İşte – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Thu, 21 Mar 2024 01:12:03 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Ortak harekat merkezi kuruluyor! Milli Savunma Bakanı duyurdu! https://www.foxtvhaber.com.tr/ortak-harekat-merkezi-kuruluyor-milli-savunma-bakani-duyurdu/ https://www.foxtvhaber.com.tr/ortak-harekat-merkezi-kuruluyor-milli-savunma-bakani-duyurdu/#respond Thu, 21 Mar 2024 01:12:03 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=7070 Şehit aileleriyle iftarda buluşmak üzere Kahramanmaraş’a gelen Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, ilk olarak Vali Mükerrem Ünlüer’i ziyaret etti. Güler, daha sonra Vali Ünlüer, milletvekilleri ve Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör ile birlikte uzun çarşı esnafını ziyaret etti. Esnafla sohbet eden Bakan Güler, çarşıdaki Deva Partisi’nin seçim ofisindekilere selam verdi.

‘BU ÖRGÜTÜ DE BU SENE HALLEDECEĞİZ’

Güler, daha sonra çarşıdaki AK Parti Gençlik Kolları’nın bulunduğu yere geçip, burada gençlerle sohbet etti. Onların sorularını da yanıtlayan Güler, TUSAŞ’ın Kahramanmaraş’ın Türkoğlu ilçesinde açmış olduğu tesisi hatırlattı. Güler, bir gencin, “Terör bitecek mi?” sorusu üzerine de, “Bu terör bir bela başımızda ama dünyadaki en pahalı arazide yaşıyoruz. Bunun bir bedeli olacak. İşte böyle bir bedel ödüyoruz. Bir taraftan en güzel işte 3 tarafı denizlerle çevrili bir ülkede yaşıyoruz, aynı anda 4 mevsimi yaşayabiliyorsun. Anlatabiliyor muyum? Her şeyi vermiş Allah, her türlü maden var ve böyle sizler gibi insan kaynağımız var. Tabii ki bu herkesi rahatsız ediyor. Artı, işte ülkemizin son yıllardaki, özellikle son 20 yıldaki hızlı gelişimi, hızlı büyümemiz, bunlar herkesi rahatsız ediyor çevremizde. İnşallah bu örgütü de bu sene halledeceğiz.”

“ORTAK HAREKAT MERKEZİ KURULACAK”

“Güler, 14 Mart’ta Irak Dışişleri Bakanlığı’nın ev sahipliğinde Bağdat’ta Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın’ın katılımıyla gerçekleştirilen güvenlik zirvesiyle ilgili de değerlendirmelerde bulundu. Güler, zirvenin çok olumlu geçtiğini belirterek şunları söyledi:

“Bu PKK terör örgütüyle 40 yıldır mücadele ediyoruz. Fakat 40 yıldır bu Irak yönetimi maalesef bu heriflere ne bir terör örgütü diyebildiler ne işte bunu yasaklayabildiler. Kendi ülkelerinde böyle bir örgüt yaşıyor ve hiç rahatsızlık duymuyorlar. Ama bundan önce aralık ayında bir görüşme yapmıştık Ankara’da. O görüşmede de tabii bu konunun üzerinde çok aşırı şekilde duruldu ve bu Irak’a son Bağdat gezisine gittiğimizde de Irak yönetimi terör olduğunu ilk defa kabul etti ve bunu da deklare etti.

Tabii bu bizim için sevindirici bir şey. İnşallah bundan sonra onlarla ortak çalışmalarımız olacak, ortak bir harekat merkezi kuracağız. Erbil yönetiminin buna bakışı çok olumlu. Ama asıl bu çalışmalar, sadece terör örgütünün yasaklanması değildi.

Orada 5-6 tane daha enerji, tarım, hayvancılık, su işleri dahil bunlarla ilgili her birinde yeni birer komisyon kurulacak ve bu karşılıklı çalışmalarla bu konuların hepsinde gelişmeler elde etmek için çalışmaları sürdüreceğiz. Bunların tabii Basra Körfezi’nden başlayıp Türkiye üzerinden geçip Avrupa’ya gidecek olan ‘Kalkınma yolu’ diye bir proje var. Duydunuz tabii hepiniz, mutlaka bilin bunu. Çünkü Türkiye’mizin gelecekteki en önemli işi bu. Türk şirketleri tercihli olarak oralarda iş yapacaklar; 4 tane otoyol, 4 tane demir yolu yanında, 8 tane yolla Çin’den gelen bütün mallar, işte bu kalkınma yolu vasıtasıyla Avrupa’ya taşınacak

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/ortak-harekat-merkezi-kuruluyor-milli-savunma-bakani-duyurdu/feed/ 0
Murat Kurum: Nasıl verdiğin sözleri unuttuysan, İstanbul da seni sandıkta unutacak https://www.foxtvhaber.com.tr/murat-kurum-nasil-verdigin-sozleri-unuttuysan-istanbul-da-seni-sandikta-unutacak/ https://www.foxtvhaber.com.tr/murat-kurum-nasil-verdigin-sozleri-unuttuysan-istanbul-da-seni-sandikta-unutacak/#respond Mon, 18 Mar 2024 02:36:03 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6781 Cumhur İttifakı İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Adayı Murat Kurum, Fatih’in Topkapı semtinde Hak-İş Teşkilat Buluşması’na katıldı.

“FETRET DEVRİ BİTSİN, YENİDEN YÜKSELİŞ BAŞLASIN”

İstanbul’un son 5 yılını ‘fetret devri‘ diye tanımlayan Murat Kurum, şehrin yeniden yükselişi için çalışacağını söyledi. İstanbul’un geleceği için işçi ve işveren örgütleriyle yaptığı görüşmelere atıfta bulunan Kurum, “Kıymetli Hak-İş’in tüm personelini sevgiyle, saygıyla, muhabbetle selamlıyorum. Bugün yine, ortak sevdamız İstanbul’umuz için bir aradayız. Ortak sevdamız diyorum; çünkü buluştuğumuz tüm dostlarımızda İstanbul’un geleceği için aynı heyecanı, aynı coşkuyu ve azmi görüyorum. Dertlerimizi anlattığımız bütün kardeşlerimiz de aynı motivasyonla İstanbul’un fetret devri bitsin, yeniden yükselişi başlasın istiyorlar. Geride bıraktığımız günlerde İstanbul Sanayi Odamızda, TÜSİAD, MÜSİAD ve ASKON’umuzda, İstanbul Ticaret Borsamızda, TÜMSİAD’ımızda bu toplantının benzerlerini gerçekleştirdik. İstanbul’umuzun geleceğini konuştuk. Yine Memur Sen’imize, Türk-İş, İstanbul Ticaret Odası ve Kamu Sen’imize ziyaretler gerçekleştirdik. Hak-İş’imizle bir araya geldik. Başkanlarımızla, yöneticilerimizle, temsilci ve üyelerimizle birlikte yapacaklarımızı, ortak hedeflerimizi konuştuk.” dedi.

“NAMUS SÖZÜ VERMELERİNE RAĞMEN ON BİNLERCE ÇALIŞANI EKMEĞİNDEN ETTİLER”

Murat Kurum, 2019’da göreve gelen mevcut İBB yönetiminin on binlerce işçiyi haksız yere işte attığını hatırlattı. 31 Mart’tan sonra hiç kimseyi haksız yere işten çıkarmayacaklarını vurgulayan Kurum, “Hak-İş’imizin Teşkilat Buluşması çerçevesinde büyükşehir ve ilçe belediye çalışanları, sağlık ve sosyal hizmet, koruma ve güvenlik, toprak ve madencilik çalışanlarıyla birlikteyiz. Haksız yere arkadaşlarınızı işinden, ekmeğinden ettiler. O zaman şunu demişlerdi; ‘biz göreve geldiğimizde kimseyi haksız yere işten çıkarmayacağız’. Namus sözü verdiler. Maalesef arkadaşlarınız evine ekmek götüremedi. Ailesi için, yavruları için mücadele verirken, bir gün işe gittiklerinde kartlarının çalışmadığını gördüler. 2019’da iş bilmez Belediye Başkanı taahhüt etmişti; ‘Kimseyi işten çıkarmayacağız’ demelerine rağmen on binlerce arkadaşımızı işten attılar. Liyakatsiz yönetim anlayışını en iyi siz görüyorsunuz. Kendi işiyle, yetkinliğiyle alakalı arkadaşlarımızı farklı alanlara sürdüklerine şahitlik ediyorsunuz. Yaptıkları baskıyla o arkadaşların işten ayrılması için her türlü çabayı sarf ettiklerini sizler görüyorsunuz. Biz buna 31 Mart akşamı son vereceğiz ve onların yaptığı gibi kimseyi haksız yere işten çıkarmayacağız. Biz İstanbullu hemşehrilerimizin bizden beklentilerini yapacağız.” şeklinde konuştu.

“NASIL VERDİĞİN SÖZLERİ UNUTTUYSAN, İSTANBUL DA SENİ SANDIKTA UNUTACAK”

Murat Kurum, mevcut İBB Başkanı’nın katıldığı televizyon programlarında 2019’daki verdiği vaatler sorulunca “hatırlamıyorum” demesine sert çıktı. 5 yıldır İstanbul’un gündeminde hizmetten çok bahanelerin ve algıların yer aldığını belirten Kurum, konuşmasına, “İstanbul’da yaşamak zulüm haline geldi. İstanbul’da yaşamak çile haline geldi. 2019’da göreve gelirken birçok vaat verdiğini, bu vaatleri de unuttuğunu, hatırlamadığını tüm İstanbullular ve Türkiye gördü. Göreve gelmeden önce 230 kilometre metro yapma, yeşil alanı artırma, belediye çalışanlarına hakkaniyetli davranma, 115 bin konut dönüşümü sözü verdiler. Ama gelinen süreçte bunların hiçbirinin yapılmadığını gördük. Neyi gördük; 5 senedir algıların, iftiraların, dedikoduların arttığını gördük. Her zaman bir bahane üretildiğini gördük. Hizmetin değil algıların ardı ardına sıralandığını gördük. İstanbul’da artık maske düştü. İstanbullulara söylenen yalanların sonuna gelinmiştir. Kendisini unutan İstanbullular, sandıkta onlara verdiği sözleri hatırlatacak. Nasıl verdiğin sözleri unuttuysan, İstanbul da seni sandıkta unutacak.” diyerek devam etti.

“BİZİ TANIMIYOR AMA ADIMI DUYDUĞUNDA DA TELAŞLANIYOR”

Mevcut İBB Başkanı’nın ‘Murat’ adını duyduğunda telaşlandığını söyleyen Kurum, “Ne yapacağını şaşırdı” dedi. Sunucunun aslında İBB Başkanı’nın danışmanını kast ettiğini hatırlatan Kurum, “Aziz İstanbul’umuzu seviyoruz. Tüm kültürlerin, medeniyetlerin, dinlerin, inançların birlikte yaşama arzusuyla bugünlere getirdiğimiz ve nice badireler atlatarak ikinci yüzyılı yaşadığımız bir şehir. Osmanlı’dan Selçuklu’ya uzanan, birçok medeniyetin yaşadığı İstanbul’da hep birlikte mutlu bir şekilde yaşamak istiyoruz. İnsanımız bizden çok fazla bir şey istemiyor. Ulaşımda trafik çilesini çekmediği İstanbul hayal ediyor. İstanbul’da yapılması gerekenler işler aslında belli. Türkiye Yüzyılı projemizde bu işleri 10 başlıkta paylaştık. Hem depreme hem ulaşıma ilişkin hayallerimizi paylaştık. İstiyoruz ki İstanbul’un 39 ilçesinde 650 bin konutun dönüşümünü yapalım. 230 kilometre sözü verdikleri ancak 8 kilometre yaptıkları metro hattını 650 kilometreye çıkarmak istiyoruz. Yeni yollar, yeni kavşaklar, iki yakaya yapacağımız yeni tünellerle ulaşım sorununu çözmek istiyoruz. Metroya, metrobüse binmenin külfet olduğu bir dönemi yaşıyoruz. İstanbulluların tek istedikleri zamanında evine, sevdiklerine kavuşmak. Biz bu hedeflerimizi açıkladığımızda bize ‘nasıl yapacaksınız?’, ‘650 bin konutun yapılmasına gerek yok’ dediler. Bizi tüm Türkiye tanıyor ama bu yarı zamanlı Belediye Başkanı tanımıyor. Adımı duyduğunda da telaşlanıyor. ‘Murat’, ‘Murat Kurum’ dendiği zaman ne yapacağını şaşırdı. O kadar telaşlı ki, televizyon programında ‘Murat’ diye bir isim duyduğunda ‘hani nerede’ diyor. Spiker, danışmanından bahsediyor; o da ‘Murat Kurum’ mu söyledi diyor.” ifadelerini kullandı.

“MESELE MURAT KURUM DEĞİL, MESELE GELECEĞİMİZ”

Murat Kurum İstanbul’un geride kalan 5 yılda hizmetsiz kaldığını dile getirdi. Mevcut İBB Başkanı’nın gizli toplantılarla CHP’yi dizayn etmek için İstanbul’un kaynaklarını harcadığını söyleyen Kurum, konuşmasını şu sözlerle noktaladı:

“O CHP’nin kongrelerini dizayn etmekle uğraşırken biz 81 ile gittik. Beş yüzden fazla ziyaret gerçekleştirerek vatandaşımızın yanında olduk. Elazığlılar bilir, Malatyalılar bilir. Depremden 2 saat sonra yanlarındaydık. Kastamonu, Sinop, Bartın’da seller oldu, yine oraya gittik ve sözler verdik. Sözlerimizi de yerine getirdik. Son olarak asrın felaketinde de hemen bölgeye gittik. Onlar gizli zoom toplantıları yaparken, biz 3 ayda 11 ilde 180 bin konutun temelini atıyorduk. Çok önemli bir seçime gidiyoruz. Biz hiç algıların, polemiklerin tarafında olmadık. Sırtımızı her zaman milletimize dayadık ve milletimize hizmet ediyoruz. İstanbul’un 5 yılda yere düşürülmeye çalışılan 571 yıllık onurunu, gururunu yeniden ayağa kaldıracağız. 5 yıldır İstanbul’da taş üstüne taş koymayan, İstanbul’un tüm kaynaklarını çarçur eden, İstanbul’u basamak ve rant olarak görenleri mi; 5 yıllık bakanlık sürecinde, 9 yıllık Genel Müdürlük yaptığı süreçte 81 ile hizmet etmiş, sosyal konutlar kazandırmış, 365 bin sosyal konut yapmış, 46 bin afet konutunu günlerce bölgede kalarak verdiği sözleri tutmuş, 81 ile 72 milyon metrekare millet bahçesi kazandırmış, milletin elini sımsıkı tutmuş, acılar bitene kadar da asla bırakmamış kardeşlerinizi mi seçeceksiniz. 31 Mart’ta bunun kararını vereceğiz. Mesele Murat Kurum meselesi değil. Siyasi parti ya da ideoloji meselesi değil. Mesele geleceğimizin meselesi. Türkiye Yüzyılında İstanbul’un büyüyen, lokomotif, kendi kendine yeten, herkesin birlikte huzurlu ve mutlu bir şehir olmasının kararını vereceğimiz bir seçim olacak.”

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/murat-kurum-nasil-verdigin-sozleri-unuttuysan-istanbul-da-seni-sandikta-unutacak/feed/ 0
Belediye başkan adayları nelere dikkat etmeli? Haber7 uzmanlara sordu! https://www.foxtvhaber.com.tr/belediye-baskan-adaylari-nelere-dikkat-etmeli-haber7-uzmanlara-sordu/ https://www.foxtvhaber.com.tr/belediye-baskan-adaylari-nelere-dikkat-etmeli-haber7-uzmanlara-sordu/#respond Wed, 24 Jan 2024 22:00:05 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=2735
  •    Haber7-ÖZEL

  • Türkiye genel seçimlerin ardından bir yerel seçim atmosferine daha girdi. Partilerin özellikle İstanbul adaylarını açıklamasının ardından 31 Mart yerel seçimleri için start verilmiş oldu. İstanbul’da AK Parti’den Murat Kurum ile CHP’den Ekrem İmamoğlu’nun ismi ön plana çıkarken adaylarının önümüzdeki 2 aylık seçim sürecinde nasıl davranması gerektiği merak konusu oldu.

    Haber7 muhabiri Müge Çakmak, belediye başkan adaylarının seçim döneminde vatandaşlara nasıl yaklaşması gerektiğini ve giyim konusunda ne tarz seçimler yapması gerektiğini uzmanlara sordu. Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Bengül Güngörmez Akosman “Başkan adaylarının davranışlarında dikkat etmesi gerekenler nelerdir?” sorusuna adayların “Halkı küçümseyen davranışlarda olmamaları, insanlarla iç içe bütünleşmiş  imaj çizmeleri gerekiyor” cevabını verirken İmaj ve İletişim Danışmanı Başak Bilgen Camgöz ise adayların giyim stilleri konusunda önerilerde bulundu. Camgöz, siyasilerin siyasetin kullandığı giyim kodlarını kendilerine uyarlamaları gerektiğini belirtirken özellikle adayların lacivert ve grinin sıcak tonları tercih ettiğini söyledi. Camgöz kadın adaylar için ise “İçlerine giydirecek parçalarla saç stilleriyle temsil ettikleri ideolojiye göre abartıya ve kendi görünümlerinin önüne geçmeyecek saç sitleri ve aksesuarlarla bunu tamamlayabilirler.” dedi.

    İşte Haber7’nin uzmanlarla gerçekleştirdiği o röportajlar;

    Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Bengül Güngörmez Akosman’ın röportajı…

    31 MART YEREL SEÇİMLERİNE ÇOK AZ BİR VAKİT KALDI VE BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARI DA AÇIKLANDI. ŞİMDİ HOCAM ŞUNU MERAK EDİYORUZ. ADAYLARIN DİKKAT ETMESİ GEREKEN NOKTALAR NELERDİR?

    Adayların en önemli dikkat etmesi gereken şeylerden birisi sonuçta belediye başkanı olduğu olacakları için ve yerel seçimler söz konusu olduğu için halkı küçümseyen davranışlarda bulunmamaları gerekir. Yani halkla iç içe bütünleşmiş bir imaj çizmeleri onlar için daha hayırlı olacaktır. Çünkü kibirli bir tarza yaklaşıldığı  zaman insanlar bundan hoşnut olmuyorlar. Neden? Çünkü sorunlarının çözümünü bekliyorlar. Yani bir belediye başkanından bekledikleri en önemli şey gündelik  hayatlarının düzenlenmesi rutin hayatlarındaki sorunların giderilmesi.

    TÜRKİYE’DE DEVLET BABA GİBİDİR

    PEKİ HOCAM KULLANDIKLARI İŞTE HİTAP EDERKEN YA DA BİR ESNAF ZİYARETİNDE BULUNURKEN YA DA BİR TOPLUMDA KONUŞURLARKEN KULLANDIKLARI JET VE ÜMİTLERİN ÖNEMİ NEDİR? ÖNEMLİ MİDİR?

      Bence önemlidir. Şimdi şunu kabul etmeliyiz ki Türkiye’de devlet baba gibidir. Yani devletin halkın nezdindeki imajı kapsayıcı, koruyucu, kollayıcı ve bazen de cezalandırıcı. Böyle bir imajı var.  Batı Avrupa’daki bu liberal demokrasilerden biraz daha farklılık arz ediyor. Devletin böyle bir resmi anlayışı olduğu için mesela gelen kişilerin kendilerine lakayt davranmaları, lakayt bir tarza seslenmeleri hoşlarına gitmez insanların. Çünkü onlar belediye başkanı da olsa sonuçta bir şekilde devletin temsilcileri olarak görüleceklerdir.

     BEDEN DİLİ ÜZERİNDEN BİRAZCIK KONUŞACAK OLURSAK, BEDEN DİLİNİ DOĞRU KULLANMAK ÖNEMLİ MİDİR? YA DA NASIL DOĞRU BİR ŞEKİLDE BEDEN DİLİNİ KULLANABİLİRİZ?

      Önemlidir çünkü çağımız imajlar çağrıdır.  Çünkü göz merkezli bir toplumda yaşıyoruz. Neden? Bakın işte biz sizinle internetten bağlanıyoruz işte evimizde televizyon, elimizde, akıllı telefonlar, her an bilgisayarımızda bir şeyler izliyoruz. Dolayısıyla göz önünde olmak söz konusu bu çağda. Ve bu çağda göz önünde davranırken her türlü hareketimize de dikkat etmemiz gerekiyor. Çünkü her yerde kameralar var. Bu adayların bunun bilincinde olarak hareket etmesi gerekir. Beden dillerini kullanırken yani daha yapmacık davranışlar oralarda çok daha çabuk açığa çıkar.  Bir samimiyet hissi doğurabilmeleri önemli bence beden diliyle konuşurlarken

    GÖZ TEMASI ÇOK ÖNEMLİ

     AZ ÖNCE GÖZ TEMASI DEDİNİZ. GÖZ TEMASININ DOĞRU BİR İLETİŞİMDEKİ YERİNİ NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?

    Bence göz teması çok önemlidir. Gözünün içine baktığım zaman bir insanın kolay kolay mesela yalan söyleyemezsin. Göz göze geldiğin zaman o insan senin hislerini okuyabilir diye düşünürsün ve bundan çekinirsin. Gerçekten de mesela teolojik tarihe baktığımız zaman Habil-  Kabil meselesinde Habil kardeşinin yüzüne bakmadan öldürmüştür. Yani onunla göz göze gelmeden öldürmüştür. Göz göze gelseydi muhtemelen öldüremeyecekti, Kutsal Kitap’ta böyle yazar. Göz göze gelmeden öldürdüğünü yazar. Dolayısıyla yüz yüze iletişim, göz göze gelmek, insan bir insanın gözünün içine bakmak. Sizin dürüstlüğünüzün de bir ölçüsü olabilir, samimiyetinizin de bir öyküsü olabilir diye düşünüyorum.

    İKİ TANE BİR BELEDİYE BAŞKANI ADAYI VAR. BİR TANESİ MURAT KURUM. DİĞERİDE EKREM İMAMOĞLU. BİR DEĞERLENDİRECEK OLURSAK HOCAM. BİR BİLİM İNSANI OLARAK NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?

    Ben şöyle değerlendiriyorum, Murat Kurum’un dik duruşu özellikle, gezinirken ki hal ve hareketleri biraz daha devleti temsil eder şekilde. Yani sanki Murat Kurum devleti daha fazla temsil ediyormuş gibi bir görüntü, bir imaj çiziyor. Giyim tarzı aynı şekilde bence. Böyle bir imaj çiziyor. Sayın Ekrem İmamoğlu da daha sportif görünüyor. Halktan gibi ama halktan da değil. Daha böyle okumuş kesimleri. İşte öğrenci kesimine hitap eden bir yaklaşım tarzı var gibi geliyor bana.

    HALK LAKAYTLIKTAN HOŞLANMAZ

    YANİ BİZ ANLIYORUZ Kİ BEDEN DİLİ VE GİYİM DE HEPSİ ASLINDA BÜTÜNÜN BİR PARÇASI DİYEBİLİR MİYİZ?

      Bütününün bir parçası, giyim üzerinden de konuşabiliriz. Mesela daha önce de söyledim. Türkiye de  Devlet baba gibidir. Bir resmiyet vardır ve gelen devlet yetkililerini, belediye başkanı da olsa halk resmi bir yetkili olarak görür ve mesela lakaytlıktan de çok hoşlandığını düşünmüyorum ben halkın. Mesela gocuk giydiğini hiç görmedim Sayın Cumhurbaşkanımızın. Yani hep böyle  paltolar, uzun paltolarla gidiyor, geliyor, geziyor.  Daha resmiyeti temsil ediyor uzun palto. Murat Kurum’un da genelde öyle giyindiğini görüyorum. Daha koyu renkler; mesela kırmızı renk giyindiği zaman birisi, kırmızı ikaz etme kırmızı kart mesela değil mi? Uyarı anlamındadır. Veya sarı renk, yeşil renk daha halk tabiriyle daha cıvık renkler yani. Daha Koyu renkler giyiyor o yüzden resmi görevliler kişiler. Murat Kurum bu anlamda giyimdeki renkleri seçisiyle de biraz daha devleti temsil eder pozisyonda. Bunun da  anlamlı olduğunu düşünüyorum. Neden? Çünkü deprem gerçeği var ve deprem gerçeğinde  orada bir Dönüşümün yapılma zorunluluğu var. Bunu da devletle birlikte Murat Kurumun üstlenebileceğini bize hissettiriyor sanki. Sayın Ekrem İmamoğlu ise daha sportif daha açık renkler giyiniyor. Genelde yürürken onu görüyoruz.  Pek kravat taktığını da her zaman görmüyorum. Arada  genelde böyle gömleği açık.  Biraz daha bana göre ciddilikten uzak. Yani daha ciddi giyinmiyor. Yani daha sportif giyiniyor. Daha resmi giyinmiyor

    Biz imaj çağındayız,  göz merkezli bir toplumdayız. Göz önünde olmak çok önemli. Mutlaka dolaşırlarken bu insanlar her yerde kameralar etrafları çevrili ufak tefek hatalar yapacaklardır. Ama bence önemli olan iki adayın projeleridir. Hizmete ne kadar koşuşturacakları, yatkınlıklarıdır. Halkımız son tahlilde bunları iyi değerlendirecek diye düşünüyorum. Eğer Sayın Ekrem İmamoğlu bugüne kadarki çalışmalarında başarılı olmuşsa halkımız ona bir şans daha tanıyacaktır. Ama çok başarılı olduğunu düşünmüyorsan Sayın Murat Kurum’a bir şans tanıyabilir. Dolayısıyla bu kişilerin aynı zamanda sadece görüntüleriyle değil Projelerini de geniş kitlelere anlatabilmesi, açıklayabilmesi ve onları ikna etmeleri gerekecektir. Bu anlamda da retorik çok önemlidir. Konuştuğum zaman  kişilerin karşılarındakileri ikna  etme kabiliyeti çok önemli. Bunu yapabilirlerse ideolojinin ya da hemşehriliğin çok önemli olmayacağını düşünüyorum yerel seçimlerde. Diksiyon ve Türkçeyi doğru konulup anlatabilmek de çok önemli. Çünkü doğru düzgün konuşulmadığı zaman bu biraz itici oluyor açıkçası.

    İmaj ve İletişim Danışmanı Başak Bilgen Camgöz’ün röportajı;

    LACİVERT VE GRİNİN SICAK TONLARI TERCİH EDİLİYOR

    31 MART YEREL SEÇİMLERE AZ BİR SÜRE KALDI. BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARIDA AÇIKLANDI. ADAYLARIN GİYİMLERİ NASIL OLMALI?

    Şimdi hepimizin bildiği üzere kıyafet, iş hayatında olan, özellikle de göz önünde olan kişiler için çok önemli bir iletişim aracı. Geçmişteki örnekliklere baktığımızda kitleleri peşinden sürükleyen liderlerin de bunu çok etkin bir şekilde kullandıklarına dair örnekler var tabii ki hani genel geçer ve sürekli bahsedilen bazı siyasete dair de renk kodları var. Bununla birlikte kişiler hem kadın hem erkek adaylar öncelikle kendi ten renkleri ve vücut yapıları, kişisel özellikleri göz önünde bulundurularak bu siyasetin kullandığı giyim kodlarını ona göre kendilerine uyarlamalılar. Yani nedir bu daha çok pozitiflik ve güven oluşturmak adına siyah aslında çok tercih edilen bir renk olmasına rağmen çok koyu ve çok tek düzü olmasına dolayı siyahtan çok böyle lacivert tonları tercih ediliyor siyasetçilerde. Lacivert ve grinin sıcak tonları tercih ediliyor. Özellikle mevsim koşulları da göz önünde bulundurularak şu an için koyu renklerin olması lacivert alt tonları ve işte grinin sıcak tonları olması daha makul. Bir şekilde gömlekleriyle, erkek adaylar gömlek ve kravatlarıyla biraz daha akıda kalıcı bir stil de oluşturabilirler. Kadın adaylar da işte içlerine giydirecek parçalarla saç stilleriyle temsil ettikleri ideolojiye göre abartıya ve kendi görünümlerinin önüne geçmeyecek saç sitleri ve aksesuarlarla bunu tamamlayabilirler. Yani renkleri oralarda kullanabilirler. Kesim olarak da zamansız kesimler. Yani moda olmayan daha klasik modern ve zamansız seçimler her zaman makuldür.

    Bununla birlikte genel anlamda bu seçim öncesi süreç boyunca görüntü adına Akılda kalıcılık sağlamak için istikrarlı seçimler yapılmalı. Örnek vermek gerekirse, işte erkek adayların sürekli aynı tarzda ve aynı renkte bir gömlek giymeleri veya işte benzer tonlarda bir kravat takmaları bunu örnek verilebilir. Kadın adayları için aynı şekilde işte takımın içerisine giyilecek olan işte içeride görünen parçanın rengi veya işte takılacak bir aksesuar veya saç stilinin sürekli aynı olması gibi istikrarlı bir görüntüde adaylar adına akılda kalıcılık sağlıyor. Genel anlamda steril bir görüntü oluşturulmalı. Yani bu steril görüntüden kastımız ne? Kumaş seçimlerinde kaliteli fakat ince dokulu, işte vücutlarının üzerinden hatlarından akan, hem Ben buradayım diyen bir kişiyle kumaşıyla hem de bununla birlikte kişinin önüne geçmeyen steril bir görüntü oluşturulmalı.

    AKSESUARLAR KİŞİNİN ÖNÜNE GEÇMEMELİ

    KULLANILAN AKSESUARLAR DA ÖNEMLİ. MESELA ERKEK ADAYLARI İÇİN KRAVAT, KOL SAATİ YA DA YÜZÜK. IŞTE KADIN ADAYLARI İÇİN BAŞÖRTÜSÜ OLANLARIN BAŞÖRTÜSÜ RENGİ SEÇİMİ. İŞTE KULLANDIKLARI KÜPELER, GÖLGE YA DA BUNLARIN HEPSİNİN BİR ARADA KULLANILMASI DA BAZI ŞEYLERİN ÖNÜNE GEÇİYOR OLABİLİR Mİ? NASIL DEĞERLENDİRMEK GEREKİYOR?

    Yani genel anlamda stil ve imajda çalışılırken aslında siyasetçiler için de bu değişmiyor. Sadece siyasetçiden güven bekliyoruz değil mi? Hani güven duymak istiyoruz o insanlara. Ciddiyet bekliyoruz. Yapacakları İstanbul sorumluluk bekliyoruz. Bunların aktarılması gerekiyor bize kıyafetle. Dolayısıyla hani bu aksesuar dediğimiz şeyler hani  bir sahne sanatçısı olmadıkları için neticede bu insanlar aksesuarlar da kişilerin önüne geçmemeli. Fakat biz hani çok güzel bir örnek verdiniz. Hani başörtüsü kullanan adaylar diyerek oradan bir kapı ara aslında temsil ettikleri partinin ideolojisine de uygun ve paralel seçimler olması burada önemli. Yani daha muhafazakar bir görüşü temsil eden kişinin aksesuar kesimleriyle daha farklı bir ideolojiyi temsil eden kişilerin aksesuar seçimleri de yine aynı ideolojine de paralel olmalı.  

    AYAKKABININ YUMUŞAK GEÇİŞ OLUŞTURMASI GEREKİYOR

    AYAKKABI FİŞİMİ DE ÇOK ÖNEMLİ. ÇÜNKÜ YOĞUN BİR MARATONDALAR. HER GÜN FARKLI BİR YERDELER. HALKLA BERABERLER. BİRÇOK ETKİNLİĞE KATILIYORLAR. HEM ERKEK ADAYLAR İÇİN HEM DE KADIN ADAYLAR İÇİN AYAKKABININ RAHAT OLMASI ÖNEMLİ. MESELA KADIN ADAYLARDA TOPUKLU AYAKKABI GİYİLİYOR. HANİ BUNDA NELERE DİKKAT EDELİM?

    Ayakkabının kıyafeti uygun bir şekilde tamamlaması ve yumuşak bir geçiş oluşturması gerekiyor genel görünüm açısından. Bu anlamda ortak olarak hem kadın hem erkek adaylarda yumuşak derili, ince tabanlı, işte erkeklerde Oxford denilen tarzda mutlaka işte ince bağcıkları olan, altı ince olan, çok fazla parlak olmayan kıyafeti yumuşak bir şekilde tamamlayan ayakkabılar olmalı. Kadın adaylar için de bu geçerli. Kadın adaylarda ek olarak topuklu giyiliyor  görünüm açısından. Burada da işte stiletto diye geçen ayakkabı tarzının belki  rahatlık anlamında daha az topuklu olan ve işte böyle aksesuarıyla parlaklığıyla, derisiyle ön plana çıkmayan, ince tabanlı yumuşak geçişli yani hem şık duran hem de mutlaka kendilerinin içinde konforlu hissedecekleri bir şey olması gerekiyor. Konforlu hissetmesi gerekiyor ki her iki adayın da aslında hem ayakkabı varken hem de hani yok gibi davranabilsinler. Çünkü hani rahatsız bir kıyafetin içerisinde insanlar onu da naklediyor gibi düşünlerinde ve davranışlarında.

    KAYNAK: HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/belediye-baskan-adaylari-nelere-dikkat-etmeli-haber7-uzmanlara-sordu/feed/ 0