
‘Hayat’ın ilk 5’e kalıp 2 Mart’ta düzenlenecek olan törede Oscar için aday olup olmayacağı önümüzdeki günlerde belli olacak. Filmin tanıtım çalışmalarına Los Angeles’ta devam ediliyor.

Cem Davran – Miray Daner – Zeki Demirkubuz – Burak Dakak
Zeki Demirkubuz, Sinema Genel Müdürü Birol Güven ve filmim oyuncuları Cem Davran, Burak Dakak ile Miray Daner, düzenlenen basın toplantısına katılarak soruları cevapladı.

Etkinliğin ikinci günü ise Dilan Çiçek Deniz’in yapımcılığını üstlendiği ‘Dilan Hakkında Konuşmalıyız’ adlı kısa filmin gösterimiyle başladı. Dilan Çiçek Deniz, etkinliğe sevgilisi Rafael Cemo Çetin ile birlikte katıldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2019 yılında hayata geçirilen proje kapsamında bugüne kadar 15 bin kadına dijital okuryazarlık ve dijital pazarlama eğitimleri verildi. Proje ile 2024 sonuna kadar 15 bin kadına daha eğitim verilmesi hedeflenirken, 20 kadın girişimciye de hibe desteği sağlanacak.
Türk Telekom, ekonomik, sosyal, bölgesel veya fiziksel nedenlerle dezavantajlı kesimlerin hayata aktif katılımını destekleyen çalışmalar yürütüyor. Bu kapsamda kadınların dijital yetkinliklerini geliştirerek girişim ekosisteminde var olmaları için 2019 yılında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Habitat Derneği iş birliğinde Dijitalde Hayat Kolay projesini hayata geçiren Türk Telekom, proje ortakları ile birlikte yeni dönem eğitimlerine devam ediyor. Deprem bölgesindeki kalkınmayı desteklemek amacıyla yeni dönemde öncelikli olarak depremden etkilenen kadınlara eğitim veriliyor. Böylece, kadınların dijital okuryazarlık ve dijital pazarlama becerileri kazanması sağlanarak ekonomik ve sosyal hayatta daha aktif ve eşit yer almalarına katkıda bulunuluyor.

Türk Telekom Pazarlama ve Müşteri Deneyimi Genel Müdür Yardımcısı Zeynep Özden, ”Türk Telekom olarak, Türkiye’ye Değer anlayışıyla, teknolojiyi iyilik ve faydaya dönüştüren projeler geliştirmeye devam ediyoruz. Bu vizyon doğrultusunda hayata geçirdiğimiz Dijitalde Hayat Kolay projesi ile başta deprem bölgesindeki kadınların dijital yetkinliklerini geliştirerek, bölgesel avantajı olan ürünleri e-ticaret yolu ile pazarlayarak gelir elde etmelerini destekliyor, kadın emeğini bölgesel ekonomiye kazandırıyoruz. Kadınların ekonomiye ve toplumsal hayata eşit ve güçlü katılabilmeleri için çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.
”KADIN EMEĞİNİ BÖLGESEL EKONOMİYE KAZANDIRIYORUZ”
Sürdürülebilir kalkınmanın kapsayıcı çözümler ve eşitliği destekleyici çalışmalarla mümkün olacağına dikkat çeken Türk Telekom Pazarlama ve Müşteri Deneyimi Genel Müdür Yardımcısı Zeynep Özden, ”Türkiye’ye Değer anlayışıyla, teknolojiyi iyilik ve faydaya dönüştüren projeler geliştirmeye devam ediyoruz. Bu vizyon doğrultusunda hayata geçirdiğimiz Dijitalde Hayat Kolay projesi ile başta deprem bölgesindeki kadınların dijital yetkinliklerini geliştirerek hayata daha eşit katılmalarını destekliyor, kadın emeğini bölgesel ekonomiye kazandırıyoruz. Çünkü sürdürülebilir kalkınmanın ancak kapsayıcı çözümler ve eşitsizliklerin azaltılması ile mümkün olacağına inanıyoruz. Çevrim içi ve yüz yüze eğitimlerle devam ettiğimiz yeni dönemde deprem bölgesinin kalkınmasına katkıda bulunmayı odağımıza aldık. Mentörlük ve hibe süreçlerimizde bölgeden yapılacak başvuruları önceliklendirdik. Projenin yeni döneminin başladığı mart ayından bugüne kadar 3 bini aşkın kadına proje kapsamında eğitim verdik. Yıl sonuna kadar 15 bin kadına ulaşmayı hedefliyoruz. Paydaşlarımız ve gönüllü eğitmenlerimizin desteği ile çeşitli nedenlerle istihdamda yer almayan kadınların potansiyellerini açığa çıkarmalarını, girişimlerini ileriye taşımalarını ve dolayısıyla ekonomik ve toplumsal hayata eşit ve güçlü katılmalarını destekliyoruz” diye konuştu.
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Kadın Girişimciler Kurulu Başkan Yardımcısı Hatice Güner Kal ise ”TOBB Kadın Girişimciler Kurulumuz, Türkiye’nin en yaygın ve en büyük kadın girişimcilik teşkilatıdır. 81 ilden 7 bin üyemiz ile kadınların toplumun her alanında daha fazla rol üstlenerek, girişimcilik yolunda özendirilmesi için birçok faaliyet gerçekleştiriyoruz. Dijitalde Hayat Kolay projesi ile de özellikle deprem bölgesindeki kadınların, dijital ve teknolojik yetkinliklerini geliştirmek ve güçlendirmek istiyoruz. İnanıyoruz ki, hızla dijitalleşen yeni dünya düzenine onların daha sağlam bir şekilde hazırlanması, güçlü ekonomik büyüme sağlamanın en önemli yollarından birisi olacaktır” dedi.
“Kadınlar dijital beceriler, finansman ve teknolojiye eşit olmayan erişim gibi engeller nedeniyle dijital girişimlerde bulunmakta ve işlerini büyütmekte hala geride kalıyor” diyen Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Program Yöneticisi Hansın Doğan da şu ifadeleri kullandı:
”Dijitalde Hayat Kolay projesiyle, Türkiye’de daha kapsayıcı ve fırsat eşitliği sunan bir dijital ekonominin şekillenmesine yardımcı olmak için somut adımlar atıyoruz. Ayrıca, depremden etkilenen bölgede gerçek bir toparlanmanın ve sürdürülebilir kalkınmanın ancak kadınların çabaları ve işgücüne aktif katılımıyla mümkün olacağını düşünüyoruz. Yeni dönemde bölgedeki girişimci kadınların ihtiyaç duydukları dijital becerileri kazanmalarına ve işlerini büyütmeleri için gereken destekleri sağlamaya odaklanarak hem onların hem de toplulukların güçlenmesine yardımcı olmaya çalışıyoruz. Proje ortaklarımız Türk Telekom, TOBB ve Habitat ile birlikte Türkiye’nin dijital ekonomiye dönüşüm sürecini hızlandırmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”
Habitat Derneği’nden Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Nesrin Serin Onkardeşler proje ile ilgili, ”Habitat Derneği olarak sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda girişimcilik, dijital dönüşüm, kapsayıcı ve sürdürülebilir büyüme odağında hayata geçirdiğimiz projeleri sürdürüyoruz. Bu kapsamda kadınların dijital beceri ve yetkinliklerinin geliştirilmesini, girişimcilik faaliyetlerinde bulunmasını, toplumsal ve ekonomik hayata katılımlarını önemsiyor ve destekliyoruz. Girişimci ve girişimcilik potansiyeli bulunan kadınları desteklemeye deprem bölgesinin kalkınmasını önceliğimiz tutarak eğitimlerimiz, atölye çalışmalarımız, mentörlük ve hibe desteklerimiz ile devam edeceğiz” dedi.
YENİ DÖNEMDE 20 GİRİŞİME HİBE DESTEĞİ VERİLECEK
Dijitalde Hayat Kolay projesinin yeni döneminde hem hedeflenen kişi sayısı hem de mentörlük ve hibe desteği sunulacak girişim sayısı artırıldı. Dönem sonunda, dijital pazarlama eğitimlerine katılanlar arasından belirlenecek 500 kadın, tasarım odaklı düşünme atölyeleri ile girişimlerinin hedef kitlesini daha detaylı değerlendirme, etkili pazar ve müşteri analizi yapmayı deneyimleme olanağı bulacak.
Atölyeyi tamamlayan 500 kadın arasından belirlenecek 40 kadın girişimci ise e-ticaret süreçlerinde karşılaştıkları problemlerden, girişimlerini büyütme aşamasında yaşadıkları sorunlara kadar farklı konularda alanın uzmanlarından mentörlük desteği alacak. Mentörlük sürecini tamamlayan katılımcılar arasından jüri değerlendirmesi ile belirlenecek 20 kadın girişimci ise hibe desteği alarak girişimlerini büyütme fırsatı yakalayacak. Tüm Türkiye’den katılama açık olacak mentörlük ve hibe süreçlerinde deprem bölgesinden ve ayrıca girişimleri depremden etkilenen adaylara değerlendirmede öncelik tanınacak.
]]>Bilge Çocuk dergisi tarafından ve Milli Eğitim Bakanlığı destekleriyle gerçekleşen ‘Uzayda Hayat’ kısa hikaye yarışması ödül töreni sonrası Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve uzaya çıkan ilk Türk astronot Alper Gezeravcı açıklamalarda bulundu.

“YEPYENİ BİR MÜFREDATI HAYAT GEÇİRMİŞ OLDUK”
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Bu yılla ilgili bazı yeni uygulamalar başlattık. Güz yarıyılının sonunda pilot uygulama ile başladık. Önümüzdeki haftayı aynı şekilde değerlendireceğiz. Yıl boyunca çocuklarımız eğitim-öğretim süreçlerinde edindikleri becerileri sergileyecekleri bir festival ortamı oluşturmak istiyoruz ve önümüzdeki hafta Türkiye’nin her tarafında, okullarımızda bu tür etkinlikler olacak. Bu tür etkinliklerin çocuklarımızın başarıları değerlendirmede bir kriter olarak kullanılabileceği bir şekilde sosyal etkinlikleri değerlendirme prosedürünün içerisine aldık. Çocuklarımız bu tür etkinliklere katıldıkları zaman okul başarılarına da pozitif etki yapsın istiyoruz. Tüm bu yaptıklarımızın müfredatta karşılığı olsun diye kazanım mantığından, beceri temelli bir eğitim-öğretim mantığına geçtiğimiz yepyeni bir usulle eğitim-öğretim sürecini yürüteceğimiz bir dönemi başlatıyoruz. 2024-2025 eğitim-öğretim yılından itibaren beceri temelli, çocuklarımızın dünyada muadillerinin aldığı eğitimlerin aynısını alabilecekleri, aynı bilgileri ve becerileri edinecekleri, edindikleri becerileri sosyal hayatta kullanabilecekleri yepyeni bir müfredatı hayat geçirmiş olduk. ‘Türkiye yüz yılı maarif modeli’ adını verdiğimiz bu model, bütün bu süreci içine alan bir mantıkla hazırlandı. İnşallah ülkemiz için hayırlı olur, Alper Gezeravcılar’ın sayısı artar” diye konuştu.
Müfredat değişikliğinin hangi sınıfları kapsayacağı ile ilgili Bakan Tekin, “ Çok kapsamlı bir müfredat değişikliği olduğu için bu her kademenin ilk sınıfı, okul öncesi, 1, 5 ve 9. sınıflarda önümüzdeki eylül ayından itibaren bahsettiğim kademe başlangıçlarında uygulanmaya başlayacak” ifadelerini kullandı.
“ORGANİZASYONUN TEMASI ÖNEMLİ”
Alper Gezeravcı ise “ Organizasyonun teması önemli. Benim küçüklüğümde başka milletlerin çocuklarının hayali olduğu gerekçesiyle hayallerime dahi alamadığım bir alanda bugün çocuklarımız makaleler yazıyor, resimler çiziyor. Devletimizin güçlü iradesinin olduğu alanda başka milletlere ait olduklarını düşündükleri hiçbir hayali kurmaktan alıkonamayacak bir neslin kutlu yürüyüşünü bugün, burada hep bir arada kutlamış olduk. Sayın bakanımızın da katılımıyla konuşmalarında ısrarla vurguladığı üzere geleceğe, devletimizin önümüzdeki yıllarda koymuş oldukları hedeflere yürüyüşlerinde emekleri yadsınamaz düzeyde geleceklerini şekillendiren değerli öğretmenlerimizin, milli eğitim bakanlığımızın emekleri sayesinde bu yolları yürüyecek kardeşlerimizin bugün buluşma noktasındayız” dedi.
]]>Çekimleri İstanbul’da gerçekleştirilen sinema filminin Taksim’deki setinde, oyuncular ve teknik ekibin katılımıyla pasta kesilerek kutlama yapıldı.
Filmin senaryosuna imza atan, müzisyen ve oyuncu Eşref Ziya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2005 yapımı The İmam filminin ardından ikinci kez bir sinema filmi çekmeye başladıklarını belirterek, “Bu aslında hikayesi itibarıyla bağımsız bir sinema filmi ama The İmam’a da atıflar var. Oradaki başrol oyuncusu Emre’nin yani Emrullah’ın başından geçen ikinci bir hikaye gibi düşünebiliriz.” dedi.

Filmin ilkinden bağımsız bir hikayesi olduğunu dile getiren Ziya, “Yani birinci filmimizi izlemeyenler bu filmi anlamakta hiçbir problem çekmeyecek. Birinci filmimizi takip edenler de ‘Tarık o muydu? İşte Emre, Emrullah.’ diyerek oradan çıkarımlar sağlayacak.” ifadesini kullandı.
– “Her insanın bir döneminde hayata tekrar tutunduğu anlar vardır”
Ziya, hayatına yeniden başlayan insanların hikayesini anlattığı için “Yeniden Başlamak” ismini seçtiklerini aktararak, şunları kaydetti:
“Her insanın hayatının bir döneminde hayata tekrar başladığı, tekrar tutunduğu anlar vardır. Bu sinema filminde biraz da ona dokunmaya çalıştık. Çok uzun yıllar bağımsız bir senaryo üzerine çalıştım ama dinleyenlerimiz konserlerde ‘The İmam’ın devamı yok mu?’ diye o kadar çok sordular ki ben de o bağımsız sinema filmimi biraz The İmam’a uyarladım. Sanki onun bir devamıymış izlenimini vererek, Yeniden Başlamak adıyla sinema filmine imza atmaya çalıştım. Senaryosunu yaklaşık 6-7 aydır yazıyorum. Önce hikayesini oluşturdum daha sonra çok uzun bir senaryo aşaması oldu. Bugün çok şükür, böyle ete kemiğe bürünmesi, yazdığım şeylerin diyalog olarak karşıma çıkması beni son derece mutlu etti.”

Sanatçı, The İmam filminin yayınlandığı yıllarda çok ses getirdiğine işaret ederek, “Gerçekten insanlar Türk sinemasının o gelişen çizgisinin biraz dışında, biraz aykırı bir film olarak görmüştü The İmam’ı. Ben inanıyorum ki izleyenlerimiz bu sinema filmimizi de aynı kategori içerisine koyacak. Çünkü çok fazla sürprizi, sürpriz sonları olan, kendi içerisinde biraz şaşırtıcı öyküsü olan bir sinema filmi.” değerlendirmesini yaptı.
– “Hikayenin derinliklerinde çok güzel mesajları olan bir film”
Yönetmen Kemal Yıldız, Eşref Ziya ile aylardır film üzerine çalıştıklarının altını çizerek, sete başlamaktan dolayı çok mutlu olduklarını söyledi.
İstanbul’un Balat, Beyoğlu ve Hadımköy gibi çeşitli semtlerinde gerçekleştirilecek 4 haftalık bir set süreci planladıklarını vurgulayan Yıldız, “Profesyonel bir ekibimiz var. Görüntü yönetmeni, ışık şefi, ses, kamera arkasında çalışan bütün set arkadaşlarım, hepsi alanında profesyonel.” şeklinde konuştu.
Yıldız, güvendiği bir ekiple sahada olduklarını, sinematografik anlamda da çok iyi başarılı bir iş çıkarmayı hedeflediklerini vurguladı.
Eşref Ziya ile proje üzerine uzun süre konuştuklarını dile getiren genç yönetmen, şu bilgileri verdi:
“The İmam’dan buraya birçok atıf var. Senaryo aşamasında beraber çalıştığımız için birçok yerde aynı göze, aynı kafaya erişip hikayenin derinliklerine beraber indik. Birçok düzenlemede Eşref Ziya ile hemfikir olduk. Onun gözünü olabildiğince yansıtmaya çalışıyorum. Kendi gözümle bu filme nasıl baktığımı anlatıyorum ve o da benim baktığım gözle projeyi beğeniyor. Biz üç aydır bu şekilde revizyon yapıyoruz. Finalde de artık sete çıkmaya karar verdik. Son dört haftalık hazırlık sürecinde mekanları gezdik cast yaptık. Hazırlığımızı, kostümümüzü, provalarımızı bitirdik ve setteyiz artık. İşe başlıyoruz.”

Kemal Yıldız, izleyicinin alışılagelmişten çok daha detaylı düşünülmüş bir film bulacağının altını çizerek, “Hikayenin derinliklerinde çok güzel mesajları olan, seyirciye gerçekten bir şey veren bir film. Bu filmi izledikten sonra ‘Evet, boşa vakit geçirmedik. Çok güzel bir film izledik. Tamamıyla anlatılmış. Hikayeyi çok güzel yansıtmışlar.’ dedirtmeye çalışacağız. Umarım herkes çok beğenir ve başarılı bir film olur hepimiz için.” ifadelerini kullandı.
– “Her sahneyi sete girmeden önce çekmiştik aslında”
Oyuncu Öykü Çelik ise filmde Çiğdem adlı bir gazeteciyi oynadığını kaydederek, “Kadir’le yani Eşref Bey’le sokakta karşılaşıyoruz. Çöp toplayıcısı ama ben sadece çöp toplayıcısı olduğuna inanmıyorum. Çünkü kitap okuyor değişik yazarlardan, İngilizce konuşuyor, eğitimi çok iyi. Ben de biraz takip ediyorum, ‘Kim bu?’ diyerek. Derken hikayenin içine dahil oluyorum. Hafızasını kaybetmiş ve bizim sürecimiz başlıyor. Onun kim olduğunu gerçekten buluyoruz. Klasik bir hikaye değil, sonrasında gerçekten çok şaşırıyor seyirci. Şaşırdığını düşünürken tekrar şaşırıyor.” dedi.

Senaryoyu okuduğunda çok beğendiğini ve oynaması gerektiğini düşündüğünü aktaran Çelik, “Çünkü değişik sürekli birbirini tekrar eden projeler arasında gerçekten bir klasikmiş gibi başladı ama sonra çok şaşırdım. Geldim ekibimizle tanıştım. Davet ettiler beni sağ olsunlar. Sonra başladık.” diye konuştu.
Başarılı oyuncu, set ekibinin birbiriyle çok uyumlu olduğunu daha çekimler başlamadan anladığını söyleyerek, şöyle devam etti:
“Herkes gerçekten çok iyi. Yani kariyerimde 17. senemdeyim. O yüzden artık sette insanı gördüğün zaman anlıyorsun, profesyonel mi gerçek mi duygusal mı diye. Burada herkes, yapımcımız ve yönetmenimiz sayesinde mutlu. Çok titiz çalışıyorlar, her sahneyi tek tek sete girmeden önce çekmiştik aslında. Herkes ne yapacağına çok hakim. O yüzden ben de çok mutluyum burada olmaktan.”
Çiğdem’in meraklı, tutkulu, tuttuğunu koparan ve hayat enerjisine uyan bir karakter olduğunu vurgulayan Çelik, “Enerjime de çok uyduğu için çok içselleştirdim hemen. Sağ olsun yönetmenimiz de çok yardımcı oldu. Eşref Bey de kendisi senaryoyu yazdığı için ne istediğini çok iyi biliyordu. İlk başta hiç devam filmi olduğunu düşünmüyorsun, tamamen başka bir film, yeni bir filmmiş gibi, en sonunda diyoruz. Sonunu anlatmak istemiyorum ama yeni bir film, yeni bir hikaye, yeni bir karakter izler gibi izleyecek seyirci. Ama bir bağlantısı olduğunu anlayacak, çok da güzel bir sürprizle. Zaten ben eminim bu filmi izledikten sonra dönüp birinciye de bakacaklar.” ifadelerini kullandı.
– “Yeniden Başlamak” 2005’teki filmin devamı niteliğinde
Çekimleri devam eden filmde, 2005’te izleyiciyle buluşan The İmam’daki Emrullah karakterinin hafızasını kaybetmesi sonrası yaşananlar farklı bir üslupla ele alınıyor.
Marmara Film Yapım imzalı filmin yönetmenliğini Kemal Yıldız, yapımcılığını Eşref Ziya, uygulayıcı yapımcılığını ise Yusuf Ziya Denli üstlendi.
Eşref Ziya, Öykü Çelik, Batuhan Ekşi, Ali Buhara Mete, Nazan Diper, Osman Alkaş ve Mehmet Ali Tuncer’in rol aldığı filmin hikayesi kısaca şöyle:
“Sedat, Balat’ta bir gecekonduda yaşayan 32-33 yaşlarında bir gençtir. Zengin bir ailenin çocuğudur aslında ama ailevi sorunlar onu bu yaşantıya itmiştir. Bu yaşam biçimi zamanla onu illegal işlere sürüklemiştir. Günün birinde bir parkta sokak serserilerinin elinden kurtardığı, hafızası yerinde olmayan Kadir ağabeyi, onun tüm yaşantısını değiştirmiştir. Kadir ağabeyi sayesinde hayatına giren gazeteci Çiğdem ile tekrar hayata tutunmuş, yaşadığı hayatı ve geçmişi sorgulama fırsatı yakalamıştır. Kadir Demir’in gerçekte kim olduğunu araştıran Sedat ve Çiğdem ikilisi, kendilerini çok karmaşık olaylar içinde bulur.”
]]>Toplantı sonrasında öğle yemeğinin ardından MHP lideri Devlet Bahçeli, gazetecilerle bir araya gelerek sohbet etti.
Bahçeli, gazetecilerin gündeme dair sorularını da yanıtladı. 28 Şubat davası hükümlülerinin tahliyesine ilişkin sorulan soruyu yanıtlayan Bahçeli, şunları söyledi:
“28 Şubat olayları özellikle AK Parti ve ona gönül vermiş insanları üzen bir olay olmuştur. Aradan yıllar geçmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımız anayasal hakkını kullanarak hepsinin tahliyesine karar vermiştir. Bunu çok iyi anlamak lazımdır. Atılan bu adımın ne gibi bir mana taşıdığını iyi değerlendirmek gerekir. Cumhurbaşkanı’nın bu komutanlara cezaevindeki hayat şartlarının yoğunluğu içerisinde kendi yetkisini kullanarak insani bir yaklaşım içerisinde bulunması ve 80 üstü yaş grubunun artık cezaevinde hayatlarını devam ettiremeyecek bir güçlükle karşı karşıya kaldığını anlayışla karşılayıp bunların cezaevinden çıkmasına vesile olmuştur. Bunun istismar olmaması lazım. ‘Bu bir aftır’, ‘Anayasanın bilmem kaçıncı maddesi’ bunlar yakışık şeyler değil. Atılmış olan adımlar eğer Türkiye’de normalleşme süreci yaşanıyorsa onun içerisinde önemli bir adım olarak görülmeli. Herkes hangi düşüncede olursa olsun, hangi fikri savunursa savunsun 80 yaş grubunun üstünde artık cezaevinde hayatını devam ettirmekte güçlük çeken insanları dikkate aldığınızda bunu takdirle karşılamaktan başka bir şey düşünülmemelidir. Doğrusu da budur.”

ÇETİN DOĞAN’A TEPKİ
Geçtiğimiz günlerde tahliye edilen 28 Şubat hükümlülerinden Çetin Doğan’ın “Televizyonlarda bir aftan bahsediliyor. Af söz konusu değil doğrudan doğruya anayasal görevin Cumhurbaşkanı tarafından net olarak yerine getirilmesidir” açıklamalarının sorulması üzerine Bahçeli, “Cezaevinden çıkan Çetin Doğan’ın konuşması bana göre uygun olmamıştır. Ben cezaevi müdürü olmuş olsaydım aftan yararlananların listesine bakar, ‘Çetin Doğan, sen orada yoksun’ diye geri içeri alırdım. Genelde cezaevinde uzun yıllar kalan ve hayatını devam ettirebilecek şartlara çok uzak kalmış birçok insan var. Eğer Türkiye’de hayatı koruma, zor şartlarda hayatı iyiye idame ettirebilecek imkanlardan yoksun olan insanlar afla değil Cumhurbaşkanı’nın vicdani ve insani yaklaşımıyla dışarıya çıkartılıp normal hayatta ailelerinin yanında, ömürlerinin sonlarına doğru huzurlu bir hayat yaşamasını temin etmesinde yarar vardır. Anayasanın kendisine vermiş olduğu yetkiyi kendisine en fazla zulüm yapıldığı kanaati toplumda yaygın olan bir gruba bunu vermiş olması takdirle karşılanmalıdır” cevabını verdi.
CHP’YE YENİ BİR RENK KATTI
MHP lideri Bahçeli, geçtiğimiz günlerde TBMM’de CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile görüşmesi sorulması üzerine görüşmeyi şu sözlerle değerlendirdi:
“Cumhuriyet Halk Partisi onlara göre birinci parti konumuna geldi ama bize göre değil. Özgür Bey’i ben Meclis’te kendisini yakinen takip ettim. Bazı özellikleri var. Bir defa hareketli bir insan. İkincisi heyecanlı bir insan. Üçüncüsü konuşkan bir insan. Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi’ne yeni bir renk kattı ama bu renk güneşin batışı sırasındaki 7 renge bürünürse tehlike. Ama güneşin renginde kalırsa yani köklü bir CHP olarak kalırsa faydalı olabilir diye düşünüyorum. Güneşin renklerini biliyorsunuz değil mi? Her renk var orada. Oraya dönüşmemesi lazım.”
KARAGÜMRÜK SÜPER LİG’DE KALMALIDIR
Bir gazetecinin “Karagümrük taraftarı olarak Beşiktaş’ın gidişatını nasıl değerlendirirsiniz” sorusu üzerine Bahçeli, “Beşiktaş’tan ayrıldım. Karagümrük’ün küme düşmesine de rıza göstermiyorum. Karagümrük Süper Lig’de kalmalıdır. Bu aynı zamanda futbolun gümrüğüdür. Onu aşan gümrükten geçmiş olur” yanıtını verdi.
SİYASİ PARTİLERİ GÜÇLENDİRMEK LAZIM
Bir gazetecinin “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi içerisinde bu kadar çok siyasi partiye gerek var mı” sorusunu sorulmasının ardından Bahçeli, “Türkiye’de hemen hemen ne kadar dernek var derseniz sayısını bilen yok. Ama her sokakta, Anadolu’da diyelim ki bir il var. İlin kaç tane ilçesi var? Hepsinin birer şubesi var orada. Şubeyle de yetinmiyorlar. Her ilin köyünden temsilciler var İstanbul’da. İstanbul’da dernekler levhası, siyasi partilere doğru dönüştü. Bu kadara gerek yok. Önemli olan mevcut siyasi partileri güçlendirmek, programlarını güçlendirmek, çözüm üreten programlara sahip kılmak. Bunların daha tercih edilmesi lazım” dedi.
BAŞÖRTÜSÜ MESELESİ BİTMİŞTİR
Bahçeli’ye dün Ankara’da 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada sanık avukatının mahkeme başkanı ve üyelerine yönelik kullandığı sözlerin sorulması üzerine, “Bu arkadaşlar Türkiye’deki toplumsal huzurun sağlanması, antlaşmanın önleyici bazı adımların atılmasının çok gerisinde kaldı. Türkiye’de başörtüsünü meselesi bitmiştir. Üniversitelerde vardır, sağlık kurumlarında vardır. İsteyen hanımefendi örtülmek suretiyle buralardan devam ediyor. Bunu şimdi taşımanın bir manası yok. Yani bunu niye söylerler? Toplumu karıştırmak için. Bunlar görevlendirilmiş tipler. Bunların hiçbirisi de kulağa basmıyor. Bunlar bozguncu. O zaman Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçim döneminde Kemal Kılıçdaroğlu’nun çıkartıp da birtakım resimler verilmesini neyle izah edecek? Onun için bu mesele bitti. İstediğiniz gibi düşünün. İstediğiniz gibi yaşayın” şeklinde konuştu.
Bahçeli, gazetecilerin “sevdiğiniz şarkılar” sorusunun ardından Hande Mehan’dan “Bir kızıl goncaya benzer dudağın” şarkısını açarak basın mensuplarıyla birlikte dinledi.
]]>
“Birinci de doğurdu ikinci de yaşattı”
Çocukluğundan buyana böbrek sorunu yaşadığını dile getiren Gözdenur Çelik, “Böbrek sinsi bir organ. 2 böbreğimi birlikte kaybettim. O süreçte yoğun bakımda kaldım ve kalbim bir kaç kez durmuş. Doktorlarım sayesine tekrar hayata döndüm. Ardından bir diyaliz sürecine girdim. Bu beni çok etkiyordu ve hayat şartlarım kısıtlanıyordu. Bu sürece de alıştım. Nakil olmak istedim. Annem, babam ve ağabeyimler koştu, doku verdi. Kadavra bekledik ama çok nadir geliyor. Annem ve babamın uymuştu ama Covid gelince nakil ertelendi. Babamda da küçük bir protein kaçağı sorunu olduğu için kabul edilmedi. Annemden almaya karar verdiler. En sonunda ameliyata girdim. Annem bana böbreğini verdi. Herkes çocuğunu bir kere doğurur ama annem beni iki defa doğurdu. Birinci de doğurdu ikinci de yaşattı. Bunu karşılıksız yapabilecek tek kişi annedir” diye konuştu.

“Ona bir hayat borcum var”
Çelik, “Ben şuan çayı sınırsız bir şekilde içebiliyorsam yada su mu içsem kahve mi içsem arasında bir seçim yapmadan ikisini bir arada içebiliyorsam bu annem sayesindedir. Suya hasret kalmıştım. Su içersen nefes alamazsın. Normalde su hayattı ama benim için öyle değildi. Ben şimdi yemek yerken doya doya su içebiliyorsam annem sayesinde. Nakil olmayana kadar organ bağışının bu kadar kıymetli bir şey olduğunu anlamıyordum. Beni hayata yeniden bağladığı için anneme teşekkür ediyorum. Bunu bir teşekkürle ödeyemem. Hayatım boyunca minnet borcum var. Ona bir hayat borcum var” şeklinde konuştu.

“Rabbime böbreğimin uyması için dua ettim”
Kızına böbreğini seve seve verdiğini aktaran anne Hatice Çelik, “Allah kızıma hayırlı günler göstersin. Rabbim kendi ile olsun. Hangi çocuğum olsa yapardım. İnşallah bundan sonra iyi olur. Ben ondan razıyım, Allah’ta kendi ile olsun. Annelik bambaşkadır. Her anne bunu seve seve yapar. Yapmayanda olabilir onunda duyguları yoktur. Ameliyata giderken el salladım ve ben ondan önce çıktım. Ne zaman gelecek diye gözüm yoldaydı. İçim sızlıyordu. Diyalize gidip gelince evde yatıyordu. Kapıda bekliyordum ki kimse zile basmasın. Uyanmasın diye bir tabak bile yerinden oynatmıyordum. Rabbime böbreğimin uyması için dua ettim. Kimseye muhtaç kalmasın, kızım iyi olsun, sağlığı yerine gelsin dedim. Bayağı çekti, ölümden ölüm beğendi. Kaç defa kalbi durdu, yoğun bakımlara girdi” dedi.
]]>Winehouse’un hayatının bilinmeyenlerinin anlatıldığı yapımda, ünlü şarkıcının şöhret basamaklarını çıkışına ve çığır açan stüdyo albümü Back to Black’in yayınlanışına kadar hayatının birçok dönüm noktasına odaklanıyor.
“Şahsi Meselemiz Merkez Üssü Hatay”
Gürsel Ateş’in yönetmenliğini üstendiği, Bülent Durgun, İskender Bağcılar ve Emre Özmen’in rol aldığı “Şahsi Meselemiz Merkez Üssü Hatay”, 6 Şubat 2023 depreminde yaşanan bir dramı beyaz perdeye taşıyacak.
Film, öğretmen Baran’ın evlilik yıl dönümü olan 6 Şubat’ta meydana gelen depremde hayatını kaybetmesini ve Baran’ın babasının Atatürk’ün “şahsi meselemiz” dediği Hatay’ı terk etmemesini konu ediyor.
“Üç Günlük Dünya”
Caner Erzincan’ın yönetmen koltuğunda oturduğu “Üç Günlük Dünya”, İstanbul’un arka mahallelerinden birinde tekel sahibi olan bir adamın, geçim sıkıntısına düşünce, arkadaşlarıyla kendi içkisini üretmesi ve sonrasında başından geçen olayları işliyor.
Komedi türündeki filmin başrollerini Bülent Emrah Parlak, Erkan Petekkaya, Erkan Çelik, Batuhan Sert, Ayhan Taş, Begüm Öner, Bülent Çolak, Burcu Gönder Parlak, Yılmaz Gruda ve Sıla Korkmaz paylaştı.
“Bakkal Amca: Mahmut Tuncer”
Bilal Kalyoncu’nun yönettiği “Bakkal Amca: Mahmut Tuncer”, biyografi filmi çekerek işlerini yoluna koymayı planlayan bir yönetmenin hikayesini odağına alıyor.
Komedi meraklılarının ilgisini çekmeye aday filmin başrollerinde Mahmut Tuncer, Necmi Yapıcı ve Mehmet Ali Kaptanlar oynuyor.
“Sinemada İtiraz Ediyorum”
Haftanın bir diğer komedi filmi “Sinemada İtiraz Ediyorum”, Müfit Can Saçıntı’nın 5 yıldır tiyatro sahnelerinde sürdürdüğü tek kişilik güldürüsünü kendi oyunculuğu ve yönetmenliğinde beyaz perdeye taşıyor.
Gösteride yaşadığı gerçek olayları anlatan Saçıntı, evlilikten, eğitim sistemine, zamlardan, reklamlara kadar pek çok konuda yaptığı esprilerle güldürürken düşündürmeyi amaçlıyor.
“Vazgeçme”
Mustafa Kemal Kara’nın yönettiği, Cezmi Baskın, Uğur Biçer ve Sevda Bayraktar’ın rol aldığı “Vazgeçme”, dram ve komedi karışımı bir hikayeyi işliyor.
“Kanlı Gece: Kamp”
Mustafa Tilci’nin çektiği, Seval Arun, Engin Bozbey, Jale Ak ve Mehmet Özcan Varaylı’nın başrollerini paylaştığı “Kanlı Gece: Kamp” yerli aksiyon meraklılarını sinema salonlarına çekmeyi amaçlıyor.
“Tereddüt Çizgisi”
Selman Nacar’ın yönetmenliğini üstlendiği; Tülin Özen, Oğulcan Arman Uslu ve Gülçin Kültür Şahin’in rol aldığı “Tereddüt Çizgisi”, bir avukatın masum olduğuna inandığı ve uzun süredir savunduğu bir cinayet zanlısının hüküm duruşması gününde kendi vicdanıyla yüzleşmek zorunda kalmasının hikayesini anlatıyor.
“Çocuk Kalbi”
Dünya çocuk klasiklerinin başında gelen Çocuk Kalbi kitabından uyarlanan “Çocuk Kalbi”, bir kasaba okulunda arkadaşlık, dayanışma, aile sevgisi ve iyilerle kötülerin mücadelesini çocukların dünyası üzerinden işliyor.
Senaristliğini ve yönetmenliğini Sinan Biçici’nin üstlendiği filmde İlker Aksum, Alihan Türkdemir ve Eser Eyüboğlu rol aldı.
Haftanın korku ve gerilim filmleri
Senaristliğini ve yönetmenliğini Anna Halberg ile Spenser Cohen’in üstlendiği “Tarot”, tarot falı okumalarında önemli bir kuralı ihlal eden bir grup arkadaşın başına gelenleri konu ediniyor.
Öykü Gürman, Hakan Akgün ve Kaan Yılmaz’ın rol aldığı Tolga Savu’nun filmi “Grabuna”, 70’li yıllarda Ankara’dan Edirne’ye atanan bir memurun gizemli bir müzede yaşadığı olayları ele alıyor.
Mustafa Miraç Kaya’nın çektiği “Sobe: Sakallı Bebek”, travmalarından kurtulmak için yolculuğa çıkan bir kadının hikayesini anlatıyor.
Haftanın animasyonları
Çocukların ve animasyon tutkunlarının ilgisini çekecek “Küçük Prens Karlar Ülkesi”, çıktığı macera dolu yolculukta gerçek bir kahramana dönüşen küçük bir çocuğun hikayesini işliyor.
Lorena Ares’in çektiği “Hanna ve Minik Canavarlar”, insanlar arasında yaşamaktan bıkmış canavarların yaşadığı bir kasabada geçen bir hikayeyi anlatıyor.
]]>Başkan adayı Tombaş proje toplantısında yaptığı konuşmada, “Bismillah diyerek yeni bir yola çıkıyoruz. Bu yol ki; millete hizmet yoludur. Bu yol ki; insanı yaşat ki devlet yaşasın ilkesini benimseyenlerin yoludur. Bu yol ki; AK Partimizin eser ve hizmet belediyeciliği vizyonunu daha da ileriye taşımanın yoludur. Bu yol ki; Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın yoludur. Bu yolda koşmak da, çalışmak da, terlemek de, alın teri dökmek de güzeldir, kıymetlidir. AK Partimizin siyaset sahnesine çıktığı ilk günden bugüne Sultanbeylili hemşehrilerimizin partimize desteği hamdolsun artarak devam etti. Hem genel seçimlerde hem de yerel seçimlerde gösterilen teveccühün karşılığında Sultanbeylimiz AK Belediyecilik vizyonu kapsamında pek çok eser, proje ve yatırımlara kavuştu. 15 sene öncesine kıyasla bugünün talep ve beklentileri de değişti. Bu durum bile başlı başına, geçmişten bugüne pek çok hizmetler yapıldığının, çözümler üretildiğinin ispatıdır.” dedi.
Sultanbeyli’nin evladı olarak ilçenin talep ve beklentilerinin farkında olduğunu ifade eden Başkan Tombaş, “22 yıldır Sultanbeyli’de siyaset yapmış olmanın tecrübesiyle sorunları da çözüm yollarını da biliyoruz. Sultanbeyli’mizi 7’den 70’e mutlu insanların şehri yapmak için şimdi yeni bir dönem başlatıyoruz. Şimdi; Sultanbeyli’mizi hep birlikte geleceğe taşıma zamanı. Şimdi; Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koymuş olduğu yeni hedef; Türkiye Yüzyılı’nda Sultanbeyli’mizin yüz akı olacak 100 projemizi konuşma zamanı” dedi.

Projelerini 8 başlık altında topladığını vurgulayan Başkan Tombaş, “AK Parti’mizin Seçim Beyannamesi’ndeki; insan odaklı, katılımcı yönetim, dirençli şehirler ve kimlikli şehirler ilkelerinden hareketle titizlikle hazırladığımız vizyon projelerimizi 8 ana başlıkta topladık. Sultanbeyli’mizde İmar ve akıllı şehircilik, ulaşım, eğitim ve kültür, çevre ve doğa, gençlik ve spor, akıllı şehir uygulamaları ve dijital projeler, istihdam ve sosyal projeler, sağlık projeleri gibi alanlarda yatırımlar yapacak, hemşehrilerimize bu hizmetleri sunacağız.” ifadelerini kullandı.
Başkan Tombaş konuşmasının ardından projelerini tek tek açıkladı.
İşte Sultanbeyli için hazırlanan “Türkiye Yüzyılı’nda Sultanbeyli’nin Yüz Akı” projeler:
1- KENTSEL DÖNÜŞÜM
İlçemizi kentsel dönüşümle olası İstanbul depremine karşı hazırlamak; güvenli, konforlu, modern yapılar inşa ederek hemşehrilerimizin hayat standartlarını yükseltmek için kentsel dönüşüm çalışmalarımızı hızlı ve güvenli bir şekilde tamamlayacağız. Çalışmalarımız kapsamında önce ilçe genelinde teknik incelemeler gerçekleştireceğiz, ardından riskli bölgeleri tespit ederek büyük bir süratle yenileme çalışmalarına başlayacağız.
2- YENİ ŞEHİRCİLİK YAKLAŞIMI ve ÖRNEK PROJELER
Sultanbeyli’nin örnek projelerle öne çıkan bir yaşam merkezi olması ve hemşehrilerimizin yaşam kalitesini artırmak amacıyla ‘‘yeni şehircilik’’ vizyonumuzla Sultanbeyli’nin geleceği için önemli projelere imza atacağız. Kamu işlemlerine hız katacak tesis ve hizmetleri hızla hayata geçireceğiz. Yepyeni spor, teknoloji, bilim, kültür ve sanat merkezlerini ilçemize kazandırarak Sultanbeyli’yi yeniden inşa edeceğiz.
3- MERKEZ NİKAH SARAYI VE KÜLTÜR KOMPLEKSİ
Modern tasarımı, sıcak atmosferi, profesyonel hizmet ekibiyle hem nikah merasimlerinde hem de ilçemizde düzenlenecek olan kültürel etkinliklerde unutulmaz bir deneyim sunmak amacıyla Merkez Nikah Sarayı ve Kültür Kompleksi’ni hizmete açacağız.
4- ULUSLARARASI KONGRE MERKEZİ
Modern mimarisi ve geniş etkinlik alanlarıyla ziyaretçilerine fonksiyonel bir kullanım sunacak olan Uluslararası Kongre Merkezimizle ülkemizde gerçekleştirilecek önemli etkinliklere ve toplantılara ev sahipliği yapacağız.

5- KENT MEYDANI DÜZENLEME PROJESİ
Kent Meydanı düzenleme projemiz kapsamında ilçemize modern ve estetik bir görünüm kazandırmak için zemin, yeşil alan, peyzaj düzenlemeleri gerçekleştireceğiz.
6- DEVLET HASTANESİ KATLI OTOPARK PROJESİ
Sağlık hizmetlerine ulaşımı kolaylaştırmak, Devlet Hastanesi çevresindeki trafik ve park sorununa kalıcı çözümler üretmek için Devlet Hastanesi Katlı Otopark projesini hayata geçireceğiz. Ayrıca ilçemizdeki farklı noktalara kapalı otoparklar inşa ederek güvenli ve düzenli park yerleri oluşturacağız.
7- HAVAALANI BAĞLANTILI OTEL PROJELERİ
İlçemizi ziyaret eden yerli ve yabancı turistlere eşsiz bir konaklama deneyimi sunmak, Sultanbeyli’yi sadece yerel değil uluslararası bir turizm merkezi hâline getirmek için yeni otel projelerimizi hayata geçireceğiz.
8- HER MAHALLEYE KREŞ
Çocuklarımızın eğitim hayatına iyi bir başlangıç yapmaları ve sevgi dolu bir ortamda büyümeleri için her mahallemize kreş kuracağız.
9- HASANPAŞA ÇOCUK YAŞAM KÖYÜ
İçerisinde sanat, spor ve oyun alanlarının, atölye ve laboratuvarların yer aldığı Çocuk Yaşam Köyü ile çocuklarımızın fiziksel, psikolojik ve sosyokültürel gelişimlerine katkı sağlayacağız.
10- ABDURRAHMANGAZİ SOSYAL TESİSİ
Her kesime, her bütçeye hitap eden; kaliteli ve uygun fiyatlı yeme içme imkanı sunacak Abdurrahmangazi Sosyal Tesisini Sultanbeyli’ye kazandırarak ilçemizin sosyal hayatına değer katacağız.
11- YAVUZ SELİM KAPALI PAZAR ALANI
Hemşehrilerimizin her mevsim kaliteli ve taze ürünlere kolayca ulaşması, pazar esnafımızın uygun ve hijyenik koşullarda ticaret gerçekleştirebilmesi için Yavuz Selim Kapalı Pazar Alanı projesini hayata geçireceğiz.
12- DONATI ALANLARINA YENİ ÇÖZÜMLER VE İMAR TRANSFERİ
İlçemiz sınırlarında 7143 sayılı kanun ve 2B kanunu kapsamında toplam 2.376 adet parsel donatı alanlarında kalmaktadır. Sorunların giderilmesi ve parsel sahiplerine haklarının verilmesi adına İmar Hakkı Transferi ile alternatif bir çözüm oluşturacağız.
13- PRESTİJLİ MEYDAN PROJELERİ
İlçemizdeki meydanları daha modern ve estetik bir görünüme kavuşturmak için kapsamlı bir çevre düzenlemesi gerçekleştireceğiz.

14- YENİ MUHTARLIK BİNALARI, İLETİŞİM VE GENÇLİK OFİSLERİ
Her detayını özenle planladığımız, teknolojik altyapısı güçlü yeni muhtarlık binaları, iletişim ve gençlik ofisleriyle hem muhtarlarımıza daha rahat ve verimli çalışma imkanları sunacağız hem de gençlerimizin eğitim ve kişisel gelişim hedefleri doğrultusunda kullanabilecekleri, huzurla sınavlarına hazırlanabilecekleri bir alan oluşturacağız.
15- MODERN TAKSİ DURAKLARI
Çay ocağından klimasına, konforlu bekleme alanlarından lavabosuna kadar taksici esnafımızın her türlü ihtiyacına cevap veren, modern dış mekânıyla kent estetiğine uyum sağlayan Modern Taksi Durakları projesini hayata geçireceğiz.
16- SOKAK HAYVANLARI YAŞAM ALANI
Can dostlarımızın tedavi, rehabilitasyon, barınma ve bakım ihtiyaçlarını karşılamak ve onlara güzel bir ortam sunmak için Sokak Hayvanları Yaşam Alanı projesini hayata geçireceğiz.
17- OTOBAN GÜRÜLTÜSÜNÜ ENGELLEYİCİ BARİYERLER
İlçemizde gürültü kirliliğini önlemek, araç ve yayalar için yol güvenliğini artırmak ve hemşehrilerimize daha güvenli, daha huzurlu bir şehir ortamı sunmak için Sultanbeyli’yi otoban gürültüsünü engelleyici bariyerlerle donatacağız.
18- SULTANBEYLİ – KURTKÖY METROSU
Şehir içi toplu ulaşımı daha etkin hâle getirmek için yeni metro hattı çalışmalarımıza büyük bir hızla başlayacağız. Sultanbeyli – Kurtköy arasında oluşturacağımız yeni güzergâhla hem mesafeleri kısaltarak zamandan tasarruf sağlayacağız hem de hemşehrilerimize çevre dostu bir ulaşım alternatifi sunacağız.
19- SULTANBEYLİ DEVLET HASTANESİ- YENİDOĞAN METROSU
İlçemizi yeni metro güzergâhları ile şehrin merkezî bölgelerine bağlamak, yeni nesillerin ihtiyaçlarını karşılayacak nitelikte entegre ve etkili bir ulaşım ağı tasarlamak için durmaksızın çalışacağız. Bu kapsamda Sultanbeyli Devlet Hastanesi – Yenidoğan Metro Hattı çalışmalarımızı hızla tamamlayacağız.
20- SULTANBEYLİ – SANCAKTEPE- ÇEKMEKÖY METROSU
Hızla gelişen ve büyüyen ilçemizin trafik yoğunluğunu azaltmak, hemşehrilerimize hızlı, konforlu ve güvenli bir ulaşım deneyimi sunmak için Sultanbeyli – Sancaktepe – Çekmeköy Metro Hattı’nı hızla tamamlayacağız. İBB Başkan Adayımız Sn. Murat Kurum’un öncülüğünde yepyeni metro güzergâhlarını ilçemize kazandıracağız.
21- AYDOS TÜNEL PROJESİ
Sultanbeyli – Kartal arasındaki vizyon tünel projemizle Sultanbeyli’nin ana arterlerindeki geçişleri yeniden düzenleyerek trafik yoğunluğunu azaltacağız, hemşehrilerimizin E-5, Pendik ve Kartal yönündeki merkezî noktalara daha hızlı ve güvenli şekilde ulaşmasını sağlayacağız.
22- MAHALLELERE ÜCRETSİZ RİNG SEFERLER
Ücretsiz servis araçlarımızla ilçe genelinde, belirli periyotlar hâlinde ring seferler düzenleyerek mahallelerimizi birbirine bağlayacağız.
23- OTOBAN ALT GEÇİDİ
Poli Spotçular Çarşısı ve Demokrasi Caddesi arasında otoban alt geçidi inşa ederek kuzey ve güney istikametindeki geçişi rahatlatacağız.
24- TELEFERİK PROJESİ
Ulaşıma yeni bir bakış açısı kazandırma vizyonuyla Gölet – Aydos Kalesi güzergâhında hayata geçireceğimiz teleferik projesiyle hemşehrilerimizin şehrimizin panoramik güzelliklerini keşfetmesini sağlayacağız, ilçemizdeki ulaşımı daha hızlı, kolay ve konforlu hâle getirerek standartları yükselteceğiz.
25- SOKAK YAYALAŞTIRMA PROJELERİ
İlçemizde araç trafiğinden bağımsız, yaya dostu bölgeler oluşturmak için merkezî sokaklarımızı yayalaştıracağız.
26-MERKEZÎ YERLERE EKSPRES SEFERLER
İlçemizdeki metro ağları hızla aktifleşene kadar Kartal Köprüsü, Üsküdar, Kadıköy, Çekmeköy Madenler gibi İstanbul’un önemli yolcu aktarma istasyonlarına, iş ve yaşam merkezlerine direkt ulaşım sağlayan ekspres otobüs seferleri düzenleyerek toplu taşıma kullanımını artıracağız, şehir içi trafiği azaltarak vatandaşlarımızın zamanlarını daha etkin kullanmalarını sağlayacağız.
27- BİSİKLET YOLLARI VE PARKLARI
İlçemizdeki bisiklet yollarının ve parklarının sayısını artırarak hemşehrilerimize çevre dostu bir ulaşım alternatifi sunmanın yanı sıra trafik yoğunluğunun azalmasına, doğal kaynakların korunmasına ve sağlıklı yaşamın teşvik edilmesine katkı sağlayacağız.
28- MİMAR SİNAN UZAY BİLİM MERKEZİ
Uzay, astronomi, fen bilimleri alanlarında eğlenceli atölyelerin yer alacağı, çocukların uzay hakkında merak ettiklerini deneyimleyerek öğreneceği Mimar Sinan Uzay Bilim Merkezi ile uzayın derinliklerine doğru keşfe çıkacağız.
29- BATTALGAZİ ÜNİVERSİTESİ VE EĞİTİM KAMPÜSÜ
Çeşitli araştırma merkezleriyle üniversite öğrencilerinin akademik hayatına katkı sağlayacak, sosyal alanları, spor ve kültür tesisleriyle kapsamlı etkinliklere imkân tanıyacak, ileri teknolojilerle donatılmış Battalgazi Üniversitesi ve Eğitim Kampüsünü ilçemize kazandıracağız.
30- TURİZM LİSESİ VE UYGULAMA OTELİ
31- AYDOS KALESİ FETİH MÜZESİ
32- ÖĞRETMENEVİ VE EĞİTİM KOMPLEKSİ
33- ÇOCUK TRAFİK EĞİTİM PARKI
34- SULMEK KURSLARI
35- ŞEHİR KÜTÜPHANESİ
36- YENİ OKULLAR VE TEKNOLOJİ LİSESİ
37- YENİ GENÇ ADRES
38- AÇIK HAVA ETKİNLİK ALANI
39- SULTANBEYLİ DİL AKADEMİSİ
40- KÜLTÜR VE SANAT FUARI
41- BİNİCİLİK OKULU
42- KÜLTÜR KÖPRÜSÜ PROJESİ
43- ANADOLU KÜLTÜR GEZİLERİ
44- TİYATRO OKULU
45- ÖĞRENCİLERE KIRTASİYE DESTEĞİ
46- PARKMODERN
47- HOBİ BAHÇELERİ
48- BUNGALOV KAMP ALANI
49- MACERA PARKLARI
50- NECİP FAZIL SEYİR TERASI
51- BOTANİK PARK
52- SANCAKTEPE – KURTKÖY ORMAN YOLU DÜZENLEME PROJESİ
53- REKREASYON ALANLARI
54- FETİH KORUSU
55- MECİDİYE KORUSU
56- TURGUT REİS KORUSU
57- AHMET YESEVİ KORUSU
58- HER MAHALLEYE YENİ PARK
59- YENİLENEBİLİR ENERJİ PROJELERİ
60- SIFIR ATIK PROJESİ
61- MAHALLE BAHÇELERİ
62- TEKNOSEMT İLE İNOVASYON ODAKLI GİRİŞİMCİLİK EKOSİSTEMİ PROJESİ
63- HAMİDİYE SPOR KOMPLEKSİ
64- MEHMET AKİF GENÇLİK VE SPOR KOMPLEKSİ
65- MECİDİYE SPOR KOMPLEKSİ
66- HER MAHALLEDE SPOR KULÜBÜ
67- YÜZME HAVUZLARI
68- KAPALI SPOR SALONLARI
69- TREKKİNG ALANI, SCOOTER VE KAYKAY PİSTLERİ
70- ULUSLARARASI E-SPOR TURNUVALARI
71- OKULLARA SPOR ALANI
72- GENÇLERE YÖNELİK YAZ KAMPLARI
73- MAHALLELERE FİTNESS SALONLARI
74- HER MAHALLEMİZE İLETİŞİM OFİSİ
75- MOBİL BEYAZ MASA’YLA YERİNDE ÇÖZÜM
76- AKILLI AYDINLATMALARLA SULTANBEYLİ’NİN SOKAKLARI AYDINLANACAK
77- ELEKTRİKLİ ARAÇLAR İÇİN ŞARJ İSTASYONLARI
78- AKILLI ÇEVRE SENSÖRLERİ İLE DAHA GÜVENLİ BİR SULTANBEYLİ
79- DRONE EĞİTİM VE UYGULAMA MERKEZİ
80- MOBİL BELEDİYE UYGULAMASI
81- İNTERNETE ÜCRETSİZ ERİŞİM HİZMETİ
82- FİBER ALTYAPISININ GÜÇLENDİRİLMESİ
83- VEFA LOKALİ
84- SADEM (SULTANBEYLİ AİLE DANIŞMANLIK VE EĞİTİM MERKEZİ)
85- SULTANBEYLİ KART
86- EL EMEĞİ ÇARŞISI
87- ORHANGAZİ AŞEVİ
88- YENİ SEBZE HALİ
89- LİDER GENÇLER PROJESİ
90- İŞ GELİŞTİRME VE GİRİŞİMCİLİK MERKEZİ
91- ÇOCUK, GENÇ, KADIN MECLİSİ
92- GENÇLERE EVLİLİK DESTEĞİ
93- TAZİYE EVLERİ
94- ÜNİVERSİTEYİ KAZANAN GENÇLERE 10 BİN TL EĞİTİM DESTEĞİ
95- GÖZ SAĞLIĞI MERKEZİ
96- ŞEFKATLİ YAŞAM DESTEK MERKEZİ
97- SAĞLIK TARAMA VE DANIŞMANLIK MERKEZİ
98-ENGELSİZ ŞEHİR PROJESİ
99- FATİH MAHALLESİ ÇOCUK GELİŞİM MERKEZİ
100- ACİL DURUM HASTANESİ
]]>