Embankment Gardens isimli parkta toplanan eylemcilere seslenen Gazze asıllı Hala isimli protestocu, Gazze’de kurban ve ramazan bayramlarının bombardıman altında geçtiğini söyledi.
Kurban Bayramı’nda dağıtılan etlerin ihtiyaç sahiplerine yetmediğini anlatan Hala, “Herkesin aldığı etten yalnızca yarım ısırık yiyebildiğini düşünün. Bunu sadece çok az aile tadabildi. Gazze’nin kuzeyinde ise durum her geçen gün daha kötüye gidiyor. Gazze’nin güneyinde kurban edilen her 5-10 koyuna karşı kuzeyde 1 tane kesildi.” diye konuştu.
Hala, Gazze’nin kuzeyinde kurulan yardım mutfaklarında sadece pilav pişirildiğini de belirterek pilavın yanına ikinci bir yemeği ise ekleyemediklerine dikkati çekti.
Bölgede koyun fiyatlarının da binlerce dolar olduğunun altını çizen Hala, “Kıtlığın boyutu artıyor. Çocuklar çok hızla kilo kaybediyor. Yetişkinler 20-30 kilo kaybediyor. Bunlar tamamen bilinçli yapılıyor. İşgalciler bizim açlıktan ölmemizi istiyor.” dedi.
İsrail saldırılarında annesini ve bir bacağını kaybeden 15 yaşındaki Rafiq isimli bir çocuktan söz eden Hala, “Dünyanın bu çocuğa sahip çıkmasını beklerdik. Ancak son iki aydır Rafiq’in alabildiği tek yardım ağrıkesiciler oldu. Çünkü dünyada İngiltere de dahil hiçbir ülke Rafiq’i ameliyat etmiyor ve ona destek vermiyor. İngiltere’nin bugüne kadar Gazze’den aldığı hasta sayısı sıfır.” ifadelerini kullandı.
Hala, İngiltere’de yaşayan Gazzelilerin aile birleşimi vizelerine başvurmalarına rağmen sonuç alamadığının da altını çizdi.
Konuşmanın ardından protestocular gruplara ayrılarak “engel olma” eylemi yaptıklarında ya da gözaltına alındıklarında sahip oldukları yasal hakların anlatıldığı brifingleri dinledi.
GRUP DAĞILDIKTAN SAATLER SONRA BİR ARAYA GELEREK EYLEMİNİ GERÇEKLEŞTİRDİ
Yaklaşık 100 eylemci, çok sayıda gruplara ayrılarak parkı terk etti. Küçük polis grupları tarafından takip edilen eylemciler, kısa süre sonra dağılsa da saatler sonra kentin en turistik mekanlarından sayılan Oxford Circus’u trafiğe kapatarak eylemlerini gerçekleştirdi.
Youth Demand’den yapılan açıklamaya göre, ünlü Oxford Caddesi ve Regent Caddesi’nin kesiştiği noktada bulunan kavşağı trafiğe kapatan eylemciler, meşaleler yakarak “Özgür Filistin” ve “Nehirden denize Filistin özgür olacak” sloganları attı.
Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen eylemcilerden Poppy Jabelman, “İngiltere’nin İsrail’e silah satışını durdurmasını istiyoruz çünkü İngiltere’nin Filistin’de açlıktan ölen insanların ve mülteci kamplarının üzerine bomba yağarken İsrail’e satmaya devam etmesi dehşet verici.” ifadesini kullandı.
İngiltere’de 4 Temmuz’da yapılacak genel seçimlere yönelik anketlerde birinci çıkan İşçi Partisi lideri Keir Starmer’a da seslenen Jabelman, “Starmer yaşananları ‘soykırım’ olarak nitelemeyi reddediyor. İşçi Partisi daha önce görülmemiş biçimde bu seçimi kazanacak gibi görünüyor ama çocukların öldürülmesindeki işbirlikleri nedeniyle bu zaferi kutlayamazlar.” değerlendirmesini yaptı.
Eylemci Violet Powell ise açıklamasında, “Ülkemiz bir soykırımın işbirlikçisi. Ülkenin en büyük iki partisi ise bir zulüm yaşandığını redderek İsrail’e silah satışının devamını sağlıyor.” ifadesini kullandı.
Youth Demand’in açıklamasına göre, eylem sonucunda hiçbir protestocu gözaltına alınmadı.
ÖNCEKİ EYLEMDE 10 KİŞİ GÖZALTINA ALINMIŞTI
Youth Demand’in 1 Haziran’da düzenlediği protestoda polis, eylemcilerin kaldırımlardan yollara inmesini engellemiş, tüm ara sokakları ve alt geçitleri kapatarak eylemcilerin belirlenen alanın dışına çıkmasının önüne geçmişti.
Londra Metropolitan Polisi, eylemcilerin Londra’nın içinden geçen Thames Nehri’nin güneyinden kuzeyine geçmesini de gözaltı sebebi sayacağını açıklamıştı.
Eylemciler, trafiğe kapalı alanlar ve kaldırımlarda yaklaşık 1 saat kadar süren yürüyüşün ardından iki ayrı gruba bölünmüş, kısa süre sonra da kentin önemli caddelerinden York Road isimli caddeyi iki farklı noktadan trafiğe kapatmıştı.
Yapılan oturma eylemine müdahale eden polis 10 eylemciyi gözaltına almıştı.
Evini 100 günden kısa süreli kiraya verecek olan ev sahiplerinin izin belgesi alması zorunlu hale getirilmişti. Ancak emlak işletmelerinin yetki belgelerini doğrulatacağı ikinci aşamaya henüz geçilmedi. Günlük kiralama yapan bazı kişilerin ilanlarda izin belge numarasını yazmıyor. Evin ‘günlük mü, yoksa aylık mı?’ kiralandığı bilinmiyor.
Milliyet’te yer alan habere göre; Satılık konutlarda ise sahte ilanlarla çok sık karşılaşılıyor. Peki sahte konut ilanları nedeniyle mağdur olmamak için nelere dikkat edilmeli?
Konuyla ilgili merak edilenleri Gayrimenkul Uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, yanıtladı. Özelmacıklı konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“HALA GERÇEK OLMAYAN ÇEŞİTLİ İLANLARLA KARŞILAŞIYORUZ”
* İnternet sitelerinde yer alan ilanlara baktığımızda biz de sektörümüzde hala gerçek olmayan çeşitli ilanlarla karşılaşıyoruz. Önemli sorunlardan bir tanesi de aynı taşınmaza ilişkin birden fazla kişinin hala ilan veriyor olmasıdır. İlanlarda elektronik ilan doğrulama sistemine ilişkin iki fazlı bir aşama vardı. Bunlardan ilki kişilerin kimlik bilgilerini, telefonlarını doğrulaması gibi bazı yükümlülüklerdi.
“İKİNCİ AŞAMA HAYATA GEÇMEDİ”
* İkinci faz dediğimiz üyenin ilana konu taşınmazı portallarda yayınlamasına ilişkin aşama hayata geçmedi. Aslında taşınmazların sahibi tarafından yetkilendirildiği ve doğrulandığı bir sisteme sektörün hala ihtiyacı var.
“FİYATLAR YANLIŞ, HARİTA KONUMU DOĞRU DEĞİL…”
* Günümüzde hala gerçek olmayan çok sayıda ilanı görüyoruz. Yanlış fiyatlar, harita konumunun doğru olmaması, ilan veren kişinin mal sahibi gibi kendisini tanıtıp aslında taşınmazın sahibi olmadığı birçok ilan var.
“SADECE KİMLİK DEĞİL, TAŞINMAZIN DA DOĞRULANMASI GEREKİYOR”
* Yönetmelikle ilgili düzenleme yapılırken burada amaç elektronik ilan doğrulama sistemi ile ilan verecek kişilerin kimliklerinin doğrulanmasının yanı sıra böyle bir taşınmazın varlığının da doğrulanması ile ilgiliydi.
“AYNI TAŞINMAZA AİT FARKLI FİYATLARLA BİRDEN FAZLA İLAN VERMEK YASAK!”
* Aynı taşınmaza ilişkin farklı fiyatlarla birden fazla ilan girişine izin verilmemesi ile ilgili bir yükümlülüğün yer aldığını görüyoruz. Aynı taşınmazın birden çok ilana girilmesi durumunda o bölgedeki fiyat istatistikleri etkileniyor, taşınmazın pazarlayanı kim belli olmuyor. Düzenleme çerçevesinde spekülatif fiyat artışlarının önlenmesinin, bilgi kirliliğinin önüne geçilmesinin faydalı olacağını düşünüyoruz. Görüşümüz aynı taşınmaz için tek bir ilan verilebilmesidir. Mükerrer ilanlar kaldırılmalıdır. Bir taşınmazı sadece yetkili bir emlak işletmesi girmelidir. İlan girişi ile ilgili tek yetki durumunun Bakanlık nezdinde kabul edilmesi ve uygulanmasıdır.
“İKİNCİ AŞAMA İÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI”
* İkinci fazla ilgili çalışmalarda önemli bir mesafe kat edildiği kanaatindeyim. Düzenlemenin ilk fazı kasım ayında çıkmıştı. Bir iki ay içerisinde elektronik ilan bilgi doğrulama sisteminin ikinci fazı aktif hale gelir. Bazı yetki belgesi sorunu olan ofislere 14 Mayıs’ta Resmi Gazete’de yapılan düzenleme ile bir muafiyet sağlanmıştı. Deneyim şartını sağlayamaması nedeniyle yetki belgesi alamayan mevcut emlakçılara deneyim şartı muafiyeti getirildi. Yetki belgesi alamayan ofislerin belge almasıyla bu süreç hızlanacaktır.
VATANDAŞA ‘YERİNDE GÖRÜN’ UYARISI
* Vatandaşlara uyarımız. Gerek satılık gerekse kiralık olsun mutlaka taşınmazları yerinde görmeleridir. Bazı ilan örneklerine baktığımızda bunların sahada karşılığı net bir şekilde görünmüyor. Her ilin belli ilçelerinde bu tür manipülatif ilanlar verilmeye devam ediliyor. Taşınmaza gidildiğinde öyle bir taşınmaz olmadığı görülüyor. Bunu yapan işletmelerin hepsi yetki belgesi almış işletmeler değil. Tüketicilerin yetki belgeli emlak işletmelerini tercih etmelerini, bu işletmelerden hizmet aldıklarında sıkıntı yaşıyorlarsa mutlaka Ticaret Bakanlığı’nın sistemi üzerinden şikayet etmeleri gerekiyor.
KAPORA DOLANDIRICILIĞINA DİKKAT
* Kiralık ve benzerlerinde de kapora vb. dolandırıcılıklar yaşanabiliyor. Mutlaka kiralık da olsa satılık da olsa taşınmaz yerinde görülmeli. Alım-satım sözleşmeleri mal sahibi ile bir araya gelerek, tapu ve benzeri kısımları kontrol edilerek yapılmalıdır.
SOSYAL MEDYA İLANLARI EN TEHLİKELİLERİ!
* Sosyal medya kısmında önemli bir boşluğumuz var. Çeşitli ülkelerde sosyal medyalarda yayınlanan görsellerde bile aslında reklam ve benzeri içeriklerin kontrol edildiğini görüyoruz. Ülkemizde sosyal medya üzerinden yapılan ilan paylaşımları da artıyor. Mevcuttaki taşınmaz ticareti yönetmeliğimiz ilan verilen yerleri sadece portallarda sınırlı tutmuyor. Taşınmaz satışı ile ilgili reklam verilen tüm mecralar bu kapsam içerisinde.
* Emlak işletmelerinin reklam verebilmesi için taşınmaz sahibi ile yetkilendirme sözleşmesi yapma yükümlülüğü bulunuyor. Denetimlerin bu konuda sosyal medya üzerinden sıklaştırılmasına ihtiyaç var. Bu tür ilanlarda emlak işletmelerinin yetki belgesi numarasını yayınlamaları gibi bazı sorumluluklar getirilmeli. Sosyal medya dışında afiş, branda vb. görsellerde yetki belgesi numarasına yer verilmesinin önemli bir sorunu çözebileceğini düşünüyoruz.