Güler, “Anayasamızın amir hükümleri var; bunun da Türk Ceza Kanunu’na yansıyan unsurları var. Bu, temelde bir ayrımcılık, bir nefret suçu.” değerlendirmesini yaptı.
Türk Ceza Kanunu’nun “Nefret ve ayırımcılık” başlıklı 122. maddesindeki “Dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığından kaynaklanan nefret nedeniyle” hükmüne dikkati çeken Güler, “Orada bütün site sakinlerinin kullandığı ortak havuzda siz hangi gerekçeyle bu insanları dışlıyorsunuz, onlara engel koyuyorsunuz? Amacınız nedir? Belli ki sizin ön yargılarınız var. Bu ön yargılarınızdan yola çıkarak birilerini töhmet altında bırakıyorsunuz, birilerini yasaklayıcı bir muamele yapmaya çalışıyorsunuz. Bu yasak. Türk Ceza Kanunu bunu açıkça yasaklamış ve 1 yıldan 3 yıla kadar da bu nefret suçunun cezalandırılacağını söylüyor.” ifadelerini kullandı.

AK Parti Grup Başkanı Güler şunları kaydetti:
“Maalesef bazı insanlarımız kendi siyasi düşüncesini, bir ön kabulle herkesin uyması gereken bir kural gibi dayatmaya çalışıyor. O insanlara ben seslenmek istiyorum, lütfen bu ön yargılarınızı, nefret diline dönüşen bu yaklaşımlarınızı terk edin. Herkese hoşgörüyle, iyi niyetle, insan sevgisiyle yaklaşmalarını tavsiye ediyorum. Buna destek veren, yol açan bazı siyasi kişilikler de var. Sosyal medyada izliyoruz, çok garip ifadelerle insanları yaftalayan, onlara nefret kusan, dininden, dilinden, ırkından, felsefi inancından dolayı ayrımcı bir yaklaşım sergileyenler maalesef sosyal medyada bazı siyasi kişilikler tarafından destek görüyor. Ben buradaki siyasi kişiliklere de seslenmek istiyorum. Toplumu ayrıştıracak, nefrete dönüştürecek bu tür uygulamalara, açıklamalara destek vermeyin. Hoşgörüyü, sevgiyi ve iyi niyeti lütfen destekleyin ve toplumumuzun barış içerisinde yaşamalarına da destek olun.”
USTA: ÇOK GERİ BİR ZİHNİYET
AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, Akçakoca’da haşema giyen kadının havuza alınmamasına tepki göstererek, “Bu tip davranışlar kabul edilemez, çok ilkel buluyorum, çok geri bir zihniyet. Site yönetimleri dönsün, kendi işlerine baksın.” dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Usta, Düzce’nin Akçakoca ilçesinde site sakini kadının haşema giydiği gerekçesiyle havuzu kullanmasının engellenmesine ilişkin AA’ya değerlendirmede bulundu.
Usta, “Özel sitede o sitenin sakinlerinden bir hanımefendi kendi kullanımına açık olan bir alanda havuza girmek istiyor. İster site yöneticisi ister oranın personeli olsun yapılan muamele kesinlikle kabul edilebilir değil. Bir site sakini gelip de ‘Sen buraya bununla giremezsin’ diyemez, böyle bir hakkı yok.” diye konuştu.
Yönetimin böyle bir karar alma hakkının da olmadığının altını çizen Usta, “Yönetim, sitenin işlerini yürütmekle yükümlüdür. Kimin neyle havuza gireceğine karar verme yetkisi kimsede yoktur. Ben o hanımefendiyi cesaretinden dolayı tebrik ediyorum. Gayet medeni bir şekilde konuşmuş, o insanları ikaz etmiş. Bunu da yargıya taşıması beni memnun etti. Türkiye’de hala bunu yapabileceğini düşünen insanlar varsa onlara karşı çok iyi bir örnek olur. Bu tip davranışlar kabul edilemez, çok ilkel buluyorum. Çok geri bir zihniyet. Artık bunlarla uğraşmasınlar. Site yönetimleri dönsün kendi işlerine baksınlar.” değerlendirmesinde bulundu.
Bu görüntülerin Türkiye’ye yakışmadığını vurgulayan Şahin, “Mahkeme sonucunda da hak yerini bulacaktır. Bunlar artık Türkiye’nin gündeminde olmaması gereken işler.” ifadelerini kullandı.

“BU ZORBALIK KABUL EDİLEMEZ”
AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Ayşe Keşir, Düzce’nin Akçakoca ilçesinde site sakini kadının haşemayla havuza girişinin engellenmesine ilişkin, “Akçakoca’da mülkiyetine ortak olduğu havuzda yapılan mülkiyet hakkının ihlali, özel hayata müdahale ve ayrımcılık suçudur. Bu bağnazlık, bu zorbalık kabul edilemez.” ifadelerini kullandı.

Keşir, sosyal medya hesabından, Düzce’nin Akçakoca ilçesinde site sakini kadının haşemayla havuza alınmamasına ilişkin yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:
“Sene olmuş 2024, hala tek derdiniz kadınların kılık kıyafeti, ne giyeceği, ne giymeyeceği? Okulda, işte, sokakta, evde, denizde ya da havuzda kadın ne giyeceğine kendi karar verir. Saygı duymayı öğreneceksiniz. Üstelik, Akçakoca’da mülkiyetine ortak olduğu havuzda yapılan mülkiyet hakkının ihlali, özel hayata müdahale ve ayrımcılık suçudur. Bu bağnazlık, bu zorbalık kabul edilemez.”
]]>Filistin haber ajansı WAFA’ya göre Devlet Başkanı Mahmud Abbas, söz konusu kararın, “uluslararası hukuka uygun olduğunu ve İsrail’in işlediği suçların ve uluslararası meşruiyetin ciddi ihlallerinin izole edilmesi yönündeki uluslararası fikir birliğine işaret ettiğini” belirtti.
Abbas, bu karara binaen Filistin’in, BM’de tam üyelik yönündeki çabalarını sürdüreceğini, henüz Filistin Devleti’ni tanımayan ülkelere de bu yönde çağrıda bulunacağını aktardı.

Söz konusu kararın, Filistin’in, tam üyeliğinin BM Güvenlik Konseyinde (BMGK) yeniden oylanması yönündeki çabalarını destekleyeceğine değinen Abbas, ABD yönetimini, İsrail’e verdiği desteği çekmeye, ülkelerin iradesine saygı göstermeye ve Filistin’in tam üyelik elde etmesi lehinde oy kullanmaya çağırdı.
Filistin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada da Filistin’in tam üyelik hakkını ezici bir çoğunlukla teyit eden Birleşmiş Milletler Genel Kurulundaki oylama ve uluslararası fikir birliğinin memnuniyetle karşılandığı belirtildi.
Fetih Hareketi de Genel Kuruldaki ezici oy çoğunluğunun, dünyanın, sömürgeci işgal sisteminin müttefikleri ve destekçilerinden ayrışarak Filistin’in tarihi haklarından yana tavır sergilediğini gösterdiğini ifade etti.
KATAR
Katar Dışişleri Bakanlığı da açıklamasında, kararı “tarihi” olarak nitelendirdi ve 143 ülkenin evet oyu vermesinin, Filistin halkının doğal, yasal ve tarihi haklarının uluslararası düzeyde tanınması anlamına geldiğini kaydetti.
Açıklamada, BMGK’nın, Genel Kurulun tavsiyesine yanıt vererek Filistin’in, “BM’ye tam üye devlet olması, uluslararası sistemdeki konumunu güçlendirmesi ve Filistin halkının meşru haklarını kullanmasına olanak sağlamasının” umut edildiği dile getirildi.
KUVEYT
Kuveyt Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında, uluslararası topluma, “Filistin meselesine adil ve kalıcı bir çözüm bulunması, Filistin halkının korunması ve kendi bağımsız devletlerini kurma yönündeki meşru haklarının desteklenmesi konusundaki hukuki ve tarihi sorumluluğunu üstlenme” çağrısında bulunuldu.
UMMAN
Kararı memnuniyetle karşılayan Umman’ın açıklamasında, Genel Kurulda söz konusu kararın kabul edilmesinin, dünya genelinin, BMGK’ya, “Filistin Devleti’ni tanıma çağrısı yaptığı” anlamına geldiği bildirildi.
IRAK
Irak Dışişleri Bakanlığının açıklamasında da, 9 ret ve 25 çekimser oya karşılık 143 devletin “evet” oyu vermesinin, Filistin halkının meşru haklarını elde etmesi konusunda verilen uluslararası desteğin “büyüklüğünü” ortaya koyduğuna işaret edildi.
“Tarihi” kararın, Filistinlilerin haklarını geri alması ve bölgede barışın sağlanması yolunda atılmış ilk adım olduğu aktarıldı.
ARAP PARLAMENTOSU
Arap Parlamentosu Başkanı Adil es-Assumi de yaptığı açıklamada, “ezici” çoğunluğun oyuyla kabul edilen kararın, Filistin meselesinin haklılığı üzerindeki fikir birliğini yansıttığını kaydetti ve BMGK’yı Filistin Devleti’nin BM’ye tam üyelik talebini tarafsız ve olumlu bir şekilde değerlendirmeye çağırdı.
BM Genel Kurulu, Filistin hakkındaki karar tasarısını kabul etti
BM Genel Kurulunda dün yapılan oylamada, Filistin’in BM üyeliğinin BM Güvenlik Konseyi’nde tekrar görüşülmesi ve gözlemci statüsünde olan Filistin’e bazı ilave haklar tanınması talep edilen karar tasarısı kabul edildi.
Türkiye’nin yanı sıra 80’e yakın ülkenin ortak sunucusu olduğu karar tasarısı, 193 üyeli BM Genel Kurulu’nda 143 “evet” oyuyla kabul edildi. Tasarı 25 “çekimser” oy alırken aralarında ABD, Arjantin, Papua Yeni Gine, Çekya ve Macaristan’ın bulunduğu 9 ülke “hayır” oyu kullandı.
Kararda, “Filistin’in BM Şartı’nın 4. maddesi uyarınca BM’ye üyelik kriterlerini yerine getirdiği ve bu nedenle BM’ye üye olarak kabul edilmesi” gerektiğine işaret edildi.
Filistin, 2011’de de BM’ye tam üyelik başvurusu yapmış ancak BMGK’de gereken desteği alamamıştı. Filistin 2012 yılında BM’de “daimi gözlemci statüsüne” kavuşmuştu.
]]>NETANYAHU’NUN ATEŞKES İKİLEMİ
İsrailli uzmanlar bu gelişmenin ardından Netanyahu’nun “bir yandan Hamas’ın elindeki esirleri geri getirecek anlaşmayı reddediyormuş gibi görünmeyi diğer yandan da aşırı sağcı ortaklarını kızdırmayı” istemediğini belirtti.
Uzmanlar, Netanyahu’nun Hamas’ın olumlu yanıtı karşısında izleyeceği yönteme ilişkin muhtemel senaryoları değerlendirdi.
İSRAİL’İN İÇ ÇEKİŞMELERİ
Yedioth Ahronoth gazetesi baş analisti Nahum Barnea, “Hamas’ın Gazze’deki lideri Yahya Sinvar evet dediğinde” başlıklı yazısında, “Muhtemelen Sinvar bizi aldatıyor çünkü o da hazırladığı öneriyi mevcut hükümetin kabul etmeyeceğini biliyor” ifadesini kullandı.
Barnea, İsrail’in, Gazze’nin güneyindeki Refah’a saldırıya karşı çıkan ABD’lileri teskin etmek için esir takası ve ateşkes görüşmeleri kapsamında Kahire’ye heyet gönderebileceğini belirtti.
Kahire’ye müzakere heyetinin gönderilmesi Netanyahu adına İsrail iç siyasetinde önem arz ediyor.
Barnea, “Netanyahu ne Hamas’ın elindeki esirleri yüzüstü bırakan ve anlaşmaya karşı çıkan biri, ne de anlaşmaya hazır ve koalisyonundaki aşırı sağcı ortaklarına ihanet eden biri olarak görünmek istiyor” değerlendirmesinde bulundu.
“HÜKÜMET KORKU İÇİNDE”
Sinvar’ın hazırladığı karşı teklif, İsrail’i sinir bozan yeni bir tartışma turuna sürüklüyor.
Barnea’ya göre rehineler, yakınlarının kendilerinden haberi olmaksızın esaret altında ölüyor; hükümet ise şüphe içinde korkmuş ve boğazına kadar bölünmüşlüğe batmış halde.
“HAMAS’IN TEKLİFİ KABUL ETMESİ İSRAİL’İ ŞAŞIRTTI”
Haaretz gazetesi yazarı İsrailli askeri analist Amos Harel, “Hamas’ın ‘evet’ tuzağına düşen Netanyahu, İsrail ile ABD’nin arasını açıyor” başlıklı yazısında ateşkes görüşmelerine yer verdi.
Harel, “Hamas’ın, arabuluculara esir takası anlaşması önerisini kabul ettiğini açıklaması İsrail’i şaşırttı. Son günlerde müzakereler tamamen çöküşün eşiğindeymiş gibi görünüyordu” ifadesini kullandı.
ABD’DEN GÜVENCE TALEBİ
İsrailli uzmanlara göre son aylarda anlaşmaya varılmasının önündeki en büyük engel Hamas’ın İsrail ordusunun Gazze’den tamamen çekilmesi ile çatışmaların durdurulması yönündeki talebi.
Netahyahu’nun Refah’a saldırı düzenleme tehditleri sebebiyle Hamas’ın son günlerde ABD’den güvence talebinde bulunduğunu iddia ediliyor.
“NETANYAHU TEKLİFİ REDDEDECEK”
İsrailli siyasi kaynaklar, Mısır’ın önerdiği ve Tel Aviv’in iki hafta önce kabul ettiği anlaşmayı güncellemek için Mısır ve ABD’nin dün gece İsrail’in arkasından anlaşmaya varmış olabileceğini bildirdi.
Bu açıklamaların, Netanyahu’nun Hamas’tan gelen olumlu yanıtın ardından söz konusu öneriyi reddedeceğinin ilk işareti olduğu iddia ediyor.
“HAMAS, İSRAİL İLE ABD’NİN ARASINI AÇTI”
İsrailli analistler, müzakerelerde ilerleme kaydedilme şansını hala düşük görüyor.
Ancak Hamas, olumlu tepkisiyle İsrail ile ABD’nin arasını açmayı başarmış olabilir.
İsrailli analist, “Savaş kabinesi üyesi Benny Gantz ve Gadi Eisenkot’un Hamas’ın tutumundaki değişikliğe ve Netanyahu’nun açıkça olumsuz yanıtına nasıl tepki vereceğini göreceğiz” ifadelerini kullandı.
TOP ARTIK İSRAİL’DE
Mısır-Katar önerisi daha önce İsrail tarafından kabul edilmese de Hamas’ın bu öneriye verdiği olumlu yanıt kartları yeniden dağıttı.
İsrail hükümetinin artık öneriye olumlu mu yoksa olumsuz mu yanıt vereceğine karar vermesi gerekiyor.
Tel Aviv, öneriye olumlu yanıt vermesi durumunda saldırıları birinci ve ikinci aşamada sonlandırmayı kabul etmiş olacak.
Olumsuz yanıt vermesi durumunda ise dünyanın gözünde savaşı bitirime imkanını reddetmiş olacak.
İSRAİL’İN REFAH SALDIRISI
Hamas Hareketi Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye, 6 Mayıs’ta Katar ve Mısır’a, Gazze Şeridi’nde ateşkes anlaşmasına ilişkin önerilerini onayladığını bildirmişti.
İsrail ordusunun, Refah’ın doğusundaki bazı mahallelerin boşaltılmasını istemesinin gölgesinde atılan bu adımın ardından İsrail Savaş Kabinesi, Refah’ta saldırılara devam kararı almıştı.
İsrail ordusu 7 Mayıs’ta Gazze’nin Refah bölgesine kara saldırısı başlatarak Mısır’la olan sınır kapısının Gazze tarafını ele geçirdiğini duyurmuştu.
İsrailli uzmanlar, bu gelişmeler karşısında Netanyahu’nun “bir yandan Hamas’ın elindeki esirleri geri getirecek anlaşmayı reddediyormuş gibi görünmeyi diğer yandan da koalisyondaki aşırı sağcı ortaklarını kızdırmayı” istemediğini belirtti.
Uzmanlar, Netanyahu’nun Hamas’ın olumlu yanıtı karşısında izleyeceği yönteme ilişkin muhtemel senaryoları değerlendirdi.
NETANYAHU KÖŞEYE SIKIŞTI
Yedioth Ahronoth gazetesi baş analisti Nahum Barnea, “(Hamas’ın Gazze’deki lideri Yahya) Sinvar evet dediğinde” başlıklı yazısında, “Muhtemelen Sinvar bizi aldatıyor çünkü o da hazırladığı öneriyi mevcut hükümetin kabul etmeyeceğini biliyor.” ifadesini kullandı.
Barnea, İsrail’in, Gazze’nin güneyindeki Refah’a saldırıya karşı çıkan ABD’lileri teskin etmek için esir takası ve ateşkes görüşmeleri kapsamında Kahire’ye heyet gönderebileceğini belirtti.
Kahire’ye müzakere heyetinin gönderilmesinin Netanyahu adına İsrail iç siyasetinde önem arz ettiğine dikkati çeken Barnea, “Netanyahu ne Hamas’ın elindeki esirleri yüzüstü bırakan ve anlaşmaya karşı çıkan biri, ne de anlaşmaya hazır ve koalisyonundaki aşırı sağcı ortaklarına ihanet eden biri olarak görünmek istiyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Önerilen ateşkes teklifine ilişkin Barnea, şunları kaydetti:
“Sinvar’ın hazırladığı karşı teklif, İsrail’i sinir bozan yeni bir tartışma turuna sürüklüyor. Öyle ki kaçırılan İsrailliler, yakınlarının kendilerinden haberi olmaksızın esaret altında ölüyor; öte yandan hükümet şüphe içinde korkmuş ve boğazına kadar bölünmüşlüğe batmışken güvenlik birimleri, yorgun ve zayıf düşmüş durumda.”
TUZAĞA DÜŞTÜ
Haaretz gazetesi yazarı İsrailli askeri analist Amos Harel, “Hamas’ın ‘evet’ tuzağına düşen Netanyahu, İsrail ile ABD’nin arasını açıyor” başlıklı yazısında, “Hamas’ın, arabuluculara esir takası anlaşması önerisini kabul ettiğini açıklaması İsrail’i şaşırttı. Son günlerde müzakereler tamamen çöküşün eşiğindeymiş gibi görünüyordu.” ifadesini kullandı.
Müzakerede asıl meselenin anlaşma önerisinin içeriğiyle ilgili olduğunu kaydeden Harel, “Son aylarda ateşkes anlaşmasına varılmasının önündeki en büyük engelin Hamas’ın İsrail ordusunun (Gazze’den) tamamen çekilmesi ile çatışmaların durdurulması yönündeki talebi” olduğunu kaydetti.
Harel, “Netahyahu’nun Refah’a saldırı düzenleme tehditleri sebebiyle Hamas’ın son günlerde ABD’den güvence talebinde bulunduğunu” belirtti.
İsrailli analist, “İsrailli siyasi kaynaklar, Mısır’ın önerdiği ve Tel Aviv’in iki hafta önce kabul ettiği anlaşmayı güncellemek için Mısır ve ABD’nin dün gece İsrail’in arkasından anlaşmaya varmış olabileceğini bildirdi.” yorumunu yaptı.
Bu açıklamaların, Netanyahu’nun Hamas’tan gelen olumlu yanıtın ardından söz konusu öneriyi reddedeceğinin ilk işareti olduğunu savunan Harel, “Sadece iki gün önce, Başbakan ve sözcüleri, İsrail medyasının Netanyahu’ya karşı, Hamas’ı suçlama üzerinden görüşmeleri sabote etmeye çalıştığına yönelik asılsız suçlamalarda bulunduğunu öne sürmüştü.” ifadesini kullandı.
İsrailli analist, Netanyahu’nun koalisyonunun çökmesi ve sağcı seçmen tabanını kaybetme endişesi ile bir kez daha anlaşmaya olumsuz yanıt vereceğini öngörüsünde bulunarak, bunu da “İsrail’in Hamas’ı yenilgiye uğratması gerektiği” iddiasıyla meşrulaştıracağını kaydetti.
HAMAS İSRAİL İLE ABD’NİN ARASINI AÇTI
Arabulucuların taraf tutmayıp, İsrail’in onayına bağlı olan bir çözüm önerisi sunduğunu aktaran Harel, “Sonuçta arabulucuların görevlerini sadakatle yerine getirdikleri, İsrail’in de onayını alan öneriyi biraz değişiklik yaparak Hamas’a sunduğu görülüyor.” açıklamasında bulundu.
Harel, “Diğer bir deyişle, müzakerelerde ilerleme kaydedilme şansı hala düşük. Ancak Hamas, olumlu tepkisiyle İsrail ile ABD’nin arasını açmayı başarmış olabilir.” değerlendirmesini yaptı.
İsrailli analist, “Savaş kabinesindeki Ulusal Birlik Partisi bakanları Benny Gantz ve Gadi Eisenkot’un Hamas’ın tutumundaki değişikliğe ve Netanyahu’nun açıkça olumsuz tepkisine nasıl tepki vereceğini göreceğiz.” ifadelerini kullandı.
ÖNERİLER FARKLI İDDİASI
İsrail ordusunun eski Askeri İstihbarat Dairesi Başkanı Tamir Hayman, İsrail’de yayın yapan Kanal 12’nin internet sitesinde yayınlanan yazısında, “Hamas’ın ateşkes anlaşmasında İsrail’in kabul etmeyeceği bir tuzak gizlemiş olabileceğini” savundu.
Hamas’ın kabul ettiği önerinin, İsrail’in onayladığından “çok farklı” olduğunu savunan Hayman, önerideki temel anlaşmazlık noktalarının Gazze’deki savaşın bitirilmesi ve serbest bırakılacak esirler olduğunu öne sürdü.
Hayman, “İlk aşamada arabulucuların önerisi İsrail açısından kabul edilebilir çünkü öneride ‘savaşın durdurulması’ ibaresi yer almıyor ancak daha belirsiz olan başka bir ibare var. O da faaliyetlerin durdurulması; bu da İsrail’in gelecekte istemesi durumunda savaşı yenilemek için esneklik sağlıyor.” ifadesini kullandı.
İSRAİL’İN KOZU KALMAYACAK
İsrail’in öneriyi kabul etmesinin önündeki bir diğer engele ilişkin Hayman, “Tel Aviv yönetiminin anlaşma kapsamında serbest bırakılacak Filistinli mahkumları ret yetkisinden vazgeçmesi” olduğunu ve bunun “oldukça önemli olduğunu” belirtti.
Hayman, Tel Aviv’in takas anlaşmasının maddelerine göre ilk aşamada, her İsrail askeri için 30’u müebbet hapis cezası verilmiş 50 Filistinliyi serbest bırakmasının istendiğine işaret etti.
Hamas’ın isteği doğrultusunda ilk aşamanın sonunda müebbet hapis cezası verilmiş 150 kişinin serbest kalacağını ve İsrail’in buna müdahale edemeyeceğini kaydeden Hayman, “Eğer bu olursa, İsrail Hamas’la bağlantılı dünyadaki tüm mahkumları, tüm tehlikeli mahkumları serbest bırakacak. Böyle bir durumda ise İsrail’in ikinci aşama için elinde hiçbir pazarlık kozu olmayacak.” ifadesini kullandı.
Hayman, bu maddeye göre, İsrail’in Hamas için gerçekten önemli isimlerin her birini serbest bırakacağını belirtti.
KARTLARIN YENİDEN DAĞITILMASI
İsrail’in Yedioth Ahronoth gazetesi analistlerinden Avi Sakharov, Mısır-Katar önerisinin daha önce İsrail tarafından kabul edilmese de Hamas’ın bu öneriye verdiği olumlu yanıtın “kartları yeniden dağıttığını” ifade etti.
Topun yeniden İsrail’in sahasında olduğunu ifade eden Sakharov, İsrail hükümetinin artık öneriye olumlu mu yoksa olumsuz mu yanıt vereceğine karar vermesi gerektiğini vurguladı.
Sakharov, Tel Aviv’in öneriye olumlu yanıt vermesi durumunda saldırıları birinci ve ikinci aşamada sonlandırmayı kabul etmiş olacağını, olumsuz yanıt vermesi durumunda ise dünyanın gözünde savaşı bitirime imkanını reddetmiş olarak görüleceğini aktardı.
Hamas Hareketi Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye, 6 Mayıs’ta Katar ve Mısır’a, Gazze Şeridi’nde ateşkes anlaşmasına ilişkin önerilerini onayladığını bildirmişti.
İsrail ordusunun, Gazze Şeridi’nin güneyinde zorla yerinden edilmiş Filistinlilerin sığındığı Refah’ın doğusundaki bazı mahallelerin boşaltılmasını istemesinin gölgesinde atılan bu adımın ardından İsrail Savaş Kabinesi, Refah’ta saldırılara devam kararı almıştı.
İsrail ordusu 7 Mayıs’ta Gazze’nin Refah bölgesine kara saldırısı başlatarak Mısır’la olan sınır kapısının Gazze tarafını ele geçirdiğini duyurmuştu.
Kartepe Ertuğrulgazi Anadolu Lisesi 11. sınıf öğrencisi olan Canpolat, CERN’in düzenlediği “CERN Solvay Student Camp”a tam burslu olarak kabul edildi. Dünya genelinde 650 öğrencinin başvurduğu ve 60 öğrencinin kabul gördüğü kampa Türkiye’den sadece Canpolat seçildi. Canpolat, seçilen 60 öğrenci ile birlikte parçacık fiziği ve programlama alanında çalışan bilim insanları tarafından verilen derslere katılacak. Öğrenciler; büyük patlama, dünyanın oluşumu, atom parçacığı gibi konuları ele alacak, araştırma projeleri üzerinde çalışacak, deneyler yapacak ve parçacık hızlandırıcıları ile deney merkezlerini ziyaret edecek. 26 Mayıs’ta İsviçre’ye gidecek olan Canpolat, bir hafta boyunca çalışmalarda yer alacak.

“Bilim insanlarından bilgi alacağım”
3 yıllık çalışmasının ardından CERN tarafından kabul edildiğimi söyleyen Baran Ekin Canpolat, “Yaptığımız çalışmalarımızın hepsini belgelendirdik ve CERN’in iletişim mailine gönderdik. İngilizce sınavlarını da başarıyla bitirince bana sertifika verdiler. Bunun sonucunda da başvurumuzu yaptık. 3 yıldır yürüttüğümüz çalışmalar var. Konferanslar düzenliyoruz, bilim insanlarını davet ediyoruz, online seminerler veriyoruz. Bunun sonunda da emeğimizin karşılığını aldığımızı düşünüyorum. Oradaki bilim insanlarından stem, mühendislik ve fizik alanlarından, atom altı parçacıkları hakkında bilgi alacağım. Bu kampa 650’den fazla öğrenci başvurdu. Dünya üzerinde 80’den fazla ülke başvurdu ve yalnızca 60 ülke kabul gördü. Türkiye’de bu ülkelerin arasında” dedi.

“Tıp alanında kendimi geliştirmek istiyorum”
Canpolat, 650 öğrenci arasından seçildiğini ifade ederek, “Ülkem adına da, kendim adıma da gururluyum. Türkiye’den bir tek ben seçildim. Öğretmenlerime çok teşekkür etmek istiyorum. Bana bu süreçte çok iyi danışmanlık yaptılar. Okul müdürüme de bize bu imkanları sunduğu için çok teşekkür ediyorum. Hedefim tıp fakültesi. Tıp alanında kendimi geliştirmek istiyorum. ‘CERN ile tıpı nasıl ilişkilendirdin?’ diye soracak olursanız eğer, atom altı parçacıklar ve parçacık fiziği kanser teşhislerinde önemli etken. CERN’deki deneylerde bunları gözlemleyip ülkeme geldiğim zaman ve gelecekte deneyimlerimi kullanmayı hedefliyorum” açıklamasında bulundu.
“Neden bu bir öğrenci bizim okulumuzdan olmasın?”
Okulun eğitim sistemini anlatan fizik öğretmeni Duygu Güney, “Okulumuzla sınava öğrenci kabul ediyoruz. Öğrencilerimizin okulumuza geldikten sonra birçok alanda projeler geliştirmelerine, kendileri göstermelerine imkan sağlamaya çalışıyoruz. Bu sebeple okulumuzda farklı alanlarda, farklı kültürlerde proje tabanlı eğitim yapmaya çalışıyoruz. Öğrencilerimize hiçbir şeyin imkansız olmadığını aşılamaya çalışıyoruz. CERN kampına başvururken de Türkiye geneline sadece bir öğrenci kabul edileceğini, hatta belki onun bile olmayacağını bize söylendi. Çünkü 80’den fazla ülke başvurmuştu, sadece 60 öğrenci kabul görecekti. Ama biz yine de ‘Neden bu bir öğrenci bizim okulumuzdan olmasın?’ diye yola çıktık” diye konuştu.

“Baran birçok öğrenciye de ilham oldu”
Baran Ekin Canpolat’a 3 yıl boyunca danışmanlık yaparak destek verdiğini ve onu yalnız bırakmadığını dile getiren Güney, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Baran Türkiye’den çıkan gurur olarak hepimizi temsil edecek”
Baran’a 3 yıl boyunca destek olan matematik öğretmeni Esra Tuğçe Bal ise kabul aşamasının zor geçtiğini söyleyerek, “Bizim için sürpriz oldu. Baran tam burslu olarak İsviçre’ye gidiyor. Seyahat ve konaklamayı her şekilde onlar karşılayacak. Baran’ın CERN’de olacağı süre bir hafta olacak. Dönüşte de bütün deneyimlerini bizlere aktarabilecek. Baran, Türk ve dünyanın her yerinden mühendislerle iletişim kurabilecek. Aynı zamanda Türk kültürünü tanıtabilecek. Baran çok yönlü bir kişilik. Aynı zamanda bağlama çalabilen ve sesi de güzel olan arkadaşımız. İsviçre’de Malatya’dan, Türkiye’den çıkan gurur olarak hepimizi temsil edecektir” ifadelerini kullandı.
“Bu başarı Kocaeli adına çok gurur verici”
Öğrencinin başarısıyla gurur duyduğunu belirten okul müdürü Mesut Tekin, “Öğretmenler odasında ana sloganımız şu; ‘Ülkeye, bayrağa, vatana, evlatlarımıza borcumuz var’ Bütün birikimimizi, tecrübemizi, öğrendiklerimizi çocuklarımıza aktarmamız gerekiyor. Bize emanet edilen bu toprakları gençler daha ileriye taşıyacak. Öğretmen arkadaşlarıma samimi gayretleri için teşekkür ediyorum. Bu 3-4 yıllık çabanın sonucu. Bu başarı; okul, öğretmen arkadaşlarım ve Kocaeli adına çok gurur verici. İnşallah önümüzdeki süreçte başarılar daha da artarak devam edecek çünkü biz tarlaya tohum ekmeye devam ediyoruz. O tohumlar elbet bir gün verecektir. Sefer bizden zafer Rabbimizden. Biz çalışacağız, çabalayacağız” dedi.
GENEL ŞARTLAR
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48 inci maddesinde yazılı genel şartları taşımak,
Erkek adaylar için muvazzaf askerlik çağına gelmemiş veya askerlik çağına gelmiş ise muvazzaf askerlik hizmetini yapmış, erteletmiş veya askerlik hizmetinden muaf olmak,
ÖZEL ŞARTLAR
1) Kıdemli Yazılım Mimarı (1 Kişi – Aylık brüt sözleşme ücret tavanının 4 katına kadar)
1) Bilgisayar mühendisliği, yazılım mühendisliği, elektrik mühendisliği, elektronik mühendisliği, elektrik ve elektronik mühendisliği veya endüstri mühendisliği bölümlerinden ya da bunlara denkliği/eşdeğerliği Yükseköğretim Kurulu’nca kabul edilmiş yükseköğretim kurumlarından mezun olmak; lisans mezuniyetinden sonra olmak kaydıyla yazılım, yazılım tasarımı ve geliştirilmesi ile bu sürecin yönetimi konusunda veya büyük ölçekli ağ sistemlerinin kurulumu ve yönetimi konusunda en az 8 yıllık mesleki tecrübeye sahip olduğunu belgelendirmek. (Mesleki tecrübenin belirlenmesinde; bilişim personeli olarak 657 sayılı Kanuna tabi kadrolu veya aynı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası ile 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi sözleşmeli statüdeki hizmetler ve Sosyal Güvenlik Kurumuna tabi özel kesimde bilişim personeli olarak geçtiği belgelenen hizmet süreleri dikkate alınır. Çalışılan yerlerden alınacak ıslak imzalı veya elektronik-imzalı çalışma belgelerinde bilişim personeli olarak ilgili yerlerde çalışıldığının belgelendirilmesi gerekmektedir.)
2) Bilgisayar çevre birimlerinin donanımı ve kurulan ağ yönetimi güvenliği hakkında bilgi sahibi olmaları kaydıyla biri Java olmak üzere güncel programlama dillerinden en az ikisini bildiğini belgelendirmek.
Kıdemli Bilişim Uzmanı (2 Kişi – Aylık brüt sözleşme ücret tavanının 3 katına kadar)
1) Bilgisayar mühendisliği, yazılım mühendisliği, elektrik mühendisliği, elektronik mühendisliği, elektrik ve elektronik mühendisliği veya endüstri mühendisliği bölümlerinden ya da bunlara denkliği/eşdeğerliği Yükseköğretim Kurulu’nca kabul edilmiş yükseköğretim kurumlarından mezun olmak; lisans mezuniyetinden sonra olmak kaydıyla yazılım, yazılım tasarımı ve geliştirilmesi ile bu sürecin yönetimi konusunda veya büyük ölçekli ağ sistemlerinin kurulumu ve yönetimi konusunda en az 5 yıllık mesleki tecrübeye sahip olduğunu belgelendirmek. (Mesleki tecrübenin belirlenmesinde; bilişim personeli olarak 657 sayılı Kanuna tabi kadrolu veya aynı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası ile 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi sözleşmeli statüdeki hizmetler ve Sosyal Güvenlik Kurumuna tabi özel kesimde bilişim personeli olarak geçtiği belgelenen hizmet süreleri dikkate alınır. Çalışılan yerlerden alınacak ıslak imzalı veya elektronik-imzalı çalışma belgelerinde bilişim personeli olarak ilgili yerlerde çalışıldığının belgelendirilmesi gerekmektedir.)
2) Bilgisayar çevre birimlerinin donanımı ve kurulan ağ yönetimi güvenliği hakkında bilgi sahibi olmaları kaydıyla biri Java olmak üzere güncel programlama dillerinden en az ikisini bildiğini belgelendirmek.
Bilişim Uzmanı (9 Kişi – Aylık brüt sözleşme ücret tavanının 2 katına kadar)
1) Bilgisayar mühendisliği, yazılım mühendisliği, elektrik mühendisliği, elektronik mühendisliği, elektrik ve elektronik mühendisliği, elektronik ve haberleşme mühendisliği, endüstri mühendisliği, bilişim sistemleri mühendisliği, matematik mühendisliği, matematik bölümlerinden ya da fen, fen-edebiyat, eğitim ve eğitim bilimleri fakültelerinin bilgisayar ve teknoloji üzerine eğitim veren bölümlerinden veya bunlara denkliği/eşdeğerliği Yükseköğretim Kurulu’nca kabul edilmiş yükseköğretim kurumlarından mezun olmak; lisans mezuniyetinden sonra olmak kaydıyla yazılım, yazılım tasarımı ve geliştirilmesi ile bu sürecin yönetimi konusunda veya büyük ölçekli ağ sistemlerinin kurulumu ve yönetimi konusunda en az 3 yıllık mesleki tecrübeye sahip olduğunu belgelendirmek. (Mesleki tecrübenin belirlenmesinde; bilişim personeli olarak 657 sayılı Kanuna tabi kadrolu veya aynı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası ile 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi sözleşmeli statüdeki hizmetler ve Sosyal Güvenlik Kurumuna tabi özel kesimde bilişim personeli olarak geçtiği belgelenen hizmet süreleri dikkate alınır. Çalışılan yerlerden alınacak ıslak imzalı veya elektronik-imzalı çalışma belgelerinde bilişim personeli olarak ilgili yerlerde çalışıldığının belgelendirilmesi gerekmektedir.)
2) Bilgisayar çevre birimlerinin donanımı ve kurulan ağ yönetimi güvenliği hakkında bilgi sahibi olmaları kaydıyla biri Java olmak üzere güncel programlama dillerinden en az ikisini bildiğini belgelendirmek.
Çözümleyici (2 Kişi)
1) Bilgisayar mühendisliği, yazılım mühendisliği, elektrik mühendisliği, elektronik mühendisliği, elektrik ve elektronik mühendisliği, elektronik ve haberleşme mühendisliği, endüstri mühendisliği, bilişim sistemleri mühendisliği, matematik mühendisliği, matematik bölümlerinden ya da fen, fen-edebiyat, eğitim ve eğitim bilimleri fakültelerinin bilgisayar ve teknoloji üzerine eğitim veren bölümlerinden veya bunlara denkliği/eşdeğerliği Yükseköğretim Kurulunca kabul edilmiş yükseköğretim kurumlarından mezun olmak.
2) Biri Java olmak üzere güncel programlama dillerinden en az ikisini bildiğini belgelendirmek.
3) En az D düzeyinde YDS veya eşdeğerliği ÖSYM tarafından kabul edilmiş bu düzeyde yabancı dil belgesine sahip olmak.
4) Kamu veya özel sektördeki bilgi işlem merkezlerinde lisans mezuniyeti sonrası en az 1 yıl programcı olarak çalışmış olmak ve bu tecrübeyi belgelendirmek.
5) 2022 KPSS P3 puan türünden en az 60 puana sahip olmak.
Programcı (2 Kişi)
1) Bilgisayar mühendisliği, yazılım mühendisliği, elektrik mühendisliği, elektronik mühendisliği, elektrik ve elektronik mühendisliği, elektronik ve haberleşme mühendisliği, endüstri mühendisliği, yapay zeka mühendisliği, bilişim sistemleri mühendisliği, matematik mühendisliği, matematik bölümlerinden ya da fen, fenedebiyat, eğitim ve eğitim bilimleri fakültelerinin bilgisayar ve teknoloji üzerine eğitim veren bölümlerinden veya bunlara denkliği/eşdeğerliği Yükseköğretim Kurulunca kabul edilmiş yükseköğretim kurumlarından mezun olmak.
2) Biri Java olmak üzere güncel programlama dillerinden en az ikisini bildiğini belgelendirmek.
3) En az D düzeyinde YDS veya eşdeğerliği ÖSYM tarafından kabul edilmiş bu düzeyde yabancı dil belgesine sahip olmak.
4) 2022 KPSS P3 puan türünden en az 60 puana sahip olmak.
BAŞVURU ŞEKLİ-YERİ-TARİHİ
Başvurular www.yok.gov.tr adresinde yer alan ilandaki “Başvuru Formu”nun doldurulmasından sonra, fotoğraf yapıştırılmak ve imzalanmak suretiyle aşağıda sayılan belgelerle birlikte (Yükseköğretim Kurulu Personel Dairesi Başkanlığı Üniversiteler Mahallesi 1600.Cadde No: 10 06800 Bilkent-Çankaya/ANKARA) adresine 22/03/2024-05/04/2024 tarihleri arasında (en geç son başvuru tarihinde) anılan adreste olacak şekilde şahsen, elden veya posta yoluyla yapılacaktır. Postada meydana gelebilecek gecikmeler nedeniyle zamanında ulaşmayan başvurular ile belgesi eksik olanların başvuruları kabul edilmeyecektir.
İLANIN TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ!
]]>