Diyarbakır Valiliği’nden yapılan açıklamada, “2014 yılında gerçekleşen ve ‘6-8 Ekim Olayları’ olarak bilinen süreçte vatandaşlarımızın ve kolluk görevlilerimizin can ve mal güvenliğine yönelik saldırıların da gerçekleştiği olayların dava duruşmasının Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 16.05.2024 tarihinde yapılacağı bilindiğinden daha önce ilimizde gerçekleşen vahim olayları tekrar gerçekleştirmek arzusunda olan terör örgütü sempatizanları, marjinal ve radikal gruplar tarafından bu olayları -sözde- protesto etmek amacıyla ilimiz genelinde yasa dışı eylem/etkinlikler gerçekleştirme çabası içinde olabilecekleri, bu eylem/etkinlikler nedeniyle kamu düzeni ve güvenliğinin tehlikeye düşebileceği ve toplumsal çatışma çıkarılmak istenebileceği değerlendirilmektedir.

Bahse konu eylem ve etkinliklerin ilimizde de yapılabileceği değerlendirildiğinde ‘kamu düzeni ve güvenliği bozulabileceğinden, can ve mal güvenliğinin, kişi dokunulmazlığının, tasarrufa müteallik emniyetin ve kamu esenliğinin sağlanması güçleşeceğinden’;
2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 17. ve 19. Maddeleri ile 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 11/A, B ve C Maddeleri gereğince (Jandarma bölgesi dâhil) il ve ilçe mülki sınırlarımız içerisinde, 16.05.2024 günü saat 18.45’ten 19.05.2024 günü saat 23.59’a kadar (4) gün süreyle YASAKLANMIŞTIR.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.” denildi.
MARDİN’DE DE GÖSTERİLERE 4 GÜN YASAK GELDİ
Mardin Valiliği, gösteri yürüyüşü, açık ve kapalı yer toplantıları ile her türlü protesto eyleminin 4 gün süreyle yasaklandığı duyurdu.
Valilikten yapılan açıklamada, saldırı olaylarının önüne geçmek, halkın can ve mal güvenliğini sağlamak, terör örgütlerinin planlarını bertaraf etmek ve bu bağlamda milli güvenliğin sağlanması, kamu düzeni ve genel sağlığın korunması amacıyla bazı kararlar alındığı kaydedildi.
Bu kapsamda bugün saat 18.00’den itibaren 20 Mayıs saat 18.00’e kadar Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu hükümlerine göre düzenlenecek gösteri yürüyüşü, açık hava ve kapalı yer toplantıları, basın açıklaması, oturma eylemi, dron çekimi faaliyetleri, anket yapılması, çadır ve stant kurulması, imza kampanyası düzenlenmesi, bildiri, broşür ve el ilanı dağıtılması ile her türlü protesto eyleminin yasaklandığı kaydedilen açıklamada, şu ifadeler yer aldı:
“Belirtilen tarihler arasında, ilçelerimizden veya çevre illerden bireysel veya toplu olarak veya ilimiz güzergahını kullanarak, her türlü kanuna aykırı eylem ve etkinliğe katılım sağlanmasının önlenmesi amacıyla, kanuna aykırı eylem ve etkinliklere katılması muhtemel şahıs, şahıslar, grup veya grupların 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 11. maddesinin (c) fıkrası hükümleri gereğince ilimiz ve ilçelerimize girişlerine, buralardan bireysel veya toplu olarak çıkışlarına ve bu kapsamda belirtilen yere geçişler için başka illerden gelerek ilimiz güzergahının kullanılmasına izin verilmemesi kararı alınmıştır.”
“Türkiye’nin verisini Türkiye’de tutuyoruz”
Veriyi sadece taşımanın yanı sıra aynı zamanda güvenliğini sağlamanın da çok önemli olduğunu vurgulayan Dr. Ali Taha Koç, şunları söyledi: “Dijital çağ, bir başka deyimle veri çağının içindeyiz. Bu çağın ham maddesi, kişisel ve kurumsal veriler. Bugün dünyanın en kıymetli ham maddesi olan veriyi elinde bulunduranlar, tüm dünya üzerinde etkili oluyor ve özellikle endüstriyel dönüşümde büyük rol oynuyor. Verinin yeni petrol olduğu günümüzde kurumların, bireylerin ve hatta ülkelerin bilgi varlıklarının güvenliğinin sağlanması odak noktamız olması lazım. Verilerimizin gizliliğini, bütünlüğünü, kullanılabilirliğini korumazsak veriye sahip olma avantajımızı kaybederiz. Biz Turkcell olarak bunu öngörerek yıllar içinde yaptığımız yatırımlarla Türkiye’nin verisini Türkiye’de tutacak veri merkezleri kurduk ve geliştirmeye de devam ediyoruz. Ülke geneline yayılmış stratejik lokasyonlarda 4 tanesi yeni nesil olmak üzere toplamda 8 veri merkezimizle hizmet sunuyoruz. Bu veri merkezlerimizde Türkiye’nin yanı sıra dünyanın önde gelen markalarının da verilerini güvenle saklıyoruz.”
“Veri Koruma Günü farkındalık için çok kıymetli”
Dijital dönüşümün yaygınlaşmasının ‘siber güvenlik’ risklerini de beraberinde getirdiğinin altını çizen Dr. Ali Taha Koç, “Avrupa Konseyi’nin 28 Ocak 1981 tarihinde imzaya açtığı ve ülkemizin de taraf olduğu sözleşmeye istinaden bugün, Veri Koruma Günü olarak ilan edildi. 2016 yılından bu yana ülkemizde de verinin korunması için farkındalık sağlayan bugünün kutlanmasını da çok kıymetli buluyorum. Ülkemizde siber güvenlik ve kişisel mahremiyetin korunmasını ulusal güvenliğin, toplum güvenliğinin bir parçası olarak görüyoruz” diye konuştu.
“Türkiye’yi BiP gibi yerli uygulamaları kullanmaya çağırıyorum”
Teknoloji altyapılarını geliştirirken en önem verdikleri noktanın veri güvenliği olduğunu belirten Dr. Ali Taha Koç, şöyle devam etti: “Vatandaşlarımızın ve şirketlerimizin verisini ülkemiz sınırlarında tutarak hem milli güvenliğimize hem de geleceğimize sahip çıkıyoruz. Şunu bir kez daha özellikle belirtmek isterim ki sahip olduğumuz verinin güvenliği bizim için artık sınırlarımızın güvenliği kadar önemli ve öncelikli. Veri merkezlerine yaptığımız yatırımlar uluslararası alanda da dikkat çekiyor.”
Türkiye’nin yanı sıra dünyanın önde gelen markalarının da verilerini güvenle saklamak için Turkcell veri merkezlerini tercih ettiğini vurgulayan Dr. Ali Taha Koç, sözlerini şöyle noktaladı: “Dünyanın geleceğine yön veren ‘veri egemenliği’, bir şirketi de bir ülkeyi de rekabete dayanıklı kılan önemli bir faktör. Turkcell olarak bizim de katkı sağladığımız Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı üzerinden, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi ile çalışmalar yürütüyoruz. Tüm bu çalışmalarımızla “Türkiye Yüzyılı”nı “Dijitalin Yüzyılı” yapma hedefimize hızla koşarak, veri güvenliği alanındaki yatırımlarımıza aralıksız devam edeceğiz. Son olarak, bir süre önce Sayın Cumhurbaşkanımızın yaptığı konuşmada değindiği üzere tüm Türkiye’yi BiP ve diğer yerli uygularımızı kullanmaya ve böylece veri güvenliğimize katkıda bulunmaya çağırıyorum.”
Turkcell’in 4’ü yeni nesil toplam 8 veri merkezi var