HABER7 – ÖZEL
Ebedi aleme irtihal eden Haber7 Yazarı ve Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Yönetim Kurulu üyesi Eğitimci Yazar Dursun Ali Taşçı, Cuma namazı sonrası cenaze namazı kılınmak üzere Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camii’ne getirildi. Eski Spor Bakanı ve Trabzonspor Eski Başkanı Mehmet Ali Yılmaz ile aynı alanda cenaze namazı kılınan Dursun Ali Taşçı’nın sevenleri, oğlu Prof. Dr. Faruk Taşçı’ya taziyelerini iletti.
Merhum Taşçı’nın cenaze namazına katılım sağlayan Haber7 Genel Yayın Yönetmeni Osman Ateşli, İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yaşar Düzenli, Namaz Gönüllüleri Platformu Sözcüsü Yazar Abdullah Yıldız, İlahiyatçı Yazar Ahmet Bulut, Gazeteci İbrahim Erdoğan, Ensar Vakfı Genel Müdürü Hüseyin Kader, Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şube Başkanı ve Haber7 yazarı Mahmut Bıyıklı, Haber7 muhabiri Nurullah Alpay’a açıklamalarda bulundu.

ATEŞLİ: KIYMETLİ İNSANLAR KOLAY YETİŞMİYOR
Haber7 Genel Yayın Yönetmeni Osman Ateşli, Dursun Ali Taşçı’ya Allah’tan rahmet dileyerek, “Değerli hocamızı kaybetmenin hüznünü yaşıyoruz. Bu değerleri kaybettikten sonra neleri kaybettiğimizi daha iyi anlıyoruz. Kıymetli insanlar kolay yetişmiyor. Dursun Ali Taşçı hocamız da 70 yıllık hayatında bu mücadele içerisinde devam etmiş. Eğitim camiasından diğer pek çok alanlardan gençlerin yetişmesinde, topluma iyi insanların yetişmesi için çaba göstermiş bir isimdi.” ifadesinde bulundu.
DÜZENLİ: BU ÜLKE İÇİN DERTLENEN BİR KARDEŞİMİZDİ
İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yaşar Düzenli, “Dursun Ali Taşçı bir vicdan, bir ahlak, aynı zamanda bir dönemin hafızası… Şair ruhlu, kültür adamı, yazar… Bu ülke için dertlenen, özellikle eğitim açısında dertli olan bir Müslümandı, güzel bir kardeşimizdi. Allah gani gani rahmet eylesin.” dedi.

YILDIZ: YÜREKTEN KONUŞURDU
Merhum Taşçı’ya başsağlığı dileyen Namaz Gönülleri Platformu Sözcüsü ve yazar Abdullah Yıldız, Taşçı’nın her fırsatta “Ben din adamı değilim, dinimin adamıyım” dediğine dikkat çekerek şunları söyledi:
“20 sene önce Namaz Gönüllüleri Platformu’nu kurmaya çalıştığımız dönemde tanışmıştık. Kendisi edebiyatçıydı, Mesnevi’yi çok iyi bilirdi. Üstad Necip Fazıl, Sezai Karakoç ve Seyyid Kutub’u… Hepsini harmanlayan bir zihin yapısına sahipti. Çok güzel bir kuvve-i natıkası vardı. 18 yıl boyunca Türkiye’yi ve Fransa’yı karış karış beraber dolaştık. Mikrofonu aldığında ilk cümlesi ‘Ben din adamı değil, dinimin adamıyım’ olurdu. Bahsettiğimiz üstadlardan süzdüğü fikirleri kendi ifadeleriyle sunar, salonları coştururdu. Namazı gençliğinden beri kaçırmadığı, sahib-i tertip olduğu bilinen bir hocamızdı. Namazı sevdiren kıssalar, hikâyeleri, yaşanmışlıkları çok güzel anlatırdı. “Referansım Allah’tır” kitabı onun en meşhur okunması gereken kitaplarından biridir. Kendisiyle yüzlerce panele, konferansa, seminere gittik. Yürekten konuştuğu için dinleyenler fazlasıyla etkilenirdi. Kendisini yetiştirmiş, hikmet sahibi birisiydi.”

BULUT: ANADOLU İRFANININ TEMSİLCİSİYDİ
İlahiyatçı Yazar Ahmet Bulut, “Anadolu irfanından beslendiği için gittiği her yerde ilim ve irfan konuşulurdu. Söylediğinin çok daha fazlasını yaşamaya gayret ederdi. En ufak bir yüz ekşittiğini görmedik. Nerede bir boşluk varsa orayı doldurmaya çalışan güzel bir insan, kıymetli bir yol arkadaşımızdı. İnsan yetiştirmeye çok önem verirdi. Bu toprakların gençleri ve onların geleceğini kendisine dert edinmişti.” ifadelerini kullandı.

ERDOĞAN: SON GÜNÜNE KADAR ÜRETEBİLEN BİR İSİMDİ
Gazeteci İbrahim Erdoğan, “Öncelikle bir fikir adamı ve usta bir kalemdi. Son gününe kadar sürekli yazabilen, üretebilen, öncü bir isimdi. Çok faydalı ve kaliteli işler yaptı. Bize öncülük ve ağabeylik yaptı.” dedi.
BIYIKLI: KALBE DOKUNAN YAZILAR KALEME ALDI
Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı da Taşçı ile TYB’de birlikte görev aldıklarını belirterek, “Dursan Hocam, bu milletin irfanını ve istikbalini her şeyin önünde görürdü. Marifete, vicdana, kalbe dokunan yazılar kaleme aldı. Memleketini sever, burada yaşayanların haliyle hallenirdi. Biz onu iyilerden bildik. Dilerim, bugün ona burada güzelce şahitlik etmek bizlere de nasip olur. Mekanı cennet olsun.” şeklinde konuştu.
KADER: NECİP FAZIL’IN RAHLE-İ TEDRİSATINDAN GEÇMİŞ BİRİYDİ
Ensar Vakfı Genel Müdürü Hüseyin Kader, “Anadolu’nun birçok yerinde konferanslara birlikte katıldık. Konuşmalarına ‘Ben din adamı değil, dinimin adamıyım’ diye başlardı. Beraber güzel hatıralarımız oldu. Kur’an ve sünnet konusunda çok hassasiyet sahibiydi. Namaz konusunda huşuya dikkat ederdi. Necip Fazıl’ın rahle-i tedrisatından geçmiş biriydi.” diye konuştu.


SON YOLCULUĞUNA UĞURLANIYOR
Dursun Ali Taşcı, Üsküdar İlahiyat Camisi’nde cuma namazı sonrası kılınacak cenaze namazının ardından memleketi Rize’nin Pazar ilçesinde son yolculuğuna uğurlanacak.

TYB’DEN AÇIKLAMA: BAŞIMIZ SAĞOLSUN
Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) İstanbul şubesinden Yazar Dursun Ali Taşçı’nın vefatına ilişkin taziye mesajı yayımlandı.
Mesajda, ”Değerli Ağabeyimiz Yönetim Kurulu üyemiz Eğitimci Yazar Dursun Ali Taşçı Rahmet-i Rahman’a kavuştu. Mekanı cennet, menzili mübarek olsun inşallah. Başımız sağ olsun.” ifadeleri yer aldı.

MAHMUT BIYIKLI: DOSTUMUZ, GÖNÜL VE KÜLTÜR ADAMI…
TYB İstanbul Şube Başkanı, Haber7 Yazarı Mahmut Bıyıklı da sosyal medya hesabından taziye mesajı paylaştı.
Bıyıklı açıklamasında, ”Değerli ağabeyimiz dostumuz gönül ve kültür adamı Dursun Ali Taşçı Hakk’a yürüdü. Mekânı cennet, makamı âlî, rûhu ilâ yevm’el kıyâme şâd ü handân olsun İnşallah.” ifadelerine yer verdi.
DURSUN ALİ HOCAYI ANLATTI: “İYİ BİR MÜMİNDİ”
Mahmut Bıyıklı, ‘Yol arkadaşım’ diyerek bahsettiği D.Ali Taşçı’yı şöyle anlattı;
“Dursun Ali Taşcı Hoca, bu uğurda bir çok genç yetiştiren önemli bir büyüğümüzdü. Kendisi eğitimci olmakla birlikte aynı zamanda eli kalem tutan bir münevverdi. Çok kıymetli eserler kaleme aldı. Haber7.com’da, günlük gazetelerde çok kıymetli makaleler kaleme aldı ve önemli konuları gündeme getirdi. Dursun Ali Hocamız iyi bir mümindi. İnancı uğruna beden ödeyen insanlardan biriydi. Gerek gurbet hayatında gerekse Anadolu’da birçok önemli vakıf faaliyetinde önde duran isimlerden biriydi.
Bugün çok güzel bir insanı kaybettik. Memleket sevgisiyle dolu, inanç yüklü, kalbi ümmet için çarpan bir değerimizdi. Dursun Ali Hocamız hep ideal bir maarifin rüyasını görmek istiyordu. Bu konuda fikirler üretiyordu, önerilerde bulunuyordu. Bu toprağın çocuklarının bu toprağın ruhuna uygun yetiştirilmesi için çaba gösteriyordu. Bu konudaki eksikliklere dertleniyordu, kafa yoruyordu. ‘Neden bu ülkenin temel değerlerine düşman nesiller yetişir’ diye uykuları kaçıyordu. Eğitim dünyasında okulları dolaşarak şehir şehir giderek hiçbir karşılık beklemeden gençlere davasını anlatıyordu. Onun davası da derdi de Müslümanların bu topraklardaki varlığının güçlü olması, seslerinin yüksek çıkmasıydı. Bu uğurda bir ömür sürdü.
Yakın zamanda maalesef hastalığına teşhis kondu. Ameliyattan sonra yeniden yapacağı programları planlarken Rabbimiz onu yanına aldı. İnşallah Efendimiz’e komşu olsun. Biz onu iyi bilirdik. Biz ondan razıyız. Senelerdir Türkiye Yazarlar Birliği’nin Yönetim Kurulu’nda yer aldı. Hangi görev kendisine verilse vazife şuuruyla kendisine verilen görevleri yerine getirirdi. Birçok yoksul arkadaşımıza imtihanı var olan arkadaşımıza yardımda bulunduğuna şahitlik ettik. Biz bugün bir yol arkadaşımızı, dava arkadaşımızı kaybettik. O bizim ağabeyimizdi ama aramızda yaş farkı yokmuşçasına beraber yürür, beraber sohbetler ederdik. Kendisi ile çok güzel bir hukuk oluşturmuştuk. Yol arkadaşlığı kaliteliydi. Onu çok özleyeceğiz, onun çok boşluğunu hissedeceğiz. Hayırlı evlatlar, hayırlı eserler bıraktı. Bu nedenle amel defteri ebediyen açık kalacaktır buna inanıyoruz.”
HABER7’DEKİ SON YAZISI
Yazarımız Dursun Ali Taşçı, bir süredir sağlık sorunları yaşadığı için yazılarına ara vermişti.
İşte Taşçı’nın Zihin zehri: “Bana ne!” başlıklı yazısı
DURSUN ALİ TAŞÇI KİMDİR?
Dursun Ali TAŞÇI 1955 yılında Rize, Pazar’da doğdu. Türkçe / Edebiyat öğretmeni ,1989 yılında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Fransa’da Türkçe öğretmeni olarak görevlendirildi ve orada altı yıl kaldı. Öğretmenlik mesleğinin yanında bir süre Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı olarak İl Müdürlüğü görevinde bulundu.

Yazarlık hayatı okul yıllarında başladı. İlk yazısı, 1974 yılında bir ulusal gazete köşesinde yayınlandı. Edebiyat, sanat, eğitim ve düşünce yazıları yazdı. Ulusal bir gazete ve haber7.com’da köşe yazarlığı yaptı. Fıtratın Aşk Çağrısı ve Uygarlığa Aşkla Direnmek adlı kitapları vardır.
Evli ve üç çocuk babasıdır.

Haber7-ÖZEL
Toplumu etkileyen her gelişme medya kuruluşlarında derinden hissedilir. Çünkü medya, toplumun aynasıdır. Milletimizin ve haliyle basın camiasının son yüzyılda yaşadığı en sarsıcı olaylardan biri hiç şüphesiz 6 Şubat depremleriydi.
Kanal7 Medya Grubu’nun dijital dünyaya açılan medya kapısı Haber7 için de 6 Şubat 2023 gecesi, gazetecilik serüvenimizin en kritik saatleriydi. Bütün kadromuzla derin endişe ve paniği iliklerimize kadar hissettiğimiz deprem gecesinde mesai mefhumunu bir kenara bıraktık.
İLK HABERİMİZ DEPREMİN 7’İNCİ DAKİKASINDA
Bütün ülkeden gelen soğuk hava ve kar yağışı haberlerine odaklanılan saatlerde deprem ölçüm merkezlerine düşen ürkütücü rakamlar, ekibimizi anında alarma geçirdi. Deneyimli kadromuz; 15 Temmuz darbe girişimi, orman yangınları, sel felaketleri gibi büyük olaylara karşı edindiği anlık reaksiyon tecrübesini anında yansıttı. Gece ekibimiz, bölgeden gelen ilk haberleri anlık olarak bütün Türkiye’ye servis etti.
Saat 04.17’de meydana gelen asrın depremiyle ilgili ilk haberi saat 04.24’te “Son dakika: Kahramanmaraş, Diyarbakır, Kayseri, Malatya, Ankara, Gaziantep’te deprem!” başlığıyla yayınladık.
Bilgilerin doğruluğu kılı kırk yararcasına teyit edilirken, yayınlanacak görüntüler büyük bir hassasiyetle vicdan terazisinden geçirilerek sayfalarımıza eklendi. Emektar kadromuz, bir yandan deprem bölgesindeki yakınlarından haber almaya çalışırken, diğer yandan insanlara en hızlı ve en doğru haberleri ulaştırma gayretiyle sabahladı.
İLK GÜN İLK EKİP
Günün ilk ışıklarıyla birlikte Haber7’de oluşturulan kriz masasının ardından hemen bölgeye gönderilecek ilk ekip belirlendi.

Muhabir, editör ve kameramanlarımız 6 Şubat’ta havayoluyla deprem bölgesine intikal etti. Akabinde bölgeye haftalık periyotlarla haber kadromuzdan ekip arkadaşlarını yönlendirdik. İnsana dokunan haberciliği benimseyen Haber7, bu süreçte en yoğun mesai harcayan kuruluşların hiç şüphesiz önünde yer aldı.
Deprem bölgesine ulaşan kadrolarımız, hem haber hem de insani yardım için koşturdu. Gecesini gündüzüne katan ekiplerimiz kimi zaman kamera ve mikrofonunu bırakarak enkaz kaldırma çalışmalarına koştu, kimi zaman enkaz başında yakınına kavuşabilmek için bekleyen hüzünlü insanların derdini dinleyip gözyaşını sildi. Hatay’da beton yığınlarının altından canlı kurtarıldıktan sonra “Çikolata var mı?” diye soran Ali için dondurucu soğukta bekleyenler arasında da Haber7 ekibi vardı, Kahramanmaraş’ta gece saatlerinde ısıtıcı ve gıda ihtiyacı olduğunu bildiren köylüler için otomobile atlayıp zifiri karanlıkta insani yardım kuruluşları ile birlikte yollara düşen ekipte de…

Depremin acısını yaşayan mağdurlarla hüzünlendik, onlarla aynı koşturmacanın içinde bulunduk, aynı yemeğe kaşık salladık, onlarla komşu çadırlarda uyuyup uyandık.
Afetin yaşandığı bölgede termometrelerin -25’i gösterdiği anlara şahitlik eden Haber7 ekibi, dondurucu soğuğa rağmen bir cana daha şefkat, merhamet ve hayat elini uzatan gönüllüler ordusunun cansiperane mücadelesini yerinde görüntüledi.
ACIYI HEM YAŞADIK, HEM YANSITTIK
Deprem bölgesinde ailesi bulunan ekip arkadaşlarımız adeta bir eli telefonda, bir eli klavyede çalıştı. Ailesinin yanına giden bazı editörlerimiz, yine bölgedeki afetin boyutunu gözler önüne seren haberlere imza atarak mesai dışında olmalarına rağmen insan odaklı habercilik örneği sergiledi.
Deprem bölgesinden dönen çalışma arkadaşlarımız hemen ertesi gün mesai için merkez ofisimizde hazır bulunuyordu. Anormal derecede bir deprem, anormal derecede bir soğuk, insanüstü gayretle süren arama kurtarma ve insani yardım çalışmaları arasında rutin performansla habercilik yapmak elbette ki düşünülemezdi.
YAYINDA DA HIZLI, DEZENFORMASYONU İFŞA ETMEDE DE…
Haber7 merkez ofisinde yerel ve uluslararası ajanslar taranıp okurlara hızlı haber ve görüntü akışını sağlayan ekibimiz, bölgeden gelen kritik ayrıntıları da anbean servis etti. Haber7 ayrıca, deprem bölgesinden canlı yayın yapan ilk haber siteleri arasında yer aldı.
İl il hangi şehirde hangi gelişmelerin olduğunu yalın bir anlatımla sayfalarımıza aktardık. “Deprem özel” sayfası hazırlayarak dakika dakika yaşanan bütün gelişmeleri tek bir sayfada okurlarımızın erişimine açtık.
Bölgedeki mülki idare amirleri, belediye yetkilileri gibi kurmay isimlerle anlık görüşmeler sağlayarak teyitli bilgiler ışığında özel içerikler ürettik.
Haber7.com internet portalının yanı sıra sosyal medya hesaplarımızdan da çok sayıda görüntü paylaşımı yaptık.
Depremi fırsata çevirmek isteyen karanlık odakların manipülasyonlarına karşı titiz bir habercilik sergileyen editörlerimiz, yalan haberlere karşı da teyakkuza geçti.
UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ, UNUTTURMAYACAĞIZ
6 Şubat depremlerini anlık olarak haberleştirdiğimiz gibi, 16 Mart’ta deprem bölgesinde meydana gelen sel felaketini de yine merkez ofisimiz ve bölgedeki mesai arkadaşlarımızla kamuoyuna anlık olarak servis ettik.
Aradan geçen 6 aylık süreç içerisinde depremzedeleri hiç unutmadık. Hemen her yayın toplantımızda “Deprem bölgesi için hangi haberleri yapacağız?” sorusu etrafında fikir yürütüldü. Deprem sonrasında buruk şekilde idrak ettiğimiz Ramazan ve Kurban Bayramlarında da bölgeyi unutmadık. Haber7 ekibi her iki bayram öncesinde bölgeye intikal ederek yürütülen çalışmaları yerinde gözlemledi, afetzedelerin sorun ve beklentilerini ülke kamuoyuna taşıdı.