Kanser – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Mon, 02 Dec 2024 21:09:48 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Aynısefa Bitkisinin Faydaları Bitmek Bilmiyor! https://www.foxtvhaber.com.tr/aynisefa-bitkisinin-faydalari-bitmek-bilmiyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/aynisefa-bitkisinin-faydalari-bitmek-bilmiyor/#respond Mon, 02 Dec 2024 21:09:48 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/aynisefa-bitkisinin-faydalari-bitmek-bilmiyor/ AYNISEFA BİTKİSİNİN FAYDALARI NELERDİR?
Aynısefa bitkisinin faydalarından söz etmek gerekirse, insan sağlığı için en önemli olanları üzerinden örneklendirmeler yapılabilir.

-Anti bakteriyel özelliği ile mikroplara karşı iyi bir doğal tedavi seçeneğidir.
-Kulaklarda meydana gelen enfeksiyonların tedavisinde kullanılabilir.
-Derinin kollajen üretimini arttırarak daha sıkı bir cilde kavuşulmasına olanak verir.
-Boğazlarda oluşan ağrılarda ilaç tedavisine destek olabilir.
-Vücutta meydana gelen toksinleri atıcı özelliği ile bilinir.
-Ağız içerisindeki iltihaplarda iltihap sökücü olarak kullanılabilir.
-Mide kanserinde mide çeperini koruyucudur.
-Mide ülseri ve gastrit problemlerinde ilaç tedavisini destekleyici olarak tercih edilebilir.
-Yüksek antioksidan içeriği ile kanserli hücrelere karşı savaş açar.
-Sindirimi kolaylaştırıcı etkileri ile bilinir.
-Safra kesesi rahatsızlıkları için tercih edilebilir.
-Kalp ve damar hastalıklarında ilaç tedavisinin yanı sıra doğal bir terapi seçeneği olarak kullanılabilir.
-Menopozun etkilerini en aza indirir.
-Deri iltihabı tedavisinde etkili bir terapi yöntemidir.
-Mide kramplarına iyi gelir.
-Hem bedeni hem de ruhu sakinleştirici olarak tüketilebilir.
-Merhem şeklinde hazırlanarak ciltte meydana gelen yara, kesik ve yanıkların tedavisinde uygulanabilir.
-Basurun iyileşmesini sağlar.
-Meme kanseri yüzünden radyoterapi gören kişilerde olası cilt iltihaplarını engelleme özelliğine sahiptir.

AYNISEFA BİTKİSİ NASIL TÜKETİLEBİLİR?
Aynısefa bitkisinin en sık kullanım şekillerinden birisinin çay şeklinde demlenerek tüketilmesi olduğu söylenebilir. Sarı ya da turuncu renkli aynısefa çiçeklerinin kurutulması ve çay şeklinde demlenmesi ile tüketilebilecek olan aynısefa bitkisi faydalarını içilmeye başlandığı ilk andan itibaren gösterebilmektedir. Aynısefa bitkisinin faydalarını görebilmek amacıyla hazırlanacak olan çayın tavsiye edilen karışım oranı da bir bardak çay için bir çay kaşığı ölçüsünde kurutulmuş aynısefa çiçekleridir. Çayı hazırlama yöntemi olarak ise kurutulan yaprakların suya atılması ve yaklaşık olarak 15 dakika kadar kaynatıldıktan sonra ocaktan alınarak demlenmeye bırakılması olduğu söylenebilir. Demleme işleminin ardından doğrudan tüketilebilecek olan aynısefa bitkisi çayı arzuya göre bal ya da limon ile tatlandırılabilir. Tüm bunların yanı sıra dileyen kişiler aynısefa bitkisinin faydalarını görebilmek amacıyla bu bitkinin çiçeklerini salatalarında da kullanabilmektedir.

AYNISEFA BİTKİSİNİN YAN ETKİLERİ NELERDİR?
Aynısefa bitkisinin faydalarını görmek isteyen kişilere bu bitkiyi çocuklar üzerinde kullanacaklarsa muhakkak haricen kullanmaları önerilmektedir. Cilt yaralanmaları konusunda açık yaraların üzerine doktor tavsiyesi olmadan sürülmemesi gereken aynısefa bitkisi papatya ailesinden olan bitkilere karşı herhangi bir alerjisi bulunan kişiler tarafından da tercih edilmemelidir. Aynısefa bitkisinin olası yan etkileri ise cilt yüzeyinde döküntü ve kızarıklık olarak kendisini göstermektedir.

AYNISEFA BİTKİSİNİ HAMİLELER KULLANABİLİR Mİ?
Hamilelerde ve emziren annelerde aynısefa bitkisinin kullanımı tavsiye edilmemektedir. Hamile kalma konusunda çaba gösteren kişilerde de yine aynısefa bitkisinin tüketilmesinin riskli olduğu söylenebilmektedir. Aynısefa bitkisi ile ilgili yapılan araştırmalar, diğer ilaçlar ya da diğer bitkiler ile etkileşimi konusunda net bir sonuç vermemektedir. Ancak diyabet hastası olanlar üzerinde yapılan deneyler sonucunda bu tür hastalarda çeşitli yan etkilere neden olabileceğinden ötürü diyabet sorunu ile mücadele eden kişilerin aynısefa bitkisini kullanmaya başlamadan önce doktorlarına danışmaları önerilmektedir.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/aynisefa-bitkisinin-faydalari-bitmek-bilmiyor/feed/ 0
Aloe VeraFaydaları Nelerdir? Aloe Vera Çiçeği Ve Bitkisi Ne İşe Yarar, Yağı Nelerde Kullanılır? https://www.foxtvhaber.com.tr/aloe-verafaydalari-nelerdir-aloe-vera-cicegi-ve-bitkisi-ne-ise-yarar-yagi-nelerde-kullanilir/ https://www.foxtvhaber.com.tr/aloe-verafaydalari-nelerdir-aloe-vera-cicegi-ve-bitkisi-ne-ise-yarar-yagi-nelerde-kullanilir/#respond Mon, 02 Dec 2024 21:09:39 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/aloe-verafaydalari-nelerdir-aloe-vera-cicegi-ve-bitkisi-ne-ise-yarar-yagi-nelerde-kullanilir/ Aloe vera, yapılan araştırmalar sonucu birçok faydası olduğu kaıtlanan, zambakgiller familyasından olan kaktüse benzer bir bitkidir. Aloe Vera bitkisinin popülerliği çok eski zamanlardan günümüze kadar hala devam etmektedir. Kozmetik ürünleri de dahil olmak üzere birçok ilaç tedavisinde kullanılan aloe vera bitkisi ülkemizin güney bölgelerinde, sıcak alanlarda daha çok yetişmektedir. Yaprakları içerisinde saydam jöleye benzer bir özsu bulunduran aloe vera bitkisi faydaları ile adeta şifa dağıtıyor. Peki aloe vera bitkisi faydaları nelerdir? Evde de yetiştirilebilen aloe vera bitkisini yetiştirmenin püf noktaları nelerdir? Aloe vera nasıl kullanılır? İşte aloe vera hakkında tüm merak edilenler…

ALOE VERA NASIL KULLANILIR?

Aloe Vera bitkisi iki şekilde kullanılır. Bunlardan biri ağız yolu ile diğeri ise cilde uygulanan şekildedir. Ağız yolu ile tüketilmesi vücudun sindirim, boşaltım ve sinir sistemine fayda sağlar, cilde uygulanarak tüketildiğinde ise cilt için şifa olmaktadır.

Aloe Vera bitkisinin dibinden bir yaprağını alın ve kökten uca doğru küçük küçük kırıklarla bitkiyi ayırın. İçerisinde bulunan jeli, ağız yolu ile veya cilde temas ile tüketebilirsiniz.

ALOE VERA BİTKİSİNİN FAYDALARI NELERDİR?

  • Aloe Vera sindirim sistemini kuvvetlendirir.
  • Mide rahatsızlıklarını en aza indirmektedir.
  • Cilt derisi üzerinde kompres bazlı tedavi unsuru haline gelen bu bitki, yıpranmış hücreleri yenilerken, onarma ve nemlendirme amaçlı da kullanılabilmektedir.
  • Aloe vera yağı veya aloe vera sabunu cilde uygulandığında özellikle kuru ciltlerde sık karşılaşılan dökülme ve kızarıklık sorunlarını iyileştirmeyi sağlar.
  • Yanıklar, deri iltihaplanmaları ve güneş ışınlarının zararlı etkileri sonucu oluşan yanıklar aloe veranın bileşenleri sayesinde tedavi edilmektedir.
  • Kolon kanseri riskini azaltır.
  • Bağırsak hastalıkları tedavisinde kullanılır.
  • Bağırsak mantarlarını giderir.
  • Böbrekleri hastalıklardan koruma etkisine sahip olan aloe veranın vücuttaki enzimleri depolama özelliğine sahip olduğu bilinmektedir.
  • Enfeksiyon oluşumunu engeller.
  • Metabolizmayı hızlandırır.
  • Kana oksijen aşılayan aloe vera bitkisinin iltihap problemlerinde de tedavi edici yapıya sahip olduğu gözlemlenmiştir.
  • Aloe vera akne tedavisinde kullanılır.
  • Güneş yanığına faydalıdır. Antioksidan özelliği sayesinde cilt yanıklarını hızlı şekilde tedavi eder.
  • Cildin yaşlanmasını önler.
  • Aloe vera bitkisi kanser tümörlerinin oluşmasını başlangıç aşamasında engelleyebilir.
  • Kolesterol seviyesini dengede tutar.
  • Kalp damar sağlığına faydalıdır.
  • Kan akışının hızlanmasını sağlayarak damar tıkanıklığını önler.
  • Aloe vera jeli ve sabunu ufak cilt alerjileni tedavi eder.
  • Aloe vera depresyon ve ruhi bozukluklara neden olan sorunları ortadan kaldırabilir.
  • Aloe vera bitkisi radyasyon etkilerini azaltabilir.
  • Aloe veranın mikrop öldürücü özelliği vardır.
  • Vücuda mineral ve vitamin depolar.
  • Diyabete iyi geldiği gözlemlenmiştir.
  • Böcek sokmalarına karşı aloe vera jeli faydalıdır.
  • Aloe vera kremi sivilceleri ortadan kaldırmaya yardımcı olur.
  • Egzama ve sedef hastalığına iyi gelir.
  • Aloe vera bitkisi kaynatılarak içildiğinde astım hastalığının etkisini azaltır.
  • Göz iltihaplarını aloe vera suyu ile hafifletir.
  • Aloe vera jeli veya aloe vera kremi donmadan kaynaklanan doku hasarlarına faydalıdır.
  • Elma ile alındığında aloe vera suyu müshil görevi görür.

ALOE VERA NASIL YETİŞTİRİLİR?

Bahçe de yetiştirildiği gibi evde saksı içerisinde de kolaylıkla yetiştirebileceğiniz bir bitkidir Aloe Vera. Saksı dibinden sürekli yeni filizler verir. Bu filizleri kesip başka saksıya ekebilirsiniz. Bu çoğalmasını sağlayacaktır.

Aloe Vera bitkisi bol güneş ve hafif esinti alan yerleri sever. Özellikle akşam rüzgarını seven bu bitkinin en sevdiği mevsim İlkbahar mevsimidir. Hava sıcaklığı 10 derecenin altına düştüğünde dışarıya çıkarılmaması gerekir. Soğuk havadan çok kolay etkilenen bir bitkidir. Yaprakları ve kök kısmında ani donmalar ve bunun sonucu çürümeler görülebilir.

Aloe Vera çiçeğinin toprak değişimi yılda 1 kere sıcak ayların başlangıcı olan Nisan ayında yapılmalıdır. Humuslu ve mineral bakımından zengin toprakları seven aloe vera bitkisine, muhakkak gübre ve torf da ilave edilmelidir. Zengin ve besleyici toprak bitkinin kolaylıkla kendine gelmesini sağlayacaktır. Bitkinin saksısının en fazla bir numara büyük olması gerekir.

ALOE VERA YETİŞTİRİLİRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN PÜF NOKTALAR…

  • Kışın 10 günde 1 defa yazın ise hafta 1-2 defa ortam sıcaklığına bağlı sulanması kafidir. Sulama yapıldığında saksı içerisindeki toprağın her yerine aynı orantıda su verilmesine özen gösteriniz. Aloe Vera çiçeğinin toprağı çamurumsu kıvamda olmamalıdır.
  • Bitkinize kesinlikle çeşme suyu kullanmayın. Aşırı klor bitkinin kök gözeneklerini kapatarak yapraklarının sağlıksız görünmesine neden olur.
  • Bitki yaz aylarında kesinlikle direk güneş altında bırakılmamalıdır. Direk güneş yapraklarının bozulmasına neden olmaktadır.
  • Aloe vera çiçeğinin sağlıklı gelişebilmesi ve bol yaprak açması için kesinlikle kaliteli bitki toprağı kullanılmalıdır. Toprağının vitaminsiz ve kalitesiz olması aloe vera çiçeğinin gelişimine engel olabilir.
  • Aloe vera çiçeği saksısı nisan mayıs ayında senede 1 defa değiştirmeniz uygundur.
  • Direk güneş ışığı almayan yerlerde bakılmalıdır. Aksi taktir de aloe vera çiçeğinin yaprakları sarabilir ve verim almak zorlaşabilir.

Kansersavar bu besini yemeyen bin pişman olur! İşte kanser düşmanı besinler ve diğer faydaları... Hibiskus çayı faydaları nelerdir? Hibiskus çayı nasıl demlenir? İşte hibiskus çayı faydaları Cevizi suda 1 gece bekletip içerseniz o hastalığın dermenı oluyor! İşte süper besin cevizin faydaları…

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/aloe-verafaydalari-nelerdir-aloe-vera-cicegi-ve-bitkisi-ne-ise-yarar-yagi-nelerde-kullanilir/feed/ 0
Rahim Ağzı Kanserinin Belirtileri Nelerdir? Rahim Ağzı Kanseri Belirtileri Nasıl Anlaşılır ve Semptomları Neler? https://www.foxtvhaber.com.tr/rahim-agzi-kanserinin-belirtileri-nelerdir-rahim-agzi-kanseri-belirtileri-nasil-anlasilir-ve-semptomlari-neler/ https://www.foxtvhaber.com.tr/rahim-agzi-kanserinin-belirtileri-nelerdir-rahim-agzi-kanseri-belirtileri-nasil-anlasilir-ve-semptomlari-neler/#respond Mon, 02 Dec 2024 21:09:30 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/rahim-agzi-kanserinin-belirtileri-nelerdir-rahim-agzi-kanseri-belirtileri-nasil-anlasilir-ve-semptomlari-neler/
  • ABONE OL
  • GENÇ YAŞLARDA DA GÖRÜLÜYOR

    Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre her yıl tüm dünyada 500.000 yeni rahim ağzı kanseri olgusu tanı alıyor ve 250.000 kadın rahim ağzı kanserinden ölüyor. Rahim ağzı kanseri özellikle geri kalmış ülkelerde görülen bir sağlık sorunudur. Genellikle 30-50 yaş civarında ortaya çıkan rahim ağzı kanseri son yıllarda genç kadınlarda da görülmeye başlamıştır. Kadınlarda en çok görülen kanser sıralamasında meme kanseri ilk sırada yer almasına rağmen, yaşamı tehdit edici özelliği nedeniyle rahim ağzı kanseri, meme kanserinin önüne geçmektedir.

    HPV VE SİGARA KULLANIMI ÖNEMLİ RİSK FAKTÖRLERİ

    Serviks kanserinin gelişimimdeki en önemli risk faktörü HPV’dir. 100 den fazla tipi olan bu virüsün bazı tiplerinin kanser gelişiminde rol oynadığı tespit edilmiştir. HPV cinsel yolla bulaşır. Genital siğillere yol açtığı gibi hiçbir bulgu da vermeyebilir. Ayrıca sigara kullanımı da tüm kanserlerde olduğu gibi rahim ağzı kanseri için önemli bir nedendir.

    RAHİM AĞZI KANSERİ BELİRTİLERİ:

    1.Cinsel ilişki sonrası kanama

    2.Adet dışı kanama

    3.Kanlı akıntı

    4.Pis ve kötü kokulu akıntı

    5.Bel ve kasık ağrısı

    PAPSMEAR TESTİ HASTALIĞIN KONTROLÜNDE ETKİLİ

    Rahim ağzı kanseri, düzenli muayene ve tarama programları ile kontrol altına alınabilen, erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilen bir kanser türüdür. Günümüzde bu kanserin taramasında kullanılan en yaygın yöntem PAPsmear testidir. Aktif cinsel yaşamı olan her kadının yılda bir kez düzenli olarak yaptırması gereken smear testi ile rahim ağzında henüz kanseri dönüşmemiş ancak kanserin ön lezyonları olan anormal yapılar tespit edilerek, hasta tam olarak sağlığına kavuşturulmaktadır. Ayrıca smear testine ek olarak yapılan HPV tarama testi de kanser gelişiminin önlenmesi acısından büyük öneme sahiptir.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/rahim-agzi-kanserinin-belirtileri-nelerdir-rahim-agzi-kanseri-belirtileri-nasil-anlasilir-ve-semptomlari-neler/feed/ 0
    Kemoterapinin kıyısından döndü: 100 binde 5 kişide görülüyor https://www.foxtvhaber.com.tr/kemoterapinin-kiyisindan-dondu-100-binde-5-kiside-goruluyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/kemoterapinin-kiyisindan-dondu-100-binde-5-kiside-goruluyor/#respond Sun, 14 Jul 2024 23:48:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=15465 İstanbul’da yaşayan Şükran Ayalp isimli kadın, midesinde dolgunluk, ani kilo kaybı, iştahsızlık gibi şikayetlerle hastaneye gitti. Ayalp’ın ilk sonuçları pankreas kanserini işaret etti ancak Otoimmün pankreatit” olduğu çok geç olmadan anlaşıldı. Yüz binde 5 kişide görülen hastalık hakkında Prof. Dr. Özdil açıklamalarda bulundu.

    Ani kilo kaybı, iştahsızlık gibi şikayetlerle Biruni Üniversite Hastanesi’ne başvuran Ayalp’in pankreasında kitle olduğu tespit edildi. Kitle, ilk tetkiklerde pankreas kanseri gibi görülse de durumdan şüphelenen Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Kamil Özdil, yeniden biyopsi istedi. Tetkikleri değerlendiren Özdil, Şükran Ayalp’in aslında kanser olmadığını fark etti ve kanser kitlesine çok benzeyen, yüz binde 5 kişide görülen “Otoimmün pankreatit” hastalığı teşhisini koydu. 55 yaşındaki kadın hasta ilaçla tedavi altına alınırken kitlede küçülme tespit edildi.

    KİTLE KANSERE İŞARET EDİYORDU

    Teşhis ve tedavi sürecini anlatan Prof. Dr. Kamil Özdil, “Ayrıntılı tetkikler ve görüntülemelerde hastanın pankreasında 5 cm civarında bir kitle tespit ettik. Radyolojik görüntülere göre kitle oradaki damarlara tutunmuş olduğu için ameliyat aşamasını da geçmiş olan bir pankreas kitlesiydi, tamamen kanser görünümüne sahipti. Bunu üzerine kemoterapi alabilmesi için EUS (endoskopik ultrasonografi) dediğimiz yöntemle pankreastan biyopsi aldık. Biyopside kötü hastalığı çağrıştıran hücre saptayamadık. Bundan emin olmak için bir kez daha biyopsi alıp başka bir merkezde de bunu değerlendirdik. Tüm bulguları üst üste topladığımız zaman hastada kanser görünümünde ortaya çıkan ama kanser olmayan, ottiomun pankreatit denilen hastalığı tespit ettik” dedi.

    BİYOPSİ AVANTAJ OLDU

    Başlanan tedavi ile kitlenin neredeyse tamamının kaybolduğunu belirten Prof. Dr. Özdil, birçok vakada ancak ameliyat aşamasında ottiomun pankreatit tanısının koyulabildiğini ifade ederek, “Hasta, bu hastalığın tespit edilememesi nedeniyle aslında ameliyat gereksinimi olmadığı halde ameliyata alınabilmekte. EUS’la yapılan biyopsi ile tanının tam netleşmiş olması, bu hasta için bir avantaj oldu. Hasta, kemoterapi veya ameliyat gereksinimi olmadan tedavi görmüş oldu” şeklinde konuştu.

    Her kitlenin kötü huylu tümör olmayacağını, bunun çok dikkatli bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Kamil Özdil, sözlerini şöyle noktaladı:
    “Otoimmün pankreatit nadir görülen bir hastalık. 100 binde 5 ila 3 civarında görülme oranı mevcut. Her gördüğümüz kitle kanser olmayabilir. Onun için hastayı iyi değerlendirdikten sonra ona uygun testleri yapıp gerekiyorsa mutlaka biyopsi alıp değerlendirilmeli. Bu vakada da gördüğümüz gibi nadir de olsa birey için hayatın akışını değiştirebiliyor.”

    İKİ DEFA BİYOPSİ YAPILDI

    Gittiği başka bir merkezde de kitlenin pankreas kanseri olarak değerlendirilmesi üzerine zor günler yaşayan Şükran Ayalp, “Kamil hocanın bilim ahlakı bizi doğru yola götürdü. Ona çok teşekkür ediyorum. Hastalığımın üzerinde tekrar durdu. ‘Bunun ne olduğunu bilmemiz gerekir ki tedaviyi ona göre yapalım’ dedi. Onun üzerine ikinci bir biyopsi daha yapıldı ve neticede kanser olmadığı anlaşıldı. Gereksiz yere ameliyat olmadan ya da kemoterapi almadan, otoimmün pankreatit adı verilen hastalık olması sebebiyle tedavinin steroidler üzerinden yapılacağı ortaya çıktı” diye konuştu.

    ‘DİBE GİTTİM, TEKRAR YUKARI ÇIKTIM’

    Kısa sürede yaşadığı karmaşık duyguları da anlatan Ayalp, “Dibe gittim, tekrar yukarı çıktım. İlk kanser ihtimalinde ölümü çok düşündüm ama sağ olsun eşim bana çok destek oldu, ilgisini gösterdi. O beni biraz daha güçlü tutmaya çalıştı. Şimdi soru işaretlerim var ama hayata olumlu bakıyorum” dedi.

    Tedavisi bir aydır devam eden Şükran Ayalp’in durumu hızla iyiye gidiyor.

    KAYNAK: İHA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/kemoterapinin-kiyisindan-dondu-100-binde-5-kiside-goruluyor/feed/ 0
    En hareketli Haziran ayı olabilir! İşte bir ay için yaşanan bilimsel gelişmeler… https://www.foxtvhaber.com.tr/en-hareketli-haziran-ayi-olabilir-iste-bir-ay-icin-yasanan-bilimsel-gelismeler/ https://www.foxtvhaber.com.tr/en-hareketli-haziran-ayi-olabilir-iste-bir-ay-icin-yasanan-bilimsel-gelismeler/#respond Thu, 27 Jun 2024 23:48:05 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=13710 Bilim ve teknoloji dünyasında ortaya çıkan her keşif ve yapılan her deneyle insanoğlu, evrenin karmaşık işleyişini anlamaya daha da yaklaşıyor. Haziran ayında öne çıkan bazı bilimsel gelişmeler.

    PROSTAT KANSERİNE, TÜKÜRÜK TESTİ 

    Londra’daki Kanser Araştırmaları Enstitüsünün (ICR) ve “The Royal Marsden NHS Foundation Trust”tan araştırmacılar, prostat kanseriyle bağlantılı DNA’daki genetik farklılıkları saptayan test geliştirdi. Araştırmacılar, yeni geliştirilen tükürük testinin, hızlı büyüyen ve yayılma ihtimali bulunan kanseri, var olan kan testlerine kıyasla daha yüksek oranda belirlediğini saptadı.

    Araştırmanın “Barkod 1” adı verilen ilk deneyinde, 55-69 yaş aralığındaki 6 bin 142 erkeğin tükürüğü incelendi. Prostat kanserine bağlı 130 genetik farklılık üzerinden değerlendirilen tükürük testlerinde, yalnızca kan testleriyle belirlenemeyecek hızlı büyüyen ve yayılma ihtimali bulunan kanser hücreleri daha kolay tespit edildi. Araştırma sonucunda, tükürük testlerinin, Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRI) taramalarından ve standart kan testlerinden daha güvenilir sonuçlar sağladığı saptandı.

    YENİ KAN TESTİ, MEME KANSERİNİN NÜKS ETMESİNİ SAPTAYABİLİYOR

    ICR’den araştırmacılar, farklı tiplerde meme kanserine yakalanan 78 kişiden hastalığın teşhisi, ameliyat ve kemoterapi aşamaları sonrasında topladıkları numuneleri “ultra hassas” veri oluşturduğunu söyledikleri “sıvı biyopsi” yöntemiyle alınan kan testiyle inceledi. Araştırmacılar, yeni test uygulamasında hastalardan 1 yıl boyunca her 3 ayda ve sonraki 5 yıl boyunca da her 6 ayda bir kan alarak deneklerin takibini yaptı.

    Araştırmada, testin, hastalığın belirtileri yeniden ortaya çıkmadan ya da taramalarda fark edilmeden yaklaşık 15 ay öncesine kadar tespit edilebileceği görüldü. Testin, hastaların kanına kanser hücrelerince salınan ve DNA yapısında 1800 civarında mutasyona yol açan değişiklikleri algıladığı belirtilen araştırmada, bu kan testi aracılığıyla 11 kadında meme kanserinin nüks edeceğinin önceden tespit edildiği açıklandı.

    İLK YAPAY KORNEA NAKLİ

    İngiltere’nin güneydoğusundaki Surrey bölgesinde yaşayan Cecil Farley, 15 yıl boyunca sağ gözünde sorun yaşadı ve bir süre sonra da bu gözündeki görme yetisini kaybetti.

    Farley’e görme yetisini geri kazandırmak için insan korneasıyla yapılan bir önceki ameliyat başarısız oldu ve doktorlar bir sonraki ameliyatın da başarısız olabileceği uyarısında bulundu.

    Farley’in gözüne şubatta yapay kornea implantı yerleştirildi. Bu uygulamayla görme yetisini geri kazanan 91 yaşındaki Farley, İngiltere’de yapay kornea nakli yapılan ilk kişi oldu.

    KANSER RİSKİ FLORESAN BOYALARLA AZALTILABLİR 

    Oxford Üniversitesinden bilim insanları tarafından yürütülen çalışmada, prostat kanseri olan 23 erkeğe, prostatlarını almak üzere ameliyata girmeden önce işaretleyici floresan boya enjekte edildi. Floresan boya, kanser hücrelerini ve bunların pelvis ve lenf düğümleri gibi diğer dokulara yayıldığı yerleri vurguladı.

    Floresan boya, çıplak gözle görülemeyen küçük kanserli dokuları aydınlatarak cerrahların, sağlıklı dokuyu koruyarak her bir kanser hücresini çıkarmasını sağlıyor. Bu ise ameliyat sonrası olası yan etkilerin daha az yaşanması anlamına gelebilir.

    Çalışmada yer alan Oxford Üniversitesinden Prof. Dr. Freddie Hamdy, yaptığı açıklamada, cerraha, kanser hücrelerinin nerede olduğunu ve yayılıp yayılmadığını görmesi için ikinci bir çift göz verdiklerine işaret ederek, bu teknikle tümörden yayılan ve daha sonra tekrardan geri gelme ihtimali olan hücreler de dahil olmak üzere tüm kanseri ortadan kaldırabileceklerini belirtti.

    Hamdy, ilk defa ameliyat sırasında prostat kanserinin bu kadar ince ayrıntılarını gerçek zamanlı olarak görmeyi başardıklarını dile getirerek, “inkontinans ve erektil disfonksiyon” gibi yaşamı etkileyen gereksiz yan etkileri azaltmak için prostat çevresindeki sağlıklı yapıları mümkün olduğunca koruyabildiklerini vurguladı.

    ÇİN UZAY ARACI İLKİ BAŞARDI

    Çin’in Ay’ın karanlık yüzüne gönderdiği “Çang’ı 6” keşif aracı, topladığı kaya ve toprak örnekleriyle Dünya’ya döndü.

    Çang’ı 6, bugüne dek Ay’ın karanlık yüzeyinden kaya ve toprak örneği toplayan ilk keşif görevi olurken Çin de bunu yapan ilk ülke oldu.

    KANSER TESPİTİ İÇİN YAPAY ZEKA

    İskoçya’nın Glasgow Üniversitesinden yapay zeka uzmanları ve kanser hakkında çalışmalar yapan bilim insanlarından oluşan bir ekip, kanser hastalıklarının teşhisinin kolaylaşması için yapay zeka teknolojisinden yararlandı.

    Araştırmacılar, geliştirdikleri “Histomorfolojik Fenotip Öğrenme” (HPL) adlı bilgisayar programıyla patologların kanser teşhisi koymasının kolaylaşıp hızlanabileceğini açıkladı.

    ABD Kanser Enstitüsünün Kanser Genom Atlası veri tabanındaki 452 hastanın akciğer doku örneklerinin binlerce yüksek çözünürlüklü görüntüyü toplayan araştırmacılar, görüntüleri analiz etmek ve görüntülerdeki örüntüleri tespit etmek için kendi kendini eğiten bir algoritma geliştirdi.

    Araştırmacılar, görüntüleri binlerce küçük kareye ayıran algoritmanın, doku örneklerindeki hücrelerin görsel özelliklerini tanıma ve sınıflandırma sürecinde kendini eğiterek yüzde 99 doğruluk oranıyla ayrım yapabildiğini saptadı.

    Doktorlar, kanserin tekrarlama olasılığını ve zamanlamasını yüzde 64 doğru tahmin ederken, HPL’de bu oranın yüzde 72 olduğu gözlemlendi.

    YENİ BALIK TÜRÜ “SAURON”

    “Neotropical Ichthyology” dergisinde yayımlanan makalede bir grup uluslararası araştırmacının Amazon Nehri’nde piranalarla yakın akraba yeni pacu türünü keşfettiği bildirildi.

    Keşfedilen yeni türün üzerinde dikey siyah bir çizgi ile turuncu renklerin hakim olduğu belirtilen makalede, bu renklerin J.R.R. Tolkien’in Yüzüklerin Efendisi serisinde büyük ve ateşli gözü simgeleyen “Sauron” karakteriyle benzerlik gösterdiği ifade edildi. Makalede, yeni keşfedilen türe “Myloplus Sauron” isminin verildiği duyuruldu.

    ŞEMPANZELERİN ANTİBİYOTİK ÖZELLİKLİ BİTKİ YEDİĞİ KEŞFEDİLDİ 

    Oxford Üniversitesinden araştırmacılar, 8 ay boyunca Uganda’daki Budongo Ormanı’nda yaşayan iki şempanze grubunu ve tükettikleri 13 bitki türünü araştırdı. Neubrandenburg Uygulamalı Bilimler Üniversitesi araştırmacıları tarafından incelenen bitkilerin iltihap sökücü ve antibiyotik özelliklerinin bulunduğu gözlendi.

    Hastalık belirtisi gösteren şempanzelerin, iyileşmek için yaprak yeme ve kabuk çiğneme gibi davranışlar sergiledikleri ortaya çıktı. Şempanzelerin parazitlerden kurtulmak amacıyla da yaprak yedikleri, çalıların kabuklarındaki yumuşak dokuyu, benzer rahatsızlıklarını iyileştirmek için çiğnedikleri tespit edildi.

    KAYNAK: AA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/en-hareketli-haziran-ayi-olabilir-iste-bir-ay-icin-yasanan-bilimsel-gelismeler/feed/ 0
    Uzman isimden uyarı: Dikkate alınmayan kilolar o hastalığa davetiye çıkarıyor https://www.foxtvhaber.com.tr/uzman-isimden-uyari-dikkate-alinmayan-kilolar-o-hastaliga-davetiye-cikariyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/uzman-isimden-uyari-dikkate-alinmayan-kilolar-o-hastaliga-davetiye-cikariyor/#respond Mon, 20 May 2024 23:24:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=11066 İnsan sağlığının en yüksek seviyelerde olumsuz olarak etkilenmesine neden olan obezite ile ilgili son yapılan araştırma sonrası uzman isimlerden peş peşe uyarılar gelmeye devam ediyor. Yapılan araştırmalarda 30’un üzerinde kanser çeşidine neden olan birinci unsur ise yine obezite olarak raporlandı. Uzmanlar, erken teşhisten önce hastalıktan korunma yollarının önemine dikkat çekiyor.

    Fazla kilo ve obezite kanser riskini artırıyor. İsveç’te kanserle ilgili yaklaşık 40 yıllık bir süreçte 4 milyondan fazla kişinin verileri incelenerek yapılan araştırmada, vakaların yüzde 40’ının aşırı kilo ile bağlantısı tespit edildi. Araştırmada 30’un üzerinde kanser çeşidi obeziteyle ilişkilendirildi.

    “OBEZİTE ASLINDA BİRÇOK SİSTEMİMİZİ ETKİLİYOR”

    Obezitenin birçok hastalığa davetiye çıkardığı gibi kanser tehlikesini de beraberinde getirebileceğinin altını çizen Prof. Dr. Mehmet Artaç, “Son zamanlarda obeziteyle ilişkili kanserlerin arttığı ve obezitenin aslında sanıldığından daha fazla birçok kanserle ilişkili olabileceğine dair yeni yayınlar ortaya çıktı. Özellikle İsveç’te yapılan bir araştırmada, sadece 13 kanserin değil, bunun dışında 30’un üzerinde kanserin obeziteyle ilişkili olabileceği ortaya konmuştu. Tabii aslında bu sonuçlar çok sürpriz değil. Obeziteyle çok ilişkili olduğunu bildiğimiz kanserler, kolon kanseri, endometriyum kanseri, meme kanseri gibi kanserler obeziteyle ilişkili. Ama obezite tabii ki aslında birçok sistemimizi etkiliyor. Obeziteyle birlikte bir insülin direnci oluyor. Büyüme faktörleri, salınımı artıyor. Yine obeziteyle birlikte obez hastalarda yanlış beslenme, aşırı beslenme sonucunda bağırsak florasındaki mikrobiyota dediğimiz floradaki değişiklik ve bunun çeşitliliğinin değişmesi immün sistemi, bağışıklık sistemini de zayıflatabiliyor ve bu bağışıklık sisteminin zayıflaması tabii ki kanser gelişimini kolaylaştırabiliyor” dedi.

    “BİRÇOK SEBEP, KANSERLEŞMEYİ ETKİLİYOR”

    Prof. Dr. Artaç, “Obeziteyle ayrı bir mücadele, obezite sadece kardiyovasküler hastalıkları, şeker, diyabet gibi metabolik hastalıkları tetiklemiyor aynı zamanda kanser için de önemli bir etiyolojik faktör. Tabii kanser deyince böyle tek bir sebebi, nedeni ortaya koymak mümkün değil. Birçok sebep, kanserleşmeyi tetikliyor. Ama tabii ki sigara ve obezite burada iki önemli parametre gibi duruyor. Dolayısıyla ne yediğimiz ve yapımız, aktivitemiz, hareketliliğimiz kanser gelişiminde önemli bir etkileyici faktör gibi görünüyor” şeklinde konuştu.

    “KANSERİN YÜZDE 80 İLE 90’I BİR TAKIM ÖNLENEBİLİR SEBEPLER YÜZÜNDEN”

    Erken teşhis kadar önlemlerin de hayati önem taşıdığının altını çizen Prof. Dr. Mehmet Artaç, “Erken teşhis hayat kurtarır ama erken teşhisten öte hastalığa yakalanmamak için neler yapabiliriz, hangi tedbirleri alabiliriz? Bu da çok önemli. Dolayısıyla birincil korunma önemli. Sağlıklı beslenme, hareketlilik, spor yapmak ve sigaradan ve alkolden uzak durmak bizim kansere karşı kendimizi korumaya alabileceğimiz en önemli koruma yolları. Tabii kanser nedenlerine baktığımızda bu nedenlerin yüzde 10’unun ancak genetik nedenlerle ilişkili olduğunu görüyoruz. Yani aslında kanserin yüzde 80 ile 90’ı bir takım önlenebilir sebepler yüzünden olmakta. O yüzden de bu önlenebilir sebepler üzerine toplumu bilgilendirmek önemli” diye konuştu. 

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/uzman-isimden-uyari-dikkate-alinmayan-kilolar-o-hastaliga-davetiye-cikariyor/feed/ 0
    Emine Erdoğan’dan Nijerya’da önemli çağrı https://www.foxtvhaber.com.tr/emine-erdogandan-nijeryada-onemli-cagri/ https://www.foxtvhaber.com.tr/emine-erdogandan-nijeryada-onemli-cagri/#respond Fri, 17 May 2024 02:48:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=10819 Emine Erdoğan, Nijerya’nın başkenti Abuja’da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Üyesi Afrika Ülkelerinin Kanserle Mücadele Farkındalığının Artırılması ve Destek Programı’nın bugünkü oturumunda onur konuğu olarak katılımcılara hitap etti.

    Konuşmasına Türk halkının en içten sevgilerini ileterek başlayan Emine Erdoğan, Afrika’nın doğal güzellikleri, kültürel çeşitliliği ve her ülkede karşılaştığı içten misafirperverliğin, her gelişinde kendisini derinden etkilediğini belirtti.

    Program dolayısıyla dünyanın farklı köşelerinden gelen ülke temsilcileriyle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Emine Erdoğan, “13. İslam Zirvesi marjında Türkiye’de düzenlediğimiz ilk oturumun ve yayınladığımız ‘İstanbul Deklarasyonu’nun üzerinden 8 yıl geçti. 2018 yılında Burkina Faso’da ve şimdi de Nijerya’da gerçekleştirilen seminerler, seneler önce ektiğimiz tohumların filizlendiğini gösteriyor.” diye konuştu.

    Emine Erdoğan, etkinliğin hayırlara vesile olması ve ülkeler arasında ilim ve şifa köprüleri kurması dileklerini de iletti.

    Dünya Sağlık Örgütünün gelecek 15 yıl içinde 30 milyona yakın insanın kansere yakalanacağını, yarısından fazlasının ise hayatını kaybedeceğini öngördüğünü aktaran Emine Erdoğan, “Günümüzde, küresel ölçekte her 6 ölümden birisi kanser yüzünden gerçekleşiyor.” dedi.

    Kanser vakalarının yüzde 90’ının çevresel faktörlerden kaynaklandığına dikkati çeken Emine Erdoğan, hastalıktan önce ona sebebiyet veren, yaşanan çevrenin değişen kimyasının konuşulması gerektiğini belirtti.

    Emine Erdoğan, “Bugün Afrika’da kanser kaynaklı ölümler, AIDS, tüberküloz, sıtma gibi bulaşıcı hastalıkların toplamından daha fazla can kaybına neden oluyor. Bu tablo karşısında, tüm Afrikalı kardeşlerim adına soruyorum; daha önce kıtada çok ender görülen kanser vakaları neden böylesine arttı? Cevap, hepimizi ürkütecek kadar yalın, Afrikalıyı koruyan yerel yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarıyla birlikte sağlık hali kayboldu.” diye konuştu.

    Çağın aşıladığı tüketim kültürü sebebiyle binlerce yıldır nesilden nesile aktarılan kadim yaşam öğretilerine sırt dönüldüğüne işaret eden Emine Erdoğan, geçmişte Asya’da, Anadolu’da ve Afrika’da, şifayı hayatın merkezine alan bir hayat tarzının hakim olduğunu anımsattı.

    Geleneksel öğretilerin, sağlık ile doğal yaşam bağlantısını vurguladığını, İslam dininin helal ve temiz gıdayı emrettiğini aktaran Emine Erdoğan, şöyle konuştu:

    “Evimizi ve soframızı işgal eden kimyasallar ile mücadele etmekten bizi ne alıkoyuyor? Üstelik gıda sektöründeki bu zehirli dönüşüm, artık topraktan, ekilen tohumdan başlıyor. Küresel gıda sistemleri, artan nüfusu doyurabilmek için GDO’ya mecbur olduğumuzu ileri sürerek, kanserojen olabilecek yapay ürünleri dayatıyor. Oysa hepimiz, tarladan sofraya varıncaya dek heba edilen ürünlerin yalnızca üçte biriyle küresel açlığın engelleneceğini biliyoruz. Doğal ve helal olanı yeryüzünde hakim kıldığımız, tabiat ile aramıza ördüğümüz yapay duvarları yıktığımız oranda gelecek nesillere, önlenebilir hastalıklardan arındırılmış, yaşanabilir bir dünya bırakacağımıza inanıyorum.”

    “Sağlık ordumuz sayesinde yüzümüzü güldüren sonuçlar alıyoruz”

    Emine Erdoğan, Türkiye’nin kanserle mücadele politikalarına değinerek, “Bu mücadeleye, hiçbir vatandaşımızın çaresiz hissetmemesi için sağlık altyapımızı herkes için erişilebilir olacak şekilde güçlendirerek başladık.” dedi.

    Türkiye’nin her hastaya oda tahsis edilen şehir hastaneleri ve her semtteki aile hekimlikleriyle, uluslararası kabul görmüş tanı ve tedavilere ücretsiz erişimle, sağlık sisteminde adeta çağ atladığını vurgulayan Emine Erdoğan, “İnsan hayatının kutsallığına yürekten inanan, hastalara sevgi, saygı ve şefkatle yaklaşan sağlık ordumuz sayesinde, yüzümüzü güldüren sonuçlar alıyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Kanser başta olmak üzere, birçok kronik hastalığın sebebi olan kimyasal düzeni, doğal olan ile değiştirmeye çalıştıklarını dile getiren Emine Erdoğan, şöyle devam etti:

    “Himayemde başlattığımız ‘Mirasımız Ata Tohumu Projesi’ ile ülkemizdeki yerel türleri kayıt altına alıyor, yüksek teknoloji içeren gen bankalarında koruyor, toprakla buluşturup çoğaltarak vatandaşlarımıza ulaştırıyoruz. Yine himayemde başlattığımız Sıfır Atık Projesi kapsamında, organik atıklardan kompost yapımını teşvik ediyor, toprağımızı ve bedenimizi kimyasal gübrelerden korumayı hedefliyoruz. Başkanlığını yürüttüğüm Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Danışma Kurulu bünyesinde, dünyadaki iyi sıfır atık uygulamalarını araştırıyor ve yaygınlaştırmak için çalışıyoruz. Bu süreçte Türkiye, bilgi ve deneyimini paylaşmanın yanı sıra milli gelirine kıyasla dünyanın en cömert ülkesi olmayı ve dayanışmayı sürdürüyor.”

    “Türkiye, bugün dumansız hava sahasına sahip”

    Emine Erdoğan, obeziteyi azaltarak, fiziksel aktiviteleri artırarak, gençliği her türlü bağımlılıktan kurtaracak etkinlikleri de önemsediklerini belirtti. 2009 yılında yürürlüğe giren kapalı alanlarda sigara içme yasağına elektronik sigaraları da ekleyen Türkiye’nin bugün dumansız hava sahasına sahip olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, “Tam bağımsızlığa giden yolun, zihni berrak, bedeni sağlıklı, vatansever, merhametli ve iyi eğitimli gençler yetiştirebilmekten geçtiğine inanıyorum. Bu nedenle yurt içinde ve yurt dışında yürüttüğü faaliyetlerle her türlü bağımlılıkla mücadele eden Yeşilay camiamızı, özgürlük savaşçıları olarak görüyor ve tüm kalbimle destekliyorum.” şeklinde konuştu.

    Kansere bağlı ölümlerin yüzde 70’inin, imkanları kısıtlı olan az gelişmiş ülkelerde yaşandığını anlatan Emine Erdoğan, “Afrika ülkelerinin yine küresel bir sorunun meydana gelmesinde payı olmadığı halde sonuçlarından orantısız biçimde etkilendiğini görüyoruz. Kıta ülkelerinin de kanserle mücadele alanında, teşhis, takip ve tedavide, dünyanın geri kalanının sahip olduğu imkanlara erişebilmesi gerekiyor. Bu konuda, uluslararası örgütler kadar hatta daha fazla, İslam İşbirliği Teşkilatının sorumluluk üstlenmesinin, komşuluğun, kardeşliğin ve ümmet bilincinin bir gereği olduğunu düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

    Tıbb-ı Nebevi’nin hikmet reçetelerini insanlığın hizmetine sunma konusunda tarihi bir misyonları olduğu düşüncesini de paylaşan Emine Erdoğan, şunları kaydetti:

    “Peygamber Efendimizin bütüncül sağlık yaklaşımını yeniden benimsediğimizde yitirdiğimiz şifayı bulacağımıza tüm kalbimle inanıyorum. Türkiye’de, kadim tıp bilgeliği ile Batı’nın teşhis ve tedavi olanaklarını entegre edecek çalışmalar yürütüyoruz. Yüzyılların deneyimini günümüze aktarmak için arşivlerimizdeki nadide el yazması tıp eserlerini tercüme ederek günümüz literatürüne kazandırıyoruz. İnanıyorum ki Türkçe külliyatı ve 3 bini endemik toplam 12 bin bitki türünün yetiştiği Anadolu’nun hazineleri, kanıta dayalı yöntemlerle reçetelere eklendikçe, medeniyetimiz yeniden şifa yurdu olacaktır. “

    “Her insanın barış içinde yaşayabildiği, müreffeh bir dünya diliyorum”

    Emine Erdoğan, bu birikimlerini paylaşmaya, her türlü işbirliğine ve desteğe açık olduklarını vurgulayarak, “Sözlerime son vermeden önce, Filistin halkına soykırım uygulayan ırkçı ve siyonist anlayışın, insanlığın kanseri olduğunu ifade etmek istiyorum. 7 Ekim’den bu yana şiddetini giderek artıran ve masum insanları katleden işgali lanetliyor, dini, milliyeti, rengi ne olursa olsun, her insanın barış içinde yaşayabildiği, müreffeh bir dünya diliyorum.” diye konuştu.

    Zirvenin, Afrika başta olmak üzere tüm insanlığa faydalı olması, sağlıklı ve güçlü bir ümmetin inşasına hizmet etmesi temennisinde bulunan Emine Erdoğan, gösterdiği küresel liderlik ve ev sahipliği için Nijerya Devlet Başkanı Bola Ahmed Tinubu’nun eşi Oluremi Tinubu’ya şükranlarını sundu.

    Emine Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Nijerya başta olmak üzere organizasyonda emeği geçenlere de teşekkür etti.

    Programdan notlar

    İsrail’in saldırıları altındaki Filistin’e dair konuşma yapan tek kişi olan Emine Erdoğan’ın sözleri salondan büyük alkış aldı.

    Programa ev sahibi Nijerya Devlet Başkanı Bola Ahmed Tinubu’nun eşi Oluremi Tinubu’nun yanı sıra, Sierra Leone Cumhurbaşkanı Julius Maada Bio’nun eşi Fatima Maada Bio, Gambiya Cumhurbaşkanı Adama Barrow’un eşi Fatoumatta Bah-Barrow da katıldı.

    Emine Erdoğan, program öncesi lider eşleriyle, kendilerine ayrılan salonda bir araya gelerek, görüş alışverişinde bulundu.

    Programda Emine Erdoğan’a Sağlık Bakanı Fahrettin Koca eşlik etti.

    Konuşmaların ardından lider eşleri ve diğer katılımcılar toplu fotoğraf çektirdi.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/emine-erdogandan-nijeryada-onemli-cagri/feed/ 0