Türkiye’nin en büyük 500 şirketleri arasında sayıları artan halka açık kuruluşlar, 2022’de 73’e, 2023’te ise 85’e çıkarak en yüksek seviyeyi gördü.
İSO 500 içerisinde yer alan halka açık şirketlerin performanslarına bakıldığında, üretimden satışlar 2 trilyon 67,3 milyar lira ile toplamdan yüzde 32,4’lük pay alırken, dönem kar ve zarar toplamındaki payı yüzde 33,6’dan 35,5’e yükseldi.
Türkiye’nin en büyük 500 sanayi şirketinin faiz, amortisman ve vergi öncesi karı 2022’ye kıyasla yüzde 45,5 artışla 1 trilyon 175 milyar liraya çıkarken, halka açık 85 şirketin faiz, amortisman ve vergi öncesi karı 379 milyar 968 milyon lirayla toplam içindeki payı yüzde 32,3 oldu.
Buna karşılık halka açık şirketlerin ihracat payı 2022’de yüzde 34,1 seviyesinden 2023’te yüzde 32,7’ye gerilerken, aktif toplamları 2 trilyon 916 milyar lira ile toplam içindeki payı yüzde 33’e ulaştı.
Halka açık 85 sanayi şirketinin toplam borcu 1,3 trilyon lira
Bilanço göstergelerinde yer alan toplam borçlara bakıldığında, Türkiye’nin en büyük 500 sanayi şirketinin borcu 2023 yılında yüzde 60 artarak 2,5 trilyon liradan 4 trilyon 13 milyar liraya çıktı.
Halka açık şirketlerin toplam borcu ise 1 trilyon 373,5 milyar lira ile toplam içindeki payı yüzde 34,2 olurken, kısa vadeli borçlar 1 trilyon 49,3 milyar ile yüzde 36,8 ve uzun vadeli borçlar 324 milyar 203 milyon ile yüzde 27,9’lük pay aldı.
Halka açık şirketlerin öz kaynaklarının toplam içindeki oranı 2022’de yüzde 28,7 seviyesindeyken, 2023’te 1 trilyon 543,2 milyar lira ile yüzde 32’ye yükseldi.
“Sanayicinin yatırım ve üretim devamlılığı için finansmana erişim önem arz ediyor”
Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Aydın, yaptığı değerlendirmede, Türkiye ekonomisinin Orta Vadeli Program’da bu yıl yüzde 4 ve gelecek yıl yüzde 4,5 büyüme hedefleri dikkate alındığında, sanayicinin yatırım ve üretim devamlılığını sürdürebilmesi için finansman erişimin büyük önem arz ettiğini bildirdi.
Halka arzların şirketlere sunduğu katkıya değinen Aydın, şunları kaydetti:
“Halka açılma, sanayi şirketlerine kısa vadede yatırımlarını finanse etmek için sermaye toplamasına, şirketlerin borçlanma ihtiyacının azaltılmasına ve finansal yapılarını güçlendirmesine katkı sunarken, uzun vadede finansal istikrar ve büyüme potansiyeli sunarak bu süreçte kritik bir rol oynar. Bu nedenle İstanbul Sanayi Odası’nın açıkladığı 500 büyük sanayi şirketi içerisinde halka açık kuruluşların sayısının artması, sanayinin güçlenmesine ve sürdürülebilir bir büyüme yakalamasına önemli katkılar sağlayacaktır. Ayrıca şirketlerinin halka açılma ile elde ettikleri kurumsallaşma, şeffaflık ve itibar, finansmana erişimin kolaylaşmasına yol açabilir.”
Güçlü finansal yapıya sahip, büyüme potansiyeli yüksek ve yatırımcı güvenini kazanmış şirketlerin halka açılmaya devam edebileceğini ifade eden Aydın, halka arz ivmesinin piyasa ve ekonomik koşulların yanı sıra şirketlerin özel durumlarıyla stratejik kararlarına bağlı olduğunu vurguladı.
Aydın, sanayi şirketlerinin sermaye piyasası araçlarını kullanmasına ilişkin şunları söyledi:
“Bu durum hem şirketlerin finansal yapısını güçlendirir hem de ekonomik büyüme ve kalkınmaya katkıda bulunur. Ayrıca şirketlerin sürdürülebilir büyüme hedeflerine ulaşmalarına, rekabet güçlerini artırmalarına ve piyasa koşullarına daha hızlı adapte olmalarına yardımcı olur. Sanayi şirketlerinin sermaye piyasalarından daha fazla yararlanması, uzun vadeli stratejik bir avantaj olarak değerlendirilebilir. Ayrıca, Sermaye Piyasası Kurulu, Borsa İstanbul yönetimi ve hükümetin halka arzları teşvik eden politikaları da bu süreci olumlu yönde etkileyebilir. Bu büyük şirketlerin borsaya dahil olmasıyla sermayenin daha fazla tabana yayılması ve derinleşmesi gelecekte ekonominin sağlıklı büyümesi için hayati öneme sahip. Zira ülke ekonomilerin gelişmişlik düzeylerinin genelde sermaye piyasalarının, özelde ise borsalarının derinlikleriyle doğru orantılı olduğunu görmekteyiz.”
Kuşların tanınmasını, gerektiğinde morfometrik ve diğer ölçümlerin yapılmasını sağlamak amacıyla yakalanıp tür, yaş ve cinsiyet gibi bilgileri kaydedildikten sonra halkanın, kuşun bacaklarına takılması işlemine “halkalama” adı veriliyor. Halkalama çalışmaları, kuş bilimi araştırmalarında önemli yer tutuyor.
DÜZENLİ HALKALAMA ÇALIŞMASI 2002’DE BAŞLATILDI
Türkiye’de 2002’ye kadar düzenli ve kapsamlı halkalama çalışmaları yapılmazken bu tarihte DKMP Genel Müdürlüğü, ODTÜ Biyoloji Bölümü ve Kuş Araştırmaları Derneği arasında imzalanan işbirliği protokolüyle “Ulusal Halkalama Programı (UHP)” başlatıldı.
Program kapsamında, ODTÜ kampüsündeki çalışmaların ardından Samsun Kızılırmak Deltası’nda halkalama faaliyetleri başladı ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi bünyesinde yürütülerek bugüne geldi. Yeni istasyonlar ve tür bazlı çalışmalarla programın kapsamı genişletildi. Uluslararası geri bildirimler, 2005 yılından itibaren Avrupa Kuş Halkalama Birliğine (EURING) rapor edildi.
Ülkede halihazırda Cernek ve Eymir kuş halkalama istasyonları ile Aras Kuş Araştırma ve Eğitim Merkezi, Boğazkent Uygulamalı Çevre Eğitimi ve Kuş Halkalama İstasyonu’nda ilkbahar ve sonbahar göç dönemlerinde düzenli halkalama çalışmaları yürütülüyor.
İstasyonlar DKMP Genel Müdürlüğü ve üniversitelerle yapılan protokoller çerçevesinde faaliyet gösterirken bu noktalar dışında da halkalama faaliyetleri gerçekleştiriliyor.
KELAYNAKLAR ÖZEL LİSANSA SAHİP VETERİNERLERCE HALKALANIYOR
Yürütülen çalışmalar sonucu, ülkedeki kelaynakların soyunun tükenmesinin önüne geçildi. Göç dönemi öncesinde istasyona alınan kelaynaklar, sadece üreme dönemlerinde serbest bırakıldı.
Kelaynakların halkalanması işlemleri “özel halkacı” lisansına sahip kurum görevlisi veterinerler tarafından yapılıyor. Kelaynaklar üreme mevsimi sonrası kafeslere alınıyor, erişkin kelaynak kuşları taramadan geçiriliyor.
Bu kapsamda, 2023 yılı üreme sezonunda yeni doğan toplam 57 yavru halkalandı. Bu yavruların biyometrik ölçüleri alınarak kaydedildi, cinsiyet ve genetik çalışmalar için örnekler de toplandı.
Öte yandan, İzmir Gediz Deltası’nda, DKMP Genel Müdürlüğü, Ankara ve Ege üniversiteleri ile Uluslararası Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) işbirliğiyle geçen yıl, flamingo halkalama çalışmaları gerçekleştirildi. Bu kapsamda Ağustos 2023’te yapılan çalışmalarla 262 yavru flamingoya hem metal hem de PVC halka takıldı, tüy ve parazit örnekleri alındı.
TURNALARIN HALKALAMA ÇALIŞMASI SÜRDÜRÜLÜYOR
Genel Müdürlükçe ülkede nesli tehlike altında olan türler için eylem planı hazırlanarak uygulamaya konuldu. Bu kapsamda, 2013 yılında hazırlanan “Ulusal Turna Eylem Planı”nın birinci dönemi (2014-2019) uygulama planı tamamlandı. 2020-2024 yıllarını kapsayan ikinci uygulama dönemi ise devam ediyor. Buna göre, turnaların üreme, beslenme ve kışlama alanlarının tespit edilmesi amacıyla halkalama ve uydu vericiler ile takip çalışması yürütülüyor.
Elde edilen bilimsel veriler ışığında turnalar için önemli olan üreme, yazlama, kışlama ve göç sırasında konaklama alanları belirlenmeye başlandı. Bu çalışmalar kapsamında 27’si 2023 yılında olmak üzere toplam 152 turna halkalandı. Ayrıca geri bildirimi yapılan turnalar kayıt altına alınmaya başlandı.
Türkiye’de geçen yıl DKMP Genel Müdürlüğünce koordine edilen tüm halkalama çalışmaları sonucu, 190 türden 23 bin 794 kuş halkalandı. Söz konusu halkalama çalışmalarının 22 bin 756’sı ise halkalama istasyonlarında gerçekleştirildi.
İstasyonlarda en fazla halkalanan 10 kuş türü karabaşlı ötleğen, kızılgerdan, çıvgın, söğüt bülbülü, küçük akgerdanlı ötleğen, boz ötleğen, saz kamışçını, kızılkuyruk, akgerdanlı ötleğen ve mavigerdan olarak sıralandı.
“YABAN HAYATINI KORUMA ÇALIŞMALARI EN ÖNEMLİ FAALİYET ALANLARIMIZDAN”
Açıklamada görüşlerine yer verilen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, kuşların önemli göç yolları üzerinde bulunan Türkiye’nin, zengin bir yaban hayatına sahip olduğunu belirterek, “Yaban hayatını koruma ve geliştirme çalışmalarımız, en önemli faaliyet alanlarımızdan birisi.” ifadesini kullandı.
Yumaklı, bu zenginliği korumak için Bakanlığa bağlı DKMP Genel Müdürlüğünün gerekli çalışmaları aralıksız yürüttüğünün altını çizerek, şunları kaydetti:
“Halkalama istasyonlarında izleme faaliyetleri kapsamında yapılan halkalama çalışmalarının yanı sıra doğada hastalık ya da yaralanma gibi nedenlerle bulunan kuşlar da tedavi ve rehabilitasyon süreçleri tamamlandıktan sonra tabiata döndürülürken halkalanıyor.
Halkalama çalışmaları sayesinde yaban hayatının önemli bir parçası olan kuş türleri korunurken elde edilen veriler bilimsel araştırmalara ışık tutuyor.”