran’da sadece pop, biraz rock müzik var.” diye konuştu.
Fokoloei, İstanbul sokaklarında müzik yapma macerasıyla ilgili olarak, şunları kaydetti:
“İstanbul’u çok sevdim. Burada kalmak istiyorum, benim istediğim her şey burada var. Burada çok iyi manzaralar, iyi iş var. Çok rahat müzik yapıyorum. Türkiye’ye ilk geldiğim zamanlarda sokakta müzik yapmak istedim, o zaman izin alınması gerektiğini bilmiyordum. Koronavirüs salgını sonrasında belediyeye gidip izin aldım. Sokakta elektronik müzik yapmak istediğimi söyledim, rap parçalar söylediğimi ifade ettim. Daha sonra izinli şekilde sokakta çalmaya başladım.”
İstanbulluların sanata saygılı ve sanatçıya destekçi olduğuna dikkati çeken Human Ghasemnataj Fokoloei, “Şişli’de bulunan bir alışveriş merkezinin önüne gidiyorum ve orada müzik yapıyorum. Söylediğim tüm şarkılar bana ait. Bazen 400-500 lira, en çok 1000-1200 lira kazanıyorum. Ben insanlara kendi şarkılarımı söylemeyi çok seviyorum. Gençler beni daha çok seviyor, alkışlıyorlar, fotoğraf ve video çekiyorlar.” ifadelerini kullandı.
“İstanbul’un denizleri bana çok ilham veriyor”
Genç müzisyen, eser üretmenin İstanbul’da çok daha rahat ve keyifli olduğunu dile getirerek, şu değerlendirmelerde bulundu:
“İstanbul’un denizi bana çok ilham veriyor. Her zaman deniz kenarına gidiyorum, şiirler içime doğuyor ve hemen yazıyorum. Dünyanın her yerinden insanlar İstanbul’a geliyor Avrupalılar, Afrikalılar… Burada müzik yapıyor, para kazanıyorlar. Ben de burada rahatça müzik yapıyorum. Burada demokrasi var. Müzik yaparken buradaki insanların mutlu olduğunu görüyorum.”
Türk müziğini de çok sevdiğini anlatan Fokoloei, “Türkiye’deki sanatçılardan en çok Ceza’yı seviyorum. Uzi, Gazapizim ve Benfero da çok güzel. Ben Türkiye’yi seviyorum, burada yaşamak istiyorum. Müzik varsa hayat var, müzik yoksa hayat yok. İstanbul müzik yapmak için çok iyi bir şehir.” dedi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Görüşmede, Türkiye ve Türkmenistan arasındaki ikili ve parlamentolar arası ilişkiler ele alındı. Ayrıca Gazze başta olmak üzere Filistin topraklarındaki insanlık dışı saldırılar ve işgal girişimleriyle Lübnan’a yönelik İsrail saldırıları, güncel küresel konular hakkında görüş alışverişinde bulunuldu.
Kurtulmuş, görüşmede, Türkmen halkının milli değeri, bilgeliği ve eserleriyle tüm Türk dünyasının ışığı olan Mahtumkulu Firaki’nin 300. doğum günü vesilesiyle düzenlenecek forum dolayısıyla ata yurdu olan Türkmenistan’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Türkiye ve Türkmenistan’n tarihi ve kültürel bağlara sahip iki kardeş ülke olduğunu belirten Kurtulmuş, kadim kardeşlik bağlarının karşılıklı saygı, anlayış ve ortak çıkarlar temelinde gelişmeye devam etmesi arzusunda olduklarını söyledi.
Öte yandan, TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkmenistan Milli Lideri ve Halk Maslahatı Başkanı Berdimuhammedov’un Arkadağ Akıllı Şehri’nde foruma katılan heyet başkanları onuruna verdiği davete katıldı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi konferans salonunda açılışı yapılan programa, Türkiye’nin yanı sıra Filistin‘den şairler katıldı.
Etkinlikte konuşan Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Alpay Şirin, kültür ve sanat projelerine hız kesmeden devam ettiklerini, kentin her köşesinde vatandaşlara sanatı ulaştırmayı, onların hayatlarına dokunmaya çalıştıklarını söyledi.
Şiirin zamanın ruhunda izler bırakan en zarif name olduğunu aktaran Şirin, “Öyle bir name ki her dize gönüllere nakış nakış işlenir. Sözlerin ötesinde bir evren sunar bizlere. Görünmeyeni görmek, duyulmayanı işitmek, hissedilmeyeni hissetmek için bir kapıdır. Bugün şiirin gücüyle bir araya geldiğimiz bu özel akşamda kalplerimizde yalnızca edebiyatın zarafeti değil, insanlığın ortak davası da var; Filistin.” diye konuştu.
Alpay Şirin, bu yıl etkinliğin ana teması olarak Filistin‘i belirlediklerini belirterek, şunları kaydetti:
“Çünkü şiir bir direniş, umut ve hakikatin sesi olabilir. Tıpkı Filistin‘in sessiz çığlıkları gibi. Bizler için aralanan kapıda bu sene Filistin‘i hissedeceğiz. Filistin öyle bir mesele ki sadece bizim, İslam dünyasının değil, tüm dünyanın, dinlerin, insanlığın ortak meselesidir. Oradaki kardeşlerimizin acısını yüreğimizde taşırken sanatın sıcak dokusuyla bu duyguları ifade etmenin yolunu arıyoruz bugün. Sergilerden film gösterilerine kadar her sanat dalı Filistin’in sesi, yüreğindeki yarasıdır. Her kelimeyle, her resimle Filistin’in onurunu savunacak, yaralarını saracak, birlikteliğimizle, dayanışmamızla sanatı bir araç haline getireceğiz. Bizim için bu yük değil, görev, kalbimizin derinliklerinden gelen bir çağrıdır.”
Sanatın sadece ifade biçimi değil, aynı zamanda umudun ve direnişin simgesi de olduğunu vurgulayan Şirin, bu sanatsal yolculukta her dizede, her namede Filistin’le birlikte olduklarını sözlerine ekledi.
Konuşmanın ardından programın onur konuğu şair Cahit Koytak ile diğer katılımcı şairler eserlerini dinleyicileriyle paylaştı.
Etkinlik kapsamında yarın şairler liselerde öğrencilerle buluşacak, Ofis Sanat Merkezi’nde “Filistin ve Edebiyat Paneli” ile “Filistin İçin Mısralar” konulu şiir sunumu gerçekleştirilecek.
23. Uluslararası Sapanca Şiir Akşamları, 12 Ekim’de Sapanca Sosyal Gelişim Merkezi’nde düzenlenecek şiir sunumlarıyla sona erecek.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğünce düzenlenen “Orhan Asena Yerli Oyunlar Tiyatro Festivali” 20’nci kez tiyatroseverlerle buluştu.
Diyarbakır Devlet Tiyatrosu Orhan Asena Sahnesi’nde Ankara Devlet Tiyatrosunun hazırladığı “Devlet Ana” oyunuyla başlayan festival kapsamında, 32 oyun sahnelenecek.
Kemal Tahir’in yazdığı, Osman Özkan’ın oyunlaştırdığı ve Ayşe Emel Mesci’nin rejisörlüğünü üstlendiği “Devlet Ana” oyunu sanatseverlerden büyük ilgi gördü.
Festivalin açılışında konuşan Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, Devlet Tiyatroları olarak kültürel mirası yaşatma ve geleceğe taşıma amacıyla düzenledikleri festivalin Türk tiyatrosunun en değerlilerinden biri haline geldiğini söyledi.
Yerli yazarların eserlerini sahneye taşıyarak tiyatronun gücüyle kültürel zenginlikleri daha geniş kitlelere ulaştırma hedefinde olduklarını belirten Karadağlı, şöyle devam etti:
“Bu festivalin adını taşıyan Orhan Asena, Türk tiyatrosuna derin katkılarda bulunmuş çok kıymetli bir yazarımızdır. Onun ismiyle düzenlenen bu etkinlik sadece bir anma değil, aynı zamanda yerli oyunlarımızın ne kadar önemli ve anlamlı olduğunun da bir göstergesidir. Her bir oyun bizlere geçmişi, bugünü ve geleceği düşünmemiz için yeni kapılar aralarken insanlığın ortak meselelerine de sanatsal bir perspektif sunmaktadır.”
Karadağlı, festivale katılan sanatçılara ve festivalde emeği bulunanlara teşekkür ederek, bu yıl festivalde Devlet Tiyatrolarının zengin repertuarındaki birbirinden değerli oyunları sanatseverlerle buluşturacaklarını belirtti.
“Türk tiyatrosuna ve yerli yazarlarımıza gösterilen ilgi ve desteğin sanata olan inancımızı daha da güçlendirdiğini belirtmek isterim. Hep birlikte sanatın toplumları bir araya getiren ve insanları buluşturan büyük bir güç olduğunu bir kez daha hatırlıyoruz.” diyen Karadağlı, bu festivali Diyarbakır’da büyük bir heyecanla karşılayan tüm sanatseverlere teşekkürlerini iletti.
Diyarbakır Devlet Tiyatrosu Müdürü Erkan Aytemur da festivalde konuşma yaptı.
Konuşmaların ardından Vali Yardımcısı İlyas Öztürk, Tamer Karadağlı’ya plaket verdi.
Festival kapsamında 11-22 Ekim’de İstanbul DT “Bence Katil Öldürdü”, “Acaibü’l Temaşa”, “Kırmızı Küre”, “Çarpışma”, “Masal Yolu” ve “Çöp Canavarı”, Ankara DT “Hayal Dükkanı”, “Sihirli Ayna” ve “Kadınlar, Filler ve Saireler”, İzmir DT “Bir Düş Gibi”, “Radyo-yu Hümayun”, “Barış Ormanı”, “Folklorama (müzikal)”, “Umudunu Yitirmeyen Sığırcık” ve “Kral Olmak İstemeyen Aslan”, Antalya DT “Misafir” ve “Ağustos Parkı”, Bursa DT “Mai ve Siyah” ve “Uçurtmanın Kuyruğu”, Trabzon DT “Otoban Köpekleri” ve “Sihirli Lamba”, Adana DT “Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin”, Erzurum DT “Hiç Kimsenin Öyküsü”, Van DT “İtaat İlamı”, “Büyülü Prens” ve “Şifreli Köpek”, Sivas DT “21.15 Treni”, “Gizli Bahçenin Bezelyesi” ve “Tebeşir Ağacı” ile Kayseri DT “Keşanlı Ali Destanı” ve “Kırmızı Kanatlı Baykuş” adlı oyunları sahneleyecek.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>UNESCO Dünya Kültürü Mirası Listesi’nde yer alan ve 5 bin 799 metre uzunluğunda olan Diyarbakır Surları’nın bugüne kadar bilinen 101 burcundan ayakta kalan 98’i kenti ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası olma özelliği taşıyor.
Birçok medeniyete ev sahipliği yapan kentin en önemli simgesi konumundaki surlara çıkan ziyaretçilerin düşme riskine karşı belirli alanlara daha önce “Surlara çıkmak tehlikeli ve yasaktır” yazılı uyarı levhaları konuldu.
Buna rağmen ziyaretçilerin gezi ve fotoğraf çektirme gerekçesiyle surlara çıkmaya devam etmesi üzerine tedbirler artırıldı.
Zaman zaman yüksekten düşme sonucu can kaybı ve yaralanmaların da yaşanması nedeniyle, restorasyonu tamamlanan ve işlevlendirilen burçların merdiven ve duvar teraslarına ziyaretçilerin düşme riskini önlemek ve güvenliğini sağlamak amacıyla bilim komisyonu ve koruma kurulu kararları alınarak korkuluk takma çalışmaları başladı.
Diyarbakır Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü denetiminde sürdürülen çalışmalarla ziyaretçilerin tarihi surlarda güvenle gezebilmesi amaçlanıyor.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Antalya Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde düzenlenen festival, film gösterimleri, söyleşi ve oturumlarla devam ediyor.
Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu’nda, Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda yarışan, yönetmenliğini ve senaristliğini Selim Evci’nin yaptığı “Savrulan Zaman” filminin dünya prömiyeri gerçekleştirildi.
Alper karakterinin yaşadığı beklenmedik bir olayla başlayan vicdani sorgulama sürecini konu alan filmde, Selim Evci, Özge Gürel, Beste Bereket, Mine Teber, Derya Karadaş, Arın Kuşaksızoğlu, Erdem Şenocak, Nihan Okutucu, Şehnaz Bölen Taftalı ve Ümit Çırak rol alıyor.
Film ekibi izleyicilerin sorularını yanıtladı
Filmin gösteriminin ardından yönetmen Selim Evci, oyuncular Özge Gürel, Beste Bereket, Nihan Okutucu, Arın Kuşaksızoğlu ve Billur Melis Koç’un katılımıyla aynı salonda söyleşi yapıldı.
Filmde hem senarist hem yönetmen hem de oyuncu olmanın zorlukları ve karakterine nasıl hazırlandığına yönelik soruyu yanıtlayan Evci, “Çok zor tabii ama sinemayı seviyorsanız her alanında bulunmak keyifli. Oyunculuk konusunda çok zorlandım ama keyif aldım. Reji tarafında oynayıp izlemek çok zorladı ama bir deneyimdi onu tatmak istedim. Keyifli geçti.” diye konuştu.
Filmlerinde karakterleri kızarak değil anlamaya çalışarak oluşturduğunu dile getiren Evci, herkesin hayatında gri bir dönemin yaşanabileceğini belirtti.
Alper karakterinde de bunun görüldüğünü söyleyen Evci, “Alper, siyah veya beyaz bir karakter değil aslında gri bir karakter. İçinde zaman zaman hepimiz gibi iyilik, kötülük gibi bir sürü şeyi barındıran bir karakter oluşturmaya çalıştım. Gri bir karakterin gri bir dönemi. Bu da değişebilir aslında sonrasında bambaşka bir hayata doğru. Aslında bu filmle ilgili bir düşüncem var. Bunun böyle bir üçleme gibi olması, bekarlık, sonra evlilik ve sonrasında boşanma ya da yaşlılık gibi. Çok kesin değil ama bu sonuçta bir evre, hayatın bir kesiti. İnsan değişen, zaman içinde yön alan ve başkalaşan bir şey.” dedi.
Oyuncu Mehmet Aslantuğ’un filmde sadece yönetmenlik koltuğunda otursaydı Alper karakterinden beklediği enerjinin bu olup olmayacağına yönelik sorusunu ise Evci, şöyle yanıtladı:
“Bu olurdu. Başka bir oyuncu olsaydı başka bir film olabilirdi. Aslında ben oynamak için ilk başta deneme çekimi yaptım. Çok yakın bir dostum Ahmet Rıfat Şungar ile konuşuyordum. Okudu ve bir şekilde ‘sen oynasana’ dedi. Ondan bir fikir geldi ve ben de tabii bir bakayım dedim. İnsanın kendisini beğenmesi kolay oluyor tabii deneme çekimlerinde.”
Oyuncu Özge Gürel de seyircilere kendilerini yalnız bırakmadıkları için teşekkür ederek, “Benim de hayatımın karışık bir döneminde girdiğim bir setti ama iyi hissettirdi ve yoluna sokmama manevi olarak yardımcı olduğu bir dönem vardı. Herkese çok teşekkür ediyorum. Umarım hepiniz seversiniz.” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İÇİŞLERİ Bakanlığı, Türkiye’den yola çıkan ‘RAS’ gemisinin, Güney Amerika ülkelerinden hayalet gemilerle Gine ya da Moritanya açıklarına getirilen 4 ton kokaini, Avrupa ülkelerine sevk etmek üzere seyrederken yakalandığını açıkladı.
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, 4 Ekim 2024 günü İspanya ve Fransa güvenlik güçlerince Atlas OkyanusuKanarya Adaları yakınlarında Tanzanya bayraklı ‘RAS’ isimli gemiye düzenlenen operasyonda yaklaşık 4 ton kokainin ele geçirildiği belirtilerek, operasyonda 7’si Türk, 2’si Azerbaycan ve 1’i Hollanda uyruklu olmak üzere toplam 10 kişinin yakalandığı aktarıldı.
Emniyet Genel MüdürlüğüNarkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı’nın, İspanyol narkotik polisi ile iletişime geçerek görüşmeler sonucu geminin hareketlerinin incelendiği kaydedildi. Geminin, 28 Temmuz 2024’te İstanbulZeytinburnu açıklarındaki demirleme alanından ayrıldığı belirtilerek, “9-10 Ağustos 2024 tarihlerinde Fas’ın Kazablanka kentinde kısa bir mola vererek Sierra Leone’ye transit geçiş yaptığı, 21 Ağustos’ta Freetown, Sierra Leone açıklarında demirlediği ve 11 Eylül’e kadar 20 gün boyunca orada kaldığı, 11 Eylül’de kuzeye doğru hareket ettiği ve 13-20 Eylül tarihleri arasında Gine ile Gine-Bissau ülkeleri karasularında limana giriş izni için beklediği ve akabinde 21 Eylül tarihinde 21 saat boyunca Bissau limanında demirlediği, 22 Eylül tarihinde Bissau limanından ayrıldıktan sonra, bir sonraki uğrak limanı olarak İskenderiyeMısır’ı gösterdiği ve tahmini varış zamanını 15 Ekim 2024 olarak belirlediği, 23-24 Eylül 2024 tarihleri arasında Gine-Bissau açıklarında düşük hızda manevralar gerçekleştirdiği, 26 Eylül 2024 tarihinde Moritanya açıklarında seyrettiği, 28-29 Eylül 2024 tarihleri arasında Moritanya açıklarında hızını önemli ölçüde düşürdüğü, akabinde gemi İskenderiye Limanı’na seyir halindeyken Kanarya Adaları’nın kuzeydoğusundaki sularda 4 Ekim 2024 tarihinde İspanya ve Fransa güvenlik birimlerince operasyon yapılarak limana çekildiği ve 4 ton kokain maddesi ele geçirildiği bilgileri edinilmiştir” ifadelerine yer verildi.
‘RAS’ isimli geminin güzergah, liman ve hız bilgileri analiz sonuçlarına ilişkin, “Ele geçirilen uyuşturucu maddelerin Güney Amerika ülkelerinden hayalet (AIS sinyal bilgileri bulunmayan) tabir edilen gemilerle getirilerek Atlas Okyanusu üzerinde Gine ya da Moritanya açıklarında bahse konu gemiye aktırıldığı, akabinde Avrupa ülkelerine sevk edileceği değerlendirilmektedir” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAYSERİ’de çeşitli suçlardan hakkında kesinleşmiş 13 yıl 5 ay hapis cezası bulunan H.B. (33), yakalandı.
İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, ‘Uyuşturucu ticareti yapmak’, ‘6136 sayılı kanuna muhalefet’, ‘Mala zarar verme’ ve ‘Yağma’ suçlarından hakkında kesinleşmiş 13 yıl 5 ay hapis cezası bulunan H.B.’nin yakalanmasına yönelik çalışma başlattı. Bu kapsamda firari hükümlü, adresine düzenlenen operasyonla yakalandı. Gözaltına alınan H.B., emniyetteki işlemlerinin ardından cezaevine konuldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vali Çakır, valilikte düzenlenen Asayiş ve Güvenlik Değerlendirme Toplantısı’nda Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığının çalışmalarına ilişkin açıklama yaptı. Muş’ta 2024 yılının ilk 9 ayında 392 narkotik olayın meydana geldiğini aktaran Çakır, “Bu rakam 2023 yılı ilk 9 ayında meydana gelen 345 olaya kıyasla narkotik olaylarında yakalamaların artmasına bağlı olarak yüzde 13,62 oranında bir artış olduğunu ve ilimizde uyuşturucu madde kullanımına yönelik mücadelemizin artarak devam ettiğini göstermektedir. Ayrıca 2024 yılında meydana gelen 392 olayın yüzde 100 aydınlatılmıştır. Bu çalışmalarda 469 şahıs yakalanmış, bunlardan 41’i çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştır. İlimizde 2024 yılının ilk 9 ayında 116 terörle mücadele olayı meydana gelmiştir. Bu rakam 2023 yılı ilk 9 ayında meydana gelen 255 olaya kıyasla terörle mücadele olaylarında eksi yüzde 54,51 oranında bir düşüş olduğunu göstermektedir. Ayrıca 2024 yılında meydana gelen 116 olayın yüzde 93,97’si aydınlatılmıştır. Bu çalışmalarda 119 şahıs yakalanmış, bunlardan 13’si çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştır” dedi.
Muş’ta 2024 yılının ilk 9 ayında 197 kaçakçılık olayının meydana geldiğini aktaran Çakır, “Bu rakam 2023 yılı ilk dokuz ayında meydana gelen 147 olaya kıyasla kaçakçılık olaylarında yakalamaların artmasına bağlı olarak yüzde 34,01 oranında bir artış olduğunu ve kaçakçılıkla mücadelemizin artarak devam ettiğini göstermektedir. Ayrıca 2024 yılında meydana gelen 197 olayın yüzde 100’ü aydınlatılmıştır. Bu çalışmalarda 237 şahıs yakalanmış, bunlardan 3’ü çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştır. Muş’ta 2024 yılı ilk 9 ayında 3 bin 564 asayiş olayı meydana gelmiştir. Bu rakam 2023 yılı ilk 9 ayında meydana gelen 3 bin 729 olaya kıyasla asayiş olaylarında önleyici tedbirlerin artmasına bağlı olarak eksi yüzde 4,42 oranında bir azalış olduğunu göstermektedir. Ayrıca 2024 yılında meydana gelen 3 bin 564 olayın yüzde 95.62 oranında aydınlatılarak meydana gelen olayların faillerinin yakalanmasında büyük bir başarı sağlanmıştır. Bu çalışmalar neticesinde 3 bin 68 şahıs yakalanmış, bunlardan 293’ü çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştır” şeklinde konuştu.
2024 yılının ilk 9 ayında göçmen suçlarıyla yapılan mücadelede 160 yabancının yakalanarak geri gönderme merkezine sevk edildiğini vurgulayan Vali Çakır, 28 şüphelinin adli işlem yapıldığını ve 6 kişi ise tutuklandığını belirterek, “2023 yılı ilk 9 ayında göçmen suçları ile yapılan mücadelede 96 yabancı şahıs yakalanarak geri gönderme merkezine sevk edilmiştir. Bir önceki yıla oranla göçmen yakalama oranımız yüzde 66.6 artış göstermiş olup, göçmen kaçakçılığı ile mücadelemiz kararlılıkla devam etmektedir. Aranan şahıslara yönelik yapılan çalışmalarda 2024 yılı ilk 9 ayında, 0-5 yıl arasında hapis cezası bulunan 388 aranan şahıs, 5-10 yıl arasında hapis cezası bulunan 73 aranan şahıs, 10-15 yıl arasında hapis cezası bulunan 40 aranan şahıs, 15-20 yıl arasında hapis cezası bulunan 7 aranan şahıs, 20 yıl ve üzerinde hapis cezası bulunan 4 aranan şahıs ve ifadeden dolayı aranması bulunan 1019 aranan şahıs olmak üzere toplamda 1531 aranan şahıs yakalanmış, 2023 yılı ilk 9 ayında ise 1470 aranan şahıs yakalanmıştır. 2024 yılında yakalaması yapılan aranan şahıs sayısına bakıldığında 2023 yılına kıyasla yüzde 4,14 oranında artış olduğu ve suçlularla mücadelemizin artarak devam ettiği görülmektedir” ifadelerini kullandı.
2024 yılı ilk 9 ayında 433 kaza gerçekleştiğini ifade eden Vali Çakır, meydana gelen kazalarda 728 kişinin yaralanırken 10 kişinin ise öldüğünü belirterek, “2023 yılının ilk 9 ayında ise ayında 358 kaza gerçekleşmiş olup, bu kazalarda 667 yaralanma ve 3 ölüm meydana gelmiştir. 2024 yılının ilk 9 ayında bir önceki yıla kıyasla kazalarda yüzde 20,95 artış meydana gelmiştir. Kazaların önlenmesi amacıyla vatandaşlarımıza, trafikte emniyet kemeri kullanmanın önemi, trafik kurallarına uyma ve hız sınırı konularında bilgilendirme faaliyetleri yapılmış olup bu faaliyetler devam etmektedir. Siber Suçlarla Mücadele alanında yapılan çalışmalarda 2024 yılı ilk 9 ayında 251 olay meydana gelmiş ve 169 olayın şüphelileri tespit edilerek aydınlatılmıştır. 2024 yılında meydana gelen olayların aydınlatılması için ilgili kurumlarla resmi yazışmalar yapılmış olup gelen cevabi yazılara göre aydınlatma sayılarında artış olacaktır. 2023 yılı ilk dokuz ayında meydana gelen 266 olayın 203 şüphelileri tespit edilerek aydınlatılmıştır. Bu anlamda dijital ortamlarda da işlenen suçlarda azalma olduğu ve vatandaşlarımıza bilgilendirme faaliyetleri devam etmektedir” dedi.
Toplantıda İl Emniyet Müdürü Serkan Karaman ve İl Jandarma Komutanı Albay Yılmaz Kırgel de hazır bulundu. – MUŞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta kaybolan ve 8 Eylül’de Eğertutmaz Deresi’nde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran’ın ölümüne ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sürüyor.
Aralarında anne Yüksel, ağabey Enes Güran’ın da bulunduğu 12 şüphelinin tutuklandığı soruşturma kapsamında Narin’in bedeninden otopsi sırasında alınan kemik ve kıkırdak doku örnekleri İstanbul Adli Tıp Kurumundaki incelemenin ardından Diyarbakır’a gönderildi.
Diyarbakır Adli Tıp Kurumu tarafından ağabey Baran Güran’a teslim edilen kemik ve kıkırdak doku örnekleri Narin’in Tavşantepe Mahallesi Mezarlığı’ndaki kabrine konuldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ERKAN BAŞ SESSİZLİĞİNİ BOZDU
CHP lideri Özel’in oy oranları üzerinden yaptığı eleştiriye Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş’tan yanıt gecikmedi. Baş “İktidarla normalleşirken muhalefetin kendisine benzemeyen unsurlarını kötü bir dile muhatap edenleri halkımıza şikayet ediyoruz” dedi.
ÖZEL’İN TİP’E YÖNELİK ELEŞTİRİLERİNE YANIT VERDİ
Erkan Baş, TBMM’nin 28. Dönem 3. Yasama Yılı’nın açılışında Genel Kurula hitap etmek üzere salona giren Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ayakta karşılanmasıyla ilgili tartışmaları anımsatarak, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, bu konudaki tavrı ve davranışı dolayısıyla TİP’e yönelik eleştirilerine tepki gösterdi. “Biz zamanında helalleşmeye de yoktuk, bugün bir normalleşmeyle de yokuz. Biz muhalefete muhalefet etmeme anlayışının temsilcilerinden bir tanesiyiz” diyen Baş, parti olarak bu oturuma katılmama kararı aldıklarını belirtti.
“HERHANGİ BİR PARTİNİN OYUNU KÜÇÜMSEMEK SİYASETEN AYIPTIR”
Baş şöyle devam etti; “CHP yönetimi bu tavrının gerekçelerini paylaşmak yerine, kendisini eleştiren yurttaşlara yanıt yetiştirme telaşına girmiş gibi gözüküyor. Özgür Özel’in katıldığı bir televizyon programında TİP’i hedef alarak söylediği sözleri gerçekten şaşkınlıkla izledim. Herhangi bir partinin aldığı oyu küçümsemek siyaseten çok ayıptır. Özgür Özel gibi deneyimli bir siyasetçinin ‘Onlara sözü ben verdim.’ diye tekrar tekrar ifade etmesi anlaşılabilir bir durum değil; zaten bu gerçek de değil. Bu iktidara karşı toplumsal direnci zayıflatan bir yaklaşım içerisinde.
“BU TAVRI HİÇ DOĞRU BULMUYORUM”
Keşke Özgür Özel TİP’i, AK Parti’ye karşı eksik muhalefet yaptığı için eleştirseydi. Bir muhalefet partisinin, başka bir muhalefet partisini ‘Sen fazla kararlısın, sen eğilmiyorsun.’ diye eleştirmesi, tek kelimeyle şaşkınlık verici bir durum. Bu tavrı hiç doğru bulmuyorum. Enerjimizi iktidara karşı mücadeleye karşı harcayalım. İktidarla normalleşirken muhalefetin kendisine benzemeyen unsurlarını kötü bir dile muhatap edenleri halkımıza şikayet ediyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAYSERİ’de 5 kişinin yaralandığı kavgaya ilişkin görülen davada tutuklu sanık Mustafa Işık’a 42,5 yıl ve babası şarkıcı Metin Işık’a 4 yıl hapis ile annesi Gülbahar Işık’a verilen beraat kararı Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi tarafından eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle bozuldu.
Olay, 15 Ağustos 2022 akşamı Melikgazi ilçesi Yıldırım Beyazıt Mahallesi’nde meydana geldi. Şarkıcı Metin Işık ile oğlu Mustafa Işık, husumetli oldukları grupla tartıştı. Bu sırada Metin Işık ile oğlunun bulunduğu noktadan, gruba pompalı tüfekle ateş açıldı. Tüfekten çıkan saçmaların isabet ettiği Naile D., Yusuf Memduh S., Sema A., Kader S. ve Emine A. yaralandı. Şarkıcı Metin Işık, eşi Gülbahar Işık ve oğlu Mustafa Işık, gözaltına alındı. Metin Işık ile oğlu tutuklandı, Gülbahar Işık ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Metin Işık, Eylül 2022’de tahliye edildi. Olaya ilişkin Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma hazırlandı.
İDDİANAME HAZIRLANDI
Kayseri 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen iddianamede; tutuklu Mustafa Işık hakkında ‘Kasten öldürmeye teşebbüs etme’ suçundan müebbet, ‘Silahla yaralama’ suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar ve ‘Mala zarar verme’ suçundan 4 aydan 3 yıla kadar hapis cezası istendi. Metin Işık hakkında ise ‘Kasten öldürmeye azmettirme’ suçundan müebbet, ‘Silahla kasten yaralamaya azmettirme’ suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar ve ‘Silahla tehdit’ suçundan da 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Gülbahar Işık için de ‘Kasten öldürmeye azmettirme’ suçundan müebbet istendi.
ATEŞ ETTİKTEN SONRA KANEPEYE SAKLAMIŞ
Öte yandan olaya ilişkin güvenlik kamera görüntüleri ortaya çıktı. DHA’nın ulaştığı görüntülerde, şarkıcı Metin Işık’ın sokakta oturduğu sırada komşuları Yusuf Memduh S.’nin yoldan geçtiği, av tüfeğiyle kapıda bekleyen oğlu Mustafa Işık’ın komşularına doğru ateş açtığı, komşulardan birinin sırtından yaralanıp koştuğu, diğerinin vücuduna isabet eden saçmalarla yere düştüğü görüldü. Mustafa Işık’ın, tüfeği sokağın diğer tarafına çevirip, kendisine müdahale etmek isteyen başka komşusuna doğrultarak ateş ettiği, ardından evin avlusuna girdiği, 2 farklı tüfeği kanepenin altında sakladığı, daha sonra da 2 tüfeği alarak hızla evinin merdivenlerinin çıktığı anlar yer aldı.
TÜFEĞİ KONTROL EDİP, OĞLUNA VERMİŞ
Yine görüntülere göre; olaydan önce Mustafa Işık’ın evlerinin avlusuna girerek kapı arkasındaki döner bıçağını kılıfından yarıya kadar çıkarıp bir süre bakıp tekrar bıraktığı, bir süre gezindikten sonra av tüfeğini çıkartarak eline aldığı, kontrol edip bahçe tuvaletine bıraktıktan sonra babası Metin Işık’ın yanına çıktığı görüldü. Metin Işık’ın elindeki tüfeği sağa sola çevirerek baktıktan sonra oğluna verdiği, Mustafa Işık’ın ise aldığı tüfeği koltuk altına bırakıp, yukarı çıktığı anlar ortaya çıktı.
KARAR VERİLDİ
Kayseri 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde geçen 3 Nisan’da görülen davada, mahkeme heyeti, tutuklu sanık Mustafa Işık’ı, ‘Kasten öldürmeye teşebbüs etme’ suçundan 12 yıl, 1 kişiye karşı ‘Nitelikli organ kaybına neden olacak şekilde yaralama’ suçundan 9 yıl, 1 kişiye yönelik aynı suçtan 6 yıl, 2 kişiye yönelik aynı suçtan 5’er yıldan 10 yıl, 3 kişiye yönelik ise ‘Yaralama’ suçundan 1,5’ar yıldan 4,5 yıl, 1 kişiye yönelik eyleminden dolayı da 1 yıl hapis olmak üzere toplam 42,5 yıl hapis cezasına çarptırdı. Heyet, sanığın daha önce mükerrer cezaları olmaları nedeniyle cezasını ertelemedi. Tutuksuz sanıklar Metin ve Gülbahar Işık’ın ise ‘Öldürmeye azmettirme’ suçundan beraatlerine karar verdi. Heyet, şarkıcı Işık’ı ‘Silahla tehdit’ suçundan 4 yıl hapis cezasına çarptırdı.
DOSYA İSTİNAFA TAŞINDI
Mağdur taraf avukatları Umut Taşdemir ve Ramazan Taş karara itiraz ederek, dosyayı Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşıdı. Dosyanın geldiği Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi, yapılan inceleme sonrası eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle bozma kararı verdi. Ceza Dairesi, sanık şarkıcı Metin Işık hakkında güvenlik kamerası görüntülerinde görülen bir kadının kimliğinin tespit edilip, tanık olarak dinlenmesine, taraflar arasındaki daha önceki kavga olaylarının hukuki durumları araştırılıp hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma sonucu hüküm kurulduğu, olay yerinde keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmadan hüküm verilmesi nedeniyle kararın hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle dosyayı yeniden yerel mahkemeye gönderdi. İstinaf, yerel mahkeme tarafından olay yerinde keşif yapılmasını ve kamera görüntülerinde şarkıcı Işık’ın tüfeği uzattığında namlunun mağdurlar tarafından görülüp görülmediğinin de tespit edilmesini de istedi. Bozma kararının ardından şarkıcı Metin Işık ile eşi ve oğlu önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in, Merkez Yürütme Kurulu toplantısı sonrası son günlerdeki kadın ve çocuk cinayetlerine ilişkin “Bu eylemlerin cezasız kaldığına dair bir algı oluşturulmaya çalışılıyor” açıklamasına CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen’den tepki geldi. Gökçen Çelik’e, “öldürülen kadının ahlakını sorgulayan ortak dile ve bu savunmaları dikkate alan hakimlere yeni mi şahit oldunuz? Günaydın!” sözleriyle yüklendi
Gökçen’in açıklaması şu şekilde:
” İstanbul Sözleşmesi’ni feshettiniz. Katiller çoğaldı, sırtlarını sıvazladınız. Kadınlar öldü, iyi hal indiriminden yeni haberdar olmuş gibisiniz. Türkiye’de, gençler arasında kadın düşmanlığı örgütlendi. Erkekler kadınları tehdit etti, tehdit edilen kadının adresini gidip o adamlara verdiniz. Elektronik kelepçe işe yarar dediniz, kelepçeli adamlar elini kolunu sallayarak katil oldu. Kurumlarınız arasında koordinasyon sıfır. Bir çocuk istismarıyla karşılaşınca jandarma, polis, savcı ve basına iletilen bütün bilgiler ayrı telden çalıyor. Kurumlarınız arasında koordinasyon yok. Şimdi ise Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, infaz sistemindeki sorunları yeni keşfetmişler. İyi hal indirimini yeni mi öğrendiniz? Takım elbise indirimini yeni mi duydunuz? Öldürülen kadının ahlakını sorgulayan ortak dile ve bu savunmaları dikkate alan hakimlere yeni mi şahit oldunuz? Günaydın!
“Bu utanç verici kadın katliamını derhal durduracağız”
Katledilen kadınlar, serbest kalan katiller algı değil gerçek! Bizim bu ülkede bir vahşet daha yaşanmasına tahammülümüz yok. Her gün kadın katliamı olan bir yerde kadınların anneliğini sorgulayanlara karnımız tok. Kaybedecek bir dakikamız, kaybedecek bir tek kardeşimiz daha yok. İstanbul Sözleşmesi’ni yürürlüğe koyacağız. 6284 sayılı kanunu uygulayacağız. Bu utanç verici kadın katliamını derhal durduracağız.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri İstanbul’da Semih Çelik tarafından öldürülen Ayşenur Halil ve İkbal Uzuner için toplandı. Öğrencilerin protestosunu engellemek için üniversite içerisine barikat çekildi. Okul kapısı katledilen kadınları anmak isteyen öğrencilerin üzerine kilitlendi. Öğrencilerin dakikalarca süren tepkileri üzerine barikat kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAYSERİ’de, silah ticareti yaptığı belirlenen S.Ö. (25), adresine düzenlenen operasyonla yakalandı.
İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, S.Ö.’nün silah ticareti yaptığı bilgisi üzerine çalışma başlattı. Bu kapsamda belirlenen adrese düzenlenen operasyonda şüpheli yakalandı. Şüphelinin ev ve iş yerinde yapılan aramalarda 3 adet ruhsatsız tabanca, 4 adet ruhsatsız tüfek, 13 adet fişek, 14 adet kovan ve 5 adet av tüfeği kartuşu ele geçirildi. Gözaltına alınan şüpheli, polis merkezine götürüldü.
Haber: Furkan KAVUKLU-Kamera: KAYSERİ,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail askerleri tarafından Filistin’de öldürülen Ayşenur Ezgi Eygi’nin adı İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi kütüphanesine verildi. Filistin İçin Öğrenci Dayanışması üyelerinin gerçekleştirdiği eylemde öğrenciler okul içinde Filistin ile dayanışma sloganları attı. Dayanışma üyeleri Boğaziçi Üniversitesi’nde ise Ayşenur Ezgi Eygi için fidan dikti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yeni Sanayi Sitesi’ndeki geri dönüşüm tesisinde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.
İhbar üzerine bölgeye polis ve Bozüyük Belediyesine bağlı itfaiye ekipleri sevk edildi.
Alevler, ekiplerin müdahalesiyle söndürülerek bölgede soğutma çalışması yapıldı.
Yangının çıkış sebebi araştırılıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>JANDARMAYI ARADIĞI LAR ORTAYA ÇIKTI
Balıkesir’in Marmara ilçesinde makamında öldürülen İlçe Tarım ve Orman Müdür Vekili Murat Yakupoğlu’nun cinayet şüphelisi olarak aranan 2 çocuk babası S.A., olaydan 24 saat sonra Çınarlı Mahallesi’nde caddede yürüdüğü sırada jandarma ekiplerini görünce ailesinin işlettiği kafeye giderek telefonla jandarmayı aradı. Jandarma ekiplerine teslim olmak istediğini söyleyen S.A.’nın telefonla görüştüğü anların fotoğrafları ortaya çıktı.
MARMARA(Balıkesir),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ATO Hatıra Ormanı’nın önünde bir arayan gelen partililer adına basın açıklaması yapan CHP Ankara İl Kadın Kolları Başkanı Ayça Çağlar, üzgün ve öfkeli olduklarını belirtti.
Bunca kadın ve çocuk cinayetinin, cinsel saldırı ve istismar haberlerinin bir tesadüf zinciri olmadığını savunan Çağlar, “Aksine, devletin cezasızlık politikalarının bir sonucudur.” ifadesini kullandı.
Diyarbakır’da 8 yaşında öldürülen Narin Güran’ın yasını tuttuklarını, Sıla bebeğin yaşam mücadelesini kaybettiğini dile getiren Çağlar, ” Beyoğlu’nda, sokakta yürüyen bir kadına geçmiş suç kayıtlarına rağmen elini kolunu sallaya sallaya iki erkeğin cinsel saldırıda bulunmasını ve bu kamera kayıtlarına rağmen bu iki erkeğin serbest bırakılmasını haberlerden izledik. Birkaç gün önce İstanbul Fatih’te iki kadın yarım saat içerisinde bir erkek tarafından acımasızca katledildi. Devlet kurumları ise yalnızca bu olayları seyretti.” diye konuştu.
“Kadınların ve çocukların kurban edildiği bu sistem, bu vahşetin asıl sorumlusudur.” diyen Çağlar, şunları kaydetti:
“Bir kişi daha eksilmeye tahammüllümüz kalmadı. Görevini ihmal eden kim varsa tek tek hesap vermeden, ülkemiz bu saldırgan ve şiddet dolu erkek egemen mekanizmadan sıyrılmadan hiçbirimiz rahat uyku uyumayacağız. Yapılması gereken şey, yasaların etkin uygulanması, devletin önleyici tedbirleri alması ve tüm bu cezasızlığın önüne geçmesidir.”
Partililer, açıklamanın ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının önüne yürüdü ve buraya siyah çelenk bıraktı.
Basın açıklaması ve yürüyüşe bazı CHP’li kadın milletvekilleri de katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kentteki sivil toplum kuruluşu temsilcilerinden oluşan Muş Mescid-i Aksa Platformu tarafından Kent Meydanı’nda düzenlenen program, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı.
Daha sonra platform adına açıklama yapan Mahsun Eminoğlu, Gazze’ye saldırılarda bir yılın geride kaldığını söyledi.
Kur’an-ı Kerim’in bütün tarihlerin ve zamanın kitabı olduğunu ve herkese hitap ettiğini belirten Eminoğlu, şöyle konuştu:
“Bizim görevimiz, mitinglere, etkinliklere katılmaktır ve boykot yapmaktır. Bu da bizim savaşımızdır. Eğer bunu yapmazsak Cenabıallah bunun hesabını bizden soracaktır. Bunun da vebali ağır olacaktır. Değerli kardeşlerimiz boykotu daha tam anlamıyla gerçekleştiremedik. Bunu üzülerek görüyoruz. İsrail malını almak, satmak onlara yardımcı olmaktır. Zulme destek zulümdür. Katliama destek, katliama ortak olmak demektir.”
Açıklamanın ardından Kent Meydanı’nda toplanan katılımcılar, Türk ve Filistin bayraklarıyla İstasyon Caddesi’ne yürüdü. Burada dua edilmesiyle etkinlik sona erdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ATO Hatıra Ormanı’nın önünde bir arayan gelen partililer adına basın açıklaması yapan CHP Ankara İl Kadın Kolları Başkanı Ayça Çağlar, üzgün ve öfkeli olduklarını belirtti.
Bunca kadın ve çocuk cinayetinin, cinsel saldırı ve istismar haberlerinin bir tesadüf zinciri olmadığını savunan Çağlar, “Aksine, devletin cezasızlık politikalarının bir sonucudur.” ifadesini kullandı.
Diyarbakır’da 8 yaşında öldürülen Narin Güran’ın yasını tuttuklarını, Sıla bebeğin yaşam mücadelesini kaybettiğini dile getiren Çağlar, “Beyoğlu’nda, sokakta yürüyen bir kadına geçmiş suç kayıtlarına rağmen elini kolunu sallaya sallaya iki erkeğin cinsel saldırıda bulunmasını ve bu kamera kayıtlarına rağmen bu iki erkeğin serbest bırakılmasını haberlerden izledik. Birkaç gün önce İstanbul Fatih’te iki kadın yarım saat içerisinde bir erkek tarafından acımasızca katledildi. Devlet kurumları ise yalnızca bu olayları seyretti.” diye konuştu.
“Kadınların ve çocukların kurban edildiği bu sistem, bu vahşetin asıl sorumlusudur.” diyen Çağlar, şunları kaydetti:
“Bir kişi daha eksilmeye tahammüllümüz kalmadı. Görevini ihmal eden kim varsa tek tek hesap vermeden, ülkemiz bu saldırgan ve şiddet dolu erkek egemen mekanizmadan sıyrılmadan hiçbirimiz rahat uyku uyumayacağız. Yapılması gereken şey, yasaların etkin uygulanması, devletin önleyici tedbirleri alması ve tüm bu cezasızlığın önüne geçmesidir.”
Partililer, açıklamanın ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının önüne yürüdü ve buraya siyah çelenk bıraktı.
Basın açıklaması ve yürüyüşe bazı CHP’li kadın milletvekilleri de katıldı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail’in Lübnan’da devam eden operasyonlarına ilişkin İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Sözcüsü Avichay Adraee’den Burj El-Barajneh’in güney mahallesi sakinlerine tahliye uyarısı geldi. X hesabı üzerinden açıklama yapan Sözcü şu ifadelere yer verdi:
“Güney banliyö Burj el-Barajneh ve Beyrut sakinlerine, özellikle haritalarda belirtilen binalarda ve onlara bitişik olanlarda acil bir uyarı: Hizbullah tesislerinin ve çıkarlarının yakınında bulunuyorsunuz ve İsrail Savunma Kuvvetleri yakın gelecekte bunlara karşı harekete geçecek. Kendi güvenliğiniz ve aile üyelerinizin güvenliği için bu binaları ve bitişiğindekileri derhal tahliye etmeli ve bunlardan en az 500 metre mesafe uzak durmalısınız.”
İsrail’in Lübnan’a bombardımanı başladı
İsrail Savunma Kuvvetleri Sözcüsü Avichay Adraee’nin açıklamalarından yaklaşık 40 dakika sonra İsrail’in Beyrut’a yönelik bombardımanı başladı. İsrailli kaynaklardan yapılan açıklamalarda Hizbullah karargahının hedef alındığı duyuruldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara’da depremzedelerle dayanışma konseri düzenlendi. Konser, 6 Şubat depremlerinin ardından hala devam eden zorluklara dikkat çekmek amacıyla gerçekleştirildi. Etkinliğin sunuculuğunu, depremde ailesini kaybeden Döne Kaya üstlendi. Araştırmacı ve yazar Müslüm Kabadayı, depremle ilgili önemli bilgiler paylaşarak katılımcıları bilgilendirdi. Ardından, Hollanda’dan gelen Göksel Yılmaz Ensemble sahne aldı.
Araştırmacı ve yazar Müslüm Kabadayı, Ortadoğu’da süren savaş ve depreme ilişkin yaptığı konuşmasında şunları söyledi:
“6 ve 20 Şubat depremlerinin travmasının ve sonrasında yaşanan talan ve yağmanın belleğimizdeki izleri derinleşirken, Filistin halkına karşı İsrail’in başlattığı soykırımın da birinci yılındayız. ABD ve Avrupa emperyalizminin beslemesi İsrail siyonizminin işgalci savaşı, sadece Lübnan’ı değil tüm bölgeyi yıkıma sürüklüyor. İnsanlığın ve doğanın yıkımına yol açan tüm işgalci, soykırımcı ve sömürgeci güçleri şiddetle kınıyoruz! Ortadoğu’yu sürekli kan gölüne dönüştürenlere karşı, bölge halklarının dayanışma ve direniş cephesinin acilen kurulmasını istiyoruz. İnsan emeğinin sömürüsüyle yetinmeyen sermaye düzeni, doğanın pervasızca yağmalanmasına dayanan extraktivizm adı verilen bir kapitalist birikim dönemini 30 yıldır uyguluyor. Bu nedenle ormanlar, madenler, sular, tarım arazileri geri dönüşü olmayan bir saldırıya maruz bırakılıyor. Böylece, bütün canlıların yaşama alanları tehlikeye atıldığı gibi gezegenimizin geleceği tehdit ediliyor. Kazdağları, Akbelen, Dikmece, İliç başta olmak üzere ülkemizin her bölgesinde yaşanan yıkımlarla, paranın saltanatını sürdürenler yaşam kaynaklarımızı elimizden almaya devam ediyor.
“Depremzede halk asbestli tozlarla zehirleniyor”
Deprem yıkımının büyük olduğu Hatay, Kahramanmaraş, Adıyaman ve Malatya illerindeki enkaz kaldırma ve depolama işi nedeniyle 58 milyar TL sermaye birikim sağlarken, buralarda yaşayan depremzede halk asbestli tozlarla zehirleniyor. Depremde büyük acılar, kayıplar yaşadığı yetmiyormuş gibi sadece Hatay’da son bir yılda halkın beden ve ruh sağlığını bozan taş ocağı ve beton santrali sayısı 60’ı geçmiş durumda. Anayasal, yasal suç işlendiği halde yetkili kamu kuruluşları harekete geçmiyor. İşte bu tablo, ülkemizdeki kuralsızlık ve hukuksuzluk düzeninin çok açık bir göstergesidir. Konteynerlerde yaşayan depremzedelerden elektrik parası, esnaftan da ertelenen borçları tahsil edilmek isteniyor. Eğitimdeki, sağlıktaki sorunlar giderek artıyor. Uzun sözün kısası, sermayeye kesenin ağzı, depremzedeler başta olmak üzere halka da fıskiyenin ‘bağzı’ açılıyor. Bütün bu ekonomik yağmaya, sosyal ve kültürel saldırılara karşı örgütlü mücadeleyi sürdürenler, barınma, eğitim ve sağlık hakkı için eylemler yapıyorlar. Konser programımızı sunan Döne Kaya arkadaşımız gibi ‘Adalet İstiyoruz’ eylemleriyle deprem yıkımında sorumluluğu olan kamu yöneticilerinin yargılanmasını amaçlıyorlar. Deprem ülkesi olan Türkiye’de depremler başta olmak üzere tüm doğal afetlere karşı bilimsel araştırmalar yapan, raporlar hazırlayan, ilgili kamu kurumlarının harekete geçmesini sağlayan temsiliyet düzeyi ve kamuoyunu etkileme gücü yüksek Deprem Dayanışma Konseyi’ne ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, kentteki bir otelde düzenlenen basına kapalı toplantıda sivil toplum kuruluşu ve oda temsilcileriyle bir araya geldi. Toplantının ardından basın açıklaması yapan Özel, “Hatay artık ayağa kalkmak istiyor ve bugünkü toplantıyı biz 3 kez salon değiştirerek Hatay’ın en büyük salonunu aldık ve yine de tıklım tıklımdı ve Hatay’ın sorunlarını konuşmaya yetmiyor. Bu bir başlangıç toplantısıydı. Benimle birlikte kürsüde Selin Hoca ve milletvekillerimiz oturdu. 19-18 gölge bakan salonun muhtelif yerlerine oturdular ve derslerini çalıştılar. Bundan sonra bu salonda bulunanların, meslek örgütlerini, kanaat önderlerini, sivil toplum örgütlerini talep ileten grupları, her birisinin ilgili bakanlarımız ayrı ayrı toplantılarda bir araya getirip Cumhuriyet Halk Partisi’nin yapabileceği katkıyı tarif edecekler. Cumhuriyet Halk Partisi’nin güçlü kasları var. Onlardan istifade edilecek. Bundan sonra beni çok daha fazla Hatay’da göreceksiniz. Cumhuriyet Halk Partisi Hatay’ı unutmadı. Sürekli takip ettii, bakanlar geldi gitti diye. Ben genelde Hatay’daki süreçlerin sonunda bolca eleştiri duyardık ve duymayı bekliyordum. Onun için geldik. Ama bolca teşekkür, bolca övgü duyduk. Çok nazikler ama yapılması gereken çok işi var. Notlarımızı aldık. Dersimize en iyi şekilde çalışıp Hatay’a tekrar tekrar geleceğiz. Meclis kürsüsünde ve grup toplantılarında ve Türkiye’nin her yerinde Hatay’ın sorunlarını dile getirmeye çözüm önerilerini önermeye devam edeceğim. Biz Hatay’dan eksik olmadık. Bundan sonra olmayacağız. Eksik olmasınlar. Hataylıları yalnız bırakmayacağız. Seslerini duyurmaya, çözüm önerilerini masaya koymaya devam edeceğiz. Sağ olun. Teşekkür ediyorum” dedi.
Nuri PİR-Narin KAZAK-Yaşarcan SERİNTÜRK/HATAY,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yeni Sanayi Sitesi’ndeki geri dönüşüm tesisinde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.
İhbar üzerine bölgeye polis ve Bozüyük Belediyesine bağlı itfaiye ekipleri sevk edildi.
Polis ekipleri, çevre güvenliğini alırken itfaiye görevlileri, yangını kontrol altına almak için müdahalelerini sürdürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Merkez Bağlar ilçesine bağlı kırsal Tavşantepe mahallesinde 21 Ağustos günü kaybolmasının ardından cansız bedeni 19 gün süren arama çalışmaları sonucunda 8 Eylül günü dere kenarında bulunan 8 yaşındaki Narin Güran cinayetine ilişkin inceleme ve soruşturma sürüyor.
Aralarında annesi, ağabeyi, amcaları ve yakınlarının da bulunduğu 12 kişinin tutuklu olduğu Narin’in cinayetine ilişkin yapılan haberler ve sosyal medyadaki paylaşımlara ilişkin Güran ailesi tarafından yazılı açıklama yapıldı.
6 Ekim 2024 tarihinde bazı yayın organlarında ve sosyal medya ortamında “Narin Güran’ın baba evinde öldürüldüğü kesinleşti” haberlerinin yayımlanması üzerine kamuoyunun bilgilendirilmesi amacıyla açıklama yaptıklarını bildiren Güran ailesi, “Öldürülen Narin’in katil veya katillerinin bulunarak en yüksek ceza ile cezalandırılması ve adaletin tecellisinin öncelikli amaçları olduğu” vurgulandı.
Açıklamada, kızları Narin’i menfur bir hadise sonucu kaybetmenin derin üzüntüsü ve yası içerisindeyken sosyal medya ve basın aracılığıyla hiçbir temele dayanmayan, tamamen gerçek dışı yayınların yapıldığı, başta kadınlar olmak üzere ailenin onuruna yönelik saldırıların yapıldığı ifadelerinin yer aldığı açıklamada, “Ailemizin yaşadığı derin ve tarif edilmez acı görmezden gelinerek bazı sosyal medya fenomenlerinin takipçi ve izlenme sayısını arttırma, bir gazetecinin ise bu acı olay üzerinden popüler olma hevesi ile insafsızca gerçek dışı haberler üretmeye ve yaymaya devam ettiği tespit edilmiş olup bu kişiler hakkında gerekli suç duyurularında bulunulmuştur” denildi.
‘saldırılar telafisi mümkün olmayan mağduriyet oluşturmuştur’
Yazılı, görsel basın ve sosyal medya aracılığıyla kişilerin şeref ve haysiyetine yönelik yapılan saldırıların telafisi mümkün olmayan mağduriyet oluşturduğu ifadelerinin yer aldığı açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Ailemiz dahil toplum vicdanının tatmini ve adaletin tecellisi için “Narin kızımızın kim veya kimler tarafından öldürüldüğü, neden öldürüldüğü” sorularının şüpheye yer bırakılmayacak şekilde somut delillerle açıklığa kavuşturulması ve olayın fail veya faillerin en ağır şekilde cezalandırılması gerektiği kuşkusuzdur. Narin kızımızın katledilmesi nedeniyle ailemizin yaşadığı acıya ortak olan, Narin’ i tıpkı kendi kızları gibi benimseyip, acısını yüreğinde yaşayan ve soruşturmayı takip eden iyi niyetle olayın aydınlatılması için fikir beyan eden, herkese şükranlarımızı sunarız. Somut delile dayanmayan ön yargılarla birilerini peşinen suçlu ilan etme ve hakaret içerikli ölçüsüz ifadelerin sürekli kullanıldığını, sosyal medya ve basın aracılığıyla soruşturma dosyasının yönlendirilmeye çalışıldığı, delilsiz soyut senaryoların üretildiği gözlemlenmiştir. Çocuğunu kaybeden bir ailenin acısına ilaveten acımasız bir şekilde kirli bilgilerle yazılı görsel basın ve sosyal medya aracılığıyla kişilerin şeref ve haysiyetine yönelik yapılan saldırılar telafisi mümkün olmayan mağduriyet oluşturmuş.”
‘Masumiyet karinesi’ gereğince suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz ilkesinin hatırlatıldığı açıklamada, “Bağımsız yargının kuracağı kesin hükme kadar kişilerin lekelenmeme hakkına saygı duyulması, ön yargılarla suçlu ilan edilmemesi, şeref ve haysiyetine yönelik saldırılardan kaçınılması gerekmektedir. 6 Ekim 2024 tarihli “Narin Güran’ın baba evinde öldürüldüğü kesinleşti. DNA incelemesi ve daraltılmış HTS kayıtlarına ilişkin raporun soruşturma dosyasına geldiği” şeklindeki haberlerin gerçek dışı olduğu, Cumhuriyet Başsavcılığı ile avukatlarımız arasında gerçekleşen görüşmede yetkililer tarafından ifade edilmiştir. Dezenformasyonun önlenmesi için Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına avukatlarımız aracılığıyla yaptığımız başvuruda kamuoyunun yetkili makamlar tarafından bilgilendirilmesi hususunda ki talebimize olumlu yanıt verilmesi beklentimiz ile doğrudan yetkili makamlar tarafından yapılmamış dayanaksız haber ve paylaşımlara itibar edilmemesini, kamuoyuna saygıyla duyurulur” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kuzey Makedonya’nın başkenti Üsküp’te katıldığı etkinlik kapsamında AA muhabirine, İsrail’in Gazze’de uyguladığı soykırıma yönelik açıklamalarda bulunan Alhelou, “Filistinli gazeteciler sessizlerin sesidir.” dedi.
Alhelou, Batı medyasının genellikle İsrail yanlısı ve tek taraflı olduğunu ve bu yüzden Filistinlilere ilişkin gelişmeleri ele almanın kendileri için çok şey ifade ettiğini, Gazze’deki soykırımın 1 yıl önce başlamadığını, 76 yıldır zulme maruz kaldıklarını belirtti.
Yaşananları dünyaya duyurmaya çalışmanın kendileri için ahlaki bir yükümlülük olduğunu vurgulayan Alhelou, “Çok sayıda meslektaşımızı kaybettik. İsrail, Filistinlilerin söylemlerini sansürlemeye, kısıtlamalar getirmeye ve medyaya yayın yasağı uygulamaya çalıştı, bu nedenle Gazze’ye yabancı gazetecilerin girişini engelledi.” diye konuştu.
Alhelou, İsrail’in Gazze’yi dünyanın en büyük toplama ve her türlü katliamı gerçekleştirdiği imha kampına dönüştürdüğünü kaydederek, Üsküp’te insanların Gazze’deki Filistinlilerin acılarını önemsediğini gördüğünü aktardı.
“Gazze’yi yıkılmadan önce gördüğüm için şanslıyım”
Meselenin siyasi değil tamamen insani olduğuna dikkati çeken Alhelou, İsrail’in Filistinli Hristiyanları da öldürdüğünü, kilise, cami, üniversite, fırın ve hastaneleri yerle bir ettiğini anlattı.
Gazze’de doğduğunu ve doğduğu toprakları üzüntü içinde terk etmek zorunda kaldığını dile getiren Alhelou, “Birleşmiş Milletler (BM) okullarında eğitim gördüm. Sevdiklerimi, kız kardeşimi, yeğenlerimi, kuzenlerimi kaybettim. Tamamen yıkım. Gazze’nin güzelliklerini haberleştiren son gazeteciydim. Sembolik yapılar, turistik yerler ve tarihi yerler vardı. Ne yazık ki sonsuza dek yıkılan Gazze hakkında yaptığım belgesel filmimin sonuna geldim.” ifadelerini kullandı.
Alhelou, “Geçtiğimiz aralık ayında bir İsrail F-16 savaş uçağı kız kardeşimin evini bombaladı ve kız kardeşim ile 6 çocuğu öldü ve hala enkaz altındalar. Geçen yaz onları ziyaret ettiğim ve Gazze’yi yıkılmadan önce gördüğüm için şanslıyım.” dedi.
İsrail’in sivilleri öldürdüğüne ve saldırılarını meşrulaştırdığına işaret eden Alhelou, şöyle devam etti:
“İsrail esirleri umursamıyor. İsrail Gazze nüfusunu etnik olarak temizlemek istiyor. Gazze’nin demografisini beğenmiyor. Gazze’de 2,5 milyon insan yaşıyor. İsrail, Filistinlilerin kararlılığından rahatsız çünkü biz hiçbir yere gitmiyoruz. İnsanların kendi kaderlerini tayin etme hakkı var ve özgürlük için mücadele ediyorlar. Bu fedakarlıklar boşa gitmemeli. İsrail’in lekelenmiş imajını parlatamayacağından eminiz çünkü sonsuza dek bir soykırımı meşrulaştırmak için yalanlar ve sahtecilik kullanan bir ülke olarak bilinecek.”
“Tarih size merhamet göstermeyecek”
Alhelou, soykırımın yıl dönümü kapsamında dünyaya mesaj iletmek istediğini aktararak, “Mesajım şu ki; bizi acınacak şekilde hayal kırıklığına uğrattığınız. Soykırımı durdurabileceğinizi, İsrail’e ateşkes sağlanması için baskı uygulayabileceğinizi biliyoruz ancak iki yüzlüsünüz, çifte standartlarınız var.” diye konuştu.
İsrail’in kendini mağdur olarak göstermeye çalıştığını kaydeden Alhelou, “Biz mağduruz. Gün be gün katledilişimizi izliyorsunuz ancak tarih size merhamet göstermeyecek.” değerlendirmesinde bulundu.
Alhelou, Filistin’e destek protestolarına devam eden dünya milletlerine saygı ve hürmetlerini ileterek, “Filistin halkının özgürlüğü olmadan dünyanın özgürlüğü eksiktir.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANTALYA’da, İsrail’in Gazze’ye karşı başlattığı işgalin birinci yıl dönümünde bir araya gelen yüzlerce vatandaş, ellerinde pankartlar ile sloganlar atarak ‘Filistin’e Destek Yürüyüşü’ düzenledi.
AntalyaKudüs Platfomu, İsrail’in Filistin’e başlattığı saldırıların birinci yıl dönümü için yürüyüş düzenledi. Yüzlerce vatandaş, Muratpaşa ilçesinde bulunan Aydın Kanza Parkında toplandı. Parkta bir araya gelen gönüllüler, ellerinde ‘Bir sabah gelecek kardan aydınlık’, ‘Tek çare İslam birliği’, ‘İncirlik üssü kapatılsın’ yazılı pankartlarla, ‘Susma haykır siyonizme hayır’ sloganları atarak, Cumhuriyet Meydanı’na kadar yaklaşık 2 kilometre yürüdü.
Meydanda toplanan gönüllüler, burada basın açıklamasında bulundu. Platform adına açıklamada bulunan Mustafa Erduran, Gazze’de sergilenen destansı direnişin, tüm zorluklara rağmen ayakta duran halkın başarısı olduğunu belirtti. Filistin’deki durumun ümmeti birleştirdiğine inandığını söyleyen Erduran, “Bir araya gelerek asaletimizi gösterdik. Karanlığımızı, gücümüzü ve imkanlarımızı Gazze halkı için ortaya koyduk. Bugünü hatırlayın, Gazze’deki kardeşlerinize karşı sorumluluğunuzu hatırlayın. Onları unutmayın, onlar bizim kardeşlerimiz, ailelerimiz ve sevdiklerimizdir” diye konuştu. Açıklamanın ardından duaların okunmasıyla yürüyüş sona erdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GAZZE – İsrail’in 7 Ekim’de başlattığı saldırıların birinci yılında can kaybı 41 bin 909’a yükselirken 97 bin 303 sivil de yaralandı.
İsrail’in Gazze Şeridi’ne 7 Ekim’de başlattığı saldırılarında bir yıl geride kaldı. İsrail’in her geçen gün şiddetini ve alanını genişlettiği saldırıların nedeniyle on binlerce sivil hayatını kaybetti ve yaralandı. Milyonlarca Filistinlinin evlerinden edildiği saldırılarda çocuklar eğitimlerine devam edemeyip hayatta kalma mücadelesi vermeye başladı. Sivillerin evlerini çeşitli bahanelerle hedef alan İsrail, yerleşim alanlarının yanı sıra hastaneleri, sağlık merkezlerini, okulları, ambulansları ve kampları da vurdu. İsrail’in saldırılarının üzerinden bir yıl geçerken Filistin Sağlık Bakanlığı düzenlediği basın toplantısı ile son bilgileri paylaştı.
Bir yılda 41 bin 909 Filistinli hayatını kaybetti
İsrail’in Gazze’ye 7 Ekim’de başlattığı saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 41 bin 909’a yükselirken 97 bin 303 sivil de yaralandı. 312 sağlık çalışanının hayatını kaybettiği belirtilen açıklamada, 4’ü İsrail hapishanelerinde olmak üzere 986 sağlık personelinin İsrail tarafından tutuklandığı aktarıldı. İsrail saldırılarında sağlık kurumlarının yüzde 65’inin hedef alındığı belirtilirken geriye kalan sağlık kurumlarının kapasitesinden fazla dolulukla hizmet vermeye devam ettiği bildirildi.
İsrail saldırılarında altyapı ve kanalizasyon ağlarının da tahrip edilmesi sonucu güvenli içme suyu sağlanamadı; hepatit, çocuk felci ve cilt hastalıklarının yanı sıra salgın hastalıklar yayıldı. Sağlık sektörünün sistematik olarak hedef alınması sonucu Gazze Şeridi’nde 2 milyondan fazla Filistinli temel sağlık hizmetlerine erişemiyor. En az 50 bin hamile ise doğum hizmetinden mahrum kaldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TİKA tarafından yapılan yazılı bilgilendirmeye göre, hibe edilen söz konusu fidanların 200’ü, Lesotho’nun Bağımsızlık Günü’nden bir gün önce Ha Ramabanta kırsalındaki Fatima İlköğretim Okulu’nda düzenlenen törenle dikildi.
Kral 3. Letsie 2024 başında ülkesine 1 milyon ağaç dikme hedefi belirlerken, hedef doğrultusunda TİKA tarafından Lesotho Çevre ve Ormancılık Bakanlığına üzüm, elma, şeftali ve çam fidanları ile dikim için gerekli ekipman ve gübre desteği sağladı.
TİKA tarafından teslim edilen 100 elma ve 100 şeftali fidanı, Ha Ramabanta kasabasındaki Fatima İlköğretim Okulu’nda öğrencilerin katılımıyla toprakla buluşturuldu.
TİKA’ya teşekkür
Okul Müdürü Matumelo Ramanamane, bu projenin öğrencilerin sağlık ve refahına yapacağı katkıya dikkati çekti.
Teşekkürlerini ileten Ramanamane, Türkiye’nin hediyesi olan fidanlara iyi bakacaklarını belirtti.
Lesotho Kızılhaç Derneği Başkanı Harry Nkhetse, iklim değişikliğiyle mücadelede uzun vadeli ortaklıkların önemini vurgularken, TİKA ve diğer paydaşlarla işbirliğini güçlendirme kararlılığını ifade etti.
TİKA Pretorya Program Koordinatörü Abdulkadir Abukan, TİKA’nın küresel gıda güvenliği ve iklim kriziyle mücadeleye yönelik projelerinden örnekler vererek, bu projenin Lesotho’nun toprak kaymaları ve gıda güvenliği açısından taşıdığı önemini vurguladı.
Abukan, İşbirliği yaptıkları IFRC, Lesotho Kızılhaç Derneği ve Lesotho Hükümeti’ne teşekkür etti.
IFRC Pretoria Kümesi Operasyon Başkanı Kopano Masilo da TİKA’ya verdiği destekten dolayı teşekkür ederek, projenin iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı mücadelenin önemine işaret etti.
Masilo, Lesotho’nun 200. yıl dönümünü 2 bin ağaç ile kutlayan bu girişimin, ülkede çevresel sürdürülebilirlik ve gıda güvenliğine önemli katkılar sunacağını kaydetti.
Türkiye’nin Pretorya Büyükelçisi Ayşegül Kandaş, TİKA, IFRC ve Lesotho Kızılhaç Derneği arasındaki işbirliğine övgüde bulunarak, ağaç dikme girişiminin uzun vadede bölgede gıda güvenliği ve iklim direncine katkıda bulunacağını söyledi.
Lesotho Krallığı
Lesotho, Güney Afrika ile tamamen çevrili, denize kıyısı olmayan bir ülke. “Gökyüzündeki Krallık” ve “Dağ Krallığı” olarak da bilinen ülke, yaklaşık 2 milyon nüfusa sahip.
Rakımı en düşük noktası bile 1400 metre olan Lesotho, tarıma dayalı bir ekonomiye sahip olup, sel ve toprak kayması gibi doğal afetlerle mücadele ediyor. TİKA tarafından hibe edilen fidanların, bu sorunlarla mücadelede katkı sağlaması bekleniyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MSB’nin sosyal medya hesabından operasyonlara yönelik görüntüler paylaşılarak, “Terör yuvalarını yerle bir etmeye devam ediyoruz. Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, Irak’ın kuzeyindeki Gara ve Metina bölgelerinde tespit ettiği 6 PKK’lı teröristi etkisiz hale getirdi. Operasyonlarımız, en son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar azim ve kararlılıkla sürecek” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’in Ödemiş ilçesinde, elektrikli bisiklet ile motosikletin çarpıştığı kazada 2 kişi ağır yaralandı. Kaza, güvenlik kamerasına yansıdı.
Kaza, saat 18.15 sıralarında Ocaklı Mahallesi Birgi Yolu Caddesi üzerinde meydana geldi. Ödemiş- Birgi Mahallesi istikametinde seyir halinde olan L.Ö. yönetimindeki 35 CFN 588 plakalı motosiklet, M.D.’nin kullandığı elektrikli bisiklet ile çarpıştı. Çevredekilerin ihbarı üzerine kaza yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kazada ağır yaralanan sürücüler, sağlık ekiplerince Ödemiş Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Öte yandan, kaza anı ise çevredeki bir güvenlik kamerası tarafından kaydedildi. Görüntülerde; yolun karşısına dönmeye çalışan elektrikli bisikletin motosiklet ile çarpıştığı anlar yer aldı.
Kazayla ilgili başlatılan inceleme sürdürülüyor.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÜNLÜ komedyen Şahan Gökbakar’ın, Marmaris’te yer alan ve Birinci Derece Doğal Sit Alanı olarak sınıflandırılan villasında yapılan izinsiz güneş paneli ve su deposu inşaatıyla ilgili Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iddianame hazırlandı. İddianamede, Şahan Gökbakar, kardeşi Togan Gökbakar, Çağrı Özeren ve Osman Bayındır hakkında Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nu ihlal ve imar kirliliğine neden olma suçlarından 3’er yıldan 10’ar yıla kadar hapis cezası istendi.
Mülkiyeti Şahan Gökbakar’ın ortağı olduğu Çamaşırhane Film Yapım Anonim Şirketi’ne ait villa ve eklentilerinin yapı kayıt belgeleri, kaçak yapılar nedeniyle 9 Kasım 2022’de MuğlaÇevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün Yapı Kayıt Belgesi Değerlendirme Komisyonu tarafından iptal edildi. Ardından izinsiz faaliyet olması sebebiyle villanın sahipleri hakkında suç duyurusunda bulunuldu. Marmaris Belediye Başkanlığı da yıkım kararlarının alınması ve yapı ilgilisine yıkım tebligatlarının yapılması için uyarıldı.
MAHKEMEDEN ALEYHTE KARAR ÇIKMADI
Marmaris Belediye Başkanlığı, 15 Aralık 2023’te iptal kararının aleyhine Muğla 1’inci İdare Mahkemesi’nde dava açıldığını gerekçe göstererek, söz konusu davanın sonucuna göre inceleme ve tespitlerin yapılacağını ve konu hakkında bilgi verileceğini bildirdi. Bakanlık tarafından 21 Aralık 2023’te Marmaris Belediye Başkanlığı’na gönderilen resmi yazı ile kanundaki ilgili madde hatırlatılıp söz konusu davaların, konu hakkında yapılması gereken iş ve işlemlerin yürütülmesinde herhangi bir engel teşkil etmediği bildirildi. Yapı Kayıt Belgesi Değerlendirme Komisyonu’nun 9 Kasım 2022 tarihli iptal kararıyla ilgili mahkemelerden bugüne kadar Bakanlık aleyhine yürütmeyi durdurma veya iptal gibi herhangi bir karar çıkmadı.
6 Eylül 2024’te Marmaris Belediye Başkanlığı’na gönderilen yazı ile Komisyon’un iptal kararı ile ilgili karşı açılan davalarda iptal ya da yürütmeyi durdurma kararı olmadığı bir kez daha hatırlatıldı. Ayrıca, yıkım işlemlerinin tesis edilmesi için Marmaris Belediye Başkanlığı bir kez daha uyarıldı. Yıkımın, Marmaris Belediyesi tarafından gerçekleştirilmemesi durumunda kanun gereği Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın gerçekleştirmesi gerektiği hatırlatıldı. Gerekli işlemlerin yasada belirlenen süreler içinde gerçekleştirilmemesi durumunda nedenine dair bilgi istendi. Sorumluluklarının yerine getirilmesi için gerekli uyarılar yapıldı.
‘MAKİNE VE EKİPMAN DESTEĞİ VERİLEBİLİR’
İlgili kanunlar gereğinde Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin yıkım için destek verebileceği hatırlatıldı. Yıkım için yeterli araç gereç bulunamaması halinde yine kanunlar gereğince makine ve ekipman desteğinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nden karşılanabileceği belirtildi. Buna rağmen yıkımın yapılmaması durumunda, yapıların yıkım maliyetlerinin yüzde 100 fazlası ilgili Belediye Başkanlığı’ndan tahsil edilmek üzere Bakanlık tarafından yıkılabileceği hatırlatıldı. Yasal süresi içerisinde yıkım iş ve işlemlerinin ilgili ilçe belediye ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından gerçekleştirilmemesi halinde bakanlığın denetim yetkisinin bulunduğu belirtildi
MÜHÜRLENDİ
Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü ile Marmaris Belediyesi ekipleri, Çamaşırhane Film Yapım Anonim Şirketi’ne ait olan ve ‘Nitelikli Doğal Koruma Alanı’nda yer alan yapıda inceleme yapıp, yapı tatil tutanağı düzenleyerek, mesken ile eklentileri mühürledi.
Şahan Gökbakar’ın Marmaris’teki Birinci Derece Doğal SİT Alanı’nda bulunan villasında izinsiz güneş paneli ve su deposu yaptırmasıyla ilgili iddianame hazırlandı. İddianameye göre soruşturma, Muğla Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün şüpheliler hakkında suç duyurusunda bulunmasıyla başlatıldı. Müdürlük, yaptığı suç duyurusunda şüphelilerin Turgut Mahallesi’nde yer alan yapıya izinsiz fiziki ve inşai müdahalede bulunduğuna yer verdi. Söz konusu taşınmazda kaçak olarak beton dolgu üzerine ahşap iskele, taş duvar, bir adet konut yapısı, bir adet depo yapısı, çardak, güneş paneli ve su deposu inşa edildiği vurgulandı.
‘AYKIRILIKLARI BİZ YAPMADIK, SATIN ALDIĞIMIZDA BÖYLEYDİ’
Şahan Gökbakar, kardeşi Togan Gökbakar ve Çağrı Özeren’in ifadelerine de yer verilen iddianamede, şüphelilerin; “Biz taşınmanızı 2020’de satın aldık. Aykırılıkları biz yapmadık, satın aldığımızda böyleydi” diye savunma yaptığı hatırlatıldı. Taşınmazın önceki sahibi Osman Bayındır’ın da suçlamayı kabul etmediği ifade edildi.
İddianamede Şahan Gökbakar, kardeşi Togan Gökbakar, Çağrı Özeren ve Osman Bayındır’ın Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nu ihlal ve imar kirliliğine neden olma suçlarından 3’er yıldan 10’ar yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istendi. Hazırlanan iddianame Marmaris Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. İddianame kabul edilirse sanıklar önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ata Sahne’de İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Atakum Belediyesi, Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik (PDR) Derneği Samsun Temsilciliğinin iş birliğince düzenlenen seminerde Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Öğretim Üyesi ve Türk PDR Derneği Samsun Temsilcisi Doç. Dr. Meryem Vural, sunum yaptı.
Mutlu ilişki yürüten çiftlerin yüzde 80’inin aile içi sorunlarını çözemediklerini belirten Vural, “Evlilikte sorunların bir kısmı çözülemez ve süregelen sorunlardır. Bu sorunlar eşlerin kişilik özelliklerinin veya temel yaşam felsefesinin farklılığından kaynaklanmaktadır. Araştırmalar gösteriyor ki her ilişkide en az bir sorun bulunmakta. Sağlam ilişkileri olan çiftler, sorunları çözmeye çalışmaktan ziyade sorunu konuşabilmeye ve temasta kalmaya odaklanır. Mutlu ilişkileri olan çiftlerin birbirlerinin iç dünyası hakkında bilgiye sahip oldukları, birbirlerine hayranlık ve beğeni duydukları bilinmekte.” dedi.
Evlilikte sorunlar içinden çıkılmaz hale geldiğinde evlilik danışmanlarına başvurulduğunu anlatan Vural, “Evlilikte sorunlar büyümeden, boşanma sürecine girmeden evlilik danışmanlarına başvurmak gerekiyor. Çiftlerin ilişkilerini güçlendirebilmek için önleyici, koruyucu hizmetler kapsamında aile danışmanlığı hizmetinden yararlanabilmeleri oldukça önem taşımaktadır.” ifadesini kullandı.
Ulusal Psikolojik Danışmanlar Günü kapsamında kentteki psikolojik danışmanlar bir araya gelerek kutlama yemeğine katıldı.
Programa İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı İrfan Yetik, Atakum Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürü Nuray Kahraman ve Samsun’da görev yapan psikolojik danışmanlar katıldı.
???????
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Adana Büyükşehir Belediyesi’nin ücretsiz Kurs Merkezleri’nde eğitim gören öğrenciler, “Kendi Geleceğini İnşa Etmek” konulu motivasyon ve hedef belirleme eğitimine katıldı. Çukurova Üniversitesi Kariyer Planlama Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Doç. Dr. Oğuzhan Kırdök’ün konuşmacı olduğu eğitimde, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar da gençlere hitap ederek, tecrübelerini ve görüşlerini paylaştı.
Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda gerçekleşen eğitimde, gençlere çok güvendiğini belirten Karalar, şöyle konuştu:
“Gençlere güveniyor ve inanıyorum. Ülkenin yükselişi gençlerin yükselişi ile mümkün olacaktır. Gençler, ülkenizi sevin! Biz okul sıralarında ülke sevgisinin, yurttaşlığın, ülkenin sorunlarının ne olduğunu öğrendik. Çok sayıda gencimiz yurtdışına çıkıyor. Çok yazık. Devlet bizim gelişmemiz için olanaklar sağlıyor. Dolayısıyla bizim, bu ülkeye karşı sorumluluğumuz var, ülkemizi sevmek durumundayız. Kendimizi yükseltirken devletimizin de yükselmesini sağlıyoruz. Bunu unutmamalıyız. Ne kadar genç beyin ülkemizde kalırsa, ülkemiz de o oranda gelişir. Ben, hiçbir şartta bu ülkeyi bırakıp gitmek istemedim. Hepimizin bu ülkeye borcu var.
Zamanında çalışın, kendinize inanın, meslek seçimini doğru yapın. Sadece son yılınızda ders çalışmaya yüklenmeyin. Can kulağı ile dersi derste dinleyin. Ders çalışmak bir süreç. Ders, derste öğrenilir. Dersi derste dinleyip, matematiğin, fiziğin, tüm derslerin temelini on bir yıllık eğitim boyunca alırsanız, son yıla zaten çok fazla yükünüz kalmaz. Geriye kalan zamanı tekrar yaparak, soru çözerek geçirirsiniz. İşi son yıla bırakmak doğru bir yöntem değil. 11 yıl boyunca bize verileni depolasak işimiz daha kolay olacak.”
Ekonomik kriz büyüdükçe vatandaşın çözüm için belediyelere daha sık başvurduğunu aktaran Başkan Karalar, ücretsiz kurslarla, fırsat eşitliği sağlamaya çalıştıklarını da sözlerine ekledi.
İkinci halk kütüphanesi kente kazandırılacak
Son olarak başarının iki sırrının olduğunu; birincisinin kendine inanmak, diğerinin ise seçilen meslek ne olursa olsun, işini severek yapmak olduğunu anlatan Karalar, İnce Memed Halk Kütüphanesi’ne gösterilen yoğun ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, en kısa sürede ikinci halk kütüphanesinin kente kazandırılacağını duyurdu. Karalar, “Sizlere güveniyorum, inanıyorum sizlerin başarısı ülke için, bizler için, benim için, aileniz için, en çok da kendiniz için çok önemli” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Üniversiteden yapılan yazılı açıklamaya göre, Karahocagil, KAEÜ Teknoloji Transfer Ofisi Uygulama ve Araştırma Merkezi (TTO) tarafından düzenlenen “Ar-Ge Gönüllüsü” programına katıldı.
KAEÜ Ahi Evran Kongre ve Kültür Merkezi’ndeki programda konuşan Karahocagil, öğrencilerin Ar-Ge çalışmaları kapsamında hazırlayacakları projelerin hem üniversite eğitimlerine hem de ülke adına önemli kazanım sağlayacağını vurguladı.
Ar-Ge çalışmaları ile öğrencilerin bilim üreteceğini belirten Karahocagil, şunları kaydetti:
“Ürettiğimiz bu bilgilerin aktarımını eğitim öğretim ile yapacağız. Daha sonra ürettiğimiz bu bilginin topluma faydasını gözeteceğiz. Çünkü üretilen ve aktarılan bilgiler topluma faydalı olmalıdır. Bu sayede yükselir ve amacımıza ulaşırız. Ar-Ge gönüllüleri olan öğrencilere çok fazla görev düşüyor. Gerçekleştireceğiniz çalışmalar hem kişisel gelişiminiz, hem üniversite başarınız hem de ülkemiz ve insanlık için çok önemli. Ürettiğiniz her bilgi insanlığın faydasına olmalı. Çünkü bizler insanlığın iyiliği, huzuru ve mutluluğu için çabalayan bir medeniyetin temsilcileriyiz.”
Rektör Yardımcısı ve Ar-Ge Direktörü Prof. Dr. Ali Güneş de “Ahiliğin izinde mükemmele yolculuk” mottosuyla çıktıkları yolda Ar-Ge gönüllüsü öğrencilerin gelecek adına görev üstlendiğini belirtti.
Konuşmaların ardından Karahocagil ve Güneş, öğrencilerin sorularını yanıtladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Osmangazi Belediyesi, çalışma ortamında ergonomik şartların sağlanması, personelin iş veriminin ve memnuniyetinin atırılması, uzun vadede ortaya çıkan iş hastalıklarının önlenmesi ve sağlıklı beslenmenin sağlanması için Bursa İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle ‘sağlıklı beslenme ve ofis ergonomisi’ eğitimi düzenledi. Belediye Meclis Salonu’ndaki eğitime, katılım yoğun oldu.
Yıldırım İlçe Sağlık Müdürlüğü’nde görev yapan Fizyoterapist Pınar Aydeniz, masa başı çalışanlar için ofis ergonomisi eğitiminin büyük önem taşıdığını söyledi. Masa başında çalışanların genellikle baş, boyun ve sırt ağrılarından şikayetçi olduklarını vurgulayan Aydeniz, “Omurga sağlığımızı korumak için masa başında çalışırken belli egzersizler yapmamız gerekiyor. Biz bu egzersizlere ofis rehabilitasyonu diyoruz. Masa başı çalışan kişiler eğer düzenli egzersiz yapmaz ise omurgada bozukluklar meydana gelebiliyor. Özellikle bel ve boyun düzleşmeleri yaşanabiliyor. Bu sıkıntıların önüne geçmek için düzenli yürüyüş ve egzersiz yapılmasını öneriyoruz. Oturma sırasında vücudun uygun duruş şekli mutlaka sağlanmalıdır. Oturma pozisyonu en fazla iki saatte bir değiştirilerek hareket edilmesi zorunludur” dedi.
Pınar Aydeniz, yaptığı bilgilendirmenin ardından masa başında çalışanların mutlaka yapması gereken kültür-fizik hareketlerini uygulamalı olarak gösterdi.
Bursa İl Sağlık Müdürlüğü diyetisyeni Canan Tanrıöver ise “Amacımız sağlıklı beslenme ve hareketli yaşam konusunda farkındalık oluşturmak. Sağlıklı beslenmenin temelini bağırsaklar oluşturur. Bağırsak geçirgenliğini azaltmamız gerekir. Rafine gıdalardan daha az beslenmeliyiz. Paketli gıdaları tüketmemeliyiz. Sebze, meyve ve kuru baklagiller gibi posalı yiyeceklerin tüketimini arttırmalıyız. Beyaz unu tamamen bırakıp, ata tohumlarından üretilen undan yapılmış ekmekleri tüketmeliyiz. Bol su içmeliyiz. Sağlıklı beslenme ile birlikte fiziksel aktiviteleri de hayatımızın içerisine almamız lazım” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İBB Kültür’den yapılan açıklamaya göre, 14 ilçede bulunan kültür merkezlerinde çocuklar ve yetişkinler için ücretsiz konserlerin yanı sıra tiyatro oyunları, film gösterimleri ve atölyeler de düzenlenecek.
Açıklamada görüşlerine yer verilen İBB Kültür Dairesi Başkanı T. Volkan Aslan, kültürel etkinliklerin yıl boyunca devam ettiğini belirterek, “Kültür merkezlerimizde hem çocukları hem de yetişkinleri tiyatro, konser ve sinemayla buluşturan kapsamlı programlar hazırlıyoruz. Hazırlıkları aylar süren bu programlarda önemli olan, İstanbulluların nitelikli kültür ve sanat etkinlikleriyle buluşmasını sağlamak. Yeni sezonu büyük bir özlemle açıyor ve İstanbulluları İBB Kültür’ün merkezlerine, restore edilmiş yeni mekanlarına bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.
İBB Kültür tarafından düzenlenecek konserlerden bazıları şöyle:
3 Ekim’de Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi’nde Niyazi Koyuncu, KartalBülent Ecevit Kültür Merkezi’nde Gece Yolcuları, 10 Ekim’de Çengelköy Kültür ve Yaşam Merkezi’nde Melis Danişmend, 16 Ekim’de Bahçelievler Dr. Enver Ören Kültür Merkezi’nde Koliva, SancaktepeEyüp Sultan Kültür Merkezi’nde Ufuk Beydemir, 17 Ekim’de Kartal Bülent Ecevit Kültür Merkezi’nde Ezginin Günlüğü, 23 Ekim’de Tuzlaİdris Güllüce Kültür Merkezi’nde TNK, 24 Ekim’de Esenler Prof. Dr. Adem Baştürk Kültür Merkezi’nde Bahadır Tatlıöz, 31 Ekim’de ise Sultangazi Hoca Ahmet Yesevi Kültür Merkezi’nde Mikail Aslan sahne alacak.
İBB Kültür’ün etkinlik programına İBB Kültür sosyal medya hesaplarından ve www.kultursanat.istanbul adresinden ulaşılabilir.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Malatya MerkezSpor Salonunda Vakıf Katılım Bankasının katkılarıyla Diyanet İşleri BaşkanlığıEğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğünce Kur’an kurslarındaki 4-6 yaş grubu çocuklara yönelik etkinlik düzenlendi.
Programın açılışında konuşan İl Müftüsü Ramazan Dolu, programa desteklerinden dolayı Vakıf Katılım’a teşekkür ederek, Diyanet İşleri Başkanlığının her yaş grubuna dini eğitim verdiğini söyledi.
Ülkenin dört bir yanında her yaştan insana Kuran Kurslarında eğitim verilmesinin devlet ve millet bütünlüğünü perçinlediğini anlatan Dolu, “Çocuğun her yaşta eğitime ihtiyacı var. Çocuğun cami, Kur’an kursu ile buluşması, milli ve manevi değerleri öğrenmesi için bir yaş sınırı yoktur, diyen bir eğitimin yani peygamberin ifadesi ‘beşikten mezara kadar öğrenme ve eğitim’ sloganıyla biz çocuklarımızı ve gençlerimizi Kur’an kurslarımıza bekliyoruz.” diye konuştu.
Vakıf Katılım Malatya Şube Müdür Ömer Yüce’nin selamlama konuşmasından sonra etkinlikte, Hacivat ve Karagöz, Nasrettin Hoca gölge oyunu ile kukla gösterisi yapıldı, ilahiler seslendirildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karaçayır Mahallesi Yılmaz Sokak’ta kullanılmayan 2 katlı ahşap evde yangın çıktı. Alevleri gören mahalle sakinleri, durumu itfaiyeye bildirdi.
Olay yerine sevk edilen ekiplerin yaklaşık 1 saat süren çalışmasıyla yangın söndürüldü.
Ahşap yapı kullanılamaz hale gelirken, bitişikteki bir ev zarar gördü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’de yaşayan Davut Dinçel (54), dezavantajlı yerlerde yaşayan ihtiyaç sahibi ailelere destek olmak için’ Kanatsız Melekler İyilik Grubu’ adıyla bir WhatsApp grubu kurdu. Üye sayısı 1023’e ulaşan grup aracılığıyla hayırseverler hem birçok aileye eşya yardımı götürüyor hem de iş arayanların istihdamına katkı sağlıyor.
Gaziemir ilçesinde oturan Davut Dinçel, 5 yıl önce Gaziemir Kızılay Şube Başkanı olarak görev yaparken WhatsApp üzerinden Kanatsız Melekler İyilik Grubu’nu kurdu. Hayırseverlerin ihtiyaç sahiplerine ulaşması amacıyla kurulan grup, yüzlerce aileye eşya ve maddi yardımlar götürülmesini sağlarken iş arayan çok sayıda insana da yeni bir kapı aralıyor. Kızılay faaliyetlerini organize etmek için gönüllüler ve bağışçıların katılımıyla bu grubu kurduğunu anlatan Davut Dinçel, 1 Nisan 2024 tarihinde kurumdaki görevini bıraktığını belirterek, “Bu grubun bozulmasını istemedik. Ortak kararla grubun faaliyetlerine devam etmeye başladık. 1023 kişiyiz. Vatandaşların bizden iş talepleri oluyor. Günlük 10-15 iş ilanı paylaşıyoruz. 1023 kişi içinden 500’ü kendi WhatsApp gruplarından bu ilanları paylaşıyor. Grupta yayınlanan bir ilan 50 bin kişi tarafından görülüyor. İşe giren arkadaşlarımızdan güzel geri dönüşler alıyoruz. İhtiyaç sahibi aileleri ziyaret edip ihtiyaçları grupta paylaşıyoruz. Bağışçı ile ihtiyaç sahibi ailenin direkt temasa geçmesini sağlıyoruz. Bağışçı, aileye direkt yardım ediyor. Ayni olarak aldığımız bağışları vatandaşlara teslim ediyoruz” dedi.
‘DUYARLI VATANDAŞLARDAN DESTEK BEKLİYORUZ’
Bazı ailelerin de tepeden tırnağa tüm ev eşyalarını bağışlarla temin ettiklerini anlatan Dinçel, Van’dan İzmir’e tedavi amacıyla gelen bir aileye de ulaştıklarını belirterek, “Van’dan gelen ailemize soba, buzdolabı ve kanepe getirdik. Oturdukları evin çatısı akıyor. Sağlık sorunları nedeniyle daha düzgün bir evde yaşamaları gerekir. Kiralarının düzenli ödenmesi gerekiyor. Kısıtlı imkanları var. Vatandaşlardan duyarlılık bekliyoruz. Yardım etmek isteyen herkes bize sosyal medyadan ulaşabilir” ifadelerini kullandı.
‘DÖRT FARKLI CİHAZ KULLANIYORUM’
Van’dan 4 yıl önce sağlık sorunları nedeniyle eşi Yıldız Toktaş (58) ile birlikte İzmir’e gelip Gaziemir’e yerleşen 5 çocuk babası Mehmet Toktaş (56), hayırseverlerin yardımıyla yaşamlarını sürdürdüklerini belirterek, “Bana 4 yıl önce akciğer kanseri teşhisi konuldu. Tedavi için İzmir’e geldim. Suat Seren Göğüs Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedaviye başladık. Belirli aralıklarla yatarak tedavi görüyorum. 35 gün hastanede yattım, yeni çıktım. Buhar cihazı, bipap cihazı, oksijen tüpü ile birlikte 4 farklı cihaz kullanmam gerekiyor. 3 bin lira engelli gelirim var. Cihazları devlet verdi. Evin kirası 3 bin lira. Komşular bize yardım ediyor. Elektrik faturasını ödeyebilmek için eşim gündelik işlerde çalışıyor” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Denizli’nin Beyağaç ilçesinde uzun yıllar üretilen, ilçenin adıyla anılan ince uzun, dışı beyaz içi kırmızı, lezzetli, karpuzlar 20 yıl aradan sonra iki yıl önce tekrar üretilmeye başlandı. Adına festivaller düzenlenen, ihraç edilen karpuzların tohumlarını ilçe halkından toplayan çiftçi Mehmet Özdemir, tarlasına 2022 yılında tohumu çoğaltmak için ‘Beyağaç Karpuzu’ ekti. Meşhur karpuzlardan elde ettiği tohumlardan fide yetiştiren Özdemir, ilçeye bağlı Hürriyet Mahallesinde bulanan 10 dönümlük tarlasına karpuz ekti. Ağırlıkları 20 kilograma yaklaşan büyük karpuzları üretmeyi başaran çiftçi Özdemir, karpuz fiyatı toptan 1 TL’ye gerileyince satmaktan vazgeçti.
Arayış içine girdi
Ürettiği karpuzlar para etmeyince tarlasındaki 30 tona yakın meşhur Beyağaç Karpuzunun heba olmaması için arayış içine giren çiftçi Mehmet Özdemir, karpuzdan pekmez üreterek ürününü değerlendirmek için hareke geçti. Sabah erken saatlerde aracının arkasına bağladığı römorka karpuz toplayan Özdemir, karpuzları tek tek yıkadıktan sonra kabuklarını soyup, karpuzları ezerek, karpuz suyu elde ediyor. Karpuz suyunu süzerek çekirdeklerinden ayıran Özdemir, odun ateşinde bakır kazanlarda karpuz suyunu yaklaşık sekiz saat kaynatarak karpuz pekmezi elde ediyor.
Fiyatı düştü, pazarı bitti
Büyük bir hevesle 10 dönümlük tarlasına meşhur karpuzdan diktiğini ancak ilk zamanlar dilimle çok yüksek fiyatlara satılan karpuzun son dönemde para etmediğine dikkat çeken Mehmet Özdemir, “Bir zamanlar çok meşhur olan ilçemizin uzun karpuzu artık üretilmiyordu. Ben ilçedeki yaşlılardan ata tohumlarını toplayarak iki yıl önce tohumu çoğaltmak adına tarlama karpuz ektim. Meşhur karpuzun tohumunu çoğalttıktan yılbaşında tohumları ekerek karpuz fidanları ürettim. 10 dönümlük tarlama bu karpuz fidanları diktirdim. Çapalattım. Suladım, aylarca emek verdim, masraf ettim. Gerçekten de istediğim gibi çok büyük karpuzlar üretmeyi başardım. Karpuz rekoltemiz çok güzel oldu. Ancak, hasada başladığımızda kilogramı toptan 7 TL olan karpuz fiyatı bir anda kilogramı toptan 1 TL’ye geriledi. Fiyat düşüp Pazar bitince bin bir emekle ürettiğim karpuzları tarlada çürümeye bırakmak istemedim. Arayış içine girdim” dedi.
20 kilogram karpuz suyundan bir kilogram pekmez
Tadı, rengi ve aromasıyla çok farklı olan Beyağaç meşhur karpuzundan pekmez üretmeye karar verdiğini anlatan Mehmet Özdemir, “İşçilere para verip daha çok zarar etmemek için her sabah arabamın arkasına bağladım römorka karpuz toplayıp geliyorum. Karpuzları tek tek yıkadıktan sonra kabuklarını soyuyorum. Karpuzları ezerek karpuz suyu elde ediyorum. Çekirdeklerinden ayrılmış karpuz suyunu bakır kazanlarda, odun ateşinde yaklaşık sekiz saat kaynattıktan sonra karpuz pekmezi elde ediyorum. Karpuzdan pekmez yapmak için daha öncede çalışmalar yapıldı ancak başarılı olunamadı. Ben pekmez yapmayı çok iyi bildiğim için karpuz pekmezini üretmeyi başardım. Yaklaşık 20 kilogram karpuz suyundan 1 kilograma yakın karpuz pekmezi elde ediyorum. Karpuz pekmezinin tadı aroması, üzüm pekmezine göre çok farklı ve bana göre daha güzel. Kışın insanların sağlıklarını koruması, daha çok enerjik olması için mutlaka tamamen organik, ürettiğim karpuz pekmezinin tadına bakmaya davet ediyorum” şeklinde konuştu. – DENİZLİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edirne Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Edirne Belediyesi Gençlik Korosu seçmeleri 8-18 yaş arası gençler arasında olacak.
Kontenjanın sınırlı olduğu seçmeler, 30 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi ve Belediye Konservatuvarında gerçekleşecek.
Belediye Başkanı Akın, çocuklara süt dağıttı
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın, 28 Eylül Dünya Okul Sütü Günü kapsamında çocuklara süt dağıttı.
Belediyeden yapılan açıklamaya göre, Akın, Edirne Belediyesi Romacted Çocuk Evi’ni ziyaret ederek burada eğitim gören çocuklarla bir araya geldi.
Çocuklara süt ikram eden Akın, eğitimde fırsat eşitliği sağlamak ve dezavantajlı çocukların eğitime erişimini arttırmak amacıyla hizmet veren Romacted öğrencilerine belediye olarak desteklerini sürdüreceklerini söyledi.
Programa Belediye Başkan Yardımcısı Ertuğrul Tanrıkulu, Edirne Belediyesi Sağlık Hizmetleri Birimi Hemşiresi İnci Özer ve Çavuşbey Mahalle Muhtarı Serkan Kuş da katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Tasarruf tedbirleri kapsamında okullarda temizlik hizmetlerinin sınırlandırılmasıyla ortaya çıkan hijyen sorunu çözmek için harekete geçen Ankara Büyükşehir Belediyesi, “Temiz Okul, Sağlıklı Gelecek” projesiyle Başkent’teki okullara destek vermeye başladı. Çankaya, Keçiören ve Gölbaşı Belediyeleri de okullara temizlik desteğinin ilk gününde Büyükşehir Belediyesi’ni yalnız bırakmadı.
Projenin ilk gününde toplamda 22 okulun 454 dersliği temizlendi
Büyükşehir Belediyesi, yeni başlattığı projeyle okullara hem temizlik malzemesi sağlıyor hem de hafta sonları belediyeye bağlı ekiplerle okullarda temizlik hizmeti sunuyor. Başkent’te yaşayan öğrencilerin sağlıklı ve hijyenik bir ortamda eğitim almasını hedefleyen Büyükşehir Belediyesi, projenin ilk gününde 208 personel ve 44 aracıyla toplam 10 bin 376 öğrencinin öğrenim gördüğü 22 okulun 454 dersliğini detaylı bir şekilde temizledi. Okullarda ayrıca ilaçlama işlemleri de yapıldı.
Başvuruların 106’sı son dakika iptal edildi
Büyükşehir Belediyesi’nin okulların temizlik taleplerini almaya başlamasının ardından toplam 265 okul hizmetten faydalanmak için başvuruda bulundu. Başvuran okullardan 106’sı “Milli Eğitim Bakanlığı talimatıyla başvurumuzu iptal ediyoruz”, “Okulda tadilat var”, “Okulda sınav var”, “Velilerin talebi üzerine başvurumuzu iptal ediyoruz” gibi çeşitli nedenlerle son dakikada başvurularının iptalini istedi.
208 personel ve 44 muhtelif araçla temizlik başladı
Kent Estetiği Daire Başkanı Esra Güngör, okullara temizlik desteğine ilişkin, “Ankara’da eğitim öğretim veren okullarımızda temizlik ve hijyen malzemelerinin dağıtılmasının yanında, hafta sonları da belediyemizin tüm ekiplerinin seferberliğiyle temizleme ve dezenfekte çalışmalarına başlamış bulunmaktayız. Her hafta sonu 50 okulumuzun bu hizmetten yararlanmasını hedefliyoruz. Kısa sürede 208 personel ve 44 muhtelif araçla ekibimizi kurduk” dedi.
28 ve 29 Eylül’de 52 okul için temizlik planlaması yaptıklarını kaydeden Güngör, “Talep formunda bize iletilen bilgilere göre 1199 derslikte toplam 30 bin 985 öğrencinin kullandığı 52 okulda okul içi ve avlusunda temizlik, dezenfekte ve ilaçlama çalışması programlanmıştır” diye konuştu. Bazı okulların taleplerini son dakika iptal ettiklerini belirten Güngör, temizlik desteği programında ilk ve orta dereceli okullara öncelik verdiklerinin altını çizerek, “Avlu temizliğiyle başlayıp iç mekanlarda sınıf ve ortak kullanım alanlarının temizliği yapılacak, tüm sıraları silip, tuvaletleri yıkayacağız. Okulu komple dezenfekte edip belediyemizin kendi şirketinin ürettiği el dezenfektanlarını okullara bırakacağız” ifadelerini kullandı.
Okullara malzeme ve hizmet desteği
“Temiz Okul, Sağlıklı Gelecek” projesiyle talepte bulunan tüm okullara hem temizlik malzemesi sağlanıyor hem de hafta sonları belediyeye bağlı ekiplerle okullarda temizlik hizmeti sunuluyor. Okullar, temizlik malzemesi talebi için “https://forms.ankara.bel.tr/okul-temizlik”, hafta sonu temizlik hizmeti için ise “https://forms.ankara.bel.tr/temizlik-hizmeti” adreslerinden başvurabiliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HAİKOU, 28 Eylül (Xinhua) — 2024 Dünya Yeni Enerjili Araç Kongresi Cuma günü Çin’in güneyindeki Hainan eyaletinin merkezi Haikou’da başladı.
“Düşük Karbonlu Evrim ve Küresel İşbirliği” temalı üç günlük etkinlik, yeni enerjili araçların sürdürülebilir ve sağlıklı gelişimini teşvik etmeyi ve karbon nötrlüğü hedefine ortaklaşa ulaşmak için küresel işbirliğini güçlendirmeyi amaçlıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şırnak Meslek Yüksekokulunda, yeni nesil teknoloji cihazlardan oluşan 40 masaüstü bilgisayarın bulunduğu Bilgisayar Laboratuvarı kuruldu.
Laboratuvarın açılışını, Şırnak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdurrahim Alkış ve Şırnak Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Mahmut Dirik yaptı.
Rektör Pof. Dr. Alkış, üniversitenin fiziki ve teknik altyapısını iyi yapmak amacıyla çalışmalarını sürdürdüklerini ifade ederek, laboratuvarda yer alan ileri teknoloji bilgisayarların yüksek hızlı internet aracılığıyla öğrenci ve akademisyenlerin kullanımına sunduklarını söyledi.
Bilgisayarların yeni nesil teknolojiye sahip yazılım ve programlarla donatıldığını belirten Alkış, şöyle konuştu:
“Bilgisayar teknolojileri önümüzdeki yılların en gözde meslekleri olacak. Biz de üniversite olarak gençlerimizin kendilerini geliştirmeleri için her türlü desteği vermeye çalışıyoruz. Her alanda artık bilgisayar teknolojileri ve yapay zeka programları kullanılıyor. Önümüzdeki 40 yıla bu alanlardaki meslek gruplarının damga vuracağına inanıyorum. Gençlerimizin de bu alanda kendilerini geliştirmeleri için her türlü imkanı sunmak için çalışıyoruz. Laboratuvarımızın hayırlı olmasını diliyorum.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Firma yetkilisi Erdal Gamsız, Avrupa Serbest Bölgesi’nde (ASB) düzenlenen açılışta yaptığı konuşmada, ilk üç yılda 50 milyon avroluk üretim hedeflediklerini söyledi.
Gamsız, Türkiye’ye hem ileri teknoloji hem de yatırım getirdiklerini ve Tayvanlı ortaklarıyla tesisi kurduklarını ifade ederek, “CNC takım tezgahları dediğimiz, aslında bizim eskiden beri bildiğimiz torna ve fireze makinelerinin yeni ve teknolojik halleri. Bu makineler, tamamen insan eli değmeden bilgisayar kontrollü olarak çalışma sistemine sahip. Bu sistemde bu makineler, bilgisayarda ne programladıysanız ne üretmek ya da ne yapmak istediyseniz onu yapıyor. Bu bir otomobil parçası da olabilir, bir kalıp da olabilir ya da savunma sanayindeki bir silahın parçası da olabilir.” diye konuştu.
İnşaattan savunma sanayine kadar her yerde bu makinelerin işlevsel olarak aktif rol oynadığını aktaran Gamsız, makinelerin uzay ve havacılık sektörlerinde de kullanıldığını dile getirdi.
Yeni fabrikanın önemli bir üretim noktası olacağını belirten Gamsız, şöyle devam etti:
“Elektrikten, zamandan ve insan gücünden de tasarruf edilebildikleri için tamamen çevreye yararlı, duyarlı ve tam anlamıyla çevre dostu makineler. Bu makineler, içinde bulunduğumuz inşaat da dahil, uzay, havacılık, savunma sanayi de olmak üzere sanayinin içinde olduğu her yerde kullanılan ana üretim makineleridir. Türkiye’de bu teknoloji maalesef yoktu. Biz, yıllardır beraber çalıştığımız Tayvanlı firmayı bir şekilde ikna ederek buraya yatırım yapmalarını sağladık. Yani hem teknoloji hem de yatırım getirdik. Doğrudan yatırım ülkemiz için önemli ve değerli. Hem teknoloji hem de döviz gelmiş oldu buraya.”
Ciddi bir üretim ve ciro hedeflediklerini aktaran Gamsız, şunları kaydetti:
“Burada başlangıç olarak ilk yıl 220 makineyle başlıyoruz. İkinci yıl 400 makineye çıkacağız, üçüncü yıl ise 600-650 makine üretimine çıkacağız. Burada teknoloji kullanılıyor. Burada bizim başarımız az adamla çok iş, çok ciro yapmak. Biz burada, 50-60 kişiyle 60 milyon dolar ciro yapacağız. Serbest bölgeye gelmemizin ana sebebi de yurt dışına üretim yapmak. Ana firma olan Tayvanlı firmanın zaten dünyanın 54 ülkesinde müşterisi var, otomatik olarak bu ülkelerdeki firmalar bizim fabrikamızın da müşterisi oluyor.”
Konuşmalarının ardından açılışı yapılan fabrika katılımcılar tarafından gezildi.
Programa, Kaymakam Kadir Duman, Belediye Başkanı Müge Yıldız Topak, Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin, Avrupa Serbest Bölge Müdürü Eyüp Daşkın, firma yetkilileri ve sektör temsilcileri katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ULAŞTIRMA ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yıl sonunda devreye alınması planlanan otomatik tren muayene istasyonları (OTMİ) ile trenlerin hareket halinde dahi otonom olarak muayene edilebileceğini açıkladı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye Cumhuriyet Devlet Demiryolları (TCDD) ile Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırmalar Kurumu Raylı Ulaşım Teknolojileri Enstitüsü (TÜBİTAK RUTE) tarafından geliştirilen OTMİ hakkında yazılı açıklama yaptı. Bakan Uraloğlu, yerli imkanlarla geliştirilen muayene istasyonları ile trenlerin tekerlerinde oluşması muhtemel çatlak, kırık, fren sistemi hataları ve olağan dışı ısınma gibi kusurların, önceden tespit edilebileceğini ifade etti. OTMİ’lerin demir yolu ağının çeşitli noktalarına yerleştirileceğini aktaran Uraloğlu, “Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen OTMİ’ler trenler hareket halindeyken dahi otonom olarak demir yolu araçlarını muayene edilebilecek. Böylece araçlardaki kusurlar büyük kayıplara yol açmadan tespit edilecek” dedi.
‘KONFORLU TAŞIMACILIĞA İMKAN SAĞLAYACAK’
Kara yollarındaki akıllı ulaşım sistemleri dönüşümünü, demir yollarında da başlattıklarını vurgulayan Uraloğlu, “Demir yollarında dijitalleşme ve akıllı sistemler alanında imza attığımız en önemli projelerden biri olan OTMİ, uluslararası standartlara ve gelişen teknolojiye uygun, güvenli, hızlı ve konforlu yolcu ve yük taşımacılığına imkan sağlayacak” açıklamasında bulundu. Gelişen teknolojinin tüm imkanlarını kullanacak OTMİ sistemleri ile demir yollarında bakım ve onarımda dışa bağımlılığın önüne geçerek, işletme maliyetlerini düşüreceklerini belirten Bakan Uraloğlu, TCDD ve TÜBİTAK RUTE arasında OTMİ Geliştirme Projesi Protokolü’nün 2021 yılında imzalandığını aktardı. Bakan Uraloğlu, “Uygulama yeri olarak seçilen Köseköy İstasyonu’nda çalışmalarımıza devam ediyoruz. Proje kapsamında ilk olarak geliştirdiğimiz tren tanıma pantograf denetleme ve tekerlek apleti tespit sistemlerini, 2023 yılında devreye almıştık. Şimdi de bu yıl sonuna kadar fren sabo, fren balata, disk aşıntı ve aks rulman sıcaklık ölçüm sistemlerini devreye almaya planlıyoruz” dedi.
‘İZLEME MERKEZİNDEN TAKİP EDİLECEK’
Geliştirilen sistemlerin Avrupa Birliği araştırma ve inovasyon projeleri içerisinde öncelikli projelerden olduğunun altını çizen Bakan Uraloğlu, şunları kaydetti: “Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen OTMİ, tamamen otonom olarak, demir yolu araçlarını mevcuttaki muayene istasyonlarından daha ileri seviyede muayene edilebilecek. Toplanan bilgiler, akıllı algoritmalarla makine öğrenmesi ve görüntü işleme teknikleri ile analiz edilerek anomali tespiti yapılabilecek. Bir araçtan toplanan bilgilerin zamana göre değişimi ve tarihçesi toplanarak bakım çalışmaları, olası bir arızadan önce yapılabilecek. Böylece araçlardaki kusurlar, büyük kayıplara yol açmadan tespit edilebilecek. OTMİ’ler ile hem tesis edildiği bölgelerden gelen veriler hem de tüm ülke ağındaki sistemlerden gelen veriler, Ankara’da kurulacak izleme merkezinden takip edilecek. Böylelikle olası raydan çıkmaların önüne geçilmesi sağlanacak.” Mini OTMİ tesisleri kurulumu yapılacağını, mevcut hatlara kurulacak istasyonlarda ise lokasyon özelliklerini dikkate alacaklarını kaydeden Uraloğlu, “Hat kapasitesi ve yoğunluğu, güzergah üzerinden taşınan yük cinsi, kent içi ve dışına ulaşım yapan hatlar gibi bazı sınıflandırmalar yaparak tren muayene istasyonları kurulumlarını yapacağız” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Küçükçekmece 5. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, Alisya Bahar Candan’ın da aralarında yer aldığı bazı tutuklu sanıklar hazır bulundu. Duruşmada, Gülnihal Çiçek’in de olduğu bir kısım tutuksuz sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları da yer aldı.
Duruşmada, müştekilerin beyanları ve sanıkların savunmalarının alınmasının ardından ara karar açıklandı.
Heyet, Alisya Bahar Candan’ın da aralarında bulunduğu tutuklu 6 sanığın tahliyesini kararlaştırdı.
İddianameden
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 38 müşteki, 1 müşteki sanık, Gülnihal Çiçek ve Alisya Bahar Candan’ın da aralarında bulunduğu 21 sanık yer alıyor.
İddianamede, Onur Apaydın ve İlker Oflu’nun şebekenin elebaşları olduğu, dolandırıcılık ve tefecilik suçlarından gelir elde etmek üzere teşekkül eden organize suç örgütünün üyesi olan şüphelilerin, örgüt yapısı ve iş bölümünün sağladığı kolaylıktan faydalanarak suç dünyasında “sazan sarmalı” olarak tabir edilen dolandırıcılık yöntemini uyguladıkları belirtiliyor.
İddianamede, Alisya Bahar Candan’ın ablası Gülnihal Çiçek’e göre suç örgütü içinde daha etkin rol oynadığı, sanık Çiçek’in tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınıp adli kontrol şartıyla tahliye edildiği anlatılıyor.
Alisya Bahar Candan’ın, “suç örgütüne üye olmak” ve “kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık” suçlarından 14 yıldan 44 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Gülnihal Çiçek’in ise aynı suçlardan 8 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
Diğer sanıklar hakkında ise farklı suçlardan değişik sürelerde hapis cezası talep ediliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇANAKKALE’de bisiklet turuna katılmak için antrenman yapan üniversite öğrencisi Zeliha Güneş’e (23) çarpıp ölümüne neden olduğu ileri sürülen kamyonet sürücüsü S.Ç. (56), tutuksuz yargılandığı davanın duruşmasında, “Kamyonetimle en fazla 60-70 kilometre hızımla seyir halindeyken birden maktul bisikleti ile kamyonetimin sağ tarafına çarptı. Sola manevra yapmaya çalışsam da kazaya mani olamadım” dedi.
Kaza, 28 Nisan’da saat 19.00 sıralarında Eceabat ilçesi Kocadere köyü yakınlarında meydana geldi. S.Ç. yönetimindeki 17 UR 284 plakalı kamyonet, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğrencisi Zeliha Güneş’in kullandığı bisiklete çarptı. 5 Mayıs’ta düzenlenen 11’inci Geleneksel Yeşilay Bisiklet Turu’na katılmak için antrenman yapan Güneş, kaldırıldığı Eceabat Devlet Hastanesi’nde kurtarılamadı. Kazanın ardından gözaltına alınan S.Ç., çıkarıldığı mahkeme tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Kazaya ilişkin bilirkişi raporu hazırlandı. S.Ç. hakkında Zeliha Güneş’e karşı ‘Taksirle ölüme neden olma’ suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası istemiyle 2’nci Asliye Ceza Hakimliği’nde dava açıldı.
‘BİSİKLET SÜRÜCÜSÜ BİRKAÇ METRE SAĞ TARAFA SAVRULDU’
Davanın ilk duruşması bugün görüldü. Duruşmaya sanık S.Ç. ve hayatını kaybeden Zeliha Güneş’in yakınları katıldı. S.Ç., duruşmadaki savunmasında, “Olay günü kullandığım 17 UR 284 plakalı kamyonetim ile Gökçeada’dan Eceabat istikametine gidiyordum. Kamyonetim boştu. Olay yeri olan eski toprak mahsulleri ofisi mevkiine geldiğimde yolun sağ tarafında yani tali yolda 2 bisikletliyi gördüm. Bisikletliler yan yana tali yoldaydı. Kamyonetimle en fazla 60-70 kilometre hızımla seyir halindeyken birden maktul bisikleti ile kamyonetimin sağ tarafına çarptı. Sola manevra yapmaya çalışsam da kazaya mani olamadım. Bisiklet sürücüsü birkaç metre sağ tarafa savruldu. Az ileride durdum. Hemen düşen yolcunun başına geldim. Baktığımda maktul cansız vaziyette, genç bir delikanlının kucağındaydı. Hemen 112’yi aradım, ambulans çağırdım. Ambulans geldi, onları alıp götürdü ve jandarma geldi. O sırada alkollü değildim. Ehliyetimi 2012 yılında aldım. Daha önce hiç kaza yapmamıştım. Suçsuzum. Kazada kusurum yoktur. Bu nedenle beraatimi istiyorum. Ben de trafik kazasında 4 yaşındaki torunumu kaybettim. Bu acıyı bilirim, huzurunuzda müştekilerden özür diliyorum, acılarını paylaşıyorum, başsağlığı diliyorum. Kazadan sonra kendilerine ulaştık. Taziye için görüşmek istedik fakat kabul etmediler. Buna da saygı duyuyorum. Müteveffanın anne babasının varsa maddi, manevi zararlarını karşılamak isterim” diye konuştu.
‘3 EVLADIM VARDI, 1’İ BU ŞEKİLDE VEFAT ETTİ’
Duruşmada Zeliha Güneş’in babası Satılmış Güneş ise “Kızım Zeliha Güneş kazada vefat etmiştir. Evladım 23 yaşındaydı. Kazayı görmedim. Kazadan sonra sanık hiçbir şekilde bize ulaşmadı. Bir başsağlığı dahi dilenmedi. Perişan olduk, akıl sağlığım bozuldu. 3 evladım vardı, 1’i bu şekilde vefat etti. Acım çok büyük. Kendisi üniversite öğrencisiydi. Kızım çocukluğundan beri bisiklet kullanır. Yeşilay’ın tertip ettiği bisiklet maratonuna dahi iştirak etmiştir” ifadelerini kullandı.
‘MANEVİ ACILARIMIZI BİR NEBZE HAFİFLETMEK İSTİYORSANIZ BU KİŞİNİN TUTUKLANMASINA KARAR VERMENİZİ TALEP EDİYORUM’
Anne Gülsüm Güneş de “Kızımın olay sırasında üzerinde bulunan sırt çantasını size gösteriyorum. Kızımın ayakkabıları ve her yeri kana bulandığı halde sırt çantasında en ufak bir kan izi yoktur. ve gördüğünüz gibi sırt çantasının askıları kopmuştur. Bu çantayı delil olarak dosyaya sunuyorum. Demek istediğim kamyonetin aynası veya başka bir yeri sırt çantasına takılmış ve sırt çantasının bağcıkları, askıları böylelikle kopmuştur. Kızımın bütün kemikleri kırılmış, çok feci halde can vermiştir. Kendisi durduğunu ve 112’yi aradığını söylemektedir fakat bu beyan yalandır. Olay yerinden kaçarken motosikletli bir çocuk kendisini durdurmuş. 112’yi de oradan geçen bir kadın avukat aramış, buna dair çokça görgü tanığımız vardır. Bu avukat kadın bizimle iletişime geçmiştir. 5 aydır 1 saat uyku uyumuş değilim, acım çok büyüktür. Kendisi tutuklanmamıştır. Bizim manevi acılarımızı bir nebze hafifletmek istiyorsanız bu kişinin tutuklanmasına karar vermenizi talep ediyorum” dedi.
Tarafların dinlenmesinin ardından hakim S.Ç.’nin adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmasına, 4 Kasım’da olay yerinde keşif yapılmasına ve dosyadaki eksikliklerin giderilmesine karar verip, duruşmayı 6 Aralık’a ertelendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA’da eski eşi Sinan Özçelik (41) tarafından çocuklarının gözü önünde 7 yerinden bıçaklanarak ağır yaralanan Sinem T. (33), 11 ve 13 yaşındaki kızlarını eski eşine göstermediği gerekçesiyle 16 Eylül’de girdiği cezaevinden 72 saat sonra çıktı. Sinem T., 3 gün kendi babasının yanında kalan ve bu süreçte okula gidemeyen kızlarına sarılıp, hasret giderdi.
Güzellik merkezinde çalışan Sinem T., yaklaşık 2 yıl önce 2 çocuğunun babası Sinan Özçelik ile şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşandı. Özçelik, geçen yıl 24 Ekim’de kızlarıyla görüştükten sonra onları teslim etmek için buluştuğu Sinem T.’yi, bıçakladı. 7 bıçak darbesiyle ağır yaralan Sinem T, 10 gün yoğun bakımda kaldı ve tedaviyle sağlığına kavuştu. Tutuklanan Sinan Özçelik, ‘Kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan yargılandığı Ankara 23’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki 3’üncü duruşmada olaydan 9 ay sonra tahliye edildi. Özçelik, Sinem T.’nin itirazı üzerine yeniden tutuklandı. Bu arada Sinem T,’ye, eski eşinin şikayeti üzerine 11 ve 13 yaşındaki kızlarını göstermediği gerekçesiyle Ankara 30’uncu Aile Mahkemesi tarafından 3 günlük hapis cezası verildi. Sinem T., karara itirazının 1’inci Aile Mahkemesi tarafından da kabul edilmemesi üzerine kızlarını kendi babası H.T.’nin yanına bırakıp, 16 Eylül’de polise teslim oldu. Kızlarıyla vedalaşıp Sincan Kapalı Cezaevi’ne giren Sinem T., 3 günlük hapis cezasını tamamladı. 72 saat sonra dün akşam cezaevinden çıkan Sinem T., kızlarının yanına koştu. Sinem T., bu süreçte okula gidemeyen ve kendisini kapıda karşılayan kızlarıyla kucaklaşıp, hasret giderdi.
‘ÇOCUKARIMI ONDAN TESLİM ALIRKEN BIÇAKLANDIM’
Sinem T., çocuklarının gözü önünde bıçaklanıp, üzerine 3 gün kapalı cezaevinde hapis yatmasının büyük talihsizlik olduğunu söyledi. Sinem T., Bu düşüncemin yine arkasındayım, doğru bulmuyorum. Bundan sonraki süreci yine adalete bırakıyorum. İnşallah 1 ay sonra davamızda ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ten yargılanan Sinan Özçelik’in en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyorum. En azından bu çektiğim cezaya da değsin. O da çeksin. Çünkü çok fazla yalan söyleyerek, her şeyi bu duruma getirdi. Üzerime bir sürü davalar açtı. Çocukları gösterdiğim halde ‘göstermiyor’ dedi. Ben çocuklarımı ondan teslim alırken bıçaklandım. Göstermeme gibi bir durumum yoktu. Çocukları kendisinden teslim aldığım sırada planlı bir şekilde beni bıçakladı. Yine de adaletin verdiği karara saygı duydum ve cezamı da çektim. İnşallah adalet sistemi bundan sonra doğru bir şekilde ilerler. Tek umudum bu dedi.
‘KIZLARIM HUKUK OKUSUN İSTERİM’
Çocuklarına kavuştuğu için mutlu olduğunu söyleyen Sinem T., Anneliğin verdiği güçle daha çok şeyi başaracağıma inanıyorum. Çocuklarım en iyi yerlere gelsin istiyorum. Elimden gelen her şeyi yapacağım. İsterim ki; avukat, hakim ve savcı olsunlar, hukuk alanında okusunlar. Benim gibi insanların haksız yere ceza almalarını engellesinler. Hukuk alanında okuyarak, haksız yere ceza gören insanları savunsunlar. Ben her zaman çocuklarımın yanındayım. Onlar bana güç veren, Allah’ın verdiği hediyeler. Tek başıma, boşanma aşmamızdan sonra da 5 yıllık süreçte maddi manevi her anlamda çocuklarıma ben baktım. Yine aynı şekilde bakmaya devam edeceğim. Çocuklarımın özellikle hukuk alanında savcı, avukat ve hakim olmaları için savaşacağım. Ben güçlü bir insanım. Çocuklarımı da özellikle bu yaşadığımız kötü süreçleri göz önüne alarak güçlü bireyler, güçlü kadınlar olarak yetiştirmek tek hedefim diye konuştu.
Haber-Kamera Mikail KARAMAN- Emirhan YÜZÜGÜLDÜ/ ANKARA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, çeşitli toplantılara katılmak üzere Konya’ya geldi. AK Parti Konya İl Başkanlığı tarafından Ali Ulvi KurucuGençlik Merkezi’nde düzenlenen Türkiye Buluşmaları Konya Toplantısı’na katılan Bakan Yumaklı, burada yaptığı açıklamada, üretim planlamasının önemine değinerek, “Bu ülkeye gelen turistlerin veya diğer misafirlerin ihtiyaçlarını karşılayacak, fazlasını da ihraç etmeye devam edeceğiz. 2024 yılı ihracat rakamının 35 milyar dolara doğru gittiğini de buradan belirtmek istiyorum. Tarımsal üretim destekleri artık 3 yıllığına ve üretim sezonu açılmadan önce açıklanmış oldu bu da ilk olarak yapılanların bir tanesi. Desteklerin nakdi olarak verilmesi uygulamasını tekrar yürürlüğe soktuk. En önemlisi de çoğumuz gençlerimizin ve kadınların, kadın girişimcilerimizin mutlaka ama mutlaka üretimin içerisinde tarımsal üretimin içerisinde olmasını sağlamak adına birçok pozitif ayrımcılık yaptık. Bunu buradan net bir şekilde söyleyeyim ve bunu da yapmaya devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımızın ‘Türkiye Yüzyılının inşasında herkes yorulmak bilmeden gece gündüz çalışacak’ sözüne istinaden çalışarak enerjimizi harcıyoruz” şeklinde konuştu.
“Suyu merkeze alarak bir üretim planlaması çalışması yaptık”
Konya’daki sürdürülebilir tarım hakkında konuşan Bakan Yumaklı, “Konya’da tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin çok önemli olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyorum. Bu konumunu koruması için suyu merkeze alan bir üretim plan ve AR-GE çalışmaları şart. Bu nedenle Konya’da diğer bütün Türkiye’mizin illerinde olduğu gibi suyu merkeze alarak bir üretim planlaması çalışması yaptık. Bu çalışma elbette 2 yıldır çok ivme kazandı ya da onun öncesindeki çalışmaları da belki zaman zaman gündeme geldi ama bu konuda bundan önceki dönemlerde gayret sarf etmiş, bu konuya kafa yormuş, emek vermiş bütün bakanlığımıza, bütün bürokrat arkadaşlarımıza da buradan sizlerin huzurunda teşekkür etmek istiyorum. Çünkü ben eminim Konya başta olmak üzere diğer bütün illerimizdeki vekillerimizden, teşkilatlarımızdan, üreticimizden o ile ait, o ile dair fikir beyan eden, ileri gelenlerden herkesin eminim katkısı olmuştur. Dolayısıyla bu konudaki başarı Türkiye’nin başarısı olacaktır” diye konuştu.
“Konya’nın çok önemli üretim merkezi olduğunu biliyoruz”
Hayvansal üretim hakkında konuşan Bakan Yumaklı, “Hayvansal üretimle alakalı da yine Konya’nın çok önemli üretim merkezi olduğunu biliyoruz. Özellikle burada mevcut hayvancılık tesislerinin altyapılarının güçlendirilmesiyle ilgili bundan sonraki dönemde çalışmalarımız devam edecek. Atıl durumda olanların da aktif hale getirilmesi için özellikle Ziraat Bankası desteklerinin veya kredilerinin ekstradan ilave indirimlerle bunlara sevk edileceğini söylemek istiyorum” ifadelerini kullandı.
“Su konusu kendi içinde hakikaten yerini çok fazla artıran bir konuma gelmiş durumda”
Su konusun tüm dünya için çok önemli bir sorun olduğunu ifade eden Bakan Yumaklı, “Konya’ya havza dışından su getirme konusu en önemli başlıklardan bir tanesi. Su konusu kendi içinde hakikaten yerini çok fazla artıran bir konuma gelmiş durumda. Hep söyledik, tekrar söyleyelim bunu. Su konusu iklim değişikliği başta olmak üzere çok farklı etkenlerle sadece bizim ülkemizin değil Akdeniz başta olmak üzere ülkelerin tamamının bundan sonra yönetmek zorunda oldukları bir sorun. Yönetmekten kastım ne? Elbette bir iklim değişikliğiyle ilgili konulara direkt etki edemeyeceğiz. Ancak elimizde bir suyu kullanmakla alakalı eğer yapılması gerekenleri yapmazsak çok değil sadece 5-6 sene sonra bugünkü pozisyonumuzdan çok daha farklı ve istemeyeceğimiz sonuçları görebiliriz. Bir tarafta vahşi sulama bir tarafta damla sulama. Devlet damla sulama yatırımlarının yarısını bunu yapan üreticilerimize veriyor. Sulama kanallarını kapalı sulama sistemlerine çevirmek için bütçesinin büyük bir kısmını harcamaya devam ediyor. Belediyelerimizin kayıp kaçak oranlarının arttırılması konusunda Ulusal Su Kurulunda başta olmak üzere çok yoğun çalışmalar var. Sanayimizin kullandığı suyu yani gri su dediğimiz suyu arıtarak tekrar üretim proseslerinde bir daha bir daha mümkün olduğu kadar kullanılmasının da yine suyun yönetiminin en önemli unsurlarından bir tanesi olduğunu söylemek istiyorum” dedi.
Programa, Konya AK Parti milletvekilleri, AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı, ilçe belediye başkanları, partililer ve çeşitli illerden gelenler katıldı. – KONYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şirketten yapılan açıklamada yayımladığı mesaja yer verilen Aral, geçmişten bugüne elde ettikleri başarılarla güçlü büyüme hikayeleri paylaşmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirtti.
Aral ailesinin 75 yıllık sanayicilik geçmişinin ardından SYS olarak 1998’de çıktıkları yolculukta savunma sanayisi alanında yüksek kaliteli çözümler sunan teknoloji odaklı bir grup olarak büyümeyi sürdürdüklerini kaydeden Aral, “SYS’nin ilk adımlarını atarken hedefimiz, Türk savunma sanayisinin en güvenilir ve yenilikçi oyuncularından biri olmaktı. Bugün, CANiK markasıyla dünya çapında tanınan bir silah ve teknoloji üreticisi haline geldik. 2005’te uluslararası pazara adım atmamız ve ürünlerimizin kalitesi yanında da dünyanın dört bir tarafında en büyük silah fuarlarında boy göstermemiz, büyümemizin önemli aşamalarını oluşturuyor.” ifadelerini kullandı.
CANiK’in dünya genelinde 70’ten fazla ülkeye ihracat yapması ve başta ABD olmak üzere birçok pazarda güçlü bir yer edinmesinin, markanın küreselleşmesini sağladığına vurgu yapan Aral, 2020’de kurdukları UNIROBOTICS’ın, 2022’de gruba katılan İngiliz AEI Systems ve son olarak da 2024’te üretime başlayan CANiK USA fabrikalarıyla da şirketin, küresel bir oyuncu haline geldiğini kaydetti.
SYS Grup, CANiK Türkiye, CANiK USA, CANiK Europe, AEI Systems, UNIROBOTICS, MECANIK ve CANiK Academy gibi alanlarında lider şirketleri tek bir çatı altında toplayarak savunma sanayisi ve güvenlik güçlerine geniş bir ürün ve çözüm yelpazesi sunduklarının bilgisini paylaşan Aral, 2024 itibarıyla SYS’nin Türkiye’deki tesislerinde yıllık 450 bin adet tabanca, 6 bin adet uçaksavar, İngiltere ve Türkiye’deki tesislerinde 250 adet orta kalibre top ve İstanbul’daki tesisinde de bu silahların atış kontrol sistemlerinin üretiminin gerçekleştirildiğini bildirdi.
Aral, “Silah üretim kapasitemiz, dünya standartların çok ötesindeki üretim teknolojilerimiz ve mühendislik gücümüzle, yerli ve milli ürünlerimizle Türk güvenlik güçlerine de hizmet ediyoruz. SYS, Türkiye ve İngiltere’nin yanı sıra Amerika’daki tesisinde de 2025’te ayrıca 100 bin adet tabanca üretimi gerçekleştiriyor olacak. Özellikle, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün ihtiyaçlarını karşılamak adına yaptığımız çalışmalar ve yeni yatırımlarımızla milli güvenliğe olan katkılarımız artarak devam edecek.” değerlendirmesinde bulundu.
Aral, SYS’nin son 5 yıldır Türkiye’nin en büyük 10 savunma şirketi arasında yer almayı başardığını, gurubun savunma ve havacılık ihracatında da ilk 8’de yer edindiği bilgisini vererek, her geçen gün büyümeye ve Türkiye’ye değer katmaya devam ettiğinin altını çizdi.
26 yıl boyunca, Türk savunma sanayisi için kritik bir rol üstlendiklerini ve Türkiye’nin savunma gücünü artıran projelere imza attıklarına dikkati çeken Aral, mesajnda şu ifadelere yer verdi:
“Bu süreçte, yerli ve milli üretim anlayışını ilke edinerek, dışa bağımlılığı azaltma yönündeki stratejimizi kararlılıkla sürdürdük. Bundan sonraki hedefimiz, uluslararası pazarlardaki gücümüzü daha da artırmak ve dünya savunma sanayinde öncü bir rol oynamak. Gelecek hedeflerimizde teknoloji ve yeniliği en üst seviyeye çıkararak savunma sanayinde liderliğimizi pekiştirmeyi amaçlıyoruz. Dijitalleşme ve yapay zeka destekli üretim tekniklerine yatırımlarımızı sürdürmek, silah ve savunma teknolojilerinde geleceğin projelerine imza atmak ve dünya çapında daha fazla ülkeye erişim sağlamak vizyonumuzun temel taşlarını oluşturuyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kerevitaş’tan yapılan açıklamaya göre, Sustainable Brands Türkiye 2024 kapsamında panel düzenlendi.
Projenin gelecek dönem hedeflerinin aktarıldığı panele, Kerevitaş Üst Yöneticisi (CEO) Mert Altınkılınç’a, Tabit kurucusu Tülin Akın ve Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Tamer Atabarut eşlik etti.
Panelde, akademi-sanayi- sivil toplum işbirliği açısından etkili örnek teşkil eden projede yapılan çalışmalar aktarılırken tarım alanında akıllı çözümler sunan sosyal girişim Tabit ile sahadaki işbirliğine ilişkin detaylara da yer verildi.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Altınkılınç, Kerevitaş olarak çevresel performansın yanı sıra fırsat eşitliği ve kapsayıcılık odağında kararlılıkla çalıştıklarını belirtti.
Sosyal sürdürülebilirlik alanında dönüştürücü etkilerini pekiştirecek projeler geliştirmenin en önemli hedefleri arasında yer aldığını vurgulayan Altınkılınç, 150 bin ton ürün hacmiyle Türkiye’nin en büyük tedarikçilerinden biri olduklarını kaydetti.
2022’de Tarım ve Orman Bakanlığı’nın desteğiyle başlattıkları projeyle, destekledikleri kadın çiftçi oranını 3 yılda yüzde 100 artırmayı hedeflediklerini hatırlatan Altınkılınç, bu hedeflerine bir yılda ulaştıklarını bildirdi.
Altınkılınç, “Projemiz kısa sürede globalde de 8 ödüle layık görüldü. Geçtiğimiz eylülde Birleşmiş Milletler’deki (BM) özel oturumda örnek proje olarak sunuldu. Doğru yolda olduğumuzu gösteren bu ödüller bizi daha da yüreklendirdi. Bu sebeple bu yıl projenin ikinci etabında deyim yerindeyse vites büyüttük ve daha fazla sayıda kadın çiftçiye ulaşma hedefiyle çalışmalarımızı hızlandırdık. Yeni dönemde, tohum seçiminden hasada kadar her aşamada yanında olduğumuz kadın çiftçilerimize proje paydaşımız Tabit ile yapay zeka, finansal ve ekolojik okuryazarlık ile girişimcilik eğitimleri vermeye devam edeceğiz.”
IPSOS ve Boğaziçi Üniversitesi ile yaptıkları “Sosyal Etki Araştırması” ile projenin ortaya koyduğu etkinin yanı sıra Türkiye’de tarıma bakış, tarımda kadının rolü gibi önemli konularda içgörüler elde ettiklerine değinen Altınkılınç, bu araştırmaya dahil olan kadınların, Tarımın Kadın Yıldızları’nın hayatlarında önemli ve olumlu değişim oluşturduğunu belirttiğini aktardı.
Altınkılınç, “Yeni dönemde Tabit’in başarılı saha çalışmalarını ve geniş çiftçi ağını, SuperFresh’in gücüyle birleştirerek daha çok kadın çiftçimizi Tarımın Kadın Yıldızları arasına katacağımıza inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, Türkiye’nin 2024-2028 Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı’nın geçtiğimiz günlerde yayınlanmasının ardından, siber savaş, elektronik harp, suikast ve sabotaj faaliyetlerinin günümüz harekat ortamının temel harp türleri haline geldiğine değindi. Bağcıoğlu, Türkiye çapında siber savunma tatbikatı çağrısında bulunarak şunları kaydetti:
“Çağrı cihazları ve el telsizleri adeta bir silah haline dönüşmüş durumda. Dijital teknolojiye bağımlılık arttıkça, milli güvenliğimiz içinde tehdit oluşturmakta. Hal böyle olunca da tehditlere karşı zafiyetler büyüyor ve ülkemizin güvenliği risk altında kalıyor, bölgedeki son gelişmelerden de anlaşılacağı üzere ivedi tedbirler alınmasını zorunluluk haline gelmiştir.
Bu anlamda; geniş kapsamlı bir siber savunma tatbikatının tüm devlet kurumları ve kritik özel sektör aktörlerinin katılımıyla, mümkün olan en kısa sürede yapılması gerekmektedir. Tatbikatın, olası tüm senaryoları kapsayacak şekilde, gerekirse farklı safhalarda ve günlerde gerçekleştirilmesi ve sivil, askeri unsurlar dahil olmak üzere tüm devlet kurumları bu tatbikata katılmalıdır.”
Bağcıoğlu ayrıca, tatbikatın sadece “yapılmış olmak için” yapılmaması gerektiğini de vurgulayarak 6 Şubat depremleri öncesinde gerçekleştirilen ve çok başarılı olduğu bildirilen deprem tatbikatı ile sonrasında yaşananlara dikkat çekti. Bağcıoğlu, “Deprem sonrası yaşananlar hala hatıralarımızda. Aynı hatalara bir daha düşülmemeli ve gerekli hazırlıklar ciddiyetle yapılmalıdır” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediyeden yapılan açıklamaya göre, imar durumu, yapı ruhsatı, yapı denetim, iskan süreçleri ve eksper inceleme süreçleri için geliştirilen dijital e-Belge platformu ile baştan sona tüm süreçlerin dijital ortamda takip edilmesine imkan sağlayacak uygulamanın tanıtımı Bafra Belediyesi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Toplantıda katılımcılara uygulama ile ilgili teknik bilgi verildi.
Belediye Başkanı Hamit Kılıç, vatandaşların yapı ruhsatı işlemlerini internet üzerinden daha hızlı ve pratik yapmasına destek olmak amacıyla e-Çap, e-Ruhsat, e-İskan, e-Eksper başvuru sistemini vatandaşların hizmetine sunduklarını belirterek, uygulama ile vatandaşların belediyeye gelmeden hizmetlere kolay erişim, zaman ve kaynak tasarrufuyla dijital ortamın kolaylıklılarından faydalanabileceklerini anlattı.
Toplantıya Bafra Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Serdal Sefa Kocabaş ile yapı denetim firma yetkilileri ve ilgililer katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çarşı Mahallesi’nde esnaf K.E. (45) kuyumcu dükkanında bir yakını ile oturduğu sırada tabancayla başına ateş etti.
K.E. ile seken kurşunun yüzünü sıyırdığı yakını yaralandı.
Silah sesini duyan çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.
Yaralanan 2 kişi ambulansla Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
K.E’nin sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara Lösemili Hastalar Derneği (LÖSEMA) yetkilileri ve 35 kanser hastası, Nallıhan Belediyesinin misafiri olarak ilçeyi gezdi.
Dernek Genel Sekreteri Arzu İncidiş, hastaların stres atması için geldikleri Nallıhan’da güzel karşılandıklarını belirtti.
Tarihi ve turistik yerlerini gezerek moral bulduklarını anlatan İncidiş, kendilerine destek olan Belediye Başkanı Ertunç Güngör’e teşekkür etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TOKAT’ın Turhal ilçesinde telefon şarj aletinin patlaması nedeniyle iki katlı evde çıkan yangında ev sahibi yaralandı.
Turhal ilçesi Fatih Mahallesi’nde Dursun ve Fadime Dönmez çiftine ait evde saat 16.00 sıralarında prize takılı olan şarj aletinin patlaması nedeniyle yangın çıktı. Eve girip yangını söndürmeye çalışan Fadime Dönmez’in elinde ve yüzünde yanıklar oluştu. Dönmez alevlerin büyümesi üzerine evden çıktı. Mahallelinin ihbarı üzerine olay yerine Turhal Belediyesi itfaiyesi sevk edildi. Yangın, ekiplerin müdahalesiyle söndürüldü. Fadime Dönmez, çağırılan ambulansla Turhal Devlet Hastanesine kaldırıldı. Evde zarar meydana geldi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’da mide kanseri tedavisi görürken emekliye ayrılan polis memuru Aydın Eryaşar (53) hayatını kaybetti. 2 çocuk babası polis memuru, düzenlenen törenle toprağa verildi.
İnegöl İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde görevli polis memuru Aydın Eryaşar’a 6 ay önce mide kanseri teşhisi kondu. Tedavisine başlanan Eryaşar, sağlığı düzelmeyince emekliye ayrıldı. Durumu ağırlaşınca İnegöl Devlet Hastanesi’nde tedaviye alınan Eryaşar, bu sabah doktorların tüm müdahalesine rağmen hayatını kaybetti.
30 yıllık polis memuru için İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün bahçesinde tören düzenlendi. Törene Kaymakam Eren Arslan, Belediye Başkanı Alper Taban, Başsavcı Veli Ecir, İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yavuz Uğurdağ, İl ve ilçe Emniyet Müdürlüğü personelleri ile Eryaşar’ın ailesi ve yakınları katıldı. 2 çocuk babası Aydın Eryaşar, buradaki törenin ardından Alanyurt Yeni Mahalle Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından İnegöl Alanyurt Kent Mezarlığı’na defnedildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yalçın’ın sosyal medya hesabından yaptığı açıklamaya göre, Yalçın ve beraberinde Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Hacı Bayram Tonbul, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ı ziyaret etti.
Görüşmeyi 29 Ağustos’ta tanıtımı yapılan İşgücü Uyum Programının (İUP) okulların personel ihtiyacını çözmesi amacıyla gerçekleştirdiklerini belirten Yalçın, “Okulların temel hizmet ihtiyaçlarını karşılamayan, iş ve sosyal güvenceden yoksun ve ücret adaletsizliği üreten İUP, çözümde anahtar olamamıştır. Öğrencilerimize, çocuklarımıza iyi bir eğitim, sağlıklı ve hijyenik bir okul ortamı sağlanabilmesi için idarecisinden öğretmenine tüm eğitim çalışanları seferber olmak zorunda kalmıştır. Yan hizmetlerin eksiksiz yerine getirilmesiyle eğitim sistemimiz çok daha iyi sonuçlar verecektir.” ifadelerini kullandı.
Ücret adaletsizliğinin giderilerek programın işlevsel hale getirilebileceğini ve asgari ücretin altındaki rakamların ilgi görmediğinin bilinmesini istediklerini ifade eden Yalçın, programın cazip hale getirilmesi gerekliliğini Bakan Işıkhan’a ilettiklerini bildirdi.
Yalçın, bunun üzerine Bakan Işıkhan’ın, İUP kapsamında ödenecek ücretin 12 bin liraya yükseltilmesi ve ilgili mevzuattaki eksikliklerin giderilmesi için çalışma yapacaklarını belirttiğini aktardı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TUNCELİ’nin Ovacık ilçesinde Muzaffer Y. (50), boş sandığı av tüfeğinin ateş alması sonucu karnından yaralandı. Muzaffer Y., ambulans helikopterle hastaneye yetiştirildi.
Olay, öğle saatlerinde Ovacık ilçesine bağlı Aslıca köyünde meydana geldi. İddiaya göre, Muzaffer Y., boş sandığı av tüfeğinin tetiğine yanlışlıkla dokundu. Bu sırada ateş alan tüfekten çıkan saçmalar, Muzaffer Y.’nin karın boşluğuna isabet etti. Muzaffer Y.’nin yakınları, 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak ihbarda bulundu. İlçe merkezine uzak ve dağlık olan olay yerine, Sağlık Bakanlığı’ndan ambulans helikopter istendi. Malatya’dan kalkan ambulans helikopter, kısa sürede bölgeye ulaşarak yaralıyı Tunceli Devlet Hastanesi’ne yetiştirdi. Muzaffer Y.’nin ameliyata alındığı, hayati tehlikesinin olmadığı öğrenildi.
Jandarma, olayla ilgili inceleme başlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KİLİS – Kilis’te polis ekipleri, yeni eğitim öğretimin yılının başlamasıyla birlikte okul önlerinde denetim gerçekleştirdi.
Kilis İl Emniyet Müdürlüğü, 2024-2025 eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte, okullar ve çevresinde denetimlerini sıkılaştırdı. Okulların bulunduğu bölgelerde trafiğin yoğunlaşmasından dolayı kazaların önlenmesi amacıyla sıkı denetim yaptı. Denetimler sonucunda Karayolları Trafik Kanununun ilgili maddelerinin eksiği olan araç ve motosiklet sürücülerine gerekli cezai işlem uygulandı. Okul çevrelerinde GBT ve ehliyet sorgulamasında bulunan ekipler sürücülere ise kurallara uymaları konusunda uyarılarda bulundu.
Okullar bölgesinde yaya ve öğrenci güvenliği sağlanabilmesi için uygulamaların devam edeceği bilgisi öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KARTAL’da 4 katlı binanın çatısında yapılan tadilat sırasında yangın çıktı. Yangın itfaiye ekipleri tarafından kısa sürede söndürüldü.
Yangın, saat 15.00 sıralarında Esentepe Mahallesi, Garajaltı Sokak’ta bulunan 4 katlı bir binanın çatı kısmında çıktı. İddiaya göre, çatıda tadilat yapıldığı sırada henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen yangın tüm çatıyı sardı. Alevler, bitişiğindeki binaya da sıçradı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Yangın, itfaiye ekipleri tarafından kısa sürede söndürüldü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ahi Evran Kongre ve Kültür Merkezi’ndeki etkinlikte konuşan Rektör Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil, Ahiliğin bir meslek örgütü olmasının dışında insan yetiştirme ve medeniyet projesi olduğunu söyledi.
Ahiliğin toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğini, toplumsal hayata düzen getirdiğini, yeni bir anlayışın hakim olmasını sağladığını, dışarıdan tehditlerin olduğu dönemlerde devleti ve milleti ayakta tutabildiğini vurgulayan Karahocagil, “Ahiliğin bizim ne kadar önemli bir değerimiz olduğu daha çok ortaya çıkmaktadır. Bir yıla yakın bir süredir Gazze’de insanlık katliamı ve soykırım yapılıyor, bütün dünyanın seyirci kaldığı bu sistem devam ediyor. Yarın bunların başka yerlerde olma ihtimalini görüyoruz. Bunun için mazlumların sesi ve güvencesi olmak, onların güvendiği yer olmak gibi tarihi bir sorumluluğumuz var. Ahilik öyle bir değer ve sistem ki içindekilerle toplumsal düzeni, barışı sağlarken, insanın gelişimine de odaklanmaktadır.” diye konuştu.
Daha sonra öğrencilere üniversite, yerleşke, imkanlar ve kent hakkında bilgiler verilirken, her fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokulu da kendi bünyesinde öğrencilere yönelik seminer düzenledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇALIŞMA ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Memur- Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ı kabul etti.
Yalçın’ın sosyal medya hesabından yaptığı açıklamaya göre, Yalçın ve beraberinde Memur- Sen Genel Başkan Yardımcısı Hacı Bayram Tonbul, Bakan Işıkhan’ı ziyaret etti. Görüşmeyi 29 Ağustos’ta tanıtımı yapılan İşgücü Uyum Programının (İUP) okulların personel ihtiyacını çözmesi amacıyla gerçekleştirdiklerini ifade eden Yalçın, “Okulların temel hizmet ihtiyaçlarını karşılamayan, iş ve sosyal güvenceden yoksun ve ücret adaletsizliği üreten İUP, çözümde anahtar olamamıştır. Öğrencilerimize, çocuklarımıza iyi bir eğitim, sağlıklı ve hijyenik bir okul ortamı sağlanabilmesi için idarecisinden öğretmenine tüm eğitim çalışanları seferber olmak zorunda kalmıştır. Yan hizmetlerin eksiksiz yerine getirilmesiyle eğitim sistemimiz çok daha iyi sonuçlar verecektir” dedi.
Yalçın, ücret adaletsizliğinin giderilerek programın işlevsel hale getirilebileceğini ve asgari ücret altı rakamların ilgi görmediğinin bilinmesini istediklerini ve uygulamanın cazip hale getirilmesi gerekliliğini Bakan Işıkhan’a ilettiklerini ifade etti.
Yalçın, bunun üzerine Bakan Işıkhan’ın, İUP kapsamında ödenecek ücretin 12 bin liraya yükseltilmesi ve ilgili mevzuattaki eksikliklerin giderilmesi için çalışma yapacaklarını kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Törene, Kaymakam Semih Doğanoğlu, Belediye Başkanı Ertunç Güngör, İlçe Milli Eğitim Müdürü Hakan Keşküş, Nallıhan Meslek Yüksekokulu Müdürü Ayhan Aydın ve öğrenciler katıldı.
Bilgisayar programcılığı ve elektronik teknolojisi alanında 2 yıl eğitim görecek öğrencilere başarılar dileyen Aydın, her zaman öğrencilerin yanında olacaklarını kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, kentteki e-sınav merkezinde yapılacak sürücü belgesi sınavında ses ve görüntü aktaran cihazlar ile usulsüzlük yapılacağı ihbarı üzerine çalışma başlattı.
Teknik ve fiziki takibin ardından operasyon düzenleyen ekipler, düzenek hazırlayan M.H.Y’yi (42) sınav merkezi dışında, sınava giren A.M’yi (24) de kopya düzeneğiyle suçüstü yakaladı.
Şüphelilerin üst aramasında kamera, kulaklık, mikrofon, cımbız, modem ve ses aktarım cihazı ele geçirildi.
Gözaltına alınan şüpheliler hakkında, “Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Hizmetleri Hakkında Kanun’a muhalefet” suçundan adli işlem başlatıldı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÖCALAN İÇİN SLOGAN ATTILAR
“Festival” adı altında gerçekleştirilen gösteride PKK yandaşları, terör örgütünün bayraklarını taşıdı ve elebaşı Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması yönünde sloganlar attı.

FRANSA’NIN İZNİ DAHİLİNDE GERÇEKLEŞTİRİLDİ
Fransa Dışişleri Bakanlığı, AA muhabirinin, PKK Avrupa Birliği ve Fransa tarafından terör örgütü olarak tanınırken örgüte ait paçavralarla terör propagandasının yapıldığı bu gösteriye neden izin verildiği sorusunu henüz yanıtlamadı. Türkiye, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un 2021’de terör örgütü PKK/PYD/YPG güdümündeki sözde “Suriye Demokratik Konseyi” mensupları ile görüşmesini kınamıştı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2024-2025 Eğitim ve Öğretim yılının başlamasıyla birlikte Zabıta Müdürlüğü ekipleri, okul servis araçlarına yönelik denetim gerçekleştirdi. Öğrencilerin ulaşımda güvenli ve sağlıklı bir hizmet almaları amacıyla gerçekleştirilen denetimde birçok başlıkta inceleme yapıldı. Eğitim Kampüsü girişinde önlem alarak servisleri denetleyen zabıta ekipleri, araç sürücülerinin ruhsat ve ehliyetini, ruhsatta belirlenen yolcu sayısını, emniyet kemerini, güzergah izin belgesini, klimayı, yangın söndürme tüpünü, araç içinin temizliğini ve uyarıcı yazıların olup olmadığı ile okul servisi yönetmeliğine uyup uymadıklarını kontrol etti.
Servis şoförlerine gerekli uyarı ve bilgilendirmelerde de bulunan Zabıta Müdürlüğü personeli, yeni eğitim-öğretim yılının başladığı ilk haftadan itibaren, öğrencilerin huzur ve güven içerisinde okullarına gidip gelmelerini sağlamak için denetimlerine devam edecek. – BAYBURT
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İÇİŞLERİ Bakanı Ali Yerlikaya, silah kaçakçılığı ve ruhsatsız silah taşıma suçuna yönelik yurt genelinde gerçekleştirilen ‘Mercek-25’ operasyonlarında, 2 bin 738 ruhsatsız silah ele geçirildiğini, 2 bin 459 şüpheli hakkında işlem yapıldığını açıkladı.
Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İl Jandarma Komutanlıkları ve İl Emniyet Müdürlükleri tarafından 81 ilde ‘Mercek-25’ operasyonları düzenlendiğini belirtti. Buna göre; evlerde, iş yerlerinde, halka açık alanlarda ve yol aramalarında yapılan çalışmada, 1596 tabanca, 442 kurusıkıdan çevrilmiş tabanca, 45 uzun namlulu tüfek, 655 tüfek olmak üzere toplam, 2 bin 738 ruhsatsız silah ele geçirildi. Ayrıca, 2 bin 459 şüpheli hakkında işlem yapıldı.
Operasyonlarda emeği bulunan kamu görevlilerini tebrik eden Yerlikaya, “Aziz milletimizin bilmesini isterim ki ruhsatsız silah temin edenleri bir bir yakalayıp adalete teslim etmeye devam edeceğiz. Sizlerin dua ve desteğiyle kendi karanlık düzenlerinin hakim olmasını isteyen suç odaklarıyla mücadelemiz aralıksız sürecek” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre Yumaklı, Brezilya’nın Mato Grosso eyaletinin başkenti Cuiaba’da düzenlenen G20 Tarım Bakanları Zirvesi’ne katıldı.
Açılış oturumunun ardından bakanlar, günün anısına fidan dikerken, Bakanlar Toplantısı Birinci Oturumu’nda konuşan Yumaklı, son yıllardaki gelişmelerin, dayanıklı ve sürdürülebilir tarım ve gıda sistemlerine ilişkin sorumluluklarının her zamankinden daha da önemli olduğunu gösterdiğine işaret etti.
Yumaklı, toprak, su ve gıdanın ulusal politikaları ve küresel ilişkileri belirleyen stratejik unsurlar olduğunu aktararak “İklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin yanı sıra, Kovid-19 gibi krizler ve bölgesel çatışmalar giderek tüm dünyayı etkilemekte ve küresel gıda güvenliğini tehdit etmektedir. Bu, barış ve güvenlikle tarımın sürdürülebilirliği arasında yakın bir ilişki olduğunu göstermektedir. Ancak su olmadan tarımın sürdürülebilirliğini sağlayamayız. Bu nedenle suyu tarım politikalarımızın merkezine koyuyoruz.” ifadelerini kullandı.
Tüm dünya olarak bir geçiş döneminde olunduğunu, bunu da “yeni normal” olarak adlandırdıklarını belirten Yumaklı, şöyle devam etti:
“Bu yeni normale uyum sağlayabilmek amacıyla, etkili arazi kullanımı, su yönetimi ve üretim planlaması için yeni stratejiler oluşturmaktayız. Şimdi neyi, nerede ve ne kadar üreteceğimizi planlayacağız. Bu yıl itibarıyla planlı üretim uygulamalarını hayata geçireceğiz. Su merkezli tarımsal üretim planlamasıyla en uygun yerde stratejik ürünler üreterek tarımsal verimliliği artırmayı hedeflemekteyiz. Tüm bu politikalarla gıda tedarik güvenliğimizi garanti altına almayı ve üreticilerimizin hasat döneminde pazarlama sorunlarıyla karşılaşmasını engellemeyi amaçlıyoruz.”
“Sürdürülebilir tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak önemli”
Yumaklı, “Sıfır Açlık” için birlikte çalışılması gerektiğine vurgu yaparak, yiyeceğin temel bir insan hakkı olmasına rağmen 800 milyondan fazla insanın bu hakka erişemediğini bildirdi.
Yaklaşık 500 bin kişinin gıda güvensizliğiyle karşı karşıya kalmasına neden olan Gazze’deki katliama dikkati çekmek istediğini belirten Yumaklı, “Gazze’de Filistinlilere uygulanan katliam, milyonlarca insanın kabul edilemez bir şekilde gıda ve suya erişimini engelliyor. Neredeyse bir yıldır devam eden bu zihinsel tutulmanın, insanlık adına sona ermesi gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Yumaklı, Gazze’de olduğu gibi, yetersiz hasat veya kıtlığa neden olan doğal afetler gibi farklı sebeplerle kronik açlık çeken birçok bölgenin bulunduğuna dikkati çekerek, “Bu noktada, gıda ticaretinin ne kadar önemli olduğu ortaya çıkıyor. Uluslararası ticaretin gıda güvenliği ve beslenme üzerindeki rolü, gıda bulunabilirliğini ve gıda güvenliğinin istikrarını doğrudan etkileyecek hassas bir konudur. Ticaret, gıdanın daha bol olduğu bölgelerden ihtiyacı olan bölgelere gıda aktararak bu açığı kapatabilir.” ifadesini kullandı.
Türkiye’nin küresel ticaret ağlarına giderek daha fazla entegre olduğuna vurgu yapan Yumaklı, “Türkiye olarak, sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaştırmanın önemini kabul ediyoruz. Bu yaklaşım yalnızca fayda sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda iklim değişikliğini ele almak ve gıda sistemlerinin uzun vadeli dayanıklılığını sağlamak için küresel çabalarla da uyumlu olacaktır.” şeklinde konuştu.
Yumaklı, sürdürülebilir geleceğin sadece bir olasılık değil, gereklilik olduğuna işaret ederek, tüm dünyanın kendisini çevresel olarak güvenli, gıda açısından yeterli ve iklim değişikliğine dayanıklı bir dünyaya adaması gerektiğini bildirdi.
Bazı ülkelerin bakanlarıyla ikili görüşme
Bakan Yumaklı, zirve kapsamında bazı ülkelerin tarım bakanlarıyla da buluştu. Toplantıya ev sahipliği yapan Brezilya’nın Tarım ve Balıkçılık Bakanı Carlos Favaro ile görüşen Yumaklı, yine Brezilya’nın Tarımsal Kalkınma ve Aile Çiftçiliği Bakanı Paulo Teixeira ve Balıkçılık ve Su Ürünleri Bakan Yardımcısı Edipo Cruz ile bir araya geldi.
Yumaklı, zirveye katılan Azerbaycan Tarım Bakanı Majnun Mammadov, Suudi Arabistan Çevre, Su ve Tarım Bakanı Abdulrahman Al Fadley, İspanya Tarım, Balıkçılık ve Gıda Bakanı Luis Planas, ABD Tarım Bakan Yardımcısı Xochitl Toores Small, Rusya Tarım Bakan Yardımcısı Sergey Levin ile görüştü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Manisa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Akhisar KOM Büro Amirliği ekipleri tarafından 5607 SKM (Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa Muhalefet) suçunun önlenmesine yönelik Turgutlu ve Akhisar ilçelerinde operasyon düzenlendi.
M.Ç. (35), E.S. (38), İ.S. (60) isimli şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda; 38 bin 600 adet içi kıyılmış tütün doldurmuş makaron (sigara), 92 bin 600 dal boş makaron, 556 paket gümrük kaçağı sigara, 782 adet kesilmiş TAPDK bandrolü, 118 kilogram kıyılmış tütün, 32 paket pipo tütünü, 20 adet elektronik sigara, 5 adet elektronik sigara likiti, 2 adet kompresör, 2 adet elektrikli sigara sarma makinesi, 1 adet 7.65 mm ruhsatsız tabanca ele geçirildi.
Şüpheli 3 kişi hakkında 5607 SKM suçundan adli tahkikata başlandığı bildirildi. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’in Karabağlar ilçesinde birlikte yaşadığı eski eşi Fulya Öztürk’ü (35) çalıştığı pastanede tabancayla öldüren ve verilen müebbet hapis cezası, istinaf mahkemesi tarafından ‘akıl sağlığı’ raporu alınmadığı gerekçesiyle bozulan Hasan Ozan Baştosun (35) için istenen raporda, akıl sağlığının yerinde ve cezai ehliyetinin tam olduğu belirtildi.
Olay, 9 Aralık 2020’de Fulya Öztürk’ün çalıştığı pastanede meydana geldi. İlki ilk eşinden 2 çocuk annesi Fulya Öztürk’ün yanına, bir süre önce boşandığı ancak birlikte yaşadığı Hasan Ozan Baştosun geldi. Öztürk ve Baştosun arasında tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Baştosun, tabancasını doğrultup Öztürk’e ateş etti. Öztürk, vücuduna isabet eden mermilerle yere yığıldı. Baştosun, Öztürk’ün aracını alıp, kaçtı. İş yeri çalışanları, durumu sağlık ekiplerine bildirdi. İhbarla gelen sağlık ekibi, Fulya Öztürk’ün yaşamını yitirdiğini belirledi. Adli Tıp Kurumu morgundaki otopsinin ardından Öztürk’ün cenazesi, memleketi Muğla’nın Fethiye ilçesindeki Taşkaya Mahallesi Mezarlığı’nda toprağa verildi.
‘KISKANÇLIK YÜZÜNDEN ÖLDÜRDÜM’
Polise teslim olan ve ifadesinde Fulya Öztürk’ü kıskançlık nedeniyle öldürdüğünü söyleyen Hasan Ozan Baştosun ise sevk edildiği adliyede çıkarıldığı hakimlik tarafından tutuklandı. Soruşturmanın ardından Baştosun hakkında, ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle İzmir 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Davanın 25 Nisan 2022’deki duruşmasında savcı, esas hakkında mütalaasını açıkladı. Toplanan deliller ve alınan ifadeler ışığında, sanık Baştosun’un ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet hapse çarptırılması talep edildi. Geçen yıl mayıs ayındaki karar duruşmasında tutuklu sanık Baştosun, ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet hapse çarptırılırken, cezasında indirim de uygulanmadı.
DOSYA YENİDEN YEREL MAHKEMEDE
Avukatların itirazı üzerine dosya, istinaf mahkemesine taşındı. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4’üncü Ceza Dairesi, sanık Baştosun’un 2021 yılının mayıs ayında görülen davada, olaydan önce Fulya Öztürk ile telefonda görüştükleri sırada tartıştıklarını, tartışmadan sonra epilepsi hastası olduğu için nöbet geçirdiğini belirtti. Daire, Bastosun’un işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı konusunda raporunun aldırılması gerektiğini vurguladı. Daire, sanığı hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmediğine de kanaat getirdi.
‘HERHANGİ BİR AKIL HASTALIĞI VE ZEKA GERİLİĞİ SAPTANMADI’
Öte yandan, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4’üncü Ceza dairesi, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulduğuna da kanaat getirdi ve yerel mahkemenin verdiği kararın bozulmasına hükmederek dosyanın yeniden yerel mahkemeye gönderilmesine oy birliğiyle karar verdi. Davanın yeni duruşması beklenirken, İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan sanıkla ilgili istenen akıl sağlığı raporu geldi. Raporda, “Baştosun’un Kurulumuzca 21/02/2024 tarihinde yapılan muayenesi sonucunda elde edilen bilgi ve bulguların yorumlanmasından; cezai sorumluluğunu müessir ve kişide şuur ve harekat serbestisini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı ve zeka geriliği saptanmadığı, adli dosya tetkikinde sanığın mezkur suçu işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını idrak etme ve bu fil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak boyutta bir akli arizanın içinde olduğuna delalet edecek herhangi bir tıbbi bulgu ve belgeye de rastlanmadı” ifadelerine yer verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Terörden arananlar listesinde kırmızı kategoride yer alan PKK/KCK’lı Azad Akıncı, MİT’in hedef listesinde yer alıyordu. MİT, haber kaynakları aracılığı ile terörist Akıncı’nın konumunu tespit etti. MİT, Türkiye sınırına 160 kilometre derinlikte yer alan Mahmur’da Azad Akıncı’yı adım adım takip etti. En uygun anda nokta operasyonla terörist Azad Akıncı etkisiz hale getirildi.
Azad Akıncı, 2006 yılında PKK/KCK güdümünde faaliyet gösteren Özgür Liseli Gençlik Derneği yapılanmasında yer aldı. 2008 yılında “terör örgütü adına suç işlemek, terör örgütü adına faaliyetlerde bulunmak, terör örgütünün propagandasını yapmak” suçlarından tutuklandı. Aynı yıl Batman Kapalı Cezaevi’nde açlık eylemine katılan örgüt mensupları arasında yer aldı. Aralık 2008 itibarıyla PKK/KCK terör örgütünün sözde gençlik yapılanması olan Siirt Yurtsever Devrimci Gençlik sorumluluğu yaptı. 2009 yılında sözde Serhat alanına geçiş yaptı. 2011 yılında Yurtsever Devrimci Gençlik Merkezi Türkiye yürütmesi sorumluluğu yaptı. 2014 itibarıyla Metina’da lojistik faaliyetlerin sözde sorumluluğunu yürüttü. 2016 yılında Mahmur’da düzenlenen PKK/KCK Gençlik Kongresi’ne katıldı. 2017 yılında İran alanında KCR (Doğu Kürdistan Gençlik Topluluğu) biriminde sözde sorumlu düzeyde görev aldı. 2023 itibarıyla PKK/KCK Mahmur Genel Sekretarya sözde sorumlusu olarak faaliyet yürüttü. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ İstihbarat Teşkilatı (MİT), PKK/KCK terör örgütünün Mahmur kampı sözde genel sorumlusu ‘Adıl Mardin’ kod adlı Azad Akıncı’yı Irak’ın Mahmur bölgesinde etkisiz hale getirdi.
Terörden arananlar listesinde kırmızı kategoride bulunan, MİT’in de hedef listesindeki ‘Adıl Mardin’ kod adlı Azad Akıncı’nın konumu tespit edildi. MİT, Türkiye sınırına 160 kilometre derinlikte yer alan Mahmur’da, Azad Akıncı’yı adım adım takip etti. Terörist, düzenlenen nokta operasyonla etkisiz hale getirildi.
Azad Akıncı, 2006 yılından itibaren PKK/KCK güdümünde faaliyet gösteren sözde gençlik derneklerinde faaliyet yürüttü. 2008 yılında ‘Terör örgütü adına suç işlemek’, ‘Terör örgütü adına faaliyetlerde bulunmak’, ‘Terör örgütünün propagandasını yapmak’ suçlarından tutuklandı. Aynı yıl Batman Kapalı Cezaevi’nde açlık eylemine katılan örgüt mensupları arasında yer aldı. 2014 itibarıyla Metina’da lojistik faaliyetlerin sözde sorumluluğunu yürüttü. 2016 yılında Mahmur’da düzenlenen PKK/KCK’nın sözde gençlik kongresine katıldı. 2017 yılında İran alanında KCR biriminde sözde sorumlu düzeyde görev aldı. 2023 itibarıyla PKK/KCK Mahmur genel sekretarya sözde sorumlusu olarak faaliyet yürüttü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, Bursa Valisi Erol Ayyıldız başkanlığında gerçekleştirilen, Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy ile yönetim kurulu üyelerinin yer aldığı toplantıda Aygöl, “Edebali Havzası Tanıtım ve Karşılama Projesi”nin BEBKA Yönetim Kurulunca ön onayının alındığını bildirdi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığındaki sürecin ardından gerekli çalışmalara başlanacağını kaydeden Aygöl, projenin kente “hayırlı uğurlu olmasını” diledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Eşsiz mutfağı ve kültürüyle Gazi şehir, GastroAntep ile bir kez daha dünya sahnesine çıkıyor. Dünyaca ünlü ödüllü şefler, gastronomi yazarları, sektör temsilcilerinin katılımıyla gastronominin kalbi Gaziantep’te atacak. 14-22 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek GastroAntep Kültür Yolu Festivali’nde etkinlikler, festivalin kentte katkısı, bu yılın özellikleri ve program konusunda basın mensuplarına 25 Aralık Panorama Müzesi Konferans Salonu’nda düzenlenen toplantıyla bilgilendirme yapıldı.
Toplantıya Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, AK Parti Gaziantep Milletvekiliİrfan Çelikaslan katıldı.
GastroAntep Kültür Yolu Festivali basın toplantısında “Güvenli ve Dirençli Şehir Gaziantep” sunumu gerçekleştiren Başkan Fatma Şahin; nüfus artışı, su yönetimi, gıda güvenliği için yapılan ve yapılacak yatırımlarla bakanlıklarla ilgili temaslara değindi. Bu yatırımların önemini vurguladı. Güvenli şehir modeli hakkında bilgi veren Şahin başlıklar ve örneklerle çeşitlendirdi. Gaziantep’in dünyada gastronomi alanındaki yeri, Gaziantep mutfağının değerlerinin tanıtımı ve önemi ile coğrafi işaret alanındaki çalışmalara değindi.
“Kültür, medeniyetin özüdür”
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin toplantıda yaptığı konuşmada GastroAntep’in geliştiğini ve büyüdüğünü festivalin büyüklüğünün belli olacağını belirterek, “İnsanın canının malının bize emanet olduğu bir dönemde kültürün ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Kültür aynı zamanda medeniyetin özüdür. Çıkardığımız sofra son üründür. Oysa daha GastroAntep’e başlarken biz ne dedik. Güneşten, doğadan, tarihten gelen lezzet dedik. Kültür yoluna dahil ettik. Kültür yoluna dahil olmamızın ne anlama geldiğini yarınki büyüklükten, genişlemeden çok net bir şekilde göreceksiniz. Artık panel yerlerinin, konser yerlerinin, workshopların ayrıldığı Roma’yla Napoli’yle yarışan Gaziantep’in dünyaya söyleyeceği başka bir söz var diyoruz. O yüzden bu dönemki başlığımızı gastroekonomi diyoruz” dedi.
“Gastroekonomi dediğiniz şey aile ekonomisi”
Gastroekonomi’nin ne olduğunu detaylı anlatan Başkan Şahin, “Gastroekonomi dediğiniz şey aile ekonomisi, kadın kooperatiflerinde çalışan kadının çocuğunun bursunun hiç kimseye ihtiyacı olmadan sağlayabilmesidir. Dedenin toruna nesiller arası geçişi sağlamasıdır. Sözlü tarihin yazılı tarihe dönüşmesi, Kültür A.Ş. tarafından 85 kitaba çevrilmesidir. İşte tam bu noktada sevgili katılımcılar, bilerek söylediğimiz gastroekonomide ikinci başlığımızın da özellikle Osmanlı’nın, Selçuklu’nun, Roma döneminin en güzel hazinelerinden biri herkesin birbirinden öğreneceği geçirgenlik. Gastrobotanik ve beraberindeki gastrosağlık bize yeni bir başlangıcı işaret veriyor” diye konuştu.
Basın mensuplarına toplantıda GastroAntep hakkına sunum yapan Başkan Fatma Şahin festival başlıklarının ardından sunum ve bilgilendirme sonrası soruları yanıtladı. – GAZİANTEP
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Savunma Bakanlığı, bilgi edinme yasası kapsamında yaptığı açıklamada ayı postu şapkaların 2 bin pounddan fazla bir maliyeti olduğunu duyurdu.
Yapılan açıklamada son bir yılda şapkaların fiyatının son yıllarda yüzde 30 arttığı da kaydedildi.
Tartışma hayvan hakları savunucusu PETA isimli örgütün başvurusu ile başladı.
Örgüt İngiltere’nin sembollerinden biri olan bu şapkalarda, gerçek hayvan kürkü kullanılmasını engellemek istiyor. Bu amaçla İngiliz halkına maliyeti olduğu da öne çıkarılıyor.
İngiltere Savunma Bakanlığı da “gereklilikleri karşılamaları durumunda” imitasyon kürk seçeneğini değerlendirmeye hazır olduklarını kaydetti.
Ordu sözcüsü, imitasyon kürk seçeneğinin hayata geçirilmesi için “dayanıklılık ve güvenlik” beklentilerinin karşılanması gerektiğini savundu.
Sözcü bu beklentileri karşılayan bir seçeneğin henüz sunulmadığını da söyledi.
PETA örgütünden Elisa Allen ise Savunma Bakanlığı’na çağrı yaptı ve “Katledilen yaban hayatından yapılan şapkalara vergi mükelleflerinin parasını harcamayı bırakıp imitasyon ürüne geçmelerini” istedi.
Söz konusu şapkalar Kanada’da avlanan siyah ayıların kürkünden yapılıyor.
Kral Muhafızları tarafından giyilen şapkaların, 2022’deki 1560 sterlinlik maliyeti, 2023’te 2040 sterline yükseldi.
Bakanlık bu değişimde üreticilerle yenilenen sözleşmenin yattığını kaydediyor.
Ülkenin sembolleri arasında olan şapkalar Kral’ın doğum günü törensel etkinliklerde giyiliyor.
Savunma Bakanlığı’nın açıkladığı rakamlara göre, 2022’de 13, 2023’te ise 24 yeni şapka satın alındı.
Son on yılda ordu bu şapkalara 1 milyon sterlinden fazla para harcadı.
Ayı kürkü geleneğinin korunmasını savunanlar, bu şapkaların uzun ömürlü olmasına vurgu yapıyor.
Savunma Bakanlığı, şapkalarda kullanılan kürkün lisanslı avlarda öldürülen ayılardan elde edildiğini savunuyor. Bakanlık, şapka siparişi için ayı öldürülmediğini de açıklamaya ekledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yangın, saat 15.00 sıralarında Göynük ilçesi Karaardıç köyü yakınlarında başlamıştı. Henüz bilinmeyen bir nedenle başlayan orman yangını için Nallıhan, Göynük ve Mudurnu ilçelerinden bölgeye çok sayıda itfaiye ve arazöz ekibi sevk edildi. Ekiplerin hızlı müdahalesi neticesinde yangının etrafı çevrildi. Yaklaşık 3 saatlik mücadelenin sonucunda alevler kontrol altına alındı. Ekiplerin bölgede soğutma çalışması devam ediyor. – BOLU

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un ülkede uzun süre devam eden siyasi krizin ardından eski Avrupa Birliği (AB) Brexit Başmüzakerecisi Michel Barnier’i Başbakan olarak ataması büyük tepki çekti. Seçimden sol ittifakın birinci çıkmasına rağmen merkez sağın adayı Michel Barnier’in başbakan olması tepki çekti. İşçi sendikaları ve sol görüşlü siyasi partilerin protesto çağrısı üzerine binlerce kişi bugün ülke genelinde sokaklara döküldü. Paris, Bordeaux, Lyon, Nice gibi şehirlerin de aralarında bulunduğu 130 farklı noktada gösteri düzenleniyor.
Bazı protestocuların Filistin bayrakları taşıdığı gösterilerde “demokrasinin reddi” ve “çalınmış seçim” gibi sloganları atıldı.
Fransa‘da krize giden erken seçim
Fransa‘da Avrupa Parlamentosu seçimlerinde aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisi’nin (RN) büyük bir başarı elde etmesi, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Ulusal Meclis’i feshedip erken seçim kararı almasına neden olmuştu. Erken genel seçimlerin 30 Haziran’da yapılan ilk turunda 28 yaşındaki Ulusal Birlik Partisi oyların yüzde 33,15’ini alarak birinci parti olurken, 7 Temmuz’da gerçekleştirilen ikinci turda ise Boyun Eğmeyen Fransa (LFI), Yeşiller Partisi (EEVL), Sosyalist Parti (PS) ve Fransa Komünist Partisi’nden (PCF) oluşan solcu Yeni Halk Cephesi ittifakı seçimi birinci tamamlamıştı. Ancak hiçbir parti mecliste çoğunluğu sağlayamamıştı.
Seçimlerde birinci olan Yeni Halk Cephesi başbakan adayı olarak Lucie Castets’i göstermiş, Macron, Castets’in Ulusal Meclis’te güven oyu almasının mümkün olmadığını belirtmiş ve başbakan olarak atamayı reddetmişti. Macron 5 Eylül’de merkez sağ Cumhuriyetçiler (LR) Partisinden Michel Barnier’i Başbakan olarak atama kararı almıştı.
Öte yandan, Michel Barnier başbakan olarak seçilmesinin ardından yaptığı açıklamada, sol görüşlü politikacılar da dahil olmak üzere her kesimden politikacıların bulunduğu bir hükümet kurmaya açık olduğunu söylemişti. – PARİS
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ISPARTA’DA FABRİKA AÇILIŞINA KATILDI
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Antalya’da düzenlenen TEKNOFEST ziyaretinin ardından Isparta‘ya geçti. Valilik ve belediye ziyaretlerinin ardından Bakan Kacır, Isparta Organize Sanayi Bölgesi’nde özel sektöre ait halı, mermer ve palet fabrikalarının açılışını gerçekleştirdi. Açılışa Vali Aydın Baruş, Isparta milletvekilleri AK Parti’li Mehmet Uğur Gökgöz, MHP’li Hasan Basri Sönmez, Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ve diğer protokol üyeleri de katıldı. Bakan Mehmet Fatih Kacır, açılışta yaptığı konuşmada, “Halı dokumacılığında marka şehrimizin mirasını dünyayla buluşturacak, mermer kaynaklarımızı katma değere dönüştürecek, yenilenebilir ve çevre dostu enerji üretim altyapımıza güç kazandıracak, toplam yatırım büyüklüğü 1,8 milyara yaklaşan ve 160 vatandaşımıza ekmek kapısı 3 tesisimizin Isparta’ya, milletimize ve ülkemize hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum” dedi.
Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu doğrultusunda Türkiye’yi üretimde, yatırımda, Ar-Ge ve inovasyonda öncü ülkeler arasında yer almasını sağlayacak adımları kararlılıkla attıklarını aktaran Bakan Kacır, “Sanayide ve teknolojide son 22 yılda büyük kazanımlar elde ettik. Ar-Ge harcamalarını 1,2 milyar dolardan, 12 milyar dolara, Ar-Ge personeli sayısını 29 binden, 272 bine yükselttik. Sanayide çalışan sayımız 3 milyon 900 binden, 6 milyon 700 bine çıktı. Sayıları 191’den 360’a yükselen organize sanayi bölgeleri ve kurduğumuz 45 endüstri bölgesi, Türkiye’nin üretim üsleri haline geldi. Otomotiv üretimimiz yıllık 357 binden, 1 milyon 468 bine yükseldi. Türkiye, Avrupa’nın üçüncü büyük otomobil üreticisi oldu. Beyaz eşya üretimimiz 6,7 milyon adetten, 32,3 milyon adede yükseldi. Türkiye, Avrupa’nın en büyük, dünyanın ikinci büyük beyaz eşya üreticisi oldu. Demir-çelik üretimimiz 16,4 milyon tondan, 33,7 milyon tona çıktı. Milli Teknoloji Hamlemizin işaret fişeğini yakan savunma sanayimizin milli ve özgün ürünleri bugün dünyada savaş paradigmalarını değiştiren ve jeopolitik dengeleri belirleyen unsurlar haline geldi. Uydu teknolojilerinde gerçekleştirdiğimiz yatırımlarla ülkemizi kendi haberleşme ve görüntüleme uydularını geliştirebilen, test edebilen, üretebilen bir seviyeye taşıdık” diye konuştu.
Milletin 60 yıllık yerli ve milli otomobil hayalini Togg ile gerçeğe dönüştürdüklerini vurgulayan Bakan Kacır, şöyle devam etti:
“Bölgesinde güvenin ve istikrarın adresi ülkemiz, küresel ve bölgesel meydan okumalara rağmen yatırım, istihdam, üretim, icat ve ihracat rotasında kalkınma yolculuğuna emin adımlarla ilerliyor. Sadece 22 yıla sığdırdığımız asra bedel kazanımlarımıza Türkiye Yüzyılı’nda yenilerini ekleyecek, Türkiye sanayisinin rekabetçiliğini güçlendirecek destek enstrümanlarını adım adım devreye alıyoruz. Katma değerli ve yüksek teknolojili üretimi önceleyerek, sanayimizin yeşil ve dijital dönüşümünü gerçekleştirerek, nitelikli insan kaynağımızı en üst düzeyde harekete geçirerek ülkemizin küresel üretim ve teknoloji geliştirme üssü rolünü perçinleyecek projeleri hayata geçiriyoruz. Hızla hayata geçirdiğimiz Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) programıyla ekonomimizin yükselişine katkı verecek teknolojik ve stratejik yatırımların gerçekleştirilmesi için uzun vadeli ve uygun koşullarda finansmana erişim imkanı sunduk. Sayın Cumhurbaşkanımızın açıkladığı HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı ile Türkiye’yi yüksek teknoloji yatırımlarının odağı haline getirecek tarihimizin en büyük ölçekli teşvik programını devreye aldık. Yeşil ve dijital dönüşüm destek programlarıyla işletmelerin ikiz dönüşümde kısa, orta ve uzun vadeli ihtiyaçlarına cevap verecek destek mekanizmalarını kendilerine sunuyoruz. Başlattığımız Yerel Kalkınma Hamlesi ile de şehirlerimizin yerel potansiyelinin tamamını harekete geçirerek ülke sathına yayıyoruz.”
Bakan Mehmet Fatih Kacır’ın konuşmasının ardından açılış kurdelesi kesildi. Sonrasında OSB Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Karabulut tarafından Bakan Kacır’a halıya dokunmuş Türk bayrağı tablosu hediye edildi. Bakan Mehmet Fatih Kacır, buradaki programının ardından Isparta Ticaret ve Sanayi Odası’nda (ITSO) iş insanlarıyla toplantıda bir araya geldi.
Nurettin ARKAN- Ali ÇEVİKBAŞ/ ISPARTA,
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL – İstanbul Tem Otoyolu Başakşehir mevkiinde seyir halindeki motosiklet sürücüsü, arıza yapıp emniyet şeridinde duran tıra arkadan çarptı. Kazada motosiklet sürücüsü hayatını kaybetti.
Olay, dün saat 22.30 sıralarında Tem Otoyolu İstanbul Başakşehir Ziya Gökalp Mahallesi mevkii Ankara istikametinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre yol üzerinde arızalan tırın şoförü, aracı emniyet şeridine çekip güvenlik önlemi alarak yardım için beklemeye başladı. Bir süre sonra otoyolda süratli şekilde ilerleyen motosiklet sürücüsü Yavuz Selim Çiçek, tırı fark edemeyerek arkasından çarpıp altına girdi. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri, Çiçek’i sıkıştığı yerden çıkararak sağlık ekiplerine teslim etti. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinde Çiçek’in hayatını kaybettiği belirlendi. Yavuz Selim Çiçek’in cenazesi Adli Tıp Morguna götürüldü. Kaza sonrası tır sürücüsü, polis ekiplerince ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAHRAMANMARAŞ – Depremin merkez üssü Kahramanmaraş’ta bir esnaf sektöründeki fiyatlara kıyasla, vatandaşlara uygun fiyatla hizmet verdiği için Ticaret Bakanlığı tarafından Ahilik Beratı ile ödüllendirildi.
Yaşanan 6 Şubat depreminin ardından sektöründeki fiyatlara kıyasla uygun fiyat ile tüketicilere hizmet sunan Altın Kaşık EV Yemekleri işletmesine, Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Akif Memiş’in katılımıyla Ahilik Beratı verildi.
Kahramanmaraşlı Esnaf İbrahim Yılmaz’ın Ahilik bilincini kendilerine yeniden hatırlattığını dile getiren Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Akif Memiş, “Güzide İllerimizden Kurtuluş Savaş’ında gösterdiği kahramanlık ile adını tarihe altın harflere yazmış Kahramanmaraş ilimizde tam da bu kültürün temsili ve yaşatılması açısından örnek teşkil eden yöresel ev yemekleri, ülkemizi derinden sarsan deprem felaketinden itibaren sektörel piyasanın fiyatlarına kıyasla uygun fiyatla tüketicilere hizmet sunma hususundaki özverili gayretleri nedeniyle Sayın Bakanımız Prof. Dr. Ömer Bolat Beyefendi adına, Altın Kaşık Ev Yemekleri Şirketi’nin sahibi İbrahim Yılmaz kardeşimizin esnaf ve halk arasındaki ahilik bilincine yeniden bizleri hatırlattığı ve saygı uyandıran bu tavrı ile yeni yeşerecek genç, genç ailelere de örnek teşkil ettiği için tebrik ediyor, takdirlerimizin bir nişanesi olarak da kendilerine ahi esnaf beratı ödülüyle ödüllendiriyoruz.” ifadelerini kullandı.
Ahi Beratı ile ödüllendirilen esnaf İbrahim Yılmaz ise “Biz bu Altın Kaşık Ev Yemeklerini 2019 yılında başlatmış olup pandemi hastalığı ile kapatmak zorunda kaldık. Deprem oldu ilk şubemiz yıkıldı ardından bu dükkanı ise bir vatandaştan kiralayarak tekrardan Deprem bölgesi olan Kahramanmaraş’a hizmet vermeye devam etmeye karar verdik. Fiyatlarımızda ve güzelliğimizde daha titiz daha güzel hizmet vermeye devam ettiğimizden dolayı halkımıza ve devletimize teşekkür ediyoruz.” ifadelerine yer verdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DİYARBAKIR’ın Bismil ilçesinde amca çocukları arasında borç-alacak nedeniyle çıkan kavgada 3’ü kardeş 5 kişi yaralandı.
Olay, öğle saatlerinde Bismil ilçesi Barış Bulvarı’nda meydana geldi. İddiaya göre amca çocukları arasında borç-alacak husumeti nedeniyle çıkan tartışma, bıçaklı ve sopalı kavgaya dönüştü. Kavgada yaralanan M.Y. (24), İ.Y. (35) ve V.Y. (25) isimli kardeşler ile F.Y (35) ve T.Y (41) yaralandı. İhbarla bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar, ilk müdahalenin ardından Bismil Devlet Hastanesi ve Diyarbakır’daki hastanelere kaldırılarak tedaviye alındı. Yaralıların sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Muş’ta Genç Birikim Derneği tarafından düzenlenen “11. Uluslararası Onkoloji Günleri” çerçevesinde dünyanın farklı ülkelerinden ve il dışından gelen gönüllüler, meme kanserine dikkati çekmek için istasyon caddesi üzerinde yürüyüş düzenledi. Pembe bayrak sallayan gönüllü gençler, şarkılar eşliğinde Millet Bahçesi’ne kadar yürüdü.
Muş Vali Yardımcısı Cihat Abukan, Onkoloji Günleri’nin çok yoğun geçtiğini belirterek, “Farkındalık oluşturmak için Millet Bahçesi önüne kadar yürüyüş yaptık. Muş halkımızdan çok yoğun bir katılım oldu. İnşallah bir sonraki yıl daha hareketli ve güzel bir şekilde yapmayı planlıyoruz. Gençlerimiz 7’den 70’e herkes burada. Allah kimsenin başına vermesin ama erken teşhis tanısı önemli ve vatandaşınıza da duyurmaya çalışıyoruz” dedi.
Dernek Başkanı Salih Yüce ise düzenlenen 11. Uluslararası Onkoloji Günleri’ne 10 ülkeden yaklaşık 350 kişinin katıldığını belirtti. Her yıl farklı konu ele aldıklarını ifade eden Yüce, “Onkoloji Günleri’nde meme kanseri, akciğer kanseri ve jinekolojik kanser konusu ele alındı. Programının ilk günü genellikle kansere karşı farkındalık yürüyüşü yapıyoruz. Bugün yaptığımız yürüyüşün sonunda da müzik dinletisi etkinliği oldu. Yürüyüşe katılanları minik bir müzik keyfi sunduk” ifadelerini kullandı.
Müzik etkinliği ile yürüyüş sona erdi.
Düzenlenen yürüyüşe, Vali Yardımcısı Mustafa Batuhan Alpboğa, yurt içi ve yurt dışından gelen akademisyenler, kanser hastaları, gönüllü gençler ve vatandaşlar katıldı. – MUŞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>OBAM’da sanattan spora, kültürel aktivitelerden el beceri faaliyetlerine kadar yürütülen etkinliklerle topluma kazandırılan engelli bireylerin, Pazartesi günü okula başlayacak birinci sınıf öğrencileri için bir sürprizi olacak. OBAM’da gerçekleştirilen Engelsiz Yaşam Atölyesi’ne katılan 17 engelli birey, ders zilinin çalmasıyla birlikte okul sıralarındaki yerlerini alacak olan minik öğrenciler için içerisinde kurşun kalem, boya kalemi, silgi, cetvel, kalemtıraş ve etiketin bulunduğu iki bin adet kalem kutu hazırladı. Eğitim hayatlarının ilk gününde çiçeği burnunda öğrencilere mutluluk yaşatmak isteyen engelli bireyler tarafından hazırlanan kalem kutular, Pazartesi günü birinci sınıf öğrencilerine dağıtılacak. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Manisa’nın Alaşehir ilçesinde bu sene 6’ncısı gerçekleştirilen Üzüm Festivali renkli görüntülere sahne oldu
Omuzlarına aldıkları 2 kelterde toplam 50 kilogram üzümü 500 metre koşarak taşıyan yarışmacılardan bazıları düşerken bazıları da koşmak yerine yürümeyi tercih etti
MANİSA – Manisa’nın Alaşehir ilçesinde bu sene 6’ncısı düzenlenen ve ilçenin tanıtımına büyük katkı sağlayan Üzüm Festivalinde yapılan kelter yarışması renkli görüntülere sahne oldu. 20 yarışmacıdan 10’unun tamamlayabildiği yarışmada bazı yarışmacılar üzümlerle birlikte yere düşerken bazıları da koşmak yerine yürümeyi tercih etti.
Dünyaca ünlü Manisa Sultani Çekirdeksiz Üzümün yetiştiği Manisa’nın Alaşehir ilçesinde bir yandan hasat devam ederken, diğer yandan üreticiler günün yorgunluğunu ve stresini, Alaşehir Belediyesi organizasyonunda düzenlenen 6. Üzüm Festivalinde attı.
Manisa’nın Alaşehir ilçesinde 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda başlayan ve 5 Eylül Alaşehir’in kurtuluşuna kadar devam edecek olan Alaşehir 6. Üzüm Festivalinde 20 kişi 50 kiloluk üzüm kelterleriyle 500 metrelik mesafeyi en hızlı koşabilmek için yarıştı. Pazar Camii önünden Belediye binasına kadar yaklaşık 500 metrelik Sevgi Yolunda Motosikletli Zabıtaların eşliğinde 5’erli gruplar halinde koşan yarışmacılar zaman zaman zor anlar yaşadı. Bazı yarışmacılar kelterleri bırakırken bazıları da dengelerini kaybedip üzüm yüklü kelterlerle birlikte düştü.
Yarışmanın sonunda Mehmet Özcan 1 dakika 13 saniye 93 salise ile birinci, Hüseyin Ula 1 dakika 18 saniye 23 salise ile ikinci, Uğur Özcan ise 1 dakika 18 saniye 71 salise ile üçüncü oldu.
Bağdan geldi yarışmada birinci oldu
Üzüm bağında öğlen saat 14.00’a kadar çalıştıktan sonra yarışmaya katıldığını belirten yarışmanın birincisi Mehmet Özcan, “Biraz zorlandım. Bağda çalışıp da geldim yine de kazandım. Biraz zorlandım.”
Yarışmada üçüncü olan Uğur Özcan ise yarışmaya hasta bir şekilde geldiğini belirterek katılıp katılmamakta tereddüt ettiğini ancak katılarak yarışmada üçüncü olduğu için mutlu olduğunu söyledi.
Yarışmanın ikincisi olan Hüseyin Ula ise şunları söyledi: “Belediyenin parkında çalışıyorum. Çift iş yapıyorum. Sabah bağda öğleden sonra da belediyenin parkında garson olarak çalışıyorum. Zorluk çekmedim ama yine de yoruldum.”
“Görevlerimizden biri yöresel ürünlerimizi n plana çıkarmak”
Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu ise Alaşehir’in ve ilçeye özgü yöresel ürünlerin tanıtımı için festivallerin önemine değinerek, “Üzüm Festivalimiz geleneksel hale geldi. Her sene Üzüm Festivalimizi yapıyoruz. Bu Festivalimizin bir etabı da kelter çekme yarışması. Çocuklarımız Sevgi Yolunda yukarıdan aşağıya doğru, arada yaşanan kazalar da oluyor, koşarak dereceye girenler belli oldu. Bizim görevlerimizden bir tanesi de yöresel ürünlerimizi ön plana çıkarmak. Alaşehir Ekmeği, Tahinli Pidesi, Kapaması, Sultani Üzümü, Yaprağı meşhurdur. Sultani Üzümümüzü Türkiye’ye tanıtmayı hedefliyoruz. Bu festivaller de buna aracı oluyor. En güzel üzüm yarışmamızı yaptık, kelter çekme yarışmamamızı yaptık akşam da Ceylan Ertem konserinde halkımızla buluşacağız.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>” Kars, Ardahan ve IğdırTürkiye’nin enerjisine enerji katan üç şehirdir”
“Hem Türkiye’nin hem de Avrupa’nın doğalgaz ve petrol arzına çok önemli katkılar yapan üç önemli ve güzide şehrimizdir”
ANKARA – Ankara’da düzenlenen ‘Kars-Ardahan-Iğdır Lezzetleri ve Kültür Festivali’nde konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Doğalgazın ulaşmadığı ilçe ve beldelerimizi de doğalgazla buluşturmak istiyoruz” dedi.
Ankara’nın Altındağ ilçesinde bulunan Başkent Millet Bahçesinde Kars-Ardahan-Iğdır Dernekler Federasyonu’nun düzenlediği ‘Kars-Ardahan-Iğdır Lezzetleri ve Kültür Festivali’ başladı. 3 şehre özel yemekler Başkentte görücüye çıktı. Etkinliğe getirilen kazlardan birine ise yılın altın kaz ödülü verildi. Ardahan’ın Göle ilçesinden gelen kaşar üreticileri Ankaralılara geleneksel kaşar yapımını uygulamalı olarak gösterdi. Etkinlik, 8 EylülPazar günü saat 22.00’de son bulacak.
“Kars, Ardahan ve Iğdır Türkiye’nin enerjisine enerji katan üç şehirdir”
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, enerji açısından Kars, Ardahan ve Iğdır’ın Türkiye’nin enerjisine katkı sağlayan önemli şehirler olduğunu ifade etti. Bu şehirlerde Türkiye’nin elektriğinin üretildiğine ve hidroelektrik santrallerden enerji sağlandığına değinen Bakan Bayraktar, “Kars, Ardahan ve Iğdır’da Türkiye’nin en önemli güneş potansiyelini, güneş enerjisinden elektrik üretimi için bu şehirleri değerlendiriyoruz. Ama bunların ötesinde; Kars, Ardahan ve Iğdır sadece Türkiye için değil aynı zamanda dünya ve Avrupa için Bakü-Tiflis- Ceyhan ile Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi’yle hem Türkiye’nin hem de Avrupa’nın doğalgaz ve petrol arzına çok önemli katkılar yapan üç önemli ve güzide şehrimizdir. Sadece balıyla, peyniriyle, kaz etiyle değil bize verdiği enerjinin yanı sıra doğalgazıyla, petrolüyle, beton iletimiyle ve elektrik üretimiyle Kars, Ardahan ve Iğdır Türkiye’nin enerjisine enerji katan üç şehirdir” diye konuştu.
“Doğalgazın ulaşmadığı ilçe ve beldelerimizi de doğalgazla buluşturmak istiyoruz”
Kars, Ardahan ve Iğdır’ın Türkiye’nin enerjisine enerji kattığını ifade eden Bayraktar, “Bu üç şehrimize de henüz doğalgazın ulaşmadığı ilçe ve beldelerimizi de doğalgazla buluşturmak istiyoruz” şeklinde konuştu.
Konuşmanın ardından bakana plaket takdim edildi ve kurdele kesildi. 8 Eylül’e kadar devam edecek olan etkinliğin açılış gününde alana getirilen beş kazdan en güzel olanına altın kaz ödülü verildi. Kars kaşarı, kaz eti ve lokma ikramları yapıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul’da 9 Eyül’de başlayacak yeni eğitim öğretim yılında 2 milyon 951 bin 685 öğrenci ders başı yapacak. İstanbul Valiliği, servis araçları ve ilk günlerde velilerin yaratacağı sirkülasyonun şehir trafiğinde yoğunluk yaşanmasına neden olabileceği gerekçesiyle, eğitim – öğretim saatlerinde düzenlemeye gidildiğini duyurdu.
Konuyla ilgili İstanbul Valiliği’nden yapılan açıklama şöyle:
“2024 – 2025 Eğitim öğretim yılı, 09.09.2024 Pazartesi günü başlayacak. İstanbul’da resmi ve özel okullarımızda 2.951.685 öğrencimiz eğitim öğretime başlayacak olup bu öğrencilerimizden 715.835’i ilk kez yeni okullarında eğitim – öğretime başlayacaklardır. Okulların açılmasıyla birlikte 16.000’i aşkın öğrenci servisi trafiğe çıkacaktır. Servis araçları ve velilerimizin ilk günlerde yaratacağı sirkülasyonun, şehir trafiğinde yoğunluk yaşanmasına sebep olacağı değerlendirilmektedir. Bu nedenle İstanbul’daki tüm okullarda okulların açılacağı 09.09.2024 Pazartesi günü eğitim öğretimin 10.00 ile 15.00 saatleri arasında yapılmasına karar verilmiştir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Düzce’de S plaka öğrenci servis taşımacılığı 2024-2025 eğitim öğretim yılı kilometre ücret tarifelerinin belirlenmesi için Düzce Belediyesi Meclis Toplantı Salonu’nda toplantı düzenlendi.
Belediye Başkan Yardımcısı Cihan Ünal başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya, Düzce Ticaret ve Sanayi Odası, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İl Emniyet Müdürlüğü, SS Otobüsçüler Minibüsçüler ve Servis Araçları Odası ile Düzce Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası temsilcileri katıldı. Görüşmelerde çevre illerdeki ücret tarifeleri de göz önünde bulunduruldu. Görüşmeler sonucu, kar oranı düşürülerek yeni servis ücretleri maliyetin altında ve diğer şehirlerden daha düşük tutuldu.
Buna göre, 2024-2025 eğitim-öğretim döneminde Düzce’de uygulanacak servis ücret tarifesi en kısa mesafe (0-1 km) için bin 670 lira, en uzun mesafe (23-25 km) için ise 3 bin 900 TL olarak belirlendi. 25 kilometreyi aşanlar için kilometre başına alınacak ücret ise 39 TL olarak tespit edildi.
Ayrıca, 36 hafta üzerinden hesaplanan servis ücret tarifesinde; aynı aileden 2 çocuğun aynı servisten yararlanması halinde ve ayrıca peşin ödemelerde yüzde 10 indirim uygulanması da kararlaştırıldı.
Yeni ücret tarifesinin 1 yıl süreyle artış planlanmadan uygulanacağı açıklandı. – DÜZCE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SİNOP – Sinop’un Türkeli ilçesinden 90 kilometre mesafedeki Sinop Valiliği’ne yürüyüş başlatan üç kişi, yürüyüşlerini Sinop kent merkezinde tamamladı.
Uluslararası Hak Arama Derneği Başkanı Şirvan Ünal, gurbetçi Şaban Turhal ve Hüseyin Çetin, Türkeli-Ayancık ve Sinop sahil şeridinin var olan turizm potansiyeline dikkat çekmek, yol sorununu duyurmak ve farkındalık oluşturmak amacıyla 2 Eylül Pazartesi günü Türkeli ilçesinden yürüyüş başlattı. Üç kişi, yürüyüşte Ayancık ilçesine ulaştı. Burada dinlenen üç kişi, Salı günü Ayancık’tan yola çıkarak yürüyüşlerinin son durağı olan Sinop kent merkezine ulaştı.
Dernek başkanı Şirvan Ünal, yol maratonunu 3 günde tamamladıklarını belirterek, “Türkeli’nden Pazartesi günü saat 10.00’da çıktık. Yollarda, virajlarda su içerek Ayancık’a geldik. Pazartesi günü akşam Ayancık’ta kaldık. Salı günü sabahı Ayancık’tan çıktık. Yol güzergahımızda Erfelek Güzelçam’da kaldık 1 gece. Bugün sabah 10.00 saatlerinde tekrar yola çıktık ve şu anda Sinop’ta bulunmaktayız. Bu 3 günlük farkındalık oluşturmak için yani Sinop, Türkeli arasındaki mevzuyu dile getirmek için yürüdük. Yürüyüşümüzün son noktası da Uğur Mumcu Meydanı’nda olacak. Bu sesimizi bir nezlede olsa bir yere duyurabiliyorsak ne mutlu bize” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AMASYA – Amasya’da çoklu doğum özelliğine sahip Bafra ırkı koyunların yetiştirildiği Gökhöyük Tarım İşletmesi’nde koyunlar ve koçların buluşması ilginç anlara sahne oldu. Sürü yaklaşık 5 dakika boyunca peş peşe saat yönünde dönerek daire çizdi. 400’den fazla koyunun 30 koçla ilk buluştuğu anlar dron ile havadan görüntülendi.
İkizlik oranı yaklaşık yüzde 75
İşletmenin koyunculuk birimi sorumlusu Ziraat Mühendisi Bora Sarıçam, koyunların koçlarla 45 gün boyunca birlikte aynı sürüde tutulduğu ‘koç katımı’ adını verdikleri dönemlerde bu tür durumların görülebildiğini belirtti. Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne bağlı işletmede yetiştirdikleri et ve süt verimi çok yüksek damızlık amaçlı yerli Bafra ırkı koyunların çoklu doğum özelliğine sahip olduğuna değinen Sarıçam, “İkizlik oranı yaklaşık yüzde 75. Üçüzlük oranı ise yüzde 8’leri bulabiliyor. Bir koyundan hemen hemen ikiz kuzu elde etmekteyiz. Diğer ırklarda yüzde 75’i bulan ikizlik oranını göremezsiniz. İşletmemizde dördüz, beşiz hatta altız kuzu doğumu da görüldü” diye konuştu.
6 binden fazla kuzu doğumu bekleniyor
Bu yıl Eylül ayı boyunca 3 bin 800 baş koyuna koç katımının gerçekleşeceği işletmede önümüzdeki şubat ayından itibaren toplamda 6 binden fazla kuzunun doğması bekleniyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>12 yıl sonra Ankara’ya gelen Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlık ettiği “Yüksek Düzeyli Stratejik İş birliği Konseyi” toplantısı gerçekleştirildi. Türkiye-Mısır ilişkileri tüm yönleriyle gözden geçirilirken, ikili iş birliğinin daha da geliştirilmesine yönelik gelecek dönemde atılabilecek adımlar ele alındı. Toplantının ardından düzenlenen imza töreninde iki ülke arasında 17 iş birliği anlaşması imzalandı.
Görüşme ve toplantıların ardından Sisi, Türkiye’den ayrıldı. Sisi’yi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve üst düzey yetkililer yolcu etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SİLAHI ÖNCE AĞZINA SONRA KAFASINA DAYADI
Olay, saat 18.00 sıralarında Ataşehir Ferhatpaşa MahallesiMareşal Fevzi Çakmak Caddesi üzerinde meydana geldi. İddiaya göre, caddede denetim yapan polis ekipleri bir şahsı durdurmak istedi. O anda belindeki silahı çeken kişi önce ağzına sonra kafasına dayadı. Uzun süre silahını teslim etmek istememek için direnen şahıs, havaya 2 el ateş etti. Havaya ateş ettiği sırada polis ekiplerinin müdahalesiyle etkisiz hale getirilen şahıs ifadesi alınmak üzere karakola götürüldü.




Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Futbol dünyasının en prestijli ödüllerinden Ballon d’Or’da adaylar belli oldu. 28 Ekim Pazartesi günü Paris’te Theatre du Chatelet’te yapılacak önemli gecede “En iyi kadın futbolcu, En iyi erkek futbolcu, Kadınlarda en iyi kulüp, Erkeklerde en iyi kulüp, Kopa Trophy, Yachine Trophy, Yılın en iyi erkek teknik direktörü, Yılın en iyi kadın teknik direktörü” ödülleri sahiplerini bulacak.
Inter forması giyen Hakan Çalhanoğlu, en iyi futbolcuya verilecek bu önemli ödülün aday listesinde yer aldı.
Milli futbolcu ile birlikte Ballon d’Or’a aday gösterilen diğer isimler şöyle:
“Jude Bellingham, Dani Carvajal, Ruben Dias, Artem Dovbyk, Phil Foden, Alejandro Grimaldo, Erling Haaland, Mats Hummels, Harry Kane, Toni Kroos, Ademola Lookman, Emiliano Martinez, Lautaro Martinez, Kylian Mbappe, Martin Odegaard, Dani Olmo, Cole Palmer, Declan Rice, Rodri, Antonio Rüdiger, Bukayo Saka, William Saliba, Federico Valverde, Vinicius Junior, Vitinha, Nico Williams, Florian Wirtz, Granit Xhaka, Lamine Yamal.” – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yeni sezon transfer çalışmalarını sürdüren Galatasaray, kadroda düşünmediği Portekizli futbolcu Sergio Oliveira ile yollarını ayırdı. Sarı-kırmızılılar, Oliveira’yı 9 Temmuz 2022 tarihinde Portekiz ekibi Porto’dan 3 milyon Euro bonservis bedeli ödeyerek kadrosuna katmıştı.
32 yaşındaki futbolcu, Galatasaray ile 58 resmi maçta görev aldı ve 6 gol, 7 asistlik performans sergiledi.
Bu sezon kamp döneminde hazırlık maçları hariç resmi maçlarda görev almayan Sergio Oliveira son olarak 26 Mayıs 2024 tarihinde Süper Lig’in son haftasında deplasmandaki Konyaspor mücadelesinin son anlarında oynamıştı.
Oliveira, sarı-kırmızılılarla 2022-2023 ve 2023-2024 sezonlarında Süper Lig’de şampiyonluk yaşadı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA – Ankara’da faaliyet gösteren bir tatlı imalathanesinde çalışan tatlı ustası İsmail Can Seçkin, iddialara göre 4 metrelik yüksekliği bulunan merdivenden yuvarlanarak ağır yaralandı. Aile yakınları ise yaralanan Seçkin’in hastaneye kaldırılmak için sigorta girişinin yapılmasını beklediklerini iddia etti.
Olay, Ankara’nın Yenimahalle ilçesinde bulunan tatlı imalathanesinde 19 Ağustos’ta meydana geldi. İddialara göre imalathanede tatlı ustası olarak çalışan İsmail Can Seçkin, iş yerinde çalıştığı sırada 4 metrelik merdivenden düşerek ağır yaralandı. Yaralanan Seçkin, ihbar üzerine olay yerine sevk edilen 112 Acil Sağlık ekiplerince ilk müdahalesinin yapılmasının ardından hastaneye sevk edildi. Yoğun bakımda tedavi gören Seçkin’in yakınları, Seçkin’in yaklaşık 4 aydır sigortasız çalıştığını, kazanın meydana gelmesinin ardından sigorta girişi yapılana kadar olay yerinde bekletildiğini iddia etti. E-Devlet kayıtlarında ise Seçkin’in sigortasının 19 Ağustos’ta yapıldığını ve belirli aralıklarla sigorta giriş çıkışı yapıldığı görüldü.
“Hastaneye gittiğimde kardeşim çok kötü durumdaydı”
Kardeşinin düştüğünü ve kafasını çarptığı gerekçesiyle arandığını belirten Halil İbrahim Seçkin, “Hastaneye gittiğimde kardeşim çok kötü durumdaydı. Düşmüş gibi değil kafası kocaman olmuştu, neredeyse büyüklüğü iki katına çıkmıştı. Her tarafı kan revan içindeydi ve üstünde iş kıyafetleri vardı. Ben hastaneye geldiğimde olay çok ciddi durumdaydı. Doktor ‘kafasının önünden arkasına cam kırığı gibi kadar çatlaklar var, bu darbe çok kötü bir darbe ve kardeşine bizim yapabileceğimiz bir şey yok’ dedi” diye konuştu.
“Kardeşim 19 Ağustos tarihinde düştükten sonra tekrar sigorta girişini yapmışlar”
Seçkin, kardeşinin tatlı imalathanesinde 8 yıldır çalıştığını ve bu süre zarfında birden fazla sigorta girişinin olduğunu belirterek, “Giriş ve çıkış yapmışlar. En son yine 4 ay sonra çıkışını vermişler. Kardeşim 19 Ağustos tarihinde düştükten sonra tekrar sigorta girişini yapmışlar. 8 senedir aynı yerde düzenli çalışıyor ve kardeşim düştükten sonra yapılmış” dedi.
Seçkin, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’ne kaldırılan ve yoğun bakımda tedavi altına alınan kardeşinin yüzde 95 oranında felçli kalabileceğini dile getirdi.
“Herkes bizi görünce arkasını dönüyor”
Oğlu İsmail Seçkin’in kaza geçirdiği imalathaneye gittiklerini dile getiren anne Emine Alaca, “Herkes bizi görünce arkasını dönüyor. Bizi çalışanlarla konuşturmadılar. Bizi çember içerisine aldılar ki hiç kimseyle konuşmayalım. Biz iş yerinden bir arkadaşını aradık ve yanında kim vardı? Diye sorduk. O da ‘abla düştüğünde ben hiçbir şey görmedim. Sadece ambulans geldiğinde biz 7-8 kişi içeri girdik’ dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
SAVRULARAK TERS DÖNDÜ, RESTORANA DALDI
Olay, akşam saatlerinde Arnavutköy Karaburun Mahallesi Sahil Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, yokuş aşağı inen Zübeyde Ö. idaresindeki 34 ZB 4712 plakalı otomobil, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu park halindeki 34 HTV 599 plakalı panelvan minibüse çarptı. Çarpmanın ardından otomobil savrularak ters şekilde yol üzerindeki restorana daldı. İhbar üzerine olay yerine jandarma, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kaza sonucu sürücü Zübeyde Ö. ve araçtaki kızları Sevde ve Elif Mina Ö. ile bir restoran çalışanı yaralandı. Araç içinde sıkışan yaralılar ekiplerin müdahalesi ile çıkarılarak ambulansla hastaneye kaldırıldı.

KAZA ANI SANİYE SANİYE GÖRÜNTÜLENDİ
Otomobil, çekici yardımıyla içeriden çıkarılırken jandarma ekipleri konu ile ilgili çalışma yaptı. Kaza anı ise güvenlik kamerasıyla saniye saniye görüntülendi. Kaza ile ilgili inceleme sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MERSİN – Mersin’in bir otomobilin motor kaputuna giren kedi, duyarlı vatandaşlar tarafından kurtarılarak araca girdiği 18 kilometre mesafedeki yaşam alanına geri bırakıldı.
Olay, Erdemli ilçesinde Türbe Caddesi’nde yaşandı. Soner Balcı isimli vatandaş sokakta arkadaşını beklediği esnada bir otomobilin motor kaputundan kedi sesi geldiğini duydu. Otomobilin hareket etmesi halinde kedinin zarar görebileceğini düşünen Balcı, çevrede otomobilin sahibini aradı. Bir süre sonra da otomobilin sahibinin gelmesi üzerine vatandaşlar kedi için kurtarma çalışması başlattı. Önce kedinin yeri tespit edildi, ardından bir esnaf kediyi sıkıştığı yerden çıkararak otomobilin içine bıraktı.
Bu tür olaylarda vatandaşlardan duyarlılık beklediklerini ifade eden Soner Balcı, “Buradan geçerken kedi sesi duydum, motor kaputunun içine girmiş. Mahalle sakini Adnan abi kurtardı, arabanın içine koydu. Şimdi araç sahibi arkadaş Arpaç’a götürüp yavru kediyi yerine bırakacak. Yarası yok. Herhangi bir yarası yok sapasağlam. Duyarlılık gösterip kurtardık kediyi, herkes yardımcı olsun hayvanlarımıza” dedi.
Sürücü daha önce aracını park ettiği ve yavru kediyi de gördüğü ilçe merkezine 18 kilometre mesafedeki Hacıhalilarpaç Mahallesine giderek kediyi ailesine kavuşturdu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yenilenmiş elektronik ürün marketi EasyCep’in üst yönetiminde iki önemli atama yapıldı. Şirketten yapılan açıklamaya göre Esin Akpınar Büyümeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (Chief Growth Officer), Pelin Ayan ise Dönüşümden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (Chief Transformation Officer) olarak üst yönetim ekibinde göreve başladı.
Yapılan açıklamaya göre, başta akıllı telefonlar olmak üzere, tabletten akıllı saate ve bilgisayara uzanan geniş yelpazedeki ürünleri yenileyerek ekonomiye kazandıran, elektronik ürün pazarında döngüsel ekonomi yaklaşımını güçlendirmek için çalışan EasyCep müşteri ekseninde hızlı bir büyüme sergiliyor. Yapılan atamalar bu süreçte şirketin kurumsallaşmasını güçlendirmeyi ve büyümeyi sürdürülebilir bir zemin üzerinde gerçekleştirmeyi amaçlıyor.
Büyümeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Esin Akpınar büyüme stratejilerinin hazırlanması ve uygulanmasından sorumlu olacak. Birleşme ve satın alma dahil olmak üzere yeni iş fırsatlarının değerlendirilmesine, etkin fiyatlandırma ve satın alma stratejileri geliştirilmesine ve uygulanmasına, pazardaki eğilim ve rakiplerin stratejilerinin değerlendirilmesine, büyümeyi destekleyecek bütçenin ve finansmanın geliştirilmesine ve büyüme için gerekli teknoloji ve diğer araçların tespit edilmesine liderlik edecek.
Strateji ve dönüşüm lideri olarak 20 yılı aşkın deneyime sahip olan Dönüşümden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Pelin Ayan ise şirketin stratejik dönüşüm süreçlerini yöneterek değişim stratejilerinin geliştirilmesi ve uygulanmasına liderlik edecek. Böylece şirketin toplam performansının ve rekabet gücünün artmasına katkıda bulunacak. Ayrıca, dijitalleşme ve süreç iyileştirme konularında liderlik yapacak, müşteri deneyimini geliştirecek ve değişim sürecinde tüm paydaşlarla etkili iletişim kanalları oluşturacak. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bankadan yapılan açıklamaya göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Tech İstanbul’un destekleriyle İstanbul’da gerçekleştirilecek etkinlik, global startup dünyasının heyecanını ve dinamizmini İstanbul’a taşıyacak.
Start-IST organizatörlüğünde ve bankanın ana sponsorluğunda gerçekleşecek GSA Edition X, 24-25 Eylül’de girişimciler, yatırımcılar, VC’ler, fikir önderleri, sektör liderleri, ekosistem ortakları ve diğer kilit paydaşları bir araya gelecek.
İstanbul’da Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda düzenlenecek zirveyle başlayacak program, 2 gün boyunca yenilikçi girişimcileri ve girişimcilik dünyasının paydaşlarını buluşturacak.
Katılımcılar zirve boyunca düzenlenecek olan panel ve atölyelerle hem endüstrideki son trendleri ve yenilikleri keşfetme fırsatı bulacak hem de girişimcilik dünyasının yatırım, büyüme, hukuk, siber güvenlik temaları hakkında fikir sahibi olabilecek.
“Türk girişimcilik ekosistemi için tarihi bir dönüm noktası”
Açıklamada görüşlerine yer verilen Garanti BBVA KOBİ Bankacılığından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya, toplumun sürdürülebilir büyümesine katkı sağlayan ve ekonominin itici gücü olan girişimcilik ekosisteminin desteklenmesini önemsediklerini belirterek, Garanti BBVA Partners Girişim Hızlandırma Programı’yla teknoloji girişimcilerine, Kadın Girişimci Programı’yla da kadın girişimcilere uzun yıllardır destek olduklarını aktardı.
Global Startup Awards gibi uluslararası platformların da Türkiye’deki startup ekosistemini geliştireceğine inandıklarına dikkati çeken Kaya, “Global Startup Awards, bir ödül programı olmanın ötesinde, girişimciler ve yatırımcılar arasında etkili bir networking ağı oluşturuyor ve bilgi paylaşımını teşvik ediyor. Bu kapsamda Global Startup Awards’un ana sponsoru olmaktan mutluluk duyuyoruz. Türkiye’nin küresel girişimcilik arenasında daha fazla söz sahibi olması amacıyla ekosisteme sağladığımız desteği artırarak sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.
Start-IST’in Kurucusu Mine Dedekoca da ödül töreninin Türkiye’de ilk kez düzenlenmesinin Türk girişimcilik ekosistemi için tarihi bir dönüm noktası olduğunu kaydederek, etkinliğin Türk girişimciler ve startuplar için uluslararası arenada fırsat sunduğunu belirtti.
Etkinliğin Türkiye’nin girişimcilik gücünü dünyaya tanıtmada önemli bir rol oynayacağına işaret eden Dedekoca, “Start-IST olarak, girişimcilerimizin ve girişimcilik ekosistemimizin paydaşlarının global çapta görünürlük kazanmalarını, uluslararası iş birlikleri geliştirmelerini ve büyük bir yatırımcı ağıyla tanışmalarını sağlamak için bu organizasyonu gerçekleştirmekten gurur duyuyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Daha önce kayısı çekirdeği kabuğundan biyoplastik, diş protez temizleyicisi ve parlatıcısı ile aktif karbon üreten bilim insanları, süper kapasitörler (yüksek güçlü elektriği hızla depolayabilen elektrokimyasal cihaz) üzerinde çalışma yürüttü.
Önceki çalışmalarında kayısı çekirdeği kabuğundan üretilen aktif karbonla süper kapasitör yapan araştırmacılar, kükürtlü kayısı çekirdeği kabuğunun süper kapasitörün gücünü artırdığını tespit etti.
Süper kapasitör, kükürtsüz kayısı çekirdeğinden üretilene göre yüzde 30 daha fazla depolama özelliğine sahip.
Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Gültek, AA muhabirine, kükürtlü aktif karbonun, süper kapasitörün depolama kapasitesini arttırdığını söyledi.
Süper kapasitörlerin, lityum iyon pillere göre birim hacim başına 10 ila 100 kat daha fazla elektrik enerjisi depolayabildiğine dikkati çeken Gültek, ürünün elektrikli araçlarda yüksek güç gerektiren ilk hareket esnasında kullanıldığını ifade etti.
Elektrikli araçlar için süper kapasitör üretiminin oldukça önemli olduğunu anlatan Gültek, şöyle konuştu:
“Otomobilin ilk hareketini yapması yüksek güç gerektiriyor. Bu da ancak süper kapasitör denen anlık çok yüksek güç üreten güç elemanları tarafından sağlanabiliyor. Lidyum rezervi de dünyada gittikçe düştüğü için insanlar pil üretiminde alternatif yollara yöneliyor. Mesela lityum kükürt pillerine yöneliyorlar, bu konuda araştırmalar oldukça fazla. Bizde ‘İçerisinde halihazırda kükürt bulunan aktif karbondan süper kapasitör üretilebilir mi, kapasitans (depolama kapasitesi) değeri nasıl olur’ diye fikir oluştu.”
“Depolama kapasitesi yüzde 30 fazla”
Gültek, halihazırda aktif karbonların süper kapasitörlerde kullanılmakta olduğunu hatırlatarak şöyle devam etti:
“Kükürtlü aktif karbonun enerji depolama kapasitesi değerini, kükürtlenmemiş aktif karbon depolama kapasitesi değeriyle karşılaştırmak için çalışma yaptık. Bir firmanın ürettiği kükürtlü ve kükürtsüz aktif korbonun değişik kimyasallarla aktivasyonunu arttırdık. Kimyasal modifikasyon işlemlerinin sonunda kükürtlü kayısı çekirdeği kabuğunun depolama kapasitesi değerinin yüzde 30 fazla olduğunu bulduk. Bu da yaklaşık 100 farat/grama (ölçü birimi) karşılık geliyor. Bu da yüksek enerji depolama kapasitesi, elektrikli araçların ilk hareketini vermede oldukça etkili. Aktif karbon üretiminde kullanılan doğal bir kaynağın problem olan bir özelliğinin enerji sektöründe faydaya dönüşebileceğini gördük.”
Gültek, süper kapasitörün kapasitans değerlerini arttırabilmek için grafen ve karbon nanotüp gibi pahalı malzemelerin kullanıldığını belirtti.
“10 kat daha ucuza elde edebiliyorsunuz”
Aktif karbon sayesinde pili daha ucuza mal ettiklerini dile getiren Gültek, şunları kaydetti:
“Bir pilin belki 10 kat ucuzuna, enerji depolama kapasitesi 10 kat daha fazla, maliyeti 10 kat daha ucuza elde edebiliyorsunuz. Süper kapasitörler zaten aktif karbonun kullanımıyla ortaya çıktı. Süper kapasitörün değerini arttırabilmek için ortama heteroatom dediğimiz karbondan farklı atomların katılması gerekli, bunlardan bir tanesi kükürt. Kayısı kükürtlenirken zaten çekirdeğinde de kükürt oluşuyor. Kükürtlenmiş kayısı çekirdeği kabuğundan elde edilmiş aktif karbonun enerji depolama kapasitesi kükürtsüze göre yaklaşık yüzde 30 daha fazla.”
Gültek, çalışmayı aktif karbon üreten bir firma ve İnönü Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Biriminin desteği ile Fen Edebiyat Fakültesi Kimya ve Fizik Bölümü Laboratuvarlarında Prof. Dr. Turgay Seçkin, Prof. Dr. Serdar Altın, Yüksek Lisans Öğrencileri Mihrihan Güler ve Ebru Doğan’dan oluşan ekiple yürüttüklerini sözlerine ekledi.
Yüksek lisans öğrencisi Mihrihan Güler ise aktif karbon üzerinde bazı kimyasallarla yaptıkları çalışmaların olumlu sonuçlandığını anlatarak, “Bir buçuk yıldır projemiz devam ediyor. Geliştirmeye açık bir proje. Yaptığımız çalışmalar olumlu sonuç verdi, şimdi yeni maddelerle çalışmamıza devam ediyoruz.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tüzgen, Bilişim Vadisi İzmir’de AA muhabirine yaptığı açıklamada Bilişim Vadisi’nin Türkiye’nin teknoloji ve inovasyon üssü olduğunu, Gebze, İstanbul, İzmir ve Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de hizmet verdiklerini anlattı.
Bilişim Vadisi çatısı altındaki 4 kampüste 600’den fazla firmanın teknoloji geliştirme faaliyetlerini yürüttüğünü bildiren Tüzgen, şöyle konuştu:
“Bu firmalar ürünlerini dünya pazarına sunuyor. Biz özellikle mobilite, oyun ve finans teknolojileri alanlarında uzmanlık gösteriyoruz. Genel olarak yazılım teknolojileri ve yapay zeka alanında faaliyet gösteren çok sayıda firma, Bilişim Vadisi bünyesinde AR-GE çalışmalarını yürütüyor.
Bilişim Vadisi olarak yapay zekada faaliyet gösteren firmalara, yerli girişimcilere ve Türkiye’de teknoloji üretenlere destek olmaya devam edeceğiz. Yapay zeka odağımızda var.”
Tüzgen, katma değerli bir ekosistem oluşturmayı arzuladıklarını ve girişimcinin A’dan Z’ye tüm ihtiyaçlarını karşılamaya gayret ettiklerini dile getirdi.
Görme engelliler için yapay zeka uygulaması
Yapay zekayla ilgili hayatın tüm alanlarına yönelik teknolojiler geliştirilebildiğini aktaran Tüzgen, sözlerini şöyle sürdürdü:
“TÜBİTAK’tan tutun pek çok özel sektör kuruluşuna kadar şu anda bu alanda ciddi yatırımlar yapmakta. Bilim Vadisi’nde de yapay zekayla alakalı çalışma yürüten firmalar var. Bunlardan özellikle birinden bahsetmek istiyorum. Görme engelli Zülal Tannur kardeşimizin görüntü işleme üzerine kurduğu yapay zeka şirketi bugün bütün dünyaya hizmet satma noktasına geldi. Bu genç kardeşimiz görme engelliler için görüntüleri algılayarak bunları farklı formatlarda hikayeleştiren, öne çıkartan bir uygulama geliştirdi. Bu uygulama şu anda dünyada pek çok marka tarafından değerlendirilmekte. Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerine bu kardeşimiz çalışmasını sundu, mentörlük ve yatırımlar aldı. İnşallah dünyaya ihraç edilen bir yapay zeka uygulama Bilişim Vadisi’nden çıkacak.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Üniversitenin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) çatısı altında geçen sene kurulan takım, Yönetim Bilişim Sistemleri ile Bilgisayar Mühendisliği bölümlerinde öğrenim gören 6 öğrenciden oluşuyor.
Takım kaptanı İİBF Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü mezunu Şuranur Derin’in 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenerek ortaya attığı “deprem simülasyonu” fikriyle kolları sıvayan öğrenciler, yaklaşık bir senelik çalışmanın ardından “Anka Diriliş” adlı sanal gerçeklik simülasyonunu geliştirdi.
“Deprem öncesi hazırlık”, “deprem anı deneyimi” ve “deprem sonrası yapılması gerekenler” adlı 3 aşamadan oluşan, 14 yaş üstüne hitap eden oyunda oyuncular, olası afetlerden önce ve sonra yapılması gerekenleri sanal gerçeklik gözlüğüyle (VR) deneyimleme imkanı buluyor.
Ürettikleri oyunlarını 5-8 Eylül’de Antalya’da gerçekleştirilecek “Afet Yönetimi” kategorisindeki TEKNOFEST yarışmasında sergileyecek takım, müsabakalarda birincilik kupasını okullarına kazandırmayı amaçlıyor.
Takım danışmanı İİBF Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nur Kuban Torun, AA muhabirine, oyunun tasarımına literatür taraması yaparak başladıklarını söyledi.
Ardından “Unity” adlı oyun motorunu kullanabilen öğrencilerle irtibata geçtiklerini anlatan Torun, şöyle devam etti:
“Kendi aralarında düzenli toplanarak oyunu geliştirmeye başladılar. VR, yeni bir alan ve bu dalda çok çalışma yok. Öğrenciler bunu öğrenebilmek için çok çaba sarf ettiler. Çeşitli platformlardan Unity’i öğrendiler ve uygulamaya geçtiler. Yaklaşık 1,5 aydır da oyunumuz hazır durumda.”
“Sözel eğitim vermek yerine deneyim yaşatmak istedik”
Torun, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu, insanlara bu anlamda farkındalık kazandırmayı hedeflediklerini dile getirdi.
Çoğu kişinin depreme dair farkındalığının bulunmadığını vurgulayan Torun, “Sözel eğitim vermek yerine deneyim yaşatmak istedik. Bunu da en iyi VR ile yapabiliriz. VR ile hem görüyor hem de duyuyoruz. Eğer uygun eldivenler giyersem dokunabilirim. Tat ve koku duyusuna yönelik çalışmalar da var.” dedi.
Torun, sanal gerçeklik gözlüklerinin düşük maliyetli ve taşınabilir olduğunu, gelecekte uygulamayı geliştirmeyi hedeflediklerini sözlerine ekledi.
Takım kaptanı Derin de sanal gerçeklik oyunlarının farklı kodlama sisteminin olduğunu aktardı.
İşe kodlamayla başladıklarını belirten Derin, şu ifadeleri kullandı:
“Daha sonra grafik ve sistem tasarımı yapıldı. 14 yaşının altındaki çocuklar depremden etkilenebilecekleri için 14 yaşının üstündekileri hedef aldık. Amacımızı, hedefimizi, örneklemimizi ve geliştirme sürecimizi anlattığımız detaylı bir rapor yazdık ve 89 puanla finale kaldık. İnşallah birinci olacağız.”
Oyunu deneyimleyen Diş Hekimliği Fakültesi personeli Kübra Gümrah Filoğlu ise kumandaları kendi uzvu gibi kullanabildiğini, böylece depreme dair tecrübe kazandığını kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erzurum Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğünü ziyaret eden Aykut, çocuklarla bir süre sohbet ederek, sosyal ve sanatsal kurslar hakkında Kuruluş Müdürü Şeyma Kılınç Beyoğlu’ndan bilgi aldı.
Devlet korumasındaki çocuklar için sosyal ve sanatsal kurslar düzenlediklerini belirten Aykut, ” Yeni eğitim öğretim dönemi öncesi çocuklarımızı ziyaret ederek, sanatsal, sosyal ve sportif kurslarımız hakkında yönetici ve eğitmenlerimizden bilgi alıyoruz. Amacımız çocuklarımızın sosyalleşmesini sağlamak. Erzurum Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğümüzde el sanatları, müzik, pasta ve spor kurslarımızda çocuklarımıza sosyalleşe imkanı sağlıyoruz. Diğer kuruluşlarımızda da benzer kurslarımız devam ediyor. Çocuklarımız bizim geleceğimiz, onları en iyi imkanlarla yetiştirmek en önemli görevimiz. Her çocuğumuz bizler için çok değerli. Devletimizin sıcak eli vatandaşlarımızı her zaman sevgiyle kucaklamaya devam edecek. Yeni eğitim öğretim dönemi öncesi tüm çocuklarımızla sohbet etme imkanı buluyoruz. Bir çocuk gelişir, dünya değişir” dedi.
Çocuklar ise kendileriyle yakından ilgilenen Aykut’a teşekkür etti. – ERZURUM
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAHRAMANMARAŞ merkezli depremlerden etkilenen depremzedeler için olmayan ihaleleri varmış gibi göstererek çok sayıda firmadan ‘teminat’ adı altında, şahsi hesabına para yatırtarak yaklaşık 50 milyon lira dolandırıcılık yaptığı iddiasıyla yargılanan Adana’nın merkez Yüreğir ilçesi eski kaymakamı Mustafa Kılıç, “Bana bir komplo ve kumpas kurulmuştur. Ben zimmetime para geçirmedim” diyerek tahliyesini ve beraatini talep etti.
Eski Yüreğir Kaymakamı Mustafa Kılıç ile kendisini Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın danışmanı ve AK Parti’de görevli olarak tanıttığı öne sürülen Özgür Akgül ve Paşa Yaşar’ın yargılandığı davanın 3’üncü duruşması görüldü. Adana 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya Sakarya 3 Nolu L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan ve 160 yıla kadar hapsi istenen Mustafa Kılıç, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. 90 yıla kadar hapsi istenen tutuklu sanık Özgür Akgül duruşmaya gelirken, tutuksuz sanık Paşa Yaşar ise katılmadı. Tarafların avukatlarının hazır bulunduğu duruşmada Yüreğir Kaymakamlığı’nda görevli olan personel, tanık olarak dinlendi. Yüreğir Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü Ö.Ç., o dönem sanık eski Yüreğir Kaymakamı Mustafa Kılıç’ın alımlarla ilgili sözleşme imzaladığını, teminat aldığından haberi olmadığını söyledi. Tanık Ö.Ç., “Teminat alınırsa vakfın hesabına yatırılır. Kaymakam beyin şahsi hesabına teminat yatırılmaz. Müfettişler geldiğinde vakfa ‘Teminat yatırdık’ diye gelen gidenler oluyordu. Kaymakam benden sözleşme istemedi. Depremde acil harcamalar için para geldi. Valilikten 10 milyon lira aktarıldı. Vatandaşlara nakdi yardım yaptık, gıda aldık. O dönem 107 milyon liralık alım olmadı. O seviyede ihtiyaç da yoktu. Deprem döneminde en fazla 2 milyon liralık alım yaptık. Kaymakam firmalarla doğrudan vakıf adına görüşemez, yetkisi yok. Kararı mütevelli heyeti alır. Alım ihalesine komisyon karar verir. Kaymakam ödeme noktasında yetkilidir, ihalede yönlendirme yapabilir. Kaymakamın 9 aylık görevi boyunca usulsüz talebi olmadı” dedi.
‘120 MİLYON LİRALIK ALIM YAPILACAĞINI DUYMADIM’
Vakfın muhasebecisi E.E. de sanık eski kaymakamın kendisinde sözleşme istemediğini, kendisinin de sözleşme düzenleme görevinin bulunmadığını söyledi. Deprem sonrası 120 milyon liralık alım yapılacağını duymadığını ifade eden E.E., “Kaymakamın usulsüz istekleri olmadı. Yapılan alımlarda teminat bedelleri vakıf hesabına yatırılır. Kaymakamın kendi şahsi hesabına yatırılmaz. Kaymakam yanında firma sahipleri varken sözleşme istemedi” dedi.
‘BÖYLE OLACAĞINI HİSSEDEMEDİM’
Sanık eski Yüreğir Kaymakamı Mustafa Kılıç’ın o dönem sekreterliğini yapan E.G., tutuklu sanık Özgür Akgül’ün depremden sonra devamlı kaymakamın yanına gelip gittiğini söyleyerek, “Takım elbiseli geliyordu. Neden geldiğini bilmiyorum. Gelip gidenler de oluyordu. Özgür de içeride oluyordu. Böyle olacağını hissedemedim. Kaymakam bey görevden alınmadan birkaç gün önce bu olayları duydum” dedi.
Daha sonra sanığın korumaları polis memurları S.K. ve B.K., tanık olarak dinlendi. Sanıklardan Özgür Akgül’ün kaymakamı görmeye geldiğini belirten S.K., “Misafirler gelirdi. Kimin ne yaptığını bilmem. Kaymakam bey, ‘Alın’ diyordu içeri alıyorduk” diye konuştu.
‘POŞETİN İÇİNDEN PARA ÇIKTIĞINI GÖRMEDİM’
B.K. de kaymakamı görmeye çok sayıda kişinin gelip gittiğini, sanık Özgür Akgül’ün ne iş yaptığını merak etmediğini belirterek, “Poşet içinden para çıktığını görmedim. Kaymakamın durumundan İlçe Emniyet Müdürlüğü bize bilgi verdi. Kaymakamın kaçma girişimi olmadı” dedi.
Mahkeme savcısının, mütalaasında tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verilmesini ve eksikliklerin tamamlanmasını talep etmesinin ardından duruşmaya öğle saati olması nedeniyle ara verildi.
‘ZİMMETİME PARA GEÇİRMEDİM’
Aradan sonra devam edilen duruşmada, sanık Mustafa Kılıç, suçlamaları kabul etmediğini söyleyip, eski savunmalarını tekrarlayarak, “Bana bir komplo ve kumpas kurulmuştur. Ben zimmetime para geçirmedim” diyerek tahliyesini ve beraatini talep etti.
Kılıç, daha önceki duruşmada ise “Ben eğer bu suçları işlemiş olsaydım yurt dışına kaçardım. Benim vicdanım rahat. Kimseyi dolandırmadım. Bile bile bana operasyon yaptılar. Gerekirse beni ev hapsiyle tahliye edin. Herkesin parasını ödeyeceğim” dedi.
Sanık Özgür Akgül ise suçsuz olduğunu belirterek tahliyesini istedi. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verip, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Başkan Arıcı, zabıta personelinin toplum düzeninin sağlanmasında ve kamu hizmetlerinin verimli bir şekilde yürütülmesinde büyük bir rol üstlendiğini belirtti.
Başkan Arıcı, mesajında şu ifadelere yer verdi: “Zabıta teşkilatımız, vatandaşlarımızın huzur ve güven içinde yaşamalarını sağlamak adına fedakarca görev yapmaktadır. Hemşerilerimizin sağlığı, güvenliği ve refahı için çalışan belediyemizin tüm zabıta personelimize teşekkür ediyor, Zabıta Haftası’nı en içten dileklerimle kutluyorum” dedi.
Başkan Arıcı, zabıta teşkilatının yerel yönetimlerin en önemli unsurlarından biri olduğunu da vurgulayarak, Koçarlı Belediyesi olarak zabıta personeline her zaman destek olmaya devam edeceklerini ifade etti. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi TBMM’deki makamında saat 14.00’te ziyaret etti. Görüşme talebinin 30 Ağustos kutlamaları sırasında bizzat Meclis Başkanı Kurtulmuş tarafından Bahçeli’ye iletildiği, MHP liderinin bugüne randevu verdiği belirtildi.
Yaklaşık 40 dakika süren görüşmeden sonra Bahçeli, Kurtulmuş’u makam odasının kapısına kadar çıkarak uğurladı. Görüşmeyle ilgili açıklama yapan Kurtulmuş şunları söyledi:
“1 Ekim’de Meclis açılacak. Yeni dönemde Meclis’imizi çok sayıda önemli görevler bekliyor. Bunun en başında TBMM’nde nezaketli bir dilin, olgun demokratik bir müzakereci üslubun, Türk milletinin şanına yakışır bir biçimde hal ve harekatın ortaya konulması. Bu anlamda da Meclis’in daha fonksiyonel bir şekilde çalıştırılması için karşılıklı görüş alışverişi yapıldı. Meclis’in önünde yeni anayasa, Meclis içtüzüğü, siyasi partiler yasası ve seçim yasası gibi önümüzde demokratik seviyemizi daha ileriye taşımamız için çalışmamız gereken hususlar var. Bunların ve diğer konuların müzakere edilebilmesi için de her şeyden evvel ifade ettiğim gibi temiz ve olgun bir dile, müzakereci bir üsluba, TBMM’de milletin bizlere vermiş olduğu bir şuura ihtiyacımız olduğu ortadadır. İnşallah diğer siyasi partilerle de görüşmelerimizi sürdürerek 1 Ekim’den itibaren Türkiye’de çok yapıcı fevkalade fonksiyonel bir Meclis çalışmasını ortaya koymak için gayret edeceğiz.”
Edinilen bilgiye göre, Meclis Başkanlığı tarafından nezaket ziyareti olarak nitelendirilen görüşmede, CHP’nin Can Atalay’la ilgili olağanüstü toplantı çağrısı da değerlendirildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(EDİRNE) –Edirne’nin Keşan İlçesinde gerçekleşen büyük çiftçi yürüyüşünde konuşan CHP Edirne MilletvekiliAhmet Baran Yazgan, hükümet yetkililerine seslenerek Tarım Yasası’nın 21’inci maddesinin uygulanmasının gerektiğini söyledi. Yazgan, “Çiftçi ticaret erbabı değildir. Çiftçi üreticidir, çiftçi anadır, babadır. Çiftçi ailemizdir, ailemize sahip çıkmıyoruz. Ailemize sahip çık, çocuklarımız büyüsün, üretsin” dedi.
CHP Keşan İlçe Başkanlığı tarafından bugün büyük çiftçi yürüyüşü düzenlendi. CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, traktörün üstüne çıkarak hükümet yetkililerine seslendi. Yazgan, hükümetin çiftçilere sahip çıkması gerektiğini söyledi.
“Herkes sırtını dönmüş”
Yazgan, şunları kaydetti:
“Herkes sırtını dönmüş, hükümet yetkilileri, çiftçimiz görmemek için elinden ne geliyorsa yapıyor. Herkes biliyor, suçlunun ayan beyan olduğunu ama gözler kapalı, diller tutulmuş. Burada, herkesin önünde biz ne dedik; bu sene bize Ukrayna çiftçisi kadar değer vermiyorlar. Çiftçi ticaret erbabı değildir. Çiftçi üreticidir, çiftçi anadır, babadır. Çiftçi ailemizdir, ailemize sahip çıkmıyoruz. Ailemize sahip çık, çocuklarımız büyüsün, üretsin ve hepimiz organik gıdayla beslenmeye devam edelim. Artık Tarım Yasası’nın 21’inci maddesini uygula. Gayrisafi milli hasılanın yüzde 1’ini verdiğin söz gibi yasa gibi çiftçiye vermeye başla artık.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vali Çiçek, beraberinde 25. Hudut Tugay Komutanı Tuğgeneral Mehmet Cihanoğlu, İl Jandarma Komutanı Albay Sadık Gülecen, Çıldır Kaymakamı Efe Kılıç ve İl Emniyet Müdürü Gökalp Şener ile 25. Hudut Tugay Komutanlığı sorumluluk bölgesinde bulunan Gürcistan ve Ermenistan sınırındaki karakolları denetledi.
Sınırdaki Başköy Hudut Karakolu’nu ziyaretinde, gözetleme kulelerinde nöbet tutan Mehmetçikle bir araya gelen Çiçek, ilgililerden sınır güvenliği ve askeri faaliyetlere ilişkin bilgi aldı.
Vali Çiçek, burada yaptığı konuşmada, sınırın sıfır noktasında konuşlu karakolları ziyaret etmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirtti.
Karakollarda görev yapan kahraman Mehmetçiklerle zaman zaman bir araya geldiklerini anlatan Çiçek, “Sınırlarımızın güvenliği için cansiperane görev yapan kahramanlarımız bizim için önemli, dolayısıyla görevlerinde başarılar diliyoruz. Allah, ayaklarına taş değdirmesin inşallah. Sınırda askerlik yapmanın büyük onur ve gurur olduğunu biliyoruz. Başta anne ve babalarınız olmak üzere ailelerinize selamlarımı iletin.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kilis Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Emniyet MüdürlüğüKaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince kaçakçılıkla mücadele kapsamında 1-31 Ağustos tarihleri arasında çalışma yapıldı.
Bu kapsamda, 4 tabanca, 234 fişek, 1 av tüfeği, 2 kuru sıkı tabanca, 14 elektronik sigara, 3 cep telefonu, 3 bin 240 paket sigara, 150 puro, 33 litre sahte içki, 2 sahte para, 15 kilogram çay, 14 bin 764 tıbbi ilaç, 139 bin 220 makaron ele geçirildi, 17 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı.
Öte yandan yakalama emri bulunan 5 şüpheliden 1’i çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgilere göre, Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler tarafından
26 Ağustos-2 Eylül tarihleri arasında kentin farklı noktalarında denetim gerçekleştirildi. Denetimlerde durulan şahıslar ile araçlarda yapılan aramalarda 6 tabanca, 6 kurusıkı tabanca ve 8 av tüfeği ele geçirildi. Ele geçirilen silahlara el konulurken, şahıslar ile ilgili işlem yapıldığı belirtildi. – AFYONKARAHİSAR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MSB’den yapılan açıklamada, “Terörle mücadelemiz hudutlarımızda da sürüyor. Ülkemizden Bulgaristan’a ve Suriye’den ülkemize yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 20 şahıs, hudut birliklerimiz tarafından yakalandı. Yapılan inceleme sonucunda yakalanan şahıslardan 2’sinin DEAŞ, 1’inin de PKK/KCK terör örgütü mensubu olduğu belirlendi” açıklamasını yaptı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TBMM Başkanı Kurtulmuş, Bahçeli’yi ziyaret etti
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi ziyaret etti. Kurtulmuş, “İnşallah diğer siyasi partilerle de görüşmelerimizi sürdürerek 1 Ekim’den itibaren Türkiye’de çok yapıcı, fevkalade fonksiyonel bir Meclis çalışmasını ortaya koymak için gayret edeceğiz” dedi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi, Meclis’teki makamında ziyaret etti. Bahçeli, Kurtulmuş’u kapıda karşıladı. Yaklaşık 45 dakika süren görüşmenin ardından Kurtulmuş, açıklama yaptı. Kurtulmuş, TBMM’nin 1 Ekim’de açılacağını hatırlatarak, “Yeni dönemde, Meclis’imizi çok sayıda önemli görevler bekliyor. Bunun en başında TBMM’de, nezaketli bir dilin, olgun demokratik müzakereci bir üslubun ve Türk milletinin şanına yaraşır bir şekilde hal ve hareketin ortaya konulması, bu anlamda da Meclis’in daha fonksiyonel bir şekilde çalıştırılması için karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk. Meclis’in önünde; yeni anayasa, Meclis iç tüzüğü, Siyasi Partiler Yasası, Seçim Yasası gibi demokratik seviyemizi daha ileriye taşımamız için çalışmamız gereken hususlar var. Tüm bunların ve diğer konuların müzakere edilebilmesi için her şeyden evvel temiz ve olgun bir dile, müzakereci bir üsluba ve TBMM’de milletin bizlere vermiş olduğu bu sorumluluğu taşıyacak bir şuura ihtiyacımız olduğu ortadadır. İnşallah diğer siyasi partilerle de görüşmelerimizi sürdürerek, 1 Ekim’den itibaren Türkiye’de çok yapıcı, fevkalade fonksiyonel bir Meclis çalışmasını ortaya koymak için gayret edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediye Başkanı İsmail Çizikci, zabıta teşkilatının 198’inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Zabıta Müdürlüğünü ziyaret etti.
Burada personelle sohbet eden Çizikci, Zabıta Haftası’nı tebrik etti.
Ziyarette kuruluş yıl dönümü nedeniyle pasta kesildi.
Cizikci, zabıta ekiplerinin ilçenin düzeni ve güvenliği için gayretle çalıştığını söyledi.
Ekiplere teşekkür eden Çizikci, “Halkımızın huzuru ve esenliği için gece gündüz demeden görev yapan tüm zabıta personelimize teşekkür ediyorum. Zabıta Haftanızı kutluyor, başarılı çalışmalarınızın devamını diliyorum.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>EDİRNE Kent Konseyi (EKK) ve hayvan hakları dernekleri tarafından ‘Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne karşı toplanan 4 bin 203 imza, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) gönderildi.
Edirne’de; EKK Hayvan Hakları Çalışma Grubu, Bir El Bin Nefes Derneği, 22 Dosteli Derneği, EDSHAYKO Derneği ve Tüm Yaşam Hakkı Savunucuları ile gönüllü hayvanseverler tarafından Saraçlar Caddesi’nde, ‘Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne karşı 28 Temmuz’da oturma eylemi ve imza kampanyası başlatıldı. TBMM’de kabul edilen kanunun geri çekilmesinin talep edildiği eylemin 38’inci gününde 4 bin 203 imza toplandı.
‘HAYVANLARIN HAKLARININ SAVUNULMASI ADINA GÜÇLÜ BİR SES OLUŞTURDUK’
PTT Şubesi’ne girişte konuyla ilgili dernekler adına basın açıklamasını okuyan Kent Konseyi Hayvan Hakları Çalışma Grubu Başkanı Esen Öcel, eylemin Edirne’de hayvan haklarına yönelik gerçekleştirilen en geniş çaplı hareketlerden olduğunu söyledi. Öcel, “2004 yılından beri yürürlükte olan 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılan değişikliklere karşı durmak ve bu değişikliklerin iptalini talep etmek amacıyla başlattığımız bu kampanyamızda önemli bir aşamaya geldik. Her akşam 18.00-19.00 saatleri arasında Saraçlar Caddesi’nde tüm yaşam hakkı savunucular ile bir araya gelerek topladığımız imzalarla, hayvanların haklarının savunulması adına güçlü bir ses oluşturduk. Ağustos ayının sonu itibariyle toplanan imzalar Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ileteceğiz ve hayvanların yaşam hakkının korunması adına gerekli tüm adımların atılması için baskılarımızı sürdüreceğiz. Bu mücadele, yalnızca hayvanları koruma yasasının yeniden ele alınması için değil, aynı zamanda toplumun her kesiminden insanın hayvanların yaşam hakkına sahip çıkması gerektiğine dair farkındalığı artırmak için de büyük bir önem taşıyor. Hayvanlar, sessiz dostlarımızdır ve onların sesi olmak bizim en temel görevlerimizden biridir” dedi.
‘YASANIN İPTALİ KONUSUNDA KARARLIĞIMIZI VURGULUYORUZ’
Kampanyaya katılıp imzalarıyla destek verenlere teşekkür eden Öcel, “Bu kampanyanın gücü, her bir bireyin katkısıyla büyüdü ve amacımıza ulaşana kadar birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz. Toplanan 4023 imzanın, hayvan hakları için güçlü bir savunma olmasını ve meclisimizde yankı bulmasını umuyoruz. Kısırlaştır, aşılat, yerinde yaşat diyerek katliam yasasının iptali konusunda kararlılığımızı bir kez daha vurguluyor ve herkesi, hayvanların haklarını savunmak için sesini yükseltmeye davet ediyoruz diye konuştu.Konuşmanın ardından dernek temsilcileri, PTT şubesinden toplanan imzaları TBMM’ye gönderdi.
Haber – Kamera: Olgay GÜLER – Umut IŞIK/ EDİRNE,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Zelenskiy, Telegram hesabından paylaştığı görüntülü mesajında, Rusya’nın, Ukrayna’nın Poltava bölgesine füze saldırısı gerçekleştirdiğini duyurdu.
Saldırıda iki balistik füzenin kullanıldığını savunan Zelenskiy, saldırı sonucu Poltava’daki bir enstitünün kısmen yıkıldığını ve yanındaki hastanenin de hasar gördüğünü ifade etti.
Zelenskiy, mevcut bilgilere göre saldırıda 41 kişinin öldüğünü,180 kişinin yaralandığını aktardı.
Enkaz altında insanların olduğunu aktaran Zelenskiy, olay yerinde arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü bildirdi.
Ukrayna’nın daha çok hava savunma sistemine ihtiyaç duyduğunu kaydeden Zelenskiy, “Bizi Rus teröründen koruyabilecek uzun menzilli saldırılara şimdi ihtiyacımız var, daha sonra değil.” ifadelerini kullandı.


Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AİLE ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, evlenecek gençlere yönelik 48 ay vadeli, 2 yıl geri ödemesiz, 150 bin lira tutarında faizsiz kredi desteğinin çok büyük ilgi gördüğünü belirterek, “Aile ve Gençlik Fonu’na bugüne kadar 12 bin 132 çift başvurdu, şu ana kadar şartları yerine getiren toplam 3 bin 963 çift, söz konusu krediden yararlandı” dedi.
Aile Ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, gazetecilere yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonuyla ortaya çıkarılan Aile ve Gençlik Fonu ile gençlerin aile kurmalarını desteklediklerini belirtti. Projenin pilot uygulamasını deprem bölgesi olan Adıyaman, Gaziantep’in İslahiye ve Nurdağı ilçeleri ile Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya’da başlattıklarını hatırlatan Göktaş, evlenecek gençlere yönelik 48 ay vadeli, 2 yıl geri ödemesiz, 150 bin lira tutarında faizsiz kredi desteğinin çok büyük ilgi gördüğünü ifade etti. Projeye başvuruların 15 Şubat itibarıyla ‘www.aile.gov.tr’ adresi üzerinden alınmaya başlandığını belirten Göktaş, “Aile ve Gençlik Fonu’na bugüne kadar 12 bin 132 çift başvurdu, şu ana kadar şartları yerine getiren toplam 3 bin 963 çift, söz konusu krediden yararlandı” diye konuştu.
‘KARABÜK, BARTIN, ZONGULDAK’I DAHİL ETTİK’
Aile ve Gençlik Fonu’nda yeni bir döneme geçtiklerini ve projenin pilot uygulamasının ikinci bölümünü başlattıklarını açıklayan Bakan Göktaş, “Aile ve Gençlik Fonu’na TÜİK verilerine göre doğurganlık hızının en düşük olduğu Karabük, Bartın ve Zonguldak’ı dahil ettik. Bu 3 ilden şartları sağlayan çiftlerimizin başvurularını almaya başladık” ifadelerini kullandı.Yeni eklenen illerin yanı sıra söz konusu destekten daha fazla çiftin yararlanabilmesi için şartları da kolaylaştırdıklarını vurgulayan Göktaş, desteğe başvuru şartlarının arasında yer alan çiftlerin toplam gelirlerinin 2 asgari ücreti aşmaması şartında düzenlemeye gidildiğini belirtti.Pilot uygulama kapsamında sahadan aldıkları dönüşler ve vatandaşların talepleri kapsamında gelir kriterinde yeni düzenleme yaptıklarını aktaran Bakan Göktaş, “Gelir kriterini, kişilerin alabilecekleri ek ödemeleri de kapsayacak şekilde 2,3 asgari ücrete çıkartıyoruz. Böylece daha fazla gencimizin desteğimizden yararlanmasının önünü açmış oluyoruz” dedi.Göktaş, Bakanlık olarak gençleri desteklemeyi sürdüreceklerini söyledi.
Haber: Ruken KADIOĞLU /ANKARA,
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(İZMİR) – Bir sokak röportajında Instagram’a erişim engeli getirilmesine ilişkin kullandığı ifadeler nedeniyle yargılanan Dilruba Kayserilioğlu, duruşma sonrasında yaptığı açıklamada, “Hiçbir zaman suçlu olduğumu düşünmedim. Suçsuzluğuma inanıyorum” dedi.
Bir sokak röportajında Instagram’a erişim engeli getirilmesine ilişkin kullandığı ifadeler nedeniyle gözaltına alınan ve çıkarıldığı mahkemede tutuklanarak cezaevine gönderilen ve ardından serbest bırakılan Dilruba Kayserilioğlu, bugün hakim karşısına çıktı.
Kullandığı ifadeler nedeniyle Dilruba Kayserilioğlu hakkında hazırlanan iddianamede, TCK 216/1 ve TCK 216/2 maddeleri kapsamında 4,5 yıla kadar hapis cezası istenmişti.
Duruşmada ise Dilruba hakkında, “TCK’nın 216/2 Maddesi gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın bu eylemini basın yayın organıyla işlemiş olması nedeniyle verilen ceza TCK 218. maddesi gereğinde 1/2 oranında artırılarak sanığın 9 ay cezalandırılmasına, sanığın duruşmadaki olumlu tavırları gözetilerek cezanın 7 ay 15 güne düşürülmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verildi.
Duruşma sonrasında Dilruba Kayserilioğlu ve Dilruba’nın avukatlarından Avukat Hüseyin Yıldız, açıklama yaptı.
Yıldız: “Bir üst mahkemeye gerekli itirazlar yapılacaktır”
Avukat Hüseyin Yıldız, kararı bir üst mahkemeye taşıyacaklarını belirterek şunları söyledi:
“Bugün görülen davada, müvekkilimiz Dilruba hakkında Türk Ceza Kanunu 216/1’den beraat kararı verilmiştir. Ama Türk Ceza Kanunu 216/2’den yani ‘halkı aşağılama’ suçundan 7 ay 15 gün hapis cezası verilip hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Gerekçeli karar hazırlandıktan sonra bizler tarafından bir üst mahkemeye gerekli itirazlar yapılacaktır. Hukuk mücadelemiz devam edecektir. Bu karar beraate dönene kadar AİHM’ye kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Biz de müvekkilimizin suçsuz olduğuna, ifade özgürlüğü kapsamında anayasal hakları kapsamında fikrini açıklamasının cezalandırılamayacağını düşünüyoruz. O sebeple bu mücadeleyi önce iç hukuk yollarını tüketeceğiz. Akabinde de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar götüreceğiz. Devam eden bir soruşturma daha var. O soruşturmanın akıbeti hakkında da size ilerleyen günlerde detaylı bilgilendirme yapacağız.”
Kayserilioğlu: “Gerekeni hukuk önünde aramaya devam edeceğiz”
Hakkında 7 ay 15 gün hapis cezası verilen Dilruba Kayserilioğlu ise duruşma sonrasında şöyle konuştu:
“İfade özgürlüğü kapsamında düşüncelerimi belirttim. Hiçbir zaman suçlu olduğumu düşünmedim. Suçsuzluğuma inanıyorum. Avukatlarıma da bu konuda sonuna kadar güveniyorum. Gerekeni hukuk önünde aramaya devam edeceğiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgilere göre, 2016 yılında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü üyesi olma suçundan hakkında işlem yapılan, askeri personel olarak görev yaparken KHK kapsamında ihraç edilen M.B. isimli şahsın, İllegal yollardan yurtdışına kaçmaya teşebbüs ettiği bilgisini alan Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler harekete geçti. Şahıs polis tarafından yapılan yol uygulamasında yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şahıs çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. – AFYONKARAHİSAR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜİK’in bugün açıkladığı verilere göre aylık enflasyon yüzde 2,47, yıllık enflasyon ise yüzde 51,97 oldu. TÜED Genel Başkanı Kazım Ergün, verilere ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Ergün, şu ifadeleri kullandı:
“Son iki yıldır yüksek enflasyonla yaşayan bir ülke olmamızdan en büyük zararı emekliler görüyor. Yüksek enflasyon, gelirleri küçülttüğü gibi gelir dağılımını da bozmaktadır. Milli gelirden en az payı emekliler alıyor. Emekli aylıklarının yetersiz kalması nedeniyle alım gücü düştüğünden emekliler sağlıklı beslenemiyor. Devletimizin, anayasamızda güvence altına alınan ve kutsal hak olan emekliliği koruması ve geliştirmesi için emeklilerimize hak ettiği aylığı vermesi gerekir. Emekli aylıkların hesaplanması ve artışı, TÜFE oranlarına göre yapılması hak kayıplarına neden olmaktadır. Kök aylıkların düşmesi, enflasyon ile birlikte hesaplama sisteminden kaynaklanıyor. Gerçek enflasyonu yansıtmayan bir hesaplama sistemi ile emekli aylıklarına yapılan zamların küçültülmesi, emeklilerin alım gücünü de düşürmektedir. Şeffaf bir enflasyon hesaplaması için sepete yer alan madde fiyatlarının açıklanması ve kamuoyu ile paylaşılması gerekir. Emeklinin gıda, kira, elektrik, su ve yakıt giderleri incelendiğinde enflasyonun yıllık bazda açıklanan oranların çok üzerinde olduğu net bir şekilde görülmektedir.
‘EMEKLİLERE HAK ETTİKLERİ PAY VERİLMELİ’
TÜİK, çalışanlar ve emekliler için yeni bir endeks oluşturmalıdır. Bu yapılmadığı sürece emekli aylıkları da küçülmeye devam edecektir. Temmuz ve ağustos aylarında konut (kira), eğitim, elektrik, ulaşım ve su fiyatlarına yapılan yüksek oranlı artışlara rağmen son iki ayda TÜFE artışının yüzde 5,78 olarak açıklanmasına inanan emekli yoktur. Kaldı ki, her ay açıklanan enflasyon ile emeklilere verilen zamlar erimektedir. Örneğin son iki aylık yüzde 5,78’lik enflasyon nedeniyle en düşük emekli aylığının alım gücü 12 bin 500 TL’den 11 bin 777 TL’ye gerilemiştir. Emekliler çarşı-pazara çıkamaz duruma gelmiştir. Emekli aylıkları en azından açlık sınırının altında olmamalıdır. Bu nedenle TBMM açıldığında seyyanen bir iyileştirme yapılması, zor şartlar altında yaşam mücadelesi veren emeklilerimiz için bir can suyu olacaktır. Devletimiz, toplanan vergilerden ve büyüyen ekonomiden emeklilere hak ettiği payı vermelidir. TBMM açılır açılmaz, emeklilere seyyanen zam konusu ele alınmalıdır.”

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erzincan Belediye Başkan Yardımcısı İkram Çamur ve Zabıta Müdürü Mehmet Polat beraberinde zabıta personelleri ile birlikte, Zabıta Teşkilatı’nın kuruluşunun 198. yılı ve Zabıta Haftası etkinlikleri kapsamında, Belediye Başkanı Bekir Aksun’u makamında ziyaret ettiler.
Erzincan BelediyesiZabıta Müdürlüğü personelleri ziyarette Başkan Aksun’a çiçek takdim ettiler.
Belediye Başkanı Aksun, Zabıta Teşkilatı’nın haftalarını kutlayarak, “Zabıta personelimiz görevlerini yerine getirmek için itina ile hareket etmektedir. Bu duygu ve düşüncelerle Zabıta Teşkilatı’nın Kuruluşunun 198. yılını bir kez daha kutluyor, Zabıta arkadaşlarımıza yapmış oldukları hizmetlerden dolayı, emeklerinden dolayı teşekkür ediyorum” dedi. – ERZİNCAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YOLUNA BAĞIMSIZ DEVAM EDECEĞİNİ DUYURDU
Uzun süredir AK Parti’ye geçeceği konuşulan Gülpınar istifa mesajında yoluna bağımsız olarak devam edeceğini duyururken ilerleyen günlerde bu değişimin yaşanabileceği konuşuluyor.
ANKARA BU İDDİAYI KONUŞUYOR
Sözcü TV’den Altan Sancar ise Gülpınar ile konuştuğunu ifade ederek başkanın önümüzdeki günlerde yapacağı bir görüşmeden bahsetti.
“KAFAMDA BİR ŞEY VAR, İKİ İSME DE BUNDAN BAHSEDECEĞİM”
Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı’nın Türkiye Belediyeler Birliği ve Tarihi Kentler Birliği’nde encümenüyesi de olduğunu hatırlatan Sancar, “Bugün bağımsızsınız ama yarın bir gün AK Parti’ye geçerseniz ne olacak?” sorusuna Gülpınar’ın şu yanıt verdiğini aktardı: “Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’la kısa bir süre içerisinde görüşeceğim. Kafamda bir şey var. İki isme de bundan bahsedeceğim, önerilerini alacağım ve nihayetinde bir karar verip yoluma devam edeceğim.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ Savunma Bakanı Yaşar Güler, askeri birliklerde inceleme ve denetlemelerde bulunmak üzere Isparta’ya geldi.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberinde Genelkurmay Başkanı OrgeneralMetin Gürak ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ile Isparta’ya geldi. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve beraberindeki heyet, Süleyman Demirel Havalimanı’nda Isparta Valisi Aydın Baruş, Kara Havacılık Okul Komutanı Tuğgeneral İsa Baydilli ve Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen tarafından karşılandı. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Isparta’daki askeri birliklerde inceleme ve denetlemelerde bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AİLE ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, evlenecek gençlere yönelik 48 ay vadeli, 2 yıl geri ödemesiz, 150 bin lira tutarında faizsiz kredi desteğinin çok büyük ilgi gördüğünü belirterek, “Aile ve Gençlik Fonu’na bugüne kadar 12 bin 132 çift başvurdu, şu ana kadar şartları yerine getiren toplam 3 bin 963 çift, söz konusu krediden yararlandı” dedi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, gazetecilere yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonuyla ortaya çıkarılan Aile ve Gençlik Fonu ile gençlerin aile kurmalarını desteklediklerini belirtti. Projenin pilot uygulamasını deprem bölgesi olan Adıyaman, Gaziantep’in İslahiye ve Nurdağı ilçeleri ile Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya’da başlattıklarını hatırlatan Göktaş, evlenecek gençlere yönelik 48 ay vadeli, 2 yıl geri ödemesiz, 150 bin lira tutarında faizsiz kredi desteğinin çok büyük ilgi gördüğünü ifade etti. Projeye başvuruların 15 Şubat itibarıyla ‘www.aile.gov.tr’ adresi üzerinden alınmaya başlandığını belirten Göktaş, “Aile ve Gençlik Fonu’na bugüne kadar 12 bin 132 çift başvurdu, şu ana kadar şartları yerine getiren toplam 3 bin 963 çift, söz konusu krediden yararlandı” diye konuştu.
‘KARABÜK, BARTIN, ZONGULDAK’I DAHİL ETTİK’
Aile ve Gençlik Fonu’nda yeni bir döneme geçtiklerini ve projenin pilot uygulamasının ikinci bölümünü başlattıklarını açıklayan Bakan Göktaş, “Aile ve Gençlik Fonu’na TÜİK verilerine göre doğurganlık hızının en düşük olduğu Karabük, Bartın ve Zonguldak’ı dahil ettik. Bu 3 ilden şartları sağlayan çiftlerimizin başvurularını almaya başladık” ifadelerini kullandı.Yeni eklenen illerin yanı sıra söz konusu destekten daha fazla çiftin yararlanabilmesi için şartları da kolaylaştırdıklarını vurgulayan Göktaş, desteğe başvuru şartlarının arasında yer alan çiftlerin toplam gelirlerinin 2 asgari ücreti aşmaması şartında düzenlemeye gidildiğini belirtti. Pilot uygulama kapsamında sahadan aldıkları dönüşler ve vatandaşların talepleri kapsamında gelir kriterinde yeni düzenleme yaptıklarını aktaran Bakan Göktaş, “Gelir kriterini, kişilerin alabilecekleri ek ödemeleri de kapsayacak şekilde 2,3 asgari ücrete çıkartıyoruz. Böylece daha fazla gencimizin desteğimizden yararlanmasının önünü açmış oluyoruz” dedi.Göktaş, Bakanlık olarak gençleri desteklemeyi sürdüreceklerini söyledi.
Haber: Ruken KADIOĞLU/ANKARA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bayraklı Belediyesi, zabıta teşkilatının 198. kuruluş yılı dolayısıyla etkinlik düzenledi. Etkinlik kapsamında Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, Zabıta Müdürlüğü personeliyle buluştu.
Başkan Önal, “Zabıta ekiplerimizin zorlu bir görevi icra ettiğinin farkındayım. Kurumsallığını tamamlama çalışmalarını sürdüren yeni bir ilçe olarak yaşanılan ufak tefek sorunların da kısa sürede giderileceğine inanıyorum. Güçlü bir Bayraklı oluşturmak istiyoruz ve bunu da hep birlikte başarabiliriz. Bayraklı için var gücümüzle çalışırken, zabıta ekiplerimiz de vatandaşlarımızın güvenliği ve huzuru için faaliyetlerini sürdürüyor. Özverili çalışmalarından dolayı tüm ekiplerimize teşekkür ediyorum. Daha iyi bir Bayraklı kurmak üzere gecemizi gündüzümüze katarak birlikte çalışacağız. Aydınlık yarınlarda buluşmak dileğiyle. Zabıta teşkilatının kuruluşunun 198’inci yılı kutlu olsun” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçeye bağlı Ayrancılar Mahallesi’nde, bir süre önce beraber cezaevinde kaldığı Arif Karabacak’ın kullandığı taksiye binen Bülent Şengün (37), Yazıbaşı Mahallesi’nde gitti. Yanında tabanca bulunan Bülent Şengün, üç çocuk babası taksici Karabacak’ı bir tarlada gasbettikten sonra tabancayla ensesinden vurdu. Şengün daha sonra takside bulunan paraları alarak kaçtı. Yola çıkan Bülent Şengün, bu sefer sürücüsü öğrenilemeyen bir hafif ticari aracı gasbederek bu araçla Fevzi Çakmak Mahallesi’ne gitti bir markete girdi. Marketi de soymaya çalışan Şengün, kendisine direnen market çalışanı 16 yaşındaki İlayda Algar’ı tabancayla vurarak kayıplara karıştı.

BİR CİNAYET DE KARABAĞLAR’DA İŞLEDİ, UYUŞTURUCULARLA YAKALANDI
Marketteki olayın ardından gasbettiği hafif ticari araçla Karabağlar ilçesine giden Şengün, Paşaköprü Mezarlığı yakınında bir ATM’den para çeken Engin K.’yı da gasbederek kendisini tabancayla vurdu. Daha sonra Gümüldür istikametine doğru araçla kaçtığı öğrenilen Bülent Şengün, Menderes İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Bülent Şengün’ün üzerinde arama yapılan aramada, ‘ecstasy’ olarak bilinen 13 uyuşturucu hap ele geçirildi. Şüphelinin olayları gerçekleştirdiği sırada uyuşturucu madde kullandığı belirlendi.

2 KİŞİYİ DAHA YARALAYIP GASBETMİŞ
Bülent Şengün’ün 27 Ağustos günü Torbalı da bir akaryakıt istasyonunda pompacının 10 bin TL’sini darp ederek gasp ettiği, ardından bir sonraki eylemlerini 31 Ağustos tarihinde gerçekleştirdiği öğrenildi. Şengün, Torbalı’da taksici ve market çalışanını vurduktan sonra dün gece saatlerinde Karabağlar Aydın Mahallesi’nde ATM’den para çeken Ali S.’yi takibe alarak aracına binmesini bekledi ve ardından yolcu kapısını açıp yanına oturdu. Tabancasıyla Ali S.’yi tehdit edip, kenti dehşete düşüren katilin kendisi olduğunu söyledi. Dehşete kapılan Ali S. kornaya basıp yardım çığlıkları atınca araçtan inen Bülent Şengün kaçtı. Buradan Paşaköprü Mezarlığına gelen Şengün, Engin K.’yı da gasbedip tabancayla vurdu. Şengün, Engin K.’nin cebinden araba anahtarını alıp Gaziemir’de bulunan Optimum Alışveriş Merkezi’ne gitti. Burada da bir vatandaşın darp ederek parasını gasp etti.
Gözaltına alınan Bülent Şengün, Asayiş Şube Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Zanlının cezaevindeyken uyuşturucuya bulaştığı, para bulmak için çalıştığı işlerde başarılı olamamasının ardından uyuşturucu parası için gasp ve cinayet suçlarını işlediğini söylediği öne sürüldü.
CİNAYETTEN MÜEBBET YEMİŞ
Ayrıca Bülent Şengün’ün 2004 yılında cinayet işlediği, zanlının arkadaşı İ.D. ile birlikte Torbalı’nın tanınmış simalarından Salih Şahin’i parası için öldürdüğü ve bu suçtan ömür boyu hapse mahkum edildiği ortaya çıktı.
Öte yandan, Bülent Şengün’ün gasbettiği Arif Karabacak ile ATM’den para çeken Engin K.’nın yaşamını yitirdiği, market çalışanı İlayda Algar’ın ise durumunun ağır olduğu öğrenildi. Olayla ilgili başlatılan geniş çaplı soruşturma sürüyor.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>


Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Necip Cem İşçimen, Kadıköy’de 30 Ağustos Cuma Günü oynanan Fenerbahçe-Alanyaspor maçını izledikten sonra aracına bindi. Otopark çıkışına geldiğinde arkasında kornaya basan sürücüyü uyarmak istedi. Bu sırada aracından inen şahıs, savcı İşçimen’e saldırarak defalarca yumrukladı. Çevredeki vatandaşların müdahalesiyle sakinleştirilen şahıs, aracına binerek olay yerinden uzaklaştı.
SALDIRI ANI GÜVENLİK KAMERASINDA
Bu arada, İşçimen’e yönelik saldırı anı güvenlik kamerasınca kaydedildi. Görüntüde, restoranın otoparkından çıkan İşçimen’in aracından inerek arkadan gelen arabaya doğru gitmesi, araçtakilerle tartışması, ardından arabadan inen bir kişinin İşçimen’e saldırarak darbetmesi yer alıyor. Olayı görenlerin müdahale ederek saldırganı engellemeye çalışması da görüntüde bulunuyor.
1 KİŞİ YAKALANDI
İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekiplerince, Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Necip Cem İşçimen’in Feneryolu Mahallesi’ndeki bir restoranın otoparkından çıkarken saldırıya uğramasına yönelik yapılan çalışmada, aracın plaka bilgisi üzerinden zanlıların E.G. ve T.T.İ. olduğu tespit edilmişti.
TESLİM OLDU
Tartışmanın ardından İşçimen’i darbettiği belirlenen firari şüpheli E.G, soruşturmanın yürütüldüğü Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına giderek teslim oldu. Polis tarafından gözaltına alınan zanlı, Asayiş Şube Müdürlüğüne götürüldü. İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekiplerince, Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Necip Cem İşçimen’in Feneryolu Mahallesi’ndeki bir otoparkın çıkışı sırasında saldırıya uğramasına yönelik yapılan çalışmada, aracın plaka bilgisi üzerinden zanlıların E.G. ve T.T.İ. olduğu tespit edilmişti. İşçimen’e hakaret ettiği belirlenen T.T.İ. yakalanmış, sevk edildiği adli makamlarca adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
BAKAN TUNÇ’TAN AÇIKLAMA
Öte yandan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabındaki paylaşımda, İşçimen’e yapılan fiziksel saldırıyı şiddetle kınadığını belirterek, şunları kaydetti: “Yargıtay Cumhuriyet Savcımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, acil şifalar diliyorum. Bizleri ve yargı camiamızı derinden üzen saldırıyla ilgili İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adli soruşturma başlatılmıştır.”
Erdem AksoyHaberler.com – Güncel
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İDARİ TAHKİKAT BAŞLATILDIĞI İDDİA EDİLDİ
İnternete düşen görüntüler kamuoyunda yeni bir tartışmanın fitilini ateşlerken bugün söz konusu teğmenler hakkında idari tahkikat başlatıldığı iddia edildi.
MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI’NDAN AÇIKLAMA GECİKMEDİ
Kamuoyunda geniş yankı uyandıran haberlere Milli Savunma Bakanlığı’ndan ise yanıt gecikmedi. MSB’nin X hesabından şu açıklama yapıldı; “Harp Okullarının mezuniyet törenleri 30-31 Ağustos tarihlerinde yapılmış olup mezun olan Teğmenlerin Harp Okulları ile idari bağı kalmamıştır. Teğmenlerin okula çağrılarak haklarında sosyal medya paylaşımları nedeniyle tahkikat açıldığı iddiaları doğru değildir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

Erdem AksoyHaberler.com – Güncel
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HASTANEDE HAYATINI KAYBETTİ
Cipin altında kalan ve ağır yaralanan çocuk, çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri tarafından, olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Miray Arslan, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Yakup ve Eda çiftinin 2 çocuğundan biri olan Miray’ın, ilk kez okula geldiği öğrenilirken, sürücü B.K. ise ifadesi alınmak üzere karakola götürüldü.
Olayı göre mahalle sakini Rabia Doruk, “Okula girerken çocuğun kafasından ve ayağından geçti. Okul beden eğitimi ve spor öğretmeni. Çocuk okula yeni başlamış, annesi de buradaymış. Ben korktum, elim ayağım titredi” dedi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
4 GÜNDÜR EVİNE GİTMİYORDU
Olay, saat 21.00 sıralarında Yunusemre ilçesi Muradiye Mahallesi’nde meydana geldi. Akgedik TOKİ’deki bir sitede bekçi olarak çalışan 5 çocuk babası Ömer Yılmaz, iddiaya göre, 4 gün önce tartıştığı eşine küs olması sebebiyle kırsal Maldan Mahallesi’ndeki evine gitmedi.

ARABADA CANSIZ BEDENİ BULUNDU
Yılmaz, Muradiye Mahallesi’ndeki 45 AE 616 plakalı otomobilinde kalmaya başladı. Otomobilden kötü koku yayılması üzerine vatandaşlar, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekiplerce yapılan kontrolde otomobilde bulunan Yılmaz’ın yaşamını yitirdiği belirlendi.

EŞİ SİNİR KRİZİ GEÇİRDİ
Olay yerine getirilen eşi Hasibe Yılmaz, eşini teşhis ederek, sinir krizi geçirdi. Acılı eş ambulansa alınırken, cenaze savcılığın incelemesinin ardından Manisa Merkezefendi Hastanesi’ne kaldırıldı. Yılmaz’ın ölüm nedeni araştırılıyor.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
AMCA İLE İLGİLİ ÖNEMLİ TESPİTLER
Gözaltına alınan Narin’in muhtar olan amcası Salim Güran’ın otomobilinde Narin’in DNA’sı tespit edilmiş, telefon kayıtlarını da sildiği öğrenilmişti. Amcayla ilgili ortaya atılan bir diğer iddia ise Narin’in son görüldüğü andan 15 dakika sonra köyden ayrıldığı olmuştu.
2 SUÇTAN TUTUKLANDI
Yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan amcası Salim Güran’ın, ‘Kasten öldürme’ ve ‘Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından tutuklandığı bildirildi.

EVİ İLE ARABASI ARANDI
Kayıp Narin soruşturmasında bugün öğlen saatlerinde yeni bir gelişme yaşanmıştı. Narin Güran’ın babasının amcası olan A.R.G.’nin merkez Kayapınar ilçesindeki evine gelen jandarma ve polis ekipleri burada ev ile arabada arama çalışması yaptı. Dün Güran’ın evinin arkasındaki mısır tarlasında arama çalışması yürütülmüştü.
GÖZALTINA ALINAN AĞABEYİ SAVUNMUŞTU
Öte yandan; A.R.G. geçtiğimiz günlerde gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan Narin’in ağabeyi E.G. hakkında şunları söylemişti: “Çocuğumuz çok duyarlı ve temiz bir çocuk. Büyüklere karşı gayet saygılı bir çocuk. O çocukla ilgili herhangi bir şüpheniz olmasın. Yukarıdan amcasına doğru koşuyor. Amcasına ‘Benim bacım kayboldu’ diyor. Onun elinde telefonu vardı. Yengesi ile amcasının yanında telefonunu yere çakıyor. Amcasına hiçbir şey söyleyemediği için artık kendini ısırıyor, kendine zarar veriyor. Onun zararı kendine. Herhangi bir şey yapacak biri değil.”

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
OTOMOBİLLER KAFA KAFAYA ÇARPIŞTI
Kaza, saat 18.00 sıralarında İzmir-Ankara Caddesi Armutlu yol ayrımı yakınında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Turgutlu istikametinden İzmir istikametine seyir halinde olan Hüseyin Ali Ceylan (54) idaresindeki 45 UU 861 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini yitirmesi sonucu refüjü aşarak karşı yöne geçti. Araç bu esnada Turgutlu istikametine seyir halinde olan Tuncay Y. (54) idaresindeki 35 BMK 730 plakalı otomobile çarpışırken, meydana gelen kazada yol adeta savaş alanına döndü.

2 KİŞİ ÖLDÜ, 3 KİŞİ YARALI
Kazanın bildirilmesi üzerine olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Jandarma tarafından yolda güvenlik önlemleri sağlanırken, meydana gelen kazada 45 UU 861 plakalı otomobil içerisinde bulunan sürücü Hüseyin Ali Ceylan ve Zeliha Ceylan’ın (56) hayatını kaybettikleri belirlendi. Diğer araçta bulunan sürücü Tuncay Y. ile yolcu konumunda bulunan Gülay Y. ve Bekir Y., ağır yaralı olarak Turgutlu Devlet Hastanesine kaldırıldı.

HAYATİ TEHLİKELERİ VAR
Meydana gelen kazada hayatını kaybeden Hüseyin Ali Ceylan ve Zeliha Ceylan’ın cansız bedenleri, yapılan incelemenin ardından İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Kazada ağır yaralanan 3 kişinin ise hayati tehlikesinin sürdüğü öğrenildi. Kazayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>OLAYLA İLGİLİ SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Volkan ve Çetin Buru’nun hayatını kaybettikleri belirlendi. Sağlık görevlilerinin ilk müdahalesini olay yerinde yaptığı Mertcan Buru da ambulansla hastaneye kaldırılırken yolda yaşamını yitirdi.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
3 GÖZALTI
İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekipleri, MOBESE kayıtlarını inceleyerek saldırı gerçekleştiren şüpheli ile ona yardım ettiği iddiasıyla 3 kişiyi gözaltına aldı. Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor. Bu arada Senger’in, Kars Belediye Başkanı Ötüken Senger’in kardeşi olduğu belirtildi.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca, 21 Ağustosta Narin Güran’ın merkez Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde kaybolmasına ilişkin başlatılan soruşturma sürüyor. Güran’ı arama çalışmaları 13’üncü gününde devam ederken, soruşturma kapsamında gözaltına alınan amca Salim Güran, jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Salim Güran, daha sonra tutuklama istemiyle nöbetçi sulh ceza mahkemesine nakledildi.

EVİ İLE ARABASI ARANDI
Güran olayına ilişkin yeni bir gelişme yaşandı. Bugün öğlen saatlerinde Narin Güran’ın babasının amcası olan A.R.G.’nin merkez Kayapınar ilçesindeki evine gelen jandarma ve polis ekipleri burada ev ile arabada arama çalışması yaptı. Dün Güran’ın evinin arkasındaki mısır tarlasında arama çalışması yürütülmüştü.

GÖZALTINA ALINAN AĞABEYİ SAVUNMUŞTU
Öte yandan; A.R.G. geçtiğimiz günlerde gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan Narin’in ağabeyi E.G. hakkında şunları söylemişti: “Çocuğumuz çok duyarlı ve temiz bir çocuk. Büyüklere karşı gayet saygılı bir çocuk. O çocukla ilgili herhangi bir şüpheniz olmasın. Yukarıdan amcasına doğru koşuyor. Amcasına ‘Benim bacım kayboldu’ diyor. Onun elinde telefonu vardı. Yengesi ile amcasının yanında telefonunu yere çakıyor. Amcasına hiçbir şey söyleyemediği için artık kendini ısırıyor, kendine zarar veriyor. Onun zararı kendine. Herhangi bir şey yapacak biri değil.”
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ABD’nin Ankara Büyükelçiliği X hesabından İzmir’de askerlerinin maruz kaldığı olaya ilişkin yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“USS Wasp’te görevli ABD’li askeri personelin bugün İzmir’de saldırıya maruz kaldığını ve şu an güvende olduğunu teyit ederiz. Olaya hızlı müdahale etmelerinden ve olayla ilgili soruşturma başlatmalarından dolayı Türk makamlarına teşekkür ederiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇANAKKALE – Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinden yasa dışı yollarla Yunanistan’ın Midilli Adası’na geçiş yapmak isteyen 11’i çocuk 26 kaçak göçmen, Yunan unsurları tarafından Türk kara sularına geri itilerek ölüme terk edildi. Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından paylaşılan görüntülerde, motoru sökülmüş, lastik bot içindeki kaçak göçmenlerin dalgalar arasında denizin ortasında mahsur kaldığı görülüyor.
Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinden lastik bot ile denize açılan ve umuda yolculuk için Yunanistan’ın Midilli Adası’na geçiş yapmak isteyen kaçak göçmenler, iddiaya göre Midilli Adası’na yaklaştıkları sırada Yunan Sahil Güvenlik ekiplerince durduruldu. Motoru sökülmüş lastik bot içinde aralarında çocukların da bulunduğu kaçak göçmenleri Yunan Sahil Güvenliği, Türk kara sularına geri iterek ölüme terk etti.
Sahil Güvenlik Kuzey Ege Grup Komutanlığı ekipleri, Ayvacık açıklarında lastik bot içerisinde bir grup kaçak göçmen olduğu bilgisi üzerine harekete geçti. Sahil Güvenlik Botları ‘KB-111’ ve ‘KB-4510’ tarafından Yunan Sahil Güvenlik ekiplerince Türk kara sularına geri itilerek ölüme terk edilen lastik bot içindeki 11’i çocuk toplam 26 kaçak göçmen kurtarıldı. Kaçak göçmenler, işlemlerinin ardından Ayvacık ilçesindeki Yabancıları Geri Gönderme Merkezi’ne teslim edildi.
Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından paylaşılan görüntülerde motoru sökülmüş, lastik bot içindeki kaçak göçmenlerin dalgalar arasında denizin ortasında mahsur kaldığı görülüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trendyol Süper Lig’de ilk 4 hafta tamamlandı ve milli maçlar nedeniyle ara verildi. Ligin ilk 4 haftasını topladığı 10 puanla Fenerbahçe lider tamamladı. Beşiktaş ile Galatasaray da sarı-lacivertlileri 9 puanla takip ediyor. Adana Demirspor ise 1 puan ve averajla son sırada yer aldı.
6 takım yenilmedi
Süper Lig’de geride kalan 4 haftada 6 takım yenilgi yüzü görmedi. Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş, RAMS Başakşehir, Eyüpspor ve Göztepe mağlup olmayan takımlar arasında yer aldı.
Galatasaray ve Beşiktaş puan kaybetmedi
Süper Lig’de oynanan 4 haftada iki takım puan kaybetmedi. Galatasaray ve Beşiktaş oynadığı 3 müsabakadan da 3 puanla ayrıldı. Sarı-kırmızılıların, UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turu maçından, Beşiktaş’ın da bir haftayı BAY geçtiği için maç eksiği bulunuyor.
5 takım galibiyet alamadı
Yeni sezonda bu haftaya kadar 5 takım ise henüz galibiyetle tanışamadı. Geride kalan 4 haftada Corendon Alanyaspor ve Trabzonspor 2, Kayserispor, Hatayspor ve Adana Demirspor da 1 puan toplayabildi.
Toplam 94 gol atıldı
Süper Lig’de ilk 5 haftada oynanan mücadelelerde toplam 94 gol atıldı. Ligin en golcü takımı 10 golle Fenerbahçe oldu. Sarı-lacivertlilerin ardından Başakşehir 10, Galatasaray da 9 kez rakip fileleri havalandırmayı başardı. Trabzonspor ise henüz gol sevinci yaşayamadı. Bordo-mavililer, ayrıca ligde gol yemeyen tek takım konumunda bulunuyor.
Krzysztof Piatek ve Edin Dzeko krallık yarışında zirvede
Fenerbahçe’nin Bosna Hersekli golcüsü Edin Dzeko ile Başakşehir’in Polonyalı forveti Krzysztof Piatek, 4 haftada rakip fileleri 4 kez havalandırdı ve gol krallığı yarışında zirvede yer aldı. Bu ikilinin ardından Beşiktaş’tan Ciro Immobile, Fenerbahçe’den Fred, Başakşehir’den Joao Figueiredo, Antalyaspor’dan Braian Samudio ve Miguel da Costa’nın da 3’er golü bulunuyor.
Krzysztof Piatek ve Fred’den hat-trick
Ligde oynanan 4 haftada iki futbolcu hat-trick yaptı. Fenerbahçe’nin Brezilyalı futbolcusu Fred, 3. haftadaki Çaykur Rizespor deplasmanında 3 gol kaydetti. Başakşehir’in Polonyalı futbolcusu Krzysztof Piatek de 4. haftada İstanbul’da oynadıkları Antalyaspor mücadelesinde 3 gol sevinci yaşadı.
En gollü maç: Başakşehir – Antalyaspor
Ligin en gollü maçı 4. haftada İstanbul’da, Başakşehir ile Antalyaspor arasında oynandı. Bu müsabakada toplam 7 gol atıldı. Turuncu-lacivertlilerin gollerini Krzysztof Piatek (3), Joao Figueiredo ve Deniz Türüç kaydederken, kırmızı-beyazlılarda da Sam Larsson rakip fileleri 2 kez havalandırdı.
Ayrıca Antalyaspor – Göztepe, Sivasspor – Trabzonspor, Konyaspor – Kayserispor ve Eyüpspor – Trabzonspor müsabakalarında gol sesi çıkmadı.
5 kırmızı kart çıktı
2024-2025 sezonunda şu ana kadar 5 futbolcu kırmızı kartla oyun dışı kaldı. Gaziantep FK’dan Quentin Daubin, Sivasspor’dan Uğur Çiftçi, Antalyaspor’dan Güray Vural, Hatayspor’dan Guy-Marcelin Kilama ve Adana Demirspor’dan da Tolga Kalender kırmızı kart gördü.
Sami Uğurlu ve Arda Turan kırmızı kartla cezalandırıldı
Kasımpaşa Teknik Direktörü Sami Uğurlu ile Eyüpspor Teknik Direktörü Arda Turan, kırmızı kartla oyun dışında kalan çalıştırıcılar oldu. Uğurlu, ilk haftada İstanbul’da oynanan Konyaspor maçında kırmızı kart gördü ve Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) 7 maç ceza verdi. İlk defa Süper Lig’de takım yöneten Turan ise deplasmandaki Alanyaspor mücadelesinde kırmızı kartla dışarıda kalırken, PFDK’dan 1 maç ceza aldı.
İlk teknik direktör ayrılığı Trabzonspor’dan
Sezona iyi başlayamayan ve galibiyet alamayan Trabzonspor, teknik kadroda değişiklik yaptı ve Teknik Direktör Abdullah Avcı ile yollarını ayırdı. Bu aynı zamanda Süper Lig’de bu sezonki ilk teknik adam değişikliği oldu.
Ligin yenileri Eyüpspor ve Göztepe iyi başladı
Ligin yeni takımlarından Eyüpspor ile Göztepe sezona iyi bir başlangıç yaptı. Eflatun-sarılılar 2 galibiyet, 2 beraberlikle 8 puan toplarken, İzmir ekibi de 1 galibiyet, 3 beraberlikle 6 puan aldı. Diğer bir yeni ekip Bodrum FK ise 1 kez galip gelirken, 3 kez de mağlubiyet yaşadı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kahramanmaraş’ta ilk kez düzenlenen Auto Fest festivalinde modifiye tutkunları bir araya geldi. Türkiye’nin değişik illerinden gelen araba tutkunlarının buluştuğu festivalde desibel, güzellik ve basıklık yarışmaları düzenlendi. Drift gösterisinin de yapıldığı festivale vatandaşlar oldukça yoğun ilgi gösterdi.
Modifiye araçların yerden yüksekliğinin en aza indirildiği basıklık yarışması da festivale renk katan bir diğer etkinlik oldu. Yere sıfır bir şekilde dizayn edilen otomobil, katılımcılar ve izleyiciler tarafından büyük beğeni topladı.
Otomobillere birbirinden farklı, güzelleştirme yöntemiyle tanınmış kişi olan Ünal Turan, “Ben bunu Kahramanmaraş’ta ilk defa gördüm çok da güzel oldu. Efsane bir etkinlik oldu tüm gençler bir araya geldik ve hep beraber bu işten keyif aldık. Kahramanmaraş gibi birçok ilimizde bu tarz etkinlikler yapılıyor, Kahramanmaraş burası kötü bir şey bekleyebilir misin, bayıldık buraya” dedi.
Festivale Adana’dan katılan ve dereceye giren Oral Güler ise, “Böyle güzel bir etkinlikte bizim de olmamız gerektiğini düşünerek buradaki halka drift şov yaptık. Bu işe gönül verdik, modifiyeli araç bir tutkudur. Tabi bu çocukluktan gelen bir hevestir. Biz de bu hevesle drift aracımızı hazırladık. Bu performansa dayanarak güzel bir etkinlik yaptık” diye konuştu. – KAHRAMANMARAŞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Muaythai Çocuklar Minik ve Yıldızlar Türkiye Şampiyonasına Bitlis Eren Üniversitesinin ev sahipliğinde yapıldı. Türkiye Muaythai Federasyonu 2024 faaliyet programında yer alan ‘Bir gün spor bir gün siper’ sloganıyla düzenlenen Sultan AlparslanMalazgirt Zaferi 1071 ve Ahlat Etkinlikleri Çocuklar Minik Yıldız Türkiye Şampiyonası 55 ilden 575 sporcunun katılımıyla gerçekleştirildi. Şampiyonaya Manisa’nın Turgutlu ilçesinden katılan 14 yaşındaki Bestegül Varol yıldız gençler kategorisinde Türkiye Şampiyonu olurken 11 yaşındaki Mısra Çelik de minikler kategorisinde Türkiye ikincisi olarak büyük bir başarıya imza attı. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mersin Erdemli’de düzenlenen Havalı/Ateşli Silahlar Gençler ve Yıldızlar Zafer Kupası müsabakalarında yarışan Erzincan atıcılık sporcularından; Genç Erkekler Havalı Tüfek disiplininde yarışan sporcu Galip Berat Afal Türkiye Şampiyonu oldu. Aldığı bu başarıyla Peru’da yapılacak olan Gençler Dünya Şampiyonasına katılım sağlayacak.
Galip Berat Afal ayrıca, 3*20 Ateşli Silahlar Müsabakasında Türkiye ikincisi, Yat Pozisyonu Müsabakasında Türkiye üçüncüsü oldu.
Yıldız Bayanlar Havalı Tüfek disiplininde yarışan Nisanur Özatalay Türkiye şampiyonu oldu.
Yıldız Erkekler Ateşli Silahlar Yat pozisyonunda yarışan Berat Kütük Türkiye üçüncüsü oldu.
Müsabakada yarışan Erzincanlı 5 sporcu Sporcu Eğitim Merkezi Baraj Puanı atarak Sporcu Eğitim Merkezine girmeye hak kazandı. – ERZİNCAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Necip Cem İşçimen, Kadıköy’de 30 Ağustos Cuma Günü oynanan Fenerbahçe-Alanyaspor maçını izledikten sonra aracına bindi. Otopark çıkışına geldiğinde arkasında kornaya basan sürücüyü uyarmak istedi. Bu sırada aracından inen şahıs, savcı İşçimen’e saldırarak defalarca yumrukladı. Çevredeki vatandaşların müdahalesiyle sakinleştirilen şahıs, aracına binerek olay yerinden uzaklaştı. Olay anı güvenlik kamerasına yansırken, polis tarafından aranan saldırganın 7 suçtan kaydı olduğu öğrenildi.
Bakan Tunç’tan açıklama: “Adli soruşturma başlatıldı”
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, konuya ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yaptı. Açıklamada, “İstanbul Kadıköy’de Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Necip Cem İşçimen’e yapılan fiziksel saldırıyı şiddetle kınıyorum. Yargıtay Cumhuriyet Savcımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, acil şifalar diliyorum. Bizleri ve yargı camiamızı derinden üzen saldırıyla ilgili İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adli soruşturma başlatılmıştır” ifadelerine yer verdi. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kilis İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, il genelinde trafik denetimlerine hız kesmeden devam ediyor. Kent genelindeki denetimlerde son 30 gün içerisinde 5 bin 817 motosiklet, 14 bin 225 otomobil olmak üzere toplamda 20 bin 42 araç sorgusu yapıldı. Sorgusu yapılan ve evraklarında eksik olan araç ve motosiklet sürücülerine cezai işlem uygulandı.
Yetkililer, motosiklet sürücülerine yönelik denetimlerin artarak devam edeceğini ve yol güvenliğini sağlamak için gerekli tüm önlemleri alacaklarını belirtti. – KİLİS
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Manisa Büyükşehir Belediyespor’un milli cimnastikçileri Furkan Saylan ve Duru Günen başarılarına bir yenisini daha ekledi. Bulgaristan’ın Plovdiv kentinde düzenlenen Aerobik Cimnastik Uluslararası Plovdiv Cup Yarışmasında 12/14 yaş çiftler katagorisinde 18.050 puan alarak altın madalyanın sahibi oldu ve İstiklal Marşını Bulgaristan’da okutturmanın gururunu yaşadı. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KADIKÖY’de Fenerbahçe-Alanyaspor maçını izledikten sonra otoparka giden Cumhuriyet Savcısı Necip Cem İşçimen, otopark çıkışında kornaya basan sürücüyü uyarınca saldırıya uğrayarak darbedildi. Savcının darbedildiği anlar otoparkın güvenlik kamerasına yansıdı.
Olay, 30 Ağustos Cuma günü akşam saatlerinde Kadıköy’de meydana geldi. İddiaya göre; Fenerbahçe-Alanyaspor maçını izleyen Cumhuriyet Savcısı Necip Cem İşçimen, maçın ardından aracına binmek için otoparka gitti. Otoparktan çıktığı sırada savcı İşçimen, arkadan gelen sürücü tarafından kornaya basılarak uyarıldı. O sırada aracından inen savcı ile sürücü arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine aracından inen sürücü, Savcı Necip Cem İşçimen’i darbederek saldırmaya başladı. Çevredekilerin araya girmesiyle kavga ayrıldı. Savcı İşçimen, karakola giderek şikayetçi oldu. Olay yerine gelen polis ekipleri otopark kameralarını inceleyerek şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı. Savcı İşçimen, polis merkezinde gösterilen kayıtlardan iki şüpheliyi teşhis etti. Tespit edilen saldırganlardan T.T. polis ekipleri tarafından yakalanırken, olay yerinden kaçan E.G. ise her yerde aranıyor. E.G.’nin 7 suç kaydının bulunduğu belirlendi.
SALDIRI KAMERADA
Savcı Necip Cem İşçimen’in darbedildiği anlar otoparkın güvenlik kamerasına yansıdı.
BAKAN TUNÇ SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Saldırının ardından sosyal medya hesabından konuyla ilgili paylaşım yapan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, yapılan fiziksel saldırıyı şiddetle kınadığını belirterek, şunları söyledi Yargıtay Cumhuriyet Savcımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, acil şifalar diliyorum. Bizleri ve yargı camiamızı derinden üzen saldırıyla ilgili İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adli soruşturma başlatılmıştır.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Süper Lig’in 4. haftasında Konyaspor ile karşılaşan Kayserispor sahadan beraberlikle ayrıldı. Rakibi ile Konya’da oynadığı son 5 maçta 2 beraberlik 3 yenilgi alan sarı kırmızılılar, son oynadığı maçtan da galibiyet alamadı. 3 puan almak adına sahaya çıkan ve önemli pozisyonlar bulan Kayserispor, 0-0 sona eren maç neticesinde hanesine 1 puan yazdırırken deplasmanda kazanamama sayısını 6’ya yükseltti. Rakibi ile Konya’da oynadığı son 5 maçını da kazanamayan Kayserispor, son galibiyetini 2018-2019 sezonunda 1-0’lık sonuçla almıştı.
Sonrasında oynadığı 5 maçta 2 beraberlik 3 yenilgi alan Kayserispor, geçen sezon 2-0 yenildikten sonra bu sezon da 0-0 berabere kaldı. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alaşehir Belediye Spor Karate Takımı bünyesinde spor yapan çocuklar, Kuşadası’nda ilk defa deniz görerek kumsalda güneşin tadını çıkardı. Karateci çocuklar önce İzmir’in Kemalpaşa ilçesine bağlı Nazarköy Mahallesini ziyaret etti. Nazar boncuğu üretimiyle dünyaya nam salmış Nazarköy’de nazar boncuğunun üretim aşamalarına şahitlik eden Alaşehirli çocuklar daha sonra İzmir’in Selçuk ilçesindeki Şirince köyünü gezdi. Bol bol hatıra fotoğrafı da çektiren çocukların son durağı ise Kuşadası oldu. Denize girip kumsalda güneşlenen çocuklar, gönüllerince bir gün geçirdi.
Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüğlu’nun her zaman kendilerine destek verdiği ve toplantılarda sürekli sporun dışında çocuklara değişik aktiviteler yapmalarını istediği söyleyen Alaşehir Belediye Spor Karate Antrenörü Bilal Gültekin, Uluderbent Mahallesinde kursa gelen çocuklara gezi düzenlediklerini belirtti. Alaşehir merkez ile birlikte 5 mahallede karate kursu açtıklarını ve 220 sporcularının bulunduğunun altını çizen Karate Antrenörü Bilal Gültekin, Alaşehir Belediye Başkanı Öküzcüoğlu’nun desteğiyle hayatlarında ilk defa deniz görecek çocukları Kuşadası’na götürdüklerini anlattı. Nazarköy ve Şirince’yi de gezdiklerini ifade eden Antrenör Gültekin, “Alaşehir’de Belediye Başkanımızın da desteğiyle 5 mahallede kurs açtık. Çocuklar yoğun bir şekilde karateye geliyor. Biz de bu çocuklarımızı sporun dışında kültürel ve sosyal aktiviteler ile ufuklarını açmak istiyoruz. Bu konuda da başarılı olduğumuzu düşünüyorum” diye konuştu. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kutludüğün ve Bayındır mahalleleri sakinlerinden oluşan grup, Mamak Belediyesince yapımı sürdürülen projenin uygulandığı alanda toplandı.
Kutludüğün Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Fazlı Saraç, grup adına yaptığı açıklamada, projeye karşı olmadıklarını ancak drift alanının projeden çıkarılmasını istediklerini söyledi.
Kutludüğün ve Bayındır mahallelerinde yaşayanların faydalanabileceği, kırsal kalkınmayı destekleyen projelere ihtiyaçları olduğunu vurgulayan Saraç, “Biz projeye ‘evet’ diyoruz ama drift istemiyoruz. Burası başkalarının tatmin merkezi değil. Kutludüğün’ün, Bayındır’ın insanının faydalanacağı proje istiyoruz.” dedi.
Saraç, bölgede futbola yeteneği olan çocukların olduğunu belirterek, “Bu çocuklar, 15-20 kilometre hazırlık maçı oynamaya gidiyor. Drift buradaki insanları rahatsız edecek, milletin lastik yakma sesini dinlemek zorunda değiliz. Şehir dışına bir yere yapsınlar. O alana futbol sahası, spor kompleksi yapsınlar. Biz bunu istiyoruz.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sırbistan Çevre Koruma Hareketi tarafından İngiltere- Avustralya merkezli metal ve madencilik şirketi Rio Tinto’nun Loznica’da yürüttüğü lityum çıkarma projesine karşı organize edilen gösteri, Belgrad’daki Sırbistan Radyo Televizyonu (RTS) önünde yapıldı.
Binlerce çevreci aktivistin katıldığı gösteriye muhalifler de destek verdi.
Göstericiler, 10 Ağustos’taki protestoların ardından gözaltına alınan aktivistlere destek çağrısında bulunarak, “Kazamayacaksın”, ” Rio Tinto Sırbistan’dan defol” ve “Gösteriler barışçıl olduğu sürece sorun değildir” yazılı döviz ve pankartlar taşıdı.
Sırbistan Çevre Koruma Hareketi Kurucusu Bojan Simisic, burada yaptığı konuşmada, göstericilere teşekkür ederek bir sonraki eylemde daha çok katılımcı görmek istediklerini ifade etti.
Simisic, geçen hafta 60 aktivistin gözaltına alındığını savunarak, “Herkese söz veriyorum, kazı olmayacak.” dedi.
Sırbistan Ulusal Meclis Başkanı Ana Brnabic ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Bu geceki gösteri normal şekilde sona erdi. Organizatör, göstericileri cep telefonlarının pillerindeki lityumu kullanarak ‘karanlığı’ aydınlatmaya davet etti. Güzel. İkiyüzlülük mü? Ah, hayır!” ifadesini kullandı.
Brbanic paylaşımında, “Termik santrallerimizde kükürt giderme filtreleri inşa ettik, daha temiz hava ve yeşil enerjiye sahip olmak için yasalar çıkardık, yasa dışı çöp depolama alanlarını temizledik ve elektrikli otobüsler satın aldık. O zaman neredeydiniz? Herhangi birini övdünüz?” sözlerine yer verdi.
Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic’ten “diyaloğa hazırız” mesajı
Çevreci aktivistlerin, 10 Ağustos’taki gösterilerinde bazı yollar, köprüler ve tren istasyonları kapatılmış, trafik akışı engellenmişti.
Sırbistan İçişleri Bakanlığınca yapılan açıklamada, söz konusu gösteriye 20 binden fazla kişinin katıldığına işaret edilerek, tren istasyonlarına giren göstericiler hakkında, “kamu düzeni ve huzurunu ihlal ettikleri” gerekçesiyle suç duyurusunda bulunulacağı belirtilmiş ve 3 kişi hapis cezası almıştı.
Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, gösterilerin ardından yaptığı açıklamada, ülkede lityum çıkarma projesine karşı düzenlenen gösterileri organize edenlerin ve muhaliflerin kendisinin görüşme çağrılarını reddettiğini ancak çözümün diyalogla sağlanabileceğini belirtmişti.
Lityum rezervlerine dair “2 yıl boyunca hiçbir kazı işlemi yapılmayacağını” vurgulayan Vucic, lityum çıkarma projesi karşıtı gösterilerin ardından halkla görüşeceğini ve referanduma gidilmesini tartışmaya hazır olduklarını da ifade etmişti.
Vucic, “Biz, halkla konuşacağız. Loznica’ya, Krupanj’a gideceğim, her yere gideceğim. Size kaç kişiyi toplayabildiğimi göstermek için büyük mitingler düzenlemeyeceğim. Gidip farklı düşünenlerle, sıradan insanlarla konuşacağım.” ifadelerini kullanmıştı.
Loznica’daki lityum madeni rezervleri 2004’te keşfedildi
Rusya ile tarihi ve kültürel bağlarını korumaya çalışırken ekonomisine katkı sağlayan Batılı ülkelerle de ilişkilerini iyi tutmaya çalışan Sırbistan’da 2004’te keşfedilen lityum madeni rezervleri, yıllardır bu konuda protestolara sahne olan ülkenin Rusya ve Batı ile kurduğu ilişki dengesini de zorluyor.
Avrupa Birliği’nin (AB) lityum madenini Avrupa’da, kendisine daha yakın bir yerde çıkararak hem küresel pazardaki fiyata etki etmek hem de jeopolitik gerginliğin arttığı dönemde dış tedarikçilere bağımlılığını azaltmak istediği belirtiliyor.
Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic ile Almanya Başbakanı Olaf Scholz, 19 Temmuz’da Belgrad’da, ham madde, elektrikli araçlar ve elektrikli araçların batarya üretimi konusunda stratejik mutabakat zaptı anlaşması imzalamıştı.
Anlaşmanın Avrupa ve Almanya için önemli olduğunu vurgulayan Vucic, “Bu, bizim için bir dönüm noktası, büyük bir değişim ve geleceğe doğru sıçrama yapabilmek adına önemli. Bunun mümkün olduğunu bile düşünmüyorduk.” ifadelerini kullanmıştı.
Sırp lider Vucic, 2 Ağustos’ta düzenlediği basın toplantısında ise Sırbistan’dan ve dünyanın farklı bölgelerinden alanında uzmanların görüşleri alınmadan lityum çıkarma işlemi yapmayacaklarını belirtmişti.
Vucic, ayrıca geçen aylarda ülkesine resmi ziyarette bulunan Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile ortak basın toplantısında, iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesiyle ilgili ısrarla çalıştıklarını ve Çin’in son 3 yıldır Sırbistan’daki en büyük yatırımcı olduğunu vurgulamıştı.
Çin’in savunma alanında Sırbistan’a sağladığı desteği de önemsediklerine dikkati çeken Vucic, “Sırbistan’ın savunması, bugün Çin’in desteğiyle daha güvenilir.” ifadesini kullanmıştı.
Sırp lider Vucic ayrıca, “Rus istihbaratının ülkede Batılı güçlerin desteğiyle darbe yapılabileceği” konusunda kendisini uyardığını söylemişti.
Vucic, “Rusya’dan resmi bilgi aldık. Bununla ilgileniyoruz. Sırbistan Güvenlik Bilgi Ajansı (BIA) ve bu konuda uzmanlaşmış kişiler işlerini yapıyorlar. Bir şey yapmayı hayal edenler, yapamazlar. Sırbistan ilerliyor, bunu durduramazlar ve durduramayacaklar. Herkese mesajım bu. İnsanların endişelenmesine ve kaygılanmasına gerek yok.” açıklamasında bulunmuştu.
Bu arada, bölgedeki siyasi uzmanlar, Sırbistan’daki halihazırda en güçlü yatırımcıların arasında yer alan Çin’e bağımlılığı azaltmak için AB’nin, Sırbistan’ın kaynaklarına erişimin yolunu açmak istediğini, Rusya’nın ise buna müsaade etmek istemeyerek “darbe girişimi” uyarısı yaptığını belirtiyor.
Lityumun önemi
Elektrikli araçların dünya çapında yayılmaya başlamasının ardından bu taşıtların pilleri için hayati öneme sahip lityum başta olmak üzere nikel, kobalt ve manganez gibi madenler, son dönemlerin en önemli yer altı kaynakları olarak öne çıkıyor.
Uluslararası Enerji Ajansı (UEA), 2040 itibarıyla lityuma talebin 2020’ye göre 40 kat artabileceği öngörüsünde bulunurken bu madenin yeryüzündeki miktarı ve konumları da giderek ilgi çeken araştırma konuları arasında yer alıyor.
Elektrikli araçlar, uzmanlar tarafından “yeşil enerjiye” geçişte kritik dönüm noktası olarak görülüyor.
Lityum, nikel, kobalt ve manganez gibi elektrikli araç üretiminde gerekli madenlerin çıkarılma süreçleri ise çevreye ve insanlara zarar veriyor.
Uzmanlar, 2030 itibarıyla Çin, Avrupa ve ABD’deki araçların yaklaşık yüzde 60’ı elektrikli olduğunda dünyanın yetersiz lityum arzıyla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunuyor.
Çin’in lityum işleme fabrikaları ve pil üretimi açısından dünya pazarında baskın durumda olduğu, pazarı besleyecek lityum kaynaklarının gün yüzüne çıkarılmaması halinde tedarik zincirinin çökelebileceği uyarıları yapılıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Partisi öncülüğünde İpekyolu ilçesindeki Musa Anter Parkı Kavşağı’nda düzenlenen mitingde konuşan Bakırhan, “Dünya Barış Günü”nün iyiliğe ve güzelliğe vesile olmasını diledi.
Dünyadaki zalimlerin barış istemediklerini belirten Bakırhan, şunları kaydetti:
“Halen kan dökülüyor, savaşlar var. Çocuklar öldürülüyor. Halen insanların yaşadıkları evleri başlarına yıkılıyor. Orta Doğu’da her gün onlarca cenaze kaldırılıyor. Niye? Birkaç diktatör rahat yaşasın, birkaç emperyalist ve kapitalist ülke oranın enerjisini, doğal gazını, yer altı-yer üstü zenginliğini sömürsün diye. Bizler, bugün Van’da olduğu gibi savaşa, sömürüye, ranta, inkara, güçlü bir şekilde ses çıkarabilirsek emin olun Gazze’de çocukların, gençlerin ölmesini engelleyebiliriz.”
Halkla sık sık bir araya geleceklerini ifade eden Bakırhan, “Mücadele uzun. Daha çok hak, dil ve kimlik mücadelesi vereceğiz. Haksızlığa karşı direneceğiz.” dedi.
Miting, seslendirilen şarkılarla sona erdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediyesinin Mogan Konuk Evi ve Sosyal Tesislerinde, Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın ev sahipliğindeki yemekte, CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol da yer aldı.
Basına kapalı yemek, yaklaşık 2,5 saat sürdü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Merkez Yenişehir ilçesi Ofis Semti’nde, aralarında DEM Parti ve Demokratik Bölgeler Partisi’nin (DBP) olduğu bazı siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarından bir grup, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla bir araya geldi.
Grup, buradan Dağkapı Meydanı’na kadar yürüdü.
DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, burada bir konuşma yaptı.
Konuşmaların ardından bir süre halay çeken grup, daha sonra dağıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail’de binlerce kişi hükümet karşıtı protesto gösterisinde bir araya geldi. Gazze Şeridi’nde bugün 6 esirin daha cansız bedeninin bulunmasının ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve hükümetine öfke artarken, İsrailliler ateşkes ve esir takası anlaşması talebiyle sokaklara döküldü. “Her gün Netanyahu’nun Rus ruleti. Hepsi ölene kadar bu oyunu oynayacak. Ama biz buna izin vermeyeceğiz” sloganları atan İsrailliler, Netanyahu’nun anlaşmaya yanaşmamasına tepki gösterdi.
Başkentteki Ayalon otoyolunu trafiğe kapatan binlerce kişi, Netanyahu’nun ateşkes anlaşmasını kabul etmesi için sloganlar atarken, polis gösteriyi dağıtmak için tazyikli su kullandı. Çok sayıda gösterici otoyolda ateş yaktı.
Öte yandan, Başbakan Netanyahu’nun Kudüs’teki konutu önünde de protesto gösterileri düzenlenirken, ateşkes anlaşmasını kabul etmesi için çağrılar yapıldı. – TEL AVİV
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kara Harp Okulu mezuniyet töreni sonrası ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ sloganı atan teğmenlerden birilerinin rahatsız olduğunu belirterek, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ demeyen bir teğmen varsa beka sorunu oradadır. ‘Mustafa Kemal’in askeriyim’ demeye itiraz edecek bir tane teğmen mezun ediyorsak işte yandığımızın resmi oradadır. O yüzden hepimiz; o itiraz edenler andın hangi kelimesine itiraz ediyor duymak istiyoruz” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin, Ankara’nın Keçiören ilçesindeki Yunus Emre Kültür Merkezi’nde düzenlenen İl Danışma Kurulu toplantısında konuştu. Özel, ‘değişim’ sloganıyla bir yola çıktıklarını belirterek, “O gün, ‘Türkiye değişirse CHP değişir’ demiştik. CHP’de genel başkanın, MYK üyelerinin değişmiş olması değişimin tamamlandığını değil, sadece başladığını gösteriyordu. ve bu önemli sorumluluk artık bize partinin Türkiye’yi değiştirecek şekilde kendini değiştirmesini öğütlüyordu. Bunun yazılı belge açısından 2 tane somutlaşmış hali var. Bir tanesi parti tüzüğü. Siz Türkiye’ye demokrasi vadediyorsanız parti içi demokrasiyi öne alacaksınız ve bunun için de olmazsa olmaz örgütün sesini her aşamada, her kademede ve her kararda dinleyip örgütün iradesine saygılı olacaksınız. Bir diğeri ise partinin programı. Parti programımız kötü bir program değil. Okuyanı utandırmaz. Uygulansa bugünden iyi olur ama yazıldığı günden bugüne zamanın getirdiklerini kapsamayan ve geleceğe dönük söyleyeceğimiz sözlerde eksik kalan bir noktası var. Biraz kısalması gerekiyor, netleşmesi gerekiyor. ve Türkiye’ye, ‘Cumhuriyet Halk Partisi iktidar olduğunda Türkiye’yi nasıl yönetir?’ sorusuna cevap vermesi gerekiyor. Bu yüzden hep söylenir; ‘Öyle kurultayı 2 günlük, tüzük kurultayını 1 günlük yapmayalım. Bu partinin tarihinde uzun kurultaylar, 10-12 günlük kurultaylar var. Bolca tartışalım. Bolca çalışalım ve sonunda bu salondan güçlenerek çıkalım’ denen, benim de çok katıldığım bu söyleme uygun olarak 4- 9 Eylül arası 6 günlük bir değişim kurultayını öngördük” ifadelerini kullandı.
Özel, ayrıca tüzük ile ilgili önerilerini almak için bugün CHP’nin eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşeceğini ifade etti.
‘HEPİMİZ TRİKOPİS’İN ASKERLERİYİZ’ Mİ DİYECEKLERDİ’
Ardından, 30 ve 31 Ağustos’ta Kara Harp Okulu, Deniz Harp Okulu ve Hava Harp Okulu’nun mezuniyet törenlerini yaptıklarını hatırlatan Özel, “Bu törenlerde bu sene ilk kez ve acayip keyifli bir şekilde 3’ünün de birincisi genç kadın teğmenler; onları yürekten alkışlıyorum. Tören bittikten sonra Harbiye’de bir gelenek var. Kılıç çekiyorlar. Birbirlerine vura vura bir yerde toplanıyorlar. Birinci de geliyor bir ant içiyor. O andı içtiler. Kadın teğmenimiz ezberinden okudu ve o andı içtiler. Bu metin 2016 yılına kadar resmi törende okunan metin. 2016 yılından sonra metni biraz kendilerine benzettiler. Olsun varsın. Dün okul birincisi ve bütün teğmenler bu metni okudular. Ha sonrasında da ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ demişler. Birileri bundan rahatsız olmuş. Ne diyeceklerdi? Sizin şimdi akıl önderiniz, kanaat önderiniz gibi fesli deli Kadir’in dediği ‘Keşke Yunan kazansaydı’ diyordu diye bu çocuklar size benzeyip de, ‘Hepimiz Trikopis’in askerleriyiz’ mi diyeceklerdi. Elbette Mustafa Kemal’in askerleri onlar. ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ demeyen bir teğmen varsa beka sorunu oradadır. ‘Mustafa Kemal’in askeriyim’ demeye itiraz edecek bir tane teğmen mezun ediyorsak işte yandığımızın resmi oradadır. O yüzden hepimiz; o itiraz edenler andın hangi kelimesine itiraz ediyor duymak istiyoruz. Sadakati Mustafa Kemal’e değil de bir zamanlar elini eteğini öptüğünüz, ne istediyse verdiğiniz, şimdi Amerika’da bulunan ve 15 Temmuz’da sağladığınız imkanlar sonucunda başarabilseydi buraya, ülkenin başına dini bir lider olarak dönecek olanlara sadık olanların 15 Temmuz günü nasıl milletin üzerine tank sürdüğünü gördük. Biz geçmişte de doğru yerdeydik, 15 Temmuz’da da doğru yerde durduk, bugün de doğru yerde duruyoruz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İskele Meydanı’nda düzenlenen mitinge DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da katıldı.
Katılımcılar, “Barış ve eşitlik istiyoruz” yazılı pankart açtı, “Savaşa hayır, barış hemen şimdi” sloganları attı.
KESK İstanbul Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Ertuğrul Eroğlu, grup adına yaptığı basın açıklamasında, emperyalist güçlerin yeni savaşların önünü açtığını söyledi.
Eroğlu, 1 Eylül 1939’da Nazilerin Polonya’yı işgal etmesiyle başlayan ve milyonlarca sivilin hayatını kaybetmesine neden olan İkinci Dünya Savaşı’nın üzerinden 85 yıl geçmesine rağmen emperyalist güçlerin halen aynı acımasızlıkla çatışmaları körüklediğini belirtti.
Gazze’de 2 milyon sivilin açlıktan ölmesi pahasına bölgeye insani yardım ulaştırılmasını engellemenin “haklı ve ahlaki” olduğuna inandığını ima eden İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in açıklamalarının da bunun son örneklerinden olduğunu dile getiren Eroğlu, “Toplama kampları ve gaz odaları yeni biçimler alarak devam etmektedir. Bir diğer örnek de savaşta dahi hedef olmaması gereken sağlıkçıların, gazetecilerin öldürülmesi ve uluslararası kamuoyunun buna sessiz kalışıdır.” diye konuştu.
Savaşın olduğu coğrafyalarda insanlığın tüm kazanımlarının yok edildiğini, tecavüzün, işkencenin ve açlığın işgalci güçlerce yaygınlaştırıldığını belirten Eroğlu, şunları kaydetti:
“Gazze’nin boşaltılması sırasında yaşananlar, insanlığın utanç vesikalarına bir yenisini eklemiştir. Savaşın çıkmasında hiçbir rolü olmayan coğrafyanın emekçi yoksul halkı ise emperyalist yollarla yaratılmış acılar yaşarken saldırılar nedeniyle oluşan açlığa rağmen hala normal bir hayat yaşamaya çalışmaktadır. Bizler dünyada, Orta Doğu coğrafyasında, Kafkasya’da ve ülkemizde barışı savunmaya devam edeceğiz.”
Miting, açıklamanın ardından sona erdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Kürt meselesi ciddi bir meseledir. Türkiye’nin demokrasisini, özgürlüğünü, geleceğini ilgilendiren bir meseledir. Kürt meselesine sıradan yaklaşmayın. Bugün iktidarın böyle pervasızca yaklaşmasının sebebi, muhalefetin, muhalefet partilerinin Kürt meselesindeki planlarının, programlarının, çözüm önerilerinin olmamasıdır” dedi.
Van’da Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM) öncülüğünde 1 Eylül Dünya Barış Günü Mitingi düzenledi. Mitingde konuşan Kazım Karabekir Caddesi’ndeki Musa Anter Parkı’nda düzenlenen mitinge, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, DEM Parti bölge milletvekilleri, Van Büyükşehir Belediye Eş Başkanları Abdullah Zeydan, Neslihan Şedal, KESK Genel Başkanı Ahmet Karagöz, parti yöneticileri, sivil toplum kuruluşları üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Mitingin düzenlendiği alanda polis barikatları kuruldu, gelen vatandaşlar ise iki ayrı arama noktasından geçtikten sonra alana alındı. Mitingde konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nün güzel günlere vesile olmasını temenni ettiklerini belirtti.
‘MUHALEFET PARTİLERİNİ SORUMLULUK OLMAYA DAVET EDİYORUM’
“Kürt meselesi ciddi bir meseledir” diyen Bakırhan, “Türkiye’nin demokrasisini, özgürlüğünü, geleceğini ilgilendiren bir meseledir. Kürt meselesine sıradan yaklaşmayın. Bugün iktidarın böyle pervasızca yaklaşmasının sebebi, muhalefetin, muhalefet partilerinin Kürt meselesindeki planlarının, programlarının, çözüm önerilerinin olmamasıdır. Bir an önce muhalefeti, Kürt meselesinin demokratik yollarla çözülmesi için sorumluluk almaya çağırıyorum. Muhalefeti Van’a, Amed’e, Dersim’e Kürtlerin yaşamış olduğu her yere davet ediyorum. Buyurun gelin. Kürtler ne istiyorsa kendileri karar versin” diye konuştu.
Yapılan konuşmanın ardından Bakırhan, milletvekilleri ve Büyükşehir Belediye Eş Başkanları ile barış güvercinlerini uçurdu. Miting, Kürt sanatçıların verdiği konserle son buldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Darende Güreş Sahası’nda 220 sporcunun katılımıyla düzenlenen organizasyonda, başpehlivanlık için Rıza Yıldırım ile Samet Özarslan finalde karşılaştı. Çekişmeli geçen müsabakada rakibinin sırtını yere getiren Yıldırım, aynı sahada başpehlivanlığı 3. kez elde etti.
Darende Belediye Başkanı Alican Bozkurt, yaptığı konuşmada, Zengibar Karakucak Güreşleri’nin bölgenin en önemli güreş organizasyonlarından biri olduğunu söyledi.
Güreşçilere teşekkür Eden Bozkurt, “Darende’miz geçmişten gelen önemli bir güreş geleneğine sahip. Bu geleneği her yıl üzerine koyarak devam ettiriyoruz. Burası yıllardır karakucak er meydanı olarak pehlivan yetiştirmektedir.” diye konuştu.
Başpehlivan Rıza Yıldırım da Darende’nin karakucak güreşlerinde önemli bir merkez olduğunu belirtti.
Darende’de 3. kez başpehlivanlığı aldığı için mutlu olduğunu dile getiren Yıldırım, “Samet kardeşime de ayrıca şükranlarımı sunuyorum. Çok mutluyum emeği geçenlere teşekkür ediyorum.” dedi.
Konuşmaların ardından dereceye giren güreşçilere ödülleri verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kulübün olağan seçimli toplantısı, Fatsa Kültür Sarayı’nda gerçekleşti. Yapılan seçimler sonucunda tek liste ile seçime giren mevcut Başkan Üzeyir Erdoğan, yeniden başkan seçildi.
Başkan Üzeyir Erdoğan yaptığı açıklamada, “Fatsa Belediyespor için bundan sonra da devam edeceğiz. Yeni yönetimimiz ile birlikte daha da güçlü olduk. Hep birlikte takımımızın daha üst seviyelere çıkması için mücadele edeceğiz. Herkesten destek bekliyoruz. Fatsa her zaman profesyonel olmayı hak etmiş bir ilçedir” dedi. – ORDU
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Talasgücü Belediyespor iken ismi Erciyes 38 Futbol Kulübü olan ve renkleri mavi siyaha değişen Kayseri ekibi, sezon öncesi ilk hazırlık maçını oynadı. Kayseri Sümer stadında Kayseri Süper Amatör Küme takımlarından Kocasinan Şimşekspor ile karşılaşan mavi siyahlılar, farklı galip geldi. Sentetik çim sahada oynanan maçın ilk yarısını 1-0 önde tamamlayan Erciyes 38 Futbol kulübü, ikinci yarıda 3 gol daha bularak maçı 4-0 kazandı. Mavi siyahlı takımın gollerini Ayhan Gürbüz, Fevzican Bozkuş (2) ve Ziyahan Elbaşı kaydetti.
Erciyes 38 Futbol Kulübü Teknik Direktörü Uğur Kulaksız; iyi bir hazırlık evresi geçirerek ligde başarılı olmak istediklerini söyledi. Kulaksız, “Lig öncesi ilk hazırlık maçımızı oynadık. Skordan ziyade sergilenen futbol önemli idi. Lig maçına kadar eksiklerimizi giderip daha iyi bir hale gelmek istiyoruz” dedi. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye’nin çeşitli illerinden dağcılarla birlikte önce Çamlıhemşin Yukarı Kavron Yaylası’na giden dağcılar, buradan kamp yükleriyle 2918 metre yüksekliğindeki Mezovit Yaylası’nda kamp yaptı. Zorlu tırmanışın ardından 3937 metre yüksekliğindeki zirveye ulaşan dağcılar saygı duruşunda bulunulmasının ardından İstiklal Marşı okudu.
Etkinlik 30 Ağustos Zafer Bayramı anısına yapıldı. – KIRŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BOLU İl Emniyet Müdür Yardımcısı Türker Uygur, 28-31 Ağustos tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenen Vücut Geliştirme ve Fitness Şampiyonası’nda üçüncü oldu.
Türkiye 2024 Vücut Geliştirme ve Fitness Şampiyonası, 28-31 Ağustos tarihleri arasında İstanbul’da düzenlendi. Yarışmada sporcular farklı kategorilerde mücadele etti. Bolu’da İl Emniyet Müdür Yardımcısı olarak görevli Türker Uygur(51)’de yarışmaya katıldı. Uzun süredir yarışma için hazırlanan ve 45 yaş üstü kategoride mücadele eden Uygur, jüri değerlendirmesi sonucunda 3’üncü oldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 6 Şubat depremlerinin ardından yapımına başlanan kalıcı konutları, hak sahiplerine teslim etmeye devam ediyor. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) Diyarbakır’da 14 etaptan oluşan 10 bin 286 konutluk projeyi hayata geçirdi. 6 bin 40 konutun yapımı ise tamamlandı. Hak sahiplerinden 3 bin 839’u yeni evlerine yerleşti.
“Diyarbakır’da 10 bin konutun 6 binini tamamladık”
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sosyal medya hesabından Diyarbakır’da inşa edilen konutların ve vatandaşların görüşlerinin yer aldığı videoyu paylaştı. Bakan Kurum, “Diyarbakır’ımızda asrın felaketinin ardından 10 bin konutun yapımına başladık, 6 binini tamamladık. Vatandaşlarımız sağlam binalarda güven içinde oturmaya başladı. Her bir depremzede kardeşimiz geceleri rahat uyuyana, hayal ettiklerinden daha iyisine ulaşana kadar durmayacağız” ifadelerini kullandı.
“Konutlar çok güvenli”
Bağlar ilçesinde yapımı tamamlanan konutlarına yerleşen hak sahibi vatandaşlardan Zinnet Çelikel Çıtak ise “Her şeyi düşünmüşler, her şey yapılmış. Hayal ettiğimden daha güzel, daha temiz olmuş. Konutlar çok güvenli ve içerisinde rahatlıkla oturabiliyoruz. Devletimize güveniyordum ama bu kadar erken yapılacağını inanmıyordum. Çok erken yapıldı” diye konuştu.
“Başımı yastığa rahatça koyabiliriyorum”
Bir başka hak sahibi Sibel Gören de TOKİ konutlarının sağlamlığına dikkat çekip şunları kaydetti:
“TOKİ’nin evlerine, devletimizin işçilerine güveniyoruz. Sağlam olduğunu düşündüğümüz için rahatız. Şimdi başımı yastığa rahatça koyup yatabiliyorum. Devlet zaten hep arkamızdaydı. Bize destek çıktı. ‘Kısa sürede evleri yapacağız, teslim edeceğiz’ dediler. Ummadığımız kadar kısa bir sürede de yaptılar. Devletimiz sözünü tuttu.”
Sosyal donatılı siteler, çevre dostu binalar
Bölgedeki projenin sorumlusu TOKİ İnşaat Uzmanı Kürşat Gedikoğlu ise konutların yatay mimariye uygun, radye temel üzeri tünel kalıp sistemiyle yapıldığını belirtti.
Çevre dostu tasarlanan binalarda güneş enerjisi sisteminden faydalandıklarını ve ısı yalıtımına özen gösterdiklerini anlatan Gedikoğlu, “Hak sahiplerimizin keyifle zaman geçirebilmeleri için konutlarımızın yanında yeşil alanlar, spor sahaları, çocuk oyun grupları, bisiklet ve yürüme yolları gibi çeşitli sosyal donatılarımız da bulunuyor. En kısa sürede tüm konutlarımızı hak sahiplerine teslim etmeyi amaçlıyoruz” ifadesini kullandı. – ANKARA
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yemekhane, kantin, bilgisayar laboratuvarı, dört seminer salonu, dört öğlenci kulübü odası, 10 derslik, 28 personel odasının yer alacağı bina, 6 bin 113 metrekare kapalı alana sahip olacak.
Kastamonu Valisi Meftun Dallı, temel atma törenindeki konuşmasında, katkılarından dolayı Ali Kütük’e teşekkür ederek, “Bu süreçte katkısı, emeği olan herkese, önceki Valimize, sel sebebiyle burada bulunan valilerimize, Rektörümüze, bu iş için koşturan Çatalzeytin Belediye Başkanımıza teşekkür ediyorum.” dedi.
AK Parti Kastamonu MilletvekiliFatma Serap Ekmekci ise kısa sürede meslek yüksekokulunun açılışını yapmayı dileyerek, “Çatalzeytinli hemşehrilerimize, öğrencilerime, akademik personelimize hayırlı olsun. Cumhurbaşkanımızın Türkiye Yüzyılı olarak nitelendirdiği bu yüzyılda hep beraber, emin adımlarla yürüyoruz, yürümek zorundayız.” diye konuştu.
Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal da üniversitelerinin 18 yaşında olduğuna işaret ederek, 14 fakültesi, 13 meslek yüksekokulu, 2 yüksekokul ile eğitim öğretim faaliyetlerini sürdürdüklerini söyledi.
İş insanı Ali Kütük ise eğitime katkı sağlamaya hayatı boyunca önem verdiğini vurgulayarak, “Bugüne kadar 2 ilkokul, 1 ortaokul, 4 de cami yaptım. Ortadaki ekonomik bunalıma rağmen İstanbulÜmraniye’de çok önemli konumda bulunan yerimi sattım ve buraya 70 milyon lira vermenin hazırlığını yaptım. Bu okulun 70 milyon lira ile yapılmayacağını biliyorum ama ben hiçbir işimi yarım bırakmadım.” ifadesini kullandı.
Kastamonu Müftüsü Bekir Derin tarafından yapılan duanın ardından meslek yüksekokulunun temeli atıldı.
Törene Çatalzeytin Kaymakam Vekili Hilal Buse Ünal, Çatalzeytin Belediye Başkanı Ahmet Demir, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürü Prof. Dr. Kasım Yenigün, eski Bakan Murat Başesgioğlu ile vatandaşlar katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sarı-kırmızılı kulübün resmi sosyal medya hesabından konuyla alakalı yapılan açıklamada, “Profesyonel futbolcumuz Leo Michel Joseph Claude Dubois ile şirketimiz arasındaki sözleşme karşılıklı olarak sona erdirilmiştir” denildi.
30 yaşındaki savunma oyuncusu, Galatasaray formasıyla çıktığı 31 resmi maçta 1 gol kaydedip 3 de asist yaptı. Geçtiğimiz sezonu da kiralık olarak RAMS Başakşehir’de geçiren Dubois, burada da 31 resmi maça çıkıp 1 gol ve 4 asistlik katkı yaptı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alınan bilgiye göre, F.K. (22) idaresindeki 09 KB 286 plakalı kamyonet, Işıklı Mahallesi’nde C.G. (56) yönetimindeki 09 HD 240 plakalı otomobille çarpıştı.
Çarpışmanın etkisiyle otomobil yol kenarında bulunan su kanalına devrildi. İhbar üzerine olay yerine sağlık, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.
Kazada, otomobilde yolcu olarak bulunan Birgül U. (64) olay yerinde hayatını kaybetti. Sürücüler ve 4 kişi de yaralandı.
Yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Transfer çalışmalarını sürdüren İstanbulspor, 2017-2023 yılları arasında kadrosunda olan Duhan Aksu’yu yeniden renklerine bağladı. Sarı-siyahlılar 26 yaşındaki futbolcu ile 2 yıllık sözleşme imzaladı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, öğle saatlerinde ilçeye bağlı Aşağıulupınar Mahallesi’nde meydana geldi. İsmet Akkan’ın kullandığı 58 AFU 977 plakalı otomobil, yol kenarındaki çöp konteynerine çarparak takla attı. İhbarla bölgeye sağlık, itfaiye, jandarma ve polis ekipleri sevk edildi. Otomobil içerisindeki Cahit Akkan, Raif Akkan ve Şahin Akkan’ın yaşamını yitirdiği belirlendi. Yaralanan İsmet Akkan da ambulansla Darende Hulusi Efendi Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Cenazeler morga götürülürken, kaza ile ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgilere göre, Bağcılar Caddesi üzerinde bir kişinin darp edildiği ve zorla araca bindirildiği ihbarı üzerine polis ekipleri harekete geçti.
Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin titiz çalışmaları sonucu olaya karışan ve içerisinde T.Ç (25), B.D (15) ve M.Ç (13) adlı şahısların bulunduğu şüpheli araç Küçük Sanayi Sitesi 13 Cadde üzerinde durduruldu.
Polis ekipleri tarafından yapılan detaylı aramada teyp kısmında gizli bölme olduğu tespit edilen araçtan 2 adet ruhsatsız tabanca ve bu tabancalara ait 11 adet fişek ele geçirildi. – ÇORUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Zafer, Eskikarahisar’da yaşanan sel felaketinin ardından devam eden çalışmalarla ilgili incelemelerde bulunarak köyde yardım ve onarım yapan görevlilerden bilgi aldı. Afetzedelerle bir araya gelen Zafer, vatandaşların istek ve taleplerini dinledi.
Devletin tüm birimleriyle her zaman vatandaşın yanında olduğunu belirten Zafer, “İnşallah köyümüzü yoğun çalışmalar neticesinde en kısa zamanda eski güzelliğine kavuşturacağız.” dedi.
Ziyarette Büyük Birlik Partisi İl Genel Meclis Üyesi Murat Atalay’da yer aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GALATASARAY, Fransız futbolcu Leo Dubois’nın sözleşmesinin karşılıklı olarak anlaşarak sona erdirildiğini açıkladı.
Sarı-kırmızılı kulüpten yapılan açıklamada, “Profesyonel futbolcumuz Leo Michel Joseph Claude Dubois ile şirketimiz arasındaki sözleşme karşılıklı olarak sona erdirilmiştir” ifadelerine yer verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Malatya Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Darende İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından yürütülen istihbari çalışmalar sonucunda, Darende ilçesi Hisarkale Mahallesi’nde ruhsatsız silah ticareti yapıldığı tespit edildi. Ekiplerin 29 Ağustos tarihinde düzenlediği operasyonda çok sayıda silah ve mühimmat ele geçirildi.
Operasyonda ele geçirilen malzemeler arasında, 3 adet 9 mm çapında tabanca, 1 adet 7.65 mm çapında tabanca, 4 adet kurusıkı tabanca, 5 adet av tüfeği, 248 adet 9 mm çapında tabanca fişeği ve 11 adet 7.65 mm çapında tabanca fişeği yer aldı.
Operasyon sonucunda 6 şüpheli gözaltına alınarak haklarında adli işlemlere başlandığı bildirildi. Güvenlik güçlerinin bölgede ruhsatsız silah ticaretine yönelik operasyonlarının devam edeceği öğrenildi. – MALATYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından bu sabah yeni bir uyuşturucu operasyonu gerçekleştiğini belirtti.
Ekiplerce bir araçta yapılan aramada 6 kilo 200 gram sentetik uyuşturucu ele geçirildiğini ifade eden Şıldak, 3 şüphelinin gözaltına alındığını kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Merkez Karatay İlçesi’ndeki Saracoğlu Spor Tesisleri’nde organize edilen şampiyonaya, kadınlar ve erkeklerde 250 sporcu katılıyor.
Ok atmada 7 kategoride yapılacak müsabakalar sonucunda, kadınlar ve erkeklerde ilk 3 sırayı alan sporculara madalya verilecek.
Şampiyona, 1 Eylül’de sona erecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Manisa’nın Şehzadeler ilçesinde yaşayan Nurgül Kocakaya (39), 16 Ağustos’ta çocukları Halil Umut Kocakaya ve Onur Kocakaya’yı (4), Karaağaçlı Mahallesi’ndeki havuza götürdü. Saat 14.00 sıralarında Nurgül Kocakaya hesabı ödemeye gittiği sırada oğlu Halil Umut Kocakaya, girdiği yetişkin havuzundaki köprünün altında gözden kayboldu. Havuza geri dönen ve oğlu Onur’u gören anne Kocakaya, göremediği diğer oğlu Halil’i aramaya başladı. Nurgül Kocakaya oğlunu ararken, Halil Kocakaya köprünün altında 2 dakika yaşam mücadelesi verdi. Bir süre sonra çocuğun hareketsiz bedeni, su yüzeyine çıktı.
3 DAKİKA BOYUNCA SU ÜSTÜNDE HAREKETSİZ KALDI
Halil’in su üzerindeki hareketsiz bedeni akıntı ile çocuk havuzuna sürüklenirken; olup bitenden habersiz Onur, ağabeyi ile oynamaya çalıştı. Yaklaşık 3 dakika boyunca su üstünde hareketsiz duran Halil’i ne yüzenler ne de havuzdaki görevliler, fark etti. Havuzdaki birinin seslenmesi sonrası cankurtaran yönelerek, çocuğun hareketsiz bedenini sudan çıkardı. O anlar, havuzun kameralarına yansıdı. Havuzda yapılan ilk müdahalenin ardından Manisa Şehir Hastanesi’ne kaldırılan Halil, kurtarılamadı.
SORUMLU MÜDÜR TUTUKLANDI, İŞLETMECİ ARANIYOR
Olay sonrası gözaltına alınan işletmeden sorumlu müdür Selçuk Kuş ile işletme sahibi S.Ö., adli kontrol şartıyla serbest kaldı. Savcılığın itirazı sonrası 23 Ağustos’ta tekrar gözaltına alınan işletme müdürü Selçuk Kuş tutuklandı. Hakkında gözaltı kararı bulunan S.Ö.’yü yakalama çalışmaları sürerken, ruhsatsız olduğu belirlenen havuz mühürlendi.
İLK OLAYDA MÜHÜRLENMEDİ
Öte yandan 7 Temmuz 2021’de Yusuf Asaf Tiktaş’ın (8) da boğularak hayatını kaybettiği havuzun, o tarihte mühürlenmediği öğrenildi. Tiktaş’ın hayatını kaybetmesi ile ilgili adli sürecin istinaf mahkemesinde devam ettiği belirtildi. Oğlunu kaybeden anne Nurgül Kocakaya’nın acısı tazeliğini korurken, ailenin avukatı Haşim Çelik olaya ilişkin açıklamada bulundu. Avukat Çelik, “Manisa’nın Şehzadeler ilçesi Karaağaçlı Mahallesi’nde, 16 Ağustos’ta meydana gelen trajik bir ölüm var. Nurgül hanımın oğlu Halil, bu işletmenin havuzunda yüzerken öldü. Yaptığımız araştırmada baştan sona ihmaller zinciriyle, bu ölümün meydana geldiğini tespit ettik” dedi.
‘İŞLETMENİN RUHSATI YOK’
Avukat Çelik, yaşanan olayda ihmaller olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Olayın meydana geldiği ticari amaçlı açık yüzme havuz işletmesinin ruhsatının olmadığı görülmüştür. İş yerinde görevli olduğu beyan edilen cankurtarana ait, cankurtaran eğitim sertifikasının olmadığı, sigortasız çalıştığı belirlenmiştir. İş yerinde ilk yardımcı sertifikasına sahip çalışanların olmadığı tespit edilmiştir. Yetişkin havuzunda, çocukların olası düşmelerine veya bilinçli yahut bilinçsiz girmelerine yönelik herhangi bir ilave fiziki önlem olmadığı belirlenmiştir. Sorumlu müdür olduğunu beyan eden kişinin, kimya veya sağlık eğitimi almış olduğu ve en az lise mezunu olduğu kanıtlanamamıştır. Yetişkin yüzme havuzunda ip, yüzer duba, simit gibi can kurtarmaya mahsus malzemelerin olmadığı ve havuz yakınlarında ilkyardım malzemelerinin olmadığı da ayrıca tespit edilmiştir. İşveren, ilkyardımcı personel bulundurma zorunluluğunu ihmal etmiş, dolayısıyla boğulan çocuk, vaka esnasında doğru ilkyardım uygulaması mahrum bırakılmıştır. Çocuğa boğulmadan 7 dakika sonra ancak müdahale yapılmıştır. Şüphelilerin bilmemelerine karşın ilk yardım yapmaya çalıştıkları dolayısıyla çocuğun vefat etmesinde ağır kusurlu oldukları, ölüme sebebiyet verdikleri aşikardır. Şüpheliler tarafından anılan eksiklere karşın, çocuğa kalp masajı yapılmaya çalışıldığı esnada, işletme çalışanları tarafından anneyi suçlayıcı şekilde beyanlarda bulunulmuş olup, müteveffanın ailesine bu aşamada psikolojik baskı yapılmaya çalışılmıştır.”
‘KAPATSALARDI, ÖLÜM YAŞANMAYACAKTI’
Belediyenin de ağır hizmet kusuru olduğunu, görevlerini eksiksiz yapmaları halinde böyle bir olayın yaşanmayacağını ifade eden Çelik, “7 Temmuz 2021 tarihinde 8 yaşındaki Yusuf Asaf Tiktaş da yine şüphelilerin işlettiği havuzda suda boğulup, hayatını kaybetmiştir. Tarafımızca yapılan araştırmada 2021 yılında işletmenin daha önce de benzer bir kaza ile yine küçük bir çocuğun ölümüne neden olduğu, o dönemde de işletmenin ruhsatsız olarak çalıştırıldığı tespit edilmiştir. 2021 yılından bugüne dek nasıl olur da bu işletmenin ruhsatsız olarak çalıştırılmasının sağlandığı düşünüldüğünde, bir çocuğun daha ölümüne neden olanın başında ağır hizmet kusuru olan belediye yetkililerinin de olduğu görülmektedir. Çünkü idari hizmeti düzgün yapmış olsaydı, işletme kapalı olacaktı. Böylelikle bu kazalar meydana gelmeyecekti. Olaya buradan bakıyoruz. Sonrasında da eğer zaten kanunumuz çerçevesinde yapılması gereken ruhsatlı bir yer olmuş olsaydı, burası ruhsata tabii olduğundan yapılması gereken her şey nizami olmuş olacak ve bu ölüm hadisesi meydana gelmeyecekti. Sanıkların taksirle ölüme sebebiyet verme değil, kanunda tanımlanmış bu tarz işletmeleri değerlendirilen olası kastla cezalandırılması istiyoruz. Böylelikle alacakları, cezaların bir sonraki mağdurların mağduriyetini sona erdirmek adına en üst sınırdan cezalandırılmasını gibi bir talebimiz olacak” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Eskişehir Odunpazarı Belediyesi tarafından “The Voice Of The Wood”- Ahşabın Sesi sloganı ile gerçekleştirilen 7. Uluslararası Ahşap Heykel Festivali ile “Flame Of The City”- Şehrin Ateşi sloganı ile gerçekleştirilen 7. Seramik Pişirim Teknikleri Çalıştayı, Odunpazarı Tarihi Bölgede devam ediyor.
Sanatçılar çalışmalarını sürdürüyor
Seramik Pişirim Teknikleri Çalıştayı’na 2’si yabancı 10 sanatçı katıldı. Odunpazarı Belediyesi Şehrin Ateşi Seramik Galerisinde gerçekleşen çalışmalar, Çalıştayın Onur Konuğu Prof. Dr. İnayet Sevim Çizer’in sunumu ile başladı. Atölye çalışmasına çalıştayın ikinci gününde de devam eden Çizer, çalıştaya katılan diğer sanatçılarla birlikte bir birinden güzel eserler ortaya çıkardı. Çalışmalarını Odunpazarı Meydanı’na kurulan dev çadırda sürdüren Ahşap Heykel Festivaline ise 2’si yabancı 9 sanatçı katıldı. Ahşap sanatçıları bu yıl, genellikle oyma üzerine ve küçük eser çalışıyor. Eserlerin şekillenmeye başladığı festivale, Eskişehirliler de yoğun ilgi gösteriyor. Çadır alanını gezen sanatseverler, çalışmaları ilgi ile takip ediyor.
Mizik dinletileri ve dans gösterileri festivale renk katıyor
Festival alanına kurulan stantlarda ise, ahşap ustaları tarafından yapılan ahşap hediyelik eşya, biblo ve tablolar sergilenerek, satışa sunuluyor. Festival süresince Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü halk dansları ve müzik dinletileri gerçekleştiriyor. Demokratik kitle örgütleri müzik ve dans grupları ile gençlik grupları ve gençlik toplulukları festivale renk katıyor.
Workshoplar düzenleniyor
Ayrıca festival kapsamında workshoplar düzenleniyor. A4 boyutundaki ıhlamur ağaçlarını oyarak ahşaba dokunma fırsatı yakalayan katılımcılar, eş zamanlı olarak Seramik Galerisi’nde çamurdan hazırlanmış karolara çeşitli desenler çizerken, torna tezgahları ile çamuru şekillendiriyor. Uluslararası Ahşap Heykel Festivali kapsamında 01 Eylül Pazar günü saat 16.30’da Kemal Zeytinoğlu Caddesi’nde Tornet Etkinliği düzenlenecek.
Her iki festival de 7 Eylül Cumartesi günü gerçekleşecek sergiler ile sona erecek. Ahşap Festivali’nin sergisi saat 15.00’te Ahşap Eserler Galerisinde, Seramik Pişirim Teknikleri Çalıştayı’nın sergisi de saat 17.00’de Şehrin Ateşi Seramik Galerisi’nde gerçekleştirilecek. – ESKİŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara Emniyet MüdürlüğüNarkotik Şubesi ile Altındağ İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 2 şahsın uyuşturucu madde ticareti yaptığını tespit etti. Teknik ve fiziki çalışmaların ardından harekete geçen ekipler, belirledikleri adrese düzenledikleri operasyonda, 22 bin 300 adet sentetik ecza, 278 gram sentetik cannobinoid, 2 adet tabaca ve 187 adet fişek ele geçirildi. Yakalanan şüphelilerden birine uyuşturucu madde ticareti suçundan işlem yapılırken, diğeri ise uyuşturucu madde ticareti suçundan gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahsın gerekli adli işlemlerin tamamlanmasının ardından mahkemeye sevk edileceği öğrenildi. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçede son yıllarda ata tohumu olarak üretimine başlanan manda yüreği cinsi domateslerin yetiştirildiği tarlayı ziyaret eden Akıncılar Belediye Başkanı Murat Sevinç, çiftçilerden hasat hakkında bilgiler aldı.
Sevinç, Akıncılar’ın tarım ve sebze yetiştiriciliğinde önemli yer aldığını söyledi.
Bu yılki verimin iyi olduğunu belirten Sevinç, “Ata tohumundan üretim yapmaktayız. İnce kabuklu, içinde çekirdeği olmayan, tadı ve aroması ile çok lezzetli olan bu domateslerimiz kalp şeklinde yetişmektedir. İsmini ise bu kalp şeklinde olmasından almaktadır. Bir tanesi 1 kilonun üzerinde gelmektedir. Gübre kullanımı yapılmadığından, tamamen organik üretim yapılmaktadır.” dedi.
Sevinç, domatesin patentinin alınması için çalışmalara başladıklarını aktararak, şunları kaydetti:
“Akıncıları’ın coğrafi üretimli bir ürünü olarak tüm Türkiye’ye yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Zamanı geldiğinde bu ürünlerimizin organik tüp fidelerini yaparak ilçemiz çiftçimize katkıda bulunacağız. Şu anda sadece ilçemizin ve gurbetçilerimizin ihtiyacına cevap verebiliyoruz. Bir kısmını ise komşu ilçemiz Suşehri’ne ve ilimize vermekteyiz. Ayrıca otobüslerle İstanbul’da gönderim yapmaktayız. Her gün 30 ve 40 kasa İstanbul’a sevk ediliyor.”
Manda yüreği domates üreticisi Salise Fidan (50) ise sonbahar mevsiminde domates tohumu aldıklarını, organik domatesleri üreterek halkın beğenisine sunduklarını belirtti.
Osman Başaran ise Akıncılar’da her türlü meyve ve sebze üretimi yapıldığını anlatarak, manda yüreği domates üretiminde de iddialı olduklarını söyledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü, Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu ile Antalya Off-Road Kulübü’nün katkıları ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) desteğiyle gerçekleştirilen TransAnatolia Rally Raid’de katılımcıları zorlu ve heyecan dolu bir rota bekliyor. Startı Mersin’de verilecek yarış öncesi yarışmacılar son hazırlıklarını yapıyor. Taşkıran Soli Antik kenti yakınındaki alanda hazırlıklarını tamamlayan yarışmacılar, Yenişehir Fuar Alanındaki merkezde araçlarını yarış öncesi teknik ekibe kontrol ettiriyor.
“Ülkemizin güzelliklerini görüyoruz”
Yarışmaya, aynı yarışta mücadele ederken 7 Eylül 2012’de hayatını kaybeden motosiklet yarışçısı Kemal Merkit’in de kullandığı 55 numara ile katılan Esat Uğurlu, bu yıl TransAnatolia’da 3. tecrübesini yaşayacağını söyledi. Her sene yarışmaya katıldığını belirten Uğurlu, “Ülkemizin güzelliklerini görüyoruz. Çok da hoşumuza gidiyor. Zor bir yarış. Onu söyleyebilirim. Yani dünyanın zaten en zor üçüncü, dördüncü rallisi olarak geçiyor. En tepede Dakar var. Zaten Dakar’da yarışan birçok şampiyon da gelip TransAnatolia’da antrenman niteliğinde yarışıyorlar. Başarılı da oluyorlar. Yarışma 7 gün sürüyor. Her gün kapasitenize göre 6-7 ile 10 saat arası motor üstünde kalıyorsunuz. Arazi şartları, tek başınızasınız. Yani bütün motosikletlerin birlikte yarıştığı bir şey değil. Size bir kağıtla yol gösterici, bir Roadbook denen bir şey veriyorlar. Kendi yolunuzu kendiniz buluyorsunuz. Kayboluyorsunuz, geri yolunuzu buluyorsunuz. Değişik bir tecrübe” şeklinde konuştu.
“İnanılmaz bir tanıtım oluyor”
TransAnatolia’nın Türkiye’nin güzelliklerini tanıtma açısından önemli bir fırsat olduğunu dile getiren Uğurlu, “Türkiye’mizin güzelliklerini tanıtan çok fazla TransAnatolia gibi aktivite yok. Yani Türkiye’ye gelen turistler tabii Türkiye’nin güzellikleriyle ilgili gittikleri yerlerde konuşuyorlar. Ama bu tür yarışlar, Türkiye’ye normal şartlarda hiç gelmeyecek olan, çok uzak ülkelerden insanları ülkemize çekiyor. Bir de inanılmaz yerlerden geçiyoruz. Yani Aladağlar, işte ne bileyim geçen sene Samsun’dan İzmir’e Büyük Taarruz’un rotasını yaptık. Yani inanılmaz bir tanıtım oluyor” ifadelerini kullandı.
Jale Özel: “Podyuma çıkan ilk ve tek kadınlarız şu anda”
TransAnatolia 2022’de podyuma çıkan Jale Özel ve Ayşegül Telli ikilisi de yarış öncesi hazırlıklarını sürdürüyor. ODTÜ Bilgisiyar Mühendisliği Bölümünde aynı sınıfta okuyan Jale Özel ile Ayşegül Telli, uzun yıllardır arkadaşlıklarını sürdürürken, tatillerini de yarışta geçiriyorlar. İstanbul’da yaşayan Özel ile Polonya’da yaşayan Telli, Mersin’den start alacak yarışma için bu yıl da buluştu.
Bu yıl yarışmaya 4. kez katıldıklarını belirten Özel, “Üniversiteden sınıf arkadaşıyız. Yıllar süren dostluğumuzun üstüne şimdi burada çok zor bir süreçte beraberiz. Hem fiziki olarak çok yorucu, hem de ruhen de psikolojik olarak da çok zorlayıcı. Fakat biz yarış tarihinde bir ilki başardık ve 2022’de podyuma çıkan ilk ve tek kadınlarız şu anda. Raid kategorisinde ikinci olduk. Bu sene de heyecanlıyız. Aslında bunu yapmak bize çok keyif veriyor. Bulmaca gibi, yani büyükler için bir bulmaca gibi düşünün. Bu parkurları bulmak, doğru izin peşinden gitmek müthiş heyecanlı” diye konuştu.
Ayşegül Telli: “Zorlukların yanında eğleniyoruz”
Ayşegül Telli ise bu yıl da her zamanki gibi heyecanlı olduklarını dile getirerek, “Umarım eğlenceli ve iyi bir yarış olur. Burada yarışırken zorlukların yanında eğleniyoruz da gerçekten” dedi.
Doğal, kültürel ve tarihi güzelliklerle dolu bir yolculuk
Doğa, macera ve sporu tek yarışta toplamayı başaran TransAnatolia Rally Raid, bu yıl 14. kez gerçekleştiriliyor. Mersin’de bu akşam saat 19.30’da start alacak TransAnatolia Rally Raid, Karaman, Konya, Niğde, Adana, Kayseri, Yozgat, Sivas, Erzincan, Tunceli, Elazığ, Bingöl, Muş ve Bitlis’ten geçip, 7 Eylül’de Van’da tamamlanacak. Bugüne kadar 27 farklı ülkeden binin üzerinde yarışmacının Türkiye’nin eşsiz coğrafyasında ağırlandığı TransAnatolia Rally Raid organizasyonuna 10 ülkeden yüzlerce yarışmacı katılıyor.
2 bin 200 kilometrelik yarış; motosiklet, 4×4 otomobil, SSV, Quad ve kamyonlar için rally ve raid olmak üzere iki ayrı kategoride yapılıyor. Rallide yarışmacılar zamana karşı yarışırken, Raid kategorisinde ise katılımcılar navigasyonla mücadele ediyor. Akdeniz Bölgesi’ndeki liman kenti Mersin’den başlayan organizasyonda sporcular, Türkiye’nin doğal, kültürel ve tarihi güzellikleriyle dolu bir yolculuğa çıkıyor. – MERSİN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Iğdır’ın Tuzluca ilçesine bağlı Canderviş köyünde bulunan Canderviş Jandarma Karakol Komutanlığı, 2013 yılında kapatılmıştı. Jandarma Komutanlığı karakolun yeniden açılması için çalışma başlattı. Eski hizmet binasında yapılan yenileme çalışmalarının ardından karakol yeniden faaliyete geçecek. Yenilenen karakol binası, bölgedeki güvenlik ve asayişin sağlanmasına katkıda bulunarak, vatandaşlara daha hızlı ve kesintisiz hizmet sunacak. Tuzluca Kaymakamı Abdüllatif Yılmaz da hizmete açılacak olan Canderviş Jandarma Karakol Komutanlığı inşaatında yapılan çalışmaları yakından takip ederek denetleme ve incelemelerde bulundu. – IĞDIR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CNN’den Dana Bash’ın sorularını yanıtlayan Kamala Harris, İsrail’e silah desteğinin durdurulması taleplerini reddederek, “güçlü bir İsrail’den yana olduğunu” ancak savaşın sona ermesini istediklerini söyledi.
Röportaj sırasında, siyasi çizgisindeki değişimlerle ilgili eleştirilere yanıt veren Harris, “Politik perspektifimin en önemli kısmı, değerlerimin değişmemesi” dedi.
Biden yönetiminin “pandemi sonrası ekonomiyi toparlamakta başarılı olduğunu” savunan Harris, ABD sınırlarından yasa dışı geçişlerin de azaltıldığını dile getirdi.
Beyaz Saray’ın ekonomi politikalarını “başarı” olarak tanımlayan Harris, işsizlik verilerinde de düzelme olduğunu söyleyerek, “Bu iyi bir iş. Yapılacak daha çok şey var” dedi.
Harris, merakla beklenen ilk röportajına, başkan yardımcısı adayı Minnesota Valisi Tim Walz ile birlikte çıktı.
Donald Trump ise Harris’in röportajını “canlı yayınlanmadığı” gerekçesiyle topa tuttu.
‘İsrail ile Hamas anlaşmaya varmalı’
Harris, başkan olarak seçilmesi durumunda Gazze’deki savaşla ilgili nasıl bir tutum belirleyeceğinin sorulması üzerine, Beyaz Saray’ın pozisyonunun değişmeyeceğini kaydetti.
Harris, İsrail ve Hamas’ın “anlaşmaya varması” gerektiğini, Filistinlilerin de İsrail’e komşu olarak kendi ülkelerine sahip olmayı hak ettiklerini dile getirdi.
Savaşın bitmesi gerektiğini söyleyen Harris, İsrailli esirlerin serbest kalması hedefini yineledi.
ABD Başkanı Joe Biden’ın İsrail’e desteğinin kendi döneminde de süreceğini söyleyen Kamala Harris, İsrail’in silahlandırılmasına karşı protestoları ve talepleri reddederek, “güçlü bir İsrail’den yana olduğunu” ancak Gazze’de anlaşmaya mutlaka ulaşılması gerektiğini söyledi.
Göç politikaları neden değişti?
Harris’in politika değiştirmekle eleştirildiği konulardan birisi sınır ve göçmen politikalarıydı.
Kamala Harris konuyla ilgili olarak, siyaseti değişse de “değerlerinin değişmediği” tezini yineledi.
2020’deki başkan adaylığı çalışmaları sırasında daha “yumuşak” bir göç politikasını benimseyen Harris, göçmen gözaltı merkezlerinin kapatılmasını ve yasa dışı geçişlerin suç olmaktan çıkarılmasını savunmuştu.
Bu yılın başından itibaren ise Harris, partiler üstü katı bir sınır güvenliği tasarısına destek verdi ve “eğer seçilirse bunu yürürlüğe sokacağını” vadetti.
Harris röportajda, “Sınırlarımızı yasa dışı geçen kişilerle ilgili kanunlarımız var ve bunların uygulanması gerekiyor. Aksi takdirde bunun bir sonucu olacaktır” dedi.
Değişen göç politikasıyla ilgili Harris CNN röportajında şunları söyledi:
“Ülkeyi başkan yardımcısı olarak gezdiğimde bir mutabakat oluşturmanın ve sorunları çözebileceğimiz bir ortak pozisyon bulabilmenin önemli olduğuna inandım.”
Harris, “tüm Amerikalıların başkanı olma” sözünü karşılayacağını, kabinede bir Cumhuriyetçi’ye de yer vereceğini dile getirdi:
“Bence en önemli kararlar verilirken farklı görüşlerdeki insanların aynı masada oturması önemli.”
Trump: Bu bir röportaj bile değildi
Harris, canlı yayında bir röportaj vermemiş olması dolayısıyla Cumhuriyetçilerin bir süredir eleştirileriyle karşılaşıyordu. Harris, yaklaşık üç hafta önce, Ağustos bitmeden bir röportaj vereceğini söylemişti.
Ancak Harris’in CNN’deki röportajının canlı yayınlanmaması, Cumhuriyetçilerin bir kez daha eleştirilerine konu oldu.
Eski ABD Başkanı ve Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayı Donald Trump, “Neden canlı yayınlanmadı?” diye sordu ve şunları söyledi:
“Bu canlı röportaj değildi. Bu kayda alınan, editlenen ve öyle yayınlanan bir röportajdı. Yani bu bir röportaj bile değildi.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alınan bilgiye göre, özel bir firmaya ait olan ve Adana istikametine doğru ilerleyen V.E. idaresindeki 31 ATM 298 kupa plakalı ve tankerinde sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) yükü bulunan tır, seyir halinde iken iddiaya göre lastiğinin patlaması nedeniyle alt kısımdan yanmaya başladı. Durumu fark eden sürücü aracı güvenlik şeridinde durdurdu. İhbar üzerine olay yerine kısa sürede ulaşan itfaiye ekipleri, alevleri söndürdü. Otoyol, güvenlik nedeniyle Tarsus-Adana istikametine geçici olarak trafiğe tamamen kapatıldı.
Tankerde bulunan LNG yükünün başka bir araca aktarılması için çalışma başlatıldı. Yaralananın olmadığı olayda maddi hasar oluştu. – MERSİN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ESKİŞEHİR’de ters yöne giren sürücüsünün kullandığı otomobil, karşı yönden gelen otomobille kafa kafaya çarpıştı. Kazada yolculardan Mehmet Ali Kale (89) hayatını kaybederken, 1’i ağır 5 kişi yaralandı. Kaza anı, güvenlik kamerasına yansıdı.
Kaza, gece saatlerinde Odunpazarı ilçesi 71 Evler Mahallesi Candanel Sokak’ta meydana geldi. Sokağa ters yönden giren O.D. (64) yönetimindeki 43 PB 907 plakalı otomobille, karşı yönden gelen M.R.O. (44) yönetimindeki 26 GR 660 plakalı otomobille kafa kafaya çarpıştı. Kazayı görenlerin ihbarıyla bölgeye çok sayıda sağlık, polis ve itfaiye ekibi sevk edildi. Ekiplerce yapılan incelemede 43 PB 907 plakalı otomobilde yolcu olarak bulunan Mehmet Ali Kale’nin yaşamını yitirdiği belirlenirken, araçta sıkışarak ağır yaralanan sürücü O.D. ise itfaiye ekipleri tarafından bulunduğu yerden çıkarıldı. Kazada yaralanan O.D. ve araçtaki F.K. (44) ile diğer otomobildeki sürücü M.R.O., M.E.O (8), M.F.O. (8) sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılarak tedaviye alındı.
KAZA ANI KAMERADA
Kale’nin cenazesi savcılık ve polisin incelemesinin ardından Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nin morguna kaldırılırken, kaza anı ise çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.
Kazayla ilgili başlatılan soruşturma sürdürülüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kütahya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünce Zafer Haftası etkinlikleri kapsamında, Dumlupınar Şehitliği’nde gençler için kurulan çadır kampta düzenlenen söyleşiye, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak konuşmacı olarak katıldı.
Büyük Zafer’in tarihini anlatan Kızıltoprak, Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın, 26 Ağustos 1922’de Kocatepe’de “Büyük Taarruz” emrini vermesiyle sürecin başladığını anımsattı.
30 Ağustos’ta kazanılan zaferin gençlere sorumluluk yüklediğini kaydeden Kızıltoprak, Türkiye’nin geleceğinin gençlerin omuzlarında yükseleceğini ifade etti.
Kızıltoprak, söyleşinin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, 30 Ağustos Zaferi’nin, Türk milletinin tarihindeki en büyük zaferlerinden biri olduğunu belirtti.
30 Ağustos Zaferi’yle Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğunu dile getiren Kızıltoprak, şöyle konuştu:
“Cumhuriyetimizle gurur duyuyoruz. Bu uğurda emek veren herkesi şükranla yad ediyoruz. Ruhları şad olsun. Bugün Türk devleti dünya devletleri içinde çok iyi bir konumda. Bu cumhuriyetimiz sayesinde oldu. Milletimizin muasır medeniyetler zirvesine çıkma ideali devam ediyor. 21. yüzyılı Türk asrı yapmak için gençlerimiz büyük bir aşk ve şevkle çalışıyor. Bugün Türkiye Cumhuriyeti her alanda büyük ilerlemeler kaydetti. Bu bir bayram günüdür. Milletimizin Zafer Bayramını doyasıya kutlamasını temenni ediyorum.
Etkinliğe Dumlupınar Kaymakamı Büşra Güllü Özpınar ve Gençlik ve Spor İl Müdürü Bülent Küçük de katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, gece saatlerinde Odunpazarı İlçesi 71 Evler Mahallesi Candanel Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sokak üzerinde ters yönden gelen O.D.(64) idaresindeki 43 PB 907 plakalı otomobil ile M.R.O. idaresinde 26 GR 660 plakalı otomobil kafa kafaya çarpıştı. Meydana gelen trafik kazasında, her iki otomobilin sürücüsü ve araçlarda yolcu olarak bulunan Mehmet Ali Kale (89), M.E.O (8), M.F.O.(8) ve F.K. (84) yaralandı.
Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda ambulans ve polis ekibi sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından 89 yaşındaki Mehmet Ali Kale’nin olay yerinde hayatını kaybettiğini belirlenirken, yaralanan 5 kişi kentteki hastanelere sevk edildi.
Güvenlik kameralarına anbean yansıyan kazanın ardından Mehmet Ali Kale’nin cansız bedeni Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Morgu’na kaldırılırken, polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlattı. – ESKİŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>H.A. idaresindeki 26 AEE 820 plakalı otomobil, Sinop- Boyabat kara yolu Çulhalı köyü mevkisinde karşı yönden gelen A.Ç.’nin kullandığı 06 AGM 636 plakalı minibüsle çarpıştı.
Kazada, H.A ile aynı araçtaki A.Z. yaralandı.
Yaralılar sağlık ekiplerince Boyabat 75. Yıl Devlet Hastanesine kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANTALYA’da serinlemek için girdiği Köprüçay Irmağı’nda kaybolan Ahmet Yıldız (23), 12 gündür aranıyor. Köpek ve dronla 14 kilometrelik alanı tarayan ekipler, bir ize rastlamadı.
Manavgat ilçesinde 18 Ağustos’ta serinlemek için Köprüçay Irmağı’na giren Ahmet Yıldız, akıntıya kapılıp gözden kayboldu. Yıldız’ın bulunması için jandarma ve sağlık ekipleri, günlerdir hem çayda hem de çaya kurulan setlerde arama çalışması sürdürüyor. Karadan süren aramalara; Antalya İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı Jandarma Sualtı Arama Kurtarma Timi ve Side Sualtı Arama Kurtarma (SAK), jandarma komando timleri destek veriyor. Bölgede hassas burun köpeklerle 14 kilometrelik alan tarandı. Kanyonun iç kısımlarına kadar ilerleyen ekipler, herhangi bir ize rastlamadı. Erişimin zor olduğu yerler de dron ile tarandı. Yıldız’ı arama çalışmaları sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haftanın büyük bir bölümünü vatandaşlarla iç içe olarak geçiren Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, sık sık esnafla bir araya gelerek onların, talep ve önerilerini yerinde dinlemeye devam ediyor. Esnaf ziyaretleri esnasında 7’den 70 tüm vatandaşların büyük bir ilgisi ile karşılaşan Başkan Ertuğrul Çetin ve AK Parti Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız, esnafla ve vatandaşlarla bol bol sohbet ederek, talep ve isteklerini dinledi.
“Her fırsatta esnafımızla bir araya gelmeye özen ve gayret gösteriyoruz”
İlçenin her noktasında esnaf ve vatandaşlarla bir araya gelmeye büyük önem verdiklerini belirten Pursaklar Belediye Başkanı Çetin, “Her fırsatta esnafımızla bir araya gelmeye özen ve gayret gösteriyoruz. Yaptığımız hizmetleri, esnafımızın ve vatandaşlarımızın taleplerini göz önünde bulundurarak gerçekleştiriyoruz. Hemşehrilerimizin yapılan hizmetlerden memnuniyetini gördükçe mutlu oluyoruz. Daha modern ve güzel bir şehirde yaşamak adına ortak akıl anlayışıyla hareket ederek, ilçemize daha kaliteli hizmeti sunmak adına var gücümüzle çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MERSİN’de bir esnafın büfesinin önüne çizdiği seksek oyunu, bölgeden geçenlerden yoğun ilgi görüyor.
Merkez Toroslar ilçesi Osmaniye Mahallesi Gazi Mustafa Kemal Bulvarı’nda büfe sahibi Kahraman Baykal, iş yerinin önüne geleneksel seksek oyununu çizdi. Yere tebeşir ile birbirini izleyen kareler ya da daireler çizilmesi ve numaralandırılmasıyla oynanan bir sokak oyunu olan seksek oynayanlara çikolata ikram eden Baykal, onların neşelerine ortak oluyor. Seksek oynayanların kayıt altına alındığı güvenlik kamerası görüntüleri ise sosyal medyada beğeni topluyor.
Büfesinin önünden geçenlerin gününün güzel geçmesi için böyle bir yönteme başvurduğunu söyleyen Kahraman Baykal, “İnsanlar mutsuz bir şekilde buradan geçerken aklıma böyle bir fikir geldi. Kaldırıma çocukluğumuzda oynadığımız seksek oyunun çizdim. Büfenin önünden geçerken çizgileri görenler oyunu tamamlıyor. Yüzlerinde bir tebessüm oluşuyor. Onların mutluluğunu görüne ben de mutlu oluyorum” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Böcek, mesajında, Türk tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun temellerini atan Büyük Taarruz’un 102’nci yıl dönümünde 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutluyor olmanın gurur, coşku ve heyecanının yaşandığını belirtti.
Kurtuluş Savaşı’nın en önemli ve son safhalarını teşkil eden Büyük Taarruz’un Türk milletinin var olma savaşı olduğunu aktaran Böcek, bu savaş neticesinde bağımsızlığın en önemli adımının atıldığını ifade etti.
Dumlupınar’da 26 Ağustos 1922’de Gazi Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde başlatılan Büyük Taarruz’un büyük bir zaferle sonuçlandığını bildiren Böcek, şunları kaydetti:
“Atatürk’ün askeri ve siyasi dehasını bir kez daha tüm dünyaya gösteren bu büyük zafer, dört bir yanı işgal altındaki topraklardan bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan yolda tarihi bir dönüm noktası oldu. Bu büyük zafer, sadece silahlı bir mücadeleyi değil, aynı zamanda ulusal birlik ve beraberliği, Yüce Türk Milleti’nin vatan sevgisi ve özgürlük tutkusunun da simgesidir. 30 Ağustos ruhunu yaşatarak, ülkemizi daha da ileriye götürmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Zaferin kazanılmasında önemli rol oynayan cesaret, kararlılık ve milli birlik duygusunu gelecek kuşaklara coşkuyla aktarmaya devam ediyoruz.”
Böcek, Atatürk’ün açtığı yolda, onun ilke ve inkılaplarından ayrılmadan gençlerin geleceğe umutla baktığı, kadınların yüzünün güldüğü, vatandaşın mutlu ve huzurlu yaşadığı, daha aydınlık, özgür ve demokratik bir Türkiye için azim ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceklerini belirtti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye Belediyeler Birliğinin 28 Ağustos’taki encümen toplantısı için Adıyaman’da bulunan İmamoğlu, gazetecilere, kazaya ilişkin gelişmeleri takip ettiklerini söyledi.
Hayatını kaybeden vatandaşa Allah’tan rahmet dileyen İmamoğlu, şöyle konuştu:
“Trafik kazası yaşandı takip ediyoruz. Ne yazık ki hayatını kaybeden vatandaşımız var. İner inmez de gidip hastanede kontrollerini yapacağım. Görüntüler geldi bir sürücü hatasına benziyor. Konumlarına bakıyor arkadaşlarımız hızlıca tetkik edeceğiz. Başımız sağ olsun.”
Küçükçekmece’de iki metrobüsün çarpışması sonucu 1 kişi hayatını kaybetmiş, 2’si ağır 38 kişi yaralanmıştı. 2 metrobüs şoförü ile denetim amiri gözaltına alınmıştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçeye 25 kilometre uzaklıktaki Beşparmak Mahallesi’nde 2 bin 300 rakımlı dağın eteğinde yürütülen çalışmada, iş makineleriyle yol inşası ve zemin etütleri yapılıyor.
Jandarma ile güvenlik korucularının gece gündüz nöbet tuttuğu bölgede 100 personel, 30 iş makinesiyle sondajın yapılacağı alanı hazır hale getirmeye çalışıyor.
Yöre sakinleri de kasım ayına kadar petrol sondaj kulesinin kurulmasının planlandığı alandan gelecek müjdeli haberi bekliyor.
Çalışmaların yürütüldüğü alanda incelemelerde bulunan AK Parti Van MilletvekiliKayhan Türkmenoğlu ve Muradiye Kaymakamı Melih Aydoğan da Maden Teknik Arama Doğu Anadolu Bölge Müdürü Çetin Kartal ve İlçe Jandarma Komutanı Kıdemli Üsteğmen Nurullah Çatal ile firma yetkililerinden bilgi aldı.
“Bölgede petrolün olduğu bir gerçek”
Türkmenoğlu, AA muhabirine, bölgedeki yer altı kaynaklarının ekonomiye kazandırılmasını hedeflediklerini söyledi.
TPAO’nun Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün izniyle sondaj çalışması ruhsatını aldığını belirten Türkmenoğlu, şunları kaydetti:
“Bölgede hummalı bir çalışma yürütülüyor. Beton dökme, yol ve zemin çalışmaları yapıldı. 1800’lü yılların sonu ile 1900’lü yılların başında burada yaşayanların günde 2 bin litre petrol çıkardığını biliyoruz. Elimizde 1915’te buraya gelen Rusların, açtıkları kuyuda araçlarının yakıt ihtiyacını karşıladığına dair belgeler var. İlgili kurumlarımız bu belgeler ışığında çalışma başlattı. Bugün Gabar, Cudi ve Kato dağlarında petrol çıkarılıyor. Burada da ilk adımı attık. Kasım ayında buraya 200 tonluk bir kule dikilecek ve yerin 1500 metre derinliğine kadar inilecek.”
Bölgeden müjdeli bir haber vermeyi amaçladıklarını dile getiren Türkmenoğlu, “Petrol arama, çıkarma heyecanını tüm vatandaşlarımız yaşıyor. Bölgede petrolün olduğu bir gerçek. Çalışmalarımızı daha derinlere inerek sürdüreceğiz. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımızın doğal gaz, enerji ve petrol alanında önemli çalışmaları var.” dedi.
“Bölgemiz için çok önemli bir gelişme”
Kaymakam Aydoğan ise TPAO’nun bölgede yürüttüğü çalışmalardan memnuniyet duyduklarını dile getirdi.
Vatandaşların gelişmeleri heyecanla takip ettiğini bildiren Aydoğan, “Petrol arama çalışmaları başladı. Bölgemiz için çok önemli bir gelişme. Çalışmaların güvenli bir şekilde yapılması için jandarmamız, güvenlik korucularımız sürekli nöbet tutuyor. Geçmişte bu bölgeler terörle anılıyordu. Güvenlik güçlerimizin başarılı operasyonları sayesinde terörden temizlenen bölgelerimizde huzur hakim. Petrol arama çalışması güvenli bir ortamda devam ediyor. Valiliğimiz ve kaymakamlığımız çalışmalara destek veriyor.” ifadelerini kullandı.
“Hepimizin gözü burada”
Başparmak Mahallesi’nde yaşayan 6 çocuk babası Enver Kapıcı da yürütülen çalışmaların mutluluk verici olduğunu ifade ederek, “Hepimizin gözü burada. Petrolün bulunmasıyla iş sahaları açılacak. Gençlerimize bu sayede iş imkanı sağlanacak. Evlatlarımızın batıya gitmesine gerek kalmayacak. Çok mutluyuz. Ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
???????Bakanlık kaynakları, basın bilgilendirme toplantısı sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Son dönemde bazı haberlerde, “S-400 Hava Savunma Sistemi’nin kullanılmaması şartıyla F-35 satışının gerçekleşebileceğine” ilişkin iddialara cevap veren kaynaklar, “Ülkemizin hava savunma ihtiyacına yönelik sistem gereksinimi devam etmektedir. Bu kapsamda S-400 Hava Savunma Sistemi Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterinde bulunmaktadır. Mevcut durumda bu konuyla ilgili yeni bir gelişme bulunmamaktadır.” değerlendirmesini yaptı.
ABD Donanması ile geçiş eğitimi
Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, TCG Anadolu ve TCG Gökova’nın ABD Donanmasına ait USS Wasp gemisiyle gerçekleştirdiği eğitimlerin bazı basın organları tarafından “İsrail’e destek” gibi haberleştirilmesine ilişkin sorulara şu yanıtı verdi:
“TCG Anadolu ve TCG Gökova ABD Donanma unsurları USS Wasp ve USS Oak Hill ile 13-17 Ağustos’ta Akdeniz’de geçiş eğitimleri icra etmiştir. Geçiş eğitimleri bölgemizde bulunan dost ve müttefik ülke unsurları ile ortak çalışabilirliğin artırılması maksadıyla yapılan fırsat eğitimleridir ve diğer dost-müttefik ülke gemileriyle de yapılmaktadır. Bunlar rutin ve kapsamı itibarıyla kısıtlı eğitimlerdir. Yani tatbikat değildir, iddia edildiği gibi bir yıl önceden planlanmamıştır. Tatbikat ile geçiş eğitimi arasında çok büyük fark vardır. Tatbikatlar belli bir senaryo çerçevesinde icra edilen çok sayıda ve çeşitli unsurun katıldığı faaliyetlerdir ve amacı vardır. Geçiş eğitimleri ise sadece gemilerin orada bulunmasından fırsatla ortaya çıkan sadece usullerin denendiği, ortak çalışabilirlik ve dostluğu geliştirmek dışında farklı bir amacı olmayan eğitimlerdir. Bu eğitimlere farklı anlamlar yüklemek yanlıştır. İcra edilen benzer diğer birçok rutin faaliyette de olduğu gibi, ABD tarafının da paylaşacağı dikkate alınarak, bu faaliyet ile ilgili bir paylaşım yapılmamış, faaliyet üzerinden bir mesaj verme ihtiyacı da duyulmamıştır. Ne İsrail’e faydası ne de Filistin’e zararı olan bu eğitim faaliyetini kapsam ve bağlamından koparıp farklı yerlere çekmek doğru değildir. Daha önce defalarca ifade edildiği gibi Türkiye Cumhuriyeti’nin Filistin halkının zararına o olacak herhangi bir faaliyetin içerisinde olması mümkün değildir.”
Suriye ile ikili ilişkiler
Bakanlık kaynakları, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed’in son yaptığı açıklamalara ilişkin sorular üzerine şunları anlattı:
“Türkiye’nin Suriye’deki mevcudiyeti, Suriye topraklarının bölünmesine ve orada bir terör koridorunun oluşturulmasına engel olmaktadır. Türkiye olarak, istikrarsızlıklarla uğraşan ve terör örgütlerinin cirit attığı değil demokratik ve müreffeh bir Suriye görmek istiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız görüşme ve diyalog konusunda her düzeyde hazır olduğumuzu bizzat ifade ettiler. Sayın Bakanımızın Suriye ile görüşme konusunda daha önce yapmış olduğu açıklamanın etki bulduğu anlaşılıyor. Bizim Suriye konusunda duruşumuz nettir.”
Katar-Türk Müşterek Kuvvet Komutanlığının bünyesinde Deniz ve Hava Unsur Komutanlığı teşkil edilmesine yönelik sorulara yanıt veren kaynaklar, Katar’da daimi konuşlanmaya olanak sağlayan, “Türkiye Cumhuriyeti ile Katar Devleti Arasında Askeri Eğitim, Savunma Sanayi ile Katar Topraklarında TSK’nın Konuşlandırılması Konusunda İşbirliği Anlaşması”nın 15 Haziran 2015’te yürürlüğe girdiğini hatırlattı.
Bu kapsamda, Katar Türk Müşterek Kuvvet Komutanlığına deniz ve hava unsurlarının da dahil edilmesi kararından sonra 6 adet F-16 uçak ve görevli personelin Katar’a intikalinin 5 Ağustos’ta tamamlandığını bildiren kaynaklar, “Bahse konu filomuz Katar’da askeri eğitim, yardım ve danışmanlık, bilgi ve tecrübe paylaşımı alanında faaliyet yürütecektir. Ayrıca Deniz Unsur Komutanlığında görev yapacak TCG Kuşadası ve TCG Kumkale isimli gemilerimiz Katar’a intikal ettirilmektedir.” diye konuştu.
(Bitti)
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ile Asayiş Şubesi ekipleri, Atakum ilçesinde şüphe üzerine bir kişiyi durdurdu.
Şüphelinin üzerinde ve yanında bulunan alet çantasında arama yapan ekipler, sağlıksız ortamda muhafaza edilerek yetkisiz kullanıldığı anlaşılan çok sayıda ilaç ve tıbbi malzeme ele geçirdi.
Gözaltına alınan şüpheli hakkında, “İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanununa muhalefet” suçundan adli işlem başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GEÇTİĞİMİZ yıl uluslararası iş ortakları ile Ar-Ge üssünde yaptığı geliştirmelerle tamamen yapay zeka destekli platforma dönüşen Doping Hafıza, yeni nesil öğrenme araçları ve uygulamalarıyla öğrenme dünyasını yeniden tasarlıyor. Platform, öğrencilerin sınav süreçlerinde ve okul rutinlerinde öğrenme deneyimini zenginleştirmek amacıyla hayata geçirdiği yeni ürünlerini düzenlediği bir lansmanla duyurdu. 2024 projelerinin, ‘Doping Hafıza Hayallerinde Seninle’ mottosuyla oluşturulduğunun altı çizilen lansmanda, 21’inci yüzyıla ayak uydurmak hedefiyle yapay zeka ile oluşturulan ‘DopiAI Öğrenme Arkadaşı’ davetlilere tanıtıldı. Doping Hafıza CEO’su Mert Kalkavan, “Hayatta tek doğru şık olmadığı gibi eğitimde de tek bir doğrunun olmadığına inanıyoruz. Burada önemli olan gençlerimizin hayaller kurmasına vesile olmak ve bu hayalleri gerçekleştirmesinde onlara destek olabilmek” dedi.
Doping hafızanın yeni ürün lansmanı İstanbul’da, Doping Hafıza CEO’su Mert Kalkavan, Dijital Ürün Yöneticisi Emre Kılavuz, İçerik Koordinatörü Gözde Modan, İnovasyon Direktörü Tuğrul Bayındırlı ve aralarında Aslıhan Doğan Turan, Demet Şener ve Nur Tuğba Namlı’nın da olduğu çok sayıda davetlinin katıldığı bir etkinlikle gerçekleşti. YKS (Yükseköğretim Kurumları Sınavı), LGS (Lise giriş sınavı), KPSS, ALES, DGS ve diğer sınavlara hazırlanan öğrencilerin tercih ettiği platform, bünyesinde oyunlaştırılmış öğrenme, video anlatımlar ve özetler, interaktif sorular, kişiselleştirilmiş ders çalışma programı, uzman koçluk ve geniş içerik kütüphanesi gibi içerik ve hizmetleri barındırıyor. Bu yıl diğer yıllardan farklı olarak 1,2 ve 3’üncü sınıflar için oluşturulan ve tanıtılan ‘Merak et, Keşfet, Oyna ve Öğren’ kategorileri ile oluşturulan yeni modüllerin tanıtıldığı lansmanda yapay zeka ile oluşturulan ‘DopiAI Öğrenme Arkadaşı’ davetlilerle buluştu.
‘ÖNEMLİ OLAN GENÇLERİMİZİN HAYALLER KURMASINA VESİLE OLMAK’
Doping Hafıza CEO’su Emre Kalkavan tanıtılan yeni ürünleri oluştururken hangi amaçlarla yola çıktıklarından bahsetti. Kalkavan, “Hayatta tek doğru şık olmadığı gibi eğitimde de tek bir doğrunun olmadığına inanıyoruz. Burada önemli olan gençlerimizin hayaller kurmasına vesile olmak ve bu hayalleri gerçekleştirmesinde onlara destek olabilmek. O yüzden bu seneki sloganımız ‘Doping Hafıza Hayallerinde Seninle” diye konuştu.
ÜÇ SAÇ AYAĞI VAR
Dijital öğrenme platformunu bu yıl ara sınıflar ve ilkokullarda da hayata geçirdiklerini aktaran Kalkavan, yeni ürünlerinde 21’inci yüzyıl becerilerini ne denli önemsediklerini aktardı. Kalkavan şöyle konuştu:
“Doping Hafıza olarak halihazırda 4’üncü sınıftan 12’nci sınıfa kadar hizmet vermekteydik. Bu sene de 1-2 ve 3’üncü sınıflara dair ürünümüzü bugün lanse ediyoruz. Burada yeni ürünler geliştirirken bizim için önemli olan bir şey oradaki yaş grubunun ihtiyacını doğru anlayabilmek. Akademik başarı tabii ki önemli ama onun ötesinde bu dönem aynı zamanda bazı 21’inci Yüzyıl becerilerini de edinmeye başlamanız gereken bir alan. Bu anlamda kodlama geliştirme gibi 21’inci Yüzyıl becerilerini aşılıyoruz. Bunun da ötesinde birebir koçluk gibi bir hizmetle belli periyotlarla velilerimiz, öğrencilerimiz uzman koçlarla görüşebiliyor. Branş uzmanlarından ödev veya ders desteği de alabiliyor.
“Geleceğe güvenle bakan bireyler yetiştirmek için eleştirel düşünme, kodsuz uygulama geliştirme gibi 21’inci yüzyıl becerileri de belki bir ders kadar önemli veya sosyal öğrenci toplulukları, birebir koçluk, rehberlik almak, sosyal-duygusal anlamda kendini geliştirebilmek de sınavlarda yazılılardaki başarılarınız kadar önemli. Bu ilkokul-ortaokul ürünlerimizde de bunları daha iyi başarmaya çalışıyoruz. Biz buna ‘Doping Hafıza Bütünsel Öğrenme Modeli’ diyoruz ve bunun ‘Akademik Başarı’, ‘Sosyal-Duygusal Gelişim’ ve 21. Yüzyıl Becerileri olmak üzere üç saç ayağı var. Bu akışa ek olarak farklı bir akışa sahip olan bir dersimiz var, o da İngilizce. İngilizce dersimizde Oxford içeriklerine ve etkinliklerine bolca yer veriyoruz. Kullandığımız ana kaynak, Oxford kitapları.
“Doping Hafıza’nın ilkokul eğitim paketleri, 1’inci sınıftan 3’üncü sınıfa kadar olan öğrenciler için kapsamlı ve zengin içerikler sunuyor. Her sınıf seviyesinde tüm okul derslerini kapsayan binlerce etkileşimli içerik, Kral Şakir okuma kitapları, Oxford İngilizce içerikleri, MIT Scratch kodlama dersi, bire bir özel dersler ve rehberlik uzmanlarıyla düzenli bire bir veli toplantıları gibi çeşitli eğitim materyalleri bulunuyor. Ayrıca, yapay zeka koçu Dopi ve velilere özel takip uygulaması ile kullanıcıların ve velilerin eğitim süreci boyunca etkin bir şekilde desteklenmesi hedefleniyor. Bu paketler, kullanıcıların sağlam temeller atmasını ve eğlenerek öğrenmesini sağlamak üzere tasarlandı.”
YAPAY ZEKA DERS KOÇU DOPİAI
Kalkavan yeni tanıtılan ürünlerindeki yapay zeka ders koçundan da bahsetti:
“Ürünlerimizde kullanıcılarımızı 7gün 24 saat takip eden, onlarla iletişimde kalan ve onlarla empati kuran ‘Dopi’ adında bir yapay zeka ders koçumuz var. Dopi sizin sistemdeki ilerlemenizi takip edip size gerektiği zaman farklı metodolojilerle aynı konuları pekiştirecek şekilde anlatabiliyor. Bir nevi gerçek bir özel öğretmen deneyimini düşünün oradaki farklı unsurları mimiklemeye çalışıyor.”
‘AMACIMIZ TAMAMEN DUYGULARIYLA BİR İNSANI REPLİKA ETMEK DEĞİL’
Kalkavan yapay zeka kullanma sebeplerini de anlattı. Amaçlarının insanı taklit etmek olmadığını söyleyen Kalkavan, “Bizim amacımız bununla tamamen duygularıyla bir insanı replika etmek değil. Özel öğretmen birebir ders için en verimli eğitim yöntemlerinden biridir ama bunu yapacak kaynak ve ekonomik imkan her yerde, herkeste bulunmayabiliyor. Eğer yapay zeka bize bu anlamda bir kaldıraç sağlayacaksa özellikle bizim gibi ülkeler için çok anlamlı bir fayda” ifadelerini kullandı.
BİRİNCİ SINIF ÜRÜNLERİ 1 AY İÇİNDE KULLANICILARLA BULUŞUYOR
Kalkavan kullanıcıların ürünlerle ne zaman buluşacağını da akardı:
“İkinci, üçüncü sınıf ürünlerimiz şu an halihazırda kullanıcılarımızla buluştu. Birinci sınıf ürünümüz de önümüzdeki bir ay içerisinde kullanıcılarla buluşuyor olacak. DopiAI ürünümüz de öncelikle yurt dışında İngilizce konuşulan pazarlarda, sonra İspanyolca, Portekizce konuşulan pazarlar ve Türkiye’de de yayına girecek.
‘FIRSAT EŞİTLİĞİNİ YARATMAK AKADEMİK BAŞARI KADAR ÖNEMLİ’
Doping Hafıza’nın akademik başarının yanında fırsat eşitliği yaratmak için de hizmet ediyor olduğunu söyleyen Kalkavan, “Bu sene de diğer senelerde olduğu gibi çok başarılı öğrencilerimiz var. Bizim için bir o kadar önemli olan şeyse geçtiğimiz sene derecesi 400 bin, 500 binlerde olup bunu bu sene 5 bin, 10 binlere çekenler ve bunun da ötesinde yarattığımız fırsat eşitliği. Şu an bizim platformumuzda 81 ilden bine yakın ilçeden her sosyo-ekonomik gruptan kullanıcı öğrenci aynı imkanlardan faydalanıyor. Eğlenerek öğreniyor. Bunun içerisinde örnek vermek gerekirse bulunduğu köyde belli branşlarda öğretmen olmayan öğrencimiz de var, istediği her imkanı erişimi çok kolay olan belki Türkiye’nin bazı en varlıklı ailelerinin çocukları da var. Amacımız 14 yıldır en ideal, en bütünsel öğrenme deneyimini maddi ve coğrafi olarak daha erişilebilir kılmak. O yüzden akademik başarı önemli, ama onun yanında o fırsat eşitliğini yaratmak da en az onun kadar önemli” dedi.
Davetliler arasında olan Nur Tuğba Namlı da uygulamayı 1 yıldır kullandığını ve çok memnun olduklarını belirtti. Namlı, “3 çocuğum var. Artık Arden 8 yaşına geldi ve teknoloji ile çok iç içe. Dolayısıyla onun kullanmasını desteklediğim projelerden biri. Geçen sene tanıma fırsatı buldum. 1 senedir de hayatımızın önemli bir yerinde devam ediyoruz” diye konuştu.
Aslıhan Doğan Turan ise çocuklarda zaman zaman motivasyon kayıpları olabildiğini ve ailenin de interaktif bir şekilde dahil edildiği bu uygulamanın ona heyecan verdiğini aktardı. Turan, “Ders çalışmanın keyifli bir ortamda olması, çocukları ders çalışmaya motive edecek şeylerin olması ve cezbedici olması bence çok önemli bir şey. Doping Hafıza da gördüğüm kadarıyla bunu çok güzel bir şekilde yapmış. Aynı zamanda çocuğu mutlu ederken veliyi de mutlu edecek bir iletişim şekli kurmuşlar. Rehberlik ve eğitmenlerle toplantı gördüm veli toplantısı şeklinde. Bunları böyle bilgisayardan online yapabilmek çok muhteşem. Her yönüyle çok memnun kaldım” İfadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından yeni ürünlerden ilkokul için tasarlanan dijital içerik tanıtımı yapıldı. Dijital Ürün Yöneticisi Emre Kılavuz, İçerik Koordinatörü Gözde Modan ve İnovasyon Direktörü Tuğrul Bayındırlı yeni ürünlerle ilgili sunumlar gerçekleştirdi. Lansman sonunda davetliler ve çocuklar deneyim alanlarında yeni ürünleri keşfetme ve deneyimleme fırsatı buldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediyeden yapılan açıklamaya göre, genç KAYMEK tesislerinde çocuklara yönelik drone eğitimi düzenlendi.
Uzman eğitmenlerce, güvenlik önlemleri alınarak düzenlenen eğitimlerde çocuklara İHA hakkında teorik ve pratik eğitim verildi.
Çağın teknolojik gelişmelerinden çocukların uzak kalmamasını hedefleyen KAYMEK, İnsansız Hava Aracı eğitimi ve zengin içerikli diğer eğitimleri ile çocukların her alanda gelişimine destek olmayı sürdürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Koç Üniversitesi Tıp Fakültesini kazanan Erbaş, lise yıllarında kimya alanına ilgi duymaya başladı.
Danışman öğretmenlerinin desteğiyle girdiği Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Bilim Olimpiyatları 1. aşama sınavında başarılı olan Erbaş, kurum bünyesindeki eğitim kamplarına katıldı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile TÜBİTAK’ın desteklediği kamp kapsamında, akademisyenlerden eğitim alan Erbaş, TÜBİTAK Bilim Olimpiyatları 2. aşama sınavındaki başarısıyla Türkiye’yi kimya alanında temsil etmek üzere milli takıma girdi.
Riyad’da 21-30 Temmuz’da düzenlenen etkinlikte Türkiye’yi temsilen milli takımda yer alan Kadir Kaan Erbaş ve Macit Arda Aydın gümüş, Kemal Özkırşehirli ve Mehmet Can Sankır bronz madalya kazandı.
Uluslararası etkinlikte madalya kazanmanın gururunu yaşayan Erbaş, ileride öncü çalışmalar yaparak bilime hizmet etmek istiyor.
“Kimya alanında daha büyük şeyler yapabileceğimi göstermiş oluyorum”
Kadir Kaan Erbaş, AA muhabirine, kimya alanında yoğun ve aralıksız çalışmalar sonucu başarı elde ettiğini söyledi.
Erbaş, bunu, ileride bu alanda potansiyel başarıların anahtarı olarak gördüğünü kaydetti.
Kazandığı madalyanın dünyada geçerliliği olduğunu aktaran Erbaş, “Bunun haricinde de ben kimyada büyük bir başarı aldığımı belgelemiş oluyorum. İleride de kimya alanında daha büyük şeyler yapabileceğimi göstermiş oluyorum.” dedi.
Erbaş, uluslararası alanda madalya kazanmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, bunun, kendisini hedeflerine bir adım daha yaklaştırdığını ifade etti.
“Bakanımızın sosyal medyada paylaşımından mutlu oldum”
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın sosyal medya hesabından yaptığı tebrik paylaşımına değinen Erbaş, “Çok mutlu oldum. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile o dönem TÜBİTAK Başkanı olan Prof. Dr. Hasan Mandal da bu olimpiyatları sürekli destekliyorlar. Kimyada madalya almış lise öğrencileri ileride çok daha iyi yerlere gelecek. Eminim TÜBİTAK da bunun farkında.” diye konuştu.
Erbaş, kendisini uzun soluklu bir eğitim sürecinin beklediğini anlatarak, şu ifadeleri kullandı:
“Bu süreçte bir yandan kimya alanında olabilir, tıp alanında olabilir, moleküler biyoloji alanında olabilir araştırmalarımı sürdürmek istiyorum. Daha sonrasında da eğitimimi nerede tamamlarsam tamamlayayım Türkiye’ye dönmek istiyorum. Büyüdüğüm topraklara aldığım eğitimin meyvelerini vermek istiyorum. İleride bir gün doktor olursam öncü çalışmalarla daha yapılmamış tedavileri bulmak ve bunun, büyüdüğüm toprakların insanlarına fayda sağlamasını istiyorum. Şu anki yetişmişliğimin üstüne bir şeyler koymak ve sonrasında bunu insanlara hizmet olarak sunmak istiyorum.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>INVAMED Sağlık Üretim Kampüsü, bugün önemli bir ziyarete ev sahipliği yaptı. KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, INVAMED’in sağlık teknolojileri alanındaki üretim süreçlerini yerinde inceledi. Ziyaret sırasında, INVAMED’in Kurumsal İlişkilerden Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Ahmet Çotuk, İbrahimcioğlu’na eşlik etti ve tesislerde üretilen ürünler hakkında detaylı bilgi verdi.
” Türkiye’yi sağlık teknolojilerinde küresel bir oyuncu yapmayı hedefliyoruz”
Çotuk, ziyaret sırasında yaptığı açıklamada, INVAMED’in sağlık teknolojilerinde yenilikçi çözümler sunma misyonunu vurguladı. Çotuk, “INVAMED olarak, sadece Türkiye’nin değil, dünyanın ihtiyaç duyduğu yenilikçi tıbbi çözümleri geliştirmek için çalışıyoruz. Üretim kampüsümüzde ürettiğimiz cihazlar, hastaların yaşam kalitesini artırmayı ve sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırmayı hedefliyor. Türkiye’yi sağlık teknolojileri alanında küresel bir oyuncu yapmayı amaçlıyoruz” dedi.
“Teknoloji ve inovasyon, sağlık sektöründe dönüşümün anahtarıdır”
KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu ise ziyaret sırasında yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin sağlık sektöründe teknolojiye dayalı büyüme stratejisine vurgu yaptı. İbrahimcioğlu, “Türkiye’nin sağlık sektörü, teknoloji ve inovasyonun itici gücüyle büyük bir dönüşüm yaşıyor. INVAMED gibi yenilikçi üreticilerimiz, bu dönüşümün öncüleridir. KOSGEB olarak, bu tür yatırımları destekleyerek ülkemizin küresel sağlık pazarında daha güçlü bir yer edinmesini sağlıyoruz. Bu kampüste gördüğüm üretim teknolojileri ve inovatif ürünler, Türkiye’nin bu alandaki iddiasını açıkça ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kentte 20 Ağustos’ta Bayraklı ilçesi Turan mevkisi sahiline ölü balıkların vurması ve kötü koku sorununun ortaya çıkması sonrası kirlilik kaynağının tespiti ve önüne geçilmesi için çalışmalar devam ediyor.
Bu kapsamda DEÜ Deniz Bilimleri ve Teknoloji Enstitüsünden 12 bilim insanı, deniz araştırmaları için inşa edilen ve 1978’den bu yana hizmet veren Koca Piri Reis gemisiyle körfeze açıldı.
Akademisyenler dün belirledikleri 11 noktadan numuneler alarak laboratuvarda incelemelere başladı.
Deniz Bilimleri ve Teknoloji Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Nil Kula, AA muhabirine, uzun yıllardır İzmir Körfezi’nin belirli aralıklarla izlenmesi ve değerlendirilmesiyle ilgili proje yürüttüklerini belirtti.
Bunun yanı sıra deniz kimyası, deniz biyolojisi, deniz jeofiziği ve kıyı yapılarıyla ilgili ulusal ve uluslararası projeler sayesinde İzmir Körfezi’ni çok iyi bildiklerini aktaran Kula, son zamanlarda kamuoyuna yansıyan balık ölümleri ve alg patlamalarıyla ilgili de çalışma yapmaya karar verdiklerini anlattı.
Bu araştırmayı bir sosyal sorumluluk projesi olarak öz kaynaklarıyla gerçekleştirdiklerini, 12 kişilik gönüllü ekiple göreve başladıklarını anlatan Kula, su ve sediman örnekleri aldıklarını, laboratuvar ölçümlerinin ardından bilimsel verilere ulaşmayı öngördüklerini aktardı.
Bilgi kirliliğiyle de mücadele
İzmir Körfezi’nde deniz kirliliğinin yanı sıra bilgi kirliliğiyle de mücadele ettiklerini dile getiren Kula, şöyle devam etti:
“Çünkü her anlamda alanında uzman hocalarımız, akademisyenler, değerli kamu kurum, kuruluş temsilcileri belirli bir nedeni işaret ediyorlar ve bunların hepsi de aslında bir etken olabilir. ya da çok farklı bir etken karşımıza çıkabilir. Dolayısıyla biz gerçekten bu balık ölümlerine ve alg patlamalarının nedeninin ne olduğunu tespit edebilmek amacıyla bilimsel verileri kullanmanın daha sağlıklı olduğunu düşünüyoruz. Tahlil, ön inceleme sonuçlarımız muhtemelen birkaç hafta içerisinde çıkacak. Onu da her daim icrai motivasyona sahip olan kamu kurum ve kuruluşlarımızla paylaşmak istiyoruz ki bir şeyler yapabilelim İzmir Körfezi için.”
Oksijen değerleri kritik seviyede
Projede yer alan Dr. Öğretim Üyesi Hakan Alyürük de dün İzmir Körfezi’nde fiziksel ve kimyasal ölçümler yaptıklarını, deniz suyu sıcaklığını 28 derece, iletkenliği ise binde 39 ve üstü olduğunu gördüklerini, bunların körfez içinde görülebilen değerler olduğunu kaydetti.
Oksijen değerlerini ise litrede 4-5 miligram ölçtüklerine işaret eden Alyürük, “Çok fazla alışık olmadığımız değerler. İzmir Körfezi’nde 2005 öncesi dönemde litrede 5 miligramın altı, bazı istasyonlarda, bazı durumlarda görülebiliyordu. Dünse 4 ve 5 miligram altını tüm istasyonlarda gözlemledik. Bu tabii olumsuz bir tablo gösteriyor. 2005-2015 arası yaz dönemlerinde litrede 6, 7, 8 miligram gibi değerleri gözlemliyorduk. Dolayısıyla oksijen konusunda olumsuz bir tablo var. Buna sebep olan süreçleri araştırıyoruz. Örneklerimizi aldık. Laboratuvarımızda da analizler gerçekleştireceğiz. Besin elementi analizleri yapıyoruz. Fitoplaktonun aşırı artışına sebep olabilecek diğer bazı ileri araştırmaları yapacağız.”
“Sirkülasyonun hızlanmasıyla dağılacağını düşünüyoruz”
Öğretim Görevlisi Dr. Janset Kayaalp ise İzmir Körfezi’ndeki renk değişiminin alg patlamasından kaynaklandığını ifade etti.
Yıllardır körfezde küçük çaplı balık ölümü olayları, oksijen düşmesi, sıcaklığın artması gibi olaylar yaşandığını hatırlatan Kayaalp, şu bilgileri verdi:
“Bu sefer daha akut bir problemle karşı karşıyayız. Yazın tabii ki sirkülasyon zayıflıyor. Sirkülasyonun artışıyla beraber hızla elimine olacağını da düşünüyoruz. Fakat İzmir’in en iç kesimlerinde maalesef oksijen 1’in de altına düştüğü için bu koku problemini yaşıyoruz. Çünkü orada bakteriler çalışıyor ve o kokuyu yaratıyorlar şu anda. Hızlı bir esinti ve sirkülasyonun hızlanmasıyla beraber hızla dağılacağını düşünüyoruz. Ama biz bundan sonra şimdi topladığımız örneklerde neyin tetiklemiş olabileceğine dair kimyasal analizlerimizi gerçekleştireceğiz ve biyolojik analizlerimizle de daha derin bir analiz yapmaya çalışacağız.”
Projede Prof. Dr. Şengül Beşiktepe, Doç. Dr. Banu Bitlis Yiğit, Doç. Dr. Canan Eronat, Dr. Tarık İlhan, Dr. Öğretim Üyesi Nuran Özlem Yıldız, Dr. Burcu Omuzbüken, Dr. Mustafa Bilgin, öğrenciler Ahmetcan İmbatesen, Ceren Bozdağ ve Müjdat Aydın da yer alıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, Türkiye’nin Oscar adayını, “Türkiye’nin ‘En İyi Uluslararası Film Oscar’ adayı Zeki Demirkubuz’un yönetmenliğini yaptığı Hayat adlı filmi oldu. Bakanlığımızca da desteklenen filmimize Oscar yolculuğunda başarılar dileriz.” şeklindeki açıklamayla duyurdu.
Zeki Demirkubuz
FİLM HAKKINDA
Zeki Demirkubuz’un yönetmenliğini yaptığı filmin başrollerinde Miray Daner ve Burak Dakak yer alıyor. Filmde, babasının zoruyla nişanlanmak zorunda kalan Hicran evden kaçar. Hicran’ın zaten onu istemediğini düşünen Rıza, bu durumu önceleri pek umursamasa da durum giderek zoruna gitmeye başlar ve Hicran’la yüzleşmeye karar verir. Sadece bir kere gördüğü nişanlısının peşinden İstanbul’a gidip uzun sürecek büyük bir arayışa başlar.
Filmin kadrosunda Cem Davran, Umut Kurt, Melis Birkan, Osman Alkaş, Ozan Dağara, Doğu Demirkol, Kayhan Açıkgöz, Muttalip Müjdeci, Seyit Nizam Yılmaz, Berfun Başel, Hande Özen, Özlem Türkad ve Caner Cindoruk bulunuyor.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yükseköğretim Kurulundan (YÖK) yapılan açıklamaya göre, Hasan Kalyoncu Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü üçüncü sınıf öğrencisi Mert Can Altun, sosyal medyada izlediği bir video sayesinde tanıştığı yapay zeka teknolojisiyle içerik üretmeye devam ediyor.
Yüzde 90 engelli olmasına rağmen sağlanan destek ve imkanlarla çalışmalarını yapan Altun, yapay zeka kullanarak ürettiği sanatsal içeriklerle Amsterdam’da sergi açtı.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Altun, bir içerik üreticisinin yazıyı resme dönüştüren yapay zeka teknolojisini tanıttığı videoyu izlerken, “İşte bu benim alanım.” dediğini aktardı.
O an hayal gücünü yansıtacağı şeyi bulduğunu düşündüğünü belirten Altun, daha sonra yapay zeka teknolojisini öğrenmeye başladığını ve bu alanda kendini geliştirdiğini ifade etti.
“Bu sergi bana umut verdi”
Altun, yapay zeka yardımıyla sanat eserleri ve sinematografik işler üretmeye başladığını belirterek “Klavye kullanımında yaşadığım zorlukları bir çeviri programının sesli yazma özelliğiyle aştım. Yapay zeka programları sayesinde hazırladığım eserler Amsterdam’daki The Grey Space in the Middle sanat galerisinde sergilendi. Bu uluslararası başarıyla çok mutlu oldum. Geleceğimle ilgili hep kötü düşünüyordum ama bu sergi bana umut verdi.” ifadelerini kullandı.
“Göbeklitepe ile ilgili bilim kurgu filmi çekme hayali ve hedefi olduğunu” aktaran Altun, bunun için senaryo derslerinde kendini geliştirmeye devam ettiğini kaydetti.
Altun, sanatsal alanda kendini geliştirmek isteyenlere, hayal güçlerini kullanmalarını ve yapay zeka programlarını öğrenmek için sosyal medya videolarını izlemelerini tavsiye etti.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Muğla Büyükşehir Belediyesinin düzenlediği, sanat yönetmenliğini Eray İnal, sunuculuğunu da Berkay Tulumbacı’nın yaptığı festivalin açılışı, Bodrum Kalesi Kuzey Hendeği’nde gerçekleştirildi.
Gecede sahne alan sanatçı Kubat söylediği şarkılarla sanatseverlere keyifli dakikalar yaşattı. Festivalin açılışında bazı zurna sanatçıları da sahnede performanslarını sergiledi. Geceye sanatseverler yoğun ilgi gösterdi.
Festival kapsamında yarın Menteşe ilçesindeki Prof. Dr. Şadan Gökovalı Açıkhava Tiyatrosu’nda oyuncu ve şarkıcı Öykü Gürman sahne alacak.
Üçüncü günü ise Milas Atapark’ta sanatçı İsmail Altunsaray performans sergileyecek. Festivalin kapanışı ise 29 Ağustos’ta Fethiye’de Beşkaza Meydanı’nda oyuncu, şarkıcı Suzan Kardeş’in sahnesiyle yapılacak.
Vatandaşların ücretsiz olarak katıldığı festivalde, Bulgaristan’dan 2, Tayvan’dan 1, Türkiye’nin değişik illerinden 8 zurna sanatçısı yer alıyor.
Festivalin açılışına Muğla Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Tayfun Yılmaz ve Bodrum Belediyesi Koordinatörü Emel Çolakoğlu’nun da arasında olduğu çok sayıda kişi katıldı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
SARATOV VALİSİ DOĞRULADI
Rusya‘nın Saratov Bölge Valisi Roman Busargin, Ukrayna ordusunun dün gece Saratov kentine İHA’larla saldırı düzenlediğini doğrulayarak Predmostovaya Meydanı’ndaki bir bina kısmen hasar gördüğünü ifade etti.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kadın istihdamına destek olmak, yönetim ve istihdam anlamında kadınları desteklemek ve mevcut zabıta ekibinin tamamının erkeklerden oluşması sebebiyle karşılaştıkları güçlükleri azaltmak sebebiyle hayata geçen uygulama zabıtaları rahatlattı. Büyük bir özveri ile çalışacak olan kadın zabıtalar ile Selçuk’ta denetimler gün geçtikçe artacak.
“Daha çok aktif çalışabileceğiz”
Mevcut zabıta kadrosunda kadın zabıta bulunmaması sebebiyle görevlerini yerine getirirken bazı zorluklarla karşılaştıklarını aktaran Selçuk Belediyesi Zabıta Müdürü Abdullah Taşkınçay; “Zabıta destek birimi içinde kadınların olması çok önemli. Kendi zabıta birimimiz içerisinde kadın zabıtamız yoktu ve normalde kadın zabıtaların yapması gereken görev ve işler için diğer birimlerdeki kadın arkadaşlarımızdan yardım istiyorduk. Biz Selçuk Belediyesi Zabıta Müdürlüğü olarak zabıta destek ekibimizin de aramıza katılmasıyla daha sıkı bir şekilde çalışacağız. Zabıta destek ekibimizin kadın çalışma arkadaşlarımızdan oluşmasıyla daha verimli, daha iletişim odaklı bir şekilde çalışacağımıza inanıyorum. Şu anda 20 tane erkek memur, 7 tane de sadece kadınlardan oluşan Zabıta destek birimimiz mevcut. Personel sayımızın da artmasıyla birlikte çok daha aktif bir şekilde çalışabileceğiz” dedi.
Filiz Başkan’ı ziyaret ettiler
Kadın çalışma arkadaşlarından oluşan zabıta destek ekibini makamında ağırlayan Filiz Başkan; “Zabıta müdürlüğümüz kadın çalışma arkadaşlarımızdan oluşan zabıta destek birimi ile artık daha güçlü. Selçuk sokaklarını emanet ettiğimiz zabıta destek birimimizin kadın çalışanlarına çalışmalarında başarılar dileriz” ifadelerini kullandı. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kadın istihdamına destek olmak, yönetim ve istihdam anlamında kadınları desteklemek ve mevcut zabıta ekibinin tamamının erkeklerden oluşması sebebiyle karşılaştıkları güçlükleri azaltmak sebebiyle hayata geçen uygulama zabıtaları rahatlattı. Büyük bir özveri ile çalışacak olan kadın zabıtalar ile Efes Selçuk’ta denetimler gün geçtikçe artacak.
Daha çok aktif çalışabileceğiz
Mevcut zabıta kadrosunda kadın zabıta bulunmaması sebebiyle görevlerini yerine getirirken bazı zorluklarla karşılaştıklarını aktaran Efes Selçuk Belediyesi Zabıta Müdürü Abdullah Taşkınçay; “Zabıta Destek Birimi içinde kadınların olması çok önemli. Kendi zabıta birimimiz içerisinde kadın zabıtamız yoktu ve normalde kadın zabıtaların yapması gereken görev ve işler için diğer birimlerdeki kadın arkadaşlarımızdan yardım istiyorduk. Biz Efes Selçuk Belediyesi Zabıta Müdürlüğü olarak Zabıta Destek Ekibimizin de aramıza katılmasıyla daha sıkı bir şekilde çalışacağız. Zabıta Destek Ekibimizin kadın çalışma arkadaşlarımızdan oluşmasıyla daha verimli, daha iletişim odaklı bir şekilde çalışacağımıza inanıyorum. Şu anda 20 tane erkek memur, 7 tane de sadece kadınlardan oluşan Zabıta Destek Birimi’miz mevcut. Personel sayımızın da artmasıyla birlikte çok daha aktif bir şekilde çalışabileceğiz” dedi.
Başkan Sengel’i ziyaret ettiler
Kadın çalışma arkadaşlarından oluşan Zabıta Destek Ekibini makamında ağırlayan Başkan Sengel, “Zabıta Müdürlüğümüz kadın çalışma arkadaşlarımızdan oluşan Zabıta Destek Birimi ile artık daha güçlü. Efes Selçuk sokaklarını emanet ettiğimiz Zabıta Destek Birimimizin kadın çalışanlarına çalışmalarında başarılar dileriz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İzmir Büyükşehir Belediyesi Kadın Çalışmaları Şube Müdürlüğü, İzmir’in dezavantajlı bölgelerinde yaşayan kadın ve çocuklar için deniz etkinliği düzenledi. Tarihi Havagazı Fabrikası’ndan kalkan otobüslere binen kadın ve çocuklardan oluşan 95 kişi, Selçuk Belediyesi Pamucak Sosyal Tesisleri’ne gitti. Burada piknik yapan kadınlara, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından su, çay ve meyve suyu da ikram edildi. Yüzme bilmeyen yurttaşlar eğitmenler eşliğinde yüzme öğrenirken, olumsuz durumlara karşı sağlık personeli ve ambulans da hazır bulundu. Ekonomik koşullar gereği plajlara gidemediklerini söyleyen kadınlar, bu tür etkinlikler sayesinde denize girebildiklerini belirtti.
“Denize hiç gitmemiş kadınlar var”
İzmir Büyükşehir Belediyesi Anahtar Kadın Çalışmaları Bütüncül Hizmet Merkezi Sorumlusu ve Sosyal Hizmet Uzmanı Dilek Yücel Aksoy, “İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Kadın Çalışmaları Şube Müdürlüğü olarak deniz etkinliği düzenledik. Denize erişemeyen kadınları, çocuklarıyla birlikte denizle buluşturmaya çalışıyoruz. Bu tesis bizim için oldukça kullanışlı. Hem gölgelik alanları var hem de denize yakın. Selçuk Belediyesi’ne de iş birliği için teşekkür ediyoruz. Buraya gelen kadınlar arasında hayatında hiç denize girememiş ya da çok az gitmiş kadınlar var. Ülkemizde yaşanan ekonomik koşullar nedeniyle çocuklar da bu konuda mağdur durumda. Bu sebeple deniz etkinliklerimizde keyifli anlar yaşıyoruz. Kadınlar da çok memnun kalıyor. Talebin bu kadar yoğun olacağını tahmin etmiyorduk. Üç kez deniz etkinliği düzenledik, düzenlemeye devam edeceğiz” dedi.
“Daha önce böyle bir etkinliğe katılmamıştık”
Deniz etkinliğine 4,5 yaşındaki oğlu Asil Robin ile katılan Gamze Aykut, “Çok eğlenceli bir geziye katıldık. Daha önce böyle bir etkinliğe katılmamıştık. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin aracıyla tesise geldik. Yolculuğumuz çok güzel geçti. Çok memnun kaldık. Denize gidemeyen birçok kadın var. Çok faydalı bir etkinlik oldu” diye konuştu. Kübra Altın isimli yurttaş da ” Karabağlar’dan geliyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi etkinliğini sosyal medya hesabından gördük. Arkadaşlarıma söyledim ve başvurumuzu hemen kabul ettiler. Etkinlikten çok memnun kaldım. Günümüz şartlarında denize gitmek artık pek mümkün değil. Belediyenin kadınlara ve çocuklara böyle bir etkinlik organize etmesi çok güzel. Çok teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.
“Harika bir gün geçiriyoruz”
Kadın arkadaşları ile deniz etkinliğine katılan Nermin Batık, “Harika bir gün geçiriyoruz. Çok memnun olduk. Denize sık sık gidemiyoruz. Öyle bir olanağımız yok. Gideceğimiz yerler paralı oluyor. Şezlong parası, yeme içme parası vermek zorunda kalıyoruz. Bu yüzden bu etkinliğin olması çok iyi. Sabah otobüslerle buraya geldik. Suyumuzu, meyve suyumuzu, çayımızı verdiler” dedi. Arkadaşı Hüner Cevizci ise “Görevliler bizimle çok ilgilendi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a hizmetlerinden dolayı çok teşekkür ediyoruz” sözlerine yer verdi.
“İmkanın yoksa denize gitmek çok zor”
Kızı Gülşah Paçacı’yla denize gelen Songül Paçacı da şunları söyledi: “İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sunduğu imkanlardan faydalanıp denize gireceğiz. Buraya kızım, annem ve yeğenimle geldim. İmkanın yoksa denize gitmek çok zor. Denize gidip gelme masraflarını herkesin karşılayabilmesi zor. Ben kendi adıma karşılayamam. Bugün ise Havagazı Fabrikası’nda bize tahsis edilen araçlara bindik. Yolculuk çok rahattı. Burada olmaktan çok mutluyuz.”
İzmir Büyükşehir Belediyesi Kadın Çalışmaları Şube Müdürlüğü, deniz etkinliklerini izbb_kadin Instagram adresi üzerinden duyuruyor. Detaylı bilgiye 232. 293 33 72 numaralı telefondan ulaşılabiliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>” İstanbul Havalimanı‘nda maymun çiçeği virüsüne rastlamadık”
İSTANBUL – Dünya Sağlık Örgütü tarafından acil durum ilan edilen M çiçeği virüsüyle ilgili İstanbul Havalimanı Başhekimi Dr. Aykut Yener Kavak, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ile birlikte toplamda 11 Afrika ülkesinden gelen uçuşların yakın takibe alındığını ve herhangi bir olumsuz duruma rastlanılmadığını açıkladı.
Başta Kongo Demokratik Cumhuriyeti olmak üzere 11 Orta Afrika ülkesinde görülen M çiçeği virüsünün ardından gözler havalimanlarındaki Afrika uçuşlarına çevrildi. Afrika uçuşlarının endişe uyandırması nedeniyle Avrupa’nın en yoğun havalimanlarından biri olan İstanbul Havalimanı’nda da bir dizi tedbir uygulanması kararı alındı. Sağlık Bakanlığı bünyesinde bulunan, Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü İstanbul Havalimanı Baştabipliği, havalimanı işletmecileri ve havayolu şirketlerine alınacak önlemler konusunda geçtiğimiz günlerde bir toplantı düzenlemişti. Özellikle virüsün tespit edildiği ülkelerden İstanbul Havalimanı’na gelen Afrikalı yolcular mercek altına alındı. Bu kapsamda belirlenen 11 ülkeden (Burundi, Orta Afrika Cumhuriyeti, Kongo, Kamerun, Gana, Liberya, Nijerya, Ruanda, Kenya, Fildişi Sahili ve Güney Afrika) gelen yolcular takip edilecek.
İstanbul Havalimanı Başhekimi Dr. Aykut Yener Kavak, M çiçeği virüsüyle ilgili açıklama yaptı. Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü İstanbul Havalimanı Başhekimi Dr. Aykut Yener Kavak, havalimanında yürütülen çalışmalar ve sürecin takibine ilişkin bilgi verdi. Dr. Kavak, “Dünya Sağlık Örgütü, 14 Ağustos’ta küresel acil durum ilan ettikten sonra biz de havalimanımızda mevcut ekiplerimizle Afrika bölgesinden, özellikle de Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nden gelen yolcuları izlemeye başladık. Gözlem altına aldık. Öte yandan oradan gelen uçaklardan herhangi bir vaka bildirimi olup olmadığını ya da seyahat sırasında rastlanan yolcu olup olmadığını arkadaşlarımızdan sorgulayarak uçağın kapısına giderek kontrollerimizi devam ettiriyoruz” dedi.
“11 Afrika ülkesinden gelen uçuşlar takibe alındı”
Demokratik Kongo Cumhuriyeti dışında etrafta vaka sayısı fazla olan 11 Afrika ülkesinden gelen uçuşların takibe alındığının altını çizen Kavak, “Eğer şüpheli veya olası vaka olursa bu da seyahat sırasında kuleye ya da yer hizmetleri tarafından yine acil durum merkezine bildirilebilir. Bizim ekiplerimiz bu çağrıyı aldığı zaman, vakayı değerlendirmek üzere vakanın olduğu yerden daha izole bir alana alarak, gidip muayenesini yapıyorlar. Eğer şüpheli bir vaka görürsek bunun sevki için de 112 vasıtasıyla belirlenmiş hastaneye teşhis ve tedavi amacıyla sevkini yapacağız” diye konuştu.
“İstanbul Havalimanı’nda vakaya rastlamadık, herhangi bir ek tedbir almış durumda değiliz”
Havalimanında toplam iki adet karantina odasının olduğunu ve meydana gelmesi muhtemel vakaları da bu odalarda izole edileceğini söyleyen Dr. Aykut Yener Kavak, hem İstanbul Havalimanı hem Türkiye’de bugüne kadar böyle bir vakaya rastlamadıklarını vurguladı. Havalimanı personelinin ve hava yolu şirketlerinin dikkat etmesi gereken hususlara dikkat çeken Kavak, “14 Ağustos’ta Dünya Sağlık Örgütü küresel acil durumu ilan ettikten sonra havalimanında bu uçuşları mercek altına aldık. 17 Ağustos’ta biz havalimanın paydaşlarının katılımıyla genel müdürümüzün başkanlığında toplantı düzenledik. Burada hastalıktan korunma yoluyla ve havalimanındaki çalışan personelin dikkat etmesi gereken konularla ilgili detaylı bilgilendirme yaptık. Aynı zamanda bu toplantıya bilim kurulu başkanımız Prof. Dr. Ateş Kara’da online olarak katıldı ve tüm katılımcılarının bu hastalıkla ilgili sorularını detaylı olarak cevaplandırdı. Virüsün belirtileri aslında spesifik olarak vücutta döküntü var ama onun öncesinde tabii ki ateş, enfeksiyon, halsizlik, baş ağrısı, kas ağrısı gibi belirtiler olması gerekiyor. Şu anda herhangi bir ek tedbir almış durumda değiliz sadece izlemeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kültür ve Turizm Bakanlığı, Samsun Valiliği ile İŞKUR İl Müdürlüğü tarafından desteklenen Gezici Kütüphane, il merkezi ve köylerde hizmet veriyor.
En ücra mahallelere kadar giderek öğrencilere kitaplara erişim imkanı sağlayan Gezici Kütüphane ile Samsun’un Çarşamba ilçesi Ustacalı ve Kızılot mahalleleri ile Terme’nin Kumcağız Mahallesi’nde mevsimlik tarım işçisi olarak çalışan ailelerin çocuklarına yönelik etkinlikler düzenlendi.
Kütüphane otobüsü ile çocuklar kitapla buluşturularak vakitlerini değerlendirmeleri ve gelişimlerine katkı verilmesi sağlanıyor.
Ayrıca akıl ve zeka oyunları oynama, boyama, çizgi film izleme gibi etkinliklerin yanı sıra otobüsün yanında oluşturulan alanda halat çekme, çuval yarışı, seksek gibi oyunlar oynanarak sosyal ve kültürel gelişimlerine katkıda bulunuluyor.
Gazi İl Halk Kütüphanesi Müdürü Mikdat Malat, AA muhabirine, Gezici Kütüphane ile mevsimlik tarım işçilerinin çocuklarına yönelik sosyal ve kültürel faaliyetlerde bulunduklarını söyledi.
Çocukların sportif ve sosyal yeteneklerini geliştirmek, kütüphaneye farkındalıklarını artırmak amacıyla çeşitli aktiviteler sunduklarını belirten Malat, “Bundan sonra da mevsimlik tarım işçilerinin bulunduğu alanlarda kütüphane otobüsümüzle hizmet vermeye devam edeceğiz.” dedi.
İŞKUR Çarşamba Hizmet Merkezi Şube Müdürü Rıfat Yıldız da mevsimlik işçilerin bölgede bulunduğu dönemde boşta kalan çocuklara yönelik etkinlikler yaptıklarını, bu sayede çocukların eğitim ve sosyal anlamda eksiklerini bir nebze gidermeyi amaçladıklarını vurguladı.
Gezici Kütüphane’den yararlanan çocuklardan Yaren Karka ise oyunlar oynayıp kütüphane aracına girince kendisini mutlu hissettiğini, resim yaparken yeteneğinin geliştiğini, kitap okurken de okumasının hızlandığını fark ettiğini anlattı.
Rosidar Utaş da kitap okuyup resim yaptığını kaydetti.
Helin Yol, boyadığı resimlerin kendisini resim öğretmeni olma hayaline yönelttiğini dile getirerek, “Resimler çok güzeldi, inşallah resim öğretmeni olurum. Burayı çok sevdim.” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbulKültür Üniversitesi’nde Sürdürülebilir Kalkınma Merkezi’nin faaliyete açılmasını duyuran, Üniversite Rektörü Prof. Dr. Fadime Üney Yüksektepe ve üniversitenin Sürdürülebilir Kalkınma Merkezi Müdürü Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Burcu Yavuz Tiftikçigil, üniversite öğrencilerinin, sürdürülebilir kalkınma amaçlarının gerçekleşmesinde en önemli rolü üstlendiklerini belirtti.
İstanbul Kültür Üniversitesi Sürdürülebilir Kalkınma Merkezi’ni faaliyete açtı. Müdürlüğünü Üniversitenin Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Burcu Yavuz Tiftikçigil’in yürüteceği Merkezde sürdürülebilir kalkınmada üniversite ve sanayi iş birliği üzerine çalışmalar olacak.
REKTÖR PROF.DR.YÜKSEKTEPE: SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMADA ÜNİVERSİTELERİN ROLÜ BÜYÜK
Sürdürülebilir kalkınma amaçlarının bir kültür olarak benimsenmesi, gerektiğini kaydeden Üniversitenin Rektörü Prof. Dr. Fadime Üney Yüksektepe, üniversitelerin bu başlıktaki rolünden bahsederek, “2015’te Birleşmiş Milletler (BM) Sürdürülebilir Kalkınma Konferansında “Gündem 2030: BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları” belirlendi. Bu kapsamda üniversitelerden beklenen bir rehberlik misyonu var. “Gündem 2030″ İstanbul Kültür Üniversitesi olarak bizim Kurumsal Anayasamızda başta doğaya, çevreye saygı ve toplumsal duyarlılık olmak üzere pek çok maddemizle örtüşüyor. Dolayısıyla Merkezin açılışında Gündem 2030 referansımız, kurumsal anayasamız ise planladığımız faaliyet alanlarında ilham kaynağımız oldu” dedi.
“BİRLEŞMİŞ MİLLETLERİN BELİRLEDİĞİ TÜM KALKINMA AMAÇLARI BİZİM İÇİN KIYMETLİ”
Pandemi ile birlikte kriz ve riskler noktasında çok önemli dersler alındığını kaydeden Rektör Prof. Dr. Üney Yüksektepe, Kültür Üniversitesi’nin Sürdürülebilir Kalkınma Merkezinde odaklanacakları temel faaliyet alanlarını ise şöyle açıkladı: “Birleşmiş Milletlerin belirlediği tüm kalkınma amaçları bizim için çok kıymetli. Bu 17 amaç içinde Kültür olarak; nitelikli eğitim, toplumsal cinsiyet eşitliği, sanayi, yenilikçilik ve altyapı, eşitsizliklerin azaltılması, amaçlar için ortaklıklar alanında Merkezimizle fayda üreteceğiz. Merkez bünyesinde tüm çalışma başlıklarımızda önlisans ve lisans öğrencilerimizin aktif rol alması da bizim için önemli. Her öğrencimizi, sürdürülebilir kalkınma amaçlarını içselleştirmiş, bu konuda duyarlı bireyler olarak iş dünyasına hazırlamak en önemli hedefimiz”.
PROF.DR. TİFTİKÇİGİL: SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMADA SANAYİ VE ÜNİVERSİTE İŞ BİRLİĞİ ÖN PLANDA OLACAK
2024-2025 yılında faaliyetlerine başlayacak Sürdürülebilir Kalkınma Merkezinin; ulusal ve uluslararası boyutta çalışmalara odaklanacağını belirten Merkez Müdürü Prof. Dr. Burcu Yavuz Tiftikçigil, sürdürülebilir kalkınma amaçlarını yükseköğretim misyonu ve vizyonunun bir parçası olarak benimsediklerini belirtti. Eğitim faaliyetlerini gerçekleştirirken; çevresel, sosyal ve ekonomik açıdan topluma sürdürülebilir bir yaşam biçimi oluşturma konusunda da öncülük etmeyi hedeflediklerini belirten Prof.Dr. Yavuz Tiftikçigil merkezin amaçları ve faaliyet alanlarını şöyle özetledi:
“Öncelikli amacımız Sürdürülebilir kalkınmanın bir alan olarak gelişmesi ve farkındalığı artırmak. Bu amaç çerçevesinde sanayi ile üniversite iş birliğini sağlamak ve geliştirmek üzerine çıktılar vereceğiz. Türkiye’deki yeşil ekonomik dönüşüm başlığındaki konular da alanımızda olacak. Mikro ve makro düzeyde sürdürülebilir büyüme ve kalkınma, kapsayıcı kalkınma, adil dönüşüm, ekonomik, sosyal ve ekolojik sürdürülebilirlik gibi alanlarda bilgi üretmek, araştırma ve uygulama girişimlerimiz olacak. Sürdürülebilir kalkınmayı merkeze alan kurum ve kuruluşlara eğitim-öğretim, danışmanlık hizmeti, Ar-Ge ve proje desteği başlıklarında da aktif çalışmalarımız olacak.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Depremin derin izlerini kendisini çocuklara adayarak sildi
ADIYAMAN – Adıyaman’ın Besni ilçesinde yetim büyüyen ve 6 Şubat depreminde kardeşini kaybeden Leman Neslihan Aslan, deprem sonrası travmaları kendisini yetim ve öksüz çocuklara adayarak atlattı.
Babasız büyüyen Leman Neslihan Aslan, 6 Şubat depreminde Besni ilçesi Pınarbaşı Mahallesi Abdiağa Caddesi’nde bulunan Nur Apartmanı’nın enkazında kaldı. Annesi ve iki kardeşiyle saatler sonra enkazdan sağ çıkmayı başaran Leman Neslihan Aslan’ın 19 yaşındaki kardeşi İbrahim Aslan’ın cansız bedeni enkazdan çıkartıldı.
Annesi ağır yaralanan, kardeşini kaybeden Leman Neslihan Aslan, depremden sonra yetim ve öksüz çocuklara destek olmak için Besni Sosyal Hizmetler Merkezi gönüllüsü oldu. İngilizce Öğretmenliği mezunu olan Leman Neslihan Aslan, köy köy dolaşarak çocukların yanında oldu. Leman öğretmen daha sonra Besni Belediyesi Toplumsal Gelişim Merkezi bünyesinde açılan İngilizce kursunda öğrencilere İngilizce eğitimi verdi. Yaz tatili boyunca 60 öğrenciye İngilizce eğitimi veren Leman öğretmen, depremin açtığı derin yaraları kendisini çocuklara adayarak kapattı.
Çocuklarla hayata bağlandığını vurgulayan öğretmen Leman Neslihan Aslan, “6 Şubat depreminde yani asrın felaketi olayında Adıyaman’ın Besni ilçesinde ailemle birlikte enkazda kaldık maalesef. Bir kardeşimi enkazda kaybettik, annem ağır yaralı olarak çıktı, hala tedavileri devam etmekte. Ben içerden kendim çıktım. Daha önce AFAD eğitimleri almıştım, depremin olduğunu bildiğim için güvenli bir şekilde çıktım. Kendim çıktıktan sonra annemi çıkarttım aynı şekilde. Sosyal hizmetlere giderek ‘ailesini kaybeden yetim, öksüzlerle ilgilenmek istiyorum’ dedim. Onlar da sağ olsunlar yardımcı oldular. Besni de ailesini kaybeden 19 yetim ve öksüz öğrenci var, çocuk var. Daha öğrenci olmayan 5 yaşında çocuklar var. Onlarla ilgilenmek istedim. Onların psiko-sosyal destekte bulunmak istedim. Okul hayatlarında eğitimlerine katkı sunmak istedim. Bir şeyler yapmak istedim. Sosyal hizmetlerde beş ay boyunca gönüllü öğretmenlik yapmamı sağladılar ve o çocuklarla ilgilendim. Ben yetim büyüdüm, o yüzden benim hayatım her zaman yetimlerin hayatında iz bırakmak, yetimlere dokunmak. Yasımı hala tutmadım, hala içimde bir yerde kardeşimin sızısı, hala içimde bir yerde var. Çocuklar ben demek olduğu için çocuklarla birlikte yasımı, stresimi, her türlü hüznümü attım zaten. Öğretmen olduğum için de benim tek gayem öğretmek, çocuklarla birlikte olmak. O yüzden her şeyi çocuklarla birlikte hallettim, öyle güzel gelişmeler yaşadık ki hayata tutundular, eğitime tutundular. Bir hayalleri oldu. Deprem zamanı umudunu kaybeden çocuklar şuan kitap okuyorlar, bir yandan okul dersleriyle ilgileniyorlar, bir yandan edebiyatla ilgileniyorlar. O şekilde hayata tutundular yani” dedi.
Besni Belediye Başkanı Reşit Alkan ise konuşmasında, “Leman hocamız 6 Şubat depreminde bütün halkımızla, bizimle birlikte yaşadığımız bütün acıların hepsini yaşamış bir öğretmenimiz. Belediyemizin himayesindeki TOGEM’lerde kurs vererek öğrencilere faydalı olmaya çalıştı. Bu vesileyle de üzerindeki travmayı, üzüntüyü, bir takım yaşadığı psikolojik sorunları bu şekliyle bertaraf etmiş oldu” şeklinde konuştu.
Leman öğretmen ile aynı okulda görev yapan öğretmen Songül Tüy ise, “Birçok insanda kaygı bozukluğu, psikolojik sıkıntılar, umutsuzluk baş gösterirken Leman öğretmenimde tam tersine her gün yeni bir ışık, her gün yeni bir umut oldu. Hem kendisine, hem bize, hem tüm öğrencilerine umut vermeye devam ediyor. Işık saçıyor, kendisini tebrik ediyorum” diye konuştu.
Öğrenciler ise Leman öğretmenlerini çok sevdiklerini ve onun derslerine katıldıkları için oldukça mutlu olduklarını vurguladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>EHAD’dan yapılan açıklamaya göre, dün açılış konuşmalarıyla başlayan program, bugün de çeşitli etkinlikler ve toplantılarla devam etti.
Kızılcahamam İlçe Müftülüğü ve Kızılcahamam Belediyesinin de katkılarıyla gerçekleştirilen ve yarın da sürecek kamp programında, öğretim görevlisi Ayşe Karakaya “Hafızlığın Değeri ve İşlevselliğinin Arttırılması”, Emine Çınar da ” Gazze, Kur’an ve Direniş Gücü” konulu sunum yapacak.
Türkiye’nin farklı illerinden 80 üniversiteli kadın hafızın katıldığı programda ayrıca takım çalışması ve gönüllülük, zaman yönetimi, kariyer planlama, temel iletişim becerileri, liderlik, gençlerin zararlı akımlardan korunması ve aile bilinci, hızlı öğrenme teknikleri konularında seminerler verilecek.
Gençlerin ve hafızların profesyonel kariyerlerinde başarılı olmaları için gereken bilgi ve becerileri kazanmalarını amaçlayan ve staj ile kariyer geliştirme süreçlerini destekleyen çeşitli eğitim modüllerini içeren EHAD Staj ve Kariyer Eğitim Programı, Ankara gezisiyle son bulacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Atatürk Üniversitesi Rektörlük makamında gerçekleşen bu anlamlı buluşma, Türkiye ve İran arasındaki dostane ilişkilerin eğitim ve kültürel iş birliği alanlarında daha da güçlendirilmesi için önemli bir adım olarak değerlendirildi.
Ziyaret sırasında Başkonsolos Ebrahimi, Prof. Dr. Hacımüftüoğlu’nu tebrik ederek, yeni görevinde başarılar diledi. Ebrahimi, İran ve Türkiye arasındaki tarihi ve kültürel bağların her iki ülkenin de akademik alanlarda yapacağı ortak çalışmalarla daha da pekişeceğine olan inancını dile getirdi. İki ülke arasındaki ilişkilerin her alanda güçlenmesi adına, başta eğitim, kültür ve bilimsel araştırmalar olmak üzere çeşitli projelerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Ebrahimi, Erzurum’da görev yaptığı süre boyunca bu tür iş birliklerine öncülük edeceklerini belirtti.
Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade ederek, Atatürk Üniversitesinin sadece ulusal değil, uluslararası alanda da önemli projelere imza attığını ve bu projelerin bölgesel kalkınmaya önemli katkılar sağladığını söyledi. Üniversitenin, uluslararası iş birlikleri kapsamında gerçekleştirdiği sosyal, kültürel ve bilimsel faaliyetlerin artarak devam edeceğini belirten Hacımüftüoğlu, İran üniversiteleri ile ortak yürütülecek projelerin iki ülke halkları arasındaki bağları daha da güçlendireceğini vurguladı.
Öğrenci ve akademisyen değişim programları gibi alanlarda yapılabilecek iş birliklerinin de gündeme geldiği görüşme, karşılıklı iyi dileklerin sunulmasının ardından sona erdi. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ağrı İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek, Milli Eğitim Müdür Yardımcısı İshak Hasanoğlu ile birlikte Patnos İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nü ziyaret etti. Ziyarette, yeni eğitim-öğretim yılına yönelik hazırlıklar hakkında bilgi alındı. Daha sonra Patnos Kaymakamı Hasan Taş’ı makamında ziyaret eden Kökrek, ilçedeki eğitim çalışmaları ve hazırlıklarla ilgili görüş alışverişinde bulundu. Kökrek, Patnos Belediye Başkanı Abdulhalik Taşkın’ı da makamında ziyaret ederek, ilçede yeni eğitim-öğretim yılında hayata geçirilecek projeler üzerinde duruldu. Dedeli Belde Belediye Başkanı Veysi Durak’ı ziyaret eden Kökrek, yerel yönetimlerle iş birliğinin eğitimde daha etkili çözümler üretilmesine katkı sağlayacağını belirtti. Kökrek, Patnos Süphan Dağı Anadolu Lisesi’nde de incelemelerde bulunarak, yeni eğitim öğretim yılı öncesinde yapılan hazırlıkları yerinde inceledi. Program kapsamında, Patnos İlçe Milli Eğitim Müdürü Mansur Vural’ın vefat eden annesi Hazal Vural için de taziye ziyaretinde bulunan Kökrek, merhumeye Allah’tan rahmet, ailesine başsağlığı diledi. – AĞRI
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Mali Sekreteri Hasan Kütük, 9 eylül’de başlayacak 2024-2025 eğitim öğretim yılı öncesi artan eğitim giderlerini ve ailelerin yaşadıkları ekonomik sorunları ANKA Haber Ajansı’na değerlendirdi.
Yeni eğitim öğretim dönemi öncesi çeşitli eğitim materyallerinin maliyetlerinin hesaplandığı ve geçen yıllarla karşılaştırıldığı bir rapor hazırladıklarını belirten Kütük, raporda ayrıca hükümetin eğitimde nasıl sorunlara sebep olduğuna iliksin tespitler ve bu sorunların çözümlerine yönelik önerilere yer verdiklerini söyledi.
Kütük’ün yaptığı açıklamalar şöyle:
“Çocuklarımızın okula kaydında bir ailenin ödemesi gereken maliyeti ve bir çocuğun okula başlama giderleriyle ilgili bir araştırma yaptık. Ankara’da 137 kalem üzerinden yaptırmış olduğumuz araştırmalarda maliyetlerin ne kadar yüksek olduğunu, veliler ve aileler için bunu karşılamanın ne kadar zor olduğunu gördük. Burada geçen yılla bu yıl arasında yaptığımız bir kıyaslamada ortalama artışın yüzde 88.8 olduğunu gördük. Asgari ücretin 17 bin lira olduğu, memur emeklilerine ve memurlara yüzde 19 zam yapıldığı bir yerde bir çocuğun okula başlamasının maliyetinin geçen yılla bu yıl arasındaki artışı yüzde 88.8 olmuştur.
“Zor bir eğitim-öğretim süreci bizleri bekliyor”
Gerçekten okulların açılmasıyla beraber çocuklar, veliler ve öğretmenler açısından da zor bir eğitim-öğretim sürecinin bizleri beklediğini görüyoruz. Doğal olarak hükümet, Milli Eğitim Bakanlığı’na yeterli bütçeyi ayırmadığı için okul idareleri bu giderleri karşılamak için velilere yükleniyor. Oradan bunun karşılanması için çeşitli adlar altında veliler ödeme yapmak durumunda kalıyor. Veliler müşteri, öğretmenler tahsildar, okullar ticarethane haline gelmiş.
Buradan baktığımızda önünde ‘milli’ sözcüğü yazan bir kurumda hükümetin ve devletin bu çocukların nitelikle eğitim-öğretim alabilmesi için öncelikle çocukların ihtiyaçlarını karşılayabilecek ekonomik bir desteğe ihtiyaç var. Ama görüyoruz ki özel okullara hükümet tarafından aktarılan paralar devlet okullarına aktarıldığı zaman -çok az bir miktarıyla bile- çok zor durumda kalmadan eğitim-öğretim devam eder.
Bu eğitim-öğretim yılında çocuklarımızın daha nitelikli okullara başlayabilmesi, velilerin daha az sıkıntı yaşaması adına hükümete çağrımızdır. Okullarımızın ihtiyaçlarını karşılayın. Bir de bunun gibi, güvenlik ve temizlik ihtiyacını karşılayacak personel gibi de ayrıca yine veliler üzerinden okul idaresinin yapmış olduğu personel alımları da olacak. Bu da velilerin üzerine ek yükün getirileceğini gösteriyor.”
Okullar eğitim-öğretime hazır değil. Deprem bölgesindeki konteyner kentlerde çok ilkel ve zor koşullarda hiçbir destek almadan eğitim-öğretimini sürdürmek zorunda kalan öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz olacak.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tekin, Gerede Esentepe Güreş Sahası’nda düzenlenen 4. Ramazan Dede Anma Etkinlikleri ve Gerede 73. Tarihi Esentepe Yağlı Güreşleri programına katıldı.
Başpehlivanlarla dev Türk bayrağını taşıyan ve fotoğraf çektiren Tekin, daha sonra başpehlivanların kura çekimini gerçekleştirdi.
Tekin, yaptığı konuşmada, bu geleneğe ve kültüre sahip çıkan Geredelilere teşekkür etti.
Bu geleneğin, Anadolu’da azalmaya başladığını dile getiren Tekin, “Aynı şey seyirci açısından da geçerli. Şimdi seyircilerimiz de azaldı. Ama ısrarla bu geleneklere sahip çıkmamız lazım. Biz sahip çıkacağız, güreşçi kardeşlerimiz sahip çıkacak ve bu gelenek devam edecek inşallah. Hep beraber bunlara sahip çıkmamız lazım.” ifadelerini kullandı.
“Bizi bir arada tutan değerler ilanihaye devam edecek”
Bakanlık olarak hedeflerine değinen Tekin, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Milli Eğitim Bakanlığı olarak görevimiz, çocuklarımıza, gençlerimize bu kültürü gelecek kuşaklara aksettirecek şekilde bir eğitim öğretim vermek. Sizi temin ediyorum, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile geleneklerimizin, kültürümüzün gelecek kuşaklara aktarılması için inanın yapılması gereken şeyleri yapıyoruz. Siz de destek verirseniz başarılı olacağız. Biz başarılı olursak, işte bu ilişkilerimiz, toplumsal yapımız, kültürümüz, geleneklerimiz bizi bir arada tutan değerler, ilanihaye devam edecek inşallah.”
Gerede’de planlanan eğitim yatırımlarından bahseden Tekin, 2024 ve 2025 yatırım programındaki çalışmalarla ilgili bilgi verdi.
Tekin, bu etkinlikleri devam ettiren Kaymakamlığa, Belediyeye, Valiliğe ve milletvekillerine teşekkür ederek, “Sporcularımız ve seyircilerimize teşekkür ediyorum. Onlar olmasa bu etkinliğin hiçbir anlamı yok.” dedi.
Konuşmasının ardından Bakan Tekin, “güreş ağası açık artırması”na katıldı. İş insanı Sadık Öner, açık artırmayla Güreş ağası oldu.
Etkinliğe, Bolu Valisi Erkan Kılıç, AK Parti Bolu MilletvekiliYüksel Coşkunyürek, MHP Bolu Milletvekili İsmail Akgül, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Gerede Belediye Başkanı Mustafa Allar, AK Parti İl Başkanı Suat Güner, MHP İl Başkanı Ayhan Çelikkol, vatandaşlar ve güreşçiler katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adaklı ilçesine bağlı Sütlüce köyünden uzun yıllar önce İstanbul’a göç eden 1924 doğumlu iş insanı Kazım Demircioğlu, köyünün 2 bin 300 rakımlı tepesinde bulunan Şeker Baba Türbesi’nin (Haser Baba) yolunu yaptırdı ve türbenin yanına mutfak inşa ettirdi.
Mutfak binasının hizmete açılması dolayısıyla Vali Ahmet Hamdi Usta, Demircioğlu ve Belediye Başkanı Erdal Arıkan’ın da katılımıyla program düzenlendi.
Programda Demircioğlu, öğrencilere burs verilmesi için Valiliğe 500 bin lira teslim edeceğini söyledi. Ardından Vali Usta’nın Bingöl’de bazı okulları depreme dayanaksız olması nedeniyle yıktıklarını anlatmasına üzerine Demircioğlu, kentte anne ve babasının adını taşıyan 12 derslikli okul yaptıracağı sözünü verdi.
Vali Usta, Demircioğlu’na verdiği destekten dolayı teşekkür etti.
Kazım Demircioğlu gibi insanların çok kıymetli olduğunu ifade eden Usta, “Bu insanları kuvözde büyütülen bir bebek gibi pamuklar içerisinde yaşatmamız, gerekli ilgiyi göstermemiz lazım. Onların her sözü, konuşması, adımı inanın asırlık birikimin neticesi olan işler. Onun için de o insanlarla sık sık beraber olmak, konuşmak ve anmak büyük bir kazanç. Allah Kazım amcaya uzun ve sağlıklı ömürler versin.” diye konuştu.
Mutfağın olduğu yapının etrafına ceviz ağaçları diken Vali Usta ve beraberindekiler, daha sonra Şeker Baba Türbesi’ni ziyaret etti.
Programa, Vali Usta’nın eşi Şerife Usta, İstanbul Kent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necmettin Atsü, Yayladere Kaymakamı Mehmet Buğra Katırcı, Bingöl Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Kadir Çintay, Adaklı Belediye Başkanı Erdal Almalı, eski Ilıcalar Belediye Başkanı Mehmet Akif Günerigök, askeri erkan, bölgede yaşayan vatandaşlar katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mudurnu ilçesine bağlı Taşkesti beldesinde yaşayan 55 yaşındaki Menteş, antikaya merakı sonucu 30 yılda yaklaşık 300 obje biriktirdi.
Özel sektörden yaklaşık 6 yıl önce emekli olduktan bir süre sonra ilçede çay ocağı işletmeye başlayan Menteş, topladığı eşyaları sergilemek istedi.
İş yerinde özel bir bölüm oluşturan Menteş, burada antika eşyaları meraklıların ilgisine sunuyor.
“Ben yaşadıkça burası böyle kalacak”
Cengiz Menteş, AA muhabirine, antikanın kendisi için bir tutku olduğunu söyledi.
Antika merakının hobiye dönüştüğünü belirten Menteş, “Küçükken başlayan bir merakım vardı. Yaklaşık 30 yıldır beğendiğim, merak ettiğim ne varsa topladım ve buraya koydum. Daha buraya getirmediğim eşyalarım var.” dedi.
Topladığı objelerin kendisi için çok değerli olduğunu dile getiren Menteş, “Buradaki bütün ürünler benim için aileden biri gibi. Satın almak isteyenler de oldu ama satmadım, satmam da. Benden sonra çocuklar ne yapar bilemem ama ben yaşadıkça burası böyle kalacak.” diye konuştu.
Menteş, ilçeye gelen yerli ve yabancı ziyaretçilerin koleksiyonunu çok beğendiğini ifade etti.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>El işçiliğiyle sanat eserine dönüştürülen ve Türk kültüründe önemli bir yere sahip olan tespih, özellikle namaz ibadetinin ardından zikir amacıyla olarak kullanılmasının yanı sıra aksesuar olarak da kullanılıyor. Asırlardır farklı el işçiliği metotlarıyla sanat eserine dönüşen tespihler, günümüz kültüründe de yerini koruyor. Çeşit çeşit kıymetli taşlardan üretilen rengarenk, irili ve ufaklı tanelere sahip tespihlere en büyük ilgiyi özellikle koleksiyonerler ve meraklıları gösteriyor. Yapımı türüne göre bazen bir hafta, bazen bir yılı bulan tespihler, halk arasında da gündelik yaşamın vazgeçilmez parçalarından biri olarak görülüyor.
Merak ve hobiyle başladı usta oldu
Türk insanının vazgeçilmez aksesuarlarından biri olan el emeği göz nuru tespihler, meraklıları sayesinde nesillerdir elden düşmezken, meraklı olarak tespih koleksiyonu yapan birçok kişi hobisini ustalığa dönüştürüyor. Gaziantep’te yaşayan 26 yaşındaki Yunus Kurt da kendi imkanlarıyla kurduğu küçük atölyesinde değerli ağaçlardan tespih yapımına başladı. Çocukluk yıllarından itibaren tespih meraklısı olan ve 7 yıl önce de hobi olarak başladığı meslekte usta olan Kurt, yaptığı birbirinden değerli tespihlerle meraklılarının hayallerini gerçeğe dönüştürüyor.
Ürettiği tespihleri Türkiye ve dünyaya satıyor
Kurt, tarihi Yeni Han’da kurduğu küçük atölyesinde ürettiği birbirinden değerli tespihleri Türkiye’deki müşterilerinin yanı sıra Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar, Dubai, Mısır ve Irak gibi Arap ülkeleri başta olmak üzere Avrupa’nın birçok ülkesindeki tespih meraklılarına da gönderiyor.
“Çocukluğumdan beri tespihe olan bir merakım vardı”
Tespih merakına 1973 yılında başladığını anlatan Kurt, “Çocukluğumdan beri tespihe olan bir merakım vardı. Önce tespih topladım. Sonra topladığım tespihlerin alım satımını yapmaya başladım. Daha sonra ‘neden tespih üretimini ben yapmayayım’ dedim ve tespih ustası olmaya karar verdim. Şu anda da tespih ustalığı yapıyorum. 6-7 yıldır tespih üretimi yapıyorum. Dünyanın birçok ülkesine de tespih yapıyorum. Özellikle Arap ülkelerine çok fazla tespih gönderdim” dedi.
“Her zaman tespihe karşı bir sevgimiz oluştu”
Kehribar başta olmak üzere birçok malzemeden tespih yaptığını belirten Kurt, “Her zaman tespihe karşı bir sevgimiz oluştu. Hep tespih topladım. Topladığım tespihlerden çevredeki arkadaşlarımızdan isteyenler oldu, satın almak istediler. Tespih alım satımı yaptıktan sonra tespih üretimine başladım ve tespih ustası oldum” ifadelerini kullandı.
“Tespih yapımında biraz sabır etmek gerekiyor”
Tespih işinin emek, incelik ve sabır olduğunu söyleyen Kurt, “Tespih yapmak aslında kolay ama sabır işi olduğu için insanlara zor geliyor. Sabır olmadan olmuyor. Onun için tespih yapımında biraz sabır etmek gerekiyor. Tespih yaparken zorlandığımız malzemeler var. Özellikle Oltu taşı çok zor bir madendir. Kırılgan bir maden olduğu için zorlanıyoruz” diye konuştu.
En çok tercih edilen tespihin damla kehribar olduğunu dile getiren Kurt, tespihin malzemesine göre işçiliğinin değiştiğini ve tespih yapmayı çok sevdiğini bildirdi. Tespih tutkunu Mustafa Karataş, tespih kullanmaktan büyük bir keyif aldığını ve yıllardır genç tespih ustası Yunus Kurt’un tespihlerini tercih ettiğini ifade etti. – GAZİANTEP
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Müze Artvin ve çevresindeki 137 tür yabani hayvanı tanıma imkanı sunuyor
ARTVİN – Artvin’in zengin doğa ve yaban hayatını sergilemek amacıyla Artvin Çoruh Üniversitesi Seyitler Yerleşkesi Orman Fakültesi binası içinde Yaban Hayatı Müzesi kuruldu. Müzede Artvin ve çevresindeki yaban hayatı türlerini tanıtmak ve koruma bilincini artırmak amacıyla çeşitli eğitim ve farkındalık faaliyetleri gerçekleştiriliyor.
Yaban Hayatı Müzesi, okul öncesinden üniversite düzeyine kadar tüm öğrenciler ile doğaya ilgi duyan herkese yaban hayatını tanıma ve inceleme fırsatı sunuyor. Müze, doğa turizmi açısından önemli bir konuma sahip olan Artvin’de, ziyaretçilere zengin bir yaban hayatı deneyimi yaşatıyor. Müze, Artvin ili ve çevresinde doğal olarak ölü bulunan hayvanların Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü iş birliği ile tahnit edilip sergilenmesiyle zenginleşti.
Artvin’in yaban hayatının zenginliğini gösteren müzede, şu ana kadar 137 türün tahnit çalışması yapılarak sergileniyor. Müze sorumlusu Dr. Öğr. Üyesi Yasin Uçarlı, müzede sergilenen türler hakkında bilgi vererek “Yaban Hayatı Müzesi, yöremize ait 137 türü barındırıyor. Artvin coğrafyası, yaban keçisi, ayı, kurt, vaşak ve çengel boynuzlu dağ keçisi gibi çeşitli yaban hayatı türleri açısından oldukça zengin. Bu müze, öğrencilere ve ziyaretçilere bu türleri daha yakından tanıma ve inceleme imkanı sağlıyor. Bu türlerin büyük bir kısmını doğal ortamında gözlemlemek mümkün. Ancak gözlem imkanı olmadığında, müzemiz eğitim odaklı çalışmalarla öğrencilerimize ve ziyaretçilerimize bu türleri yakından tanıma fırsatı sunuyor” dedi.
Doç. Dr. Mehmet Yavuz ise müzenin Amerikan müzelerine yakın bir seviyede olduğunu belirterek “Ben 15 sene Amerika’da kaldım ve birçok yaban hayatı müzesi gezdim. Kalite ve zenginlik bakımından buradaki Yaban Hayatı Müzesi, Amerikan müzelerine çok yakın bir seviyede. Bu müzeyi, hem Artvin içinden hem de diğer illerden gelen ziyaretçilere mutlaka tavsiye ediyorum” diye konuştu.
Yaban Hayatı Müzesi Artvin’de doğa ve yaban hayatı meraklılarına benzersiz bir deneyim sunarken, aynı zamanda bölgenin turizm potansiyelini artıracak önemli bir kültürel merkez olma özelliği taşıyor.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dünyanın en büyük sinagogu, Sardes’te
Kazı Başkanı Prof. Dr. Nicholas Cahill “Sinagog 1963 yılında keşfedilmiş”
MANİSA – Manisa’nın Salihli ilçesinde paranın ilk basıldığı yer olarak bilinen Sardes Antik Kenti’nde dünyanın en büyük sinagoglarından biri olan sinagogdaki 2 bin yıllık taban mozaikler, Sart Mahallesi’nde yaşayan kadınlar tarafından yenileniyor.
“Sinagog, antik dünyanın en büyük sinagoglarından birisidir”
Lidya Krallığı’nın başkenti Sardes’te 120 yıl önce başlayan kazı ve restorasyon çalışmaları devam ediyor. ABD Wisconsin Üniversitesinden Prof. Dr. Nick Cahill başkanlığında devam eden çalışmalarda üst kısmı 3 yıl önce çatı ile kapatılan sinagogda zeminde yer alan mozaikler Sart Mahallesi’nden olan 9 kadın tarafından gerçekleştiriliyor. 1963 yılında keşfedilen sinagogda restorasyon çalışmalarının 3 yıldır devam ettiğini kaydeden Kazı Başkanı Prof. Dr. Nicholas Cahill, sinagogun antik dünyanın en büyük sinagoglarından biri olduğunu söyledi.
“Tecrübeli 9 kadın çalışıyor”
Cahill, mozaiklerin farklı bölgelerden getirilen taşlarla aslına uygun şekilde restore edildiğini, restorasyonun ise Sart Mahallesi’nde yaşayan tecrübeli 9 kadın tarafından gerçekleştirildiğini belirtti. Cahill “Bu sinagog antik dünyada en büyük sinagog olarak kayıtlara geçmiş. 1963 yılında keşfedilmiş. Mozaiklerin hepsi kaldırılarak beton zemin üzerine yeniden konulmuş. Ancak aradan geçen 50 yıllık süre zarfında zeminde çatlaklar oluşmuş. Mozaikleri korumak için 3 yıl önce sinagogun üstü çatı ile kaplandı. Şuanda zeminde restorasyon çalışmalarımız sürüyor. Restorasyon çalışmalarımızı yürüten ekip ise oldukça tecrübeli. Bu mahallede yaşayan kadınlar tarafında 3 yıldır restorasyon çalışmalarımız sürüyor.” Dedi.
“Nakış yapar gibi çalışarak tarihi yeniden canlandırıyoruz”
Mozaik restorasyonu çalışmalarında görev alan Sevinç Akçayım ise çalışmalara mahalledeki komşuları ve kızı ile katıldıklarını söyledi. Akçayım “Bu işi severek yapıyoruz. Çünkü tarihe elimiz değiyor. Bu çok farklı bir duygu. Bizler yaşlandığımızda çocuklarımız buraya gelecekler ve bu restorasyonu annelerimiz yaptı diyecekler. Nakış yapar gibi çalışarak tarihi yeniden canlandırıyoruz, diyebilirim.” Dedi.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakan Tunç, Şanlıurfa’daki temasları kapsamında ziyaret ettiği Göbeklitepe’de Kazı Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul’dan kazı çalışmaları ve eserler hakkında bilgi aldı.
Bakan Tunç’a ziyaretinde, Vali Hasan Şıldak, TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, Şanlıurfa milletvekilleri Cevahir Asuman Yazmacı, İbrahim Eyüpoğlu, Mehmet Ali Cevheri, Hikmet Başak ve Emin Önen ile AK Parti Şanlıurfa İl Başkanı İlhami Günbegi eşlik etti.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Uluslararası Strateji Kalkındırma Araştırma Derneği (USKAD) Genel Başkanı ve Koruma ve Restorasyon Uzmanı Cemil Karabayram, “Türkiye’miz kaçakçılıkla çok ciddi bir mücadele verdi, bu kapsamda Kültür ve Turizm bakanlığı yurt dışından birçok eseri ülkemize geri getirdi ve halen getirmeye devam ediyor. Kültürel mirasımızın, Türkiye’nin en bilindik sitelerinden birinde satışa çıkması gerçekten bir facia. Ticaret Bakanlığı’nın çok acil olarak bir tedbir alması gerekiyor” şeklinde konuştu.
Tarihi eser ya da antika niteliği taşıdığı düşünülen kültür varlıklarının satışı için, ticaret işlemlerinin yapıldığı bir internet sitesinde oluşturulan ilanlarda, eserlerin hangi döneme ait olduğu gibi bilgileri de paylaşılıyor. İnternet sitesinde C.D. isimli şahıs, Elazığ’ı konum göstererek “M.Ö. Antik Tarihi Eser Buluntular” başlığıyla 2 buçuk milyon TL fiyat karşılığında kültür varlıklarını satışa çıkardı. Açıklama olarak ise “Arkeoloji bölümünde incelenen bir adet mızrak ucu ila üç adet balta uçlarının milattan önce olduğu belirlenmiştir” ifadeleri kullanıldı. Konu, Antalya’da görev yapan Uluslararası Strateji Kalkındırma Araştırma Derneği (USKAD) Genel Başkanı ve Koruma ve Restorasyon Uzmanı Cemil Karabayram’a ihbar edildi.
Eserler, Elazığ Müze Müdürlüğü’nde
İhbar üzerine harekete geçen Karabayram, konuyu dokümanlarıyla birlikte Elazığ Emniyet Müdürlüğü’ne bildirdi. Karabayram, “USTAD olarak bu konuda duyarlıyız, daha önce Antalya ve Van’da girişimde bulunduk, eserleri yakalattık. 2-3 gün önce bir ihbar sonucu önüme bir şey düştü, bir sitede M.Ö. çok eski bir tarihi adlandırılan bir mızrak ve benzeri gibi değerli olan taşınır kültür varlıklarının satıldığını gördüm. 2 buçuk milyon TL bedelle satışa çıkartılmış. İlk önce bir müzeden alıntı bir fotoğraf karesi olabilir mi diye düşündüm, daha sonra birkaç parçanın birbirinden ayrı fotoğraflarının çekildiğini gördüm. Elazığ Kaçakçılık Şube ile koordinasyon kurdum, oradaki arkadaşlar olayı incelediler. Ben de başka araştırmalar yapmaya devam ettim, tekrar emniyetle bunu paylaştım. Dün itibarıyla bir operasyon gerçekleştirildi, eserler yakalandı ve Elazığ Müze Müdürlüğü’ne teslim edildi” dedi.
“Ticaret Bakanlığı’nın acil olarak bir tedbir alması gerekiyor”
Kültürel miras konusunda tüm vatandaşlara duyarlı olmaları yönünde çağrıda bulunan USKAD Başkanı Cemil Karabayram, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kaçakçılıkla Mücadele Dairesi’nin de kültür varlıklarının korunması yönünde büyük çaba sarf ettiğini sözlerine ekledi. Karabayram, konuşmasını şu şekilde tamamladı: “Türkiye’miz kaçakçılıkla çok ciddi bir mücadele verdi, bu kapsamda Kültür ve Turizm bakanlığı yurt dışından birçok eseri ülkemize geri getirdi ve halen getirmeye devam ediyor. İçişleri Bakanlığımızı da unutmamak gerekiyor, bakanlığa bağlı Elazığ Emniyet Müdürlüğü’nün anında ihbarı değerlendirip, Cumhuriyet Savcısı ile irtibata geçti. Çok güzel bir operasyonla beraber eserleri ele geçirip, ilgili hakkında gerekli işlemleri yaptıktan sonra müzeye teslim etmeleri takdire şayan bir durum. Bir diğer önemli konu da kültürel mirasımızın Türkiye’nin en bilindik sitelerinden birinde satışa çıkması, gerçekten bir facia. Ticaret Bakanlığı’nın çok acil olarak bir tedbir alması gerekiyor. Korunması gereken, satışı yasak olan bir eseri Türkiye’nin en tanınmış sitelerinden birine çıkıyorsunuz, satış ilanına koyuyorsunuz. Devletimizin konu hakkında tedbirleri artırması gerekiyor.” – ANTALYA
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ERZURUM – Erzurum Kültür Yolu Festivali kapsamında sahne alan Türk pop müziğinin sevilen ismi Tuğba Yurt Erzurumlu gençleri coşturdu.
Tuğba Yurt, Erzurum Etkinlik ve Miting Alanı’nda Erzurumlularla buluştu. On binlerce müzikseverin katıldığı konserde Tuğba Yurt, İnceden İnceye, Güç Bende Artık, Yolun Sonu, Benim O gibi şarkılarıyla beraber 90’lardan günümüze pop müziğin sevilen parçalarını da seslendirdi.
Yurt, sahnede yaptığı konuşmada, “Erzurum’da böyle güzel bir sahne ve böyle güzel bir kalabalıkta sizinle yeniden buluşuyor olmaktan dolayı çok mutluyum” dedi.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kastamonu Belediyesi ve Martı Uçurtma Kulübü tarafından Uzunyazı mevkisinde gerçekleştirilen şenlikte farklı figürlerde rengarenk yüzlerce uçurtma gökyüzü ile buluştu.
Uçurtmalarını alarak bölgeye gelen 7’den 70’e vatandaşlar, doyasıya eğlendi
Martı Uçurtma Kulübü Başkanı Halit Cebeci, gazetecilere, çok güzel bir eğlence olduğunu söyledi.
Çocukların çok mutlu olduğunu anlatan Cebeci, “Hepsi kahkahalar atıyor. Biz de çok mutluyuz. Umuyorum ki bu geleneksel hale gelir. Herkese katıldığı için çok teşekkür ederiz.” dedi.
Uçurtma uçuran çocuklardan Yusuf Alp Seyitoğlu ise daha önce hiç uçurtma şenliğine katılmadığını dile getirerek, “Çok mutluyum. Daha önce hiç böyle eğlenmedim. Burası çok güzel, rüzgar çok güzel esiyor. Çok eğleniyorum.” diye konuştu.
Elif Eylül de ilk kez bir uçurtma şenliğine katıldığını belirterek, “Bugün çok mutluyum. Uçurtma uçuruyorum ve ilk uçurtmamla uçurtma uçuruyorum. Bazen diğer uçurtmalara takılıyor ama olsun.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Toplantıda, kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında uygulanan tedbirler, hayata geçirilen önleyici uygulama ve hizmetleri yaygınlaştırma çalışmaları ile kurumların faaliyet ve çalışmaları sunumlar eşliğinde değerlendirildi. – ARDAHAN
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Darende ilçesinde rahatsızlanan 69 yaşındaki A.Y., ilçedeki Darende Hulusi Efendi Devlet Hastanesine başvurdu. Burada tetkikleri yapılan hastanın kalp krizi geçirdiği belirlenince acilen anjiyoya alınması için tam donanımlı hastaneye sevki istendi. 112 acil servisine talep iletilince il merkezinden ambulans helikopter havalanarak Darende ilçe stadına indi. Buraya ambulansla getirilen hasta burada ambulans helikopter ile Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi’ne getirilerek tedavi altına alındı. – MALATYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cizre Devlet Hastanesinde 2 gün önce doğan bebeğin, solunum yetersizliği nedeniyle ileri tetkik ve tedavi için Diyarbakır’a sevk edilmesine karar verildi.
Bebek, Sağlık Bakanlığına ait ambulans helikopterle Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine nakledildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAĞLIK Bakanlığı, Batı Nil Virüsü Enfeksiyonu’nun, virüsü taşıyan sivrisineklerin sokmasıyla bulaştığını, Türkiye’de 2010 yılından itibaren görüldüğünü ve 2024 yılında 6 kişide tespit edildiğini açıkladı.
Sağlık Bakanlığı sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “Batı Nil Virüsü Enfeksiyonu, virüsü taşıyan sivrisineklerin sokmasıyla bulaşan viral bir hastalıktır. Hastalık genelde mevsimsel olup yaz boyunca ve sonbaharın erken dönemlerinde görülmektedir. Hastalık, kişiden kişiye doğrudan bulaşmamaktadır. Ülkemizde 2010 yılından itibaren görülen Batı Nil Virüsü Enfeksiyonu 2024 yılında 6 kişide tespit edilmiştir. Hastalarımızın takip ve tedavilerine devam edilmektedir. Bakanlığımızca gerekli çalışmalar yürütülmekte ve süreç hassasiyetle takip edilmektedir. Güncel gelişmeler kamuoyunun bilgisine sunulacaktır” ifadelerine yer verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaymakam Celal Güngör başkanlığında Kaymakamlık binasında gerçekleştirilen toplantıya, mahalle ve köy muhtarları katıldı.
Toplantıda İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince muhtarlara sivrisinekle mücadele kapsamında yapılması gereken işlemlerle ilgili bilgilendirme yapıldı.
Toplantıda ayrıca içme suyu temizliği, su depolarının bakım ve onarımları konularında da katılımcılara bilgiler aktarıldı.
Kaymakam Güngör toplantıda yetkililerden görüşülen konuların takibinin titizlikle yapılmasını istedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MARDİN’in Nusaybin ilçesinde ailesiyle gittiği piknikte girdiği derede boğulma tehlikesi geçiren M.M. (4), hastaneye kaldırıldı. M.M.’nin hayati tehlikesinin olduğu belirtildi.
Nusaybin ile Midyat ilçeleri arasındaki Beyazsu mesire alanına ailesiyle pikniğe giden 4 yaşındaki M.M. dereye girdi. Bir süre aile M.M.’yi suda hareketsiz bulup, çıkardı. İhbarla bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. M.M.’nin duran kalbi, sağlık ekiplerin müdahalesiyle tekrar çalıştırıldı. Nusaybin Devlet Hastanesi’ne kaldırılan M.M.’nin hayati tehlikesinin sürdüğü belirtildi.
Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Jandarma Komutanlığı Aile İçi Şiddetle Mücadele ve Çocuk Kısım Amirliği ekipleri, KADES uygulamasının tanıtımı ve bilgilendirme faaliyetlerini sürdürüyor.
Bu kapsamda ekipler, Çerkezköy ilçesi Kızılpınar Mahallesi’nde bir iş yerinde 43 kadına aile içi şiddetin önlenmesi konusunda bilgi verdi.
KADES’in amaçları ve kullanımını anlatan ekipler vatandaşlara broşür dağıttı.
Bilgilendirme çalışmalarının devam edeceği belirtildi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Jandarma Komutanlığı Aile İçi Şiddetle Mücadele ve Çocuk Kısım Amirliğiekiplerince düzenlenen etkinlikte, toplam 43 kadın personele “Kades Uygulaması ve En İyi Narkotik Polisi Anne Eğitimi” verildi. Eğitim kapsamında, kadınların cep telefonlarına KADES uygulaması indirildi ve uygulamanın kullanımı hakkında bilgi verildi.
Ayrıca, etkinlik sırasında katılımcılara bilgilendirici broşürler dağıtılarak, aile içi şiddetle mücadele ve narkotik konusunda farkındalıklarının artırılması amaçlandı.
Etkinlik, kadın personelin güvenliği ve bilinçlendirilmesi adına önemli bir adım olarak değerlendirildi. – TEKİRDAĞ
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANTALYA’da 8 aylık hamile Burcu A. (31), 1 yıl önce evlendiği Ali A.’nın (30) kendisine şiddet uyguladığı ve ölümle tehdit ettiği gerekçesiyle boşanma davası açarak, uzaklaştırma kararı aldırdı. Burcu A., bir süre sonra eşi için çektiği kredi ödenmediği gerekçesiyle yasal takibe girdiği ve hesabındaki paranın eşi tarafından başkalarına gönderildiği iddiasıyla şikayetçi oldu.
Kayseri’de yaşayan 1 çocuk annesi Burcu A., 2 yıl önce Ali A. ile tanıştı. Garsonluk yapan Burcu A., otellerde çalışmak için Antalya’ya taşınmaya karar verdiğini söyleyince sevgilisi Ali A. da kendisiyle geleceğini söyledi. Antalya’ya taşınan çift, 1 yıl önce evlenmeye karar verdi. Evlilikten sonra Ali A., iddiaya göre iş kuracağını söyleyerek otelde garsonluk yapan Burcu A.’dan kendisi için kredi çekmesini istedi.
Bir süre sonra oturdukları evin kirasını dahi ödemeyen Ali A., iddiaya göre hamile eşi Burcu A.’nın cep telefonundan onun banka hesaplarındaki 60 bin lirayı parça parça başkalarına gönderdi. İlerleyen zamanlarda eşinden şiddet gören ve boşanma davası açan Burcu A., oğlunu da alarak evden ayrıldı. Muratpaşa ilçesinde tek odalı bir ev tutan Burcu A., bankalardan gelen haciz bilgilendirmeleriyle şok yaşadı. Eşinin kendi adına çektiği kredileri ödememesi nedeniyle yasal takibe giren 8 aylık hamile Burcu A., hastanelik oldu. Eşini arayarak borcu ödemesini isteyen Burcu A., ölümle tehdit edilince polis merkezine giderek uzaklaştırma kararı aldırdı. Hiçbir geliri olmayan ve doğumuna kısa süre kalan Burcu A., oğluyla birlikte yaşamını sürdürmeye çalışıyor.
Yaşadıklarını gözyaşı içerisinde anlatan Burcu A., “Kendisini 2 sene önce kadar tanıdım. Kayseri’den Antalya’ya taşınacağımı söyleyince benimle buraya geldi. Oğlumun da rızasını aldıktan sonra 1 sene önce de evlendik. 1 yıl içerisinde bana zorla kredi çektirdi, onun iş yerini kurdum. Otelde garsonluk yapıyordum. Benim maaş hesabımdan benden habersiz, elemanlarının maaşlarını dağıttı. Hatta maaşlarını alamayan elemanları bana yazıyor” dedi.
Eşinden defalarca şiddet gördüğünü söyleyen Burcu A., “Her sinirlendiğinde cep telefonlarımı parçaladı. İş kurmak için verdiğim paraları farklı şekillerde kullandı. 8 aylık hamileyim çalışamıyorum, onun benim adıma yaptığı borçlar yüzünden bankalarda yasal takibe girdim. Borcunu ödemesini istedim. Beni ölümle tehdit etti. Karakola gittim şikayetçi oldum ve uzaklaştırma kararı aldırdım. Ödeyeceğini söylediği için krediyi ben çektim, ayrıca hesabımdaki paraları benden habersiz kullandı. Boşanma davası da açtım” diye konuştu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>” Mimar Sinan‘ın Esenler’e mührü” olarak nitelenen ve kaynaklara göre Süleymaniye su yolunun bir parçası olan Avas Su Kemeri, 1559 öncesinde tamamlandı.
Yılanlı Kemer, Kara Kemer gibi isimlerle de anılan ve tarihi haritalarda 12 kemerli çizilen yapı, Mimar Sinan’ın diğer su kemerleriyle benzerlikler taşıyor.
Osmanlı döneminde birkaç kez tamir geçiren ancak zamanla bakımsız bırakılan kemerin çevresinde 1970’lerden sonra birçok bina inşa edildi.
Esenler Belediyesi tarafından 2009’da restorasyon çalışmaları başlatılan kemer yeniden ihya edildi.
Bitişiğindeki ve çevresindeki 100 konut kaldırıldı
AA muhabirine tarihi su kemeri ve çevresine ilişkin hazırladıkları projeleri anlatan Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu, geçmişte lojistik merkezi olarak kullanılan bölgenin Osmanlı döneminde önemli su yollarından biri haline geldiğini belirtti.
Göksu, 2009’da görevi devralmasıyla birlikte metruk halde bulunan kemerin restorasyon sürecini başlattıklarını anlatarak, “Çalışmalar sonunda kemeri ortaya çıkardık. Bu kemere bitişik ve etrafında olan 100 konut vardı. O binaları kaldırdık, hepsini Türkiye’nin en büyük kentsel dönüşüm alanına taşıttık ve orayı boşalttık. Şu anda oradan çıkan insanlar kendi güvenli konutlarında oturuyorlar.” diye konuştu.
Göksu, kemeri restore ettikten sonra tarihsel ve kültürel yapıyı göz önünde bulundurarak alanı değerlendirmek için harekete geçtiklerini ifade etti.
Projelerin onaylanmasının ardından çalışmalar başlayacak
Hazırladıkları projeleri Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna sunduklarını belirten Göksu, projelerin onaylanmasının ardından hemen çalışmalara başlayacaklarını söyledi.
Toplam proje alanının 50 bin metrekare olduğunu bildiren Göksu, kemer vadisinin müze, çocuk köyü, okuma alanı ve cami ile birlikte kültürel bir havza haline dönüşeceğini kaydetti.
Esenler’de suyun İstanbul’un değişik yerlerine hangi ölçekle verileceğini belirleyen su terazilerinin de bulunduğunu dile getiren Göksu, şu bilgileri verdi:
“Öncelikle burada bir su müzesi inşa edeceğiz. Müzenin yanı sıra çocuk köyü yapacağız. Su, çocuk, tarih, kültür buluşmasıyla hem su kemerinin bize kalan tarihi mirasını hatırlamak ve hatırlatmak hem de bu su ruhuna uygun projeyle burayı genişletiyoruz. Yani su kemeri su taşımıyor olsa da tarihi birikimi ile beraber kendi siluetini muhafaza etmiş olacak.”
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HEDİYE EDİLEN KUR’AN-I KERİM’İ ÖPTÜ
Ziyaret sırasında İslami değerlere olan hassasiyetini gösteren Putin, Çeçenistan’daki Hazreti İsa Camii’nde kendisine hediye edilen Kur’an-ı Kerim’i öptü.
“KUR’AN-I KERİM’E YAPILAN SAYGISIZLIK SUÇTUR”
Daha önce yaptığı bir açıklamada, Kur’an-ı Kerim’in Müslümanlar için kutsal bir emanet olduğunu ve ona yapılan saygısızlığın Rusya’da suç sayıldığını belirtmişti. Putin, “Kur’an-ı Kerim Müslümanlar için kutsal emanettir ve diğer tüm insanlar için de öyledir. Diğer ülkelerde dini duygulara saygı gösterilmediğini ve bunun bir suç olarak kabul edilmediğini biliyoruz,” şeklinde konuşmuştu.
“SİZİN GİBİ ASKERLERİMİZ OLDUĞU SÜRECE HER ZAMAN YENİLMEZ OLACAĞIZ”
Kurchaloyevsky bölgesinde Çeçenistan’ın ilk lideri Ahmet Kadirov’un mezarını ziyaret eden Putin, sonrasında Kadirov ile birlikte Gudermes’teki Rus Özel Kuvvetler Üniversitesi’ni ziyaret etti. Putin, üniversitede Ukrayna’da savaşmak için eğitim gören Çeçen birlikleri ve gönüllülerle bir araya gelerek yetkililerden bilgi aldı. “Sizin gibi askerlerimiz olduğu sürece, her zaman yenilmez olacağız. Burada poligonda atış yapmak başka bir şey, hayatınızı ve sağlığınızı riske atmak başka bir şey. Ancak anavatanı savunmak için manevi bir ihtiyacınız ve böyle bir karar alma cesaretiniz var” dedi.
“UKRAYNA’DA SAVAŞMAK İÇİN 47 BİN ASKER GÖNDERDİK”
Kadirov ve Putin, ziyaret çerçevesinde çalışma toplantısı gerçekleştirdi. Kadirov, görüşmede yaptığı konuşmada Çeçenistan’ın Ukrayna’da savaşmak için şu ana kadar 19 bini gönüllü olmak üzere toplam 47 bin asker gönderdiğini söyledi. Gönderilen askerlerin Rus Özel Kuvvetler Üniversitesi’nde eğitim aldığını belirten Kadirov, ayrıca on binlerce eğitimli askerlerin de askeri bölgeye gitmek için hazır bulunduğunu ifade etti.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Küresel ekonomi-politik sistemin yeni baştan inşa edildiği, önümüzdeki 1 yıllık süre zarfında iç kargaşa çıkma riski en yüksek ülke olarak Türkiye‘nin haksız ve hayasızca gösterildiği bir dönemde Cumhur İttifakı milli güvence, milletin özgüvenidir” dedi.
Bahçeli, sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Bahçeli, “Cumhur İttifakı, Türk tarihinin varoluş refleksi, Türk milletinin varlık ve birlik remzidir. Küresel ekonomi-politik sistemin yeni baştan inşa edildiği, önümüzdeki 1 yıllık süre zarfında iç kargaşa çıkma riski en yüksek ülke olarak Türkiye‘nin haksız ve hayasızca gösterildiği bir dönemde Cumhur İttifakı milli güvence, milletin özgüvenidir. İstiklal ve istikbal haklarımızın muhafız ve müdafaa onurunun mihver gücü cumhur ile Cumhuriyet’i kucaklaştıran akıl ve ahlak temelli ittifakımızdır. Türkiye‘miz üzerinde karanlık senaryolar yazan, nevzuhur kaos denklemleri kuran, tarih sahnesinde pasif ve müdahale edilebilir bir ülke olmasının planını hazırlayanlar bugünlerde dedikodu çarkını hızla çevirmeye, fitne cephesini artan ölçekte tahkim ve takviye etmeye başlamışlardır. Bu mahsurlu tablonun gözümüzden kaçtığını düşünenler hiç kuşkusuz derin bir gaflet ve melanet girdabında sürüklenen çürüklerdir. 17-25 Aralık emniyet ve yargı darbe süreci, 15 Temmuz FETÖ ihanetinin kuluçka evresidir. 15 Temmuz işgal teşebbüsünün çatısı 17-25 Aralık süreciyle örülmüştür. Bu nedenle FETÖ’nün ne 15 Temmuz silahlı kalkışmasını ne de 17-25 Aralık kumpasını hatırımızdan ve gündemimizden çıkarmak mümkün değildir. Ayrıca doğru da değildir. Cumhur İttifakı’nın tertemiz mücadelesine leke sürmek için beşinci kol faaliyeti üstlenen mihrakların boşa kürek çekmeleri bir yana, heveslerinin ve hedeflerinin ihanetle çerçevelenmiş kursaklarında kalması mutlak ve mukadder bir akıbettir. Şunu da özellikle ve tekraren hatırlatmalıyım ki, küresel internet platformlarının, sosyal medya mecralarının, organize çıkar gruplarının, bazı gazete ve televizyonların (özellikle Halk Tv) Cumhur İttifakı’nda çatlak varmış gibi yaygara koparmaları hüsran içinde hayal kırıklığına uğramaya mahkumdur. Elbette bu odaklarla günü geldiğinde hesaplaşmak kaçınılmazdır. Cumhur ittifakı, Türk ve Türkiye Yüzyılının müjdesi, gelecek nesillerin haysiyet ve heyecan mükafatı olarak kutlu yürüyüşünü sürdürecektir” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİT’ten terör örgütü PKK/KCK’nın Finlandiya yapılanmasına operasyon
İSTANBUL – Terör örgütü PKK/KCK’nın Avrupa yapılanmalarına yönelik operasyonlarına devam eden Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), son olarak örgütün sözde Finlandiya sorumlusu Naze Ad kod adlı Mehnaz Omarı’yı yakaladı.
MİT ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’nün ortak operasyonu sonucu, PKK/KCK’nın Finlandiya yapılanmasında sözde sorumlu düzeyde faaliyet gösteren İran/Urumiye kökenli Naze Ad kod adlı Mehnaz Omarı yakalanarak cezaevine gönderildi.
İranlı terörist Mehnaz Omarı, Finlandiya’da PKK/KCK kadroları ile örgüt üst yönetimi arasında koordinasyonu sağlıyordu. Ayrıca, PKK/KCK’lı Omarı, örgüte kişi aktarımı ve finans temininde de sorumlu düzeyde faaliyet gösteren terörist Omarı, örgüt adına Finlandiya’da eylem ve etkinlikleri de organize ediyordu.
Finlandiya Yapılanması ile İlgili Bilgiler Ele Geçirildi
Uzun süredir MİT’in takibinde olan Naze Ad kod Mehnaz Omarı, düzenlenen başarılı bir operasyonla İstanbul’da yakalanarak cezaevine gönderildi.
Mehnaz OMARI’nın yakalanması ile örgütün Finlandiya yapılanmasına ilişkin pek çok bilgiye de ulaşıldı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>UŞAK – Uşak‘ta bir inşaatın temeline beton atarken elektrik akımına kapılan inşaat işçisi ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.
Edinilen bilgilere göre, Fatih Mahallesi 2. Akarca Sokak üzerinde bir inşaatın temeline beton döken mikserinin pompası elektrik tellerine temas etti. Bu sırada pompayı tutan inşaat işçisi Y.Y. elektrik akımına kapıldı.
Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine 112 Sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. 112 Sağlık ekiplerince elektrik akımına kapılan inşaat işçisi Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
Öte yandan olayla ilgili inceleme başlatılırken inşaat işçisinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. İbrahim Demirci, “Soluduğumuz hava, içtiğimiz su, cildimize sürdüğümüz krem ve sıktığımız parfüm gibi pek çok yolla vücudumuza giren kimyasal mikropartiküller, sağlığımızı ciddi şekilde tehdit ediyor. Bu zararlı maddeler özellikle çocuklar ve doğmamış bebekler için büyük bir tehlike oluşturmaktadır. Endokrin bozucular olarak bilinen bu maddeler, özellikle çocuklarda obezite, diyabet ve gelişim geriliklerine, hamile kadınlarda ise, fetüste gelişim bozuklukları ve nörolojik problemler gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu görünmez tehlike, çocuklarımızın geleceğini tehdit ediyor ve toplum olarak bu konuda daha dikkatli olmalıyız” dedi.
Güven Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. İbrahim Demirci, endokrin bozucularla ilgili açıklamalarda bulundu. Endokrin bozucuların, vücutta birikerek hormon sistemlerinin çalışmasını olumsuz etkileyen kimyasal maddeler olduğunu kaydeden Demirci, “Endokrin bozucu adını verdiğimiz bu kimyasal mikropartiküller, soluduğumuz hava, içtiğimiz su, kullandığımız parfümler, cildimize sürdüğümüz kremler gibi pek çok yolla vücudumuza girmektedir. Zaman içinde dokularda biriken partiküller başlıca üreme, büyüme, gelişme ve sinir sistemlerinin çalışmasını bozuyor. Bu maddeler, erken veya geç ergenlik, doğurganlıkta azalma, obezite, diyabet, tiroid hastalıkları ve astım gibi pek çok hastalığa yol açmaktadır” diye konuştu.

Reha Muhtar entübe edildi

Amatör müzisyenin sır ölümü! Elleri, ayakları ve ağzını bağlayıp…

“40’ı beklesin” diyenlere ateş püskürdü
‘YAĞMUR SUYUNDAN SOLUNAN HAVAYA’
Günlük yaşamda pek çok ürün ve ortamda endokrin bozucuların bulunabileceğini ifade eden Demirci, “Endokrin bozucu kimyasallar, işlenmiş ve paketlenmiş gıdalarda, plastik saklama kaplarında ve yoğun tarım ilacı kullanılan bölgelerde yetiştirilen hayvansal veya bitkisel ürünlerde sıkça bulunur. Ayrıca sanayileşmenin yoğun olduğu bölgelerde içme sularında, yağmur sularında ve solunan havada da pek çok endokrin bozucu mikropartikül bulunmaktadır” ifadelerini kullandı.
‘KANSER SIKLIĞINDA ARTIŞ’
Demirci, modernleşen dünya ile birlikte hayatımıza giren ve vücudumuzda birikerek hormon sistemlerini olumsuz etkileyen endokrin bozucuların, özellikle çocuklar ve hamileler üzerinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda önemli uyarılarda bulundu. Çocukların büyüme ve gelişme dönemlerinde endokrin sistemin kritik bir rol oynadığını vurgulayan Demirci, şunları söyledi:
“Büyüme ve gelişmenin çok hızlı küçük çocuklarda endokrin sistemde yaşanacak problemler gelişme geriliklerine, bilişsel fonksiyonları etkileyerek okul başarısının düşmesine, erken yaşta obezite-diyabet gibi metabolik hastalıklara yol açabilmektedir. Yapılan araştırmalar endokrin bozuculara maruz kalmanın ileri yaşlarda kanser sıklığında da artışa yol açtığını göstermektedir.”
‘FETÜS ÜZERİNDE AĞIR HASARA YOL AÇIYOR’
Hamilelik döneminde endokrin bozuculara maruz kalmanın fetüs üzerinde de olumsuz etkiler yaratabileceğini vurgulayan Demirci, “Hamile bir kadının maruz kaldığı endokrin bozucular, plasenta aracılığı ile fetüse geçmekte ve henüz bağışıklık sistemi tam gelişmemiş olan fetüs üzerinde ağır hasara yol açabilmektedir. Bu durum, fetüste gelişme geriliği, tiroid problemleri ve nörolojik bozukluklar gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir” diye konuştu.
‘YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİĞİ ŞART’
Bu zararlı kimyasallardan tamamen korunmanın mümkün olmadığını, ancak bazı yaşam tarzı değişiklikleri ile maruziyetin azaltılabileceğini belirten Demirci, “Sanayileşmenin artmasıyla birlikte endokrin bozucular her yanımızı sarmış durumda. Ancak, mümkün olduğu kadar paketlenmiş gıda tüketiminin azaltılması, organik ve hijyenik ürün kullanımının artırılması, tarımsal kimyasallardan arınmak için meyve ve sebzelerin iyi yıkanması, gıdaların üretim yerlerinin kontrol edilmesi ve kontamine bölgelerde üretilmiş hayvansal ve bitkisel besinlerin tercih edilmemesi, plastik ürünler yerine cam ve çelik kapların tercih edilmesi, zorunlu olmadıkça cilt üzerine koruyucu krem sürülmemesi, gereksiz antibiyotik veya takviye besin alınmaması ve düzenli egzersiz ile dengeli beslenmenin artırılması endokrin bozuculara maruziyetimizi en aza indirecek bireysel yaklaşımlar arasında sayılabilir” dedi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Başkan Ünlüce, Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nda mücadele edecek milli yüzücü Sümeyye Boyacı’yı ağırladı. Ünlüce, Boyacı’nın her zaman yanında olduklarını belirterek, kendisine yarışmalarda başarılar diledi. Boyacı ise Türkiye’ye ve Eskişehir’e ay yıldızlı formayla yeni bir başarı daha hediye etmek istediğini belirtti.
Sümeyye Boyacı, Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nda; 29 Ağustos’ta 200 metre serbest, 30 Ağustos’ta 100 metre serbest, 3 Eylül’de ana branşı 50 metre sırt üstü ve 4 Eylül’de ise 50 metre kelebek kategorilerinde madalya için yüzecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇANKIRI’nın Ilgaz ilçesindeki orman yangını, ekiplerin karadan ve havadan müdahalesi ile kontrol altına alındı. Yangında 44 hektar alanın zarar gördüğü belirtildi.
Ilgaz ilçesi Keseköy mevkisinde dün saat 17.00 sıralarında orman yangını çıktı. Orman İşletme Müdürlüğü, Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ekipleri ile itfaiye ve jandarma ekipleri yangın bölgesine sevk edildi. Rüzgarın etkisiyle alevler çevreye yayılarak yerleşim yerlerini tehdit etti. Bu nedenle 4 köyde yaşayan yaklaşık 125 kişi ve besi hayvanları güvenli bölgelere tahliye edildi. Ekipler, gece boyunca havadan ve karadan alevlere müdahale etti. Bölgenin sarp ve kayalık olması nedeniyle çalışmalar güçlükle yürütüldü. 4 farklı noktada etkili olan yangın, havadan ve karadan yürütülen çalışmalar sonucu sabaha karşı kontrol altına alındı.
Çankırı Valisi Fırat Taşolar, yangın bölgesinde incelemelerde bulundu. Vali Taşolar, devam eden soğutma çalışmalarına ilişkin yetkililerden bilgi aldı. Yangında yaklaşık 44 hektar alanın zarar gördüğü öğrenildi.
Yangının çıkış nedeniyle ilgili ise soruşturma sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Soner Altın, yaptıkları hizmetin hassasiyeti ve vatandaşların kapı kilitleri konusunda nelere dikkat etmesi gerektiğini anlattı. İnsanlar tatile çıktığında yaşanabilecek olumsuzlukları karşı küçük önlemler alınması gerektiğini belirten 34 yıllık çilingir Soner Altın, “Sadece giriş kapısı değil, balkon ve çatı kapılarının da güçlendirilmesi gerekiyor” dedi.
“Hırsızlar kilitlenmemiş kapılardan daha rahat bir şekilde girebiliyorlar.”
Güçlendirilmiş kilidin önemine değinen Altın, “İnsanlar tatile giderken öncelikle kapılarını güçlendirmeleri gerekiyor. Bu sadece giriş kapısı değil, balkon ve çatı kapılarının da güçlendirilmesi gerekiyor. Komşuluk ilişkilerinin de güçlü olması gerekiyor, duyarlı olunması lazım. Kapılar yabancı kişiler tarafından zorlandığı zaman en yakın polis karakoluna bildirmesi gerekiyor. Hırsızlar genellikle çekili tabir ettiğimiz, kilitlenmemiş kapılardan daha rahat bir şekilde girebiliyorlar” diye konuştu.
“Merdiven altı çilingirlerden uzak durulmalı”
Soner Altın bir takım önerilerde bulunurken, güvenilir çilingir tercih edilmesinin önemini hatırlattı. Altın, sözlerine şu şekilde devam etti;
“Biz genellikle çilingir hizmetlerinde çok hassas davranıyoruz. Merdiven altı çilingirlerden uzak durulmalı. Mevcut ikametgah adresinin ona ait olup olmadığını araştırıyoruz. Kira kontratı mevcutsa kontrol ediyoruz ve çok şüphelendiğimiz durumlarda komşulardan bilgi alıyoruz. İnsanlara dükkanı belirli bir yerde olan mahalle esnafıyla çalışmalarını tavsiye ederim.” – ESKİŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Rektörlük görevine atanması sonrasında üniversitenin geleceğine yönelik önemli değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Hacımüftüoğlu, bilimsel çalışmaların toplumsal kalkınmayı önceleyen ve sorunlara çözüm ürütecek nitelikte olması gerektiğine vurgu yaparak, bilimsel bilginin toplum yararına kullanılmasının önemine değindi.
Misafirleri ile tek tek ilgilenen ve üniversitenin geleceğine ilişkin plan ve projelerinden bahseden Rektör Hacımüftüoğlu: “Rektör olarak, üniversitemizde bilimsel çalışmaların sadece akademik yayınlar ve patentlerle sınırlı kalmaması, aynı zamanda somut ürünlerle de taçlandırılması gerektiğine inanıyorum. Bilimsel bilginin toplum yararına dönüştürülmesi, üniversitelerin en önemli görevlerinden biridir. Bu doğrultuda, araştırma faaliyetlerimizin, yenilikçi ürünler geliştirmeye ve bu ürünlerin ticarileştirilmesine yönelik olarak desteklenmesini sağlayacağız. Akademik başarıyı sadece yayın ve patent sayısıyla değil, ortaya konulan ürünlerin ekonomik ve toplumsal etkisiyle de değerlendiren bir yaklaşımı üniversitemize kazandıracağız. Böylece, üniversitemiz bilimsel bilgi üretiminin yanı sıra, bu bilgiyi pratiğe dökerek topluma doğrudan katkı sunan bir merkez haline gelecektir” dedi.
Rektör Hacımüftüoğlu: “Bilimsel çalışmalara hız vereceğiz”
Rektör Hacımüftüoğlu ayrıca, üniversitenin sosyal bilimler alanında da önemli projelere imza atacağını vurgulayarak, şunları ekledi: “Üniversitemizin, yalnızca pozitif bilimler alanında değil, aynı zamanda sosyal bilimler alanında da hem Erzurum’a hem de ülkemize önemli katkılar sunabilecek bir konumda olduğunu biliyoruz. Hem bu misyonu geliştirmek hem de dünya üniversiteleri ile rekabet edecek düzeye gelmek adına bilimsel çalışmalarımıza hız vereceğiz. Sosyal bilimler, toplumsal sorunların analiz edilmesi, kültürel değerlerin korunması ve insan davranışlarının daha iyi anlaşılması gibi alanlarda kritik bir rol oynamaktadır. Bu doğrultuda, üniversitemizde sosyal bilimler araştırmalarını destekleyerek, şehrimizin ve ülkemizin ihtiyaçlarına yönelik çözümler üreten projeler geliştireceğiz. Üniversitemiz, sosyal bilimler alanında yürütülecek çalışmalarla, toplumsal gelişime rehberlik eden, politikaların oluşturulmasına katkıda bulunan ve kültürel zenginliğimizi güçlendiren bir merkez olacaktır.”
Atatürk Üniversitesinin yeni dönemde hem bilimsel hem de toplumsal alanda önemli adımlar atacağını belirten Hacımüftüoğlu, bu doğrultuda akademik ve idari personelin de katkılarına büyük önem verdiklerini dile getirdi. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AMASYA – Tadıyla ünlü misket elmasının yetiştirildiği Amasya’da müzede sergilenen bin 700 yıllık elmalı mozaik, bu meyvenin ağacının üzerine işlendiği tek antik mozaik olarak dikkat çekiyor. Amasya Müzesi Müdürü Celal Özdemir, “Dünyada üzerine misket elma ağacı işlenmiş tek mozaik Amasya’dadır” dedi.
Roma dönemine ait
2013 yılında il merkezine bağlı Yavru köyü yakınlarında kaçak kazı yapılan alanda kurtarma kazısında Roma dönemine ait yaklaşık bin 700 yıllık tapınak ile ortasında 1,5 metrekare çapında elma ağacı figürlü 20 metrekare genişliğindeki mozaiğin bulunması şehirde heyecan oluşturmuştu. Kaldırıldığı Amasya Müzesi’nde teknik çalışmanın tamamlanmasıyla 4 yıldır sergilenen elmalı mozaik, müzenin en prestijli eserleri arasında gösteriliyor.
Milyonlarca renkli taş parçasından oluşuyor
Milyonlarca renkli taş parçasının dizilmesiyle oluşturulan mozaiğin bir tarafı kırmızı, diğer tarafı yeşil olan coğrafi işaret tescilli Amasya misket elmasının antik dönemde de lezzetiyle tercih edilen meyveler arasında geldiğinin kanıtı olarak değerlendiriliyor.
“Amasya elması bulduk diye sevindik”
Amasya denilince akıllara misket elmasının geldiğine işaret eden Müze Müdürü Özdemir, “Ortasında yer alan madalyonda elma ağacı, 4 elma, altında da 3 keklik figürü yer alıyor. Üzerinde misket elmasının tasvir edildiği Roma dönemine tek taban mozaiği Amasya Müzesinde bulunmaktadır. İlk kazdığımızda ‘Amasya elması bulduk’ diye sevindik. Bu misket elmasının 2 bin yıl önce de lezzetli, yaygın olduğunun kanıtıdır. Müzeyi gezen ziyaretçilerimize zevkle, şevkle anlatıyoruz” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hakkari Vali Yardımcısı ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Buğra Karadağ, il merkezine bağlı köylerde yapılan yol asfalt çalışmalarını yerinde denetledi. İlk olarak Kaymaklı köyünü ziyaret eden Vali Yardımcısı Buğra Karadağ, Köy Muhtarı Derviş Demirkan ve vatandaşlar tarafından karşılandı. Köyde yapılan yol asfalt çalışmalarını yerinde denetleyen Karadağ, Vali Ali Çelik’in destek ve talimatları doğrultusunda faaliyet geçirilen asfalt plenti tesisinde ürettikleri sıcak asfaltla ihtiyaç duyulan köy yollarını asfaltlayarak vatandaşlara rahat ve daha konforlu bir ulaşım hizmeti sunmaya çalıştıklarını söyledi. Bu kapsamda Kaymaklı köyünde de başlayan yol asfalt çalışmalarını yerinde görmek amacıyla bir ziyaret gerçekleştirdiğini ifade eden Karadağ, Kaymaklı köyünde 4.2 kilometre yol asfaltlayacaklarını belirtti.
Kaymaklı Köyü Muhtarı Derviş Demirkan ise köy yollarının asfaltlanmasından duydukları memnuniyeti dile getirerek, köylerinin ilk kez asfalta kavuştuğunu ve bu nedenle çok mutlu olduklarını söyledi. Muhtar Derviş Demirkan, yolların asfaltlanmasında emeği geçen Vali Ali Çelik, Vali Yardımcısı Buğra Karadağ ve İl Özel İdaresi personeline teşekkür etti.
Karadağ, Kaymaklı köyünün ardından eski Çanaklı köyüne ulaşım sağlanması amacıyla yeni yapılan yolda incelemelerde bulundu. Yapım çalışmaları devam eden yol ile ilgili İl Özel İdaresi Yol Ulaşım Şube Müdürü Maksut Kaya’dan bilgi alan Vali Yardımcısı Buğra Karadağ, coğrafyası gereği zor şartlarda fedakarca görev yapan personele teşekkür etti. Karadağ, başlatılan çalışmalar kapsamında eski Çanaklı köyüne 5 kilometre yeni yol yapılacağını ve 13 kilometre yolun ise bakım ve onarımının sağlanacağını söyledi.
1991 yılından bu yana köylerinden ayrı kalmak zorunda kalan ve Hakkari- Van kara yolu üzerindeki Zap Vadisi kenarına yerleştiklerini belirten Çanaklı Köyü Muhtarı Kadir Adıyaman da, huzur ve güven ortamının sağlanmasıyla birlikte yıllardır özlem duydukları eski köylerine geri dönüş yapacak olmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirttiler. Yapılan yeni yol sayesinde köylerine ulaşım sağlayacaklarını dile getiren Muhtar Adıyaman, kendilerinden hiçbir konuda desteğini esirgemeyen başta Vali Ali Çelik olmak üzere Vali Yardımcısı Buğra Karadağ ve emeği geçen herkese teşekkür etti. – HAKKARİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>REHA MUHTAR KİMDİR?
Türk gazeteci, televizyoncu ve yazar olan Muhtar, 21 Temmuz 1959 tarihindeİstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun olan Muhtar, kariyerine TRT’de başladı. Reha Muhtar, özellikle 1990’lı yıllarda Türkiye’nin en popüler televizyon programcılarından biri olmuştur.
Muhtar, “Ateş Hattı” isimli programla geniş kitlelerce tanınmış ve Türk televizyonculuğunda haber programlarına yeni bir soluk getirmiştir. Mücadeleci ve agresif üslubu ile bilinen Muhtar, bu tarzıyla dikkat çekmiştir. Ayrıca, köşe yazarlığı yapmış ve birçok medya kuruluşunda önemli görevlerde bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HATAY – Hatay’ın Altınözü ilçesinde çıkan zeytinlik yangını itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü.
Edinilen bilgilere göre yangın, Altınözü ilçesi Akamber Mahallesi’nde meydana geldi. Bilinmeyen bir nedenden dolayı zeytinlik alan yanmaya başladı. Ağaçların yandığını gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine yangın bölgesine çok sayıda itfaiye ekipleri sevk edildi. Kısa sürede bölgeye gelen itfaiye ekiplerinin müdahaleleri sonucunda yangın büyümeden kontrol altına alındı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, 11 Ağustos’ta Moskova’dan Marmaris’e tatil için gelen Rus vatandaşı Natalia Somova (48) 17 Ağustos tarihinde sabah saatlerinde İçmeler mahallesinde bulunan Karya yürüyüş yoluna gitmek için otelden ayrıldı. 19 Ağustos günü ülkesine dönmesi gereken Somova’nın yakınları kadına ulaşamayınca durumu kaldığı otel ve tur acentesine bildirdi. Marmaris Emniyet Müdürlüğü asayiş ekiplerine yapılan ihbar üzerine ilçedeki tüm kamera kayıtları tarandı. Kamera kayıtlarından 48 yaşındaki kadının 17 Ağustos günü sabah saat 07.30 civarı İçmeler Mahallesi’nde bulunan Karya Yürüyüş Yolu’ndan giriş yaptığı tespit edildi.
Marmaris Asayiş Büro ekipleri AFAD merkezi ile koordine olarak AKUT Marmaris, Marmaris Belediyesi Arama Kurtarma Ekipleri (MABKE) ile birlikte karanlıkta dağlık alanda bir ucu İçmeler Mahallesi’nde diğer ucu Turunç Mahallesi’nde olan Karya Yürüyüş Yolu’nda arama çalışmalarına başladı. Çalışmalarda her hangi bir ize rastlayamayan ekiplerin sabah saatlerinde iz takip köpeklerinin de katıldığı arama çalışmalarına yaklaşık 11 kilometrelik alanda devam ediyorlar. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Danimarka’dan 1 Nisan’da bisikletle dünya turuna çıkan çiftin durağı Diyarbakır oldu. Şanlıurfa’dan Diyarbakır’a gelen çift, tren ile Ankara ve Eskişehir’i gezmeyi planlarken, gezilerine Asya’dan devam edecekler.
Jesper Vendelbo, 1 Nisan’da Danimarka’dan başladıklarını, 140 gündür bisiklet sürdüklerini söyledi.
Diyarbakır’dan Ankara ve Eskişehir’e trenle yol alacaklarını belirten Vendelbo, daha sonra yarım yıl boyunca Asya’dan devam edeceklerini ifade etti.
“Türkiye ve Diyarbakır, hayal edebileceğimizden çok daha güzel bir yer” diyen Vendelbo, “Şanlıurfa’dan geliyoruz. Bacaklar çalışabiliyorken farklı bir şey denemek için bir yıl boyunca bisiklet sürmeye karar verdik” dedi. – DİYARBAKIR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2021-2022 sezonu başında Fenerbahçe’ye transfer olan Miguel Crespo, yeni sezonda RAMS Başakşehir forması giyecek. Ocak 2024’te İspanyol ekibi Rayo Vallecano’ya kiralanan ve sezon sonu itibarıyla sarı-lacivertlilere dönen Portekizli futbolcu, teknik heyetin raporu doğrultusunda transfer görüşmelerine başladı. Crespo, Süper Lig ekiplerinden Başakşehir ile anlaştı. Turuncu-lacivertliler ile 3 yıllık sözleşme imzalayan 27 yaşındaki orta saha, yeni takımında 13 numaralı formayı giyecek.
Miguel Crespo, Fenerbahçe formasıyla 80 maça çıkarken, 5 gol, 7 asistlik performans sergiledi. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kahramankazan Belediyespor Kulübü’nün sporcusu Berat Ergün, Sivas’ta düzenlenen ve Türkiye genelinden birçok sporcunun katıldığı müsabakada performansı ve azmiyle adını zirveye yazdırmayı başardı. Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu, genç sporcuyu tebrik ederek, “Sporcumuz Berat Ergün’ün azimli çalışmaları sonucunda kazandığı bu başarı aynı zamanda Kahramankazan Belediyespor Kulübü’nün ve şehrimizin spor alanındaki yükselişinin bir göstergesidir. Berat’ın azmi ve disiplinli çalışmaları, tüm genç sporcularımıza ilham veriyor. Kendisiyle gurur duyuyor ve başarılarının devamını diliyorum” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bu yıl 18.’si gerçekleştirilen Gökbel Yağlı Pehlivan Güreşleri Festivali’ni değerlendirme toplantısının ikincisi yapıldı. Encümen Salonu’ndaki toplantıya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, Antalya İl Jandarma Komutan Yardımcısı Albay Engin Burak Mindivanlı, İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Hüseyin Direk, Belediye Başkan Danışmanı ve Organizasyon Komitesi Başkanı Abdurrahman Açıkalın, Kestel Mahalle Muhtarı Hüsnü Uyar, Karakocalı Mahalle Muhtarı Şeref Yiğit ile Belediye Birim Müdürleri ve ilgili personel katıldı.
“Markalaşan turizm anlayışı”
Alanya’nın etkin ve en doğru şekilde tanıtılması adına tüm turizm paydaşlarıyla ortak hareket ettiklerini söyleyen Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, markalaşmış bir turizm anlayışını en üst düzeye taşımak için gayret gösterdiklerini belirtti.
“Emeği geçenlere teşekkür ederim”
Gökbel Yağlı Pehlivan Güreşleri Festivali’ni değerlendiren Başkan Özçelik, “Çok emek verildi. Herkesin eline sağlık. Emeği geçen tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Eksi bir söylem olmadı ve olumlu yansımalarını gördük. Silah ve havai fişek atılmaması da vatandaşlarımız tarafından memnuniyetle karşılandı. Var olanı daha iyi hale getirmek için çalışmalarımız sürüyor” dedi.
Yüksek irtifa antrenman merkezi ve yaz kampı
Turizmi çeşitlendireceklerini söyleyen Başkan Özçelik, spor turizmini canlandıracaklarını belirtti. Alanya’nın spor turizmine kazandırılmasını çok önemsediklerini kaydeden Başkan Özçelik, “Sezon dışı olarak tanımlanan Kasım-Nisan arası dönemde bisiklet, triatlon gibi sporcuların hazırlık antrenmanlarını yapmaları ve ayrıca Mayıs ile Eylül aylarını kapsayan yaz dönemi antrenmanları için Yüksek İrtifa Antrenman Merkezi oluşturacağız. Öte yandan Gökbel’de yaz süresince gençlerimiz ve ilköğretim öğrencilerimize yönelik doğayla baş başa kalabileceği, Bin 650 metrede kamp deneyimini yaşayabilecekleri Yaz Kampı alanını kuracağız” diye konuştu.
Hedef çevreci ve sürdürülebilir olmak
Başkan Danışmanı ve Organizasyon Komitesi Başkanı Abdurrahman Açıkalın ise, Gökbel’i Türkiye ve dünya markası yapma yolunda gayret göstereceklerini ifade ederek, gelecek yıl 4 güne çıkarılması planlanan festivalin birçok etkinlikle zenginleştirileceğini kaydetti. Açıkalın şöyle konuştu:
“2 futbol, 3 voleybol sahası, 6 parkurlu atletizm pisti, konaklama için butik otel, doğa yürüyüşü ve motokros gibi aktiviteler eklenecek. Hedefimiz, oldukça çevreci ve sürdürülebilir bir yaklaşımla festivali devam ettirmektir. Yerel sanatçılarımız konserler verecek. Yüksek İrtifa Antrenman Merkezi, sporcularımız için büyük önem taşıyor. Ayrıca güreşlerin de puanlı olması için federasyonla görüşmelerimiz devam ediyor.” – ANTALYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KARS Dağcılık ve Arama Kurtarma Spor Kulübü (KARSDAK) üyesi 13 dağcı, Hakkari’deki 4 bin 135 rakımlı Cilo Dağı’nın zirvesine tırmanıp, Türk bayrağı açtı.
Kars’tan geçen cuma gecesi yola çıkan dağcılar, cumartesi sabah saatlerinde Hakkari’deki Serpel Yaylası’na ulaştı. Bir süre kamp yapan dağcılar, 3 rehber eşliğinde tırmanışa başladı. KARSDAK Başkanı Özfer Koçak’ın başkanlık ettiği grup, pazar günü saat 07.30 sıralarında 4 bin 135 metre yüksekliğindeki Cilo Dağı’nın zirvesine ulaştı. Buzul gölleri ve yaylaları geçerek zirve yapan dağcılar, hatıra fotoğrafı çekildi, Türk Bayrağı açtı. Bir süre zirvede fotoğraf çekilen dağcılar, daha sonra inişi gerçekleştirerek Kars’a döndü.
Zirvede açıklama yapan KARSDAK Başkanı Özfer Koçak, cumartesi günü başladıkları tırmanışa 13 sporcunun katıldığını ve 3 rehber eşliğinde başarılı bir şekilde zirveye ulaştıklarını belirtti.
Haber: Bedir ALTUNOK/ KARS,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Merkezefendi Belediyesi, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 102’inci yılı için futbol, tenis, satranç, güreş ve basketbol turnuvası düzenliyor. Sevindik Vadi Park’ta düzenleyerek yüzde yüz doluluk oranıyla spor hayatına kazandırıyor.
“Sporla iç içe ve sporu seven bir ilçeyiz”
Belediye Başkanı Şeniz Doğan, “Sporun ve sporcunun her zaman yanında olduğumuz gibi sporun gençlerimizin gelişimi için çok önemli olduğunu da biliyoruz. Bugüne kadar spor alanında birçok etkinlik ve projeler gerçekleştirdik. Merkezefendi Belediyesi olarak sporla iç içe ve sporu seven bir ilçeyiz. 30 Ağustos Zafer Bayramımıza özel beş branşta turnuva düzenliyoruz. Tüm sporcularımızı turnuvalarımıza bekliyoruz” dedi.
14-16-18 yaş kategorisindeki sporcuların katılacağı basketbol turnuvası 27-28-29-30 Ağustos’ta gerçekleştirilecek. 3×3 Fiba kurallarının geçerli olacağı müsabakalar Sevindik Vadi Park Spor Tesisi’nde oynanacak. Dereceye giren takımlara madalya, kupa ve Yukatel Merkezefendi Belediyesi Basketbol Takımı’nın maç bileti verilecek. Başvurular Selçukbey Spor Eğitim Merkezi ve ‘0554 467 99 44’ iletişim numarasından yapılacak.
Güreş turnuvası ise U-13 ve U-15 Kız-Erkek sporcular arasında yapılacak. 29 Ağustos da U-15, 30 Ağustos da ise U-13 sporcular müsabakalara çıkacak. Sevindik Vadi Park Spor Tesisleri’nde oynanacak olan müsabakalarda dereceye giren sporculara madalya verilecek.
Satranç Turnuvası, 30 Ağustos, 31 Ağustos ve 1 Eylül arasında düzenlenecek. Gençlik Spor İl Müdürlüğü Satranç Salonu’nda gerçekleştirilecek turnuva dört kategoriden oluşuyor. Turnuvaya katılmak isteyenler ‘www.denizli.tsf.org.tr’ adresinden 29 Ağustos Perşembe günü saat 20.00’ye kadar başvuru yapabilecek.
2015-2016 ve 2017 doğumlu sporcuların katılacağı Tenis Turnuvası başvuruları, 25 Ağustos Pazar günü sona erecek. Turnuvalar 26-30 Ağustos ‘ta gerçekleştirilecek. Selçukbey Spor Eğitim Merkezi’nde düzenlenecek olan turnuvaya kayıtlar, Selçukbey Spor Eğitim Merkezi’nden veya ‘0552 222 09 20’ numaralı hat üzerinden yapılacak.
2015-2016 doğumlu sporcuların mücadele edeceği futbol turnuvasına başvurular devam ediyor. Katılmak isteyen kulüpler, 23 Ağustos’a kadar ‘0 552 692 20 20’ iletişim numarası üzerinden başvurması gerekiyor. Maç gün ve saatleri kayıtlara göre belirlenecek. Sevindik Vadi Park Spor Tesisleri’nde oynanacak olan müsabakalarda dereceye giren ilk üç takıma ise sürpriz hediyeler verilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakım, onarım ve yenileme çalışmalarının ardından kapılarını yeniden açan havuz, kısa sürede büyük ilgi gördü. Yenilenen yüzme havuzunun açılışıyla birlikte, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın ‘Yüzme Bilmeyen Kalmasın’ ve ‘Engelsiz Spor Okulları’ projeleri kapsamında yüzme eğitimleri de başlamış oldu.
Eğitimlerin başladığı günden itibaren yaklaşık 500 öğrenci, yüzme becerilerini geliştirmek ve sporla buluşmak için havuza kayıt yaptırdı. Eğitimler, profesyonel eğitmenler tarafından haftanın iki günü birer saatlik seanslarla gerçekleştiriliyor. Uzman eğitmenler, gençlere hem teorik hem de pratik bilgiler sunarak yüzme becerilerinin en iyi şekilde gelişmesini sağlıyor.
Aydın Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada yenilenen yüzme havuzunun sporseverler için büyük bir fırsat sunduğunu belirterek, “Havuzun açılmasıyla birlikte sağladığımız yüzme eğitimleri sayesinde gençlerimizin yüzme sporu ile tanışmalarını hedefliyoruz. Ayrıca, Bakanlığımızın ‘Yüzme Bilmeyen Kalmasın’ ve ‘Engelsiz Spor Okulları’ projelerinin hem gençlerimiz hem de özel bireylerimiz için büyük bir katkı sağlayacağına inanıyoruz” ifadelerine yer verildi. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, 1. Lig’de mücadele eden Amed Sportif Faaliyetler ile Uğur Okulları İstanbulspor arasında bu akşam 21.00’da oynanacak müsabakayı izlemek için dün Diyarbakır’a geldi. Başkan Hacıosmanoğlu’na TFF Başkan Vekili Mecnun Otyakmaz ile TFF Yönetim Kurulu Üyeleri Zehra Neşe Kavak ve Lale Cander de eşlik etti. Başkan Hacıosmanoğlu, sırasıyla Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO), Valilik, Diyarbakırspor, Diyarbekirspor ve İl Jandarma Komutanlığı’nı ziyaret etti. Başkan Hacıosmanoğlu daha sonra ise Amed Sportif Faaliyetler’in tesisini ziyaret etti. Burada Amed Sportif Faaliyetler Başkanı Aziz Elaldı ile bir araya gelen Başkan Hacıosmanoğlu, açıklamalarda bulundu.
‘HERKESE EŞİT MESAFEDE OLACAĞIZ’
TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, seçim sürecinde kendisini destekleyenlere teşekkür ederek, “Doğu ve Güneydoğu’nun, İç Anadolu’nun, Ege’nin, Akdeniz’in, Karadeniz’in ne kadar haksızlığa uğramış, adalet isteyen, sağ duyulu spor severleri varsa, sayın başkan da bize aynı şekilde destek oldu. Teşekkür ediyorum. Başkan, barış ve kardeşliğe hizmet etsin diye Amed Spor için çalışıyoruz dedi. Bu vatan, bu bayrak bizim. Vatanıyla, bayrağıyla sorunu olmayan herkes için nereye entegre olmak istiyorsa biz onun görevlisi olarak çalışırız. Futbolun elbette ki en büyük özelliği geniş kitlelere hitap ediyor olması. Barışı, kardeşliği sağlamak için her alanda kullanılması gerekiyor. Bizim de ilkelerimiz o doğrultuda. Adil ve adaletli olacağız. Herkese eşit mesafede tarafsız olacağız. Futbolun marka değerini yükseltmek için, sayın başkan az önce gezdirdi, alt yapı ve tesisler yapıyorlar. Bunlar sadece Amed Spor’a değil ülke sathına yayacağız. Tesisler yapabilirsiniz ama tesislerin eğer için profesyonelce doldurmasanız oradan ürün çıkmaz. Futbolun kalkınmasının da oradan başlaması gerektiğine inanıyoruz” dedi.
‘LİGLERİN HİÇBİRİNDE YABANCI OYUNCUNUN OYNAMASINI İSTEMİYORUM’
Ülkede yabancı oyuncu sıkıntısı olduğunu söyleyen Başkan Hacıosmanoğlu, “Futbolculara dünyanın parasını veriyoruz. Uyum sağlayan sağlıyor, sağlamayan parasını alıyor, gidiyor. 1’inci, 2’nci, 3’üncü ligde benim şahsi düşünceme göre, tabi bu ekip işi, şahsi düşüncem liglerin hiçbirinde yabancı oyuncunun oynamasını istemiyorum. Ama bunu da sağlamak için önce amatörden başlayıp takımlarımıza her alanda profesyonel ekiplerle beraber destek olup…Sıkıntıların çoğunu biliyoruz. Amacımız amatörden başlayıp 1’inci lige kadar üreten konumuna getirmek. Biz onun için çalışacağız. Amed Spor da bu ülkenin takımı. Bu akşam maçımız var. Türkiye’de böyle bir şehir yok. Buna katkı sağlayan herkese teşekkür ediyorum. Örnek alınması gereken bir şehir” diye konuştu.
‘KARDEŞLİĞİN NASIL OLDUĞUNU BU AKŞAM GÖSTERELİM’
Çocukları spora katıp daha iyi yerlere kanalize etmenin, bu milletin her ferdinin görevi olduğunu vurgulayan Başkan Hacıosmanoğlu, şunları söyledi:
“Sadece Diyarbakır’da değil, bütün şehirlerimizde daha hassas olmalıyız. Bu akşam da söz verdiğimiz gibi Amed Spor’un maşına geldik ama bir gün önce geldik. Çok güzel oldu. Çok da büyük tesadüf oldu. İstanbulspor ile oynayacak Amed Spor. İstanbulspor’un sahipleri de benim doğduğum yerden. Of’lular. Buradan Amed Spor taraftarlarına da seslenmek istiyorum. Biliyorum, bana karşı iyi duygular besliyorlar. Buradan Türkiye’ye kardeşliğin nasıl olduğunu hep beraber akşam ki maçta gösterelim. Bir sonraki adımlarımızda kardeşlik iklimine katkı sağlayacak bir atmosfer yaratırsak bu hem Diyarbakır hem Amed Spor hem de diğer illerimize bu konuda örnek olur. Temennim ve beklentim de o. Güzel olacak her şey.” ‘BİZİM MAÇLARIN YÜZDE 50’Sİ KADIN VE ÇOCUKLARDAN OLUŞMAKTADIR’
2 gündür tarihi anların yaşandığını belirten Amed Sportif Faaliyetler Başkanı Aziz Elaldı da, “Uzun yıllar özlenen barış, sevgi ve birliktelik köprüsü dün katılımcı dostlarımız sayesinde güzel görüntü oluştu. Ziyaretleri için katılımcılarımıza teşekkür ederiz. Bölgenin futbola spora olan açlığı, başkanımızla dün gezdiğimiz noktalarda çocukların ve gençlerin sevgisi, futbola olan özlemi için bu işi yapıyoruz. Amacımız futbolu bu bölgeye hakim kılmaktır. Bu akşam da bir maçımız var. Bildiğiniz gibi bizim maçların yüzde 50’si kadın ve çocuklardan oluşmaktadır. Kadın ve çocuklara bazı noktaları tahsis ediyoruz. Ücretsiz bilet veriyoruz” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Ali Koç, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi parti genel merkezinde ziyaret etti. Ali Koç’u genel merkez girişinde MHP Genel Başkan Başdanışmanı Eyyüp Yıldız karşıladı. Basına kapalı gerçekleşen görüşme, yaklaşık 1 saat sürdü. Görüşmenin ardından Bahçeli, Ali Koç’u aracına kadar uğurladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(DİYARBAKIR) – Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, Amed Sportif Faaliyetler Kulübü’ne yaptığı ziyarette, alt liglerde yabancı futbolcu oynatılmasına karşı olduğunu ifade ederek, “Bu ülkede yabancı sıkıntısı var. Futbolculara dünyanın parasını veriyoruz. Uyum sağlayan kalıyor, sağlamayan 3 senelik parasını alıp gidiyor. 1. Lig, 2. Lig ve 3. Lig’de benim şahsi düşünceme göre, kulüplerde yabancı futbolcu oynatılmasını istemiyorum” dedi.
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, bu akşam oynanacak Amed Sportif Faaliyet ile İstanbulspor maçını izlemek için dün Diyarbakır’a geldi. Hacıosmanoğlu, bugün TFF yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Amed Sportif Faaliyetler Kulübü Başkanı Aziz Elaldı’yı ziyaret etti.
Ziyarette konuşan Amedspor Başkanı Aziz Elaldı, Hacıosmanoğlu’nun kente gelişinin çok anlamlı olduğunu belirterek, 2 gündür Diyarbakır’ın tarihi bir gün yaşadığını söyledi. Ziyaretleri için TFF Başkanı Hacıosmanoğlu’na teşekkürlerini ileten Elaldı, “Uzun yıllardır özlenen o barış, o sevgi, o birliktelik köprüsü, dün akşam bütün katılımcı dostlarımız sayesinde Türkiye’nin birlikteliğiyle ilgili çok güzel görüntüler oluştu. Öncelikle başkanımıza ve yönetim kurulu üyelerimize bizi bu noktada onore etikleri için, şehrimize ziyaretlerini söyledikleri gibi yaptığı için çok teşekkür ediyoruz. 2 gündür göstermeye çalıştığımız olay da buydu. Bölgenin spora, futbola olan açlığını, İbrahim başkan ile birlikte 2 gürdür geziyoruz, her gittiğimiz noktada çocukların ve gençlerin sevgisi, futbola olan özlemeni gördük. Biz de bu çocuklar için bu işleri yapıyoruz. Onların bu anlamlı ziyaretlerinden dolayı minnettarız. Bize de bu anlamda altyapı, kadın takımımız, engelsiz takımımıza yardımlarını bekliyoruz. Amedspor, sadece bir futbol kulübünden ibaret değil. Birçok branş ve alanda faaliyetlerimiz var” dedi.
‘Futbol geniş bir kitleye hitap ediyor, barışı ve kardeşliği sağlamak için her alanda kullanılması gerekiyor’
Elaldı’nın ardından söz alan Hacıosmanoğlu, futbolun barış ve kardeşliğine sağladığı katkıya değinerek konuşmasına başladı. “Vatanıyla, bayrağıyla sorunu olmayan herkesin nereye entegre olmak istiyorsa biz onun görevlisi olarak çalışırız” diyen Hacıosmanoğlu, “Seçim sürecinde başkanımız sağ olsun, doğunun, güneydoğunun, iç Anadolu’nun, Ege’nin, Akdeniz’in, Karadeniz’in ne kadar haksızlığa uğramış, adalet isteyen sağduyulu ne kadar futbol çevresi nasıl bize destek olduysa, sayın başkan da aynı şekilde bize destek oldu. O süreçte de konuştuk, ‘Biz futbolu barış ve kardeşliğe hizmet etsin diye Amedspor için çalışıyoruz, bu vatan bizim, bu bayrak bizim’ dedi. Biz de onu istiyoruz. Vatanıyla, bayrağıyla sorunu olmayan herkesin nereye entegre olmak istiyorsa biz onun görevlisi olarak çalışırız. Futbol geniş bir kitleye hitap ediyor, barışı ve kardeşliği sağlamak için her alanda kullanılması gerekiyor. Bizim de ilkelerim o doğrultuda. Adil ve adaletli olacağız. Herkese eşit mesafede tarafsız olacağız. Futbolun marka değerini yükseltmek için sadece Amedspor’a değil tüm ülkeye yayacağı. Tesisler yapabilirsiniz ama tesislerin içini profesyonelce doldurmazsanız orada ürün çıkmaz. Biz hem antrenör hem de psikoloji desteğiyle altyapıya, amatöre çok önem veriyoruz. Futbolun kalkınması için ilk hamlenin oradan başlaması gerektiğine inanıyoruz. Önceliğimiz budur” diye konuştu.
‘Bu ülkede yabancı sıkıntısı var, futbolculara dünyanın parasını veriyoruz’
Hacıosmanoğlu, alt liglerde yabancı futbolcu oynatılmasına karşı olduğu ifade ederek, bunun önüne amatör takımlardan başlayıp diğer liglerdeki takımlara destek sağlanarak geçilebileceğini belirtti. Hacosmanoğlu, şunları söyledi:
“Evet, profesyonel ligler devam edecek ama amatörde yarışmacı değil de üreten olması gerekiyor. Bu ülkede yabancı sıkıntısı var. Futbolculara dünyanın parasını veriyoruz. Uyum sağlayan kalıyor, sağlamayan 3 senelik parasını alıp gidiyor. 1. Lig, 2. Lig ve 3. Lig’de benim şahsi düşünceme göre, kulüplerde yabancı futbolcu oynatılmasını istemiyorum. Ama bunu da sağlam için önce amatörlerden başlayıp, takımlarımıza her alanda destek olup, profesyonel ekiplerle beraber sıkıntılarını belirleyip, amatörden başlayıp, 3.Lig, 2.Lig, 1.Lig üreten, dışa bağımlıktan kurtarmamız gerek. Ülke ekonomileri de öyledir. Dışa bağımlıysanız büyüyemezsiniz. Her sene küçülürsünüz. Bizim de tek amacımız futbola, amatörden başlayıp üreten konuma getirmektir. Bundan sonra zaten futbol marka değerini yukarı çıkarırsınız.”
‘Diyarbakır örnek alınması gereken bir şehir’
2 gündür Diyarbakır’daki izlenimlerini de anlatan Hacıosmanoğlu, Diyarbakır’ı mükemmel bir şehir olarak tanımladı. Hacıosmanoğlu, “Zaten eski Diyarbakır’ı konuşmaya gerek yok. Medeniyetlerin yaşadığı bir şehir. Ama yeni kurulun Diyarbakır’a uçaktan baktığım zaman Türkiye’de böyle bir şehir yok. Buna katkı sağlayan herkese teşekkür ediyorum. Örnek alınması gereken bir şehir. Gerek planlamasıyla, gerek şehrin konumlanmasıyla Türkiye’ye örnek olacak bir şehir. Bu şehrin daha güzel günlere gelmesi için çocukları spora katıp, daha iyi yerlere kanalize etmek bu milletin her ferdinin görevidir. Sadece Diyarbakır’da değil, bütün şehirlerimizde daha hassas olmalıyız. Buradan Amedspor taraftarlarını da seslenmek istiyorum, biliyorum bana karşı büyük bir duygular besliyorlar, Türkiye’de kardeşliğin nasıl olduğunu hep beraber gösterelim. Bir sonraki adımlarımızda kardeşlik iklimine katkı sağlayacak bir atmosfer yaratırsak, bu, hem Diyarbakır’ı hem Amedspor hem de diğer illerimize Türk futboluna örnek olur. Her şey güzel olacak” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YUNUS Emre Enstitüsü tarafından ‘Cumhuriyet’in Kültürel Yüzü’ adlı uluslararası yaz okulu programı düzenleniyor. 14 gün sürecek olan bu programda ‘Litera-Türk’, ‘Kamera Arkası’, ‘Türk Sofrası’ ve ‘Türk Arkeolojisi’ temaları işlenecek. 18-29 Ağustos 2024 tarihleri arasında İstanbul başta olmak üzere Türkiye‘nin çeşitli şehirlerinde gerçekleştirilecek bu programlar, Türkiye‘nin 1923-2023 yılları arasında yaşadığı kültürel değişim ve dönüşümün uluslararası katılımcılara aktarılmasını hedefliyor.
İstanbul’da düzenlenecek olan Litera-Türk yaz okulu programı, Türk edebiyatının modern ve klasik eserlerini, yazarlarını ve bu eserlerin mekansal yansımalarını uluslararası katılımcılara tanıtmayı amaçlıyor. Yazar söyleşileri, şiir günleri, edebi ve kültürel mekan gezileri, yayınevi ve editör ziyaretleri gibi etkinliklerle, edebiyat yoluyla Türkiye ile yeni bağlar kurulması hedefleniyor. Kamera Arkası yaz okulu program ise Türk sinemasının tarihini tanıtmayı ve uluslararası katılımcıları Türk film ve dizi sektörünün önde gelen yönetmen ve senaristleriyle buluşturmayı amaçlıyor. İstanbul’da gerçekleştirilecek olan programda yönetmenler, oyuncular, senaristler ve yapımcılar tarafından verilecek seminerler, atölyeler, film gösterimleri ve set ziyaretleri yer alacak. Bu sayede sinema aracılığıyla Türkiye ve Türk kültürü ile etkileşim kurulması hedefleniyor.
Türk Sofrası programında, Türkiye’nin zengin mutfağını ve binlerce yıllık yemek kültürünü dünya çapında tanıtmayı hedefliyor. İstanbul, Ankara, Afyonkarahisar ve Balıkesir gibi şehirlerde gerçekleştirilecek bu programda, profesyonel şefler tarafından teorik ve pratik dersler verilecek. Ayrıca, gastronomi alanında seçkin isimlerle düzenlenecek buluşmalar ve atölyeler ile Türkiye’nin sofra kültürü dünya ile paylaşılacak. Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde düzenlenecek olan Türk Arkeolojisi program ise, katılımcılara Anadolu’nun zengin kültürel mirasını yerinde keşfetme imkanı sunacak. Troya’dan Efes’e, Gordion’dan Göbeklitepe’ye kadar birçok antik kent ve ören yerini kapsayan bu programda, katılımcılar uzman rehberler eşliğinde Türkiye’nin arkeolojik hazinelerini tanıma fırsatı bulacak.
Yaz okulu programına, 32 farklı ülkeden toplam 61 kişinin katılması bekleniyor. Programların düzenleneceği şehirler arasında İstanbul, Ankara, İzmir, Çanakkale, Balıkesir, Afyonkarahisar, Gaziantep ve Şanlıurfa gibi önemli kültürel merkezler yer alıyor.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vali Hasan Şıldak, sosyal medya hesabından, Göbeklitepe’nin 2024 yılının 7 ayında ziyaretçi sayısında rekor düzeye ulaştığını belirtti.
Şanlıurfa’nın yürütülen çalışmalarla kültürel mirasın ortaya çıkarılması sonucu daha çok ziyaretçi ağırlayacağını aktaran Şıldak, şunları kaydetti:
“Önceki yılların aynı dönemine göre en yüksek ziyaretçi sayısını bu yıl yakalayan Göbeklitepe, 326 bin ziyaretçiyle 2022 yılındaki 290 bin sayısını geride bıraktı. Taş Tepeler Projesi kapsamında 10 noktadaki kazı çalışmalarıyla adeta açık hava müzesi niteliğinde zengin arkeolojik mirasa sahip olan Şanlıurfa, yürütülen çalışmalarla bu kültürel mirasın her geçen gün açığa çıkarılması sonucunda daha çok ziyaretçiyi misafir edecek, kültür ve turizm şehri kimliği güçlenecek.”
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Taşköprü Belediyesi tarafından sünnet ettirilen 86 çocuk için Cumhuriyet Meydanı’nda Toplu Sünnet Töreni düzenlendi.
Taşköprü Kaymakamı Abdullah Demirdağ konuşmasında, Bu tarz etkinlikler ile şenliklerin toplumsal birlik ve sosyal bütünlüğe önemli katkılar sunduğunu söyledi.
AK Parti Kastamonu Milletvekili Halil Uluay ise Taşköprü’nün kadim ve kimlikli şehirlerden olduğunu anlatarak, “Taşköprü’nün köklü bir tarihi var. Tarımsal ve gastronomi ile özel bir yeri var. Bu güzel programı tertip eden belediye başkanımız ve ona yardım eden tüm ekibe teşekkür etmek istiyorum. Çocukları sünnet olan aileleri tebrik ediyorum.” dedi.
Belediye Başkanı Hüseyin Arslan da hep birlikte olmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, “Sünnet şöleni programını 2011 yılında Taşköprü festivali içerisine almıştık. O tarihten bu yana festival olsa da olmasa da sünnet şölenimiz devam ediyor. Bu yıl Kültür ve Sarımsak Festivalimizi tasarruf genelgesi gereğiyle yapamadık. İnşallah önümüzdeki yıl çok daha etkin ve güzel bir festivalde Taşköprü halkımızla birlikte olacağız.” diye konuştu.
Konuşmaların ardından Güney Kore’den gelen Bongsan Mask Dance-Drama ekibi, renkli kıyafetleri ve kültürlerine özgü çalgılarıyla gösteri sundu. Gösteri vatandaşlar tarafından ilgiyle izlendi.
Kore ekibinin ardından sahneye çıkan Taşköprü Halk Eğitim Merkezi Halk Oyunları gösterisi yoğun alkış aldı. Grup Gülistan Tasavvuf Müziği dinletisi ve Semazen Gösterisinin sonrasında protokol üyeleri tarafından sünnet olan 86 çocuğa oyuncak hediye edildi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz, bakanlığa bağlı müzelerdeki eserlerin korunması ve geleceğe miras bırakılması amacıyla başlatılan “Tarihi Eserlerin Güvenliği İçin Kimliklendirilmesi Projesi”ne ilişkin AA muhabirine açıklamada bulundu.
Türkiye’deki tüm müzelerde sikkeler hariç toplam 2 milyon 860 bin eser bulunduğunu belirten İnceciköz, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un talimatıyla kültür varlıklarının yurt dışına kaçırılması ile mücadele ve eserlerin kimliklendirilerek envanterinin çıkarılması için çalışma başlattıklarını söyledi.
İnceciköz, çalışmanın birinci etabında müzelerin teşhirinde bulunan 103 bin 816 eserin tamamının kimyasal kimliklendirmesini yaptıklarını, ardından depolarda çalışmaya başladıklarını belirterek, şunları kaydetti:
“Müzelerimizin depolarındaki 150 bin 882 eseri tamamlamış durumdayız. 2028’e kadar depolarımızda bulunan tüm eserlerimizi hem kayıt altına alacağız hem de dijital kimliklendirmeyle bu eserlerin bize ait olduğunu belli etmiş olacağız. Sayın Bakanımızın talimatlarıyla çok önemli büyük bir proje daha başlattık. İsmi ‘Geleceğe Miras’. Özellikle kazı başkanlarımızın, kazı çalışma faaliyetlerini yoğunlaştırması üzerine kurulu bir sistem. Kazılardan çıkarılan eserler konservasyonu yapılarak müzelerimize sergilenme amacıyla getiriliyor. Eser sayısı 2028’e kadar mutlaka artacaktır. Biz yeni bulduğumuz eserler de dahil olmak üzere 2028’e kadar bu işlemi tamamlamayı hedefliyoruz.”
İnceciköz, eserlere DNA kodunun yüklendiği çalışmanın yerli ve milli olduğunu belirterek, şu bilgileri verdi:
“Kullandığımız maddede önemli kimyasallar var. İçinde yapay zeka algoritması ile oluşturulan DNA izlerinin olduğu, gözle görülmeyen, hissedilmeyen bir tür madde. Her eserin kendi kimlik kartı bilgilerini işledikten sonra, eserin uygun bir yerine, esere de zarar vermeyecek şekilde bir imza bırakmış oluyoruz. Siz bunu elle hissedemez, gözle göremezsiniz. Ultraviyole ışıkla orada bir bilgi olduğunu da tespit edemezsiniz. Bunun kendine ait okuyucu sistemleri var. Ancak bu sistemler üzerinden o eserdeki iz görülebilir.”
“Esere bir kimlik kartı hazırlıyoruz”
Kaçakçılıkla mücadele kapsamında oldukça önemli işler yaptıklarını ve önemli başarılara imza attıklarını vurgulayan İnceciköz, Türkiye’nin bu konuda kural koyan ülke durumuna geldiğini söyledi.
Çalışmayı, alanında uzman güçlü bir ekip ve müze uzmanları koordinesinde yürüttüklerini aktaran İnceciköz, yapılan sistemin gelecekte kültür varlıkları üzerine çalışanlara iyi bir veri oluşturacağını işaret etti.
Birol İnceciköz, eserleri kimliklendirme çalışmasının kendi içinde alt çalışmaları içerdiği bilgisini paylaşarak, “Esere sadece bir DNA kodu koymuyoruz. Depolardaki veya teşhirdeki eserin bugünkü halinde her türlü incelemesini tamamlıyoruz, esere bir kimlik kartı hazırlıyoruz. Sistemde tüm verilerini saklıyoruz. Eserin eğer konservasyon veya temizlik ihtiyacı, bir küçük müdahale ihtiyacı varsa bakımlarını da yapıyoruz. Eserlerin bakım ve onarımlarını da konservasyon laboratuvarlarımız yapıyor.” dedi.
AA, Anadolu Medeniyetleri Müzesinin deposunu görüntüledi
Anadolu Ajansı (AA), Anadolu Medeniyetleri Müzesinin tam güvenlikli eser deposunda, restoratör ve konservatörlerin, proje kapsamında eserlere DNA kodlaması yöntemini nasıl uyguladığını görüntüledi.
Önlük ve eldivenlerini giyen ve güvenlik amacıyla kişisel eşyalarını bırakan restoratörler, depoya müzenin güvenlik görevlileri eşliğinde geçiyor. İşlem sırası bekleyen eseri alarak inceleyen restoratörler, her ürünün envanter numaralarını ve farklı açılardan fotoğraflarını çekiyor.
Ardından dijital ve manuel olarak esere inorganik nanoteknolojik madde süren görevliler, kimliklendirmenin tamamlanması için kimyasal işaretlendirme işlemini yapıyor ve esere DNA kodu koyuyor.
Eser, verilerle Müze Ulusal Envanter Sistemine (MUES) sadece sorumlu yetkililerin ulaşacağı şekilde kaydediliyor.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>5 Haziran 1947 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı George C. Marshall’ın Harvard Üniversitesinde yaptığı konuşmayla tüm dünyaya açıkladığı, Marshall Planı o dönem yardım olarak görülürken, bugün Avrupa’nın enkaz haline gelmiş ekonomisini yeniden canlandırmak amacıyla uygulanan bir yöntem olduğu belirtiliyor. 73 yıl önce Türkiye’ye yardım olarak getirilen ve 13 yıl öncesine kadar kullanılan bu paletli traktör, artık mazide kalan tarım aracı olarak Adnan Menderes Üniversitesi’nin Ziraat Fakültesi’nde bulunan eski tarım aletleri sergi salonun bahçesinde sergileniyor.
Halk arasında ‘Marshall Yardımları’ olarak bilinen yardımlar kapsamında o dönem yani 73 yıl önce Nazilli Pamuk Araştırma Enstitüsü’ne getirilen bu paletli traktörün piston ve gömleği patlayınca tamir edilemedi. Gerek aşırı yakıt harcaması gerekse tamirinin yapılamaması nedeniyle kullanılamaz hale gelen 84 yıllık paletli traktör işlevini tamamlayınca müzeye alındı.
Traktörün mazisinin oldukça ilginç olduğunu belirten Adnan menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde görevli Ziraat Mühendisi Mehmet Kalkınç, “1051 yılında Marshall yardımı olarak Türkiye’ye verilen bu traktör Aydın’a tahsis edilmiş. Nazilli Pamuk Araştırma Enstitüsü’nde uzun yıllar kullanıldıktan sonra 1969 yıllarında Koçarlı’ya getirilmiş. Burada da yaklaşık 2500 dönüm arazinin işlenmesinde kullanılmış. Traktör gaz ile çalışıp ısındıktan sonra motorin ile çalışmasına devam eden bir sisteme sahipmiş. Yıllarca tarım sektöründe kullanılmış. Şimdi de eski tarım aleti olarak sergilenip gençlere Türk tarımının yaşadığı evreleri anlatırken kullanıyoruz” dedi. – AYDIN
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aziziye Mahallesi mevkiinde meydana gelen olayda, deniz yasağına rağmen C.K. isimli kişi, suya girdi. Dalgaların arasında boğulma tehlikesi geçiren şahıs için cankurtaranlar harekete geçti. Burada yapılan çalışmalar sonrasında şahıs, deniz aracı aracılığıyla kıyıya getirildi. Vatandaşlar ise olan biteni adeta bir film gibi seyretti. Şahsın, sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken kurtarma anları cep telefonu kamerasına yansıdı. – SAKARYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAKARYA – Sakarya’nın Karasu ilçesinde yasak olmasına rağmen denize giren bir kişi, boğulmaktan son anda kurtarıldı.
Aziziye Mahallesi mevkiinde meydana gelen olayda, deniz yasağına rağmen C.K. isimli kişi, suya girdi. Dalgaların arasında boğulma tehlikesi geçiren şahıs için cankurtaranlar harekete geçti. Burada yapılan çalışmalar sonrasında şahıs, deniz aracı aracılığıyla kıyıya getirildi. Vatandaşlar ise olan biteni adeta bir film gibi seyretti. Şahsın, sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken kurtarma anları cep telefonu kamerasına yansıdı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kulüpler Birliği Vakfı’ndan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Kulüpler Birliği Vakfı olarak, Trendyol Süper Lig’in ikinci haftasında oynanan Göztepe – Fenerbahçe maçında Sayın Başkan Ali Koç’a yönelik gerçekleştirilen ve Göztepe taraftarlarına ve camiasına isnat edilemeyecek üzücü saldırıyı kınıyoruz. Suçluların bir an önce adalet önüne çıkmasını bekliyor ve futbolun birleştirici gücüne her zamankinden fazla ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde tüm paydaşları sağduyuya davet ediyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Muğla’da saat 13.25 civarında eş zamanlı olarak Yatağan ve Ula ilçelerinde orman yangınları meydana geldi. Yangını fark eden vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirmesi üzerine, bölgeye hızla Muğla Orman Bölge Müdürlüğü ve Muğla Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri sevk edildi. Kısa sürede bölgeye gelen ekipler karadan müdahaleye başlarken, yangın söndürme helikopter ve uçakları da alevlere sortileri ile havadan destek veriyor.
Dev dumanlar yangının boyutunu gözler önüne seriyor
Ula ilçesine bağlı Yeniköy Mahallesi sırtlarındaki ormanlık alanda çıkan yangında, alevlerin kısa sürede büyümesiyle birlikte gökyüzünü dev yangın bulutları kapladı. Devasa duman bulutları, bölgenin farklı noktalarından rahatlıkla görülebilir hale geldi. Dev yangın bulutları, çevre yerleşim alanlarında paniğe yol açtı. Gökyüzünde yükselen bu dev yangın bulutları, bölgedeki yangının ciddiyetini ve boyutunu gözler önüne serdi. Yangının kontrol altına alınabilmesi için yoğun çaba sarf eden ekipler, rüzgar dolayısıyla yangının daha da genişlemesini engellemeye çalışıyor. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2 gün süren ve 4 ilden, 6 yelken su sporları kulübünde 33 sporcunun katıldığı yelken yarışları sona ererken, yarışmaları Kars’tan çok sayıda vatandaş takip etti.
Çıldır Gölü’nde gerçekleştirilen ve kıyasıya yarışlara sahne olan Anadolu Yelken Ligi 1. Ayak Kars Optimist Yarışlarında dereceye giren sporcuların ödülleri verildi.
Dereceye giren sporcuların ödüllerini Vali Ziya Polat ve protokol üyeleri verdi.
Öte yandan Türkiye’nin en önemli göllerinden birisi olan Çıldır Gölü’nde düzenlenen yelken yarışlarının her yıl düzenli bir şekilde yapılması planlanıyor. Kars Valiliği himayelerinde yelken takımı kurulacağı öğrenildi. – KARS
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>VALİ KILIÇ: BOLU’NUN TARİHİNDEKİ EN BÜYÜK YANGINDI
Bolu Valisi Erkan Kılıç, Göynük ilçesinde 72 saat sonra kontrol altına alınan orman yangınıyla ilgili açıklama yaptı. Vali Kılıç, “Gerçekten yangın, Bolu’nun tarihindeki en büyük yangındı. Böylesine bir yangına hızlı bir şekilde, çok güçlü araçlarla havadan ve karadan müdahale edildi. Buraya Türkiye’nin dört bir tarafından araç geldi. Tabii yangının bu kadar büyük alanda kısa süre içerisinde söndürülmesinde çok etkili oldular. Halen sahayı bu araçlarla biz baskı altında tutuyoruz. En ufak bir yangın olmasın, olanları da söndürmek için bunu bir vali olarak gerçekten memnuniyetle ifade etmek istiyorum. Çünkü bu imkanlarımız olmazsa bu yangını bu kadar kısa sürede söndürmek mümkün olmazdı. Daha önce de ifade ettim. 30 kilometre sınırları olan bir alanın içerisindeki bir yangındı. Yerleşim yerlerini tehdit eden bir yangındı. Bu yangınlarda zaman zaman tabii tansiyon arttı, vatandaş evinin yanmasından, tarımsal işletmelerinin yanmasından çok tedirgin oldular. Ama bu kapasitemizle beraber çok şükür Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak bunun üstesinden hep beraber gelmiş olduk” dedi.
‘ZAMANINDA VE HIZLI MÜDAHALE EDİLDİ’
Yangına en hızlı şekilde müdahale edildiğini belirten Kılıç, “Zamanında ve hızlı müdahale edildi. Bu kapasitemiz olmasaydı, yerleşim yerlerini kurtarmamız zor olurdu. Yangın neredeyse evin saçağına sıçrama noktasındayken ekiplerimiz geri püskürttü. Çok şükür kazasız belasız büyük bir yangını şimdilik atlattık ama tedbiri elden bırakmayacağız” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca terör örgütü PKK’nın şehir yapılanmasına yönelik başlatılan soruşturma kapsamında İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, şüphelilerin yakalanması amacıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi. Şanlıurfa, İstanbul, Mardin, Batman ve Şırnak’ta birçok adrese yapılan operasyonda, 10 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin adreslerindeki aramalarda çok sayıda dijital materyal, örgütsel doküman ve propaganda materyali ele geçirildi.
Şüphelerin sorgu işlemi sürdürülüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’nün koordinesinde Narkotik, Çevik Kuvvet, Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne bağlı ekiplerin katılımıyla suç ve asayiş olaylarının önlenmesi amacıyla uygulama gerçekleştirildi. 10 ekip 30 personelin katılımıyla gerçekleşen uygulamada; Ahi Evran, Yenice, Aşıkpaşa, Medrese, Nasuhdede, Kervansaray Mahalleri başta olmak üzere kent merkezindeki 28 park incelendi. Genel Bilgi Taraması (GBT) kontrolü yanı sıra vatandaşların şikayetlerini 112 Acil Çağrı Merkezleri’ne iletebilecekleri, ekiplerin de kısa sürede müdahale edeceği de vatandaşlara hatırlatıldı. Uygulama ile parklarda şüpheli kişilerin bulunması engellenip, buralarda vatandaşların rahatça hareket edebilmeleri amaçlandı. Aranan ve yakalama kararı bulunan şahısların tespiti için de denetimler arttırıldı.
Öte yandan uygulama sırasında Hayvan Durum İzleme (HAYDİ) ekipleri yanlarında bulunan mamaları sokak kedilerine vererek besledi. – KIRŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçeye bağlı Çayırözü mahallesinde KASKİ’ye ait su borusu patladı. Patlayan borudan su yerden metrelerce yükseğe çıkarken vatandaşlar o anları cep telefonu kamerasıyla kaydetti. Yeşilhisar ilçesine gittiği öğrenilen hatta meydana gelen arızayı gidermek için ekiplerin çalışma başlattığı öğrenildi. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tarsus Belediyesi, yaz döneminde de etkinlikler düzenlemeyi sürdürüyor. Bu kapsamda ‘Tarsus Yaz Akşamları Şenliği’ ile yurttaşlar, birbirinden renkli ve eğlenceli aktivitelerle buluşuyor. Açık hava sineması, eğlence parkurları, çocuklar için oyun alanları ve çeşitli ikramlarla dolu dolu geçen şenlik, renkli görüntülere sahne oluyor.
Şenlikte olmaktan memnuniyetini dile getiren bir vatandaş “Her şey çok güzel. Belediye Başkanımız Ali Boltaç’a çok teşekkür ediyor, devamını diliyoruz. Çocuklarımız internetten ve telefondan bunalmış durumda bu yüzden böyle etkinliklere ihtiyacımız vardı” dedi.
Torunlarıyla birlikte şenliğe geldiğini anlatan bir diğer vatandaş, “Etkinlik çok güzel, her Cumartesi torunlarımla birlikle geliyoruz. Etkinliği düzenleyen herkese teşekkür ederiz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İzmir’in Menderes ilçesinde Şaşal Mahallesi’ndeki orman yangını bölgesinde incelemelerde bulunan CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu. Kılıç, şunları söyledi:
“Yaklaşık iki günü aşkın süredir İzmir’in birçok ilçesinde yangınlar devam ediyor. Tam söndü derken bir ilçede yeniden ateş alıyor. Tam soğutmaya başlanırken başka bir yer. Tabii hava çok sıcak, rüzgar var. Şu an Menderes’teyiz. Şu an burada yok ama iki gündür Karşıyaka’da çok rüzgar var. Şu an Çeşme Ildır’dan kötü haber aldık. Orada yangın devam ediyor. Tire’de, Bayındır’da yangın devam ediyor. Üzgünüz ama bir o kadar da kızgınız. Çünkü yaz başlamadan önce hemen hemen her yıl bu konuda uyarıda bulunuyoruz. Soru önergeleri veriyoruz. Araştırma önergesi veriyoruz ve diyoruz ki bu orman yangınlarına ilişkin özel yasal düzenlemeler yapmak zorundayız. Milyonlarca, trilyonlarca lira bu ülkede saraylara harcanıyor, sığınmacılara, yandaşlara harcanıyor. Ama orman yangını akla geldiğinde maalesef işte her zamanki yaşadığımız sorun yine uçaklar yetersiz. Hava kararınca uçaklar görevini bırakıyor ve karadan müdahale devam ediyor.”
Orman yangınları sonrası insanların yaşamını kaybetmesi dışında ‘can kaybı yok’ denilmesine de tepki gösteren Kılıç, “Israrla ‘can kaybı yok’ deniyor ama bu ağaçlar da can. Börtü böcek de can. Burada yaşayan hayvanlarda can. O yüzden kaybımız büyük. Üzgün olduğumuz kadar da kızgınız. Önlem alınması gerekiyor. Yangın olduktan sonra buraya gelip mücadele tabii ki anlamlı. Ama bunun öncesinde önlem alınması gerekiyor ve gerekli yasalar da gerekiyor. Az önce valimizden de bilgi aldık. Karşıyaka’da çıkarılan yangınla ilgili soruşturma da devam ediyormuş. Gözaltılar da devam ediyormuş. Ama sadece bütün sorumluluğu anda o sigarayı atan ya da pikniği yapanlara yüklememek gerekiyor. Bir kere toplumsal bir mücadele gerekiyor. Belki kamu spotları oluşturmalı bu konuda. Çünkü biz Türkiye olarak tam bir yangın, orman yangını bölgesinyiz vatandaşların duyarlı olması gerekiyor. Ama devletin de gerekli önlemleri alması gerekiyor. Gerekli ekipmanları sağlaması gerekiyor. Menderes’teyiz, buradan da Bayındır’a gideceğim. Oradan da yavaş yavaş köylere indiğine ilişkin bilgiler aldım” ifadelerini kullandı.
“Yeni bir sistem oluşturmak zorundayız”
Orman köylüleri üzerinden açıklamalarını sürdüren Kılıç, şunları kaydetti:
“Orman köylüleri vardı, çok bilinçlilerdi. Ailecek yani artık çocuk doğuştan itibaren aslında ormanı nasıl koruması gerektiğini biliyordu. Ama maalesef nasıl ki bu son 22 yılda bütün kurumlar çöktüyse, bütün sistem bozulduysa Türkiye’nin ayarlarıyla oynandıysa orman köylerinin ve ormanların ayarlarıyla da oynandı. Bugün geldiğimiz noktada muhakkak yeni bir sistem oluşturmak zorundayız. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bugüne kadar çok kanun teklifi verdik bu konuda. Yine gerekli çalışma şu an genel merkezde de yapılıyor. Biz İzmir Milletvekili olarak da katkı sunacağız. Muhakkak bu yasal düzenleme yapılması gerekiyor. Cezaların ağırlaştırılması gerekiyor. Orman konusunda gerekli önlemlerin sıkı ve ciddiyetle alınması gerekiyor. ‘Yangın oldu, deprem oldu koşalım’ değil. Deprem olmadan önce önlemlerin alınması gerekiyor? O yangın olmadan önce ne yapmamız gerekiyor? Türkiye olarak bunlara hazırlıklı olmamız gerekiyor. Yangın oluyor ‘ah, tüh, vah’ diyoruz, sosyal medyada paylaşıyoruz. Sonra ertesi gün unutuluyor. O yüzden yasal düzenleme muhakkak yapılmalı. Cumhuriyet Halk Partisi olarak da daha önceki yasal düzenleme tekliflerimiz var. Onları güncelleyerek önümüzdeki hafta yeniden de vereceğiz tabii ki meclise.”
“Tüm vatandaşlardan bu konuda duyarlılık bekliyoruz”
Vatandaşlara da çağrıda bulunan Kılıç, “Lütfen duyarlı olsunlar bu konuda. Şimdi burada bile sigara izmaritlerini görüyoruz. İzinli olmayan alanlarda piknik yapmasınlar. Bu sıcak günlerde zaten gerekli uyarılar yapılıyor havanın sıcaklığına ilişkin. Daha dikkatli davransınlar. Hepsi bizim birer canımız. Burada yanacak bir ağaç, bir dal bile bizim için çok önemli. Börtü, böcek, hayvanlarımız yanıyor. Bütün canlılar bizim için çok kıymetli. Tüm vatandaşlardan bu konuda duyarlılık bekliyoruz. İzmirlilere bir kez daha geçmiş olsun diyorum” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’de devam eden orman yangınlarının söndürülmesine destek veren Azerbaycan’a teşekkür etti. Bakanlığın resmi sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, “Ülkemiz genelindeki orman yangınlarını söndürme çalışmalarına verdiği değerli destek için Can Azerbaycan’a teşekkürlerimizi sunuyoruz” ifadelerine yer verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hacıbektaş Cumhuriyet Kent Meydanı’ndaki etkinlik, bazı siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile Alevi Bektaşi vatandaşları bir araya getirdi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, buradaki konuşmasında, Hacı Bektaş Veli’nin kendisine ışık tutan önemli bir şahsiyet olduğunu söyledi.
Anadolu’nun insanıyla, doğasıyla ve yaşayan her unsuruyla tüm yeryüzüne söyleyecek sözü olduğunu dile getiren İmamoğlu, Hacı Bektaş Veli’nin Anadolu topraklarında öğretici tavırlarıyla sonsuzluğu yakalayan en önemli değerler arasında yer aldığını ifade etti.
Hacı Bektaş Veli’nin hoşgörüsüyle birlik ve beraberliği öne çıkardığını belirten İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hacı Bektaş Veli, zamandan ve mekandan bağımsız, derinliği, tüm insanlığı kapsayıcılığıyla çok önemli bir birliği öne çıkarır. Kardeşliğin ve barışın sesini, taşın, ağacın, insanın, canlı, cansız tüm varlıkların dilini konuşarak yükseltir. Onun yaşayışı ve öğretisi, çeşitlilik içinde yüce bir birliği anlatır. Hacı Bektaş Veli, yüzyıllar öncesinden belki de milyonlarca yıl ötesine giden bir sestir. Hacı Bektaş Veli, geçmişten günümüze akan ve geleceğe uzanan insan merkezli dünya görüşüyle sevgi, barış ve hakikat eliyle evrensele uzanan engin bir denizdir. Membaını Anadolu topraklarından alan bu deniz, merhamet, hoşgörü ve insan sevgisinden beslenen pınarıyla insanlığa hayat vermeye bütün coşkusuyla devam ediyor. Bugün hikmetli öğretisiyle hak ve hakikat aşkını anlatan Hacı Bektaş Veli’nin huzurundayız. Hacı Bektaş Veli’nin yolu, yolumuzdur. Bu yol bize birleşmeyi emreder. Bu yol bize bir olmayı, iri olmayı, diri olmayı emreder. Bu yol bize, bu memleketin içinde 86 milyon yurttaşımızın hiçbirisini dışarıda bırakmamayı, 86 milyon insanımızın bu canım vatanın her varlığının, her nimetinin, her karış toprağının eşit hissedarı olmayı emreder. İşte bu yolda yürümeye kararlı insanlarız.”
İmamoğlu, Hacı Bektaş Veli Anma Kültür ve Sanat Etkinliklerinin gelecek yıldan itibaren İBB tarafından düzenlenmesi amacıyla Hacıbektaş Belediyesi ile protokol yaptıklarını da sözlerine ekledi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da Hacı Bektaş Veli Külliyesi’nin Alevi vatandaşlara devredilmesi gerektiğini savunarak, “Hacı Bektaş Veli dergahı müze değildir. Alevi yurttaşlarımız bu dergahta özgürce kendi inancını yaşamalıdır. Alevi yurttaşlarımıza kapanan bu kapıları açacağımız günler uzak değildir. Dergah içinde cami ve cemevi var. Cami ibadete açık ama cemevi kapalı. Biz bu ikili hukuku reddetmediğimiz müddetçe camiler açık, cemevleri kapalı kalacaktır. Cemevlerinin yasal statüye kavuşacağı günlere kadar omuz omuza mücadele edeceğimiz günler bu günlerdir.” diye konuştu.
İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş da Hacı Bektaş Veli’nin Horasan’dan Anadolu’ya geldiğinde karşılaştığı ülke yapısıyla bugünkü durumun farksız olduğunu ifade ederek, “Cemevleri Alevilerin ibadethaneleridir, bunu er geç kabul edeceksiniz.” dedi.
Kılıçdaroğlu: Burası son kaledir
Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da Hacı Bektaş Veli’nin çağının filozofu değil, geleceğin güneşi olduğunu dile getirdi.
Hacı Bektaş Veli’nin fikri derinliğinin sözde olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
“Unutmayın Hacı Bektaş, sadece ruhsal arınmanın değil, toplumsal arınmanın da iz düşümüdür. İhaneti görenlerin, yarı yolda bırakılanların, kötülüğe uğrayanların son sığınadır. Burası son kaledir. O sığınak ki arınarak şu an çoğalanların ocağıdır. O sığınak ki onca acıyı ateşle kavurup yüreklere su serpen, dirilenlerin ocağıdır. Yine unutmayın, burası hem son kale hem de ilk direniştir. Ayağa kalkma zamanı, zamanın ön sözleridir. Bu topraklardan kimler geldi, kimler geçti ama Hacı Bektaş gibi iz bırakanlar sayılıdır. Çünkü o, kerameti kendinden sananların değil, arındıkça mücadele edenlerin ayağa kalkışıdır. Düşünün o, ‘Her ne arar isen kendinde ara’ diyen, çağının çok ilerisinde olan bir aydın, bir düşünürdü. Kötülüğü iyilikte yakan Hacı Bektaşi Veli ihaneti dostlukta pişirmiştir. Kurtuluşu başkalarından beklemek yerine kendinde bulanların manifestosudur bu cümle.”
Hacı Bektaş Veli’nin insanlığa yol gösteren sözlerinden örnekler veren Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
“Kimi zaman unutulan, kimi zaman onca kötülüğe uğrayan ama her fırsatta ‘İncinsen de incitme’ diyenler, 800 yıl önceden dünyamızı aydınlatmaya çalışan Hacı Bektaşi Veli’nin huzurunda ne diyeceğiz. Cellatlarla çocuklar aynı dünyada yaşamamalı. Analar ağlamamalı. Emek bölüşülmeli. Babalar da gülebilmeli. Ayrı, gayrı olmamalı. İnsan üstün olacaksa kadın erkekten üstün olmalı. İnsan ayrılacaksa Alevi-Sünni, Türk-Kürt, siyah-beyaz değil, iyi ve kötü olarak ayrılmalı. ‘Özünü bilirsen özürden kurtulursun’ der hünkar Hacı Bektaş Veli. O da biliyor ki okunacak en büyük kitap insandır aslında. Ona göre insanlar ya arınacak, birlik olacak ya da arınmadan sadık gidecekler. Biz arınacağız, kötülükten arınacağız. ihanetten arınacağız, incitenlerden arınacağız, menfaatperestlerden arınacağız. Sevgili dostlarım arındıkça azalmayacağız, arındıkça çoğalacağız. Arındıkça kardeşlik bağlarımız, sımsıkı birbirimizi tutan ellerimiz güçlenecek. Arındıkça büyüyeceğiz, arındıkça önce insan sonra çağ, çığır açan toplum olacağız.”
Konuşmaların ardından Hacıbektaş Semah Ekibi’nin sahne aldığı programda, “Hacı Bektaş Veli Dostluk ve Barış Ödülü” Veliyettin Hürrem Ulusoy’a, “Hacı Bektaş Veli Akademik Araştırmalar Ödülü” Doç. Dr. Meral Salman Yıkmış’a, “Hacı Bektaş Veli Kültür ve Sanat Ödülü” Kılavuz Bakır’a, “Hacı Bektaş Veli Yaşayan İnsan Hazinesi Ödülü” Adil Ali Atalay’a takdim edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ Savunma Bakanlığı (MSB), İzmir’deki yangını söndürme çalışmaları için 2 helikopterin daha görevlendirildiğini, Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) ait bölgedeki helikopter sayısının 8’e çıkartıldığını duyurdu.
MSB, İzmir, Aydın ve Bolu’daki orman yangınlarının kontrol altına alınması için TSK’ya ait helikopterlerin havadan yangın söndürme çalışmalarına destek sağlamaya devam ettiğini bildirdi. Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “İzmir’deki yangını söndürme çalışmaları için 2 helikopter daha görevlendirilerek TSK’ya ait bölgedeki helikopter sayısı 8’e çıkartıldı. Şu an için toplam 13 helikopter ile İzmir, Aydın ve Bolu’daki yangınları söndürme çalışmalarına destek sağlamayı sürdürüyoruz” ifadeleri kullanıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Özel, Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesindeki Cumhuriyet Kent Meydanı’nda düzenlenen “61. Ulusal, 35. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma, Kültür ve Sanat Etkinlikleri”nde yaptığı konuşmada, Mustafa Kemal Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı sürecinde Ankara’dan önce Hacıbektaş’a uğrayarak Horasan erenlerinin maddi ve manevi desteğini almış olmasının, Milli Mücadele’ye büyük katkı ve özgüven sağladığını belirtti.
CHP’nin genel başkanı olarak düşünce karanlığına ışık tutacağına, Hacı Bektaş Veli’nin ektiği tohuma yoldaş olacağına, ortak mücadeleden geri durmayacağına söz verdiğini dile getiren Özel, şunları kaydetti:
“Bu topraklarda çok acı dönemler yaşandı. Yüzyıllardır kan, gözyaşı ve zulüm bir durduysa üç yürüdü. Kerbela’da akan kan Çorum’da, Maraş’ta, Sivas’ta akmaya devam etti. Kerbela’nın direnci sokak ortasında katledilen gazetecilerin, sendikacıların, bilim insanlarının, Berkin Elvan’ların cenaze törenlerinde vardı. Kerbela’nın yası, kimi zaman Berkin’in kimi zaman Ali İsmail’in, Abdullah Cömert’in mezarının başına bir sis gibi kondu. Hünkarın yolundan gidenler, nefis karanlığını marifet ışığıyla, gönül karanlığını aşk işiyle aydınlatmaya devam ettiler. Ellerine bir gün silah almadan, şiddete hiç başvurmadan, cahiliye döneminin araçlarına başvurmadan mücadelelerine devam ettiler. Mazlumlar, zalimin kötülüğüne ne boyun eğdi, ne ortak oldu.”
Madımak’ın bir utanç müzesi olana kadar mücadeleye devam edeceklerini söyleyen Özel, barış, adalet, bilim ve umuda giden yolculuğu temsil ettiklerini ifade etti.
Kültür ve Turizm Bakanlığının düzenlediği “Hacı Bektaş Veli’nin Hakk’a Yürüyüşünün 753. Yıl Dönümü Anma Etkinlikleri”ni eleştiren Özel, şöyle konuştu:
“Burada yıllardır süren geleneği yok sayarak, canların meşru siyasi temsilcilerini akıllarınca dışlayarak, 15 Ağustos akşamı apar topar alternatif bir tören tertip etmelerini en başta Hacı Bektaş Veli’nin mirasına yapılmış saygısızlık olarak görüyor ve kınıyorum. Alevilerin çözüm bekleyen sorunları var. Türkiye, vicdanları yaralayan, bir türlü açıkça ifade edilmeyen bir ayrımcılıkla Alevilere eşit vatandaşlık haklarını vermemiştir. Yürürlükte olan Anayasa’daki tüm ifadelere rağmen kanun yaparken ve uygularken Alevi vatandaşlara eşit vatandaşlık hakkı verilmeyip ötekileştirilmektedir. Haklı talepleri duymazdan gelinmektedir. Cemevleri, Aleviler için ibadethanedir, bizler için de ibadethane olacaktır. Bu anayasal hak kabul edilene kadar sizin mücadeleniz benim mücadelemdir. Camilerin ibadethane görülüp cemevlerinin ibadethane sayılmadığı, ÇEDES programı adı altında laik eğitimin örselenip katledildiği, Kültür Bakanlığına bağlı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı adıyla Alevilerin kabul etmediği bir kurum ve işleyişin oluşturulduğu ve maalesef vaktiyle ‘Cemevi cümbüş evi’ diyen bir anlayışın yönettiği ülkede, cümbüş yerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı olduğu kabulüyle bir inancı bakanlığa bağlayarak bu hakareti, hor görmeyi kurumsallaştıran anlayışa itiraz ediyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Saraçhane Parkı’nda toplanan grup, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarına tepki gösterdi. Meydanda açtıkları seccadelerde akşam namazını kılan kalabalık, ardından Kunut duasını okudu.
Grup adına açıklama yapan Yaşar Aydın, Gazze’de tarihi bir direniş sergilendiğini söyledi.
Aydın, “Gazze, halkıyla birlikte direniyor. Aynı zamanda bütün dünya Müslümanları ve vicdan sahibi her bir kimse Gazze direnişine büyük destek vermekte. Bugün tüm dünya Müslümanlarının ve kalbinde vicdan olan her bir insanın teveccühü Gazze halkıyla birliktedir.” diye konuştu.
Platform üyeleri, okunan duaların ardından dağıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(AYDIN) –Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde devam eden ve geniş alana yayılan yangında havadan müdahalenin eksikliğine tepki gösteren CHP Aydın MilletvekiliSüleyman Bülbül, “Sayın Cumhurbaşkanım, sarayda yaptığınız harcamaları bir kenara bırakın. 13 tane uçağınız var. Satın o uçakları. Gelin, yangın söndürme uçakları alın” dedi.
Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde dün akşam saatlerinde Alhisar Mahallesi’nde ormanlık alanda çıkan yangınla mücadele devam ediyor. Rüzgarın şiddeti ile geniş bir alana yayılan yangını söndürme çalışmaları devam ederken Muğla da yangın riskiyle karşı karşıya kaldı.
Yangınla mücadelede rüzgarın da etkisiyle engebeli arazide farklı noktalarda yangın yeniden çıkarken hava müdahale araçlarının yetersizliği eleştirilere neden oldu.
Yangın felaketi ve yangınlarla mücadele devam ederken ANKA Haber Ajansı’na konuşan CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, yangın uçakları ve helikopteri alınmamasına tepki gösterdi.
” Yunanistan’a 15 Ağustos’ta uçaklarımıza gönderdik”
Ülkede yangın riski varken yangın söndürme uçaklarının Yunanistan’a gönderilmesini eleştiren Bülbül, şunlar söyledi:
“Ben bundan 10 gün önce bir soru önergesi vermiştim. Sayın Bakan cevap vermişti. AKP seyrediyor, ciğerlerimiz yanıyor. Geçen hafta Germencik’te yangın vardı. Bu hafta büyük bir yangın var şu anda. Kavaklıdere tarafında da yangın var şu anda. Kavaklıdere Muğla tarafı. Yangın oraya sıçradıktan sonra Muğla tarafı yanmaya başlayacak. ve şu ana kadar helikopterlerle müdahale ediliyor ancak sonuç alınamadı. Dün uçaklar yoktu. Bugün birkaç uçak geldi. Başından beri şunu söyledik. Manavgat yangınından sonra. Kader değil orman yangınları. Bunun çözümü var önlemi var. Ne yapacaksınız? Orman köylülerini öne çıkaracaksınız. Büyükşehir belediye yasasında düzenleme yapacaksınız. Köy tüzel kişiliğini yeniden canlandıracaksınız. Ama bu olmadı. Manavgat yangından sonra ‘Uçaklar nerede’ dedik. ‘Uçak alın’ dedi. Sayın Bakan ‘Yangın yerlerinde ekim dikim yapıyoruz’ diyor. Ekim dikimi yaptıkları da yok. Yangın alanı yerleri de imara açtılar. Oteller yaptılar. Ranta açtılar. 15 Ağustos’ta Türkiye’de nem oranı azalacağı ve bu konuda orman yangınlarının artacağına ilişkin bakanlığın açıklamaları varken Yunanistan’a 15 Ağustos’ta uçaklarımızı gönderdik. Ama bu açıklamada 15 Ağustos’tan beri yangın var burada. Bugün uçaklar geri geldi. Bugün de Azerbaycan’dan bir uçak gelecekmiş. Ben her zaman şunu söylüyorum. Sayın Cumhurbaşkanım, sarayda yaptığınız harcamaları bir kenara bırakın. 13 tane uçağınız var. Satın o uçakları. Gelin, yangın söndürme uçakları alın. Bir hesap yaptım, bir yangın söndürme uçağı 4 milyon dolar. Sayın Cumhurbaşkanı 31 Mart seçimlerinde İstanbul’da 24 AK Partili belediyeye 45 milyon lira para göndermişti. O paraları oraya göndereceğine sekiz tane biz yangın söndürme uçağı alabilirdik. Yani yangın söndürme uçakları yok. Akşam ateş farlıyor. Bozdoğan’daki yerleşim yerleri tehlikede. Kavaklıdere, Muğla tarafı tehlikede. Çine tarafı tehlikede. Böyle bir şey ve kader değil. Yangın uçakları almıyorsunuz. Yangın olan orman dışında kalan yerleri de rantı açıyorsunuz. Ormanlık alanlar gidiyor.”
“İtfaiye için talep edilen kadrolar verilmiyor”
CHP’li yerel yönetimlerin yangınlarla mücadele noktasında attığı adımların iktidar tarafından köstek gördüğüne dikkat çeken Bülbül, şöyle konuştu:
“Hep birlikte 15 Temmuz’da Adana’da yapmış olduğumuz 14 büyükşehir belediyesinin yangınlara nasıl müdahale edebiliri, orman yangınlarına neler yapabiliriz programı çerçevesinde acil eylem planını uyguluyoruz. CHP’li Büyükşehir Belediyeleri bu acil eylem planıyla orman yangınlarının önüne geçmek istiyor. Ama ne yazık ki merkezi yönetim yerel yönetimlere bu konuda gerekli desteği vermiyor. Birçok büyükşehirde itfaiye için talep edilen kadrolar verilmiyor. ve yurt dışından alınan itfaiye ve yangın söndürme için ekipman olarak kullanılacak krediler engelleniyor. Milli bankalardan kredi verilmiyor büyükşehirlerimize. Öyle olsa da bizler büyükşehirler olarak ve ilçe belediyeleri canla, başla yangınlara karşı mücadele ediyoruz.”
“Orman Bakanımızın mesleği Anadolu Ajansı’ndan gelme”
Gece havadan müdahalede ekipman yetersizliği nedeniyle yangının ciddi boyutlara ulaşma riskinin olduğuna dikkat çeken Bülbül, ‘liyakat’ vurgusu yaparak şu ifadeleri kullandı:
“Buradaki yangın büyük bir yangın. Eğer o Haydere bölgesindeki ağaçlara tırmanırsa bu konuda gerekli çalışmalar yapılamazsa ve sönmezse bu bölge boydan boya yangının etkisine girecek. Kavakdere bölgesi. O bölgede Muğla tarafında da etkili olacak. Büyük tehlike var şu anda. Bizim aldığımız bilgilere göre sekiz tane helikopter var Muğla bölgesinde. Bu helikopterlerin sekizi burada kullanılmamış. Eğer dün kullanılmış olsaydı burada yangın bu aşamaya gelmezdi. Uçak kullanılmamış. Bugün vatandaşlar ‘Bir iki uçak gördük’ diyorlar. Dün neredeydi uçaklar. Uçaklar yoktu. Türkiye’nin alanları çok farklı. Orman alanlarına araç sokamazsınız. Yani itfaiyeyi sokmak çok zor. Ne yapmak lazım? Uçak almak lazım. Helikopter almak lazım. Uçak almıyorsunuz, helikopter almıyorsunuz. Sonra Azerbaycan’dan bir yangın söndürme uçağı inecek diye burada müjde veriyorsunuz. Bu neden? Liyakatsizlikten. Sayın Orman Bakanının hangi mesleği var? Sayın Orman Bakanının liyakat var mı? Yok. Orman Bakanımızın mesleği, Anadolu Ajansı’ndan gelme. Orman mühendisi değil. Ziraat mühendisi değil. Yani bu konuda herhangi bir liyakatli bir meslek değil. Ama AK Parti’nin yıllardan gelen bir özelliği var. Liyakat önemli değil. ‘Bakan yaptığım seni işi bitirin’ diyorlar. İşte geldiğimiz nokta bu. Defalarca önerge verdik. Neden uçak sayısını arttırmıyorsunuz? Niye? Helikopter sayısını arttırmıyorsunuz?”
“İzmir yanıyor ama AK Partili İzmir Milletvekilleri orada konuşmak isteyen vekillere saldırıyor”
Ülkenin birçok noktasında yangınlarla mücadele edilirken dün TBMM Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı’nda AK Partili vekillerin başlattığı yumruklu saldırıya da değinen Bülbül, şunları söyledi:
“Dün meclis açısından kötü bir gündü. İfade özgürlüğünü kullanan TİP milletvekili Ahmet Şık’ın kürsü dokunulmazlığı varken, kürsüde ifade özgürlüğü dokunulmazlığı varken AK Parti’nin İzmir milletvekili tarafından ve diğer AK Parti’nin İzmir Milletvekili tarafından saldırıya uğraması Gazi Meclisine yakışan bir durum değildi. İlginç olan bir şey var. AK Parti İzmir Milletvekili Alpay Özalan idare amiri. Bir idare amirinin görevi, meclisteki tartışmalara son vermek ama idare amiri kavgayı çıkarıyor. ve kürsü dokunulmazlığı olan bir şekilde saldırıyor. Eyüp Bey o da bu saldırıda rol alıyor. Böyle şey olmaz. İzmir yanıyor ama AK Partili İzmir Milletvekilleri orada mecliste saldırgan hallerle konuşmak isteyen vekillere saldırıyor. İşte AK Parti’nin geldiği nokta. Artık AK Parti’nin hikayesi kalmadı. ‘Türkiye’yi korku iklimi çerçevesinde biz her şeyi yaparız. Hiç kimseden korkmayız. Siz Anayasadan doğan haklarınızı kullanamazsınız. Siz demokratik ve özgürlükleriyle ilgili hiçbir hakkı kullanamazsınız’ diye bir korku oluşturmaya başladılar. Biz buna hayır diyoruz. CHP iktidarı yakında. 2028 veya öncesinde geleceğiz ve hukuk devletini inşa edeceğiz. Demokrasi ve özgürlüklerin kullanılmasını inşa edeceğiz. Türkiye’de şu anda kuralsızlık hüküm sürüyor. Bu da bir kuralsızlık. Aydın’da beş yıl içerisinde 288 yangın olmuş. 2 bin 476 hektar yer yanmış. Ders almadınız mı beş yıldan beri? Aydın toprakları yanıyor. Ciğerlerimiz yanıyor. Nerede? Helikopterler nerede uçaklar? Nerede? Biz meclis tatile girdiği zaman Aydın’da Bozdağ’ından Buharkent’e, Didim’den, Germence’ye kadar yani Orman yangınlarının peşinden koşturmaktan bıktık. Bu işin çözümü çok basit. Bu işi beceremiyorsanız 14 CHP’li büyükşehir belediyesine izin verin, alalım biz bu açıkları. Bütçe sağlayın gereğini biz yapalım. Uçakları biz alalım. Ama AK Parti iktidarı bunu yapmıyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
DEM Parti Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu İzmir’deki yangınlara ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada şunlar belirtildi:
” Türkiye’de her yaz dönemi boyunca alınmayan önlemlerden dolayı orman yangınları yaşanmakta ve bu yangınlar sonucunda da birçok canlı türü ve yerleşim alanı zarar görmektedir. Bu durumun son örneğini de dün gece saatlerinde İzmir ve Dersim’de yaşadık. Her iki ilde gerçekleşen yangın büyük tahribatlar meydana getirmiş ve halkların yüreğini yakmıştır. Dersim’de yaşanan yangın, belediyemizin ve halkımızın desteğiyle kısa sürede kontrol altına alınmış ve olası büyük bir felaketin önüne geçilmiştir.
İzmir’deki yangın ise büyüyerek birçok yerleşim alanına doğru yönelmiş ve ancak uzun süre sonra kontrol altına alınabilmiştir. DEM Parti Belediyeleri olarak yangının ilk anından itibaren İzmir halkıyla dayanışma içerisinde olduk. Bu kapsamda; Diyarbakır, Mardin, Van Büyükşehir Belediyelerimizin yanı sıra Akdeniz Belediyemizin eş başkanları da yangından etkilenen İzmir halkıyla dayanışmak için girişimlerde bulunmuş ve her türlü desteği sunmaya hazır olduklarını İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a ifade etmiştir. Yangından etkilenen tüm yurttaşlarımıza bir kez daha geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor ve yaralarımızı hep birlikte sarmak için dayanışmaya hazır olduğumuzu ifade ediyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ESENYURT İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Balıkyolu Mahallesi’nde ‘Genel Asayiş ve Huzur Denetimi’ yaptı. Denetim sırasında aranan 3 kişi ve üzerinde uyuşturucu madde ele geçirilen 3 kişi olmak üzere toplam 6 kişi gözaltına alındı. Trafik kurallarına uymayan ve yeterli evraklara sahip olmayan sürücülere ise toplamda 53 bin 189 lira para cezası kesildi.
Esenyurt İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Bağlarçeşme Mahallesi’nde ara sokaklarda ‘Genel Asayiş ve Huzur Denetimi’ yaptı. İlçe emniyet müdürü Özay Kayhan koordinesinde 18.30-21.30 saatleri arasında yapılan denetime, Esenyurt İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler, Özel Harekat Şube Müdürlüğü, Önleyici Hizmetler Şube Müdürlüğü ekipler katıldı. Çok sayıda polisin katıldığı denetimde, 150 araç ve 40 motosiklette arama gerçekleştirildi. Sürücüler, yayalar ve iş yerlerindeki 525 kişiye Genel Bilgi Taraması (GBT) yapıldı.
6 GÖZALTI, 53 BİN LİRA CEZA
Yapılan denetimde, haklarında çeşitli suçlarda arama kararı bulunan 3 kişi ve üzerinde çeşitli türlerden uyuşturucu madde ele geçirilen 3 şüpheli gözaltına alındı. Araçlarında eksiklikler bulunan 7 kişiye ise toplamda 53 bin 189 lira idari para cezası uygulandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İznik ilçesindeki dağ evinde 17 Temmuz’da çay demlemek için mangal jeliyle semaveri tutuşturmaya çalışan Özdemir, jelin alev alması ve bidonun patlamasıyla yanmaya başladı.
Evinin önündeki su dolu varile atlayarak alevleri söndüren Özdemir’in vücudunda 2 ve 3’üncü derece yanıklar oluştu.
Vücudunun yüzde 38’i yanan ve Bursa Şehir Hastanesi’nde tedavi altına alınan Özdemir, doku nakilleriyle yaklaşık 1 aylık tedavinin ardından sağlığına kavuştu.
Özdemir, tedavisine evde devam edilmek üzere taburcu edildi.
İş insanı Necdet Özdemir, AA muhabirine, İznik ilçesindeki dağ evinde sabah saatlerinde semaveri tutuşturmak için mangal jeli kullandığını söyledi.
Jelin tutuştuğunu ancak alevleri görmediğini anlatan Özdemir, şunları kaydetti:
“Oysa ki gizliden içinde yanmaya devam ediyormuş. O sırada tekrar jel attım. Onu aslında küçük bir bidona alıp aktarma yaparak yapsaydım çok daha güvenli olurdu ama öyle yapmadım. Bidonla ateşin üzerine yanmadığını düşünerek ben bunu yaptım. Fakat gizliden yandığı için jelin değdiği yerle bidonun içerisinde artık bir ateş yolu oldu. Gözümle gördüm o ateşin yürüyüp gelmesi saniye, salise. Elimde bidon patladı. Bidon patlayınca bu jel olarak zaten alevsiz yanıyor. Her tarafımın yandığını hissediyorum ama alev yok, bir şey yok. Orada vücudumun yüzde 38’i yandı. Allah’tan hemen yan tarafımda 2-3 metre mesafede bir su dolu varil vardı. O can havliyle kendimi varilin içine attım. Orada ateşi söndürdüm.”
Olayın ardından ilk aşamada yoğun bakımda kaldığını ve 5 operasyon geçirdiğini aktaran Özdemir, yanık bölgelere doku nakli yapıldığını belirtti.
Hastanedeyken mangal jeli nedeniyle benzer vakaların sıklıkla geldiğini duyduklarını dile getiren Özdemir, “Bu jel 1-2 dakika zaman kazandıran bir malzeme. Piknikçi için mangalcılar için kısa sürede alev, ateş yapan bir malzeme ama bu tarz riskleri düşünüldüğünde hiç buna değecek bir malzeme değil. En doğal yöntem olan çıradır, kozalaktır, kağıttır, kartondur, bunlarla yapmak lazım.” dedi.
Özdemir, birçok yerde bulunan jellerin kontrollü şekilde satılmasını istediğini belirterek, “Ben bunu yaşadıysam inanın çok fazla kişi için de bu yaşanılabilir bir durum. Dolayısıyla bu kadar riske bence gerek yok. Yani iki dakikalık bir ateş yakma süresi elde etmek için vücudumun yüzde 38’i yandı. Benim hayatım altüst oldu. Bambaşka bir hayata geçeceğim bugünden sonra artık.” diye konuştu.
“Hayatı tehdit edebilecek geniş yanıklara varıncaya kadar yanıklara sebep olabiliyor bu jeller”
Bursa Şehir Hastanesi Yanık Merkezi Sorumlusu Opr. Dr. Selma Beyeç de özellikle pikniklerin yapıldığı ilkbahar ve yaz aylarında, mangal jeli yanıkları nedeniyle merkezlere çokça hastanın geldiğini ifade etti.
Bu jellerin aslında henüz tutuşmamış malzemelerin üzerine sıkılması gerektiğini vurgulayan Beyeç, şunları aktardı:
“Ama insanlarımız söndü sanılan veyahut da halen yanmakta olan malzemenin üzerine bunu sıkıyorlar. Biz kendimiz de gözlemledik bunu. İnsanlar yanan mangalın üzerine bu jeli püskürtüyor ama bunlar aynı bir benzin gibi, bir tiner gibi alev topu haline gelebilen malzemeler. Bu konuda çok dikkatli olmak lazım çünkü küçük yanıklardan, hayatı tehdit edebilecek geniş yanıklara varıncaya kadar yanıklara sebep olabiliyor bu jeller.”
Necdet Özdemir’in de mangal jeli yanığı neticesinde hastanede tedavi altına alındığını dile getiren Beyeç, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Kendisi semaveri tutuşturmak için jeli kullanmıştı. Aynı şekilde insanlar mangalı tutuşturmak için söndü sanılan kömürün üzerine veyahut da hala yanan kömür üzerine bunu döküyorlar. Tıpkı bir benzin veya tinerde olduğu gibi, alev topu gibi bir parlama, bir patlama oluyor. Etrafa saçılıyor. Tabii insanlar ilk etapta yanan bölgelerini söndürmek için ellerini kullanıyorlar ve o sırada elleri de yanıyor. Necdet beyin de yaklaşık tedavisi 1 ayı buldu. Doku nakli, deri nakli yapıldı sağlam olan kısımlarından. Tabii hastalar için bu oldukça stresli, acı veren bir süreç. Mükerrer ameliyat oluyorlar. Dolayısıyla çok basit bir olaymış gibi görülebilir ama aslında öyle değil. Çok meşakkatli bir süreç. Tedavileri uzun sürüyor ve hastaların hayatını tehdit edebilecek boyutta yanıklara sebep olabiliyorlar.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Termometrelerin zaman zaman 40 derecenin üzerini gösterdiği Diyarbakır’da, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü Arama ve Kurtarma Birliği ekipleri eğitimlerini aksatmıyor.
Sorumluluk bölgesinin yanı sıra ülke genelinde deprem başta olmak üzere farklı afetlerde görev alan ekipler için hizmet içi teorik ve uygulamalı eğitimler, tüm zorlu koşullarda görev yapacakları şekilde planlanıyor.
Afet öncesi hazırlık eğitimleri için tehdit türüne ve derecesine uygun kıyafeti giyinen ve yaşam tüplerini donanan ekipler, hareket etmelerini zorlaştıran bu ekipman içerisinde kavurucu sıcaklıkta da eğitimlerini sürdürüyor.
AFAD ekiplerinin, “KBRN” olarak kodlanan kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer tehditlere karşı aldığı eğitimler “sıfır hata” ve “maksimum kabiliyet” ilkesiyle uygulanıyor.
Teknik ve teknolojik donanımlarını güçlendiren ekiplerin sıcak havada açık alanda gördüğü eğitim Anadolu Ajansı (AA) tarafından görüntülendi.
Güneş altında zorlu eğitim
Senaryo gereği bir akaryakıt istasyonunda yaşanan yangına müdahale için bunaltıcı sıcakta uygun kıyafetleri giyinip, yaşam tüplerini donanan ekipler özel araçlarla eğitimin yapılacağı alana sevk edildi.
Öncelikle dedektörle alanda tehlikeli madde taraması yapan ekip, sonrasında alandan numune aldı.
Özel temizleyici malzemeyle yıkandıktan sonra çalışma sahasını terk eden ekip, bir KBRN sızıntısına karşı “sıfır hata” parolasıyla planlanan eğitimi başarıyla tamamladı.
Olası afetlerde maksimum performans sergilemek için eğitimleri aralıksız sürdüren ekipler her an göreve hazır bekliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SİVAS – Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Gastronomi Mutfak Sanatları Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Emre Hastaoğlu, pazarlamada en önemli unsurlar arasında renklerin yer aldığını vurguladı.
Gastronomi dünyasında renklerin rolü, son yıllarda giderek daha fazla dikkat çekiyor. Restoranlar ve şefler, yemeklerin sadece lezzetli değil, aynı zamanda görsel olarak da çekici olmasına büyük önem veriyor. Renklerin, yemeklerin algılanan kalitesinden tat deneyimine kadar birçok yönü etkilediği ortaya çıkıyor. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Gastronomi Mutfak Sanatları Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Emre Hastaoğlu, restoranlarda masanın, tabağın ve ışığın renginde farklı amaçlar hedeflendiğini söyleyerek “Laboratuvarımızda yapmış olduğunuz nöro- gastronomi temelli çalışmamızda tüketicilerin farklı ışıklarda farklı renk yoğunluklarında aynı yiyeceklerden farklı tat alma düzeyi oluşturduğunu gözlemledik” dedi.
“Kırmızı renk kan basıncını artırarak iştahı tetikliyor”
Gastronomide yiyeceğin tadı kadar yiyeceğin rengininde çok önemli olduğunu vurgulayan Hastaoğlu, “Renkler pazarlamada çok önemli unsurlardır. Yiyeceğin kokusu, fiyatı, tadı ne kadar önemliyse renklerde gastronomi açısından çok önemlidir. Tabağın büyüklüğü, rengi, ışığın rengi ve rengin yoğunluğu ile parlaklığı tüketicinin algısını etkiler. Deniz ürünlerinin satıldığı restoranların mavi rengi tercih etmesi insanlara daha aitlik ve tazelik hissiyatı verir. Açık büfelerde ise sabit bütçeyle sınırsız tüketimi önlemek amacıyla daha çok mavi ve yeşil renkler tercih edilir. Hazır yemek restoranlarında genellikle kırmızı ve sarı renkler tercih ediliyor çünkü kırmızı kan basıncını artırarak iştahı tetikliyor. Bu nedenle yeni nesil üst düzey restoranlarda krem, beyaz gibi açık renkler tercih ediliyor” şeklinde konuştu.
“Renk, pazarlamanın en önemli unsurlarındandır”
Özellikle restoranlarda masanın, tabağın ve ışığın renginde farklı amaçlar hedeflendiğini söyleyen Hastaoğlu, “Gastronomi mutfak bölümümüze ait duyusal analiz laboratuvarımızda yaptığımız çalışmada gördük ki farklı renkler altındaki aynı gıda tüketiciler tarafından tadıldığında farklı beyin düzeyi oluşturduğunu istatiksel olarak belirledik. Aslında birçok tüketici davranışı çalışmalarında da benzer sonuçlara ulaşılmıştır. Özellikle restoranlarda masanın, tabağın ve ışığın renginde farklı amaçlar hedeflenir. Örneğin bir konuğu daha uzun süre misafir etmek gibi. veya farklı öğünlere sevk edilmesini sağlar. Yine örneklemek gerekirse uzak doğu restoranlarında zaman kavramından uzaklaşılmasını engellemek amacıyla farklı renkte ışıklar kullanılır. Pazarlamanın en önemli unsurlarından biriside renktir. Laboratuvarımızda yapmış olduğunuz nöro- gastronomi temelli çalışmamızda tüketicilerin farklı ışıklarda farklı renk yoğunluklarında aynı yiyeceklerden farklı tat alma düzeyi oluşturduğunu gözlemledik. Özellikle Beyaz tatlılarda kırmızı rengin daha etkili olduğu, et yemeklerinde sarı rengin daha çekici olduğunu, sebze yemeklerinde ise daha çok mavi rengin etkili olduğunu gözlemledik” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>FilistinSağlık Bakanlığı, İsrail’in 7 Ekim’den bu yana saldırılarını sürdürdüğü Gazze Şeridi’nde çocuk felci vakasının görüldüğünü açıkladı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, 640 binden fazla çocuğun aşılanması için çalışmalara başladıklarını duyurdu.
Filistin Sağlık Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, Gazze’de ilk çocuk felci vakasının görüldüğünü duyurdu. Açıklamada, “Gazze Şeridi’ndeki zor sağlık koşulları, bulaşıcı hastalıkların yayılması, sokaklarda ve yerinden edilmiş insanların çadırları arasında kanalizasyon akması, kişisel hijyen malzemeleri ve içme suyu eksikliği ve çocuk felci ile uyumlu semptomlar nedeniyle çocuklardan birinin çocuk felci virüsü ile enfekte olduğu laboratuvar tarafından doğrulandı” denildi. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Gazze’de 10 yaşının altında 640 binden fazla çocuğu aşılamak için çalışmaların başlatıldığını duyurdu. Guterres, “Gazze’nin sağlık, su ve sanitasyon sistemleri tamamen tahrip edildi. Hastaneler ve birincil bakım tesislerinin çoğu çalışmıyor. Ayrıca çatışmalar nedeniyle rutin aşılamalar da ciddi şekilde aksadı, bu da kızamık, hepatit A ve diğer önlenebilir hastalıkların yayılmasını artırdı. Etkili bir çocuk felci aşılama kampanyasının nasıl yönetilmesi gerektiğini biliyoruz. Gazze’deki toptan yıkım göz önüne alındığında, çocuk felcinin yayılmasını önlemek ve ortaya çıkışını azaltmak için iki turdan oluşan kampanyanın her turunda en az yüzde 95 aşılama oranına ihtiyaç duyulacak” dedi.
“AŞILAMA SÜRECİNİN SAĞLIKLI GEÇEBİLMESİ İÇİN GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ALINMALI”
Aşılama çalışmalarına hastanelerde ve birincil sağlık merkezlerinde 708 ekibin katılacağını belirten Guterres, Gazze genelinde ise 316 toplum odaklı yardım ekibinin görev yapacağını ifade etti. Sağlıklı bir süreç için, sağlık çalışanlarının güvenliklerinin garanti altına alınması gerektiğini belirten Guterres,” Aşıların ve ekipmanlarının etkili bir şekilde taşınması, çocuk felci uzmanlarının Gazze’ye girmesi ve sağlık ekiplerinin çalışmalarını sürdürebilmesi için yakıt sağlanması gerekiyor. İletişimin yaygınlaştırılması için güvenilir internet ve telefon hizmetlerinin sağlanması ve sağlık çalışanlarının maaşlarının ödenmesi için Gazze’ye girişine izin verilen nakit miktarının artırılması da gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAĞLIK-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan, “112 ekiplerinin gerçek hastaya ulaşabilmesi için her 112’ye gelen çağrılar içinde vaka elemesi yapılmalı, her çağrıya ambulans çıkışı yapılmamalıdır” dedi.
Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan, 112 çalışanlarının çalışma koşullarına ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. 112 Acil Sağlık hizmetleri ile ilgili bazı düzenlemelerin yapılmasının zorunlu hale geldiğini vurgu yapan Doğan, “112 ekiplerinin gerçek hastaya ulaşabilmesi için 112’ye gelen çağrılar içinde vaka elemesi yapılmalı, her çağrıya ambulans çıkışı yapılmamalıdır. 2 aydır dizi ağrıyan hastaya gecenin 04.00’ünde ambulans çıkarsa, dişi ağrıyan hastaya koşulsuz şartsız ambulans giderse, kalp krizi geçiren hastaya gönderecek ambulans bulamayız. Trafik kazasına yetişecek ambulans bulamayız. Kaynaklarımız sınırlı, sürdürülebilir bir sistem için objektif kriterlerle puanlama sisteminin uygulandığı vaka eleme sistemine geçilmelidir. Bunu dünya genelinde başarıyla uygulayan ülkeler mevcut, değerlendirilmelidir” ifadelerini kullandı.
‘ACİL SAĞLIK HİZMETİ ÇALIŞANLARININ SORUNLARI GÖRÜLMELİDİR’
Doğan ayrıca acil sağlık hizmeti çalışanlarının ihmal edilmemesi gerektiğini kaydederek “4 teker üstünde kar kış demeden, gece gündüz vakadan vakaya koşan acil sağlık hizmetleri çalışanları ihmal edilmemeli, sorunları görülmelidir. Yetersiz olan sürücü farkları güncellenmeli, düşük kalan ek ödemeleri için riskli birim seviyesinden yeniden düzenleme yapılmalı, kayıplar telafi edilmelidir” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ZBEÜ Mühendislik Fakültesi Geomatik Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, milattan önce 222 yılına kadar geçmiş depremleri de gösteren, yer hareketlerini uydu verileri ve uzay teknolojileri kullanarak, kendileri geliştirdikleri yazılım ile fay hatlarını inceledi. 17 Ağustos depremiyle fay hattındaki enerjinin boşaldığını belirten Prof. Dr. Kutoğlu, “17 Ağustos’ta kırılan fay hattı Gölcük’ten başlayarak Düzce’ye kadar devam eden hat. Deprem 200 kilometre boyunca bir hattı kırdı. Bu fay üzerinde 200-250 yıl daha enerji birikmesi gerekiyor ki aynı büyüklükte bir deprem meydana gelsin. Dolayısıyla buradaki enerji şu an için boşalmış durumda. Bu hat üzerinde bu büyüklükte bir deprem beklemiyoruz” dedi.

“TEDBİRLERİMİZİ ALMAK DURUMUNDAYIZ”
Türkiye’de yıkıcı depremlere neden olabilecek faylar olduğunu söyleyen Prof. Dr. Kutoğlu, “Ülke olarak depremlerle sınanan bir ülkeyiz. Bu yüzden depremlerle yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor. Ne zaman deprem olacak diye endişelenmektense bununla ilgili tedbirlerimizi almak ve artık depremlerde can kayıpları yaşamamak durumundayız. Bunun için de hem yetkililerin alması gereken önlemler var ama öbür taraftan vatandaşlarımızın da alması gereken önlemler var. 1999’dan beri birçok yasal düzenleme çıkartıldı ve kentsel dönüşüm yapıldı. Ama henüz istediğimiz seviyede değiliz. Özellikle Marmara bölgesinde yapı stokunun çok eksik ve birçoğunun da mühendislik hizmeti alınmadan inşa edilmiş binalar olduğunu görüyoruz. Bunları hızlı bir şekilde dönüştürmemiz gerekiyor. Çünkü 6 Şubat depreminden sonra da meydana gelen hasar ülkemiz üzerine büyük bir ekonomik yük getirdi. Allah göstermesin, Marmara bölgesinde veya İzmir çevresinde bu büyüklükte bir deprem yaşadığımız takdirde çok daha büyük kayıplarımız söz konusu olabilir” diye konuştu.

‘YOĞUNLUĞU TÜRKİYE’YE YAYARSAK RİSKİ AZALTIRIZ’
Kentsel dönüşüm hızını arttırıp vatandaşların ilgisini çekecek yöntemler bulunması gerektiğinden bahseden Prof. Dr. Kutoğlu, “Nüfus yoğunluğunu ve ekonomik yoğunluğu belli bir bölgede çok yüksek düzeye çıkartmak her zaman bir ülke için çok büyük risktir. 800 bin kilometrekare topraklarımız var. Hem nüfus yoğunluğunu hem de ekonomik yoğunluğumuzu, endüstrimizi, diğer tesislerimizi Marmara ya da Ege Bölgesi’nde toplamak yerine Türkiye coğrafyasına daha fazla yayarsak o zaman riski azaltmış oluruz. Büyük bir deprem meydana geldiğinde etkilenecek tesis ve insan sayımız çok daha az olacaktır” dedi.
EN RİSKLİ FAYLAR
Prof. Dr. Kutoğlu, Türkiye’deki en riskli faylar için, “Doğudan başlayarak, Erzincan- Erzurum bölgesinde ve Bingöl- Yedisu hattında gergin faylarımız var. Batıya doğru geldiğimizde, Sakarya’nın güneyinde Pamukova-Geyve hattında gerginlik seviyesi yüksek bir fay var. Marmara Denizi’nin içerisinde de bir miktar gerginliği yüksek faylar söz konusu. Güneyde Gemlik Gölü’nden geçen faylarımız da gerginlik seviyesi yüksek. Bandırma hattında gergin durumda bir fay var. Daha güneyde İzmir Manisa çevresinde bazı fayların gerginlik seviyesinin yüksek olduğunu görüyoruz. Onun dışında Denizli’den geçen fay hattımız var. Bu da geçmişteki büyük depremden itibaren oldukça uzun süre geçtiği için epey bir gerginlik biriktirmiş durumda. En büyük tehlikeyi Pamukova-Geyve hattında, Gemlik Körfezi’nde, Bandırma’da ve İzmir çevresinde görüyorum. Bana sorarsanız Marmara Denizi’ndeki gerginlikler daha sonra geliyor. Buradaki fayların uzunluklarına baktığımızda bunlar en az 6’nın üzerinde deprem üreteceklerdir” sözlerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erzincan Belediyesince 1932’de üretimine başlanan ve çevre illere gönderilen Ekşisu Erzincan Bögert Doğal Maden Suyu tüketiminde, artan hava sıcaklığı yüzünden artış yaşandı.
Kent merkezine 14 kilometre uzaklıkta Ekşisu Mesire Alanı’ndan çıkan Ekşisu Erzincan Bögert Doğal Maden Suyu, 5 yıllık aranın ardından tekrar üretilmeye başlandı.
Yoğun talep nedeniyle iki vardiya şeklinde çalışmaya başlanan fabrika, günlük üretimini 100 binden 250 bin şişeye çıkardı.
Hazmı kolaylaştıran, mineral ve tuz kaybını kısa sürede gideren “ekşi su”, “sade”, “limonlu”, “elmalı” ve “nar” türleriyle yurt içindeki çeşitli şehirlerin yanı sıra yurt dışına da gönderiliyor.
Sodalar ihraç ediliyor
Erzincan Bögert Maden Suyu Fabrikası Müdürü Kenan Çeribaşı, AA muhabirine, artan sıcaklarla maden suyuna yoğun talep aldıklarını söyledi.
Gelen talebi karşılamakta zaman zaman zorlandıklarını aktaran Çeribaşı, yaz sezonunda satışların zirveye çıktığını anlattı.
“Sürekli stoklu çalışmamıza rağmen yine de talebi karşılamakta zorlanıyoruz. Yurt içi ve dışında pazarlama ağımızı genişletmiş durumdayız. Yeni ürünlerimiz ile Erzincan ve dışına hizmet vermekteyiz.” diyen Çeribaşı, Erzincan’ın bu özel içeceğini vatandaşlara ulaştırmanın gayreti içinde olduklarını belirtti.
Yeni ihracat rotaları belirlediklerini dile getiren Çeribaşı, şöyle devam etti:
“İlk olarak limonla başlamıştık akabinde ürünlerimize elma ve nar eklendi. Nasip olursa ağustos ayı sonuna kadar mandalinayı da ürün yelpazemize eklemiş olacağız. Yurt dışında şu anda mevcutta Arabistan ve İsviçre ile çalışıyoruz. Almanya, Ürdün, Libya ve Dubai gibi ülkelerle görüşmelerimiz devam ediyor. Çok yakın zamanda bu ülkelere de sevkiyatlarımızı başlatmış olacağız.”
Maden suyu vücudun mineral ihtiyacını karşılıyor
Maden suyunun sağlık açısından da önemine değinen Çeribaşı, şunları kaydetti:
“Günde 2 şişe Erzincan Bögert Maden Suyu içen bir insan günlük mineral ihtiyacını buradan karşılamış oluyor. Özellikle magnezyum, kas yapısı ve vücut ağrıların giderilmesi için çok önemli bir mineral. Kas yapısını desteklemesinden dolayı yazın özellikle bu mineral çok fazla tüketiliyor. Ürettiğimiz limonlu maden suyu ise içinde barındırdığı minerallerin yanında C vitamini deposu olması sebebiyle insanlara şiddetle tavsiye ediyoruz.”
Doğal maden suyu için de Ekşisu Mesire Alanı’na geliyorlar
Fabrikanın bulunduğu bölgedeki Ekşisu Mesire Alanı’na gelen vatandaşlar da çeşmelerden akan doğal maden suyundan alıyor.
Ziyaretçilerden Yusuf Mermer, maden suyunun insan sağlığı için önemli olduğunu belirterek “Özellikle yaz aylarında ve ramazanda şifa kaynağı olduğu için buraya geliyoruz. Yaz aylarında özellikle vücudun çok fazla terlemesi ile birlikte su kaybı oluyor. Burada çıkan maden suyu vücudun kaybolan mineral ihtiyacını karşılıyor.” dedi.
İstanbul’dan gelen Emsal Gençalp “ekşi suyun” vazgeçilmez yerlerden biri olduğunu belirterek, Erzincan için burasının ayrı bir öneminin olduğunu söyledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hamas yönetimindeki Gazze Sağlık Bakanlığı, Gazze’de ilk çocuk felci vakasının 10 aylık bir bebekte tespit edildiğini aktardı. Birleşmiş Milletler’in (BM) bölgede çalışan sağlık ajansları, daha önce Gazze’deki atık su örneklerinde polio virüsünün tespit edildiğini duyurmuş ve hastalığın yayılmasını engellemek için acil önlem çağrısı yapmıştı.
New York’taki BM Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenleyen BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, konuyla ilgili açıklamasında çatışma taraflarına aşı kampanyasının yürütülebilmesi için ateşkes çağrısında bulundu. Guterres, “Açık olalım: Çocuk felcini mutlak bir şekilde durduracak şey barış ve acil insani bir ateşkestir. Ancak her durumda, polio (aşı kampanyası için) çatışmaların duraklaması şarttır” dedi.
Gazze’deki 600 binden fazla çocuğun aşılanması için iki aşamalı bir aşı kampanyası öneren Guterres, bağışıklığın sağlanması için yüz 95 oranında aşılama yapılması gerektiğini ifade etti
BM sağlık ajansı, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ağustos ayının başında Gazze’deki atık su örneklerinde polio virüsü (çocuk felci) tip 2’nin bir varyantı tespit edildiğini aktarmıştı. DSÖ Bölgesel Direktörü Dr. Hanan Balkhy, çocukların yüksek risk altında olduğu uyarısında bulunmuş, virüsün Gazze sınırlarını geçebileceği konusunda uyarılarda bulunmuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Yangını çıkaranlar aranıyor”
“Yerleşim yerlerini tehdit edecek bir unsur yok”
İZMİR – İzmir’deki yangında yerleşim yerlerini tehdit edecek bir unsurun bulunmadığını ifade eden Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Yangın 3 kişinin piknik amaçlı yakmış oldukları ateşten çıktı. Yangını çıkaranlar aranıyor” dedi.
İzmir’in Karşıyaka ilçesi Yamanlar mevkiinde geçtiğimiz gün saat 21.10 sıralarında çıkan yangına müdahale sürüyor. İncelemelerde bulunmak üzere yangın bölgesine gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yaşanan yangınlara ilişkin basın mensuplarına açıklamada bulundu. Bakan Yumaklı, “Bugün itibariyle ülkemizde 72 yangın çıktı. Bunların 45’i kontrol altında, 27’sine müdahale sürüyor. Sabah itibariyle sadece Bolu ve Manisa’daki, onların da enerjileri düşürülmüştü ancak çok yoğun bir şekilde şiddetli rüzgarın olması, tekraren buraları alevlendirdi. Farklı yerlerde de yangınlar çıkmaya başladı. Bolu’da 12.41’de anızdan kaynaklı bir yangın çıktı. Yaklaşık 80 kilometreye varan hızla bir rüzgar sebebiyle çok hızlı yayıldı. Bu yangını başlatanlar gözaltında. Yangına 13 helikopter 160 kara aracı, 822 personel sevk ettik. Ayvatlar, Yeniköy, Seferler ve Umurlar Mahallesi tahliye edilmişti. Naldoğan- Göynük yolu trafiğe kapatılmıştı. Enerjisi düşürülmüş vaziyette” diye konuştu.
“3 kişinin piknik amaçlı yakmış oldukları ateşten çıktı”
İzmir’in Karşıyaka ilçesi Yamanlar mevkiindeki yangına dair de bilgiler aktaran Bakan Yumaklı, “Biz dün gece sabaha kadar bununla ilgili müdahaleleri yapıp artık tamamladık derken bugün saat 10.14’te tamamladık dediğimiz yangına yakın bir yerde bir yangın daha çıktı. Her 2 yangın da ormanlık alanında başladı. Yangın 3 kişinin piknik amaçlı yakmış oldukları ateşten çıktı. Birbirine yakın devam eden bu yangınlara, 4 uçak, 14 helikopter, 70 kara aracı ve 445 beş personel sevk ettik. Özellikle Yamanlar mevkiinde konut alanına yakın olması hasebiyle 17 ev yandı. 105 ev boşaltıldı. 44 iş yeri de tahliye edildi. 1 evin de çatısına yangın sirayet etti. Rüzgarın şiddetine göre zaman zaman baskılanıyor. Zaman da alevlenebiliyor. Arkadaşlarımız gerekli tedbirlerini aldılar. Şu an için yerleşim yerlerini tehdit edecek herhangi bir unsur yok” cümlelerini aktardı.
Otluk alanda sigara içerken çıkarmışlar
Ödemiş ilçesinde bağlı Beydağ’daki yangının, 2 çocuğun otluk alanda sigara içerken çıkarmış olduklarını söyleyen Bakan Yumaklı, şunları kaydetti:
“Bunlar da gözaltına alındı. Kararsız bir rüzgar var. Zaman zaman müdahale eden arkadaşlarımızın hayati tehlike atlatmasına sebep olan durumlar olabiliyor. Herhangi bir can kaybı yok. Ekosistemdeki canlılar için üzgünüm. Bu yangına da 3 uçak, 1 helikopter, 10 kara aracı, 63 personel sevk etmiştik. Bunun da enerjisi şu an için düşürülmüş vaziyette.”
Manisa’nın Gördes ilçesindeki yangının kırsal alanda başladığını ve ormana sirayet ettiğini ifade eden Bakan Yumaklı, yangının çıkış sebebiyle ilgili herhangi bir bilgilerinin olmadığının altını çizdi. Sözlerini sürdüren Yumaklı, “Yangına 2 helikopter, 2 uçak, 99 kara aracı ve 512 personel sevk etmiştik. İlk başta enerjisini oldukça düşürmüştük ancak yeniden çıkan şiddetli rüzgar maalesef büyümesine sebep oldu” şeklinde konuştu.
Aydın ve Didim’deki yangınların enerjisi düşürüldü
Aydın ve Didim’deki yangının da çıkış sebebini bilmediklerini vurgulayan Yumaklı, buraya da 3 uçak, 5 helikopter, 27 kara aracı ve 155 personeli sevk ettiklerini, enerjisinin düşürüldüğünü belirtti.
Diğer yangınların da enerjileri düşürüldü
En çok endişeye sevk eden yangının Aydın Bozdoğan’daki yangın olduğunu anlatan Yumaklı, “Yangın kırsal alanda çıktı ve ormana sirayet etti. 2 uçak, 3 helikopter, 30 kara aracı, 168 personel sevk ettik. Muğla, Milas, Karabük, Safranbolu ve Ovacık. Bunların da enerjileri düşürüldü” diye açıkladı.
Hava araçları açıklaması
“Hava araçları 24 saat havada kalamaz” diyen Bakan Yumaklı, sözlerine şöyle devam etti:
“Bunların ikmal yapması gerekir. Belli bir rüzgar şiddetinin üzerinde olduğu zaman bu araçlar istese bile kalkamaz. Kalksalar bile su alamaz. İstedikleri yere atamaz. Ben sosyal medyadan paylaşımların hepsine kulaklarımı kapadım.”
Vatandaşlara uyarı
Vatandaşlara kapalı alanların dışında bir ateş yakılmaması konusunda uyarılarda bulunan Bakan Yumaklı, vatandaşların evlerinin, iş yerlerinin dışında bir ateş ve çakmak yakmamasını belirtti.
“İzmir’de 3 kişi aranıyor”
İzmir’de 3 kişinin arandığını söyleyen Bakan Yumaklı, “2 kişi Ödemiş’te gözaltına alınmış vaziyette. Bolu’da da 4 kişi gözaltına alındı. Çiğli yangını ise Yamanlar mevkii ile birleşti” diyerek sözlerini tamamladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kurumlar tarafından kurulan stantların gezilmesiyle başlayan programda, 15 TemmuzDemokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan kalabalık sahildeki Deprem Anıtı’na kadar “sessiz yürüyüş” gerçekleştirdi.
Vali Hülya Kaya ve il protokolünün katıldığı yürüyüş sonrası depremde çekilen fotoğrafların yer aldığı sergi gezildi, ardından programa katılanlar hayatını kaybedenlerin isimleri yazılı mermer blokların bulunduğu anıta karanfil bıraktı.
Anı defterini imzaladıktan sonra gazetecilere açıklamada bulunan Vali Kaya, depremde hayatını kaybedilenlerin acılarını ilk günkü gibi hissettiklerini ifade etti.
Anma günlerinin deprem gerçeğini hayatın bir parçası haline getirmek için önemli günler olarak gördüklerini aktaran Kaya, şöyle konuştu:
“Atacağımız her bir adımda, yapacağımız her bir planda artık deprem gerçeğini unutmadan hayatımızı planlamak, alacağımız kararları, yapacağımız işleri ona göre değerlendirmek durumundayız. Yalova’nın da bir deprem gerçeği var. Dolayısıyla biz hem valilik, belediye, tüm kamu kurum ve kuruluşları olarak her türlü tedbiri almak, riski azaltmak zorundayız. Dolayısıyla bugün yapmış olduğumuz yürüyüş, panel, anma programında bu kadar insanı bir araya getirmemizin de nedeni bu aslında. Sadece bu kamunun yapacağı yatırımlarla, alacağı tedbirlerle de halledebileceğimiz şeyler değil. Dolayısıyla ben Yalovalı hemşerilerimize de sesleniyorum, deprem gerçeğini bir şekilde eğer riski azaltacaksak beraber azaltabiliriz.”
“Acıyı tekrar yaşamamak adına hep birlikte bu yolda var mıyız diyoruz”
Afet olduktan sonra kurtarma operasyonlarıyla, göçük altında kalanları kurtararak süreci yönetemeyeceklerine vurgu yapan Vali Kaya, riski azaltmanın bu anlamda çok önemli olduğunu aktardı.
Yalova’nın sıvılaşmış zemin gerçeği ile çok ciddi riskler barındıran bölgelerinin bulunduğuna dikkati çeken Kaya, şunları kaydetti:
“Çok eski binalarımız var. Dolayısıyla bu eski bina stokunu bir an önce kentsel dönüşümle yenilememiz gerekiyor. Şunu artık istemekten vazgeçmeliyiz. ‘Ben bu işten nasıl karlı çıkarım’ düşüncesini bir kenara bırakıp depreme dayanıklı, sevdiklerimizi deprem olduğunda kaybetmeyeceğimiz, riski azalmış kentler yaratmamız lazım. Dolayısıyla bunu hep beraber yapacağız. Herkes taşın altına elini koymalı. Dolayısıyla işi sadece kamudan beklememeliyiz. Bunu hep beraber başarmalıyız. Bundan sonraki süreçte özellikle riskli alanlar ilan ettiğimiz bölgelerde vatandaşlarımızdan anlayış ve bize yardımcı olmalarını istiyoruz. Şu an Bağlarbaşı kentsel dönüyüm noktasında güzel bir örnek. Bunu diğer mahallelerimize de uygulamak, yaygınlaştırmak istiyoruz. Dolayısıyla 1999’daki depremde yaşadığımız bu acıyı tekrar yaşamamak adına hep birlikte bu yolda var mıyız diyoruz.”
Saygı duruşunda bunulması, İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından depremde yapılan arama kurtarma çalışmalarının yer aldığı sinevizyon gösterisi izlendi.
Kur’an-ı Kerim tilavetiyle devam eden program, deprem saati olan 03.02’de duaların edilmesi ve karanfillerin bırakılmasıyla son buldu.
Önceki yıllarda anıt içerisinde deprem sonrası fotoğrafların sergilendiği 03.02 ve 45 saniye adı verilen salonların, içerisinde oluşan çatlak nedeniyle tedbir amaçlı ziyarete kapatıldığı ve serginin bu nedenle dışarıda kurulduğu belirtildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Marmara Depremi’nin en çok etkilediği kentlerden biri olan Yalova’da felaketin 25. yıl dönümü nedeniyle anma programı düzenlendi. 2 bin 504 kişinin hayatını kaybettiği kentteki anma programı sessiz yürüyüşle başladı. 15 TemmuzDemokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’ndan başlayan yürüyüş 17 Ağustos Deprem Anıtı’nda sona erdi. Anma programı Deprem Anıtı’nda düzenlenen etkinlikle devam etti. Anıt içinde yer alan deprem fotoğraflarının sergilendiği 03.02 ve 45 saniye salonlarında yaşanan çatlak nedeniyle tedbir amaçlı ziyarete kapatıldı. Bunun yerine vatandaşlar anıtın çevresinde açılan fotoğraf sergisini gezdi.
Vali Kaya’dan kentsel dönüşüm çağrısı
İl protokolüyle sergiyi gezen Yalova Valisi Hülya Kaya, daha sonra anı defterine duygu ve düşüncelerini yazdı. Ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Kaya, şunları kaydetti:
“1999 depreminde kaybettiğimiz yakınlarımızı, kardeşlerimizin hakikaten acısını aynı şekilde bugün hep birlikte hissettiğimizi görüyoruz. Allah gani gani rahmet eylesin. Yakınlarına da sabırlar diliyoruz. Bugünlerin bizim için önemi var. Deprem gerçeğini hayatımızın bir parçası haline getirmek zorundayız. Atacağımız her bir adımda, yapacağımız her bir planda artık deprem gerçeğini unutmadan hayatımızı planlamak, alacağımız kararları, yapacağımız işleri ona göre değerlendirmek durumundayız. Yalova’nın da bir deprem gerçeği var. Dolayısıyla biz hem valilik, belediye, tüm kamu kurum ve kuruluşları olarak her türlü tedbiri almak, riski azaltmak zorundayız. Dolayısıyla bugün yapmış olduğumuz yürüyüş, panel, anma programında bu kadar insanı bir araya getirmemizin de nedeni bu aslında. Sadece bu kamunun yapacağı yatırımlarla, alacağı tedbirlerle de halledebileceğimiz şeyler değil. Dolayısıyla ben Yalovalı hemşerilerimize de sesleniyorum, deprem gerçeğini bir şekilde eğer riski azaltacaksak beraber azaltabiliriz. Yani afet olduktan sonra kurtarma operasyonlarıyla bir şekilde biz göçük altına kalan vatandaşlarımızı kurtararak bunu yönetemeyiz. Dolayısıyla riski azaltmamız lazım. Yalova’nın gerçeği bir sıvılaşma zemini var. Çok riskli bölgelerimiz var. Çok eski binalarımız var. Dolayısıyla bu eski bina stokunu biran önce kentsel dönüşümle yenilememiz gerekiyor. Şunu artık istemekten vazgeçmeliyiz. Benim 150 metrekare dairem var. Bir metrekare eksilmeyecek. Hatta bunun üzerine verilecek. ‘Ben bu işten nasıl karlı çıkarım.’ düşüncesini bir kenara bırakıp depreme dayanıklı, sevdiklerimizi deprem olduğunda kaybetmeyeceğimiz, riski azalmış kentler oluşturmamız lazım. Dolayısıyla bunu hep beraber yapacağız. Herkes taşın altına elini koymalı. Dolayısıyla işi sadece kamudan beklememeliyiz. Bunu hep beraber başarmalıyız. Bundan sonraki süreçte özellikle riskli alanlar ilan ettiğimiz bölgelerde vatandaşlarımızdan anlayış ve bize yardımcı olmalarını istiyoruz. Şuan Bağlarbaşı kentsel dönüyüm noktasında güzel bir örnek. Bunu diğer mahallelerimize de uygulamak, yaygınlaştırmak istiyoruz. Dolayısıyla 1999’daki depremde yaşadığımız bu acıyı tekrar yaşamamak adına hep birlikte, beraber bu yolda var mıyız? diyoruz.”
Ardından deprem eğitimin verildiği programda Yalova Müftülüğü görevlileri ise Kuran-ı Kerim ve ilahiler ve dualar okudu.
Saatler depremin yaşandığı 03.02’yi gösterdiğinde ise depremde yakınlarını kaybeden vatandaşlar sevdiklerinin isimlerinin yazılı olduğu mermer blokları karanfil bıraktı. – YALOVA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>















