SURİYE’DE YAŞANAN SON OLAYLAR
Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, Suriye’de Türkiye aleyhine yaşanan olaylarla ilgili sorular üzerine şunları söyledi:
Suriye’de meydana gelen ve Türkiye aleyhinde faaliyet gösteren bazı unsurlarca yürütülen provokatif eylemler dikkatle takip edilmiş ve edilmektedir. Bu eylemlere yönelik gerekli önlemler alınmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne yönelik yapılan bu eylemlere hiçbir şekilde izin verilmeyecektir.
SURİYE İLE İLİŞKİLER
Bakanlık kaynakları, Türkiye ve Suriye arasındaki son açıklamalar sonrası sahadaki son duruma ilişkin sorulara şu yanıtı verdi:
Türkiye, meşru müdafaa hakkı kapsamında topraklarına yönelik terör saldırılarını ve tehditlerini bertaraf etmek, hudutlarını korumak ve Suriye kuzeyinde adeta oldubittiye getirilerek bir terör koridorunun kurulmasını engellemek için Suriye’de bulunmaktadır.
Türkiye, Suriye’de terörün yok edilmesini ve toprak bütünlüğünün sağlanmasını, siyasi istikrarın yeniden tesisini ve Suriye halkının huzur ve güven içinde yaşamasını arzu etmektedir.
25 BİN UZMAN ALIMI SÜRECİ
Bakanlık kaynakları, TSK’ya 25 bin Uzman Erbaş temini ile ilgili sorulara da “Kara Kuvvetleri Komutanlığı 2024 Yılı (2024-2 Dönem) Uzman Erbaş Temini kapsamında; 03-30 Haziran 2024 tarihleri arasında 115.883 adayın başvurusu alınmış, adayların değerlendirme süreci devam etmektedir. Bu rakam talebin neredeyse 5 katına tekabül etmektedir. Müteakip süreç; Yazılı Sınav, Fiziki Yeterlilik Testi, Mülakat, Sağlık Muayene İşlemleri, Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması İşlemleri ve Sınıflandırma aşamalarından oluşmaktadır” cevabını verdi.
SUUDİ ARABİSTAN SAVUNMA BAKANININ ZİYARETİ
Bakanlık kaynakları, Suudi Arabistan Savunma Bakanı’nın Ankara ziyaretine ilişkin sorulara da şu cevabı verdi:
Suudi Arabistan, bölgemizin önemli bir aktörüdür. Suudi Arabistan ile askeri ilişkileri ve savunma sanayii alanlarında iş birliğini geliştirmeye önem veriyoruz. Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu kapsamında kendi yerli üretimini artırma hedefi doğrultusunda müşterek projeler üzerinde çalışmayı arzu ediyoruz. Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid Bin Selman El-Suud’un ülkemizi ziyareti ikili ilişkilerimizi tüm yönleriyle ele alma ve bölgesel konularda görüş alışverişinde bulunma imkânı yaratmıştır.
TSK’DAKİ KANUNLARDAKİ DEĞİŞİKLİK
Bakanlık kaynakları, TSK ile ilgili bazı kanunlarda yapılan değişiklerin neler getirdiğine dair sorulara şu cevapları verdi:
Bu düzenlemelerin çoğu uyum kapsamında daha önce yönetmelik ile düzenlenen hususların kanunla düzenlenmesinden ibarettir. Yeni olarak ilgili kanunlara eklenen hususlardan önem arz eden bir kaçından bahsedecek olursak;
-Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin kimlik, görev veya faaliyetlerinin, radyo, televizyon, internet, sosyal medya vb. vasıta yoluyla yayınlanması veya açıklanmasıyla oluşabilecek güvenlik zafiyetinin önüne geçilmesi amaçlanmakta,
-Uyarma, kınama, hizmete kısmi süreli devam disiplin cezalarının ilişik kesme işlemine esas teşkil etmesi durumunda mahkemelerce denetlenebilmesine imkân sağlanmakta,
-Uzman çavuşlarımızın görev ihtiyacından dolayı kullanamadıkları yıllık izinlerini subay ve astsubaylarda olduğu gibi altmış günü geçmemek üzere müteakip sene içinde kullanabilmeleri sağlanmakta,
-Millî Savunma Bakanlığı kadro ve kuruluşunda görev yapan uzman erbaşlar ile sözleşmeli erbaş ve erlerin başta görevde başarısız olma, intibak edememe ve kendilerinden istifade edilememe halleri olmak üzere sözleşme fesih nedenlerinin ve bu hallerde uygulanacak yaptırımların kanunla düzenlenmesi sağlanmaktadır.
TASARRUF TEDBİRLERİ KAPSAMINDA SOLOTÜRK VE TÜRK YILDIZLARININ GÖSTERİ UÇUŞLARI
Bakanlık kaynakları, tasarruf tedbirleri kapsamında Solotürk ve Türk Yıldızlarının milli bayramlarda gerçekleştirdiği gösteri uçuşlarının iptal edildiğine dair sorulara şu yanıtı verdi:
Yurt dışı hava gösterileri mevcut programda planlandığı gibi icra edilecektir. 20 Temmuz’da KKTC’de Türk Yıldızları, 30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle Ankara’da Türk Yıldızları, İstanbul’da SOLOTÜRK uçuşları icra edilecektir. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı törenleri Cumhurbaşkanlığı programına göre planlanmaya devam etmektedir. Yurt içinde yukarıda yazılı olanlar haricinde uçuşlar icra edilmeyecektir.
Haftalık değerlendirme toplantısı sonrası MSB’den şu açıklamalar yapıldı;
Değerli Basın Mensupları, Millî Savunma Bakanlığı Basın Bilgilendirme Toplantısı’na hoş geldiniz.
Bakanlığımızın tüm birlik ve kurumları ülkemizin savunma ve güvenliği için nitelik ve nicelik olarak her geçen gün daha da güçlenmekte, üstlenmiş olduğu tüm görevleri başarıyla yerine getirmektedir.
TERÖRLE MÜCADELE HAREKÂTI
Son bir asrın en kapsamlı ve en etkili faaliyetlerini gerçekleştiren Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, tüm tehdit ve tehlikelere karşı mücadelesine kararlılıkla devam etmektedir.
Irak ve Suriye’nin kuzeyinde icra edilen başarılı operasyonlarla; 57’si son bir haftada olmak üzere bu yılın başından itibaren 1.327 terörist etkisiz hâle getirilmiştir.
Ayrıca, Irak’ın kuzeyindeki Metina, Gara, Hakurk, Kandil ve Asos’ta bulunan terör hedeflerine yönelik 03 Temmuz’da icra edilen hava harekâtıyla içerisinde sorumlu düzeyde teröristlerin de bulunduğu değerlendirilen mağara, sığınak, barınak, depo ve terör örgütünün kullandığı tesislerden oluşan 37 hedef başarıyla imha edilmiştir.
İcra edilen hava harekâtında azami oranda yerli ve millî mühimmat kullanılmış, hedeflerdeki etki kıymetlendirmesi devam etmektedir.
HUDUT GÜVENLİĞİ
Tesis edilen kademeli güvenlik sistemiyle uluslararası standartlarda korunan hudutlarımızda;
– Son bir hafta içerisinde, 9’u terör örgütü mensubu olmak üzere 328 şahıs yakalanmış, 01 Ocak’tan bugüne kadar yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 6.029 olmuştur.
– Son bir haftada engellenen 1.216 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 63.433’e ulaşmıştır.
BÖLGESEL VE KÜRESEL BARIŞ VE İSTİKRARA KATKILAR / İKİLİ İLİŞKİLER
Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; ikili ilişkiler ve uluslararası misyonlar çerçevesinde bölgesel ve küresel barış ve istikrara katkı sağlamayı da sürdürmektedir.
Sayın Bakanımız;
– 02 Temmuz’da Ankara’ya resmî ziyarette bulunan Suudi Arabistan Savunma Bakanını ağırlamış,
– 03 Temmuz’da ise Tunus’un Ankara Büyükelçisini kabul etmiştir.
Sayın Bakanımız, NATO’nun 75’inci kuruluş yıl dönümü münasebetiyle 9-11 Temmuz tarihleri arasında Vaşington’da icra edilecek “Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi”ne katılacak olan Sayın Cumhurbaşkanımıza refakat edecektir.
Türkiye ile Yunanistan arasında “Güven Artırıcı Önlemler 2024 Yılı Uygulama Planı” kapsamında, Donanma Komutanımız Koramiral Kadir Yıldız’ın 08-09 Temmuz tarihlerinde Yunanistan Donanma Komutanı’nı ziyaret etmesi planlanmaktadır.
Değerli Basın Mensupları,
Çoğunluğu bebek, çocuk, kadın olmak üzere yaklaşık 38 bin Filistinlinin ölümüne sebep olan İsrail; vahşi saldırılarına, toplu katliamlarına ve işgallerine devam etmektedir.
Masum Filistin halkının çığlıkları tüm dünya tarafından hâlâ duyulmamakta ve görmezden gelinmektedir.
İsrail’in saldırılarını bölgeye yayma girişimleri ciddi tehdit oluşturmaktadır. Çatışmaların bölge ülkelerine yansımasının hiç kimsenin yararına olmayacağı ve durumu daha karmaşık hâle getireceği açıktır.
Uluslararası barış ve güvenliği korumakla görevli kurumları, Filistin meselesinin çözümü ve bölgede sükûnetin tesis edilmesi için bir kez daha üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye çağırıyoruz.
EĞİTİM-TATBİKAT FAALİYETLERİ / ULUSLARARASI GÖREVLER
Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; karada, denizde ve havada eğitim ve tatbikat faaliyetlerini de aralıksız sürdürmektedir.
Bu kapsamda;
– 27 Haziran’da Akdeniz’de Müşterek Hava Sahası Kontrol Yönetim tatbikatı icra edilmiştir.
– 24 Haziran-05 Temmuz tarihleri arasında İskoçya’da Sea Breeze,
– 01-12 Temmuz tarihleri arasında Ankara’da Türkiye-Özbekistan Özel Kuvvetler,
– 04-14 Temmuz tarihleri arasında ise Batı Karadeniz’de Breeze tatbikatları devam etmektedir.
– Belçika Deniz Kuvvetlerine ait LOUISE MARIE gemisi tarafından 04-07 Temmuz tarihleri arasında İzmir’e liman ziyareti gerçekleştirilmekte,
– Romanya Deniz Kuvvetlerine ait VICE ADMIRAL CONSTANTIN BALESCU gemisi tarafından ise 06-08 Temmuz tarihleri arasında İzmir’e liman ziyareti yapılması planlanmaktadır.
01 Temmuz’da Türkiye, Bulgaristan ve Romanya Deniz Kuvvetleri Komutanlarının katılımıyla İstanbul’da, Mayın Karşı Tedbirleri Karadeniz Görev Grubu (MCM BLACK SEA) Komite Toplantısı ve Aktivasyon Töreni icra edilmiştir.
TCG YÜZBAŞI GÜNGÖR DURMUŞ akaryakıt gemimiz ve TCG AKÇAY mayın avlama gemimiz ile Romanya Deniz Kuvvetleri unsuru ALEXANDRU AXENTE mayın tarama gemisi ve Bulgaristan Deniz Kuvvetleri unsuru STRUMA mayın avlama gemilerinden müteşekkil Mayın Karşı Tedbirleri Karadeniz Görev Grubu (MCM BLACK SEA) 02 Temmuz 2024 – 02 Ocak 2025 tarihleri arasında 6 ay süreyle Deniz Kuvvetlerimizin komutasında görev yapacaktır.
Japonya’dan dönüş seyrine devam eden TCG KINALIADA korvetimiz; Filipinler’in ardından Singapur’a liman ziyareti gerçekleştirmektedir. Korvetimiz, bugün; bir sonraki liman olan Sri Lanka’ya seyre başlayacak, 09-11 Temmuz tarihleri arasında Sri Lanka’nın Kolombo limanını ziyaret edecektir.
Deniz Güvenliği Mükemmeliyet Merkezi Komutanlığı (Maritime Security Centre of Excellence – MARSEC COE) tarafından, 4’üncü Deniz Güvenliği Konferansı 27-28 Haziran’da 27 ülkeden 202 katılımcı ile İstanbul’da icra edilmiştir.
01 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı dolayısıyla Deniz Kuvvetlerimiz tarafından 21 gemi ile 21 liman ziyareti icra edilmiştir. Ziyarete açılan gemilerimize yoğun ilgi gösteren halkımıza teşekkür ediyoruz.
Öte yandan, vefatının 478’inci yıl dönümünde Kaptan-ı Derya Barbaros Hayrettin Paşa’yı şimdiden saygı ve rahmetle anıyoruz.
28 Haziran’da NATO Geliştirilmiş Hava Polisliği görevi çerçevesinde Romanya’da konuşlu Birleşik Krallığa ait uçaklar ile F-16 uçaklarımız Batı Karadeniz’de eğitim icra etmiştir.
02 Temmuz’da NEXUS ACE Eğitimleri kapsamında F-16 uçaklarımız, Havadan İhbar Kontrol uçağımız ve NATO AWACS uçağının katılımı ile ortak eğitim uçuşu gerçekleştirilmiştir.
DOĞAL AFETLERLE MÜCADELE / İNSANİ YARDIM FAALİYETLERİ
Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, insani yardım faaliyetleri ile orman yangınları başta olmak üzere afetlerle mücadeleye ilgili kurumlarımızla tam bir koordinasyon içerisinde destek vermeye devam etmektedir.
Rezerv Güç kapsamında, bugüne kadar 6 ayrı yerde meydana gelen orman yangınlarının söndürülmesine 17 helikopter ile 627 sorti icra edilerek destek sağlanmıştır.
27 Haziran’da Hava Kuvvetlerimize ait C-130 uçağımız ile Suudi Arabistan’ın Mekke ve Cidde şehirlerinde yoğun bakım servislerinde yatan 13 vatandaşımız ve 6 refakatçisi ülkemize getirilmiştir.
SAVUNMA SANAYİ / ENVANTERE GİREN YENİ SİLAH SİSTEMLERİ
Değerli Basın Mensupları,
Yerli ve millî savunma sanayimizin yüksek teknoloji ürünleriyle donatılan Silahlı Kuvvetlerimizin imkân ve kabiliyetleri her geçen gün daha da artmaktadır.
Bu kapsamda;
Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca, muhtelif miktarda OMTAS Kuleli Zırhlı Tanksavar Aracı ve Seyyar Havan Tespit Radarının muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanmıştır.
ÖĞRENCİ VE PERSONEL TEMİNİ FAALİYETLERİ / ÖNEMLİ DUYURULAR
Personel ve askerî öğrenci alım/temin faaliyetlerimiz de planlandığı şekilde devam etmektedir.
“Kara Kuvvetleri Komutanlığı 2024 Yılı Uzman Erbaş Temini” kapsamındaki başvurular, 30 Haziran itibarıyla tamamlanmış olup aday değerlendirme süreci devam etmektedir.
“Millî Savunma Üniversitesi 2024 Yılı Askerî Öğrenci Temini Seçim Aşaması Faaliyetleri” 20 Temmuz’a kadar sürecektir.
Bilindiği üzere bedelli Askerlik tutarı, daha önce yapılan düzenleme ile memur maaş katsayısındaki artış oranına sabitlenmiş ve miktar konusundaki belirsizlik ortadan kaldırılmıştı.
Hazine ve Maliye Bakanlığınca 2024 yılı ikinci altı ayı için bedelli askerlik tutarına ilişkin bilgilendirme “Mali ve Sosyal Haklar” genelgesi yayınlandıktan sonra yapılacaktır.
Sonuç olarak Türk Silahlı Kuvvetlerimiz;
– Terörle mücadeleden hudutlarımızın güvenliğinin sağlanmasına,
– Mavi ve Gök Vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin korunmasından uluslararası barış ve istikrara katkı sunmaya kadar, üstlendiği tüm görevleri başarıyla yerine getirmeye devam edecektir.
İngiltere’nin Sunderland şehrinde üretilecek Yeni Nissan Qashqai, dış tasarımdaki değişikliklerden bilgi-eğlence sistemindeki kapsamlı güncellemelere kadar tüketicilerin Qashqai’de sevdiği şeylerin özünü korumak için ve daha kullanışlı teknolojilerle donatıldı.
Yenilenen Qashqai’nin üretimine başlanmasıyla 11 Haziran’dan itibaren Türkiye’deki tüm showroomlarda ön sipariş ve satışına başlanacak. Yenilenen Qashqai’nin Türkiye Lansmanı ise bu ay sonunda yapılacak.
Yeni Qashqai, yenilenen tasarımı sayesinde daha keskin ve modern bir dinamizm yayıyor. Qashqai’nin ön ızgarası daha çarpıcı bir ilk izlenim yaratmak için kapsamlı bir şekilde güncellendi. Tamponun yan tarafları ise gövde renginde ve yüksek parlaklıkta siyah bir şerit ile plakanın altından tamponun alt köşelerine kadar uzatıldı.
Qashqai e-POWER giriş sınıfında yeni 18 inç elmas kesim alaşım jant standart olarak sunuluyor. Daha yüksek sınıflar için yeni 19 inç alaşım ve yeni 20 inç elmas kesim alaşım jant tasarımı bulunuyor.
ÜÇ YENİ RENK EKLENDİ
Qashqai’nin renk yelpazesine üç yeni renk eklendi. Qashqai’nin sunduğu renk seçenekleri arasında, belirli ışık koşullarında parıltı veren inci beyazı, Qashqai’nin görsel geometrisinin tanımını keskinleştirme etkisine sahip siyah inci renk tonu, hakim ışık koşullarına bağlı olarak koyu maviyle metalik deniz mavisi arasında değişen okyanus yeşili bulunuyor. Qashqai serisine N-Design sınıfı donanımı da eklendi.
GÜVEN VEREN TEKNOLOJİ
Otomotiv dünyasındaki dijital ve işleme teknolojisi alanlarındaki ilerlemeyle paralel olarak güncellenen Qashqai, günlük sürüş deneyimini daha da sezgisel ve güven verici hale getiren bir dizi teknolojik yenilik ile donatıldı.
Qashqai’de en sık kullanılan özelliklerden biri olan yeni nesil çevre sürüş monitörü-Around View Monitor (AVM) önemli ölçüde geliştirildi.
Geçmişi 2007’ye kadar uzanan ve özel bir Nissan teknolojisi olan AVM, geri vites seçildiğinde, dört harici kameranın görüntüsü birleştirilerek aracın kuş bakışı görüntüsü elde ediyor ve park manevralarının maksimum güvenle yapılmasını sağlıyor. Yeni güncellenen AVM teknolojisi, tüm ışık koşullarında süper net görüş sağlamak için dört kamera kullanıyor.
Direksiyon simidinin arkasındaki TFT sürücü bilgi ekranında görüntülenen görseller ve e-POWER enerji monitöründe bazı tasarım iyileştirmeleri yapıldı.
Yenilenen Nissan Qashqai, Genel Güvenlik Yönetmeliğinin (GSR2) zorunlu kıldığı standart olan gelişmiş güvenlik teknolojilerini ve tüm bu teknolojik gereksinimlere ek olarak, Akıllı Hız Sabitleme sistemi, Akıllı Kör Nokta önleme sistemlerini de sunuyor.
Nissan’ın teknolojisi e-POWER, 2022’deki lansmanından bu yana kullanıcılar arasında çok popüler olduğunu kanıtlayan benzersiz elektrikli güç aktarma organı olarak sunuluyor.
Crossover segmentini icat eden öncü ruha uygun olarak, Qashqai’de kullanılan bu teknolojide benzinli motor, tekerlekleri tahrik etmek için kullanılan elektriği üretiyor.
e-POWER sayesinde, Eylül 2022’den bu yana Avrupa’da 140 binden fazla ve Türkiye’de ise 10 binden fazla e-POWER donanımlı araç satıldı.
Federasyon olarak Türkiye’de ekonomi, finans ve bankacılık alanlarındaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini aktaran Uluslararası Bankacılık Federasyonu (IBFED) Genel Müdürü Hedwige Nuyens, “Türkiye ekonomisinde bir değişim yaşanıyor. Türkiye ekonomisinde yakında çok iyi bir görünüm olmasını bekliyoruz. Bankacılar olarak biz de bunun bir parçası olmak istiyoruz.” dedi.
Nuyens, bankacılık sektörünün her ekonominin kilit paydaşlarından olduğuna işaret ederek, “Tüm Türk bankaları, Türk toplumunun enflasyon oranları ve artan fiyatlarla yüzleşebilmesini sağlamak için merkez bankası ve siyasi otoritelerle çok yakın çalışmaktadır. Bazı başarılar görüyoruz. Ekonomide istikrar olacağına dair daha fazla güvene doğru ilerliyor.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin hem çok güçlü uluslararası bankaları hem de yabancı şirketleri kendine çekmeyi başaran şaşırtıcı bir ülke olduğunu kaydeden Nuyens, yabancı bankalarla Türk bankaları arasında çok başarılı ortak girişimler olduğunu söyledi.
Nuyens, “Dolayısıyla Türkiye’nin çok başarılı olduğunu ve aslında uluslararası düzeyde ve özellikle Arap dünyasında işbirliklerini artırdığını düşünüyorum.” dedi.
İstanbul Finans Merkezi’nin kentin finans sektöründeki öneminin artması konusunda etkili olacağına işaret eden Nuyens, şunları kaydetti:
“Türkiye’nin çok özel bir özelliği var, o da doğu ile batıyı birleştirebilen bir ülke olması. Ülkenin kuzeyinde ve güneyinde gelişmiş, kalkınmış ve kalkınmakta olan ülkelerin bir araya geldiği pek çok ekonomi var. Bu özellikle Türkiye için önemli ve ülkenin ekonomisini güçlendireceğini düşünüyorum.”
“TÜRKİYE, HEM BİRLEŞİK KRALLIK’A HEM DE HEM DE AB’YE KARŞI GÜVENİLİR BİR ORTAK”
Nuyens, Türkiye’nin çok büyük bir potansiyelinin olduğunu belirterek, “Çünkü Türkiye, genç bir nüfusa sahip. İşsizlik oranları düşük ve Türkiye’nin görünümü halen olumlu. Bence hepimiz Türkiye’ye yatırım yapmaya devam etmeyi ve daha fazla işbirliği yapmayı düşünmeliyiz.” görüşünü aktardı.
Türkiye’nin Arap dünyası tarafından yakından takip edildiğini dile getiren Nuyens, şöyle devam etti:
“Türkiye’de iyi işler yaptığınızda Arap ülkeleriyle işbirliği yapma şansınızı da artırabiliyorsunuz. Elbette halen çok fazla belirsizlik sürüyor ancak ekonomi güven kazanıyor ve bu yüzden önümüzdeki birkaç yıl boyunca kendimize güvenmemiz gerektiğini düşünüyorum.”
Nuyens, dünyada bankacılık sektörünün ekonomiler için güçlü bir dayanak olan büyümeye odaklanmaktan ziyade, sürdürülebilirliğe odaklanmaya doğru büyük bir değişimin eşiğinde olduğuna dikkati çekti.
Bunun tam bir değişim olduğunu dile getiren Nuyens, çünkü sadece büyümeye değil, net sıfıra nasıl geçileceğine, iklim değişikliğinin ve gelecek yıllarda görülecek demografik düşüşün nasıl ele alınacağına da bakılması gerektiği anlamına geldiğini söyledi.
Nuyens, Türkiye ve Birleşik Krallık arasındaki bankacılık ve finans sektöründe işbirliklerinde ortak çıkarlar bulmanın önemine işaret ederek, şöyle konuştu:
“Mesele, işbirliğinin her iki ülke için de karşılıklı olarak nasıl faydalı olabileceğini görmek. Türkiye aslında açık bir ekonomi ve her zaman hem Birleşik Krallık’a hem de bir bütün olarak Avrupa Birliği’ne karşı güvenilir bir ortak olmuştur. Sadece işbirliğine ve birlikte neler yapabileceğimize odaklanmalıyız. Bu konuda bankacılar olarak bize büyük bir rol düştüğünü düşünüyorum.”
]]>“Bildiğiniz üzere geçtiğimiz Aralık ayında Ankara’da Iraklı yetkililerle bir Güvenlik Zirvesi gerçekleştirilmişti. Bu zirvenin ikincisi bugün Irak’ta yapılacak. Bu görüşmelerde güvenlik ve askeri işbirliği konuları öncelikli olmak üzere terörle mücadelede ortak bir anlayış geliştirilmesi ele alınacaktır. Ankara’daki toplantıda terör örgütü PKK’nın her iki ülke için de ‘ortak tehdit’ olduğu vurgulanmıştı. Bu zirvede terörle mücadelede ve hudut güvenliğinde görüş alışverişinde bulunulacak ve ayrıca enerji gibi farklı konular da konuşulacak.
Türk komutanların sınır ötesinde yaptığı toplantı ise Pençe-Kilit Harekât bölgesinin sınırları içerisinde gerçekleştirilmiştir. Iraklı yetkililerle olan toplantıda, Irak-Türkiye sınır hattının güvenliği ele alınırken Irak vatandaşlarının güvenliğini arttırmaya yönelik tedbirler de görüşüldü. Önümüzdeki dönemde bu tarz işbirliği ve koordinasyon toplantıları devam edecektir.”
YUNANİSTAN İLE GÜVEN ARTIRICI ÖNLEMLER TOPLANTISI
Bakanlık kaynakları, Yunanistan ile gerçekleştirilecek Güven Artırıcı Önlemler Toplantısı’nın takviminin belli olup olmadığına dair bir soru üzerine şunları kaydetti:
“Yunanistan ile karşılıklı olarak pozitif gündeme odaklandığımız bir dönem içerisinde bulunmaktayız. İki taraf arasında oluşan pozitif diyaloğun sürdürülmesinin önemini vurguladığımız bu dönemde çözüm odaklı bir yaklaşım ile dürüst ve yapıcı bir ilişki tesis etmenin iki ülkenin de yararına olacağına inanıyoruz. Bu bakımdan Güven Artırıcı Önlemler toplantılarını da özellikle önemsiyoruz. Güven Artırıcı Önlemler toplantılarının iki taraf arasında diyaloğun sürdürülmesi açısından önemli bir fırsat olduğuna inanıyor ve bu doğrultuda bir sonraki toplantının Nisan ayının sonunda Atina’da gerçekleştirilmesine yönelik planlama yapıldı. Türkiye olarak adımlarımızı bu çerçevede atıyor, bununla birlikte millî menfaatlerimizden taviz vermeme konusundaki kararlılığımızı sürdürdüğümüzü her fırsatta yineliyoruz.”
F-35’E VERİLEN PARA VE TÜRKİYE’NİN F-35 TERCİHİNDEKİ SON DURUM
Bakanlık kaynakları, Türkiye’nin F-35’e geri dönüp dönmeyeceğine dair sorular üzerine şunları söyledi:
Şuan için F-35 konusunda her iki ülkenin tutumunda bir değişiklik bulunmamaktadır. Sayın Bakanımızın da ifade ettiği gibi; F-35 konusunda ödediğimiz parayı geri alabileceğimizi düşünüyoruz. Bu konuda da görüşmeler devam etmektedir. Bizim bu aşamada KAAN’a odaklanmamız lazım.”
EUROFİGHTER KONUSUNDAKİ SON DURUM
Bakanlık kaynakları, İngiltere’den talep edilen Eurofighter uçaklarındaki son duruma ilişkin soru üzerine “Eurofighter teminine yönelik girişimlerimiz devam etmektedir. Bu konuda Birleşik Krallık yetkilileri ile Alman yetkililer görüşmeleri sürdürmektedir. Bizim beklentimiz müttefiklerimizin ittifakın ruhuna ve ortak güvenlik perspektifine uygun kararlar almasıdır. Biz olumlu sonuç alınacağına inanmaktayız.” yanıtını verdi.
SON BİR HAFTADA 63 TERÖRİST ETKİSİZ!
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlediği basın bilgilendirme toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) terörle mücadelesinin kararlılıkla devam ettiğini belirtti.
Aktürk, başta PKK/KCK/PYD-YPG, DEAŞ ve FETÖ olmak üzere tüm terör örgütlerine karşı gerçekleştirilen operasyonlarla Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyi dahil son bir haftada 63 teröristin etkisiz hale getirildiğini, 1 Ocak 2024’ten bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısının, 229’u Irak’ın kuzeyinde, 353’ü ise Suriye’nin kuzeyinde olmak üzere 582’ye ulaştığını söyledi.
Tuğamiral Aktürk, son olarak geçen hafta içerisinde Irak’ın kuzeyindeki barınma alanlarından kaçan 2 PKK’lı teröristin, Habur’daki hudut karakoluna teslim olduğu bilgisini verdi.
Aktürk, Suriye’de istikrarın sürdürülmesi, Suriyelilerin emniyetli bir ortama geri dönüşleri ve normalleşmenin sağlanmasına yönelik çalışmalara devam edildiğini kaydetti.
34 BİN 447 KİŞİNİN SINIRDAN YASA DIŞI GEÇMESİ ÖNLENDİ
Tuğamiral Aktürk, sınırlardan son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 4’ü terör örgütü mensubu 138 kişinin yakalandığını, 2 bin 861 kişinin ise sınırı geçemeden engellendiğini aktardı.
Aktürk, “Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 1747’ye yükselmiştir. Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 34 bin 447 olmuştur.” dedi.
ASKERİ HEYET MOGADİŞU’YU ZİYARET ETTİ
TSK’nın ikili ilişkiler ve uluslararası misyonlar çerçevesinde bölgesel ve küresel barış ile istikrara katkı sağlamayı da sürdürdüğünü ifade eden Aktürk, Türkiye ile Somali arasında imzalanan, “Savunma ve Ekonomik İşbirliği Çerçeve Anlaşması” kapsamında ikili askeri işbirliğini daha da güçlendirmeye yönelik olarak MSB ile Deniz ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı temsilcilerinden oluşan heyetin 5-8 Mart arasında Mogadişu’yu ziyaret ettiğini belirtti.
İsrail’in, ramazan ayının hassasiyetini de göz ardı ederek Filistinli sivilleri hedef almaya devam ettiğine dikkati çeken Aktürk, İsrail’in uyguladığı bu katliama derhal son vermesi gerektiğini vurguladı.
BAKAN GÜLER’DEN, IRAK’A RESMİ ZİYARET
Tuğamiral Aktürk, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in, bugün Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın ile Irak’a resmi bir ziyaret gerçekleştireceğini bildirdi.
Bakan Güler’in yarın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Hakkari ziyaretine refakat edeceğini aktaran Aktürk, Bakan Güler’in, 16 Mart’ta Şehitler Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 109’uncu yıl dönümü kapsamında bakanlıkta düzenlenecek törene katılacağını, ardından şehit aileleri ile gaziler ve aileleriyle iftar yemeğinde bir araya geleceğini ifade etti.
Aktürk, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi etkinlikleri kapsamında, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı yüzer unsurları ile Çanakkale Boğazı’nda denizde geçit töreni ve Çanakkale Deniz Müzesinde ULUÇALİREİS müze denizaltısının açılışının gerçekleştirileceğini söyledi.
18 Mart’taki etkinlikler kapsamında ayrıca SOLOTÜRK tarafından Çanakkale’de hava gösterisi ve muharip uçak geçişi de yapılacağını bildiren Aktürk, Mehteran Birlik Komutanlığınca da konser düzenleneceğini dile getirdi.
SAVUNMA SANAYİSİ
Aktürk, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde kapsamlı ve büyük adımların atıldığı yerli ve milli savunma sanayi ürünlerinin katkısıyla TSK’nın etkinliğinin ve caydırıcılığının her geçen gün daha da arttığına işaret etti.
Tuğamiral Aktürk, ilk milli fırkateyn TCG İstanbul’a entegrasyonu yapılan Milli Dikey Lançer Atım Sistemi (MİDLAS) ile HİSAR-D Kontrol Test atışının, 10 Mart’ta Sinop açıklarında başarıyla icra edildiğini hatırlattı.
Kara Kuvvetleri Komutanlığınca muhtelif miktarlarda, “Zırhlı Tanksavar Aracının (UMTAS CİRİT/Paletli)” muayene ve kabul faaliyetlerinin tamamlandığını aktaran Aktürk, ASFAT ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü arasında imzalanan “8 Adet Liman Kontrol Botu Projesi” kapsamında, yerli ve milli asayiş ve emniyet botu ASBOT’un 7’ncisinin 9 Mart’ta teslim edildiğini kaydetti.
Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) Anonim Şirketinin 74’üncü kuruluş yıl dönümünü de kutlayan Aktürk, bakanlığa bağlı kuruluş olan MKE’nin hayata geçirdiği önemli projelerle ülkenin gücüne güç kattığını ifade etti.
Kişilik testleri de ruhun derinlerine inerek sizin bile farkında olmadığınız birçok huyunuzu, ruhunuzun derinliklerinde yatan en büyük korkularınızı gün yüzüne çıkarmak gibi hayal ettiğinizden fazlasını ortaya çıkarabilir. Bu tarz kişilik testleri perspektif oyunlardır.
Tüm bireylerin farkında olduğu kadar olmadığı korkuları da vardır. Bu korkular ruhun derinliklerinde yatar ve bazı tetikleyici sebeplerden ötürü gün yüzüne çıkar. Peki, sizin ruhunuzun derinliklerinde yatan en büyük korkularınız neler, öğrenmek ister misiniz?
ŞAŞIRTICI KİŞİLİK TESTİ İLE RUHUNUZUN DERİNLİKLERİNDE YATAN EN BÜYÜK KORKULARINIZI GÜN YÜZÜNE ÇIKARIN

Ruhunuzun derinliklerinde yatan en büyük korkularınızı gün yüzüne çıkarmak için hazırlanan bu resim tabanlı kişilik testi ile kendinizi tanımaya hazır mısınız? Görsele dikkatlice bakın ve ilk dikkatinizi çeken şeyin bir kemirgen mi yoksa insan yüzü mü olduğuna karar verin.
İlk gördüğünüz şeyin ne olduğuna karar verdiyseniz hadi şimdi ruhunuzun derinliklerinde yatan en büyük korkularınızı gün yüzüne çıkaralım!
İlk Bakışta Kemirgen Görenler

Ruhunuzun derinliklerinde yatan en büyük korkularınızı gün yüzüne çıkarmak için hazırlanan bu resim tabanlı kişilik testinde ilk bakışta bir kemirgen gördüyseniz, bu derin aşağılanma korkusu yaşadığınız anlamına gelir.
Her durumda önce kendinize güvendiğiniz ve bağımsız olmaya alıştığınız için birinden yardım istemek sizin için imkânsız. Birinin size acıma fikri bile sizi rahatsız etmeye yetiyor. Her şeyden önce hayatınızın kontrolü her zaman sizin eliniz de olmalı.
Birine bağlı yaşamakta ruhunuzun derinliklerinde yatan en büyük korkularınızdan biri, hayatınızda en ufak kontrolü kaybettiğiniz bir nokta olsun istemiyorsunuz. Etrafınızdaki insanların kendi fikirlerini size dayatmalarına katlanamıyor ve hemen uzaklaşıyorsunuz.
Hiçbir zaman geride kalmamak adına kendinizi sürekli olarak geliştiriyor ve öğrenmeye açık bir şekilde yola devam ediyorsunuz. İş yerinizde de bu durum bu şekilde ve her zaman en zorlayıcı durumlarda elinizi taşın altına koyuyor ve büyük sorumluluklar almaktan çekinmiyorsunuz.
İlk Bakışta İnsan Yüzü Görenler

Ruhunuzun derinliklerinde yatan en büyük korkularınızı gün yüzüne çıkarmak için hazırlanan kişilik testinde ilk bakışta insan yüzü gördüyseniz sizin en büyük korkunuz izole edilmektir. Büyük bir yalnızlık korkusuna sahipsiniz.
Hayatınızı kendi başınıza idare ettirebilseniz bile çevrenizde birilerinin olması sizin için bir ihtiyaçtır. Sizin için asıl olan her daim kafanızı yaslayıp güvenebileceğiniz bir omzun olduğunu bilmektir. Bu durum duygusal sağlığınızı da oldukça etkilemektedir.
Bu dünyada yalnız olmadığınızı kalben hissetmek size yetmiyor. Bunun için de bir kanıt istiyorsunuz. Güvendiğiniz insanların her zaman size yanınızda olduğunu hissettirmesi hoşunuza gidiyor. Ve bu duygu size bulunduğunuz ortamda huzurlu olabilmeniz için yetiyor.
Ruhunuzun derinliklerinde yatan en büyük korkularınızın bir diğeri ise güvendir. İlişkilerinizde güven temeli yoksa o kişiyle arkadaş dahi olmayı tercih etmezsiniz. Kendi başınıza da bu hayatı idare edebilirsiniz ama güvendiğiniz insanların etrafınızda olması sizi de güvenli hissettiriyor.
İkisini Bir Arada Görenler

Ruhunuzun derinliklerinde yatan en büyük korkularınızı gün yüzüne çıkarmak için hazırlanan bu kişilik testinde hem insan yüzünü hem de kemirgeni aynı anda gördüyseniz sizin en büyük korkunuz uyumsuzluk.
Ruhunuzun derinlerinde yatan güvensizlik duygusu ve tüm çabalarınıza rağmen beklentileri karşılayamayacak olma düşüncesi sizi hep rahatsız ediyor. Sadece etrafınızdaki insanların değil kendi beklentilerinizi karşılayamamak da sizi büyük hayal kırıklığına uğratıyor.
Ruhunuzun derinliklerinde yatan en büyük korkularınızı gün yüzüne çıkarmanız için hazırlanan kişilik testinde sona geldik. Bu kendinizi tanımanız için hazırlanan test hoşunuza gittiyse çevrenizdeki insanlarla da paylaşarak onların da kendi korkularıyla yüzleşmesini sağlayabilirsiniz.
Daha fazla kişilik testi ile kendinizi tanımak istiyorsanız neden uyku pozisyonunuzun ya da saç tipinizin kişiliğiniz hakkında neler söylediğini öğrenmeniz için hazırladığımız kişilik testlerine göz gezdirmiyorsunuz?
]]>DHKP-C’nin Yunanistan’daki üst düzey firarileri, geçen yıl 30 Ekim’de Edirne üzerinden yurda bombalı eylem yapmak amacıyla girmeye çalıştığı istihbaratına ulaşıldı. Meriç sınırından yasadışı yollardan girmeye çalışan alan DHKP-C’li Özkan Güzel, Harika Kızılkaya, Burak Ağarmış ve Erdoğan Çakır güvenlik birimleri ile çıkan çatışmada etkisiz hale getirildi. DHKP-C’lilerin üzerinden, 12 kilo patlayıcı maddenin yer aldığı canlı bomba yeleği ile Çağlayan Adliyesi’nin krokisi çıktı.
HEDEF DOĞRULADI
DHKP-C silahlı terör örgütü yaptıkları basın açıklamasında yargı mensuplarını hedef tahtasına oturttu. Edirne’de etkisiz hale getirilen DHKP-C’lilerin hedeflerini doğrulayan örgüt; “Meriç şehitlerinin üzerinde meclisin krokisi bulunmuş, Çağlayan’ın krokisi bulunmuş. Evet buldunuz. Hiç saklamadık ki hedeflerimizi. Krokiyi buldunuz. Bizi engellemeye gücünüz yetmez. Öğreneceksiniz. Yine geleceğiz. Evinizi de, meclisinizi de, saraylarınızı da başınıza yıkacağız” şeklinde açıklamada bulundu.
ÇAĞLAYAN ADLİYESİ SALDIRISI
DHKP/C’li Emrah Yayla ve Pınar Birkoç’un İstanbul Çağlayan’daki Adalet Sarayı önünde polis kontrol noktasına yönelik silahlı saldırı gerçekleştirdi. DHKP/C üyesi 2 terörist, polisle çıkan çatışmada ölü ele geçirilirken bir vatandaş hayatını kaybetti, 3’ü polis 6 kişi ise yaralandı. Örgüt yayınladığı bildiri de silahlı saldırısı sonucu hayatını kaybeden sivil vatandaş Dilfiraz Karataş’ın ailesine utanmadan başsağlığı mesajı paylaştıkları belirlendi.
HALKIN CAN GÜVENLİĞİ İÇİN KENDİLERİNİ SİPER ETTİLER YALANI
Çağlayan Adliyesi’ndeki düzenledikleri silahlı saldırıda halkın can güvenliği için DHKP-C’li 2 teröristin kendilerini siper ettiği yalanının arkasına sığınarak, “Emrah Yayla ve Pınar Birkoç’un Çağlayan Adliyesi’ne dönük eylemi sırasında yaşamını yitiren Dilfiraz Karataş’ın ailesine başsağlığı diliyoruz. Cephe savaşçıları Çağlayan Adliyesinde iki farklı noktada silahlı eylem yaptı birinci eylem D girişi kapısı Emrah Yayla ilk eylem yerinde, görüntülerde de görüldüğü gibi, önünde iki polis durduğu halde onlara sıkmıyor. Çünkü polis ile Emrah Yayla’nın arasında halktan bir kadın var. Emrah Yayla, kendi canından önce halkın güvenliğini aldı. Cepheli savaşçının ilk temel kuralı: ‘Önce Halkın Güvenliği’. Eylemin devamında iki cepheli savaşçı C kapısına yönelerek üst geçit üzerinden koşmaya başlıyorlar. Koşarken, önlerinde halk var diye, iki cepheli savaşçının elinde silah yok. Videolarda kesin olarak görünen şudur: Emrah Yayla ve Pınar Birkoç’un elinde, o sırada silah yoktur. Cepheli savaşçının ikinci temel kuralı: ‘Gerekirse Canını Siper Edeceksin Halkın Önünde'” şeklinde açıklamada bulundu.
YARGI MENSUPLARINA “KEFEN GİYECEKSİNİZ”
DHKP/C silahlı terör örgütü, savcı ve hâkimleri ölümle tehdit ederek, “Adalet yoksa güvenlik de yok. İki kapı, üç kilit, on polis sizi koruyamaz. Hâkimler, savcıları adaletsizlik ve zulüm sürdükçe, güvende olmayacaksınız. Biz zaten her eylemimizde feda ile yola çıkıyoruz. Biz “Ya Adalet Ya Ölüm” diyoruz. Siz karar vereceksiniz; ya kefen giyeceksiniz ya güvende olacaksınız. Ya kefen ya güven karar sizin. Gölgenizden bile korkacaksınız. Bir gözünüz diğerinden şüphe edecek. Bir eliniz diğerini tetik sanacak. Nefesimizi hep ensenizde hissedeceksiniz” şeklinde bildiri yayınladılar.
DHKP-C’NİN GERÇEKLEŞTİRDİĞİ KANLI EYLEMLER
DHKP/C silahlı terör örgütü tarafından gerçekleştirilen terör saldırıları arasında, 1 Temmuz 2005’te Adalet Bakanlığı’na yönelik saldırı girişiminde örgüt üyesi Eyüp Beyaz’ın üzerindeki fünye patlasa da bomba patlamadı. Bunun üzerine kaçmaya çalışan örgüt üyesi öldürüldü.
10 Ağustos 2015’te ABD’nin İstanbul Başkonsolosluğuna saldırı, 31 Mart 2015’te İstanbul Adliyesinde Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın şehit edilmesi, 1 Şubat 2013’te bir Türk güvenlik görevlisinin yaşamını yitirdiği üç kişinin yaralandığı ABD Büyükelçiliğine bombalı saldırısı 20 Ocak 2017’de İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’na yönelik LAW silahlı saldırı bulunuyor. DHKP-C, Avrupa ülkelerinde çeşitli dernek, kültür merkezi ve basın-yayın organları vasıtasıyla propaganda yapma, eleman temin etme ve finansal gelir sağlama gibi faaliyetlerini sürdürüyor.
Kişilik testlerinde, çoğu zaman ilk gördüğünüz detay gizli kişilik özelliklerinizi keşfetmeye ışık tutar. Kişilik özelliklerinizi, değerlerinizi ve dünya ile nasıl bir uyum içerisinde hareket ettiğinizi anlamaya yönelik kullanılan araçlardır.
Sorunları çözme yönteminizi öğrenmek için hazırladığımız kişilik testini çözerek sizde günlük hayatta karşılaştığınız sorunları mantıkla mı yoksa içgüdüsel olarak mı çözüyorsunuz öğrenmek istiyorsanız okumaya devam edin.
SORUNLARI ÇÖZME YÖNTEMİ: İLK BAKIŞTA NE GÖRDÜNÜZ?

Yukarıdaki görsel her ne kadar basit bir fotoğraf gibi görünse de ilk bakışta fark ettiğiniz detay ile günlük hayatta karşılaştığınız sorunları çözme yönteminizi ortaya çıkaracak gizemli bir görseldir. Bu teste katılmak için görsele dikkatlice bakın, ilk görüşte ve en çok dikkatinizi çeken şeyi belirleyin.
Yukarıdaki görselde ya bir yaprak görüntüsü ya da sörf yapmak için hazırlanan bir kişiyi fark edeceksiniz. Gözünüze çarpan ilk detayı belirleyin ve aşağıda bu detaya ait yapılan kişilik analizini okuyun.
İlk Bakışta Yaprak Deseni Görenler: Mantıklı Ve Pratik Kişilik

Sorunları çözme yönteminizi öğrenmek için hazırlanan kişilik testine ilk bakışta yaprak deseni mi gördünüz? Bu desen aslında kişiliğiniz hakkında sorunları çözme yeteneğinizin dışında birçok noktayı daha aydınlatıyor.
Yaprak deseni gören kişiler bu kişilik testine göre sorunları çözme yöntemi olarak mantığını kullanan pratik ve özenli kişilerdir. Pratik yönünüz hayata sağlam yaklaşmanızı ve olayları hızlı bir şekilde çözdüğünüzü gösterir. Hayal kurmayı sever ama hayallerde yaşayan biri olmadığınızı, beklentilerden çok uzak yaşadığınızı söyleyebiliriz.
Somut ve güvenilir olan şeyler size her zaman daha cazip gelmiştir. Sorunları çözme yöntemi olarak da daha sağlamcı olduğunuz için mantığınızı hep ön planda tutuyorsunuz. Mantığınız ile verdiğiniz kararlar her ne olursa olsun sizi daha güvende hissettiriyor.
Sorunları çözme yöntemi olarak mantığınızı kullanmanız sizi çevrenizdeki insanlar tarafından da güvenilir ve sağlamcı bir kişi olarak algılanmanıza sebep oluyor. Mantıklı ve pratik kişiliğiniz yanında şefkat duygunuz da oldukça gelişmiştir.
Şefkatli yapınız sayesinde çevrenizdeki insanlara karşı oldukça derin bir duyarlılığa sahipsiniz. Sizin için değerli olan kişilere bu değeri fazlasıyla hissettiriyor ve sevdiğinizi asla saklamıyorsunuz. Karşı tarafın sevgi ihtiyacını tamamen karşılayabilecek bir güce sahipsiniz.
Bu özellikler de sizi hem kişisel hem de profesyonel hayatınızda güvenilir, ayaklara yere sağlam basan ve çevresindeki insanlara destek olabilecek biri olarak gösterir.
İlk Bakışta Sörfçü Görenler: Mantıklı Ve Pratik Kişilik

Sorunları çözme yönteminizi öğrenmek için hazırlanan bu kişilik testinde ilk bakışta bir sörfçü mü gördünüz? Bu detayda hem sizin hem sorunları çözme yönteminiz hem de kişiliğiniz hakkında birçok bilgiyi gün yüzüne çıkarıyor.
İlk bakışta sörfçü gören kişiler bu kişilik testine göre sorunları çözme konusunda daha içgüdüsel yaklaşan ve risk almayı seven kişilerdir. Risk almak sizin karakterinizin bir parçası gibi düşünülebilir. Karşılaştığınız sorunlardaki belirsizlikler ve zorluklar sizi yıldırmaya asla yetmiyor ve siz bu sorunları çözmek için hiç düşünmeden adımlar atmaya hazırsınız demektir.
Çevrenizdeki insanların sonunu görmeyip vazgeçtiği sorunlar, sizi hep cezbeder ve içine çeker. Cesur kişiliğiniz de bu durumu oldukça destekleyeceği için risk almanın yanı sıra güven ve kararlılıkla bu işlerinizi devam ettiriyorsunuz.
Sorunları çözme yöntemi olarak içgüdüsel davranan kişiler çevresi tarafından kendine sadık, ön planda olmayı seven ve kurallara karşı durmaktan çekinmeyen bireyler olarak tanınır.
Peki, siz sorunları çözme yönteminizi öğrenmek için hazırlanan bu kişilik testinde ilk bakışta ne gördünüz? Yorumlarda bizimle paylaşın.
]]>Şırnak’ta bir dönem terör kamplarının bulunduğu Uludere ilçesi yakınlarında yer alan Bestler-Dereler bölgesi, huzur ve güven ortamının sağlanmasıyla birlikte modern tünel ve yola kavuşuyor. Sarp dağlar aşılarak Şırnak-Van arasında yapılan yol ve tüneller sayesinde iki şehir arasındaki 390 kilometrelik karayolu 190 kilometreye, 6 saat olan yolculuk süresi ise 2 saate düşecek. Yapımına 2012’de başlanan, terör olayları nedeniyle ara verilen, PKK’lı teröristlerin saldırılarında 7 şehit verilen yol ve tünel inşaatının önümüzdeki yıl tamamlanması planlanıyor.

TERÖR BİTTİ, HIZ KAZANDI
Terör örgütü PKK’nın yıllarca engellemeye çalıştığı Şırnak-Van arasındaki yol ve tünel inşaatı, terörle etkili mücadele sonucu hızlandı. Doğu Anadolu’daki Van’ı Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki Şırnak’a bağlayan güzergâhta sarp dağlar aşılarak yapılan yolun uzunluğu 190 kilometre olacak. Yol üzerine toplam uzunluğu 15 kilometre olan 12 tünel yapılıyor. Şırnak merkezine 3 kilometre uzaklıkta yapılan ilk tünel 2 bin 845 metre uzunluğunda. Projenin tamamlamasıyla birlikte Şırnak-Van arasındaki 390 kilometrelik yol 190 kilometreye düşecek. Konfor ve ekonomi açısından daha az masraflı bir seyahat olacak. Şırnak- Van arası 6 saatlik yol tünellerle birlikte 2 saate düşecek. Yolun güvenliğinin sağlanması için güvenli kule çalışmaları da sürüyor. 2012’de yapımına başlanan Şırnak-Van arasındaki dev proje daha önce terör örgütünün hedefi olmuştu.
Teröristlerin yoğun olduğu Bestler-Dereler bölgesinin de geçiş güzergâhında olan tünel çalışmaları sırasında terör örgütü PKK’nın saldırıları sonucu 26 Eylül 2016’da 6 asker, 2 Temmuz 2017’de yol çalışmasında ise görevli 1 işçi şehit olmuştu. Saldırılarda onlarca araç ise yakılmıştı.

IŞIK GÖRÜNDÜ
Terör örgütünün tüm engelleme girişimlerine rağmen hem yapılan operasyonlarla bölge terörden temizlendi hem de proje kararlılıkla sürdürüldü. Şırnak-Van Karayolu Tüneli Projesi kapsamında yapılan tünellerden biri olan Şırnak merkeze 3 kilometre uzaklıktaki ilk tünelde ışık göründü. Şırnak Valisi Cevdet Atay, Şırnak- Van Karayolu Tüneli’nin yapım çalışmalarını yerinde denetledi. Proje kapsamında, yolun girişi olan ilk tünelin yapımı Şırnak-Uludere yolunda devam ediyor. Altyapısı tamamlanan tünel 2 bin 845 metre uzunluğunda olacak.
Yapılacak 12 tünelin 9’unun Şırnak, 3’ünün de Van sınırları içerisinde yer alacağı belirtildi. Vali Atay, projenin tamamlanmasıyla Şırnak-Van yolunun 200 kilometre kısalacağını ve mesafenin 190 kilometreye düşeceğini söyledi. 6 ile 8 saat arası süren Şırnak-Van yolunun 2 saate düşeceğini belirten Atay, bu sayede vatandaşlar konforlu ve daha ekonomik bir seyahat imkânı bulacağını ifade etti. 40 yıldır terör örgütü PKK’nın kamp olarak kullandığı Bestler-Dereler bölgesi bu yol ile daha güvenli hale gelecek. Bölgede yaşayan vatandaşlar daha güvenli bir şekilde hayvancılık ve yayla faaliyetlerini gerçekleştirebilecek. PKK’lı teröristlerin hareket alanı, yolun bitmesiyle birlikte daha da kısıtlanacak.
KARAYOLUNDA 35 GÜVENLİK KULESİ İNŞA EDİLİYOR
YOL güvenliği için güvenlik kulesi çalışmaları da sürüyor. Bölgede şu ana kadar 8 güvenlik kulesi yapıldı. Bu sayının 35’e çıkması planlanıyor. Şırnak-Van yolunun tünelleriyle birlikte 2025’te bitmesi hedefleniyor. Yol aynı zamanda uluslararası bir nitelik de taşıyor. Türkiye’nin en işlek sınır kapılarından biri olan Habur Sınır Kapısı, Şırnak sınırı içerisinde ve yıllık ortalama 12-15 milyar dolar ticaret hacmi var. Habur Sınır Kapısı, Doğu Anadolu ve Kuzey Anadolu’ya bağlanacak, İran ve Irak arasında güvenli bir hat olacak. Karayolunun Irak’tan Karadeniz’e uzanan hat için de oldukça önemli olduğu belirtiliyor.

AİLE GENÇLER İÇİN ÇOK ÖNEMLİ
SETA Siyaset Masası Direktörü ve aynı zamanda Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nebi Miş, aile mefhumu gençlerde çok önemli olduğunu ve gençlere “sizin rol modeliniz nedir” gibi birçok soru yöneltildiğinde “aile” yanıtını verdiğini ifade ederek gençler üzerinden gerçekleştirilen bir kuşak genellemesi olduğunu ekledi. Doç. Dr. Nebi Miş sözlerine:
“Gençler için tarif edilen tanımlamalar; bir bugünkü gençliği mi tarif ediyor yoksa yine bu kuşak genellemeleri ile bir gençlik modeli, kimliği oluşturularak gençler onun içerisine mi konulmak isteniyor gibi bir endişem var.” diyerek devam etti.
Nebi Miş, gençlerin apolitik olmadığını vurgulayarak, geleneksel siyaset anlayışına bakmadıklarını, hiyerarşik bakış açısını benimsemediklerini ve bu açıdan bakıldığında gençlerin siyasete ilgi düzeyinin olduğunu ancak geleneksel yollar ya da yöntemler ile siyasete bakmadıklarını belirtti. Miş sözlerini:
“Gençler; hayatlarında ister sosyal ilişkilerinde, ister siyaset ile ilişkilerinde yine eskinin o hiyerarşik bakış açısını olumlu olarak bulmuyorlar. Göz hizası temasını bence gençler önemsiyorlar ve aynı zamanda da siyaseti ele alırken, bir siyasetçiyi ele alırken, bir siyasetçinin projesini, ortaya koyduğu siyaset tarzını değerlendirirken, gençlerin önemli bir kısmı topyekûn olarak değerlendirmiyorlar. Ve en önemlisi de gençler her alanda olduğu gibi siyasette de sahiciliği önemsiyorlar. Türkiye’de gençlerimizin önemli bir kısmı kendi içeresinde sosyalleştikleri, ailerinin siyasal tercihlerine yakın bir yerde konumlanıyorlar. Bunu söylerken şunu da ifade etmek istiyorum: Kesinlikle aileleri gibi siyasete bakmıyorlar, onların siyasi parti taraftarlığı gibi bir taraftarlık da yapmıyorlar. Oy verdikleri partiyi de çok sert eleştiriyorlar. Bu kapsamda baktığımızda, AK Parti hala toplumun çok önemli kesiminden oy alıyor. Biz gençlerin toplum içerisinde oranıyla meseleye baktığımızda gençlerden AK Parti de kesinlikle, belki kendilerinden önceki kuşaklardan az olabilir ama seçimin sonucuna etki edecek şekilde oy almaktadır.” ifadeleriyle sürdürdü.
GENÇLERE YÖNELİK GÜVEN ARTIRICI POLİTİKALAR UYGULANMALI
Türkiye Gençlik STK’ları Platformu (TGSP) Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Ahmet Özdinç yaptığı konuşmada; gençler üzerinde verilere dayalı, ezber laflardan uzak bir siyaset oluşturulması gerektiğini vurgulayarak, gençlerin güven sorununa dikkat çekti. Özdinç, yaptığı açıklamalarda gençlerin güven problemlerine odaklanarak, Türkiye’de gençlerin kendisini ekonomik anlamda güvende hissetmediğini açıkladı.
Özdinç, yerel yönetimlerin gençleri daha fazla önemsemesi ve gençlere yönelik güven artırıcı politikalar uygulaması gerektiğini dile getirerek: “Yerel yönetimlerin gençlerde önemsemesi gereken durum ‘Gençlerin kendilerini güvende hissetmeleri.’ Gençler kendilerini ne kadar güvende hissedebilirler ve bu güveni sağlayacak neler ön planda tutulabilir? Bunun üzerine çalışmalı ve bunun üzerine söylem geliştirilmelidir.” açıklamalarında bulundu.
İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Merve Akkuş Güvendi, en temel düzlemde kentsel alanın kadının fiziksel refahının yükseltilmesi ve bunun fiziksel mekânların yaşam kalitelerinin yükseltilmesiyle doğru orantılı olduğunu vurguladı. Genç bir kadının kaldırımda bebek arabası ile yürüme, toplu taşıma araçlarını kullanma gibi somut ve basit denebilecek meselelerin yerel yönetimlerde talep edildiğini ifade etti.
Merve Akkuş Güvendi yaşamak istenilen ilçenin seçimine dahi etki edebilecek derece önemli olan bu ve benzeri durumların günümüzde halen daha genç kitleler tarafından yüksek sesle gündeme getirildiğini ekledi. Yerel yönetimlerin daha somut, daha sorun odaklı, bire bir nokta atışı yaparak sorun odaklarını çözecek bir politika ortaya koymasının önemini belirtti.

24 Ocak depremi ve sonrasındaki artçı sarsıntılar nedeniyle yaklaşık 19 bin binanın ağır hasar gördüğü kentte, ilk etapta vatandaşların çadır, battaniye, ısınma ve gıda gibi acil ihtiyaçları karşılandı, ardından konteyner, eşya, kira ve taşınma yardımı ile kırsalda yaşayan depremzedeler için küçükbaş ve büyükbaş hayvan, hayvanlar için yem, hayvan barınak çadırları gibi birçok kalemde ayni ve nakdi yardımlar yapıldı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinesinde depremin kentte bıraktığı izleri silmek için binlerce ağır hasarlı binanın yıkımını gerçekleştiren devlet, TOKİ eliyle afet, kentsel dönüşüm ve sosyal konut kapsamında kent merkezi, ilçelerde ve kırsalda yaklaşık 25 bin konut inşa ederek hak sahiplerine teslim etti.

’19 BİN BİNAYI AĞIR HASARLI OLARAK TESPİT EDİP YIKIMINI GERÇEKLEŞTİRDİK’
Vali Ömer Toraman, son 4 yılda meydana gelen büyük depremlerin ortaya çıkardığı acı tablonun özellikle deprem kuşağındaki illerde eski ve riskli yapı stokunun bir an önce yenilenmesinin önemini tekrar ortaya koyduğunu belirtti.

Elazığ’da 24 Ocak 2020 depreminin hemen ardından TOKİ tarafından inşa edilen konutlar sayesinde kentin eski ve depreme dayanıksız yapı stokundan kurtulduğunu ifade eden Toraman, şöyle konuştu:
“2020 yılında Elazığ’da meydana gelen depremlerden sonra yaklaşık 19 bin binayı ağır hasarlı olarak tespit edip yıkımını gerçekleştirdik. Dolayısıyla bu riskli yapı stokunu ortadan kaldırdık. Buna karşılık da 24 bin 600 hak sahibi vatandaşımıza kentsel dönüşüm ve rezerv alanlarda konutlarını yapıp teslim ettik. Sadece Elazığ şehir merkezinde 16 bin 700 konutun anahtarını teslim ettik, buna ilçeleri ve sosyal konutları da dahil ettiğimizde yaklaşık 25 bin konuta tekabül ediyor. Elazığ 2020 depreminden sonra riskli yapı stokunu bertaraf etti ve depreme dayanıklı bir yapı stokuna kavuştu. Bu Elazığ için çok ciddi bir katkıydı.”

‘SAĞLAM ZEMİNDE GÜVENLİ YAPI STOKUNUN İNŞA EDİLDİĞİ MAHALLELER
Toraman, depreme dayanıksız yüzlerce yapının yıkılarak yerine yapılan modern konutlarla çehresi değişen Elazığ’da depremin izlerinin silindiğini vurguladı.
Kentin farklı noktalarında sağlam zemin üzerine yapılan konutlarla yeni yerleşim alanlarının oluşturulduğunu aktaran Toraman, şöyle devam etti:
“2020 depreminden sonra rezerv alanlarda bütün alt yapıları, yolları, parkları, okulları, sağlık tesisleri, camileri, dükkanları, park ve bahçeleriyle mahalleler oluşturuldu. Vatandaşlarımız teslim aldıkları evlerinde hayatlarına devam ediyor, bundan sonra meydana gelecek depremlere karşı güven içerisinde evlerinde oturuyorlar. Buralar sağlam zeminde güvenli yapı stokunun inşa edildiği mahalleler oldu. 6 Şubat depremlerinde de bu bölgelerin seçiminin ne kadar doğru ve isabetli olduğunu 6 Şubat depremini yaşayarak gördük, hamdolsun bu konutlarımızda en ufak bir hasar ve sıkıntı meydana gelmedi.”
Toraman, Kahramanmaraş merkezli depremlerden minimum düzeyde etkilenen Elazığ’da, depremin ardından yapılan incelemeler sonucu riskli bulunduğu için yıkılan konutların yerine yapımına başlanan yaklaşık 3 bin deprem konutundan 2 bin 255’inin tamamlandığını ve en kısa sürede has sahiplerine teslim edileceğini sözlerine ekledi.

‘EVLERİMİZ SAĞLAM, GÜVENİLİR’
Güneykent Mahallesi’nde inşa edilen TOKİ konutlarında oturan Yaşar Kıldiş, 4 yıl önceki depremde Olgunlar Mahallesi’nde bulunan evinin ağır hasar gördüğü için yıkıldığını, devletin sayesinde yeniden ev sahibi olmanın mutluluğunu yaşadığını kaydetti.
TOKİ konutlarının güven ve konfor sağladığını dile getiren Kıldiş, “44 yaşındayım, bu yaşa kadar ilk defa böyle büyük bir hizmetle karşılaştım. Gerçekten söylediklerini harfiyen yerine getiren bir liderimiz var. Burada gerçekten güvendeyiz. Depremin neden olduğu travmayı atlattık, evlerimiz sağlam, güvenilir. Memnunuz, Allah devletimize zeval vermesin.” dedi.

Kenan Çakar, depremde Kültür Mahallesi’ndeki evlerinin ağır hasar gördüğünü, devletin başlattığı konut seferberliği sayesinde yaklaşık 1 yıl sonra yeniden ev sahibi olduğunu belirtti.
Çakar, “Önce Allah’a sonra binanın sağlamlığına güveniyoruz. Bu sayede depremin neden olduğu o travmayı ve korkuyu atlattık. Bu evlerde kendimizi daha güvende hissediyoruz, çok güzel ve sağlam evler.” ifadelerini kullandı.

Bakan Uraloğlu, “Yerli ve milli olarak geliştirdiğimiz ‘Avcı, Azad, Kasırga, Atmaca ve Kule’ gibi uygulamalarımız ile ülkemizin siber güvenliğini sağlıyoruz. Bugüne kadar kendi yazılımlarımızla sayısız siber saldırıyı engelledik” dedi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Yerli ve milli olarak geliştirdiğimiz ‘Avcı, Azad, Kasırga, Atmaca ve Kule’ gibi uygulamalarımız ile ülkemizin siber güvenliğini sağlıyoruz. Bugüne kadar kendi yazılımlarımızla sayısız siber saldırıyı engelledik” dedi.
Bakan Uraloğlu, Ankara’da Bilgili Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nda (BTK) düzenlenen BTK Akademi Yapay Zekâ Zirvesi ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile yapılan İmza Töreni’ne katıldı. Programın açılış konuşmalarını gerçekleştiren Uraloğlu, Pençe Kilit Harekât Bölgesinde şehit düşen askerlere Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı, yaralı askerlere ise acil şifalar diledi.

ŞEHİTLERİMİZE MİNNET BORCUMUZU ‘ÇOK ÇALIŞARAK’ ÖDEYECEĞİZ
Uraloğlu, 85 milyonun güven ve huzur içinde yaşaması için gözlerini kırpmadan şehit düşen askerlerin her birine Türk milletinin minnet borcu olduğunu ifade etti. Uraloğlu, “Bu borcu daha çok çalışarak, ülkemizi dünyanın en güçlü ülkeleri arasına sokarak ödeyebiliriz. Ben şahsen güvenlik güçlerimizin mücadelesiyle savunma sanayi, teknoloji, bilişim ve akademi alanında yapılan çalışmaları birbirinden ayırt etmiyorum. Ülkemizin her alanda ileriye gitmesi bizim için asırlık hayallerimizin sembolü olan kızıl elmamız; Türkiye Yüzyılı hedeflerimize daha da yaklaşmak anlamını taşımaktadır.” dedi.
YAPAY ZEKÂ TEKNOLOJİLERİNİN EKONOMİK BÜYÜKLÜĞÜ 250 MİLYAR DOLARI AŞTI
İlk Sanayi Devriminden içinde bulunulan Dördüncü Sanayi Devrimine varıncaya kadar iş yapma, üretme felsefemizden araçları kullanma pratiklerimize birçok alanda büyük bir değişim yaşandığını kaydeden Uraloğlu, “Bugün üretim-tüketim dengesini sağlamak isteyen tüm sektörler nesnelerin internetini, kuantum bilgisayarları, bulut bilişimi, makineler arası iletişimi, blok zincir uygulamalarını ve bugünkü zirvemizin teması olan Yapay Zekâ Teknolojilerini konuşmaktadır.” diye konuştu.
‘Yapay zekâ teknolojilerinin, bir insanın yapabileceği birçok görevi daha fazla veriyle daha hızlı bir şekilde yapılmasına imkân tanıyor’ diyen Uraloğlu, “Sağlıkta; tıbbi teşhis ve tedavi süreçlerinde, ulaşımda; sürücüsüz araç teknolojilerinde, ekonomide; finans sektöründeki müşteri hizmetleri ve dolandırıcılık tespiti konularında, hukukta, tarımda, eğitimde, mimaride neredeyse hayatımızın her safhasında kullanılıyor. Yapay zekâ teknolojilerinin dünya genelindeki ekonomik büyüklüğünün bu yıl 250 milyar doları aşması, 2030 yılında ise 1,8 trilyon dolara ulaşması öngörülüyor.” şeklinde konuştu.

YAPAY ZEKÂ’NIN BERABERİNDE GETİRDİĞİ BÜYÜK RİSKLERİ GÖRÜYOR ÖNLEM ALIYORUZ
Yeni teknoloji ‘yapay zekâ’nın aynı zamanda büyük riskleri de beraberinde getirdiğine dikkati çeken Uraloğlu, yapay zekâ projelerinin sağlıklı bir şekilde hayata geçmesi için güçlü bir siber güvenlik altyapısına ihtiyaç olduğunu söyledi. Uraloğlu, “Maalesef, yapay zekâların sunduğu imkânlar kötü niyetli kişiler, yabancı istihbaratlar ve terör örgütleri tarafından da kullanılabiliyor. Geçtiğimiz hafta Türk müziğinde, unutulmaz sesi ve yorumuyla iz bırakan rahmetli Zeki Müren’in sesinin yapay zekâ yardımıyla yeni bir parçayı seslendirmesi için kullanılmasına şahit olduk. Yine, geçtiğimiz yıl yapay zekâ yardımıyla Cumhurbaşkanımızın sesini taklit edip, bazı iş insanları ile üst düzey kamu yöneticilerini arayarak çıkar sağlamaya çalışan bir kişi oldu. Ama failleri süratle tespit edildi ve yakalandı.” ifadelerini kullandı.

‘YERLİ VE MİLLİ’ OLARAK GELİŞTİRDİĞİMİZ YAZILIMLARIMIZLA ‘SAYISIZ SİBER SALDIRIYI’ ENGELLEDİK
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Türkiye’nin dijital alanda güvenliğini sağlamaya odaklandıklarını kaydeden Uraloğlu, “Siber güvenlik konusunda Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezimiz üzerinden ulusal ve uluslararası düzeyde iş birlikleri kurarak, siber tehditlere karşı etkin bir mücadele yürütüyoruz. Gururla altını çizmek istiyorum ki tamamen yerli ve milli olarak geliştirdiğimiz ‘Avcı, Azad, Kasırga, Atmaca ve Kule’ gibi uygulamalarımız ile ülkemizin siber güvenliğini sağlıyoruz. Bugüne kadar kendi yazılımlarımızla sayısız siber saldırıyı engelledik.” açıklamasında bulundu.
ÜÇ SANAYİ DEVRİMİNİ KAÇIRDIK, DÖRDÜNCÜSÜNÜ KAÇIRMAYA NİYETİMİZ YOK
‘Üç sanayi devrimini kaçırdık, dördüncüsünü kaçırmaya niyetimiz yok.’ diyen Uraloğlu, “
Her şeyin birbiri ile iletişim halinde olacağı bağlantılı dünyanın yakıtı ‘veri’ motoru ‘yapay zekâ’ yolları ‘mobil iletişim’ şebekeleri olacaktır. Özel sektördeki ve kamudaki tüm kurum ve kuruluşlarımızla birlikte var gücümüzle çalışacağız. Yapılan araştırmalara göre; bilişim alanında çalışanların yüzde 54’ü, veri mühendislerinin yüzde 35’i , veri güvenliği uzmanlarının yüzde 26’sı yapay zekâdan yararlanmaktadır. Pazar payının her geçen gün arttığı bu teknoloji için ülkeler de teknoloji yarışı içerisindedir.” diye konuştu.

TÜRKİYE 193 ÜLKE ARASINDA 47. SIRADA
Uraloğlu, Oxford Insight’ın 2023 yılında hükümetlerin kamu hizmetlerinde yapay zekâ kullanımı açısından ne kadar hazır olduğunu ortaya koymak amacıyla yayınlamış olduğu ‘hükümet yapay zekâ endeksi” raporuna göre; 193 ülke arasında Türkiye, 47. sıradadır. Güney ve Orta Asya ülkeleri arasındaki sıralamada ise 2. sıradadır.” dedi.
ÜLKEMİZDE 250 VE ÜZERİ ÇALIŞANI OLAN GİRİŞİMLERİN YÜZDE 18,5’İ ‘YAPAY ZEKÂ’ KULLANIYOR
Türkiye’de de yapay zekâ teknolojisine ilişkin girişimlerinde hızla arttığını kaydeden Uraloğlu, “TÜİK 2023 verilerine göre ülkemizde 250 ve üzeri çalışanı olan girişimlerin yüzde 18,5’inin yapay zekâ teknolojilerini kullanmaktadır. Bunun yanı sıra TÜBİTAK BİLGEM Yapay Zekâ Enstitüsü, belirlediği beş alanda ‘Yapay Zekâ̂ Ekosistem 2023 Çağrısı’nda bulunmuştur. Bu kapsamda 17 proje destek almıştır.” ifadelerine yer verdi.

2020’DE 64 ZETABYTE OLAN VERİ HACMİ 2025’TE 181 ZETABYTE’A ULAŞACAK
Dünyada üretilen, kopyalanan ve tüketilen verinin büyük bir hızla arttığına dikkati çeken Uraloğlu, “2010 yılında 2 Zetabyte, 2020’de 64 Zetabyte olan veri hacminin 2025’te 181 Zetabyte’a ulaşacağı öngörülmektedir. Yani sadece 15 yılda veri neredeyse 90 kat artmış olacaktır. 2028 yılında bu sektörün de dünya çapında 69 milyar dolar büyüklüğe erişmesi beklenmektedir.” değerlendirmesinde bulundu.
Hitaplar sonrası Bakan Uraloğlu ve Yükseöğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr.Erol Özvar himayelerinde iki kurum arasında iş birliği protokolü imzalandı. Bakan Uraloğlu, imza töreni sonrası zirveye katılan öğrencilerle bir araya geldi. Öğrencilerin yoğun ilgisiyle karşılaşan Uraloğlu, öğrencilerle ‘yapay zeka’ teknolojileri hakkında sohbet etti, hatıra fotoğrafı çektirdi