Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Türkiye-İspanya 8. Hükümetlerarası Zirvesi kapsamında, 12-13 Haziran’da İspanya’ya gitmesi bekleniyor. Erdoğan ve İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’in katılımıyla ülkenin başkenti Madrid’de “İspanya-Türkiye İş Forumu”nun düzenlenmesi planlanıyor.
Forum çerçevesinde; finans, yeşil dönüşüm, enerji, altyapı, ulaşım alanlarında gerçekleştirilecek panellerde iki ülke arasındaki ticari işbirliğinin artırılması hedefleniyor.

“İSPANYA, GEÇEN YIL EN FAZLA İHRACAT YAPILAN SEKİZİNCİ ÜLKE OLDU”
DEİK Türkiye-İspanya İş Konseyi Başkanı Ebru Özdemir, AA muhabirine, iki ülke arasındaki ticari ilişkilere ve iş dünyası için yatırım fırsatı sunan alanlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İki ülke iş dünyasının birbirine “ticareti ve yatırımı dost ile yap” (friendshoring) kavramı çerçevesinde yaklaştığını belirten Özdemir, geçen yıl ikili ticaret hacminin 19,2 milyar dolar civarında olduğunu dile getirdi.
Özdemir, Türkiye’nin geçen yıl 9,3 milyar dolarla İspanya’ya tüm zamanların en yüksek ihracatını gerçekleştirdiğine dikkati çekerek, “İspanya, 2023 yılında en fazla ihracat yaptığımız sekizinci ülke olurken, Türkiye’nin toplam ihracatından aldığı pay yüzde 3,6 oldu. Bu hacmin gerçek potansiyelimizi yansıttığını düşünmüyorum. İki ülke arasındaki potansiyelin daha fazla olduğunu biliyor, bunun için daha büyük adımlar atıyoruz.” dedi.
“İSPANYOL FİRMALARIN TÜRKİYE’YE YAPTIĞI YATIRIMLAR 10,5 MİLYAR DOLARA ULAŞTI”
İkili ticaret hacminin lokomotifini otomotiv sektörünün oluşturduğunu söyleyen Özdemir, bu sektörü, 2,3 milyar dolarla hazır giyim ve konfeksiyon, 1,3 milyar dolarla kimyevi maddeler ve mamulleri, 620,8 milyon dolarla elektrik ve elektronik, 437,8 milyon dolarla çelik sektörkerinin izlediğini aktardı.
Özdemir, İş Konseyi olarak bu sektörlerde elde edilen ikili işbirliğini, özellikle sürdürülebilir enerji kaynakları, dijital teknolojiler, savunma sanayi, lojistik, sağlık ve turizm gibi alanlarda geliştirmeyi hedeflediklerini ifade etti.
Türkiye’de geçen yıl itibarıyla 775’ten fazla İspanyol firmanın faaliyet gösterdiğini bildiren Özdemir, “İspanyol firmaların 2016’dan bu yana Türkiye’ye yaptığı yatırımlar 10,5 milyar dolara ulaştı. Bu oldukça sevindirici bir rakam. Bu gelişmeyi tek taraflı okumamamız gerekiyor. Türk firmaların İspanya’da yaptığı faaliyetlerin olumlu yansıması olarak İspanyol firmalar, Türk iş dünyasını yakından tanıyor, ülkemizdeki fırsatların farkına varıyor.” dedi.

“İKİ ÜLKE ÖZELLİKLE KOBİ’LERİN DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜNÜ DESTEKLİYOR”
İki ülke iş dünyasının özellikle dijitalleşme ve yeşil dönüşüm alanlarında daha yakın çalışmasını önemsediklerini belirten Özdemir, İspanya-Türkiye İş Forumu’nun odağında da bu konuların yer alacağını kaydetti.
Özdemir, Türkiye ve İspanya arasında yeşil dönüşüm konusunda önemli işbirliği fırsatlarının olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:
“İspanya’nın, elektrik üretiminde yenilenebilir enerjinin payını yüzde 50,3’ün üzerine çıkarmayı başarması bu çabada önemli bir adım. İspanyol hükümeti tarafından ana hatları çizilen 2030 Ulusal Entegre Enerji ve İklim Planı, elektrik üretimi için 157 gigavatlık birleşik kurulu kapasite öngörüyor. Türkiye’nin geçen yıl enerji üretiminin yüzde 39’u yenilenebilir kaynaklardan sağlanırken, enerji yatırımlarının yüzde 64’ü yenilenebilir enerji projelerine tahsis edilmiş durumda. Yenilenebilir enerji kaynakları ve elektrikli araçlar konusunda attığımız adımlar önemli. Yeşil dönüşümde kararlı iki ülkenin iş dünyası için bu alanda hem tecrübe paylaşımı hem de işbirliği fırsatlarını değerlendirmemiz gerektiğine inanıyorum.”
Dijital dönüşümün de işbirliğinde önemli fırsatları beraberinde getirebileceğine değinen Özdemir, Türkiye ve İspanya’nın özellikle KOBİ’lerin dijital dönüşümünü desteklediğini, bu çerçevede Türk iş dünyasının ortak çalışmalar yapmaya tamamen hazır olduğunu söyledi.
Özdemir, Türkiye’nin girişim (start-up) ekosistemini geliştirmek için önemli adımlar attığının altını çizerek, bu konuda da iki ülkenin işbirliğini artırmaya hazır olduklarını belirtti.
Türk iş dünyasının Afrika, Orta Doğu, Orta Asya ile olan yakın temaslarının İspanyol iş dünyası için potansiyel işbirliği alanı oluşturduğunu vurgulayan Özdemir, “İspanya’nın Latin Amerika’da tecrübe ve sahip olduğu önemli ilişkileri, Türk iş dünyası için benzersiz bir fırsat sunuyor.” dedi.
“TURİZM VE SAĞLIK SEKTÖRLERİ KARŞILIKLI YATIRIM FIRSATLARI SUNUYOR”
Özdemir, iki ülke arasında yenilenebilir enerji alanındaki işbirliğinin yanı sıra turizm ve sağlık sektörlerinde de yatırım fırsatları bulunduğunu söyleyerek, şunları kaydetti:
“İki ülke arasındaki turizm işbirliklerinin derinleştirilmesi gerekiyor. Bu doğrultuda karşılıklı uçuşların ve uçuş noktalarının artırılması, deniz taşımacılığının geliştirilmesi, her iki ülkeyi de kapsayan uzak pazarlardan gelen turistler için ortak tur paketleri oluşturulması, Akdeniz’in çevre temizliği ve rehabilitasyonuna odaklanılması gibi hedeflerimizin olduğunu söylemek mümkün. Sağlık turizmini teşvik etmek için ortak pazarlama stratejileri geliştirmek ve ilaç endüstrisi ile sağlık teknolojileri alanında ortak AR-GE projelerine yatırım yapılmasının önemine değinmek isterim. Bu işbirliği, Türkiye’nin Uluslararası Finans Kurumu (IFC) ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) desteğiyle finanse edilen sağlık projeleri de dahil olmak üzere, her iki ülkenin sağlık sistemlerini entegre etmeyi, uluslararası sağlık turizmi pazarındaki rekabet güçlerini artırmayı amaçlayarak sağlık sektöründe işbirliği desteklenebilir.”
Manisa Ticaret ve Sanayi Odası üyelerinin sorunlarını gidermek adına uzman isimleri ağırlamaya devam ediyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek Manisa gerçekleştirdiği bir dizi ziyaretin ardından Manisa Ticaret ve Sanayi Odası’nda iş dünyası ile buluştu. Asrın felaketi 6 Şubat depreminin yıl dönümü olması sebebiyle hayatını kaybeden vatandaşların anısına 1 dakikalık saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunması ile başlayan toplantıda dünya ve ülke ekonomisinde yaşanan gelişmeler ve izlenen politikalar en ince ayrıntısına kadar Manisa iş dünyası ile paylaşıldı.
“MANİSA’MIZ ÜLKE EKONOMİSİNE ÖNEMLİ KATKILAR SUNUYOR”
Toplantının açılışında konuşan Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yılmaz, “Öncelik 6 Şubat 2023 günü meydana gelen depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum. Asrın felaketini bir daha yaşamamak adına gerekli önlemlerin alınması diliyorum. Deprem bu ülkenin bir gerçeği ve biz bu gerçeğe göre yaşamayı öğrenmeliyiz. Uluslararası bağımsız ekonomik kuruluşların yayımladıkları raporlara göre 2023 yılı dünya toplam üretimi 105 trilyon dolar civarında gerçekleşmekte. Bunu bir büyük pastaya benzetirsek en büyük payı yaklaşık 26 trilyon dolar ile ABD, 18 trilyon dolar ile Çin, yaklaşık 4 trilyon dolar ile Almanya ve Japonya almaktadır. Türkiye 1,1 trilyon dolar ile 17. sırada yer almaktadır. Aynı şekilde bu üretimi, satın alma gücü paritesine göre de hesaplamışlar. Bu hesaba göre ilk beş sıra çok değişmiyor. Ama Türkiye 200 ülke arasında tam 3,7 trilyon dolar ile dünyanın en büyük 11. ekonomisi olarak sıralamaya giriyor. Avrupa’da ise 4. en büyük ekonomi olmakta. Yani Almanya, İngiltere ve Fransa’dan sonra en büyük ekonomi Türkiye ekonomisi. Hepimiz bu sıralamadan gurur duyuyoruz. Bu çok büyük bir başarıdır. Türkiye’nin büyüklüğünü gösterir. Avrupa’da dördüncü büyük ekonomiye sahip Türkiye’ye en büyük katkıyı sunan illerin başında da Manisa’mız gelmekte. Manisa bu katkıyı sanayisi, ticareti ve tarımı ile birçok ilimizden daha iyi yapmakta. Örneğin, 2023 yılında 8 milyar dolar üzerinde ihracatı ile ihracat sıralamasında 8. sıradadır. İSO’nun her yıl açıkladığı en büyük 500 firması sıralamasında 2022 yılında Manisa’dan 33 firma vardır. İkinci 500 sıralamasında ise 17 firmamız var. Ülkemiz tarım verilerine baktığımızda, çekirdeksiz kuru üzüm ve sofralık çekirdeksiz üzüm üretiminde Türkiye’de 1’inci sıradayız. Zeytin ağacı sayısında, sofralık zeytin ve zeytinyağı üretiminde 1’inci sıradayız. Yansıra etlik tavuk ve hindi varlığında 1’inci yumurta tavuğunda ise 3’üncü sıradayız. Tütün ve kekik üretiminde 2’nci tatlı patates üretiminde 1’inci salçalık domates üretiminde 3’üncü sıradayız. Bunları çoğaltmak mümkün. Bu sayılarla toplam tarım ürünleri ihracatımız 1 milyar dolara yaklaşmaktadır” dedi.
“MANİSA OLARAK HEDEFLERİMİZE ULAŞMAMIZ HAYAL DEĞİL”
Manisa olarak hedeflere ulaşmanın hayal olmadığının altını çizen Başkan Yılmaz, “Sayılar gösteriyor ki Manisa önemli bir tarım, sanayi ve ticaret merkezidir. Bunu başaran kamu ve özel tüm kuruluşlarımıza ve kıymetli yöneticilerine şükranlarımı sunuyorum. Durmadan çalışan ve üreten üyelerimize, iş insanlarımıza teşekkürlerimi sunuyorum. Bu yolda bize desteklerini esirgemeyen ve daima yanımızda olan çok kıymetli siyasetçilerimize teşekkürlerimi sunuyorum. Şimdi kendimize şu soruyu soralım: Manisa bu kapasitesini iki katına çıkarabilir mi? Elbette hepimiz bunun mümkün olabileceğini biliyoruz. Bunun yapılabilmesi için neler gerekli, eksikliklerimiz neler, kısa- orta ve uzun vadede bizleri hangi fırsatlar ve riskler bekliyor? Doğru bir şekilde analiz etmemiz gerekiyor. Manisa olarak potansiyelimiz çok fazla. Şu an olduğumuz noktanın çok daha yukarısında olabiliriz. Dediğim gibi hep beraber el birliği ile doğru adımlar atarak bu hedeflerimize ulaşabiliriz. Sayın bakanım, değerli misafirlerimiz, Manisa olarak hedeflerimize ulaşmamız hayal değil. Bunun için başta makroekonomik iklimin uygun olması gerekiyor. Son açıklanan orta vadeli program ile üç yıllık bir yol haritası sunuldu. Programda en önemli konu enflasyonu düşürmektir. Yani fiyat istikrarını sağlamaktır. Yatırımcımızın önünü görmesi açısından bu elzemdir. Ayrıca hepimiz biliyoruz ki enflasyon toplumda birçok kötülüğün kaynağıdır. İnsanların sözünü tutması güçleşmektedir. Malum hepimiz şahit oluyoruz, ekonomi yönetimimiz enflasyon ile mücadelede sıkı para politikası ve diğer uygulamalar ile güçlü bir mücadele başlattı. Ekonomi yönetimimizin ve programın enflasyon hedefleri, enflasyon ile mücadele biçimi son derece rasyonel ve gerçekçidir. Özellik yatırımcıyı öne alan, seçici kredi ve teşvik politikasının tavizsiz devam etmesi gerekiyor. Yani üretenin desteklendiği politikalara devam edilmeli” diye konuştu.
“HİKAYEYİ BİRLİKTE YAZMALIYIZ”
Sözlerinin son bölümünde yeşil dönüşümün altını çizen Başkan Yılmaz, “Ulusal ve yerel hedeflerimize ulaşmak için önemli bulduğum naçizane birkaç hususu hemen aktarmak isterim. Manisa olarak başta çok kıymetli siyasetçilerimiz, tüm kamu ve özel kuruluşlarla, üniversitemiz ile birlikte el ele çalışmak zorundayız. İklim değişikliği, dijitalleşme, yetişmiş eleman ihtiyacı, yeşil dönüşüm ve yüksek katkılı ürünler üretiminde hikayeyi birlikte baştan yazmamız gerekiyor. Kamu-özel sektör ve üniversite olarak daha önce yaptığımız savunma sanayi stratejik güdümlü projeleri, kaldığı yerden devam etmemiz gerekiyor. Stratejik tarım ürünlerimiz; zeytin ve üzüm ile ilgili her türlü teknolojik ve ekonomik verileri toplayan, analiz eden, gelecek on yılı planlayan, dünyaya marka ürünler sunabilen modern merkezler ve agroparkları, hemen harekete geçirmemiz lazım. Sayın bakanım, çok kıymetli misafirlerimiz, sözlerime burada son verirken, sizleri bir kez daha saygılarımla selamlıyor, toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.
“HAZİRAN AYIYLA BİRLİKTE ENFLASYONDA DÜŞÜŞ BAŞLAYACAK”
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün ve Manisa Valisi Enver Ünlü ’nün konuşmalarının ardından kürsüye çıkan ve Manisa iş dünyasına sunum yapan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek iş dünyasına önemli mesajlar verdi. Son dönemde izlenen ekonomik politikaların kazanımlarını tek tek anlatan Bakan Şimşek, izlenen doğru politikalar ile ekonomik açıdan daha yukarıya çıkılacağının altını çizdi. Kısa vadede ülke ekonomisin dış dünyada aldığı yolu rakamlarla Manisa Ticaret ve Sanayi Odası üyelerine anlatan Bakan Şimşek haziran ayı itibariyle enflasyonda düşüşün olacağını belirtti. Bakan Şimşek, ana hedefin fiyat istikrarı olduğunu belirterek, “Çünkü fiyat istikrarının olmadığı bir yerde öngörülebilirlikten bahsedemezsiniz, makro finansal istikrardan bahsedemezsiniz. Fiyat istikrarı bu programın özüdür, önceliğidir. Çünkü fiyat istikrarını sağlayamazsak sizin arzuladığınız tarzda nitelikli, sürdürülebilir ve rekabetçi bir sanayi asla olmaz. Sadece illüzyon olur, geçici dönemsel kazanımlar olur. Kalıcı, sürdürülebilir yüksek büyümenin bir tane ön şartı var, o da fiyat istikrarıdır” ifadelerini kullandı. Bakan Şimşek konuşmasının ardından iş dünyasından gelen talepleri dinledi.