Hidrojen – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Wed, 31 Jul 2024 23:24:07 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Türkiye için kilometre taşı! Birçok şirket 2026 yılında üretime başlıyor https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-icin-kilometre-tasi-bircok-sirket-2026-yilinda-uretime-basliyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-icin-kilometre-tasi-bircok-sirket-2026-yilinda-uretime-basliyor/#respond Wed, 31 Jul 2024 23:24:07 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=16999 Yeşil Hidrojen Üreticileri Derneği (H2DER) Başkanı Yusuf Günay, Türkiye’nin zengin yenilenebilir enerji kaynaklarıyla yeşil hidrojen üretme konusunda avantajlı olduğunu, “Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması”nın 2026’da uygulanmaya başlamasıyla Türkiye’de birçok şirketin yeşil hidrojen üreteceğini bildirdi.

Anadolu Ajansı (AA) Enerji Terminali Programı’nın ilk konuğu Günay, Türkiye’de farklı ölçeklerde gerçekleştirilen hidrojen projelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Günay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının hidrojene ilişkin yol haritasını açıklamasını, Türkiye için önemli bir “kilometre taşı” olarak gördüğünü söyledi.

H2DER olarak, Türkiye’de hidrojene ilişkin bir geleceğin olduğunu kamu otoritelerine, siyasi iradeye, iş dünyasına ve Türk toplumuna anlatmayı hedeflediklerini ifade eden Günay, “Türkiye’de ilk ticari hidrojen üretimi amacıyla bazı projeler var. Aslında hidrojen üreten şirketler de var. Dernek olarak hidrojen üretme adımını attık. Marmara Organize Sanayi Bölgesi (OSB) ile işbirliği anlaşması imzaladık. Burada hidrojen AR-GE ve üretim merkezi yapıyoruz. Öncelikle hedef, Marmara OSB’nin enerji ihtiyacını hidrojenle karşılamak. Öte yandan, Güney Marmara Hidrojen Vadisi yine bir üyemizin ortaklığında oluşturuldu. Türkiye, zengin yenilenebilir enerji kaynaklarıyla yeşil hidrojen üretme konusunda avantajlı. Önümüzdeki iki yılda çok fazla sayıda hidrojen üreticisinin ortaya çıkacağını düşünüyorum. Üyelerimizden biri de Manisa OSB’de elektrolizör fabrikası açmaya hazırlanıyor.” diye konuştu.

Günay, 2026’da “Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması”nın ve vergilerin devreye gireceğini, özellikle ağır sanayinin bundan etkileneceğini vurguladı.

Avrupa Birliği’ne yapılacak ihracatta şirketlerin hangi enerji kaynağından elektrik ürettiğinin değerlendirileceğine dikkati çeken Günay, “Fosil yakıtlardan üretilen elektrikle bu üretimler yapılmışsa onlar için ciddi bir vergi yükü var ve bunun için başta demir-çelik sanayi olmak üzere bu sektörlerde hidrojen yatırımı alanında somut ilerlemeler ve adımlar var.” dedi.

HİDROJEN ÇİFTLİKLERİ ŞEBEKEDEN BAĞIMSIZ

Günay, Türkiye’de hidrojen üretiminin yenilenebilir enerji kaynaklarının bulunduğu yerde ve elektrik şebekesinden bağımsız yapılabileceğini anlattı.

Mevcut durumda yeni yatırımlar için kapasite sıkıntısı olduğunun altını çizen Günay, şunları kaydetti:

“Hidrojen çiftlikleri diyelim ki bir rüzgar santralinin yanında ve elektrik iletim sistemine bağlı değil. Bağımsız bir ada şeklinde. Siz orada üretilen elektrikle hidrojen üretip, depolayıp iletebilirsiniz tüketim yerlerine. Aynı zamanda yine güneş santralleri için benzer şeyleri söyleyebiliriz. Bu bir anlamda şu anki sıkıntıyı da aşabilecek bir durum. Burada karşımıza çıkan nokta hidrojeni kim alacak noktası. Yani bir anlamda alıcı ve satıcı bir araya gelecek ki bir piyasa oluşsun. Örneğin bu yıl Avrupa Hidrojen Bankası bazı ihaleler gerçekleştirdi. Hidrojen üretme potansiyeli olan insanlarla hidrojen ihtiyacı olan şirketler bir araya geldiler ve buradaki üretim ve tüketimdeki fiyat farkını hidrojen bankası sübvanse etti. Bu anlamda dört ülkede yedi proje hayata geçirilecek. İlk defa bir piyasa oluşturma yolunda önemli bir adım atılmış oldu.”

Günay, hidrojene ilişkin projelerin geliştirilme sürecinde sadece küresel ısınma konusunun değil, Rusya-Ukrayna Savaşı sonrası oluşan doğal gaz krizinin de etkili olduğunu ifade etti.

Ülkelerin enerjiyi bağımsız olarak üretmek istediklerine işaret eden Günay, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bağımsız enerji üretmek için en önemli araç yine hidrojen olarak görülmekte. Almanya’da Euro 2024 Avrupa Şampiyonası elemeleri vardı. Milli Takım’la birlikte ben de oradaydım. Milli Takım’ın faaliyetleri dışında, aynı zamanda Almanya’da hidrojen konusundaki gelişmeleri takip etmek için bir program hazırlamıştık. Biliyorsunuz Almanya, AB’de yenilenebilir enerjinin lideri. Bu süreçte bir kongreye katıldık. Kongrede dünyanın birçok yerinde yüzlerce start-up, vardı. Hidrojende verimlilik, maliyeti düşürme, iletimde güvenlik ve pek çok alanda start-up’lar kendilerini tanıttılar. Hidrojene muazzam bir ilgi vardı.”

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-icin-kilometre-tasi-bircok-sirket-2026-yilinda-uretime-basliyor/feed/ 0
Türkiye’nin enerjisinin yüzde 20’sini yeşil hidrojenden karşılayabileceği hesaplanıyor https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiyenin-enerjisinin-yuzde-20sini-yesil-hidrojenden-karsilayabilecegi-hesaplaniyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiyenin-enerjisinin-yuzde-20sini-yesil-hidrojenden-karsilayabilecegi-hesaplaniyor/#respond Mon, 29 Jul 2024 09:00:21 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=16768 Anadolu Ajansı (AA) Enerji Terminali Programı’nın ilk konuğu Günay, AA’yı yeni programı dolayısıyla tebrik ederek, dünya enerji gündeminde önemli yer tutan hidrojen konusuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Hidrojenin küresel ısınmayla mücadelede diğer kaynaklardan daha avantajlı olduğunu vurgulayan Günay, Paris Anlaşması çerçevesinde Avrupa Birliği (AB) için net sıfır emisyon hedefinin 2050, Türkiye için ise 2053 olarak öngörüldüğünü anımsattı.

Günay, hidrojenin yeşil dönüşümün merkezinde yer aldığına dikkati çekerek, “Hidrojeni elde etmek için elektroliz yöntemiyle suyun hidrojen ve oksijene ayrılması gerekiyor. Bu işlemde kullandığınız elektriği yenilenebilir kaynaklardan üretiyorsanız, yeşil hidrojen olarak adlandırılıyor. Yeşil hidrojen, dünyada da tercih edilen bir kaynak. Karbonsuzlaşma hedefinde temel gaye fosil yakıtlardan uzaklaşma ve yenilenebilire yönelme. Bu anlamda da hidrojen ön plana çıkıyor.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin başta AB olmak üzere birçok ülkeden fazla rüzgar ve güneş enerjisi potansiyeline sahip olduğuna işaret eden Günay, yeşil hidrojen üretiminde bunun önemli avantaj sağladığını söyledi.

Türkiye’nin kendi ihtiyaçları dışında AB’ye de hidrojen ihraç edebilecek durumda olduğunu dile getiren Günay, “Fosil yakıtlarımız olmadığı için belki dövündük ülke olarak, millet olarak. Bundan daha değerli sonsuz güneş ve rüzgar kaynağı var ve bedava. Türkiye’nin emrinde şu an. Türkiye yenilenebilirde toplam potansiyelinin ancak 10’da birini enerji piyasasına kazandırmış durumda. Geriye en az 10 kat enerji piyasasına kazandırabilecek kaynağımız var.” değerlendirmesinde bulundu.

“TÜRKİYE, SANTRAL YAPIM MALİYETLERİ AÇISINDAN AVANTAJLI”

Günay, hidrojenin doğal gazın kullanılabildiği tüm alanlarda kullanılabileceğini ve gazın hidrojenle ikame edilebileceğini anlattı.

Türkiye’nin artan enerji ihtiyacının karşılanmasında hidrojenin önemine dikkati çeken Günay, 2050 yılına kadar Türkiye’nin enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 20’sinin yeşil hidrojenden karşılanabileceğini ifade etti.

Günay, enerji üretim maliyetleri açısından Türkiye’de söz konusu santrallerin yapımının daha uygun olduğunu belirterek, “Bizim insanımız biraz daha pratik, iş gücümüz biraz daha ucuz.” dedi.

Verimlilik konusundaki avantajlara da dikkati çeken Günay, “Almanya’da 1 megavatlık güneş santrali yapmış olsanız, elde edeceğiniz elektrik 1 milyon kilovatsaat, Türkiye’de 2 milyon kilovatsaate yakın ve maliyetleri daha aşağıda. Hidrojendeki en önemli konu üretim maliyeti. Türkiye’nin bu anlamda da avantajı var ve bu avantajı pratiğe dönüştürmek durumundayız.” değerlendirmesini yaptı.

AB’nin 2030 yılı hedefi kapsamında 20 milyon tonluk hidrojene ihtiyaç duyduğunu aktaran Günay, şunları kaydetti:

“Bunun 10 milyon tonu AB ülkelerinde üretilecek, 10 milyon tonu da ithal edilecek. Türkiye bu anlamda en önemli ülke olabilir. Dünyada hidrojen alanında baş döndürücü bir gelişme yaşanıyor. Japonya, Amerika, Almanya, Çin hidrojen konusunda çalışıyor. Ayrıca, sadece AB merkezi fonlarıyla desteklenen yüze yakın hidrojen vadisi var dünyada. Diğer ülkelerle birlikte 616 hidrojen vadisi var. Bunlar, hidrojenin üretildiği ve bazı sanayi dallarındaki üretimler için kullanıldığı, tüketildiği alanlar.”

Günay, temiz enerji dönüşümüne katkı sağlamak amacıyla hidrojen boru hatlarının haritalandırıldığı European Hydrogen Backbone İnisiyatifi’ne katılım çalışmalarına hız vermesi gerektiğini belirterek, “Maalesef ki Türkiye bu projenin içerisinde değil. Türkiye yenilenebilir kaynakları açısından Avrupa’nın en önemli ülkesi. Hidrojen üretimi noktasında, hidrojen tedarik noktasında da AB’nin hedefinde olmalı.” ifadelerini kullandı.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiyenin-enerjisinin-yuzde-20sini-yesil-hidrojenden-karsilayabilecegi-hesaplaniyor/feed/ 0
Geleceğin petrolü için işbirliği sinyali: Türkiye önemli bir ortak https://www.foxtvhaber.com.tr/gelecegin-petrolu-icin-isbirligi-sinyali-turkiye-onemli-bir-ortak/ https://www.foxtvhaber.com.tr/gelecegin-petrolu-icin-isbirligi-sinyali-turkiye-onemli-bir-ortak/#respond Sun, 07 Jul 2024 01:00:07 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=14366 Avrupa Hidrojen Piyasası Birliği Hydrogen Europe Üst Yöneticisi (CEO) Jorgo Chatzimarkakis, Türkiye’nin yenilenebilir enerji kaynakları, Orta Doğu ve Hazar bölgesini Avrupa’ya bağlayan boru hatları ve geleceğin petrolü olarak bilinen hidrojen üretim potansiyeliyle Avrupa’nın enerji kaynak çeşitliliğinde önemli bir ortak olarak görüldüğünü bildirdi.

Chatzimarkakis, AA muhabirine, hidrojenin Avrupa’nın kaynak çeşitliliğindeki yerine ve Türkiye’nin hidrojen ekosistemine katkısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Hydrogen Europe bünyesinde Türkiye’den çok sayıda üye olduğunu ifade eden Chatzimarkakis, Türkiye’de bu alanda çeşitli öncü projeleri destekleyeceklerini ve “Hidrojen Türkiye” adı verilen bir yapı oluşturacaklarını dile getirdi.

Chatzimarkakis, kısa vadede yenilenebilir ve düşük karbonlu hidrojenin çimento, çelik, nakliye ve havacılık ile kara yolu taşımacılığı gibi fosil yakıtların yoğun kullanıldığı alanlarda mevcut endüstriyel süreçlerin karbondan arındırılmasını sağlamak amacıyla kullanılacağını anlattı.

Uzun vadede ise temiz hidrojenin enerji depolanması başta olmak üzere elektrik şebekelerinin dengelenmesi için kullanılacağını aktaran Chatzimarkakis, şunları kaydetti:

“Hidrojen, ayrıca hava ve deniz taşımacılığında, ticari ve endüstriyel ısıtma ve otoyol taşımacılığının farklı segmentlerinde kullanılabilecek. Hidrojen, yenilenebilir enerjinin zayıf noktalarının tamamlanmasını sağlayan önemli bir bileşen. Hidrojen ve yenilenebilir enerji madalyonun iki yüzü gibi değerlendirilebilir. Öte yandan, bu denklemde Türkiye yenilenebilir enerji kaynakları, hidrojen üretim potansiyeli, Orta Doğu ve Hazar bölgesini Avrupa’ya bağlayan boru hatları ile Avrupa Birliği’nin enerji kaynak çeşitlendirmesinde önemli bir ortak.”

“HİDROJENDE PROJE ÖLÇEĞİ MALİYETLERİ ETKİLİYOR”

Daha fazla hidrojenin sisteme dahil edilmesinin jeopolitik ve ekonomik açıdan bir çok avantaj oluşturduğunu, hidrojenin, döngüsel ekonomide önemli rol oynayacağını vurgulayan Chatzimarkakis, şöyle devam etti:

“Rusya-Ukrayna Savaşı, Avrupalı ülkelerin Rus petrolü ve doğal gazına bağımlı olmanın sürdürülemez olduğunu anlamalarında yardımcı oldu. Savaş, hidrojenin ve döngüsel ekonominin potansiyelini daha da belirgin hale getirdi. Daha fazla hidrojen ile fosil yakıtlara daha az ihtiyaç duyulmasını ve dolayısıyla enerji bağımlılığının silahlanma olasılığının azalmasını sağlayacağını düşünüyorum. Bu sektöre uygun destekler verildiğinde, hidrojen doğal gazın yerini alabilir. Endüstrinin ve toplumun dönüşmesi zaman alacak ama bunda ısrarcı olmalı ve yarın daha başarılı olmak için bugün daha çok çalışmalıyız.”

Jorgo Chatzimarkakis, hidrojenin üretim maliyetlerinin azaltılmasına en büyük katkıyı sağlayan faktörlerden birinin, proje ölçeği olduğunu ifade etti.

Ölçeğin büyümesi ve projelerin artmasıyla maliyetlerin düşeceğini belirten Chatzimarkakis, diğer bir önemli faktörün ise piyasanın düzenleyici ortamı olduğunu dile getirdi.

Şu anda yenilenebilir hidrojene ilişkin katı kuralların, üretilen hidrojenin maliyetinin 5 kat artmasına yol açacağına işaret eden Chatzimarkakis, sözlerini, “2026’da bu kuralların hafifletilmesini umuyoruz. Fosil yakıt sübvansiyon almaya devam ettiği sürece, hidrojen için eşit şartlara ulaşmak zor olacaktır. Ölçek ekonomileri geliştikçe ve teknoloji, AR-GE ilerledikçe benzer bir maliyet düşüşü eğilimi öngörüyoruz. Fiyatların daha rekabetçi hale geldiğinin kanıtı olarak ilk Hidrojen Bankası açık artırmasındaki muhteşem sonuçlara bakın.” diye tamamladı.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/gelecegin-petrolu-icin-isbirligi-sinyali-turkiye-onemli-bir-ortak/feed/ 0
Türkiye için eşsiz bir fırsat: Gerçekleşirse 112 milyar dolar olacak! https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-icin-essiz-bir-firsat-gerceklesirse-112-milyar-dolar-olacak/ https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-icin-essiz-bir-firsat-gerceklesirse-112-milyar-dolar-olacak/#respond Sat, 30 Mar 2024 22:36:30 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=7998 İstanbul Sanayi Odasının (İSO) sürdürülebilirlik vizyonu çerçevesinde başlattığı İSO Yeşil Gündem Sohbetleri’nin 13’üncüsünde hidrojen ekonomisinde Türkiye’nin rolü ele alındı.

İSO’dan yapılan açıklamaya göre, Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK) işbirliğiyle İSO Yönetim Kurulu Üyesi Vehbi Canpolat ev sahipliğinde düzenlenen sohbet programına, TENMAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Uğur Çevik ile Hidrojen Teknolojileri Derneği Başkanı Prof. Dr. İbrahim Dinçer de katıldı.

Program kapsamında gazeteci-yazar Ilgaz Gürsoy moderatörlüğünde TENMAK Hidrojen Teknolojileri Genel Sorumlusu Ragıp Kızıltaş, İstanbul Teknik Üniversitesi Enerji Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Adnan Midilli ve TENMAK Başkan Yardımcısı Çevik’in konuşmacı olarak yer aldığı bir panel düzenlendi.

“40’IN ÜZERİNDE ÜLKE, HİDROJEN STRATEJİLERİNİ VE YOL HARİTALARINI AÇIKLADI”

Canpolat, panelde yaptığı konuşmada, hidrojenin, dünyanın 2050’ye kadar “net sıfır” emisyona ulaşması için kilit bir role sahip olduğunu belirtti.

Canpolat, yenilenebilir enerji, biyoyakıt veya enerji verimliliği gibi karbondan arındırma teknolojilerini tamamlayıcı olmasının yanında “temiz hidrojen” veya renk koduyla ifade edilirse “yeşil hidrojen”in aslında çok daha fazlasını vadettiğini vurguladı.

Hidrojenin deniz ve hava ulaşımı sektörleri ile çelik, amonyak gibi endüstri sektörleri için uzun vadeli, ölçeklenebilir ve uygun maliyetli bir enerji kaynağı alternatifi olduğuna işaret eden Canpolat, “Ayrıca hidrojen yakıt kimyasal ve enerji taşıyıcısı olarak kullanılabildiği için bu pazarları birbirine bağlayacağı ve temelden değiştireceği düşünülüyor. İşte bu nedenlerden ötürü 40’ın üzerinde ülke hidrojen stratejilerini ve yol haritalarını açıkladı.” ifadesini kullandı.

Hidrojen enerjisinin “net sıfır” hedefine ulaşma ve temiz enerji dönüşümü gayretinin yanı sıra jeopolitik nedenlerle de enerji arz güvenliğiyle sınanan dünya için kritik bir rol oynayacağını belirten Canpolat, şunları kaydetti:

“Hidrojen enerjisi, yenilenebilir enerji kaynakları açısından zengin ülkeler için talep potansiyeli taşıyan ülkelere ihracat için de yeni ticaret kapıları anlamına gelecek. Yeşil hidrojen, geniş ölçekte sürdürülebilir ve teknoloji odaklı yeni sanayi stratejisi olarak ülkelerin bir adım öne çıkabileceği yeni bir oyun alanı.

Yapılan projeksiyonlara göre bugün 1,4 milyar dolar büyüklüğündeki hidrojen pazarı 2030’a kadar 12 milyar dolara yükselecek. Net sıfır hedefi gerçekleşecek olursa 112 milyar dolara ulaşacak.”

TENMAK Başkan Yardımcısı Çevik de kuruma ilişkin, “TENMAK’ın önemli sorumluluklarından biri de ülkemiz ekonomisini karbondan arındırarak sürdürülebilir temiz enerji geleceği oluşturmak, bu konuda farklılık yaratmak ve temiz enerji hedeflerini uluslararası enerji politikası ile birleştirmektir.” bilgisini verdi.

Hidrojen Teknolojileri Derneği Başkanı Dinçer de hidrojen ekonomisi için sektörün dönüşümü noktasında insanlığın ihtiyaçlarına bakılması gerektiğini ifade etti.

Dinçer, şunları kaydetti:

“Bu ihtiyaçlar ise baktığımız zaman temiz hava, temiz gıda, temiz su, temiz enerji. Ancak enerjiniz temiz değilse diğerlerinin de temiz kalması mümkün olmuyor. Dolayısıyla enerjinin mutlaka ve mutlaka temiz olması gerekiyor.

Günümüze kadar olan süreçte enerji denkleminde yenilenebilir enerji, nükleer ve fosil kaynakları görmüştük. Fosil kaynaklar şimdi denklemin dışına çıkıyor. Peki, denklemin içine kim geliyor? Hidrojen geliyor.

Peki, hidrojenin buradaki yolu nasıl olacak? Bu tarihi süreçleri yaşıyor olmak aslında insanlık için hem problemli hem de büyük fırsat oluşturuyor.”

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-icin-essiz-bir-firsat-gerceklesirse-112-milyar-dolar-olacak/feed/ 0
Türkiye’ye 600 yıl yetebilir! 7 milyar metreküplük dev rezerv https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiyeye-600-yil-yetebilir-7-milyar-metrekupluk-dev-rezerv/ https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiyeye-600-yil-yetebilir-7-milyar-metrekupluk-dev-rezerv/#respond Wed, 21 Feb 2024 22:00:11 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=4451 OSTİM Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Birol Kılkış, Karadeniz’de kirliliğe neden olan hidrojen sülfür gazının denizden ayrıştırılmasıyla çevresel fayda, elde edilen hidrojen ve sülfürün sanayide kullanılmasıyla da ekonomik kazanç sağlanabileceğini belirtti.

7 MİLYAR METREKÜPLÜK DEV REZERV TÜRKİYE’YE 600 YIL YETEBİLİR! DOĞAL GAZ VE PETROLDEN ÇOK FARKLI

Yüksek derecede toksik bir gaz olan ve Karadeniz’deki ekosistemi tehdit eden unsurlardan birini oluşturan hidrojen sülfürle ilgili AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Kılkış, özellikle Tuna Nehri’nden gelen kirliliğin, akıntıyla Türkiye kıyılarında birikerek hidrojen sülfür yoğunluğunun artmasına neden olduğunu söyledi.

Karadeniz’e her yıl ortalama 7 milyar metreküp hidrojen sülfür gazının eklendiğini, bu birikim sonucunda denizdeki balık stokunun azaldığını ve kirliliğin giderek suyun yüzeyine yaklaştığını bildiren Kılkış, “Hidrojen sülfür, Karadeniz’de ekolojik dengeyi büyük oranda bozmakta. Denizde hayat hemen hemen durmuş vaziyette, şu anda sadece üst tabakalarda hayat var.” dedi.

Karadeniz’i “enerji denizi” olarak nitelendiren Kılkış, hidrojen sülfürün denizden ayrıştırılmasıyla hem hidrojen hem de kükürt elde edilerek bu gazın neden olduğu dezavantajların avantaja çevrilebileceğini dile getirdi.

Prof. Dr. Kılkış, şunları söyledi:

“Doğal gaz hatlarına Karadeniz’den elde ettiğimiz hidrojeni yüzde 20, en fazla yüzde 30 oranında karıştırarak, içeriğin, daha yüksek enerji potansiyeline sahip olmasını sağlayıp doğal gazdan da tasarruf edebiliriz. Böylece Karadeniz’deki tehlikeli hidrojen sülfür gazını hem sanayide hem konutlarda faydalı bir biçimde değerlendirmiş oluruz. Sülfür, demir çelik sanayisinde kullanılıyor, zaten orada da bu sanayi var. Kimya endüstrisinde de tarımsal bazı katkılarda kullanılabiliyor dolayısıyla sülfürün de sanayide önemli bir yeri var. Bu şekilde Karadeniz’den taşıdığımız hidrojen sülfür ile kıyıda yeşil bir kent, yeşil bir endüstri kurmak mümkün.”

Karadeniz’deki resmi doğal gaz rezervinin konutlarda 15 yıl, hidrojen sülfürden elde edilen hidrojen yakıtın ise teorik olarak 600 yıl yetebileceğinin öngörüldüğünü aktaran Kılkış, hidrojenin tamamen yenilenebilir enerji kaynakları kullanılıp Karadeniz gibi hazır bir potansiyelden üretilerek doğru şekilde değerlendirilmesi durumunda karbon salımına neden olmayacağının altını çizdi.

Kılkış, “Deniyor ki ‘Madem Karadeniz’de kömür bol, kömürden hidrojen elde edelim.’ Bu mümkündür ancak 1 birim hidrojen elde etmek için 5 birim kömür yakmanız gerekiyor. O zaman da sizin elde edeceğiniz hidrojen temiz ve yeşil bir hidrojen olmuyor çünkü kömür kullandığınız için havaya karbondioksit çıkıyor dolayısıyla yeşil hidrojen elde etmek için bu hidrojen sülfür, zararının yanında bir önemli bir şanstır. Karadeniz’in hidrojen sülfür eriyikleri, denizin içinde dolaşıyor zaten. Bu, önemli bir enerji depolama ve taşıma kaynağı olarak görülüp değerlendirilmeli.” sözlerini sarf etti.

“HİDROJEN ÜRETİM GEMİSİ” PROJESİ

Karadeniz’deki hidrojen gazı potansiyeline yönelik kombine bir hidrojen arama, devşirme, nakil ve karada en akılcı biçimde değerlendirme projesi geliştirdiğini anlatan Kılkış, bu projenin merkezinde ilk kez amaca özel tasarlanmış bir hidrojen üretim gemisi bulunduğunu kaydetti.

Kılkış, proje hakkında şu bilgileri paylaştı:

“Optimum bir paylaşımla ve en ekonomik işletme için hidrojen sülfür gazı örneğin Sinop’ta yerinde ayrıştırılırsa, kükürt sanayisi taleplerini karşılarken karada üretilen hidrojen mekik gemi ile getirilen hazır hidrojenle birleştirilip mevcut doğal gaz şebekesinde değerlendirilebilecektir. Yine rüzgar ve güneşten, ayrıca jeotermal kaynaklardan karada yararlanılabilir. Bu bütüncül yaklaşımla hidrojen konsepti denizden karaya genişletilerek tam bir hidrojen döngüsü elde edilecek ve belki de Sinop, dünyanın ilk hidrojen kenti unvanını alabilecektir.”

Kılkış, tasarlanan bir hidrojen gemisinin yılda yaklaşık 1,5 milyar metreküp doğal gaz eş değeri üretim yapabileceğini, bunun da yaklaşık 200 bin hanenin yıllık gaz ihtiyacına tekabül ettiğini vurguladı.

Yeşil enerji kaynaklarının uygun teknolojilerle ekonomiye kazandırılmasının Türkiye’nin enerji bağımsızlığı ve bölgesel enerji güvenliğine katkı sağlayacağı tespitinde bulunan Kılkış, sözlerini şöyle tamamladı:

“Karadeniz’in bizlere sunmuş olduğu hidrojen enerjisi potansiyelinin özel avantajlarının doğal gaza paralel olarak değerlendirilmesi hidrokarbon faaliyetlerimizin pekişmesini, hatta Akdeniz’deki faaliyetlerimizde elimizin ekonomik ve politik anlamda daha da güçlenmesini sağlayacaktır. Aynı zamanda, Paris Anlaşması’nın öngördüğü karbondioksit salımlarını azaltım hedeflerini daha kısa sürede yakalayabilme fırsatını verecektir.”

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiyeye-600-yil-yetebilir-7-milyar-metrekupluk-dev-rezerv/feed/ 0
Milli bataryalar sivil havacılık görevine hazırlanıyor https://www.foxtvhaber.com.tr/milli-bataryalar-sivil-havacilik-gorevine-hazirlaniyor-2/ https://www.foxtvhaber.com.tr/milli-bataryalar-sivil-havacilik-gorevine-hazirlaniyor-2/#respond Thu, 25 Jan 2024 22:36:11 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=2794 ASPİLSAN Enerji Genel Müdürü Ahmet Turan Özdemir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sivil sektörlerle yaptıkları anlaşmalardan birini Turkcell ile hayata geçirdiklerini söyledi. Özdemir, ortaya çıkan telekomünikasyon bataryasının Türkiye’de önemli aşama kaydettiğini ve bataryalarının şebekenin pek çok yerinde kullanıldığını bildirdi.

Bunun yanında elektrikli ev aletleri sektörüyle anlaşmalar yaptıklarını ifade eden Özdemir, bu noktada çalışmalarının devam ettiğini belirtti.

Yeni pil hücreleriyle yeni tasarımlarda yer almak için farklı firmalarla işbirlikleri geliştirdiklerine işaret eden Özdemir, bunların meyvelerini ilerleyen zamanda toplayacaklarına inandıklarını vurguladı.

Taşınabilir enerji depolama sistemlerinin de askeri ve sivil kullanımda önemli bir alan olduğuna değinen Özdemir, bu çerçevede geliştirdikleri ürünleri kullanıma sunmanın gelecek dönemde planları arasında yer aldığını kaydetti.

Sivil havacılığa yönelik yürüttükleri çalışmalar hakkında da bilgiler veren Özdemir, şöyle konuştu:

“Sivil havacılık, regülasyonlarıyla en zor olan alanlardan bir tanesi. Uçan bir platforma enerji kaynağı sağlamak zorlu bir süreç. Bu platformun içerisine insan girdiği zaman bu süreç daha da zor hale geliyor. Bu alanda önemli mesafeler kaydettik ve havacılık akülerimiz için EASA (Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı) sertifikasyonunu tamamladığımız ürünleri gamımıza koyduk. Bu anlamda Türk Hava Yolları bize büyük destek veriyor. Onların da destekleriyle önemli aşamalar katettik. Ülkemizde sivil havacılıkta kullanılan ürünlerin yerleştirilmesi süreci de devam ediyor. Kullanılan kaplamalar, koltuklar gibi yerlileştirilen ürünlerin yanında enerji gibi çok kritik ve sivil havacılıkta da uçakların en önemli, en kritik bileşenlerinden biri olan akülerin yerlileştirilmesi sürecinde önemli bir mesafeyi EASA sertifikasyonunu almakla tamamlamış olduk. Burada THY Teknik ve THY’nin önemli desteklerini gördük. Sivil havacılıkta ürünlerin yerlileştirilmesi sürecinde bizi bekleyen önemli bir pazar var. Hazırlıklarımız devam ediyor, önemli bir mesafe katetmiş durumdayız.”

– HİDROJENE HAZIRLIK

Ahmet Turan Özdemir, bu çabalar yanında 5 yıldır doktoralı araştırmacılarla Teknopark İstanbul’da hidrojen ve yakıt hücresi konusundaki AR-GE çalışmaları yürüttüklerini söyledi.

Hidrojenin önemli bir enerji kaynağı olduğuna işaret eden Özdemir, bunun yanında hidrojenin ekonomik olarak üretilmesi, depolanması ve lojistiğinin sağlanması gibi sorunların ise aşılmayı beklediğini belirtti.

Bu koşulların iyileştirilmesiyle daha etkin hizmet sunulabileceğini, regülasyonların da hidrojen kullanımını gerektirebileceğini anlatan Özdemir, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Dünyada hiçbir kaynak sınırsız değil. Kullandığımız lityum pillerle ilgili de belli bir süre sonra zorlanmalar yaşanacak. İlerleyen dönemde alternatif enerji kaynaklarına ihtiyaç duyacağımız aşikar. Hidrojen de önemli bir alan. Bu alanda da bazı Avrupalı yatırımcıların, özellikle Afrika bölgesinde büyük yatırımlar yaptıklarını izliyoruz, biliyoruz. Biz de o gün için hazır olmak üzere AR-GE faaliyetleri sürdürüyoruz. Bu alanda Avrupa Birliği fonlarını da değerlendiriyoruz. Ekiplerimizin sürdürmüş olduğu hidrojenle ilgili Avrupa Birliği projelerimiz var. Ülkemizde de TENMAK, TÜBİTAK bu konuda önemli çalışmaları destekliyor. Bu kurum-kuruluşlarımızla birlikte hidrojen ve yakıt hücresi üzerine olan çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”

– ELEKTRİKLİ ARAÇ BATARYALARI

Kayseri’de organize sanayi bölgesindeki fabrikalarında da elektrottan montaj şeklinde nikel kadmiyum pil üretimi yaptıkları bilgisini veren Özdemir, bu ürünlerin, sahip olduğu elektriksel karakteristik ve güvenlik sebebiyle hava, deniz ve raylı taşımacılıkta çok kullanıldığını dile getirdi. Özdemir, tüm bu araç gruplarına yönelik çözümler sunduklarını aktardı.

Elektrikli araçlar konusunda da Ankara’da faaliyet gösteren bir AR-GE ekipleri bulunduğuna işaret eden Özdemir, şunları kaydetti:

“Burada hafif elektrikli araçlardan minibüse kadar farklı güçlerde paketler üretiyoruz. Bu alanda önemli çalışmalar yaptık. Bunların içerisinde batarya üretim devreleri ve hücreleri, sızdırmazlığı, termal yönetimi olan ürünler yapıyoruz. Bu anlamda da önemli çalışmalar sağladık. Bu ürünleri de müşterilerimizin ihtiyaçlarına göre yaptık, tasarladık, verdik. Sahada çalışan ürünlerimiz var. Halen üretmekte, tasarlama olduğumuz ürünler var. Bu alan da Avrupa Birliği tarafından çok önemseniyor. Hem araç bataryalarının ikincil kullanımları hem bunların ömür sağlık kestirimlerinin, hem ekspertizlerinin yapılması hem de geri dönüştürülmesi ve geri kazandırılması hususunda dünyada önemli farkındalık var. Faaliyet alanımıza giren, bizimle irtibatlı konularda öncü AR-GE çalışmaları yaparak hem de ürüne dönüşen çalışmaları mühendislerimizle sürdürüyoruz.”

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/milli-bataryalar-sivil-havacilik-gorevine-hazirlaniyor-2/feed/ 0
Milli bataryalar sivil havacılık görevine hazırlanıyor! https://www.foxtvhaber.com.tr/milli-bataryalar-sivil-havacilik-gorevine-hazirlaniyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/milli-bataryalar-sivil-havacilik-gorevine-hazirlaniyor/#respond Thu, 25 Jan 2024 22:24:11 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=2791 ASPİLSAN Enerji Genel Müdürü Ahmet Turan Özdemir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sivil sektörlerle yaptıkları anlaşmalardan birini Turkcell ile hayata geçirdiklerini söyledi. Özdemir, ortaya çıkan telekomünikasyon bataryasının Türkiye’de önemli aşama kaydettiğini ve bataryalarının şebekenin pek çok yerinde kullanıldığını bildirdi.

Bunun yanında elektrikli ev aletleri sektörüyle anlaşmalar yaptıklarını ifade eden Özdemir, bu noktada çalışmalarının devam ettiğini belirtti.

Yeni pil hücreleriyle yeni tasarımlarda yer almak için farklı firmalarla işbirlikleri geliştirdiklerine işaret eden Özdemir, bunların meyvelerini ilerleyen zamanda toplayacaklarına inandıklarını vurguladı.

Taşınabilir enerji depolama sistemlerinin de askeri ve sivil kullanımda önemli bir alan olduğuna değinen Özdemir, bu çerçevede geliştirdikleri ürünleri kullanıma sunmanın gelecek dönemde planları arasında yer aldığını kaydetti.

Sivil havacılığa yönelik yürüttükleri çalışmalar hakkında da bilgiler veren Özdemir, şöyle konuştu:

Sivil havacılık, regülasyonlarıyla en zor olan alanlardan bir tanesi. Uçan bir platforma enerji kaynağı sağlamak zorlu bir süreç. Bu platformun içerisine insan girdiği zaman bu süreç daha da zor hale geliyor. Bu alanda önemli mesafeler kaydettik ve havacılık akülerimiz için EASA (Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı) sertifikasyonunu tamamladığımız ürünleri gamımıza koyduk. Bu anlamda Türk Hava Yolları bize büyük destek veriyor.

Onların da destekleriyle önemli aşamalar katettik. Ülkemizde sivil havacılıkta kullanılan ürünlerin yerleştirilmesi süreci de devam ediyor. Kullanılan kaplamalar, koltuklar gibi yerlileştirilen ürünlerin yanında enerji gibi çok kritik ve sivil havacılıkta da uçakların en önemli, en kritik bileşenlerinden biri olan akülerin yerlileştirilmesi sürecinde önemli bir mesafeyi EASA sertifikasyonunu almakla tamamlamış olduk.

Burada THY Teknik ve THY’nin önemli desteklerini gördük. Sivil havacılıkta ürünlerin yerlileştirilmesi sürecinde bizi bekleyen önemli bir pazar var. Hazırlıklarımız devam ediyor, önemli bir mesafe katetmiş durumdayız.”

HİDROJENE HAZIRLIK

Ahmet Turan Özdemir, bu çabalar yanında 5 yıldır doktoralı araştırmacılarla Teknopark İstanbul’da hidrojen ve yakıt hücresi konusundaki AR-GE çalışmaları yürüttüklerini söyledi.

Hidrojenin önemli bir enerji kaynağı olduğuna işaret eden Özdemir, bunun yanında hidrojenin ekonomik olarak üretilmesi, depolanması ve lojistiğinin sağlanması gibi sorunların ise aşılmayı beklediğini belirtti.

Bu koşulların iyileştirilmesiyle daha etkin hizmet sunulabileceğini, regülasyonların da hidrojen kullanımını gerektirebileceğini anlatan Özdemir, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Dünyada hiçbir kaynak sınırsız değil. Kullandığımız lityum pillerle ilgili de belli bir süre sonra zorlanmalar yaşanacak. İlerleyen dönemde alternatif enerji kaynaklarına ihtiyaç duyacağımız aşikar. Hidrojen de önemli bir alan. Bu alanda da bazı Avrupalı yatırımcıların, özellikle Afrika bölgesinde büyük yatırımlar yaptıklarını izliyoruz, biliyoruz.

Biz de o gün için hazır olmak üzere AR-GE faaliyetleri sürdürüyoruz. Bu alanda Avrupa Birliği fonlarını da değerlendiriyoruz. Ekiplerimizin sürdürmüş olduğu hidrojenle ilgili Avrupa Birliği projelerimiz var. Ülkemizde de TENMAK, TÜBİTAK bu konuda önemli çalışmaları destekliyor. Bu kurum-kuruluşlarımızla birlikte hidrojen ve yakıt hücresi üzerine olan çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”

ELEKTRİKLİ ARAÇ BATARYALARI

Kayseri’de organize sanayi bölgesindeki fabrikalarında da elektrottan montaj şeklinde nikel kadmiyum pil üretimi yaptıkları bilgisini veren Özdemir, bu ürünlerin, sahip olduğu elektriksel karakteristik ve güvenlik sebebiyle hava, deniz ve raylı taşımacılıkta çok kullanıldığını dile getirdi. Özdemir, tüm bu araç gruplarına yönelik çözümler sunduklarını aktardı.

Elektrikli araçlar konusunda da Ankara’da faaliyet gösteren bir AR-GE ekipleri bulunduğuna işaret eden Özdemir, şunları kaydetti:

“Burada hafif elektrikli araçlardan minibüse kadar farklı güçlerde paketler üretiyoruz. Bu alanda önemli çalışmalar yaptık. Bunların içerisinde batarya üretim devreleri ve hücreleri, sızdırmazlığı, termal yönetimi olan ürünler yapıyoruz. Bu anlamda da önemli çalışmalar sağladık. Bu ürünleri de müşterilerimizin ihtiyaçlarına göre yaptık, tasarladık, verdik. Sahada çalışan ürünlerimiz var. Halen üretmekte, tasarlama olduğumuz ürünler var.

Bu alan da Avrupa Birliği tarafından çok önemseniyor. Hem araç bataryalarının ikincil kullanımları hem bunların ömür sağlık kestirimlerinin, hem ekspertizlerinin yapılması hem de geri dönüştürülmesi ve geri kazandırılması hususunda dünyada önemli farkındalık var. Faaliyet alanımıza giren, bizimle irtibatlı konularda öncü AR-GE çalışmaları yaparak hem de ürüne dönüşen çalışmaları mühendislerimizle sürdürüyoruz.”

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/milli-bataryalar-sivil-havacilik-gorevine-hazirlaniyor/feed/ 0
İHA’ların havada kalma süresi uzayacak… Yüzde 90 oranında verim sağlıyor! https://www.foxtvhaber.com.tr/ihalarin-havada-kalma-suresi-uzayacak-yuzde-90-oraninda-verim-sagliyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/ihalarin-havada-kalma-suresi-uzayacak-yuzde-90-oraninda-verim-sagliyor/#respond Sun, 21 Jan 2024 21:12:35 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=2596 Prof. Dr. Nejat Veziroğlu Temiz Enerji Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Lentatek Uzay Havacılık ve Teknoloji AŞ işbirliğinde yaklaşık 20 yıldır hidrojen yakıt pilleri üzerine çalışma yürütülüyor.

Bu kapsamda en iyi lityum bataryalardan 3 kata kadar daha yüksek enerji yoğunluğu sunan, tamamen sessiz çalışan ve yüzde 50 verimle elektrik enerjisi elde edilebilen hidrojen yakıt pilleri geliştirildi.

Geliştirilen düzlemsel katı oksit yakıt pillerinin performansı, elektrolit-elektrot ara yüzeyleri artırılarak yaklaşık yüzde 90 yükseltildi.

Fen Bilimleri Enstitüsü Enerji Bilimi ve Teknolojileri Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Çiğdem Timurkutluk, 2007’den beri hidrojen ve yakıt pilleri üzerinde çalıştığını söyledi.

Enerji ihtiyaçlarının çoğunun karşılandığı fosil yakıtların çevreye verdiği geri dönüşümü olmayan zararlar nedeniyle bilim insanlarının yenilenebilir ve sürdürülebilir enerji kaynaklarına yöneldiğini belirten Timurkutluk, bu konuda hidrojen enerjisinin ön plana çıktığını anlattı.

VERİM YÜZDE 90 ORANINDA ARTACAK

Timurkutluk, yakıt pili aracılığıyla hidrojen ve oksijenden elektrik enerjisi üretilebildiğini aktararak, şunları kaydetti:

“Bu sistemde atık olarak çevreye sadece ısı ve su veriyorsunuz. Ekip olarak, düzlemsel katı oksit yakıt pillerinde yüzey alanı geliştirme çalışmaları üzerine yoğunlaştık.

Çalışmalarımız neticesinde düzlemsel katı oksit yakıt pillerinde verimi yüzde 90 civarında artırdık. Verimin yüzde 90 civarında artması demek bütün sistem elemanlarının küçülmesi, maliyetin azalması, verimin artması anlamına geliyor. Geliştirdiğimiz katı oksit yakıt pilleri araştırma boyutlarında kalmamakta.

Lentatek şirketinin desteğiyle katı oksit yakıt pilleri ticari boyutlarda üretilebilmektedir. Merkezimiz Türkiye’de katı oksit yakıt pillerini ticari boyutlarda üretebilen tek merkezdir.”

Hidrojen yakıt pillerinin taşınabilir elektronik cihazlarda kullanılabileceğinden bahseden Timurkutluk, uzay araç ve istasyonları, askeri uygulamalarda, ev ve endüstriyel güç sistemlerinde de kullanılabileceğine dikkati çekti.

İHA’LARIN HAVADA KALMA SÜRESİ UZAYACAK

Timurkutluk, doktora çalışmalarında katı oksit yakıt pili çeşidi olan mikro tüpler üzerine araştırma yaptığını ifade ederek, “İkisinin uygulama alanları farklı. Düzlemsel yakıt pillerini daha çok sabit uygulamalarda kullanabiliyoruz ama mikro tüpleri hacimsel olarak daha az yer kapladığı, sistem elemanları daha küçük ve hızlı devreye girme sürelerine sahip oldukları için hareketli cihazlar ve araçlarda da kullanabiliyoruz.” dedi.

Mikro tüplerle Lentatek firmasıyla insansız hava araçlarına güç ünitesi sağlamayı planladıklarını dile getiren Timurkutluk, mikro tüp katı oksit yakıt pilleriyle insansız hava araçlarının havada kalma sürelerini 5 kata kadar arttırmayı hedeflediklerini vurguladı.

Timurkutluk, literatüre kazandırdıkları yeni ve kolay bir metotla ürettikleri düzlemsel katı oksit yakıt pilinin yüzey alanını arttırdıklarını, bunun etkisiyle performansın 2 katına kadar yükseldiğini vurguladı.

Üniversitenin 2023’te YÖK tarafından hidrojen yakıt pilleri üzerine uzmanlaşan üniversite seçildiğini bildiren Timurkutluk, Türkiye’de hidrojen ve yakıt pilleri konusunda uzmanlaşan tek devlet üniversitesi olduklarını aktardı.

Timurkutluk, Lentatek ortaklığında yapılan çalışmalarla 2018’de YÖK tarafından Üniversite Sanayi İş Birliği Üstün Başarı Ödülü aldıklarını belirterek, “Yaptığımız son çalışmalarda 2 ulusal, 2 uluslararası patent başvurusunda bulunduk. Bir tane TÜBİTAK 1001 projemiz hala devam ediyor. 4 farklı ülkenin yer aldığı NATO projemiz var. Bu da farklı bir katı oksit yakıt pili türü olan metal destekli katı oksit yakıt pili geliştirilmesi üzerine olan bir proje.” diye konuştu.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/ihalarin-havada-kalma-suresi-uzayacak-yuzde-90-oraninda-verim-sagliyor/feed/ 0