Sınıfında kapsamlı ve gelişmiş güvenlik özellikleriyle öne çıkan Jazz, direksiyon desteği sunan Trafikte Sürüş Asistanı donanımıyla trafikte sürücünün üzerindeki yükü azaltıyor.
Gelişmiş motor ve donanım teknolojileri sunan Jazz ailesi, geniş iç hacmi, ‘Sihirli Koltuklar’ ile sunduğu esnek depolama alanları, ısıtmalı direksiyon ve ısıtmalı ön koltuklar gibi özellikleri ile rakiplerinden ayrışıyor. Aynı zamanda 10 hava yastığı ve aktif güvenlik teknolojisi Honda SENSING ile kapsamlı ve gelişmiş güvenlik donanımları sunuyor.
Jazz Elegance 1 milyon 290 bin lira, Jazz Crosstar ise 1 milyon 350 bin lira lansman özel fiyatıyla 20 Temmuz’da Türkiye’de satışa çıkacak.
İÇ MEKANDA DA MODERN VE MİNİMALİST ESTETİĞİNİ KORUYOR
Honda Jazz Crosstar ve Elegance, özgün dış tasarımıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Honda’nın Japon ‘Yoo no bi’ tasarım felsefesine sadık kalarak tasarlanan modeller, günlük kullanıma uygunluğu ve estetik çekiciliği ile ön plana çıkıyor.
Jazz Crosstar’ın bal peteği ızgarası, marşpiyelleri, ön ve arka tampon tasarımı daha dikkati çekici bir görünüm sağlıyor. Dış tasarımındaki SUV benzeri görünümünü koruyan Jazz Crosstar’da yine entegre tavan rayları bulunuyor. Elegance donanımındaki tasarım ise şık ve zarif bir karakteri yansıtıyor.
Özgün renk seçeneklerine sahip Jazz ailesinde, Gün Işığı Beyazı ve Kristal Kırmızı renkleri iki versiyonda da seçenek olarak sunuluyor. Modeller özelinde ise Crosstar versiyonunda sedefli Fiyort Mavi rengi, Elegance versiyonunda da metalik ‘gece yarısı mavisi’ renk seçenekleri bulunuyor.
Honda Jazz Crosstar ve Elegance, dış tasarımında olduğu gibi iç mekanda da modern ve minimalist estetiğini koruyor. Crosstar versiyonunda su tutmayan siyah koltuk kumaşları ön konsoldaki parlak siyah kaplama iç mekanın modern tasarımını tamamlıyor.
Jazz’da iç mekan sade, ergonomik ve kullanışlı tasarımıyla öne çıkıyor. Kullanıcı odaklı ön konsol ferah bir his oluştururken, 7 inç TFT gösterge paneli ve merkezi 9 inç dokunmatik ekran ise yolculukları daha keyifli hale getiriyor.
Bagaj hacmi normal kullanımda 304 litre iken, arka koltukların katlanmasıyla 1205 litreye ulaşıyor. Yakıt deposunun ön koltukların altına yerleştirilmesi, daha geniş bir iç mekan sunarken arkadaki ‘Sihirli Koltuklar’ farklı kullanım kombinasyonlarına olanak tanıyor. Bu da işlevselliği ve iç mekandaki çok yönlülüğü destekliyor.
Ayrıca fren pedalının konumu, ayak açısını optimize ederek daha ergonomik bir ayak yerleşimi sağlıyor. Arka koltuk diz mesafesi 986 milimetre ile sınıfının ilerisindeyken, koltuk dolgu malzemesi arka yolcuların oturma konforunu destekliyor. Tüm bu özellikler, Jazz’ın iç mekanını şık ve konforlu bir yaşam alanına dönüştürerek sürüş deneyimini keyifli hale getiriyor.
SİSTEM, ANDROİD AUTO VE KABLOSUZ APPLE CARPLAY AKILLI TELEFON BAĞLANTISI İLE DESTEKLENİYOR
Honda’nın 20 yılı aşkın deneyimiyle geliştirdiği e:HEV teknolojisi, 1.5 litrelik i-VTEC benzinli motora bağlı iki kompakt elektrik motoru, sabit oranlı şanzıman, lityum iyon batarya ve akıllı güç kontrol ünitesinden oluşuyor.
Gelişmiş e:HEV hibrit sistemin, lityum iyon bataryanın doğrudan elektrikli tahrik motoruna güç sağladığı ‘Elektrikli Sürüş’, benzinli ve elektrik motorun beraber devrede olduğu ‘Hibrit Sürüş’ ve benzinli motorun doğrudan tekerleklere güç sağladığı ‘Benzinli Sürüş’ olmak üzere üç modu bulunuyor.
Sistem, üç sürüş modu arasında otomatik geçiş yaparak kesintisiz, dinamik ve akıcı bir sürüş sağlıyor. Jazz e:HEV güç-aktarma sistemi, güçlü elektrik motoruyla gelişmiş hızlanma performansı sunarken verimlilik sağlayan dinamik sürüş özelliklerini koruyor.
Honda Jazz, gelişmiş araç içi teknolojileriyle günlük yaşamı daha da kolaylaştırıyor. Kullanıcılar, müzik, telefon gibi bilgi-eğlence özelliklerine ve uygulamalarına dokunmatik ekran üzerinden erişebiliyor. Daha güvenli ve ergonomik bir deneyim için temel işlevlerin fiziki düğmeleri de bulunuyor. Sistem, Android Auto ve kablosuz Apple CarPlay akıllı telefon bağlantısı ile destekleniyor. Isıtma ve havalandırma ayarları gibi önemli fonksiyonlar ise pratik ve ergonomik bir şekilde kontrol edilebiliyor.
Honda Jazz Crosstar ve Elegance, sürüşü daha kolay ve güvenli hale getirmek için tasarlanan aktif ve pasif güvenlik teknolojileri içeriyor. Honda SENSING aktif güvenlik teknolojisi, geniş görüş alanına sahip ön kamera ve gece kullanım desteğiyle güvenliği artıran çok sayıda sürüş asistanını standart olarak sunuyor.
‘Çarpışma Hafifletici Fren Sistemi’, ‘Uyarlanabilir Hız Sabitleyici’, ‘Şerit Takip Uyarı Sistemi’, ‘Trafik İşareti Tanıma Sistemi’ sürücüye güvenli sürüş desteği sağlıyor.
Honda’nın pasif güvenlik teknolojisi çarpışma enerjisini dağıtarak sadece otomobili ve yolcularını korumakla kalmıyor, aynı zamanda diğer araca uygulanan çarpışma enerjisini de azaltıyor.
]]>MipMap Teknolojileri Ltd. Şti. Kurucusu Prof. Dr. Kamil Eren, AA muhabirine, İsviçre’de kurdukları sisteme ilişkin bilgi verdi.
Şirketlerini 1998’de kurduklarını belirten Eren, sundukları çeşitli haritalama ve coğrafi bilgi sistemi (CBS) çözümlerinin yanı sıra mekansal haritalama çözümünü de geliştirdiklerini söyledi.
Eren, iç mekan CBS çözümünde, binaların içinin dijital ikiz oluşturularak etkileşimli sayısal harita haline getirildiğini, hassas iç mekan konumlandırma sistemi ile desteklenerek kullanıcıya bina dışında sağlanan yol bulma, malzeme takibi gibi tüm servislerin bina içinde de sunulmasına altyapı hazırlandığını anlattı.
Bütünleşmiş teknolojiyle karmaşık iç ve dış mekanlarda sorunsuz navigasyon hizmeti sağladıklarını dile getiren Eren, “Türk şirketi olarak dünya üzerindeki farklı ülkelerde CBS servislerini sunarken yeni teknolojilerin hayata geçirilmesini sağlıyoruz.” dedi.
Bu kapsamda kullanılan özel yazılımlarla iç mekan plan verilerinden yararlanarak zemine duyarlı haritalar oluşturulduğunu, çoklu ortamda kullanılmasına uygun teknolojik altyapı sunulduğunu aktaran Eren, bu ileri teknoloji çözümlerle organizasyonların çalışanlarına ve ziyaretçilerine kaynaklara erişim kolaylığı sağlandığını, bu sayede ortak alanların kullanım etkinliğini, operasyonel süreçlerin yönetimini ve kalitesini artırdıklarını dile getirdi.
“PROJENİN AMACI DİJİTAL İKİZ OLUŞTURMAK”
Eren, projenin amacının, tüm kampüs ve tesis verilerinin analiz edilip, görselleştirilebileceği ve yönetilebileceği platform sağlayarak, operasyonel dijital ikiz meydana getirmek olduğunu anlattı. Bu çalışmayla tüm verileri tek merkezden yönetmenin sağlanabildiği “akıllı kampüs” hedeflediklerini vurgulayan Eren, şöyle devam etti:
“Proje, kampüs yaşamını daha kapsayıcı ve erişilebilir hale getirme ve özellikle engelli bireylerin iç ve dış mekanlarda engelsiz rotayı tespit etme ihtiyaçları konusunda önemli bir adımdır.
Proje gerçekleştirilmesinden önce kampüsteki insanların karşılaştığı zorluklardan biri, 58 binada, 412 katta ve 400 bin metrekarelik geniş alanda yol bulabilmekti. Doğru odanın doğru binada bulunması, sadece üniversitenin 25 bin öğrencisi için değil, her gün kampüs içinde bulunan personel ve ziyaretçiler için de oldukça zordu.
Ayrıca, kampüsün karmaşıklığı, eski ve iç içe geçmiş binaların varlığı, fiziksel işaretlerin yetersiz ve engelsiz navigasyonu desteklemiyor oluşu dijital çözümü kaçınılmaz hale getirdi.”
Eren, proje kapsamında, özel yazılımlar kullanılarak, iç mekan alanlarına ait verilerin titizlikle doğrulandığını, güncellendiğini ve düzenli yapıya kavuşturularak, etkileşimli dijital platformda görselleştirildiğini belirterek, verilerin, kat bilgisine de sahip iç mekan haritalarına dönüştürülerek, iç mekan CBS sisteminin temellerinin oluşturulduğu bildirdi.
“ENGELLİ BİREYLER DE KAMPÜSTE RAHAT VE GÜVENLİ ULAŞIM SAĞLIYOR”
Oluşturulan iç mekan haritalarının, konumlandırma sistemiyle desteklenerek kullanıcıların canlı konumlarının belirlendiğini ve kullanıcıya gerçek zamanlı yol tarifi sağlanan sistemin oluşturulduğunu ifade eden Eren, “Hizmete açılan bütünleşik sistem, kullanıcıların çevrelerini hemen anlamalarına ve gitmeleri gereken yeri belirlemelerine yardımcı oluyor.
Sistemle kullanıcılar, haritada hedef seçerek, en hızlı ve engelsiz rotayla hedeflerine ulaşabilirken konumlarını belirten mavi noktanın izlenmesi, doğru yolda kalmalarına ve hedefe gerçek zamanlı olarak yönlendirilmelerine de yardımcı oluyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Eren, projeyle engelli bireylerin üniversite kampüsünde daha rahat ve güvenli ulaşmalarına olanak tanınırken aynı zamanda genel olarak kampüs kullanıcılarının navigasyon deneyiminin de iyileştirildiğini belirterek, İsviçre ETH Zürih Üniversitesi öğrencileri, personeli ve ziyaretçilerinin, kampüs içinde dolaşırken daha az stresli ve daha verimli deneyim yaşadıklarını kaydetti.
Benzer sistemin ilk defa İstanbul’daki Atlas Üniversitesi’nde 80 bin metrekarelik kapalı alanda uygulandığını ve birçok projede de örnek alındığını aktaran Eren, şirketlerinin sadece Avrupa’da değil, Körfez ülkelerinde de önemli projelerinin devam ettiğini ve Türk şirketi olarak bölgedeki kritik projelere imza attıklarını sözlerine ekledi.