Kudüs bildirisi, İstanbul Recep Tayyip Erdoğan Anadolu İmam Hatip Lisesi bahçesinde bayrak töreninde okul yöneticileri, öğretmenler ve öğrencilerin katılımıyla okundu. Bildiri, İstanbul’un çeşitli ilçelerindeki diğer okullarda da kapanış törenlerinde öğrenciler tarafından seslendirildi. Önümüzdeki hafta da Türkiye genelindeki okullarda açıklama devam edecek.
“ZULMÜN KARŞISINDA DURUYORUZ”
Törende bildiriyi okumak üzere kürsüye gelen İstanbul Recep Tayyip Erdoğan Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Hüseyin Şahin, “Bugün 100 yıldır coğrafyamızı işgal eden, bölen, parçalayan, kan döken emperyalistlerin devam eden zulümlerine karşı duruşumuzun bir ifadesi olarak buradayız” dedi. Emperyalizmin maşası olan Siyonist İsrail’in Ortadoğu’da kan dökmeye devam ettiğini belirten Şahin, batılı emperyalistlerin de iddia ettikleri bütün değerleri ayaklar altına alarak ne kadar iki yüzlü ve pragmatist olduklarını insanlığa gösterdiklerini aktardı.
“BÜTÜN İNSANLIK SINIFTA KALDI”
Refah’ta son yaşanan saldırılara da yer verilen bildiriye özetle şöyle devam edildi:
Refah’ta yüzlerce ailenin evi yakıldı. Çocuklar parçalandı. Anneler, babalar öldürüldü. Acımasız katiller güvenli bölge olarak addedilen Refah’ı vurdular. Ne erzak ne yardım ne de bir kelam yeter oradaki acıyı anlatmaya. Bir anne çocuğunun parçalarını yerden topladı. Bir baba enkazın altından yanan çocuğunu çıkardı. Ne ahlak kaldı ne izan kaldı ne nizam. Bütün insanlık sınıfta kaldı. Bütün adalet yerle yeksan oldu, bütün insan hakları yerin dibine battı. Orada bir çocuk açlıktan ölürken tüm kuruluşlar cehennemin dibine battı.
“İSRAİL’İ TARİHİN ÇÖPLÜĞÜNE GÖNDERECEĞİZ”
Ey Müslümanlar. Ciğerimiz yanıyor, kalbimiz dağlanıyor. Geçen her dakika her saniye yüzlerce insanın canına mâl oluyor. Ve asıl kahrolacağımız nokta koskoca İslâm âlemi sadece ve sadece kınamakla yetiniyor. Batsın petrolleriniz, batsın doğal gazlarınız, batsın altın rezervleriniz, bir bebek hunharca katlediliyorsa batsın iktidarlarınız. Bu süreçten sonra tüm bu sistemin yetersizliği artık aşikâr. İslam’ın ve insanlığın umudu olmaya gayret edeceğiz. Biz çalışacağız, biz uğraşacağız. Ey İsrail! Belki 10 belki 20 belki 30 sene ama bir gün geleceğiz. Bugünün inanmış gençliği Hz. Ömer’in, Selahaddin Eyyubi’nin, Yavuz Sultan Selim’in ruhu ile gelecek işgal ettiğin o topraklardan seni, çöplüğün en derinlerine göndereceğiz.

KÜRESEL ÇAĞRI
Bu bildiriye kulak veren kardeşim, onurumuzu şerefimizi, haysiyetimizi korumak için seni de bu bildiriye destek vermeye davet ediyorum. Tüm okullar tek yürek olarak bu zulmü lanetlemeye bu vahşeti dil ile ikrar etmeye davet ediyoruz. İnsanlık nazarında ve Allah katında bu çağrılarımız ve dualarımız kabul olsun. Tek yürekle kahrolsun İsrail. Yaşasın küresel intifada. Yaşasın Filistin direnişimiz.
Beşikdüzü ilçe merkezinde toplanan halka seslenen Akşener, Millet İttifakı’na, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne karşı muhalefetin gücünü artırmak üzere katıldıklarını belirterek, “Bizim partimiz sizin sesinizi duyurmak için kuruldu ve bu sesi duyurmak için de elimizden geleni yaptık. Bize dediniz ki sizi takip edeceğiz, sizin göreviniz bizim sesimiz olmak ve iktidara da dediniz ki sen de bize hizmet edeceksin. Hizmet etmen için seni tekrar seçtik. Şimdi zerimize düşeni yapıyoruz. Fakat bu ucube sistemin getirdiği ittifak sistemine mecbur kaldığımız için, muhalefet edenlerin güç kazanabilmesi için, bu ittifak işlerinin birisine dahil olduk” dedi.
‘TÜRKİYE’Yİ TERCİH ETTİK’
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni değiştirme hedeflerine ulaşamadıklarını kaydeden Akşener, “2018’de yapılan anketleri gördük ve 2019’a girerken hemşeriniz Koray Aydın geldi ve bana dedi ki, ‘Bu seçmen umutsuz halde, bu ucube sistemi değiştirmeye yönelik yetersiz kaldığını hissediyor. Ben de kendisine ‘Ne yapalım abi’ dedim. O da bana, ‘Cumhuriyet Halk Partisi’ne gidelim belediye dahilinde bir ortaklaşmayı, ittifakı teklif edelim’ dedi. Sonrasında Sayın Kılıçdaroğlu’ndan randevuyu bizzat ben aldım ve gittim, görüştü. Allah’ım şahittir ki, ‘Bize İYİ Parti mi Türkiye mi?’ dendiğinde Türkiye’yi tercih ettik. Sonuç itibarıyla İstanbul ve Ankara kazanıldı. Sayın Erdoğan dedi ki, ‘İstanbul’u alan Türkiye’yi alır.’ Sonrasında 2023 seçimlerine giderken sözümüzü duyuramadık. O, onu dedi; bu bunu dedi; söylemlerinden yorulduk. Sonra İç Anadolu Mansur Bey’i istedi, Ege ve Marmara sizler Ekrem İmamoğlu’nu istedi derken bunlar aday olmadı ve sonuç itibarıyla bu sistemi değiştiremedik. Bu sistem, yamuk bir sistem” diye konuştu.
‘SAYIN ERDOĞAN YAPACAK BUNU’
Emekliler, atanamayan öğretmenler ve mülakatlara ilişkin konuşan Akşener, “10 bin lira emekli maaşı ile 5 bin lira kira veren emekli geçinemez. Buradan Erdoğan’a diyorum ki; Sayın Erdoğan, emeklilere bu bayramda 7 bin lira ikramiye vereceksin. 11 bin lira emeklilere seyyanen zam vereceksin. En düşük emekli maaşını asgari ücret seviyesine çıkaracaksın. Seçime kaldı 13 gün; bunu yaptın, yaptın. Şu 13 günde emekliyi rahat ettirirsen oylarını alabilirsin ona diyecek bir şeyimiz yok. Sayın Erdoğan yapacak bunu. Diyorlar ki Meral Akşener, Erdoğan’a oy istiyor. Ne alakası var kardeşim. Ama yapmadığı takdirde oylarınıza talibim. Verin elinizi, tutun elimi. Bu süreçte 2028’e kadar muhalefet nasıl yapılır size göstereyim. 2’nci olarak da 2024 seçimlerine giderken 100 bin öğretmen atayacaksın. Sayın Erdoğan, atayacaksın. Atamıyorsa eğer öğretmenlerin oylarını istiyorum. Tutun elimi, güç verin görün, nasıl yapılırmış. 3’üncü olarak da mülakatın kaldırılacağını hepimiz söyledik. Kaldır kardeşim. Şimdi diyorlar ki para yok. Hadi oradan be Suriyelilere para buluyorsun da emekliye, öğretmene mi bulamıyorsun?” dedi. (