İmalat – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Mon, 29 Jul 2024 23:00:06 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Mobilya sektöründe “yetişmiş ve ara eleman sıkıntısı” alarmı https://www.foxtvhaber.com.tr/mobilya-sektorunde-yetismis-ve-ara-eleman-sikintisi-alarmi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/mobilya-sektorunde-yetismis-ve-ara-eleman-sikintisi-alarmi/#respond Mon, 29 Jul 2024 23:00:06 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=16801 Meslek liselerinin daha çok teşvik edilmesi ve imalat sanayisinde çalışanlara bazı vergisel avantajlar sunulması gerektiğini belirten sektör temsilcileri, eleman sıkıntısının sürmesi halinde üretimde problemler yaşanabileceğini bildirdi.

Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) Başkanı Ahmet Güleç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türk mobilya sektörünün son 20 yılda dünya ticaretinde, üretimde, katma değerde ve tasarımda adından başarıyla söz ettirdiğini söyledi.

Bu süre zarfında Türkiye’nin dünya mobilya ihracatında 7’nciliğe yükseldiğini, üretimde ilk 12 ülke arasına girdiğini, tasarımda üst sıralara yerleştiğini dile getiren Güleç, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Son 20 yıldaki başarımızın altına yatan neden üretim. Mobilyada 46 bin üretici firmamız var. İmalatçı firmaların yüzde 10’u, imalat sanayisinde çalışanların da yüzde 5’i mobilyacı. Firmalarımız, hem istihdam ve ihracat kaynağı hem de katma değer sağlıyor. 10 yıl önce dünya mobilya ticaretinden yüzde 0,7 pay alırken bugün yüzde 2 pay alıyoruz. Türkiye’nin ihracatındaki payımız da yüzde 0,8 iken yüzde 2’yi aşmış durumda.”

“MOBİLYADA BAŞARI HİKAYEMMİZ VAR, TÜM DÜNYA ÜRÜNLERİMİZİ TERCİH EDİYOR”

Ahmet Güleç, bahsettiği verilerin Türkiye’nin mobilyada bir başarı hikayesi yakaladığını gösterdiğini belirterek, Türk mobilyasının dünyanın her yerinden tercih edildiğini vurguladı.

Türkiye’nin 20 yıl önce dış ticaret açığı verdiği mobilyada halihazırda yıllık 5 milyar dolarlık ihracat başarısı yakaladığını, sadece 500 milyon dolarlık ithalat yaptığını, net 4,5 milyar dolar dış ticaret fazlası verdiğini anlatan Güleç, yüzde 80 yerli olan sektörün daha çok büyümeye ihtiyacı olduğunu söyledi.

Güleç, 2028’de dünyanın ilk 5 mobilya ihracatçısı ve üreticisi olmak istediklerini, 12 milyar dolarlık ihracat hedeflerinin bulunduğunu kaydederek, şu ifadeleri kullandı:

“Burada önümüzdeki konu üretim. Üretim için ne lazım? İstihdam, meslek sahibi olan insanlarımızın bulunması. Ancak bugün baktığımızda en büyük sorun imalatta çalışacak insan bulamamak. Yıllık 12 milyar dolarlık mobilya üretiyoruz. Direkt mobilya imalatında 260 bin kişi çalışıyor. Mağazalarımızla birlikte toplam 500 bin kişi istihdam ediyoruz. Mobilya sektörümüz dünya ile yarışırken istihdamının da avantajını kullanmıştır. Bu başarı girişimcilerimizle birlikte çalışanlarımızın da başarısı.”

“TEHLİKE ÇANLARI ÇALIYOR”

MOSFED Başkanı Güleç, imalatta çalışacak personel bulamadıklarını, insanların bu alanda çalışmak istemediğini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bu bizim için ciddi anlamda tehlike çanları demektir. Mobilyada yaklaşık 30 tane mesleğimiz var. Yeni teknolojilerle birlikte belki 35 meslek var. Bunları yetiştirmemiz lazım ancak çalışacak eleman bulamıyoruz. Endüstri meslek liselerini özendirmemiz gerekiyor. İnsanlar bu işi neden tercih etmiyor? Hem sivil toplum hem üretici hem de kamu olarak bu işi ciddiye almamız gerekiyor. İnsanlarımız mobilyada ya da imalatta çalışmayı tercih etmiyorsa oturup düşünmeliyiz.”

Güleç, sektörde hangi meslek dalında en çok eleman ihtiyacı olduğuna ilişkin, “İster oymacı ister döşemeci deyin, ister kaplama dikiş ustası ister CNC operatörü deyin, isterseniz düz işçi deyin hepsine ihtiyacımız var.” diye konuştu.

Gerek ekonominin genelinde gerekse mobilya sektöründeki birçok sorunun zamanla aşılabileceğini dile getiren Güleç, “Ancak çalışacak insan bulamazsak pazarlarımızı kaybederiz. 200 ülkeye ihracat yapıyoruz ve Türk mobilyası olarak dünyanın her yerindeyiz. Eğer imalat yapamaz, imalatta çalışan bulamazsak hiçbir sorunu çözemeyiz.” dedi.

“MESLEK LİSESİ” VE “VERGİSEL AVANTAJ” ÇAĞRISI

Güleç, sektördeki istihdam sorununun çözümü için anne babalara büyük görev düştüğünü ifade ederek, “Mobilya sektöründe çok iş var. Çocuklarını mobilya sektörüne, endüstri meslek liselerine, çıraklık okullarına yönlendirsinler. Burada mutlu olabilecekleri ve geleceği olan bir meslek var. Mobilya, geleceği olan bir meslek.” çağrısında bulundu.

Sektördeki maaşlara ve kazançlara değinen Güleç, iyi meslek sahibi olanların ücret noktasında çok başarılı olduğunu, katma değerli üretim yapan firmaların, “meslek sahibi insanlar gelsin maaş problemi yok” dediğini anlattı.

Güleç, “Her şeyden önce imalat sektöründe çalışanları maliye politikasıyla ödüllendirmemiz gerekiyor. İmalat sanayisi için ‘tehlikeli iş yeri’ diyoruz. Buralarda çalışan insanlar neden aynı vergiyi versin? Bu insanlar vergi politikalarıyla desteklenmeli. Kıdem noktasında, emeklilik primi anlamında neden daha fazla desteklemiyoruz?” diye konuştu.

İmalat sanayisinde çalışanlara sosyal prestij kazandırmaları gerektiğini vurgulayan Güleç, “Bir ülke üretmiyorsa dış ticaret açığını kapatamaz. Katma değerli üretim sadece telefon veya bilgisayar yapmak değildir. Katma değer her yerde, mobilyada, tekstilde, metalde, imalattadır. İmalat da bizim geleceğimizdir.” ifadelerini kullandı.

“MOBİLYA BÖLÜMÜNDEN MEZUN OLAN HERKESİ İSTİHDAM ETMEYE HAZIRIZ”

Ahmet Güleç, MOSFED olarak daha önce İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile protokol imzaladıklarını anımsatarak, meslek liselerinin mobilya bölümünden mezun olan herkesi istihdam etmeye hazır olduklarını söyledi.

Güleç, “Hangi bölgede, hangi meslek lisemiz varsa, kaç tane mezun verecekse hepsini istihdam etmeye hazırız. 15 mobilya derneğimizle üzerimize düşeni yaparız. İnsanlarımızın meslek liselerini tercih etmeleri için üzerimize düşen ne varsa sahada da çalışmaya hazırız. ‘Türkiye’nin geleceği ihracatta’ diyoruz ama ihracatın geleceği de imalatta.” şeklinde konuştu.

“EN AZ PERSONEL SORUNU YAŞAYAN FİRMADA BİLE YÜZDE 30 MAVİ YAKA SIKINTISI VAR”

Modoko Başkanı Koray Çalışkan da sektörde yaşanan yetişmiş ve ara eleman sıkıntısından bahsederek, sektörün iç pazardaki cirosunun ve ihracat rakamlarının geçen yılla aynı olmasına rağmen ciddi sıkıntılar yaşadıklarını söyledi.

Çalışkan, “Mobilya sektörü dolaylı olarak 500 bin kişinin çalıştığı bir sektör. Bahsettiğim gibi sektörümüz geçen yıla göre büyümemiş olmasına rağmen personel bulmakta problem yaşıyor. Hangi firmaya giderseniz gidin en az personel sorunu yaşayan firmada bile yüzde 30 mavi yaka sıkıntısı var.” dedi.

Bu soruna çözüm bulma çalışmaları kapsamında Türkiye’nin en çok mobilya üreticisinin bulunduğu bölgelerden olan Ümraniye’de İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Ümraniye Kaymakamlığı ile işbirliği yaptıklarını anlatan Çalışkan, “Ne kadar ilkokul varsa müdürlerini Sayın Kaymakamımızın öncülüğünde topladık. ‘Akademik başarısı çok olmayan çocuklarımız LGS’ye girerken meslek liselerini tercih etsin’ dedik.” diye konuştu.

İmalat sanayisinde çalışanların gelirlerinin her geçen gün arttığını vurgulayan Çalışkan, “Niye? Çünkü yapan yok. Avrupa’da görüyorsunuz bir usta bir yere giderken jiple gidiyor neredeyse. Bizde de yavaş yavaş olmaya başladı.” ifadelerini kullandı.

“BİR SÜRE SONRA KENDİ İŞLERİNİ KURABİLİYORLAR”

Koray Çalışkan, mobilya üretiminde çalışanların sektöre çırak olarak katılmış olsa bile bir süre sonra kendi işini kurabildiğini, sektördeki şirketlerin sahiplerinin birçoğunun ustalıktan geldiğini söyledi.

Metalden döşemeciye, cila ustasından vasıfsız elemana kadar her türlü personele ihtiyaç bulunduğunu dile getiren Çalışkan, doğan çocuğa lazım olan beşikten ölen kişi için ihtiyaç duyulan tabuta kadar bir insanın tüm yaşamında mobilyaya ihtiyaç duyduğunu, Türkiye’nin avantajını koruyabilmesi için gençlerin mobilya üretimine özendirilmesi ve sektörün teşvik edilmesi gerektiğini anlattı.

İmalat sanayisindeki şirketlere de destekler verilmesi ve onlar için projeler üretilmesi gerektiğini vurgulayan Çalışkan, mobilyadaki eleman sıkıntısının devam etmesi durumunda ithalatın ve ürün fiyatlarının artacağını bildirdi.

Çalışkan, sektörde çalışmayı düşünen gençlere yönelik şu açıklamalarda bulundu:

“Oğlum 13 yaşında. Çok iyi yerlere gelebilsin okuyarak ama ‘kesinlikle sanayi içerisinde ol’ diyorum. Çünkü sanayide dışarıda yapacaklarından çok daha fazlasını yapıp, kendine fayda sağladığı gibi ekonomiye, memlekete ve millete de katkı sağlayabilir. Mobilya gibi avantajlı sektörler, giren herkesi bugüne kadar mutlu etmiş. Bundan sonrasında potansiyel daha fazla. Çünkü giren sayısı azalıyor. Girenlerin mutlu olduğunu, kısa vadede gelir anlamında da ciddi gelir elde ettiklerini, genel itibarıyla avantaj sağladıklarını görüyorum. Kime önerdiysek, kime bu fırsatları anlattıysak girenlerin mutluluğunu görüyorum.”

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/mobilya-sektorunde-yetismis-ve-ara-eleman-sikintisi-alarmi/feed/ 0
Asya’da imalat sanayisinin merkezleri değişebilir https://www.foxtvhaber.com.tr/asyada-imalat-sanayisinin-merkezleri-degisebilir/ https://www.foxtvhaber.com.tr/asyada-imalat-sanayisinin-merkezleri-degisebilir/#respond Wed, 19 Jun 2024 22:24:23 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=13184 ABD’nin eski başkanı Donald Trump döneminde başlayan ticaret savaşlarıyla birlikte Pasifik’in karşı kıyılarındaki dünyanın iki dev ekonomisi arasında başlayan gerginlik devam ediyor.

Başta ABD olmak üzere batılı tedarikçiler yerli üretimi desteklemek, piyasadaki fiyatlama bozulmalarının önüne geçmek ve kritik sektörlerde Çin’e bağımlılığı azaltmak için Çin imalat sanayisine temkinli yaklaşıyor.

Bölgedeki Çin-Tayvan gerginliği batılı tedarikçiler için ticari belirsizliklerin ortaya çıkabileceğini gösterirken rakip imalat merkezleri de yatırımcıların dikkatini çekiyor.

Çin, düşük imalat maliyetleri ve gelişmiş imalat sanayi altyapısı sebebiyle uzun yıllardır batılı büyük firmaların en önemli üretim merkezlerinin başında geliyor. Buna karşın son yıllarda Çin ile batı ülkeleri arasında artan problemler Çin’in imalat merkezi konumunun yavaş yavaş değişebileceği şeklinde yorumlanıyor.

Çin ekonomisine ilişkin olası değişim sadece negatif bir gelişme olarak nitelendirilmiyor. Analistler, söz konusu değişimde özellikle imalat ve teknoloji tarafında biriken “know-how”, Çin ekonomisinin gelişmişlik düzeyi gibi birçok faktörün etkili olduğunu ifade ediyor.

Uluslararası Para Fonu (IMF) Nisan 2024 verilerine göre, Çin’de artan kişi başı milli gelir bölgedeki en hızlı yükselişler arasında yer alıyor.

Çin’in kişi başı milli geliri son 20 yılda yüzde 776 artarak 13 bin 136 dolara çıkarken, Hindistan’ın kişi başı milli geliri bu dönemde yüzde 338 yükselerek 2 bin 731 ulaştı. Endonezya’nın kişi başı milli geliri 5 bin 271 dolar, Vietnam’ın 4 bin 622 ve Malezya’nın 13 bin 315 dolarda bulunuyor.

IMF verilerine göre, Asya’daki gelişmekte olan ülkelerin ortalama kişi başı milli geliri ise 7 bin 62 dolar olduğu hesaplanıyor.

Analistler, bu durumun Çinli şirketlerin imalat sanayisinde rekabet avantajını olumsuz etkilediğini kaydederek, bu şirketleri daha nitelikli mal üretmeye zorlamış olabileceğini ifade ediyor.

Son yıllarda özellikle 5G teknolojisi ve elektrikli otomobil üretimi alanındaki Çinli şirketlerin rekabetçi bir yapıda olduklarını hatırlatan analistler, bu durumun batılı ülkeleri çeşitli korumacı önlemlere yönlendirdiğini bildiriyor.

ÇİNLİ ŞİRKETLER YAPTIRIM LİSTESİNDE RUSYA’YI TAKİP EDİYOR

Batılı ülkelerin Çinli şirketlere uyguladığı gümrük vergisi ile yaptırım listesinin gün geçtikçe büyümesi göze çarpıyor.

Analistler, her geçen gün daha çok Çinli şirketin dahil olduğu ABD’nin yaptırım listesi olan Varlık Listesi’nin olası jeopolitik gerilimler sonucu daha da büyüyebileceğini kaydediyor.

ABD yönetimi, kritik endüstrilerdeki yerli üretimi desteklemek amacıyla Çin’den ithal edilen çelik ve alüminyum, yarı iletkenler, elektrikli araçlar, bataryalar, kritik mineraller ve güneş pilleri gibi ürünlere yönelik gümrük vergilerini artırma kararı almıştı.

ABD’de geliştirilen teknolojileri elde ettikleri veya elde etmeye teşebbüs ettikleri gerekçesiyle geçen günlerde 37 şirket ABD tarafından yaptırım listesine eklenmişti.

Amerikan Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan yaptırım listesinde Ocak 2024’ten bu yana çeşitli ülkelerden 143 şirket, kişi ve organizasyon eklenirken, bunların 51’i Çin merkezli şirket, kişi ve organizasyonlardan oluştu.

Söz konusu yaptırım listesindeki Çinli şirket sayısı, Ukrayna savaşı sebebiyle bir dizi ekonomik yaptırıma uğrayan Rusyadan hemen sonra geliyor.

ÇİN OTOMOBİLLERİ KONUSUNDA HÜKÜMETLER TEMKİNLİ DAVRANIYOR

Çin, jeopolitik riskler ve maliyet artışlarının yanı sıra uluslararası pazarlarda yerli sanayi için risk oluşturması sebebiyle de tedarikçiler ve devletler tarafından bir dizi yaptırıma uğrarken, bu durumun otomobil imalat sanayisinde yabancı talebini ve yatırımını etkileyen bir trende dönüşebileceği belirtiliyor.

Geçen haftalarda Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen yaptığı konuşmada, Avrupa’nın Çin’den gelen elektrikli otomobil bolluğuna karşı kendini koruması gerektiğini belirtmişti. Bu açıklamaları takiben AB, Çin’de üretilen elektrikli otomobillerin birlik üyesi ülkelere ithalatında 4 Temmuz’dan itibaren yüzde 38,1’e varan oranlarda ilave vergi getireceğini duyurdu.

Benzer yaptırımların ABD tarafından da geleceğinin sinyalleri geçen haftalarda verilirken, yurt içinde Ticaret Bakanlığı, yerli üretimin iç pazardaki payının yükseltilmesi ve korunması ile yurt içine yatırımların özendirilmesi amacıyla Çin menşeli benzinli ve hibrit binek otomobillere ilave gümrük vergisi uygulanmasına karar verdi.​

Analistler, Çin’in uluslararası pazarlarda kısıtlayıcı yaptırımlara uğramasının imalat sanayindeki talebi etkileyebileceğini belirtiyor.

ARTAN İMALAT MALİYETLER YENİ ÜRETİM MERKEZİ ARAYIŞLARINA SEBEP OLABİLİR

Çin küresel üretim merkezlerinin başında yer alması sebebiyle imalat sanayindeki işgücü ülkenin küresel konumu için önem arz ediyor. Günümüzde ülkede iş gücü alanında karşı karşıya kalınan risklerin başında imalat sanayindeki iş gücü açığı yer alıyor.

Analistler, Çin iş gücü piyasasının önemli bir kısmını ülkenin kırsal kesimleri terk edip kent merkezlerinde çalışmak üzere göç eden göçmen işçiler oluştuğunu belirterek, açıklanan verilerin, göçmen işçilerin imalat sanayindeki işlere olan talebinin hizmet sektöründeki işlere olan talepten daha az olduğunun görüldüğünü söyledi.

2016-2020 arasındaki verilere göre Çin’in imalat maliyetlerinin Vietnam ve Meksika’ya göre söz konusu zaman aralığı boyunca yüksek seyrettiğini belirten analistler, maliyet artışındaki trendin batılı tedarikçilerin yeni imalat merkezleri arayışını besleyebileceğini söyledi.

Söz konusu veriler ışığında iş gücü maliyetlerinin giderek yükseldiği Çin’e karşın Hindistan, Vietnam ve Endonezya gibi ülkeler ön plana çıkıyor.

Dünyanın en değerli şirketlerinden olan Apple, imalat alanında Çin’den Hindistan’a yönelmişti.

Analistler, dünya devinin Hindistan’daki üretim merkezlerinde, geçen mali yılda yaklaşık 14 milyar dolar değerinde iPhone ürettiğini ifade ederek, büyük şirketlerin bölgedeki alternatif üretim merkezi arayışlarına devam ettiğine dikkati çektiler.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/asyada-imalat-sanayisinin-merkezleri-degisebilir/feed/ 0