Bunun “öz eleştiri kampı” olacağı yönündeki ifadesinin anımsatılması üzerine, herkesin kendisini eleştirdiğini, bazılarının tecrübesizliğinden kaynaklanan hatalarını konuştuğunu ifade eden Dervişoğlu, “Her şey güllük gülistanlık değil ki İYİ Parti açısından. Önemli olan rahat bir ortamda bunların telaffuz edilmesini temin edebilmek.” diye konuştu.
Kendisine yönelik eleştiriler bulunduğunu belirten Dervişoğlu, “Fazla gelenekçi olduğum için bazı olaylarda müdahil olmam. Özellikle bu istifa konularında, ‘etme, eyleme’ demem kimseye. Geldiğim gelenek buna müsait değil.” ifadesini kullandı.
Dervişoğlu, kampta çok fazla sorunlarının olmadığını müşahede ettiğini belirterek, “Dışarıdan bakıldığında İYİ Partinin içinde sürekli tartışma varmış gibi bir algı var. ‘İYİ Partide sular durulmuyor’ falan. Fırtına gördünüz mü? Gayet iyi durum. Tabii başka birtakım hesapları, idealleri olan insanlar olabilir. Bu da siyasetin doğasında olan bir şey. İstifaların bizi etkilemediğini konuştuk. Genel değerlendirme yaptığımızda bu istifalardan partinin geleceğine dair bir endişeye mahal olmadığı durumunu tespit ettik.” değerlendirmesinde bulundu.

Sürekli tartışmaların içinde boğulmaya zorlandıklarını vurgulayan Dervişoğlu, “Bir türlü bir kısım medyaya kendimizi beğendiremedik. En başından beri sürekli birtakım insanlar farklı değerlendirmeler yapıyorlar.” diye konuştu.
‘BUNLAR SİYASETTE OLUR’
Bir soru üzerine Dervişoğlu, partisindeki istifalardan kendisinin ve arkadaşlarının etkilenmediğini ifade etti.
Dervişoğlu, “Bunlar siyasette olur. Yenileri de olabilir, sorumluluğunun icaplarını yerine getirmeyen ya da sorumluluğunu taşımayan bir kısım insanın istifasını şahsen ben de talep edebilirim, isteyebilirim, onlara fırsat bırakmadan. Bunlar normal şeyler, diğer partilerde de oluyor.” ifadelerini kullandı.
Kampa Konya Milletvekili Ünal Karaman ve İstanbul Milletvekili Burak Akburak’ın katılmadığına işaret edilmesi üzerine Dervişoğlu, Karaman’ın mazereti olduğunu ve bununla ilgili bilgilendirdiğini söyledi. Dervişoğlu, “Sayın Burak Akburak herhangi bir mazeret beyanında bulunmadı, bu kampa katılmamak noktasında. Kendisini izliyorum, grup toplantılarına da katılmıyor. Arkadaşlarımı görevlendirip kendileriyle görüşmelerini sağlayacağım.” dedi.
Dervişoğlu, “rahatsızlık yaratabilecek bir istifa dalgasının oluşmadığını” belirtti.
‘İSTİFA DALGASI OLUŞMADI’
Bir soru üzerine, üye istifalarının 2023 seçimlerinden önceki “3-6 Mart sürecinde” başladığını ifade eden Dervişoğlu, “Çok yoğun bir istifa oldu, hem 3 Mart’ta hem de 6 Mart’ta oldu. Ondan sonra da böyle bir rutin üzerinden gidiyor.” diye konuştu.

‘KORAY AYDIN’A ÜZÜLMEDİM DESEM YALAN OLUR’
Koray Aydın’ın istifasına yönelik soru üzerine Dervişoğlu, şunları söyledi:
“Koray Bey’in istifasını diğer istifalardan ayırırım. Koray Bey partinin 200 kurucusundan biri, ayrıca kurucu teşkilat başkanı. Türk siyasetinde önemli yeri olan, yüksek görevlerde bulunmuş bir siyasi şahsiyet. Dolayısıyla onun istifasına ‘üzülmedim’ dersem yalan olur.”
‘NEDEN İSTİFA ETTİKLERİNİ ANLAMADIM’
Dervişoğlu, partisinden “genç iki arkadaşlarının istifa ettiğini” belirterek, şöyle konuştu:
“Neden istifa ettiklerini anlamadım. ‘Hizmet etme imkanı bulamadım’ diyor. Siyasette milletvekili olmak için kimlerin hangi çabayı sarf ettiğini biliyorsun. Bu arkadaşlar da bir kalemin ucuyla hiçbir çaba sarf etmeden, hiç ter akıtmadan, emek sarf etmeden milletvekili olmuşlar. Önemli görevlere gelmişler. Kendisine oy veren ve peşi sıra koşup, onu milletvekili yaptırmak için emek sarf eden arkadaşların haklarına ve hukuklarına saygı göstermemişler. Bunu makul karşılayabilmek mümkün değil.”
Bazı kişilerin istifa sırasında “büyük laflar” ettiklerini ifade eden Dervişoğlu, “Bir kısım istifa eden arkadaşın ailesini arayarak, istifalarını engelleyebilirdim. Babalarının hatırına istifa etmekten vazgeçiyorsa, ona o sıfat yakışmıyor demektir. Hiç olmazsa milletvekili olmaya devam etsin. Babasının vesayetinden çıkarayım istedim. Yoksa arayıp halledebilirdim babasını. Ama adam kalsın istedim.” diye konuştu.
‘İYİ PARTİ’NİN NE YAPACAĞINA BEN KARAR VERİRİM’
Dervişoğlu, partisinin kurucu genel başkanı Meral Akşener’in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesine ilişkin soruya, “O konulara hiç girmiyorum. Ben, ‘Kim ne istiyor, hangi tartışmayı yaratacak? Öyle bir dileği temennisi var’ diye bakıp, o temenniye ya da o değirmene su taşımak zorunda değilim. Yani Koray Bey’i kamuoyu da merak ediyor deyip sorabilirsiniz. Özgür Bey iki defa görüştü Tayyip Erdoğan ile ne konuştuklarına dair bir merak oluştu mu toplumda?” cevabını verdi.
Bu konunun içine girmek istemediğinin altını çizen Dervişoğlu, “Beni ilgilendiren oradaki fotoğraf karesidir. Ne konuşulduğunu zerre-i miskal düşünmüyorum, merak da etmiyorum. Bütün tartışmalar o fotoğraf karesinden kaynaklı. Ben bir şey diyemem, muhataplarına sormak lazım. Bu konuda bir açıklama yapma ihtiyacım yok benim. ‘Kim ne yapıyor acaba’ diye merak etmek gibi bir durumum yok. Çünkü İYİ Partinin genel başkanı benim. İYİ Partinin ne yapacağına ben karar veririm. Mesele bu kadar basit.” dedi.
‘BUNDAN SONRA TRAVMA BEKLEMİYORUM’
Kamuoyu araştırma şirketlerinin sonuçlarının tamamına yakınında partisinin ivme kazandığının görüldüğünü ifade eden Dervişoğlu, kendisinin tanınmışlık oranının ise çok yüksek olmadığını ifade etti. Dervişoğlu, ancak bunun dezavantaj olmadığını belirterek, “Tanınmamış olmamıza rağmen bir yükselme trendi varsa zaman içinde tanınmışlık oranımız artar, biz de kendimizi doğru tanıtmaya muvaffak olabilirsek, o zaman bambaşka bir tablonun ortaya çıkacağı kanaatini taşıyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
“Partinizin travmatik dönemlerden geçtiğini söylediniz. Bu travmaları atlatmak için nasıl bir yol haritanız olacak? Ana muhalefet ve iktidarla nasıl bir ilişki geliştireceksiniz?” sorularına Dervişoğlu, “Bundan sonra bir travma beklemiyorum. Bütün siyasi partilerle görüşüyoruz. Muhalefete muhalefet etmek gibi bir alışkanlığımız yok. Öyle bir şey yapmıyoruz. Biz Türkiye’nin doğrularını konuşuyoruz. Doğru işler yapıldığı zaman o doğruların yanında oluyoruz. Yanlış işlerin de karşısında oluyoruz.” yanıtını verdi.
Dervişoğlu, Meclis çalışmaları kapsamında bütün siyasi partilerle olması gereken diyalogları sürdürdüklerini ifade ederek, “Ne iktidar partisiyle ne ana muhalefet partisiyle ne de diğer muhalefet partileriyle olan münasebetlerimizde herhangi bir değişiklik olacağı kanaatinde değilim.” dedi.
Bir soru üzerine, Dervişoğlu, milletten gelen yansımalar kapsamında stratejileri revize edeceklerini kaydetti.
– “Bu tartışmaları spekülatif buluyorum”
Dervişoğlu, “Erken seçim ihtiyacı olduğunu düşünüyor musunuz?” sorusu üzerine, Türkiye’nin bir yıl içinde 3 seçim yaptığını, sahada vatandaşın bıkkınlık halini gördüklerini kaydetti ve şöyle konuştu:
“Ama demokrasilerde sorunların çözümünün temininin yolu elbette ki vatandaşın önüne sandığın koyulmasıdır. Ama böyle bir süreçte, bu tartışmaları spekülatif buluyorum. Zaten bugün konuşuyorlar, 2,5 yıl sonra yapılmasını falan öngörüyorlar. ‘Erken seçim’ dediğinizde, istediğinizde onu hemen gündeme getirmek lazım. O gelişmeleri biraz vadeye kesilmiş çek ya da uzun vadeli senetler gibi görüyorum. İhtiyaç varsa yapılabilir.”
“Türkiye’nin sığınmacı belasından kurtulması ve kurtarılması gerektiğini” söyleyen Dervişoğlu, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed ile görüşmeyi arzulamasının geç kalınmış bir durum olduğunu” kaydetti.
Bu problemlerin çözülmesi noktasında Suriye hükümetiyle ilişki kurulması gerektiğini defalarca ifade ettiklerini belirten Dervişoğlu, “Şimdi gündeme getirildi hükümet tarafından. Bu olumsuzluklar yaşanırken o bölgede olup bitenlerin ne olduğuna da bakmak lazım dikkatlice. Artık sıradan ve şahsi ilişkilere dayalı görüşmelerle çözümlenebilecek bir sorunla karşı karşıya değiliz, daha büyük bir sorunla karşı karşıyayız.” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’de yaşayan çok sayıda sığınmacının ülkenin demografik yapısını olumsuz etkilediğini belirten Dervişoğlu, partinin konuyla ilgili çalışmasına değindi ve 3 yıllık bir zaman dilimi içerisinde Türkiye’nin “sığınmacı belası”ndan kurtulmasına vesile olabilecek adımları atmanın mümkün olduğunu söyledi.
SİNAN ATEŞ CİNAYETİ
Sinan Ateş cinayeti davasına ilişkin soru üzerine Dervişoğlu, “Görülmekte olan bir dava, yargılama var. Biz de o mahkeme sürecini takip ediyoruz.” dedi.
Sinan Ateş’in gencecik yaşında nasıl katledildiğini, çocuklarının o hale nasıl düşürüldüğünü, babasının acıya dayanamayıp vefat ettiğini herkesin bildiğini ifade eden Dervişoğlu, “Herkesin gözünün önünde cereyan etmiş bir şey bu. Bu memlekette adalet varsa adalet olacak, yoksa kıyamet diyoruz. Daha ne diyelim? Ama 2 tane adamın ucunu oraya dayarsak, güzel haberler çıkarabiliriz. Ne Sinan’ın ruhu şad olur ne anasının gözyaşı diner. Hiçbir şey olmaz.” diye konuştu.
Kendisinin de Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı yaptığını hatırlatan Dervişoğlu, şunları kaydetti:
“Ben daha adam itmedim, bir arkadaşımı itmedim, hele görevdeyken. Hırçınlıklarınız olabilir, vazifeniz yoktur, üstlendiğiniz bir sorumluluk yoktur, o sorumluluğa uygun yaşama mecburiyetiniz yoktur. Kavga da edersiniz, adam da itersiniz. Bunlar hepimizin yaşadığı şeyler, olaylar. Ama sorumluluk alanınızda özen göstereceksiniz. O kadar şey yaşadım ben, o Sinan’ın annesiyle beraber olduğum anı hazmedemiyorum. ‘Bu çocukların onlarcası gelip benim hanemde yemek yiyordu. Ben bu çocuklara yemek yapıyordum’ diyor kadıncağız. Ne diyebilirsin? Onları bir tek adalet mutlu eder. Acılarını bir tek adalet dindirir. Dosyanın biri görülüyor, biri tefrik edilmiş. Kim ne yaparsa yapsın o gerçeklerin ortaya çıkmasını da engelleyemeyecek.”
Dervişoğlu, Ateş’in katlinin bir siyasi hareket için de ülke için de utanç olduğunu söyledi.
Yerel seçimlere “hür ve müstakil” girdikleri anımsatılarak, “Bu devam edecek mi, yeni bir motto olacak mı?” sorusu üzerine Dervişoğlu, “Gerekirse yeni bir rota çizeceğimizi söyledim. Bütün ayrıntıları paylaşırsam o zaman beraber siyaset yapmamız gerekiyor. ‘4 sene sonra ne olacak?’ İnsanlar bir gün, bir dakika, 5 dakika sonra ne olacağını bilmiyor. İşte ‘yeni rota diyorum.’ Gerekli bulunduysa o rotanın çizilmesi noktasında da bir şey yaparız.” ifadelerini kullandı.
]]>Trabzon’da İYİ Parti’den Yomra Belediye Başkanı seçilen Mustafa Bıyık ve İYİ Parti Trabzon İl Başkanı Fatma Başkan’ın istifaları sonrası Ortahisar İlçe Başkanı Erdal Uzun da görevinden ve partiden istifa ettiğini duyurdu. Uzun’un görevinden istifası sonrası İYİ Parti Ortahisar İlçe Yönetim Kurulu’nu oluşturan 45 üyenin 33’ü de parti üyeliği ve görevinden istifa etti. Yaşanan gelişme sonrası, yeter sayının sağlanamadığı için ilçe yönetimi düştü.
İlçe Başkanlığı’nda açıklama yapan Erdal Uzun, “2023 ve 2024 seçimlerinde partimizin takip ettiği strateji, uyguladığı politika ve özellikle yerel seçimlerdeki muhalefete muhalefet etme söylemi, seçmen nezdinde kabul görmemiş ve İYİ Parti’nin oyları günden güne erimiştir. Partimize zarar vermemek için Genel Merkezimizin aldığı kararlar isabetsiz olsa da partici olmanın bir gereği olarak elimizden geleni yaptık. Ancak İYİ Parti olarak sınırlı sayıda il ve ilçeler hariç ülke genelinde seçimlerde ağır bir hezimete uğradık” dedi.
‘KURULTAY SÜRECİNDE BİRÇOK HAKSIZLIK VE HUKUKSUZLUK YAPILMIŞTIR’
Erdal Uzun, olağanüstü kurultayda Trabzonlu olan Koray Aydın’ı desteklediklerini söyledi. Kurultay sürecinde birçok haksızlık ve hukuksuzluk yapıldığını öne süren Uzun, “Olağanüstü kurultayın birinci turunda delegenin teveccühü ve iradesi Sayın Koray Aydın’dan yana ortaya çıkınca, önceden planlanan operasyon yürürlüğe konulmuş, ikinci ve üçüncü turda gerekli yönlendirmeler yapılarak Trabzonlu genel başkan adayı Sayın Koray Aydın’ın önü kesilmiştir. Olağanüstü hal şartlarında bile görülmeyecek şekilde yetersiz bir yer ve sıkışık bir takvimde yapılacağı açıklanan İYİ Parti’nin olağanüstü kurultay sürecinde birçok haksızlık ve hukuksuzluk yapılmıştır. Milletin kurduğu İYİ Parti’nin kurultayı, milletten kaçırılmıştır” diye konuştu.
‘MERT VE İLKELİ BİR TAVIR ORTAYA KOYUYORUZ’
“İYİ Parti’nin, milletin hakkını ve hukukunu koruması artık mümkün değildir” diyen Uzun şunları kaydetti:
“İYİ Parti’den Türkiye’de ikinci kez üst üste seçim kazanan tek belediye başkanı olan Sayın Mustafa Bıyık, Trabzon il kongresinde üst kurul delegesi seçilmiş olmasına rağmen bu olağanüstü kurultayda oy kullanamamıştır. Oy kullanamayanlar sadece Mustafa Bıyık Başkanımız ile sınırlı kalmamıştır. Bize göre; kendi belediye başkanının seçme hakkını koruyamayan ve kendi üyesinin kurultaya katılma hakkını sağlayamayan, dahası elinden alan bir İYİ Parti’nin, milletin hakkını ve hukukunu koruması artık mümkün değildir. Bu şartlar altında, inandığımız siyaset prensipleriyle İYİ Parti’de siyaset yapma imkanımız kalmamıştır. Bizler Sayın Koray Aydın’dan bağımsız olarak, kendisine yapılan vefasızlıkları, önünün kesilmesi için oynanan oyunları ve sadece bir kaç örneğini saydığımız kurultay sürecinde yapılan tüm haksızlıkları içimize sindiremediğimiz için mert ve ilkeli bir tavır ortaya koyuyoruz. İYİ Parti Ortahisar İlçe Başkanı olarak, başkanlıktan, teşkilatlardaki bütün görevlerimden ve İYİ Parti üyeliğimden istifa ediyorum. İYİ Parti Ortahisar yöneticilerinin de büyük çoğunluğu hem görevlerinden hem de parti üyeliklerinden istifa etmiş olup parti tüzüğü gereği yönetim düşmüştür.”
]]>HABER7
Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki imaj çalışmaları devam ediyor. İstanbul’da reklam ve PR’a depremden daha fazla bütçe ayıran CHP’li Ekrem İmamoğlu yönetimi, “başörtülü üye”, “başörtülü İBB muhabiri” gibi vitrin hamlelerine bir yenisini daha ekledi. İstanbul’un Üsküdar ilçesinde AK Parti sıralarında çalışma yürütüp İBB Meclisi’ne kadar taşınan Amine Cansu Çelik, Ekrem İmamoğlu ile yakınlaşmasının ardından önce partisinden istifa etti kısa süre sonra ise CHP’nin adayı olarak İBB Meclisi’ne adım attı. Baş döndüren bu “ibretlik dönüş”, İmamoğlu’na yakın “İBB Haber” sayfasında Çelik hakkında ortaya atılan iddiaları yeniden gündeme getirdi.
NEREDEN NEREYE
Amine Cansu Çelik, 2019 yılında AK Parti’den İstanbul Büyükşehir Belediye ve Üsküdar Belediyesi Meclis Üyesi seçilmişti. AK Parti’den ilginç bir şekilde 2022 yılında istifa eden Amine Cansu Çelik, bu dönemde ise CHP 1. sıradan Üsküdar Belediye Meclis Üyesi oldu. 2019 seçim döneminde Üsküdar’da AK Parti adayı Hilmi Türkmen’e destek veren Çelik, 2024 yerel seçimlerinde Hilmi Türkmen’in rakibi olan CHP adayı Sinem Dedetaş’ı destekleyerek oy istedi.
İstifasının üzerinden 2 sene geçen Amine Cansu Çelik, Ekrem İmamoğlu tarafından CHP Üsküdar Meclis Üyeliği listesinin 1. sırasına yazıldı. AK Parti’den ilginç bir şekilde 2022 yılında istifa eden Cansu Çelik, CHP 1. sıradan Üsküdar Belediye Meclis Üyesi oldu.
Amine Cansu Çelik’in 2019 yılında AK Parti çatısında siyaset yaparak ‘birlik ve beraberlik’ mesajlarından sonra aniden istifa ederek CHP’den meclis üyesi olması, taban tabana zıt bir ideolojide nasıl bir siyasi yol izleyeceği merak konusu oldu.

HİLMİ TÜRKMEN İÇİN ÇALIŞMIŞTI
2019 yerel seçimlerinde AK Parti çatısında siyaset yaparak Hilmi Türkmen’e oy isteyen Amine Cansu Çelik, Hilmi Türkmen için kapı kapı gezmişti. Ravza Kavakçı Kan ile yakınlığı bilinen Amine Cansu Çelik, 2024 yerel seçimlerinde de AK Parti adayı olan Hilmi Türkmen için yoğun çalışmalar gerçekleşmişti.
2022 yılında istifası sonrası bir anda CHP’den meclis üyesi adayı olan Çelik, 2024 yerel seçimlerinde AK Parti Hilmi Türkmen’in rakibi olan CHP adayı Sinem Dedetaş’ı seçim gecesi “Üsküdar’ı artık kadınlar yönetecek” sözleriyle destekledi.
___________
‘BEYAZ KÖŞK’ DETAYI
AK Parti’nin İBB Belediye Meclis Üyesi Amine Cansu Çelik 28 Mart 2022 tarihinde “Makam ve mevki sahiplerinin liyakatsizliği” sözleriyle partisinden istifa etmişti.
Çelik’in, istifa sürecinde Beyaz Köşk’te İmamoğlu ile görüştüğü öne sürülerek devreye İngiltere İstanbul Başkonsolosu’nun girdiği iddia edilmişti.
Ekrem İmamoğlu ekibi tarafından fonlanan ancak daha sonra birbirleriyle ters düşen İBB Haber isimli sosyal medya hesabının iddiasına göre, Amine Cansu Çelik, istifa açıklamasından hemen önce İBB Başkanı İmamoğlu ile Beyaz Köşk’te ayrı tarihlerde 2 farklı görüşme yaptı. Bu görüşmelerden sonra 28 Mart 2022’de AK Parti’den istifa etti.
Çelik’in istifa ettikten sonra yurt dışına çıkması için İmamoğlu’nun yakın ilişkisi olduğu bilinen İngiltere Ankara Büyükelçiliği’nin devreye girdiği iddia edildi. Çelik için İngiltere İstanbul Başkonsolosu Kenan Poleo ile 30 Mart 2022 günü Ayazağa’daki özel bir AVM’de yer alan bir restorantta buluşma ayarlandığı öne sürüldü. Bu görüşmede Çelik’in Londra’ya rahat gitmesinin detayları konuşulduğu iddia edildi.
İstifasından 2 sene sonra Amine Cansu Çelik’in CHP’den Üsküdar Meclis Üyesi olması ise dikkat çekti.
Adana’nın Seyhan ilçesinde Akay’ın yerine Oya Tekin aday gösterildi. Seyhan Belediye Başkanı CHP’li Akif Kemal Akay ise partisinden istifa ettiğini duyurdu.
“55 YILDIR CHP ÜYESİYİM”
İstifasının ardından Seyhan Belediye Başkanı Akif Kemal Akay açıklamalarda bulundu. Başkan Akay, “İstifa süreciyle ilgili birkaç kısım var. Asla koltuk sevdalısı değilim. Son seçimde aday adayı olmadan aday oldum. Kendileri bana teklif getirdi ve aday oldum. Bu süre içerisinde çok ciddi işler başardık. Bu başardığımız işler parti felsefesine uygun işlerdi. Bugüne kadar bana partim ne öğrettiyse onu yaptım. 55 yıldır Cumhuriyet Halk Partisi üyesiyim ve başka hiçbir partiye üye olmadım” ifadelerini kullandı.
“ADAY GÖSTERİLMEDİĞİMİ GAZETEDEN OKUMAMALIYDIM”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in adaylık sürecinde ‘Kamuoyu yoklaması’ ile adayların belirleneceğini beyan etmesine rağmen vaatlerin yerine getirilmediğini söyleyen Akay, “3 defa kamuoyu araştırması yapıldı ve Türkiye’nin en başarılı belediye başkanı seçildim. Ancak aday gösterilmedim. Bugün Mustafa Kemal Atatürk’ün koltuğunda oturan ya da oturduğu düşünen kişinin tamamen Atatürk’ün davranış biçimiyle hareket etmesi lazım. Atatürk, düşmanına bile nezaketle yaklaşan birisiydi. Ben aday gösterilmediğimi gazeteden okumamalıydım. Bir atama yapılıyor ve burada oturan kişi hiç hesaba katılmıyor” dedi.
“PROJELERİMİZ VARDI, PROJELERİMİZİ DE TAMAMLAMAMIZ LAZIM”
CHP’nin fıtratından ayrıldığını aktaran Akay, “Bu benim tanıdığım Cumhuriyet Halk Partisi değil. Maalesef var olan yönetim gerçekten Cumhuriyet Halk Partisi’ni tanımıyor ve bilmiyor. Şuandaki yapı bunun üzerine kurulu. İstifa beni çok fazlasıyla üzerdi ancak şuanda sadece üzüntüm Cumhuriyet Halk Partisi’nin kimliğinin kaybolması. Bu kimliği kaybolmuş yapı üstünde benim bulunmamın çok fazla anlamı yok. Ben 55 yıldır Cumhuriyet Halk Partisi üyesiyim ancak ailem 500 yıllık Adanalı. Benim bütün ailem Adanalı. Adana yıllardır ihmal edilen bir şehir. Adana’nın ihmal edilen kısmını en azından onarabildiğim ölçüde onardım ve o şekilde çalışmalara başladım. Çok sayıda yeni hizmetler sunduk. Belirli hizmetlerimizde başladı ve devam etmesi lazım. Projelerimiz vardı, projelerimizi de tamamlamamız lazım” diye konuştu.
Öte yandan, Akif Kemal Akay, Seyhan Belediye Başkanı adayı olduğunu, seçime bağımsız veya başka bir partiyle katılmak için görüşmelerin sürdüğünü aktardı.

“EFSANE BAŞKAN” OLARAK ANILAN OSMAN ÖZGÜVEN DE CHP’DEN İSTİFA ETTİ
CHP, İzmir’in Dikili ilçesinde mevcut Belediye Başkanı Adil Kırgöz’ü yeniden aday göstermişti. Adaylığın açıklanmasının ardından tepki olarak bazı partililer istifalarını verdi.
İlçenin eski belediye başkanlarından olan ve “Efsane Başkan” olarak anılan Osman Özgüven de, “Dikili kararı yeniden değerlendirilsin, hatadan dönülsün” demişti. Adayın değiştirilmemesi üzerine bir açıklama yapan Özgüven, partisinden istifa ettiğini duyurdu.
“DEĞİŞİM ADINA YEŞEREN UMUTLARIMIZ NE YAZIK Kİ BOŞA ÇIKMIŞTIR”
Partisine sert eleştirilerde bulunan Özgüven, “Cumhuriyet Halk Partisi’nde değişim adına yeşeren umutlarımız ne yazık ki boşa çıkmıştır. Genel Başkan Özgür Özel ve yönetimi, partimizi özüne döndürerek sosyal demokrasi çizgisine oturtacakları, aday belirlenirken ön seçim ve halk anketi yapacakları yönünde Türkiye kamuoyuna verdikleri sözleri tutmamışlardır. Partimizin karar mekanizmalarını istila edenler, yurttaşlarımızın gönlünü kıran, seçmene saygı duymayan yanlış kararlar vermişler, CHP’deki çürümüşlük ayyuka çıkmıştır. Gelinen noktada, başta Özgür Özel olmak üzere, genel merkez yönetiminin oluşturduğu derin hayal kırıklığı içindeyim. 81 yaşımdayım. Aktif siyasi yaşamımı noktalayalı 11 yıl oldu. Hiçbir kişisel beklentim yok. Şan, şöhret, methiye, ödül, rant hırslarım hiç olmadı. Umudum, partimizde reform hareketinin gerçekleşmesiydi. Umudum, geçmişte Dikili’de hayata geçirdiğimiz ve benden sonra sonlandırılan sosyal belediyecilik uygulamalarının yeniden canlandırılmasıydı. ‘Parti yönetimi halktan büyük değildir. Dikili kararı yeniden değerlendirilsin, hatadan dönülsün’ demiştim. Ömrünün önemli bölümünü; emek, demokrasi, barış mücadelesine adamış bir kişi olarak büyük emekler verdiğim partimden istifa ediyorum; çünkü bu CHP, bizim partimiz olmaktan çıkmıştır.” dedi.
PARTİNİN EVLATLARI
Önemli sürprizler de içeren aday listesiyle ilgili PM’deki görüşmelerde “genç aday” tartışması da yaşandı. Kadıköy, Bakırköy ve Çankaya’nın da aralarında yer aldığı bazı yerlerdeki görevlendirmelere itirazlar dillendirildi, yönetime yakın isimler ise “gençlik” vurgusu yaparak Kadıköy, Adalar ve Çankaya adaylarının partinin gençlik kollarından gelen isimler olduğunu söyledi. Bazı PM üyelerinden, “Genç diye her görevlendirme gençleşme anlamına gelmez, bu görevler için başka özelliklerin de aranması gerekir” eleştirisi geldi. Özel’in de, “Partinin evlatları, biz az bile yaptık, daha fazla göstermeliydik” diyerek gençlere sahip çıkıp, “Parti kendi çocuklarıyla yeni bir yola giriyor, büyük bir değişim gerçekleşiyor” dediği öğrenildi.
HATAY İÇİN ‘ÖZEL’ YETKİ
Depremlerin yıldönümü anmasında tepkilerin hedefi olunca adaylığıyla ilgili tartışmalar yeniden alevlenen Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’ın durumu da PM’de önemli gündem oluşturdu. Birçok PM üyesi, Savaş’ın adaylığıyla ilgili itirazlarını dile getirip değiştirilmesini istedi. Parti yöneticileri, Hatay’da yapılan anketlerde Savaş’a yaklaşabilen başka bir isim olmadığını söylerken, bazı PM üyeleri de eski futbolcu Gökhan Zan’ı aday gösteren TİP’in, Savaş’ın çekilmesi halinde kendilerinin de adaylarını geri çekebilecekleri açıklamasına dikkat çekti. Özel de, “Eleştirilerin farkındayım, süreci değerlendiriyorum, araştırmalarımız devam ediyor, bir gelişme olursa sizleri de bilgilendireceğim” dedi ve PM’den Hatay için olası aday değişikliğine yönelik yetki aldı.
ÇANKAYA ADAYINA ‘DUYGUSAL’ SAVUNMA
Çankaya’da, Özel’in avukatı Hüseyin Can Güner aday gösterildi. Güner’in adaylığına PM’de itiraz gelirken, Özel’in anlattıkları duygusal anlar yaşattı. 3-4 yaşında babasını kaybeden Güner’in infaz koruma memuru annesiyle Sincan Kadın Cezaevi’ne yaptığı bir ziyarette tanıştığını söyleyen Özel, “Hüseyin Can, inancından dolayı hâkimlik sınavından elenmiş bir kişi. Hem de iki defa. Arkadaşımıza biz, Atatürk’ün Çankaya’sını emanet ettik” dedi.
GÜRSEL TEKİN İSTİFA ETTİ: NE LİYAKAT VAR NE DE EHLİYET
Adı Kadıköy ve Esenyurt için geçen fakat açıklanan listede yer almayan eski Genel Sekreter Gürsel Tekin, CHP’den istifa etti. Tekin dün sabah saatlerindeki istifa açıklamasında, partisinin “Atatürkçü ve sosyal demokrat kimliğinden uzaklaştığını” savunarak şöyle dedi: “CHP hiçbir objektif koşul, liyakat ve ehliyetin olmadığı, parti içi hemşericilik, gruplaşma ile makam ve mevkilerin dağıtıldığı, partiye emek verenlerin dışlandığı, yoldaşlık ruhu yerine ahbap-çavuş, eş, dost, akraba ilişkilerinin belirleyici olduğu bir yapı haline dönüşmüştür. Partinin her makamında görev alma onuruna erişmiş, iktidar olmak için çalışmış benim için ortaya çıkan bu tablo acı ve üzüntü vericidir.”
CHP’DE ‘NİYE ADAY OLMADIK’ İSTİFALARI
ÇUKUROVA: BU HİKÂYE BURADA BİTMEZ
ADANA’da yeniden aday gösterilmeyen Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin, CHP’den istifa etti. Çetin, yaptığı açıklamada, “Tanık olduğum bu kaygı verici tablo nedeniyle partimden istifa ettiğimi üzülerek açıklıyorum. Ancak bu hikâye burada bitmez” dedi. 2 dönemdir belediye başkanlığı yapan Çetin’in yerine daha önce il başkanlığı yapan Emrah Kozay aday gösterilmişti.
SEYHAN: İSTENMEDİĞİN YERE GÖRÜNME
CHP İl Kadın Kolları Başkanı Oya Tekin’i, Seyhan adayı olarak gösterdi. Bunun üzerine mevcut başkan Akif Kemal Akay, istifa ettiğini duyurdu: “Başarısı kamuoyu tarafından kabul edilen bir başkana tahammül edemeyen; tek amacı kamusal kaynakları yağmalamak olan yöneticilerin ahlak dışı yollarla işgal ettiği CHP’den istifa ediyorum. Seyhan’a hizmete devam edeceğimi bir atasözüyle duyuruyorum. ‘İstendiğin yere erinme, istenmediğin yere görünme.”
]]>