İddianamede – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Thu, 18 Jul 2024 02:36:06 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 1 Mayıs gösterileri nedeniyle yargılanan 30 sanıktan 25’i tahliye edildi https://www.foxtvhaber.com.tr/1-mayis-gosterileri-nedeniyle-yargilanan-30-saniktan-25i-tahliye-edildi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/1-mayis-gosterileri-nedeniyle-yargilanan-30-saniktan-25i-tahliye-edildi/#respond Thu, 18 Jul 2024 02:36:06 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=15780 İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya 25’i tutuklu 30 sanık ve avukatları ile çok sayıda izleyici katıldı. Tutuklu sanık Agit Yanar, olay anına ait görüntülerdeki kişinin kendisi olmadığını öne sürerek, öğrenci olduğunu, yarı zamanlı inşaat işçisi olarak çalıştığını söyledi.

Sendikaların çağrısıyla, üzeri arandıktan sonra Saraçhane’deki alana girdiğini, kendisiyle birlikte tutuklanan sanıkların tahliye edildiğini belirten Yanar, “Tutuklu bulunmam nedeniyle KYK yurdundan ve işimden atıldım. Tahliyemi talep ediyorum.” dedi.

“FLAMALAR VE TEKMELERLE POLİSİ GEÇMEYE ÇALIŞTIK”

Tutuklu sanıklardan Ayşe Beliz İnce de flamalar ve tekmelerle polisi geçmeye çalıştıklarını söyleyerek, “Polis baskın geldi. Biz meydana varamadık. Bu defa olmasa da varacağız meydana. Görüntüdeki kişi benim.” ifadelerini kullandı.

Tutuksuz sanık Bekir Aslan ise CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in çağrısı ve Özel’in de burada bulunması üzerine söz konusu alana gittiğini belirterek, polise zarar vermek amacıyla orada olmadığını savundu.

25 SANIK İÇİN TAHLİYE KARARI

Kendilerine dağılmaları yönünde uyarı yapılmadığını öne süren Aslan, “Taksim yasağından haberim vardı ama belirttiğim gibi çağrı üzerine gittim. Üzerime plastik mermi sıkılması sonucu eylemimi gerçekleştirdim. Akabinde polis memurları tarafından darbedildiğime ilişkin rapor aldım. Üzerime atılı suçları kabul etmiyorum. Müştekilere ya da kamu malına zarar vermedim. Zarar varsa somutlaştırıldığı takdirde gidermek istiyorum.” diye konuştu.

Ara kararını açıklayan mahkeme, tutuklu 25 sanığın delil karartma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle yurt dışı çıkış yasağı tedbiriyle tahliyesine karar verdi.

Duruşmaya ara verildiği sırada izleyicilerden bazılarının salonda sanıkların fotoğrafını çektiğini ve sosyal medyada paylaştığını belirten mahkeme, fotoğrafı çeken kişilerin tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulmasına hükmetti. Duruşma ertelendi.

İDDİANAMEDEN

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, DİSK, KESK, DEM Parti, TMMOB, TDB, SOL Parti ve CHP İstanbul İl Örgütü gibi çeşitli parti, konfederasyon, sendika, STK, marjinal grup ve oluşumlar tarafından, sosyal medyadan 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde Fatih Saraçhane Parkı’nda kanunsuz yürüyüş gerçekleştirileceğine dair çağrılarda bulunulduğu belirtiliyor.

Fatih Kaymakamlığınca alınan yasaklama kararına istinaden İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünce, belirtilen yer ve çevresinde olmak üzere kapama ve arama noktaları oluşturularak gerekli tedbirlerin alındığı bildirilen iddianamede, grupların birlikte ve bireysel olarak olay yerine geldikleri ifade ediliyor.

İddianamede, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ile emniyet tedbirlerinden sorumlu İl Emniyet Müdür Yardımcısı arasında saat 08.30’da yapılan müzakerede, yapılan eylemin kanunsuz olduğu, Taksim Meydanı’nda toplu yapılacak etkinliğe izin verilmediği, bu konuda yasaklama kararı bulunduğu, Taksim Meydanı’na yürüyüşe izin verilmeyeceği ve eyleme son verip dağılmaları gerektiğinin bildirildiği aktarılıyor.

İlerleyen saatlerde katılımcı sayısının 20 bine ulaştığı alanda, yeniden dağılma uyarısında bulunulduğu kaydedilen iddianamede, saat 11.35’te saldırgan grupların emniyet görevlilerine taş ve flamalarla saldırmaya başladıkları belirtiliyor.

İddianamede, flamaları bulunan ve aralarında maske takanların da olduğu gruplardan 150 kişinin, taş, su damacanası, flama sopası, el ve tekmelerle polis kalkanlarına, ara boşluklardan ise polislerin vücutlarına ve kafalarına vurmaya başladıkları bilgisine yer veriliyor.

Saldırgan grubun eylemlerine devam ettiği kaydedilen iddianamede, “Ayrıca itme, çekme ve vurma suretiyle 35 boy kalkanı, 77 görev kalkanı, 1 el telsizi, 22 kask, 23 gaz maskesi, 1 ZET tüfeğine zarar verdiklerinin tespit edildiği, benzer eylem ve polise yönelik saldırıların belirli aralıklarla saat 12.44’e kadar devam ettiği” belirtiliyor.

İddianamede şüphelilerin fikir ve eylem birliği içinde hareket ettikleri aktarılarak, “Şüphelilerin taş, kaldırım taşı gibi sert cisim atmak, flama sopası, su damacanası ile vurmak, tekmelemek, yumruk atmak, iteklemek suretiyle müşteki polis memurlarını yaraladıkları, olay yerinin çok kalabalık ve yaşanılan arbedenin büyük olması nedeniyle hangi şüphelin hangi müştekiyi yaraladığının tespitinin mümkün olmadığı” vurgulanıyor.

30 şüphelinin, “görevi yaptırmamak için direnme” “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet”, “kasten yaralama” ve “kamu malına zarar verme” suçlarından 3 yıl 9’ar aydan 17’şer yıla kadar hapisle cezasına çarptırılması isteniyor.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/1-mayis-gosterileri-nedeniyle-yargilanan-30-saniktan-25i-tahliye-edildi/feed/ 0
Yeni detaylar: Kabak lifli sabun’la para aklama… https://www.foxtvhaber.com.tr/yeni-detaylar-kabak-lifli-sabunla-para-aklama/ https://www.foxtvhaber.com.tr/yeni-detaylar-kabak-lifli-sabunla-para-aklama/#respond Mon, 15 Jul 2024 05:48:05 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=15489  

İddianamede şirketlerin en yüksek rakamı internetteki katı sabun satışından kazandığı; toplam 131 milyon 181 bin 454 TL satış yaptığı belirtildi. Balıkesir’deki bir kişinin ise 2 ayda 1866 sipariş kaydıyla toplamda 16 bin 560 adet sabundan aldığı, karşılığında da 1 milyon 194 bin 946 lira ödediği ifade edildi.

Dilan ve Engin Polat iddiasından yeni ayrıntılar gelmeye devam ediyor.

Çift hakkında hazırlanan 77 sayfalık iddianamede; Balıkesir’de yaşayan E.Ö. adlı kişinin 2 ayda 1866 sipariş kaydıyla toplamda 16 bin 560 adet sabundan aldığı, karşılığında da 1 milyon 194 bin 946 lira ödediği ifade ediliyor.

İddianameye göre, suç örgütü üyeliği ve delil karartma suçlarından hakkında soruşturma yürütülen E.Ö.’nün ticaret meslek bilgisi, “Radyo, TV, Posta Yoluyla veya İnternet Üzerinden Yapılan Perakende Ticaret.”

İddianamede, Rise And Shine Kozmetik İthalat İhracat Sanayi Ticaret ve Anonim Şirketi’nin de arasında olduğu 5 şirkete satışları karşılığında bir alışveriş sitesi üzerinden 473,4 milyon TL ödeme yapıldığı da anlatıldı.

Şirketin farklı bir site üzerinden de toplam 131 milyon 181 bin 454,69 TL sabun sattığı belirtildi.

Polat çiftinin mali müşaviri Ahmet Gün ifadesinde Rise And Shine şirketine Engin Polat’ın bilgisi dahilinde sahte faturalar düzenlediğini söyledi. Rise and Shine ürünleri hala satışta.

İşte iddianamedeki o bölüm:

‘’Şirketlerin Trendyol üzerinde en yüksek tutarda satış gerçekleştirdiği ürünün “Katı Sabun” olduğu ve toplam 131.181.454,69 TL tutarında “Katı Sabun” satışı yaptığı, şirketlerin Trendyol üzerinde toplam en yüksek tutarda satış yaptığı kişinin Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme suçundan 2005/637 ve 2010/345 Esas No’lu kovuşturma kayıtlan ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda Takipsizlik kararı verilen Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma suçundan 2008/215020 Dosya No’lu soruşturma kaydı olduğu anlaşılan Erdinç ÖZEL adlı şahıs olduğu, meslek bilgisi “Radyo, TV, Posta Yoluyla veya İnternet Üzerinden Yapılan Perakende Ticaret” olan şahsın ilgili platform üzerinde söz konusu şirketlerden yaklaşık iki ay içerisinde 1.866 seferde toplam 16.560 adet 1.194.946,64 TL tutarında ürün aldığı tespit edildi’ ifadelerine yer verildi.

Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı İstanbul Sektörel 3 Denetim Daire Başkanlığınca hazırlanan rapora da yer verilen iddianamede, şirketlerin sahte fatura tutarının 489 milyon 309 bin 777 lira olduğu, bu tutarın 86 milyon 988 bin 913 lirasının Katma Değer Vergisi (KDV) tutarına denk geldiği, yine şirketlerin kendi aralarında da sahte faturalar düzenlediği, bunların tutarının 117 milyon 443 bin 863 lira olduğu ve 21 milyon 28 bin 562 liralık kısmının KDV tutarına denk geldiği anlatıldı.

Ayrıca iddianamede, şirketlerin sahte belge temin etmek amacıyla özellikle Ahmet Gün tarafından organize edilen soruşturma dışı, sadece sahte fatura düzenlemek amacıyla kurulmuş şirketlere 46 milyon 103 bin 895 lira ödeme yaptığının görüldüğü belirtildi.

Soruşturmaya konu şirketlerin usulsüzlüklerine yer verilen iddianamede, suç örgütünün dışarıdan temin ettiği sahte faturaları kullanarak aslında gerçek bir ticareti yansıtmayan işlemleri sanki varmış gibi gösterip mal ve hizmet satın aldığından bahisle şirketlerine sahte fatura kabul ettiği, yine şirketler arasında da gerçekte olmayan mal ve hizmet satışlarına ilişkin sahte faturalar düzenlendiği anlatıldı.

İddianamede, yasa dışı bahisten gelen paranın perdelenmeye çalışıldığı, zenginleşmenin gerçek bir ticaretten kaynaklandığı imajının oluşturulması için birden çok şirketin kurulduğu, bu şirketlerin faaliyetleri sırasında gerçekte olmayan iş ve işlemlere ilişkin sahte faturaların düzenlenip kullanıldığı ve kanunen tutulması gereken defterler dışında harici gizli kayıtların tutulduğu aktarıldı.

Sanıkların kastının vergi suçu işleme saikinin ötesine geçtiği, yasa dışı bahisten gelen parayla oluşan zenginliğin perdelenmesi için bir kısım gerçek ticaretin de yapıldığı, kamuoyunda ve toplumda karşılığı olan güzellik merkezi ve kozmetik sektörü tercih edilerek, ulaşılan şöhretin bu kapsamda bir aparat olarak kullanıldığı kaydedilen iddianamede, ödenmesi gereken vergilerin dahi ödenmeyerek uhdede tutulması suretiyle haksız kazanç devşirildiği, haksız şekilde uhdede tutulan tutarların vergi suçları dışında kara para olarak nazara alınması gerektiğine vurgu yapıldı.

ENGİN POLAT’TAN AÇIKLAMA

Bu arada yaklaşık 9 aydır cezaevinde tutuklu yargılanan Engin Polat, sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yaptı.

İftiraya uğradıklarını ve haklarındaki suçlamaların delilsiz olduğunu savunan Polat, “Eşim Dilan Polat’ın bu hukuksuzluğa gücü kalmadı. Bütün vebal üzerinize olacaktır” ifadesini kullandı.

KAYNAK: NTV
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/yeni-detaylar-kabak-lifli-sabunla-para-aklama/feed/ 0
Rakka’dan İstanbul’a uzanan kirli para trafiği deşifre oldu! https://www.foxtvhaber.com.tr/rakkadan-istanbula-uzanan-kirli-para-trafigi-desifre-oldu/ https://www.foxtvhaber.com.tr/rakkadan-istanbula-uzanan-kirli-para-trafigi-desifre-oldu/#respond Thu, 27 Jun 2024 23:00:27 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=13698 İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, terör örgütlerinin finansman faaliyetleri, kaynakları ile finans hareketlerinde kullandıkları yöntemlere yer verildi.

İddianamede, Terörle Mücadele Daire Başkanlığının terörizmin finansmanı ve kara para aklama faaliyetlerinin deşifresine yönelik yaptığı çalışmalar kapsamında, çatışma bölgeleri ve Türkiye arasında yasa dışı para transferi gerçekleştirildiği, bu faaliyetlerin de “Afak”, “Hwj”, “Al Avail”, “İkra”, “Click” ve “Al Barakat” isimli şirketler üzerinden yapıldığı kaydedildi.

Söz konusu şirketlerin, “Alamiyah”, “Sanabil” ve “Taiba” isimli WhatsApp grupları üzerinden iletişim sağladığı ifade edilen iddianamede, DEAŞ terör örgütü üyesi sanıkların yasa dışı para transferlerinde Mali Suçları Araştırma Kurulunun (MASAK) takibine takılmamak amacıyla “hawala” sistemini kullandığı, transfer açıklamalarında ise “zekat”, “yetim” ve “sadaka” gibi kelimeler yazdıkları aktarıldı.

İddianamede, terör örgütü DEAŞ adına para transferi gerçekleştiren sanıklar ve şirketlere ilişkin bilgilere de yer verildi.

TURİZM VE KUYUMCULUK ŞİRKETİ ÜZERİNDEN TERÖRE FİNANS SAĞLANDI

Sanıklardan Imad Machnouk’un sahibi olduğu Piko Turizm Şirketi’nin banka hesaplarına Türkiye’de terör örgütü DEAŞ üyesi olduğu belirlenen ve mal varlığı dondurulan şüphelilerden para transferi gerçekleştirildiği ve bu yöntemle Machnouk’un örgütü finanse ettiğinin belirlendiği anlatılan iddianamede, bu iddialara ilişkin MASAK raporundaki tespitler de yer aldı.

Rapora göre, sanık Machnouk’un şirketinin banka hesaplarının 2017’den bu yana en az 1 milyar liralık işlem hacmine sahip olduğu fakat buna rağmen şirketin alım-satım kaydının bulunmadığı, sanığın kişisel hesaplarının ise en az 212 milyon liralık işlem hacmine sahip olduğu kaydedildi.

Diğer sanıkların da herhangi bir mal alış-satış kaydıyla veya ticari faaliyetleriyle bağdaştırılamayan, mali profilleriyle uyumlu olmayan veya hayatın olağan akışına uygun mahiyette görünmeyen finansal işlemler gerçekleştirdikleri ifade edilen MASAK raporunda, sanıkların, aralarında yabancı uyrukluların da olduğu üçüncü kişilerden para girişleri ve farklı lehdarlara transfer işlemi gibi yasa dışı fon transferine aracılık ettiklerinin belirlendiği aktarıldı.

Raporda ayrıca sanıkların hesaplarının 21 milyon liralık işlem hacmine sahip olduğu bilgisi de yer aldı.

İddianamede, sanık Machnouk’un “Piko Gold Kuyumculuk Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi”nin de sahibi olduğu, bu şirketi farklı zamanlarda başka kişilere devrettiği, 2022’de şirketin tüm hisselerini yeniden devraldığı belirtildi.

Yaklaşık 13 milyon liralık işlem hacmine sahip şirketin incelenmesinde kuyumculuk işlerine ilişkin ifadelerin bulunmadığı, şirketin “BA-BS” form kayıtları araştırmasında da herhangi bir kayda rastlanmadığı kaydedildi.

RAKKA’DAN İSTANBUL’A UZANAN PARA TRAFİĞİ

İddianamede, terör örgütü DEAŞ adına finansal transfer gerçekleştiren kişiler ve şirketlere ilişkin bilgiler arasında, Şubat 2023’te Suriye Rakka’dan İstanbul’da belirlenen alıcılarla örgüt adına para gönderildiği, Fawaz “Abd-al-Hamid Hadib” kod adlı Abu Alaa’nın, Ocak ve Şubat 2023’te örgüt adına 600 bin doları yaklaşık 20 kez havaleyle Türkiye’ye yolladığı bildirildi.

Abu Alaa’nın Türkiye’de faaliyette bulunan Pico Exchange isimli şirketten fon elde ettiği de aktarılan iddianamede, Alaa’nın Suriye’nin Rakka ile El-Badiye bölgesine belirsiz sıklıkla seyahat ettiğinin tespit edildiği anlatıldı.

İddianamede, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Kilis’te düzenlenen operasyonda ele geçirilen terör örgütü DEAŞ’a ait flaş bellekte, “Şam Vilayeti” ibaresiyle örgütün Suriye’de 2019-2021 yılları arasındaki faaliyetlerinin anlatıldığı ve “risale” adını verdikleri çok sayıda doküman bulunduğu vurgulanarak, bu risalelerden bazılarına yer verildi.

KONUŞMALAR DEŞİFRE OLDU

Arapçadan Türkçeye tercüme edilen “risale” isimli dokümanlardan “İslam Devleti Şam Vilayeti-Emniyet” ibareli dokümanın 16 Mart 2021 tarihli, sözde Halep Emiri Ömer tarafından mühürlendiği aktarılan iddianamede, sözde Şam Vali Yardımcısı’na “hawala”nın olumsuz yanları ve risklerinin anlatıldığı ifade edildi.

İddianamede, bu anlatım şu şekilde yer aldı:

“Değerli kardeşim, bugün tağutların yürüttüğü çetin operasyonlara kim göz atarsa bilecek ki aralarında birçok muadili olan havale şirketleri ve transfer programları da dahil olmak üzere her şeyi kontrol altına almışlardır. Gönderilen yerin ismi ve bilgileri belli olur. Kardeş de kendi ismini ya da sahte isim kullanmak zorunda kalır. Bu durum da kardeşin ifşa olmasına yol açmaktadır. Aynı zamanda havale mekanının civarda bilinen bir yer olması takip edilerek yakalanmasına sebep olabilmekte ve ofiste bulunan kameralar onları kaydedip yüzlerinin de ifşa olmasını sağlamaktadır. Birçok kardeşin tutuklanmasının sebebi de budur. Bizler de çok iyi biliyoruz ki havale şirketlerinin birçoğu kamera kayıtlarını, resimleri, isimleri ve havale hareketlerinin raporlarını tağutlara gönderiyorlar. Bölge sınırlandırıldı. Bölgede kimin ticaretle ilgilendiği biliniyor. Büyük miktarlar üzerinde havale yapmamız mümkün değil. Alternatif bir çözüm, şirketler arası kredi (depozito) yöntemini kullanmaktır. Bu yöntem için bazı şirketlerle ilişkilerin kurulması gerekiyor. Hali hazırda ilişkilerimizin olduğu şirketler de var. Bizler, ailesi İslam Devleti’nde faaliyet yürütürken öldürülen şirket sahipleriyle ilişkiler kuruyoruz.”

Sanıklardan Abdullah Alsheıkh Abdullah’ın hesabına Türkiye’de mal varlığı dondurulan DEAŞ üyesi kişilerden “hawala” sistemi üzerinden çok sayıda para girişi yapıldığı bildirilen iddianamede, bu sanığın emniyette ve savcılıkta susma hakkını kullandığı kaydedildi.

İddianamede, sanıklardan bir kısmının cep telefonu incelemesinde de “hawala” sistemi üzerinden para transferlerine ilişkin dekontların bulunduğu kaydedilerek, elde edilen delillere rağmen sanıkların emniyet ve savcılık ifadelerinde bu transferleri yapmadıklarını öne sürdükleri aktarıldı.

Sanıklar Imad Machnouk ve Ahmadramı Abdulkafı’nın “silahlı terör örgütüne üye olma”, “Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanuna muhalefet”, ve “ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma” suçlarından 22’şer yıl 6’şar aydan 42’şer yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edilen iddianamede, diğer 17 sanığın da “silahlı terör örgütüne üye olma” ve “Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanuna muhalefet” suçlarından ayrı ayrı 15’er yıldan 30’ar yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istendi.

Hazırlanan iddianame, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/rakkadan-istanbula-uzanan-kirli-para-trafigi-desifre-oldu/feed/ 0
Rakka’dan İstanbul’da uzanan kirli para trafiği deşifre oldu! https://www.foxtvhaber.com.tr/rakkadan-istanbulda-uzanan-kirli-para-trafigi-desifre-oldu/ https://www.foxtvhaber.com.tr/rakkadan-istanbulda-uzanan-kirli-para-trafigi-desifre-oldu/#respond Thu, 27 Jun 2024 21:48:25 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=13680 İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, terör örgütlerinin finansman faaliyetleri, kaynakları ile finans hareketlerinde kullandıkları yöntemlere yer verildi.

İddianamede, Terörle Mücadele Daire Başkanlığının terörizmin finansmanı ve kara para aklama faaliyetlerinin deşifresine yönelik yaptığı çalışmalar kapsamında, çatışma bölgeleri ve Türkiye arasında yasa dışı para transferi gerçekleştirildiği, bu faaliyetlerin de “Afak”, “Hwj”, “Al Avail”, “İkra”, “Click” ve “Al Barakat” isimli şirketler üzerinden yapıldığı kaydedildi.

Söz konusu şirketlerin, “Alamiyah”, “Sanabil” ve “Taiba” isimli WhatsApp grupları üzerinden iletişim sağladığı ifade edilen iddianamede, DEAŞ terör örgütü üyesi sanıkların yasa dışı para transferlerinde Mali Suçları Araştırma Kurulunun (MASAK) takibine takılmamak amacıyla “hawala” sistemini kullandığı, transfer açıklamalarında ise “zekat”, “yetim” ve “sadaka” gibi kelimeler yazdıkları aktarıldı.

İddianamede, terör örgütü DEAŞ adına para transferi gerçekleştiren sanıklar ve şirketlere ilişkin bilgilere de yer verildi.

TURİZM VE KUYUMCULUK ŞİRKETİ ÜZERİNDEN TERÖRE FİNANS SAĞLANDI

Sanıklardan Imad Machnouk’un sahibi olduğu Piko Turizm Şirketi’nin banka hesaplarına Türkiye’de terör örgütü DEAŞ üyesi olduğu belirlenen ve mal varlığı dondurulan şüphelilerden para transferi gerçekleştirildiği ve bu yöntemle Machnouk’un örgütü finanse ettiğinin belirlendiği anlatılan iddianamede, bu iddialara ilişkin MASAK raporundaki tespitler de yer aldı.

Rapora göre, sanık Machnouk’un şirketinin banka hesaplarının 2017’den bu yana en az 1 milyar liralık işlem hacmine sahip olduğu fakat buna rağmen şirketin alım-satım kaydının bulunmadığı, sanığın kişisel hesaplarının ise en az 212 milyon liralık işlem hacmine sahip olduğu kaydedildi.

Diğer sanıkların da herhangi bir mal alış-satış kaydıyla veya ticari faaliyetleriyle bağdaştırılamayan, mali profilleriyle uyumlu olmayan veya hayatın olağan akışına uygun mahiyette görünmeyen finansal işlemler gerçekleştirdikleri ifade edilen MASAK raporunda, sanıkların, aralarında yabancı uyrukluların da olduğu üçüncü kişilerden para girişleri ve farklı lehdarlara transfer işlemi gibi yasa dışı fon transferine aracılık ettiklerinin belirlendiği aktarıldı.

Raporda ayrıca sanıkların hesaplarının 21 milyon liralık işlem hacmine sahip olduğu bilgisi de yer aldı.

İddianamede, sanık Machnouk’un “Piko Gold Kuyumculuk Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi”nin de sahibi olduğu, bu şirketi farklı zamanlarda başka kişilere devrettiği, 2022’de şirketin tüm hisselerini yeniden devraldığı belirtildi.

Yaklaşık 13 milyon liralık işlem hacmine sahip şirketin incelenmesinde kuyumculuk işlerine ilişkin ifadelerin bulunmadığı, şirketin “BA-BS” form kayıtları araştırmasında da herhangi bir kayda rastlanmadığı kaydedildi.

RAKKA’DAN İSTANBUL’A UZANAN PARA TRAFİĞİ

İddianamede, terör örgütü DEAŞ adına finansal transfer gerçekleştiren kişiler ve şirketlere ilişkin bilgiler arasında, Şubat 2023’te Suriye Rakka’dan İstanbul’da belirlenen alıcılarla örgüt adına para gönderildiği, Fawaz “Abd-al-Hamid Hadib” kod adlı Abu Alaa’nın, Ocak ve Şubat 2023’te örgüt adına 600 bin doları yaklaşık 20 kez havaleyle Türkiye’ye yolladığı bildirildi.

Abu Alaa’nın Türkiye’de faaliyette bulunan Pico Exchange isimli şirketten fon elde ettiği de aktarılan iddianamede, Alaa’nın Suriye’nin Rakka ile El-Badiye bölgesine belirsiz sıklıkla seyahat ettiğinin tespit edildiği anlatıldı.

İddianamede, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Kilis’te düzenlenen operasyonda ele geçirilen terör örgütü DEAŞ’a ait flaş bellekte, “Şam Vilayeti” ibaresiyle örgütün Suriye’de 2019-2021 yılları arasındaki faaliyetlerinin anlatıldığı ve “risale” adını verdikleri çok sayıda doküman bulunduğu vurgulanarak, bu risalelerden bazılarına yer verildi.

KONUŞMALAR DEŞİFRE OLDU

Arapçadan Türkçeye tercüme edilen “risale” isimli dokümanlardan “İslam Devleti Şam Vilayeti-Emniyet” ibareli dokümanın 16 Mart 2021 tarihli, sözde Halep Emiri Ömer tarafından mühürlendiği aktarılan iddianamede, sözde Şam Vali Yardımcısı’na “hawala”nın olumsuz yanları ve risklerinin anlatıldığı ifade edildi.

İddianamede, bu anlatım şu şekilde yer aldı:

“Değerli kardeşim, bugün tağutların yürüttüğü çetin operasyonlara kim göz atarsa bilecek ki aralarında birçok muadili olan havale şirketleri ve transfer programları da dahil olmak üzere her şeyi kontrol altına almışlardır. Gönderilen yerin ismi ve bilgileri belli olur. Kardeş de kendi ismini ya da sahte isim kullanmak zorunda kalır. Bu durum da kardeşin ifşa olmasına yol açmaktadır. Aynı zamanda havale mekanının civarda bilinen bir yer olması takip edilerek yakalanmasına sebep olabilmekte ve ofiste bulunan kameralar onları kaydedip yüzlerinin de ifşa olmasını sağlamaktadır. Birçok kardeşin tutuklanmasının sebebi de budur. Bizler de çok iyi biliyoruz ki havale şirketlerinin birçoğu kamera kayıtlarını, resimleri, isimleri ve havale hareketlerinin raporlarını tağutlara gönderiyorlar. Bölge sınırlandırıldı. Bölgede kimin ticaretle ilgilendiği biliniyor. Büyük miktarlar üzerinde havale yapmamız mümkün değil. Alternatif bir çözüm, şirketler arası kredi (depozito) yöntemini kullanmaktır. Bu yöntem için bazı şirketlerle ilişkilerin kurulması gerekiyor. Hali hazırda ilişkilerimizin olduğu şirketler de var. Bizler, ailesi İslam Devleti’nde faaliyet yürütürken öldürülen şirket sahipleriyle ilişkiler kuruyoruz.”

Sanıklardan Abdullah Alsheıkh Abdullah’ın hesabına Türkiye’de mal varlığı dondurulan DEAŞ üyesi kişilerden “hawala” sistemi üzerinden çok sayıda para girişi yapıldığı bildirilen iddianamede, bu sanığın emniyette ve savcılıkta susma hakkını kullandığı kaydedildi.

İddianamede, sanıklardan bir kısmının cep telefonu incelemesinde de “hawala” sistemi üzerinden para transferlerine ilişkin dekontların bulunduğu kaydedilerek, elde edilen delillere rağmen sanıkların emniyet ve savcılık ifadelerinde bu transferleri yapmadıklarını öne sürdükleri aktarıldı.

Sanıklar Imad Machnouk ve Ahmadramı Abdulkafı’nın “silahlı terör örgütüne üye olma”, “Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanuna muhalefet”, ve “ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma” suçlarından 22’şer yıl 6’şar aydan 42’şer yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edilen iddianamede, diğer 17 sanığın da “silahlı terör örgütüne üye olma” ve “Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanuna muhalefet” suçlarından ayrı ayrı 15’er yıldan 30’ar yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istendi.

Hazırlanan iddianame, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/rakkadan-istanbulda-uzanan-kirli-para-trafigi-desifre-oldu/feed/ 0