Güney Afrika – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Fri, 16 Aug 2024 16:50:14 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Nelson Mandela’nın torunu ile görüştü https://www.foxtvhaber.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-nelson-mandelanin-torunu-ile-gorustu/ https://www.foxtvhaber.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-nelson-mandelanin-torunu-ile-gorustu/#respond Fri, 16 Aug 2024 16:50:14 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-nelson-mandelanin-torunu-ile-gorustu/

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Avrupa Müslüman Forumu ve Küresel Filistin Zirvesi Organizasyon Komitesi ile birlikte Meclis’i ziyaret eden Nelson Mandela’nın torunu Güney Afrika Ulusal Meclisi Milletvekili Nkosi Zwelivelile Mandela ile görüştü.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Avrupa Müslüman Forumu ve Küresel Filistin Zirvesi Organizasyon Komitesi ile birlikte Meclis’imizi ziyaret eden Nelson Mandela’nın torunu Güney Afrika Ulusal Meclisi Milletvekili Nkosi Zwelivelile Mandela ve mazlum Filistin halkının siyonist İsrail karşısındaki duruşundan etkilenerek Müslüman olan değerli sporcu Jeff Monson ile Meclis’imizde bir araya geldik. İsrail’in zulmüne karşı adaletin ve insanlığın yanında yer alan iki değerli kardeşimize göstermiş oldukları cesur duruşları dolayısıyla yürekten teşekkür ediyorum. ‘Filistin’in bu zor zamanlarında kardeşlerimin yanında olabilmek için İslam’ı benimsedim’ diyerek yüreklerimizi fetheden Monson’ın, Müslüman olduktan sonra ilk cuma namazını Gazi Meclis’imizin içerisinde yer alan camide eda etmesini de oldukça anlamlı ve kıymetli bulduğumuzu ifade etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-nelson-mandelanin-torunu-ile-gorustu/feed/ 0
Son dakika: Uluslararası Adalet Divanı’ndan son dakika Gazze çağrısı! İsrail’e kötü haber https://www.foxtvhaber.com.tr/son-dakika-uluslararasi-adalet-divanindan-son-dakika-gazze-cagrisi-israile-kotu-haber/ https://www.foxtvhaber.com.tr/son-dakika-uluslararasi-adalet-divanindan-son-dakika-gazze-cagrisi-israile-kotu-haber/#respond Sat, 17 Feb 2024 03:00:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=4052 Uluslararası Adalet Divanı (UAD), Gazze’de durumun çok vahim olduğunu, İsrail’in geçici tedbirleri derhal ve etkin şekilde uygulaması gerektiğini bildirdi.

UAD, İsrail’in Refah’a saldırı planı nedeniyle Güney Afrika’nın talep ettiği yeni tedbirlere ilişkin kararını açıkladı.

Kararına ilişkin yapılan yazılı açıklamada, Divan’ın 26 Ocak 2024’te hükmettiği altı tedbir kararının, Refah da dahil olmak üzere Gazze Şeridi’nin tamamında geçerli olduğunu belirterek, “İhtiyati tedbirlerin derhal ve etkili bir şekilde uygulanmasını gerektiğini” belirtti.

Gazze Şeridi’nde ve özellikle de Refah’ta yaşanan son gelişmeleri “çok vahim” olarak nitelendiren Divan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in İsrail’in Refah’a saldırma hazırlığı ile ilgili, “Halihazırda mevcut olan insani kabusu çok ciddi bir şekilde büyütür ve tarifsiz bölgesel sonuçlar doğurur.” şeklindeki uyarısını hatırlattı.

KARAR, REFAH DA DAHİL OLMAK ÜZERE GAZZE ŞERİDİ’NİN TAMAMINDA GEÇERLİ

Açıklamada, Divan’ın, 26 Ocak 2024’te hükmettiği ihtiyati tedbir kararlarının Refah da dahil olmak üzere Gazze Şeridi’nin tamamında geçerli olduğu vurgulanırken, ilave tedbirlere gerek görülmediği kaydedildi.

Divan, Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilerin güvenliğini sağlama yükümlülüğü olduğunu vurguladığı İsrail’in, Soykırım Sözleşmesi’ne ve tedbir kararlarına tam olarak uymak zorunda olduğu uyarısında bulundu.

GÜNEY AFRİKA, İSRAİL’İN REFAH’A SALDIRI PLANI NEDENİYLE YENİ TEDBİR TALEBİNDE BULUNDU

Güney Afrika, İsrail’in, Refah kentine planladığı saldırının ortaya çıkaracağı büyük çaplı öldürme, zarar verme ve yıkım eylemleri sebebiyle 13 Şubat’ta UAD’den acilen yeni tedbirlere hükmedilmesini talep etmişti.

Güney Afrika’nın başvurusunda, İsrail’in Refah kentine planladığı saldırının, hem Divan’ın 26 Ocak tarihli ihtiyati tedbir kararlarının hem de Soykırım Sözleşmesi’nin ciddi ve telafisi mümkün olmayan şekilde ihlal edilmesi anlamına geldiği belirtilmişti.

Başvuruda, UAD İç Tüzüğü’nün 75. Maddesi uyarınca davanın her aşamasında tedbir kararlarına hükmedebileceğini ve 26 Ocak’tan bu yana Gazze’de Mahkeme’nin yeni tedbirlere hükmetmesini gerektiren ölçüde önemli gelişmeler olduğu vurgulanmıştı.

İSRAİL, GÜNEY AFRİKA’YI HEDEF ALDI

Uluslararası Adalet Divanında soykırım suçlamasıyla yargılanan İsrail, Gazze’nin güneyinde sivillerin sığındığı Refah kentine saldırıları nedeniyle yeni tedbir kararı talep eden Güney Afrika’yı, Mahkemenin yetkisini kötüye kullanmakla suçlamıştı.

Güney Afrika’nın ek tedbir talebinin “tuhaf” ve “uygunsuz” olduğunu iddia eden İsrail, Refah’a yapacağı saldırıya ilişkin iddiaları yanıtlamak yerine, 20 Aralık 2023’te aleyhine soykırım davası açan Güney Afrika’ya yönelik suçlamalar yöneltmişti.

İsrail, Güney Afrika’nın, Divan’ı, Hamas’ın fiilleri konusunda yeterince bilgilendirmemekle itham etmiş, ihtiyati tedbir mekanizmasını koruyucu bir “kalkandan” ziyade kendisine karşı bir “kılıç” olarak kullandığını öne sürmüştü.

Divan’ın, Gazze’deki küçük düzeyli silahlı çatışmaları idare etme yetkisi olmadığını savunan İsrail, Güney Afrika’nın, Hamas’ın uzun süredir müttefiki olduğunu, açtığı dava ile İsrail’in kendini savunma hakkını ortadan kaldırmak istediğini ve Divan’ı manipüle ettiği ileri sürmüştü.

UAD’DE İSRAİL ALEYHİNE AÇILAN SOYKIRIM DAVASI

Güney Afrika Cumhuriyeti, 29 Aralık 2023’te, 1948 tarihli Birleşmiş Milletler (BM) Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’ni ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail aleyhine UAD’de dava açmıştı.

Güney Afrika, Gazze’deki durumun aciliyet teşkil etmesi sebebiyle UAD’den ihtiyati tedbirlere hükmetmesini istemiş ve tedbir talebine ilişkin duruşmalar, 11-12 Ocak’ta Lahey’deki Barış Sarayı’nda yapılmıştı.

Divan, 26 Ocak’ta açıkladığı tedbir kararlarında, İsrail’in Soykırım Sözleşmesi’nin 2. maddesinde tanımlanan fiillerin işlenmemesi için elinden gelen tüm önlemleri almasına, İsrail ordusunun Soykırım Sözleşmesi’nin 2. maddesindeki fiilleri işlemesini engelleyecek önlemleri ivedilikle almasına, Gazze’deki Filistinlilere yönelik soykırım çağrısı yapanları önlemek, engellemek ve cezalandırmak için gereken tüm adımları atmasına, Gazze’deki Filistinlilerin karşılaştığı olumsuz yaşam koşullarını ortadan kaldırmak için ihtiyaç duyulan temel hizmetlere ve insani yardımın sağlanmasını mümkün kılan acil ve etkili önlemleri almasına, Gazze’deki Filistinlilere karşı Soykırım Sözleşmesi’nin ihlalini gösteren delillerin yok edilmesini önlemek ve korunmasını sağlamak için etkili tedbirler almasına, kararın yürürlüğe girmesinden itibaren 1 ayda alınan tüm tedbirler hakkında mahkemeye bir rapor sunmasına hükmetmişti.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/son-dakika-uluslararasi-adalet-divanindan-son-dakika-gazze-cagrisi-israile-kotu-haber/feed/ 0
Özgürlük Filosu’nun Mart ayı sonunda yola çıkması hedefleniyor https://www.foxtvhaber.com.tr/ozgurluk-filosunun-mart-ayi-sonunda-yola-cikmasi-hedefleniyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/ozgurluk-filosunun-mart-ayi-sonunda-yola-cikmasi-hedefleniyor/#respond Sat, 10 Feb 2024 21:48:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3540 İHH Genel Merkezi’nde düzenlenen basın açıklamasına, İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım’ın yanı sıra; 10 ülkeden Uluslararası Özgürlük Filosu Koalisyonu üyesi akvistler katıldı. Koalisyonun katılımcı kuruluşları arasında; Türkiye’den İHH İnsani Yardım Vakfı ve Mavi Marmara Derneği, Kanada’dan Canadian Boat To Gaza, Malezya’dan My Care Malaysia, Norveç’ten Ship To Gaza Norway, Güney Afrika’dan Palestine Solidarity Alliance, İsveç’ten Ship to Gaza Norway, ABD’den US Boat to Gaza, Avustralya’dan Free Gaza Australia, Yeni Zelenda’dan Kia Ora Gaza, İngiltere’den Palestine Solidarity Campaing ve Breaking the Siege of Gaza yer alıyor. 

“BÜTÜN KAPILARI AÇMAK İÇİN YOLA ÇIKACAĞIZ”

Basın açıklamasında konuşan İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım, eylemsel olarak hareket etmek için dünyanın çeşitli ülkelerinden bileşenleriyle bir araya geldiklerini belirtti. Yıldırım, “Gemiler satın alınıyor ve kapalı bütün kapıları açmak için yola çıkacağız. Bu kapıların hepsi İsrail tarafından örülmedi, Refah Sınır Kapısı da kapalı. Havadan, karadan ve denizden bu ambargoyu inşallah deleceğiz. Artık durma vakti değil. İsrail bütün dünyaya rağmen ambargoyu devam ettiriyor ve katliamları artıyor” ifadelerini kullandı. 

“HEDEFİMİZ, GAZZE’YE GİDEN BÜTÜN KAPILARIN AÇILMASI”

Uluslararası Özgürlük Filosu Koalisyonu için “Bu bir ahlak ittifakıdır” diyen Yıldırım, “Bizim bu birlikteliğimiz, Avrupa’da ve Amerika’daki Filistin’e destek eylemlerine de öncülük ediyor. Bizim hedefimiz, Gazze’ye giden bütün kapıların açılması. Diplomasinin bittiği yerde sivil toplum kuruluşları devreye girer. Gemiler; Amerika’dan, Avrupa’dan ve Türkiye’den yola çıkacak. Şu an satın alıyoruz, gemi sayısı Mavi Marmara’dakinden az olmayacak ve hedefimiz Mart sonunda gemilerin yola çıkması”



“MÜCADELEMİZ KÖKLÜ VE DERİN BİR MÜCADELEDİR”

Güney Afrika’nın İsrail hakkında Uluslararası Adalet Divanı’nda açtığı davaya değinen Yıldırım, “Güney Afrika’nın başvurmuş olduğu adalet divanında güzel sonuçlar alındı. Bu karar gereği bütün dünya bu gemileri korumakla sorumludur. Yoksa bu Adalet Divanı niye kuruldu. Güney Afrika’nın avukatları arasında Mavi Marmara Davası’nın bazı avukatları da var. Bu mücadele çok köklü ve derin bir mücadeledir. İsrail, artık hiçbir yerde rahat adım atamayacak. Herkesi yardım kampanyamıza destek olmaya davet ediyorum” dedi. 

“GAZZE 4 AYDIR SOYKIRIM NİTELİĞİNDEKİ SALDIRILARLA KARŞI KARŞIYA”

Koalisyon adına basın açıklamasını yapan Mavi Marmara Derneği Başkanı Beheşti İsmail Songür ise, Gazze’nin 17 yıldır acımasız bir abluka ve 4 aydır soykırım niteliğindeki saldırılarla karşı karşıya olduğunu hatırlattı. Songür, hazırlanan filo ile binlerce ton acil insani yardımın doğrudan Gazze’deki Filistinlilere ulaştırılmasının

“BMGK KARARLARININ UYGULANMASI İÇİN BASKI OLUŞTURULMALI”

Uluslararası Özgürlük Filosu Koalisyonu üyesi aktivistlerden Güney Afrika Filistinle Dayanışma Hareketi Başkanı İsmail Ahmed Molla ise, “30 yıl önce Güney Afrika’da apertheid rejimini kaldırmıştık. Şimdi Orta Doğu’daki bu apertheid rejiminin kaldırılması için mücadele veriyoruz. Siyonist rejimin bu uygulamalarına son vermesini ümit ediyoruz. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin, aldığı kararların uygulanması için baskı oluşturmasını ümit ediyoruz” diye konuştu

KAYNAK: HABER7
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/ozgurluk-filosunun-mart-ayi-sonunda-yola-cikmasi-hedefleniyor/feed/ 0
ABD’li hukukçu Shamas’a göre UAD’nin tedbir kararları uluslararası toplum için test olacak https://www.foxtvhaber.com.tr/abdli-hukukcu-shamasa-gore-uadnin-tedbir-kararlari-uluslararasi-toplum-icin-test-olacak/ https://www.foxtvhaber.com.tr/abdli-hukukcu-shamasa-gore-uadnin-tedbir-kararlari-uluslararasi-toplum-icin-test-olacak/#respond Tue, 16 Jan 2024 00:48:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=2391 Güney Afrika’nın İsrail aleyhine UAD’de açtığı “soykırım” davası duruşmalarını takip etmek için ABD’den Hollanda’ya gelen ve New York merkezli Anayasal Haklar Merkezinde (CCR) kıdemli hukukçu olarak çalışan Shamas, davanın taraflarının iddialarını, muhtemel tedbir kararlarını ve kararların diğer devletlere etkisini AA muhabirine değerlendirdi.

New York’ta avukatlık yaptığını belirten Shamas, “Bu, gerçekten tarihi bir andı. Güney Afrika her ne kadar kendi adına hareket etse de bir anlamda Filistin halkı adına soykırımı gündeme getiren bu davayı UAD’ye götürdü. Bu, gerçekten izlemeye değerdi.” dedi.

Shamas, canlı yayınlanan duruşmaların çok sayıda kişi tarafından izlendiğini, hukukçu olmayanların dahi Güney Afrika’nın iddialarından etkilendiğini ve bunları ikna edici bulduğunu belirtti.

“Filistin’deki apartheid’ı Güney Afrikalı yetkiliden duymak etkileyiciydi”

Güney Afrika’nın iddialarına Filistin’in işgalini anlatan bağlamı hakimlere hatırlatmasının dikkati çekici olduğunu dile getiren Shamas, “Güney Afrika avukatları bunun 1948’de başladığını söyleyerek 75 yıllık apartheid’a atıfta bulundu. Bunu Güney Afrikalı bir yetkiliden duymak, Filistinliler ve dünya için elbette etkileyiciydi.” diye konuştu.

Shamas, Güney Afrika avukatlarının soykırımın tüm unsurlarını karşılayan, hukuken ve ahlaken çok güçlü bir iddialar ortaya koyduğunu vurguladı.

Güney Afrika’nın iddiaları cevaplanmadı

İsrail’in duruşmalardaki savunmasında, Güney Afrika’nın iddialarına cevap vermek yerine 7 Ekim olayları ve Hamas’a odaklamasının Güney Afrika avukatları tarafından beklenen bir durum olduğunu kaydeden Shamas, “İsrail, kamuoyu önünde verdiği tüm röportajlarda mahkemede dile getirdiği (7 Ekim olayları ve Hamas’a yönelik) argümanları tekrar tekrar dile getirmişti. Güney Afrika avukatları bu yüzden konuşmalarına bu meseleden başladılar.” değerlendirmesinde bulundu.

İsrail’in Hamas’ı bahane ederek yaptığı tüm ihlallerin haklı olduğunu ve uluslararası hukuk kurallarının kendisine karşı kullanılamayacağı yönündeki tutumunun makul bir gerekçe olmadığını kaydeden Shamas, “Güney Afrika avukatının duruşmada söylediği gibi vahşet ne kadar büyük olursa olsun ya da saldırı ne kadar ciddi olursa olsun, soykırım asla meşru bir yanıt değildir. Soykırım yasal değildir ve meşru müdafaa hakkı olarak kullanılamaz.” ifadelerini kullandı.

“Uluslararası toplum için bir test olacak”

Shamas, UAD’nin, Güney Afrika’nın tedbir taleplerini kabul etmesini beklediğini dile getirerek şunları kaydetti:

“Bu, uluslararası toplum için bir test olacak. Çünkü İsrail’in hesap vermeden ihlallerine devam etmesine izin verenler, desteğini geri çekmeyen diğer devletler; burada özellikle ABD’yi kastediyorum, İsrail’i kayıtsız şartsız desteklediler ve bu desteği sürekli tekrarladılar.”

Shamas, tedbir kararları karşısında tüm gözlerin ABD ve Avrupa Birliği’ne (AB) çevrileceğini dile getirerek “Umuyorum ki (ABD ve AB) İsrail’e olan askeri, siyasi ve diplomatik desteğini geri çeker.” diye konuştu.

Tedbir kararının Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) dahil olmak üzere iç hukukta da birçok yeni dava açılmasına kapı aralayacağına dikkati çeken Shamas, “Bence farklı devletler de evrensel yargı yetkisine dayanılarak ceza davaları açabilir ve (Divanın) tedbir kararı bu davalar için kesinlikle çok önemli olacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

“Asıl soru, ABD’nin Güvenlik Konseyinde ne yapacağı”

İsraillilerin geçici tedbirlere uymaması halinde Güney Afrika’nın ya da diğer devletlerin alabileceği önlemlere değinen Shamas, şöyle devam etti:

“Bence asıl soru, ABD’nin Güvenlik Konseyinde ne yapacağı ve UAD kararının uygulanmasına yönelik çabaları veto edip etmeyeceğidir. Bu da nihayetinde maalesef durumu siyasi bir soruna dönüşmektedir. Güney Afrikalı avukatlardan birinin dün söylediği gibi uluslararası hukukun değeri, meşruiyeti ve güvenilirliği bu davada terazinin kefesinde durmaktadır.”

Güney Afrika’nın ihtiyati tedbir talebi

Güney Afrika, Divan’dan, İsrail’i “soykırım yapmamaya, soykırımı önlemeye ve soykırımın faillerini cezalandırmaya” zorlamak için geçici tedbir uygulanmasını istiyor.

Bu tür geçici tedbirler, dava süreci devam ederken durumun daha da kötüleşmesini önlemeyi amaçlıyor.

Bu kapsamda Güney Afrika, Divan’dan, İsrail’in;

1- Gazze’deki askeri operasyonları derhal durdurmasına,

2- Kontrolü altındaki herhangi bir grup tarafından, Gazze’deki herhangi bir askeri operasyonu ilerletecek adımlar atmamasına,

3- Filistinlilere yönelik soykırımın önlemesi için gerekli tüm makul tedbirleri almasına,

4- Soykırım Sözleşmesi’nin 2. maddesi kapsamına giren her türlü eylemden kaçınmasına,

5- Yerlerinden edilenlerin evlerine dönerek yeterli gıda, su, yakıt, tıbbi ve hijyen malzemeleri, barınak ve giysi dahil olmak üzere insani yardıma erişiminin sağlamasına,

6- Soykırıma karışanların engellenmesi ve cezalandırılmaları için gerekli adımları atmasına,

7- Soykırımın delillerini muhafaza etmesine ve bu amaçla gelen uluslararası görevliler ve diğer yetkililerin Gazze’ye erişimini engellememesine,

8- Verilen tedbirleri uyguladığına ilişkin Divan’a düzenli rapor sunmasına,

9- Davayı zorlaştıracak veya uzatacak eylemlerden kaçınmasına hükmetmesini istiyor.​​​​​​​

 

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/abdli-hukukcu-shamasa-gore-uadnin-tedbir-kararlari-uluslararasi-toplum-icin-test-olacak/feed/ 0
İsrail’i korkutan gelişme: Soykırım davasındaki deliller çok güçlü https://www.foxtvhaber.com.tr/israili-korkutan-gelisme-soykirim-davasindaki-deliller-cok-guclu/ https://www.foxtvhaber.com.tr/israili-korkutan-gelisme-soykirim-davasindaki-deliller-cok-guclu/#respond Mon, 08 Jan 2024 08:36:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=2110 Güney Afrika Cumhuriyeti’nin Uluslararası Adalet Divanında (UAD) açtığı “soykırım” davasındaki delilleri güçlü bulan uzmanlar, 11-12 Ocak’ta görülecek ihtiyati tedbir duruşmalarından İsrail aleyhinde karar çıkacağını öngörüyor.

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Filistin topraklarındaki uluslararası hukuk ihlalleri artarak sürerken Güney Afrika, 29 Aralık 2023’te, 1948 tarihli Birleşmiş Milletler (BM) Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’ni ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail aleyhinde dava açarak ihlallerin durdurulmasına yönelik önemli bir adım attı.

Uzmanlar, Güney Afrika’nın delillerini, İsrail’in muhtemel savunmalarını, Güney Afrika’nın acil ihtiyati tedbir alınması talebini ve ihtiyati tedbir kararlarının etkisini AA muhabirine değerlendirdi.

İSRAİLLİLERİN AÇIKLAMALARI AÇIKCA SOYKIRIMA İŞARET EDİYOR

İngiltere’de Nottingham Trent Üniversitesinden Dr. Luigi Daniele, Güney Afrika’nın çok başarılı bir avukat heyeti tarafından UAD önünde temsil edileceğini belirterek “Güney Afrika’nın başvurusunu çok güçlü buluyorum. Çok sağlam ve iyi hazırlanmış bir dilekçe. Tabii ki bu, sürpriz değil çünkü Güney Afrika’nın avukatları arasındaki John Dugard ve diğer hukukçular, bu alanda uzman ve çok başarılı kişiler.” dedi.

Güney Afrika’nın, İsrailli yetkililerin Gazzelilere yönelik soykırım niyetini açığa vuran söylemlerini dilekçelerinde çok başarılı şekilde kullandıklarını anlatan Daniele, “İsrailli yetkililerin bu açıklamalarının, Güney Afrika’nın da belirttiği üzere soykırımdan başka şekilde yorumlanması mümkün değil.” diye konuştu.

Daniele, İncil ve Amalek kavmine ilişkin referansların bazı Yahudi hukukçular tarafından iddia edildiği gibi sadece tarihi ve kültürel hadiselere atıf olmanın ötesinde, Gazzelilere yönelik toplu cezalandırma amacını açığa vurduğunu vurgulayarak, “En üst düzeydeki İsrailli yetkililerin hepsi aynı yönde, sivil ve savaşan ayrımı yapmadan, Gazze halkının tamamını 7 Ekim’den, Hamas’ın fiillerinden sorumlu tutarak ve Gazzelilerin toplu şekilde öldürülebilmelerini savunan beyanlarda bulundu. Bence gerekenden fazla delil var.” görüşünü paylaştı.

SOYKIRIM NİYETİ AÇIKCA GÖZÜKÜYOR

İsrail’in Kanal 12 televizyonuna göre davada “İsrailli yetkililerin açıklamalarının soykırımı çağrıştırsa da gerçek niyetlerinin öyle olmadığı ve bu açıklamaları yapanların karar verici konumda bulunmadıkları” şeklindeki savunmalarının hukuken geçerli olmayacağını belirten Daniele, “İsrail, devlet başkanı düzeyinde amaçlarının ne olduğunu açıkça belli etti. Birçok üst düzey yetkiliden benzer açıklamalar gördük. Soykırım amacı açıkça ve doğrudan belirtildi.” dedi.

Daniele, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bazı hukukçuların, ‘İsrailli yetkililerin açıklamaları soykırımı işaret ediyor olsa da aslında orada soykırım yapılmasını kastetmediler.’ şeklindeki savunması, bu zamana kadar okuduğum en zayıf argüman. Bizler, bu beyanların hukuken neyi ifade ettiğini anlamak için sahada olanlara ve gerçekte yaşananlara bakarak birlikte yorumluyoruz. İsrailli yetkililerin açıklamaları ile sahada yaşananlar arasındaki ilişkiye baktığımızda soykırım niyetinin varlığı için gerekli şartların sağlandığını görüyoruz.”

Divanın muhtemel soykırım tehlikesine karşı ihtiyati tedbirlerle önleyici kararlar aldığına değinen Daniele, “Güney Afrika’nın bu aşamada soykırımın gerçekleştiğini ispatlama yükümlülüğü yerine soykırım tehlikesinin varlığını ispatlaması yeterli. Divan, bu safhada soykırım suçunun cezai anlamdaki standardından biraz daha düşük bir standart uygulayarak soykırımın varlığı yerine, soykırım işlenebileceğine ilişkin ciddi bir tehlikenin varlığını yeterli buluyor.” ifadelerini kullandı.

Daniele, ihtiyati tedbir kararının çok hızlı şekilde çıkmasının önemine işaret ederek “Unutmamalıyız ki her gün 100’den fazla masum Filistinli çocuk ölüyor, her gün 90’dan fazlası yaralanıyor. Zaman binlerce sivil için daralıyor.” dedi.

Soykırımı önleme yükümlülüğünün sözleşmeye taraf tüm devletlerin sorumluluğunda olduğunu vurgulayan Daniele, “Bu, tüm devletlere yüklenen bir sorumluluk. Bu sebeple herkesin bu davanın açılmış olmasını memnuniyetle karşılaması ve dünyanın en yüksek dereceli ve en yetkili organının vereceği tedbir kararını kabul etmesi gerekir.” diye konuştu.

Sussex Üniversitesinden Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Profesörü Martin Shaw, soykırım niyetini ortaya koyan açıklamalar karar verici konumunda bulunmayanlardan gelse bile bu kişilerin görevden alınmamalarının İsrail’in savunmasını zayıflatacağına dikkati çekti.

Shaw, “Nihayetinde önemli olan İsraillilerin ne yaptığıdır. Eğer İsrail’in eylemleri soykırım potansiyeli taşıyorsa ve bunlardan Filistinlileri yok etme niyeti çıkarılabiliyorsa sonunda soykırım yaptıklarına karar verilebilir, tabii ki UAD, bu aşamada nihai soykırım kararını değil ihtiyati tedbir taleplerini ele alacak.” dedi.

İhtiyati tedbirlerin nihai karardan önce verilen ara karar olduğuna işaret eden Shaw, “Divan, soykırım tehlikesi olduğuna karar vermeli ve İsrail’in halka karşı uyguladığı şiddeti durdurmasını, güçlerini Gazze’den çekmesini ve yardımların Gazze’ye serbestçe akmasına izin vermesini emretmelidir. Mahkemenin bu yönde ne kadar ileri gideceğini, İsrail’in kararlarına uyup uymayacağını da göreceğiz. Rusya, Ukrayna’nın kendisine karşı açtığı davada aleyhine verilen ihtiyati tedbir kararlarına uymadı.” şeklinde konuştu.

İSRAİL’İN SAVUNMASI ZAYIF

SOAS Üniversitesi Hukuk Bölümü ve Filistin Çalışmaları Merkezi üyesi Dr. Nimer Sultany, Güney Afrika’nın başvurusunda İsrailli devlet yetkilileri ve generaller tarafından soykırım niyetini ifade eden birçok açıklamanın sıralandığını söyledi.

Bu açıklamalar ve eylemlerle İsrail’in Soykırım Sözleşmesi kapsamındaki yükümlülüklerini ihlal ettiğini belirten Sultany, “Bu açıklamalar, İsrail’in Gazze’yi veya Filistin halkının önemli bir bölümünü yok etmeyi amaçladığını açıkça ortaya koymaktadır. Buna ek olarak Güney Afrika, İsrail’in eylemlerinin ve olayların örgüsü bakımından da soykırım niyetiyle hareket ettiğini göstermektedir.” dedi.

İsrail’in Kanal 12 televizyonun iddia ettiği şekilde kendisini savunmasını “zayıf bir strateji” olarak yorumlayan Sultany, “Bazı ifadeler çok açıktır ve İsrail’in bunları muğlak olarak reddetmesi zor olacaktır.” ifadesini kullandı.

Karar mercii konumunda bulunmayan kişilerin ifadelerinin de önemli olduğunu söyleyen Sultany, “Çünkü Güney Afrika, İsrail’in, bu açıklamaları yapanlara karşı harekete geçmemesini Soykırım Sözleşmesi’ndeki ‘soykırımı önleme’ yükümlülüğünü ihlal ettiğini göstermek için kullanıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Sultany, Güney Afrika’nın dilekçesinde alıntıladığı İsrailli yetkililerin açıklamalarını, davanın sonraki aşamalarında daha da artırabileceğini belirtti.

Geçici tedbir kararı alınabilmesi için Güney Afrika’nın, İsrailli yetkililerin tüm ifadelerinin mutlaka soykırıma yönelik olduğunu göstermesinin gerekmediğini vurgulayan Sultany, şunları kaydetti:

“Divan, İsrail’in soykırım yapıp yapmadığı konusunda nihai kararını vermeden önce telafisi mümkün olmayan bir zararın ortaya çıkma riskinin yakın olduğu durumlarda harekete geçerek tedbir kararı alıyor. Koşullar, soykırım işlendiği konusunda makul şüphe oluştuğunu gösterdiğinde Soykırım Sözleşmesi’nin daha fazla ihlal edilmesini önlemek adına Divandan geçici tedbir kararı yoluyla müdahale etmesi istenmektedir.” diye konuştu.

İSRAİL İÇİN BAĞLAYICI OLACAK

Sultany, Divanın, İsrail’in Gazze’deki askeri eylemlerini durdurmasına hükmetmesi durumunda bunun İsrail için bağlayıcı olacağını belirterek “Bu, bağlayıcı bir emirdir ve İsrail buna uymayı reddederse bu, onun parya devlet statüsünü teyit eder.” ifadesini kullandı.

Gambiya’nın Myanmar’a karşı açtığı soykırım davasında Divanın oy birliğiyle ihtiyati tedbir kararı aldığını ifade eden Sultany, “Birçok Batılı devlet, Gambiya’nın Soykırım Sözleşmesi kapsamındaki başvurusunu destekledi. Batı’nın İsrail’in soykırımına verdiği destek ve suç ortaklığı ışığında şimdi sorulması gereken soru, Divanın bu önceki kararla tutarlılığını koruyup koruyamayacağıdır. Eğer Divan, Gazze’deki katliamı ve toplu kıyımı durduracak bir karar alamazsa bu, uluslararası hukuk düzenine vurulmuş bir başka ölümcül darbe olacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

İsrail’in, eski İsrail Yüksek Mahkemesi Başkanı Aharon Barak’ı Divandaki soykırım davası için geçici hakim olarak atamasını eleştiren Sultany, şunları kaydetti:

“Bu atama şaşırtıcı değil. Barak, yurt dışındaki başlıca savunucusu ‘diplomat yargıç’ olarak İsrail’in işgal altındaki topraklarda Filistinliler üzerindeki baskı sistemini meşrulaştırdı. Yargıçlığı döneminde İsrail’in antidemokratik uygulamalarının çoğalmasına, işgalin acımasızlığının zamanla artmasına ve apartheidin pekişmesine rağmen Barak dünyada takdir gördü.”

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/israili-korkutan-gelisme-soykirim-davasindaki-deliller-cok-guclu/feed/ 0