31 Mayıs Dünya Tütünsüz Gününde sigaranın zararlarına dikkat çeken Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Göğüs Hastalıklarından Uzm. Dr. Nuran Gökbulut, elektronik sigaranın kesinlikte tütünden farklı olmadığını açıkladı.

HER TÜTÜN DUMANI RİSK TAŞIR!
“Tütünde bulunan nikotin, bağımlılığın asıl nedenidir ve bağımlılık yapıcı etkisi çok yüksektir” diyen Uzm. Dr. Gökbulut, nikotin ve dumanın içinde diğer zararlı maddelerin vereceği zarar için dozun önemli olmadığını kaydederek “Her nefeste alınan sigara dumanı, kanser başta olmak üzere diğer hastalıklar için risk faktörüdür” dedi.
KANSER VE BİRÇOK HASTALIĞIN SEBEBİ: SİGARA!
Uzm. Dr. Gökbulut, tütün ve tütün ürünlerinin akciğer kanseri başta olmak üzere astım, kronik obstrüktif akciğer hastalığı gibi birçok solunum yolu hastalıklarının temelini oluşturduğunu söyleyerek şu ifadeleri kullandı: “Bunula birlikte, kalp damar hastalıkları, diyabet, hipertansiyon, gastrointestinal hastalıkları, beyin fonksiyon bozuklukları, unutkanlık, göz tansiyonu, üreme sistemi bozuklukları ve bazı cilt hastalıkları, sigara içenlerde içmeyenlere göre daha fazla görülmektedir.”
DSÖ verilerine değinen Gökbulut, dünyada tütün ürünü kullanan 1.3 milyar kişinin yüzde 80’inin düşük ve orta gelirli ülkelerde yaşadığını söyleyerek “Dünyadaki çocukların yarısı tütün dumanına maruz kalmakta ve her yıl 65.000 çocuk pasif olarak tütün kullanımına bağlı hastalıklar sebebiyle hayatını kaybetmektedir” dedi. Gökbulut, Türkiye’de 15 yaş üzeri nüfusta tütün ürünü kullanmayanların toplumun yaklaşık yüzde 70’ini oluşturduğunu kaydetti.

HAMİLELİKTE OLUMSUZ SONUÇLAR!
Hamilelik döneminde tütün ürünü kullanmanın anne adayının ve bebeğin üzerine etkilerine değinen Gökbulut, “Bebekler için ömür boyu sürecek çeşitli sağlık sorunlarına yol açmaktadır. Pasif olarak temas bile tütün kullanmayanlar kişilerde ölümcül zararlara yol açmaktadır” ifadelerini kullandı.
ELEKTRONİK SİGARALAR MASUM DEĞİL!
Gökbulut, tütün ürünleriyle mücadele sonucunda tütün endüstrisinin küçülmekte olduğuna dikkat çekerek “Şirketler pazarını yeniden genişletmek için elektronik sigarayı ‘zararı azaltılmış ürün’ olarak ‘elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünleri’ adı altında piyasaya sürüyorlar. Böylece tütün ürünlerinin zararlı olduğu algısının yıkılması amaçlanıyor. Elektronik sigaraların içindeki elektronik likitler, tatlandırıcı ve sıvı nikotin içerir, bunların sıvı halden duman haline gelmesi özel ısıtma mekanizmalarıyla olur. ‘Masum su buharı’ şeklinde pazarlanmasına karşın tüm tütün ürünleri gibi oldukça zararlı cihazlardır” dedi.

YEŞİL TÜTÜN HASTALIK OLUŞTURUR!
Tütün ürünlerinin üretimindeki artışın tarım alanlarının azalmasına bağlı olarak gıda güvenliği sorununa neden olduğunu belirten Gökbulut, tütün üretimine yer açmak ormanların da yok edildiğine dikkat çekti.
“Tütün tarımı, çiftçileri ve onların ailelerini ciddi sağlık risklerine maruz bırakmaktadır” diyen Gökbulut, kilişere etkisini şöyle anlattı: “Tütün üretimi aşamasında tütün yaprakları ile cilt temasına bağlı olarak yeşil tütün hastalığı olarak adlandırılan hastalık ortaya çıkmaktadır. Hastalık belirtileri kusma, baş dönmesi, baş ağrısı, karın ağrısı ve nefes darlığıdır. Maruz kalınan durum arttıkça ve cilt temasıyla emilimi artıran nemli koşullarda günde 50 sigaraya eşdeğer nikotine maruz kalınabilmektedir.”
Gökbulut, tütün ve tütün ürünleri, üretim aşamasından itibaren her yıl dünyada en az 8 milyondan fazla insanı etkilediğini söyleyerek “Tütün kullanımıyla mücadele sadece günümüz için değil gelecekteki yeni dünya için çok önemlidir. Tütünsüz Dünya’ya EVET’ dememiz gerekmektedir” ifadelerini kullandı.
]]>KARACİĞER YAĞLANMASI NEDİR?
Yağlı karaciğer hastalığı, karaciğerde çok fazla yağ birikmesinin neden olduğu bir hastalıktır. Sağlıklı karaciğerde de bir miktar yağ olabilir. Yağ miktarı, karaciğer ağırlığının yüzde 5 -10’unu geçerse sorun haline gelir. Karaciğer yağlanması alkole bağlı olan (alkolik karaciğer yağlanması) ve alkole bağlı olmayan (non-alkolik karaciğer yağlanması) olarak ikiye ayrılır.

Alkolik karaciğer yağlanması erişkinlerin yüzde 5’inde görülmektedir. Alkole bağlı olmayan karaciğer hastalığı ise toplumda daha sık görülmekte olup Türkiye için kesin rakam bilinmese de ABD’deki gibi 3 kişiden birinde görüldüğü tahmin edilmektedir.
Karaciğer yağlanması dünyada toplumun yaklaşık yüzde 25’ini etkilemektedir. Türkiye’de görülme sıklığının ise yüzde 30 olduğu tahmin edilmektedir. Obezite-aşırı kilo, şeker hastalığı, kolesterol yüksekliği, hipertansiyon, insülin direnci, polikistik over sendromu gibi hastalıklar non-alkolik karaciğer yağlanmasına sebep olmaktadır.
Karaciğer yağlanması da insülin direnci, şeker hastalığı, obezite, kolesterol yüksekliği, tansiyon yüksekliği, kalp-damar hastalıkları gibi hastalıklara zemin hazırlar. Bu hastalıklarla birbirlerini tetiklerler, aralarında kısır döngü vardır

Çok hızlı kilo vermek de karaciğer yağlanması yapar. O nedenle çok hızlı kilo vermeyi değil sağlıklı kilo vermeyi hedeflemeliyiz. Bazı ilaçlar da karaciğer yağlanmasına sebep olabilmektedir. Amiodaron, tamoksifen, tetrasiklin, diltiazem bunlardan bazılarıdır.
Karaciğer yağlanması ilerledikçe, steatohepatit (karaciğer iltihabı) sonrasında siroza neden olmaktadır. Siroz durumu ilerledikçe karaciğer yetmezliğine ve/veya karaciğer kanserine sebep olabilmektedir.
KARACİĞER YAĞLANMASININ BELİRTİLERİ NELERDİR?
Karaciğer yağlanması olan hastaların çoğunda hiçbir şikâyet yoktur. Hayatlarını normal sürdürürler. Ta ki siroz gelişene kadar. O nedenle bir şikayetimizin olmaması karaciğerimizde her şeyin yolunda gittiği anlamına gelmez.
Hastanın tıbbi öyküsü, kan tahlilleri ve karaciğer görüntülemeleri (ultrason, bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans görüntüleme, transientelastografi) ile tanı konulur. Bazı durumlarda karaciğer biyopsisi gerekebilir.

Siroz gelişince halsizlik, iştahsızlık, bulantı, zayıflama, sarılık, karın ve bacaklarda ödem gibi şikayetler gelişebilir.
Son döneme kadar belirti vermediği için yukarıda saydığımız hastalıklar varsa ve/veya fazla kilo varsa karaciğer yağlanması olma ihtimali yüksektir. Bu gruptaki kişilerin hekimleriyle görüşmeleri gerekir.
KARACİĞER YAĞLANMASINDAN NASIL KORUNABİLİRİZ?
Karaciğer yağlanması için konuya ilişkin İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burak Can, “Karaciğer yağlanmasından korunmak istiyorsak öncelikle yaşam tarzımıza dikkat etmeliyiz. Korunmak için yaptıklarımızla tedavi amacıyla yapacaklarımız aşağı yukarı benzer şeyler. Beslenmemize dikkat etmeli, sağlıklı beslenmeliyiz. Hareketli olmalı düzenli spor yapmalıyız. Alkolden mümkün olduğunca uzak durmalıyız. Fazla kilolardan kurtulmalıyız. Şeker hastalığı, kolesterol yüksekliği, metabolik sendrom, hipertansiyon, uyku apne sendromu, hipotiroidi, insülin direnci gibi durumlar yeterli şekilde tedavi edilmeli. Doktorumuzun bu hastalıklar için yazdığı ilaçları düzenli kullanmalıyız” ifadelerine yer verdi.
]]>