Güvenli – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Fri, 02 Aug 2024 23:00:37 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Başıboş köpekten kaçarken kazada ölen Mahra’nın babasından açıklama https://www.foxtvhaber.com.tr/basibos-kopekten-kacarken-kazada-olen-mahranin-babasindan-aciklama/ https://www.foxtvhaber.com.tr/basibos-kopekten-kacarken-kazada-olen-mahranin-babasindan-aciklama/#respond Fri, 02 Aug 2024 23:00:37 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=17156 Serik ilçesi Belek Mahallesi’nde 5 Mart 2022’de meydana gelen olayda, arazide dolaşan başıboş köpeğin havlamasından korkup, kaçan Mahra Melin’e, İrfan Yayla’nın kullandığı 07 YBJ 06 plakalı kamyon çarptı.

Ağır yaralanan Pınar, 23 gün sonra yaşamını yitirdi. Sokak hayvanlarının başıboş dolaşmasının daha çok canlar yakacağını belirten baba Murat Pınar, kazadan sonra Güvenli Sokaklar ve Yaşam Hakkını Savunma Derneği’ni kurdu.

‘KAPIMIZA YEM DÖKER, SU KOYAR, GÖRDÜĞÜMÜZ HER KÖPEĞİ SEVERDİK’

Murat Pınar, sahipsiz sokak hayvanlarına yönelik düzenlemeler içeren 17 maddelik, ‘Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin 30 Temmuz’da TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmesi, 2 Ağustos 2024 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesinin ardından yazılı açıklama yaptı. Murat Pınar, açıklamasında şunları kaydetti:

“Güvenli Sokaklar ve Yaşam Hakkını Savunma Derneği, 3 yıl önce birisi ‘Bu isimde bir dernek kuracaksın, zorlu bir mücadeleye gireceksin’ deseydi güler geçerdim. Yine 3 yıl önce birisi ‘Gözünün nuru biricik kızın, Mahra’n, başıboş köpekler sebebiyle çok acı bir şekilde vefat edecek’ dese inanmazdım, inanamazdım. Ama keşke biri söyleseydi. Biri sokakta başıboş bırakılan köpeklerin ölüme sebep olabileceğini söyleseydi.

İşte, Güvenli Sokaklar Derneği’nin kuruluş amaçlarından biri budur. Kızımı kaybedince fark ettiğim başıboş köpek sorununun çözümü için mücadele etmek, insanları bu sorun hakkında bilinçlendirmek ve başka çocukların aynı sebeple zarar görmesini engellemek. Biz cahildik, biz cahil hayvanseverlerdik. Kapımıza yem döker, su koyar, gördüğümüz her köpeği severdik. Bilemedik bu cehaletin kızımızı bizden alacağını.

Her anne baba duysun, tedbirini alsın istedik. Kamu güvenliğinden sorumlu devletimiz bu soruna çare bulsun istedik. Zor bir yola çıktığımızı en başında fark ettik ama dönmedik. Türlü hakarete, iftiraya, itibar suikastına maruz kaldık. Yılmadık. Bize katılanlar oldu, yükümüze her ucundan destek olanlar, elimizi tutanlar, gözyaşımızı silenler oldu. Dernek üyesi, gönüllü, dost, arkadaş, aile olanlar oldu. Talebimiz çok netti, başıboş köpeklerin toplanması, sokakların çocuklar için güvenli hale gelmesi, köpeklerin de huzurlu yuvalara kavuşması. Bu amacıyla derneğimiz Türkiye’de insan hakları ve hayvan refahının temin edilerek korunması için mücadele eden tek sosyal toplum kuruluşudur” 

ERDOĞAN’A TEŞEKKÜR

5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun insan, hayvan ve çevre sağlığını koruma amacıyla köpeklerin başıboşluğuna son vererek barındırma ve sahiplendirme esaslı olarak değiştirildiğini söyleyen Murat Pınar, “Bu kanun, insan onurunu ve hayvan refahını koruyarak yaşatacak bir kanun haline gelmiştir. İnsan, çevre ve diğer hayvanlar ile bizzat köpeklerin zarar görmesine sebep olan al, rehabilite et, sal metodundan, al, rehabilite et, sahiplendirilene kadar barındır metoduna geçilmiştir” açıklamasında bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere tüm ilgililere teşekkür eden Murat Pınar, “Başıboş köpeksiz güvenli sokaklar milletimizin olsun” dedi. 

KAYNAK: DHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/basibos-kopekten-kacarken-kazada-olen-mahranin-babasindan-aciklama/feed/ 0
Yeni Renault Kangoo Multix satışa sunuldu https://www.foxtvhaber.com.tr/yeni-renault-kangoo-multix-satisa-sunuldu/ https://www.foxtvhaber.com.tr/yeni-renault-kangoo-multix-satisa-sunuldu/#respond Fri, 26 Jul 2024 23:36:06 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=16564 Renault Kangoo, 1997 yılında pazara sunulduğu ilk günden bu yana; geniş ve modüler tasarımıyla müşterilerin tercihlerinden olarak simge haline geldi. Şimdi ise tüm orijinal özellikleri daha da geliştirilerek Yeni Renault Kangoo Multix’te birleştirildi. Yeni Renault Kangoo Multix, Yeni Kangoo ailesinin en genç üyesi olarak, Türkiye’de satışa sunuldu.

Yeni modeli değerlendiren MAİS Genel Müdürü Dr. Berk Çağdaş, ”Nisan ayında Renault’nun hafif ticari atağı olarak satışa sunduğumuz Kangoo ailesine bir yenisini daha eklediğimizi duyurmaktan mutluluk duyuyorum. Yeni Renault Kangoo E-Tech yüzde 100 Elektrikli ve Yeni Renault Kangoo Van’ın ardından, şimdi Yeni Renault Kangoo Multix de yollarla buluşuyor. Otomatik ve manuel vites seçenekleriyle satışa sunulan Kangoo Multix’in belki de en önemli özelliklerinden birisi, sahip olduğu geniş iç hacmi. Böylece hem bir aile otomobili olduğunu kanıtlarken hem de iş profesyonellerinin ihtiyaçlarını maksimum düzeyde karşılayacağını gösteriyor” dedi.

YENI MODEL HAKKINDA ŞU BİLGİLER VERİLDİ:

Yeni Renault Kangoo Multix, geniş yaşam alanı ve ekipmanları ile modüler bir otomobile ihtiyaç duyan aileler ve işletmeler için üretildi. Kangoo’nun beş özelliği, yeni modelde geliştirilerek kullanışlı bir yolculuk deneyimi sunmak için tasarlandı:

Geniş yaşam alanı ile sınıfının en iyi arka yolcu diz mesafesi.

Easy-Life çekmece tipi torpido da dahil olmak üzere 49 litrenin üzerinde kolay erişilebilir saklama alanı.

775 litreden 3 bin litreye kadar genişleyebilen sınıfının en hacimlilerinden geniş bagaj alanı.

Ek alan gereksinimlerine pratik bir çözüm sunan ve alet gerektirmeden kullanılabilen yenilikçi tavan barları.

Daha fazla güvenlik için standart olarak 14 adet yeni sürüş destek sistemi.

DIŞ TASARIM

Yeni model; yatay oluklu motor kaputu, dikey ön cephesi ve belirgin omuz çizgisiyle tamamen yeni bir görünüme sahip. Gerek ön, gerekse arkada kullanılan Full LED farlar tasarımı tamamlarken, sürüş güvenliğini de destekliyor.

Ön cephe, krom vurgular, parlak siyah detaylar ve ikonik C-formunda far imzasıyla Renault tasarım dilini taşıyan yeni modelin arka kısımda da aynı C-formunda aydınlatma grubu yer alıyor. Güçlü omuz çizgisi onu kendi sınıfında sıklıkla görülen geleneksel modellerden ayrıştırarak binek otomobil dünyasına yaklaştırıyor. Ayrıca yeni modelin tamponu, kapı kolları ve diğer detayları; gövde rengiyle bütünlük oluşturarak hoş bir görsellik sunuyor. Parlak siyah renkteki yan aynaları ve FlexWheel LIMAN jantlar ise iç ve dış tasarımının bütünsel açıdan görselliğini tamamlıyor. Viraj aydınlatması özelliği, sürüş güvenliğini artırıyor ve park manevralarını kolaylaştırıyor.
Yeni model, altı farklı renk seçeneğiyle satışa sunuluyor. Metalik terracotta kahve, bulut gri, yıldız siyah, arsenik gri, yıldırım mavi renklerinin yanı sıra, opak mineral beyaz renk seçeneği de bulunuyor.

MODÜLER, PRATİK VE ÇOK AMAÇLI

Katlandığında tamamen düz bir zemin oluşturan arka koltuklar ile kullanışlı bir yük alanı oluşturuyor. Bu özellik, yeni modele yüzde 15 daha fazla alan sağlıyor. Yenilikçi tavan barları, yeni Kangoo’ya pratik olduğu kadar şık ve ek depolama alanı da sağlıyor. 80 kilograma kadar yük taşıyabilen tavan barları, hiçbir alet ya da kol gücü gerektirmeden, sadece mandalı açarak uzunlamasına veya enlemesine yerleştirilebiliyor.

Yeni model; ön bölümde 49 litre, arka koltukların katlanmadığı durumda 775 litre ve arka koltuklar katlandığında ise 3 bin litreye varan bir bagaj hacmi sunuyor. Arka pandizot, arka koltukların sırtlığına yerleştirilebiliyor. Böylece tavana kadar yükleme yapmak mümkün olurken bagaj sabitleme kancaları da ek güvenlik sağlıyor.
Akıllı ve pratik bir ekipman olan Renault Easy-Life çekmece tipi torpido, tüm içeriğinin net bir şekilde görülebilmesi için kızaklı olarak açılıyor ve sürücü dahil herkes tarafından kolayca erişilebiliyor. Ayrıca torpido gözünün klasik versiyonu da tercih edilebiliyor.

GELİŞMİŞ GÜVENLİK DÜZEYİ

Yeni model, 14 adet sürüş destek sistemi ile sürüş deneyimini daha güvenli, park manevralarını daha kolay hale getiriyor. Güvenli mesafe uyarısı, aktif acil fren destek sistemi, yarı otonom sürüş, adaptif hız sabitleme sistemi, gelişmiş şerit takip sistemi, ön arka ve yan park sensörleri, eller serbest park sistemi, geri görüş kamerası, kör nokta uyarı sistemi, trafik işareti tanıma sistemi, sürücü yorgunluk ve dikkat asistanı, aktif yan rüzgar yardımcısı, yokuş kalkış destek sistemi ve otomatik uzun/kısa farlar.

YÜKSEK YAKIT VERİMLİLİĞİNE SAHİP YENİ MOTOR

Yeni model, en güncel Renault motorlar teknolojisiyle donatılarak Euro 6E emisyon normunu karşılıyor. 1.3 TCe 130 bg benzinli motor 7 ileri EDC otomatik veya 6 ileri manuel şanzımanla tercih edilebiliyor.

Çift kavramalı otomatik şanzıman EDC, 7 vites arasında pürüzsüz ve hızlı bir geçişi sağlayarak ek konfor ve akıcı bir sürüş deneyimi sunuyor.

DAHA DÜŞÜK TÜKETİM İÇİN DAHA FAZLA TEKNOLOJİ

Yeni model ayrıca, ön konsol üzerinden Eco-Mode etkinleştirildiğinde yüzde 12’ye varan ek yakıt tasarrufu sağlayabiliyor.

KAYNAK: İHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/yeni-renault-kangoo-multix-satisa-sunuldu/feed/ 0
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’ten ötanazi açıklaması https://www.foxtvhaber.com.tr/ak-parti-sozcusu-omer-celikten-otanazi-aciklamasi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/ak-parti-sozcusu-omer-celikten-otanazi-aciklamasi/#respond Wed, 24 Jul 2024 01:24:05 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=16309 AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik Merkez Karar Yürütme Kurulu (MKYK) toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu.

Başıboş köpek sorunuyla ilgili, “Canımızı yakan bir mesele” diyen AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Bunun katliam yasası diye sunulması haksızlık. Arzumuz sokaklarımızın güvenli hale gelmesidir.” ifadelerini kullandı.

Ömer Çelik’in konuşmasından satır başları şöyle:

Bütün Avrupa’daki seçimleri değerlendiren bir sunum yapıldı. Avrupa özelinde baktığımızda aşırı sağın yükselişinin bir bakıma balansının bozulmasını yakından takip ettiğimizi söylemek isterim.

Demokrasinin dünyanın her tarafında güçlü olmasını savunduğumuz gibi Avrupa’da da güçlü olmasını ifade ediyoruz. Bu bakımdan çeşitli partilerle görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Türkiye ile ilgili çifte standartta, Gazze’de aşırı sağcıların Müslümanlara yönelik pasifizmde görüyoruz. Aşırı sağın yükselişi gibi bir durum ortaya çıkıyor.

“İSRAİL VAHŞETİ SÜRDÜRMEYE DEVAM EDİYOR”

Birinci meselemiz Gazze’dir. İsrail’in güvenli bölgelere bile saldırısı söz konusu. İsrail vahşetini sürdürmeye devam ediyor. Gelinen noktada İsrail’in güvenliğini sağlamaya yönelik değil, tam tersi tüm bölgenin güvenliğini tehdit eden saldırgan bir tutumu olduğu ortaya çıkmıştır. Pek çok devlet Filistin devletini de tanımıştır. Burada hep beraber göreceğiz ki ABD’de birçok kişi ayağa kalkacak, Netanyahu’yu ayakta alkışlayacak. Orada yapılan bu hareketin insanlık değerlerini ayaklar altına almak olduğunu tüm dünya görecek.

YUNAN BAKANIN SKANDAL SÖZLERİ

Kıbrıs Türk davasının önemli aşamalarından olan Barış Harekatı’nın 50. yılını kutladık. Yunan tarafından yapılan açıklamalardan da görüyoruz ki Kıbrıs konusuna sahip çıkmamız önemli. Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi federal çözümün olmadığını tüm dünya görmektedir. Yunan Bakanın açıklamasının da federal yönde bir açıklama olmadığı, tüm Kıbrıs’ı yutmak olduğu görülmektedir. Ancak bu mümkün olmayacaktır.

Ekonomik programın işleyişi olarak siyaset kurumu olarak yakından takip ediyoruz. Gelecek aylarda enflasyonist baskıların azalacağı yönündeki tespitler programın doğru işlediğinin göstergesidir. Programın hayata geçmesiyle birlikte vatandaşlarımızı enflasyona ezdirmeme, emeklimizin asgari ücretlimizin yanında bulunma yaklaşımımız OVP’nin ilerlemesine bağlı olarak gündemimizdeki en başlı yerini korumaya devam edecektir.

ÖTANAZİ KELİMESİNİN YASADAN ÇIKARILMASI

Burada esas mesele, ortada bir problem yok da biz onunla ilgili bir yasal düzenleme yapıyor değiliz. İnsanımızın canını yakan bir mesele var. Bir hanımefendiye sokak köpeği saldırısı oldu. Arzu ettiğimiz şey bunları sokaklarımızda görmemek. Bunu bir katliam gibi göstermek haksızlıktır. Sahiplendirmeden tutun da barınaklara alınmasına kadar bir sürü eylem planı var. En sonunda herhangi bir hastalık yayma ya da saldırganlaşmış hayvanlarla ilgili bir düzenleme bu. Biz burada net bir tutum takınmalıyız. Herhangi bir şekilde sokakta saldırılara uğratılmasına karşı olunmalı. Bunu sadece şehir merkezlerinde gördüğümüz gibi kabullenmeyin. Bizim siyasetimizin gerisindeki, eksenindeki değerlerin esası bütün varoluşa saygı, merhamet şeklindedir. Arzumuz sokaklarımızın güvenli hale gelmesidir.

Esas mesele ortak akıl ile hareket etmek. Türkiye’nin sokakları güvenli hale gelecek. Yasayla ilgili birçok eylem planı oluşturulmuştur. Tutup da bunu farklı bir yere çekmenin lüzumu yoktur.

BIDEN’IN ADAYLIKTAN ÇEKİLMESİ

Bu suikast girişimi meselesi son derece tehlikelidir. Siyaset şiddeti topyekün dışlaması gerekir. ABD’deki demokratik kurumlar ile ortaya çıkacak zaaflar tüm dünyayı etkileyecektir. Tabii ki ABD demokrasisin, kongresinin Netanyahu’yu desteklemesine eleştirilerimiz var. Onun ötesinde siyasette tıkanma görüyoruz. İsten demokratların ister cumhuriyetçilerin adayı seçilsin, biz saygılıyız. Kim seçilirse seçilsin hangi dosyalarla çalışacağımız konusunda hazırlığımız tamdır. Önümüzdeki birkaç ay ABD’nin seçimleri konuşulacak biz de buradan takip edeceğiz.

ÖZGÜR ÖZEL’İN AÇIKLAMALARI

Özel’in cümlesinin altını doldurması gerekir. Tarihi olarak geç kalınmış bir açıklama. Eşitsizlikle ilgili olan uygulamalar, eylemler AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 yılından itibaren yaptığımız reformlarla, bütün yurttaşlarımızın kendi kimlikleri konusunda eşit haklara sahip olması, bütün vatandaşlarımıza yansıması şeklinde büyük adımlar attık. TRT’de bununla ilgili kanal açtık. Birçok yasaklar kalktı. Türkiye terörle mücadele, bu tip alanların yaratılmasında büyük işlere imza atıldı. Biz bu adımları atarken yaptığım bir konuşmada Kürk vatandaşlarımıza karşı eşit olmayacak durumları kaldırırken karşımızda CHP’li milletvekilleri vardı. Özel’in açıklamaları Kılıçdaroğlu’nun başörtüsü sorununu çözeceğiz gibi tarihi bir açıklama olmuştur. Zamanında biz bu meseleleri çözmek için önemli adımlar attık. Türkiye’de yurttaşlarımızın vatandaşlarımızın anayasal vatandaşlık konusunda daha fazla yararlanması için yüce Meclis’imiz zaten çalışıyor.

SURİYE İLE GÖRÜŞME OLACAK MI?

Putin’in de bir iradesi söz konusu. Bu dosya üzerinde çalışma devam ediyor. İstihbarat kurumları belli aralıklarla görüşüyor. Kurumların olgunlaştırdığı dosya siyasi düzeye gelip, sonra Dışişleri Bakanlarının oluşturacağı çerçeve Cumhurbaşkanımıza ve Suriye Devlet başkanına sunulur. Ondan sonra bir takvim oluşturulur. Bu iki devlet arasında görüşmeyle mi olur, aracı bir ülkeyle mi olur bu da olgunlaşması gereken bir konu.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/ak-parti-sozcusu-omer-celikten-otanazi-aciklamasi/feed/ 0
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’ten ötenazi açıklaması https://www.foxtvhaber.com.tr/ak-parti-sozcusu-omer-celikten-otenazi-aciklamasi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/ak-parti-sozcusu-omer-celikten-otenazi-aciklamasi/#respond Wed, 24 Jul 2024 01:00:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=16303 AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik Merkez Karar Yürütme Kurulu (MKYK) toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu.

Başıboş köpek sorunuyla ilgili, “Canımızı yakan bir mesele” diyen AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Bunun katliam yasası diye sunulması haksızlık. Arzumuz sokaklarımızın güvenli hale gelmesidir.” ifadelerini kullandı.

Ömer Çelik’in konuşmasından satır başları şöyle:

Bütün Avrupa’daki seçimleri değerlendiren bir sunum yapıldı. Avrupa özelinde baktığımızda aşırı sağın yükselişinin bir bakıma balansının bozulmasını yakından takip ettiğimizi söylemek isterim.

Demokrasinin dünyanın her tarafında güçlü olmasını savunduğumuz gibi Avrupa’da da güçlü olmasını ifade ediyoruz. Bu bakımdan çeşitli partilerle görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Türkiye ile ilgili çifte standartta, Gazze’de aşırı sağcıların Müslümanlara yönelik pasifizmde görüyoruz. Aşırı sağın yükselişi gibi bir durum ortaya çıkıyor.

“İSRAİL VAHŞETİ SÜRDÜRMEYE DEVAM EDİYOR”

Birinci meselemiz Gazze’dir. İsrail’in güvenli bölgelere bile saldırısı söz konusu. İsrail vahşetini sürdürmeye devam ediyor. Gelinen noktada İsrail’in güvenliğini sağlamaya yönelik değil, tam tersi tüm bölgenin güvenliğini tehdit eden saldırgan bir tutumu olduğu ortaya çıkmıştır. Pek çok devlet Filistin devletini de tanımıştır. Burada hep beraber göreceğiz ki ABD’de birçok kişi ayağa kalkacak, Netanyahu’yu ayakta alkışlayacak. Orada yapılan bu hareketin insanlık değerlerini ayaklar altına almak olduğunu tüm dünya görecek.

YUNAN BAKANIN SKANDAL SÖZLERİ

Kıbrıs Türk davasının önemli aşamalarından olan Barış Harekatı’nın 50. yılını kutladık. Yunan tarafından yapılan açıklamalardan da görüyoruz ki Kıbrıs konusuna sahip çıkmamız önemli. Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi federal çözümün olmadığını tüm dünya görmektedir. Yunan Bakanın açıklamasının da federal yönde bir açıklama olmadığı, tüm Kıbrıs’ı yutmak olduğu görülmektedir. Ancak bu mümkün olmayacaktır.

Ekonomik programın işleyişi olarak siyaset kurumu olarak yakından takip ediyoruz. Gelecek aylarda enflasyonist baskıların azalacağı yönündeki tespitler programın doğru işlediğinin göstergesidir. Programın hayata geçmesiyle birlikte vatandaşlarımızı enflasyona ezdirmeme, emeklimizin asgari ücretlimizin yanında bulunma yaklaşımımız OVP’nin ilerlemesine bağlı olarak gündemimizdeki en başlı yerini korumaya devam edecektir.

ÖTANAZİ KELİMESİNİN YASADAN ÇIKARILMASI

Burada esas mesele, ortada bir problem yok da biz onunla ilgili bir yasal düzenleme yapıyor değiliz. İnsanımızın canını yakan bir mesele var. Bir hanımefendiye sokak köpeği saldırısı oldu. Arzu ettiğimiz şey bunları sokaklarımızda görmemek. Bunu bir katliam gibi göstermek haksızlıktır. Sahiplendirmeden tutun da barınaklara alınmasına kadar bir sürü eylem planı var. En sonunda herhangi bir hastalık yayma ya da saldırganlaşmış hayvanlarla ilgili bir düzenleme bu. Biz burada net bir tutum takınmalıyız. Herhangi bir şekilde sokakta saldırılara uğratılmasına karşı olunmalı. Bunu sadece şehir merkezlerinde gördüğümüz gibi kabullenmeyin. Bizim siyasetimizin gerisindeki, eksenindeki değerlerin esası bütün varoluşa saygı, merhamet şeklindedir. Arzumuz sokaklarımızın güvenli hale gelmesidir.

Esas mesele ortak akıl ile hareket etmek. Türkiye’nin sokakları güvenli hale gelecek. Yasayla ilgili birçok eylem planı oluşturulmuştur. Tutup da bunu farklı bir yere çekmenin lüzumu yoktur.

BIDEN’IN ADAYLIKTAN ÇEKİLMESİ

Bu suikast girişimi meselesi son derece tehlikelidir. Siyaset şiddeti topyekün dışlaması gerekir. ABD’deki demokratik kurumlar ile ortaya çıkacak zaaflar tüm dünyayı etkileyecektir. Tabii ki ABD demokrasisin, kongresinin Netanyahu’yu desteklemesine eleştirilerimiz var. Onun ötesinde siyasette tıkanma görüyoruz. İsten demokratların ister cumhuriyetçilerin adayı seçilsin, biz saygılıyız. Kim seçilirse seçilsin hangi dosyalarla çalışacağımız konusunda hazırlığımız tamdır. Önümüzdeki birkaç ay ABD’nin seçimleri konuşulacak biz de buradan takip edeceğiz.

ÖZGÜR ÖZEL’İN AÇIKLAMALARI

Özel’in cümlesinin altını doldurması gerekir. Tarihi olarak geç kalınmış bir açıklama. Eşitsizlikle ilgili olan uygulamalar, eylemler AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 yılından itibaren yaptığımız reformlarla, bütün yurttaşlarımızın kendi kimlikleri konusunda eşit haklara sahip olması, bütün vatandaşlarımıza yansıması şeklinde büyük adımlar attık. TRT’de bununla ilgili kanal açtık. Birçok yasaklar kalktı. Türkiye terörle mücadele, bu tip alanların yaratılmasında büyük işlere imza atıldı. Biz bu adımları atarken yaptığım bir konuşmada Kürk vatandaşlarımıza karşı eşit olmayacak durumları kaldırırken karşımızda CHP’li milletvekilleri vardı. Özel’in açıklamaları Kılıçdaroğlu’nun başörtüsü sorununu çözeceğiz gibi tarihi bir açıklama olmuştur. Zamanında biz bu meseleleri çözmek için önemli adımlar attık. Türkiye’de yurttaşlarımızın vatandaşlarımızın anayasal vatandaşlık konusunda daha fazla yararlanması için yüce Meclis’imiz zaten çalışıyor.

SURİYE İLE GÖRÜŞME OLACAK MI?

Putin’in de bir iradesi söz konusu. Bu dosya üzerinde çalışma devam ediyor. İstihbarat kurumları belli aralıklarla görüşüyor. Kurumların olgunlaştırdığı dosya siyasi düzeye gelip, sonra Dışişleri Bakanlarının oluşturacağı çerçeve Cumhurbaşkanımıza ve Suriye Devlet başkanına sunulur. Ondan sonra bir takvim oluşturulur. Bu iki devlet arasında görüşmeyle mi olur, aracı bir ülkeyle mi olur bu da olgunlaşması gereken bir konu.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/ak-parti-sozcusu-omer-celikten-otenazi-aciklamasi/feed/ 0
Çalışmalar hızlandı! Üçüncü Dünya savaşının başlangıcı mı yoksa kurtuluşumuz mu olacak? https://www.foxtvhaber.com.tr/calismalar-hizlandi-ucuncu-dunya-savasinin-baslangici-mi-yoksa-kurtulusumuz-mu-olacak/ https://www.foxtvhaber.com.tr/calismalar-hizlandi-ucuncu-dunya-savasinin-baslangici-mi-yoksa-kurtulusumuz-mu-olacak/#respond Wed, 10 Jul 2024 06:24:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=14962 Karbon enerjisi, fosil yakıtların (kömür, petrol, doğalgaz) yakılması sonucu elde edilen enerji olarak tanımlanıyor.

Bu yakıtlar, karbon ve hidrojen atomlarından oluşuyor ve yakıldıklarında karbondioksit (CO₂) gibi sera gazları üretiyor.

Karbondioksit, atmosferde ısının hapsedilmesine neden olarak küresel ısınmayı ve iklim değişikliğini tetikliyor.

Bu nedenle, karbon enerjisinin kullanımı, iklim değişikliğiyle mücadelede büyük bir engel teşkil ediyor.

Son yıllarda hava olaylarındaki şiddetli değişimlerin, aşırı sıcakların ve hem zamanı hem şiddeti artan muson yağmurları ve orman yangınlarının baş sorumlusu iklim değişikliği olarak görülüyor.

Bu nedenle karbon enerjisinin terk edilmesi, dünyanın geleceği için büyük önem teşkil ediyor. Karbon enerjisinden çıkışın yolu ise nükleer füzyon enerjisi olarak görülüyor.

NÜKLEER FÜZYON ENERJİSİ

Nükleer füzyon, atom çekirdeklerinin birleşmesiyle enerji üretilmesini sağlıyor.

Nükleer füzyon, iki atomu bir araya getirerek büyük miktarlarda enerji açığa çıkararak, güneşi ve diğer yıldızları parlatan reaksiyonu kopyalamayı amaçlıyor.

Ancak Dünya’da bu ısıya yeterince sürede ulaşmak son derece zor

ANCAK DÜNYA’DA BU ISIYA YETERINCE SÜREDE ULAŞMAK SON DERECE ZOR

Füzyon enerjisine ulaşmanın en yaygın yolu, hidrojen varyantlarının bir plazma oluşturmak için tokamak adı verilen halka şeklinde bir reaktörde olağanüstü yüksek sıcaklıklara yükselmesini içeriyor.

Kore Füzyon Enerjisi Enstitüsü’ndeki “yapay güneş” olarak adlandırdığı füzyon araştırma cihazı KSTAR, Aralık 2023 ile Şubat 2024 arasındaki testler sırasında plazmayı 100 milyon derece sıcaklıkta 48 saniye tutmayı başardı ve 2021’de kırılan 30 saniyelik önceki rekoru geride bıraktı.

Şubat ayında, İngiltere’nin Oxford kenti yakınlarındaki bilim insanları, bir füzyon reaksiyonunda her zamankinden daha fazla enerji üretme rekorunu kırdıklarını duyurdular .

Beş saniyede 69 megajoule füzyon enerjisi ürettiler; bu da kabaca aynı süre içinde 12 bin eve enerji sağlamaya yetiyor.

FÜZYON ENERJİSİ NEDEN ÜSTÜN?

Bu enerji kaynağı, temiz, bol ve güvenli bir alternatif olarak görülüyor. Füzyon, fosil yakıtlardan farklı olarak karbon salınımı yapmıyor ve uzun ömürlü radyoaktif atık üretmiyor.

İklim değişikliği ve enerji güvenliği konuları giderek daha belirgin hale geldikçe, füzyon enerjisinin önemi artıyor.

Füzyon enerjisi, iklim değişikliğiyle mücadelede etkili olabilir ve enerji güvenliğini artırabilir.

Füzyon enerjisi, mevcut enerji kaynaklarının birçok eksikliğini giderme potansiyeline sahip. Güneş ve rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir kaynakların kesintililiği, füzyon enerjisiyle ortadan kalkabilir.

Füzyon ayrıca, uzun ömürlü radyoaktif atıklar ve güvenlik sorunları gibi geleneksel nükleer fisyonla ilgili kamu endişelerini de çözebilir.

Füzyon enerjisi, enerji güvenliği endişelerini yatıştırabilir.

Döteryum gibi bazı füzyon yakıtları deniz suyundan elde edilebilir, bu da ithalata bağımlılığı azaltır ve ülkeleri küresel piyasa şoklarına karşı korur.

Ancak füzyon sorunları çözme yeteneklerinin yanı sıra potansiyel tehditler de barındırabilir.

FÜZYON’DA POTANSIYEL RİSKLER

Füzyon enerjisinin faydaları, etrafındaki etik soruları maskeleyebilir.

Örneğin, füzyon için gerekli minerallerin çıkarılması ve işlenmesi sera gazı yayar.

Bu minerallerin çıkarılması, yerli halkların topraklarında gerçekleştirilebilir ve tedarik zincirleri jeopolitik gerilimlere neden olabilir.

Sera gazı emisyonlarını enerji talebiyle karşılaştırmak, adalet ve eşitlik sorularını gündeme getirebilir.

Enerji talebi, mevcut iklim krizine en az katkıda bulunan Güney ülkelerinde artıyor. Ancak, füzyon programları genellikle Kuzey ülkelerinde yer alıyor.

Füzyon enerjisi uygulanabilir olursa, bu teknolojinin erişimi, en çok ihtiyacı olanlara ulaşmayabilir.

SONUÇ: FÜZYON ENERJİSİNİN GELECEĞİ

Füzyon enerjisinin hızla gelişmesi, potansiyel tehlikeleri gözden kaçırma riskini artırıyor.

Bu nedenle, etik gerilimlere sistematik bir yaklaşım benimsemek gerekiyor.

Tasarım kararlarının etkilerini düşünmekten, adil dağıtım stratejilerine ve bilgi paylaşımına kadar geniş bir yelpazede sistematik düşünce gerekiyor.

Enerji erişimi, insan refahını ve gelişimini destekleyebilir ve enerji sistemi derin toplumsal etkilere sahiptir.

Özellikle, füzyon teknolojisinin çözmeyi amaçladığı zorlukları daha da kötüleştirebileceği durumlarda adil paylaşım sorumluluğu daha da önem kazanır.

KAYNAK: TRT HABER
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/calismalar-hizlandi-ucuncu-dunya-savasinin-baslangici-mi-yoksa-kurtulusumuz-mu-olacak/feed/ 0
İtalya’daki G7 Liderler Zirvesi’nin sonuç bildirisi yayınlandı https://www.foxtvhaber.com.tr/italyadaki-g7-liderler-zirvesinin-sonuc-bildirisi-yayinlandi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/italyadaki-g7-liderler-zirvesinin-sonuc-bildirisi-yayinlandi/#respond Sat, 15 Jun 2024 04:24:40 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=12914 ABD, Almanya, İngiltere, Japonya, Fransa, Kanada ve İtalya’dan oluşan G7 ülkeleri ve Avrupa Birliği (AB) liderlerinin katılımıyla İtalya’nın tatil beldesi Borgo Egnazia’da gerçekleştirilen 50. G7 Liderler Zirvesi, ikinci gününde sonuç bildirisinin yayınlanmasıyla tamamlandı.

Bildiride, G7 liderlerinin, tarihin kritik bir döneminde uluslararası toplumun birbirleriyle bağlantılı birden fazla krizle karşı karşıya olduğu bir dönemde küresel güçlüklerle başa çıkmak için kararlılıklarını İtalya’daki bu zirvede teyit ettikleri belirtildi.

Rusya-Ukrayna Savaşı’nda Ukrayna’ya verilen kesin desteğin teyit edildiği belirtilen bildiride, “Ukrayna’ya askeri, bütçe, insani ve yeniden yapılanma desteği sağlamaya devam etmekte kararlıyız. Ukrayna’nın acil kısa vadeli finansman ihtiyaçlarını karşılamasına yardımcı olmaya ve uzun vadeli toparlanma ve yeniden yapılanma önceliklerini desteklemeye güçlü bir şekilde bağlıyız.” ifadesi kullanıldı.

“Rusya, yasa dışı saldırganlık savaşını sona erdirmeli ve Ukrayna’ya verdiği zararı ödemelidir.” denilen bildiride, Dünya Bankası’na göre Ukrayna’nın zararının 486 milyar doları aştığı bilgisi verildi.

Bildiride, şunlar ifade edildi:

“Dondurulmuş Rus varlıklarının olağanüstü gelirlerinden yararlanarak yaklaşık 50 milyar dolar tutarında bir kaynak ayırmaya karar verdik. Bu, (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin’e açık bir mesajdır. Rusya’ya karşı Ukrayna’nın mevcut ve gelecekteki ihtiyaçlarını desteklemek amacıyla G7, Ukrayna’ya yıl sonuna kadar 50 milyar dolar ek mali finansman sağlamak amacıyla Ukrayna için Olağanüstü Gelir Hızlandırma Kredileri başlatacaktır.”

Rusya’nın Ukrayna savaşı bağlamında nükleer silah kullanmasının da kabul edilemez olduğu belirtilen bildiride, “Rusya’nın sorumsuz ve tehdit edici nükleer söylemini ve Belarus’ta nükleer silah konuşlandırma duyurusu da dahil olmak üzere stratejik gözdağı verme tavrını en güçlü şekilde kınıyoruz. Ukrayna halkına karşı işledikleri vahşetten sorumlu olanları uluslararası hukuka uygun şekilde sorumlu tutmaya kararlıyız.” ifadesine yer verildi.

G7 liderleri, Ukrayna’nın Karadeniz üzerinden tahıl, gıda maddeleri, gübre gibi malzemelerinin engelsiz taşınmasını talep etti.

BİDEN’İN AÇIKLADIĞI GAZZE’DE ATEŞKES ÖNERİSİNE DESTEK

Bildiride, İsrail’e verilen destek de yinelenerek, “İsrail, meşru müdafaa hakkını kullanırken her durumda uluslararası insancıl hukuk da dahil olmak üzere uluslararası hukuka uygun davranmalı.” değerlendirmesinde bulunuldu.

“Tüm sivil can kayıplarını eşit şekilde kınıyoruz ve özellikle kadın ve çocuklar olmak üzere kabul edilemez sayıdaki sivil can kaybını büyük bir endişeyle karşılıyoruz.” ifadesinin kullanıldığı bildiride, tüm taraflara sivillerin korunması için somut adımlar atma çağrısı yapıldı.

Bildiride, ilk olarak ABD Başkanı Joe Biden’ın açıkladığı Gazze’de ateşkes önerisine destek verildiği vurgulandı.

Hamas’a, bu teklifi kabul etme, Hamas üzerinde etkisi olan ülkelere de anlaşmanın kabulü için baskı yapma çağrısında bulunuldu.

G7 ülkeleri, tüm tarafları başta kadın ve çocuklar için gönderilenler olmak üzere tüm insani yardımların girişi için engelleri kaldırmaya çağırırken, Usdud (Aşdod) limanı ve Refah Sınır Kapısı’nın da uluslararası insancıl hukuka uygun olarak açılması gerektiğine dikkati çekti.

Bildiride, tüm kara sınır kapıları, deniz dağıtım yolları ve Gazze içindeki insani yardım erişiminin tam, hızlı, güvenli ve engelsiz bir şekilde sağlanmasının öncelik olduğuna işaret edildi.

“FİLİSTİN DEVLETİNİN TANINMASI, SİYASİ SÜRECİN ÖNEMLİ BİR BİLEŞENİ”

Tüm Birleşmiş Milletler (BM) kurumlarının yardım dağıtım görevlerini yerine getirebilmesinin kritik öneme sahip olduğu vurgulanan bildiride, “Refah’ta devam eden kara operasyonlarının sivil nüfus üzerindeki sonuçlarından ve siviller için daha da kötü sonuçlar doğuracak tam ölçekli bir askeri saldırı olasılığından derin endişe duyuyoruz. İsrail’i böyle bir saldırıdan kaçınmaya çağırıyoruz.” ifadesi yer aldı.

Yeni Filistin hükümetinin kurulmasından duyulan memnuniyetin ifade edildiği bildiride, Filistin yönetimine desteğin süreceği belirtildi.

Filistin yönetimini zayıflatmaya yönelik tüm eylemlerin durması gerektiğinin altı çizilen bildiride, bunlara örnek olarak İsrail’in Filistin’e ait bazı gelirlere el koyması gösterildi.

Bildiride, Batı Şeria’nın ekonomik istikrarının bölge güvenliği için önemli olduğuna işaret edildi. Bu kapsamda İsrail’e, bankacılık konularında gerekli hizmetleri sağlama, ticaretin devamını sağlayacak adımlar atma, el konulan gelirleri Filistin yönetimine aktarma, bölgenin ekonomik durumunu daha kötüye götüren uygulamaları kaldırma ve hafifletme çağrısı yapıldı.

İki devletli çözüme olan bağlılığın da vurgulandığı bildiride, “Uygun zamanda bir Filistin devletinin tanınması da dahil olmak üzere karşılıklı tanımanın bu siyasi sürecin önemli bir bileşeni olacağını belirtiyoruz.” denildi.

Tüm taraflara iki devletli çözümü baltalayacak eylemlerden kaçınma çağrısı yapılan bildiride, “Tüm taraflar, İsrail’in yasa dışı Yahudi yerleşim yerlerini genişletmesi ve bunları yasallaştırılması dahil olmak üzere iki devletli çözüm olasılığını baltalayan tek taraflı eylemlerden kaçınmalıdır. Batı Şeria’daki güvenliği ve istikrarı baltalayan ve kalıcı bir barış olasılığını tehdit eden Filistinlilere karşı işlenen aşırılık yanlısı Yahudi yerleşimci şiddetindeki artışı kınıyoruz.” ifadesi kullanıldı.

“HUSİ SALDIRILARI, YEMEN’DE BARIŞA YÖNELİK BM YOL HARİTASINI TEHLİKEYE ATMA RİSKİ TAŞIYOR”

İran’ın 13-14 Nisan’da İsrail’e gerçekleştirdiği saldırı kınanırken, Aden Körfezi ve Kızıldeniz’deki ticaret gemilerine yönelik saldırıların sona ermesi gerektiği bildirildi.

Yemen’deki Husilere, alıkoydukları denizcileri salıverme çağrısı yapılan bildiride, şu değerlendirmede bulunuldu:

“Deniz güvenliği ve seyrüsefer hakkı, tüm dünyadaki limanlar ve halklar için malların özgürce hareket etmesi için kritik öneme sahiptir. Bunlara, Yemen halkının yarısı için gönderilen hayat kurtaran insani yardım malzemeleri de dahildir. Husilerin Kızıldeniz’deki saldırıları, bölgeyi istikrarsızlaştırma, seyrüsefer özgürlüğü ve ticari akışı durdurma ve Yemen’de barışa yönelik BM yol haritasını tehlikeye atma riski taşıyor.”

Bildiride, “İran, istikrarsızlaştırıcı eylemlerine son vermeli. Nükleer silah geliştirmemesi ve almaması yönündeki kararlılığımızı yineliyoruz.” denilerek, İran, nükleer alanda attığı adımları durdurup geri dönmeye çağırıldı.

G7 ülkeleri, İran’a, Rusya-Ukrayna Savaşı’nda Rusya’ya destek vermeme uyarısında da bulundu.

G7 ÜLKELERİ, SAHEL BÖLGESİNDE ANAYASAL DÜZENE GEÇME SÜREÇLERİNE YARDIM ETMEYE HAZIR

Bildiride, Afrika’nın Sahel bölgesindeki güvenlik, terörizm, çatışmalar ve yerinden edilmelerin endişe verici olmayı sürdürdüğü belirtildi.

Sahel bölgesi ülkelerine anayasal düzene geçme sürecini hızlandırma çağrısı yapılan bildiride, bu konuda G7 ülkelerinin yardım etmeye hazır olduğu vurgulandı.

Sudan’daki insani durumun da her geçen gün kötüye gittiğine işaret edilen bildiride, “Tüm dış aktörleri bu ateşi körükleyecek eylemlerden kaçınmaya, Sudanlı aktörleri ise ulusal diyaloğa katılmaya çağırıyoruz.” ifadesi kullanıldı.

HİNT-PASİFİK’TEKİ DURUM

“Çin’in, Rusya’ya verdiği destekten dolayı derin endişemizi dile getiriyoruz.” denilen bildiride, G7’nin Çin’e zarar vermeye ya da ekonomik gelişimini engellemeye çalışmadığı belirtildi.

Sonuç bildirisinde, “Çin’i, özellikle kritik mineraller üzerinde küresel tedarik zincirinde önemli kesintilere yol açabilecek ihracat kontrol önlemleri almaktan kaçınmaya çağırıyoruz. Çin’i siber alanlarda da sorumlu davranmaya davet ediyoruz.” ifadesi kullanıldı.

BM Güvenlik Konseyi kararlarını ihlal ederek Kuzey Kore’ye nükleer veya balistik füzelerle ilgili bir teknoloji transfer edilmesi ihtimalinden derin endişe duyulduğu belirtilerek, Kuzey Kore’ye, tüm kitle imha silahlarının ve balistik füzelerinin tamamen, doğrulanabilir ve geri döndürülemez şekilde imha edilmesi çağrısı yinelendi.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ, TEMİZ ENERJİ VE SİBER GÜVENLİK

Biyolojik çeşitliliğin azalması, kirlilik ve iklim değişikliği konusunda çabaların süreceği ifade edilen bildiride, küresel ısınmayı 1,5 derecede tutma sözüne bağlılık yinelendi.

Sıfır emisyon hedefine 2050’de ulaşmak için başta büyük ekonomiler olmak üzere herkesin birlikte hareket etmesinin öneminin vurgulandığı bildiride, “Herkes için uygun fiyatlı temiz enerjiyi güvence altına almak için küresel ve bölgesel çabaları ilerleteceğiz ve farklı ulusal yollara saygı duyacağız.” ifadesine yer verildi.

Bildiride, şunlar kaydedildi:

“İklim hedeflerimize ulaşmak ve tüm ülkelerin temiz enerji geçişinin faydalarını elde etmesine yardımcı olmak için ortaklarımızla birlikte yeni, kesintisiz kömür enerjisine verilen desteği sonlandırmak, yenilenebilir ve temiz enerji kaynaklarına yatırımları hızlandırmak ve güvenli, çeşitli, sorumlu temiz enerji tedarik zincirleri kurmak için çalışacağız.”

Kötü niyetli siber saldırganları eylemlerinden sorumlu tutma ve stratejik tehditlere karşı koyma konusunda kararlılıktan da söz edilen bildiride, G7 ülkelerinin ilgili kurumları arasındaki koordinasyonu artırma çabalarının yoğunlaşacağı bilgisi verildi.

Saldırgan siber faaliyetlere karşı G7 ülkelerinin, siber alanda sorumlu devlet davranışını teşvik etme, özel sektör de dahil siber güvenliği iyileştirme, hasmane tutumlar ile siber suçları caydırıp bunlara anında yanıt verme, kullanılan altyapıyı bozacak araçlar geliştirme yöntemlerini benimsediği belirtildi.

TERÖR, GÖÇ, YAPAY ZEKA VE KÜRESEL EKONOMİ

Bildiride, terör ve şiddet her türlü formuyla kınandı. Terörün finansmanıyla, terör propagandasıyla ve terörist içeriklerin yayılmasıyla mücadele etmede kararlılık mesajı verildi.

Göçü küresel bir olgu olarak ele alma, zorluklarıyla mücadele etme ve uluslararası hukuka uygun, bütünleşik, kapsamlı ve dengeli bir yaklaşımla küresel olarak getirdiği fırsatları yakalama konusundaki ortak taahhüt teyit edilirken, kapsayıcı çözüm geliştirilmesi konusunda çalışılacağı belirtildi.

Küresel ekonominin dayanıklılık gösterdiği vurgulanan bildiride, “Ancak jeopolitik gerginliklerden, enerji fiyatlarındaki değişkenlikten ve tedarik zincirlerinin düzgün işleyişindeki daha fazla kesintiden kaynaklanan risklere maruz kalmaya devam ediyor. Ayrıca mevcut G7 döviz kuru taahhütlerimizi yeniden teyit ediyoruz.” ifadesi kullanıldı.

Bildiride, yapay zeka konusunda şu bilgiler verildi:

Yapay zeka, toplumlarımızda ilerleme ve gelişmeyi teşvik etmede önemli bir rol oynayabilir. Güvenli, emniyetli ve güvenilir yapay zekayı teşvik edeceğiz. Ortak demokratik değerlerimiz ve insan haklarına saygımız doğrultusunda, ekonomik büyümeyi ve sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen, faydaları en üst düzeye çıkaran ve riskleri yöneten, kapsayıcı, insan merkezli bir dijital dönüşümü sürdüreceğiz.”

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/italyadaki-g7-liderler-zirvesinin-sonuc-bildirisi-yayinlandi/feed/ 0
İtirafçı “Dünya buna hazır değil” diyerek uyardı: İnsanlığı yok etme riski yüzde 70! https://www.foxtvhaber.com.tr/itirafci-dunya-buna-hazir-degil-diyerek-uyardi-insanligi-yok-etme-riski-yuzde-70/ https://www.foxtvhaber.com.tr/itirafci-dunya-buna-hazir-degil-diyerek-uyardi-insanligi-yok-etme-riski-yuzde-70/#respond Wed, 12 Jun 2024 22:12:37 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=12585 Eski ve mevcut OpenAI çalışanlarının güvenlik sorunlarını dile getirdikleri için susturulduklarını iddia eden açık bir mektup yayınlamalarının ardından, mektubu imzalayanlardan biri daha da korkutucu bir tahminde bulundu: yapay zekanın insanlığı yok etme ya da feci şekilde zarar verme olasılığı yazı tura atmaktan daha büyük.

OPENAI’I OLUŞTURDUĞU RİSKLERİ GÖRMEZDEN GELMEKLE SUÇLADI

Eski OpenAI yönetim araştırmacısı Daniel Kokotajlo, The New York Times’a verdiği bir röportajda şirketi, karar vericileri yapay genel zekânın (AGI) sunduğu olanaklardan çok etkilendikleri için yapay genel zekânın oluşturduğu muazzam riskleri görmezden gelmekle suçladı.

Kokotajlo, “OpenAI, AGI’yi inşa etme konusunda gerçekten heyecanlı” dedi ve ekledi: “Bu konuda ilk olmak için pervasızca yarışıyorlar.”

“YAPAY ZEKANIN İNSANLIĞI YOK ETME RİSKİ YÜZDE 70”

Kokotajlo’nun gazeteye yaptığı en keskin iddia ise, yapay zekanın insanlığı mahvetme ihtimalinin yüzde 70 civarında olduğuydu.

Yapay zekanın insanlığın sonunu getirme olasılığını ifade eden “p(doom)” terimi, makine öğrenimi dünyasında sürekli tartışılan bir konudur.

31 yaşındaki Kokotajlo NYT’ye verdiği demeçte, 2022 yılında OpenAI’ye katıldıktan ve kendisinden teknolojinin ilerleyişini tahmin etmesi istendikten sonra, yalnızca endüstrinin 2027 yılına kadar AGI’ye ulaşacağına değil, aynı zamanda bunun insanlığa feci şekilde zarar verme ve hatta yok etme olasılığının büyük olduğuna ikna olduğunu söyledi.

BÜYÜK RİSKE KARŞI BİRLİK OLDULAR

Açık mektupta belirtildiği üzere Kokotajlo ve yoldaşları -ki aralarında Google DeepMind ve Anthropic’in eski ve mevcut çalışanlarının yanı sıra geçen yıl benzer kaygılar nedeniyle Google’dan ayrılan “Yapay Zekanın Babası” Geoffrey Hinton da bulunuyor- yapay zekanın oluşturduğu riskler konusunda kamuoyunu “uyarma haklarını” savunuyorlar.

Kokotajlo, yapay zekanın insanlık için büyük riskler oluşturduğuna o kadar ikna oldu ki, sonunda OpenAI CEO’su Sam Altman’a şirketin “güvenliğe dönmesi” ve teknolojiyi daha akıllı hale getirmeye devam etmek yerine onu dizginlemek için korkulukları uygulamaya daha fazla zaman harcaması gerektiğini bizzat söyledi.

SAM ALTMANIN DÜŞÜNCELERİ ZAMANLA DEĞİŞTİ: DİLEDİĞİ GİBİ DAVRANIYOR

Altman, eski çalışanın anlattığına göre, o zamanlar onunla aynı fikirdeymiş gibi görünüyordu, ancak zamanla bu sadece sözde bir hizmet gibi geldi.

Bıkan Kokotajlo, Nisan ayında firmadan ayrıldı ve ekibine gönderdiği bir e-postada, OpenAI’nin insan seviyesine yakın yapay zeka oluşturmaya çalışırken “sorumlu davranacağına dair güvenini kaybettiğini” söyledi.

“DÜNYA HAZIR DEĞİL, BİZ DE HAZIR DEĞİLİZ”

NYT ile paylaşılan e-postasında “Dünya hazır değil, biz de hazır değiliz” diyerek ekledi “Ve her şeye rağmen acele etmemizden ve eylemlerimizi rasyonalize etmemizden endişe duyuyorum.”

Şirket bu haberin yayınlanmasının ardından yaptığı açıklamada, “En yetenekli ve en güvenli yapay zeka sistemlerini sağlama konusundaki geçmişimizle gurur duyuyoruz ve riski ele alma konusundaki bilimsel yaklaşımımıza inanıyoruz” dedi.

“Bu teknolojinin önemi göz önüne alındığında titiz bir tartışmanın çok önemli olduğu konusunda hemfikiriz ve hükümetler, sivil toplum ve dünyanın dört bir yanındaki diğer topluluklarla iletişim kurmaya devam edeceğiz.”

ŞİRKET ISRARLA GÜVENSİZ BİR DURUMUN OLMADIĞINI BELİRTİYOR

Açıklamanın devamında, “Bu nedenle, çalışanlarımızın endişelerini dile getirmeleri için anonim bir dürüstlük hattı ve yönetim kurulu üyelerimiz ile şirketin güvenlik liderleri tarafından yönetilen bir Güvenlik ve Emniyet Komitesi de dahil olmak üzere yollarımız var” denildi.

KAYNAK: HABER7
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/itirafci-dunya-buna-hazir-degil-diyerek-uyardi-insanligi-yok-etme-riski-yuzde-70/feed/ 0
Tren raylarının güvenliği ondan sorulur: Demir yollarının çavuşu Banu Demirci https://www.foxtvhaber.com.tr/tren-raylarinin-guvenligi-ondan-sorulur-demir-yollarinin-cavusu-banu-demirci/ https://www.foxtvhaber.com.tr/tren-raylarinin-guvenligi-ondan-sorulur-demir-yollarinin-cavusu-banu-demirci/#respond Fri, 07 Jun 2024 02:24:30 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=11919 Ankara’da evli ve bir çocuk annesi Banu Demirci (35), 2022 yılında TCDD Ankara Marşandiz Demiryolu Bakım Müdürlüğü’nde göreve başladı. Ankara’daki tek kadın yol bakım çavuşu olan Demirci, kendi sorumluluk alanında rayları her gün kontrol ederek, arızaları tespit edip, bakım yaptırıyor. Ekibinde yer alan erkek işçilerle birlikte tren seferlerinin güvenli yapılmasını sağlayan Demirci, 7/24 esasına göre çalıştıklarını ve yaz-kış, gece-gündüz demeden mesai arkadaşları ile birlikte güvenliği sağladıklarını söyledi.

‘HEDEFİM MÜDÜRLÜK’

Demir yollarının ataerkil bir yapıya sahip olduğunu ve işe ilk başladığında bazı zorluklar yaşadığını söyleyen Demirci, “Biz işe ilk başladığımızda tabii ki ister istemez deneyimli demir yolu ustaları, ‘Bu kız çocuklarının sahada ne işleri var?’ gibi ithamlarda bulunuyorlardı. Tabii ki biz onların bu önyargılarını da anlıyoruz. İlk kez böyle bir durumla karşılaşıyorlar. Biz onlara kadınların da bu işi yapabileceğini hatta daha da iyi yapabileceğini göstermiş olduk. Şu anda da birlik, beraberlik içerisinde takım olarak çalışıyoruz. Bundan sonraki süreçlerde de ilerlemek istiyorum. İlk hedefim sürveyanlık, daha sonraki hedefim kısım şefliği ve son hedefim ise demiryolu bakım müdürlüğü” ifadelerini kullandı.

‘AMACIMIZ GÜVENLİ ULAŞIM’

Önceliklerinin ‘güvenli bir ulaşım’ olduğunu vurgulayan Demirci, “Biz şu an operatörlerimizle birlikte 8 kişilik bir ekipten oluşuyoruz. Marşandiz bir manevra sahası ve bu yüzden Ankara’ya gelen bütün trenler Marşandiz’e girer ve burada bakımları yapılır. O nedenle oldukça yoğun bir yer. Bakım çalışmaları da fazlasıyla yoğun. Biz, demir yolunun mutfağındaki kısımız. Bizim önceliğimiz güvenli ulaşım. Güvenli ulaşımın sağlanabilmesi adına da koruyucu, önleyici ve acil durum dediğimiz müdahalelerimiz var ve elbette acil durum yaşanmadan önce koruyucu ve önleyici bakımlarımızla bunların önüne geçmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

‘BU MEŞALENİN NEFERİ OLMAKTAN GURUR DUYUYORUM’

Demir yolu çalışanı olmanın bir kültür olduğunu dile getiren Demirci, “Demir yolu çalışanı olmak bir gönül işi, sevmeden yapamazsınız. Ailemde hiç demir yolu çalışanı bulunmuyor. Daha önce bana ‘demiryolcu olmak’ deyimini sorsaydınız bunun anlamını bilemezdim. Fakat sistemin içerisine girince bunun bir kültür olduğunu öğrendim ve ister istemez bu işe kalben de bağlanıyorsunuz. Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi, ‘Demir yolları bir ülkeyi uygarlık ve refah ışıkları ile aydınlatan kutsal bir meşaledir.’ Ben de bu meşalenin neferi olmaktan gurur duyuyorum” dedi.

Demirci, ‘yol bakım çavuşu’ isiminin nereden geldiğini ilişkin de, “TCDD’nin ilk genel müdürü Behiç Erkin, askeri kökenli olduğu için bu gibi jargonların hakim olduğu bir yapı vardı. ‘Çavuşluk’ kavramı da buradan geliyor. Bizler yol birimi olarak ustalarımız ve işçilerimizle birlikte sahada yol bakımını yaparken yolların genel güvenliği ve genel kontrolünden sorumlu olduğumuz için tıpkı askeriyedeki çavuşlarla benzer bir nitelik taşıdığı için bu ismi almış fakat yeni literatürdeki ismi ‘hat bakım onarım memuru’ oldu” diye konuştu. 

KAYNAK: DHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/tren-raylarinin-guvenligi-ondan-sorulur-demir-yollarinin-cavusu-banu-demirci/feed/ 0
İSO sempozyumunda iş sağlığı ve güvenliği ile sanayide afet yönetimi ele alındı https://www.foxtvhaber.com.tr/iso-sempozyumunda-is-sagligi-ve-guvenligi-ile-sanayide-afet-yonetimi-ele-alindi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/iso-sempozyumunda-is-sagligi-ve-guvenligi-ile-sanayide-afet-yonetimi-ele-alindi/#respond Tue, 07 May 2024 09:00:42 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=10208 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı desteği ile İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından Messe Düsseldorf’la ortaklaşa düzenlenen 5. Türk İş Sağlığı Güvenliği Fuarı sona erdi.

Bu yıl 5’incisi düzenlenen Türk İş Sağlığı Güvenliği Fuarı ile aynı zamanda organizasyonu İstanbul Sanayi Odası tarafından yapılan İş Sağlığı ve Güvenliği Sempozyumu da gerçekleştirildi.

Açılış konuşmalarını; Messe Düsseldorf Yönetici Müdürü Petra Cullman, İSO Meclis Başkan Yardımcısı Sadık Ayhan Saruhan ve İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü Genel Müdürü Yardımcısı Eylül Aydın Kutlu yaptı. İstanbul Kongre Merkezi’nde yapılan sempozyumda 54 konuşmacı yer alırken, iş sağlığı ve güvenliği ile sanayide afet yönetimi konuları ele alındı. 

İSO OLARAK KATKI SAĞLAMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Çağdaş ve güvenli üretim ortamlarını iş gücüne kazandırmanın İstanbul Sanayi Odası olarak önemle üzerinde durdukları konulardan biri olduğunu kaydeden Sadık Ayhan Saruhan, bir işletmenin sadece kapı, duvar, pencere ve çatıdan, içerdeki makinelerden, ham maddeden oluşmadığını dile getirdi. Sadık Ayhan Saruhan, “O işletmenin en temel direği çalışanlarıdır. Bugün Türkiye’nin hatırı sayılır bir sanayi ülkesi olmasından söz edebiliyorsak… Ülkemiz uzun yıllara dayanan önemli tecrübe ve birikimleriyle yaklaşık 255 milyar dolar sanayi ihracatına ulaşabildiyse bunda o işletmelerin en temel direği olan çalışanlarımızın emeği ve yarattıkları değer çok büyüktür.

Çalışandan kaynaklanan bu üretim gücünün değerini çok iyi bilmeliyiz. Bu nedenledir ki hiçbirimizin, iş sağlığı ve güvenliği konusunu hiç ama hiç hafife alma lüksü yok. Bu nedenle üretim süreçleri başta olmak üzere tüm iş süreçlerinin olmazsa olmaz bileşeni olan çalışanlarımızın sağlığını korumak, onlar için sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamı oluşturmak hepimizin sorumluluğudur. İSO olarak bu konudaki sorumluluğumuzun farkındayız ve bu alanda tüm gücümüzle var olmaya kararlıyız. Bu konuda farkındalık yaratacak projeler ve etkinliklerle ülkemiz iş sağlığı ve güvenliği süreçlerinin iyileştirilmesine katkı sağlamaya devam edeceğiz.” diye konuştu. 

ÖNCELİĞİMİZ İNSANA YARAŞIR ÇALIŞMA ORTAMI SAĞLAMAK 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın iş yerlerinde daha sağlıklı ve güvenli çalışma koşullarının tesis edilmesine yönelik ihtiyaç duyulan mevzuatsal düzenlemeler ve sahada yürütülen rehberlik faaliyetleriyle, iş sağlığı ve güvenliği bilincinin oluşturulmasına yönelik toplumun tüm katmanlarına fayda sağlayan projeler yürüttüğünü ifade eden Eylül Aydın Kutlu, “İş sağlığı ve güvenliği kültürünün ülke çapında geliştirilmesine yönelik çalışmalarımızı her yıl yeni hedeflerle artırarak en uygun seviyeye çıkarma noktasında kararlıyız. Önceliğimiz insana yaraşır iş ve çalışma ortamlarını sağlamak. Bu amaçla atılan en büyük adım şüphesiz ki 2012 yılında Cumhurbaşkanımızın desteğiyle müstakil bir kanun olarak yayımlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’dur.

Beraberinde alt düzenlemelerle Türkiye’nin iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı, uluslararası normlarla uyumlu hale getirilmiştir. Bununla birlikte İş Sağlığı ve Güvenliği bakımından toplumsal bir kültür dönüşümünü gerekli kılan tüm adımları birebir atmaya devam ettiğimizi de belirtmek isterim. Bu temennilere ulaşma yolunda gösterilen gayretleri desteklemek, bunların önünü açmak, bu paylaşım platformlarının daha çok kitlelere ulaşmasını sağlamak bizlerin görevidir.” ifadelerini kullandı. 

İşyerlerinin çalışanlarıyla güvenli bir şekilde üretime hizmet ederken, çalışma hayatının sadece istihdam, işgücü ve sosyal güvenlik gibi temel faktörlerden ibaret olmadığını belirten Eylül Aydın Kutlu, bu temelin asıl vazgeçilmezinin güvenli ve sağlıklı çalışma ortamlarında iş yaşamına katılan mutlu bireyler olduğunu söyledi.

Eylül Aydın Kutlu, iş sağlığı ve güvenliği alanındaki çabaların ulusal ve uluslararası düzeyde iş birlikleriyle desteklenmesinin daha sağlıklı çalışanlara, daha güvenli işletmelere ulaşılmasını beraberinde getireceğini kaydetti.

KAYNAK: HABER7
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/iso-sempozyumunda-is-sagligi-ve-guvenligi-ile-sanayide-afet-yonetimi-ele-alindi/feed/ 0
Türk mühendisler geliştirdi! Görenlerin ilgisini çekiyor… https://www.foxtvhaber.com.tr/turk-muhendisler-gelistirdi-gorenlerin-ilgisini-cekiyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/turk-muhendisler-gelistirdi-gorenlerin-ilgisini-cekiyor/#respond Tue, 05 Mar 2024 21:00:09 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=5634 Türk mühendislerinin geliştirdiği geniş alan ağ altyapılarını daha güvenli, kolay yönetilebilir ve düşük maliyetli hale getiren milli ağ çözümü, yapay zekayla kazanacağı yeteneklere global pazardaki iddiasını büyütecek.

ULAK Haberleşme AŞ, İspanya’nın Barselona kentindeki Mobil Dünya Kongresi’nde (Mobile World Congress-MWC 2024) son dönemde geliştirdiği milli teknoloji çözümlerini tanıttı.

Bu çözümlerden geniş alan ağ altyapılarını daha güvenli, kolay yönetilebilir ve düşük maliyetli hale getirmek için yazılım tanımlı yaklaşımla geliştirilen Türkiye’nin ilk ve tek milli ağ çözümü uMAYA SD-WAN fuarda ilgi gören ürünler arasında yer aldı.

uMAYA SD-WAN; merkezi yönetim, ağ soyutlama, ağ otomasyonu, artırılmış siber güvenlik gibi son kullanıcıyı doğrudan etkileyen fonksiyonları barındıran yenilikçi bir çözüm olarak ilk ticari satışının yapıldığı 2019’dan bu yana birçok kurum ve kuruluşun kullanımına sunuldu.

ULAK Haberleşme AŞ Sistem Mühendisliği Müdürü Ali Akçay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, fuar kapsamında yerli ve yabancı pek çok kullanıcıya, müşteriye ürünü tanıtma fırsatı bulduklarını söyledi.

Ürünün Türkiye’de pek çok kurum tarafından geniş alan ağ altyapılarında kullanılan bir yönetim ve siber güvenlik çözümü sunduğunu vurgulayan Akçay, bu ürün sayesinde kurumların geniş ağ altyapılarındaki lokasyonlarla, merkezde ya da bulut üzerindeki servislerle güvenli ve kesintisiz şekilde iletişimlerini sağlayabildiklerini belirtti.

uMAYA SD-WAN’ın yaklaşık 5 yıldır Türkiye’de ve dünyanın farklı noktalarında bir ağ çözüm olarak sunduklarına işaret eden Akçay, MWC 2024’te de hem ürünü tanıttıklarını hem de rakiplerin, global üreticilerin bu alanda yaptığı çalışmaları incelediklerini ifade etti. Akçay, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Geldiğimiz noktada ürünümüzün gerçekten global rakiplerle yakın düzeyde olduğunu, hatta belli noktalarda teknik olarak daha avantajlı özellikler sağladığını görebiliyoruz. Özellikle bu yıl fuarda yapay zekanın ve bulut tabanlı çözümlerin çok ön plana çıktığını gördük.

Biz de kendi ürünlerimizle bu teknolojileri uzun zamandır geliştirmeye ve yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Bu alanda yaptığımız çalışmalar fuarda gördüğümüz kadarıyla gerçekten doğru zamanda, doğru hedefe doğru atılmış adımlar. Özellikle yapay zekanın siber güvenlik ve ağ üretimi fonksiyonlarında çok aktif bir rol aldığını bu fuarda da görmüş olduk.

Biz de SD-WAN ürünümüzle bu özellikleri yakın zamanda kullanıcılarımıza anons ediyor olacağız. Amacımız ülkemizde dünya çapında bir teknoloji ürünü çıkarmak. ULAK Haberleşme olarak çıkardığımız ürünün siber güvenlik ve ağ yönetimi anlamında çok daha üst seviye özellikler sağlayabilmesini, bu ürünün farklı klasmanlarda global rakiplerde rekabet etmesini istiyoruz amaçlıyoruz.

Bu alanda ürün geliştirmek, ürün yaygınlaştırmak çok kolay değil. O yüzden öncelikle ülkemizdeki kurumların bu ürünleri kullanması, gelişme destek vermesi ve daha sonra da yurt dışındaki müşterilere bu ürünü sunmamız bizim için ilk etapta önemli motivasyonlardan bir tanesi.”

YAPAY ZEKA İLE YENİ YETENEKLER GELİYOR

Ali Akçay, siber güvenliğin her geçen gün farklılaşan, farklı boyutlar kazanan bir konu olduğunu söyledi.

Her geçen gün farklı siber güvenlik tehditleri, atak yöntemleri, güvenlik açıkları, zafiyetler ortaya çıktığını ve çok hızlı şekilde bu güvelik açıklarına cevap verilmesi gerektiğini vurgulayan Akçay, yapay zeka tabanlı yöntemlerin bunlar karşısında hayat kurtarıcı olduğunu ifade etti. Akçay, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Özellikle davranış temelli algılama yani gelen trafikte kullanıcının davranışlarından bunun bir saldırı mı yoksa normal bir tepki olduğunu algılamak için özellikle yapay zeka tabanlı siber güvenlik komisyonları çok fazla üzerinde durulan bir konu.

Biz de açıkçası ULAK Haberleşme olarak SD-WAN ürünümüzde yapay zekayı özellikle siber güvenlik katmanında yoğun olarak kullanmayı hedefliyoruz.

Burada amaç otonom yani dışa bağımlı olmayan bir siber güvenlik katmanı sağlayarak güvenlik risklerini, buradaki insan hatasını, konfigürasyon ve izleme kaynaklı hataları ortadan kaldırmak olacak.”

UÇTAN UCA GÜVENLİ HABERLEŞME

SD-WAN’ın geniş alan ağ altyapısında şubeler, bölgeler ve merkezlerde olmak üzere farklı noktalarda kullanıcıların olduğu ya da sistemlerin bulunduğu lokasyonlar arasındaki trafiği yönetmek için kullanıldığını söyleyen Akçay, özellikle geniş alan ağ üzerinden erişilen veri merkezi ya da servislerin, bulut servislerinin erişim güvenliğinin sağlanmasında SD-WAN’ın uç noktadan merkeze kadar olan tüm trafiği güvenli hale getirdiğini belirtti.

Ürünün kriptolama, diğer güvenlik fonksiyonlarıyla trafiği izleme ya da anomalileri reddetme gibi özellikleri sayesinde uçtan uca bir siber güvenlik sağladığına işaret eden Akçay, aynı zamanda farklı şebekeleri bir arada kullanarak kesintisiz hizmet erişimi sağladığını dile getirdi.

Akçay, “Burada farklı taşıyıcı şebekeleri aynı anda kullanabiliyoruz. Radyo şebekeleri, fiber altyapılar ya da geniş bant internet altyapıları bu ürün sayesinde güvenli şekilde erişim altyapısı olarak kullanılabiliyor. Buradaki tüm yönetim merkezi bir kontrol katmanı tarafından gerçekleştiriliyor. Uyguladığınız trafik yönetim ve siber güvenlik politikaları bu katman üzerinden çok kolay şekilde tek noktadan yönetilebilmesine imkan sağlıyor.” dedi.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/turk-muhendisler-gelistirdi-gorenlerin-ilgisini-cekiyor/feed/ 0
Bakan Uraloğlu’ndan ailelere çağrı: Çocuklarınızı internette yalnız bırakmayın https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-uraloglundan-ailelere-cagri-cocuklarinizi-internette-yalniz-birakmayin/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-uraloglundan-ailelere-cagri-cocuklarinizi-internette-yalniz-birakmayin/#respond Tue, 13 Feb 2024 21:36:15 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3719 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunca bilinçli ve güvenli internet kullanımı konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla  ‘Hep birlikte daha iyi bir internete’ temasıyla düzenlenen ‘Güvenli İnternet Günü’ etkinliğinde konuştu.

Bilginin doğru kaynaklardan güvenilir bir şekilde iletilmesinin tarih boyunca her devletin ve toplumun gündeminde olduğunu ifade eden Uraloğlu, “Bilgiye erişim konusunda sıkıntı çekilmeyen bir çağda yaşadığımız için çok şanslıyız fakat insanlık tarihinde hiç olmadığı kadar manipülasyona ve dezenformasyona açık hale geldik. Bilgi güvenliğimiz tehdit altındadır.” dedi. Uraloğlu, bilgi felsefesinin temel problemi olan ‘bilginin kaynağı nedir? sorusunun özellikle internet çağında hala geçerliliğini koruduğunu söyledi.

Yarım asrı aşkın bir tarihi bulunan internetin, özellikle son 25 yıl içerisinde alışkanlıkları, zorunlulukları değiştirdiğini ve dönüştürdüğünü ifade eden Uraloğlu, “Bugün hayatımızın baş rolünde internet bağlantısı bulunan mobil cihazlar bulunuyor. Bu sayede temel bilimlerin referans kaynaklarına, külliyatlar dolusu bilgiye bir tıkla ulaşabiliyoruz fakat ulaşılan her bilginin doğru olmadığı da şüphe götürmez bir gerçektir. Bireysel kullanıcılar açısından riskleri ve tehditleri bünyesinde barındıran bu yeni dönem, kamunun 7 gün 24 saat kesintisiz hizmet verebildiği sistemlerle hayatımıza değer kattı.” diye konuştu. 

Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi’nin koordinasyonunda yürütülen, Türksat tarafından geliştirilen ve yönetilen e-Devlet kapısının dünyada örnek gösterilen dijital kamu hizmetleri arasına girdiğinin altını çizdi. E-Ticaret sayesinde artık alışverişin internet siteleri üzerinden gerçekleştirildiğini, bankacılık faaliyetleri için bankalara giderek saatlerce sıra beklenilmediğini, faturaların internetten ödendiğini, para havalesi gibi işlemlerin de saniyeler içerisinde gerçekleştirildiğini ifade eden Uraloğlu, internetin ihtiyaç dolduğunda bir yol ve bir araç olmaktan çıktığını söyledi. 

ANNE VE BABALAR ÇOCUKLARINIZI DİJİTAL ALEMİN KÖTÜLÜKLERİNDEN UZAK TUTUN

Uraloğlu, internetin yeni bir kültürel mekan, gerçeklik, özgürlük alanı ve ekonomik bir pazar olarak ortaya çıkmasının, küresel değerlerin, alışkanlıkların hızlı bir şekilde değişmesini de sağladığına işaret etti. Zamanının büyük kısmını internette geçiren gençlerin ‘değerlerini’ artık sadece ailesi ya da çevresindeki insanların belirlemediğini dile getiren Uraloğlu, “Sosyal medya ağları aracılığıyla internet kültürü belirliyor. Örf ve adetlerimiz internet ortamında farklı yorumlanabiliyor, insani değerler de bu mekanda farklılık gösteriyor. Bu nedenle bir ebeveynin, kendi çocuğunun evin dışında, nerede, kiminle olduğunu bilmesi gerekiyorsa; dijital dünyada da çocukların kontrolsüz bir şekilde bırakılması, oldukça tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Tüm anne babalara sesleniyorum; lütfen çocuklarımızı, gençlerimizi başıboş ve uçsuz bucaksız bir ortam olan internet dünyasında yalnız bırakmayın. Çok farklı koruma ve güvenlik yöntemleriyle onları dijital alemin kötülüklerinden uzak tutun.” şeklinde konuştu. 

GÜNLÜK İNTERNET KULLANIM SÜRESİ TÜRKİYE’DE 6 SAAT 57 DAKİKA

 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, interneti güvenli bir şekilde kullanmanın yollarını öğrenmenin ve uygulamanın herkesin sorumluluğunda olduğunu belirterek, “Günlük internet kullanım süresi dünyada 6 saat 40 dakika iken ülkemizde bu rakam 6 Saat 57 dakika yani yaklaşık 7 saat. Sosyal medya kullanım süresi ise Dünyada 2 saat 23 dakika iken ülkemizde 2 Saat 44 dakika, yani yaklaşık 3 saati Buluyor. Dolayısıyla bu alan asla boş bırakılmaması ve son derece ciddiyetle ele alınması gereken bir konu. Biz de bu kapsamda Bakanlık olarak ‘Güvenli İnternet Günü’ vesilesiyle, vatandaşlarımızı dijital dünyada güvende tutmanın yolları konusunda bilinçlendirmek istiyoruz.” dedi. Dijital platformlarda karşılaşılan en büyük sorunlardan birisi hiç şüphesiz bilgi kirliliği olduğunu ifade eden Uraloğlu, yalan ile gerçeğin iç içe geçtiği dijital ortamlarda interneti ve sosyal medya platformlarını bilinçli bir şekilde kullanmanın ve dijital okuryazarlık becerilerini geliştirmenin önemine işaret etti. Uraloğlu, siber zorbalık, çocukların çevrim içi istismarı, sosyal medya ve oyun bağımlılığı başta olmak üzere, pek çok dijital riskin bugün dijital bir dünyanın içinde doğan çocukları ve gençleri tehdit eden bir boyuta geldiğini belirterek, bu tehditlere karşı da 2016’da BTK bünyesinde güvenli internet merkezinin kurulduğunu hatırlattı. 

GÜVENLİ İNTERNET UYGULAMASINI KULLANAN ABONELERİN YÜZDE 99’U AİLE PROFİLİNDE BULUNUYOR

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumumuza güvenli internet kapsamında; çocukların ve gençlerin internetin risklerine karşı güvende olmalarını sağlamak için çalışmalar yapma görevlerini verdiklerini anlatan Uraloğlu, güvenli internet merkezinde 2023 yılında gerçekleştirilen 167 eğitim ve seminer ile yaklaşık 26 bin kişiye ‘İnternetin Bilinçli ve Güvenli Kullanımı’ eğitimi verildiğini söyledi. Uraloğlu, son beş yılda 824 eğitim ve seminer ile toplam 116 bin kişiye ulaşıldığını belirterek, ‘İnternet Yardım Merkezi’ ile internetin bilinçli, güvenli ve etkin kullanımı kapsamında kullanıcıların İnternet ortamlarında yaşadıkları sorunlara, çözüm önerileri sunduklarını dile getirdi. ‘ALO 141 İnternet Bilgi Destek Hattı’ ile de dijital ortamlarda yaşanan sorunları, hızlı ve alternatif bir yoldan çözüme kavuşturduklarını ifade eden Uraloğlu, geçen yıl 70 binden fazla çağrıya cevap verildiğini bildirdi.

Bakan Uraloğlu, kendisinin de ALO 141 İnternet Bilgi Destek Hattını arayarak  bilgi aldığını söyledi. 2017 yılında hayata geçirilen Güvenli Mobil İnternet Tırı, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından deprem bölgelerine gitti ve bu sayede Adıyaman ve Hatay illerindeki çadır kentlerde 7-13 yaş arası yaklaşık 2 bin 500 öğrenciye ‘Robotik Kodlama Eğitimi’ verdiğini aktaran Uraloğlu, bu eğitimler sayesinde çocukların o zor günlerde, yaşadıklarını bir nebze de olsa unutarak, eğlenceli vakit geçirme ve eğitim alma imkanı da bulduklarını söyledi. Uraloğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun tamamen ücretsiz olan güvenli internet hizmetinden gönüllü yararlanan yaklaşık 40 milyon abonemiz bulunduğunu belirterek, “Güvenli internet hizmetinde çocuk ve aile profili olmak üzere iki profil bulunuyor ve abonelerimizin yüzde 99’u da aile profilinde bulunuyor. Bu sayının hayata geçirdiğimiz farkındalık çalışmalarıyla artacağına da canı gönülden inanıyorum. Bütün vatandaşlarımıza, her yönüyle temiz ve güvenli bir dijital dünya sunmayı en önemli hedeflerimizden birisi olarak görüyoruz ve bu hedefe ulaşabilmek için her türlü çalışmayı yapmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

SİBER GÜVENLİĞİMİZİ ‘YERLİ VE MİLLİ’ UYGULAMALARLA SAĞLIYORUZ

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, dijital dönüşümün getirdiği fırsatlar ve zorluklarla birlikte siber güvenlik konusunun da büyük bir önem taşıdığına dikkati çekerek, Bakanlık olarak ülkemizin dijital alanda güvenliğini sağlamaya odaklandık. Dünya geneline baktığımızda her yıl 1 milyondan fazla siber saldırı gerçekleştiriliyor. Bu da neredeyse her 39 saniyede bir siber saldırı gerçekleştiği anlamına geliyor. 2023 yılında dünya genelinde 8 trilyon doların üzerinde siber suç maliyetinin olduğu tahmin ediliyor. Bu noktada siber güvenlik konusunda ulusal ve uluslararası düzeyde iş birlikleri kurarak, siber tehditlere karşı etkin bir mücadele yürütüyoruz.” diye konuştu. Uluslararası kuruluşlar, adli makamlar, araştırma merkezleri ve üniversiteler, özel sektör gibi paydaşlarla koordinasyon içerisinde hareket eden Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezinin aynı zamanda uluslararası planda Türkiye’nin temas noktası olma görevini de yerine getirdiğini ifade eden Uraloğlu, “Tamamen yerli ve milli olarak geliştirdiğimiz ‘Avcı, Azad, Kasırga, Atmaca ve Kule’ gibi uygulamalarımız ile ülkemizin siber güvenliğini sağlıyoruz. Ulusal siber olaylara müdahale merkezimiz tarafından bugüne kadar yerli yazılımlarımız ile engellenen 314 binden fazla zararlı bağlantıyı şayet engelleyememiş olsaydık, vatandaşlarımız sadece geçtiğimiz hafta içinde 66 milyona yakın zararlı isteğin hedefi haline gelecekti.” ifadelerini kullandı.

 İNTERNETTE ÇOCUKLARIMIZI ETKİLEYEN YENİ BİR TEHLİKE ‘KELEBEK KUSURU’ 

Bakan Uraloğlu, çocukların ve gençlerin, teknoloji ve dijital medya ortamlarının etkisi ile çeşitli dijital sağlık sorunları ile karşı karşıya geldiklerine dikkati çekerek, şu değerlendirmelerde bulundu: “Dijital ortamlarda, dağınık, mantıksal bir bütünlüğü olmayan ve birbirinden kopuk bilgi ve içerikler, çocuklarımızda ‘yeni bir dikkat eksikliği’ sorununa yol açıyor. Tıpkı bir kelebek gibi, bir bilgiden diğer bilgiye, bir bağlantıdan diğer bağlantıya gidiyor, asıl edinmeleri gereken bilgi üzerinde odaklanamadan, derinleşemeden ve dolayısıyla öğrenme sürecini tamamlayamadan zihinlerini bütünlüğü olmayan bilgi kırıntılarıyla dolduruyorlar. Kelebeğin ömrünün kısa olması gibi, hızla ve dağınık bir şekilde edinilen bilgiler de zihinde kalıcı hale gelemeden havada kalıyor. ‘Kelebek kusuru’ olarak adlandırılan bu durum, tıpkı fast food tarzı beslenme gibi, faydadan çok zarar getiriyor. Güvenli İnternet Günü, interneti daha güvenli ve sağlıklı kullanmak için farkındalık oluşturacağımız bir fırsattır. Bugünü bir başlangıç olarak görmeli ve güvenli internet kullanımı konusunda çaba göstermeliyiz. Birlikte hareket ederek, internetin sunduğu olanaklardan en iyi şekilde faydalanabilir ve güvenli bir dijital gelecek inşa edebiliriz. “Konuşmasında internet hakkında kızıyla arasında geçen bir diyaloğu anlatan Bakan Uraloğlu, “Kızımla işim gereği siyaset konuşuyoruz bana sorular soruyor ama o cevapları hep internetten öğreniyor ben diyorum ki o öyle değil aslında o yüzden mutlaka sorgulayalım karşımıza çıkan bilgiyi direk kabul etmeyelim.” dedi.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-uraloglundan-ailelere-cagri-cocuklarinizi-internette-yalniz-birakmayin/feed/ 0
Son dakika: Pakis’tan duyurdu, İran’a misilleme saldırısı! Tahran’dan ilk açıklama… https://www.foxtvhaber.com.tr/son-dakika-pakistan-duyurdu-irana-misilleme-saldirisi-tahrandan-ilk-aciklama/ https://www.foxtvhaber.com.tr/son-dakika-pakistan-duyurdu-irana-misilleme-saldirisi-tahrandan-ilk-aciklama/#respond Thu, 18 Jan 2024 06:12:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=2470
  • Pakistan Dışişleri Bakanlığı, İran’ın Sistan-Beluçistan eyaletinde teröristlerin saklandıkları yerlere yönelik hassas askeri saldırılar gerçekleştirdiğini açıkladı.
     
  • Açıklamada, Pakistan’ın İran’da Pakistan kökenli teröristlerin kontrolsüz alanlarda güvenli sığınaklar ve barınaklar bulduğu endişelerini sürekli olarak paylaştığı ve somut kanıtlar sunduğu belirtildi.
     
  • Pakistan bugünkü eylemin tek amacı “Pakistan’ın kendi güvenliği ve ulusal çıkarlarıdır. Bu çıkarlar her şeyden önemlidir ve asla tehlikeye atılamaz” dedi.
  • Son dakika haberi… Pakistan Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, İran’ın Sistan-Beluçistan eyaletinde “teröristlerin saklandıkları yerlere” yönelik bir dizi hassas askeri saldırı gerçekleştirildiği belirtilerek, istihbarata dayalı operasyon sırasında çok sayıda “teröristin” öldürüldüğü aktarıldı.

    Açıklamada, son birkaç yıldır İran ile yürütülen temaslarda İslamabad’ın, Tahran yönetimine Pakistan kökenli teröristlerin İran’daki kontrolsüz alanlarda sahip oldukları güvenli sığınaklar ve barınaklarla ilgili ciddi endişelerini sürekli paylaştığına işaret edildi.

    Pakistan’ın bu teröristlerin varlığına ve faaliyetlerine ilişkin somut kanıtlar içeren çok sayıda dosyayı da İran ile paylaştığına dikkatin çekildiği açıklamada, uluslararası toplumun sorumlu bir üyesi olarak Pakistan’ın üye devletlerin toprak bütünlüğü ve egemenliği de dahil olmak üzere Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin ilke ve amaçlarını desteklediği vurgulandı.

    Açıklamada, Pakistan’ın uluslararası hukuk çerçevesindeki meşru haklarını kullandığı, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne herhangi bir bahane ya da koşul altında meydan okunmasına asla izin vermeyeceği belirtildi.

    Pakistan’ın bu eyleminin, ülkenin ulusal güvenliğini tüm tehditlere karşı koruma ve savunma konusundaki sarsılmaz kararlılığının bir göstergesi olduğu aktarılan açıklamada, bu son derece karmaşık operasyonun başarıyla yürütülmesinin Pakistan ordusunun profesyonelliğinin de bir kanıtı olduğu vurgulandı.

    Açıklamada, Pakistan’ın kutsal ve dokunulmaz olan halkının emniyet ve güvenliğini korumak için gerekli tüm adımları atmaya devam edeceği kaydedilerek, “Pakistan, İran İslam Cumhuriyeti’nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne tam saygı duyuyor. Bugünkü eylemin tek amacı Pakistan’ın kendi güvenliği ve ulusal çıkarlarıdır. Bu çıkarlar her şeyden önemlidir ve asla tehlikeye atılamaz.” ifadelerine yer verildi.

    İran’ın kardeş bir ülke olduğu ve Pakistan halkının İran halkına büyük saygı ve sevgi duyduğu anlatılan açıklamada, İslamabad’ın terör tehdidi de dahil olmak üzere ortak sınamalar karşısında her zaman diyalog ve işbirliğini vurguladığı, ortak çözümler bulmak için çaba sarf etmeye devam edeceği belirtildi.

    İRAN’DAN İLK AÇIKLAMA

    İran tarafından saldırılara ilişkin yapılan ilk açıklamada 3 çocuk, 4 kadının hayatını kaybettiğini açıkladı.

    İRAN’IN PAKİSTAN’IN BELUCİSTAN EYALETİNDE ÖRGÜT KAMPLARINI HEDEF ALMASI

    İran’ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı, dün Ceyşu’l Adl örgütünün Pakistan’daki kamplarının füze ve insansız hava araçlarıyla hedef alındığını duyurmuştu.

    Pakistan Dışişleri Bakanlığı, İran’ın, 16 Ocak’ta sınırdaki Belucistan eyaletinin Panjgur bölgesine hava saldırısı düzenlediğini ve saldırıda 2 çocuğun hayatını kaybettiğini, 3 kız çocuğunun yaralandığını açıklamıştı.

    Tahran Büyükelçisini geri çağırma kararı alan Pakistan, halen İran’ı ziyaret eden İran’ın İslamabad Büyükelçisinin de bir süre geri dönmeyebileceğini Tahran’a bildirmişti.

    CEYŞU’L ADL ÖRGÜTÜ

    İran’da terör örgütü kabul edilen “Ceyşu’l Adl”, “Sünni Beluç halkının haklarını savunduğunu” öne sürerek, ülkenin güneydoğusundaki Pakistan sınırında yer alan Sistan-Beluçistan eyaletinde zaman zaman İran’a karşı silahlı eylemler düzenliyor.

    KAYNAK: AA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/son-dakika-pakistan-duyurdu-irana-misilleme-saldirisi-tahrandan-ilk-aciklama/feed/ 0
    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: “Nerede bir terörist varsa hedefimiz orasıdır” https://www.foxtvhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-nerede-bir-terorist-varsa-hedefimiz-orasidir/ https://www.foxtvhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-nerede-bir-terorist-varsa-hedefimiz-orasidir/#respond Mon, 25 Dec 2023 23:24:03 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=1524 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM Genel Kurulu’nda 2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2022 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi görüşmelerine katıldı.

    BAŞ SAĞLIĞI VE GEÇMİŞ OLSUN DİLEKLERİ

    Burada konuşan Yılmaz, terörün demokrasinin, kalkınmanın düşmanı olduğunu belirterek, “Bazı arkadaşlarımız değindiler ‘devlet’ dediğimiz kavram ‘meşru cebir tekelini elinde bulunduran bir insan topluluğu’ olarak tarif edilir. Siyasetteki tarifi budur. Her kim ki terör adı altında, mafya adı altında, çete adı altında, hangi isimle olursa olsun hukuktan kaynağını almayan, meşru olmayan bir şekilde şiddeti, terörü kullanıyorsa hiçbir şekilde hukukla, demokrasiyle bunların bağdaştırılması mümkün değildir. Dolayısıyla bütün bu değerler çerçevesinde PKK, DEAŞ, FETÖ ve diğer tüm terör örgütlerini lanetliyorum. Bu vesileyle bir kez daha aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyor, kederli ailelerine ve milletimize başsağlığı ve sabırlar temenni ediyorum. 22 ve 23 Aralık’ta maalesef 12 kahramanımız şehit oldu, yine 13 Mehmetçiğimiz yaralandı. 22 Aralık günü Pençe bölgelerinin güneydoğusunda çok önemli bir noktada olan Sur Tepe üs bölgemize bölücü terör örgütü unsurları tarafından sızma girişiminde bulunuldu. Çıkan çatışmada 6 kahraman silah arkadaşımız maalesef şehit oldu, 7 arkadaşımız da yaralandı. Şehitlerimiz yarın öğlen namazını müteakip ebedî istirahatgâhlarına defnedileceklerdir. 23 Aralık günü Pençe Harekât bölgesi güneybatısında kritik noktada bulunan 1740 ve 1754 rakamlı tepe üs bölgemize bölücü terör örgütü üyeleri tarafından sızma girişimi oldu, 6 kahraman Mehmetçiğimiz şehit oldu, 6 Mehmetçiğimiz yaralandı” dedi.

    “GİRİLEMEZ DENİLEN BÖLGELERE GİREREK TERÖR KAMPLARINI YERLE BİR ETTİK”

    “Türkiye’nin o bölgelerde ne işi var?” söylemlerine şahit olduklarını ifade eden Yılmaz, “Bunu daha iyi anlayabilmek için sizi bölücü terör örgütünün Suriye’de, Irak’ta, kısaca bölgede yaşanan iktidar boşluğundan faydalanarak saldırılarını artırdığı 2015 yılına geri götürmek isterim. Hatırlanacağı üzere 2015’ten itibaren yurt içinde çok çeşitli illerimizde ‘çukur hadisesi’ dediğimiz hadiseler yaşandı, PKK/KCK-YPG terör örgütü saldırılarına muhatap kaldık. Yine bu dönemde hükümranlık yeteneğinden yoksun Irak ve Suriye sınırlarının kontrolden uzak olması nedeniyle oluşan hassasiyet, terör örgütü PKK-PYD/YPG ve onun destekçileri tarafından tam anlamıyla istismar edilmeye başlanmıştı. Bu açıdan baktığımızda işte tam da yanı başımızda teröristlerin böyle yuvalanması karşısında seyirci kalamazdık. O günlerdeki saldırılarla ilgili ve kayıplarımızla ilgili birçok istatistik var, rakam var ama zaman açısından girmek istemiyorum. Hafızamızı bir yoklarsak o günlerde neler yaşadığımızı hep birlikte hatırlarız. Sınırlarımızın ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak, yapılan hainliklere bedelini ödetmek, bölücülere gereken cevabı vermek için çok boyutlu bir güvenlik anlayışı benimsedik. Bu kapsamda 2016 yılından itibaren stratejik bir öngörüyle terörle mücadelede kapsamlı bir konsept değişikliğine gittik, sınırlarımızda güvenliği sağlama ve terörü kaynağında yok etme stratejisini uygulamaya başladık. Bölücü terör örgütünün sınırlarımız güneyinde bir terör koridoru oluşturma hedefini sırasıyla Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarını icra ederek engelledik. Kurgulanan tuzağı bozduk, oynanmaya çalışılan oyuna karşı biz kendi hamlelerimizi yaparak tarihi birtakım inisiyatifleri gerçekleştirdik. Irak’ın kuzeyinde de sınırlarımızın ve halkımızın güvenliğini sağlamak için icra edilen Pençe Harekâtlarıyla ‘Girilemez’ denilen bölgelere girerek terör kamplarını yerle bir ettik. Bu operasyonlarla terör örgütünün hareket kabiliyeti kısıtlandığı gibi Irak sınırımızın kontrolünü ve emniyetini tamamıyla sınır ötesinden sağladık. Dolayısıyla sınırlarımız içindeki huzuru, güveni pekiştirmiş olduk. Bölgedeki varlığımız, terör örgütünün varlığının yok edilmesi ve ülkemize bir daha tehdit oluşturmaması esasına dayalı olarak sürdürülmektedir. Teröristle mücadele harekâtlarımız uluslararası hukuka uygun, meşru müdafaa kapsamında komşularımızın egemenlik haklarına ve toprak bütünlüğüne saygılı olarak sadece terörist unsurlar hedef alınarak icra edildi ve edilmeye devam ediliyor” ifadelerini kullandı.

    “ACIMIZ, TERÖRLE MÜCADELEDE İRADEMİZİ VE KARARLILIĞIMIZI PERÇİNLEMEKTE”

    Yılmaz, hareket alanı kısıtlanan ve mağaralarda, sığınaklarda sıkışıp kalan terör örgütünün son iki gündeki saldırılarının Irak’ın kuzeyinde alan hâkimiyetini kaybedip nafile çırpındığının göstergesi olduğuna işaret ederek, “Bu saldırılar aynı zamanda teröristlerin üstlendikleri tüm bölgelerin kaybına karşı kendi taraftarlarına sözde bir mesaj verme gayretidir. Nitekim sözde elebaşlarının itiraflarıyla kendi aralarında ve yayın organlarındaki demeçlerinden örgüte katılım oranının azaldığı, firar sayısının arttığı, gelir kaynaklarının azaldığı ve başta erzak temini olmak üzere lojistik hususlarda sıkıntı yaşadıkları tespit edilmiştir. Tüm bunlar bu eli kanlı örgütün içinde olduğu gerçek durumu göstermektedir. Evet Irak’ın kuzeyinden son gelen haberler karşısında yüreklerimiz parçalandı ve büyük üzüntü yaşadık. Acımız, terörle mücadelede sarsılmaz irademizi ve kararlılığımızı perçinlemekte, daha da artırmaktadır. Bu saldırılar sonrası Irak ve Suriye kuzeyindeki terör yuvalarına karadan ve havadan yapılan operasyonlarla çok sayıda hedef vurulmuş, ilk belirlemelere göre 30 terörist etkisiz hâle getirilerek şehitlerimizin kanı yerde bırakılmamıştır. Son yıllarda yaptığımız harekâtlarla -burada birçok rakam var ama yine vaktim mi dikkate alarak bunları geçiyorum- kahraman güvenlik güçlerimiz karşısında aciz kalan teröristler için artık hiçbir yer güvenli değildir. Nerede bir terörist varsa hedefimiz orasıdır. Bu hainlerin her saldırı girişiminde daha ağır darbeler alacakları ve Mehmetçiğin kahredici yumruğunu başlarında görecekleri hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekildedir. Operasyonlarımız, teröristler kimden destek alırsa alsınlar artan bir şiddetle ve yoğun bir tempoda aralıksız devam edecektir. Bizim mücadelemiz sadece terörledir, teröristledir. Bölgedeki istikrarsızlığın en temel nedeni ve kaynağı olan, aslında birbirinden hiçbir farkı olmayan PKK, PYD, YPG, SDG gibi örgütlerledir” şeklinde konuştu.

    KAYNAK: İHA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-nerede-bir-terorist-varsa-hedefimiz-orasidir/feed/ 0