Hastalara, hastanelere ve hekimlere zamanı verimli kullanma imkanı sunacak Onaylı Randevu Sistemi’nde, randevuların iptal edilmesinin ardından boş kalan kapasite, hizmet bekleyen hastalar için kullanılacak. Boş kalan her randevuda, sistemden randevu alamayan ancak talep bırakmış hastalara ulaşılacak ve öncelik talepte bulunan hastalara verilecek.
BUGÜN RESMEN BAŞLADI
Merkezi Hekim Randevu Sistemi’ndeki düzenlemebugün hayata geçti.. Yeni düzenleme ile randevu tarihinden bir gün önce saat 20.00’ye kadar onay istenecek. Randevu onayı internet veya ALO 182 çağrı merkezi olmak üzere tüm kanallar üzerinden verilebilecek.

ONAY VERİLMEZSE RANDEVU İPTAL EDİLECEK
Onay vermeyenlerin randevusu iptal edilecek. İptal edilen randevular hizmet bekleyen hastalar için kullanılacak.Boşalan randevular öncelikli olarak daha önce sistem üzerinden talepte bulunanlara verilecek.
İKİ GRUP MUAF TUTULDU
Onaylı randevu sisteminden 65 yaş üstü kişiler ve kanser hastalar ise muaf olacak.
10 SORUDA ONAYLI RANDEVU DÖNEMİ
Yeni sisteme ilişkin merak edilen 10 soru ve yanıtları şöyle:
1- “Onaylı Randevu Sistemi” nedir ve ne zaman uygulamaya girecek?
Onaylı Randevu Sistemi, randevuların iptal edilmesinin ardından boş kalan kapasitenin hizmet bekleyen hastalar için kullanılmasını sağlayacak. Uygulama, 13 Mayıs Pazartesi günü itibarıyla alınacak randevular için geçerli olacak.
2- Sistem üzerinden randevu alan kişilerin, randevu saatine uyacağına ilişkin onay vermesi gerekiyor mu?
Randevu tarihinden bir gün önce, akşam saat 20.00’ye kadar kişilerin randevusuna onay vermesi veya gelemeyeceğini bildirmesi gerekecek. Onay, “www.mhrs.gov.tr” internet sitesi, mobil uygulama ve “ALO 182” çağrı merkezi olmak üzere tüm kanallar üzerinden verilebilecek.

3- Onay verilen randevu iptal edilebilecek mi?
Randevu tarihinden bir gün önce saat 20.00’ye kadar “www.mhrs.gov.tr” internet sitesi, mobil uygulama ve ALO 182 çağrı merkezi aracılığıyla iptal işlemleri gerçekleştirilebilecek.
4- Sistem üzerinden randevu alan ancak onaylamayan kişilere ilişkin süreç nasıl yürütülecek?
Son onay saatine kadar randevusunu onaylamayan kişilerin randevusu sistem tarafından iptal edilecek.
5- Onaylanan randevuya gidilmezse herhangi bir kısıtlama uygulanacak mı?
Randevusunu onayladığı halde gitmeyen kişilerin, aynı branş için 15 gün boyunca yeni randevu alması kısıtlanacak. Fakat bu kişiler Bakanlığa bağlı sağlık kuruluşlarından randevusuz hizmet alabilecek.
6- Randevusunu onaylamayan ya da iptal etmeyen kişiler, ertesi gün başvuruda bulunduğu hastaneden hizmet alabilecek mi?
Üzerinde herhangi bir işlem yapılmayan randevular, bir gün önce saat 20.00’de otomatik olarak iptal edilecek. Bu durumda kişi tekrar randevu alabilecek ya da sağlık tesislerinden randevusuz hizmet alabilecek.
7- Tüm randevular için onay zorunlu olacak mı?
Üç gün ve daha sonrası için alınan tüm randevularda onay zorunluluğu olacak, ancak muayene tarihinden önceki iki gün içerisinde alınan randevular, otomatik olarak onaylanmış sayılacak. Örneğin 24 Mayıs tarihi için 22 veya 23 Mayıs’ta alınan bir randevu, otomatik olarak onaylanmış kabul edilecek.
8- Onaylı randevu sisteminden muaf olan gruplar var mı?
Onaylı randevu sistemindeki bu uygulamadan 65 yaş üstü hastalar ve kanser hastaları muaf tutulacak. Bu gruptaki hastalar, her zaman randevu alabilecek.
9- Hastaneden 24 Mayıs günü saat 14.00 için randevu alan ve bir gün önce randevusunu onaylayan kişi, onay işleminden sonra randevuya gitmesini engelleyen bir durum ortaya çıktığında nasıl bir yol izleyecek?
Randevu, kişi tarafından ya da otomatik olarak onaylanmış olsa da 23 Mayıs 20.00’ye kadar iptal edilebilecek. Bu saate kadar onaylı randevusunu iptal etmeyen ve randevusuna gitmeyen kişilerin, aynı branş için 15 gün boyunca yeni randevu alması kısıtlanacak. Fakat kişiler sağlık tesislerinden randevusuz hizmet alabilecek.
10- Ertesi güne randevusu bulunan 200 kişi, saat 20.00’ye kadar randevusunu onaylamadı. Bu randevular, otomatik olarak iptal edilmiş kabul edilerek, talepte bulunan hastalara mı verilecek? Saat 20.00’ye kadar onay işlemini gerçekleştirmeyen bir kişi, sonrasında randevu alabilecek mi?
Randevuları, onaylanmadığı için otomatik iptal edilen kişiler, tekrar randevu alabilecek. Herhangi bir kısıtlama uygulanmayacak. Saat 20.00 itibarıyla otomatik olarak iptal edilerek boşalan randevular, öncelikli olarak talepte bulunan kişilere verilecek.
]]>ABD ZİYARETİN GERÇEKLEŞMESİNİ İSTİYOR
Yayınlanan haberler üzerine bir yazı kaleme alan gazeteci Abdülkadir Selvi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD gezisinin iptal edildiğine dair ABD tarafından bir bilgi verilmiş olmadığını belirterek ABD’lilerin bu zirvenin gerçekleşmesini istediğini söyledi.
Görüşmelerin ön hazırlığını yürütmek üzere geçtiğimiz hafta ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşar vekili John Bass Ankara’da olduğunu ifade eden Selvi, John Bass’ın Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kabul edildiğini ve görüşmelerin olumlu geçtiğini belirtti.
ERDOĞAN’DAN ‘İPTAL’ TALİMATI VERİLMEDİ
Selvi, Türkiye cephesinde ise hiçbir yetkiliye Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan, ABD gezisini iptal ettiğine dair bir talimat gitmediğini söyleyerek “Erdoğan geziyi iptal ederse Cumhurbaşkanlığı Dış İlişkiler ile Dışişleri Bakanlığı’nın öncelikli olarak bilgilendirilmesi gerekiyor. Erdoğan’dan iptal talimatı gelirse Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve Dışişleri Bakanlığı’nın ABD’deki muhataplarını bilgilendirmeleri gerekecek. Ama o yönde bir talimat yok.” dedi.
ABD İLE TÜRKİYE ARASINDA İKLİM DEĞİŞTİ
İsveç’in NATO’ya üyeliğine destek verilmesiyle ABD ile Türkiye arasındaki iklim değiştiğini söyleyen Selvi, “Çok olumlu bir hava yakalandı. Biden’ın görev süresinin dolmasına 7 ay kaldı ama iki lider Beyaz Saray’da ilk kez baş başa bir görüşme yapacaklar. Bu hem Türkiye hem ABD açısından önemli bir fırsat. Çünkü bizim ikili olarak aramızda konuşmamız gereken önemli dosyalar var.” ifadelerini kullandı.
Selvi “İsveç kararından sonra ABD’de Türkiye aleyhindeki hava değişti, olumluya döndü. Türkiye’ye F-16’ların satışı süreci başladı. F-35 projesinden çıkarılma kararımızın yeniden müzakeresinin önü açıldı. En azından ödediğimiz paranın iadesi sürecini başlatabiliriz.” şeklinde yazdı.
İSRAİL LOBİSİ ENGELLEMEYE ÇALIŞIYOR
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hamas Lideri İsmail Haniye ile görüşmesinin ardından Erdoğan-Biden fotoğrafının seçimlerde aleyhlerine olacağını düşünen İsrail lobisinin görüşmeyi engellemeye çalıştığını söyleyen Selvi, “Bunu da Türkiye üzerinden yapmak istiyorlar. Türkiye, ABD ziyaretini iptal etti haberi ile sağ gösterip sol vurmaya çalışıyorlar.” dedi.
Selvi, Türkiye ve ABD’nin 9 Mayıs ziyaret gerçekleşecek şekilde hazırlıkları yürüttüğünü belirterek “Beyaz Saray ile ABD Büyükelçiliğimiz arasında görüşmede kimlerin yer alacağı, iki liderin baş başa görüşmesinin ne kadar olacağı, basının nerede duracağı gibi konularda toplantılar yapılıyor. Görüşme tarihi olarak 9 Mayıs tarihi belirlendi ama görüşmenin hangi saat dilimleri arasında yapılacağı, ne kadar sürmesinin planlandığı konusunda ABD’den bir bildirimde bulunulmadı. Tarih belli, saat aralığı henüz bildirilmedi.” ifadelerini kullandı.
İsrailli grubun son ana kadar görüşmeyi iptal ettirmek için elinden geleni yapacağını belirten Selvi şöyle dedi;
Ancak en azından bu aşamada Türkiye tarafından ziyaretin iptal edildiğine ilişkin bir bilgiye ulaşamadım. Konuştuğum yetkililer ziyaret gerçekleşecek gibi çalıştıklarını bildirdiler. Ziyaretin iptal edildiğine dair kendilerine bir talimat gelmediğini söylediler.
Bir gri alan olduğunu görüyorum ama şunu çok net olarak söyleyebilirim ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ziyaretin iptal edildiğine ilişkin olarak bir talimat verilmiş değil. Beyaz Saray ise Erdoğan’ın 9 Mayıs’ta yapacağı ziyarete hazırlanıyor.
]]>MEMURLARIN AYLIK 345 LİRA YILLIK 4 BİN 150 LİRA KAYBI VAR
Memur-Sen Konfederasyonu Genel Başkanı Ali Yalçın, burada yaptığı konuşmada yaklaşık 2 milyon memura verilen aylık 538 lira gelirin iptal edildiğini ve memurların mağdur edildiğini söyleyerek, “Toplu Sözleşme İkramiyesine ilişkin hüküm CHP’nin basiretsiz, sorunlu ve sorumsuz muhalefet anlayışının bir tezahürü olarak, Anayasa Mahkemesi’ne İlgili mevzuat hükmünün tamamının iptali için başvurmasıyla, mahkeme tarafından, evrensel hukuk kurallarıyla açıkça çelişen mesnetsiz gerekçelerle iptal kararı verilmiş, memurların aylık 345 lira, yıllık 4 bin 150 lira hak kaybına uğramasına neden olunmuştur. Yani CHP, 2 milyon 200 bine varan memurun cebindeki 345 liranın çekilmesine, aylıklarının düşmesine, hakkının, hukukunun yok edilmesine neden olmuştur” ifadelerini kullandı.

ALİ YALÇIN’DAN CHP’YE TEPKİ
CHP tarafından konu ile ilgili yapılan açıklamalara da cevap veren Yalçın, “Sebep oldukları bu haksız ve mağdur edici sonuçtan bir de utanmadan, Sıkılmadan, Hicap duymadan Memur-Sen’i sorumlu tutmaya kalkıyor. Gerçekleri çarpıtarak kamuoyunu yanıltmaya yönelik açıklamadan imza attığı iptal başvurusundan habersiz olduğu ve telaşla, Mağdur ettikleri 2 milyondan fazla kamu görevlisinin Sorumluluğundan kaçtıkları anlaşılmaktadır. Şimdi soruyorum size dava dilekçesi ortada. Amacınız, iddia ettiğiniz üzere tüm sendikalı kamu görevlilerinin 538 lira almasını sağlamaksa neden aylık 190 lira tutarındaki toplu sözleşme desteğinin iptali için de dava açtınız. Anayasa Mahkemesi bu talebinizi de yerinde bulsaydı bugün 190 lira bile alınmıyor olacaktı” açıklamasında bulundu.
ANA MUHALEFET EMEKÇİNİN YANINDA OLUR
Yalçın, CHP’nin ana muhalefet partisi olarak emekçilerin haklarını savunması gerektiğini dile getirerek, “Memurun bu ayki kaybı 750 milyon. Türkiye’de 135 siyasi parti var, Hazine yardımını sadece yüzde 3 barajını geçenler alabiliyor, CHP olarak 2024’de barajı geçtiğiniz için hazineden alacağınız 1 milyar 8 yüz milyon lira parayı hak kaybına neden olduğunuz memurlara verecek misiniz? Memurun zararını tazmin edecek misiniz? Oluşturduğunuz boşluğu, ‘Önerge verdik bak’ diyerek illüzyonla atlatamazsınız. Dünyanın her yerinde Ana muhalefet emekçinin yanında olur, toplu Sözleşmelerde biz mücadele ederken hiç yanımızda göremedik sizi. Bu nasıl ana muhalefet” diye konuştu.
“Bakan Işıkhan tarafından yapılan açıklamada çağrımızın karşılık bulduğunu gördük”
Anayasa Mahkemesi’nin kararı sonrasında Memur-Sen olarak hükümet yetkililerine çağrıda bulunduklarını ve Toplu Sözleşme kazanımlarının korunmasını talep ettiklerini ifade eden Yalçın, “Çok geçmeden 1 saat içinde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı tarafından yapılan açıklamada çağrımızın karşılık bulduğunu gördük. Sayın Bakan, Anayasa Mahkemesi’nin bu hukuksuz ve garabet kararının hatalı ve yanlışlığına vurgu yapmış, bu noktada gerekli adımları atacaklarını beyan etmiştir. Kamu görevlisi arkadaşlarımız müsterih olsunlar” diye konuştu.
Konuşmanın ardından Memur-Sen Konfederasyonu Genel Başkanı Ali Yalçın ve Konfederasyona bağlı sendika başkanları tarafından, CHP Genel Merkez Binasının kapısına siyah çelenk bırakıldı.
]]>
Adana’ya gelen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, valilik ziyaretinin ardından Çukurova Üniversitesi Kongre Merkezi’nde düzenlenen Kadın İstihdam Sistemi İş Pozitif Tanıtım Programı ve fuar açılışına katıldı. Burada konuşan Bakan Işıkhan, kadın istihdamının üzerinde bakanlık olarak hassasiyetle durduklarını belirterek, ”Nüfusumuzun yarısını oluşturan kadınların gücü olmadan sürdürülebilir kalkınma hedeflerimize ulaşmamız mümkün değildir. Kadınların emeğine, vizyonuna ve fikirlerine ihtiyacımız var. Bu sebeple kadınların toplumsal hayata aktif ve üretken katılımını destekleyecek projeler geliştirme gayreti içerisindeyiz” dedi.
”İŞ POZİTİF İLE 1 AYDA 30 BİN KADIN İSTİHDAMI”
Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına mührünü vuracak bir projenin hayata geçirildiğini dile getiren Bakan Işıkhan, ”Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan himayelerinde ‘İş Pozitif Kadın İstihdamı Projemizin’ açılışını gerçekleştirdik. Proje kapsamında, 10 bakanlığımızın proje ortağı olduğu, tüm kamu ve özel sektör kuruluşları ile sivil toplum kuruluşları arasındaki istihdam eşleştirme süreçlerini kayıt altına alacak, İş-Pozitif adı altında bir bilgi sistemi kurduk. 9 Şubat’ta başlattığımız İş-Pozitif ile daha 1 ay olmadan 30 binden fazla kadının işe yerleşmesini sağladık. Kadınların kayıtlı olarak çalışma hayatına aktif olarak katılımlarının artırılması, hibe, teşvik, kredi ve muafiyetler aracılığıyla kadın girişimciliğinin yolunun açılması ve aynı zamanda işverenlerin de teşvik edilmesine önemli katkılar sağlamış olacağız. Önümüzdeki süreçte, kadın istihdamını artıracak çalışmalarımız hususunda ise üzerinde duracağımız konu başlıklarına bakacak olursak; eğitim ve beceri geliştirme, kadınları teşvik eden finansal indirimler, girişimcilik ve KOBİ destekleri, kadın işletmelerine destek, kadınlar için özel istihdam programları. Şu an Adana’nın da dahil olduğu bölge illerimizin kadın istihdam oranlarına baktığımızda yüzde 24’e ulaştığını görüyoruz. Bölge illerimizin istihdama katılım oranları ise yüzde 28’in üzerindedir” diye konuştu.

”CHP, MEMURLARA VERDİĞİMİZ HAKLARI, MAHKEME YOLUYLA İPTAL ETTİRDİ”
Bakanlık olarak memurların, işçilerin haklarını korumak önceliğinde olduklarını anlatan Bakan Işıkhan, şöyle konuştu:
”Bildiğiniz gibi memurlarımız, birlikte imzaladığımız toplu sözleşmelerle önemli kazanımlar elde etmişlerdir. Toplu sözleşme ikramiyesi, bu kazanımlardan birisidir. Geçtiğimiz yıl 7’nci Dönem Kamu Toplu Sözleşmesi ile memurlarımız için ‘toplu sözleşme ikramiyesi’ aylık 707 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı tutarında belirlenmişti. Buna göre, hizmet kolunda toplam kamu görevlisi sayısının en az yüzde 2’sini üye kaydeden sendikaların üyelerine aylık 538 TL ödeme yapıyorduk. 2 milyonu aşkın memurumuz bu kapsamda ödemeden faydalanıyordu. Ancak memurlarımızın bu önemli toplu sözleşme kazanımını, CHP, Anayasa Mahkemesi’ne götürmüş ve maalesef bu ödemeye ilişkin düzenleme dün itibarıyla Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Buna neden olan CHP’dir. Bu iptal kararıyla, ikramiyeden yararlanan 2 milyonu aşkın kamu görevlimizin aylıklarında, maalesef 345 TL azalma meydana gelecektir. CHP, daha önce de sendika üyesi kamu görevlilerine ödenen toplu görüşme primini Anayasa Mahkemesi’ne götürerek iptal ettirmişti. CHP zihniyetinin bu hakları iptal ettirmesi son derece anlaşılmaz bir tutumdur. Ama milletimiz CHP’nin bu tutumuna alışkındır. Daha önce öğrencilere verilen bursları iptal ettiren, memurların toplu görüşme primini iptal ettiren CHP, şimdi de emekçilerimizin kazanımı olan toplu sözleşme ikramiyesini iptal ettirmiştir. Toplumdaki her kesimi ‘istismar edilebilir’ olarak gören, her şeye muhalif bu CHP zihniyeti maalesef hiç değişmiyor. Ama kamu görevlilerimiz müsterih olsun ve şunu iyi bilsin; bize göre yanlış olan bu kararla ilgili olarak da gerekli adımları atma noktasında üzerimize düşeni mutlaka yapacağız.”
15 Temmuz Şehitler Köprüsü civarı ile Çekmeköy, Ümraniye, Beykoz, Üsküdar, Sancaktepe, Sarıyer, Kağıthane ve Ümraniye’de de sis yer yer etkisini gösteriyor. Sis nedeniyle bazı noktalarda görüş mesafesi düştü.

15 Temmuz Şehitler Köprüsü civarı ile Çekmeköy, Ümraniye, Beykoz, Üsküdar, Sancaktepe, Sarıyer, Kağıthane ve Ümraniye’de de sis yer yer etkisini gösteriyor. Sis nedeniyle bazı noktalarda görüş mesafesi düştü.
Trafikte bazı noktalarda aksamalar yaşanırken, İBB Trafik uygulamasına göre kent genelindeki trafik yoğunluğu 07.00 itibarıyla yüzde 33 olarak ölçüldü.
ŞEHİR HATLARI BAZI VAPUR SEFERLERİNİN İPTAL EDİLDİĞİ DUYURDU
Şehir Hatlarından yapılan duyuruda, yoğun sis nedeniyle vapur seferlerinde iptaller ve gecikmeler yaşandığını bildirdi.

Duyuruya göre, 06.15 Eminönü-Beykoz, Anadoluhisarı-Eminönü, Sarıyer-Eminönü, Beykoz-Sarıyer ve Anadolu Kavağı-Rumeli Kavağı-Sarıyer seferlerinin ikinci bir duyuruya kadar yapılamayacağı kaydedildi.
İSTANBUL BOĞAZI’NDA GEMİ TRAFİĞİ ÇİFT YÖNLÜ DURDURULDU
Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünün internet sitesinde yer alan bilgilendirmeye göre, İstanbul Boğazı’ndaki gemi trafiği kuzey-güney yönlü olarak 05.30, güney-kuzey yönünde de 05.43 itibarıyla askıya alındı.
Boğaz çevresinde ve Karadeniz girişinde sis yoğunluğu olduğu görüldü.
Sabiha Gökçen Havalimanı işletmecisi HEAŞ (Havaalanı İşletme ve Havacılık Endüstrileri A.Ş) olumsuz hava koşulları nedeniyle yarın 13.00’a kadar olan uçuşların yüzde 10’unu iptal ettiğini duyurdu.
HAVA SEFERLERİ DE İPTAL EDİLDİ!
Sabiha Gökçen Havalimanı Meteorolojik Acil Durum Komitesi (MADKOM) toplantısının ardından konuyla ilgili, yapılan açıklamada, “İstanbul ve Sabiha Gökçen Havalimanı’nda beklenen olumsuz meteorolojik koşullar nedeniyle, 29 Şubat tarihinde saat 13.00’a kadar olan uçuşların yüzde 10’u iptal edilecektir. Tüm yolcuların uçuşları ile ilgili son durumu, ilgili havayolunun internet siteleri ve çağrı merkezlerinden takip etmesi tavsiye edilmektedir” ifadelerine yer verildi.

PEGASUS 10 SEFERİNİ KARŞILIKLI İPTAL ETTİ
Sabiha Gökçen Havalimanı Meteorolojik Acil Durum Komitesinin (MADKOM) yarın saat 13.00’e kadar uçuşları yüzde 10 azaltma kararı almasının ardından Pegasus Hava Yolları, 18 seferin karşılıklı iptal etti.
Şirketin sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamada, yarın Sabiha Gökçen kalkışlı-varışlı icra edilmesi planlanırken karşılıklı iptal edilen seferler şöyle sıralandı:
PC4450 Sabiha Gökçen-Konya, PC4451 Konya-Sabiha Gökçen, PC2810 Sabiha Gökçen-Trabzon, PC2811 Trabzon-Sabiha Gökçen, PC4782 Sabiha Gökçen-Milas-Bodrum, PC4783 Milas-Bodrum-Sabiha Gökçen, PC2182 Sabiha Gökçen-İzmir, PC2183 İzmir-Sabiha Gökçen, PC2660 Sabiha Gökçen-Ankara, PC2661 Ankara-Sabiha Gökçen, PC4752 Sabiha Gökçen-Adana, PC4753 Adana-Sabiha Gökçen, PC2790 Sabiha Gökçen-Samsun, PC2791 Samsun-Sabiha Gökçen, PC2732 Sabiha Gökçen-Kayseri, PC2733 Kayseri-Sabiha Gökçen, PC4762 Sabiha Gökçen-Dalaman ve PC4763 Dalaman-Sabiha Gökçen
ÇANAKKALE BOĞAZI DA ÇİFT YÖNLÜ KAPATILDI
Çanakkale Boğazı yoğun sis nedeniyle çift yönlü olarak transit gemi geçişine kapatıldı.
Öğle saatlerinde boğaz açıklarında etkisini artıran sis, denizdeki görüş mesafesinin düşmesine neden oldu.

Çanakkale Boğazı Gemi Trafik Hizmetleri Müdürlüğünce, kuzey ve güneyden girecek gemilerin kaptanları telsizle uyarılarak, boğazın 17.30 itibarıyla çift yönlü transit gemi geçişine kapatıldığı duyuruldu.

Sisin etkisini kaybetmesinin ardından gemi trafiğinin normale döneceği belirtildi.
Öte yandan, Çanakkale-Eceabat ve Çanakkale-Kilitbahir arasındaki feribot seferleri de aynı nedenle Çanakkale Bölge Liman Başkanlığının talimatıyla geçici olarak durduruldu.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Anagold Madencilik’in firmasının üretime yönelik faaliyetlerini durdururken; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı da şirketin çevre izin ve lisans belgesini iptal etti.
Maden faciasının ardından Anagold Madencilik’in büyük ortağı SSR Mining’in hisseleri ciddi değer kaybetti. SSR, Anagold Madencilik Sanayi’nin yüzde 80’ine sahip konumda bulunuyordu.
Şirketin, ABD Nasdaq borsasında işlem gören hisseleri yüzde 50’den fazla düşüş yaşadı ve piyasa değeri 1 milyar doların üzerinde geriledi.
Şirketin hisseleri 2016 yılından bu yana en düşük seviyesini gördü.
SSR’ın en büyük madenleri arasında yer alan Anagold’dan geçen yılın üçüncü çeyreğinde 56 bin 768 ons altın üretimi gerçekleştirilmişti. Şirketteki bu değer kaybı, facianın duyulmasının ardından maden sahasında çalışmaların durması sonucu yaşandı. Şirketin izni iptal edildi ve bu kararın borsada bu hafta etki yaratması bekleniyor.
500 MİLYON DOLARLIK FATURA ÇIKABİLİR
Yetkililerin verdiği bilgiler, facianın ardından 35 milyon metreküplük toprağın kaydığını gösteriyor ve şu an bu toprak sahadan alınıp başka bölgeye taşınacak.
Ayrıca, önemli bir miktardaki toprak da bölgedeki dere yataklarına kaydı ve çevre kirliliği olmaması için bölgede önemli miktarda kazı ve toprak taşınması yapılacak. Maden sahasından çıkacak toprak, eski bir maden bölgesine taşınacak ve yeniden istiflenecek.
Hafriyat şirketleri, bir metreküplük toprağın taşınma maliyetini 2024 yılı için 240 TL olarak hesaplıyor. 35 milyon metreküplük toprağın sadece taşıma maliyeti, 280 milyon dolara yakın. Yükleme ve kazı için de iş makinaları kullanılıyor ve bu makinaların günlük ücretleri 25 bin TL civarında.
Net maliyeti yapmanın zor olması nedeniyle bu işlemlerin şirkete 500 milyon dolara yakın fatura çıkarması bekleniyor. Şirket, adli ve idari cezalarla da karşılaşacak.
KANADALI YATIRIM BANKASINDAN UYARI
Kanadalı yatırım bankası RBC Capital, Çöpler Madeni’nde meydana gelen facianın SSR Mining için olumsuz etkiler doğurabileceğini bildirdi.
Bankanın raporunda maden faciasının şirketin stratejisini ve Türkiye’de diğer projelerini etkileyebileceği ifade edildi. Özellikle Hod Maden gibi izinlerin etkilenebileceği kaydedildi.
Banka, SSR Mining’in değerinde yüzde 50 düşüş beklerken, üretimin yüzde 15 kayıp öngördü. Raporda, madencilik şirketinin operasyonlarını sürdürme stratejisinin tehdit altında olduğu ve finansal baskının arttığı ifade edildi.
SSR Mining’in likidite ve nakit akışının risk altında olduğuna vurgu yapıldı. Raporda siyanür sızıntısı nedeniyle ortaya çıkabilecek çevresel risklere de dikkat çekildi.
KANADALI YÖNETİCİ TUTUKLANDI, LİSANSI İPTAL EDİLDİ
Faciaya ilişkin yürütülen soruşturma çerçevesinde, şirketin Kanadalı bir yöneticisi de dahil olmak üzere altı kişi tutuklandı.
İki bakanlık şirketin lisanslarını iptal etti. İptal kararının gerekçesi, heyelan olayının ardından yığın liç sahasında bulunan malzemenin Sabırlı deresi ve ocak sahasına doğru akması olduğu belirtildi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sabırlı deresi yatağına bulaşma olmasını istemediklerini belirterek, “Halk sağlığını tehdit eden bir durum söz konusu değil” dedi.
]]>
İçtihat Bülteninden edinilen bilgiye göre, 2 yıl önce bir alacaklı vekili, icra dosyasına gelen paranın paylaştırılması sırasında hazineye bırakılan nemanın müvekkilinin hakkı olduğunu ileri sürerek, icra müdürlüğü işleminin iptalini talep etti.
İLK DERECE MAHKEMESİ ŞİKAYETİ REDDETTİ
İlk Derece Mahkemesi, müdürlükçe elde edilen faiz gelirinin alacaklıya ödenmesinin yasal bir dayanağı bulunmadığından bahisle şikayetin reddine karar verdi.
Bunun üzerine şikayetçi alacaklı vekili kararı istinafa götürdü. Bölge Adliye Mahkemesi, Harçlar Kanunu’nun 36/1. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu belirterek, başvurunun esastan reddine hükmetti.
Karar alacaklı vekili tarafından temyiz edildi. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından sonra görüş değişikliği giderek içtihatında şu ifadelere yerdi.
”492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 36. maddesinin birinci fıkrası, “mahkemeler hakimler, Cumhuriyet savcıları ve icra iflas daireleri tarafından adli ve idari işlemlerle takip işlemlerinden dolayı herhangi bir sebeple alınmış olan paraların bankaya yatırılması halinde bu paralara ait faiz, ikramiye ve sair menfaatleri devlete aittir.”, ikinci fıkrası ise, “Şüyuun giderilmesi neticesinde hasıl olan para ve tereke paraları ile kısıtlı veya gaip adına bankaya yatırılan paralar yukarıdaki fıkra hükmünden müstesnadır” hükmünü amir iken, söz konusu iki düzenleme de, Anayasa Mahkemesinin 04.5.2023 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 05.4.2023 tarih ve 2023/48 E. – 2023/72 K. sayılı kararı ile, anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir. Daire içtihatları, İİK’nın 140 vd. maddelerinde sıra cetveline itiraz edilmesi halinde icra müdürlüğünce alacaklılara ödenmeyen paranın nemalandırılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı ancak yine de sıra cetveline itiraz edilmesi sebebiyle alacaklıya ödenmeyen paranın icra müdürünce banka hesabına yatırılması sonucu elde edilen faiz geliri varsa, alacaklıya ödenmesinin yasal dayanağı olmayıp, nemalandırma sonucu elde edilen paranın Hazineye ait olduğu yönünde iken, kararın dayanağı olan Harçlar Kanunu’nun 36. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının Anayasaya aykırı olduğundan bahisle iptali nedeniyle, oluşan bir nema geliri varsa bunun hak sahiplerine ödeneceği yönünde görüş değişikliğine gidilmiştir.
Buna göre, her ne kadar İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerinin karar tarihlerinde söz konusu kanun hükmü iptal edilmemiş olup yürürlükte olduğundan, kararlar Dairenin eski içtihatları gereğince yerinde ise de; şikayete konu müdürlük kararının dayanağı olan kanuni düzenlemenin, temyiz incelemesi aşamasında, 04.5.2023 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 05.4.2023 tarih ve 2023/48 E. – 2023/72 K. sayılı Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilmesi nedeniyle, verilen iptal kararının henüz kesinleşmemiş eldeki şikayette uygulanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile şikayete konu müdürlük kararındaki nema tutarının Hazineye irat kaydına dair kısmının iptaline karar verilmesi gerektiğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.”
]]>Yaşananlar Türkiye’de büyük ses getirirken, dünya basınında da geniş yer buldu.
REUTERS: KRİZ, İSTİKLAL MARŞI VE ATATÜRK PANKARTLARI NEDENİYLE ÇIKTI
Reuters, Riyad’daki Türkiye Süper Kupa finalinin tartışmalı şekilde iptal edildiği okuyucularına duyurdu. Krizin ise İstiklal Marşı’nın okunması ve Atatürk pankartlarının reddedilmesi nedeniyle çıktığı belirtildi.

DAILYMAIL: TÜRKİYE’NİN KURUCUSUNUN PANKARTI YASAKLANDI
DailyMail, haberi “Suudi Arabistan, Türkiye’nin kurucusunun pankartlarını yasakladı” başlığıyla verdi. Haberde, Fenerbahçe ve Galatasaraylı oyuncuların otellerinden çıkmayı reddettiği belirtildi.

MIRROR: ATATÜRK’Ü ANMALARINA İZİN VERİLMEDİ
Mirror, haberinde Fenerbahçe ve Galatasaray’ın Atatürk’ü anmasına izin verilmediğini belirtti. Haberde, “Maçın başlamasına saatler kala Suudiler, iki tarafın da ısınma hareketleri sırasında modern Türkiye’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün yer aldığı tişörtleri giymelerini yasakladı” denildi.

THE SUN: TAKIMLAR OYNAMAYI REDDETTİ
The Sun ise “Galatasaray ve Fenerbahçe arasındaki Türkiye Süper Kupası finali, takımların oynamayı reddetmesi nedeniyle son dakikada iptal edildi” başlığıyla yayınladı. Haberde Atatürk pankartları ve tişörtlerinin yasaklanmasının ardından her iki takımın da sahaya çıkmayı reddettiği belirtildi.

SKY SPORT: ORGANİZASYONDAKİ AKSAKLIKLAR NEDENİYLE MAÇ İPTAL EDİLDİ
Sky Sport, “Riyad’daki başlama vuruşuna kısa bir süre kala Galatasaray-Fenerbahçe maçı iptal edildi. Türkiye Futbol Federasyonu ve iki kulüpten yapılan ortak açıklamada, kısa süreli iptalin nedeni olarak organizasyondaki aksaklıklar gösterildi” ifadelerini kullandı.

BİLD: ÇÖLDEKİ DERBİDE BÜYÜK SIKINTI
Almanya’nın popüler yayın organlarından Bild, “Çöldeki derbide büyük sıkıntı” başlığını attı. Bild, Suudi polisinin Fenerbahçe soyunma odasına girerek Atatürk baskılı tişörtleri toplamak istediğini de yazdı.

MUNDO: TÜRK FUTBOLUNDA YENİ KARIŞIKLIK
İspanyol “Mundo Deportivo” yayını “Türk futbolunda yeni karışıklık” manşetiyle çıktı. Mundo Deportivo, Suudi yetkililer ile Türk tarafının gün boyu süren müzakerelere rağmen uzlaşamadığını aktardı.

IRKÇI LİDER WİLDERS’TAN SÜPER KUPA PAYLAŞIMI
Hollanda’da ırkçı ve İslam karşıtı Özgürlük Partisi lideri Geert Wilders, Suudi Arabistan’daki Süper Kupa finalinin iptal olmasına ilişkin dikkat çeken bir paylaşım yaptı. Wilders, Süper Kupa’nın iptal olması sonrası sosyal medyasından yaptığı paylaşımda “Atatürk- Suudi Arabistan : 10-0” ifadelerini kullandı.
FETÖ’CÜLER RAHAT DURMADI
Terör örgütü FETÖ firarisi Emre Uslu, finalin iptali sonrası paylaşımında, ‘sokak çağrısı’ yaptı.
“GS-FB maçı Gezi’den bu yana bu rejime karşı girişilen en büyük sivil direniştir.” diyen Uslu, “Arkası gelir umarım” ifadelerini kullandı.
“ARKASI GELİR UMARIM”
Uslu paylaşımında, “GS-FB maçı Gezi’den buya bu rejime karşı girişilen en büyük sivil direniştir. Bu direniş sadece Suudilere karşı bir direniş değil onların destekçisi rejime karşı da en büyük direniştir. Arkası gelir umarım..” dedi.
“MAÇA ÇIKMAYIN”
Bir diğer firari FETÖ’cü Adem Yavuz Arslan da maçtan saatler önce ‘siyasi kriz’ vurgusuyla iki takımın maça çıkmayıp Türkiye’ye dönmesini istemişti. Arslan, “Fenerbahçe ve Galatasaray maça çıkmadan Türkiye’ye dönmelidir. Bu sıradan bir kriz değil.” ifadelerini kullanmıştı.
]]>