ŞANLIURFA’da yenileme çalışmaları sırasında devrilen direğin altında kalan işçilerden Ömer Uğraş (40) hayatını kaybetti, Mehmet Kılıç (37) yaralandı.
Olay, öğle saatlerinde Gelibolu Mahallesi’nde meydana geldi. Elektrik dağıtım şirketi tarafından yürütülen direk yenileme çalışmaları sırasında, vinçle kaldırılan tonlarca ağırlığındaki direk, çalışma yapan işçilerin üzerine devrildi. İhbarla bölgeye jandarma, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekipler tarafından direğin altından çıkarılan işçiler Ömer Uğraş ve Mehmet Kılıç, Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Ömer Uğraş kurtarılamazken, Mehmet Kılıç’ın hastanedeki tedavisi sürüyor. Vinç operatörü C.D. gözaltına alınırken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>S.A. (65) idaresindeki 15 FF 746 plakalı otomobil, Kaş- Seydikemer D-400 kara yolunda karşı yönden gelen K.K. (24) yönetimindeki 35 SDH 02 plakalı kamyonla çarpıştı.
İki araç da çarpmanın etkisiyle yol kenarına savruldu.
Kazada yaralanan otomobil sürücüsü ile aynı araçta yolcu olarak bulunan K.A, Kaş Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şehitkamil ilçesi Taşlıca Mahallesi Büyükşehir Sanayi ve Endüstri Merkezi (BÜSEM) yakınlarındaki bir inşaatın beton bloğu, beton pompası aracının üzerine düştü.
İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi.
Ekiplerce yaklaşık 1 saat süren çalışmanın ardından sıkıştığı yerden çıkarılan araç sürücüsü Turan Günbaş’ın hayatını kaybettiği belirlendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ALMANYA’nın Türk asıllı eski milli basketbolcusu M.D.’nin (46), memleketi Konya’daki evinden 8 altın madalya ile televizyon, dizüstü bilgisayar ve süpürge gibi çeşitli eşyalar çalındı. Polisin güvenlik kameralarından tespit edip yakaladığı 2 şüpheli tutuklandı.
Olay, 13 Aralık günü Meram ilçesi Yaka Mahallesi’nde bulunan müstakil bir evde meydana geldi. Almanya’da yaşayan daha önce Beşiktaş ve Galatasaray ile Alman milli takımında forma giyen M.D.’nin evini kontrol etmek için gelen yakını T.M., kapının kırık ve içerisinin de dağınık olduğunu fark etti. T.M., bunun üzerine polise ihbarda bulundu. İhbar üzerine adrese gelen polis, yaptığı incelemede M.D.’nin daha önce kazandığı 8 altın madalya ile evdeki 1 televizyon, 1 soba, 2 bakır kazan, 1 elektrikli süpürge, 1 dürbün, 1 dizüstü bilgisayar, 1 kol saati, 22 parça imitasyon takı, 72 parça çatal bıçak takımının çalındığını tespit etti. Çevredeki ev ve iş yerlerine ait görüntüleri inceleyen ekipler, basketbolcunun evine, 2 kişinin bahçe duvarından atladığını ve evin kapısını kırarak malzemeleri çalıp geldikleri 3 tekerli motosikletle kaçtığını belirledi.
30 KİLOMETRE BOYUNCA 48 GÜVENLİK KAMERASI İZLENDİ
Konya Emniyet MüdürlüğüAsayiş Şubesi Hırsızlık ve Yankesicilik Büro Amirliği tarafından kurulan özel ekip, şüphelilerin kaçış istikametindeki 30 kilometrelik bölgedeki 48 güvenlik kamerasından görüntü izledi. Ardından şüphelilerin saklandığı ev belirlenip, operasyon düzenlendi. Operasyonda şüpheliler Oğuzhan Turuş (24) ve Arif Dönmez (28) gözaltına alındı. Evde yapılan aramada ele geçirilen çalınan madalya ve eşyalar M.D.’nin yakını T.M.’ye teslim edildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Turuş ve Dönmez çıkarıldıkları mahkemede tutuklandı.
Haber-Kamera Salih BÜYÜKSAMANCI KONYA, DHA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MANİSA’nın Yunusemre ilçesinde çalıştığı pizza dükkanına motosikletiyle gelip, ruhsatsız tabancayla açtığı ateşte çalışanlardan Sultan Zencirci’yi (27) öldüren, Gül Demir’i (45) ise yaralayan Ferhat Kuru’nun tutuklu yargılandığı dava, daha önce istenen akıl sağlığının yerinde olup olmadığı yönündeki raporun beklenmesine karar verilerek ertelendi.
Olay, 30 Temmuz 2023’te saat 13.00 sıralarında Muradiye Mahallesi İstasyon Caddesi’ndeki bir pizzacıda meydana geldi. Çalıştığı pizzacıya motosikletiyle gelen Ferhat Kuru, yanında getirdiği ruhsatsız tabancayla iş yeri çalışanlarından Sultan Zencirci ve Gül Demir’e kurşun yağdırdı. Vücuduna 3 kurşun isabet eden Sultan Zencirci ile 2 kurşun isabet eden Gül Demir kanlar içinde yere yığıldı. Daha sonra Kuru, Gül Demir’i bıçaklamaya çalıştı. Diğer çalışanların araya girmesiyle Ferhat Kuru kaçtı.
Silah seslerini duyan çevredekilerin ihbarı üzerine adrese jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri, Sultan Zencirci’nin hayatını kaybettiğini belirledi. Olay yerinde müdahalesi yapılan Gül Demir ise ağır yaralı olarak ilçedeki özel bir hastaneye kaldırıldı. Yoğun bakıma alınan Demir, uzun süren tedavi süreci ardından taburcu edildi. Olayın ardından yakalanıp, gözaltına alınan Ferhat Kuru, tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Olaya ilişkin yürütülen soruşturma sonunda Ferhat Kuru hakkında ‘Kadına karşı tasarlayarak kasten öldürme’, ‘Kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs’ ve ‘Ruhsatsız silah temin etme ve bulundurma’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı.
‘GÜL İLE SANIK ARASINDA BİR MÜNASEBET YOKTU’
Manisa 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruşmasına tutuklu sanık Kuru, Gül Demir’in avukatı ve öldürülen Sultan Zencirci’nin avukatları katıldı. Duruşmada, Gül Demir’in ağabeyi Turgut Irmak (51), tanık olarak dinlendi. Kardeşi Gül Demir’in olaydan bir hafta öncesinde kendisini telefonla arayarak, Ferhat Kuru’nun hem kendisini hem de Sultan Zencirci’yi rahatsız ettiğini söylediğini belirten Irmak, “Bunun üzerine Ferhat’ı aradım cevap vermedi, sonra kendisi döndü. ‘Gül hanımı seviyorum onunla evleneceğim. Sultan araya girip, aramızı bozdu’ dedi. Yaptığının yanlış olduğunu söyledim. ‘Bir daha dükkanıma girme, önünden dahi geçme’ dedim. Gül ile sanık arasında bir münasebet yoktu. Sultan’ı tehdit ettiğine şahit olmadım” ifadelerini kullandı.
Gül Demir’in ağabeyi Turgut Irmak’ın konuşması ardından tanığın beyanına ilişkin sözleri sorulan Ferhat Kuru, tanığın beyanının gerçeği yansıtmadığını, kendi çıkarına göre konuştuğunu, Gül Demir ile gönül ilişkisi olduğunu ileri sürdü.
Mahkeme heyeti, İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan daha önce istenen akıl sağlığının yerinde olup olmadığı yönündeki raporun henüz mahkemeye ulaşmaması nedeniyle duruşmayı 24 Mart’a erteledi.
Duruşma sonrası, öldürülen Sultan Zencirci’nin avukatı Zehra Oyit ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Manisa Temsilcisi Semiha Hasgör, birer açıklama yaptı. Hasgör, 6284 sayılı kanunun kadınların can simidi olduğunu, kadın cinayeti ve şiddetin önlenmesi için etkin kullanılması gerektiğine dikkat çekti.
Avukat Zehra Oyit ise “Maalesef ülkemizde kadın olmanın zorluğu yüzümüze vuruyor. Taciz edildiği için rahatsızlık duyduğunu dile getiren bir kadından bahsediyoruz. 6284’ün etkin bir şekilde uygulanması ile cinayetlerin en azından azalacağını umuyoruz. Umudumuzu kaybetmeden bu davaların takipçisiyiz. Her kadının yanındayız” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gaziantep İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Kadın Acil Destek (KADES) uygulamasının tanıtımını yaptı. Ekipler, 16 bin 850 kadın vatandaşın telefonuna aile içi ve kadına yönelik şiddet olaylarında cihaz konum bilgisi açarak bir tuşla Acil Çağrı Merkezi’ne ulaşmalarını sağlayan ve olay yerine en yakın devriyenin sevk edildiği KADES Aplikasyonu’nu yükleterek bilgilendirmede bulundu.
Ekiplerin icra ettiği faaliyetler kapsamında 20 bin 492 erkek vatandaşa da farkındalık eğitimi verildi. – GAZİANTEP
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Güler, Suriye‘de son dönemde yaşanan gelişmelere ilişkin gelen soruya verdiği yanıtta ” Suriye‘deki gelişmeleri yakınen takip ediyoruz. Yeni yönetim, devamlı açıkladığı olumlu mesajlarla kendisinin dünyayla ilişki kurması açısından çok önemli adımlar atıyor. AB, İngiltere, Fransa, İtalya, ABD’yle direkt ilişkileri kurmaya başladılar. Bunlar, yeni yönetimin lehine olan gelişmeler. Ayrıca, Suriye içerisinde de topluma verdikleri olumlu mesajlarla da halkla beraber çalışmaya başladığını ve devam edeceğini de açıkça ifade ediyorlar” dedi.
“İSTEDİĞİMİZ SEVİYEDE DEĞİL”
Türkiye‘deki Suriyeli göçmenlerin ülkelerine dönüşlerine ilişkin de konuşan Güler, “Ülkemizde yaşayan Suriyeli vatandaşlar da kendilerine açılan yeni kapılar da dahil olmak üzere çıkışla ilgili faaliyetlerini sürdürmeye başlamışlardır. Henüz arzu edilen seviyede olmasa da yapılacak düzenlemeler sayesinde Suriyeli vatandaşlarımızın güvenli ve onurlu bir şekilde kendi topraklarına kavuşacağını düşünüyoruz” sözlerini sarf etti.
“ZARAR VERMEDEN AYRILACAKLARINI DÜŞÜNÜYORUZ”
Güler öte yandan “Suriye’de şu anda Ayn El-Arab bölgesinde YPG/PKK elemanları bölgeden çıkmama konusunda direniyorlar, Haseke bölgesinde bir eylemde bulundular. Yeni yönetim özellikle Rakka ve Tapka’yı terk etmeleri konusunda kendilerine telkinlerde bulunuyor. Kendi aralarında bu anlaşmaları yapabileceklerini düşünüyoruz. Ayn El-Arab ve Sırrın’da ağır silahları dahil bırakarak, yönetime teslim ederek buralardan çıkmasını ve oradaki vatandaşları rahatsız etmeden, onların daha büyük çatışmalarla zarar vermeden buradan ayrılacaklarını düşünüyoruz” diye konuştu.

Milli Savunma BakanıTbmm Genel KuruluYaşar GülerPolitikaGüvenlikTürkiyeSuriyeGöçmenHukukDünya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
CENTCOM, Suriye‘nin Deyrizor vilayetinde hedefli bir saldırıda IŞİD Lideri Ebu Yusuf‘u öldürdüğünü açıkladı. Bugün sosyal medya platformu X üzerinden CENTCOM tarafından yapılan açıklamada, “19 Aralık’ta ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı Suriye‘nin Deyrizor Vilayetinde IŞİD lideri Ebu Yusuf aka Mahmud’u hedef alan bir hava saldırısı gerçekleştirerek Ebu Yusuf de dahil olmak üzere iki DEAŞ mensubunun öldürülmesini sağladı” denildi.
“KARARLILIĞIMIZIN PARÇASIDIR”
Açıklamada ayrıca “Bu hava saldırısı CENTCOM’un bölgedeki ortaklarıyla birlikte teröristlerin ABD’den, müttefiklerimizden ve ortaklarımızdan sivillere ve askeri personele yönelik saldırı planlama, organize etme ve gerçekleştirme çabalarını bozma ve geriletme yönündeki süregelen kararlılığının bir parçasıdır. Saldırı daha önce Suriye rejimi ve Ruslar tarafından kontrol edilen bir bölgede gerçekleştirilmiştir” ifadeleri kullanıldı.
“AGRESİF BİR ŞEKİLDE HEDEF ALACAĞIZ”
CENTCOM Komutanı Michael Erik Kurilla ise operasyona ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Bölgedeki müttefik ve ortaklarıyla birlikte çalışan ABD, daha önce de ifade edildiği üzere, IŞİD’in Suriye’deki mevcut durumdan faydalanmasına ve yeniden yapılanmasına izin vermeyecektir. IŞİD’in, şu anda Suriye’deki cezaevlerinde tutulan 8 binden fazla DEAŞ mensubunun kaçmasını sağlama niyeti vardır. Suriye dışında operasyonlar yürütmeye çalışanlar da dahil olmak üzere bu liderleri ve ajanları agresif bir şekilde hedef alacağız.”

Amerika Birleşik DevletleriEbu YusufGüvenlikPolitikaSuriyeDünyaIşid
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
2 MAHKUMUN NAKLEDİLMESİ NEDENİYLE OLAYLAR ÇIKTI
Devlet Güvenlik Sekreteri Victor Hugo Chavez, basına yaptığı açıklamada, şiddet olaylarının 2 mahkumun nakledilmesi nedeniyle çıktığını, polisin cezaevinde güvenliği sağlamak için operasyon yaptığını belirtti. Mahkumlar, çeşitli mobilyaları ve çöpleri ateşe verdi. Operasyonda çok sayıda silah, kesici alet ve patlayıcı madde ele geçirildi.
Öte yandan isyanın duyulması üzerine mahkum yakınları bilgi almak için cezaevi önünde toplandı.

GüvenlikCezaevi3-sayfaGüncelMahkumHukukDünya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erenler Mahallesi Yakut Sokak’ta E.A. (28) ile arkadaşı E.Y. arasında henüz bilinmeyen nedenle tartışma çıktı.
Kavgaya dönüşen olayda E.Y. arkadaşını tabancayla iki bacağından yaraladı.
İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Yaralı, sağlık ekiplerince Kocaeli Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı.
Polis şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’nin İzmit ilçesinde E.Y. sokakta tartıştığı arkadaşı E.A.’yı (28) tabancayla ayaklarından vurdu. Yaralanan E.A. hastaneye kaldırılırken, polis kaçan şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı.
Olay, saat 21.30 sıralarında İzmit’in Erenler Mahallesi Yakut Sokakta meydana geldi. E.Y. ile arkadaşı E.A.(28) arasından bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesiyle E.Y. yanında bulunan tabancayla E.A.’ya ateş açtı. 2 bacağına kurşun isabet eden E.A. yere yığılırken, E.Y. kaçarak uzaklaştı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine 112 Acil sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapılan E.A., ambulansla KocaeliŞehir Hastanesi’ne kaldırıldı. E.A.’nın hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. Polis, kaçan şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı.
Ardacan UZUN/İZMİT(Kocaeli),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, Samsun’un Atakum ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 9 Aralık’ta kilitlenmeden çekilerek kapatılan evin kapısını aparatla açarak içeri giren P.S.(21) ve B.Y.(16), 40 bin liralık ziynet eşyası çaldı. Samsun Emniyet MüdürlüğüAsayiş Şube MüdürlüğüHırsızlık Büro Amirliği ekipleri tarafından gözaltına alınan P.S. ve B.Y. bugün Samsun Adliyesine sevk edildi. Nöbetçi mahkemeye ifade veren P.S. ve B.Y. tutuklanarak cezaevine gönderildi. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan yazılı açıklamaya göre, Koyulhisar İlçe Emniyet Amirliği ekipleri, kavga ihbarı üzerine olay yerine gitti.
Kavga sırasında cama yumruk atarak yaralandığı belirtilen G.Ü, taşkınlık yaparak görevli polis memuruna darp girişiminde bulundu.
Gözaltına alınan G.Ü, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği hakimlikçe, “Görevi yaptırmamak için direnme ve görevli memura darp” suçundan tutuklandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KASTAMONU’nun İnebolu ilçesinde orman muhafaza memuru Serdar Atmaca (26), evinde tabanca ile vurulmuş halde ölü bulundu.
Olay, sabah saatlerinde Camikebir Mahallesi Mehmet Şevki Caddesi’nde meydana geldi. İnebolu Orman İşletme Müdürlüğü’nde görevli orman muhafaza memuru Serdar Atmaca’nın sabah işe gelmemesi ve telefonlarına cevap vermemesi sonrası şüphelenen iş arkadaşları yaşadığı eve gitti. Eve giren iş arkadaşları Atmaca’yı tabanca ile vurulmuş halde hareketsiz yatarken buldu. İhbarla adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kontrolde Atmaca’nın hayatını kaybettiği belirlendi. Atmaca’nın cenazesi, otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı. Gaziantep nüfusuna kayıtlı Serdar Atmaca’nın 1 ay önce evlendiği, eşinin Hatay’da hemşire olarak görev yaptığı belirtildi. Atmaca’nın, eşinin tayinini İnebolu’ya aldırmak için girişimlerde bulunduğu öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince bir otomobilde yapılan aramada, 69 gram metamfetamin ele geçirildi, 2 şüpheli yakalandı.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlılardan biri, çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuklandı. Diğer şüpheli, adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, akşam saatlerinde İslahiye Devlet Hastanesi acil servisinde meydana geldi. İddiaya göre, emekli polis memuru M.K., rahatsızlığı nedeniyle geldiği acil serviste tedavi olduktan sonra bekleme salonuna geçti. Salonda bir süre yakınlarıyla telefon görüşmesi yaptığı öne sürülen şahıs, daha sonrasında ise üzerindeki beylik tabancası ile kafasına ateş etti. Olay sonrası acildeki doktorların müdahalesine rağmen şahıs hayatını kaybetti. Cenaze, polis ekiplerinin olay yerindeki incelemesinin ardından morga kaldırıldı.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. – GAZİANTEP
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, Mersin’den Samsun yönüne seyir halinde olan Mert Tekeli yönetimindeki 33 AZF 071 plakalı tır, Bekdiğin Mahallesi mevkiinde direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesi sonucu kontrolden çıktı. Yoldan çıkan tır, bir süre ilerledikten sonra yol kenarındaki reklam panosuna çarparak uçuruma yuvarlandı.
Kazanın ardından olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralanan sürücü Mert Tekeli, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Havza Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’in Çeşme ilçesinde, evlerinde yaktıkları sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlenen Mustafa ve Saliha Arda çifti hayatını kaybetti.
Olay, Germiyan Mahallesi’nde meydana geldi. Mustafa ve Saliha Arda çiftinden haber alamayan yakınları, oturdukları eve gitti. Yakınları, burada kapının açılmaması üzerine durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine eve jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Çilingir yardımıyla eve giren ekipler, Mustafa ve Saliha Arda’nın yerde hareketsiz yattığını gördü. Olay yerinde yapılan incelemede, çiftin hayatını kaybettiği belirlendi. İlk belirlemelere göre, çiftin sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlendiği öğrenildi. Çiftin cenazesi, incelemenin ardından İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre kaza, Nihat Kantarcı Caddesi üzerinde saat 21.30 sıralarında meydana geldi. Çarşı merkezinden gelen S.A. idaresindeki 67 ZF 622 plakalı otomobil, Barbaros Caddesi’ne girmek üzere iken Nadır mevkiinden çarşı istikametine giden M.B. yönetimindeki 67 ADP 787 plakalı motosikletle çarpıştı. Kazada motosiklette sürücüsü M.B. ile yolcu E.Ç. yaralandı.
Bölgeye çok sayıda 112 Acil Sağlık ile polis ekibi sevk edildi. Yaralılar, kişi sağlık ekiplerinin ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla Çaycuma Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.
Öte yandan kaza anı bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Polis kazayla ilgili inceleme başlattı. – ZONGULDAK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sahil şeridindeki Atatürk Parkı’nda yürüyüş yapan kişi, çöp konteynerinin yanında kundağa sarılı bebek olduğunu görünce durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi.
İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Bebek, tedavi için Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.
Erkek bebeğin, tedavisinin ardından Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünce koruma altına alınacağı öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BEYOĞLU’nda 5 katlı binanın 3. katındaki dairede yangın çıktı. Yangının devrilen sobadan çıktığı öğrenildi. Dumanların yükseldiği dairedeki yangına itfaiye ekipleri müdahale etti. Yangında 3 çocuk dumandan etkilendi; çocukların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.
Olay, saat 14.30 sıralarında Çukur Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre 5 katlı bir binanın 3. katında sobanın devrilmesi sonucu yangın çıktı. Yangının kısa sürede büyümesi ve daireden dumanların yükselmesi üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri kısa sürede yangına müdahale ederken, dairede kalanlar dışarı çıkarıldı.
3 ÇOCUK DUMANDAN ETKİLENDİ
Yangın sırasında yaşanan panik anları cep telefonu kamerası tarafından kaydedildi. Polis ekipleri binanın çevresine güvenlik şeridi çekerek önlem aldı. Yangın sırasında dumandan etkilenen 3 çocuğa ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri müdahale etti.Oksijen verilen çocukların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, Nevşehir- Avanos yolunda meydana geldi. Soner Sayan’ın (31) kullandığı 50 ACP 294 plakalı motosiklet, sürücünün kontrolünden çıkarak metrelerce sürüklendi. Kazayı gören diğer sürücülerin ihbarı üzerine kaza yerine sağlık, polis ve jandarma ekipleri sevk edildi. Kazada ağır yaralanan Sayan, kaldırıldığı Nevşehir Devlet Hastanesinde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı. – NEVŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, saat 16.00 sıralarında merkez Selçuklu ilçesi Sille Ak Mahallesi Korcan Caddesi üzerinde bulunan bir iş yerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, cadde üzerindeki tablo tasarımı yapan iş yerinde bulunan doğalgaz kombi girişinde oluşan gaz sıkışması sonrası patlama meydana geldi. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri patlamanın meydana geldiği iş yeri çevresinde güvenlik önlemi alırken, sağlık ekipleri patlamada yaralanan 60 yaşındaki P.Y.’ye ilk müdahalesini yaptı. Yaralı kadın müdahalenin ardından ambulansla Konya Şehir Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. İtfaiye ekipleri tarafından iş yerinde muhtemel herhangi bir patlamaya karşı kontroller yapılırken, olayla ilgili tahkikat başlatıldı. – KONYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>S.D’nin (42) kullandığı 79 AAG 199 plakalı otomobil, Mazıdağı- Derik kara yolunda M.K. idaresindeki 47 ADD 240 plakalı traktörün römorkuna çarptı.
İhbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Kazada, sürücü S.D. ile otomobildeki M.Ç. (45) ve S.Ç. (23) yaralandı.
Yaralılar Mazıdağı Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgilere göre, Aybastı Caddesi üzerinden gelen bir motosiklet, ana yola girmek isteyen bir otomobille çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle motosiklet sürücüsü yaralandı. Olay yerine çağrılan sağlık ekipleri, yaralıya ilk müdahaleyi yaptıktan sonra hastaneye kaldırdı. Yapılan ilk incelemelerde yaralının kolunun kırıldığı belirlendi.
Kaza anı, çevredeki güvenlik kameralarınca saniye saniye kaydedildi. Görüntülerde, motosikletin otomobile hızla çarptığı ve sürücünün yola savrulduğu anlar yer alıyor.
Polis ekipleri, kaza ile ilgili inceleme başlattı. – ORDU
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Malatya’da, polis ekiplerinin okul çevreleri ile servis araçlarına yönelik denetimleri sürüyor. Bu kapsamda 35 okul çevresinde yapılan uygulamada, 426 şahıs ile 192 araç sorgulandı.
13 yurt çevresinde yapılan denetimlerde ise 189 şahıs ile 107 araç sorgulandı. Servis araçlarına yönelik denetimlerde de 62 araç kontrolü gerçekleştirildi.
Ekiplerin denetimlerinin devam edeceği bildirildi. – MALATYA
Yerel HaberlerGüvenlikmalatya3-sayfaEğitimPolis
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Jandarmanın dedektifleri, 8 olay yeri inceleme, patlayıcı madde imha ile parmak izi inceleme timleri, kent genelinde adli olayların aydınlatılması için yoğun mesai yapıyor.
Timler, olay yerlerinde delil niteliğindeki bulgular üzerinde gelişmiş teknolojik cihazların desteğiyle yaptıkları çalışmalarla, olayların çözülmesine öncülük ediyor.
Patlayıcı imhasından parmak izine suçluların izini süren şube bünyesindeki görevliler, son 5 yılda 3 bin 735 olay yerinde elde ettikleri 36 bin 256 bulguyu inceleyip, 2 bin 460 şüpheliyi tespit etti.
“En küçük bulgular, olayın çözülmesine büyük katkı sağlamaktadır”
Şubede görevli Olay Yeri İnceleme Tim Komutanı Astsubay Üstçavuş Fatih Tutar, AA muhabirine, görev arkadaşlarıyla olaylara titizlikle müdahale ettiklerini söyledi.
Olayların aydınlatılmasında şubenin önemli görev yürüttüğünü ifade eden Tutar, “Şubemizin amacı adli ve idari soruşturmaların çözümüne ışık tutan, bilimsel ve teknik yöntemlerle elde edilerek incelenen her türlü bulgunun değerlendirilmesi sonucunda suç ve suçlunun tespit ve ispatını sağlayarak adaletin gecikmeden yerine gelmesine hizmet etmektir.” dedi.
Şubede toplam 20 personelin görev yaptığını anlatan Tutar, şöyle konuştu:
“Şube bünyesinde bulunan Olay Yeri İnceleme Timi ‘Her Temas Bir İz Bırakır’ prensibiyle olay yerinin sistematik ve bilimsel yöntemlerle incelenerek bulguların tespit edilmesi, fotoğraflanıp, kayıt altına alınması, toplanması, paketlenmesi ve Jandarma Kriminal Laboratuvarlarına gönderilmesini sağlamaktadır. Şubemize bağlı teknik timler, dedektiflik görevini de üstlenmektedir. Olay yerinde elde edeceğimiz en küçük bulgular, olayın çözülmesine büyük katkı sağlamaktadır. Şubeye bağlı teknik timler faaliyetlerini çağdaş yöntem ve gereçlerle ‘delilden suçluya’ prensibiyle hareket ederek olayların aydınlatılmasına katkı sağlanmaktadır. Şube son 5 yılda 3 bin 735 olaya müdahale ederek, bu olaylarda 36 bin 256 bulgu tespit etmiş olup, elde edilen bulgularda yapılan incelemeler sonucunda olaylarla ilgili 2 bin 460 şüpheli ve farklı kimlik kullanan 1280 kişi tespit edilmiştir.”
Tutar, şubede bu yıl Parmak İzi İnceleme Timi kurulduğunu belirterek, olaylarda elde edilen vücut izlerinin de laboratuvarlarda ayrıntılı şekilde incelendiğini dile getirdi.
Patlayıcı Madde İmha Timi’nin de etkili çalışmalar yaptığını söyleyen Tutar, şunları kaydetti:
“Patlayıcı Madde İmha Timi son 5 yılda 10’dan fazla terör, 3 de şüpheli cisim olayına müdahale etmiş, 998 mayın ve el yapımı patlayıcı arama faaliyeti gerçekleştirmiştir. Tim imha ve müdahale işlemlerinde yerli üretim uzaktan kumandalı bomba imha robotu (TMR -2 COŞKUN) ve bomba imha aleti kullanmaktadır. Kullanılan teknik cihazlar sayesinde müdahale esnasında personelin güvenliğini sağlamaktadır. “
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ Savunma Bakanlığı (MSB), Irak’ın kuzeyine 29 Kasım-1 Aralık 2024 tarihlerinde düzenlenen hava harekatları sonucunda Hakurk bölgesinde 6 ve Gara bölgesinde 3 PKK’lı terörist olmak üzere toplam 9 PKK’lı teröristin etkisiz hale getirildiğini açıkladı.
Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, teröristlere nefes aldırmıyor! Irak’ın kuzeyine 29 Kasım-1 Aralık 2024 tarihlerinde düzenlenen hava harekatları sonucunda Hakurk bölgesinde 6 ve Gara bölgesinde 3 PKK’lı terörist olmak üzere toplam 9 PKK’lı terörist etkisiz hale getirildi. Terörü kaynağında kurutmakta azimliyiz, kararlıyız, muktediriz” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÖLÜ SAYISI 135’E YÜKSELDİ
İnsan hakları örgütleri tarafından yapılan açıklamaya göre olayda 135 kişi hayatını kaybetti. Açıklamada, güvenlik güçlerinin çatışmaya müdahale sırasında çok fazla göz yaşartıcı gaz kullandığı ve seyircilerin değil yetkililerin korunmasına öncelik verdiği ifade edildi.
Pazar günü Gine Geçici Devlet Başkanı Mamady Doumbouya onuruna düzenlenen yerel bir turnuva sırasında hakemin tartışmalı penaltı kararının ardından taraftar birbirine girmiş ve izdiham yaşanmıştı. Yüzlerce kişinin sahaya indiği olaylarda polis göz yaşartıcı gaz ile müdahale etmişti. Gine Başbakanı Amadou Bah Oury, olayın sorumlularının tespit edilmesi için soruşturma başlatıldığını ifade etmişti. Resmi açıklamada izdiham sonucu aralarında çocukların da bulunduğu en az 56 kişinin hayatını kaybettiği belirtilmişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MALEZYALI yetkililer, ülkede yaklaşık bir haftadır etkili olan selde 6 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.
Malezya Başbakanı Enver İbrahim, ülkenin doğu kıyılarına 5 günde son 6 aydaki kadar yağış düşmesi nedeniyle bazı eyaletlerde geniş pirinç tarlalarının da sular altında kaldığını ve çiftçilerin milyonlarca dolar zarar ettiğini belirtti. Kelantan ile Terengganu eyaletlerinde yolların ve evlerin hasar gördüğünü söyleyen Enver, 6 kişinin hayatını kaybettiği selde altyapıyı onarma maliyetinin 224 milyon doları bulabileceğini ifade etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Balıkesir İl Jandarma Komutanlığı Kriminal Şube Müdürlüğü, Kasım ayı boyunca meydana gelen ve olay yeri inceleme timlerince müdahale edilen; 2 kasten öldürme, bir terör (FETÖ), 8 hırsızlık, 4 adet ateşli silahla yaralama, 2 mala zarar verme, 4 genel güvenliği tehlikeye sokmak, 2 narkotik ve psikotrop madde kaçakçılığı olmak üzere toplam 23 olayda olay yerinden elde edilen delillerle olayın faili 29 şüpheli şahıs tespit edilerek olaylar aydınlatıldı. – BALIKESİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre Asayiş Şube Müdürlüğü Devriye Ekipler Amirliği ekipleri ile Yunus Timleri, Güven Timleri ve Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü personelince toplam 39 ekip 78 personelle çalışma yapıldı. Yapılan 27 şok uygulamada; 3 bin 61 şahıs ve bin 233 oto sorgusu yapıldı, 119 Park/ Bahçe kontrol edildi. Kontrollerde aranan 6 şahıs yakalandı, 2 yoklama kaçağı şahsa da işlem yapıldı. Aramalarda ise; 1 adet ruhsatsız tabanca, 1 adet kuru sıkı tabanca ve 21 adet fişek ele geçirildi.
Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada; “Halkımızın huzurunu bozmaya çalışanlar ile mücadelemiz aralıksız ve kararlı bir şekilde devam edecektir” ifadelerine yer verildi. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Zorlu kış şartlarında ticari araçların olumsuz etkilenmemesi için 1 Aralık’ta kış lastiği uygulaması devreye girdi. Türkiye’nin en önemli geçiş noktalarından biri olan D-100 kara yolunun Bolu Dağı geçişinde de polis ekipleri denetimlerini sıkılaştırdı. Kışın zorlu geçtiği ve dik rampaların bulunduğu kara yolunda ticari araçlara yönelik Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından kış lastiği denetimi yapıldı. Hafif ticari, kamyon, tır ve yolcu otobüsleri denetim noktasında tek tek denetlendi.
Polis ekiplerinin bölgede denetimlerini artıracağı öğrenildi. – BOLU
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fatih Mahallesi Vatan Caddesi’ndeki bir apartmanın çatısında henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.
İhbar üzerine bölgeye polis, sağlık, itfaiye, AFAD ve UMKE ekipleri sevk edildi. Polis ekiplerinin güvenlik önlemi aldığı caddede, bina sakinleri tedbir amacıyla tahliye edildi.
Dumandan etkilenen bazı vatandaşlara sağlık ekipleri müdahalede bulundu. İtfaiye ekiplerine dumandan etkilenmelerini önlemek için ayran dağıtıldı.
Ekiplerin yaklaşık 1,5 saat süren müdahalesiyle söndürülen yangın nedeniyle çatıda hasar oluştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>O.E. (39) idaresindeki 41 L 1709 plakalı otomobil taşıyan tır, Afyonkarahisar – Eskişehir kara yolu Beyören köyü yakınlarında seyir halindeyken dorse kısmı henüz bilinmeyen nedenle yanmaya başladı.
Yangını fark eden sürücü, aracı durdurup 112 Acil Çağrı Merkezi’ne durumu bildirdi.
Olay yerine itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Ekiplerin müdahalesiyle söndürülen yangında, tırın dorsesinde bulunan 6 otomobilde hasar meydana geldi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığı Çevre, Doğa ve Hayvanları Koruma Timi, soğuk kış günlerinin başlaması nedeniyle özellikle şehir merkezinden uzak ve soğuk havanın etkisini daha çok gösterdiği yüksek rakımlı bölgelerde sokak hayvanlarının beslenme ihtiyacının karşılanmasına yönelik çalışma yürütüyor.
Bu kapsamda ekiplerce belirlenen noktalara, kedi ve köpekler için mama bırakılıyor.
Ayrıca ekipler, sokak hayvanlarının yoğun olarak bulunduğu bölgelerde gerekli denetim ve kontrolleri sürdürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi tarafından yapılan açıklamada, Heyet Tahrir Şam (HTŞ) ile müttefiklerinin Cuma sabahı “Halep’in kapısına” ulaştığı, günün ilerleyen saatlerinde de Halep’e girerek beş mahallede kontolü ele geçirdiği duyuruldu. Günlerdir süren çatışmalarda en az 255 kişinin hayatını kaybettiğini aktaran Gözlemevi, “HTŞ ve Türkiye tarafından desteklenen grupların, Halep ve İdlib bölgelerinde 50’den fazla köy ve kasabayı” kontrolü altına aldığı iddia edildi.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin “terör organizasyonları” listesinde bulunan HTŞ’yi Türkiye de “terör örgütü” sayıyor.
Suriye hükümetinde yer alan bir güvenlik yetkilisi ise ordunun Halep’e takviye kuvvetler gönderdiğini ve bu kentin batısında “şiddetli çatışmalar yaşandığını” ancak saldırganların Halep’e ulaşmadığını ifade etti. AFP haber ajansının bölgede bulunan bir muhabiri, Halep’e birkaç kilometre mesafede ağır çatışmalar olduğunu ve cihatçı grupların zırhlı araçlarla ilerlediğini aktardı.
Beş yıl aranın ardından savaş sesleri
Halep’te yaşayan 51 yaşındaki bir görgü tanığı, “Beş yıldan bu yana ilk kez aralıksız füze, topçu ateşi ve zaman zaman da savaş uçaklarının sesini duyuyoruz” diyerek insanların, “savaş senaryosunun tekrarı ve vatandan kaçmak zorunda kalma” endişesi yaşadığını dile getirdi.
Suriye’nin resmi haber ajansı Sana ise muhalif grupların Halep’te bulunan bir öğrenci yurduna saldırdıklarını ve söz konusu saldırıda dört sivilin hayatını kaybettiğini duyurdu. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi de, Halep ile 300 kilometre güneyindeki başkent Şam arasındaki otoyol trafiğinin, cihatçı gruplar tarafından kesildiğini bildirdi.
Halep’in bir başka sakini, 36 yaşındaki Nasır Hamdo, karayolu trafiğinin kesilmesi ile ilgili olarak “Ablukanın yakıt fiyatlarını fahiş derecede artırmasından ve şehre gerekli mal ve mamüllerin gelememesinden endişe ediyoruz” dedi.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı’ndan açıklama
Ankara ise Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla yaptığı açıklamada, dünya kamuoyuna “Sınırımızın sıfır noktasında bulunan İdlip ve mücavir bölgede sükunetin muhafazası ülkemiz açısından öncelikli bir meseledir” mesajını verdi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, X hesabından paylaştığı mesajda, “Yeni ve daha büyük istikrarsızlıklara yol açılmaması ve sivil halkın zarar görmemesi, Türkiye bakımından büyük önem teşkil etmektedir. Diğer taraftan, mevcut istikrarsızlık ortamından istifade etmeye çalışan Tel Rıfat ve Münbiç’teki terör gruplarının sivil halkı ve Türkiye’yi hedef alan saldırılarındaki artışı da dikkatle izliyoruz” ifadelerini kullandı.
13 yıldır devam eden savaş
2011 yılında, hükümete karşı düzenlenen protestoların, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad tarafından şiddet kullanılarak bastırılmaya çalışılmasının ardından başlayan iç savaşta bugüne dek 500 binden fazla kişi hayatını kaybetti, milyonlarca kişi de göç etmek zorunda kaldı. Aralarında Esad’ın müttefiki olan Rusya, İran ve Lübnan’daki Hizbullah’ın da bulunduğu pek çok dış güç de bugüne dek bu savaşa fiilen katıldı.
Cihatçı grupların Çarşamba günü başlattığı operasyonu kınayan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in sözcüsü Dimitri Peskov, saldırıların “Suriye’nin egemenliğine karşı yapıldığını” belirterek Suriye hükümetine, operasyona maruz kalan bölgelerde destek verebileceklerini ifade etti.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de, Suriyeli mevkidaşı Bessam Sabbah ile yaptığı telefon görüşmesinde, “Suriye yönetimine, ulusuna ve ordusuna, teröre karşı destek” taahhüdünde bulundu.
HTŞ’li bir yetkili, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, hedeflerinin “Suçlu düşmanın ateş kaynaklarını, cephe hattından uzaklaştırmak” olduğunu dile getirmişti. El Kaide terör ağına bağlı HTŞ, Suriyenin kuzey ve kuzeybatısında, aralarında İdlib ve Halep’in de bulunduğu pek çok bölgeyi kontrolü altında tutuyor. Türkiye ile Rusya’nın arabuluculuğunda, 2020’de İdlib’de sağlanan ateşkese, bugüne dek zaman zaman ihlal edilmiş olsa da, taraflarca büyük oranda uyulmuştu. 2015 yılında Suriye İç Savaşı’na müdahale eden Rusya, savaşın seyrini Beşar Esad yönetimi lehine değiştirmişti.
AFP/ ET,JD
DW Türkçe’ye VPN ile nasıl erişebilirim?
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
EŞİNİ ÖLDÜRDÜKTEN SONRA TESLİM OLDU
Tartışmanın büyümesiyle Abdullah Poyraz, üzerinde bulundurduğu tabancayla Hale Akbaş Poyraz’ı katletti. Tabancayı olay yerine bıraktıktan sonra evden ayrılan Abdullah Poyraz, yaklaşık 2 saat sonra polis merkezine gidip “Eşimi vurdum” diyerek teslim oldu.
KIZININ FERYATLARI YÜREKLERİ DAĞLADI
Poyraz’ın itirafının ardından adrese giden polis ekipleri Hale akbaş Poyraz’ın cansız bedeniyle karşılaştı. Ekipler incelemelerini sürdürürken olay yerine gelen Hale Akbaş Poyraz’ın kızının feryatları yürekleri dağladı. “Annemi göreyim lütfen, anneme ne oldu, o annemi öldürdü” diyerek uzun süre gözyaşı döken genç kız fenalaşınca ambulans çağırıldı. İncelemelerin ardından Hale Akbaş Poyraz’ın cansız bedeni Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
KIZININ DOĞUM GÜNÜ İÇİN HAZIRLIK YAPIYORMUŞ
Hale Akbaş Poyraz’ın dün 15’inci yaş gününe giren ilk eşinden kızı G.’nin doğum günü kutlamaları için hazırlık yaptığı öğrenildi. Doğum günü için komşularının da Hale Akbaş Poyraz’ı arayıp ulaşamadığı belirtildi. Poyraz’ın 4 küçük çocuğuysa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından korumaya alındı.
“HAYATINDA BAŞKASI OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜM”
Polis merkezinde gözaltına alınan Abdullah Poyraz’ın olayla ilgili verdiği ilk ifadesinde, “İşe başladıktan sonra evden uzaklaştı. Bana kötü davranmaya, hakaretler etmeye başladı. Ben de hayatında başkası olduğunu düşündüm. Aldatma mesajlarını yakaladım” dediği öğrenildi.
Abdullah Poyraz’ın uzun süredir kıskançlık krizi nedeniyle Hale Akbaş Poyraz’a zor günler yaşattığı, işten bu sebeple ayrılmasına neden olduğu ve evden çıkmasına dahi izin vermediği öne sürüldü.
TUTUKLANDI
Abdullah Poyraz, savcılık ifadesinin ardından çıkarıldığı mahkemece “Kasten öldürme” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Aile ve Sosyal Hizmetler BakanlığıAile İçi ŞiddetYerel HaberlerDoğum GünüPolitikaGüvenlikAntalya3-sayfaGüncel
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, kendisini şirket çalışanı olarak tanıtan “Victoria” kod adlı İsrail istihbarat mensubunun 2019’da özel dedektif sanık Hamza Turhan Ayberk’le iletişime geçtiği anlatıldı.
İddianamede, Victoria’nın 9 farklı numara üzerinden Ayberk’le iletişim kurduğu belirtilerek, istediği bilgileri raporlayarak Victoria’ya gönderen Ayberk’e İsrail istihbarat servisi tarafından kullanılan “Emıl Slalov”a ait İsviçre’deki banka hesabından 1484 avro ödeme yapıldığı kaydedildi.
Sanık Ayberk ve Victoria’nın Temmuz 2019’da Belgrad’da ikili görüşme gerçekleştirdiği ifade edilen iddianamede, Victoria’nın sağlık sorunlarını bahane ederek sanığı “Robert” ve “Andrea” isimli iki MOSSAD ajanı ile tanıştırdığı anlatıldı.
İddianamede, Andrea ve Robert’in Temmuz 2020’ye kadar eş zamanlı görüştükleri Ayberk’e İsrail dış politikasına ve ulusal çıkarlarına tehdit olarak algıladıkları kişiler ile şirketler hakkında araştırma yapması doğrultusunda talimat verdikleri belirtildi.
Victoria’nın görevini devrettiği “Marc” isimli casusun da sanık Ayberk’i Dubai, Irak-Kerbela ve Güney Afrika’da bağlantı bulmaya yönlendirdiği, buradaki kişiler hakkında bilgi-belge talep ettiği ve karşılığında çok sayıda kripto para ödemesi yaptığı kaydedilen iddianamede, sanığın bu kişilerden aldığı talimatlar üzerine diğer tutuklu sanıklar İsmail Kaya, Mehmet Yetimova, Özkan Şahin, Ercan Kama ve firari şüpheli Hakan Kabaca’dan yardım istediği vurgulandı.
MAĞDUR ADINA AÇTIKLARI SAHTE HESAP ÜZERİNDEN TACİZ MESAJLARI GÖNDERDİLER
İddianamede, Ayberk’in Tunus Uyruklu Hamza K’ye yönelik tehdit eyleminde sanık Funda Kadayıfçıoğlu’ndan yardım aldığı belirtilerek, Hamza K. adına açtıkları sahte Instagram hesabından Kadayıfçıoğlu’na taciz nitelikli mesajlar gönderildiği, bunun üzerine de mağdur Hamza K. hakkında 15 Haziran 2021’de Güngören’deki polis merkezine şikayette bulunulduğu ifade edildi.
Hakkındaki şikayet üzerine karakola giden Hamza K’yi tehdit eden sanık Ayberk’in buna ilişkin videoyu Victoria’ya gönderdiği aktarılan iddianamede, mağdurun bu olayların ardından yaptığı şikayet üzerine dava konusu soruşturmanın başlatıldığı dile getirildi.
Sanık Ayberk’in Türkiye’deki bankalarda 63’ü aktif olmak üzere 98 hesabının olduğu, 2019-2023 yılları arasında hesaplarına 4 milyon 126 bin 628 lira geldiği aktarılan iddianamede, Ayberk’in cep telefonu incelemesinde ise 28 Ekim 2023’te Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’ndeki mitinge ilişkin emniyet tedbirleri kapsamında hazırlanan kroki bilgisinin yer aldığı anlatıldı.
İddianamede ayrıca Ayberk’in telefonunda, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın resminin bulunduğu bir dergi kapağının fotoğrafının yer aldığı belirtildi.
Sanık Hamza Turhan Ayberk’in İsrail istihbarat servisine çalışan Victoria ve Marc kod adlı kişilerden gelen casusluk faaliyetlerine ilişkin görevleri yerine getirdiği vurgulanan iddianamede, sanığa verilen görevlerin basit bir eylemden ziyade casusluk faaliyeti kapsamına girdiği kaydedildi. İddianamede, eski emniyet mensubu olan sanığın bu hususu anlamamasının olağan akışa uygun olmadığı değerlendirmesi yapıldı.
Sanıklardan Ercan Kama’nın sanık Ömer Burak Gezer’le MOSSAD’ın takip etmesini istediği İran uyruklu 2 kişiyi Tophane civarında durdurarak kimlik kontrolü yaptığı aktarılan iddianamede, sanık Ayberk’in de bu sırada yanlarına geldiği bu kişilere Türkiye’de bulunma sebeplerini sorduğu anlatıldı.
HAMZA TURHAN AYBERK İFADESİNDE İTİRAF ETTİ
İddianamede, sanık Ayberk’in ifadesine yer verildi. Victoria’nın Güney Afrika’da faaliyet gösteren Global PI Services isimli bir araştırma şirketleri olduğunu ve kendileri için araştırma yapabilecek dedektiflerle çalışmak istediklerini söylediğini anlatan sanık, ilk önce teklifi kabul etmediğini söyledi.
Victoria’nın “1-2 defa iş yapalım, karşılıklı memnuniyet olursa bir araya gelir tanışır konuşuruz.” teklifinin makul geldiğini aktaran sanık, şöyle devam etti:
“Daha sonrasında elde edilmesi kolay herhangi bir uzmanlık gerektirmeyen 1-2 basit isteklerde bulundu ve bunun karşılığında miktarını hatırlamadığım döviz cinsinden parayı kız arkadaşım Funda Kadayıfçıoğlu’nun annesinin banka hesabına gönderttim. Görüşmeleri telefon üzerinden gerçekleştirdik. Daha sonra benim kendisiyle yüz yüze görüşme ısrarım üzerine Belgrad’da 2019’un temmuz ayında bana önermiş olduğu otelde kaldım.Tanıştık ve yaptığımız işle ilgili hoşumuza gitmeyen bir konunun olup olmadığını sordu ben de olmadığını söyledim. Bu görüşmede kendisinin aslen Slovakyalı olup bir çocuğu bulunduğunu, Global PI Services isimli şirketin Amerika vatandaşı eşi tarafından kurulduğunu söyledi.”
TAKİBE YAKALANMAMAK İÇİN BİTCOİN ÖDEMESİ ALMIŞ
Sanık, bu kişinin İstanbul ve Türkiye dışında da araştırma yapıp yapamayacağını sorduğunu, ancak tanıdıkları olmadığını söylediğini belirterek, bu görüşmelerinden yaklaşık bir ay sonra Victoria’nın Bayer ilaç firmasındaki bir müdürle ilgili takip ve mal varlığı araştırması yapmasını istediğini anlattı.
Sanık, “Victoria, bu kişinin şirketten zimmetine para geçirdiğini, Türkiye’de gayrimenkul edindiğini, sevgilisiyle burada kalıp kalmadıklarına ilişkin araştırma yapmamı istedi. Bu kişiyi otelde ve Etiler’deki bir mekanda takip ederek görüntüledik ve gönderdik. Bu iş karşılığında Victoria’dan meblağını hatırlamadığım kendi Bitcoin hesabıma ödeme aldım. Bitcoin üzerinden almamızın sebebi, herhangi bir takibe ve kayıt altına alınmamak ve ödeme sürecinin daha hızlı olmasından dolayı bu yöntemi seçtim.” beyanında bulundu.
İddianamede sanık Ayberk ile MOSSAD ajanı Victoria arasındaki çok sayıda mesaj kayıtları da yer aldı. Sanıklar Hamza Turhan Ayberk, Funda Kadayıfçıoğlu, Ercan Kama, Ömer Burak Gezer, İsmail Kaya, Mehmet Yetimova ve Özkan Şahin’in “zincirleme şekilde siyasal veya askeri casusluk” suçundan 18’er yıl 9’ar aydan 45’er yıla kadar hapisle cezalandırılması istenen iddianame, İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

Uluslararası İlişkilerGüvenlikistanbulGüncelİsrailMossadHukukTerör
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Federal polis tarafından yapılan açıklamada, Brüksel metrosunun 2 ve 6 numaralı hatlarının geçtiği Porte de Namur ve Louise istasyonları arasındaki tünelde bir ceset bulunması üzerine, seferlerin tüm hat boyunca durdurulduğu bildirildi.
Porte de Namur metro istasyonunun girişleri kapatıldı, olay yerine çok sayıda polis aracı sevk edildi.
Botanique istasyonunda yaşanan eş zamanlı bir teknik arızanın da eklenmesiyle kent trafiği ciddi ölçüde aksadı.
Seferlerin ne zaman başlatılacağına dair bir açıklama yapılmazken söz konusu cesetle ilgili soruşturma sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şaban P. (39) yönetimindeki tomruk yüklü 54 RG 625 plakalı kamyon, Vezirhan beldesi Ocaklar Yolu mevkisinde kontrolden çıkarak devrildi.
Sürücü Şaban P. ile aynı araçta bulunan Ensar T. (23) ve İrfan B’nin (16) yaralandığı kaza yerine durumun bildirilmesi üzerine jandarma ve 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi.
İlk müdahalenin ardından Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan yaralıların hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri yaptıkları çalışmalar sonucu market hırsızlığı ve birçok iş yerinden hırsızlık olaylarının faillerini tespit etti. Araç içerisinde olan K.Y., S.S.Ç., M.F.K. ve F.S., kovalamaca sonucu yakalandı. Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adli makamlarca tutuklandı. – BATMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Irak ve Suriye’nin kuzeyinde gerçekleştirilen terörle mücadele operasyonlarıyla son bir haftada 72 teröristin etkisiz hale getirildiğini, 1 Ocak’tan bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısının 2 bin 611’e ulaştığını duyurdu.
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, son 1 haftada yapılan faaliyetlere ilişkin bakanlıkta bilgilendirme toplantısı düzenledi. Tuğamiral Aktürk, Irak ve Suriye’nin kuzeyinde gerçekleştirilen terörle mücadele operasyonlarıyla son bir haftada 72 teröristin etkisiz hale getirildiğini belirtti. Aktürk, böylece, 1 Ocak’tan bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısının 2 bin 611 (Irak 1362/Suriye 1249) olduğunu kaydetti. Aktürk, “Sınırlarımızın emniyetini ileriden sağlama ve terörü kaynağında yok etme stratejisi kapsamında 17 Nisan 2022’de Irak’ın kuzeyinde başlatılan Pençe-Kilit Operasyonunda kahraman ordumuzun büyük özveri ve gayretiyle Zap’ta kilit kapatılmış, Irak sınırımızın tamamının emniyeti sınır ötesinden tesis edilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz ülkemizin ve milletimizin beka ve güvenliği için bölgedeki operasyon ve arama-tarama faaliyetlerine tek bir terörist kalmayıncaya kadar devam edecektir. Pençe-Kilit bölgesinde bugüne kadar icra edilen operasyonlar ve hava harekatları neticesinde toplam 1128 terörist etkisiz hale getirilmiş, bölgede teröristlerin döşediği 3 bin 146 mayın/EYP temizlenmiş, 1317 mağara ve sığınak kullanılamaz hale getirilmiş ayrıca 948’i ağır silah olmak üzere 2 bin 408 muhtelif silah ile 900 bine yakın farklı tip ve cinste mühimmat ele geçirilmiştir” ifadelerini kullandı.
‘790 KİŞİ HUDUDU GEÇEMEDEN ENGELLENDİ’
Hudutlarda, son 1 haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 186 kişinin yakalandığını aktaran Aktürk, “790 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Yakalanan şahıslardan 5’i terör örgütü mensubudur. Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 13 bin 127, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 90 bin 479 olmuştur” dedi.
Aktürk, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nca muhtelif miktarda Sungur Füzesi ile Orta Menzilli Tanksavar (OMTAS) Silah Sisteminin muayene ve kabul faaliyetlerinin tamamlandığını kaydetti.
‘KİLİT KAPATILMIŞTIR AMA FAALİYETLERİMİZ DEVAM EDECEKTİR’
Tuğamiral Zeki Aktürk’ün sunumu sonrası, bakanlık kaynakları gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bakanlık kaynakları, Suriye’nin kuzeyindeki muhalif grupların hareketliliğine ilişkin olarak, “Bölgedeki bazı yerel grupların başlattıkları hareketliliği ve buna bağlı gelişmeleri yakinen takip etmekteyiz. Birliklerimiz için her türlü tedbiri aldık ve almaya da devam etmekteyiz” dedi.
Bakanlık kaynakları, Irak’ın kuzeyindeki Zap’ta kilidin kapatılmasına ilişkin olarak, “2016 yılından itibaren uygulamaya başladığımız sınırlarımızın emniyetini ileriden sağlama ve terörü kaynağında yok etme stratejisi kapsamında 17 Nisan 2022’de Irak kuzeyinde başlatılan Pençe-Kilit Operasyonu ile Pençe harekatlarımızın kilidi kapatılmış ve Irak sınırımızın tamamının emniyeti ileriden tesis edilmiştir. Ayrıca, kontrol altına alınan bölgede henüz girilmemiş mağara, sığınak, barınak ve depo olabileceğini değerlendiriyoruz. Kilit kapatılmıştır ama bizim mevcut harekat alanlarındaki faaliyetlerimiz devam edecektir. Bölgedeki çetin hava ve arazi şartlarına rağmen, Pençe Kilit Harekat alanındaki unsurlarımız, üstün bir feragat ve kararlılıkla tüm terör inleri yıkılıp son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar terörü kaynağında yok etme parolasıyla görevlerine devam edecektir” ifadelerini kullandı.
‘PENÇE SERİSİNDE 2 BİN 202 TERÖRİST ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ’
Bakanlık kaynakları Pençe serisindeki son duruma ilişkin olarak ise “Bahse konu operasyon serisi ile toplam 2 bin 202 bölücü terör örgütü mensubu etkisiz hale getirilmiştir. Buna ilave olarak; toplam 5 bin 239 mağara ve sığınak kullanılamaz hale getirilmiş, 6 bin 220 mayın ve el yapımı patlayıcı imha edilmiş, toplam 3 bin 987 adet silah ve yaklaşık 1 milyon 539 bin adet mühimmat ele geçirilmiştir. Böylece teröristlere ağır bir darbe indirilerek bir gece ansızın terör inlerini yerle bir etme kararlılığımız gösterilmiştir” ifadelerini kullandı.
‘GKRY’NİN NATO GİRİŞİMİ KABUL EDİLEMEZ’
Bakanlık kaynakları, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulis’in NATO üyeliği girişimine ilişkin, “NATO’ya Türkiye, NATO üyesi bir ülke olarak, ittifakın genişleme kararlarının oybirliği ile alındığını hatırlatır ve bu süreçlerin herhangi bir ülkenin ulusal güvenlik endişelerini dikkate alarak yürütülmesi gerektiğini savunur. Mevcut durumda, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin NATO’ya üyelik başvurusu bulunmamaktadır, ancak girişimleri dahi Türkiye açısından kabul edilemez bir gelişmedir. Bu girişim, Kıbrıs meselesindeki hassas dengeyi bozacak ve çözüme yönelik müzakere süreçlerini olumsuz etkileyecektir” dedi.
‘EUROFİGHTER’DA TEKNİK GÖRÜŞMELER OLUMLU’
Bakanlık Kaynakları, F-16 Block 70/ Eurofighter/ F-35 tedariklerine ilişkin olarak ise “Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın ihtiyaçları doğrultusunda milli uçağımız KAAN hizmete girinceye kadar gelişmiş teknolojiyle donatılmış modern savaş uçaklarının envantere alınması ve envanterin çeşitlendirilmesi çalışmalarımız devam etmektedir. Bu kapsamda, 40 adet F-16 Blok 70 ve özellikli mühimmatın tedariki kapsamında 1,4 milyar dolarlık başlangıç ödemesi yapılarak sözleşme yürürlüğe girmiş, teknik görüşmeler devam etmekte, 40 adet Eurofighter tedarikine yönelik ise teknik görüşmeler olumlu devam etmektedir. Muhataplarımıza 40 adet F-35 talebimiz resmi olarak iletilmiştir. F-35 konusunda da daha önce yaptığımız bir ödeme ve hangara alınan 6 adet uçak var. Ancak ilk defa bir NATO üyesi ülkeye (CAATSA) yaptırım uygulanarak teslimat gerçekleştirilmemiştir. Biz en başından beri bu yaptırımın yanlış olduğunu söylüyoruz. Beklentimiz, müttefiklerimizin ittifakın ruhuna ve ortak güvenlik perspektifine uygun karar alınması, örtülü/örtüsüz tüm yaptırımların kaldırılmasıdır” dedi.
‘YDK SÜRECİ BAŞLAMIŞTIR’
Kaynaklar ayrıca, Yüksek Disiplin Kurulu’na (YDK) sevk edilen teğmenler ve diğer personelle ilgili sürecin nasıl işleyeceğine ilişkin olarak ise “Yüksek Disiplin Kurulu süreci başlamıştır. YDK’nın toplantı zamanı belirlendiğinde, en az 10 gün öncesinden ilgili personele tebligat yapılacaktır. Bu tarih zamanı gelince kamuoyuna duyurulacaktır” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2 bin 500 litre etil alkol ele geçirildi
AYDIN – Aydın’ın Efeler ilçesinde emniyet ekiplerince 2 işyerine yapılan baskında 2 bin 520 litre etil alkol ele geçirildi, 3 şüpheli yakalandı.
Aydın İl Emniyet Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışmalar aralıksız sürerken, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince alkollü içki sahteciliği faaliyetlerinin önlenmesine yönelik koordineli çalışma gerçekleştirildi. Edinilen bilgiye göre ekipler, Efeler ilçesindeki 2 adreste sahte alkol üretildiği bilgisine ulaştı. Operasyon için düğmeye basan ekipler, belirlenen adreslere baskın düzenledi. İş yeri ve eklentilerinde yapılan aramalarda 2 bin 520 litre etil alkol, 174 adet alkol aroma likidi, 1 adet hassas terazi, 1 adet vakumlama makinası ve bin 600 adet plastik bidon ele geçirildi. Olayla ilgili 3 şüpheli şahıs yakalanarak gözaltına alınırken, haklarında gerekli adli işlemler başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BATMAN’da kapısını kırıp, girdikleri kuruyemişçiden para, bilgisayar ve çok sayıda ürün çalan 4 şüpheli, polis tarafından 13 kameradan 96 saatlik görüntü izlenerek yakalandı. Şüphelilerin yakalanma anları kameralara yansıdı.
Olay, 22 Kasım’da 04.30 sıralarında Sağlık Mahallesi Hamidiler Caddesi’nde meydana geldi. 4 şüpheli araçla kuruyemiş dükkanının önüne geldi. Yüzleri maskeli 3 şüpheli, iş yerinin kapısını kırarak içeri girerken, diğeri ise araçta bekledi. Şüpheliler 40 bin lira, 2 dizüstü bilgisayar, sigara ve çok sayıda market ürününü yanlarında getirdiği torbalara doldurup, geldikleri araçla kaçtı. Sabah dükkana gelen iş yeri sahibi, durumu polis ekiplerine bildirdi. Hırsızlık anları iş yerinin güvenlik kamerasına yansırken, şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatıldı.
KOVALAMA SONRASI YAKALANDILAR
İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, çevredeki 13 güvenlik ve Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kameralarından izlenen 96 saatlik görüntü ile şüphelilerin K.Y., S.S.Ç, M.F.K ve F.S. olduğunu tespit etti. Operasyon düzenleyen ekipleri gören şüpheliler, bulundukları araçla kaçmaya başladı. Yaşanan kovalama sonrası şüpheliler yakalandı. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler, çıkarıldıkları mahkemede tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bursa Emniyet MüdürlüğüKaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, kaçakçılık faaliyetlerinin önlenmesine yönelik çalışmalar kapsamında A.Ç. yönetimindeki otobüsü durdurdu.
Araçtakileri indirerek arama yapan ekipler, yedek kaptanın uyuması için ayrılan bölme ile merdivenin altına gizlenmiş gümrük kaçağı 140 cep telefonu, 475 elektronik sigara ve 300 paket sigara ele geçirdi.
Merdiven basamaklarının altına gizlenen paketler halindeki telefonların, kolaylıkla alınabilmesi için çamaşır ipleriyle birbirine bağlandığı görüldü.
Gözaltına alınan A.Ç. hakkında “Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet” suçundan yasal işlem başlatıldı.
Yolcular ise başka bir otobüsle gidecekleri şehirlere gönderildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Son dönemde piyasaya yüklü miktarda 50’lik ve 100’lük sahte doların piyasaya sürüldüğü haberleri üzerine dün Kapalıçarşı başta olmak üzere çok sayıda yerde döviz büroları dolar alımını durdurdu. Sahte dolarların gerçeğinden ayrılmasının oldukça güç olduğu belirtilirken İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlatıldığını açıkladı. Açıklama şöyle:
“İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından sosyal medyada ve bazı basın yayın organlarında gündeme getirilen İstanbul merkezli sahte para basımı ve dağıtımı konuların araştırılması amacıyla Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Büromuzca re’sen soruşturma başlatılmıştır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Bakanlık Şehit Gazeteci Hasan Tahsin Salonu’nda haftalık bilgilendirme toplantısı yaptı.
“Son bir haftada 72 terörist etkisiz hale getirilmiştir”
Aktürk, terörle mücadeleye ilişkin, “Türk Silahlı Kuvvetlerimizin; kaynağında, sürekli ve kapsamlı olarak Irak ve Suriye’nin kuzeyinde gerçekleştirdiği terörle mücadele operasyonlarıyla; son bir haftada 72 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Böylece, 1 Ocak’tan bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısı 2 bin 611 olmuştur. Pençe-Kilit bölgesinde bugüne kadar icra edilen operasyonlar ve hava harekatları neticesinde; toplam bin 128 terörist etkisiz hale getirilmiş, bölgede teröristlerin döşediği 3.146 mayın/EYP temizlenmiş, bin 317 mağara ve sığınak kullanılamaz hale getirilmiş ayrıca 948’i ağır silah olmak üzere 2 bin 408 muhtelif silah ile 900 bine yakın farklı tip ve cinste mühimmat ele geçirilmiştir” bilgisini paylaştı.
“Son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 186 şahıs yakalanmıştır”
Sınır güvenliğiyle ilgili bilgi paylaşan Aktürk, “Yoğun ve etkin tedbirlerle güvenliği sağlanan hudutlarımızda; son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 186 şahıs yakalanmıştır. 790 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Yakalanan şahıslardan 5’i terör örgütü mensubudur. Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 13 bin127, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 90 bin 479 olmuştur.” dedi.
“Lübnan’da ateşkes sağlanmasından memnuniyet duyuyoruz”
Lübnan’daki ateşkese ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Aktürk, “Bölgemizde şiddeti tırmandıran İsrail, Gazze’de kadınları ve çocukları öldürmeye devam etmektedir. Bugüne kadar 45 bine yakın Filistinlinin ölümüne sebep olan İsrail’in süregelen bu saldırıları karşısında alınan kararların yetersizliği görülmektedir. Uluslararası toplum, acil ve kalıcı ateşkesin sağlanması ve bölgeye insani yardımların ulaştırılması yönünde kararlı davranmalı ve zorlayıcı tedbirler almalıdır. Lübnan’da ateşkes sağlanmasından memnuniyet duyuyor, varılan ateşkesin kalıcı olması ve benzer uluslararası girişimlerin Filistin’de de bir an önce kalıcı ve kapsamlı ateşkes sağlanması için yoğunlaştırılması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz” dedi.
“Her türlü tedbiri aldık”
Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, Suriye’nin kuzeyindeki muhalif grupların hareketliliği ile ilgili sorular üzerine, “Bölgedeki bazı yerel grupların başlattıkları hareketliliği ve buna bağlı gelişmeleri yakinen takip etmekteyiz. Birliklerimiz için her türlü tedbiri aldık ve almaya da devam etmekteyiz” yanıtını verdi.
“Kilit kapatılmıştır ama bizim mevcut harekat alanlarındaki faaliyetlerimiz devam edecektir”
Bakanlık kaynakları, Irak’ın kuzeyindeki Zap’ta kilidin kapatılmasıyla ilgili sorular üzerine şu bilgileri paylaştı:
“2016 yılından itibaren uygulamaya başladığımız sınırlarımızın emniyetini ileriden sağlama ve terörü kaynağında yok etme’ stratejisi kapsamında 17 Nisan 2022’de Irak kuzeyinde başlatılan Pençe-Kilit Operasyonu ile Pençe harekatlarımızın kilidi kapatılmış ve Irak sınırımızın tamamının emniyeti ileriden tesis edilmiştir. Pençe-Kilit bölgesinde bugüne kadar icra edilen operasyonlarımız ve hava harekatlarımız neticesinde; toplamda bin 128 terörist etkisiz hale getirilmiş, bölgede teröristlerin döşediği 3 bin146 mayın/EYP temizlenmiş, bin 317 mağara ve sığınak kullanılamaz hale getirilmiş; ayrıca 948’si ağır silah olmak üzere 2 bin 408 muhtelif silah ile 889 bin 412 farklı tip ve cinste mühimmat ele geçirilmiştir. Ayrıca, kontrol altına alınan bölgede henüz girilmemiş mağara, sığınak, barınak ve depo olabileceğini değerlendiriyoruz. Kilit kapatılmıştır ama bizim mevcut harekat alanlarındaki faaliyetlerimiz devam edecektir. Bölgedeki çetin hava ve arazi şartlarına rağmen, Pençe Kilit Harekat alanındaki unsurlarımız, üstün bir feragat ve kararlılıkla tüm terör inleri yıkılıp son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar terörü kaynağında yok etme parolasıyla görevlerine devam edecektir.”
Bakanlık kaynakları, Pençe-Kilit Operasyon bölgesini de içine alan Irak kuzeyindeki Pençe Serisi Operasyonların tümündeki son duruma ilişkin de şunları söyledi:
“Bahse konu operasyon serisi ile toplam 2 bin 202 bölücü terör örgütü mensubu etkisiz hale getirilmiştir. Buna ilave olarak; toplam 5 bin 239 mağara ve sığınak kullanılamaz hale getirilmiş, 6 bin 220 mayın ve el yapımı patlayıcı imha edilmiş, toplam 3 bin 987 adet silah ve yaklaşık 1 milyon 539 bin adet mühimmat ele geçirilmiştir. Böylece teröristlere ağır bir darbe indirilerek bir gece ansızın terör inlerini yerle bir etme kararlılığımız gösterilmiştir.”
“Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin NATO’ya üyelik başvurusu, Türkiye açısından kabul edilemez bir gelişmedir”
Bakanlık kaynakları, ABD Başkanı Biden ile görüşen GKRY Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis’in NATO üyeliği için girişimlerine ilişkin sorulara şu cevabı verdi.
“Türkiye, NATO üyesi bir ülke olarak, ittifakın genişleme kararlarının oy birliği ile alındığını hatırlatır ve bu süreçlerin herhangi bir ülkenin ulusal güvenlik endişelerini dikkate alarak yürütülmesi gerektiğini savunur. Mevcut durumda, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin NATO’ya üyelik başvurusu, Türkiye açısından kabul edilemez bir gelişmedir. Bu girişim, Kıbrıs meselesindeki hassas dengeyi bozacak ve çözüme yönelik müzakere süreçlerini olumsuz etkileyecektir.”
“40 adet F-35 talebimiz resmi olarak iletilmiştir”
Bakanlık kaynakları, F-16 BLOCK 70/ EUROFIGHTER/ F-35 tedariklerine ilişkin sorulara şu yanıtı verdi:
“Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın ihtiyaçları doğrultusunda milli uçağımız KAAN hizmete girinceye kadar gelişmiş teknolojiyle donatılmış modern savaş uçaklarının envantere alınması ve envanterin çeşitlendirilmesi çalışmalarımız devam etmektedir. Bu kapsamda, 40 adet F-16 Blok 70 ve özellikli mühimmatın tedariki kapsamında 1,4 milyar dolarlık başlangıç ödemesi yapılarak sözleşme yürürlüğe girmiş, teknik görüşmeler devam etmekte, 40 adet Eurofighter tedarikine yönelik ise teknik görüşmeler olumlu devam etmektedir. Muhataplarımıza 40 adet F-35 talebimiz resmi olarak iletilmiştir. F-35 konusunda da daha önce yaptığımız bir ödeme ve hangara alınan 6 adet uçak var. Ancak ilk defa bir NATO üyesi ülkeye (CAATSA) yaptırım uygulanarak teslimat gerçekleştirilmemiştir. Biz en başından beri bu yaptırımın yanlış olduğunu söylüyoruz.
Beklentimiz, müttefiklerimizin ittifakın ruhuna ve ortak güvenlik perspektifine uygun karar alınması, örtülü/örtüsüz tüm yaptırımların kaldırılmasıdır.”
“YDK’nın toplantı zamanı belirlendiğinde, en az 10 gün öncesinden ilgili personele tebligat yapılacaktır”
Bakanlık kaynakları, Yüksek Disiplin Kurulu’na (YDK) sevk edilen teğmenler ve diğer personelle ilgili sürecin nasıl işleyeceğine dair sorular üzerine şunları söyledi:
“Yüksek Disiplin Kurulu süreci başlamıştır. YDK’nın toplantı zamanı belirlendiğinde, en az 10 gün öncesinden ilgili personele tebligat yapılacaktır. Bu tarih zamanı gelince kamuoyuna duyurulacaktır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Lübnan’daki haber kurumlarına göre merkezdeki sekiz katlı bir bina beş füze ile vuruldu.
Cumartesi yerel saatle sabaha karşı saat 04:00’te gerçekleşen saldırılar şehri sarstı.
İsrail ordusu saldırılarla ilgili bir yorum yapmadı.
Merkezdeki Basta mahallesinde arama ve kurtarma ekipleri karanlıkta çalışmalarını yürütmek zorunda kaldı.
Son aylarda İsrail’in Lübnan’a düzenlediği hava saldırılarında Hizbullah’ın lideri Hasan Nasrallah da dahil olmak üzere örgütün çok sayıda lideri öldürüldü.
Hizbullah, Filistin’deki Hamas’a destek olmak için attığı füzeleri sıklaştırmasıyla İsrail’in hedefi oldu.
Lübnanlı yetkililere göre çatışmalarda şimdiye kadar 3.500 kişi hayatını kaybetti.
İsrail ve Lübnan arasında ateşkesin gerçekleştirilmesi için ABD bölgeye bir arabulucu gönderse de henüz görüşmelerde bir ilerleme sağlanamadı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Dün akşam şiddetli lodosun etkisine giren Adalar bugün saat 08.30 sularında rüzgarın değişmesiyle birlikte Karayel fırtınasının etkisine girdi. Fırtınanın şiddeti 80 km’ye kadar çıktı.
Şiddetli rüzgar Adalar’da kıyı şeridinde etkili oluyor. Bir çok sahil kesimi su altında kaldı. Kıyıdaki çakıl taşları iç kesimlere doğru sürüklendi. Hava sıcaklığı yaklaşık 8 derece düştü. Adalar’da kıyı şeridinde göletler oluştu. Şehir hatları vapurları ve yolcu motorları seferlerinde zorluklar yaşamaya başladı.
İstanbul Şehir Hatları A.Ş yapılan açıklamada, Büyükada- Sedef Adası Hattı, Maltepe-Büyükada-Heybeliada-Burgazada-Kınalıada Hattı, Adalar- Beşiktaş hattı seferlerinin ikinci bir duyuruya kadar yapılamayacağını duyurdu. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail, Filistin’deki kitlesel katliamlarına bir yenisini daha ekledi. Yerel yetkililerden edinilen bilgilere göre, İsrail ordusu bu kez Gazze Şeridi’ndeki Kemal Advan Hastanesi yakınlarında bulunan bir yerleşim bölgesini hedef aldı. Saldırıda aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu en az 66 kişinin hayatını kaybettiği belirtilirken, 100’ü aşkın kişinin yaralandığı kaydedildi. Devam eden İsrail saldırılarının arama kurtarma çalışmalarını zorlaştırdığı belirtilirken, İsrail’den saldırının amacına dair açıklama yapılmadı. – GAZZE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇİNLİ BAKAN GÖRÜŞME TALEBİNİ REDDETTİ
Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) üyesi 10 ülkenin savunma bakanlarının yanı sıra ABD, Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Çin’den temsilciler, ASEAN Plus Savunma Bakanları Toplantısı için Laos’un başkenti Viyentiyan’da bir araya geldi. Çin Savunma Bakanı Don Jun, ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin’in toplantı çerçevesinde görüşme talebini reddetti.
“TALİHSİZ BİR DURUM VE BÖLGEYİ ETKİLİYOR”
Austin, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Bu talihsiz bir durum ve bölgeyi etkiliyor. Çünkü bildiğiniz üzere bölge, iki önemli aktörün, bölgedeki iki büyük gücün birbiriyle görüşüyor olmasını gerçekten görmek istiyor” dedi. Austin, “Bunun geleceğe yönelik herhangi bir yansıması olacağını düşünmüyorum. Bunun sadece şu an için yapmayı tercih ettikleri bir şey olduğunu ve niçin böylesine iyi bir fırsatı değerlendirmemeyi seçtiklerini ancak onların açıklayabileceklerini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
İKİ BAKAN EN SON MAYIS AYINDA BİR ARAYA GELMİŞTİ
Austin, Çinli mevkidaşı Dong ile geçtiğimiz mayıs ayında uluslararası savunma forumu Shangri-La Diyalogu marjında bir araya gelmişti. İki bakan, ABD ve Çin’in Tayvan konusunda anlaşmazlıkları olduğunu yinelemiş fakat askeri iletişim kanallarının açık tutulmasının önemine vurgu yapmıştı.
Tayvan’ın bağımsızlığını tanımayan ve kendi toprakların bir parçası olarak kabul eden Çin, üç hafta önce Tayvan’a 2 milyar dolarlık silah satışına onay veren ABD’yi sert bir şekilde eleştirmiş ve “egemenliğini savunmak için kararlı karşı tedbirler alacağını” açıklamıştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Şube Müdürlüğünce yasadışı silah ticareti suçunun önlenmesi ile ilgili yapılan çalışmalarda, 16 Kasım’da Bağlar ilçesi Bağcılar Mahallesi’nde bulunan ikamete operasyon düzenlendi. Operasyonda, 100 adet tabanca, 100 adet şarjör, 16 adet uzatmalı şarjör, 3 adet pompalı tüfek ve 4 bin 882 adet tabanca fişeği ele geçirildi.
Olayla ilgili gözaltına alınan 2 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adli makamlarca tutuklandı. – DİYARBAKIR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANKARA) – Dışişleri Bakanlığı, Yemen açıklarında bir Türk firmasına ait Anadolu S adlı kuru yük gemisine Husiler tarafından füze saldırısı düzenlenmesine tepki gösterdi.
Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Bir Türk firmasına ait Panama bandıralı Anadolu S adlı kuru yük gemisine Yemen açıklarında seyrederken Husiler tarafından düzenlenen füze saldırılarını kınıyoruz. Benzer bir hadisenin tekrar yaşanmamasını teminen gerekli girişimlerde bulunulmaktadır” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BEİJİNG, 20 Kasım (Xinhua) — Çin’de salı günü Chongqing, Guiyang ve Yibin kentlerinden ayrı ayrı hareket eden lityum bataryalarla yüklü üç tren, ülkedeki demiryolu taşımacılığında bu bataryaların ilk büyük ölçekli testini gerçekleştirdi.
Taşıma sırasında olası riskleri etkili bir şekilde azaltmak amacıyla, duman algılama ve basınç boşaltma gibi bir dizi güvenlik önlemiyle donatılmış yeni tip konteynerler kullanıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçeye bağlı Mutluca köyünde hayvanlarını otlatan çoban Burhan Adıyaman’dan (43), haber alamayan yakınları ve vatandaşlar, arama çalışmalarında bulunarak durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. Vatandaşlarla birlikte arama çalışmalarına dron ile katılan İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabiri Serdar Gökçe, Adıyaman’ı baygın halde buldu. Adıyaman, sağlık ekipleri tarafından sedye ile traktöre alınarak ambulansa taşınıp hastaneye sevk edildi.
İHA muhabiri Serdar Gökçe, ihbar üzerine vatandaşın kaybolduğu bölgede dron uçurduğunu söyledi. Dron ile vatandaşın baygın halde olduğunu görünce jandarma ve sağlık ekiplerine bilgi verdiklerini belirten Gökçe, “Daha sonra vatandaş sedye aracılığıyla dağdan indirilip hastaneye kaldırıldı. Durumunun iyi olduğunu öğrendim. Çok mutlu oldum” dedi. – ŞIRNAK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CANSIZ BEDENLERİ YATAK ODASINDA BULUNDU
Olay, Polatlı ilçesi Zafer Mahallesi Gordion Caddesi Sivrikaya apartmanında bulunan Ali Osman Er ve eşi Medine Er’in yaşadığı dairede meydana geldi. Er çiftinden haber alamayan komşuları tarafından eve itfaiye ekipleri çağırıldı. Camı kırarak içeri giren itfaiye görevlileri çiftin yatak odasında cansız bedeni ile karşılaştı.
BALIK YEDİKTEN SONRA ZEHİRLENMİŞLER
Olay yerinde polis ekipleri tarafından yapılan ilk incelemede, çiftin dün akşam yemeğinde balık yedikten sonra yattıkları ve gıda zehirlenmesi yüzünden hayatını kaybettikleri belirlendi. Haymana Demirözü köyü nüfusuna kayıtlı olan çiftin cenazeleri, otopsi yapılmak üzere adli tıp kurumuna gönderildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

GüvenlikPolatlı3-sayfaSağlıkGüncelAnkara
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları devam ediyor. Bu sabah saatlerinde Lübnan’ın başkenti Beyrut’un güneyine yönelik saldırılar şiddetini arttırırken; ABD medyasına konuşan bir Hizbullah yetkilisi, İsrail’in bir aydan uzun süredir Beyrut’un merkezine düzenlediği hava saldırısında, Hizbullah’ın Ana Sözcüsü ve Medya Sorumlusu Muhammed Afifi’nin öldüğünü ileri sürdü. Hizbullah yetkilisine göre Afifi, Arap sosyalist Baas Partisi’nin Beyrut’un merkezindeki ofisine düzenlenen saldırıda öldürüldü.
ABD medyasında yer alan haberlere göre Afifi, özellikle İsrail’in eylül ayındaki askeri tırmanışından ve İsrail’in hava saldırısında öldürülen Hizbullah’ın uzun süreli lideri Hasan Nasrallah’ın suikastından sonra ön plana çıkmıştı.
İsrail savaş uçakları daha önce de Beyrut’un güney banliyölerini vurmuş; bunun üzerine İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), halkı bazı binaları boşaltmaları konusunda uyarmıştı. İsrail’in saldırıları, Lübnanlı yetkililerin ABD arabuluculuğunda bir ateşkes önerisini değerlendirdiği sırada gerçekleşti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’da hafif ticari aracıyla seyir halindeyken Kenan C.’yi (30) tabancayla başından vurup yaralayan Selami S. (27) ile yanındaki M.M.Ç. (22), M.E.Ç. (21) ve A.T. (22) yakalandı. Olay öncesi tarafların bir kafede buluşup borç meselesi nedeniyle tartıştıkları belirtildi.
Olay, 15 Kasım’da saat 21.00 sıralarında Yıldırım ilçesi Çınarönü Mahallesi Çınarönü Caddesi’nde meydana geldi. Çınarönü Mahallesi yönünde ilerleyen Kenan C. idaresindeki 16 BEE 013 plakalı hafif ticari araca yanına yaklaşan başka bir araçtan tabancayla ateş açıldı. Saldırıda başına mermi isabet eden Kenan C., ağır yaralandı. Yaralı, yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedaviye alınan Kenan C.’nin hayati tehlikesi sürerken, polis ekipleri 4 şüpheliyi gözaltına aldı.
Şüphelilerden Selami S. ve M.M.Ç. ile Kenan C.’nin arasında borç meselesi nedeniyle husumet olduğu, olaydan kısa süre önce de bir pastanede bir araya gelerek, tartıştıkları iddia edildi. Tartışmanın ardından pastaneden ayrılan ve aracına binerek uzaklaşan Kenan C.’yi, otomobille takip eden Selami S.’nin, tabancayla ateş açarak başından vurduğu, M.M.Ç.’nin de o sırada otomobilde olduğu tespit edildi. Kiralık olan otomobilin, şüphelilerden M.E.Ç.’nin üzerine kayıtlı olduğu, diğer şüpheli A.T.’nin ise olaydan bir süre sonra, Selami S. ve M.M.Ç.’yi olay yerine getirerek, video çektirdiği öğrenildi.
4 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AK Parti’nin Amasra 8. Olağan İlçe Kongresi’ne katıldı. Burada gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tunç, şunları söyledi:
“Hangi ırktan olursa olsun hepimiz biz Türk milletiyiz”
“Ülkemizi huzursuz eden her türlü şer şebekesi ile kararlı biçimde mücadele edeceğiz. Çetelerden temizlemeye, bu milletin güvenliğini, huzurunu bozmak isteyen her türlü şer şebekesi ile sonuna kadar mücadele edeceğiz. Terörün her türlüsü ile mücadele kararlıyız. 40 yıldan bu yana ülkemizi sıkıntıya sokan, binlerce şehit vermemize neden olan PKK terör örgütünü bitirinceye kadar bu mücadelemiz devam edecek ve elimizdeki her türlü imkanı kullanarak bunu başaracağız.
Bizi kimse birbirimizden ayıramaz. Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkezi… Hangi ırktan olursa olsun hepimiz biz Türk milletiyiz, kardeşiz, beraberiz. O nedenle aramıza nifak tohumları sokmak isteyenlere müsaade etmeyeceğiz. İç cephemizi güçlendireceğiz, daha güçlü olacağız ve güneyimizde bir terör devleti kurulmasına kesinlikle müsaade etmeyeceğiz. Türkler, Kürtler, Çerkezler, Lazlar. Hangi kökene sahip olurlarsa olsunlar hepimiz biz Türkiye’de yaşayan Türk milletinin fertleriyiz ve hepimiz kardeşiz. Dolayısıyla bu kardeşliğimizi hiçbir zaman bozdurmayacağız. İç cephemizi güçlendireceğiz ve birlik beraberlik içerisinde ülkemizi daha güçlü kılacağız. Dünyada hakkaniyeti, adaleti daha güçlü sağlayacağız inşallah.
Gezi Direnişi’ni hedef gösterdi: “Burada öldürülenler var, şehit edilen polisler var, taşlanan dükkanlar var, sokakları ateşe verenler var”
Bize ‘tünel lazım değil, betona yatırım’ diyorlardı. Öyle miymiş? Bunlar sadece Amasra tünelleri için değil ki. Bunlar İstanbul’daki köprülere de aynısını söylediler. Söylemediler mi? İstanbul Havalimanı, İstanbul Köprüsü yapılmasın diye o Marmaraylar, Avrasyalar yapılmasın diye Gezi olaylarına gerekçe gösterdikleri şeyler onlar değil miydi? İki ağaç bahaneydi. Bildiri okudular, o bildiride ne dediler? ‘Şunlar, şunlardan vazgeçilirse biz dükkanları taşlamayı, polise taş atmayı bırakırız’ dediler. Şimdi bazıları çıkmış ‘Gezi olayları masumdu, niye bunlar mahkum oldu’ diye soruyor. Tarafsız ve bağımsız yargı elbetteki maddi gerçek neyse ona göre karar veriyor. Kesinleşmiş bir hüküm var. ‘E batı böyle istiyor.’ Tamam da kardeşim Türk yargısı bağımsız ve tarafsız ve dosyadaki delillere göre ilk derecesi, istinafı, Yargıtay’ı karar vermiş. Burada öldürülenler var, şehit edilen polisler var, taşlanan dükkanlar var, sokakları ateşe verenler var. Bir hukuk devletinde şiddete yer var mı? Hukukta, adalette şiddete yer olur mu? Hukuk devletinin olduğu yerde dükkan taşlamak serbest mi? Polise taş atmak, basın araçlarını taşlamak, terörist elebaşlarının posterlerini o binalara asmak hukuk devletinde mümkün olabilir mi? Kendisine hukuk devletiyim diyen batı ülkeleri bunlara müsaade ediyor mu?
“Sırtını teröre yaslayanlara, sırtını PYD’ye PKK’ya yaslayanlara bu millet hiçbir zaman müsaade etmez”
Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Hukuk devletinde şiddete, teröre yer yoktur. Hukuk devletinde şiddet çağrısı, Türk Ceza Kanunu’na göre de evrensel hukuka göre de suçtur. Hukuk devleti, şiddet çağrısına eğer müsaade ederse orası hukuk devleti değildir. İşte Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hukuk devletinden uzaklaştığını söyleyenler ama bir taraftan da ‘biz sırt sırtayız’… Sırtını teröre yaslayanlara, sırtını PYD’ye PKK’ya yaslayanlara bu millet hiçbir zaman müsaade etmez. Bunu böyle bilelim. Bu ülkenin huzurunu bozdurmayacağız. Çocuklarımızın geleceği için, gençlerimizin geleceği için, Türkiye’yi huzurlu bir geleceğe kavuşturmak için Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Cumhur İttifakı ile beraber, milletimizle beraber gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Festival alanında büyük bir kalabalığın gözü önünde gerçekleşen kaza anı kameralara yansıdı. Görüntülerde, Caballero’nun yaptığı tehlikeli hareketin ardından olay yerinde can verdiği görülüyor. Göstericinin yanında bulunan diğer kişiler hızla alandan uzaklaştı.
Mahates kentinden gelen ve daha önce de benzer gösterilerde yer alan Caballero’nun ani ölümü, festivalin geri kalanını da gölgeledi. Yerel yetkililer, olayla ilgili soruşturma başlattı.
Bu yıl İspanya’da da benzer kazaların yaşandığını hatırlatan uzmanlar, bu tür etkinliklerde güvenlik önlemlerinin artırılması çağrısında bulundu. Valencia’da 64 yaşında bir kişinin ağır yaralandığı, Tordesillas kentinde ise başka bir göstericinin kaza geçirdiği bildirildi.



KolombiyaFestivalGüvenlik3-sayfaYaşamDünyaKaza
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’a karşı barışçıl eylemlerle başlayan olaylar, 2011 yılında iç savaş boyutlarına ulaşmıştı. Bölgedeki diğer ülkeler, Rusya ve ABD’nin de dahil olmasıyla vekalet savaşına dönüşen çatışmalarda bugüne kadar 500.000 kişi hayatını kaybetti.
Bugün Suriye dört farklı bölgeye ayrılmış durumda. Bunlar Esad yönetiminin ya da farklı ideoloji ve bağlantılara sahip çeşitli silahlı grupların ve tek taraflı ilan edilmiş oluşumların kontrolünde.
Suriye’de hangi grupların nerelere hakim olduğu, savaşın başından beri önemli ölçüde değişti.
Başlangıçta muhalif gruplara büyük miktarda toprak kaybeden Esad yönetimi, 2015 yılında Rusya’nın savaşa aktif müdahalesi sayesinde, bugün ülkenin üçte ikisini kontrol ediyor.
Ancak özellikle ülkenin kuzeyinde Türkiye ile sınır bölgesinde, kendilerini yetkili ilan eden gruplar ve uluslararası aktörlerin desteklediği silahlı örgütler tarafından çizilen birçok iç sınır bulunuyor.
Pros&Cons Güvenlik ve Risk Analizi Merkezi Direktörü Prof. Dr. Serhat Erkmen, “Şam’ın doğusundan Fırat Nehri’ne kadar olan bölgede daha yoğun bir İran etkisi var” diyor.
“ Akdeniz kıyı şeridinden Şam’a kadar uzanan bölge ile ülkenin güneyindeki topraklar, Rusya’nın etki alanı.”
İran ve Rusya, Esad yönetimine en fazla destek veren ülkeler.
Suriye’nin Akdeniz’deki başlıca limanının bulunduğu ve iç savaşın başından beri kritik önem taşıyan Lazkiye, Esad’ın kontrolünde.
İdlib kimin kontrolünde?
Suriye’nin Türkiye sınırındaki İdlib, Esad karşıtı cihatçı silahlı grupların ellerinde kalan son kaleleri.
Şam yönetiminin 2015 yılında kontrolünü kaybetmesinden bu yana İdlib, birçok rakip muhalif grubun kontrolü altına girdi.
İdlib’in hakimiyeti şu anda Sünni İslamcı siyasi ve silahlı örgüt ’ın (HTŞ) elinde.
BBC İzleme Servisi Cihatçı Medya Uzmanı Mina Al-Lami HTŞ’nin eski isminin “Nusra Cephesi” olduğunu belirtiyor ve “Bu isim birçok kişiye tanıdık gelecektir. Bu örgüt El Kaide’nin Suriye’deki koluydu” diye hatırlatıyor.
Suriye’deki muhalif gruplar El Kaide bağlantıları sebebiyle Nusra Cephesi ile işbirliği yapmayı reddederken, örgüt 2017’de El Kaide ile bağlarını kopardığını açıkladı.
Al-Lami, “Herkes, El Kaide etiketinden korkuyordu. Örgüt de, bağımsızlığını ilan etti.” diyor.
HTŞ bağımsız olduğunu, herhangi bir dış güçle bağlantısı bulunmadığını ve küresel cihat hedefleri olmadığını iddia ediyor. Ancak Birleşmiş Milletler (BM), ABD ve Türkiye, HTŞ’nin El Kaide ile bağlantısı olduğunu düşünüyor ve HTŞ’yi terör örgütü olarak sınıflandırıyor.
Suriyeli gazeteci ve Annaharar Gazetesi Türkiye Editörü Sarkis Kassargian bölgede HTŞ’yi destekleyen birçok radikal grup bulunduğunu, çoğunluğu Çinli Uygurlardan oluşan Türkistan İslam Partisi’nin de bunlardan biri olduğunu söylüyor.
HTŞ, Türkiye destekli silahlı grupların çoğunu İdlib’den çıkardıktan sonra İdlib’de fiili idari kontrolü ele aldı.
BBC İzleme Servisi’nden Mina al-Lami, “HTŞ’nin bakanlıkları var, sosyal medyayı aktif olarak kullanan bakanları var. Bakanlar yeni projeler duyuruyorlar, yeniden yapılandırma çalışmalarına odaklanıyorlar, mezuniyet törenlerine katılıyorlar” diyor ve ekliyor.
“Yani gerçekten kendini devletin içindeki bir alt devlet olarak sunmaya çalışıyor, kendi hizmetlerini sunuyor ve gerçekten uluslararası kamuoyunun onayını kazanmaya çalışıyor.”
Şam yönetimine muhalif Türkiye ile Şam yönetiminin müttefikleri Rusya ve İran, 2017 yılında Kazakistan’ın başkenti Astana’daki görüşmelerinde çatışmaları azaltmak için, İdlib’in de aralarında bulunduğu çatışmasızlık bölgeleri oluşturma kararı aldı.
Sonraki yıl Rusya ile Türkiye, İdlib’de muhalifler ve Suriye Ordusu arasında tampon bölge oluşturmak üzere anlaştı.
Afrin kimin kontrolünde?
Bir zamanlar Kürt grupların denetimindeki, Suriye’nin kuzeybatısında yer alan bölgesinin kontrolü bugün Türkiye destekli Esad muhaliflerinin elinde.
2018 yılında ABD’nin, Halk Savunma Birlikleri (YPG) ile Afrin’de sınır güvenlik gücü oluşturma kararının ardından Türkiye, sınırın karşı tarafındaki Kürt gruplara yönelik ‘nı başlattı. Ankara YPG’yi, ülkenin güneydoğusunda 30 yılı aşkın süredir çatıştığı PKK’nın bir kolu olarak ve milli güvenlik tehdidi olarak görüyor.
Zeytin Dalı Harekatı’ndan beri Afrin bölgesi Türkiye ile müttefiki Suriyeli grupların kontrolünde.
Türkiye 2017 yılında, desteklediği silahlı örgütleri (SMO) şemsiyesi altında toplamıştı. SMO, ilk etapta Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) olarak adlandırılmıştı.
SMO’nun oluşumunda, Sultan Murat Tugayı gibi Türkiye ordusu ve istihbaratı ile bizzat bağlantılı olan örgütler ile Müslüman Kardeşler ve Katar’a bağlı diğer gruplar yer almıştı.
BBC İzleme Servisi’nden Mina al-Lami, “Bildiğimiz kadarıyla bu gruplar cihatçı gruplarla beraber çalışmıyor. Türkiye’nin bölgedeki gündemi, öncelikleri ve hedefleri ile eşgüdüm içindeler. Yani, Kürtlerin yönetimindeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve Suriye hükümetinin güçlerinin kesinlikle karşısındalar” diyor.
Türkiye’nin desteğiyle SMO’nun kontrolünü ele aldığı bölgeler Afrin’den Cerablus’a, Fırat Nehri’nin batısına ve doğuda da Tel Abyad’dan Resulayn’a kadar uzanıyor.
SMO, Suriye Geçici Hükümeti isimli idari yapının parçası. Türkiye devleti ve ordusu da Afrin bölgesinde büyük rol oynuyor.
Menbic kimin denetiminde?
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) de, ülkenin kuzeyinde büyük etkiye sahip.
Kürt ve Arap kökenli milisler ile muhalif gruplardan oluşan koalisyon, Fırat Nehri’nin doğusundan Irak sınırına kadar olan bölge ile batıdaki Tel Rıfat ve Menbic kentlerinin kontrolünü elinde tutuyor.
SDG 2018 yılında, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’ni kurarak tek taraflı olarak özerkliğini ilan etti. Suriye topraklarının dörtte biri SDG’nin kontrolünde ve bu alanda ABD ile Rusya’nın askeri üsleri bulunuyor.
Güvenlik uzmanı Serhat Erkmen, SDG’yi “Diğer muhalif yapılardan farklı olarak, bir tarafıyla Moskova, diğer tarafıyla Washington olmak üzere, iki ayrı kanaldan kendisine uluslararası meşruiyet yaratma hedefinde olan bir yapı” olarak tanımlıyor.
“Bir yandan Rusya’nın da yönlendirmesiyle Suriye hükümetiyle görüşmeler yapıp Suriye’nin geleceğine nasıl entegre olabileceğine dair mevcut Beşar Esad yönetimiyle görüşmelerini devam ettirirken, diğer tarafıyla onun kendi ülkesinde kesinlikle reddettiği ABD ile yakın politik, ekonomik ve askeri işbirliği yapıyor.”
Suriye’deki IŞİD tehdidi bitti mi?
(IŞİD) ya da Arapça ismiyle DAEŞ olarak da bilinen örgüt, 2014 yılında halifelik ilan etmiş, yıllar içinde Suriye ve Irak’ta geniş toprakları ele geçirmişti.
IŞİD’in ortaya çıkması Suriye’deki savaşın gidişatını değiştirmişti. ABD öncülüğünde 70’ten fazla devlet, IŞİD’e karşı koalisyon kurmuştu.
2019 yılında bu koalisyon IŞİD’i, Suriye’de elinde kalan son topraktan da çıkardı. Ama Suriye’de IŞİD tehdidi tamamen sona erdi mi?
BBC İzleme Servisi’nden Mina al-Lami, “Yeniden, vur-kaç saldırıları düzenleyen bir muhalif gruba dönüştü. Ancak hala Suriye’de çok aktifler, hatta bu sene saldırıları kayda değer miktarda arttı” diyor.
Al-Lami’ye göre IŞİD, Suriye Demokratik Güçleri’nin kontrol ettiği kamplardaki savaşçılarını ve ailelerini serbest bırakabilirse bir dönüm noktası yaşanabilir.
Uluslararası Af Örgütü, IŞİD’in yenilmesinin üzerinden beş yıldan uzun süre geçmesine rağmen hala on binlerce kişinin alıkonduğunu söylüyor.
El Hol ve Roj kampları ile en az 27 gözaltı tesisinde 11.500 erkek, 14.500 kadın ve 30.000 çocuğun alıkonduğu tahmin ediliyor.
Mina al-Lami, “IŞİD’in gözü o kampların üzerinde. Bu kampları ve hapishaneleri basıp, alıkonulan insanları serbest bırakmak için herhangi bir kriz çıkmasını, güvenlik önlemlerinde herhangi bir zayıflama olmasını bekliyor” diyor.
“Örneğin Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki Kürt güçlere karşı büyük bir askeri operasyon düzenlemesi, ya da ABD’nin Suriye’deki Şii milis gruplara yönelik bir operasyon düzenlemesi, bu tarz bir kriz oluşturabilir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Polonya’nın kuzeyindeki Redzikowo köyü yakınlarında inşa edilen ABD füze savunma sisteminin bir parçası olan Aegeis Ashore Füze Savunma Üssü bugün düzenlenen törenle faaliyete girdi. ABD ve onun Avrupalı müttefiklerini İran başta olmak üzere Orta Doğu’dan gelecek füze tehditlerine karşı korumayı amaçlayan füze savunma üssünün her biri 8’er SM-3 IIA önleyici füzesine sahip 3 adet MK41 dikey atım sistemi ve 1 adet SPY-1D balistik füze erken uyarı radarı ile donatıldığı bildirildi.
Bin ile 3 bin kilometre arasında menzile sahip füzelerinin bulunduğu üssün aynı zamanda NATO savunma sisteminin önemli bir unsuru olduğu belirtildi. Üssün açılışında konuşan Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda, ABD ordusu gibi dünyanın güvenliğini koruyacak olan Aegeis Ashore Füze Savunma Üssü’nün açılışından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. “Şimdi tüm dünya açık ve net bir şekilde burasının artık Rusya’nın etki alanı olmadığını görecek” ifadelerini kullanan Duda, Polonya genelinde halihazırda 10 bine yakın ABD askerinin görev yaptığını, ABD’nin Polonya ve tüm NATO’nun güvenliğinin garantörü olduğunu söyledi.
Aegeis Ashore Füze Savunma Üssün’nde 500’e yakın ABD askerinin görev yapacağı belirtilirken Polonya hükümeti üssün gelecekte Rusya’dan gelebilecek tehditlere karşı da Polonya’yı savunmasını bekliyor. – VARŞOVA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ahmet Çakır (27) idaresindeki 09 AOJ 352 plakalı motosiklet, Yavuzköy Mahallesi’ndeki yolda karşı yönden gelen Gültekin Giray (47) yönetimindeki plakasız motosikletle çarpıştı.
İhbar üzerine kaza yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekiplerince yapılan kontrollerde Giray’ın yaşamını yitirdiği belirlendi. Kazada Çakır ise yaralandı.
Ambulansla Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırılan Çakır’ın hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’nin İzmit ilçesinde geçen yıl 9 Ocak’ta sağlık teknisyeni kuzeni Hürrem Doğan’ı (31) tabancayla vurarak öldüren sağlık personeli İrfan Özbay (52), yargılandığı Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 1 yıl hapis ve 30 gün adli para cezasına çarptırıldı.
Olay, 9 Ocak 2023’te İzmit’in Ayazma Mahallesi 17 Ağustos Bulvarı’ndaki bir sitenin bahçesinde meydana geldi. Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Radyoloji Bölümü’nde görevli sağlık teknisyeni Hürrem Doğan, oturduğu binadan çıkıp, otomobiline yaklaştığı sırada silahlı saldırıya uğradı. Tabancadan çıkan mermilerden 10’u, Doğan’ın vücuduna isabet etti. Çağrılan ambulansla hastaneye kaldırılan Doğan, hayatını kaybetti. Saldırganın yakalanması için çalışma başlatan polis, Hürrem Doğan’ın kuzeni sağlık personeli İrfan Özbay olduğunu tespit etti. Gözaltına alınan Özbay, çıkarıldığı mahkemece ‘Tasarlayarak kasten ateşli silahla öldürme’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan Özbay’ın evinde yapılan aramada Hürrem Doğan’ın ev adresinin yazılı olduğu kağıt da bulunduğu öğrenildi.
İLK DURUŞMADA HUSUMETİN SEBEBİNİ ANLATMIŞTI
Kocaeli 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında tutuklu sanık İrfan Özbay, dini nikahla birlikte yaşadığı kadının, kendisini Hürrem Doğan’ın babasıyla aldattığını ve bu yüzden aralarında husumet olduğunu iddia etmişti. Bir önceki duruşmada ise cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanığın ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etmişti.
MAHKEME, KARARINI VERDİ
Davanın karar duruşması bugün görüldü. Duruşmada Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla dinlenen tutuklu sanık Özbay, olayı tasarlayarak gerçekleştirmediğini söyleyerek tahliyesini istedi. Mağdur ailenin avukatı ise sanığın cezalandırılmasını talep etti.
Mahkeme, Özbay’ın ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 1 yıl hapis ve 30 gün adli para cezasına çarptırılmasına hükmetti.
Haber: Nazım Özgün ERBULAN/İZMİT(Kocaeli),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bafra İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler, işlek cadde ve sokaklarda gece asayiş ve trafik uygulama faaliyeti gerçekleştirdi.
Ekipler, asayiş yönünden 161 kişinin Genel Bilgi Toplama (GBT) sisteminden sorgusuna bakıldı, yapılan sorguda bir yoklama kaçağı yakalanıp, 7 açık iş yeri kontrol edildi.
Trafik yönünden yapılan kontrollerde, alkollü araç kullanan bir sürücüye 6 bin 439 idari para cezası verilerek ehliyetine 6 ay el konuldu. Bir araç sürücüsüne ise yüksek sesle müzik yaptığı gerekçesiyle 690 lira idari para cezası kesildi.
Uygulamaların yıl boyunca devam edeceği öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alparslan Bozkurt idaresindeki 80 AL 014 plakalı cipin önüne Çanaklı Mahallesi İnci Sokak’ta sahipsiz köpek çıktı.
Bozkurt’un kullandığı araç, köpeğe çarpmamak için yaptığı manevra nedeniyle yarısı dolu sulama kanalına düştü.
Kazada yara almayan sürücü, araçtan kendi imkanlarıyla çıktı.
Alparslan Bozkurt, gazetecilere, önüne aniden çıkan köpek nedeniyle panik yaşadığını ve ona çarpmamak için manevra yaptığını belirterek, “Aracımla seyrederken önümüze köpek çıktı. Sulama kanalının koruması olmadığı için direkt kanala uçtum. Bu olay sürekli burada tekrarlanıyor. Yetkililerden kanalın etrafını kapatmalarını ve bir çözüm bulmalarını istiyoruz.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BATMAN’da sürücüsünün ‘dur’ ihtarına uymadığı hafif ticari araçta 30 kilo 550 gram skunk ele geçirildi, 4 şüpheli tutuklandı.
İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, şüphe üzerine hafif ticari aracı durdurmak istedi. Sürücü, polis ekiplerinin ‘dur’ ihtarına uymadı ve girdiği arazide aracıyla kaza yapınca yakalandı. Araçtaki H.Y., M.F.Y., A.Ç. ve Y.Ç. gözaltına alınırken, aramada 30 kilo 550 gram skunk ele geçirildi. Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemede tutuklandı.
Haber-Kamera: Bayram AYHAN/BATMAN,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>28. Dönem KayseriMilletvekili Dr. Hulusi Akar, üniversitenin “Türkiye Yüzyılının Başında” seminer serisinin 101’inci semineri ve kapanış etkinliği olarak gerçekleştirilen “Ülkemizin Savunma ve Güvenlik Meselelerine Bir Bakış” başlıklı konferansta konuşma yaptı.
Törene; Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, Balıkesir Milletvekili Mustafa Canbey, Bandırma Kaymakamı Engin Aksakal, Erdek Kaymakamı Atakan Atasoy, Bandırma 6. Ana Jet Üs Garnizon Komutanı Hv.Plt.Tuğg. Esat Çetin, AK Parti Balıkesir İl Başkanı Mehmet Aydemir, AK Parti Bandırma İlçe Başkanı Göksel Karlahan, akademik ve idari personeller, öğrencileri ve vatandaşlar katıldı.
Konferans kapsamında, Dr. Hulusi Akar, Türkiye’nin bölgesel ve küresel güvenlik meseleleri, savunma sanayii alanındaki gelişmeler ve güvenlik stratejileri üzerine kapsamlı bir sunum yaptı. Güçlü bir savunma sanayinin önemine dikkat çeken Akar, Türkiye’nin bu alanda attığı adımların uluslararası arenada ülkemize sağladığı itibar ve stratejik avantajlardan bahsetti.
Akar, konuşmasında, “Bizlerin ‘Suriye’de ne işimiz var’ diyenlerin düşünmesi lazım. Sınır ötesi operasyonları yerinde ve zamanında yapmamış olsaydık, Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak çok daha zorlu sıkıntılarla karşılaşmış olacaktık. Terörden ve düşmandan arındırdığımız bölgelerde normalleşme süreçleri devam ediyor. Bir il veya ilçede ne gerekiyorsa çoğu yapıldı. Yaklaşık 1.5 milyon insan evlerine gönüllü döndü ve bunların 600 binden fazlası Türkiye’den giden Suriyeliler” ifadelerini kullandı.
Törenin ardından Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, Hulusi Akar ve üniversite yönetimiyle kısa bir toplantı yaparak, güvenlik konularında toplumsal bilinç oluşturmanın önemine vurgu yaptı. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen bu anlamlı etkinlik, katılımcılar tarafından büyük takdir topladı. – BALIKESİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ile birlikte Balıkesir’in Manyas ilçesindeki bir dizi ziyaretin ardından AK Parti İl Başkanlığını ziyaret etti. Burada partililerle bir araya gelen Akar, çeşitli konularda açıklamalarda bulundu. Akar, yaptığı konuşmada, “Dünden itibaren değerli arkadaşlarımızla birlikte Manyas, Bandırma ve şimdi de Balıkesir merkezde incelemelerde bulunduk. Vatandaşlarımızla bir araya gelerek görüş alışverişinde bulunduk, ihtiyaçlarını belirledik” dedi.
Halkın beklentilerinin yüksek olduğunu vurgulayan Akar, “Partimize karşı büyük bir teveccüh var. Bu çalışmalara devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Uluslararası gelişmelere de değinen Akar, terörle mücadele konusunda kararlılık mesajı vererek, “Tek mücadelemiz teröristlerle. Amacımız sadece terörü ortadan kaldırmak. Türk devleti olarak tarihimizle gurur duyuyoruz ve dostluğumuzu pekiştirmek için çalışıyoruz” şeklinde konuştu.
Akar, birlik ve beraberlik vurgusu yaparak, “Türkler, Kürtler, Zazalar kardeştir. Sorunların çözüleceğine inanıyorum” dedi. Ayrıca, yeni anayasa çalışmaları hakkında da bilgi veren Akar, geleceğin inşası için toplumun tüm kesimlerini kucaklayacak projeler geliştireceklerini belirtti.
Ziyarette, AK Parti Balıkesir İl Başkanı Mehmet Aydemir, AK Parti Balıkesir MilletvekiliMustafa Canbey, ilçe başkanları ve partililer de hazır bulundu. – BALIKESİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’nın Karacabey ilçesinde işten ayrıldığı lastik tamiri dükkanına, başında kask ve kopya anahtarla girip 30 bin TL çaldığı iddia edilen Fatih A. (32), yakalanıp gözaltına alınırken, hırsızlık ise iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.
Karacabey ilçesi Canbalı Mahallesi Sağlık Sokak’taki Sadettin T.’ye ait lastik tamiri dükkanına giren, kasklı şüpheli, çelik kasadan 30 bin TL çaldı. İhbar üzerine İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri araştırma başlattı. Dükkandaki güvenlik kameralarının görüntülerini inceleyen ekipler, şüphelinin iş yerinin eski çalışanı Fatih A. olduğunu belirledi. İş yerinden ayrılırken kopyasını aldığı anahtarlarla hırsızlık yaptığı tespit edilen ve yakalanıp gözaltına alınan Fatih A., işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemede adli kontrol şartıyla serbest kaldı.
Haber: Yasin KESKİN-Kamera: BURSA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TEKİRDAĞ – Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde, Cumhuriyet Bayramı kutlamaları sırasında yapılan motosikletli polis gösterisi sırasında, vatandaşların alana girmemesi için güvenlik önlemi almaya çalışan 2 polis, motosikletin çarpması sonucu hafif şekilde yaralandı.
Süleymanpaşa sahil yolunda gerçekleştirilen kutlamalar sırasında, yunus timleri gösteri yaparken vatandaşların gösteri alanına girmemesi için bölgede önlem almaya çalışan 2 polise, gösteri yapan bir motosikletli polis çarptı. Kazayı çevredeki vatandaşlar endişeyle izlerken, hafif yaralı polisler olay yerinde sağlık ekiplerince tedavi edildi.
Kaza anı ise kameralara yansıdı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Beşiktaş atletizm takımında mücadele eden milli sporcu Selene Durna (32) Sarıyer’de bulunan evinin 6’ncı katındaki balkonundan düşerek hayatını kaybetmişti. Durna için Zeytinburnu’ndaki Seyyid Nizam Camii’nde İkindi namazına müteakip cenaze töreni düzenlendi. Cenaze törenine Durna’nın ailesi, Beşiktaş Spor Kulübü yönetiminden Kadir Kılıç, Ekrem Keçeoğlu ve takım arkadaşları ile sevenleri katıldı. Mili sporcunun cenazesi törenin ardından Zeytinburnu’nda bulunan Silivrikapı Mezarlığı’na defnedildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Süleymanpaşa sahil yolunda gerçekleştirilen kutlamalar sırasında, yunus timleri gösteri yaparken vatandaşların gösteri alanına girmemesi için bölgede önlem almaya çalışan 2 polise, gösteri yapan bir motosikletli polis çarptı. Kazayı çevredeki vatandaşlar endişeyle izlerken, hafif yaralı polisler olay yerinde sağlık ekiplerince tedavi edildi.
Kaza anı ise kameralara yansıdı. – TEKİRDAĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’nın İnegöl ilçesinde kavşakta otomobille çarpışan motosikletteki 2 kişi yaralandı. Kazanın ardından olay yerine giden ve yerde yatan oğlu motosikletin sürücüsü Mevlüt İ.’nin (18) elini tutan anne Cemile İ., “Geçecek oğlum” derken kendisi gözyaşı döktü.
Kaza saat 22.30 sıralarında İnegöl-Alanyurt yolu üzeri Metal sanayi ışıklı kavşakta meydana geldi. Alanyurt’tan İnegöl istikametine seyir halinde olan Mevlüt İ. idaresindeki 16 AVC 549 plakalı motosiklet, kavşaktan dönüş yapan Ceyhun D. (34) yönetimindeki 16 ADM 164 plakalı otomobille çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle devrilen motosiklet sürüklenirken, sürücü Mevlüt İ. ve arkasındaki arkadaşı Mert C. (18) yaralandı.
ANNESİ GÖZYAŞI DÖKTÜ
Kazanın ardından haber verilmesiyle olay yerine gelen motosiklet sürücüsünün annesi Cemile. İ. oğlunun elini tutup, “Geçecek oğlum” diyerek moral vermeye çalışırken, gözyaşlarına boğuldu. Yaralılar kaza yerine sevk edilen ambulansla İnegöl Devlet Hastanesine kaldırıldı. Motosikletin sürücüsüne ehliyetsiz araç kullanmaktan 12 bin 977 TL cezai işlem uygulandı.
Polis kazayla ilgili soruşturma başlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL – Esenyurt’ta lüks otomobillere dadanan oto fareleri gece saatlerinde 3 otomobilin camını kırarak hayalet ekranları çaldı. Ardından, iddiaya göre hızını alamayan aynı hırsızlar Esenyurt’ta bulunan bir oto galeriyi soyma girişiminde bulundu. O anlar güvenlik kamerasıyla görüntülendi.
Olay, dün gece saatlerinde Esenyurt ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, lüks araç kullandıkları görülen oto fareleri Esenyurt’ta farklı adreslerdeki 3 tane lüks marka otomobilin camını kırarak hayalet ekranlarını çaldı. Ardından, iddiaya göre hızını alamayan oto fareleri, sabah saatlerinde de Esenyurt’ta bulunan bir oto galeriyi soyma girişiminde bulundu. Yaşanan o anlar güvenlik kamerası tarafından görüntülendi. Görüntülerde, lüks marka arabaların yanına gelen hırsızların camı kırarak panelleri götürdüğü anlar yer aldı.
Hızını alamayan oto farelerinden oto galeriye soygun girişimi
İddiaya göre, aynı hırsızlar dün sabah saatlerinde de Esenyurt Yeşilkent Mahallesi Nazım Hikmet Bulvarı’nda bir galeriye gelerek hırsızlık girişiminde bulundu. Siyah bir arabayla galerinin önüne gelen hırsızlar içeriye girmek için ellerindeki levye ile camı söktü. O esnada işletmenin alarmı çalınca panik olan hırsızlar camı söküp kaçtı. Bir süre sonra galeriye tekrar gelen hırsızlar bu defa içeriye girip üst katta bulunan ofise girmek istediler ancak ofisin cam kapısı açamayan hırsızlar, levye ile cama vurup kırdı. Hırsızlar, cam kırılınca yakalanma korkusuyla galeriden kaçtı. Yaşanan o anlar da güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, lüks marka bir arabayla galerinin önüne gelen 3 kişinin levye ile arabadan inerek galerinin önüne gelip bir süre camı sökmeye çalıştıkları anlar ve alarm çalınca paniğe kapılan hırsızların galeriden kaçıp bir süre sonra tekrar geri gelerek galeriye girdikleri ve üst katta bulunan ofisin de camlarını kırıp kaçtıkları anlar yer aldı. Hırsızlar galerinin önünden ayrıldıktan dakikalar sonra alarmı fark eden bir trafik polisi galerinin önüne geldi. Hırsızlığı fark eden polis memuru durumu ekiplere bildirdi. Olay yeri incelemesinin ardından polisin hırsızları yakalamak için geniş kapsamlı çalışma başlattığı öğrenildi.
“Sabah aracın başına geldiğimde patlatmışlardı”
Arabasının bir sene önce de oto fareleri tarafından soyulduğunu ifade eden Timur Kürücü, yaşanan hırsızlıklarla ilgili olarak, “Sabah aracın başına geldiğimde zaten patlatmışlardı. Dün gece 8 – 10 tane lüks marka otomobil. Geçen yıl da aynısı oldu. Tekrar yaptırdık bu otopark fareleri tekrar çıktılar ortaya. Günah bizler de emek veriyoruz para veriyoruz. Bir cip geliyor ve rahat rahat geliyor benim o kadar kameram var ona rağmen kırıyorlar alıyorlar götürüyorlar. Bunu hiç bir vatandaşta mı duymuyor? 10 kişinin evinin önünden alıp götürüyorlar ama hiçbir şey yapamıyoruz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
MHP Genel Başkanı Bahçeli, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Bahçeli’nin mesajı şöyle:
“Türkiye Cumhuriyeti bir asrı geride bırakarak, yeni yüzyılın ilk yıl dönümüne güçlü bir vizyon eşliğinde, milli birlik ve dayanışma hissiyatının güvencesi altında, aynı zamanda kuruluş felsefesinin bağlayıcılığı temelinde giriş yapmıştır. Devir Türk Devri, zaman Türkiye Yüzyılı zamanıdır. Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller Cumhuriyet meşalesinin altında hem aydınlanırken hem de geleceğin parlak sayfalarını aralamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti, Türk milletinin aziz ve tarihi varlığının kesintisiz devam edegelen hürriyet ve istiklal davasıyla eklemlenmesinin mümtaz bir eseri, milli kahramanlık ve kader ortaklığının marifetiyle husule gelen muazzez bir egemenlik beratıdır. Bütün müdafaa imkanlarından mahrumiyet çekilen bir dönemde, hiçbir yokluğa ve yılgınlığa boyun eğmeyen milletimiz dişiyle tırnağıyla, imanıyla iradesiyle, canıyla kanıyla vatana yığılan akur düşmanı önüne kattığı gibi kovalamayı, bunun ardından da hakimiyetine dayanan yeni Türk devletini kurmayı başarmıştır.
Cumhur, demokrasi sistemi ile devlet şekli demek olan Cumhuriyetle ayrılmamak üzere kavuşmuştur. Böylelikle birbirini tamamlayan mütareke ve işgal dönemleri kapanmış, Türk tarihinde yepyeni bir dönem başlamıştır. Aziz Atatürk’ün veciz sözlerle açıkladığı üzere, Türkiye Cumhuriyeti, cihanda işgal ettiği mevkie layık olduğunu eserleriyle ispat etmek için ebediyet güzergahında harekete geçmiştir. Evvelemirde Allah’ın inayetine, hemen ardından milletimizin azim ve kararlılığına istinat eden Milli Mücadele kahramanları bir yanda zaferlerin düğümünü çözerken, diğer yanda Cumhuriyet’in fazilet ve fikrini duru vicdanlarında cem ederek yepyeni bir çığırın açılışını bilek ve inanç kudretiyle hayata geçirmişlerdir.
“Türkiye Cumhuriyeti’nin nefsine ve yabancı telkinlere esir düşenlerin elinde oyuncak olmasına rızamız olmayacaktır”
Türkiye Cumhuriyeti, soylu bir milletin ‘varım ve payidarım’ mesajının şehit kanlarıyla ibra ve izharıdır. Türkiye Cumhuriyeti, tarihteki Türk devletler zincirine eklenen halka, geçmişle geleceği birleştiren köprü, egemenlikle milleti tekleştiren son söz, ebedi karar ve irade kuvvesidir. Kurtuluş yıllarının emsalsiz feragat ve fedakarlıklarıyla kurucu ilkelerini temerküz eden Cumhuriyet’in, yeni yüzyılın ilk yıldönümünde aynı duruş ve duyuşa ihtiyacı olduğu kaçınılmaz bir gerçektir. Haksızlığa, hayasızlığa, en şedit saldırılara karşı cephe cephe kazanılmış zaferlerle çatısı örülen Türkiye Cumhuriyeti’nin nefsine ve yabancı telkinlere esir düşenlerin elinde oyuncak olmasına rızamız olmayacaktır.
Tarihin hiçbir etabında, dış düşmanlardan merhamet dilenmeyen Türk milleti, içimize sızmış ve sirayet etmiş nevzuhur azgın işbirlikçilere, onların sonu gelmez tahrik ve tahribatlarına, aynı şekilde hain emel ve hedeflerine elbette taviz vermeyecek, teslim olmayacaktır. Türk milletinin uzanan müşfik ve hoşgörülü elini hala idrak edememiş, manasını kavrayamamış, maksadını anlayamamış siyasi güruhun provokatif açıklamaları, hiçbir değer hükmüyle izah edilemeyen sakat pozisyonları yapıcı olmadığı gibi, tam tersine sorumsuz ve yıkıcı mahiyetlidir.
Güney Kürdistan tanımıyla kuzeyini tescilleme arayış ve çabasına girenlerin son şanslarını kullanmaktan özenle imtina etmeleri, ısrarla ayrıştırıcı ve bölücü üsluba sarılmaları hezeyan olmakla birlikte; sahte demokrat, sanal özgürlük ve temelsiz halklar ezberlerini hurdaya çıkarmaktadır. Ülkemizin komşu coğrafyaları kaynayıp kaosa sürüklenmişken, milli birlik ve kardeşlik tebliğimize direnenler, hala ve inatla terör diline saplanıp kalanlar doğru yolda değildir, sabır ve sebat eşiklerini zorladıklarını görmek mecburiyetindedir. Türkiye Cumhuriyeti’nin bir Kürt sorunu yoktur, asla da olmayacaktır. Türkiye Cumhuriyeti’nin etnik veya mezhebi bir ağırlığı ve açmazı da yoktur. Var olan sorun bölücü terör sorunudur, kaldı ki bu ihanetin kökü muhakkak surette kazınacaktır.
“TUSAŞ tesislerine kadar gelip beş kardeşimizi şehit eden teröristlerle yollarını ayırmayan kimler varsa demokrasi ve insanlık düşmanlığı ortak paydasında buluşmaları mutlak bir akıbettir”
TUSAŞ tesislerine kadar gelip beş kardeşimizi şehit eden teröristlerle, bölücü terör örgütüyle, terörizm patentini kontrolünde tutan bölgesel ve küresel odaklarla yollarını ayırmayan kim ya da kimler varsa demokrasi ve insanlık düşmanlığı ortak paydasında buluşmaları mutlak bir akıbettir. Terör ve bölücülüğü sadece hayatımızdan değil, milli hafızadan da söküp atma hedefinden cayma, sapma ve savrulma söz konusu değildir. Şayet buna direnç gösterilirse, eski usul mücadele stratejilerinden çok daha sert, seri ve şiddetli yöntemlerin devreye alınması mukadder hale gelmeli, hiç kimsenin de gözünün yaşına bakılmamalıdır.
“Türkiye Cumhuriyeti lütufla, bağışla, ihsanla, ikramla veya piyangodan çekilişle kazanılmamıştır”
Türkiye Cumhuriyeti lütufla, bağışla, ihsanla, ikramla veya piyangodan çekilişle kazanılmamıştır. İç ve dış müstevli cephesinin mütecaviz tahakkümleriyle de sarsılmayacak, sonsuzluk istikametindeki bağımsız ilerleyişinden kesinlikle vazgeçmeyecektir. Milli birlik ve beraberlik şuurunun perçinlenmesi gereken bugünlerde, herkesin devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne önşartsız bağlılığı samimi dileğimdir. Bin yıllık kardeşliği yaşayıp yaşatarak Türk ve Türkiye Yüzyılının sütunlarını elbirliğiyle, vicdan ve irade birliğiyle inşa edeceğimize inancım tamdır, tarifsizdir, tahditsizdir. Temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar var olacak, vatan ve millet sevdalılarının emsalsiz mücadeleleriyle korunup kollanacaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle, Türkiye Cumhuriyeti’nin banisi, ilk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, Milli Mücadele kahramanlarını, TUSAŞ saldırısında şehit olan kardeşlerimizi ve diğer bütün şehitlerimizi rahmet, minnet, şükranla hislerimle anıyorum. Cenab-ı Allah hepsinden razı olsun diyorum. Büyük Türk milletinin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyor, en kalbi selam, sevgi ve saygılarımı paylaşıyorum.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇALIŞMA ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Türk Havacılık ve Uzay Sanayi Anonim Şirketi (TUSAŞ) çalışanlarına başsağlığı ziyaretinde bulundu.
Bakan Işıkhan’a, Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Bendevi Palandöken eşlik etti. Terör saldırısının gerçekleştiği TUSAŞ’ın Kahramankazan ilçesindeki yerleşkesinde incelemelerde bulunarak bilgi alan Işıkhan, TUSAŞ personeli ile bir araya gelerek başsağlığı diledi. Işıkhan, daha sonra saldırıda şehit olan taksi şoförü Murat Arslan’ın evinin önünde kurulan taziye çadırını ziyaret ederek, ailesine başsağlığı dileklerini iletti.
Haber ANKARA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Manisa İl Jandarma Komutanlığı Manisadağı Jandarma Karakol Komutanlığı ekipleri Spil Dağı Milli Parkında uyuşturucu madde ticareti yapılacağı istihbaratı üzerine harekete geçti. Yapılan baskında D.A. ve M.Ç. isimli şahısların üzerlerinde ve araçlarında yapılan aramada; 2 bin 198 adet sentetik ecza hapı, 20 bin 860 TL nakit para, ele geçirildi. 2 kişi gözaltına alınırken Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube ekipleri, kaçakçılık faaliyetlerinin önlenmesine yönelik çalışma başlattı.
Çalışma kapsamında ekipler, İ.K’nin (49) kent merkezindeki ikametinde, 706 cinsel içerikli ürün buldu.
Gözaltına alınan şüpheli İ.K’nin emniyetteki işlemleri sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>UNESCO Dünya Kültürü Mirası Listesi’nde yer alan ve 5 bin 799 metre uzunluğunda olan Diyarbakır Surları’nın bugüne kadar bilinen 101 burcundan ayakta kalan 98’i kenti ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası olma özelliği taşıyor.
Birçok medeniyete ev sahipliği yapan kentin en önemli simgesi konumundaki surlara çıkan ziyaretçilerin düşme riskine karşı belirli alanlara daha önce “Surlara çıkmak tehlikeli ve yasaktır” yazılı uyarı levhaları konuldu.
Buna rağmen ziyaretçilerin gezi ve fotoğraf çektirme gerekçesiyle surlara çıkmaya devam etmesi üzerine tedbirler artırıldı.
Zaman zaman yüksekten düşme sonucu can kaybı ve yaralanmaların da yaşanması nedeniyle, restorasyonu tamamlanan ve işlevlendirilen burçların merdiven ve duvar teraslarına ziyaretçilerin düşme riskini önlemek ve güvenliğini sağlamak amacıyla bilim komisyonu ve koruma kurulu kararları alınarak korkuluk takma çalışmaları başladı.
Diyarbakır Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü denetiminde sürdürülen çalışmalarla ziyaretçilerin tarihi surlarda güvenle gezebilmesi amaçlanıyor.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Görüntüler, İstanbul Bostancı’da E-5 Karayolunda kaydedildi. Seyir halindeyken benzini biten bir motosiklete, yoldaki diğer motosiklet sürücüsü ayağı ile iterek destek verdi. Bir süre bu şekilde ilerleyen motosiklet sürücüsü, benzin istasyonuna ulaşarak yakıt alabildi. O anlar bir araç sürücüsünün cep telefonu kamerasına yansıdı.
Motosiklet sürücünün yardımıyla benzin istasyonuna ulaşarak yakıt alabilen Mert Sırakaya, “Öncelikle şöyle söyleyeyim, biz motorcular olarak yolda kaldığımızda tüm motorcu arkadaşlar bize yardımcı oluyor. Gerek yakıt desteği, gerek tamir. Tamirciye kadar da götürebiliyorlar. Bu konuda motorcular birbiriyle dayanışma içindeler. Böyle olması insana gerçekten huzur veriyor. İnsan kendisini emniyette hissediyor. Bu da Türk toplumumuzun ne kadar yardımsever olduğunu gösteriyor. Teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSRAİL, Lübnan tarafından Kiryat Şamona bölgesine düzenlenen hava saldırısında 2 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.
İsrail Ulusal Acil Servisi Magen David Adom (MDA) tarafından yapılan açıklamada, “Tıbbi değerlendirmelerin ardından, yaklaşık 40 yaşlarında bir erkek ve kadın şarapnel yaralanması sonucunda hayatını kaybetti” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İÇİŞLERİ Bakanlığı, Türkiye’den yola çıkan ‘RAS’ gemisinin, Güney Amerika ülkelerinden hayalet gemilerle Gine ya da Moritanya açıklarına getirilen 4 ton kokaini, Avrupa ülkelerine sevk etmek üzere seyrederken yakalandığını açıkladı.
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, 4 Ekim 2024 günü İspanya ve Fransa güvenlik güçlerince Atlas OkyanusuKanarya Adaları yakınlarında Tanzanya bayraklı ‘RAS’ isimli gemiye düzenlenen operasyonda yaklaşık 4 ton kokainin ele geçirildiği belirtilerek, operasyonda 7’si Türk, 2’si Azerbaycan ve 1’i Hollanda uyruklu olmak üzere toplam 10 kişinin yakalandığı aktarıldı.
Emniyet Genel MüdürlüğüNarkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı’nın, İspanyol narkotik polisi ile iletişime geçerek görüşmeler sonucu geminin hareketlerinin incelendiği kaydedildi. Geminin, 28 Temmuz 2024’te İstanbulZeytinburnu açıklarındaki demirleme alanından ayrıldığı belirtilerek, “9-10 Ağustos 2024 tarihlerinde Fas’ın Kazablanka kentinde kısa bir mola vererek Sierra Leone’ye transit geçiş yaptığı, 21 Ağustos’ta Freetown, Sierra Leone açıklarında demirlediği ve 11 Eylül’e kadar 20 gün boyunca orada kaldığı, 11 Eylül’de kuzeye doğru hareket ettiği ve 13-20 Eylül tarihleri arasında Gine ile Gine-Bissau ülkeleri karasularında limana giriş izni için beklediği ve akabinde 21 Eylül tarihinde 21 saat boyunca Bissau limanında demirlediği, 22 Eylül tarihinde Bissau limanından ayrıldıktan sonra, bir sonraki uğrak limanı olarak İskenderiyeMısır’ı gösterdiği ve tahmini varış zamanını 15 Ekim 2024 olarak belirlediği, 23-24 Eylül 2024 tarihleri arasında Gine-Bissau açıklarında düşük hızda manevralar gerçekleştirdiği, 26 Eylül 2024 tarihinde Moritanya açıklarında seyrettiği, 28-29 Eylül 2024 tarihleri arasında Moritanya açıklarında hızını önemli ölçüde düşürdüğü, akabinde gemi İskenderiye Limanı’na seyir halindeyken Kanarya Adaları’nın kuzeydoğusundaki sularda 4 Ekim 2024 tarihinde İspanya ve Fransa güvenlik birimlerince operasyon yapılarak limana çekildiği ve 4 ton kokain maddesi ele geçirildiği bilgileri edinilmiştir” ifadelerine yer verildi.
‘RAS’ isimli geminin güzergah, liman ve hız bilgileri analiz sonuçlarına ilişkin, “Ele geçirilen uyuşturucu maddelerin Güney Amerika ülkelerinden hayalet (AIS sinyal bilgileri bulunmayan) tabir edilen gemilerle getirilerek Atlas Okyanusu üzerinde Gine ya da Moritanya açıklarında bahse konu gemiye aktırıldığı, akabinde Avrupa ülkelerine sevk edileceği değerlendirilmektedir” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Iğdır İl Jandarma Komutanlığı, Kaçakçılık Suçları ile Mücadele kapsamında yaptığı istihbarat çalışmaları neticesinde önemli bir operasyona imza attı. Iğdır Merkez İlçe ve Tuzluca bölgesinde gerçekleştirilen faaliyetler sonucunda, akaryakıt, tütün ve alkol kaçakçılığı suçunu işlediği tespit edilen şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi. Düzenlenen operasyonda bin 170 litre kaçak akaryakıt, 270 paket sahte sigara ve 90 litre kaçak alkol ele geçirildi. Olayla bağlantılı olarak 3 şüpheli yakalanırken, haklarında adli işlemlere başlanıldığı bildirildi. – IĞDIR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>‘NEREDE BOŞLUK VARSA HAL YOLUNA KOYACAĞIZ’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti kurulduğu günden itibaren hizmet mücadelesi verdiklerini söyleyerek, “Biz her zaman kendi iç muhasebemizi cesaretle yapan bir kadroyuz. Son dönemde yaşanan kimi cinayetler üzülerek görüyoruz ki milletimizin kendini güvende hissetme konusunda tereddütte düşmesine sebebiyet vermiştir. Ülkemizin 2018 yılından beri küresel siyasi gerilimlerin, Covid salgınının yol açtığı çok boyutlu krizlerin ve bölgemizde süregelen çatışmaların etkisiyle yaşadığı ekonomik sıkıntılar da bu tablonun bir parçasıdır. Uyguladığımız ekonomi programıyla 6 yılın birikimi olan sıkıntıları çözme yolunda önemli mesafe katettik. İnşallah sene başından itibaren rahatlama, insanımızın günlük hayatına da net bir şekilde yansımaya başlayacaktır” dedi.
Erdoğan, sınır güvenliği konusunda hem terör örgütleriyle mücadele hem komşu ülkelerle ilişkiler hususunda gayet iyi seviyeye geldiklerini ifade ederek, şöyle devam etti:
“Toplumda güvenlik ve asayiş konusunda geçmişe ve pek çok Avrupa ülkesine kıyasla çok iyi bir yerdeyiz. Ancak son dönemde bir polis memurumuzun şehit edilmesinden, genç kızlarımızın vahşice katledilmesine kadar bir dizi hadise milletimizde haklı bir tepkiye yol açmıştır. Onlarca suç kaydı olanların ortalıkta dolaşması herkes gibi bizi de rahatsız ediyor. Pazartesi günü yaptığımız MYK toplantısında bu olayları enine boyuna değerlendirdik. Milletimizin sesine kulak vererek, bu konuda önemli adımlar atmaya karar verdik. İnsanlarımızın sokakta, evinde, iş yerinde hiçbir endişe duymadan hayatını güvenle sürdürebilmesini sağlamak için ne gerekiyorsa yapacağız. Emniyet teşkilatımız içinde zafiyet varsa neşteri vurup gidereceğiz, adalet sistemimizde tıkanıklık, yanlışlık varsa neşteri vurup Allah’ın izni ile onu da çözüme kavuşturacağız. Medyada ve sosyal medyada suça özendirme noktasında sorun varsa gerekli müdahalede bulunacağız. Nerede boşluk varsa hal yoluna koyacağız.”
‘İKİ ÖDEMLİ ADIM ATIYORUZ’
Erdoğan, öncelikle çok sayıda suç kaydı bulunan kişilerin yargılama safhasında görülebilmesini ve dikkate alınmasını sağlayacaklarını belirterek, “Bilindiği gibi mevcut durumda seri suç işleyen kişiler adına açılmış onlarca dava bulunmasına rağmen bunlar sonuçlanmadan kayıtlarda gözüküyor. Kanunların suçlu lehine anlamına gelen bu çarpıklığı düzeltmek için iki önemli adım atmayı planlıyoruz. Bunlardan ilki; kurumsal düzenleme, ikincisi, seri suç işleyenlerin tutuklanabilmesi uygulamasının kolaylaştırılmasına yöneliktir. Yargı erkini güçlendirmek amacıyla Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulacak bir birim, farklı mahkemelerde görülen davaları, düzenlenen iddianameleri, hatta emniyet kayıtlarını toparlayarak bunlarla ilgili gerekli incelemeleri yaptıktan sonra savcı ve hakimlerimizin dikkatine sunacak. Mesela 5 suç kaydı olan birinin, diğer davalarının bitip sabıka kaydına işlenmesi beklenmeden tutuklu yargılanmasının önü açılacak. Tutukluluk süresi, kişinin işlediği suçlar ve alacağı cezalarla orantılı belirlenecek. Bu husus toplum vicdanını yaralayan belirli suçlar için geçerli olacak. Belirli suçlarda infaz hükümlerinin, mesela alınan cezanın yüzde 10’u cezaevinde geçirildikten sonra işlemeye başlaması sağlanacaktır. Adalet Bakanlığı’mızdan ve Meclis grubumuzdan çerçevesini ifade ettiğimiz bu düzenlemelerin teknik çalışmalarını Cumhur İttifakı’ndaki ortaklarımızla da istişare ederek süratle tamamlamalarını bekliyorum” diye konuştu.
‘CEZASIZLIK ALGISINI ORTADAN KALDIRMAK BOYNUMUZUN BORCUDUR’
Kontrolden çıkan bir riske de dikkat çekmek istediğini belirten Erdoğan, “Son dönemde medya organlarımız özellikle reyting kaygısıyla basın ilkelerini umursamayan son derece sorunlu bir yayın politikası izlemeye başladı. İfade tutanaklarından polis kayıtlarına, kaynağı belirsiz iddialardan önü sonu belli olmayan videolara kadar her türlü bilgi belge ekranlara çarşaf çarşaf yayınlanıyor. Haber ve tartışma programlarının saatlerce konusu oluyor. Habercilik adına üzülerek söylüyorum, mağdurlar tekrar mağdur ediliyor. Cinayet vakaları insanımızın ailecek televizyon izlediği saatlerde en ince detayına kadar anlatılıyor. Bu tür olaylarda meselenin sosyal öğrenme boyutu ne yazık ki göz ardı ediliyor. Bunu kabul etmemiz ve rıza göstermemiz söz konusu olamaz. Basınımız, medyamız elbette özgür olmalıdır; ama bu bilhassa toplumsal olaylarda sorumlu yayıncılık yapmaya engel değildir. Radyo Televizyon Üst Kurulumuz bu konuları daha hassas takip etmelidir. Yargı organlarımızın bağımsız, tarafsız ve objektif faaliyet yürütmesinin yanı sıra toplumda adalet duygusunun güçlendirilmesi için bugüne kadar hiçbir fedakarlıktan kaçmadık, hatta her türlü desteği sağladık. Teknolojiyle birlikte ortaya çıkan yeni sınamalar karşısında, mülkün temeli olan adaletin tesisi en önemli meselemizdir. Her ne sebeple ortaya çıkarsa çıksın cezasızlık algısını ortadan kaldırmak, toplumun güvenlik ve adalet konusundaki kaygılarını süratle gidermek boynumuzun borcudur. Adalet hizmetlerinin iyileştirilmesi noktasında 22 yılda yaptığımız onca reforma, onca başarımıza, onca emeğimize kendini bilmezlerin gölge düşürmesine eyvallah etmeyeceğiz. Yapacağımız bu düzenlemelere muhalefetin de destek vereceğini ümit ediyorum. Biz uzlaşı için Türkiye’nin meselelerini beraberce çözmek için el uzattıkça maalesef muhalefet eski kutuplaşma siyasetinde ısrarcı davranıyor. Muhalefetin kodlarına kadar işlemiş bu çarpık bakış açısının değişmesi en büyük temennimizdir” diye konuştu.
‘HÜKÜMETİMİZİN MÜCADELESİNE DESTEK OL’
Kadın haklarının teslim edilmesi konusuna siyaset üstü baktıklarını ifade eden Erdoğan, “Kadın politikalarında her zaman en idealini ülkemiz, milletimiz ve kadınlarımız için hayata geçirmeye çalıştık. Destek mekanizmalarından reform paketlerine ve yenilikçi uygulamalarla kadının ekonomik ve sosyal statüsünü güçlendirme gayretinde olduk. Kadın hakları konusunda bize ders verecek hiçbir muhalefet partisi yoktur. Kadının statüsünün güçlendirilmesinde elimize su dökecek kimse de yoktur. Kadına şiddetle mücadele konusunda ülkemize çağ atlatan kadro yine biziz. Ülkemizdeki imtiyazlı azınlık bilmese de başörtüsünden dolayı üniversite kapılarından geri çevrilen kızlarımız bizim mücadelemizi gayet iyi biliyor. Aynı şekilde kılık kıyafetinden dolayı işinden atılan, çok sevdiği mesleği ile inancı arasında tercih yapmaya zorlanan kadın doktorlar, hakimler, öğretmenler ve bürokratlar ve akademisyenler bizim kadınlar konusundaki hassasiyetimizi gayet iyi biliyor. Evlatlarını askeri lojmanlarda ziyaret edemeyen analar, kardeşlerinin yemin törenine katılamayan ablalar bizim hak ve özgürlükler konusunda neler yaptığımızı gayet iyi biliyor. Bu Meclis çatısı altında sırf başındaki örtüden dolayı siyasi parti genel başkanları tarafından had bildirilen kadın siyasetçiler, Türkiye’yi nereden nereye getirdiğimizi gayet iyi biliyor. Kimse kusura bakmasın ama ‘AK Parti kadınları elit görmüyor’ iftirası atmak CHP Genel Başkanının hakkı da haddi de değildir. Sayın Özel, kadınlar arasında ayrımcılık görmek istiyorsa önce kendi tarihini okusun, kendi tarihi ile yüzleşsin, sonra da yüreği yetiyorsa AK Parti’yi eleştirmeye kalksın. Sayın Özel, bir taraftan kadına şiddetin engellenmesinden bahsederken, diğer taraftan da alkol ve içki tüketimini teşvik edecek vaatlerde bulunuyor. Ne demişler, ‘Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu.’ Sayın Özel belki bilmiyor olabilir; fakat bir aşağılama ifadesi olarak kullandığı, ‘Kahvedeki vatandaşlarımız’ şu hakikati çok iyi bilir; tüm dünyada kadına ve çocuğa şiddetin en önemli sebeplerinden biri içki tüketimi ve alkol bağımlılığıdır. Ülkemizde de geçen sene kadına şiddet uygulayan müptezellerin üçte biri ya alkol ya da madde bağımlısıydı. CHP Genel Başkanı Özel’e şunu tavsiye ediyorum; kadına yönelik şiddetle mücadeleye kendi tabiri ile gerçekten iki elin havada katkı sunmak istiyorsan öncelikle rakı reklamı yamaktan vazgeç. Sonra da gel hükümetimizin mücadelesine destek ol” değerlendirmesinde bulundu.
‘EN BÜYÜK DEVRİMDİR’
Ülkenin tüm kurumlarında özgürce çalışan, sosyal ve ekonomik hayata özgürce katılan tüm kadınların çabalarının yakın şahidi olduğunu söyleyen Erdoğan, “2004’te anayasa değişikliğiyle kadınlar ve erkeklerin eşit haklara sahip olduğunu ilk defa anayasa metnine koyan AK Parti iktidarıdır. 2005’te yapılan köklü ceza kanunu değişikliğiyle aile içi ve kadına yönelik şiddet ilk defa suç olarak tanımlandı. Yine bu dönemde töre, namus saikiyle işlenen cinayetler ağırlaştırılmış suç kapsamına alındı. Cinsel saldırı fiili de yine ilk defa 2005’teki düzenlemede suç olarak tarif edildi. Çocuğa yönelik şiddeti de şahsa bağlı suçlar kapsamına biz dahil ettik. 2012 yılında yürürlüğe giren 6284 sayılı ailenin korunması ve kadına şiddetin önlenmesine dair kanunla kararlılığımızı biz ortaya koyduk. Bakınız bu kanun ülkemizde kadına yönelik şiddetle mücadelede şimdiye kadar yapılmış en büyük devrimdir, tarihi bir kazanımdır. ŞÖNİM Kadın Konukevi, KADES, elektronik kelepçe gibi uygulamaları biz hayata geçirdik. Tüm illerimizde 82 şiddet önleme ve izleme merkezi, 112 kadın konukevi ve 418 irtibat noktası ile koruyucu ve önleyici hizmetler sunuyoruz. Aile içi şiddeti şikayete tabi olmaktan biz çıkardık. Ayrıca 2023 yılında yapılan bir düzenlemeyle boşanmış eşe karşı işlenen şiddetin cezası tıpkı nikahlı eşe karşı işlenen şiddet seviyesinde artırıldı” ifadelerini kullandı.
‘İSTANBUL SÖZLEŞMESİNDEN ÇEKİLMEMEMİZİN ETKİSİ YOKTUR’
İstanbul Sözleşmesi’ne de değinen Erdoğan, “İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmemizin kadın hakları ve kadınlara yönelik şiddetle mücadeleye en ufak bir menfi etkisi olmamıştır. Türkiye’de kadına yönelik şiddetin çelikten kalkanı içerisinde sıkıntılı ifadeler bulunan söz konusu sözleşme değil, 6284 sayılı kanundur. Bu konuda yürütülen propagandanın en küçük bir temeli, en küçük bir dayanağı ve haklılık payı yoktur. Şiddetsiz bir Türkiye için devletimizin tüm kurumları koordinasyon içinde çalışmayı sürdürecektir. Bilhassa kadına ve çocuğa yönelik şiddette zafiyet görüntüsüne asla izin vermeyecek, şiddete sıfır tolerans ilkesiyle mücadelemizi devam ettireceğiz. Kadınlarımızdan gönüllerini ferah tutmalarını özellikle istiyorum. Muhalefete rağmen omuz omuza yürüttüğümüz çetin mücadeleler sonucunda elde ettiğimiz hiçbir kazanımdan geriye gidişe müsaade etmeyiz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vali Çakır, valilikte düzenlenen Asayiş ve Güvenlik Değerlendirme Toplantısı’nda Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığının çalışmalarına ilişkin açıklama yaptı. Muş’ta 2024 yılının ilk 9 ayında 392 narkotik olayın meydana geldiğini aktaran Çakır, “Bu rakam 2023 yılı ilk 9 ayında meydana gelen 345 olaya kıyasla narkotik olaylarında yakalamaların artmasına bağlı olarak yüzde 13,62 oranında bir artış olduğunu ve ilimizde uyuşturucu madde kullanımına yönelik mücadelemizin artarak devam ettiğini göstermektedir. Ayrıca 2024 yılında meydana gelen 392 olayın yüzde 100 aydınlatılmıştır. Bu çalışmalarda 469 şahıs yakalanmış, bunlardan 41’i çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştır. İlimizde 2024 yılının ilk 9 ayında 116 terörle mücadele olayı meydana gelmiştir. Bu rakam 2023 yılı ilk 9 ayında meydana gelen 255 olaya kıyasla terörle mücadele olaylarında eksi yüzde 54,51 oranında bir düşüş olduğunu göstermektedir. Ayrıca 2024 yılında meydana gelen 116 olayın yüzde 93,97’si aydınlatılmıştır. Bu çalışmalarda 119 şahıs yakalanmış, bunlardan 13’si çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştır” dedi.
Muş’ta 2024 yılının ilk 9 ayında 197 kaçakçılık olayının meydana geldiğini aktaran Çakır, “Bu rakam 2023 yılı ilk dokuz ayında meydana gelen 147 olaya kıyasla kaçakçılık olaylarında yakalamaların artmasına bağlı olarak yüzde 34,01 oranında bir artış olduğunu ve kaçakçılıkla mücadelemizin artarak devam ettiğini göstermektedir. Ayrıca 2024 yılında meydana gelen 197 olayın yüzde 100’ü aydınlatılmıştır. Bu çalışmalarda 237 şahıs yakalanmış, bunlardan 3’ü çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştır. Muş’ta 2024 yılı ilk 9 ayında 3 bin 564 asayiş olayı meydana gelmiştir. Bu rakam 2023 yılı ilk 9 ayında meydana gelen 3 bin 729 olaya kıyasla asayiş olaylarında önleyici tedbirlerin artmasına bağlı olarak eksi yüzde 4,42 oranında bir azalış olduğunu göstermektedir. Ayrıca 2024 yılında meydana gelen 3 bin 564 olayın yüzde 95.62 oranında aydınlatılarak meydana gelen olayların faillerinin yakalanmasında büyük bir başarı sağlanmıştır. Bu çalışmalar neticesinde 3 bin 68 şahıs yakalanmış, bunlardan 293’ü çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştır” şeklinde konuştu.
2024 yılının ilk 9 ayında göçmen suçlarıyla yapılan mücadelede 160 yabancının yakalanarak geri gönderme merkezine sevk edildiğini vurgulayan Vali Çakır, 28 şüphelinin adli işlem yapıldığını ve 6 kişi ise tutuklandığını belirterek, “2023 yılı ilk 9 ayında göçmen suçları ile yapılan mücadelede 96 yabancı şahıs yakalanarak geri gönderme merkezine sevk edilmiştir. Bir önceki yıla oranla göçmen yakalama oranımız yüzde 66.6 artış göstermiş olup, göçmen kaçakçılığı ile mücadelemiz kararlılıkla devam etmektedir. Aranan şahıslara yönelik yapılan çalışmalarda 2024 yılı ilk 9 ayında, 0-5 yıl arasında hapis cezası bulunan 388 aranan şahıs, 5-10 yıl arasında hapis cezası bulunan 73 aranan şahıs, 10-15 yıl arasında hapis cezası bulunan 40 aranan şahıs, 15-20 yıl arasında hapis cezası bulunan 7 aranan şahıs, 20 yıl ve üzerinde hapis cezası bulunan 4 aranan şahıs ve ifadeden dolayı aranması bulunan 1019 aranan şahıs olmak üzere toplamda 1531 aranan şahıs yakalanmış, 2023 yılı ilk 9 ayında ise 1470 aranan şahıs yakalanmıştır. 2024 yılında yakalaması yapılan aranan şahıs sayısına bakıldığında 2023 yılına kıyasla yüzde 4,14 oranında artış olduğu ve suçlularla mücadelemizin artarak devam ettiği görülmektedir” ifadelerini kullandı.
2024 yılı ilk 9 ayında 433 kaza gerçekleştiğini ifade eden Vali Çakır, meydana gelen kazalarda 728 kişinin yaralanırken 10 kişinin ise öldüğünü belirterek, “2023 yılının ilk 9 ayında ise ayında 358 kaza gerçekleşmiş olup, bu kazalarda 667 yaralanma ve 3 ölüm meydana gelmiştir. 2024 yılının ilk 9 ayında bir önceki yıla kıyasla kazalarda yüzde 20,95 artış meydana gelmiştir. Kazaların önlenmesi amacıyla vatandaşlarımıza, trafikte emniyet kemeri kullanmanın önemi, trafik kurallarına uyma ve hız sınırı konularında bilgilendirme faaliyetleri yapılmış olup bu faaliyetler devam etmektedir. Siber Suçlarla Mücadele alanında yapılan çalışmalarda 2024 yılı ilk 9 ayında 251 olay meydana gelmiş ve 169 olayın şüphelileri tespit edilerek aydınlatılmıştır. 2024 yılında meydana gelen olayların aydınlatılması için ilgili kurumlarla resmi yazışmalar yapılmış olup gelen cevabi yazılara göre aydınlatma sayılarında artış olacaktır. 2023 yılı ilk dokuz ayında meydana gelen 266 olayın 203 şüphelileri tespit edilerek aydınlatılmıştır. Bu anlamda dijital ortamlarda da işlenen suçlarda azalma olduğu ve vatandaşlarımıza bilgilendirme faaliyetleri devam etmektedir” dedi.
Toplantıda İl Emniyet Müdürü Serkan Karaman ve İl Jandarma Komutanı Albay Yılmaz Kırgel de hazır bulundu. – MUŞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bakan Tunçaçıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“ADLİ SORUŞTURMALAR BAŞLATILMIŞTIR”
Bazı sosyal ağ sağlayıcılarında ve internet sayfalarında suç teşkil eden içeriklerle ilgili Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından adli soruşturmalar başlatılmıştır. Bu içerikleri çıkarmayan ve bu konuda alınmış yargı kararlarını uygulamayan sosyal ağ sağlayıcıları ve internet sayfaları hakkında 5651 Sayılı ‘İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’ gereğince para cezası, reklam yasağı, bant daraltma ve erişimin engellenmesi yaptırımları kararlılıkla uygulanacaktır.
“ASLA MÜSAADE ETMEYECEĞİZ”
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bir Hukuk Devletidir. Toplumu suçtan korumak Hukuk Devletinin görevidir. Ülkemizde yayın yapan ve milyonlarca kullanıcısı olan sosyal ağ sağlayıcıları ve internet sayfaları da Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kanunlarına ve kurallarına uymak zorundadır. Hiç kimsenin ayrıcalığı yoktur. Geleceğimizin teminatı gençlerimizi ve çocuklarımızı zehirlemeye, toplumsal yapımızın temelini sarsmaya yönelik girişimlere asla müsaade etmeyeceğiz. Suç ve suçluyla mücadeledeki kararlılığımızdan kesinlikle taviz vermeyeceğiz.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri İstanbul’da Semih Çelik tarafından öldürülen Ayşenur Halil ve İkbal Uzuner için toplandı. Öğrencilerin protestosunu engellemek için üniversite içerisine barikat çekildi. Okul kapısı katledilen kadınları anmak isteyen öğrencilerin üzerine kilitlendi. Öğrencilerin dakikalarca süren tepkileri üzerine barikat kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAYSERİ’de, silah ticareti yaptığı belirlenen S.Ö. (25), adresine düzenlenen operasyonla yakalandı.
İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, S.Ö.’nün silah ticareti yaptığı bilgisi üzerine çalışma başlattı. Bu kapsamda belirlenen adrese düzenlenen operasyonda şüpheli yakalandı. Şüphelinin ev ve iş yerinde yapılan aramalarda 3 adet ruhsatsız tabanca, 4 adet ruhsatsız tüfek, 13 adet fişek, 14 adet kovan ve 5 adet av tüfeği kartuşu ele geçirildi. Gözaltına alınan şüpheli, polis merkezine götürüldü.
Haber: Furkan KAVUKLU-Kamera: KAYSERİ,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>JANDARMAYI ARADIĞI LAR ORTAYA ÇIKTI
Balıkesir’in Marmara ilçesinde makamında öldürülen İlçe Tarım ve Orman Müdür Vekili Murat Yakupoğlu’nun cinayet şüphelisi olarak aranan 2 çocuk babası S.A., olaydan 24 saat sonra Çınarlı Mahallesi’nde caddede yürüdüğü sırada jandarma ekiplerini görünce ailesinin işlettiği kafeye giderek telefonla jandarmayı aradı. Jandarma ekiplerine teslim olmak istediğini söyleyen S.A.’nın telefonla görüştüğü anların fotoğrafları ortaya çıktı.
MARMARA(Balıkesir),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL – Sultangazi’de lahmacun salonuna giren 2 hırsız, dakikalar içinde motosiklet çalarak kayıplara karıştı. Hırsızların motosikleti çaldığı anlar saniye saniye güvenlik kamerasına yansıdı.
Olay, geçtiğimiz Cuma günü saat 02.30 sıralarında Uğur Mumcu Mahallesi’nde bulunan lahmacun salonunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 2 hırsız lahmacun salonunu gözüne kestirerek harekete geçti. Hırsızlardan maskeli olan gözcülük yaparken, şapkalı ise kısa sürede lahmacun salonunun kapısını açtı. İçeriye giren hırsızlardan biri, çekmecede bulunan motosiklet anahtarını aldı. Hırsızlar 10 dakika içinde çaldıkları motosikletle olay yerinden uzaklaşarak kayıplara karıştı. Rahat tavırları ile motosiklet çalan hırsızların o anları işyerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde hırsızlardan birisinin gözcülük yaparken, diğerinin ise işyerinin kapısını zorlayarak açtığı ardından çaldıkları motosiklet ile olay yerinden uzaklaştıkları görülüyor.
“Elimizi kolumuzu bağladılar”
Hırsızlık hakkında konuşan işyeri sahibi Fahrettin Tenil, “Sabah geldik dükkanı açacaktık. Bismillah dedik ve baktık bizim kapı zorlanmış açık halde bulduk. Baktık masa, sandalyeler dağınık. Kamera kayıtlarına baktık. Ondan sonra bir baktık bizim motor da yok. Sağı solu karıştırmışlar, dağıtmışlar. Ondan sonra buralara baktık, motorun anahtarını da arayıp bulmuşlar. Gece saat 02.30’da gelmişler, iki kişi, biri şapkalı, biri de maskeli. Kapıyı zorlamışlar, içeri girmişler. ve rahat bir şekilde motoru almışlar çıkarmışlar. Hiç korkmadan, hiç tereddüt etmeden sanki kendi evlerine girer gibi. Yani bu uygun bir şey değil, bu doğru bir şey değil. Biz böyle bir şey gençlerimizden beklemiyoruz. Biz böyle bir nesil beklemiyoruz şimdiki gençlerden. Maalesef çok kötü şey bu hareket. Emniyet güçlerimize haber verdik, parmak izleri alındı, gerekeni yaptırdık. İnşallah en kısa sürede emniyet bulunmasını temenni ediyoruz. Yani bir motorumuz vardı. Başka da bir şeyimiz yoktu. O da elimiz ayağımız idi aldılar, götürdüler. Şimdi sipariş alamıyoruz, veremiyoruz. Elinizi kolumuzu bağladılar. İnşallah pişman olup getirirler ya da bir yere bırakırlar. Yani yaptığı hareketler doğru değil. Toplumdan böyle bir hareket yapmalarını beklemiyoruz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hizbullah, 7 Ekim’de başlayan Gazze savaşının birinci yılında İsrail’in kuzeyinde bulunan Hayfa kentine hava saldırısı gerçekleştirdi. Hizbullah, Hayfa’nın güneyindeki bir askeri üssü hedef aldığını söyledi. İsrail polisi, “Fadi 1” füzeleriyle gerçekleştirilen saldırı sonucu 10 kişinin hafif yaralandığını açıkladı.
Öte yandan, İsrail ordusu, Hizbullah’ın Beyrut’taki istihbarat karargahına ait komuta merkezleri, istihbarat toplama araçları ve ek altyapı tesislerinden oluşan hedefleri vurduğu açıkladı. İsrail, Hizbullah’ı komuta merkezlerini ve silahlarını kasıtlı olarak Beyrut’un merkezindeki konutların altına yerleştirmek ve sivil nüfusu tehlikeye atmakla suçladı.
Dünya çapında protestolara sebep olan ve Orta Doğu’nun birçok bölgesine yayılabilecek bir savaşın birinci yılında, Kudüs ve İsrail’in güneyinde törenler ve protestolar düzenleniyor. Törenler, geçen yıl 7 Ekim’de Hamas’ın İsrail’e roket fırlattığı saatte, sabah 06: 29’da başladı.
Hamas’ın İsrail’e karşı “El Aksa Tufanı” adını verdiği 7 Ekim 2023 operasyonunda birçoğu sivillerden oluşan 1.200 kişi hayatını kaybetmiş, 250 kişi ise rehin alarak Gazze’ye götürülmüştü.
İsrail güvenlik güçleri, İsrail- Filistin çatışmasının en kanlı döneminin başladığı 7 Ekim 2023’ün birinci yılını geride bırakırken, Filistinlilerin olası saldırılarına karşı bugün için günü İsrail genelinde güvenlik güçlerinin teyakkuzda olduğunu açıkladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kırıkkale’nin Çelebi ilçesine bağlı Karaağıl köyünde 25 Eylül’den beri kayıp olan 47 yaşındaki Sevgi Gülden Yalçıner’i arama çalışmaları devam ediyor. Kayıp kadının bulunması için jandarma, AFAD ve dalgıç ekipleri yoğun bir çalışma yürüttü.
Öte yandan, Yalçıner’in kaybolmasının ardından yürütülen soruşturma kapsamında cinayet şüphesiyle gözaltına alınan sekiz zanlıdan ikisi tutuklanmıştı. Olayla ilgili incelemeler ve soruşturma devam ettiği öğrenildi. – KIRIKKALE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MSB’nin sosyal medya hesabından operasyonlara yönelik görüntüler paylaşılarak, “Terör yuvalarını yerle bir etmeye devam ediyoruz. Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, Irak’ın kuzeyindeki Gara ve Metina bölgelerinde tespit ettiği 6 PKK’lı teröristi etkisiz hale getirdi. Operasyonlarımız, en son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar azim ve kararlılıkla sürecek” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’in Ödemiş ilçesinde, elektrikli bisiklet ile motosikletin çarpıştığı kazada 2 kişi ağır yaralandı. Kaza, güvenlik kamerasına yansıdı.
Kaza, saat 18.15 sıralarında Ocaklı Mahallesi Birgi Yolu Caddesi üzerinde meydana geldi. Ödemiş- Birgi Mahallesi istikametinde seyir halinde olan L.Ö. yönetimindeki 35 CFN 588 plakalı motosiklet, M.D.’nin kullandığı elektrikli bisiklet ile çarpıştı. Çevredekilerin ihbarı üzerine kaza yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kazada ağır yaralanan sürücüler, sağlık ekiplerince Ödemiş Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Öte yandan, kaza anı ise çevredeki bir güvenlik kamerası tarafından kaydedildi. Görüntülerde; yolun karşısına dönmeye çalışan elektrikli bisikletin motosiklet ile çarpıştığı anlar yer aldı.
Kazayla ilgili başlatılan inceleme sürdürülüyor.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İSRAİL, YEMEN’İ VURMAYA BAŞLADI
İsrail, Yemen’e hava saldırısı düzenlediğini doğruladı. İsrail ordusu, Yemen’deki Hudeyde Limanı ve Ras Isa Limanı’na hava saldırıları düzenlendiğini belirterek, saldırıda çok sayıda savaş uçağı ve yakıt ikmal uçağı kullanıldığını aktardı. Ordu, Husilerin söz konusu limanları İran’dan silah ve petrol dahil olmak üzere askeri amaçlı sevkiyatlar için kullandığını belirterek, saldırıların Husilerin İsrail’e düzenlediği füze saldırılarına yanıt olarak gerçekleştirildiğini açıkladı.

HUSİLER: İSRAİL’LE UZUN SOLUKLU BİR SAVAŞA GİRECEĞİZ
Yemen’deki İran destekli Husiler, İsrail ile uzun soluklu bir savaşa gireceklerini belirtti. Husilere bağlı sözde Savunma Bakanlığı Manevi Yönlendirme Dairesi Müdür Yardımcısı Abdullah bin Amir, İsrail ordusundan yapılan “Husilerin de zamanının geleceği” şeklindeki açıklamaya tepki gösterdi.

“GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN BİR SAVAŞ”
Bin Amir, “26sep.net” sitesine yaptığı açıklamada, “İsrail, ‘Yemen’in de vakti gelecek’ diyor. Yemenliler ise ‘O vakit gelinceye kadar beklemeyeceğiz’ diyor. Allah’ın izniyle ilerleyen günler ve aylar yenilgi değil zaferlerle dolu olacak. Bu, uzun ve geri dönüşü olmayan bir savaş olacak.” ifadesini kullandı.
LÜBNAN’DAKİ SON SALDIRIDA 21 KİŞİ CAN VERDİ
İsrail ordusunun, Lübnan’ın doğusundaki Baalbek kentine düzenlediği hava saldırılarında 21 kişinin hayatını kaybettiği, 47 kişinin yaralandığı bildirildi. Lübnan Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail ordusunun, ülkenin doğusundaki Baalbek kentini hava saldırılarıyla hedef aldığı belirtildi. Açıklamada, İsrail saldırılarında ilk belirlemelere göre 21 kişinin öldüğü, 47 kişinin yaralandığı kaydedildi. Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail ordusunun ülkeye bugün düzenlediği hava saldırılarında 42 kişinin öldüğünü, son iki gün içinde öldürülenler arasında 14 sağlık çalışanının bulunduğunu bildirmişti.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karaçayır Mahallesi Yılmaz Sokak’ta kullanılmayan 2 katlı ahşap evde yangın çıktı. Alevleri gören mahalle sakinleri, durumu itfaiyeye bildirdi.
Olay yerine sevk edilen ekiplerin yaklaşık 1 saat süren çalışmasıyla yangın söndürüldü.
Ahşap yapı kullanılamaz hale gelirken, bitişikteki bir ev zarar gördü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AMASYA’da, Fen Bilgisi Öğretmeni Tezcan Tetik, nefes borusuna tavuk döner kaçan öğrencisi Bekir Köse’yi (11), ‘Heimlich’ manevrasıyla kurtardı. O anlar, okulun güvenlik kamerasına yansıdı.
Olay, Akbilek Mahallesi’ndeki Gazi Ortaokulu’nda meydana geldi. Teneffüste, 6’ncı sınıf öğrencisi Bekir Köse’nin yediği tavuk döner, nefes borusuna kaçtı. Fen Bilgisi Öğretmeni Tezcan Tetik, öğrencinin koridorda koştuğunu görünce hemen müdahalede bulundu. Daha önce ilk yardım eğitimi alan Tetik, öğrenciyi ‘Heimlich’ manevrası yaparak kurtardı. Yaşananlar, okulun güvenlik kamerasına yansıdı.
Öğretmen Tezcan Tetik, “Bekir Köse isimli öğrencimiz öğlen arası yemek yerken bir anda koridorda koştuğunu gördüm ve boğazında bir şey takıldığını düşündük. Heimlich manevrasını yaptık. Sonrasında öğrencimizin rahatladığını hissedince elini yüzünü yıkamasını sağladık. Daha önce Heimlich manevrası eğitimini almıştık. Dolayısıyla öğrencimizi bu manevrayla kurtarmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Artık okullarımızda ve günlük hayatta bu durum olağan hale geldi. Bu eğitimi bütün öğretmenlerin bilmesinin çok faydalı olacağını düşünüyorum” dedi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olayda ölen ya da yaralanan olmadığı öğrenilirken, araca çarpan tır dron ile görüntülendi
İSTANBUL – Sultangazi’de freni boşalarak yokuş aşağı kayan tır, binanın önündeki jeneratöre çarpıp park halindeki hafif ticari aracın üzerine düştü. Yaşanan olayda şans eseri ölen ya da yaralanan olmadığı öğrenildi.
Olay dün saat 14.00 sıralarında Uğur Mumcu mahallesinde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, çiğköfte imalatı yapan bir fabrikaya malzeme getiren tırın şoförü, aracı park ettikten sonra aşağı indi. Bir süre sonra freni boşan tır, sokağın dik yokuş olması nedeniyle kaymaya başladı. Önce fabrika önündeki jeneratöre çarpan tır, duvarın dibindeki hafif ticari aracın üzerine düştü. Haber verilmesi üzerine olay yerine polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri bölgeyi güvenlik şeridi ile çevirirken, başka bir kaza yaşanmaması için önlem aldı. Polis ekipleri ise olay yerinde incelemeler yaptı. Kazada zarar gören hafif ticari araç, çekici yardımıyla bulunduğu yerden çıkartılırken, duvarı üzerinde kalan tır ise olay yerine çağrılan çekiciyle bulunduğu yerden kaldırıldı. Olayda ölen ya da yaralananın olmazken, duvar üzerindeki tır drone kamerasına yansıdı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şirketten yapılan açıklamada yayımladığı mesaja yer verilen Aral, geçmişten bugüne elde ettikleri başarılarla güçlü büyüme hikayeleri paylaşmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirtti.
Aral ailesinin 75 yıllık sanayicilik geçmişinin ardından SYS olarak 1998’de çıktıkları yolculukta savunma sanayisi alanında yüksek kaliteli çözümler sunan teknoloji odaklı bir grup olarak büyümeyi sürdürdüklerini kaydeden Aral, “SYS’nin ilk adımlarını atarken hedefimiz, Türk savunma sanayisinin en güvenilir ve yenilikçi oyuncularından biri olmaktı. Bugün, CANiK markasıyla dünya çapında tanınan bir silah ve teknoloji üreticisi haline geldik. 2005’te uluslararası pazara adım atmamız ve ürünlerimizin kalitesi yanında da dünyanın dört bir tarafında en büyük silah fuarlarında boy göstermemiz, büyümemizin önemli aşamalarını oluşturuyor.” ifadelerini kullandı.
CANiK’in dünya genelinde 70’ten fazla ülkeye ihracat yapması ve başta ABD olmak üzere birçok pazarda güçlü bir yer edinmesinin, markanın küreselleşmesini sağladığına vurgu yapan Aral, 2020’de kurdukları UNIROBOTICS’ın, 2022’de gruba katılan İngiliz AEI Systems ve son olarak da 2024’te üretime başlayan CANiK USA fabrikalarıyla da şirketin, küresel bir oyuncu haline geldiğini kaydetti.
SYS Grup, CANiK Türkiye, CANiK USA, CANiK Europe, AEI Systems, UNIROBOTICS, MECANIK ve CANiK Academy gibi alanlarında lider şirketleri tek bir çatı altında toplayarak savunma sanayisi ve güvenlik güçlerine geniş bir ürün ve çözüm yelpazesi sunduklarının bilgisini paylaşan Aral, 2024 itibarıyla SYS’nin Türkiye’deki tesislerinde yıllık 450 bin adet tabanca, 6 bin adet uçaksavar, İngiltere ve Türkiye’deki tesislerinde 250 adet orta kalibre top ve İstanbul’daki tesisinde de bu silahların atış kontrol sistemlerinin üretiminin gerçekleştirildiğini bildirdi.
Aral, “Silah üretim kapasitemiz, dünya standartların çok ötesindeki üretim teknolojilerimiz ve mühendislik gücümüzle, yerli ve milli ürünlerimizle Türk güvenlik güçlerine de hizmet ediyoruz. SYS, Türkiye ve İngiltere’nin yanı sıra Amerika’daki tesisinde de 2025’te ayrıca 100 bin adet tabanca üretimi gerçekleştiriyor olacak. Özellikle, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün ihtiyaçlarını karşılamak adına yaptığımız çalışmalar ve yeni yatırımlarımızla milli güvenliğe olan katkılarımız artarak devam edecek.” değerlendirmesinde bulundu.
Aral, SYS’nin son 5 yıldır Türkiye’nin en büyük 10 savunma şirketi arasında yer almayı başardığını, gurubun savunma ve havacılık ihracatında da ilk 8’de yer edindiği bilgisini vererek, her geçen gün büyümeye ve Türkiye’ye değer katmaya devam ettiğinin altını çizdi.
26 yıl boyunca, Türk savunma sanayisi için kritik bir rol üstlendiklerini ve Türkiye’nin savunma gücünü artıran projelere imza attıklarına dikkati çeken Aral, mesajnda şu ifadelere yer verdi:
“Bu süreçte, yerli ve milli üretim anlayışını ilke edinerek, dışa bağımlılığı azaltma yönündeki stratejimizi kararlılıkla sürdürdük. Bundan sonraki hedefimiz, uluslararası pazarlardaki gücümüzü daha da artırmak ve dünya savunma sanayinde öncü bir rol oynamak. Gelecek hedeflerimizde teknoloji ve yeniliği en üst seviyeye çıkararak savunma sanayinde liderliğimizi pekiştirmeyi amaçlıyoruz. Dijitalleşme ve yapay zeka destekli üretim tekniklerine yatırımlarımızı sürdürmek, silah ve savunma teknolojilerinde geleceğin projelerine imza atmak ve dünya çapında daha fazla ülkeye erişim sağlamak vizyonumuzun temel taşlarını oluşturuyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fidan, saldırılara ilişkin, “Hizbullah’ın yapacağı satın almaları İsrail önceden öğreniyor daha sonra paravan şirketlerle nüfuz ediyorlar” dedi. Bunun yeni bir konsepti olmadığını ancak büyük bir çapta gerçekleştiğini ve binlerce insanı etkileyen bir operasyon olduğunu söyledi.
LÜBNAN BAŞBAKANI İLE TELEFONDA GÖRÜŞTÜ
Saldırıların ardından Lübnan Başbakanı Necib Mikati’yi aradığını belirten Fidan, “Hem geçmiş olsun dileklerimi ilettim. Hem de Türkiye olarak her türlü tıbbi desteğe hazır olduğumuzu söyledim” diye konuştu. Bakan Fidan bölgedeki tırmanmanın endişe verici olduğuna dikkat çekerek, “İsrail’in operasyonlarının giderek daha provokatif bir şekle dönüşmesi ve İran ile Hizbullah’ın karşılık vermeme ihtimalinin kalmadığı bir duruma geldik” ifadelerini kullandı.
“CUMHURBAŞKANIMIZ BU KONUDA BİR İRADE KOYDU”
Fidan, Türkiye’deki siber güvenlik durumuna ilişkin ise şunları söyledi: “Siber güvenlikle ilgili ülkemizde büyük bir farkındalık var. Ulaştırma Bakanlığı’nda kurumlarımız var ve MİT’te oldukça kabiliyetli birimler var. Müstakil bir siber güvenlik çalışması önerisi hükümetimize getirildi. Cumhurbaşkanımız da bu konuda bir irade koydu. En kısa zamanda hayata geçirilmesini bekliyoruz” dedi.
“İSRAİL’E DUR DİYECEK BİR GÜÇ LAZIM”
Dışişleri Bakanı, İsrail’deki “fanatik hükümetin” bütün tehditleri yok etme stratejisi güttüğünü, Gazze’de aşamalı strateji yürüttüğünü, şimdi bunu Lübnan’da hayata geçirdiğini söyleyerek “Bunu Amerika’nın da desteğiyle yapıyor. Buna dur diyecek bir güç lazım.” diye ekledi. Fidan, şunları ekledi: “Bu çılgınlık sadece Filistinlilere değil İsraillilere de zarar veriyor. Tepkilerin altında yıllarca kalırsınız. Bu sizi gelecek 10 yıllar 100 yıllar güvencesizlik altında tutacak. Aklı selim İsrailliler bunu görüyor.”
SURİYE İLE İLİŞKİLER
Fidan, Suriye ile normalleşmeye yönelik sorulara da yanıt verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile görüşmeye hazır olduğuna yönelik açıklamalarını hatırlattı. Fidan, görüşmelerin bir süredir dolaylı olarak devam ettiğini dile getirdi ve şunları ekledi: “İstihbari ve askeri çeşitli formatlarda görüştük. Bizim özellikle 2017’den itibaren Astana formatı ve Ruslarla yaptığımız askeri mutabakat neticesinde dondurulmuş bir savaş var artık, çatışma yok, sessizlik ortamı var. O zamandan beri belli konuların kalıcı çözümüne yönelik adımlar atılması gerektiğini düşündük.”
Rejim ve muhaliflerin savaşında iki tarafın kendi anlaşabilecekleri bir siyasal çerçeve görmek istediklerini söyleyen Fidan, “Türkiye ile normalleşmeden önce yurtdışındaki milyonlarca Suriyeli mülteci düşünülmeli” dedi. “Türkiye’nin istediği tarzda bir çözümün olması halinde diğer sorunları da Suriye’nin daha rahat çözeceğine inanıyorum” diye ekledi. Suriyelilerin 3 milyondan fazlasının Türkiye’ye geldiğini ifade eden Fidan, “5 milyonu orada rejim kontrolü dışında yaşıyor. Biz orada belli bir sistem kurmasaydık, 5 milyon Suriyeli daha gelirdi. Orada kendilerini güvende hissetmiyorlar” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye Noterler Birliği Başkanı İstemez: “Güvenli Ödeme Sistemi’yle birlikte hem olası, dolandırılma tehlikesi önlenecek”
ANKARA – Türkiye Noterler Birliği Başkanı Abdullah İstemez, “Güvenli Ödeme Sistemi’yle birlikte hem alıcının hem satıcının olası sahte banknot, dolandırılma tehlikesi önlenecek ve para sayma gibi zaman kayıplarından tasarruf yapma gibi faydaları söz konusu olacak” dedi.
İkinci el araç alışverişinde yeni dönem başlıyor. Ticaret Bakanlığı ve Türkiye Noterler Birliği işbirliğiyle ikinci el araç alışverişini çok daha güvenli hale getirmek amacıyla Güvenli Ödeme Sistemi geliştirdi. Uygulama, 27 Eylül’den itibaren tüm vatandaşlara zorunlu olacak. Sistemle önce satıcı güvenli ödeme sürecini başlatacak. Satışın onaylanması ile para satıcının hesabına geçecek. Taşıt alım satımında güven tesis edilmesi, dolandırıcılık, sahtecilik ve çalınma risklerinin bertaraf edilmesi amaçlanan uygulamanın nasıl işleyeceğini ise Türkiye Noterler Birliği Başkanı Abdullah İstemez, adım adım İhlas Haber Ajansı Muhabirine aktardı.
“Hem alıcı hem satıcı güven içerisinde işlemlerini yapmış olacak”
İstemez, Güvenli Ödeme Sistemi’nin noterliklerde yapılan ikinci el kara taşıtı satışlarının güvenli bir şekilde yapılmasıyla ilgili olduğunu ve bununla alıcı ve satıcının araç bedelini güvenli bir şekilde aktaracağını kaydetti. Sistemin nasıl uygulanacağını da aktaran İstemez, “Satıcı önce, ya aracı bankanın web sayfasından ya mobil uygulamadan veya bizzat şubesine giderek güvenli ödemeyle ilgili işlemini başlatmış olacak. Bu sistemlerden birine girdiği zaman kendi adını, soyadını, T.C. Kimlik Numarasını ve arabasının plakasını girmiş olacak. Ardından alıcının adını soyadını ve T.C. Kimlik Numarasını sisteme girmiş olacak. İşlemlerin ardından bir referans numarası verilecek. Bu referans numarasına istinaden alıcı belirtilen meblağı hesaba yatıracak. Alıcı ve satıcı beraber notere gidecekler. Burada sistem otomatik olarak güvenli ödemenin hem meblağsını hem de taraflarını göreceği için işlem başlatılmış olacak. Noterlikte yapılan işlem bittiği anda alıcının hesaba yatırmış olduğu para 5 dakika içerisinde hesabına geçmiş olacak. Hem alıcı hem satıcı güven içerisinde işlemlerini yapmış olacak” açıklamasında bulundu.
Aracı kuruluşlara ilişkin de bilgilendirmede bulunan İstemez, bunların banka, elektronik para kuruluşu ve ödeme kuruluşları olmak üzere imzalayan kuruluşlardan oluşacağını kaydetti.
“Para transferi güvenli hale gelecek, sahtecilik önlenmiş olacak”
İstemez, uygulamanın sektördeki dolandırıcılıkların giderilmesi açısından önemine değinerek, “Noterlik kurumu güven kurumudur. Bizim varlık sebebimiz kamu düzenin sağlanmasına yönelik faaliyetlerde bulunmak. Bu Güvenli Ödeme Sistemi de bunun bir parçası. Güvenli Ödeme Sistemi’yle birlikte hem alıcının hem satıcının olası sahte banknot, dolandırılma tehlikesi önlenecek ve para sayma gibi zaman kayıplarından tasarruf yapma gibi faydaları söz konusu olacak. Şimdi bir defa para transferi güvenli hale gelecek. Sahtecilik önlenmiş olacak. Hizmette sağlanan kolaylık sayesinde vatandaşlarda memnuniyet artacak. Bir de kamu düzeni sağlandığı için devlete güven artacak” diye konuştu.
“Bütün ikinci el kara taşıtları bu uygulamaya dahil olacak”
Vatandaşların güven içerisinde gelip işlemlerini noterlerden yapacaklarını ifade eden İstemez, “Biz sistem olarak hazır hale getirdik. Özellikle sistem ikiye aşamada uygulanmaya konuldu. 27 Ağustos tarihinde yetki belgesine dayalı olarak veya yıl içerisinde 3’ten fazla satış yapan vatandaşların yetki belgesi statüsünde kabul edilmesiyle Güvenli Ödeme Sistemi uygulanmıştı. Bununda dışında kalan bütün gerçek ve tüzel kişiler ise yönetmelik gereği 1 ay sonrası olan 27 Eylül’de kapsama dahil edilecek. Dolayısıyla istisnalar dışında bütün ikinci el kara taşıtları bu uygulamaya dahil olacak. Böylece hem alıcının hem satıcının güven içerisinde para transferi yapmasına vesile olacağız” değerlendirmesinde bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Emniyet MüdürlüğüKaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Başkale KOM Büro Amirliği görevlilerince kaçakçılığın önlenmesi amacıyla gerçekleştirilen operasyonda tespit edilen bir araçta arama yapıldı. Başkale’de durdurulan araçta yapılan aramada, piyasa değeri yaklaşık 2 milyon 500 bin TL olan gümrük kaçağı 202 adet cep telefonu ele geçirildi.
Ele geçirilen suç unsurlarıyla ilgili 1 şüpheli şahıs hakkında gerekli yasal işlem başlatıldı. – VAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, Türkiye’nin 2024-2028 Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı’nın geçtiğimiz günlerde yayınlanmasının ardından, siber savaş, elektronik harp, suikast ve sabotaj faaliyetlerinin günümüz harekat ortamının temel harp türleri haline geldiğine değindi. Bağcıoğlu, Türkiye çapında siber savunma tatbikatı çağrısında bulunarak şunları kaydetti:
“Çağrı cihazları ve el telsizleri adeta bir silah haline dönüşmüş durumda. Dijital teknolojiye bağımlılık arttıkça, milli güvenliğimiz içinde tehdit oluşturmakta. Hal böyle olunca da tehditlere karşı zafiyetler büyüyor ve ülkemizin güvenliği risk altında kalıyor, bölgedeki son gelişmelerden de anlaşılacağı üzere ivedi tedbirler alınmasını zorunluluk haline gelmiştir.
Bu anlamda; geniş kapsamlı bir siber savunma tatbikatının tüm devlet kurumları ve kritik özel sektör aktörlerinin katılımıyla, mümkün olan en kısa sürede yapılması gerekmektedir. Tatbikatın, olası tüm senaryoları kapsayacak şekilde, gerekirse farklı safhalarda ve günlerde gerçekleştirilmesi ve sivil, askeri unsurlar dahil olmak üzere tüm devlet kurumları bu tatbikata katılmalıdır.”
Bağcıoğlu ayrıca, tatbikatın sadece “yapılmış olmak için” yapılmaması gerektiğini de vurgulayarak 6 Şubat depremleri öncesinde gerçekleştirilen ve çok başarılı olduğu bildirilen deprem tatbikatı ile sonrasında yaşananlara dikkat çekti. Bağcıoğlu, “Deprem sonrası yaşananlar hala hatıralarımızda. Aynı hatalara bir daha düşülmemeli ve gerekli hazırlıklar ciddiyetle yapılmalıdır” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İkinci el araç alışverişinde yeni dönem başlıyor. Ticaret Bakanlığı ve Türkiye Noterler Birliği işbirliğiyle ikinci el araç alışverişini çok daha güvenli hale getirmek için Güvenli Ödeme Sistemi geliştirildi. 27 Eylül’den itibaren zorunlu hale gelecek olan uygulama ile önce satıcı güvenli ödeme sürecini başlatacak. Satışın onaylanması ile para satıcının hesabına geçecek. Taşıt alım satımında güven tesis edilmesi, dolandırıcılık, sahtecilik ve çalınma risklerinin bertaraf edilmesi amaçlanan uygulamanın nasıl işleyeceğini ise Türkiye Noterler Birliği Başkanı Abdullah İstemez, İhlas Haber Ajansı muhabirine anlattı.
“Hem alıcı hem satıcı güven içerisinde işlemlerini yapmış olacak”
İstemez, Güvenli Ödeme Sistemi’nin noterliklerde yapılan ikinci el kara taşıtı satışlarının güvenli bir şekilde yapılmasıyla ilgili olduğunu ve bununla alıcı ve satıcının araç bedelini güvenli bir şekilde aktaracağını kaydetti. Sistemin nasıl uygulanacağını da aktaran İstemez, “Satıcı önce ya aracı bankanın web sayfasından ya mobil uygulamadan veya bizzat şubesine giderek güvenli ödemeyle ilgili işlemini başlatmış olacak. Bu sistemlerden birine girdiği zaman kendi adını, soyadını, T.C. kimlik numarasını ve arabasının plakasını girmiş olacak. Ardından alıcının adını soyadını ve T.C. kimlik numarasını sisteme girmiş olacak. İşlemlerin ardından bir referans numarası verilecek. Bu referans numarasına istinaden alıcı belirtilen meblağı hesaba yatıracak. Alıcı ve satıcı beraber notere gidecekler. Burada sistem otomatik olarak güvenli ödemenin hem meblağsını hem de taraflarını göreceği için işlem başlatılmış olacak. Noterlikte yapılan işlem bittiği anda alıcının hesaba yatırmış olduğu para 5 dakika içerisinde hesabına geçmiş olacak. Hem alıcı hem satıcı güven içerisinde işlemlerini yapmış olacak” açıklamasında bulundu.
Aracı kuruluşlara ilişkin de bilgi veren İstemez, bunların banka, elektronik para kuruluşu ve ödeme kuruluşları olmak üzere imzalayan kuruluşlardan oluşacağını kaydetti.
“Para transferi güvenli hale gelecek, sahtecilik önlenmiş olacak”
İstemez, uygulamanın sektördeki dolandırıcılıkların giderilmesi açısından önemine değinerek, “Noterlik kurumu güven kurumudur. Bizim varlık sebebimiz kamu düzeninin sağlanmasına yönelik faaliyetlerde bulunmak. Bu Güvenli Ödeme Sistemi de bunun bir parçası. Güvenli Ödeme Sistemi’yle birlikte hem alıcının hem satıcının muhtemel sahte banknot, dolandırılma tehlikesi önlenecek ve para sayma gibi zaman kayıplarından tasarruf yapma gibi faydaları söz konusu olacak. Şimdi bir defa para transferi güvenli hale gelecek, sahtecilik önlenmiş olacak. Hizmette sağlanan kolaylık sayesinde vatandaşlarda memnuniyet artacak. Bir de kamu düzeni sağlandığı için devlete güven artacak” diye konuştu.
“Bütün ikinci el kara taşıtları bu uygulamaya dahil olacak”
Vatandaşların güven içerisinde gelip işlemlerini noterlerden yapacaklarını ifade eden İstemez, “Biz sistem olarak hazır hale getirdik. Özellikle sistem iki aşamada uygulanmaya konuldu. 27 Ağustos tarihinde yetki belgesine dayalı olarak veya yıl içerisinde 3’ten fazla satış yapan vatandaşların yetki belgesi statüsünde kabul edilmesiyle Güvenli Ödeme Sistemi uygulanmıştı. Bunun dışında kalan bütün gerçek ve tüzel kişiler ise yönetmelik gereği 1 ay sonrası olan 27 Eylül’de kapsama
dahil edilecek. Dolayısıyla istisnalar dışında bütün ikinci el kara taşıtları bu uygulamaya dahil olacak. Böylece hem alıcının hem satıcının güven içerisinde para transferi yapmasına vesile olacağız” değerlendirmesinde bulundu. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, Samsun Emniyet Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucuyla mücadele kapsamında yaptıkları takip ve çalışma doğrultusunda İlkadım ilçesinde Ş.T. (56) adlı şahsın uyuşturucu ticareti faaliyetlerine karıştığı bilgisine ulaştı. Polis, şüphelinin aracında ve ikamet adresinde arama yaptı. Yapılan aramada, 15 bin 148 adet sentetik ecza hap ile uyuşturucu ticaretinden elde edildiği değerlendirilen 19 bin 385 TL nakit para ele geçirildi. Olayla ilgili Ş.T. polis tarafından gözaltına alındı. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bursa İl Emniyet Müdürlüğü İznik İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, ilçe genelinde aranan şahıslara yönelik operasyonlarını aralıksız sürdürüyor. Son yapılan operasyonda, 35 suç kaydı bulunan ve 13,5 yıl kesinleşmiş hapis cezasıyla aranan E.S. gözaltına alındı.
Öte yandan, yaralama suçundan 5 yıl hapis cezası bulunan A.A., hırsızlık suçundan 4 yıl hapis cezası bulunan E.A., uyuşturucu madde suçundan 4 yıl hapis cezası bulunan B.O. ve dolandırıcılık suçundan 17 yıl hapis cezası ile aranan A.C. cezaevine gönderildi.
İlçe Emniyet Müdürlüğü yetkilileri, ilçenin huzur ve güveni için çalışmaların aralıksız süreceğini belirtti. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TUNCELİ’nin Ovacık ilçesinde Muzaffer Y. (50), boş sandığı av tüfeğinin ateş alması sonucu karnından yaralandı. Muzaffer Y., ambulans helikopterle hastaneye yetiştirildi.
Olay, öğle saatlerinde Ovacık ilçesine bağlı Aslıca köyünde meydana geldi. İddiaya göre, Muzaffer Y., boş sandığı av tüfeğinin tetiğine yanlışlıkla dokundu. Bu sırada ateş alan tüfekten çıkan saçmalar, Muzaffer Y.’nin karın boşluğuna isabet etti. Muzaffer Y.’nin yakınları, 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak ihbarda bulundu. İlçe merkezine uzak ve dağlık olan olay yerine, Sağlık Bakanlığı’ndan ambulans helikopter istendi. Malatya’dan kalkan ambulans helikopter, kısa sürede bölgeye ulaşarak yaralıyı Tunceli Devlet Hastanesi’ne yetiştirdi. Muzaffer Y.’nin ameliyata alındığı, hayati tehlikesinin olmadığı öğrenildi.
Jandarma, olayla ilgili inceleme başlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, saat 14.30 sıralarında İzmir- Ankara D300 karayolu Kovukdere rampalarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İzmir’den Uşak istikametine seyir halinde olan Hasan Başer (58) idaresindeki 35 BCV 796 plakalı hafif ticari araç, aynı yönde seyir halinde olan Mehmet K. idaresindeki 63 AGC 126 plakalı tıra arkadan çarptı. Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, ambulans, jandarma ve trafik polisleri sevk edildi. Çarpmanın şiddetiyle otomobil içerisinde sıkışan otomobil sürücüsü Hasan Başer ile yolcu konumunda bulunan İsmail Ç. (59), Kula İtfaiye Amirliği ekipleri tarafından sıkıştıkları yerden kurtarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi. Hafif ticari araç sürücüsünün olay yerinde yaşamını yitirdiğini belirlenirken, kazada ağır yaralanan İsmail Ç. ise Salihli Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Hasan Başer’in cansız bedeni ise Cumhuriyet Savcısı’nın olay yerinde yaptığı incelemenin ardından Kula Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
Öte yandan kaza sebebiyle İzmir-Ankara D300 karayolunun Uşak istikametinde trafik bir süre tek şeritten kontrollü olarak sağlandı. Kazaya karışan araçların yoldan kaldırılmasıyla trafik akışı normal seyrine döndü.
Kaza ile ilgili soruşturma başlatıldığı bildirildi. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kilis İl Emniyet Müdürlüğü, 2024-2025 eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte, okullar ve çevresinde denetimlerini sıkılaştırdı. Okulların bulunduğu bölgelerde trafiğin yoğunlaşmasından dolayı kazaların önlenmesi amacıyla sıkı denetim yaptı. Denetimler sonucunda Karayolları Trafik Kanununun ilgili maddelerinin eksiği olan araç ve motosiklet sürücülerine gerekli cezai işlem uygulandı. Okul çevrelerinde GBT ve ehliyet sorgulamasında bulunan ekipler sürücülere ise kurallara uymaları konusunda uyarılarda bulundu.
Okullar bölgesinde yaya ve öğrenci güvenliği sağlanabilmesi için uygulamaların devam edeceği bilgisi öğrenildi. – KİLİS
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KİLİS – Kilis’te polis ekipleri, yeni eğitim öğretimin yılının başlamasıyla birlikte okul önlerinde denetim gerçekleştirdi.
Kilis İl Emniyet Müdürlüğü, 2024-2025 eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte, okullar ve çevresinde denetimlerini sıkılaştırdı. Okulların bulunduğu bölgelerde trafiğin yoğunlaşmasından dolayı kazaların önlenmesi amacıyla sıkı denetim yaptı. Denetimler sonucunda Karayolları Trafik Kanununun ilgili maddelerinin eksiği olan araç ve motosiklet sürücülerine gerekli cezai işlem uygulandı. Okul çevrelerinde GBT ve ehliyet sorgulamasında bulunan ekipler sürücülere ise kurallara uymaları konusunda uyarılarda bulundu.
Okullar bölgesinde yaya ve öğrenci güvenliği sağlanabilmesi için uygulamaların devam edeceği bilgisi öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KARTAL’da 4 katlı binanın çatısında yapılan tadilat sırasında yangın çıktı. Yangın itfaiye ekipleri tarafından kısa sürede söndürüldü.
Yangın, saat 15.00 sıralarında Esentepe Mahallesi, Garajaltı Sokak’ta bulunan 4 katlı bir binanın çatı kısmında çıktı. İddiaya göre, çatıda tadilat yapıldığı sırada henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen yangın tüm çatıyı sardı. Alevler, bitişiğindeki binaya da sıçradı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Yangın, itfaiye ekipleri tarafından kısa sürede söndürüldü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÖCALAN İÇİN SLOGAN ATTILAR
“Festival” adı altında gerçekleştirilen gösteride PKK yandaşları, terör örgütünün bayraklarını taşıdı ve elebaşı Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması yönünde sloganlar attı.

FRANSA’NIN İZNİ DAHİLİNDE GERÇEKLEŞTİRİLDİ
Fransa Dışişleri Bakanlığı, AA muhabirinin, PKK Avrupa Birliği ve Fransa tarafından terör örgütü olarak tanınırken örgüte ait paçavralarla terör propagandasının yapıldığı bu gösteriye neden izin verildiği sorusunu henüz yanıtlamadı. Türkiye, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un 2021’de terör örgütü PKK/PYD/YPG güdümündeki sözde “Suriye Demokratik Konseyi” mensupları ile görüşmesini kınamıştı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2024-2025 Eğitim ve Öğretim yılının başlamasıyla birlikte Zabıta Müdürlüğü ekipleri, okul servis araçlarına yönelik denetim gerçekleştirdi. Öğrencilerin ulaşımda güvenli ve sağlıklı bir hizmet almaları amacıyla gerçekleştirilen denetimde birçok başlıkta inceleme yapıldı. Eğitim Kampüsü girişinde önlem alarak servisleri denetleyen zabıta ekipleri, araç sürücülerinin ruhsat ve ehliyetini, ruhsatta belirlenen yolcu sayısını, emniyet kemerini, güzergah izin belgesini, klimayı, yangın söndürme tüpünü, araç içinin temizliğini ve uyarıcı yazıların olup olmadığı ile okul servisi yönetmeliğine uyup uymadıklarını kontrol etti.
Servis şoförlerine gerekli uyarı ve bilgilendirmelerde de bulunan Zabıta Müdürlüğü personeli, yeni eğitim-öğretim yılının başladığı ilk haftadan itibaren, öğrencilerin huzur ve güven içerisinde okullarına gidip gelmelerini sağlamak için denetimlerine devam edecek. – BAYBURT
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İÇİŞLERİ Bakanı Ali Yerlikaya, silah kaçakçılığı ve ruhsatsız silah taşıma suçuna yönelik yurt genelinde gerçekleştirilen ‘Mercek-25’ operasyonlarında, 2 bin 738 ruhsatsız silah ele geçirildiğini, 2 bin 459 şüpheli hakkında işlem yapıldığını açıkladı.
Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İl Jandarma Komutanlıkları ve İl Emniyet Müdürlükleri tarafından 81 ilde ‘Mercek-25’ operasyonları düzenlendiğini belirtti. Buna göre; evlerde, iş yerlerinde, halka açık alanlarda ve yol aramalarında yapılan çalışmada, 1596 tabanca, 442 kurusıkıdan çevrilmiş tabanca, 45 uzun namlulu tüfek, 655 tüfek olmak üzere toplam, 2 bin 738 ruhsatsız silah ele geçirildi. Ayrıca, 2 bin 459 şüpheli hakkında işlem yapıldı.
Operasyonlarda emeği bulunan kamu görevlilerini tebrik eden Yerlikaya, “Aziz milletimizin bilmesini isterim ki ruhsatsız silah temin edenleri bir bir yakalayıp adalete teslim etmeye devam edeceğiz. Sizlerin dua ve desteğiyle kendi karanlık düzenlerinin hakim olmasını isteyen suç odaklarıyla mücadelemiz aralıksız sürecek” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Manisa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Akhisar KOM Büro Amirliği ekipleri tarafından 5607 SKM (Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa Muhalefet) suçunun önlenmesine yönelik Turgutlu ve Akhisar ilçelerinde operasyon düzenlendi.
M.Ç. (35), E.S. (38), İ.S. (60) isimli şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda; 38 bin 600 adet içi kıyılmış tütün doldurmuş makaron (sigara), 92 bin 600 dal boş makaron, 556 paket gümrük kaçağı sigara, 782 adet kesilmiş TAPDK bandrolü, 118 kilogram kıyılmış tütün, 32 paket pipo tütünü, 20 adet elektronik sigara, 5 adet elektronik sigara likiti, 2 adet kompresör, 2 adet elektrikli sigara sarma makinesi, 1 adet 7.65 mm ruhsatsız tabanca ele geçirildi.
Şüpheli 3 kişi hakkında 5607 SKM suçundan adli tahkikata başlandığı bildirildi. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ İstihbarat Teşkilatı (MİT), PKK/KCK terör örgütünün Mahmur kampı sözde genel sorumlusu ‘Adıl Mardin’ kod adlı Azad Akıncı’yı Irak’ın Mahmur bölgesinde etkisiz hale getirdi.
Terörden arananlar listesinde kırmızı kategoride bulunan, MİT’in de hedef listesindeki ‘Adıl Mardin’ kod adlı Azad Akıncı’nın konumu tespit edildi. MİT, Türkiye sınırına 160 kilometre derinlikte yer alan Mahmur’da, Azad Akıncı’yı adım adım takip etti. Terörist, düzenlenen nokta operasyonla etkisiz hale getirildi.
Azad Akıncı, 2006 yılından itibaren PKK/KCK güdümünde faaliyet gösteren sözde gençlik derneklerinde faaliyet yürüttü. 2008 yılında ‘Terör örgütü adına suç işlemek’, ‘Terör örgütü adına faaliyetlerde bulunmak’, ‘Terör örgütünün propagandasını yapmak’ suçlarından tutuklandı. Aynı yıl Batman Kapalı Cezaevi’nde açlık eylemine katılan örgüt mensupları arasında yer aldı. 2014 itibarıyla Metina’da lojistik faaliyetlerin sözde sorumluluğunu yürüttü. 2016 yılında Mahmur’da düzenlenen PKK/KCK’nın sözde gençlik kongresine katıldı. 2017 yılında İran alanında KCR biriminde sözde sorumlu düzeyde görev aldı. 2023 itibarıyla PKK/KCK Mahmur genel sekretarya sözde sorumlusu olarak faaliyet yürüttü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kilis Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Emniyet MüdürlüğüKaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince kaçakçılıkla mücadele kapsamında 1-31 Ağustos tarihleri arasında çalışma yapıldı.
Bu kapsamda, 4 tabanca, 234 fişek, 1 av tüfeği, 2 kuru sıkı tabanca, 14 elektronik sigara, 3 cep telefonu, 3 bin 240 paket sigara, 150 puro, 33 litre sahte içki, 2 sahte para, 15 kilogram çay, 14 bin 764 tıbbi ilaç, 139 bin 220 makaron ele geçirildi, 17 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı.
Öte yandan yakalama emri bulunan 5 şüpheliden 1’i çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MSB’den yapılan açıklamada, “Terörle mücadelemiz hudutlarımızda da sürüyor. Ülkemizden Bulgaristan’a ve Suriye’den ülkemize yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 20 şahıs, hudut birliklerimiz tarafından yakalandı. Yapılan inceleme sonucunda yakalanan şahıslardan 2’sinin DEAŞ, 1’inin de PKK/KCK terör örgütü mensubu olduğu belirlendi” açıklamasını yaptı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Zelenskiy, Telegram hesabından paylaştığı görüntülü mesajında, Rusya’nın, Ukrayna’nın Poltava bölgesine füze saldırısı gerçekleştirdiğini duyurdu.
Saldırıda iki balistik füzenin kullanıldığını savunan Zelenskiy, saldırı sonucu Poltava’daki bir enstitünün kısmen yıkıldığını ve yanındaki hastanenin de hasar gördüğünü ifade etti.
Zelenskiy, mevcut bilgilere göre saldırıda 41 kişinin öldüğünü,180 kişinin yaralandığını aktardı.
Enkaz altında insanların olduğunu aktaran Zelenskiy, olay yerinde arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü bildirdi.
Ukrayna’nın daha çok hava savunma sistemine ihtiyaç duyduğunu kaydeden Zelenskiy, “Bizi Rus teröründen koruyabilecek uzun menzilli saldırılara şimdi ihtiyacımız var, daha sonra değil.” ifadelerini kullandı.


Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgilere göre, 2016 yılında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü üyesi olma suçundan hakkında işlem yapılan, askeri personel olarak görev yaparken KHK kapsamında ihraç edilen M.B. isimli şahsın, İllegal yollardan yurtdışına kaçmaya teşebbüs ettiği bilgisini alan Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler harekete geçti. Şahıs polis tarafından yapılan yol uygulamasında yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şahıs çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. – AFYONKARAHİSAR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçeye bağlı Ayrancılar Mahallesi’nde, bir süre önce beraber cezaevinde kaldığı Arif Karabacak’ın kullandığı taksiye binen Bülent Şengün (37), Yazıbaşı Mahallesi’nde gitti. Yanında tabanca bulunan Bülent Şengün, üç çocuk babası taksici Karabacak’ı bir tarlada gasbettikten sonra tabancayla ensesinden vurdu. Şengün daha sonra takside bulunan paraları alarak kaçtı. Yola çıkan Bülent Şengün, bu sefer sürücüsü öğrenilemeyen bir hafif ticari aracı gasbederek bu araçla Fevzi Çakmak Mahallesi’ne gitti bir markete girdi. Marketi de soymaya çalışan Şengün, kendisine direnen market çalışanı 16 yaşındaki İlayda Algar’ı tabancayla vurarak kayıplara karıştı.

BİR CİNAYET DE KARABAĞLAR’DA İŞLEDİ, UYUŞTURUCULARLA YAKALANDI
Marketteki olayın ardından gasbettiği hafif ticari araçla Karabağlar ilçesine giden Şengün, Paşaköprü Mezarlığı yakınında bir ATM’den para çeken Engin K.’yı da gasbederek kendisini tabancayla vurdu. Daha sonra Gümüldür istikametine doğru araçla kaçtığı öğrenilen Bülent Şengün, Menderes İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Bülent Şengün’ün üzerinde arama yapılan aramada, ‘ecstasy’ olarak bilinen 13 uyuşturucu hap ele geçirildi. Şüphelinin olayları gerçekleştirdiği sırada uyuşturucu madde kullandığı belirlendi.

2 KİŞİYİ DAHA YARALAYIP GASBETMİŞ
Bülent Şengün’ün 27 Ağustos günü Torbalı da bir akaryakıt istasyonunda pompacının 10 bin TL’sini darp ederek gasp ettiği, ardından bir sonraki eylemlerini 31 Ağustos tarihinde gerçekleştirdiği öğrenildi. Şengün, Torbalı’da taksici ve market çalışanını vurduktan sonra dün gece saatlerinde Karabağlar Aydın Mahallesi’nde ATM’den para çeken Ali S.’yi takibe alarak aracına binmesini bekledi ve ardından yolcu kapısını açıp yanına oturdu. Tabancasıyla Ali S.’yi tehdit edip, kenti dehşete düşüren katilin kendisi olduğunu söyledi. Dehşete kapılan Ali S. kornaya basıp yardım çığlıkları atınca araçtan inen Bülent Şengün kaçtı. Buradan Paşaköprü Mezarlığına gelen Şengün, Engin K.’yı da gasbedip tabancayla vurdu. Şengün, Engin K.’nin cebinden araba anahtarını alıp Gaziemir’de bulunan Optimum Alışveriş Merkezi’ne gitti. Burada da bir vatandaşın darp ederek parasını gasp etti.
Gözaltına alınan Bülent Şengün, Asayiş Şube Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Zanlının cezaevindeyken uyuşturucuya bulaştığı, para bulmak için çalıştığı işlerde başarılı olamamasının ardından uyuşturucu parası için gasp ve cinayet suçlarını işlediğini söylediği öne sürüldü.
CİNAYETTEN MÜEBBET YEMİŞ
Ayrıca Bülent Şengün’ün 2004 yılında cinayet işlediği, zanlının arkadaşı İ.D. ile birlikte Torbalı’nın tanınmış simalarından Salih Şahin’i parası için öldürdüğü ve bu suçtan ömür boyu hapse mahkum edildiği ortaya çıktı.
Öte yandan, Bülent Şengün’ün gasbettiği Arif Karabacak ile ATM’den para çeken Engin K.’nın yaşamını yitirdiği, market çalışanı İlayda Algar’ın ise durumunun ağır olduğu öğrenildi. Olayla ilgili başlatılan geniş çaplı soruşturma sürüyor.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>


Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
3 GÖZALTI
İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekipleri, MOBESE kayıtlarını inceleyerek saldırı gerçekleştiren şüpheli ile ona yardım ettiği iddiasıyla 3 kişiyi gözaltına aldı. Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor. Bu arada Senger’in, Kars Belediye Başkanı Ötüken Senger’in kardeşi olduğu belirtildi.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kilis İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, il genelinde trafik denetimlerine hız kesmeden devam ediyor. Kent genelindeki denetimlerde son 30 gün içerisinde 5 bin 817 motosiklet, 14 bin 225 otomobil olmak üzere toplamda 20 bin 42 araç sorgusu yapıldı. Sorgusu yapılan ve evraklarında eksik olan araç ve motosiklet sürücülerine cezai işlem uygulandı.
Yetkililer, motosiklet sürücülerine yönelik denetimlerin artarak devam edeceğini ve yol güvenliğini sağlamak için gerekli tüm önlemleri alacaklarını belirtti. – KİLİS
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KADIKÖY’de Fenerbahçe-Alanyaspor maçını izledikten sonra otoparka giden Cumhuriyet Savcısı Necip Cem İşçimen, otopark çıkışında kornaya basan sürücüyü uyarınca saldırıya uğrayarak darbedildi. Savcının darbedildiği anlar otoparkın güvenlik kamerasına yansıdı.
Olay, 30 Ağustos Cuma günü akşam saatlerinde Kadıköy’de meydana geldi. İddiaya göre; Fenerbahçe-Alanyaspor maçını izleyen Cumhuriyet Savcısı Necip Cem İşçimen, maçın ardından aracına binmek için otoparka gitti. Otoparktan çıktığı sırada savcı İşçimen, arkadan gelen sürücü tarafından kornaya basılarak uyarıldı. O sırada aracından inen savcı ile sürücü arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine aracından inen sürücü, Savcı Necip Cem İşçimen’i darbederek saldırmaya başladı. Çevredekilerin araya girmesiyle kavga ayrıldı. Savcı İşçimen, karakola giderek şikayetçi oldu. Olay yerine gelen polis ekipleri otopark kameralarını inceleyerek şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı. Savcı İşçimen, polis merkezinde gösterilen kayıtlardan iki şüpheliyi teşhis etti. Tespit edilen saldırganlardan T.T. polis ekipleri tarafından yakalanırken, olay yerinden kaçan E.G. ise her yerde aranıyor. E.G.’nin 7 suç kaydının bulunduğu belirlendi.
SALDIRI KAMERADA
Savcı Necip Cem İşçimen’in darbedildiği anlar otoparkın güvenlik kamerasına yansıdı.
BAKAN TUNÇ SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Saldırının ardından sosyal medya hesabından konuyla ilgili paylaşım yapan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, yapılan fiziksel saldırıyı şiddetle kınadığını belirterek, şunları söyledi Yargıtay Cumhuriyet Savcımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, acil şifalar diliyorum. Bizleri ve yargı camiamızı derinden üzen saldırıyla ilgili İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adli soruşturma başlatılmıştır.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgilere göre, Bağcılar Caddesi üzerinde bir kişinin darp edildiği ve zorla araca bindirildiği ihbarı üzerine polis ekipleri harekete geçti.
Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin titiz çalışmaları sonucu olaya karışan ve içerisinde T.Ç (25), B.D (15) ve M.Ç (13) adlı şahısların bulunduğu şüpheli araç Küçük Sanayi Sitesi 13 Cadde üzerinde durduruldu.
Polis ekipleri tarafından yapılan detaylı aramada teyp kısmında gizli bölme olduğu tespit edilen araçtan 2 adet ruhsatsız tabanca ve bu tabancalara ait 11 adet fişek ele geçirildi. – ÇORUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Malatya Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Darende İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından yürütülen istihbari çalışmalar sonucunda, Darende ilçesi Hisarkale Mahallesi’nde ruhsatsız silah ticareti yapıldığı tespit edildi. Ekiplerin 29 Ağustos tarihinde düzenlediği operasyonda çok sayıda silah ve mühimmat ele geçirildi.
Operasyonda ele geçirilen malzemeler arasında, 3 adet 9 mm çapında tabanca, 1 adet 7.65 mm çapında tabanca, 4 adet kurusıkı tabanca, 5 adet av tüfeği, 248 adet 9 mm çapında tabanca fişeği ve 11 adet 7.65 mm çapında tabanca fişeği yer aldı.
Operasyon sonucunda 6 şüpheli gözaltına alınarak haklarında adli işlemlere başlandığı bildirildi. Güvenlik güçlerinin bölgede ruhsatsız silah ticaretine yönelik operasyonlarının devam edeceği öğrenildi. – MALATYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Iğdır’ın Tuzluca ilçesine bağlı Canderviş köyünde bulunan Canderviş Jandarma Karakol Komutanlığı, 2013 yılında kapatılmıştı. Jandarma Komutanlığı karakolun yeniden açılması için çalışma başlattı. Eski hizmet binasında yapılan yenileme çalışmalarının ardından karakol yeniden faaliyete geçecek. Yenilenen karakol binası, bölgedeki güvenlik ve asayişin sağlanmasına katkıda bulunarak, vatandaşlara daha hızlı ve kesintisiz hizmet sunacak. Tuzluca Kaymakamı Abdüllatif Yılmaz da hizmete açılacak olan Canderviş Jandarma Karakol Komutanlığı inşaatında yapılan çalışmaları yakından takip ederek denetleme ve incelemelerde bulundu. – IĞDIR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alınan bilgiye göre, özel bir firmaya ait olan ve Adana istikametine doğru ilerleyen V.E. idaresindeki 31 ATM 298 kupa plakalı ve tankerinde sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) yükü bulunan tır, seyir halinde iken iddiaya göre lastiğinin patlaması nedeniyle alt kısımdan yanmaya başladı. Durumu fark eden sürücü aracı güvenlik şeridinde durdurdu. İhbar üzerine olay yerine kısa sürede ulaşan itfaiye ekipleri, alevleri söndürdü. Otoyol, güvenlik nedeniyle Tarsus-Adana istikametine geçici olarak trafiğe tamamen kapatıldı.
Tankerde bulunan LNG yükünün başka bir araca aktarılması için çalışma başlatıldı. Yaralananın olmadığı olayda maddi hasar oluştu. – MERSİN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçeye 25 kilometre uzaklıktaki Beşparmak Mahallesi’nde 2 bin 300 rakımlı dağın eteğinde yürütülen çalışmada, iş makineleriyle yol inşası ve zemin etütleri yapılıyor.
Jandarma ile güvenlik korucularının gece gündüz nöbet tuttuğu bölgede 100 personel, 30 iş makinesiyle sondajın yapılacağı alanı hazır hale getirmeye çalışıyor.
Yöre sakinleri de kasım ayına kadar petrol sondaj kulesinin kurulmasının planlandığı alandan gelecek müjdeli haberi bekliyor.
Çalışmaların yürütüldüğü alanda incelemelerde bulunan AK Parti Van MilletvekiliKayhan Türkmenoğlu ve Muradiye Kaymakamı Melih Aydoğan da Maden Teknik Arama Doğu Anadolu Bölge Müdürü Çetin Kartal ve İlçe Jandarma Komutanı Kıdemli Üsteğmen Nurullah Çatal ile firma yetkililerinden bilgi aldı.
“Bölgede petrolün olduğu bir gerçek”
Türkmenoğlu, AA muhabirine, bölgedeki yer altı kaynaklarının ekonomiye kazandırılmasını hedeflediklerini söyledi.
TPAO’nun Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün izniyle sondaj çalışması ruhsatını aldığını belirten Türkmenoğlu, şunları kaydetti:
“Bölgede hummalı bir çalışma yürütülüyor. Beton dökme, yol ve zemin çalışmaları yapıldı. 1800’lü yılların sonu ile 1900’lü yılların başında burada yaşayanların günde 2 bin litre petrol çıkardığını biliyoruz. Elimizde 1915’te buraya gelen Rusların, açtıkları kuyuda araçlarının yakıt ihtiyacını karşıladığına dair belgeler var. İlgili kurumlarımız bu belgeler ışığında çalışma başlattı. Bugün Gabar, Cudi ve Kato dağlarında petrol çıkarılıyor. Burada da ilk adımı attık. Kasım ayında buraya 200 tonluk bir kule dikilecek ve yerin 1500 metre derinliğine kadar inilecek.”
Bölgeden müjdeli bir haber vermeyi amaçladıklarını dile getiren Türkmenoğlu, “Petrol arama, çıkarma heyecanını tüm vatandaşlarımız yaşıyor. Bölgede petrolün olduğu bir gerçek. Çalışmalarımızı daha derinlere inerek sürdüreceğiz. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımızın doğal gaz, enerji ve petrol alanında önemli çalışmaları var.” dedi.
“Bölgemiz için çok önemli bir gelişme”
Kaymakam Aydoğan ise TPAO’nun bölgede yürüttüğü çalışmalardan memnuniyet duyduklarını dile getirdi.
Vatandaşların gelişmeleri heyecanla takip ettiğini bildiren Aydoğan, “Petrol arama çalışmaları başladı. Bölgemiz için çok önemli bir gelişme. Çalışmaların güvenli bir şekilde yapılması için jandarmamız, güvenlik korucularımız sürekli nöbet tutuyor. Geçmişte bu bölgeler terörle anılıyordu. Güvenlik güçlerimizin başarılı operasyonları sayesinde terörden temizlenen bölgelerimizde huzur hakim. Petrol arama çalışması güvenli bir ortamda devam ediyor. Valiliğimiz ve kaymakamlığımız çalışmalara destek veriyor.” ifadelerini kullandı.
“Hepimizin gözü burada”
Başparmak Mahallesi’nde yaşayan 6 çocuk babası Enver Kapıcı da yürütülen çalışmaların mutluluk verici olduğunu ifade ederek, “Hepimizin gözü burada. Petrolün bulunmasıyla iş sahaları açılacak. Gençlerimize bu sayede iş imkanı sağlanacak. Evlatlarımızın batıya gitmesine gerek kalmayacak. Çok mutluyuz. Ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ile Asayiş Şubesi ekipleri, Atakum ilçesinde şüphe üzerine bir kişiyi durdurdu.
Şüphelinin üzerinde ve yanında bulunan alet çantasında arama yapan ekipler, sağlıksız ortamda muhafaza edilerek yetkisiz kullanıldığı anlaşılan çok sayıda ilaç ve tıbbi malzeme ele geçirdi.
Gözaltına alınan şüpheli hakkında, “İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanununa muhalefet” suçundan adli işlem başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay günü sabah saatlerinde, Melotte sosyal medya hesaplarından tehdit içerikli mesajlar paylaşmaya başladı. “Bugün o gün” ve “Tanrı’nın emrini yerine getireceğim” gibi ifadeler kullanan gencin bu paylaşımları, maalesef yaklaşan tehlikenin habercisiydi.
Saat 10:00 civarında, Melotte elinde gizlediği kırık cam parçalarıyla okula girdi. Güvenlik kamerası görüntüleri, gencin sakin bir şekilde resepsiyona yaklaştığını, ardından aniden “Sizi öldüreceğim!” diye bağırarak saldırıya geçtiğini gösteriyor. İlk hedefi, maalesef 12 yaşındaki bir öğrenci oldu.
Bu kritik anda, okulun iki kahraman çalışanı devreye girdi. Gençlik ve entegrasyon koordinatörü Molly Bulmer ile resepsiyonist Alicia Richards, kendi canlarını hiçe sayarak Melotte’u etkisiz hale getirmeye çalıştılar. Bu cesur müdahale sayesinde, daha büyük bir facianın önüne geçildi.
Olayın ardından okul hemen kapatıldı ve polis ekipleri kısa sürede olay yerine ulaştı. Melotte gözaltına alındı ve ardından başlayan hukuki süreç, geçtiğimiz günlerde sonuçlandı.
Sheffield Crown Court’ta görülen davada, Melotte üç kez ağır yaralama teşebbüsünden suçlu bulundu. Hâkim Jeremy Richardson KC, gencin ruh sağlığı sorunları olduğunu kabul etmekle birlikte, toplum güvenliğinin ön planda tutulması gerektiğini vurguladı. Sonuç olarak Melotte, 5 yılı genç suçlu kurumunda ve 5 yılı şartlı tahliye olmak üzere toplam 10 yıllık bir cezaya çarptırıldı.




Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MARDİN’in Nusaybin ilçesinde ailesiyle gittiği piknikte girdiği derede boğulma tehlikesi geçiren M.M. (4), hastaneye kaldırıldı. M.M.’nin hayati tehlikesinin olduğu belirtildi.
Nusaybin ile Midyat ilçeleri arasındaki Beyazsu mesire alanına ailesiyle pikniğe giden 4 yaşındaki M.M. dereye girdi. Bir süre aile M.M.’yi suda hareketsiz bulup, çıkardı. İhbarla bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. M.M.’nin duran kalbi, sağlık ekiplerin müdahalesiyle tekrar çalıştırıldı. Nusaybin Devlet Hastanesi’ne kaldırılan M.M.’nin hayati tehlikesinin sürdüğü belirtildi.
Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Soner Altın, yaptıkları hizmetin hassasiyeti ve vatandaşların kapı kilitleri konusunda nelere dikkat etmesi gerektiğini anlattı. İnsanlar tatile çıktığında yaşanabilecek olumsuzlukları karşı küçük önlemler alınması gerektiğini belirten 34 yıllık çilingir Soner Altın, “Sadece giriş kapısı değil, balkon ve çatı kapılarının da güçlendirilmesi gerekiyor” dedi.
“Hırsızlar kilitlenmemiş kapılardan daha rahat bir şekilde girebiliyorlar.”
Güçlendirilmiş kilidin önemine değinen Altın, “İnsanlar tatile giderken öncelikle kapılarını güçlendirmeleri gerekiyor. Bu sadece giriş kapısı değil, balkon ve çatı kapılarının da güçlendirilmesi gerekiyor. Komşuluk ilişkilerinin de güçlü olması gerekiyor, duyarlı olunması lazım. Kapılar yabancı kişiler tarafından zorlandığı zaman en yakın polis karakoluna bildirmesi gerekiyor. Hırsızlar genellikle çekili tabir ettiğimiz, kilitlenmemiş kapılardan daha rahat bir şekilde girebiliyorlar” diye konuştu.
“Merdiven altı çilingirlerden uzak durulmalı”
Soner Altın bir takım önerilerde bulunurken, güvenilir çilingir tercih edilmesinin önemini hatırlattı. Altın, sözlerine şu şekilde devam etti;
“Biz genellikle çilingir hizmetlerinde çok hassas davranıyoruz. Merdiven altı çilingirlerden uzak durulmalı. Mevcut ikametgah adresinin ona ait olup olmadığını araştırıyoruz. Kira kontratı mevcutsa kontrol ediyoruz ve çok şüphelendiğimiz durumlarda komşulardan bilgi alıyoruz. İnsanlara dükkanı belirli bir yerde olan mahalle esnafıyla çalışmalarını tavsiye ederim.” – ESKİŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İznik ilçesindeki dağ evinde 17 Temmuz’da çay demlemek için mangal jeliyle semaveri tutuşturmaya çalışan Özdemir, jelin alev alması ve bidonun patlamasıyla yanmaya başladı.
Evinin önündeki su dolu varile atlayarak alevleri söndüren Özdemir’in vücudunda 2 ve 3’üncü derece yanıklar oluştu.
Vücudunun yüzde 38’i yanan ve Bursa Şehir Hastanesi’nde tedavi altına alınan Özdemir, doku nakilleriyle yaklaşık 1 aylık tedavinin ardından sağlığına kavuştu.
Özdemir, tedavisine evde devam edilmek üzere taburcu edildi.
İş insanı Necdet Özdemir, AA muhabirine, İznik ilçesindeki dağ evinde sabah saatlerinde semaveri tutuşturmak için mangal jeli kullandığını söyledi.
Jelin tutuştuğunu ancak alevleri görmediğini anlatan Özdemir, şunları kaydetti:
“Oysa ki gizliden içinde yanmaya devam ediyormuş. O sırada tekrar jel attım. Onu aslında küçük bir bidona alıp aktarma yaparak yapsaydım çok daha güvenli olurdu ama öyle yapmadım. Bidonla ateşin üzerine yanmadığını düşünerek ben bunu yaptım. Fakat gizliden yandığı için jelin değdiği yerle bidonun içerisinde artık bir ateş yolu oldu. Gözümle gördüm o ateşin yürüyüp gelmesi saniye, salise. Elimde bidon patladı. Bidon patlayınca bu jel olarak zaten alevsiz yanıyor. Her tarafımın yandığını hissediyorum ama alev yok, bir şey yok. Orada vücudumun yüzde 38’i yandı. Allah’tan hemen yan tarafımda 2-3 metre mesafede bir su dolu varil vardı. O can havliyle kendimi varilin içine attım. Orada ateşi söndürdüm.”
Olayın ardından ilk aşamada yoğun bakımda kaldığını ve 5 operasyon geçirdiğini aktaran Özdemir, yanık bölgelere doku nakli yapıldığını belirtti.
Hastanedeyken mangal jeli nedeniyle benzer vakaların sıklıkla geldiğini duyduklarını dile getiren Özdemir, “Bu jel 1-2 dakika zaman kazandıran bir malzeme. Piknikçi için mangalcılar için kısa sürede alev, ateş yapan bir malzeme ama bu tarz riskleri düşünüldüğünde hiç buna değecek bir malzeme değil. En doğal yöntem olan çıradır, kozalaktır, kağıttır, kartondur, bunlarla yapmak lazım.” dedi.
Özdemir, birçok yerde bulunan jellerin kontrollü şekilde satılmasını istediğini belirterek, “Ben bunu yaşadıysam inanın çok fazla kişi için de bu yaşanılabilir bir durum. Dolayısıyla bu kadar riske bence gerek yok. Yani iki dakikalık bir ateş yakma süresi elde etmek için vücudumun yüzde 38’i yandı. Benim hayatım altüst oldu. Bambaşka bir hayata geçeceğim bugünden sonra artık.” diye konuştu.
“Hayatı tehdit edebilecek geniş yanıklara varıncaya kadar yanıklara sebep olabiliyor bu jeller”
Bursa Şehir Hastanesi Yanık Merkezi Sorumlusu Opr. Dr. Selma Beyeç de özellikle pikniklerin yapıldığı ilkbahar ve yaz aylarında, mangal jeli yanıkları nedeniyle merkezlere çokça hastanın geldiğini ifade etti.
Bu jellerin aslında henüz tutuşmamış malzemelerin üzerine sıkılması gerektiğini vurgulayan Beyeç, şunları aktardı:
“Ama insanlarımız söndü sanılan veyahut da halen yanmakta olan malzemenin üzerine bunu sıkıyorlar. Biz kendimiz de gözlemledik bunu. İnsanlar yanan mangalın üzerine bu jeli püskürtüyor ama bunlar aynı bir benzin gibi, bir tiner gibi alev topu haline gelebilen malzemeler. Bu konuda çok dikkatli olmak lazım çünkü küçük yanıklardan, hayatı tehdit edebilecek geniş yanıklara varıncaya kadar yanıklara sebep olabiliyor bu jeller.”
Necdet Özdemir’in de mangal jeli yanığı neticesinde hastanede tedavi altına alındığını dile getiren Beyeç, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Kendisi semaveri tutuşturmak için jeli kullanmıştı. Aynı şekilde insanlar mangalı tutuşturmak için söndü sanılan kömürün üzerine veyahut da hala yanan kömür üzerine bunu döküyorlar. Tıpkı bir benzin veya tinerde olduğu gibi, alev topu gibi bir parlama, bir patlama oluyor. Etrafa saçılıyor. Tabii insanlar ilk etapta yanan bölgelerini söndürmek için ellerini kullanıyorlar ve o sırada elleri de yanıyor. Necdet beyin de yaklaşık tedavisi 1 ayı buldu. Doku nakli, deri nakli yapıldı sağlam olan kısımlarından. Tabii hastalar için bu oldukça stresli, acı veren bir süreç. Mükerrer ameliyat oluyorlar. Dolayısıyla çok basit bir olaymış gibi görülebilir ama aslında öyle değil. Çok meşakkatli bir süreç. Tedavileri uzun sürüyor ve hastaların hayatını tehdit edebilecek boyutta yanıklara sebep olabiliyorlar.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ZBEÜ Mühendislik Fakültesi Geomatik Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, milattan önce 222 yılına kadar geçmiş depremleri de gösteren, yer hareketlerini uydu verileri ve uzay teknolojileri kullanarak, kendileri geliştirdikleri yazılım ile fay hatlarını inceledi. 17 Ağustos depremiyle fay hattındaki enerjinin boşaldığını belirten Prof. Dr. Kutoğlu, “17 Ağustos’ta kırılan fay hattı Gölcük’ten başlayarak Düzce’ye kadar devam eden hat. Deprem 200 kilometre boyunca bir hattı kırdı. Bu fay üzerinde 200-250 yıl daha enerji birikmesi gerekiyor ki aynı büyüklükte bir deprem meydana gelsin. Dolayısıyla buradaki enerji şu an için boşalmış durumda. Bu hat üzerinde bu büyüklükte bir deprem beklemiyoruz” dedi.

“TEDBİRLERİMİZİ ALMAK DURUMUNDAYIZ”
Türkiye’de yıkıcı depremlere neden olabilecek faylar olduğunu söyleyen Prof. Dr. Kutoğlu, “Ülke olarak depremlerle sınanan bir ülkeyiz. Bu yüzden depremlerle yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor. Ne zaman deprem olacak diye endişelenmektense bununla ilgili tedbirlerimizi almak ve artık depremlerde can kayıpları yaşamamak durumundayız. Bunun için de hem yetkililerin alması gereken önlemler var ama öbür taraftan vatandaşlarımızın da alması gereken önlemler var. 1999’dan beri birçok yasal düzenleme çıkartıldı ve kentsel dönüşüm yapıldı. Ama henüz istediğimiz seviyede değiliz. Özellikle Marmara bölgesinde yapı stokunun çok eksik ve birçoğunun da mühendislik hizmeti alınmadan inşa edilmiş binalar olduğunu görüyoruz. Bunları hızlı bir şekilde dönüştürmemiz gerekiyor. Çünkü 6 Şubat depreminden sonra da meydana gelen hasar ülkemiz üzerine büyük bir ekonomik yük getirdi. Allah göstermesin, Marmara bölgesinde veya İzmir çevresinde bu büyüklükte bir deprem yaşadığımız takdirde çok daha büyük kayıplarımız söz konusu olabilir” diye konuştu.

‘YOĞUNLUĞU TÜRKİYE’YE YAYARSAK RİSKİ AZALTIRIZ’
Kentsel dönüşüm hızını arttırıp vatandaşların ilgisini çekecek yöntemler bulunması gerektiğinden bahseden Prof. Dr. Kutoğlu, “Nüfus yoğunluğunu ve ekonomik yoğunluğu belli bir bölgede çok yüksek düzeye çıkartmak her zaman bir ülke için çok büyük risktir. 800 bin kilometrekare topraklarımız var. Hem nüfus yoğunluğunu hem de ekonomik yoğunluğumuzu, endüstrimizi, diğer tesislerimizi Marmara ya da Ege Bölgesi’nde toplamak yerine Türkiye coğrafyasına daha fazla yayarsak o zaman riski azaltmış oluruz. Büyük bir deprem meydana geldiğinde etkilenecek tesis ve insan sayımız çok daha az olacaktır” dedi.
EN RİSKLİ FAYLAR
Prof. Dr. Kutoğlu, Türkiye’deki en riskli faylar için, “Doğudan başlayarak, Erzincan- Erzurum bölgesinde ve Bingöl- Yedisu hattında gergin faylarımız var. Batıya doğru geldiğimizde, Sakarya’nın güneyinde Pamukova-Geyve hattında gerginlik seviyesi yüksek bir fay var. Marmara Denizi’nin içerisinde de bir miktar gerginliği yüksek faylar söz konusu. Güneyde Gemlik Gölü’nden geçen faylarımız da gerginlik seviyesi yüksek. Bandırma hattında gergin durumda bir fay var. Daha güneyde İzmir Manisa çevresinde bazı fayların gerginlik seviyesinin yüksek olduğunu görüyoruz. Onun dışında Denizli’den geçen fay hattımız var. Bu da geçmişteki büyük depremden itibaren oldukça uzun süre geçtiği için epey bir gerginlik biriktirmiş durumda. En büyük tehlikeyi Pamukova-Geyve hattında, Gemlik Körfezi’nde, Bandırma’da ve İzmir çevresinde görüyorum. Bana sorarsanız Marmara Denizi’ndeki gerginlikler daha sonra geliyor. Buradaki fayların uzunluklarına baktığımızda bunlar en az 6’nın üzerinde deprem üreteceklerdir” sözlerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAYSERİ – Kayseri’nin Yahyalı ilçesinde 16 ekiple düzenlenen asayiş uygulaması; 34 bin 500 dal makaron ve 70 kilogram kaçak tütün ele geçirildi.
Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, Narkotik Şube Müdürlüğü, Motosikletli Polis Timleri ve Yahyalı İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlileri tarafından oluşturulan 16 ekibin katılımıyla asayiş uygulaması gerçekleştirildi. Ekipler tarafından gerçekleştirilen uygulamada; 34 bin 500 dal makaron, 70 kilogram kaçak tütün, 0,40 gram uyuşturucu madde ve 2 adet ruhsatsız tüfek ele geçirildi.
Öte yandan çalışmalarda; 10 araca toplamda 30 bin 797 TL cezai işlem uygulanırken, 7 şahıs hakkında da işlem başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ Savunma Bakanı Yaşar Güler, “Ülkemizin her alanda hak ve menfaatlerini koruyabilmek, aynı zamanda uluslararası etkinliğini sürdürebilmek için en başta askeri açıdan güçlü olmak zorundayız” dedi.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı OrgeneralMetin Gürak ile Özel Kuvvetler Komutanlığı’ndaki İhtisas Kursu Mezuniyet Töreni’ne katıldı. Bakan Güler ve Orgeneral Gürak, eğitimi başarıyla tamamlayıp dereceye giren Bordo Berelilere mezuniyet belgelerini verdi, brövelerini taktı.
Bakan Güler, yakın coğrafya başta olmak üzere pek çok bölgede ciddi ve hassas gelişmelerin yaşandığını, buna bağlı olarak risk, tehdit ve tehlikelerin arttığı bir süreç içerisinde olunduğunu belirterek, “Böylesine hassas bir süreçte, görev ve sorumlulukları artan Milli Savunma Bakanlığımız ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, İstiklal Harbimizden bu yana en kapsamlı ve en etkili faaliyetlerini icra etmektedir. Şüphesiz, Özel Kuvvetlerimiz de bu faaliyetlerin icrasında üstlendiği büyük sorumluluklar ve elde ettiği başarılarla müstesna bir yere sahiptir. Nitekim, Silahlı Kuvvetlerimizin terörle mücadelede tarihi başarılar elde ettiği, terör örgütünün girilemez denilen yerlerine girildiği bu süreçte, Özel Kuvvetlerimiz Silahlı Kuvvetlerimizin vazgeçilmez kuvvet çarpanlarından biri olarak bu başarılara hayati katkılar sağlamıştır ve sağlamaya devam etmektedir. Bu vesileyle nice kahramanlık hikayeleri yazan Bordo Berelilerimizi, yüksek azim, gayret ve cesaretinden ötürü tebrik ediyor; gözlerinden öpüyorum” ifadelerini kullandı.
‘DAİMA BİR ADIM ÖNDE OLMALISINIZ’
Özel Kuvvetler personelinin hem yüksek fiziki kabiliyetleri barındırması hem de bilgi ve becerisiyle zorlu görevlere daima hazır olması gerektiğine işaret eden Güler, “Üstleneceğiniz görevlerde bir yandan ekip ruhunu ortaya koymalı diğer yandan bireysel ve mesleki yeteneklerinizi en üst seviyede sergilemelisiniz. Ancak unutmayınız ki ne kadar yetenekli olursanız olun stratejik düşünme, rasyonel davranma, sabır ve sebat ile en önemlisi yüksek irade, kararlılık, azim ve heyecan vazgeçilmeziniz olmalıdır. Çünkü Bordo Bereliler; boşlukları dolduran değil, yeri doldurulamayan personel konumundadır. Bu yüzden bilgi düzeyinizi sürekli yenilemeli, her zaman daha iyisi için çalışmalı ve daima bir adım önde olmalısınız. Vazifelerinizden kazanacağınız her türlü tecrübeye, mutlak surette değer vermelisiniz. Çünkü öğrenmek ve yeterlilik, durağanlık kabul etmeyen ve sürekli geliştirilmesi gereken hususlardır. Öte yandan karşılaştığınız, her engeli yeteneklerinizi gösterecek bir fırsat olarak değerlendirin ve yaşadıklarınızdan ders alın. Tehlike anında akıllı ve cesur, sıkıntı anında sessiz ve kararlı, rahatlık anında tedbirli olun. Bordo bereyi taşıdığınız her an, hatırlamaktan gurur duyacağınız nice anılara vesile olacaktır” diye konuştu.
‘ÖZEL KUVVETLER, TARİHİ MİSYONUMUZUN ÖNEMLİ BİR PARÇASIDIR’
Konumu itibarıyla son derece kritik bir coğrafyada yer alan Türkiye’nin; köklü devlet geleneği ve stratejik yaklaşımı doğrultusunda uluslararası güvenlik, barış ve istikrara önemli katkılar sağladığını aktaran Güler, “Ülkemiz, bölgemizde meydana gelen krizlerin önlenmesinde gerek ilgili ülkeler nezdinde gerekse uluslararası platformlarda müzakere masalarının vazgeçilmez ve etkin bir aktörü haline gelmiştir. Dolayısıyla ülkemizin her alanda hak ve menfaatlerini koruyabilmek, aynı zamanda uluslararası etkinliğini sürdürebilmek için en başta askeri açıdan güçlü olmak zorundayız. Cumhuriyetimizin ikinci asrına başladığımız bu tarihi dönemde ve ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimiz çerçevesinde, daha büyük, daha güçlü bir Türkiye ve Türk Silahlı Kuvvetleri için azim ve kararlılıkla çalışırken en önemli dayanaklarımızdan biri olan Özel Kuvvetlerimiz de bu tarihi misyonun güzide bir parçasıdır. Ne mutlu sizlere ki desteğinizi hiçbir zaman esirgemediğiniz bu kahramanlar, bugün brövelerini takarak karşınızda birer Özel Kuvvetler personeli olmanın haklı gururuyla duruyorlar. Onlarla ne kadar övünseniz azdır. Başarılarında, siz kıymetli ailelerimizin de değerli katkıları bizler için vazgeçilmezdir. Destekleriniz için sizlere teşekkür ediyor, saygı ve şükranlarımı sunuyorum” açıklamasında bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BMGK’da, Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’un başkanlığında Filistin’deki durum hakkında oturum düzenlendi.
Lavrov, konuşmasına başlamadan önce, BMGK’ye giren ve kimliği bilinmeyen iki kadın ellerinde resimlerle “Esirleri serbest bırakın.” diye bağırdı. Lavrov, gösteri düzenleyenlere “Derdiniz ne? Biriniz gelin, açık bir şekilde anlatın.” dedi. Söz konusu kişilerden cevap gelmeyince göstericiler güvenlik tarafından dışarıya çıkarıldı.
Bunun ardından Lavrov, konuşmasına geçti.
“Orta Doğu daha önce benzeri görülmemiş güvenlik riskleriyle karşı karşıya.” uyarısında bulunan Lavrov, akan kanı durdurmak ve sivillerin acısını dindirmek için dürüst diyaloğa ihtiyaç olduğunu söyledi.
Lavrov, Rusya’nın tarihsel olarak bölge ülkeleriyle iyi ilişkiler yürüttüğünü belirterek, ülkesinin Filistin’in BM üyeliğini de desteklediğini, halihazırda BM üyesi 150 ülkenin Filistin’i tanıdığını kaydetti.
BMGK’nin son 10 ayda bakanlar düzeyinde Filistin’deki durumu görüşmek için 4. kez bir araya geldiğini, 4 BMGK kararının kabul edildiğini ifade eden Lavrov, “Ancak işgal altındaki Filistin topraklarında akan kan, bu kararların sadece kağıtta mürekkep olduğunu gösteriyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Lavrov, “Dostu ABD’nin desteğiyle İsrail’in kapsamlı askeri operasyonu son 10 ayda çok korkunç bir yıkıma yol açtı.” dedi.
Gazze’de 10 ayda 40 bine yakın sivilin öldürüldüğünü ifade eden Lavrov, bunun Ukrayna’nın güneydoğusunda “10 yıldır süren ihtilafta” ölenlerin iki katı olduğunu söyledi.
Lavrov, (BM Genel Sekreteri Antonio) Guterres’in 2009’da söylediği gibi “Gazze’deki ihtilaf, dünyada insanların kaçmasına bile izin vermeyen tek ihtilaf” olduğunu belirterek, durumun daha da kötüleştiğine işaret etti.
Rusya Dışişleri Bakanı, Orta Doğu’da kötüleşen durumdan ABD politikalarını sorumlu tuttu.
Filistin’in BM Daimi Temsilcisi Mansur: Gazze en çok belgelenen soykırım olarak tarihe geçecek
Filistin’in BM Daimi Temsilcisi Riyad Mansur ise “Gazze en çok belgelenen soykırım olarak tarihe geçecek.” ifadelerini kullandı.
İsrail’in aylardır kıtlık, susuzluk ve hastalığı silah olarak kullanarak bir insani facia yarattığını aktaran Mansur, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Filistin halkı ve esirleri umursamadığını dile getirdi.
Mansur, Netanyahu’nun uluslararası hukuk ve insan onurunu da umursamadığını, sadece siyasi yaşamını düşündüğünü belirtti.
“Size soruyorum BM Güvenlik Konseyi, bu akıl hastasının Filistin halkına yönelik soykırımını kim durduracak? Kim onun karar vermesini engelleyecek?” sorularını yönelten Mansur, artık değişim zamanı olduğunu vurguladı.
İsrail’in Gazze’de yaptığı toplu cezalandırmadır”
“Uluslararası toplumun Gazze’deki duruma tepki vermekte başarısız” olduğuna işaret eden Lavrov, konuya ilişkin alınan hiçbir BM Güvenlik Konseyi kararının uygulanmadığının altını çizdi.
7 Ekim saldırılarının kabul edilemez olduğunu belirten Lavrov, “İsrail’in Gazze’de yaptığı toplu cezalandırmadır.” ifadesini kullandı.
Toplu cezalandırmanın uluslararası insancıl hukukun ihlali olduğunu dile getiren Lavrov, “Bir ihlalle başka ihlaller yaparak savaşamazsınız.” dedi.
BM Genel Sekreteri’nin ofisini de “çifte standart” uygulamakla suçlayan Lavrov, Gazze’ye yönelik saldırılardan bahsederken saldırının kim tarafından yapıldığını açık şekilde söylemediklerini ancak söz konusu Ukrayna olunca hemen Rusya’yı suçladıklarını kaydetti.
Lavrov, BM çalışanlarının tüm üyelere karşı tarafsız olması zorunluluğunun altını çizdi.
“İsrail, gerginliği artırmak istiyor”
Orta Doğu’da gerginlik ve İran’ın dahil olma ihtimaline ilişkin soruya Lavrov, “İran gerginliği artırmak istemiyor. İsrail istiyor.” dedi.
Lavrov, Hizbullah’ın da itidalli davrandığını ancak ABD ve İsrail’in çatışmayı körüklemeye, “kapsamlı savaş” başlatmaya çalıştığını söyledi.
Rusya Dışişleri Bakanı, Batı’nın gerginliği azaltmak için ihtiyaç olan tüm çabayı sarf etmesi gerektiğini ifade etti.
“İstanbul’da barış sağlanmak üzereydi”
Ukrayna’daki durum hakkında da konuşan Lavrov, “Minsk Anlaşması uygulansaydı Ukrayna, Kırım hariç 1991 sınırlarını muhafaza ederdi.” diye konuştu.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin “barış önerisinin” tek taraflı ve kabul edilemez olduğunu vurgulayan Lavrov, İstanbul’da 2022’de yürütülen müzakerelerde barışın sağlanmak üzere olduğunu anımsatarak, “Dönemin İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Ukrayna’ya imzalamayın talimatını verdi ve masadan kalktılar.” ifadesini kullandı.
Lavrov, “Ukrayna’ya silah pompalamayı bırakırsanız savaş sona erer.” dedi.
“Avrasya güvenlik modelini savunuyoruz”
NATO’nun adil olmayan ve agresif bir politikası bulunduğunu kaydeden Lavrov, kendilerinin Avrasya güvenlik modelini savunduklarını söyledi.
Lavrov, bu modelin eşitlik temelli olacağını ve herkesin çıkarlarını gözeteceğini belirtti.
“ABD halkının seçeceği her liderle çalışmaya hazırız”
Eski ABD Başkanı Donald Trump ve Ukrayna’ya desteğin kesilmesini savunan yeni başkan yardımcısı adayı J.D Vance’in seçilmesi durumunda ilişkilerin nasıl olacağının sorulması üzerine Lavrov, “ABD halkının seçeceği her liderle çalışmaya hazırız.” dedi.
Lavrov, Trump’ın başkan olduğu dönemde Rusya’ya yoğun ekonomik ve diplomatik yaptırım uygulandığını ancak buna rağmen “diyalog kanallarının en üst seviyede açık” olduğunu bildirdi.
Mevcut ABD yönetimiyle diyaloğun bulunmadığını ifade eden Lavrov, ilişkilerin saygılı ve eşit zeminde yürümek zorunda olduğunun altını çizdi.
Şirketten yapılan açıklamaya göre, temmuz boyunca sürecek kampanya, LBX’in satış kampanyasına ek olarak RX, NX ve RZ SUV modellerinde de büyük indirimler sunuyor. Kampanya kapsamında modele göre stoklarla sınırlı olacak şekilde 950 bin liraya varan indirimler dikkati çekiyor. Stoklarla sınırlı bu fırsatlar, Lexus’un hizmetlerinden biri olan online rezervasyona özel olarak sunuluyor.
Müşteriler, online.lexus.com.tr adresinden istedikleri modeli kredi kartıyla rezerve ederek indirimden faydalanabilecek. Buna göre markanın B-SUV modeli LBX modelinin Cool, Relax, Emotion ve Elegant atmosferleri, önemli indirimlerle satın alınabilecek. Stoklarla sınırlı kampanya kapsamında LBX modellerinde 430 bin liraya varan indirimler bulunuyor.
Tasarımı, tam hibrit motoru, yüksek kalitesi ve güvenliğiyle öne çıkan LBX, üst düzey özelliklere sahip son nesil Lexus Safety System + ile GSR II Genel Güvenlik Yönetmeliği’ni de karşılıyor.
RX SUV MODELLERİNDE KAÇIRILMAYACAK FIRSAT
Lexus’un segmentinin öncüsü konumunda olan RX SUV modeli de kampanya kapsamında büyük avantajlarla tercih edilebilecek. Lexus’un E SUV premium segmentindeki modeli RX 350h tam hibrit 570 bin liraya, RX 500h performans hibrit 320 bin liraya ve RX 450h+ plug-in hibrit 950 bin liraya varan indirimlerle dikkati çekiyor.
1998’de dünyanın ilk lüks SUV modeli olarak tanıtılan RX, beşinci nesliyle birlikte sahip olduğu daha tasarım ve teknolojiyle beklentileri aşmaya devam ediyor. RX SUV modeli aynı zamanda GSR II Genel Güvenlik Yönetmeliği’ne de uyumlu kapsamlı aktif güvenlik ve sürücü asistan sistemlerini içeren Lexus Safety System + ile donatıldı.
LEXUS’UN D-SUV’U NX’TE YÜZDE 15’E VARAN İNDİRİM
Lexus’un D-SUV segmentindeki temsilcisi NX, markanın ilk plug-in hibrit motoru ve tam hibrit motor seçeneğiyle daha dinamik sürüş ve yüksek konfor sunuyor. Lexus’un ‘Online Rezervasyona Özel Yaz Fırsatları’ kapsamında tam hibrit NX 350h modelleri 190 bin liraya varan ve plug-in hibrit NX 450h+ modeli ise 450 bin liraya varan indirimler mevcut.
Premium otomobil üreticisi Lexus’un tamamen yeni elektrikli D/E-SUV modeli RZ 450e de, temmuz boyunca devam edecek ‘Online Rezervasyona Özel Yaz Fırsatları’ ile sunuluyor. Elektrikli araçlar için özel olarak geliştirilen platform üzerine yapılan RZ 450e SUV modeli, markanın sürüş deneyimini, yüksek performansını ve kalitesini yüzde 100 elektrikli bir modelde bir araya getiriyor.
Lexus’un yeni elektrikli modeli RZ 450e ise, temmuz boyunca 200 bin liralık bir indirimle satın alınabilecek. Lexus RZ 450e, tek şarjla ortalama 400 kilometrelik bir sürüş menzili sunarken DC hızlı şarj sistemiyle yüzde 80 kapasiteye kadar yaklaşık 30 dakikada şarj edilebiliyor.
Elektrikli RZ 450e, GSR II Genel Güvenlik Yönetmeliği’ni karşılayan güvenlik özelliklerine de sahip Üçüncü nesil Lexus Safety System + ile donatılan RZ, gelişmiş aktif güvenlik sistemleri ve sürücü asistan sistemlerinden yararlanıyor.
Radcliffe, inews’e verdiği röportajında “Köşede büyük ve boş bir ev vardı, güzel ve eski bir evdi. İçeri girip giremeyeceğimizi görmek için kendimizi sınardık, bir şey çalmak için değil. Sadece sıkıldığımız için etrafta dolanıyorduk” diye anlattı.
20 YIL ÖNCE BU İŞE BAŞLAMIŞ
Kendini profesyonel hırsız olarak tanımlayan kadın, yirmi yıl önce bir barda tanıştığı futbolcunun isteğiyle bu işe girdiğini şu sözlerle anlattı: “Evindeki yeni güvenlik sistemini test etmemizi istedi. Sadece temizlikçisiyle konuşarak içeri girdim. İnsanlar benden şüphelenmiyor, çünkü tehditkâr görünmüyorum. Ama birinin söylediği kişi olup olmadığını asla bilemezsiniz.”
Kiralık hırsız Jenny, bir ev sahibi olarak kaçınmanız gereken altı şeyi şöyle sıralıyor:
1. SOSYAL MEDYADA ÇOK FAZLA PAYLAŞIM YAPMAK
Birçok kişi sosyal medyada deneyimli jet sosyeteymiş gibi davranmayı sevse de Jenny bunu yapmamak konusunda uyardı.
Usta hırsız, şunları söyledi:
“İnsanlar, çevrimiçi hayatlarının fiziksel mülkleriyle bağlantılı olduğunun farkında değil. Ne zaman tatile çıksak, bunu sosyal medyada paylaşıyoruz. Ön kapıya ‘bu ev boştur’ diye bir tabela asılmaz ama dijital alemde bu yapılıyor. Hırsızlar, Facebook sayfalarını bile tarayarak insanlar hakkında bilgi topluyorlar.”
2. GÜVENLİK KAMERASI SİSTEMİNİ KONTROL ETMEMEK
Jenny, şu cümlelerle güvenlik kameraları konusunda uyarıyor:
“Güvenlik kamerası görüntüleri, internet sağlayıcılar tarafından izleniyor ve paylaşılıyor ve herhangi bir bağlı cihaz saldırıya uğradığında bu oldukça endişe verici oluyor. Kendi güvenliğinize ve cihazınızın gizliliğine dikkat etmeniz bu sebeple oldukça önemli. Güvenlik kamerası, alarmları ve diğer tedbirleri de elden bırakmamak koşuluyla, ev güvenliğinde genel olarak iyi bir araç. Unutmayın, hırsızlar yavaşlatılmaktan, gürültülü olmaktan ve görülmekten nefret eder, bu nedenle bunlardan birini veya hepsini yapan herhangi bir şey iyi bir önlem sağlar.”
3. ETRAFTA MERDİVEN, BASAMAK GİBİ EŞYALAR BIRAKMAK
Jenny, mülkünüzün dışında bir merdiven bırakmanın sadece bela aramak olduğunu söylüyor ve uyarıyor:
“Dışarıda merdiven bırakılan evler ya da içeri girmek için kullanılabilecek ekipmanlarla dolu kilitli olmayan garajlar gördüm. Zayıf kilitler veya pencereler gibi herhangi bir ‘operasyonel açıklık’ olup olmadığına bakın. Güvenlikte zayıf noktalar dediğimiz şey budur.”
4. YEDEK ANAHTARLARI TANIMADAN KOMŞUYA VERMEK
Uzman hırsız, komşularınıza yedek anahtar vermeden önce onları tanımanın önemli olduğunu söylüyor.
Eğer anahtarınızı sokaktaki bir yabancıya vermiyorsanız, neden yan komşunuz olan başka bir yabancıya veresiniz ki?
5. BASİT BİRKAÇ ÖNLEMİ UNUTMAK
Evde olmasanız bile evdeymiş gibi görünmek her zaman değer.
Evde biri varmış gibi görünmesi için ışıklarınızı zamanlayıcıya bağlamak iyi bir fikir ve tüm panjurları kapalı bırakmamak da yardımcı olabilir.
6. EVİN ETRAFINDA HIRSIZIN SAKLANABİLECEĞİ ÇALILAR BULUNDURMAK
Eğer soyulma tehlikesiyle karşı karşıyaysanız, mümkünse evinizin etrafını geniş ve açık tutmaya özen gösterin.
]]>ŞİDDETİN STRATEJİSİ
DAEŞ Horasan Kolu’nun stratejisi, sansasyonel ve yıkıcı saldırılarla dikkat çekmek üzerine kuruludur. Bu saldırılar, genellikle sivil hedeflere, hükümet yetkililerine, güvenlik güçlerine ve rakip terör örgütlerine yöneliktir. Örgüt, özellikle Afganistan’da Taliban ile sık sık çatışmalara girmekte ve bu iki örgüt arasındaki güç mücadelesi, bölgedeki istikrarsızlığı daha da artırmaktadır. Taliban’ın Afganistan üzerindeki kontrolü sağlamlaştırma çabaları, DAEŞ Horasan Kolu’nun kendi varlığını pekiştirme girişimleriyle çatışmaktadır. Bu durum, zaten kaotik olan güvenlik ortamını daha da karmaşık hale getirmektedir.
DAEŞ Horasan Kolu’nun saldırıları genellikle büyük çaplı ve kanlı olma eğilimindedir. Örneğin, Afganistan’da düzenlenen bombalı saldırılar ve Pakistan’daki intihar bombacıları, örgütün ne denli vahşi ve acımasız bir strateji izlediğini göstermektedir. Bu tür saldırılar, sadece fiziksel yıkıma yol açmakla kalmaz, aynı zamanda toplum üzerinde derin psikolojik etkiler bırakır. Halk arasında korku ve güvensizlik duygularının yayılmasına neden olurken, hükümetlerin ve güvenlik güçlerinin otoritesini de zayıflatmayı amaçlar.

DİJİTAL PROPAGANDA VE GENÇLİK
DAEŞ Horasan Kolu, dijital propaganda faaliyetleriyle dikkat çekmektedir. Sosyal medya ve diğer dijital platformlar üzerinden gençleri ve radikalleşmeye yatkın bireyleri hedef alan içerikler paylaşarak, yeni üyeler kazanmayı amaçlamaktadır. Bu propaganda faaliyetleri, örgütün varlığını ve etkisini küresel çapta duyurmakta ve potansiyel destekçiler üzerinde caydırıcı ve çekici bir etki yaratmaktadır. Özellikle işsiz ve umutsuz gençler, bu tür radikal ideolojilere çekilme eğilimindedir. DAEŞ Horasan Kolu’nun bu stratejisi, örgütün uzun vadeli varlığını sürdürmesine ve yeni nesil militanlar yetiştirmesine olanak tanımaktadır.
Örgütün dijital propaganda stratejileri, genellikle dinî ve ideolojik temalar etrafında şekillenir. Gençler, kahramanlık hikayeleri ve cihat çağrıları ile manipüle edilir. Ayrıca, sosyal medya üzerinden yapılan bu propaganda, gençlerin radikal ideolojilere çekilmesinde önemli bir rol oynar. Özellikle, sosyal medya platformlarında yer alan grafik ve videolar, gençlerin zihninde güçlü ve çekici bir imaj yaratır. Bu nedenle, gençlerin radikalleşmesini önlemek için dijital dünyada daha etkili karşı önlemler alınması gerekmektedir.

BÖLGESEL GÜVENLİK TEHDİTLERİ
DAEŞ Horasan Kolu’nun Afganistan ve Pakistan’daki faaliyetleri, bölgesel güvenliği ciddi şekilde tehdit etmektedir. Taliban ile süregelen çatışmalar, zaten istikrarsız olan bu bölgedeki durumu daha da kötüleştirmekte ve sivil halkın güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Pakistan’da da faaliyet gösteren bu örgüt, bölgesel güvenlik endişelerini artırmakta ve Pakistan hükümetini ciddi önlemler almaya zorlamaktadır. DAEŞ Horasan Kolu’nun bu genişleme çabaları, Orta Asya ülkelerinin güvenlik politikalarını gözden geçirmesine ve bölgesel işbirliğini artırmasına yol açmaktadır. Tacikistan, Özbekistan ve Türkmenistan gibi ülkeler, bu tehdidi bertaraf etmek için sınır güvenlik önlemlerini artırmakta ve uluslararası işbirliği çağrısında bulunmaktadır.
DAEŞ Horasan Kolu’nun bölgedeki varlığı, sadece yerel hükümetler için değil, küresel güvenlik için de ciddi bir tehdittir. Bu nedenle, bölgesel işbirliği ve uluslararası destek, DAEŞ Horasan Kolu’nun faaliyetlerini engellemek için kritik öneme sahiptir. Özellikle istihbarat paylaşımı ve terörle mücadele konusunda daha etkin bir işbirliği sağlanmalıdır. Gençlerin radikalleşmesini önlemek için eğitim ve istihdam fırsatlarının artırılması, sosyal medya üzerinden yürütülen propaganda faaliyetlerine karşı daha etkili önlemler alınması gerekmektedir. Barış ve güvenlik içinde bir gelecek için, terörle mücadelede daha kararlı ve etkin adımlar atılmalıdır. Bu mücadele, yalnızca askeri operasyonlarla değil, aynı zamanda ideolojik ve sosyal düzeyde de yürütülmelidir.
GELECEĞE DAİR BEKLENTİLER
DAEŞ Horasan Kolu’nun gelecekteki faaliyetleri, birçok faktöre bağlı olarak şekillenecektir. Bunlar arasında en önemlileri, örgütün liderlik yapısındaki değişiklikler, bölgesel ve küresel güvenlik dinamikleri ve özellikle Afganistan’daki siyasi ve askeri gelişmelerdir. Taliban’ın Afganistan’daki hakimiyetini sürdürmesi ve bu süreçte uluslararası tanınma arayışı, DAEŞ Horasan Kolu’nun güç kazanma çabalarını zorlaştırabilir. Ancak, bu örgütün adaptasyon kabiliyeti ve esnek yapısı, gelecekte de ciddi bir tehdit olmaya devam edeceğine işaret etmektedir.
Taliban’ın Afganistan üzerindeki kontrolü ele geçirmesiyle birlikte, DAEŞ Horasan Kolu’nun daha da agresif bir strateji benimsemesi muhtemeldir. Taliban’ın yeni yönetimi, DAEŞ Horasan Kolu’nu bastırmak için ciddi bir mücadele vermek zorunda kalacaktır. Ancak, bu iki örgüt arasındaki güç mücadelesi, Afganistan’daki sivil halkı daha da zor durumda bırakabilir. Özellikle kırsal bölgelerde yaşayan insanlar, bu çatışmalardan en fazla etkilenen kesim olacaktır.
SGK BAŞVURU ŞARTLARI NELER?
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48’inci maddesinde belirtilen genel şartlara haiz bulunmak.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/B maddesine eklenen; “..Bu şekilde istihdam edilenler, hizmet sözleşmesi esaslarına aykırı hareket etmesi nedeniyle kurumlarınca sözleşmelerinin tek taraflı feshedilmesi veya sözleşme dönemi içerisinde Cumhurbaşkanı kararı ile belirlenen istisnalar hariç sözleşmeyi tek taraflı feshetmeleri halinde fesih tarihinden, sözleşmeyi yenilememeleri halinde sözleşmenin bitim tarihinden itibaren bir yıl geçmedikçe kurumların sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilemezler…” şartını sağlıyor olmak.
Sosyal Güvenlik Kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı almıyor olmak. (dul ve yetim aylığı hariç)
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı (ÖSYM) tarafından 18 Eylül 2022 (KPSS Lisans P3), 9 Ekim 2022 (KPSS Ön Lisans P93) veya 6 Kasım 2022 (KPSS Ortaöğretim P94) tarihlerinde yapılmış olan Kamu Personel Seçme Sınavı sonuçlarına göre en az 60 puan almış olmak.
7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu hükümleri doğrultusunda yaptırılan Güvenlik Soruşturması ve/veya Arşiv Araştırması olumlu sonuçlanmak.
Görevini devamlı yapmasına engel olabilecek hastalığı bulunmamak.
Son müracaat tarihi itibariyle başvuru yapılan pozisyon için istenilen bölümden mezun olmak, (başvurduğu sözleşmeli personel pozisyonu için belirlenen öğrenim düzeyinin üstü bir öğrenim düzeyinde mezun durumda olup, bu öğrenim düzeyinde KPSS puanı bulunan adayların başvuruları kabul edilmeyecektir.)
BÜRO PERSONELİ (BP1)
POZİSYON ADEDİ: 189
KPSS PUAN TÜRÜ: KPSS-P93 Ön Lisans
KONTENJAN: Adana (2), Antalya (9), Balıkesir (2), Bolu (1), Bursa (3), Çorum (1), Denizli (3), Eskişehir (3), Hakkâri (2), Mersin (3), İstanbul (112), İzmir (12), Kastamonu (1), Kayseri (1), Kocaeli (1), Konya (4), Kütahya (1), Kahramanmaraş (1), Mardin (4), Muğla (3), Niğde (1), Ordu (2), Sakarya (2), Samsun (1), Tekirdağ (6), Şanlıurfa (4), Aksaray (1), Ardahan (1), Yalova (1), Kilis (1)
a) 2022 yılında yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavında KPSS-P93 puan türünde en az 60 puan almış olmak.
b) [Nitelik Kodu: 3004] Sosyal Güvenlik ön lisans programından mezun olmak, [Nitelik Kodu: 3384] Sosyal Hizmetler ön lisans programından mezun olmak.
POZİSYON UNVANI: BÜRO PERSONELİ (BP2)
POZİSYON ADEDİ: 71
KPSS PUAN TÜRÜ: KPSS-P3 Lisans
KONTENJAN: Ankara (Merkez) (40), Gaziantep (5), Ankara (Taşra) (26) ARANAN
a) 2022 yılında yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavında KPSS-P3 puan türünde en az 60 puan almış olmak.
b) [Nitelik Kodu: 4177] Sosyal Hizmet, Sosyal Hizmetler, Sosyal Çalışmalar lisans programlarının birinden mezun olmak, [Nitelik Kodu: 4463] Sigortacılık, Sigortacılık ve Aktüerya, Sigortacılık ve Aktüerya Bilimleri, Sigortacılık ve Risk Yönetimi veya Sigortacılık ve Sosyal Güvenlik lisans programlarının birinden mezun olmak.
POZİSYON UNVANI: KORUMA VE GÜVENLİK GÖREVLİSİ
POZİSYON ADEDİ: 14
KPSS PUAN TÜRÜ: KPSS-P93 Ön Lisans
KONTENJAN: Ankara (Taşra) (2), Balıkesir (1), Diyarbakır (1), Mersin (1), İstanbul (2), İzmir (1), Kırşehir (1), Sakarya (1), Tekirdağ (1), Trabzon (1), Batman (1), Yalova (1)
a) 2022 yılında yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavında KPSS-P93 puan türünde en az 60 puan almış olmak.
b) [Nitelik Kodu: 3389] Özel Güvenlik ve Koruma, Savunma ve Güvenlik, Güvenlik, Kamu Güvenlik ve Asayişin Sağlanması veya Güvenlik ve Koruma ön lisans programlarından birinden mezun olmak.
c) 10.06.2004 tarihli ve 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun 10’uncu maddesinde yer alan şartları taşıyor olmak
d)18 yaşını doldurmuş olmak.
e) Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in 18’inci maddesinde belirtilen şartları taşıyor olmak
f) Gece ve gündüz, iç ve dış mekânlarda vardiyalı sistemde çalışmaya engel durumu olmamak.
g) Tercih işlemlerinin son günü itibarıyla özel güvenlik görevlisi kimlik kartına sahip olmak.
POZİSYON UNVANI: TEKNİSYEN (ELEKTRİK-ELEKTRONİK)
POZİSYON ADEDİ: 1
KPSS PUAN TÜRÜ: KPSS-P94 Ortaöğretim
KONTENJAN: İstanbul (1)
a) 2022 yılında yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavında KPSS-P94 puan türünde en az 60 puan almış olmak.
b) [Nitelik Kodu: 2023] Ortaöğretim Kurumlarının Elektrik-Elektronik Teknolojisi Alanı ve Dallarından, Endüstriyel Otomasyon Teknolojileri Alanı- Endüstriyel Elektronik Dalından veya Endüstriyel Otomasyon Teknolojileri Alanı- Endüstriyel Kontrol Dalından mezun olmak.
POZİSYON UNVANI: DESTEK PERSONELİ (AŞÇI)
POZİSYON ADEDİ: 12
KPSS PUAN TÜRÜ: KPSS-P93 Ön lisans
KONTENJAN: Ankara (2), Balıkesir (1), Bitlis (1), İstanbul (1), İzmir (1), Kayseri (1), Malatya (1), Tekirdağ (1), Trabzon (1), Yozgat (1), Zonguldak (1) ARANAN
a) 2022 yılında yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavında KPSS-P93 puan türünde en az 60 puan almış olmak.
b) [Nitelik Kodu: 3222] Aşçılık, Hazır Yemek ve Aşçılık, Mutfak Yönetimi, Yemek Pişirme Teknikleri, Gastronomi ve Mutfak Sanatları, Gemi Aşçılığı ön lisans programlarının birinden mezun olma
POZİSYON UNVANI: DESTEK PERSONELİ (BULAŞIKÇI)
POZİSYON ADEDİ: 9
KPSS PUAN TÜRÜ: KPSS-P94 Ortaöğretim
KONTENJAN: Adıyaman (1), Aydın (1), Eskişehir (1), Mersin (1), İzmir (1), Sakarya (1), Tekirdağ (1), Van (1), Yozgat (1)
a) 2022 yılında yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavında KPSS-P94 puan türünde en az 60 puan almış olmak.
b) [Nitelik Kodu: 2001] Ortaöğretim Kurumlarının herhangi bir alanından mezun olmak.
POZİSYON UNVANI: DESTEK PERSONELİ (TEMİZLİK)
POZİSYON ADEDİ: 48
KPSS PUAN TÜRÜ: KPSS-P94 Ortaöğretim
KONTENJAN: Adana (2), Ankara (Taşra) (10), Antalya (1), Bingöl (1), Bursa (4), Denizli (1), Edirne (1), Giresun (2), Isparta (1), İstanbul (16), İzmir (2), Kocaeli (1), Muğla (1), Tekirdağ (1), Şanlıurfa (2), Yalova (1), Kilis (1)
a) 2022 yılında yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavında KPSS-P94 puan türünde en az 60 puan almış olmak.
b) [Nitelik Kodu: 2001] Ortaöğretim Kurumlarının herhangi bir alanından mezun olmak.
NASIL BAŞVURU YAPILIR?
Adaylar başvurularını 05.06.2024-14.06.2024 tarihleri arasında son gün saat 23:59’a kadar e-Devlet Kapısı üzerinden Sosyal Güvenlik Kurumu – Kariyer Kapısı Kamu İşe Alım hizmeti veya Kariyer Kapısı üzerinden (https://isealimkariyerkapisi.cbiko.gov.tr) e-Devlet şifresi ile giriş yaparak gerçekleştireceklerdir. Belirtilen süre içinde Kariyer Kapısı üzerinden yapılmayan başvurular dikkate alınmayacaktır.
Birden fazla bölüm mezunu olan ya da birden fazla pozisyona şartları tutan adaylar sadece bir (1) bölüm veya pozisyon için müracaatta bulunabileceklerdir.
Gerçeğe aykırı belge verenler ya da beyanda bulunanlar hakkında yasal işlem yapılacak olup, atamaları yapılmış ise atamaları iptal edilecek ve idare tarafından kendilerine bir bedel ödenmiş ise bu bedel yasal faizi ile birlikte tazmin edilecektir.
İLANIN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN
]]>7 Temmuz’da yürürlüğe girecek Genel Güvenlik Yönetmeliği ile otomobil satışlarında yeni döneme girilecek. GSR II regülasyonunda belirtilen donanımlara sahip olmayan araçlar, 7 Temmuz’da itibaren satılamayacak.
Avrupa Birliği’nin yeni otomobillerde zorunlu hale getirdiği ‘Genel Güvenlik Yönetmeliği’ne (GSR) ilişkin değerlendirmede bulunan otomotiv uzmanları uygulamanın Türkiye’de 7 Temmuz’da yürürlüğe gireceğini belirttiler. Uygulama ile ilgili açıklamada bulunan uzman Danyal Yıldız, yaklaşık 15 yıldır sektörde hizmet verdiğini söyledi. Hem sıfır araç satışları hem de ikinci el satışları sonrası hizmetlerin parçalarıyla ilgili hizmet sunduklarını belirten Yıldız, 7 Temmuz’da yürürlüğe girecek olan uygulamanın önemine değindi.
Avrupa Birliği normlarına göre sıfır araçların satışında bir takım değişikliklerin olacağına dikkat çeken Yıldız, ”Mayıs 2020 yılında söz konusu regülasyon bildirimi yapılmış ve son uygulama tarihi de 7 Temmuz 2024 şeklinde belirlenmişti. 7 Temmuz’dan itibaren sıfır araçların satışında önemli güvenlik özellikleri olmak zorunda. Bu özellikleri taşımayan otomobillerin satışı yasaklanacak. Dolayısıyla sıfır araç satışında, hem teknoloji açısından hem de güvenlik açısından yeni bir döneme girmiş oluyoruz” dedi.
Daha önce üretilmiş olup ancak bu özelliğe sahip olmayan otomobillerin satışının yasaklanacağını vurgulayan Yıldız, ”Bu Ticaret Bakanlığının kontrolünde olacak. Dolayısıyla bu özelliklere sahip olmayan otomobillerin, bayiler tarafından hızlıca ellerinden çıkarılması gerekiyor. Bu nedenle 7 Temmuz öncesi bayilerde bulunan ve bu özellikleri taşımayan otomobillerin satışına yönelik çeşitli kampanyalar bekliyoruz. Maalesef Türkiye’de otomobil bayileri, şu ana kadar bununla ilgili yeteri kadar bir kampanya düzenleyemediler. Devletin koymuş olduğu kredi şartları yeteri kadar cazip olmadığı için insanlar bu avantajdan faydalanamadılar” ifadelerini kullandı.
Açıklamalarında Avrupa Birliğinin regülasyonunda talep ettiği özelliklere de değinen Yıldız, ”Acil durum frenleme yardımcısı, yorgunluk algılama sistemi, alkol kilidi hazırlığı, kaza veri kaydedici, ani frenlerde otomatik yanan flaşörler, ön çarpışmada yayayı korumaya yönelik güvenlikli ön can, şerit takip asistanı, geri görüş kamerası ve akıllı hız yardımı gibi özellikler zorunlu olacaktır. Bunlar teknolojik açıdan çok önemli olup; sürücüye destek sağlayan, otomobilin sürüş esnasında güvenliğine katkı sağlayan çok önemli özelliklerdir. Dolayısıyla bunu önemsiyoruz. Ayrıca otobüs ve kamyonlarda da kör nokta için asistan veya kameralar zorunlu hale geliyor. Bunlar hem yaya güvenliği hem sürücü güvenliği hem de trafiğin güvenliği açısında çok önemli özellikler. Bu özelliklere sahip olmayan otomobillerin satışı yasak olacak. Dolayısıyla bu özelliklerin eklenemediği otomobiller, son olarak 7 Temmuz’a kadar satılması gerekiyor. Birtakım markalar şu anda ufaktan kampanyalar düzenledi ancak bunlar maalesef sektörü canlandırmaya ve satışı hızlandırmaya yönelik çokta büyük bir etki oluşturmadı” diye konuştu.
Türkiye’de ekonomik olarak otomobile ulaşmanın çok zor olduğuna değinen Yıldız, konuşmasını şöyle sürdürdü:
”Çok eski model araçları, güvenlik özelliklere sahip olmayan araçları hala trafikte görebiliyoruz. Zaman zaman da haberlerde görüyoruz. Bunlar ufak kazalarda bile ölümlü trafik kazalarına neden olmaktadır. Yetkililerin bu konuda birtakım önlemleri alması gerekiyor. Çok eski olan, zamanın teknolojilerine sahip olmayan ve güvenlik açasından zayıf olan otomobillerin hurdaya ayrılması gerekiyor. Bunun için teşvik oluşturulması gerekiyor. Yeni modellere, yeni teknolojilere, daha güvenlikli otomobillere ulaşma noktasında da maalesef ülkemiz biraz geride kalıyor. Kişi başına düşen otomobil sayısında Avrupa’da 28’inci sıradayız. İnsanları daha konforlu, daha güvenlikli otomobillere ulaştırma noktasında devletimizin hem katkı sunması hem de teşvik edici önlemleri alması gerekiyor.”
]]>ASELSAN tarafından geliştirilen ve JEMUS olarak bilinen Jandarma Entegre Muhabere ve Bilgi Sistemi bunlardan biri. Sistem temel olarak eldeki bir bilginin en küçük Jandarma birimine kadar kesintisiz, eş zamanlı, doğru ve emniyetli şekilde ulaştırılmasını sağlıyor.
JEMUS sayesinde güvenlik güçleri kaliteli ses haberleşmesi, elektronik posta alışverişi, dosya paylaşımı, intranet erişimi, emniyetli ve süratli veri aktarımı, suç ve suçlu sorgulama ve sistemlerin merkezden yönetimi gibi imkanlar elde ediyor.

JEMUS İÇİN İNŞA EDİLEN YERLER 6 ŞUBAT DEPREMLERINDE AYAKTA KALDI VE EKSİKSİZ ÇALIŞTI
JEMUS her ne kadar güvenlik kurumlarının güvenli iletişimi için hayata geçirilen bir sistem gibi görünse de aslında Türkiye onu 6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli depremlerle tanıdı. Ülkemizi sarsan depremlerde tek bir an bile sıkıntı yaşamadan çalışan yegane sistem ASELSAN mühendislerince geliştirilen JEMUS oldu.
GSM şebekelerinin çalışmadığı, iletişimin çok geniş alanlarda tamamen koptuğu o süreçte JEMUS hem sahadaki koordinasyonun inşa edilmesinde hem de çok sayıda depremzedenin hayatta kalmasında kritik roller üstlendi.
Deprem bölgesindeki tüm ambulans birimleri, Jandarma asayiş/kurtarma birimleri ve AFAD birimlerinin koordinasyonunu ve yönlendirilmesi JEMUS üzerinden sağlandı.
JEMUS, ses haberleşmesinin yanı sıra araç ve personelin konum bilgilerini de harita üzerinde gösteriyor. Bu sayede arama kurtarma birlikleri ve ambulanslar ihtiyaç duyulan bölgelere hızla sevk edilebiliyor.
TÜRKİYE’NİN TAMAMINA KURULACAK
Ülkemizin ilk ve en büyük kamu güvenliği haberleşme projesi JEMUS için bir yandan geliştirme çalışmaları devam ederken diğer yandan sistemin tüm Türkiye’yi kapsaması için de adımlar atılıyor.
Bugün itibariyle 76 ilde bu sistem kurulu. Geriye kalan 5 il için de imzalar atıldı. Bu yılın sonuna kadar JEMUS’un ülkemizin tamamında faaliyette olması hedefleniyor.
JEMUS her ne kadar güvenlik odaklı bir sistem olsa da doğal afetler dahil pek çok konuda kritik roller üstleniyor.

SİSTEM NASIL ÇALIŞIYOR?
ASELSAN bu sistemi geliştirirken en zorlu şartlarda dahi iletişimin kesintisiz şekilde sağlanabilmesini hedefledi. JEMUS altyapısında yer alan merkezler 9 şiddetinde depreme karşı dayanabilecek şekilde inşa edildi. Ayrıca, sistem elektrikler kesildiğinde dahi 40 gün süreyle çalışabiliyor.
Burada önemli detaylardan biri de sistemin yedekli şekilde kurulmuş olması. İllerdeki sistem merkezleri hem kendi içinde hem de komşu ilde yedekli. Örneğin, 6 Şubat depremlerinde bu özellik sayesinde iletişim kesinti yaşanmadan devam edebildi. Adıyaman ve Hatay’daki merkezler, depremin ardından yedek iller üzerinden çalışabildi.
JEMUS’un Türkiye’nin tamamında çalışır hale gelmesiyle birlikte gerek güvenlik güçlerinin kendi iç işleyişinde gerek afetle mücadele ve depreme hazırlık gibi süreçlerde karar vericilerin elinde çok kabiliyetli bir sistem olacak.
Türkiye’nin yerli/milli imkanlarla geliştirdiği ve bugüne kadar çok zorlu şartlarda dahi sınavını başarıyla veren Jandarma Entegre Muhabere ve Bilgi Sistemi (JEMUS) yıl sonuna kadar 81 ilin tamamında kullanıma alınmış olacak. JEMUS, 6 Şubat depremlerinde görevine kesintisiz devam edebilen tek haberleşme sistemi olmuştu.
SGK BAŞVURU ŞARTLARI NELER?
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48’inci maddesinde belirtilen genel şartlara haiz bulunmak.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/B maddesine eklenen; “..Bu şekilde istihdam edilenler, hizmet sözleşmesi esaslarına aykırı hareket etmesi nedeniyle kurumlarınca sözleşmelerinin tek taraflı feshedilmesi veya sözleşme dönemi içerisinde Cumhurbaşkanı kararı ile belirlenen istisnalar hariç sözleşmeyi tek taraflı feshetmeleri halinde fesih tarihinden, sözleşmeyi yenilememeleri halinde sözleşmenin bitim tarihinden itibaren bir yıl geçmedikçe kurumların sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilemezler…” şartını sağlıyor olmak.
Sosyal Güvenlik Kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı almıyor olmak. (dul ve yetim aylığı hariç)
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı (ÖSYM) tarafından 18 Eylül 2022 (KPSS Lisans P3), 9 Ekim 2022 (KPSS Ön Lisans P93) veya 6 Kasım 2022 (KPSS Ortaöğretim P94) tarihlerinde yapılmış olan Kamu Personel Seçme Sınavı sonuçlarına göre en az 60 puan almış olmak.
7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu hükümleri doğrultusunda yaptırılan Güvenlik Soruşturması ve/veya Arşiv Araştırması olumlu sonuçlanmak.
Görevini devamlı yapmasına engel olabilecek hastalığı bulunmamak.
Son müracaat tarihi itibariyle başvuru yapılan pozisyon için istenilen bölümden mezun olmak, (başvurduğu sözleşmeli personel pozisyonu için belirlenen öğrenim düzeyinin üstü bir öğrenim düzeyinde mezun durumda olup, bu öğrenim düzeyinde KPSS puanı bulunan adayların başvuruları kabul edilmeyecektir.)
BÜRO PERSONELİ (BP1)
POZİSYON ADEDİ: 189
KPSS PUAN TÜRÜ: KPSS-P93 Ön Lisans
KONTENJAN: Adana (2), Antalya (9), Balıkesir (2), Bolu (1), Bursa (3), Çorum (1), Denizli (3), Eskişehir (3), Hakkâri (2), Mersin (3), İstanbul (112), İzmir (12), Kastamonu (1), Kayseri (1), Kocaeli (1), Konya (4), Kütahya (1), Kahramanmaraş (1), Mardin (4), Muğla (3), Niğde (1), Ordu (2), Sakarya (2), Samsun (1), Tekirdağ (6), Şanlıurfa (4), Aksaray (1), Ardahan (1), Yalova (1), Kilis (1)
a) 2022 yılında yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavında KPSS-P93 puan türünde en az 60 puan almış olmak.
b) [Nitelik Kodu: 3004] Sosyal Güvenlik ön lisans programından mezun olmak, [Nitelik Kodu: 3384] Sosyal Hizmetler ön lisans programından mezun olmak.
POZİSYON UNVANI: BÜRO PERSONELİ (BP2)
POZİSYON ADEDİ: 71
KPSS PUAN TÜRÜ: KPSS-P3 Lisans
KONTENJAN: Ankara (Merkez) (40), Gaziantep (5), Ankara (Taşra) (26) ARANAN
a) 2022 yılında yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavında KPSS-P3 puan türünde en az 60 puan almış olmak.
b) [Nitelik Kodu: 4177] Sosyal Hizmet, Sosyal Hizmetler, Sosyal Çalışmalar lisans programlarının birinden mezun olmak, [Nitelik Kodu: 4463] Sigortacılık, Sigortacılık ve Aktüerya, Sigortacılık ve Aktüerya Bilimleri, Sigortacılık ve Risk Yönetimi veya Sigortacılık ve Sosyal Güvenlik lisans programlarının birinden mezun olmak.
POZİSYON UNVANI: KORUMA VE GÜVENLİK GÖREVLİSİ
POZİSYON ADEDİ: 14
KPSS PUAN TÜRÜ: KPSS-P93 Ön Lisans
KONTENJAN: Ankara (Taşra) (2), Balıkesir (1), Diyarbakır (1), Mersin (1), İstanbul (2), İzmir (1), Kırşehir (1), Sakarya (1), Tekirdağ (1), Trabzon (1), Batman (1), Yalova (1)
a) 2022 yılında yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavında KPSS-P93 puan türünde en az 60 puan almış olmak.
b) [Nitelik Kodu: 3389] Özel Güvenlik ve Koruma, Savunma ve Güvenlik, Güvenlik, Kamu Güvenlik ve Asayişin Sağlanması veya Güvenlik ve Koruma ön lisans programlarından birinden mezun olmak.
c) 10.06.2004 tarihli ve 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun 10’uncu maddesinde yer alan şartları taşıyor olmak
d)18 yaşını doldurmuş olmak.
e) Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in 18’inci maddesinde belirtilen şartları taşıyor olmak
f) Gece ve gündüz, iç ve dış mekânlarda vardiyalı sistemde çalışmaya engel durumu olmamak.
g) Tercih işlemlerinin son günü itibarıyla özel güvenlik görevlisi kimlik kartına sahip olmak.
POZİSYON UNVANI: TEKNİSYEN (ELEKTRİK-ELEKTRONİK)
POZİSYON ADEDİ: 1
KPSS PUAN TÜRÜ: KPSS-P94 Ortaöğretim
KONTENJAN: İstanbul (1)
a) 2022 yılında yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavında KPSS-P94 puan türünde en az 60 puan almış olmak.
b) [Nitelik Kodu: 2023] Ortaöğretim Kurumlarının Elektrik-Elektronik Teknolojisi Alanı ve Dallarından, Endüstriyel Otomasyon Teknolojileri Alanı- Endüstriyel Elektronik Dalından veya Endüstriyel Otomasyon Teknolojileri Alanı- Endüstriyel Kontrol Dalından mezun olmak.
POZİSYON UNVANI: DESTEK PERSONELİ (AŞÇI)
POZİSYON ADEDİ: 12
KPSS PUAN TÜRÜ: KPSS-P93 Ön lisans
KONTENJAN: Ankara (2), Balıkesir (1), Bitlis (1), İstanbul (1), İzmir (1), Kayseri (1), Malatya (1), Tekirdağ (1), Trabzon (1), Yozgat (1), Zonguldak (1) ARANAN
a) 2022 yılında yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavında KPSS-P93 puan türünde en az 60 puan almış olmak.
b) [Nitelik Kodu: 3222] Aşçılık, Hazır Yemek ve Aşçılık, Mutfak Yönetimi, Yemek Pişirme Teknikleri, Gastronomi ve Mutfak Sanatları, Gemi Aşçılığı ön lisans programlarının birinden mezun olma
POZİSYON UNVANI: DESTEK PERSONELİ (BULAŞIKÇI)
POZİSYON ADEDİ: 9
KPSS PUAN TÜRÜ: KPSS-P94 Ortaöğretim
KONTENJAN: Adıyaman (1), Aydın (1), Eskişehir (1), Mersin (1), İzmir (1), Sakarya (1), Tekirdağ (1), Van (1), Yozgat (1)
a) 2022 yılında yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavında KPSS-P94 puan türünde en az 60 puan almış olmak.
b) [Nitelik Kodu: 2001] Ortaöğretim Kurumlarının herhangi bir alanından mezun olmak.
POZİSYON UNVANI: DESTEK PERSONELİ (TEMİZLİK)
POZİSYON ADEDİ: 48
KPSS PUAN TÜRÜ: KPSS-P94 Ortaöğretim
KONTENJAN: Adana (2), Ankara (Taşra) (10), Antalya (1), Bingöl (1), Bursa (4), Denizli (1), Edirne (1), Giresun (2), Isparta (1), İstanbul (16), İzmir (2), Kocaeli (1), Muğla (1), Tekirdağ (1), Şanlıurfa (2), Yalova (1), Kilis (1)
a) 2022 yılında yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavında KPSS-P94 puan türünde en az 60 puan almış olmak.
b) [Nitelik Kodu: 2001] Ortaöğretim Kurumlarının herhangi bir alanından mezun olmak.
NASIL BAŞVURU YAPILIR?
Adaylar başvurularını 05.06.2024-14.06.2024 tarihleri arasında son gün saat 23:59’a kadar e-Devlet Kapısı üzerinden Sosyal Güvenlik Kurumu – Kariyer Kapısı Kamu İşe Alım hizmeti veya Kariyer Kapısı üzerinden (https://isealimkariyerkapisi.cbiko.gov.tr) e-Devlet şifresi ile giriş yaparak gerçekleştireceklerdir. Belirtilen süre içinde Kariyer Kapısı üzerinden yapılmayan başvurular dikkate alınmayacaktır.
Birden fazla bölüm mezunu olan ya da birden fazla pozisyona şartları tutan adaylar sadece bir (1) bölüm veya pozisyon için müracaatta bulunabileceklerdir.
Gerçeğe aykırı belge verenler ya da beyanda bulunanlar hakkında yasal işlem yapılacak olup, atamaları yapılmış ise atamaları iptal edilecek ve idare tarafından kendilerine bir bedel ödenmiş ise bu bedel yasal faizi ile birlikte tazmin edilecektir.
İLANIN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN
]]>TRT Haber’den Sertaç Aksan’ın Otomotiv Uzmanı Erol Şahin ile yapmış olduğu röportaj bu şekilde:
Bu kapsamda geçmişte opsiyonel olan ve bazıları ciddi ücretler ödenerek satın alınan kimi sistemlerin sıfır araçlarda standart olması zorunlu hale geliyor.
Haliyle elde kalan ve söz konusu standartları taşımayan araçların akıbeti merak ediliyor. Hem yeni gelen kuralların neleri kapsadığını hem bu durumun sıfır ve ikinci el otomobil fiyatlarına muhtemel etkisini Otomotiv Uzmanı Erol Şahin ile konuştuk…

GENEL GÜVENLİK YÖNETMELİĞİ NELERİ DEĞİŞTİRİYOR?
Sürecin sektöre etkilerine geçmeden önce mevcut durumla ilgili genel bir çerçeve çiziyor Şahin ve yeni yönetmeliğin ne anlama geldiğini anlatıyor… Bu yönetmeliğin aslında AB mevzuatına uyum çerçevesinde Mayıs 2020’de hazırlandığı bilgisini paylaşıyor.
Temel olarak araçların genel güvenliği ve karayolu kullanıcıları ile yolcuların korunması esas mesele. Zaten belirlenen güvenlik unsurlarına sahip olmayan araçların üretimine tip onayı verilmemesi bunun en büyük göstergesi. “Bu çalışmalar yapıldığında sürecin başlangıç tarihi olarak 7 Temmuz 2024 işaret edildi” diyor Şahin.
Peki, yönetmelikle neler değişiyor? Erol Şahin, standart olması zorunlu kılınan sistemleri saymaya başlıyor. Acil durum frenleme asistanı, sürücü yorgunluk algılama sistemi, alkol kilidi hazırlığı, kaza veri kaydedicisi, ani frende otomatik yanan flaşörler, önden çarpmada yaya koruması için ‘safety glass’ özellikli ön cam bunlardan bazıları.
Akıllı hız yardımı, yolun hız limitine göre geri bildirim veren bir hız sabitleme sistemi, şerit takip asistanı, geri görüş kamerası veya arka park mesafe sensörü yeni dönemin olmazsa olmazları. Ayrıca, otobüsler ve kamyonlarda ise olası kör noktaları daha iyi belirlemeye yönelik teknolojiler, yayalar veya bisikletlilerle çarpışmaları önlemek için uyarılar ve lastik basıncı izleme sistemleri zorunlu olacak.

AB YÖNETMELİĞİ OTOMOBİLDE FİYATLARI DÜŞÜRÜR MÜ?
Elimizde yeni bir yönetmelik ve yeni bir tarih var. Haliyle sürecin nasıl ilerleyeceği ve özellikle iç piyasanın nasıl şekilleneceğinin cevabını arıyoruz. Tabii en çok merak edilen konu bu değişimin fiyatlara yansıması. Önce işleyişe dair görüşlerini paylaşıyor Erol Şahin:
“Otomotiv sektöründe en çok kafa karıştıran ve şaşkınlık yaratan nokta bu yönetmeliğin başlangıç tarihi ve ilerleyişi olacak. Çünkü ilk yönetmelikte 7 Temmuz itibarıyla stokta bulunan araçların satışı için adet sınırı olmadan 12 aylık bir süre tanımlanmıştı. Ardından Bakanlık tarafından bu madde değiştirildi ve tescil standardı getirildi. Bir önceki yıl yani 2023 yılında ilgili markanın toplam satış adedinin sadece yüzde 10’u kadar aracı stokundan 7 Temmuz sonrası satabileceği belirtildi.
İşte burada sorun başlıyor çünkü Avrupa’dan gelen araçlar siparişten 2-3 ay, Asya’dan gelenler ise 4-5 ay önce çıkan araçlar. Mayıs başında alınan kararla markaların elinde standart dışı on binlerce araç kalma durumu oluştu. Bu araçlar ülkeye gelecek ancak satışı mevcut tabloya göre mümkün olmayacak. Peki değeri milyarlarca lirayı aşan bu araçlar ne olacak sorusu bugün itibarıyla yanıtsız kalıyor…”

SIFIR VE İKİNCİ EL OTOMOBİL FİYATLARI DÜŞECEK Mİ?
Otomotiv sektöründe konu ne olursa olsun en çok merak edilen husus yaşananların fiyatları nasıl etkileyeceği. Bayilerin elinde yeni yönetmelik standartlarına uymayan araçların ne olacağı sorusu kritik.
Erol Şahin, mevcut standartları karşılamayan stokların 7 Temmuz öncesi bitirilmesinin önem kazandığını söylüyor. “Zaten son iki ayda yapılan kampanyalar da bunun işareti” dedikten sonra sözlerini şöyle tamamlıyor:
“Bir tarafta 2-3 aylık dönemde hızla daralan sıfır araç pazarı diğer tarafta ise yeni güvenlik yönetmeliği nedenli satılamayacak sıfır araç stoku… Bu açmaz bir şekilde devam edecek…
İndirimler sınırlı da olsa 6-7 aydır durgun olan 2. el otomobil pazarı üzerindeki baskıyı elbette artıracaktır. Ancak dediğimiz gibi durgun ve düşüşte olan pazarda fiyatlara ne derece etkisi olur bekleyip görmek gerek…
Öte yandan değişen yönetmelik çok değerli sistemlerin araçta standart olmasını zorunlu kılıyor. Bu güvenlik ekipmanlarının sıfır araç maliyetlerine etkisinin yaklaşık 1.000-2.000 avro arasında olacağı görülüyor.
Bu da aslında vatandaşın 7 Temmuz sonrası güvenlik ekipmanları takılı araçları alabilmek için fark ödeyeceği anlamına geliyor. Peki, bu süreçte yeni bir araç alınır mı? İhtiyacı olan vatandaşlar için her zaman alım zamanı…”
Milli Savunma Bakan Yardımcısı Celal Sami Tüfekci, açılışta yaptığı konuşmada, askeri teknolojilerle sivil teknolojiler arasındaki ilişkiye dikkati çekerek, birinci ve ikinci dünya savaşlarında uçak ve jet motorları geliştirildiğini ve çok geçmeden de dünya genelinde sivil hava taşımacılığının yaygınlaştığını söyledi.

Bugün küresel şirketlerin teknolojiye büyük yatırımlar yaptığını belirten Tüfekci, “Meydana gelen bu durum, savunma sektörünü sivil dünyadaki gelişmeleri de yakından takip etmeye itmektedir. Bu sebeple eskiden askeri alanda meydana gelen gelişmeler, sivil hayatta kullanılan teknolojilere evrilirken günümüzde bu durum biraz daha dengelenmiş ve sivil alandaki gelişmeler askeri alana aktarılmaya başlanmıştır. Bunun en güzel örneğini haberleşme teknolojilerinden olan 5G’de görüyoruz.” dedi.
Tüfekci, savunma sanayisinin Türkiye’nin güvencesi haline geldiğinin altını çizerek, “Modern Türk Silahlı Kuvvetleri oluşturabilmek için teknolojiden büyük oranda faydalanılmalı, diğer gelişmiş ülke orduları, sivil firmalar, üniversiteler ve araştırma kurumları düzenli bir biçimde takip edilmeli. Aynı zamanda dost ve müttefik ülkelerle ortak çalışmalar gerçekleştirilmelidir.” değerlendirmesini yaptı.
Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Çağlar Yılmaz da SEDEC’in artık bir marka olduğuna dikkati çekerek, “Türk savunmasının başarısı burada dünyanın gözleri önüne seriliyor. Türkiye gibi jeopolitik olarak önemli konumdaki ülkeler için savunma sanayisi stratejik değere sahip bulunuyor. Savunma sanayinin geliştirdiği teknolojik yenilikler aynı zamanda diğer sektörleri de etkiliyor.” diye konuştu.

“AMACIMIZ DAHA BAĞIMSIZ BİR TÜRKİYE”
Savunma ve Havacılık Sanayii İmalatçılar Derneği (SASAD) Genel Sekreteri Oğuz Hamşioğlu da güvenlik ve savunmanın hem Türkiye’nin hem de dünyanın en önemli gündem maddelerinden biri haline geldiğini ifade etti.
Türkiye’nin bölgesel anlamda güçlü bir aktör olarak varlığını sürdürebilmesi için bölgesel gelişmeleri takip etmesi gerektiğini vurgulayan Hamşioğlu, “Hem küresel hem de bölgesel anlamda önemli bir aktörüz. Dünya barışı ve güvenliğine katkıda bulunacak ülkelerin başında geliyoruz. Bizim bu kararlılığımız sektörümüzün gelişimine de yansıyor. 5,5 milyar dolara ulaşan Türkiye’nin savunma sanayi ihracatı potansiyeli önemli bir ölçek olarak karşımızda duruyor. Bu sektör dinamik ve öncü bir sektör. Giderek Türkiye ekonomisinde rolü artıyor. Bu rakamlar sektör açısından yeterli değil. Sonraki yıllarda bu hedeflerin daha ileri götürülmesi hem bizlerin hem de sektördeki bütün firmaların hedefi. Amaç dışa bağımlılığı azaltmak, yerlileşme oranlarını yükseltmek ve daha bağımsız bir Türkiye’dir.”
“ÜNIVERSİTE-SANAYİ-TEKNOPARK İŞBİRLİĞİ MODELİ ÖNEMLİ”
Teknopark Ankara Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Gültekin, anayurt ve sınır güvenliğinin ulusal egemenliğin sürdürülmesi, toprak bütünlüğünü ve vatandaşların güvenliğini sağlamak için olmazsa olmaz olduğunu söyledi.
SEDEC’in en yeni teknoloji ve işbirliklerini sunarak global düzeyde farkındalık ve işbirliği yaratmayı amaçladığını aktaran Gültekin, artık güvenlik tehditlerinin askeri ve fiziksel olmanın yanı sıra siber ve hibrit gibi yeni nesil risklerle daha karmaşık hale geldiğini anlattı.

Gültekin, SEDEC’in son teknoloji güvenlik çözümlerini sergilemek ve global güvenlik sorunlarına pratik çözümler sunmak üzere hazırlandığını belirterek, şunları kaydetti:
“Bu etkinlikler, ülkemizin savunma güvenlik kapasitesini artıran ve uluslararası alanda ülkemizin itibarını pekiştiren önemli bir araçtır. Ekonomilerin dönüşümünde kritik role sahip olan üniversite-sanayi işbirliğinin gelişmiş versiyonu olan üniversite-sanayi-teknopark işbirliği modeli önemlidir. Bu model bilgi ve teknolojinin ticarileştirilmesi, yüksek katma değerli ürünlerin geliştirilmesi ve ekonomik büyümenin desteklenmesi için önemli katkılar sağlamaktadır. Ülkemiz genç nüfusa, geniş bir sanayi tabanına ve köklü üniversitelere sahip olup bu işbirliğini güçlendirecek büyük bir potansiyele sahiptir. Bu modelin Türkiye’de kurulmuş ve kurulacak üniversitelerde uygulanması, bölgelerin kalkınması ve ülkelerin ekonomik büyümesine önemli katkılar sağlayacaktır.”
“TÜRK SAVUNMA SANAYISI BU GİBİ ETKİNLİKLERLE GÜÇLENECEK”
Teknokent Savunma Sanayi Kümelenmesi Yönetim Kurulu Başkanı Bilal Aktaş da savunma sanayinde yerlilik oranının yüzde 20’lerden yüzde 80’lere ulaştığını belirterek, bu başarının savunma sanayi projelerinde yerli ana yüklenicilerin tercih edilmesi, sanayileşme yükümlülüklerinin belirlenen stratejiler doğrultusunda kararlılıkla uygulanması ve üniversite-sanayi işbirliğini teşvik eden devlet destekleriyle mümkün olduğunu anlattı.
Aktaş, Türk savunma sanayinin son 20 yılda kat ettiği bu yolun stratejik planlama, devlet destekleri, yerli ve milli teknolojilere yapılan yatırımlar ve inovasyona dayalı bir büyüme modelinin sonucu olduğunu belirterek, “SEDEC kapsamında ortaya çıkacak yeni işbirlikleriyle başarının devam edeceğine ve Türk savunma sanayinin uluslararası arenada bu gibi etkinliklerle daha güçlü konuma geleceğine inanıyorum.” diye konuştu.

SEDEC Organizasyon Komitesi Başkanı Hilal Ünal da güvenliğin en önemli unsurlardan biri olduğunu vurgulayarak, bu meselenin sadece bir ülkenin iç güvenliği meselesi değil küresel istikrar için de önemli bir unsur olduğunu söyledi.
SEDEC kapsamında güvenlik ve teknoloji uzmanlarının bir araya geldiğine dikkati çeken Ünal, etkinlik kapsamında bilgi paylaşımı ve işbirlikleri yapılacağını bildirdi.
Savunma Sanayii Başkanlığı ile Savunma ve Havacılık Sanayi İhracatçıları Birliğinin desteğiyle organize edilen SEDEC 2024’te, ana yurt güvenliği, sınır güvenliği, iç güvenlik sistemleri ve savunma tedarik zinciri konularında güvenlik sektörünün geleceğine yön veren adımlar atılması bekleniyor.
Etkinlik, aynı zamanda önceden planlanan ikili iş görüşmeleri kapsamında yurt dışındaki orijinal ekipman üreticileri ile birinci ve ikinci seviye tedarikçileri, Türk güvenlik ve savunma sanayisi firmalarıyla buluşturacak. Türk firmalarının, özellikle KOBİ’lerin, yetenekleri ve başarıları, yabancı katılımcılara daha yakından tanıtılacak.
“Hedef ihracat” mottosu ile ilk yıllarından beri yurt dışı tedarik makamlarını “sektörün kalbi” konumundaki Ankara’ya taşıyan SEDEC, 2022 yılında 5800 B2B ve B2G görüşmeye ev sahipliği yaptı. Etkinlik sonrasında firmalar kurdukları bağlantılarla yurt dışı tedarik makamlarına mal ve hizmet sağlamaya devam etti. SEDEC 2022 sonrasında bile birkaç ay boyunca yurt dışından gelen heyetler firmalar ile buluşmayı sürdürdü.
Bu yıl da firmalar SEDEC’e gelen heyetler ile ihracat bağlantılarını artıracak. Firmalar ihracat yaptıkça güçlenecek ve özellikle teknolojisi yüksek olan ana yurt güvenliği sektörüne daha fazla ürün geliştirebilecek.
SEDEC Organizasyon Komitesi Başkanı Hilal Ünal, Güney Amerika, Asya Pasifik ve Orta Doğu ülkeleri ağırlıklı olmak üzere 80’den fazla ülkenin temsilcilerini SEDEC’e davet ettiklerini ve yurt dışı katılım rekorunu kırmak için çalıştıklarını söyledi.
SEDEC’in ihracat odaklı stratejik öneme sahip bir etkinlik olduğuna işaret eden Ünal, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Türkiye’de geliştirilmiş sistem ve ekipmanların dost ve müttefik ülkelere ihracatı ile ilgili çalışmalarımızı söz konusu bölgelerde yoğunlaştırdık.
Ülkeler güvenlik sektörüne eskisine oranla daha fazla bütçe ayırıyor, tüm dünyada yaşanan çatışmalar neticesinde ihtiyaçlar artıyor. Bu da teknolojinin güvenlik ve savunma sektöründeki hızlandırıcı etkisinden kaynaklanıyor. SEDEC’e katılan firmalar burada sağlanan işbirliği ortamı ile ihracat hedeflerini gerçekleştirebilecekleri fırsatları da yakalamış olacak.”
Hilal Ünal, yurt dışı sınır ve güvenlik, iç güvenlik kurumları ve bağlı birimlerin temsilcilerinin yanı sıra özellikle ihracatın diğer fazı olan yabancı OEM’lerin tedarik zincirine Türk tedarikçileri bağlamak için Boeing, Airbus, Tawazun Holding, Thales, BAE Systems ve KAI gibi uluslararası oyuncuları da SEDEC 2024’e davet ettiklerini kaydetti.
YERLİ ÜRETİCİYE YURT İÇİNDE VE DIŞINDA İŞ FIRSATLARI
SEDEC, İçişleri Bakanlığı ve bağlıları Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve bağlıları Kara, Deniz, Hava Kuvvetleri Komutanlıkları, Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ve Milli İstihbarat Teşkilatı makamlarını, üreticilerle doğrudan bağlantıya geçiren; ana sanayilerdeki sistem üreticilerinin, KOBİ seviyesinde tedarik zinciri bağlantılarını en kısa sürede sağlayabilen etkin bir platform sunuyor.
SSB ile Savunma ve Havacılık Sanayi İhracatçıları Birliğinin desteğiyle organize edilen SEDEC 2024’te, ana yurt güvenliği, sınır güvenliği, iç güvenlik sistemleri ve savunma tedarik zinciri konularında; güvenlik sektörünün geleceğine yön veren adımlar atılacak.
Etkinlik, aynı zamanda önceden planlanan ikili iş görüşmeleri kapsamında yurt dışındaki orijinal ekipman üreticileri ile birinci ve ikinci seviye tedarikçileri, Türk güvenlik ve savunma sanayisi firmalarıyla buluşturacak. Türk firmalarının, özellikle KOBİ’lerin, yetenekleri ve başarıları, yabancı katılımcılara daha yakından tanıtılacak.
Etkinliğin ilk gününde; ana yurt güvenliği, sınır güvenliği ve iç güvenlik sistemlerinin tedarik zinciri konularını kapsayan bir konferans da gerçekleştirilecek.
Nükleer Enerji Yüksek Mühendisi Korcan Kayrın, radyasyonun NGS’lerde güvenlik açısından büyük önem taşıdığını belirterek “NGSlerin çalışma prensibi termik santrallere çok benzemektedir. En önemli fark kullanılan radyoaktif kaynaktır. İşte tam bu sebeple güvenlik açısından radyasyon en önemli başlıktır. NGS’ler hem çalışanların hem de çevrenin radyasyona maruz kalmaktan korunmasını sağlamak için sıkı güvenlik önlemleri ve protokolleri ile donatılmıştır” diye konuştu.

KAYRIN: AKKUYU NGS, TÜRKİYE’NİN ENERJİ ARZ GÜVENLİĞİNİ ARTIRMAK İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR YATIRIM
Kayrın, NGS’lerin yakıtın kendisinden başlayarak en dış katmana kadar derinlemesine güvenlik anlayışı ile tasarlandığını ve olası riskleri önlemek ve azaltmak için sağlam muhafaza yapıları, yedekli soğutma sistemleri, acil durum kapatma sistemleri, aktif ve pasif güvenlik mekanizmaları da dahil olmak üzere çok katmanlı güvenlik özelliklerine sahip olduğunu belirterek “NGS’ler sıkı bir düzenleyici gözetime de tabidir ve güvenlik standartlarına uygunluğu sağlamak için düzenli denetimler yapılır. Ayrıca, santral çevresindeki hava, su ve toprak sürekli olarak izlenir ve güvenliğin sağlanması için gerekli önlemler alınır. Sonuç olarak, NGS’ler güvenli ve güvenilir bir şekilde çalışmakta ve dünyanın artan enerji taleplerini karşılamak için gerekli olan düşük karbonlu enerjinin hayati bir kaynağını sağlamaktadır. Kapsamlı güvenlik önlemleri alınarak inşa edilen Akkuyu NGS, Türkiye’nin enerji arz güvenliğini artırmak ve enerji kaynaklarını çeşitlendirmek için çok önemli bir yatırımdır. Nükleer enerji, bir ülkenin enerji karmasında mutlaka yer alması gereken değerli bir teknolojidir” şeklinde konuştu.
“İDDİALAR MANTIKLI BİR TEMELE DAYANMAKTAN UZAK”
Nükleer santrallerin tehlikeli olduğuna dair iddiaların “mantıklı bir temele dayanmaktan uzak” olduğunu belirten Kayrın, Fransa örneğini vererek turistlerin yoğun olduğu bir bölgedeki nükleer santraldeki halkın çoğunun, santralden kaynaklanan bir sıkıntı yaşamadığını söyledi. Ayrıca radyasyonun, sağlık ve diğer alanlar için gerekli olduğunu da dile getiren Kayrın, “Nükleer enerji sadece enerji sağlamakla kalmayıp aynı zamanda değerli bir teknoloji de sunmaktadır. Nükleer enerji, tıp, tarım ve sanayi gibi alanlarda da büyük katkılar sağlar” dedi.

TÜRKMEN: SOĞUTMA SİSTEMLERİ NÜKLEER SANTRALLERDE KRİTİK ROL OYNAR
ABD Ohio Devlet Üniversitesi Araştırma Görevlisi Yüksek Nükleer Mühendisi Gülçin Sarıcı Türkmen de nükleer güç santrallerinde, radyasyonla ilişkili potansiyel riskleri azaltmak için kapsamlı önlemler alındığını belirtti. Türkmen, bu önlemlere ilişkin şunları söyledi:
“Reaktör kalbini çevreleyen yapılar, depremler veya dış etkiler gibi aşırı koşullara dayanacak şekilde, hatta ciddi bir kaza durumunda bile radyoaktif malzemelerin çevreye salınmasını önlemek için tasarlanmıştır. Reaktör kalbi içinde, enerji üretimini yönlendiren nükleer fisyon zincir reaksiyonları kontrol çubukları adı verilen ve genellikle bor veya kadmiyumdan yapılan malzemelerle kontrol edilir. Bu kontrol mekanizması, reaktörün istikrarlı ve yönetilebilir bir güç seviyesinde çalışmasını sağlar, kritik bir duruma ulaşmasını veya aşırı reaksiyonları yaşamasını önler. Ayrıca, soğutma sistemleri nükleer santrallerde kritik rol oynar. Bu sistemler nükleer reaksiyonlar sırasında oluşan fazla ısıyı uzaklaştırmak için kullanılır.”
“MAALESEF RADYASYONLA İLGİLİ YANLIŞ ANLAYIŞLAR GÜNÜMÜZDE OLDUKÇA YAYGIN VE BU DA İNSANLARI ENDİŞELERE YÖNLENDİREBİLİYOR”
Türkmen, nükleer santrallerin çeşitli senaryoları göz önünde bulunduran kapsamlı acil durum müdahale planlarına sahip olduğunu aktararak bu planların düzenli tatbikatlar, personel eğitimi, yerel acil servislerle koordinasyon ve halk için iletişim stratejilerini içerdiğini söyledi. Radyasyonun, modern yaşamımızın bir parçası olduğunu ve aslında nükleer santraller dışında güneşin de dahil olduğu pek çok farklı kaynaktan radyasyon geldiğini belirten Türkmen, “Maalesef radyasyonla ilgili yanlış anlayışlar günümüzde oldukça yaygın ve bu da insanları endişelere yönlendirebiliyor. Radyasyonla ilgili yanlış algıları ortadan kaldırmak, eğitim, iletişim ve sürekli araştırma gibi çok yönlü ve sürekli bir çaba gerektirir. Eğitim bu çabanın temelini oluşturur. Okullar, halka açık seminerler ve çevrim içi kaynaklar gibi çeşitli kanallar aracılığıyla halka radyasyon hakkında doğru ve erişilebilir bilgiler sunulmalıdır. Teknik jargondan kaçınmak ve benzetmeler veya gerçek hayattan örnekler kullanmak bu çabayı destekleyebilir. Şeffaflık ise özellikle radyasyonla ilişkili bir olay gerçekleştiğinde hayati önem taşır. Potansiyel riskler, alınan önlemler ve devam eden izleme çabaları hakkında zamanında ve doğru bilgi yaymak güven inşa etmeye ve korkuları azaltmaya yardımcı olur” diye konuştu.
“RADYASYON, MODERN TIPTA TEMEL BİR ARAÇTIR”
Radyasyon, modern tıpta temel bir araç olduğunu ve çeşitli hastalıkların hem tanısında hem de tedavisinde önemli rol oynadığını vurgulayan Türkmen, “Teşhiste çeşitli görüntüleme yöntemleri, vücudun iç yapılarının ve fonksiyonlarının ayrıntılı görüntülerini yakalamak için radyasyondan yararlanır. Öncü bir teşhis aracı olan röntgen, kemik kırıklarının, eklem anormalliklerinin, zatürre ve akciğer kanseri gibi göğüs rahatsızlıklarının tespitinde çok değerlidir. Bilgisayarlı Tomografi (BT) taramaları vücudun kesitsel görünümlerini sunarak felçlerin, travmatik yaralanmaların ve sayısız karın hastalıklarının teşhisine yardımcı olur. Ek olarak, Pozitron Emisyon Tomografisi (PET) taramaları ve kemik taramaları da dahil olmak üzere nükleer tıp görüntüleme teknikleri, metabolik süreçleri vurgulamak ve kanser, kalp hastalıkları ve nörolojik bozuklukların göstergesi olan anormallikleri belirlemek için radyofarmasötikler kullanır. Harici Işın Radyasyon Terapisi (EBRT), vücudun dışından hedef tümörlere yüksek enerjili radyasyon ışınları iletir ve kanser hücrelerini etkili bir şekilde yok ederken çevredeki sağlıklı dokulara verilen zararı en aza indirir” diye konuştu.
Bakan Güler, kardeş ülke KKTC’de bulunmaktan ve Kıbrıs adasının güvenliğine yönelik önemli bir fonksiyon üstlenen 28’inci Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı’nda Mehmetçik ile bir arada olmaktan büyük bir mutluluk duyduğunu belirterek, “Bölgemizde ve dünyada çok boyutlu gelişmelerin yaşandığı; artan risk ve tehditler nedeniyle güvenlik paradigmalarının sürekli değiştiği kritik bir süreçten geçiyoruz. Bu süreçte jeopolitik ehemmiyeti yüksek bir coğrafyada bulunan ülkemizin de tüm bu tehdit ve tehlikelere karşı, daima güçlü ve uyanık bulunması bir zorunluluk haline geliyor. Dolayısıyla Milli Savunma Bakanlığı (MSB) olarak bizler de ülkemizin bekası, asil milletimizin güvenlik ve huzuru için son bir asrın en yoğun ve en etkin faaliyetlerini gerçekleştiriyoruz. Bu kapsamda şanlı ordumuz, yurt içinde ve sınır ötesinde icra edilen operasyonlar ile terörle mücadelede büyük başarılar elde ediyor. Kahraman Mehmetçiklerimiz, son teröristi de etkisiz hale getirme kararlılığıyla mücadelesini büyük bir gayretle sürdürüyor. Operasyonlarımızla eş zamanlı olarak hudutlarımızın emniyetini de en yoğun ve etkili tedbirlerle sağlarken; Mavi ve Gök Vatanımızda hak ve menfaatlerimizi de tereddütsüz ve tavizsiz koruyoruz. Milli meselemiz olan Kıbrıs’ta da Garanti ve İttifak Antlaşmaları kapsamında bulunurken, güvenlik ve barışın korunmasına yönelik faaliyetlerimizi de siz kahraman silah arkadaşlarımın büyük fedakarlıklarıyla başarıyla yerine getiriyoruz” ifadelerini kullandı.
’50 YIL ÖNCE SOYDAŞLARIMIZIN VARLIĞI GARANTİ ALTINA ALINDI’
Türkiye’nin, Kıbrıs sorununa ortaya çıktığı ilk andan itibaren, uluslararası hukuk temelinde, hakkaniyet esasıyla yaklaştığını kaydeden Güler, “Diplomasiyi önceleyerek ve ilgili taraflarla görüşerek sürece çözüm bulmak için yoğun gayret sarf etmiştir. Ancak tüm bu çabalarımıza rağmen Kıbrıs’taki soydaşlarımıza karşı artan baskı ve hatta katliama dönüşen eylemler, garantör devlet olarak barışın tesisi ve soydaşlarımızın korunmasına yönelik adım atmamızı gerekli kılmıştır. Bu çerçevede kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz (TSK), 1974’te büyük bir başarıyla icra ettiği Kıbrıs Barış Harekatı’yla Ada’ya barış ve huzur getirmiştir. Şurası muhakkaktır ki, o süreçte asil milletimizin tüm fertlerinin yüreği, buradaki soydaşlarımızın haklı mücadelesi için atmıştır. Kıbrıs Barış Harekatı’na verilen güçlü destek de Türk milletinin sarsılmaz birlik ve dayanışma ruhuna yeni bir örnek teşkil etmiştir. Bu sene 50’nci yıl dönümünü idrak ettiğimiz bu önemli harekat sayesinde soydaşlarımızın Ada’daki varlığı güvence altına alınmış ve KKTC’nin kuruluşuna giden yol da açılmıştır. O tarihten itibaren Türk Silahlı Kuvvetlerimizin Ada’daki varlığı, barış ve güvenliğin teminatı olup huzur ortamının devamı için en büyük güvencedir. Bugün burada görev yapan siz kahraman silah ve mesai arkadaşlarımın varlığı da barışın ve istikrarın korunması bakımından son derece kıymetlidir, hayatidir” diye konuştu.
Kıbrıs’ın sahip olduğu stratejik konumun, sadece Ada’nın değil; bölgedeki genel güvenlik ve istikrarın devamı bakımından da kritik önemde olduğunun unutulmaması gerektiğine dikkat çeken Bakan Güler, “Dolayısıyla böylesine tarihi bir görevi Kıbrıs Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nın değerli personeli ile büyük bir özveri içerisinde icra ettiğiniz için her birinizi tebrik ediyor; sizleri gözlerinizden öpüyorum. Bu vesileyle ifade etmek isterim ki, nasıl 50 yıl önce soydaşlarımızın yaşadığı zulüm ve acılara sessiz kalmadıysak, bugün de aynı anlayışla Kıbrıs Türk’ünün haklarını koruma azim ve kararlılığına sahibiz” dedi.
‘EGEMEN EŞİTLİK OLMAZSA OLMAZDIR’
Türkiye’nin uluslararası meşruiyeti tamamen elinde bulundurarak Kıbrıs adasındaki varlığını sürdürdüğüne işaret eden Güler, “Türkiye’nin varlığını sorgulayan zihniyete, ülkemizin garantör devlet olma vasfını ve bölgeyle olan tarihi bağlarını bir kez daha hatırlatmak isteriz. Ayrıca Kıbrıslı kardeşlerimizin kazanılmış hakları olan egemen eşitlikleri ve eşit uluslararası statülerinin teyidi, bizim için olmazsa olmazdır. Muhataplarımızı artık; miadı dolmuş, statükocu ve provokatif söylemleri bir kenara bırakmaya; bunun yerine tarihi ve mevcut gerçeklere uygun, makul ve mantıklı bir şekilde çözüme yönelmeye davet ediyoruz. Hem Kıbrıslı Türkler hem de Rum komşularımızın müreffeh geleceği ve Ada’da kalıcı huzur ve barış iklimi için en doğru yolun bu şekilde olacağı muhakkaktır. Sonuç olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da garantör devlet olarak güvenlik, barış ve istikrar için Ada’da bulunmaya ve kardeş KKTC’nin meşru çıkarlarını her koşulda desteklemeye devam edeceğiz” açıklamasında bulundu.
Türkiye’nin ‘İki devlet ve tek yürek’ olduğu KKTC’nin yanında olmayı sürdüreceğini aktaran Güler, Mete Han’dan Sultan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, bugüne kadarki tüm devlet büyüklerini ve komutanları saygıyla andığını belirtti. Ayrıca; Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin lideri Dr. Fazıl Küçük’ü, KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı, şehitleri, Kıbrıslı mücahitleri ve yaşamını yitiren gazileri rahmet ve minnetle yad ettiğin, hayatta olan gazilere, şehit ve gazilerin ailelerine saygı ve şükranlarını sunduğunu kaydetti.
Milli Savunma Bakanlığı kaynakları da Türkiye’nin terörle mücadele çalışmaları kapsamında Irak’a sınır güvenlik sistemlerine ilişkin destek vermeye hazır olduğunu ileterek, “Bu kapsamda onlar da gelip bizim sınır güvenlik sistemlerimizi incelediler.” açıklamasında bulundu.

CUMHURBAŞKANI’NIN IRAK ZİYARETİ VE TERÖRLE MÜCADELE
Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Irak ziyareti kapsamında terörle mücadeleye ilişkin sorular üzerine şunları söyledi:
“Sn. Bakanımızın da refakat ettiği Sn. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN’ın Irak ziyaretinde Türkiye-Irak ilişkileri geniş bir çerçevede ele alınmıştır. Görüşmelerde başta PKK olmak üzere FETÖ, DEAŞ gibi terör örgütleri ile uzantılarına karşı atabileceğimiz müşterek adımlar istişare edilmiştir.
Bu adımlara yönelik diğer anlaşmalarla birlikte terörle ortak mücadele ve güvenlik alanında işbirliği kapsamındaki anlaşma ve mutabakatlar aktedilmiştir. Bu kapsamda güvenlik, ortak sınır güvenliği ve terörle mücadele alanlarındaki işbirliğinin kurumsallaştırılmasını ve sürdürülmesini sağlamak üzere teşkil edilecek “Güvenlik Ortak Koordinasyon Merkezi’nin” esaslarını belirlemeye yönelik müzakereler Irak tarafı ile sürdürülmektedir.
MSB’DEN NET MESAJ: HAZIRIZ!
Irak’a sınır güvenlik sistemlerine ilişkin olarak da destek vermeye hazır olduğumuzu kendilerine ilettik. Bu kapsamda onlar da gelip bizim sınır güvenlik sistemlerimizi incelediler.

1 OCAK’TAN BU YANA 802 TERÖRİST ÖLDÜRÜLDÜ
Bu kapsamda Irak ve Suriye’nin kuzeyi dâhil;
Kararlı operasyonlarımız sonucu Irak’ın kuzeyindeki barınma alanlarından kaçan 2 PKK’lı terörist daha 21 Nisan’da Habur’daki Hudut Karakolumuza teslim olmuştur.

SON BİR HAFTADA SINIRLARDA 284 KİŞİ YAKALANDI
Birliklerimizin imkân ve kabiliyetlerinin sürekli olarak geliştirildiği, dünya standartlarında ve teknoloji yoğunluklu sistemlerle korunan hudutlarımızda;
BAKAN GÜLER’İN PROGRAMI

BAŞKAN ERDOĞAN’IN IRAK ZİYARETİ
Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; ikili ilişkiler ve uluslararası misyonlar çerçevesinde birçok coğrafyada başarıyla görev yapmakta; bölgesel ve küresel barış ve istikrara önemli katkılar sunmaktadır.
Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde gerçekleştirilen Irak ziyaretinde;
Türkiye ile Yunanistan heyetleri arasında Güven Artırıcı Önlemler Toplantısı,
22 Nisan’da Atina’da gerçekleştirilmiştir.
Olumlu bir havada geçen toplantıda; 2024 yılı boyunca daha önce mutabık kalınan Güven Artırıcı Önlemler ile 2025 yılı uygulama planında yer alacak faaliyetler ele alınmış, bir sonraki toplantının Türkiye’de icra edilmesi konusunda karara varılmıştır.
İsrail’in Gazze’ye yönelik başlattığı saldırılar karşısında ülkemizin önceliği saldırıların durdurulması ve bölgesel barış adına kalıcı ateşkesin bir an önce tesis edilmesidir.
Masum Filistinlilerin özellikle çocukların öldürülmesinin ve yerlerinden edilmesinin hiçbir bahanesi olamaz. Hem bölge ülkeleri hem de uluslararası toplum yaşanan bu vahşet karşısında seslerini yükseltmeli, bu haksızlık ve hukuksuzluğun tüm dünyaya da yansıyabileceğini unutmamalıdır.
“ERMENİLER TARAFINDAN KATLEDİLEN MASUM TÜRKLERİ RAHMETLE ANIYORUZ”
Ayrıca; sözde Ermeni soykırımı olarak çarpıtılan olaylarda Ermeniler tarafından katledilen savunmasız ve masum Türkleri bir kez daha rahmetle anıyoruz.

EĞİTİM-TATBİKAT FAALİYETLERİ / ULUSLARARASI GÖREVLER
Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, hâlihazırda yürüttüğü tüm operasyonları ve görevleri ile eş zamanlı olarak eğitim ve tatbikat faaliyetlerini de aralıksız sürdürmektedir.
Türk Silahlı Kuvvetlerimizin planlı en büyük tatbikatlarından olan EFES-2024’ün Bilgisayar Destekli Komuta Yeri Safhası bugün (25 Nisan) başlamış olup 08 Mayıs’a kadar devam edecektir. Söz konusu tatbikatın Fiilî Atışlı Safhası ise 09-30 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecektir. Şu ana kadar 49 ülkeden 1.567 personelin katılacağı bildirilen tatbikat son yılların en geniş katılımlı EFES tatbikatı olacaktır.
NEPTUNE STRIKE faaliyetinin 26-30 Nisan arasındaki bölümüne TCG Anadolu’nun liderliğinde Anadolu Görev Grubu ile ilk defa katılım sağlanacaktır.
Türkiye-Japonya arasındaki diplomatik ilişkilerin tesisinin 100’üncü, ERTUĞRUL fırkateyninin Japonya seyrinin 134’üncü yıl dönümü kapsamında, 20 ülke 24 liman ziyareti gerçekleştirecek olan TCG KINALIADA korvetimiz, Cidde ve Cibuti’nin ardından 23 Nisan’da Mogadişu/Somali’ye ulaşmıştır.
Somali’de liman ziyareti yapan TCG KINALIADA korvetimiz, Somali Cumhurbaşkanı tarafından ziyaret edilmiştir.
Gemimizi bizzat ziyaret ederek onurlandıran Somali Cumhurbaşkanı, konuşmasında iki ülke arasındaki dostluk, kardeşlik ve stratejik ortaklığa vurgu yapmıştır.
Bu vesileyle Somali’de güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik eğitim, danışmanlık ve destek faaliyetlerimizin artarak devam edeceğini bir kez daha vurguluyoruz.
TCG KINALIADA korvetimiz bugün bir sonraki liman olan Maldivler’e doğru seyre başlayacak ve Japonya’ya intikaline devam edecektir.
NATO Müşterek Hava ve Deniz Komutanlıkları iş birliği kapsamında; Muharebe Görev Kuvveti tarafından 22 Nisan’da Doğu Akdeniz’de icra edilen Hava Savunma Eğitimine 4 adet F-16 uçağımız ile katılım sağlanmıştır.
Yarın (26 Nisan) Çanakkale 18 Mart Üniversitesinde SOLOTÜRK pilotlarımızın, 27 Nisan’da ise Yeşilköy/İstanbul’da bulunan Hava Kuvvetleri Müzemizde Türk Yıldızlarımızın söyleşi ve imza etkinlikleri yapılacaktır. Söz konusu etkinliklere tüm halkımız davetlidir.
MİLKAR’IN KABUL FAALİYETİ TAMAMLANDI
Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde geliştirilen yerli, millî ve modern teknolojiyi haiz savunma sanayisi ürünleri ile Türk Silahlı Kuvvetlerimizin etkinlik ve caydırıcılığı daha da artmaktadır.
Bu kapsamda, Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda Taşınabilir Elektronik Taarruz Sisteminin (MİLKAR) muayene ve kabul faaliyeti tamamlanmıştır.
ÖĞRENCİ VE PERSONEL TEMİNİ FAALİYETLERİ / ÖNEMLİ DUYURULAR
Personel ve askerî öğrenci alım/temin faaliyetlerimiz de planlandığı şekilde devam etmektedir.
Sonuç olarak dünyanın en güçlü ordularından biri olan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, asil milletimizin sevgisi ve güveninden aldığı ilhamla üstlenmiş olduğu tüm görevleri başarıyla yerine getirmeye, başta yakın coğrafyamız olmak üzere küresel güvenlik, barış ve istikrarın tesisine yönelik faaliyetlerine artan bir gayretle devam edecektir.
Ermenistan Başbakanı Paşinyan, Ermenistan’ın KGAÖ üyeliğini dondurduğunu açıklayarak KGAÖ’nun Ermenistan’a yönelik güvenlik yükümlülüklerini yerine getirmediğini açıkladı. Aynı zamanda, Ermenistan’ın güvenlik alanında çok yönlü bir strateji benimsediğini ve çıkarların farklı yönlerde ve farklı aktörlerle birleştirilmesine dayanan bir çeşitlendirme politikası izlediğini duyurdu. Ayrıca, Avrupa Birliği’nin sivil gözlem misyonu tarafından Ermenistan’ın sınırları denetleniyor.
Ermenistan Parlamentosu Savunma ve Güvenlik İşleri Daimi Komitesi Başkanı Andranik Koçaryan ve Doğu Bilimi Uzmanı Dr. Armen Petrosyan, Ermenistan’ın yeni güvenlik politikasını ve Ermenistan-Türkiye ilişkilerinin normalleşme sürecinin sonuçlarını değerlendirdi.
PETROSYAN: “FRANSA İLE ASKERİ ALANDA İŞ BİRLİĞİ DERİNLEŞTİ”
2. Karabağ savaşının ardından, Ermenistan’ın güvenlik politikasını gözden geçirdiğini ve bu alandaki ortaklarını yeniden değerlendirmeye başladığını Doğu Bilimi Uzmanı Dr. Armen Petrosyan, “2020’deki savaşın ardından, özellikle 2021 yılının Mayıs ve Kasım ayları ile 2022 Eylül ayı dikkate alındığında, Ermenistan ciddi güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya kaldı ve bu bağlamda mevcut güvenlik sisteminin yetersiz olduğu gözler önüne serildi. Bu nedenle, Ermenistan, güvenlik sisteminin içeriğini değiştirmeye ve önceki tek merkezli sistemden daha katmanlı bir yapıya geçmeye yönelik stratejik bir karar aldı. ‘Çeşitlendirme politikası’ olarak adlandırılan bu stratejinin amacı, çok faktörlü bir güvenlik sistemi oluşturarak aynı anda birden fazla ortakla iş birliğinin yapılmasıdır. Bu politikanın mantığına uygun olarak, Hindistan’dan silah alındığına tanık olduk. Fransa ile askeri alanda iş birliği derinleşti. Son zamanlarda özellikle İran ile siyasi ve güvenlik düzeyinde daha yakın bir iş birliği olduğunu görüyoruz. Rusya ile olan ilişkiler de devam etmektedir. Ermenistan’ın KGAÖ üyeliğinin dondurulmasına rağmen, KGAÖ’nün Ermenistan’ın taleplerini yerine getirmesi durumunda bu örgüt ile iş birliği gündemde kalmaya devam edecektir” ifadelerini kullandı.
Ermenistan için komşularıyla sorunlu ilişkilerin çözülmesi bölgede barışçıl, istikrarlı bir gelecek inşa etme açısından önemli bir hedef olduğunu aktaran Petrosyan, “Dolayısıyla, Azerbaycan ve Türkiye ile herhangi bir anlaşmazlık olmadığı takdirde genel güvenlik durumu iyileşecek ve güvenlik açısından farklı ortaklarla olan ilişkilerin doğal olarak zamanla şekil değiştirebilecek” diye konuştu.
Ermenistan’ın çok yönlü çabalarıyla her iki komşusuyla olan ilişkilerin normalleşmesini istediğini gösterdiğini aktaran Petrosyan, Azerbaycan ile devam eden müzakereler ve Türkiye ile normalleşme sürecinde atanan özel temsilciler bu çabaların bir yansıması olduğunu söyledi.
Ermenistan’ın diğer ülkelerden satın aldığı silahlarla yeni bir savaş başlatma hazırlığında olduğu iddialarına yönelik Petrosyan, “Daha önce de belirttiğim gibi, Ermenistan’ın yeni güvenlik politikasının temelinde komşularıyla ilişkilerin normalleştirilmesi yer alıyor ve dolayısıyla bu mantıkla hareket edersek, Ermenistan’ın elde ettiği silahlar Ermenistan’ın komşularına saldırgan amaçlarla yöneltilemez. Her ülkenin, herhangi bir ülkeden yeni silah alma hakkı vardır ve eğer uluslararası sözleşmelerin izin verdiği bir silahsa, hiç kimse bunu yasaklayamaz. Ermenistan’ın çeşitli ülkelerle askeri iş birliği öncelikle kendi güvenlik sorunlarını çözmeye ve kendisini savunmaya yönelik bir politikadır” dedi.
KOÇARYAN: “ÜLKEMİZİN SINIRLARINI KORUYUP BARIŞI SAĞLAYACAK İHTİYAÇLARI FARKLI ÜLKELERDE ARIYORUZ”
Ermenistan Silahlı Kuvvetleri ve Savunma Bakanlığının, karşılaştıkları sorunlardan yola çıkarak savunma stratejileri mantığı çerçevesinde imkanlarını çeşitlendirdiklerini belirten Ermenistan Parlamentosu Savunma ve Güvenlik İşleri Daimi Komitesi Başkanı Koçaryan, “2020 yılı savaşından ders alarak, ülkemizin sınırlarını koruyup barışı getirecek fırsatı hayata geçirmemizi sağlayacak ihtiyaçları farklı ülkelerde arıyoruz. Savunma amaçlı silahlardan bahsediyoruz. Bunlar esas olarak hava savunma, anti elektronik silahlar ve silahlı kuvvetler personelinin eğitiminin teknik araçlarıdır. Hepsi sırf savunma amaçlıdır” dedi.
“AZERBAYCAN’DAKİ ESİRLERİMİZ TÜRKİYE’NİN ARABULUCULUĞUYLA SERBEST BIRAKILABİLİR”
Türkiye’nin Ermenistan-Azerbaycan ilişkilerine olumlu etkileri için çok uygun bir an olduğunu değerlendiren Koçaryan, “Atılacak adımlar sadece kapalı sınırların açılmasından ibaret olmamalı. Örnek olarak, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iyi niyeti olarak Azerbaycan’daki esirlerimiz Türkiye’nin arabuluculuğuyla serbest bırakılabilir. Bu ilişkileri normalleşme yönünde insani adımlardan biri de olabilir. Rubinyan ile Kılıç arasındaki görüşmeler de çok önemli. Düzenli olarak görüşmeler yapılmalı. Bölgesel açıdan bakıldığında, diğer ülkelerin, örneğin Gürcistan’ın, barışa ulaşma konusundaki çıkarları dikkate alınmalıdır, çünkü füzeler uçuşa başladığında düzensiz de uçabilir. Eğer barış istiyorsak ve birbirimizin sınırlarını tanıyorsak, o zaman tanınan sınırlar ihlal edilemez. Hiç kimsenin, geniş kapsamlı hedeflerle bile olsa, bu sınırları ihlal etme hakkı yoktur” diye konuştu.
Ermenistan Başbakanı Paşinyan, Ermenistan’ın KGAÖ üyeliğini dondurduğunu açıklayarak KGAÖ’nun Ermenistan’a yönelik güvenlik yükümlülüklerini yerine getirmediğini açıkladı. Aynı zamanda, Ermenistan’ın güvenlik alanında çok yönlü bir strateji benimsediğini ve çıkarların farklı yönlerde ve farklı aktörlerle birleştirilmesine dayanan bir çeşitlendirme politikası izlediğini duyurdu. Ayrıca, Avrupa Birliği’nin sivil gözlem misyonu tarafından Ermenistan’ın sınırları denetleniyor.
Ermenistan Parlamentosu Savunma ve Güvenlik İşleri Daimi Komitesi Başkanı Andranik Koçaryan ve Doğu Bilimi Uzmanı Dr. Armen Petrosyan, Ermenistan’ın yeni güvenlik politikasını ve Ermenistan-Türkiye ilişkilerinin normalleşme sürecinin sonuçlarını değerlendirdi.
PETROSYAN: “FRANSA İLE ASKERİ ALANDA İŞ BİRLİĞİ DERİNLEŞTİ”
2. Karabağ savaşının ardından, Ermenistan’ın güvenlik politikasını gözden geçirdiğini ve bu alandaki ortaklarını yeniden değerlendirmeye başladığını Doğu Bilimi Uzmanı Dr. Armen Petrosyan, “2020’deki savaşın ardından, özellikle 2021 yılının Mayıs ve Kasım ayları ile 2022 Eylül ayı dikkate alındığında, Ermenistan ciddi güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya kaldı ve bu bağlamda mevcut güvenlik sisteminin yetersiz olduğu gözler önüne serildi. Bu nedenle, Ermenistan, güvenlik sisteminin içeriğini değiştirmeye ve önceki tek merkezli sistemden daha katmanlı bir yapıya geçmeye yönelik stratejik bir karar aldı. ‘Çeşitlendirme politikası’ olarak adlandırılan bu stratejinin amacı, çok faktörlü bir güvenlik sistemi oluşturarak aynı anda birden fazla ortakla iş birliğinin yapılmasıdır. Bu politikanın mantığına uygun olarak, Hindistan’dan silah alındığına tanık olduk. Fransa ile askeri alanda iş birliği derinleşti. Son zamanlarda özellikle İran ile siyasi ve güvenlik düzeyinde daha yakın bir iş birliği olduğunu görüyoruz. Rusya ile olan ilişkiler de devam etmektedir. Ermenistan’ın KGAÖ üyeliğinin dondurulmasına rağmen, KGAÖ’nün Ermenistan’ın taleplerini yerine getirmesi durumunda bu örgüt ile iş birliği gündemde kalmaya devam edecektir” ifadelerini kullandı.
Ermenistan için komşularıyla sorunlu ilişkilerin çözülmesi bölgede barışçıl, istikrarlı bir gelecek inşa etme açısından önemli bir hedef olduğunu aktaran Petrosyan, “Dolayısıyla, Azerbaycan ve Türkiye ile herhangi bir anlaşmazlık olmadığı takdirde genel güvenlik durumu iyileşecek ve güvenlik açısından farklı ortaklarla olan ilişkilerin doğal olarak zamanla şekil değiştirebilecek” diye konuştu.
Ermenistan’ın çok yönlü çabalarıyla her iki komşusuyla olan ilişkilerin normalleşmesini istediğini gösterdiğini aktaran Petrosyan, Azerbaycan ile devam eden müzakereler ve Türkiye ile normalleşme sürecinde atanan özel temsilciler bu çabaların bir yansıması olduğunu söyledi.
Ermenistan’ın diğer ülkelerden satın aldığı silahlarla yeni bir savaş başlatma hazırlığında olduğu iddialarına yönelik Petrosyan, “Daha önce de belirttiğim gibi, Ermenistan’ın yeni güvenlik politikasının temelinde komşularıyla ilişkilerin normalleştirilmesi yer alıyor ve dolayısıyla bu mantıkla hareket edersek, Ermenistan’ın elde ettiği silahlar Ermenistan’ın komşularına saldırgan amaçlarla yöneltilemez. Her ülkenin, herhangi bir ülkeden yeni silah alma hakkı vardır ve eğer uluslararası sözleşmelerin izin verdiği bir silahsa, hiç kimse bunu yasaklayamaz. Ermenistan’ın çeşitli ülkelerle askeri iş birliği öncelikle kendi güvenlik sorunlarını çözmeye ve kendisini savunmaya yönelik bir politikadır” dedi.
KOÇARYAN: “ÜLKEMİZİN SINIRLARINI KORUYUP BARIŞI SAĞLAYACAK İHTİYAÇLARI FARKLI ÜLKELERDE ARIYORUZ”
Ermenistan Silahlı Kuvvetleri ve Savunma Bakanlığının, karşılaştıkları sorunlardan yola çıkarak savunma stratejileri mantığı çerçevesinde imkanlarını çeşitlendirdiklerini belirten Ermenistan Parlamentosu Savunma ve Güvenlik İşleri Daimi Komitesi Başkanı Koçaryan, “2020 yılı savaşından ders alarak, ülkemizin sınırlarını koruyup barışı getirecek fırsatı hayata geçirmemizi sağlayacak ihtiyaçları farklı ülkelerde arıyoruz. Savunma amaçlı silahlardan bahsediyoruz. Bunlar esas olarak hava savunma, anti elektronik silahlar ve silahlı kuvvetler personelinin eğitiminin teknik araçlarıdır. Hepsi sırf savunma amaçlıdır” dedi.
“AZERBAYCAN’DAKİ ESİRLERİMİZ TÜRKİYE’NİN ARABULUCULUĞUYLA SERBEST BIRAKILABİLİR”
Türkiye’nin Ermenistan-Azerbaycan ilişkilerine olumlu etkileri için çok uygun bir an olduğunu değerlendiren Koçaryan, “Atılacak adımlar sadece kapalı sınırların açılmasından ibaret olmamalı. Örnek olarak, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iyi niyeti olarak Azerbaycan’daki esirlerimiz Türkiye’nin arabuluculuğuyla serbest bırakılabilir. Bu ilişkileri normalleşme yönünde insani adımlardan biri de olabilir. Rubinyan ile Kılıç arasındaki görüşmeler de çok önemli. Düzenli olarak görüşmeler yapılmalı. Bölgesel açıdan bakıldığında, diğer ülkelerin, örneğin Gürcistan’ın, barışa ulaşma konusundaki çıkarları dikkate alınmalıdır, çünkü füzeler uçuşa başladığında düzensiz de uçabilir. Eğer barış istiyorsak ve birbirimizin sınırlarını tanıyorsak, o zaman tanınan sınırlar ihlal edilemez. Hiç kimsenin, geniş kapsamlı hedeflerle bile olsa, bu sınırları ihlal etme hakkı yoktur” diye konuştu.
1963’ten bu yana düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı 16-18 Şubat tarihlerinde gerçekleştirildi.
Almanya’nın öncülük ettiği ve bilhassa Avrupa Birliği’nin temsil edildiği toplantılarda, aralarında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da bulunduğu üst düzey siyasi temsilciler ve güvenlik uzmanları bir araya geldi.
Konferansa başkanlık eden Alman diplomat Christoph Heusgen, yeni güvenlik raporunun önsözünde üç ana başlığa dikkat çekti ve yıl sonuna kadar hangi sorunlarla karşı karşıya kalınabileceğini ifade etti.
Bu başlıklar; “Jeopolitik gerilimlerdeki artış, ekonomik belirsizlikler ve bu durumun tetikleyicisi durumundaki küresel siyasetteki düşüş eğilimi” oldu.
Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik işgali geçen yılki Münih Güvenlik Endeksi araştırmasında, bilhassa G7 ülkelerinde güvenliğe yönelik en büyük tehdit olarak nitelendirilmişti.
Bu yıl da Batı ülkelerinin tutumu değişmedi.
Konferans sırasında gerçekleştirilen anketlerde, barışın sağlanması için Rusya’nın Kırım da dahil olmak üzere Ukrayna’da ilhak ettiğini açıkladığı bölgelerden çekilmesi, Kiev yönetiminin de AB ve NATO ittifakına katılması gerektiğ igörüşü ön plana çıktı.
Öte yandan bu konuyla ilgili Alman Şansölyesi Olaf Scholz’ün “Zeitenwende” yani geri dönülemez nokta olarak tanımladığı Rusya’nın Ukrayna saldırısından sonra AB ülkelerine yönelik taarruzunu devam ettireceğine dair inancın ise azalması dikkatleri çekti. Risk açısından yüksek gözükse de, savaş yıllara yayıldıkça Kremlin’in niyetinin Batı ile daha büyük bir savaş başlatmak olmadığı değerlendirmeleri yapılıyor.
Konferansta, Çin’in ekonomik gücünün yükselişi, düzensiz göçmen kitlelerinin Avrupa’ya ilerlemeye devam etmesi, DEAŞ ve El Kaide terör örgütleri gibi yapıların bilhassa Afrika’da etkinliklerini artırması, küresel ısınma ve organize suçlardaki artış diğer önemli risk faktörleri olarak görülmüş durumda.
Tüm bu durumlar, Sonuç Bildirisi’ne de yansıdı.
“Münih Güvenlik Konferansı: Organizatörler, küresel güç mücadelelerinin daha da tırmanması ve herkesin kaybettiği bir ‘kaybet-kaybet’ dinamiği konusunda uyarıyor.“ ifadelerine yer verildi.
Avrupa merkezci bir dünya yapısının değiştiği kabul edilerek durumla ilgili neler yapılabileceği değerlendirmeleri yapıldı.
BATI ÇİN İLE REKABET KONUSUNDA GERİDE KALIYOR
Onuncu güvenlik raporunda “Kaybet-Kaybet” başlığının altında mevcut gergin küresel durumda tarafların nasıl kaybettiği detaylandırılıyor.
Hint-Pasifik bölgesinde Çin ve Tayvan arasında askeri çatışma riskinin yükseldiği ifade edildi.
Dünyada yaşanan krizlere karşı genellikle arabulucu rolü oynayan Çin’in siyasi gücünün arttığına vurgu yapılırken; Bu durumun bilhassa Japonya’da korku yarattığı ifade edildi.
ABD, Almanya, Fransa ve Hindistan’ın da Çin’in yükselişinden duyduğu rahatsızlık raporda yerini aldı.
Christoph Heusgen G7 ülkelerinde nüfusun büyük bölümünün, on yıl içinde ülkelerinin daha az güvenli ve müreffeh olacağına inandığına dikkat çekti.
Bunun başlıca sebebinin ekonomik krizler ve mülteci akınları olduğu değerlendirmeleri yapıldı.
Buna karşın Çin’in yükselişinin her alanda devam edeceği beklentisi hakim olmuş durumda.
Konferansta en dikkat çekici durum ise tüm bu gelişmeler değerlendirilirken, Çin Komünist Partisi’nin en üst düzey dış politika temsilcisi Wang Yi’nin toplantıya katılımı oldu.
Wang Yi Amerika’yı sorumsuz hareket etmekle suçladı ve Washington’ın ilişkileri daha fazla germekte olduğunu vurguladı.
İSRAİL’İN GAZZE’YE SALDIRILARI DEĞERLENDİRİLDİ
Toplantıda bir başka önemli başlık ise İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik gerçekleştirdiği saldırılar oldu.
İngiltere Dışişleri Bakanı David Cameron savaş sonrası döneme işaret etti.
İşgal altındaki Filistin topraklarına fon sağlanmasına yardımcı olan Avrupa ülkeleriyle Körfez ülkelerinin yetkililerinin, İsrail ve Filistin halkının geleceğini tartışmak üzere Münih etkinliğinin oturum aralarında buluşacaklarını ifade etti.
Analistler bu görüşmelere ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’in da katılacağını değerlendirdi.
İsrail, Gazze’de 1.5 milyon nüfusun sıkıştığı yer olan Refah’a yönelik saldırısını sürdürmemesi yönünde baskıyla karşı karşıya.
Art arda yapılan açıklamalar Tel Aviv yönetimini kara saldırısına girişmemesi yönünde uyarıyor.
Ancak İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz Münih’te konuyla ilgili gazetecilere demeç verdi.
Hamas’ı orada bırakamayacağı için başka seçenekleri olmadığını söyleyerek saldırının başlayabileceğini aktardı.
Katz’a bu durumda Refah’taki mültecilerin nereye gidecekleri de soruldu.
Katz, daha önce yerle bir edilen Han Yunus’a işaret etti.
İsrail Dışişleri Bakanı, saldırılarla ilgili Mısır’la da koordinasyon sağlayacaklarını söyledi.
İki ülke ilişkilerine zarar vermemenin bir yolunu bulacaklarına inandığını aktardı.
KÜRESELLEŞMEDE DURGUNLUĞA DİKKAT ÇEKİLDİ
Mühin Güvenlik Konferansı’nın bir başka başlığı ise genel olarak ekonomik koşullardan duyulan memnuniyetsizliğin artışı oldu.
Soğuk Savaş sonrası dönemde büyük başarılar elde edildiği ifade edildi.
Ancak zaman içinde Batı’nın egemen devletlerinin mevcut durumdan ve küresel anlamdaki paylarından memnun olmadığı aktarıldı.
Rapora göre küreselleşmede ciddi sorunlar yaşanıyor.
Almanya’daki şirketlerin bu genel eğilimin tersine hareket eden girişimlerde bulunması ise dikkat çekiyor.
Alman şirketleri, Berlin hükümetinin aksi yöndeki çağrılarına meydan okumuş durumda…
Çin’e yoğun yatırımlar yapılmaya devam ediyor.
Çin’deki Alman yatırımları, 2023’ün ilk yarısında rekor seviyeye ulaştı.
AFRİKA’DAKİ YÖNETİM DEĞİŞİKLİKLERİ RAHATSIZLIK OLUŞTURDU
Konferansta, Rusya’nın Afrika’daki Sahel bölgesinde artan askeri tesiri de raporda öne çıkan bir diğer konu olarak ön plana çıktı.
Nijer’deki yönetim değişikliğinin ardından eski sömürgeci güç Fransa’nın etkisi hızla kayboldu.
Bunu fırsat bilen Rusya ise Atlantik Okyanusu’ndan Kızıldeniz’e kadar uzanan yaklaşık 5 bin kilometrelik bir alanı kaplayan Sahel ülkelerini, Avrupa ve ABD etkisinden arındırmaya çalıştı.
Raporda, bölgeyle ilgili yapılan değerlendirmede;
“2020’den bu yana her darbe, Sahel bölgesine daha fazla şiddet getirdiği için bölge halkı barış ve demokratik ilerleme şansını kaybediyor.” ifadeleri kullanıldı.
]]>Buna göre, 6 Ocak itibarıyla faaliyetlerine başlayan Akademi, istihbarat, güvenlik ve strateji alanlarında lisansüstü eğitim ve bilimsel araştırmalar gerçekleştirecek. Akademi’nin bu çalışmalarla Türkiye’de istihbarat alanının bir bilim dalı olarak yerleştirilmesi ve geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.
Akademi ile aynı zamanda Türkiye’nin istihbarat ve güvenlik alanındaki iddiasının güçlendirilmesi ve bu alandaki deneyiminin kavramsallaştırılması amaçlanıyor.
YÜKSEK LİSANS VE DOKTORA PROGRAMLARI AÇILACAK
Milli İstihbarat Akademisi bünyesindeki enstitülerde açılacak yüksek lisans ve doktora programlarına, üniversitelerin en az 4 yıllık örgün eğitim veren ilgili lisans programlarından mezun olan ve akademi şartlarını karşılayan herkes başvurabilecek.
Bu programlarda eğitim gören öğrenciler, istihbarat, güvenlik, strateji, bölge çalışmaları, siber güvenlik ve kriptoloji, uydu-uzay sistemleri, yapay zeka ile veri analitiği ve benzeri alanlarda çalışmalar yürütebilecek.
BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR YAPILACAK, AR-GE PROJELERİ GELİŞTİRİLECEK
Akademi ayrıca bilimsel araştırmalar gerçekleştirecek, AR-GE projeleri geliştirecek.
Bu kapsamda, Türkiye’nin stratejik öncelikleri ve hedeflerini göz önünde bulundurarak istihbarat ve güvenlik alanlarında araştırmalar yapılması ve projeler üretilmesi, bu alanlarda çalışan akademisyenler ile uygulayıcıların ortak bir platformda buluşmasını sağlayacak nitelikte ulusal ve uluslararası düzeylerde çalıştay, seminer, konferans, kongre gibi organizasyonların düzenlenmesi hedefleniyor.
Akademi bünyesindeki eğitim ve bilimsel araştırma faaliyetleriyle istihbarat ve güvenlik alanında bilimsel bilgi üretilmesi, bu birikimin uluslararası literatüre aktarılması ve bu süreçte Türkiye’de nitelikli ve dünyayla entegre bir istihbarat çalışmaları topluluğu oluşturulması amaçlanıyor.
İstihbarat, güvenlik, strateji ve bölge araştırmaları alanında çalışan ulusal ve uluslararası akademisyenler, öğrenciler, uzmanlar, siviller ya da kamu personeli için disiplinler arası araştırma platformu işlevi görmeyi de hedefleyen Akademi, bu alandaki ulusal ve uluslararası tartışmalara katkı sunmayı planlıyor.
AKADEMİ BAŞKANI PROF. DR. TALHA KÖSE
İlk kez kurulan Milli İstihbarat Akademisinin Başkanı Prof. Dr. Talha Köse oldu.
Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünden mezun olmasının ardından Sabancı Üniversitesi Uyuşmazlık Analizleri ve Çözümleri programından yüksek lisans derecesi alan, ABD’deki George Mason Üniversitesi Çatışma Analizi ve Çözümü Enstitüsünde doktorasını tamamlayan Köse, George Mason Üniversitesi, Maastricht Üniversitesi ve Marmara Üniversitesinde misafir öğretim üyesi olarak dersler verdi.
İstanbul Şehir Üniversitesi ile İbn Haldun Üniversitesi’nin kuruluş sürecinde görev alan, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanlıklarını yapar Köse, SETA’da Toplum Masası Direktörlüğü ve Brüksel Masası Direktörlüğü görevlerini yürüttü.
İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünde görev alan Köse, uluslararası ilişkiler, çatışma çözümleri, barış inşası, Türk siyaseti, etnik ve mezhepsel kimlikler ve radikalleşme gibi konularda çalışmalar yürütüyor.
Türkçe, İngilizce ve Arapça dillerinde yayımlanan çok sayıda bilimsel yayını bulunan Köse, ulusal ve uluslararası akademik projelerde yürütücü ve araştırmacı olarak da görev aldı.
Buna göre, 6 Ocak itibarıyla faaliyetlerine başlayan Akademi, istihbarat, güvenlik ve strateji alanlarında lisansüstü eğitim ve bilimsel araştırmalar gerçekleştirecek. Akademi’nin bu çalışmalarla Türkiye’de istihbarat alanının bir bilim dalı olarak yerleştirilmesi ve geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.
Akademi ile aynı zamanda Türkiye’nin istihbarat ve güvenlik alanındaki iddiasının güçlendirilmesi ve bu alandaki deneyiminin kavramsallaştırılması amaçlanıyor.
– Yüksek lisans ve doktora programları açılacak
Milli İstihbarat Akademisi bünyesindeki enstitülerde açılacak yüksek lisans ve doktora programlarına, üniversitelerin en az 4 yıllık örgün eğitim veren ilgili lisans programlarından mezun olan ve akademi şartlarını karşılayan herkes başvurabilecek.
Bu programlarda eğitim gören öğrenciler, istihbarat, güvenlik, strateji, bölge çalışmaları, siber güvenlik ve kriptoloji, uydu-uzay sistemleri, yapay zeka ile veri analitiği ve benzeri alanlarda çalışmalar yürütebilecek.
– Bilimsel araştırmalar yapılacak, AR-GE projeleri geliştirilecek
Akademi ayrıca bilimsel araştırmalar gerçekleştirecek, AR-GE projeleri geliştirecek.
Bu kapsamda, Türkiye’nin stratejik öncelikleri ve hedeflerini göz önünde bulundurarak istihbarat ve güvenlik alanlarında araştırmalar yapılması ve projeler üretilmesi, bu alanlarda çalışan akademisyenler ile uygulayıcıların ortak bir platformda buluşmasını sağlayacak nitelikte ulusal ve uluslararası düzeylerde çalıştay, seminer, konferans, kongre gibi organizasyonların düzenlenmesi hedefleniyor.
Akademi bünyesindeki eğitim ve bilimsel araştırma faaliyetleriyle istihbarat ve güvenlik alanında bilimsel bilgi üretilmesi, bu birikimin uluslararası literatüre aktarılması ve bu süreçte Türkiye’de nitelikli ve dünyayla entegre bir istihbarat çalışmaları topluluğu oluşturulması amaçlanıyor.
İstihbarat, güvenlik, strateji ve bölge araştırmaları alanında çalışan ulusal ve uluslararası akademisyenler, öğrenciler, uzmanlar, siviller ya da kamu personeli için disiplinler arası araştırma platformu işlevi görmeyi de hedefleyen Akademi, bu alandaki ulusal ve uluslararası tartışmalara katkı sunmayı planlıyor.
– Akademi Başkanı Prof. Dr. Talha Köse
İlk kez kurulan Milli İstihbarat Akademisinin Başkanı Prof. Dr. Talha Köse oldu.
Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünden mezun olmasının ardından Sabancı Üniversitesi Uyuşmazlık Analizleri ve Çözümleri programından yüksek lisans derecesi alan, ABD’deki George Mason Üniversitesi Çatışma Analizi ve Çözümü Enstitüsünde doktorasını tamamlayan Köse, George Mason Üniversitesi, Maastricht Üniversitesi ve Marmara Üniversitesinde misafir öğretim üyesi olarak dersler verdi.
İstanbul Şehir Üniversitesi ile İbn Haldun Üniversitesi’nin kuruluş sürecinde görev alan, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanlıklarını yapar Köse, SETA’da Toplum Masası Direktörlüğü ve Brüksel Masası Direktörlüğü görevlerini yürüttü.
İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünde görev alan Köse, uluslararası ilişkiler, çatışma çözümleri, barış inşası, Türk siyaseti, etnik ve mezhepsel kimlikler ve radikalleşme gibi konularda çalışmalar yürütüyor.
Türkçe, İngilizce ve Arapça dillerinde yayımlanan çok sayıda bilimsel yayını bulunan Köse, ulusal ve uluslararası akademik projelerde yürütücü ve araştırmacı olarak da görev aldı.





