Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre, Netanyahu, dün akşam UCM Başsavcısı Kerim Han’ın 20 Mayıs’ta kendisi ve Gallant hakkında “yakalama kararı” başvurusunda bulunmasının ele alındığı toplantıda konuştu.
Toplantıya Adalet Bakanı Yariv Levin, Stratejik İşler Bakanı Ron Dermer ve Başsavcı Gali Baharav-Miara gibi isimler katıldı.
Mahkemenin, Han’ın talebi üzerine harekete geçerek kendisi ve Gallant hakkında tutuklama emrini “yakında” çıkaracağını savunan Netanyahu, kararın 24 Temmuz’da ABD Kongresi’nde yapacağı konuşmadan önce çıkarılmasının güçlü olasılık olduğunu iddia etti.
Mahkemeden söz konusu kararın çıkmasına dair henüz net bir gösterge bulunmasa da İsrailli yöneticiler bu kararla yüzleşeceklerinden endişe duyuyor. Teamüller, bu konuda kararın en geç ocak ayına kadar çıkacağına işaret ediyor.
Yargılamaya olası müdahaleyi önlemek için kararı gizlice verme ihtimali de bulunan Mahkemenin, Han’ın talebi kamuya açık olarak sunduğu göz önüne alındığında, yakalama kararını kamuoyuna açıklaması güçlü ihtimal.
YAKALAMA KARARI BAŞVURUSU
UCM Başsavcısı Kerim Han, 20 Mayıs’ta, Netanyahu ve Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında “yakalama kararı” başvurusunda bulunduğunu bildirmişti.
Han, Netanyahu ve Gallant’ın 8 Ekim 2023’ten itibaren Gazze Şeridi’nde “savaş suçları ve insanlığa karşı suçlardan cezai sorumluluk taşıdığına inanmak için makul gerekçeler bulunduğunu” bildirmişti.
Roma Statüsü’nün ilgili maddelerinin ihlal edildiğine dikkati çeken Han, İsrailli yetkililere yöneltilen suçlar arasında “savaş suçu olarak sivillerin aç bırakılması”, “kasten büyük acılara veya vücutta ya da sağlıkta ciddi yaralanmalara neden olmak” ve “savaş suçu olarak zalimce muamelenin” yer aldığını kaydetmişti.
Han, Netanyahu ve Gallant’a yöneltilen diğer suçlar arasında ise “kasten öldürme”, “savaş suçu olarak cinayet”, “savaş suçu olarak sivil nüfusa karşı kasıtlı saldırılar düzenlemek”, “açlıktan kaynaklanan ölümler dahil olmak üzere, insanlığa karşı suç olarak imha ve/veya cinayet”, “insanlığa karşı suç olarak zulüm” ve “insanlığa karşı suç olarak diğer insanlık dışı eylemler” olduğunu belirtmişti.
Başsavcı, işaret edilen insanlığa karşı suçların, “devlet politikası uyarınca Filistinli sivil nüfusa yönelik yaygın ve sistematik saldırının parçası olarak işlendiğini” ve bu suçların devam ettiğini vurgulamıştı.
Gazze’de açlığın “savaş silahı” olarak kullanıldığına işaret eden Han, 8 Ekim 2023’ten itibaren üç sınır kapısının “uzun süre tamamen kapatılması ve yeniden açıldıktan sonra temel malzemelerin geçişinin keyfi olarak kısıtlanması suretiyle uygulanan tam kuşatmanın” Gazze’de halkın temel insani ihtiyaçlardan mahrum bırakılmasına yol açtığını bildirmişti.
Gıda kuyruğunda bekleyen siviller ve insani yardım kuruluşu çalışanlarına yönelik saldırılara da dikkati çeken Han, saldırıların ölümlere ve kuruluşların Gazze’deki faaliyetlerini durdurma veya sınırlandırmalarına neden olduğunu aktarmıştı.
Han, Gazze’de kıtlığa neden olan bu eylemlerin İsrail’e, tehdit olarak algıladıkları Gazze’nin sivil halkını toplu cezalandırmak amacıyla “Gazzeli sivil halka karşı açlığı savaş yöntemi olarak kullanmak ve diğer şiddet eylemlerini gerçekleştirmek için ortak planın parçası olarak işlendiğini” ifade etmişti.
İsrail’e “uluslararası insancıl hukuka uyma yükümlülüğünü” hatırlatan Han, “Sahip olabilecekleri askeri hedefler ne olursa olsun, İsrail’in Gazze’de bu hedeflere ulaşmak için seçtiği araçlar, yani kasıtlı olarak sivil halkın ölümüne, aç kalmasına, büyük acılar çekmesine, vücutlarında ciddi yaralanmalara neden olmak, suç teşkil etmektedir.” değerlendirmesinde bulunmuştu.
Amanpour’un, bir grup ABD’li Cumhuriyetçi senatörün, kendisini, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve diğer İsrailli yetkililere yönelik yakalama kararı çıkarmaması konusunda uyararak “ağır yaptırımlarla” tehdit etmesi hakkındaki sorusu üzerine Han, şunları söyledi:
“Bir devlet başkanı benimle konuştu ve ‘Çok iyi biliyorsunuz ki bu mahkeme Afrika ve Putin gibi haydutlar için kurulmuştur.’ dedi. Biz bunu böyle görmüyoruz. Bu mahkeme Nürnberg’in mirasıdır. Bu mahkeme, insanlığın üzücü bir iddianamesidir. Bu mahkeme hukukun güce ve kaba kuvvete galip geldiği yer olmalıdır.”
Han, tüm devletlerin UCM’yi desteklemesi gerektiğini ABD’li yöneticilere anlattığını, bunu yaparken de “Roma Statüsü değerlerinin özünde Amerikan değerlerini savunduğunu, zorbalığa karşı durduğunu, en güçlülere karşı sınırsız güce karşı olduğunu, savunmasız bireyin haklarını, onuru ve bebeklerin korunmasını ifade ettiğini” söylediğini aktardı.
“TEHDİTLER BİZİ CAYDIRMAYACAK”
Han, Amanpour’un UCM’ye yönelik baskılara ilişkin sorusuna şu karşılığı verdi:
“Tehditler ya da diğer faaliyetler bizi caydırmayacaktır çünkü nihayetinde savcılar olarak görevimizi yerine getirmek zorundayız. Makamın kadın ve erkekleri olarak, hakimler olarak, kendimizden daha büyük bir şeye, yani adalete sadakat göstererek sorumluluklarımızı yerine getirmek zorundayız. Bazıları aleni ve bazıları gizli olan farklı tehdit türlerinden etkilenmeyeceğiz.”
İsrail Başbakanı Netanyahu ve Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında Gazze’ye giden insani yardımın engellenmesinin de aralarında bulunduğu çok sayıda suç sebebiyle tutuklama emri çıkarılması için başvuruda bulunduğunu hatırlatan Han, hukuka uymayanların soruşturmadan şikayet etmemesi gerektiğini söyledi.
“AÇLIK BİR SAVAŞ YÖNETİM OLARAK KULLANILDI”
İsrail’in, Gazze’de açlığı bir “savaş yöntemi” olarak kullanıldığını vurgulayan Han, şunları dile getirdi:
“Açlıktan bir deri bir kemik kalmış çocukların resimlerini görüyoruz. Açlığın Netanyahu ve Gallant tarafından bir savaş yöntemi olarak kullanıldığı suçlamasını desteklemek için adli olarak analiz edilmiş çeşitli kanıtlarımız var. 2024 yılında, UCM yargıçlarına yakalama emri çıkarılması için bu tür bir suçun delillerini sunmak zorunda kalmamız korkunç bir durum.”
UCM’de ilk defa birilerinin açlığı “savaş yöntemi” olarak kullanması sebebiyle suçlandığını hatırlatan Amanpour’un sorusunu “Bildiğim kadarıyla ne yazık ki bu durum bir ilk olacak ve çok sıra dışı bir durum.” şeklinde cevaplayan Han, şöyle devam etti:
“17 yıldan fazla bir süredir Gazze’ye mal girişine izin vermeyen çok katı bir rejime katlanan çok sayıda çocuk ve kadın nüfus görüyoruz. 2022’de bile Birleşmiş Milletler ve diğer kurumlar, nüfusun yüzde 80’inin insani yardımla geçindiğini söylemişti. Bu durum 8 Ekim’den bu yana diğer tüm kısıtlamalarla daha da tehlikeli bir hal aldı. En savunmasız kişilere yiyecek, su, ilaç gittiğini görmedik ve bu insanlar bunlara erişme hakkına sahipler.”
“İSRAİL’İN İNSANİ YARDIM YARDIMLARI ULAŞTIRMA YÜKÜMLÜLÜKLERİ VAR”
İşgalci bir güç olarak İsrail’in ihtiyacı olan insanlara su, ilaç, anestezi ve insülin sağlamak gibi bir yükümlülüğü olduğunu kaydeden Han, “Eğer tanklar girebiliyorsa neden o tanklar ve o askerler yardım konvoylarını koruyamıyor?” diye sordu.
Han, “İşgalci bir güç olarak İsrail’in, gıda ve hayatta kalmak için zaruri olan şeylerin sivillere ulaşmasını sağlamak gibi pozitif bir yükümlülüğü var. Örneğin İsrail tankları Gazze’nin kuzeyini kontrol altında tutuyor, kamplara giden yardım konvoylarını koruyabilir ve yardımların kamplara gittiğinden emin olabilirler ama bunu yapmıyorlar.” dedi.
Sivil halkın hayatta kalması için vazgeçilmez olan bu malzemelerin girişini engellemenin hukukun ihlal edilmesi anlamına geldiğini vurgulayan Han, “Bunun anlaşılması için daha kaç doktorun küçük bebeklerin veya çocukların uzuvlarını anestezi olmadan kesmekten bahsetmesi gerekir?” diye konuştu.
“GAZZE HALKI TOPLU OLARAK CEZALANDIRILIYOR”
Han, Savunma Bakanı Gallant ve Başbakan Netanyahu tarafından Filistinlilere yönelik nefret söylemlerinin söz konusu soruşturmada dikkate alındığını da belirtti.
Gazze’nin kuzeyindeki suyu tuzdan arındırma tesisi, arıtma tabletleri, filtreleme sistemleri, kuvözler, hastanelerde kullanılan oksijen, anestezi malzemelerinin hem askeri hem sivil amaçlı kullanılan nesneler olarak sınıflandırıldığını, bu nedenle hedef alındığını aktaran Han, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Gazze’nin kuzeyindeki tüm seraların yüzde 90’ının yok edildiğini görüyoruz. Tarım için kullanılan arazinin yüzde 40’ı, balıkçı teknelerinin yüzde 70’i çatışmanın başlamasından bu yana yok edildi. Yaşamın sürmesi için çok önemli olan bu kadar şey, bir politika yüzünden kısıtlandı veya boğuldu. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin bir kırılma noktasında olduğumuzu söyleyen sözleri, UNICEF’in sözleri, UNRWA’nın bir ihtiyaç denizinde damlalarla yardım geldiğini söyleyen sözleri ve endişeleri ne yazık ki diğer zorunluluklar karşısında bir tarafa bırakıldığını ve biraz da Gazze halkının toplu cezalandırılması için yapıldığı görünüyor.”
Başsavcı Han, savcılık ofisindeki soruşturmaları yürüten ekip liderlerinden gerçekçi bir mahkumiyet ihtimali olduğu durumlarda yakalama kararı alma yoluna gitmelerini istediğini belirterek, “Hamas liderleriyle ilgili olarak talep edilen üç yakalama emri ve Netanyahu ile Gallant hakkında talep edilen iki yakalama emri ile ilgili olarak gerçekçi bir mahkumiyet ihtimalimiz olduğunu belirledim ve ekip oybirliğiyle karar verdi.” dedi.
Soruşturmanın hala devam ettiğini ve soruşturma kapsamına giren suçların artabileceğini aktaran Han, şunları ifade etti:
“Bu aktif bir soruşturma ve soruşturmaların şu anki aşamasıyla ilgili olarak yargıçlara sunduğumuz suçlamalar soykırımı içermiyor. Fakat soruşturmaya devam ediyoruz ve bu çok karmaşık bir durum. İsrail makamları tarafından Gazze’ye girmemize izin verilmedi. Onlar da Hamas saldırılarıyla ilgili soruşturmalarımızı sürdürüyorlar ve kanıtlar bizi belirli bir yöne işaret ederse harekete geçmekte tereddüt etmeyeceğiz bu yüzden hala aktif bir soruşturma yürüttüğümüzü belirteyim.”
İsrailli yetkililerin ve yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik işledikleri suçların cezalandırılmadığını hatırlatan Han, İsrail yargısındaki bu durumun ABD’deki bağımsız kuruluşlar tarafından da tespit edildiğini dile getirdi.
Haber7
Filistinli mücahitler, Gazze’de soykırım yapan işgalci siyonist İsrail’e karşı tam saha direniş gösteriyor. Beyt Hanun’dan Refah’a kadar her alanda bulunan Kassam Tugayları ve Kudüs Tugayları, soykırımcı işgal güçlerine karşı beklenmedik saldırılar düzenliyor.
Gazze Şeridi’nin çevresindeki Siyonist yerleşim yerlerindeki askeri bölgeleri de sıkça roketlerle hedef alan Filistinli Mücahitler, her alanda direnişini sürdürüyor. İşte son zamanlarda medyaya yansıyan çarpışmalardan bazıları…
CUHR EL-DİK: GÖZETLEME ÜSSÜ HAVAN TOPLARIYLA YOK EDİLDİ
İzzeddin El Kassam Tugayları dün (26 Nisan) Gazze Şeridi’ndeki Cuhr el-Dik’in doğusunda gözetleme ve casusluk için üs kuran İsrail askerlerini havan toplarıyla vurdu. Edinilen bilgiye göre, üste bulunan işgalciler yok edildi.

BEYT HANUN: KESKİN NİŞANCI İŞGALCİ SUBAYI İNDİRDİ
Kuzey Gazze’deki Beyt Hanun’da varlığını sürdüren Kassam Tugayları, 25 Nisan’da İsrail ordusuna yönelik keskin nişancı taarruzu gerçekleştirdi. Beyt Hanun’un kuzeyinde Kassam mücahidinin menziline giren bir siyonist subay, başarılı bir atışla indirildi.
18 Nisan’da yine Beyt Hanun‘un doğusunda Kudüs Tugayları işgalci İsrail askerlerini keskin nişancı atışlarıyla öldürdü.

EL-MUĞRA: F-16 BOMBALARIYLA 2 SİYONİST BİRLİĞİ HAVAYA UÇURDU
İzzeddin el-Kassam Tugayları, El-Muğra bölgesindeki sivillere atılan ve patlamayan F-16 bombalarını kullanarak 2 ayrı pusu kurdu. Bombaları mayın olarak kullanan Filistinli mücahitler, pusuya düşürdüğü 2 mekanize birliği havaya uçurdu.

DEYR EL-BALAH: BULDOZER İMHA EDİLDİ
21 Nisan’da Deyr el-Balah’ın doğusunda konuşlanan İsrail ordusuna ait D9 askerî buldozeri, Kassam mücahitleri tarafından imha edildi.
Yapılan açıklamada, Yasin-105 roketiyle hedef alınan ve alev topuna dönen buldozer ile içindeki işgalci askerlerin etkisiz hale getirildiği bildirildi.

HAN YUNUS: İŞGALCİLERE BÜYÜK PUSU!
Kassam Tugayları, 5 Nisan’da Han Yunus şehrinin doğusundaki El Zana bölgesinde İsrail işgal askerleri ve araçlarını pusuya düşürdü.
8 dakikalık operasyon görüntüsü yayınlayan Kassam Tugayları, İsrail askerlerinin ve savaş araçlarını havaya uçurdu.
Bir sonraki gün (6 Nisan) ise Han Yunus’ta Filistinli mücahitler, 5 Siyonist askeri sıfır mesafeden öldürdü ve çok sayıda askeri yaraladı. Bir siyonist zırhlı asker taşıyıcısı ise ‘Tandum’ roketi ile imha edildi.

NETZARİM: İSRAİL’İN KARARGAHI İMHA EDİLDİ
Kassam Tugayları, 25 Nisan’da İsrail’in lojistik koridoru olarak kullandığı Netzarim bölgesinde operasyon düzenledi. Bölgede konumlanan siyonist işgal güçleri, Gazzeli mücahitler tarafından ağır kalibreli havan toplarıyla bombalandı.

Yine 8 Nisan’da Kassam Tugayları, Netzarim ekseninde faaliyet gösteren siyonist Nahal Tugayı’nın karargâhını ağır kalibreli havan toplarıyla vurdu.
Kudüs Tugayları, 25 Nisan’da siyonist güçlerin toplandığı alanı havan toplarıyla bombardımana tabi tuttu.
20 ve 23 Nisan’da Türk hastanesi yakınlarında karargah kuran siyonist birlikler, Kudüs Tugayları tarafından ağır kalibreli havan toplarıyla imha edildi.

ŞUCAİYE: SİYONİST BİRLİĞE BOMBARDIMAN
10 Nisan’da Filistinli mücahitler, Gazze şehrinin doğusundaki Şucaiye mahallesine sızmaya çalışan Siyonist zırhlı birliğini ağır kalibreli havan toplarıyla vurdu.

GAZZE’NİN GÜNEY BATISI: İŞGALCİLERİN TOPLANDIĞI ALAN VURULDU
Kassam Tugayları, Gazze Şehri’nin güneybatısındaki işgalci kuvvetlerin toplandığı alan havan toplarıyla bombardımana tabi tutuldu.

EL-AMAL: MERKAVA TANKI İÇİNDEKİLERİYLE BERABER YOK EDİLDİ
7 Nisan’da Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus‘un batısındaki el-Amal mahallesinde Siyonist bir “Merkava” tankı fedai eylem bombasıyla sıfır noktasından imha edildi.

EL-HADAS: SAKLANAN SİYONİST BİRLİK VE KURTARMA EKİBİ ÖLDÜRÜLDÜ
Kassam Tugayları, anti-personel bombası ile El-Hadas bölgesini çevreleyen evlerden birinde saklanan birliği ve onları kurtarmaya gelen askerleri hedef aldı. Filistinli mücahitler, 3 Siyonist askerin öldürülerek parçalandığını ve çok sayıda askerin de yaralandığını doğruladı.
EL BAYDAR: TOPLANAN SİYONİSTLER BOMBALANDI
Kudüs Tugayları, 23 Nisan’da El Baydar bölgesinde toplanan işgalci İsrail askerlerini havan toplarıyla bombaladı.
CEBALİYE: AĞIR MAKİNELİ TÜFEK İLE SALDIRI
15 Nisan’da Kudüs Tugayları, Cebaliye’nin doğusunda konumlanan işgalci İsrail askerlerini ve askeri araçlarını hedef aldı.

ŞEYH ALİ EBU MADİN BÖLGESİ: KOMUTA KONTROL MERKEZİ VURULDU
Kudüs Tugayları, 15 Nisan’da işgalci İsrail’in komuta kontrol merkezini hedef aldı. Filistinli mücahitler, Nuseyrat’ın kuzeyinde yer alan ve Filistin Üniversitesi yakınlarındaki Şeyh Ali Ebu Madin bölgesinde konumlanan Siyonist komuta kontrol mevziisi ağır kalibreli havan toplarıyla bombalandı.

Haber7
Filistinli mücahitler, Gazze’de soykırım yapan işgalci siyonist İsrail’e karşı tam saha direniş gösteriyor. Beyt Hanun’dan Refah’a kadar her alanda bulunan Kassam Tugayları ve Kudüs Tugayları, soykırımcı işgal güçlerine karşı beklenmedik saldırılar düzenliyor.
Gazze Şeridi’nin çevresindeki Siyonist yerleşim yerlerindeki askeri bölgeleri de sıkça roketlerle hedef alan Filistinli Mücahitler, her alanda direnişini sürdürüyor. İşte son zamanlarda medyaya yansıyan çarpışmalardan bazıları…
CUHR EL-DİK: GÖZETLEME ÜSSÜ HAVAN TOPLARIYLA YOK EDİLDİ
İzzeddin El Kassam Tugayları dün (26 Nisan) Gazze Şeridi’ndeki Cuhr el-Dik’in doğusunda gözetleme ve casusluk için üs kuran İsrail askerlerini havan toplarıyla vurdu. Edinilen bilgiye göre, üste bulunan işgalciler yok edildi.

BEYT HANUN: KESKİN NİŞANCI İŞGALCİ SUBAYI İNDİRDİ
Kuzey Gazze’deki Beyt Hanun’da varlığını sürdüren Kassam Tugayları, 25 Nisan’da İsrail ordusuna yönelik keskin nişancı taarruzu gerçekleştirdi. Beyt Hanun’un kuzeyinde Kassam mücahidinin menziline giren bir siyonist subay, başarılı bir atışla indirildi.
18 Nisan’da yine Beyt Hanun‘un doğusunda Kudüs Tugayları işgalci İsrail askerlerini keskin nişancı atışlarıyla öldürdü.

EL-MUĞRA: F-16 BOMBALARIYLA 2 SİYONİST BİRLİĞİ HAVAYA UÇURDU
İzzeddin el-Kassam Tugayları, El-Muğra bölgesindeki sivillere atılan ve patlamayan F-16 bombalarını kullanarak 2 ayrı pusu kurdu. Bombaları mayın olarak kullanan Filistinli mücahitler, pusuya düşürdüğü 2 mekanize birliği havaya uçurdu.

DEYR EL-BALAH: BULDOZER İMHA EDİLDİ
21 Nisan’da Deyr el-Balah’ın doğusunda konuşlanan İsrail ordusuna ait D9 askerî buldozeri, Kassam mücahitleri tarafından imha edildi.
Yapılan açıklamada, Yasin-105 roketiyle hedef alınan ve alev topuna dönen buldozer ile içindeki işgalci askerlerin etkisiz hale getirildiği bildirildi.

HAN YUNUS: İŞGALCİLERE BÜYÜK PUSU!
Kassam Tugayları, 5 Nisan’da Han Yunus şehrinin doğusundaki El Zana bölgesinde İsrail işgal askerleri ve araçlarını pusuya düşürdü.
8 dakikalık operasyon görüntüsü yayınlayan Kassam Tugayları, İsrail askerlerinin ve savaş araçlarını havaya uçurdu.
Bir sonraki gün (6 Nisan) ise Han Yunus’ta Filistinli mücahitler, 5 Siyonist askeri sıfır mesafeden öldürdü ve çok sayıda askeri yaraladı. Bir siyonist zırhlı asker taşıyıcısı ise ‘Tandum’ roketi ile imha edildi.

NETZARİM: İSRAİL’İN KARARGAHI İMHA EDİLDİ
Kassam Tugayları, 25 Nisan’da İsrail’in lojistik koridoru olarak kullandığı Netzarim bölgesinde operasyon düzenledi. Bölgede konumlanan siyonist işgal güçleri, Gazzeli mücahitler tarafından ağır kalibreli havan toplarıyla bombalandı.

Yine 8 Nisan’da Kassam Tugayları, Netzarim ekseninde faaliyet gösteren siyonist Nahal Tugayı’nın karargâhını ağır kalibreli havan toplarıyla vurdu.
Kudüs Tugayları, 25 Nisan’da siyonist güçlerin toplandığı alanı havan toplarıyla bombardımana tabi tuttu.
20 ve 23 Nisan’da Türk hastanesi yakınlarında karargah kuran siyonist birlikler, Kudüs Tugayları tarafından ağır kalibreli havan toplarıyla imha edildi.

ŞUCAİYE: SİYONİST BİRLİĞE BOMBARDIMAN
10 Nisan’da Filistinli mücahitler, Gazze şehrinin doğusundaki Şucaiye mahallesine sızmaya çalışan Siyonist zırhlı birliğini ağır kalibreli havan toplarıyla vurdu.

GAZZE’NİN GÜNEY BATISI: İŞGALCİLERİN TOPLANDIĞI ALAN VURULDU
Kassam Tugayları, Gazze Şehri’nin güneybatısındaki işgalci kuvvetlerin toplandığı alan havan toplarıyla bombardımana tabi tutuldu.

EL-AMAL: MERKAVA TANKI İÇİNDEKİLERİYLE BERABER YOK EDİLDİ
7 Nisan’da Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus‘un batısındaki el-Amal mahallesinde Siyonist bir “Merkava” tankı fedai eylem bombasıyla sıfır noktasından imha edildi.

EL-HADAS: SAKLANAN SİYONİST BİRLİK VE KURTARMA EKİBİ ÖLDÜRÜLDÜ
Kassam Tugayları, anti-personel bombası ile El-Hadas bölgesini çevreleyen evlerden birinde saklanan birliği ve onları kurtarmaya gelen askerleri hedef aldı. Filistinli mücahitler, 3 Siyonist askerin öldürülerek parçalandığını ve çok sayıda askerin de yaralandığını doğruladı.
EL BAYDAR: TOPLANAN SİYONİSTLER BOMBALANDI
Kudüs Tugayları, 23 Nisan’da El Baydar bölgesinde toplanan işgalci İsrail askerlerini havan toplarıyla bombaladı.
CEBALİYE: AĞIR MAKİNELİ TÜFEK İLE SALDIRI
15 Nisan’da Kudüs Tugayları, Cebaliye’nin doğusunda konumlanan işgalci İsrail askerlerini ve askeri araçlarını hedef aldı.

ŞEYH ALİ EBU MADİN BÖLGESİ: KOMUTA KONTROL MERKEZİ VURULDU
Kudüs Tugayları, 15 Nisan’da işgalci İsrail’in komuta kontrol merkezini hedef aldı. Filistinli mücahitler, Nuseyrat’ın kuzeyinde yer alan ve Filistin Üniversitesi yakınlarındaki Şeyh Ali Ebu Madin bölgesinde konumlanan Siyonist komuta kontrol mevziisi ağır kalibreli havan toplarıyla bombalandı.
