İddianame – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Thu, 11 Jul 2024 01:12:07 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Engin Polat’la ilgili çarpıcı iddia! Gizli tanık her şeyi tek tek anlattı https://www.foxtvhaber.com.tr/engin-polatla-ilgili-carpici-iddia-gizli-tanik-her-seyi-tek-tek-anlatti/ https://www.foxtvhaber.com.tr/engin-polatla-ilgili-carpici-iddia-gizli-tanik-her-seyi-tek-tek-anlatti/#respond Thu, 11 Jul 2024 01:12:07 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=15045

Dilan ve Engin Polat çiftiyle ilgili yeni gelişme! İddianame hazırlandı: ’31 şirketin mal varlığına talep…

Dilan Polat ve Engin Polat’ın da aralarında bulunduğu 28 şüpheliye ilişkin hazırlanan iddianamenin girişinde kara para aklamanın ne olduğu açıklanarak, sanık Engin Polat liderliğinde kurulmuş ve işletilmiş bir suç örgütünün, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek kara para aklama sürecini işlettiğinin tespit edildiği belirtildi.

Sanık Engin Polat’ın birçoğu yakın aile üyesi olan akrabalarıyla şirketler kurduğu, bu şirketlerde eşi sanık Dilan Polat ile ortaklığı ve yöneticiliği bulunduğu, şirketlerin daha çok güzellik, kozmetik ve medikal alanlarda faaliyet göstermek amacıyla kurulmuş olduğu kaydedilen iddianamede, şirketlerin çoğunluğunun mali müşavirinin ise dikkati çekici şekilde şüpheli Ahmet Gün olduğu vurgulandı.

MAL ALIŞI YAPILAN ŞİRKETLER SAHTE ÇIKTI!

İddianamede, Polatlar grubunun tek elden yönetildikleri değerlendirilen şirketlerinin mal alışlarının büyük bir kısmının, Engin Polat’ın ailesinin ortağı veya yöneticisi olduğu şirketler ile yine hedef kişilerle bir şekilde bağlantılı olan tedarikçilerden gerçekleştirildiği, ancak bu tedarikçilerin aslında gerçek bir mal alışı olmayan, beyanname vermeyen, çalışanı olmayan, bankacılık hareketi bulunmayan, hakkında sahte belge düzenleme kaydı olan şirketler olduğu ve sahte olduğuna dair kuvvetli şüphe barındıran mal alışların toplamının milyonlarca lirayı bulduğu belirtildi.

Engin Polat’ın Milda Gayrimenkul Otomotiv Şirketi eliyle çok sayıda lüks taşıt ve gayrimenkul alımı yaptığı, Polat ve bu şirketin hesaplarında nakit yatırmayla biriken tutarların taşınmaz ve araç alımına yönlendirildiğinin tespit edildiği aktarılan iddianamede, şu değerlendirmelere yer verildi:

İddianamede, yasa dışı yollardan edinilen paraların “soğuk cüzdan yöntemi” ile sisteme sokulmadan transfer edilerek aklamaya tabi tutulduğu aktarılarak, örgütün söz konusu faaliyetler sırasında, kısa sürede ulaştıkları şöhret ve tanınırlık sayesinde bir kısım gerçek ticari faaliyetlerde de bulunduğu, bu sayede aklama suçlarının en belirgin yönü olan takip ve kontrolün zorlaştırılmasını sağlamaya çalıştıkları değerlendirildi.

GİZLİ TANIK ANLATTI!

Engin Polat’ın, liderliğini Derkan Başer’in yaptığı yasa dışı bahis organizasyonu ve örgütüyle olan irtibatının tanık beyanları ve delillerle de ortaya çıktığı vurgulanan iddianamede, gizli tanık Mert’in ifadesine yer verildi.

Gizli tanık Mert, 2014-2017 yıllarında Veysel Şahin’in sanal bahis oynattığı iki sitenin müdürlüğünü yaptığını ifade ederek, şunları kaydetti:

İddianamede, büyük bahis organizasyonunun perdelenmesi için onlarca şirketin kurulduğu, bu şirketlerin soruşturmaya dahil edilen diğer şüphelilerin de yönetiminde ve ortaklığında olduğu, şüphelilerden Ahmet Gün’ ün, Engin Polat suç örgütünün şirketlerinin hemen hepsinde mali muhasebeci kisvesi altında mali konulardaki organizasyonu yürütüp perdelemeleri sağladığı nazara alındığında, örgüt içerisinde yer alan tüm şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde “Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’a muhalefet” suçunu işledikleri vurgulandı.

İddianamede soruşturmaya konu dolandırıcılık eylemiyle ilgili olarak da sanık Engin Polat’ın kurduğu organizasyon dahilinde yasa dışı bahis oynatılmasını sağlamak amacıyla bazı kişilere ulaştığı, bu kapsamda teminat bedeli altında önden para alarak başka bir gelir kapısı daha oluşturduğu, üçüncü şahısları hesaplarını yurt dışından gelen paraların çekilmesi için kullanmak amacıyla ikna etmeye çalıştığı ve bu şekilde insanlara vaatlerde bulunduğu anlatıldı.

Sanık Engin Polat’ın hem bahis hem de hesap kullanım işlerinden para kazanmayı amaçladığı kaydedilen iddianamede, sanığın bu işleri yaparken üçüncü kişileri mağdur etmekten de geri durmadığının anlaşıldığı, müşteki Tufan Yılmaz’ın anlatımlarından çıkarılacağı üzere Polat’ın yurt dışından yabancı para akışını üçüncü kişilerin hesaplarını kullanarak sürekli canlı tutmayı hedeflediği, kaynağı yasa dışı bahis oyunları olan, yurt dışı menşeli döviz cinsi paranın, aklama sürecine dahil edilmek üzere ülke finansal sistemine sokulmaya çalışıldığı belirtildi.

SAHTE FATURALARIN TUTARLARI!

Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı İstanbul Sektörel 3 Denetim Daire Başkanlığınca hazırlanan rapora da yer verilen iddianamede, şirketlerin sahte fatura tutarının 489 milyon 309 bin 777 lira olduğu, bu tutarın 86 milyon 988 bin 913 lirasının Katma Değer Vergisi (KDV) tutarına denk geldiği, yine şirketlerin kendi aralarında da sahte faturalar düzenlediği, bunların tutarının 117 milyon 443 bin 863 lira olduğu ve 21 milyon 28 bin 562 liralık kısmının KDV tutarına denk geldiği anlatıldı.

Şirketlerin kanunen tutulması gereken defterlerin tutulmayıp vergi matrahını azaltma sonucunu doğuracak şekilde başkaca defter tutulması sebebiyle 214 milyon 786 bin 65 lira toplam tutara ulaştığı vurgulanan iddianamede bu tutarın 35 milyon 607 bin 842 liralık kısmının KDV tutarına denk geldiği kaydedildi.

Ayrıca iddianamede, şirketlerin sahte belge temin etmek amacıyla özellikle Ahmet Gün tarafından organize edilen soruşturma dışı, sadece sahte fatura düzenlemek amacıyla kurulmuş şirketlere 46 milyon 103 bin 895 lira ödeme yaptığının görüldüğü belirtildi.

Soruşturmaya konu şirketlerin usulsüzlüklerine yer verilen iddianamede, suç örgütünün dışarıdan temin ettiği sahte faturaları kullanarak aslında gerçek bir ticareti yansıtmayan işlemleri sanki varmış gibi gösterip mal ve hizmet satın aldığından bahisle şirketlerine sahte fatura kabul ettiği, yine şirketler arasında da gerçekte olmayan mal ve hizmet satışlarına ilişkin sahte faturalar düzenlendiği anlatıldı.

İddianamede, yasa dışı bahisten gelen paranın perdelenmeye çalışıldığı, zenginleşmenin gerçek bir ticaretten kaynaklandığı imajının oluşturulması için birden çok şirketin kurulduğu, bu şirketlerin faaliyetleri sırasında gerçekte olmayan iş ve işlemlere ilişkin sahte faturaların düzenlenip kullanıldığı ve kanunen tutulması gereken defterler dışında harici gizli kayıtların tutulduğu aktarıldı.

Sanıkların kastının vergi suçu işleme saikinin ötesine geçtiği, yasa dışı bahisten gelen parayla oluşan zenginliğin perdelenmesi için bir kısım gerçek ticaretin de yapıldığı, kamuoyunda ve toplumda karşılığı olan güzellik merkezi ve kozmetik sektörü tercih edilerek, ulaşılan şöhretin bu kapsamda bir aparat olarak kullanıldığı kaydedilen iddianamede, ödenmesi gereken vergilerin dahi ödenmeyerek uhdede tutulması suretiyle haksız kazanç devşirildiği, haksız şekilde uhdede tutulan tutarların vergi suçları dışında kara para olarak nazara alınması gerektiğine vurgu yapıldı.

Suç örgütünün yapısının da anlatıldığı iddianamede örgütün liderinin Engin Polat, yöneticilerinin ise Alper Kürşat Polat, Sezgin Polat, Ahmet Gün, Dilan Polat, Mustafa Özalp ve Sinem Sıla Doğu olduğu ifade edildi.

POLAT ÇİFTİNİN AYRI AYRI 40’AR YILA KADAR HAPİSLE CEZALANDIRILMALARI İSTENDİ

Hazırlanan iddianamede cumhuriyet savcısı, son olarak tüm dosya kapsamında yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi:

İddianamede, Dilan ve Engin Polat’ın “suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme”, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” ve ”Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’a muhalefet” suçu olmak üzere toplamda 3 ayrı suçtan ayrı ayrı 20’şer yıldan 40’ar yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi.

Diğer şüphelilerin ise farklı suçlardan değişen oranlarda cezalandırılmaları talep edildi.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/engin-polatla-ilgili-carpici-iddia-gizli-tanik-her-seyi-tek-tek-anlatti/feed/ 0
Annesini boğazını keserek öldüren 17 yaşındaki genç için istenen ceza belli oldu https://www.foxtvhaber.com.tr/annesini-bogazini-keserek-olduren-17-yasindaki-genc-icin-istenen-ceza-belli-oldu/ https://www.foxtvhaber.com.tr/annesini-bogazini-keserek-olduren-17-yasindaki-genc-icin-istenen-ceza-belli-oldu/#respond Wed, 10 Jul 2024 03:00:06 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=14911 Bodrum’da yaşayan Figen Bezmez, geçen yıl 24 Kasım’da, saat 18.00 sıralarında, boşandığı eşinden olan oğlu Doğukan D.’nin kendisini çağırması üzerine Umurça Mahallesi Yaka Sokak’taki evine gitti.

ANNESİNİ BOĞAZINI KESEREK ÖLDÜRDÜ

Oğluyla aralarında tartışma çıktı. Kapıyı kilitleyen Doğukan D., annesini darbedip, bıçakla saldırdı. Bezmez, darp ve boğazı ile vücudunun çeşitli yerlerinden aldığı bıçak darbeleri ile yaralandı.

Güçlükle kilitli kapıyı açarak dışarı çıkan Bezmez, evin bahçesinde düşüp, hayatını kaybetti. Polis tarafından gözaltına alınan Doğukan D., bir gün sonra sevk edildiği adliyede tutuklandı.

24 YIL HAPİS CEZASI İSTEMİYLE İDDİANAME HAZIRLANDI

Soruşturmanın ardından Doğukan D. hakkında, ‘Canavarca hisle veya eziyet çektirerek kadın yakınına karşı tasarlayarak öldürme’ suçundan 24 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı. İki sayfalık iddianamede, Figen Bezmez’in, oğlu Doğukan D.’nin istememesi nedeniyle olayın yaşandığı tarihe kadarki 1 aylık sürede çocuklarıyla aynı evde değil, bir otelde kaldığı belirtildi. Bezmez’in yemek ve temizlik işleri gibi ihtiyaçları için ara sıra eve gittiği kaydedildi. Bezmez’in küçük oğlu E.D.’nin ise gündüzleri annesinin yanına gittiği ve geceleri uyumak için ağabeyinin yanına geldiği belirtildi.

‘KAN TAHLİLİNDE D VİTAMİNİ DEĞERİM YOK’

İddianamede Figen Bezmez’in, olaydan bir gün önce spor salonunda başı döndüğünü anlatması üzerine oğlu Doğukan D.’ye sağlık ocağına giderek D vitamini değerlerini kontrol ettirmek için kan tahlili yaptırma teklifinde bulunduğu ifade edildi.

Doğukan D.’nin annesinin bu teklifini kabul edip, kan verdiği ardından da tahlil sonuçların alıp, birlikte eve döndükleri belirtildi. Daha sonra yaşananlara ise iddianamede, şöyle yer verildi:

“Tahlil sonuçlarında ‘D’ vitamini değerlerinin bulunmadığını gören Doğukan D. sinirlenip, annesine bağırmaya başladı. Bezmez, bunun üzerine tekrar sağlık ocağına gitti. Figen Bezmez, bir süre sonra oğlunu telefonla arayıp, sağlık ocağında ‘D’ vitaminine bakılmadığı için sonuçta olmadığını söyledi. Bunun üzerine Doğukan D.’nin ‘Sen benden boş yere 4 tüp kan aldırdın. Ben de senin 4 tüp kanını akıtacağım, eve gel’ dediği belirtildi. Oğlunun durumundan endişelenen Bezmez, otele gelip küçük oğlu E.D. ve otel çalışanı bir kadınla oğlunun yaşadığı eve gitti. Ancak, Doğukan D. sadece annesini eve aldı. Annesini yumruklayarak darbetti, ardından da kapıyı kilitledi. Bu sırada Bezmez, ‘Kapıyı aç, kilitleme ne olursun, yapma oğlum, özür dilerim’ dedi. O sırada oğlu E.D ile otel çalışanı kadın kapıyı açmak için çalıştı. Kapının bir anda açılmasıyla Figen Bezmez boğazı kesik halde dışarı çıktı ve evinin önüne yığılarak olay yerinde yaşamını yitirdi.”

OTOPSİ RAPORUNA GÖRE BOYNUNDA 3 FARKLI KESİ VARMIŞ

İddianamede Bezmez’in otopsi raporu da yer aldı. Raporda Figen Bezmez’in boyun bölgesinde 4, 7 ve 15 santimetre olmak üzere 3 farklı kesinin olduğu belirtildi. Doğukan D.’nin emniyette suçunu kabul ettiği ancak tutuklama safhasında çıkarıldığı mahkemede susma hakkını kullandığı da iddianameye girdi. 

KAYNAK: DHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/annesini-bogazini-keserek-olduren-17-yasindaki-genc-icin-istenen-ceza-belli-oldu/feed/ 0
Ayhan Bora Kaplan soruşturmasında yeni gelişme https://www.foxtvhaber.com.tr/ayhan-bora-kaplan-sorusturmasinda-yeni-gelisme/ https://www.foxtvhaber.com.tr/ayhan-bora-kaplan-sorusturmasinda-yeni-gelisme/#respond Mon, 08 Jul 2024 02:48:06 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=14564 Ayhan Bora Kaplan suç örgütüyle bağlantılı “gizli tanık” soruşturması kapsamında 6’sı emniyet mensubu 11 kişi hakkında düzenlenen iddianame, Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edildi.

AA’da yer alan habere göre Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca eski Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik, eski Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Kerem Gökay Öner, eski Şube Müdür Yardımcısı Şevket Demircan, eski Şube Komiserleri Ufuk Gültekin, Gökhan Karaca ve Metehan İlkyaz ile Nurullah Özgür Kopuk, Ramazan Kubat, Adem Kaçan, Mustafa Çotuk ve Erdoğan Sertçelik hakkında iddianame düzenlenerek Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmişti.

Mahkeme, 11 sanık hakkındaki iddianamenin kabulüne karar vererek ilk duruşma tarihini 18 Temmuz olarak belirledi.

İDDİANAMEDEN

İddianamede, Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davasının gizli tanığı Serdar Sertçelik’in sosyal medya hesabından paylaştığı ses kayıtlarında Öner, Çelik, Demircan ve Gültekin hakkında çeşitli iddialarda bulunduğu, bunun üzerine resen soruşturma başlatıldığı ifade edildi.

Çelik, Öner, Demircan, İlkyaz, Karaca ve Gültekin’in, Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik soruşturmada adli kolluk olarak görev aldıkları aktarılan iddianamede, dosya şüphelilerinden Sedar Sertçelik’i bu nedenle tanıdıkları belirtildi.

İddianamede, bu sanıkların, “Ayhan Bora Kaplan suç örgütü soruşturması aşamasında hakkında gizli tanıklık kararı dahi alınmadan önce tüm soruşturma süreci boyunca görev ve yetkileri olmadığı halde koruyucu tavır takındıkları” kaydedildi.

Sertçelik’in, soruşturma kapsamında 24 Kasım 2023’te ikinci kez gözaltına alınması kararı üzerine tutuklanacağını düşünmesi sebebiyle “hakkındaki soruşturmayı ve yargılamayı sonuçsuz bırakmak” amacıyla yurt dışına çıkma planı yaptığı anlatılan iddianamede, emniyet mensubu sanıkların, “Gözaltı kararının uygulanmasını önlemek amacıyla 20 Kasım 2023’te ateşli silahla yaralanan Serdar Sertçelik’in bu yaralanması sebebiyle gözaltına alınamayacağına dair ilgili hekimi yönlendirdikleri ve usule uygun olmayan bir doktor raporu temin ettikleri belirlenmiştir.” denildi.

Rapor sayesinde Sertçelik’in gözaltına alınması kararının yerine getirilmediği anlatılan iddianamede, 27 Kasım 2023’te bu kez gözaltına alınmaksızın mevcutlu olarak hazır edilmesi talimatı sonrasında hakkındaki “konutu terk etmeme adli kontrol kararı” olmasına rağmen bunu ihlal ederek kaçtığı bildirildi.

“Sertçelik’in, yurt dışına gideceğini doğrudan şüpheliler Ufuk Gültekin ile Gökhan Karaca’ya beyan ettiği” aktarılan iddianamede, “Dolayısıyla bu durumdan sıralı amirler olan şüpheliler Şevket Demircan, Kerem Gökay Öner ve Murat Çelik ile aynı büroda görevli olup Serdar Sertçelik’in Ayhan Bora Kaplan suç örgütü soruşturması kapsamında konutunda bulunup bulunmadığı hususunda kontrolünden sorumlu olan komiser rütbesindeki şüpheli Metehan İlkyaz’ın da haberdar olduğu” kaydedildi.

Sanıklar Öner ile Demircan’ın 29 Kasım 2023’teki tespit edilen yazışmalarına göre Sertçelik’in Ankara’dan ayrılarak İstanbul’a gittiği yönünde mesajlaştıkları belirtilen iddianamede, şu ifadeler yer aldı:

“Serdar Sertçelik’in bulunamadığına dair tutanak tutularak adli makamları yanıltma ve Serdar Sertçelik’i koruyup kayırma amacıyla bu yönde birlikte karar aldıkları, Sertçelik’in kolluk tespitlerine göre 4 Aralık 2023’te yasa dışı yollardan yurt dışına çıkmasının akabinde şüpheliler Murat Çelik, Kerem Gökay Öner, Şevket Demircan, Metehan İlkyaz, Gökhan Karaca ve Ufuk Gültekin’in, görev ve yetkileri olmadığı halde usulsüz şekilde Serdar Sertçelik ile irtibat kurmaya devam ettikleri, birden fazla kez telefonla görüşüp kayda aldıkları anlaşılmıştır.”

“NASIL İFADE VERECEĞİ YÖNÜNDE YÖNLENDİRDİLER”

İddianamede, sanıkların, Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye devam eden Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davasında Sertçelik’i nasıl ifade vermesi gerektiği yönünde yönlendirdikleri bildirildi.

İddianamede, “Serdar Sertçelik’in de kendisine yapılan bu yönlendirmeleri kabul ettiğine dair görüşme içerikleri çözümlerine göre beyanlarının mevcut olduğu, bu hususta aynı birimde ve aynı soruşturma kapsamında adli kolluk olarak görev alan şüpheliler Murat Çelik, Kerem Gökay Öner, Şevket Demircan, Metehan İlkyaz, Gökhan Karaca ve Ufuk Gültekin ile şüpheli Nurullah Özgür Kopuk’un iştirak halinde hareket ettikleri anlaşılmıştır.” tespiti yer aldı.

“GİZLİ TUTULMASI GEREKEN SORUŞTURMA BİLGİLERİNİ VERDİLER”

İddianamede, sanıkların, soruşturma kapsamında gizli tutulması gereken adli talimat ve kararlar hakkında bilgi vererek, soruşturmanın selametini tehlikeye düşürdükleri ifade edildi.

Şevket Demircan’ın talimatı üzerine Kerem Gökay Öner ile Murat Çelik’in bilgisi dahilinde teknik araçlarla izleme adına “koruma tedbir kararı” olmamasına rağmen Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü teknik bürosundaki bir ses kayıt cihazının da hukuka aykırı şekilde dışarı çıkararak kullanıldığı anlatılan iddianamede, “Görevleri gereği vakıf oldukları başka adli olaylarla ilgili olarak verilen bir takım talimat ve kararları açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen bir kişiyle de paylaştıklarının belirlenmiştir.” tespitine yer verildi.

İddianamede, bu sanıkların, “adli görevi kötüye kullanma”, “göreve ilişkin sırrın açıklanması”, “tanığı etkilemeye teşebbüs” ve “suçluyu kayırma” suçlarını işlediği belirtildi.

Sanıklar Adem Kaçan, Mustafa Çotuk, Ramazan Kubat ve Erdoğan Sertçelik’in ise Serdar Sertçelik hakkında konutu terk etmeme adli kontrol kararı bulunduğunu bilmelerine rağmen iştirak halinde kaçmasına yardım ettikleri kaydedildi.

İSTENEN CEZALAR
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Öner hakkında, “görevi kötüye kullanma”, “göreve ilişkin sırrın açıklanması” ve “suçluyu kayırma” suçlarından 2 yıldan 11 yıla, emniyet mensubu diğer sanıklar Çelik, Demircan, Gültekin, İlkyaz ve Karaca’ya ise aynı suçların yanı sıra “tanığı etkilemeye teşebbüs” suçundan 4’er yıldan 15’er yıla kadar hapis cezası verilmesi talep ediliyor.

Diğer sanıklardan Kopuk’a, “tanığı etkilemeye teşebbüs” suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istenen iddianamede; Kaçan, Çotuk, Kubat ve Serdar Sertçelik’in babası Erdoğan Sertçelik’in ise “suçluyu kayırma” suçundan 6’şar aydan 5’er yıla kadar hapse mahkum edilmesi talep ediliyor.

Başsavcılıkça, Türk Ceza Kanunu’nun “Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar” başlığı altındaki 316. maddesinde düzenlenen “suç için anlaşma” suçundan yürütülen soruşturmanın ise daha önce ayrılarak başka bir soruşturma numarası altında yürütülmesi kararlaştırılmıştı.

Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davasının sanığı olan ve kırmızı bültenle aranırken Macaristan’da yakalanan Serdar Sertçelik hakkındaki soruşturma da savunmasının alınamaması nedeniyle ayrılmıştı.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/ayhan-bora-kaplan-sorusturmasinda-yeni-gelisme/feed/ 0
‘Gürültü’ yüzünden 2’si çocuk 5 kişiyi katletmişti, işte istenen ceza! https://www.foxtvhaber.com.tr/gurultu-yuzunden-2si-cocuk-5-kisiyi-katletmisti-iste-istenen-ceza/ https://www.foxtvhaber.com.tr/gurultu-yuzunden-2si-cocuk-5-kisiyi-katletmisti-iste-istenen-ceza/#respond Sat, 29 Jun 2024 01:00:07 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=13794 Sincan ilçesine bağlı Mustafa Kemal Mahallesi’ndeki Kader Apartmanı’nda geçen yıl 22 Kasım’da, Tahsin Ünsür, çocukları gürültü yaptığı gerekçesiyle uyardığı üst kat komşusuyla tartıştı. Ünsür, yanında bulunan av tüfeği ile üst kata çıkarak Hamdi Turgut (41) ile annesi Behiye Turgut (71), eşi Sunay Turgut (40), oğlu Mustafa Turgut (13) ve kızı Ceyda Turgut’a (11) ateş etti. Olayda 5 kişi hayatını kaybetti. Gözaltına alınan Tahsin Ünsür, çıkarıldığı mahkeme tarafından ‘nitelikli öldürme’ ve ‘kasten öldürme’ suçlarından tutuklandı.

İDDİANAME TAMAMLANDI

Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında tamamlanan iddianame, Ankara Batı 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Hazırlanan iddianamede, Mustafa Turgut (13) ve Ceyda Turgut’un (10) otizmli kardeşleriyle evde oyun oynadıkları sırada gürültü yapmalarından dolayı sanık Ünsür’ün rahatsızlık duyduğu aktarıldı.

Ünsür’ün bu konuda sıklıkla Turgut ailesini uyardığı anlatıldı. Ünsür’ün uyarılarının karşılıksız kaldığı belirtilen iddianamede, bina yöneticisi E.Ö.’ye, ‘Ben bunları öldüreceğim, eşim bunların yüzünden öldü’ dediği ifadesi yer aldı. 22 Kasım 2023’te saat 23.45 sıralarında üst kattan ses gelmesi nedeniyle sanık Ünsür’ün yanına tüfek ve 14-15 fişek alarak, komşularının kapısına gidip içeri girdiği ve aile bireylerine ateş açtığı kaydedildi.

‘SESLERE TAHAMMÜL EDEMEDİM’

İddianamedeki savcılık ifadesine göre, Tahsin Ünsür, olaydan sonra pişman olduğunu belirterek, “Üst katta oturan Turgut ailesinin çocukları günün her saatinde oyun oynayarak ses yapıyorlardı. Defalarca kendilerini uyardım; komşular aracılığıyla ricada bulunduğum halde sesler kesilmedi. Eşimin vefatından sonra bu seslere tahammül edemedim. Olay günü de yukarıdan gelen sesler nedeniyle uyuyamadım. Dedemden kalma kırma av tüfeğini ve 14-15 adet domuz kurşununu yanıma aldım. Komşunun zilini çaldım, kapıyı Hamdi Turgut açtı. Kendisi beni içeri davet etti. Çocukları salonda top oynadığı için uyuyamadığımı söyledim. Hamdi Turgut ise ‘Benim çocuğum top oynamasın mı?’ diyerek üzerime yürüdü. Av tüfeğini çıkartarak Hamdi’ye tek el ateş ettim. Hemen sonrasında tüfeğe bir fişek daha yerleştirerek Behiye Turgut’a ateş ettim, av tüfeğine tekrar fişek yerleştirerek Sunay Turgut’a ateş ettim. Sonrasını hatırlamıyorum” dedi.

‘HEPSİNİ ÖLDÜRDÜM, ŞİMDİ KİMİ ARIYORSANIZ ARAYIN’

Tanıklardan S.Y. ise savcılıkta verdiği ifadesinde, olay günü parkta arkadaşlarıyla otururken silah ve bağrışma sesleri duyduğunu söyleyerek, “Sesin geldiği apartmanın arka tarafına baktığımda ikinci katta Sunay’ın ‘İmdat kocamı vurdu öldürdü, beni de öldürecek komşular, polisi arayın’ diye bağırdığını duydum. Binanın içerisine girdiğimde Tahsin Ünsür’ün elinde bulunan tüfeği önüne atarak ‘Hepsini öldürdüm, şimdi kimi arıyorsanız arayın’ dedi ve evine gitti” ifadelerini kullandı.

Sanık Ünsür hakkında, ‘kasten öldürme’, ‘çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı kasten öldürme’ ve ‘kadına karşı kasten öldürme’ suçlarından 5 maktul için ayrı ayrı müebbet hapis cezası istendi.

KAYNAK: DHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/gurultu-yuzunden-2si-cocuk-5-kisiyi-katletmisti-iste-istenen-ceza/feed/ 0
CHP’li Büyükerşen’e haksız mal edinme davasından 19 yıla kadar hapis istemi https://www.foxtvhaber.com.tr/chpli-buyukersene-haksiz-mal-edinme-davasindan-19-yila-kadar-hapis-istemi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/chpli-buyukersene-haksiz-mal-edinme-davasindan-19-yila-kadar-hapis-istemi/#respond Sat, 18 May 2024 01:24:37 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=10917 Yılmaz Büyükerşen, Anadolu Üniversitesi’nde 1979 yılında kendisinin başkan olduğu Eğitim, Sağlık ve Bilimsel Araştırma Çalısmaları Vakfı’nı (ESBAV) kurdu. Vakıf içerisinde özel okul, misafirhane ve otel işletmesinin bulunduğu 20 farklı şirket kurulurken, 2020 yılında Anadolu Üniversitesi vakıflarına ait hisselerin satılması suretiyle üniversitenin bu şirketlerle bağı 2020 yılında koptu. Vakıf Başkanı Büyükerşen’in yanı sıra Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi’nde görevli Prof. Dr. Ahmet Durmaz, Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesinde görevli Prof. Dr. Erol Nezih Orhon, Anadolu Ünivesitesi İletişim Bilimleri Fakültesinde görevli Doç Dr. Yavuz Tuna ile üniversiteden 2019 yılında emekli olan Çetin Kaya’nın yöneticilik yaptığı şirketlerde yolsuzluk ve usulsüzlük yapıldığına dair Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu’na ihbar gönderildi. Kurul, hazırladığı raporla birlikte Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’na Büyükerşen ve diğer 4 kişi hakkında suç duyurusunda bulundu.

İDDİANAME HAZIRLANDI

Yılmaz Büyükerşen ve 4 kişi hakkında, başkanı olduğu vakıf ve bağlı şirketleri zarara uğrattığı ve mülk edindiği iddiasıyla başlatılan soruşturma tamamlandı. Eskişehir 8’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede Yılmaz Büyükerşen ile 4 kişinin yönetici olduğu vakıflar ve şirketler üzerinden görevi nedeniyle güveni kötüye kullanma ve haksız mal edinme iddialarına ilişkin bilgiler yer aldı. Anadolu Üniversitesi ile Kütahya Vakıflar bölge Müdürlüğü’nün suçtan zarar gören kurumlar olarak yer aldığı iddianamede, vakıf bünyesinde aralarında otel, misafirhane ve özel okula da sahip olan yaklaşık 20 şirket kurulduğu kaydedildi. Ayrıca bu şirketlerden ETAM Eğitim A.Ş., Tuna Turistik A.Ş., ETAM Eğitim Ltd. Şti’nin 2020 yılında Anadolu Üniversitesi vakıflarına ait hisselerin satılması suretiyle üniversitenin bu şirketlerle bağının kopartıldığı, vakıf şirketlerindeki hisselerinin artırılmasıyla ve şirketler vasıtasıyla Yılmaz Büyükerşen ve ailesine mülk olarak geçirildiği de iddianamede yer aldı.

SATIŞLARDAN ZARAR TESPİT EDİLDİ

Üç farklı olay şeklinde anlatımı yapılan iddianamede, vakıf bünyesinde bulunan 2 şirkete ait 6 gayrimenkul ve taşınmazın farklı yıllarda yine şirketlerde yönetici olan Prof. Dr. Ahmet Durmaz’a rayiç bedellerin altında satışının yapıldığı bu nedenle vakfa ait şirketlerin 876 bin 16 lira zarara uğratıldığı belirtildi. Ayrıca iddianamede vakıf şirketinin sahibi olduğu Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan mülkün 13 milyon 500 liraya satıldığı, bu paranın başka bir vakıf şirketindeki payını artırmada kullanıldığı, bu suretle bir şirketin içi boşaltılarak lokomotif olan diğer şirketin yüzde 50 payına ve 200 milyon liralık malvarlığına hakim olduğu, böylelikle vakıf ve şirketlerin hisse değerleri azalırken, Yılmaz Büyükerşen ve ailesinin sahip olduğu hisse tutarının 10-15 kat arttırıldığı bilgisine yer verildi. Büyükerşen ile Durmaz’ın tüm mal varlıklarında yapılan incelemede ise mal beyanlarıyla uyumsuzluklar olduğu belirlendi.

HAPİS CEZASI İSTENDİ

İddianamede Yılmaz Büyükerşen ve Ahmet Durmaz hakkında ‘güveni kötüye kullanma suçu’ndan 2 yıldan 14 yıla kadar hapis cezası ile 6 bin güne kadar adli para cezası, haksız mal edinme suçundan ise 3 yıldan 5 yıla kadar hapis, 5 milyon liradan 10 milyon liraya kadar para cezası talep edildi. İddianamede şüpheli sıfatıyla yer alan Erol Nezih Orhon, Çetin Kaya ve Yavuz Tuna hakkında ise ‘güveni kötüye kullanma’ suçundan 1 yıldan 7 yıla kadar hapis ve 3 bin güne kadar adli para cezası istendi. Soruşturmada ifadesi alınan Yılmaz Büyükerşen ve diğer şüpheliler suçlamayı kabul etmedi. Büyükerşen, 1982 yılında Anadolu Üniversitesi’nde 2 dönem rektörlük görevini yaparken-1999 yılında Eskişehir Belediye Başkanı seçilerek bu görevi 25 yıl sürdürdü.

KAYNAK: DHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/chpli-buyukersene-haksiz-mal-edinme-davasindan-19-yila-kadar-hapis-istemi/feed/ 0
Candan kardeşler hakkında istenen ceza belli oldu! https://www.foxtvhaber.com.tr/candan-kardesler-hakkinda-istenen-ceza-belli-oldu/ https://www.foxtvhaber.com.tr/candan-kardesler-hakkinda-istenen-ceza-belli-oldu/#respond Wed, 15 May 2024 02:12:37 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=10660 Sosyal medya fenomenleri Alisya Bahar Candan ve kamuoyunda “Nihal Candan” olarak tanınan ablası Gülnihal Çiçek’in de aralarında bulunduğu 22 şüpheli hakkında ”suç örgütüne üye olmak”, ”dolandırıcılık” ve farklı suçlardan iddianame hazırlandı

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 38 müşteki, 1 müşteki şüpheli, Gülnihal Çiçek ve Alisya Bahar Candan’ın da aralarında bulunduğu 21 şüpheli yer aldı.

“SAZAN SARMALI” DOLANDIRICILIK YÖNTEMİNİ UYGULADILAR

İddianamede, Onur Apaydın ve İlker Oflu’nun şebekenin elebaşları olduğu, dolandırıcılık ve tefecilik suçlarından gelir elde etmek üzere teşekkül eden organize suç örgütünün üyesi olan şüphelilerin, örgüt yapısı ve iş bölümünün sağladığı kolaylıktan faydalanarak suç dünyasında “Sazan Sarmalı” olarak tabir edilen dolandırıcılık yöntemini uyguladıkları belirtildi.

Şüphelilerin, mağdurlara tanıdıkları vasıtasıyla ulaşıp güven kazandıktan sonra icra, vergi dairesi, TMSF gibi resmi kurum ve kuruluşlarla yakın ilişki içerisinde olduklarını, kurum-birim amirleri vasıtasıyla ihale yoluyla aldıkları araçları piyasa fiyatının altında bedelle sattıklarını anlattıkları aktarılan iddianamede, şüphelilerin araç ve fiyat bilgilerini içeren listeyi mağdurlara göstererek teklifte bulundukları kaydedildi.

VADETTİKLERİ ARAÇLARI TESLİM ETMEDEN KAYIPLARA KARIŞTILAR

İddianamede, şüphelilerin, listeden beğendikleri araçları almak isteyen mağdurlarla anlaşma yaptıkları, araç bedeli ile aracılık komisyon bedelinin bu iş için özel kurulmuş paravan firmanın hesabına gönderilmesini sağladıkları belirtilerek, şüphelilerin mağdurlardan araç ücretlerini ve komisyon bedellerini peşin aldıktan sonra çeşitli bahaneler öne sürüp vadettikleri araçları teslim etmeden kayıplara karıştıkları aktarıldı.

Hakkını aramak isteyen mağdurların tehdit edildiklerinin belirlendiği kaydedilen iddianamede, suç örgütü terminolojisinde “proje” olarak adlandırılan dolandırıcılık eyleminin gerçekleştirilmesi öncesinde örgütün saha elemanlarının ön çalışma yaptıkları, kurdukları sosyal bağlantılar ile ekonomik durumu iyi olan mağdur adaylarını ve onların kişisel zaaflarını tespit ettikleri, örgüt bütçesinden tahsis edilen maddi kaynakla zaafları bilinen mağdur adayıyla kişisel ilişki kurdukları anlatıldı.

MAĞDURLARIN KANDIRILMASINDA ETKİN ROL OYNADILAR

Alisya Bahar Candan ve Gülnihal Çiçek’in örgüt içindeki konumuna da yer verilen iddianamede, şüpheli Candan kardeşlerin önceki tarihlerde televizyon programlarına katıldıkları, ünlü olduktan sonra da magazin programlarında yer aldıkları, ”sosyal medya fenomeni” olarak tabir edildikleri, toplumun geniş kesimleri tarafından tanındıkları için suç örgütü tarafından dolandırıcılık eylemlerine yönelik düzenlenen özel toplantılarda mağdurların kandırılmasında etkin rol oynadıkları ve örgüt elebaşlarından Onur Apaydın ile yakın ilişki içerisinde oldukları belirtildi.

ÖRGÜTÜN GİZLİ MUHASEBECİSİ VE KASASI

İddianamede, hakkında yakalama kararı olan örgüt elebaşı Onur Apaydın’ın bankacılık sistemlerini aktif olarak kullanamadığı için suç gelirinden elde ettiği parayı, suç örgütü içerisinde “gizli muhasebeci ve kasa” konumunda olan şüpheli Alisya Bahar Candan üzerinden bankacılık sistemine sokarak, suç gelirini akladığı anlatıldı.

İddianamede ifadesine yer verilen şüpheli Hacı İsrafil Sağlam, örgüt toplantılarında yer aldığını aktararak, üst kademeden herkesin iştirak ettiği toplantılara saha elemanları ve alt kademenin asla katılmadığını kaydetti.

“NİHAL CANDAN ÖRGÜT LİDERİ ONUR APAYDIN’IN SEVGİLİSİYDİ”

Sağlam, “Toplantıların ikisinde Nihal Candan’ı gördüm. Nihal Candan örgüt lideri Onur Apaydın’ın sevgilisiydi. Diğer şahıslar Nihal Candan’a saygı gösteriyor ve mesafeli davranıyordu. Nihal Candan’ın yanında da örgütün iç işleyişine ilişkin konular, araba alım-satım işleri konuşuldu. Sazan sarmalı proje yöntemine ilişkin işlemler tartışılırdı.” ifadelerini kullandı.

İddianamede, Alisya Bahar Candan’ın ablası Gülnihal Çiçek’e göre suç örgütü içinde daha etkin rol oynadığı, şüpheli Gülnihal Çiçek’in tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak adli kontrol şartıyla tahliye edildiği aktarıldı.

BAHAR CANDAN HAKKINDA 44 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ

İddianamede Alisya Bahar Candan hakkında “suç örgütüne üye olmak” ve “kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık” suçlarından 14 yıldan 44 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.

NİHAL CANDAN HAKKINDA İSE 24 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ

Gülnihal Çiçek’in ise aynı suçlardan 8 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.

Diğer 20 şüpheli hakkında ise farklı suçlardan farklı oranlarda hapis cezası öngörüldü.

Hazırlanan iddianame, ağır ceza mahkemesine gönderildi.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/candan-kardesler-hakkinda-istenen-ceza-belli-oldu/feed/ 0
Sinan Ateş cinayeti iddianamesinin detayları ortaya çıktı! Konum bilgisini komiser vermiş https://www.foxtvhaber.com.tr/sinan-ates-cinayeti-iddianamesinin-detaylari-ortaya-cikti-konum-bilgisini-komiser-vermis/ https://www.foxtvhaber.com.tr/sinan-ates-cinayeti-iddianamesinin-detaylari-ortaya-cikti-konum-bilgisini-komiser-vermis/#respond Sat, 04 May 2024 23:36:36 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=10079 Eski Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Ateş’in öldürülmesine ilişkin 22 kişi hakkında hazırlanan iddianamenin detayları ortaya çıktı. İddianamede cinayetin azmettiricisi olarak yer alan şüphelilerden Tolgahan Demirbaş’ın, Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde komiser olarak görev yapan şüpheli Mustafa Ensar Aykal’dan Sinan Ateş’in adres, telefon, konum gibi kişisel bilgilerini alarak, saldırıyı gerçekleştiren Eray Özyağci’ye verdiği belirtildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Doç. Dr. Sinan Ateş’in, 30 Aralık 2022’de silahlı saldırı sonucu öldürülmesine ilişkin 22 şüpheli hakkında hazırlanan iddianame Ankara 32’nci Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. 145 sayfalık iddianamede tetikçi Eray Özyağci ile Vedat Balkaya ve Suat Kurt’un ortak hareket ederek eylemi gerçekleştirdikleri, Doğukan Çep ve Tolgahan Demirbaş’ın ise azmettirici oldukları belirtildi. Diğer şüpheliler Zekeriya Asarkaya, Hakan Saraç, Ufuk Köktürk, Mehmet Yüce, Mustafa Uzunlar, Aşkın Mert Gelenbey, Murat Can Çolak, Osman Bayraktar, Caner Güney, Umut Ersoy, Çağlar Zorlu, Aytaç Ataç, Emre Yüksel, Serdar Öktem, Erdem Karadeniz, Alper Atay, Mustafa Ensar Aykal’ın ise iştirak halinde işlenen suça yardım ettikleri belirtildi. Şüphelilerin tamamının Sinan Ateş’e yönelik eylemde ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan sorumlu oldukları belirtildi.

Olay sırasında Sinan Ateş’in yanında bulunan ve yaralı kurtulan müşteki Selman Bozkurt’a yönelik olarak ise Eray Özyağci, Vedat Balkaya ve Suat Kurt’un ‘tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan sorumlu oldukları belirtildi. Şüpheli Eray Özyağci’nin olayda kullandığı tabancanın ele geçirilemediği; ancak olay yerinde tabancaya ait boş mermi kovanlarının bulunduğu belirtildi. Şüphelinin savunmasında, üzerine atılı eylemi ruhsatsız tabanca ile gerçekleştirdiğini kabul ettiği ve böylece ‘ruhsatsız tabanca bulundurmak ve taşımak’ suçunu da işlediği belirtildi.

Şüpheli Tolgahan Demirbaş’ın olaydan önce maktule ait adres, telefon, konum gibi kişisel bilgileri hukuka aykırı olarak ele geçirmesi nedeniyle ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme’ suçundan da ayrıca cezalandırılması gerektiği belirtildi. Olay tarihinde Ankara Emniyet Müdürlüğünde komiser olarak görev yapan şüpheli Mustafa Ensar Aykal’ın görevinin gereklerine aykırı hareket ederek, kamu görevinin verdiği yetkiyi kötüye kullanarak maktule ait kişisel bilgileri hukuka aykırı olarak temin ederek, şüpheli Tolgahan Demirbaş’a verdiği, bu yüzden ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme ve yayma’ suçunu işlediği belirtildi.

İddianamede; şüpheliler Eray Özyağci, Vedat Balkaya, Suat Kurt için ‘tasarlayarak kasten öldürme’ ve ‘tasarlayarak öldürmeye teşebbüs’ suçlarından 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis talep edildi. Şüpheliler Doğukan Çep ve Tolgahan Demirbaş’ın da suça azmettiren olarak ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmaları istendi. Şüpheliler Zekeriya Asarkaya, Hakan Saraç, Ufuk Köktürk, Mehmet Yüce, Mustafa Uzunlar, Aşkın Mert Gelenbey, Murat Can Çolak, Osman Bayraktar, Caner Güney, Umut Ersoy, Çağlar Zorlu, Aytaç Ataç, Emre Yüksel, Serdar Öktem, Erdem Karadeniz, Alper Atay, Mustafa Ensar Aykal’ın da ‘suça yardım eden’ olarak ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan cezalandırılmaları talep edildi.

CAMİ ÇIKIŞINDA SALDIRMIŞ

İddianamede; olayda yaralanan Selman Bozkurt’un ifadesi de yer aldı. Bozkurt, silahlı saldırının cuma namazının ardından cami çıkışında Sinan Ateş’in ofisine giderken gerçekleştiğini belirterek, “Sinan Ateş benim yaklaşık 2 metre önümde, ben de arkada yürüyorduk. Tam olay yerine geldiğimiz esnada saat 13.30 sıralarında sağda bulunan park halinde aracın önünden bir şahıs Sinan Ateş’in önüne geçerek elinde bulunan siyah renkli tabanca ile art arta ateş etmeye başladı. Sinan Ateş vurularak yere düştü. Ben Sinan’ın yanına gelip müdahale edecekken bana da 2 el ateş etmesiyle ben de yaralanarak hemen kendimi solda bulunan bir aracın arkasına atarak sipere geçtim. Bu esnada bize ateş eden şahıs tekrar ateş ederek yaya vaziyette kaçmaya başladı. Ben de belimde Sinan Ateş’in vermiş olduğu tabanca ile kaçan şahsın arkasından havaya doğru 4-5 el ateş etti. Bize ateş eden şahıs kısa bir müddet sonra yaya olarak kaçıp gözden kayboldu. Bu şahıs Sinan Ateş’e 7- 8 el ateş ettikten sonra silahın namlusunu bana çevirerek 2-3 elde bana ateş etti. Ben sırtımdan yaralandım. Bu şahıs bana hedef göstererek ateş etmiştir, beni de öldürebilirdi” dedi. 

KAYNAK: DHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/sinan-ates-cinayeti-iddianamesinin-detaylari-ortaya-cikti-konum-bilgisini-komiser-vermis/feed/ 0
İki çocuğun öldüğü ‘ilaçlama’ dehşetinde ceza belli oldu! https://www.foxtvhaber.com.tr/iki-cocugun-oldugu-ilaclama-dehsetinde-ceza-belli-oldu/ https://www.foxtvhaber.com.tr/iki-cocugun-oldugu-ilaclama-dehsetinde-ceza-belli-oldu/#respond Sat, 16 Mar 2024 00:48:03 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6593 Muğla’nın Bodrum ilçesi Ortakent Mahallesi’nde yaşayan İnci Sandık ile oğulları Sezai Talha ve 6 aylık Uraz ile kızı Karya, 20 Mayıs 2023 sabahı rahatsızlanınca Bodrum Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

İKİ KARDEŞ HAYATINI KAYBETTİ

DHA’da yer alan habere göre annesinin sütünden zehirlendiği sanılan Uraz, kurtarılamadı. Ambulansla Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk Kayra Sandık da yaşamını yitirdi. İki kardeş 21 Mayıs 2023’te, ilçede toprağa verildi. Çocuklarının cenazesine katılan İnci Sandık, rahatsızlanınca yeniden hastaneye kaldırıldı. Anne ve oğlu tedavilerinin ardından taburcu edildi.

TARIM İLACIYLA İLAÇLANMIŞ

Olayın ardından baba Alp Sandık’ın ifadesine başvuruldu. Sandık ifadesinde, evdeki haşerelere karşı firma tarafından yapılan ilaçlamanın aşırı olduğunu söyledi. Sandık’ın ifadesi doğrultusunda Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla evi ilaçlayan ve ilaçlama şirketinin sahibi olan Halil Kahraman, 21 Mayıs 2023 akşamı gözaltına alındı.

EVİ, TARIM İLACIYLA İLAÇLAMIŞ

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Kahraman, çıkarıldığı mahkemece ‘Taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebep olmak’ suçundan tutuklandı. Yapılan incelemede evin, halk dilinde ‘buğday biti’ olarak adlandırılan tarım ilacı ile ilaçlandığı belirlendi.

SANIK HAKKINDA İDDİANAME HAZIRLANDI

Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Halil Kahraman hakkında, ‘Taksirle birden fazla ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle 4 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede sanık Kahraman’ın, 12 Mayıs 2023 tarihinde böceklere karşı evi ilaçlamaya geldiği ancak böceklerin ölmemesi üzerine 2’inci defa 18 Mayıs 2023 tarihinde eve geldiği belirtildi.

İddianamede, Sanık Kahraman’ın evin yatak odası bölümüne buğday biti diye tabir edilen 4 tablet tarım ilacı bıraktığı ve yatak odasının kapısını bantla kapattığı, şüphelinin yatak odasına iki gün boyunca girilmemesini ve iki gün sonra havalandırılarak girilmesi gerektiğini söylediği belirtildi.

EVDE KALIP KALMAMALARI KONUSUNDA UYARIDA BULUNMAMIŞ

İddianamede sanık Halil Kahraman’ın, müştekilerin ve çocukların evde kalıp kalmamaları yönünde bir beyanda bulunmadığı, müştekiler ve çocuklarının evde kalmaya devam ettikleri, son olarak kullanılan tabletlerin hava ile temas etmesi üzerine zehirli gazın ortaya çıktığı, bu şekilde etrafa yayılan zehirli gazın yatak odasının düzgün şekilde kapatılmaması ve müştekilerin evde kalmalarına izin verilmesi nedeniyle müştekiler ve çocuklarına etki etmeye başladığı ortaya çıktı.

Ayrıca, iddianamede olayda yaşamını yitiren 2 kardeşin Adli Tıp Raporu’na göre, kullanılan böcek ilacından kaynaklı yaşamını yitirdiği belirtildi.

15 GÜN EVE GİRİLMEMELİYMİŞ

Savcılık iddianamesinde, şüpheli Halil Kahraman’ın tabletleri evin yatak odasına yerleştirdikten sonra kapısını bantla kapattığı ve sadece bu odaya iki gün girilmemesini söylediği, ilacın uygulandığı alana 15 gün boyunca herhangi bir canlının girmemesi ve bu ilacın evlerde hiçbir şekilde uygulanmaması gerektiği halde ilacın uygulandığı belirtildi. Ayrıca, ölümün gerçekleştiği zamana kadar müşteki ve çocuklarının bu alanda kaldıkları, şüphelinin daha önce başka evlerde aynı ilacı uygulaması ve herhangi bir sorunla karşılaşmadığından müştekilere bu yönde uyarıda bulunmadığı kaydedildi.

Ayrıca, hava ile temas eden ilacın çıkardığı gazın renksiz olması nedeniyle diğer odalara da yayıldığının fark edilemeyeceği ancak bunların ilaçlama firması sahibi ve uzun yıllardır bu işi yapan şüpheli tarafından bilindiği belirtildi.

YENİ DETAY ORTAYA ÇIKTI, 10 KAT DOZ AŞIMI YAPMIŞ

Bitki Karantinası Fumigasyon Yönetmeliği kapsamında olayda kullanılan tarım ilacının kullanımı sırasında oda hacminin 4’te 3’ünü geçmemesi gerektiği belirtilirken, buna rağmen tarım ilacının 3 metreküp alana etki ettiği ve odanın hacminin ise 4 metreküp olduğu belirtildi. Sanık Halil Kahraman ise duruşmalarda yatak odasına 8-10 tablet ilaç yerleştirdiğini beyan ettiği göz önüne alındığında kullanım dozunun 10 kat aştığı ortaya çıktı.

Öte yandan, ilaçlama amacıyla kullandığı tarım ilacının kullanım yetkisinin ziraat mühendisi veya orman mühendisi veya orman endüstri mühendisinde olduğu kaydedildi. Sanık Kahraman’ın ise bu yetki ve belgeye sahip olmadığı ortaya çıktı.

3’ÜNCÜ DURUŞMADA KARAR ÇIKTI

Sanık Halil Kahraman, önceki gün Bodrum Ağır Ceza Mahkemesi’nde 3’üncü kez hakim karşısına çıktı. Duruşmaya tutuklu sanık Kahraman’ın yanı sıra, 2 çocuğunu kaybeden İnci Sandık ile eşi Alp Sandık ve avukatlar katıldı. Savcı sanık hakkında mütalaasını açıklayıp, ‘Taksirle birden fazla ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan cezalandırılmasını talep etti.

Mahkeme heyeti, kararını açıklayıp, sanık Kahraman için ilk olarak iki kişinin ölümüne neden olması, yaralananlar açısından oluşan zarar ve tehlikenin ağırlığını dikkate alıp, cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak 7 yıl hapis cezası verdi. Sanığın suçu bilinçli taksirle işlemiş olması nedeniyle bu cezasını 9 yıl 4 ay hapse çevirdi. Sonrasında ise iyi hal indirimi uygulayıp, sanık Kahraman’ı 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasına çarptırdı. İnci ve Alp Sandık çifti, karar üzerine büyük üzüntü yaşadı.

MAHKEMENİN ÜST SINIRDAN CEZA UYGULAMASI GEREKİYORDU

Sandık ailesinin Avukatı Kazım Eren verilen cezayı yetersiz bulduklarını ve itiraz edeceklerini belirtip, “Bu olayda sanık TCK85/2 maddesine göre yargılanıyor. Bu madde taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet verme suçuna ilişkin yaptırımları düzenliyor. Buna göre birden fazla kişin ölümüne taksirle sebebiyet verme suçunun cezası 2-15 yıl arası. Mahkemenin yasada öngörülen cezanın üst sınırından, yani 15 yıl üzerinden temel cezaya hükmetmesi gerekiyordu. Hükmedilen bu cezayı vicdanımız kabul etmiyor. Hayatlarının baharını dahi yaşamasına müsaade edilmemiş 2 yavrumuzun hayatına mal olmuş bu olayın failinin yasanın öngördüğü en ağır şekilde cezalandırılması için hukuki mücadelemizi sonuna kadar sürdürmekte kararlıyız” dedi.

KAYNAK: DHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/iki-cocugun-oldugu-ilaclama-dehsetinde-ceza-belli-oldu/feed/ 0
Herkes trafik kazası sanıyordu! AK Partili başkan yardımcısının öldürüldüğü ortaya çıktı https://www.foxtvhaber.com.tr/herkes-trafik-kazasi-saniyordu-ak-partili-baskan-yardimcisinin-olduruldugu-ortaya-cikti/ https://www.foxtvhaber.com.tr/herkes-trafik-kazasi-saniyordu-ak-partili-baskan-yardimcisinin-olduruldugu-ortaya-cikti/#respond Sun, 10 Mar 2024 22:24:32 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6106 Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının ve İl Emniyet Müdürlüğünün 12 Ekim 2023’te Hacılar ilçesi Erenler Caddesi’nde 50 SF 514 plakalı otomobille geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybettiği zannedilen AK Parti Develi İlçe Başkan Yardımcısı Eyüp Aslantürk’ün (57) ölümüyle ilgili şüphe üzerine başlattığı ve yaklaşık 5 ay süren detaylı soruşturma sonucu 4’ü tutuklu 6 sanık hakkında iddianame hazırlandı.

İDDİANAME KABUL EDİLDİ

Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, tutuklu sanıklar B.E, K.S.Y, F.P. ve B.G’nin, “tasarlayarak öldürme”, “cebir kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya azmettirme”, “kamu hizmetine tahsis edilmiş eşyaya zarar vermeye azmettirme” ve “gece vakti konut dokunulmazlığını ihlal etmeye azmettirme” suçlarından cezalandırılmaları istendi. Tutuksuz sanıklar M.T. ve A.T. için de “tasarlayarak öldürmeye yardım etme”, “cebir kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya yardım etme”, “kamu hizmetine tahsis edilmiş eşyaya zarar vermeye yardım etme” ve “gece vakti konut dokunulmazlığını ihlal etmeye yardım etme” suçlarından ceza istenen iddianame, Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

MAKTÜLÜN EVİNİN YAKINLARINDA KEŞİF YAPMIŞLAR
Sanık, müşteki ve tanık beyanlarına yer verilen iddianamede, AK Parti Develi İlçe Başkan Yardımcısı Eyüp Aslantürk’ün ölümüne ilişkin detaylar yer aldı. Soyadını değiştiren iki kardeşten sanık B.E’nin, annesi sanık M.T. hakkında çirkin ithamlarda bulunduğu iddiasıyla, daha önce ikamet ettikleri Develi ilçesinden ailece tanıştıkları Arslantürk’ü kaçırmak için kardeşi K.S.Y, bacanağı F.P. ve arkadaşı B.G’yi azmettirdiği belirtilen iddianamede, sanıkların B.E’nin iş yerinde toplanıp plan, maktulün evinin yakınlarında ise keşif yaptıkları belirtildi. Önce maktulü camiye giderken araçla önünü keserek kaçırmayı düşünen, sonra bu plandan vazgeçen sanıklardan B.E’nin, maktulün evde yalnız kalmasını sağlamak için annesinden yardım istediği bilgisi de iddianamede yer aldı. İddianamede, sanık M.T’nin maktulün eşi ve kızını evinde misafir ettiği 12 Ekim 2023 akşamı, diğer sanıklar B.E, K.S.Y, F.P. ve B.G’nin eylemi gerçekleştirmek üzere harekete geçtiği kaydedildi.

AĞZINI BEZ VE KOLİ BANDIYLA, ELLERİNİ DE KELEPÇEYLE BAĞLAMIŞLAR

B.E’nin kar maskeleri, fenerler, plastik kelepçeler, bez ve koli bandını, F.P’nin ise maktulün evinin elektriğini kesmede kullandığı makası temin ettiği belirtilen iddianamede, şu bilgilere yer verildi; “4 sanığın B.E’nin kullandığı araçla, güvenlik kameralarına yakalanmamak için arka yollardan maktulün evinin bulunduğu yere gittiği, plan doğrultusunda sanıklardan K.S.Y’nin evin elektriğinin bağlı olduğu trafonun kablosunu kestiği tespit edilmiştir. 3 sanığı evin arka kapı tarafına bırakan B.E’nin aracıyla iş yerine geri döndüğü, evin kapısını açan maktulü darbeden kar maskeli 3 sanığın, maktulün ağzını bez ve koli bandıyla, ellerini de plastik kelepçeyle bağladığı belirlenmiştir. Daha sonra maktulü kendi aracına bindiren 3 sanığın, B.E’nin nişanlısının üzerine kayıtlı parselde bulunan bağ evine gitmek üzere yola çıktığı, yolda sanıklardan B.E’nin de aracıyla kendilerine katıldığı, sanıkların maktulü bağ evinin kömürlük olarak kullanılan deposuna götürdüğü tespit edilmiştir. Sanıkların sandalyeye oturttukları maktulü ağzı bağlı olarak darbettikleri, göğsünde kaburga kırıkları oluşacak şekilde darbedilen maktulün olay yerinde hayatını kaybettiği belirlenmiştir. Sanıkların, olaya trafik kazası süsü vermek amacıyla, maktulü öldürdükten sonra aracının şoför koltuğuna taşıdığı, F.P’nin maktulün kucağına, yan koltuğa da K.S.Y’nin oturduğu, B.E’nin aracıyla takip ettiği, F.P’nin vitesi boşa alarak araçtan indiği ve aracı iterek su kanalına doğru yönlendirdiği tespit edilmiştir. Aracın çok fazla ilerlemeden durduğu, sanıkların diğer araç ile olay yerinden ayrıldığı belirlenmiştir.”

“ANNEM HAKKINDA ÇİRKİN SÖZLER SARF ETTİ”

Sanık B.E. ise iddianamede yer alan ifadesinde, annesi hakkında asılsız ve çirkin sözler sarf ettiğini öne sürdüğü maktulü evinden alıp, korkutup bırakmayı amaçladığını iddia etti. B.E, “Maktul beni tanıdığı için aracımdan inmedim, yüzümü görmesini istemedim. B.G. veya F.P. maktulün nefes almadığını söyledi.” dedi. Maktulü aracıyla yolda bıraktıklarını belirten B.E, “Biz şehir merkezine döndük. Maktulün aracının hareket edip su kanalına girdiğini görmedim.” ifadesini kullandı. Sanıklardan M.T. ve kocası A.T. de olay hakkında bilgileri olmadığını iddia etti. Diğer sanıklar da maktulün ölümüne sebep olacak herhangi bir şey yapmadıklarını öne sürdü.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/herkes-trafik-kazasi-saniyordu-ak-partili-baskan-yardimcisinin-olduruldugu-ortaya-cikti/feed/ 0
Seçil Erzan vurgununda yeni gelişme! İki yeni mağdur eklendi https://www.foxtvhaber.com.tr/secil-erzan-vurgununda-yeni-gelisme-iki-yeni-magdur-eklendi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/secil-erzan-vurgununda-yeni-gelisme-iki-yeni-magdur-eklendi/#respond Fri, 22 Dec 2023 20:12:20 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=1362 İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2’si tutuklu 7 sanık hakkında açılan davanın ilk duruşmasının görülmesinin ardından müştekiler Nuray Şengüller ile Deniz Güzel’in “yüksek kar” vaadiyle dolandırıldıklarını belirterek yaptığı suç duyurusu üzerine yeni iddianame hazırlandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca birleştirme talebiyle hazırlanan iddianamede, Seçil Erzan ile Nazlı Can sanık sıfatıyla yer aldı.

İddianamede, müşteki Nuray Şengüller’in ifadelerine yer verildi.

Şengüller, ifadesinde bankanın 15 yıllık müşterisi olduğunu, Florya şube müdürü olduğu dönemden tanışıklığının bulunduğu sanık Seçil Erzan’ın, bankada yüklü miktarda parası olduğunu bildiğini kaydetti.

Müşteki Şengüller, sanık Erzan’ın kendisine, “Nuray Abla çok hastane masrafın oluyor, paran hesabında eriyor. Gel paranı Denizbank’ın özel ve gizli fonuna yatıralım. Bu fona sadece özel müşteriler giriyor. Giriş için 100, 150 milyon lira gerekli ancak ben müdür olduğum için seni bu fona sokmaya çalışacağım.” dediğini ifade etti.

“DAHA YÜKSEK KAR EDERSİNİZ, BÜTÜN PARANI ALIRSIN”

Eşinin aile mirasından kalan bir iş hanının satış sürecinden sanığın haberdar olduğunu aktaran müşteki Şengüller, sanığın kendisine “O iş hanını satmadınız mı? Hemen satın, fonda açık var. Fon yeniden düzenleniyor. Satıp parayı fona yatırın, daha yüksek kar edersiniz, bütün paranı alırsın.” dediğini aktardı.

Müşteki Şengüller, bunun üzerine sanık Erzan’a toplam 10 milyon lira ile 56 bin 600 dolarını verdiğini kaydetti.

SANIK SEÇİL ERZAN’IN 2 SUÇTAN CEZALANDIRILMASI İSTENDİ

İddianamede, sanık Seçil Erzan’ın diğer müşteki Deniz Güzel’i ise banka bünyesinde yatırım yapacağını söyleyerek kandırıp, söz konusu fona para yatırması konusunda ikna ettiği, bu şekilde 125 bin dolar para aldığı belirtildi.

Sanık Seçil Erzan’ın ifadesine de yer verilen iddianamede, Güzel’in annesinin doktoru olduğunu, müştekinin sanık Nazlı Can aracılığıyla kendisine değerlendirmesi için 150 bin dolar gönderdiğini söylediği aktarıldı.

Hazırlanan iddianamede, sanık Seçil Erzan’ın “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık” ve “özel belgede sahtecilik” suçundan 8 yıldan 26 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.

Sanık Nazlı Can’ın da “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık” suçundan 6 yıldan 20 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

İddianame üzerindeki incelemesini tamamlayan İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi, hukuki irtibat bulunduğu gerekçesiyle ana dava dosyası ile bu dosyanın birleştirilmesine karar verdi.

İDDİANAMEDE KAMUOYUNUN YAKINDAN TANIDIĞI İSİMLER YER ALIYOR

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanık Seçil Erzan’ın bir bankanın Levent’teki şubesinde müdür olarak çalıştığı ve müşteki Bülent Çeviker’den kişisel güven ilişkisine dayalı 2 milyon dolar alarak yüksek kar vaadiyle yeniden kendisine iade edeceğini bildirdiği kaydediliyor.

İddianamede, müşteki Bülent Çeviker’e para karşılığında yazılı evrak verildiği ancak daha sonra Çeviker’in Erzan’a ulaşmaya çalışsa da ulaşamadığı, durumu bankaya bildirdiği, banka tarafından araştırma yapıldığı, Erzan hakkında suç duyurusunda bulunduğu ifade ediliyor.

Sanık Erzan’ın bu yöntemle futbolcular, iş insanları ve çeşitli meslek gruplarından müştekilere, yüksek kar getirisi bulunan güvenilir bir fon bulunduğunu ve yine kamuoyunda tanınan Fatih Terim, Hakan Ateş gibi isimlerin bu fona dahil olduğunu söyleyerek, müştekileri bu fona para yatırmaya ikna ettiği anlatılan iddianamede, gerçekte ise böyle bir fonun hiç olmadığının tespit edildiği belirtiliyor.

İddianamede, Erzan’ın, müştekilerin verdiği paralara ilişkin sahte belgeler oluşturarak, bu belgelere bankanın kaşesini ve ıslak imzasını atarak müştekilere teslim ettiği ve dolandırıcılık kastıyla hareket ettiği kaydediliyor.

SANIK ERZAN HAKKINDA İSTENEN CEZA 252 YILA YÜKSELDİ

Sanık Erzan’ın “özel belgede sahtecilik” ve “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık” suçlarından 69 yıldan 226 yıla kadar hapsi istenen ana iddianamenin ardından hazırlanan yeni iddianameyle Erzan hakkında istenen hapis cezası da yükseldi. Erzan’ın 77 yıldan 252 yıla kadar hapsi talep ediliyor.

İddianamede, sanıklar Ali Yörük, Kerem Can, Hüseyin Eligül, Nazlı Can, Atilla Yörük ve Asiye Öztürk’ün ise aynı suçlardan 3 yıl ile 85 yıl arasında değişen oranlarda hapisle cezalandırılması isteniyor.

İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin iddianameyi kabul etmesi üzerine 4’ü tutuklu 7 sanık 20 Kasım’da hakim karşısına çıkmıştı. Mahkeme heyeti, tutuklu 2 sanığın tahliyesine karar vererek, duruşmayı 12 Ocak 2024’e ertelemişti.

 

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/secil-erzan-vurgununda-yeni-gelisme-iki-yeni-magdur-eklendi/feed/ 0