Kanun – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Tue, 30 Jul 2024 02:00:12 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Sahipsiz köpek düzenlemesi TBMM’den geçerek yasalaştı! Belediye Başkanlarına ceza! https://www.foxtvhaber.com.tr/sahipsiz-kopek-duzenlemesi-tbmmden-gecerek-yasalasti-belediye-baskanlarina-ceza/ https://www.foxtvhaber.com.tr/sahipsiz-kopek-duzenlemesi-tbmmden-gecerek-yasalasti-belediye-baskanlarina-ceza/#respond Tue, 30 Jul 2024 02:00:12 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=16837 Son dakika köpek haberleri: Sahipsiz hayvanlara yönelik düzenlemeler içeren Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.

KANUNLA İNSAN, HAYVAN VE ÇEVRE SAĞLIĞI GÖZETİLECEK

Kanunla, Hayvanları Koruma Kanunu’nda değişikliğe gidilerek, Kanun’un amaçlarına “insan, hayvan ve çevre sağlığı gözetilmek kaydıyla” ifadesi ekleniyor.

Sahipsiz hayvanlara ilişkin yürütülecek çalışmalarda, tereddüde mahal verilmemesi, kedi ve köpeklerin sahipli hayvan statüsüne alınabilmesi için Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında Tarım ve Orman Bakanlığı veri tabanına kaydedilmesi zorunluluğu bulunduğundan “sahipli hayvan” ve “sahipsiz hayvan” kavramları açık şekilde tanımlanacak.

HAYVAN BAKIMEVİNİN TANIMI DEĞİŞTİ

Uygulamada tereddüde mahal verilmemesi amacıyla ve Kanun’daki “yakala-kısırlaştır-sal” metodunun kaldırılması nedeniyle hayvan bakımevi tanımında uyum değişikliği yapılacak. Hayvan bakımevinin tanımı, “Bakanlıktan izin alınmak suretiyle kurulan ve hayvanların sahiplendirilinceye kadar barındırıldığı ve rehabilite edildiği bir tesis” şeklinde değiştirilecek.

HAYVAN SAHİPLENMEYE YASAL SORUMLULUK ŞARTI

Sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların hayvan bakımevlerine toplanması ve buralarda rehabilite edilerek sahiplendirilinceye kadar bakılacak olması sebebiyle bakımevleri dışında bir hayvana bakmanın onun yasal sorumluluğunu alarak sahiplenilmesi suretiyle mümkün olabileceği ilkesi kabul edilecek. Kanun’un ilkeleri arasında yer alan “Evcil hayvanlar, türüne özgü hayat şartları içinde yaşama özgürlüğüne sahiptir. Sahipsiz hayvanların da sahipli hayvanlar gibi yaşamları desteklenmelidir.” ifadesi yürürlükten kaldırılacak.

Hiçbir maddi kazanç ve menfaat amacı gütmeksizin, sadece insani ve vicdani sorumluluklarla, sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanları sahiplenmek isteyen ve Kanun’da öngörülen koşulları taşıyan gerçek ve tüzel kişilerin teşviki ve bu kapsamda eş güdüm sağlanması esas olacak.

Yerel yönetimler, gönüllü kuruluşlarla iş birliği içerisinde, sahipsiz hayvanların sahiplendirilinceye kadar bakılmaları için hayvan bakımevleri kurarak onların bakımlarını ve tedavilerini sağlayacak, eğitim çalışmaları yapacak.

Hayvan bakımevlerine alınan hayvanlardan rehabilite edilen köpekler sahiplendirilinceye kadar bu yerlerde barındırılacak. Doğru ve güncel veri sağlanabilmesi amacıyla hayvan bakımevlerine alınan hayvanlar Tarım ve Orman Bakanlığı veri sistemine kaydedilecek.

VETERİNER, İNSAN SAĞLIĞINA TEŞKİL EDEN HASTALIKLI HAYVANLARA ÖTENAZİ KARARINI VEREBİLİR

Bakımevine alınan köpeklerden insan ve hayvanların hayatı ve sağlığı için tehlike teşkil eden ve olumsuz davranışları kontrol edilemeyen, bulaşıcı veya tedavi edilemeyen hastalığı bulunan ya da sahiplenilmesi yasak olanlarına, Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun 9. maddesindeki “Hayvanlara ötenazi yapmak yasaktır. Ancak, hayvanlara acı ve ıstırap çektiren veya iyileşme durumu bulunmayan hastalık durumlarında, akut bulaşıcı bir hayvan hastalığının önlenmesi ya da eradikasyonu amacıyla veya insan sağlığı için risk oluşturan durumlarda, davranışları insan ve hayvanların hayatı ve sağlığı için tehlike teşkil eden ve olumsuz davranışları kontrol edilemeyen durumlarda veteriner hekim tarafından ötenazi yapılmasına karar verilebilir. Ötenazi işlemi veteriner hekim tarafından veya veteriner hekim gözetiminde yapılır.” hükümleri uygulanacak.

Yerel yönetimler sahipsiz köpeklere ilişkin yürüttüğü iş ve işlemlerde Ev Hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi kapsamında gerekli idari tedbirleri almaya yetkili olacak.

Hayvanlara yapılacak müdahalenin sadece tıbbi gerekçelerle değil Kanunda yer alan diğer istisnai durumlarda da yapılabilmesine imkan sağlanacak.

SAHİPSİZ HAYVANLARI BAKIMEVİ DIŞINDA BİR YERE BIRAKMAK YASAKLANACAK

“Yerel yönetimler adına toplanan sahipsiz hayvanların bakımevi dışında bir yere terk edilmesi veya bakımevinde barındırılan köpeği bakımevi dışında bir yere bırakmak” fiilleri yasak kapsamına alınacak. Böylece sahipsiz hayvanların toplanması, hayvan bakımevlerine götürülmesi ve bu hayvanların sahiplendirilinceye kadar hayvan bakımevi bünyesinde bakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanmasının ve yerel yönetimlerin görev ve sorumluluklarını eksiksiz olarak yerine getirmelerinin sağlanması amaçlanacak.

İl Hayvanları Koruma Kurulunun görevleri arasına, sahipsiz hayvanların korunmasına yönelik yürütülen çalışmaların yanı sıra insan, hayvan ve çevre sağlığını korumaya yönelik olarak sahipsiz hayvanlardan kaynaklı sorunları belirlemek ve bu sorunlara ilişkin çözüm önerileri üretmek eklenecek.

KAMU KURUM VE KURULUŞLARA YAPILACAK DESTEK KAPSAMI GENİŞLETİLECEK

Düzenlemeyle başta yerel yönetimler olmak üzere diğer ilgili kurum ve kuruluşlara yapılacak desteğin kapsamı genişletilecek. Buna göre de insan, hayvan ve çevre sağlığının korunması amacıyla bakımevleri, hastaneler ve ameliyathaneler kurmak; bunlara ilişkin ilaç, alet ve ekipmanları temin etmek ile bakımevlerinde bakım, rehabilitasyon ve sahiplendirme gibi faaliyetleri yürütmek için başta yerel yönetimler olmak üzere diğer ilgili kurum ve kuruluşlara teşvik veya Bakanlıkça uygun görülen miktarlarda mali destek sağlanacak.

ÖDENEKLER BAŞKA BİR AMAÇ İÇİN KULLANILAMAYACAK

Hayvanları korumaya yönelik hükümlere aykırı hareket eden veya sahiplendiği hayvanların bakımını ciddi şekilde ihmal eden ya da onlara ağrı, acı veya zarar veren kişilerin denetimle yetkili merci tarafından hayvan bulundurması yasak olacak ve hayvanlarına el konulacak. Söz konusu hayvanlardan sahiplendirilme niteliği olanlar sahiplendirilinceye kadar hayvan bakımevinde barındırılacak.

Caydırıcılığın sağlanması amacıyla sahipli hayvanın sahibi tarafından terk edilmesi kabahatine ilişkin idari para cezası hayvan başına 2 bin liradan 60 bin liraya çıkarılacak. Yerel yönetimler adına toplanan sahipsiz hayvanları bakımevi dışında bir yere terk eden veya bakımevinde barındırılan hayvanı bakımevi dışında bir yere bırakanlara ise hayvan başına 50 bin lira idari para cezası verilecek.

Kanunla, sokakta bakıma ve korunmaya ihtiyacı olacak sahipsiz hayvan bulunmaması amaçlandığı için Hayvanları Koruma Kanunu’ndaki “yerel hayvan koruma görevlileri”ne ilişkin hüküm yürürlükten kaldırıldı.

25 BİNİ AŞAN BELEDİYEYE BAKIMEVİ ZORUNLULUĞU

Büyükşehir belediyeleri, il belediyeleri ve nüfusu 25 bini aşan belediyeler, sahipsiz veya güçten düşmüş ya da tehlike arz eden hayvanların korunması ve sahiplendirilinceye kadar bakımının yapılması ile rehabilitasyonunun sağlanması amacıyla hayvan bakımevleri kuracak. Belirtilen hayvanlar, ilgili belediyeler tarafından hayvan bakımevine götürülecek. Hayvan bakımevi kurma zorunluluğu olmayan belediyeler ile il özel idareleri, sorumluluk alanındaki bu hayvanları en yakın hayvan bakımevine götürecek.

BELEDİYE BAŞKANI VE YETKİLİLERİNE 6 AYDAN 2 YILA KADAR HAPİS CEZASI VERİLEBİLECEK

Belirtilen kaynağı ayırmayan belediye başkanı ve meclis üyeleri ile ayrılan kaynağı hayvan bakımevi kurmak, sahipsiz hayvanları toplamak, rehabilite etmek veya sahiplendirilinceye kadar bakmak için harcamayan veya bu kaynağı başka amaçlar için sarf eden belediye başkanı ve belediye yetkililerine 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası verilecek.

Söz konusu belediyeler 31 Aralık 2028’e kadar belirtilen hayvan bakımevlerini kurmakla ve mevcut bakımevlerinin koşullarını iyileştirmekle yükümlü olacak.

Belediyeler, 31 Aralık 2028’e kadar hayvan bakımevleri kurmak, rehabilitasyon işlemlerini gerçekleştirmek ve sahipsiz hayvanlara sahiplendirilinceye kadar bakmak için kesinleşmiş en son bütçe gelirlerinin binde 5’i oranında kaynak ayıracak. Bu oran, büyükşehir belediyelerinde binde 3 olarak uygulanacak.

Belediyelerce bu oranların üzerinde yapılan harcamaların yüzde 40’ı, Hazine ve Maliye Bakanlığınca belediyeye aktarılacak. Aktarılacak tutar hiçbir şekilde maddedeki oranların yüzde 40’ını geçemeyecek. Ayrılan ödenekler başka bir amaç için kullanılamayacak.

Kedi ve köpek sahipleri, hayvanlarını en geç 31 Aralık 2025’e kadar dijital kimliklendirme yöntemleriyle kayıt altına aldırmak zorunda olacak.

‘ÖLDÜRME YOK, SAHİPLENME, TEŞVİK VAR’

Teklifin görüşmeleri sırasında söz alan AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, bazı milletvekillerinin “medeni dünya”, “bilimsel görüş” söylemlerini kullandığını ifade etti.

ABD’de, İngiltere’de sahiplenilmeyen hayvanlara ötanazi yapıldığını belirten Güler, muhalefet milletvekillerinin “Bu kanun, öldürme kanunu” dediğini aktararak, “Bu kanunda öldürme yok, sahiplenme var, teşvik var.” dedi. Güler, şunları kaydetti:

“Dünya Sağlık Örgütü raporlarını okuduk. Tarım ve Orman ile Sağlık bakanlıklarımızın raporlarını okuduk. Grup Başkanvekilimiz Bahadır Yenişehirlioğlu başkanlığında akademisyenleri, sanatçıları, hayvanseverleri, mağdur aileleri, evladı, kızı vefat edenleri dinledik. Bu ölçüler ışığında teklifi hazırladık. Teklifin hayırlar getirmesini diliyorum. Belediye başkanlarımıza güçlü destek veriyoruz. Barınakları kurun. Kısırlaştırma seferberliği yapalım, aşılayalım. Vicdanlarınıza sesleniyorum, barınakları kurun.”

Kanun teklifinin görüşmelerinin son bölümünü CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tulay Hatımoğulları Oruç da izledi.

TBMM Başkanvekili Celal Adan, teklifin oylanmasından önce yaptığı konuşmada, Meclisin 1 Ekim’e kadar tatile gireceğini belirtti. 28. Yasama Dönemi 2. Yasama Yılı’nda Meclis’te çok sayıda önemli düzenleme yapıldığını ifade eden Adan, ayrıca TBMM’nin bu süreçte milletin sesini dünya kamuoyuna duyurduğunu vurguladı.

Teklifin yasalaşmasının ardından, TBMM Genel Kurulu tatile girdi.

TBMM Başkanvekili Celal Adan, birleşimi, 1 Ekim Salı günü saat 15.00’te toplanmak üzere kapattı.

 

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/sahipsiz-kopek-duzenlemesi-tbmmden-gecerek-yasalasti-belediye-baskanlarina-ceza/feed/ 0
Vergi düzenlemesi TBMM Genel Kurulunda: Teklifin 11 maddesi daha kabul edildi https://www.foxtvhaber.com.tr/vergi-duzenlemesi-tbmm-genel-kurulunda-teklifin-11-maddesi-daha-kabul-edildi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/vergi-duzenlemesi-tbmm-genel-kurulunda-teklifin-11-maddesi-daha-kabul-edildi/#respond Fri, 26 Jul 2024 07:48:10 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=16520 Kabul edilen maddelere göre, vergi ziyaı cezası, vergi dairesinin bilgisi dışında mükellefiyet tesis ettirmeksizin kayıt dışı faaliyette bulunarak vergi ziyaına sebep olunması halinde yüzde 50 artırılacak. Aynı vergi türü ve dönemine ilişkin daha sonra yapılacak tarhiyatlar nedeniyle kesilecek vergi ziyaı cezalarına da aynı artırım hükmü uygulanacak.

Vergi Usul Kanunu’nda “özel usulsüzlükler ve cezaları” hükmünde yapılan değişikliğe göre, bir takvim yılı içerisinde ilgili hükümler uyarınca birden fazla özel usulsüzlük cezası kesilmesi durumunda caydırıcılığı artırmak amacıyla artan ceza uygulaması getirilecek.

Öte yandan hükme, mükellef grupları ve ilgili usulsüzlüklere yönelik cezaların yer aldığı yeni bir cetvel de eklenecek.

Bu kapsamda yer alan bazı cezaların, her yıl yeniden değerleme oranında yükseltilmesinin yanı sıra tutarları yeniden belirlenerek caydırıcılığın artırılacağı öngörülüyor. Bir takvim yılı içerisinde birden fazla özel usulsüzlük cezası kesilmesi durumunda caydırıcılığı artırmak amacıyla artan ceza uygulaması getirilecek.

Kanun kapsamı dışında belge düzenleyenlere 2 kat özel usulsüzlük cezası kesilecek, bu durumun idarenin bilgisine girmeden önce belgeyi almak zorunda olanlar veya belge muhteviyatı işlemin muhatapları tarafından 5 iş günü içerisinde bildirilmesi halinde ise kanun kapsamı dışında belge düzenleyenlere 6 kat özel usulsüzlük cezası kesilecek.

Yasada sayılan belgeleri düzenleme zorunluluğu bulunanların yükümlülüklerini yerine getirmedikleri takdirde bu durumun belge muhteviyatı işlemin muhatapları tarafından 5 iş günü içerisinde idareye bildirilmesi halinde bu kimselere ceza kesilmeyecek, belgeleri düzenlemeyen, eksik veya yanıltıcı düzenleyenlere ise özel usulsüzlük cezasının 3 katı uygulanacak.

Teklifle, öngörülen artan tutarlı ceza uygulamasında uygulanacak ceza tutarlarına ilişkin cetvel, kanuna eklenecek.

CEZALAR YENİDEN BELİRLENİYOR

Düzenlemeyle damga vergisi ödenmemiş kağıtları, vergi ve cezası tahsil edilmeden tasdik eden veya örneklerini çıkarıp veren noterler adına kesilen özel usulsüzlük cezasının her bir kağıt için alt sınırı 40 Türk lirası olarak belirlenecek.

Vergi Usul Kanunu’nun ilgili hükümlerine uymayanlara yönelik cezalar her yıl yeniden değerleme oranında artırılırken, düzenlemeyle bu cezalar yeniden belirlenerek caydırıcılığının artırılması hedeflenecek.

Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmaların bilgi değişimi hükümleri kapsamında bilgi toplanmasına ilişkin hüküm uyarınca getirilen zorunluluklara uymayanlara özel usulsüzlük cezası kesilecek.

Elektronik ticaretin yanı sıra internet dahil olmak üzere her türlü dijital ortamın reklam, ilan, satış ve kiralama gibi iktisadi ve ticari amaçlarla kullanıldığı hallerde vergi güvenliğini sağlamak amacıyla kendisine bilgi verme yükümlülüğü getirilenlerin, bu yükümlülüklerine ilişkin olarak bildirimde bulunmamaları veya bildirimlerini eksik ya da yanıltıcı bir şekilde yapmaları durumunda uygulanması gereken özel usulsüzlük cezası, bu mükelleflerin ekonomik ve ticari büyüklükleri ile orantılı olacak.

Tevsik zorunluluğu kapsamında olup da bu zorunluluğa uymayanlara uygulanan özel usulsüzlük cezası da artırılacak. Bu zorunluluğa uymadan ödeme yapanların, durumu 5 iş günü içerisinde idarenin bilgisine girmeden bildirmesi durumunda ise ceza kesilmeyecek.

Mal teslimi veya hizmet ifalarına ilişkin tahsilatların, banka ve benzeri finans kurumları, ödeme kuruluşları veya PTT aracılığıyla başkalarının adı veya hesabı kullanılarak yapılması durumunda her bir işlem için bu hükme göre uygulanan cezalardan az olmamak üzere işleme konu tutarın yüzde 10’u oranında, mal teslimi ya da hizmet ifasını yapanlarla adına veya hesabına ödeme yapılanlara ayrı ayrı özel usulsüzlük cezası kesilecek. Bu hüküm uyarınca bir takvim yılı içinde kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı 20 milyon lirayı geçemeyecek.

Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu uyarınca izin verilen durumlar hariç olmak üzere kredi kartı, banka kartı, ön ödemeli kart, karekod, elektronik cüzdan ve benzeri ödeme araçları kullanılmak suretiyle gerçekleştirilen tahsilatların, kendi mükellefiyeti adına kayıtlı olmayan ödeme sistemleri veya cihazları aracılığıyla yapılması durumunda, tahsilatı yapan mükelleflere ve kendi adına kayıtlı olan bu sistemleri veya cihazları kullandıranlara ayrı ayrı her bir işlem için bu hükme göre belirlenen özel usulsüzlük cezasının 3 katı uygulanacak. Bu kapsamda bir takvim yılı içinde kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı 20 milyon lirayı aşamayacak.

İstenilen teminatın süresinde verilmemesi veya tamamlanmaması halinde teminatı vermeyenler veya tamamlamayanlar adına, hüküm kapsamında verilmesi veya tamamlanması gereken teminat tutarı kadar özel usulsüzlük cezası kesilecek.

Vergi güvenliğinin sağlanması amacıyla kullanılma zorunluluğu getirilen cihaz ve sistemlerle nitelikleri belirlenen veya onaylanan elektrikli, elektronik, manyetik ve benzeri cihazlar ve sistemleri üreten, ithal eden, bu cihazlara çeşitli hizmetler veren ödeme kaydedici cihaz üreticisi veya ithalatçıları ile bu cihazlara ilişkin hizmet veren güvenli servis sağlayıcıları, bankalar, elektronik para kuruluşları, ödeme kuruluşları, şarj ağı işletme lisansı sahipleri ve elektronik defter, belge ve kayıtların oluşturulması, imzalanması, iletilmesi ve saklanması hususlarından herhangi biri için hizmet verme konusunda yetkilendirilenler ile sipariş, satış, muhasebe, stok takip gibi programları kullandıran, teslim eden veya satan mükelleflere ilişkin olarak bunlar tarafından yapılması, yapılmaması ya da yerine getirilmesi gereken hususlara aykırı davrananlara, her bir tespit için ayrı ayrı olmak üzere hükümde yer alan özel usulsüzlük cezasının 10 katı tutarında ceza kesilecek. Bu hüküm uyarınca bir takvim yılı içinde kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı 20 milyon lirayı geçemeyecek.

Bu hüküm kapsamındaki tek bir fiilin, Kanun’un ilgili hükmünde yer alan özel usulsüzlük cezasını gerektiren birden fazla cezayı gerektirmesi halinde, bu cezalardan en ağır olanı kesilecek.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI PERSONELİNE FAZLA ÇALIŞMA ÜCRETİ

Teklifle, vergiye gönüllü uyumun artırılması amacıyla vergi aslı uzlaşma kapsamından çıkarılacak. Vergi Usul Kanunu’nda bu kapsamdaki hükümler yürürlükten kaldırılacak.

Gelir İdaresi Başkanlığının normal mesai saati haricinde ve daire dışında fiilen çalışan personeline, bu şekilde çalıştıkları her bir saat için 160 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda fazla çalışma ücreti ödenecek.

Bu ödeme damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmayacak. Her bir personel için ödenebilecek fazla çalışma ücreti ayda 50 saati ve fazla çalışma ücreti ödenebilecek personel sayısı ise Başkanlık taşra teşkilatı kadro ve pozisyonlarında bulunan toplam memur ve sözleşmeli personel sayısının yüzde 20’sini geçemeyecek.

Mevcut uzlaşma başvuruları, Vergi Usul Kanunu’nun değiştirilmeden önceki hükümlerine göre sonuçlandırılacak.

Ticari olmayan gezi, eğlence, spor gibi faaliyetlerde kullanılan deniz taşıma araçlarına yat limanlarında verilen kiralama, bakım gibi hizmetlerde KDV istisnası ve indirimi kaldırılacak.

Teklifin 11 maddesinin daha kabul edilmesinin ardından TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, birleşime ara verdi. Aranın ardından komisyonun yerini almaması üzerine Bozdağ, birleşimi saat 14.00’te toplanmak üzere kapattı.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/vergi-duzenlemesi-tbmm-genel-kurulunda-teklifin-11-maddesi-daha-kabul-edildi/feed/ 0
Tüketiciyi koruma teklifi Meclis’te: Yanıltıcı reklama cezalar artıyor https://www.foxtvhaber.com.tr/tuketiciyi-koruma-teklifi-mecliste-yaniltici-reklama-cezalar-artiyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/tuketiciyi-koruma-teklifi-mecliste-yaniltici-reklama-cezalar-artiyor/#respond Wed, 24 Jul 2024 08:12:05 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=16351 Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonunda kabul edildi.

14 maddelik yasa teklifi ile tüketicinin ekonomik çıkarlarının korunması ve zarara uğramasının engellenmesi hedefleniyor.

YANILTICI REKLAMA CEZALAR ARTIYOR

Reklam ve haksız ticari uygulamalar hakkında maktu olarak belirlenmiş olan idari para cezalarının yetersiz kalması nedeniyle, caydırıcılığın artırılarak tüketicilerin etkin şekilde korunabilmesi amacıyla düzenleme yapıldı.

Teklifle, aldatıcı reklam ve ticari faaliyette bulunanlara uygulanan idari para cezaları 10 kat arttırılacak. Yerel platformda yükümlülüklere aykırı hareket edenler hakkında haksız ticari uygulamanın “3 aya kadar tedbiren durdurulması” veya “tedbiren durdurulması yaptırımı” veya “60 bin Türk Lirasından 600 bin Türk Lirasına kadar idari para cezası” uygulanacak.

İdari para cezası, aykırılık ülke genelinde gerçekleşmiş ise 600 bin Türk Lirasından 6 milyon Türk Lirasına kadar uygulanacak.

Denetimlerde yetkili ve görevli kişi veya kuruluşlara her türlü bilgi ve belgenin doğru olarak gösterilmemesi durumunda 7 gün içinde bilgi ve belgelerin doğru olarak verilmesi veya yerinde inceleme imkanının sağlanması ihtar edilecek. İhtara rağmen aykırılığın devamı halinde 80 bin Türk Lirasından az olmamak üzere aykırılığın gerçekleştiği tarihten bir önceki mali yıl sonunda oluşan yıllık gayrisafi gelirlerinin yüzde biri oranında idari para cezası verilecek.

Gayrisafi gelirin bildirilmediği veya yanlış bildirildiği durumlarda ön ödemeli konut satışlarında 6 milyon Türk Lirası, diğer satışlarda 1 milyon Türk Lirası idari para cezası uygulanacak.

“DOĞRUDAN SATIŞ” YÖNTEMİ KANUNLAŞACAK

Teklifle, şimdiye kadar yönetmelikle, uygulanan “doğrudan satış” yöntemi de kanunlaşacak. Buna göre, doğrudan satış şirketleri sermaye şirketi olarak kurulamayacak. Böylece saadet zinciri olarak nitelendirilen ve yasal olmayan satışların yaratacağı mağduriyetin önüne geçilecek.

KONUT KREDİSİNE ONLİNE İŞLEM

Teklifle son olarak, Bankacılık Kanunu’nda da değişikliğe gidilecek. Düzenlemeyle, tüketicinin banka şubesine gitmeden, konut ve tüketici gibi kredi imkanlarına ulaşımı ve hesap kapatabilmesi, bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden gerçekleştirilebilecek.

ELEKTRONİK TİCARETE DÜZENLEME

Teklifte, işletmelerin ürünlerini yurt dışı pazarlara ulaştırmalarını kolaylaştıran elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcıların sınır ötesi elektronik ticaret faaliyetlerinin yanı sıra yüksek teknoloji yatırımlarının teşvik edilmesi amacıyla pazar yerleri üzerinden yurt dışına yapılan satışlar ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından teşvik belgesi alınarak gerçekleştirilen yatırım harcamalarının toplamının iki katının lisans ücretinin hesaplanmasına esas teşkil eden net işlem hacminden indirilmesine yönelik düzenleme yapıldı.

Adil rekabet ortamının ve sektörün çok oyunculu yapısının korunması amacıyla yapılan düzenlemeyle tanınan indirim imkanından yararlanılabilmesi için elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcının net işlem hacminin, kanun kapsamında yer alan elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcı ve elektronik ticaret hizmet sağlayıcıların net işlem hacimlerinin toplamını ifade eden ve Elektronik Ticaret Bilgi Sistemi (ETBİS) verileri kullanılarak Bakanlıkça hesaplanan elektronik ticaret hacminin yüzde 20’sini aşmaması şartı getirildi.

2024 yılına ilişkin lisans ücretinin hesaplanmasında uygulanmak üzere, elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcının pazar yerleri üzerinden yurt dışına yapılan satışlar ile yatırım teşvik belgesi alınarak gerçekleştirilen yatırım harcamalarının toplamının 4 katının, 2025 yılına ilişkin lisans ücretinin hesaplanmasında ise söz konusu satış ve harcamaların 3 katının net işlem hacminden indirilmesine ilişkin düzenleme de teklifte yer aldı.

TENMAK’IN GELİRLERİNE DÜZENLEME

Teklifle, Anayasa Mahkemesinin, Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumunun (TENMAK) kuruluşuna ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin “Kurum gelirleri” başlıklı maddesinin iptal kararı dikkate alınarak, kurumun gelirlerine ilişkin düzenleme yapıldı.

TENMAK’ın gelirlerini, genel bütçeden yapılacak Hazine yardımları, kurum faaliyetlerinden elde edilecek gelirler, yayın gelirleri, kuruma ait taşınır veya taşınmaz malların gelirleri, işletme ve şirketler ile diğer birimlerden aktarılan gelirler, radyoaktif atık yönetimi için kuruma ödenen bedeller, fikri ve sınai mülkiyet haklarından elde edilen gelirler, kuruma yapılacak her türlü yardımlar, bağışlar ve vasiyetler oluşturacak.

Kurum, görev alanı ile ilgili konularda insan kaynağı yetiştirilmesi ve geliştirilmesini sağlamak amacıyla Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen üst limitler dahilinde, diğer mevzuatta yer alan sınırlamalara tabi olmaksızın kurum tarafından çıkarılan yönetmeliğe göre ödül ve burslar verebilecek.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/tuketiciyi-koruma-teklifi-mecliste-yaniltici-reklama-cezalar-artiyor/feed/ 0
Sahipsiz hayvanlara yönelik düzenlemeler içeren kanun teklifi komisyonda kabul edildi https://www.foxtvhaber.com.tr/sahipsiz-hayvanlara-yonelik-duzenlemeler-iceren-kanun-teklifi-komisyonda-kabul-edildi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/sahipsiz-hayvanlara-yonelik-duzenlemeler-iceren-kanun-teklifi-komisyonda-kabul-edildi/#respond Wed, 24 Jul 2024 01:48:07 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=16315 Sahipsiz hayvanlara yönelik düzenlemeler içeren Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonunda kabul edildi.

Teklifle, Hayvanları Koruma Kanunu’nda değişikliğe gidilecek. Buna göre, Kanun’un amaçlarına “insan, hayvan ve çevre sağlığı gözetilmek kaydıyla” ifadesi eklenecek.

Sahipsiz hayvanlara ilişkin yürütülecek çalışmalarda, tereddüde mahal verilmemesi, kedi ve köpeklerin sahipli hayvan statüsüne alınabilmesi için Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında Tarım ve Orman Bakanlığı veri tabanına kaydedilmesi zorunluluğu bulunduğundan “sahipli hayvan” ve “sahipsiz hayvan” kavramları açık bir şekilde tanımlanacak.

Uygulamada tereddüde mahal verilmemesi amacıyla ve Kanun’daki “yakala-kısırlaştır-sal” metodunun kaldırılması nedeniyle hayvan bakımevi tanımında uyum değişikliği yapılacak. Hayvan bakımevinin tanımı, “Bakanlıktan izin alınmak suretiyle kurulan ve hayvanların sahiplendirilinceye kadar barındırıldığı ve rehabilite edildiği bir tesis” şeklinde değiştirilecek.

Sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların hayvan bakımevlerine toplanması ve buralarda rehabilite edilerek sahiplendirilinceye kadar bakılacak olması sebebiyle bakımevleri dışında bir hayvana bakmanın onun yasal sorumluluğunu alarak sahiplenilmesi suretiyle mümkün olabileceği ilkesi kabul edilecek. Kanun’un ilkeleri arasında yer alan “Evcil hayvanlar, türüne özgü hayat şartları içinde yaşama özgürlüğüne sahiptir. Sahipsiz hayvanların da sahipli hayvanlar gibi yaşamları desteklenmelidir.” ifadesi yürürlükten kaldırılacak.

Hiçbir maddi kazanç ve menfaat amacı gütmeksizin, sadece insani ve vicdani sorumluluklarla, sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanları sahiplenmek isteyen ve Kanun’da öngörülen koşulları taşıyan gerçek ve tüzel kişilerin teşviki ve bu kapsamda eş güdüm sağlanması esas olacak.

Yerel yönetimler, gönüllü kuruluşlarla iş birliği içerisinde, sahipsiz hayvanların sahiplendirilinceye kadar bakılmaları için hayvan bakımevleri kurarak onların bakımlarını ve tedavilerini sağlayacak, eğitim çalışmaları yapacak.

Hayvan bakımevlerine alınan hayvanlardan rehabilite edilen köpekler sahiplendirilinceye kadar bu yerlerde barındırılacak. Doğru ve güncel veri sağlanabilmesi amacıyla hayvan bakımevlerine alınan hayvanlar Tarım ve Orman Bakanlığı veri sistemine kaydedilecek.

ÖTENAZİ YASAKLANDI

Bakımevine alınan köpeklerden insan ve hayvanların hayatı ve sağlığı için tehlike teşkil eden ve olumsuz davranışları kontrol edilemeyen, bulaşıcı veya tedavi edilemeyen hastalığı bulunan ya da sahiplenilmesi yasak olanlarına, Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun 9. maddesindeki “Hayvanlara ötenazi yapmak yasaktır. Ancak, hayvanlara acı ve ıstırap çektiren veya iyileşme durumu bulunmayan hastalık durumlarında, akut bulaşıcı bir hayvan hastalığının önlenmesi ya da eradikasyonu amacıyla veya insan sağlığı için risk oluşturan durumlarda, davranışları insan ve hayvanların hayatı ve sağlığı için tehlike teşkil eden ve olumsuz davranışları kontrol edilemeyen durumlarda veteriner hekim tarafından ötenazi yapılmasına karar verilebilir. Ötenazi işlemi veteriner hekim tarafından veya veteriner hekim gözetiminde yapılır.” hükümleri uygulanacak.

Yerel yönetimler sahipsiz köpeklere ilişkin yürüttüğü iş ve işlemlerde Ev Hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi kapsamında gerekli idari tedbirleri almaya yetkili olacak.

Hayvanlara yapılacak müdahalenin sadece tıbbi gerekçelerle değil Kanunda yer alan diğer istisnai durumlarda da yapılabilmesine imkan sağlanacak.

“Yerel yönetimler adına toplanan sahipsiz hayvanların bakımevi dışında bir yere terk edilmesi veya bakımevinde barındırılan köpeği bakımevi dışında bir yere bırakmak” fiilleri yasak kapsamına alınacak. Böylece sahipsiz hayvanların toplanması, hayvan bakımevlerine götürülmesi ve bu hayvanların sahiplendirilinceye kadar hayvan bakımevi bünyesinde bakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanmasının ve yerel yönetimlerin görev ve sorumluluklarını eksiksiz olarak yerine getirmelerinin sağlanması amaçlanacak.

İl Hayvanları Koruma Kurulunun görevleri arasına, sahipsiz hayvanların korunmasına yönelik yürütülen çalışmaların yanı sıra insan, hayvan ve çevre sağlığını korumaya yönelik olarak sahipsiz hayvanlardan kaynaklı sorunları belirlemek ve bu sorunlara ilişkin çözüm önerileri üretmek eklenecek.

Düzenlemeyle başta yerel yönetimler olmak üzere diğer ilgili kurum ve kuruluşlara yapılacak desteğin kapsamı genişletilecek. Buna göre de insan, hayvan ve çevre sağlığının korunması amacıyla bakımevleri, hastaneler ve ameliyathaneler kurmak; bunlara ilişkin ilaç, alet ve ekipmanları temin etmek ile bakımevlerinde bakım, rehabilitasyon ve sahiplendirme gibi faaliyetleri yürütmek için başta yerel yönetimler olmak üzere diğer ilgili kurum ve kuruluşlara teşvik veya Bakanlıkça uygun görülen miktarlarda mali destek sağlanacak.

ÖDENEKLER BAŞKA BİR AMAÇ İÇİN KULLANILAMAYACAK

Hayvanları korumaya yönelik hükümlere aykırı hareket eden veya sahiplendiği hayvanların bakımını ciddi şekilde ihmal eden ya da onlara ağrı, acı veya zarar veren kişilerin denetimle yetkili merci tarafından hayvan bulundurması yasak olacak ve hayvanlarına el konulacak. Söz konusu hayvanlardan sahiplendirilme niteliği olanlar sahiplendirilinceye kadar hayvan bakımevinde barındırılacak.

Caydırıcılığın sağlanması amacıyla sahipli hayvanın sahibi tarafından terk edilmesi kabahatine ilişkin idari para cezası hayvan başına 2 bin liradan 60 bin liraya çıkarılacak. Yerel yönetimler adına toplanan sahipsiz hayvanları bakımevi dışında bir yere terk eden veya bakımevinde barındırılan hayvanı bakımevi dışında bir yere bırakanlara ise hayvan başına 50 bin lira idari para cezası verilecek.

Büyükşehir belediyeleri, il belediyeleri ve nüfusu 25 bini aşan belediyeler, sahipsiz veya güçten düşmüş ya da tehlike arz eden hayvanların korunması ve sahiplendirilinceye kadar bakımının yapılması ile rehabilitasyonunun sağlanması amacıyla hayvan bakımevleri kuracak. Belirtilen hayvanlar, ilgili belediyeler tarafından hayvan bakımevine götürülecek. Hayvan bakımevi kurma zorunluluğu olmayan belediyeler ile il özel idareleri, sorumluluk alanındaki bu hayvanları en yakın hayvan bakımevine götürecek.

Belirtilen kaynağı ayırmayan belediye başkanı ve meclis üyeleri ile ayrılan kaynağı hayvan bakımevi kurmak, sahipsiz hayvanları toplamak, rehabilite etmek veya sahiplendirilinceye kadar bakmak için harcamayan veya bu kaynağı başka amaçlar için sarf eden belediye başkanı ve belediye yetkililerine 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası verilecek.

Söz konusu belediyeler 31 Aralık 2028’e kadar belirtilen hayvan bakımevlerini kurmakla ve mevcut bakımevlerinin koşullarını iyileştirmekle yükümlü olacak.

Belediyeler, 31 Aralık 2028’e kadar hayvan bakımevleri kurmak, rehabilitasyon işlemlerini gerçekleştirmek ve sahipsiz hayvanlara sahiplendirilinceye kadar bakmak için kesinleşmiş en son bütçe gelirlerinin binde 5’i oranında kaynak ayıracak. Bu oran, büyükşehir belediyelerinde binde 3 olarak uygulanacak. Ayrılan ödenekler başka bir amaç için kullanılamayacak.

Kedi ve köpek sahipleri, hayvanlarını en geç 31 Aralık 2025’e kadar dijital kimliklendirme yöntemleriyle kayıt altına aldırmak zorunda olacak.

Teklifle, sokakta bakıma ve korunmaya ihtiyacı olacak sahipsiz hayvan bulunmaması amaçlandığı için Hayvanları Koruma Kanunu’ndaki “yerel hayvan koruma görevlileri”ne ilişkin hüküm yürürlükten kaldırılacak.

Muhalefet milletvekilleri teklifin kabul edilmesine tepki gösterdi.

 

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/sahipsiz-hayvanlara-yonelik-duzenlemeler-iceren-kanun-teklifi-komisyonda-kabul-edildi/feed/ 0
TBMM, yeni haftayı yoğun mesai ile karşılayacak https://www.foxtvhaber.com.tr/tbmm-yeni-haftayi-yogun-mesai-ile-karsilayacak/ https://www.foxtvhaber.com.tr/tbmm-yeni-haftayi-yogun-mesai-ile-karsilayacak/#respond Sun, 21 Jul 2024 09:12:57 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=16095 Haftalık çalışmasına 23 Temmuz Salı günü başlayacak TBMM Genel Kurulu, ilk olarak vergi ve sosyal güvenlik alanına ilişkin düzenlemeler içeren Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni görüşecek.

En düşük emekli aylığı 12 bin 500 liraya çıkarılacak

Bu teklife göre en düşük emekli aylığı 12 bin 500 liraya çıkarılacak. Vergi aslı uzlaşma kapsamından çıkarılacak; günlük hasılat tutarlarının ortalaması alınarak mükelleflerin aylık ve yıllık hasılat tutarları tespit edilecek.

Altın, gümüş, platin ve paladyum gibi kıymetli madenler borsa rayici ile değerlenecek.

Kredi kartı, banka kartı, ön ödemeli kart, karekod, elektronik cüzdan ve benzeri ödeme araçlarıyla gerçekleştirilen tahsilatların, kendi mükellefiyeti adına kayıtlı olmayan ödeme sistemleri veya cihazları aracılığıyla yapılması durumunda tahsilatı yapan mükelleflere ve kendi adına kayıtlı olan bu sistem veya cihazları kullandıranlara ayrı ayrı her bir işlem için belirlenen özel usulsüzlük cezasının 3 katı ceza uygulanacak.

Yabancı devlet kurum ve kuruluşları tarafından deprem nedeniyle yapılacak yardımlara KDV istisnası sağlanacak.

Yurt dışına çıkış yapan vatandaşlardan çıkış başına alınacak harç tutarı 500 liraya yükseltilecek.

Kamu görevlileri sendikasının kurulu olduğu hizmet kolunda sendika üyesi olabilecek toplam kamu görevlisi sayısının en az yüzde 1’ini sendika üyesi kaydeden kamu görevlileri sendikalarına üye olup aylık ve ücretinden üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerine, aylık veya ücretleriyle birlikte aylık 707 gösterge rakamının, memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda toplu sözleşme ikramiyesi ödenecek. Toplu sözleşme ikramiyesi ödenen kamu görevlilerine ayrıca toplu sözleşme desteği yapılmayacak.

9. Yargı Paketi Genel Kurula geliyor

Ayrıca Genel Kurul, kamuoyunda “9. Yargı Paketi” olarak bilinen Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni ele alacak.

Bu teklife göre de Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı ve İdari Yargı Ön Sınavı’nda soru sayısı 100’den 120’ye çıkarılacak.

Hakim ve Savcı Yardımcılığı Mülakatı’na çağrılacak aday sayısında değişiklik yapılacak, ilan edilen kadro sayısının bir katı fazlası aday, mülakata çağrılacak.

Buluntu olması nedeniyle veya kanun hükümleri gereğince trafikten men edilerek alıkonulan ve sahipleri tarafından 6 ay içinde teslim alınmayan veya aranmayan yediemin otoparklarındaki araçların satış usulü yeniden belirlenecek.

Kadın, evlenmekle kocasının soyadını alacak. Kadın evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapacağı yazılı başvuruyla kocasının soyadı önünde önceki soyadını da kullanabilecek. Kadının soyadı, kendi soyadı ile önceki kocasının soyadından oluşuyorsa, kadın bu soyadlarından sadece birisini evleneceği kocasının soyadının önünde kullanabilecek.

Sesli, yazılı veya görüntülü iletiyle hakaret suçu, uzlaştırma kapsamından çıkarılarak önödeme kapsamına alınacak.

Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan hakaret suçu bakımından şikayet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemeyecek.

Arabuluculuk eğitimini tamamlayan ve mesleğinde 20 yıl kıdeme sahip olanlar, yazılı sınava girmeden arabuluculuk siciline kayıt olabilecek. Uzlaştırmacı olmak için hukuk mezunu olma şartı getirilecek.

Genel Kurulda, vergi ve sosyal güvenlik alanına ilişkin kanun teklifi ile 9. Yargı Paketi’nin görüşmelerinin tamamlanmasının ardından daha önce görüşülmesi ertelenen Öğretmenlik Mesleği Kanunu Teklifi’nin görüşmelerine devam edilmesi bekleniyor.

Sahipsiz hayvanlara ilişkin teklifin komisyon süreci devam edecek

Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu, sahipsiz hayvanlara ilişkin düzenlemeler içeren Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerine devam edecek.

Teklife göre, saldırgan olan, bulaşıcı veya tedavi edilemeyen hastalığı bulunan veya sahiplenilmesi yasak olan hayvanlara yerel yönetimlerce “ötanazi” yapılacak.

Rehabilite edilen hayvanlar sahiplendirilinceye kadar bakımevlerinde barındırılacak, Tarım ve Orman Bakanlığı veri sistemine kaydedilecek.

Başta yerel yönetimler olmak üzere diğer ilgili kurum ve kuruluşlara teşvik veya Bakanlıkça uygun görülen miktarlarda mali destek sağlanacak.

Yükümlülüklerini yerine getirmeyen belediye yetkililerine 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası verilecek, sahipli hayvanlarını terk edenlere yönelik idari para cezası 2 bin liradan 60 bin liraya çıkarılacak.

Kedi ve köpek sahiplerinin, hayvanlarını 31 Aralık 2025’e kadar dijital kimliklendirme yöntemiyle kayıt altına aldırmaları zorunlu olacak.

Tüketicilerin korunmasına yönelik kanun teklifinin komisyon görüşmeleri başlıyor

Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonunda, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerine başlanacak.

Bu teklife göre de kredi veren ile tüketiciler arasındaki sözleşmelerin şekil şartı, bir bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden gerçekleştirilecek ve tüketici kimliğinin doğrulanmasını içeren yöntemler yoluyla kurulabilmesine imkan sağlanacak.

Doğrudan satış sistemine ilişkin hususlar düzenlenerek, tarafların hak ve yükümlülükleri belirgin hale getirilecek. Uzlaşma müessesesinin ticari reklam ve haksız ticari uygulamalara ilişkin hükümler için de uygulanmasına imkan tanınacak.

Yurt içinde yerleşik pazar yerlerinin rekabet gücünün artırılarak yurt dışı menşeli pazar yerlerine karşı korunması, istihdam seviyesinin artırılması ve ihracat artışına hız kazandırılarak daha çok işletmenin ihracata yönelmesinin sağlanması amacıyla destekleyici tedbirler alınacak.

İhtisas komisyonları gündemi

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunu, “kolluk uygulamaları ve insan haklarının korunması” konusunda bilgilendirecek.

Dilekçe Komisyonu bünyesinde kurulan Türkiye’de Finansal Okuryazarlığın Yaygınlaştırılması ve Düzeyinin Artırılması Alt Komisyonu ilk toplantısını yapacak. Komisyonda başkan seçilecek, çalışma takvimi belirlenecek.

Salı ve çarşamba günleri, Meclis’te grubu bulunan siyasi partilerin grup toplantıları yapılacak.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/tbmm-yeni-haftayi-yogun-mesai-ile-karsilayacak/feed/ 0
Binlerce araç hurdaya çıkıyor! 33 milyonluk otomobil de var! ‘Çözüm bulunsun’ çağrısı https://www.foxtvhaber.com.tr/binlerce-arac-hurdaya-cikiyor-33-milyonluk-otomobil-de-var-cozum-bulunsun-cagrisi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/binlerce-arac-hurdaya-cikiyor-33-milyonluk-otomobil-de-var-cozum-bulunsun-cagrisi/#respond Mon, 15 Jul 2024 21:00:14 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=15519 Kent merkezinde 3 otoparkında yaklaşık 3 bin aracın yer aldığını kaydeden Antalya Otoparkçılar ve Oto Yıkamacılar Derneği Başkanı Hakan Topçu, “Yakalama haciz koyan kişi ya da kurum bunun satışından sorumlu olması lazım. Depolarda 20 senedir araçlar duruyor. Bu bir milli servet” dedi.

Çeşitli sebeplerden dolayı haciz yoluyla bağlanan araçlar kentteki yediemin otoparklarında yıllardır bekliyor. Sadece kent merkezinde binlerce otomobil ve motosikletin bulunduğu yediemin otoparklarında araçların birçoğunun çürümeye başladığı görüldü.

Açık alanda kalan araçlar, yaz aylarında etkili sıcağa, kış aylarında ise yağışlara maruz kalıyor. Aralarında 1 milyon dolar (33 milyon TL) değerinde lüks otomobilin de bulunduğu yedieminlerde, işletme sahipleri icra iflas kanununda yer alan ‘6 ay’ maddesinin etkin bir şekilde kullanılmasının bu duruma çözüm olacağı görüşünde. Antalya Otoparkçılar ve Oto Yıkamacılar Derneği Başkanı Hakan Topçu, 3 otoparkta yaklaşık 30 bin metrekare alanda 3 bin araç barındırdıklarını belirterek, bu araçların yüzde 80’ni icradan dolayı bağlı, yüzde 20’si ise trafikten sigorta, muayenesi olmayan ya da kaza güvenlikten dolayı bağlandığını söyledi.

‘BU BİR MİLLİ SERVET’

Araçların arasında 20 seneye yakın bekleyen olduğunu da kaydeden Topçu, icradan bağlı olan bir aracı, araç sahibinin maddi imkanı varsa alabileceğini, alamadığı takdirde de icra tarafından satılması gerektiğini vurgulayarak, “Yakalama haciz koyan kişi ya da kurum bunun satışından sorumlu olması lazım. Depolarda 20 senedir araçlar duruyor. Bu bir milli servet. Ülkemizin ekonomik anlamda seferberliğe girdiği şu dönemde, tasarruftan bahsettiğimiz şu dönemde, burada biz bu şekilde devam ettiğimiz sürece sadece dolarları yakıyoruz. 2 sene açık alanda otoparkta kalan bir araç boyası olduğu gibi tamamen değişiyor. Çürüme de olan araçlar oluyor” dedi.

‘BİR AN ÖNCE ÇÖZÜM BULUNMALI’

Topçu, otoparktaki 3 bin aracın yüzde 60’nı atıl, yüzde 40’ını ise yeni olduğunu ve ihaleye çıkabilmesi için süresi dolan araçların hızlı bir şekilde satılarak çürümeye değil ekonomiye kazandırılması gerektiğini vurgulayarak, “Burada devletin kasasına para girecek, eğer vergi ve sigortadan bağlı varsa, mevcutta olan borcu da tahsil edecek. Bir an önce buna bir çözüm bulunması ve hızlandırılıp ekonomiye kazandırılması gerekiyor. Geçen yıl icra dairelerinin fiziki olarak araçların tespitini yapmaya başladığı tarih 2023’ün 4’üncü ayı. Bugüne kadar bizim otoparktan 287 tane araç tespit edilmiş, bunun 189’u satışa çıkarılabilmiş, bu araçlardan da 50 tanesi satış işlemi görmüş, bunun 5 tanesi satılmamış. Havanda su dövüyoruz. 1 yıl olmuş ancak günde 1 tane bile araba satamamışız. Bana göre icra iflas kanununda köklü değişiklik yapılması gerekiyor. 6 ay içerisinde alınmayan araçların satıldığı yönündeki kanun zaten vardı. Bu yeni çıkan bir kanun değil. Önemli olan bu kanunun işler hale gelmesi” diye konuştu.

OTOPARKA BAĞLAMALARI YANLIŞ

Otoparklarda bulunan hacizli motosikletlerle ilgili de konuşan Topçu, “2 bin lira değeri olan bir motosikleti icradan bağladığınız zaman, satışa çıkarmak için 3-4 bin lira masraf yapmanız lazım. Masrafı da satışa eklediğiniz zaman 2 bin liralık motosiklet, 8 bin liradan verilmek zorunda. Bu şekilde satılmıyor ve bekleye bekleye çürüyor, en sonunda hurda olarak alınıyor. Motosikletlerin hacizli olarak otoparka bağlanmaları yanlış. Eğer bir ekonomik değeri varsa, lüksse onlar olabilir ancak diğer motosikletlerin üzerine satılamaz şerhi konulup vatandaş binebilmesi gerekiyor” ifadelerine yer verdi.

KAYNAK: İHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/binlerce-arac-hurdaya-cikiyor-33-milyonluk-otomobil-de-var-cozum-bulunsun-cagrisi/feed/ 0
Birlerce araç hurdaya çıkıyor! 33 milyonluk otomobil de var! ‘Çözüm bulunsun’ çağrısı https://www.foxtvhaber.com.tr/birlerce-arac-hurdaya-cikiyor-33-milyonluk-otomobil-de-var-cozum-bulunsun-cagrisi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/birlerce-arac-hurdaya-cikiyor-33-milyonluk-otomobil-de-var-cozum-bulunsun-cagrisi/#respond Mon, 15 Jul 2024 08:36:03 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=15510 Kent merkezinde 3 otoparkında yaklaşık 3 bin aracın yer aldığını kaydeden Antalya Otoparkçılar ve Oto Yıkamacılar Derneği Başkanı Hakan Topçu, “Yakalama haciz koyan kişi ya da kurum bunun satışından sorumlu olması lazım. Depolarda 20 senedir araçlar duruyor. Bu bir milli servet” dedi.

Çeşitli sebeplerden dolayı haciz yoluyla bağlanan araçlar kentteki yediemin otoparklarında yıllardır bekliyor. Sadece kent merkezinde binlerce otomobil ve motosikletin bulunduğu yediemin otoparklarında araçların birçoğunun çürümeye başladığı görüldü.

Açık alanda kalan araçlar, yaz aylarında etkili sıcağa, kış aylarında ise yağışlara maruz kalıyor. Aralarında 1 milyon dolar (33 milyon TL) değerinde lüks otomobilin de bulunduğu yedieminlerde, işletme sahipleri icra iflas kanununda yer alan ‘6 ay’ maddesinin etkin bir şekilde kullanılmasının bu duruma çözüm olacağı görüşünde. Antalya Otoparkçılar ve Oto Yıkamacılar Derneği Başkanı Hakan Topçu, 3 otoparkta yaklaşık 30 bin metrekare alanda 3 bin araç barındırdıklarını belirterek, bu araçların yüzde 80’ni icradan dolayı bağlı, yüzde 20’si ise trafikten sigorta, muayenesi olmayan ya da kaza güvenlikten dolayı bağlandığını söyledi.

‘BU BİR MİLLİ SERVET’

Araçların arasında 20 seneye yakın bekleyen olduğunu da kaydeden Topçu, icradan bağlı olan bir aracı, araç sahibinin maddi imkanı varsa alabileceğini, alamadığı takdirde de icra tarafından satılması gerektiğini vurgulayarak, “Yakalama haciz koyan kişi ya da kurum bunun satışından sorumlu olması lazım. Depolarda 20 senedir araçlar duruyor. Bu bir milli servet. Ülkemizin ekonomik anlamda seferberliğe girdiği şu dönemde, tasarruftan bahsettiğimiz şu dönemde, burada biz bu şekilde devam ettiğimiz sürece sadece dolarları yakıyoruz. 2 sene açık alanda otoparkta kalan bir araç boyası olduğu gibi tamamen değişiyor. Çürüme de olan araçlar oluyor” dedi.

‘BİR AN ÖNCE ÇÖZÜM BULUNMALI’

Topçu, otoparktaki 3 bin aracın yüzde 60’nı atıl, yüzde 40’ını ise yeni olduğunu ve ihaleye çıkabilmesi için süresi dolan araçların hızlı bir şekilde satılarak çürümeye değil ekonomiye kazandırılması gerektiğini vurgulayarak, “Burada devletin kasasına para girecek, eğer vergi ve sigortadan bağlı varsa, mevcutta olan borcu da tahsil edecek. Bir an önce buna bir çözüm bulunması ve hızlandırılıp ekonomiye kazandırılması gerekiyor. Geçen yıl icra dairelerinin fiziki olarak araçların tespitini yapmaya başladığı tarih 2023’ün 4’üncü ayı. Bugüne kadar bizim otoparktan 287 tane araç tespit edilmiş, bunun 189’u satışa çıkarılabilmiş, bu araçlardan da 50 tanesi satış işlemi görmüş, bunun 5 tanesi satılmamış. Havanda su dövüyoruz. 1 yıl olmuş ancak günde 1 tane bile araba satamamışız. Bana göre icra iflas kanununda köklü değişiklik yapılması gerekiyor. 6 ay içerisinde alınmayan araçların satıldığı yönündeki kanun zaten vardı. Bu yeni çıkan bir kanun değil. Önemli olan bu kanunun işler hale gelmesi” diye konuştu.

OTOPARKA BAĞLAMALARI YANLIŞ

Otoparklarda bulunan hacizli motosikletlerle ilgili de konuşan Topçu, “2 bin lira değeri olan bir motosikleti icradan bağladığınız zaman, satışa çıkarmak için 3-4 bin lira masraf yapmanız lazım. Masrafı da satışa eklediğiniz zaman 2 bin liralık motosiklet, 8 bin liradan verilmek zorunda. Bu şekilde satılmıyor ve bekleye bekleye çürüyor, en sonunda hurda olarak alınıyor. Motosikletlerin hacizli olarak otoparka bağlanmaları yanlış. Eğer bir ekonomik değeri varsa, lüksse onlar olabilir ancak diğer motosikletlerin üzerine satılamaz şerhi konulup vatandaş binebilmesi gerekiyor” ifadelerine yer verdi.

KAYNAK: İHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/birlerce-arac-hurdaya-cikiyor-33-milyonluk-otomobil-de-var-cozum-bulunsun-cagrisi/feed/ 0
‘Ötenazi’ duyarı kasanlar onlara kör! Çocuklar ölürken köpekleri konuşmak zuldür! https://www.foxtvhaber.com.tr/otenazi-duyari-kasanlar-onlara-kor-cocuklar-olurken-kopekleri-konusmak-zuldur/ https://www.foxtvhaber.com.tr/otenazi-duyari-kasanlar-onlara-kor-cocuklar-olurken-kopekleri-konusmak-zuldur/#respond Sun, 14 Jul 2024 01:24:06 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=15381

Başıboş köpekler nedeniyle sokaklar adeta yürünemeyecek hale geldi

  • Haber7 – ÖZEL

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla harekete geçen AK Parti, başıboş köpek sorunu ile ilgili kanuni düzenlemeyi Meclis’e getirdi. AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, saldırgan sokak köpeği tasarısıyla ilgili 17 maddelik kanun teklifinin hazırlandığını belirterek, “Kuduz riski taşıyan, saldırganlaşmış, rehabilite imkanı olmayan sahipsiz köpeklerin uyutulması yani ötenazi kavramını da bu düzenlemede getiriyoruz.” açıklamasında bulundu.

YASAL DÜZENLEME RAHATSIZ ETTİ

Güler’in bu açıklaması, bazı çevreleri rahatsız etti. Daha önce başıboş köpek saldırıları nedeniyle ölen onlarca çocuğa sessiz kalan ve atılacak adıma karşı çıkan bir grup, “ötenazi” uygulaması üzerinden ajitasyona başladı. 

Güvenli Sokaklar Derneği Başkanı Murat Pınar ve Avukat Devrim Koçak, yasal düzenleme ile ilgili Haber7‘ye önemli açıklamalarda bulundu.

PINAR: ÇOCUKLAR ÖLÜRKEN KÖPEKLERİN KONUŞULMASI ZULDÜR!

Kızı Mahra Melin Pınar‘ı başıboş köpeklerin saldırısı sonucu kaybeden ve ardından Güvenli Sokaklar Derneği’ni kurarak mücadele başlatan Murat Pınar, “Biz sokaklarda başıboş köpek isemiyoruz. Çocuklar ölürken köpeklerin konuşulmasından da zul duyuyoruz.” dedi.

ÇOCUKLARIN ÖLÜMÜNÜ MAKUL KAYIP GÖRENLER…

Çocuklar öldüğünde iyi olmuş diyenler var” diyen Pınar, çocukların hayatını kaybetmesini makul kayıp olarak görenlere sert tepki gösterdi. Pınar, “Çocuklar öldüğünde makul kayıp görenler, iyi olmuş diyenler var. Aynı kişiler kanun değişiklik teklifindeki belli şartlarda ötanazi uygulamasına itiraz ediyor, insanlık dışı buluyorlar.” diye konuştu.

ONLARA GÖRE KÖPEKLERİN SOKAKTA KALMASI UĞRUNA TÜM İNSANLAR ÖLEBİLİR

Başıboş köpeklerin sokakta kalmasının hiçbir açıklamasının olamayacağını belirten Pınar, “Doğada her tür, kendi türünü korur. Bunun aksi tek örnek başıboş köpek istismarcısı azgın azınlık herhalde. Onlara göre köpeklerin sokakta başıboş kalması uğruna tüm insanlar ölebilir. Bu düşünce tarzının hukuken, mantıken, dinen, vicdanen, etik olarak hiçbir açıklaması yok!” ifadesinde bulundu.

İNSAN, BİLİNÇSİZ KÖPEKLERE TESLİM EDİLEMEZ

İnsan eşrefi mahlukattır, hayvanı koruyacak olan insanı, bilinçsiz köpeklere teslim edemeyiz.” sözlerini dile getiren Pınar, “Sokak kimse için yaşam alanı olamaz. Köpekler de başıboşluğa terk edilemez. İnsan hayatı herşeyden üstündür ve önce gelir. Devletimizin yanındayız, başıboş köpek sorunu bitmelidir.” diye konuştu.

DEVRİM KOÇAK: KANUN, YÜZ BİNLERCE TEMEL İNSAN HAKKINA İHLALİNE SEBEP OLDU

Yakala-Aşıla-Bırak” yönteminin uygulandığı kanunun yıllardır insan hakları ihlaline neden olduğunu açıklayan Avukat Devrim Koçak, “5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu köpekleri sokaklarda başıboş bırakmak üzere uygulandığı yıllar boyunca binlerce, yüzbinlerce insan hakkı ihlaline sebep olmuştur. Evrensel hukuk kuralları temel insan haklarını dokunulmaz kılıp yücelterek, uluslararası onaylanmış evraklarla koruma altına almıştır.” dedi.

KANUN SAPTIRILARAK SUİSTİMAL EDİLDİ

Hayvanları korumak için düzenlenen 5199 sayılı kanunun saptırıldığını belirten Devrim Koçak, “Hayvanların şiddet, eziyet ve kötü muameleden korunması esası ülkemizde saptırılarak sadece evcil hayvanlar özelinde suistimal edilmiş, özellikle köpekler istismar edilerek kazanç kapısı, gelir kaynağı haline getirilmiştir.” ifadesinde bulundu.

KANUN DEĞİŞİKLİĞİ KAÇINILMAZDIR

Başka hiçbir hayvana tanınmayan ayrıcalıklar köpeklere ama sadece başıboş bırakılan köpeklere tanınmaya çalışılmıştır.” diyen Koçak; temel insan hakları, halk sağlığı ve çevrenin korunması için kanun değişikliğinin şart olduğunu kaydetti. Devrim Koçak, “Başıboş bırakılan köpekler sokaklarda terör estirirken istismarcı gruplar tarafından korunmuş, parçalanan, ölen vatandaşlar makul kayıp gibi gösterilmeye çalışılmış hatta gösterilmiştir. Başta insan onuruna ve temel insan haklarına aykırı bu durumun devam etmesi imkanı kalmamıştır. Halk kitleler halinde isyan etmiş, devlet kurumları şikayetlerden başını kaldıramayacak hale gelmiştir. 5199 sayılı Kanun’da temel insan hakları, halk sağlığı ve çevrenin korunması gereği bir değişiklik yapılması kaçınılmaz hale gelmiştir.” dedi.

MEVZUAT, 5199’DAN İBARET DEĞİL

Gösterilen tepkilerin yersiz olduğunu dile getiren Devrim Koçak, şu ifadelerde bulundu:

Mevzuatı sadece 5199 sayılı Kanundan hayvanı da sadece başıboş köpekten ibaret sanan istismarcı grupların baskıları ve buna sığınan yerel yönetimlerce kanun değişikliğine karşı gösterilen tepki de evrensel hukuk kurallarına ve somut duruma aykırıdır.”

ÖTENAZİ ZATEN KANUNLARIMIZDA VAR!

Ötenazinin veterinerlerce uygulandığını dile getiren ve kanunlarda da belirlendiğini belirten Devrim Koçak, sözlerinin devamında şunları söyledi:

“İnsanın olmadığı yerde köpeklerin de yaşayamayacağı aşikardır! Kaldı ki, mevzuatımızda hayvanların öldürülmesini yasaklayan bir sistem yoktur. Her hayvanın öldürülme şartları da kanunlarca belirlenmektedir. Sanki ülkemizde hiçbir hayvan öldürülmüyormuş gibi yapılan açıklamalar safsatadan öteye gitmez.”

TÜRKİYE BU SÖZLEŞMEYİ UYGULAMAYI TAAHHÜT ETMİŞTİR

Taraf olduğumuz ‘Ev Hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi’ başıboş köpeklerin sayısının rahatsızlık verdiği durumlarda idari bir kararla ötanazi uygulanacağına hükmetmektedir ve ülkemiz de bu sözleşmeyi usulüne uygun olarak onaylayarak kabul etmiş ve uygulamayı taahhüt etmiştir.”

KARANTİNA BÖLGESİNDEN KÖPEK KAÇIRAN İSTİSMARCI GRUPLAR BU HÜKÜMLERİ UYGULATMIYOR

“5996 sayılı Kanunda, Kuduz Hastalığı ile Mücadele ve Kuduz Hastalığından Korunma Yönetmeliği’nde de öldürme şartları belirlenmiştir. Ancak sözde hayvansever STK temsilcilerine ‘derhal’ tekmil veren bazı valiler, belediye başkanları, bu STK’ların direktifleri ile devlet memurları hakkında işlem yapan bazı bakanlık temsilcileri, DKMP müdürlükleri gibi bilerek ya da bilmeden yetkisini ve görevini kötüye kullananlar sebebiyle karantina bölgesinden köpek kaçırma şımarıklığına erdirilen bir takım istismarcı gruplar bu hükümleri dahi uygulatmamaktadır.”

ÖTENAZİ FİYATINI VETERİNER HEKİM MESLEK BİRLİKLERİ BELİRLİYOR

“Ötenazinin uygulanmasına engel olunması mevzuatta olmadığı anlamına gelmez. Mevzuatımızda ötanazi kavramı vardır, veteriner hekim meslek birliklerince fiyatı belirlenir ve yayımlanır! Devlet kurumları her gün yüzlerce hayvanın ölüm kararını vermektedir. Köpeği diğer hayvanlardan ayıran hiçbir özellik yoktur!” 

ÇOCUKLAR ÖLÜRKEN KÖPEKLERİ AKLAMAYA ÇALIŞANLAR YASA DEĞİŞİKLİĞİNİ SAPTIRIYOR

Ötenazi kavramının yasalarca mevcut olmasına rağmen kanun değişikliği teklifini saptırıldığına dikkat çeken Koçak, konuşmasına şöyle devam etti:

“Çocuklar ölürken binbir bahane bulup köpekleri aklamaya çalışanların son çırpınışları kanun değişiklik teklifini de saptırmak içindir. Oysaki sokak hayvanları sahipsiz değildir gibi net bir ifade ile devleti ve halkı tehdit edenlerin sahibi oldukları köpekleri adlarına kayıt ettirerek, kontrol altına almaları tüm sorunu çözecektir.

Mevzuatımız temel insan haklarını temin edip korumak üzere şekillendirilmiştir. Anayasamız, taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler ve kanunlarımız insanların insanlık onuruna yakışır şekilde yaşamalarını sağlamayı amaçlar. Hayvan refahını sağlayacak olan da insandır!”

ÖNLENEBİLECEK HER ÖLÜM CİNAYETTİR

“Kısacası çocuk ölümlerini makul kayıp sayanların, ölen çocukları ‘2 Mete öldü’ veya ‘2-3 çocuk öldü’ diyerek küçümseyenlerin, ‘Kaç çocuk öldü ki başıboş köpekler yüzünden’ gibi insan canını istatistik malzemesi yapanların devri kapanmak zorundadır! Bir ölüm çok ölümdür ve önlenebilecek her ölüm de cinayettir. Çocuklar geleceğimizdir, yaşatmak, korumak zorundayız! Aksi iddialar abesle iştigaldir!”

‘REHABİLİTASYON’A İTİRAZ ETMEYEN ‘ÖTENAZİ’YE İTİRAZ EDEMEZ

“Kısaca ötanazi kavramının kullanışmasına yapılan eleştiriye değinecek olursak o hususta da saptırmalar yapılmaktadır. Hali hazırda mevzuatta kullanılan bir kavramdır, yeni değildir. Ayrıca 5199 sayılı Kanun’a 2021 yılında 7332 sayılı kanunla eklenen “Rehabilitasyon” kavramı; ‘Sahipsiz hayvanların tedavi ve parazit mücadelesinin yapılmasını, aşılanmasını, kısırlaştırılmasını ve dijital kimliklendirme yöntemleriyle işaretlenmesini’ ifade eder. Peki rehabilitasyon nedir? En basit tanımı iyileştirme olan rehabilitasyon ile bu tanım ne kadar uyumludur? Bir başıboş köpek bir insana saldırıp parçaladığında hatta öldürdüğünde bu tanıma göre; ‘Rehabilitasyon süreci tamamlandı artık saldırmaz’ denilebilir mi? Asla! Rehabilitasyon kavramına itiraz etmeyen hiç kimse ötanazi kavramına da itiraz edemez!”

“HİÇBİR İNSANIMIZIN ÖLMESİNE GÖZ YUMULAMAZ”

“Başıboş köpeklerin hatta köpeklerin saldırganlığını önlemek üzere bir rehabilitasyon çalışması yapılabilmesi imkansıza yakındır. Artık hiçbir vatandaşımızın, bilinçsiz köpeklerin istismar edilmek üzere başıboş bırakılması neticesinde yaralanmasına, ölmesine göz yumulamaz!”

“SEVEN SEVDİĞİNİ SAHİPLENİR, SOKAKTA BAŞIBOŞ BIRAKMAZ!”

“Tüm hayvanseverleri başıboş köpekleri sahiplenmeye davet ediyoruz! Toplumda kaos ortamı oluşturmaya çalışan azgın azınlığın aksine, ‘Sokak hayvanları sahipsiz değildir’ diyen gerçek hayvanseverlerin kendini gösterme, elini taşın altına koyma zamanı gelmiştir. Her ne kadar slogan bir anda ‘Sokak hayvanları sahipsiz değildir’den ‘Sokaktayım yanımdayım’a döndürülse de sokak hiçbir canlı için yaşam alanı olamaz! Sokağa düşen değer kaybeder. Seven sevdiğini sahiplenir, başıboş sokakta bırakmaz! Gün köpekleri başıboşluktan kurtarma günüdür. Çocuklar ölürken köpekleri konuşmak insanlık onuruna aykırıdır!”

KAYNAK: HABER7
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/otenazi-duyari-kasanlar-onlara-kor-cocuklar-olurken-kopekleri-konusmak-zuldur/feed/ 0
Sokak köpekleri uyutulacak mı, ötenazi ne demek? Sokak hayvanları yasası son durum https://www.foxtvhaber.com.tr/sokak-kopekleri-uyutulacak-mi-otenazi-ne-demek-sokak-hayvanlari-yasasi-son-durum/ https://www.foxtvhaber.com.tr/sokak-kopekleri-uyutulacak-mi-otenazi-ne-demek-sokak-hayvanlari-yasasi-son-durum/#respond Sat, 13 Jul 2024 08:24:05 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=15311 Sokak köpekleri uyutulacak mı, ötenazi ne demek? gibi sorular gündemde yerini aldı. AK Parti‘nin sokak hayvanlarına yönelik kanun teklifi ile ilgili çalışmalarda sona gelindi. AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, Meclis’te grubu bulnan partilerin grup başkanvekillerini ziyaret etti. Ziyaret il 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda değişiklik yapılmasını öngeren kanun  teklifine dair bilgiler sundu. Peki, Sokak köpekleri uyutulacak mı, ötenazi ne demek? İşte Sokak hayvanları yasası son durum



SOKAK KÖPEKLERİ UYUTULACAK MI?

AK Parti Grup Başkanı Abdulllah Güler, 17 maddelik kanun teklifinin detaylarını aktardı. Güler, sahipsiz saldırgan sokak köpeklerine ötenazi uygulanacağını söyledi.

ÖTENAZİ NE DEMEK?

Sokak hayvanları yasası sonrası ötenazi gündeme geldi. Ötenazi, tıbbi olarak hastanın yaşamına son verme amacı ile yapılan bir uygulama olarak biliniyor. Bu uygulama genel olarak hastanın dayanılmaz acılar içerisinde olduğu ve tedavisi olmayan ve tedavisi olmayanbir hastalık olduğu durumlarda gündeme gelir.

SOKAK HAYVANLARI YASASI SON DURUM

AK Parti, sokak hayvanlarından ötürü vefat eden vatandaşlara değinerek, “Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni TBMM Başkanlığı’na sundu. AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, bugüne kadar sahipsiz sokak köpekleriyle ilgili yapılan çalışmaların yetersiz kaldığını belirterek, saldırgan olan, bulaşıcı veya tedavi edilemeyen hastalığı bulunan ya da sahiplenilmesi yasak olan hayvanlara yerel yönetimlerce ‘ötanazi’ yapılacağını söyledi.AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, ‘Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne ilişkin TBMM’de bulunan AK Parti Grup Başkanlığı’nda basın toplantısı düzenledi. Güler, “2.5 milyona yakın sahipsiz sokak köpeğinin kısırlaştırıldığı, 550 bine yakın sokak köpeğinin sahiplendirildiğine dair raporumuz var.” dedi ve sözlerine kuduz riskinin arttığını belirterek devam etti, ” Mevcut tedbirlere rağmen mahalli idarelerimizin yetersiz kaldığını görüyoruz. Bu durum nelere sebebiyet verdi. Kuduz riskli vakalar artmış durumda. Hayvandan hayvana, hayvandan insana geçen çok farklı parazitler var. Belli ilçelerimizde karantina uygulanan, kuduz köpek nedeniyle karantina uygulaması yapılmak zorunda kaldı. Mevcut durum böyleyken bakanlık raporuna göre birçok kazanın meydana geldiği, bu kazalarda vefat eden vatandaşımızın sayısının 50- 55 olduğu ortaya çıktı. Belli alanlarda, insanlarımızın yürüyüş yaptığı alanlarda çok sayıda köpeğin dışkısı toplumu tehdit edecek hale geliyor. Bu hastalıklar nedeniyle ameliyatlar yapılacak seviyede tahribatlara yol açıyor” açıklamasında bulundu.

Meclis’e sunulan 17 maddelik düzenleme için her kesimin önerisini aldıklarını belirten Güler, “Sokağın belli alanlarında, özellikle çocuklarımızın oyun oynadığı alanlarda köpeklerin sürüler halinde bulunması, toplumumuzu tehdit edecek hale geldiğini görüyoruz. Sokak köpeklerinin bulunduğu yerlerden alınması, barınaklarda kaliteli yaşam alanı oluşturulması, sahiplendirilmenin teşviki, barınaklarda ameliyathane kurulması olacak. Sahiplendirme noktasında bakanlığımızın destek vereceği bir programı hayata geçireceğiz. Kuduz riski taşıyan, saldırganlaşmış, rehabilite imkanı olmayan sahipsiz köpeklerin uyutulması yani ötenazi kavramını da bu düzenlemede getiriyoruz. Sahipsiz saldırgan köpeklere ötenazi uygulanacak” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/sokak-kopekleri-uyutulacak-mi-otenazi-ne-demek-sokak-hayvanlari-yasasi-son-durum/feed/ 0
Sokak köpekleri düzenlemesi Meclis’te: AK Parti’den 17 maddelik teklif! https://www.foxtvhaber.com.tr/sokak-kopekleri-duzenlemesi-mecliste-ak-partiden-17-maddelik-teklif/ https://www.foxtvhaber.com.tr/sokak-kopekleri-duzenlemesi-mecliste-ak-partiden-17-maddelik-teklif/#respond Sat, 13 Jul 2024 00:24:06 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=15257 SON DAKİKA HABERİ: AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, sokak hayranlarına yönelik teklifin Meclis’e sunulduğunu duyurarak, “Görüşler, beklentiler alındı. Rapor haline getirildi ve cumhurbaşkanımıza sunuldu. Yasa teklifimiz olgunlaştı. 17 maddelik yasa teklifimiz tarım komisyonunda ve sonra genel kurul çalışmalarında tamamlanacak.” dedi.

  • Sahipsiz saldırganlaşmış köpekler için ötenazi uygulanacak.

Abdullah Güler’in açıklamasından öne çıkan başlıklar şöyle:

“2.5 MİLYON KÖPEK KISIRLAŞTIRILDI”

TBMM’de kabul edilen ev hayvanlarına dair sözleşme var. Hükme bağlanmış pek çok olay ve karar var. Kanunumuz sokak hayvanlarını bakım evine almayı, kısırlaştırılmayı, aşılanarak, sokağa bırakılması gibi uygulama var. 20 yıllık tarihinde raporlara baktığımızda 2.5 milyona yakın sahipsiz sokak köpeğinin kısırlaştırıldığı, 550 bine yakın sokak köpeğinin sahiplendirildiğine dair raporumuz var. Mevcut tedbirlere rağmen mahalli idarelerimizin yetersiz kaldığını görüyoruz. Bu durum nelere sebebiyet verdi. Kuduz riskli vakalar artmış durumda.

Belli ilçelerimizde karantina uygulanan, kuduz köpek nedeniyle karantina uygulaması yapılmak zorunda kaldı. Mevcut durum böyleyken bakanlık raporuna göre birçok kazanın meydana geldiği, bu kazalarda vefat eden vatandaşımızın sayısını 50-55 olduğu ortaya çıktı.

Hayvandan hayvana, hayvandan insana geçen çok farklı parazitler var. Belli alanlarda, insanlarımızın yürüyüş yaptığı alanlarda çok sayıda köpeğin dışkısı toplumu tehdit edecek haline geliyor. Bu hastalıklar nedeniyle ameliyatlar yapılacak seviyede tahribatlara yol açıyor.

Merkezinde insan, hayvanı koruma, toplum sağlığını koruma başlığını getiriyoruz. Bu tanımlama devamında da kanunun belli maddelerinde bir uygulamayı değiştiriyoruz. Tarım bakanlığımızın desteği yanında sokak köpeklerinin bulunduğu yerlerden alınması, barınaklarda kaliteli yaşam alanı oluşturulması, sahiplendirilmenin teşviki, barınaklarda ameliyathane kurulması. Sahiplendirme noktasında bakanlığımızın destek vereceği bir programı hayata geçireceğiz.

“YETKİ BELEDİYELERDE”

Kanunumuz tüm bu süreçlerde sokaklardaki hayvanlarla ilgili yetki belediyelerindir. Bakım, beslenme noktasında iyi örnekleri olan belediyeler olduğu gibi kanunun açık emrine rağmen maalesef bütçeyi kullanmayan, yeterli çalışma yapmayan mahalli idarelerimiz var. Bu uygulamayı yapmayanlara 6 aydan 2 yıla kadar hapis yaptırımı öngörüyoruz.

Ciddi ihmaller de var. Belediye ya da farklı insanlar mücavir alanlara atarak bu işten kurtulmaya çalışıyorlar. Bunu da yaptırıma bağlıyoruz. 50 bin lira para cezası olacak bunun da.

Tarım bakanlığımızın barınakların nitelikli hale getirilmesi noktasında güçlü desteğini kanunda başlık olarak yaptık. İnşallah kanun sonrası bakanlık düzenlemeler ile bunun uygulamasını nitelikli hale getirmek için çaba ortaya koyacaktır.

RAPOR CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A SUNULMUŞTU

AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, geçtiğimiz günlerde sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “AK Parti MYK toplantımızda Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’a başıboş/saldırgan sokak köpekleri sorununa ilişkin hazırladığımız raporu arz ederek zatı devletlerini ve MYK üyelerimizi bilgilendirdim.” ifadelerini kullanmıştı.

Yenişehirlioğlu, açıklamasında şunları kaydetmişti:

“Raporumuzun mahiyetini detaylı bir şekilde dinleme nezaketi gösteren Sayın Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyorum. Sokaklarda aziz milletimizin huzur ve güvenliğinin sağlanacağına, herkesin üzerinde mutabık kaldığı bu sorunun çözüme ulaşacağına inancımız tamdır. Evvela insan ardından hayvan ve çevre sağlığını tesis etmek için ortaya konulan bu iradenin toplumumuzun tüm kesimlerinin beklentilerini karşılayacak şekilde net bir çözüme ulaşması en büyük temennimizdir. Raporumuzun sorunun çözümüne ilişkin önemli katkılar sunacağına inanıyor, hayırlı olmasını diliyorum.”

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/sokak-kopekleri-duzenlemesi-mecliste-ak-partiden-17-maddelik-teklif/feed/ 0
9. Yargı Paketi, TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edildi https://www.foxtvhaber.com.tr/9-yargi-paketi-tbmm-adalet-komisyonunda-kabul-edildi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/9-yargi-paketi-tbmm-adalet-komisyonunda-kabul-edildi/#respond Fri, 12 Jul 2024 07:36:05 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=15187 Kamuoyunda “9. Yargı Paketi” olarak bilinen Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Adalet Komisyonunda kabul edildi.

Teklifle, İcra ve İflas Kanunu’nda değişiklik yapılacak. Buna göre, elektronik ortamda açık artırma suretiyle satışta teklifler arasındaki fark, satışa çıkarılan malın muhammen kıymetinin binde beşinden ve her halde 1000 Türk lirasından az olamayacak.

Açık artırma süresinin son 10 dakikası içinde yeni bir teklifin verilmesi halinde açık artırma 3 dakika uzatılacak. Uzama süresi içinde yeni bir teklif verilmesi halinde açık artırma süresi her yeni teklifin verilmesinden itibaren 3 dakika uzatılacak. Son uzama süresi içinde yeni bir teklif verilmezse mal en yüksek teklif verene ihale edilecek. Uzama sürelerinin toplamı bir saati geçemeyecek. Bir saatlik süre Adalet Bakanlığının kararıyla kısaltılabilecek, uzatılabilecek veya kaldırılabilecek ve bu kararlar Bakanlığın resmi internet sitesinde duyurulacak.

Aynı Kanunu’nun Ek 1’inci maddesindeki düzenlemeyle de parasal sınırlarda yeniden değerleme oranında artırma yapılması sonucunda belirlenen sınırların 10 Türk lirasını aşmayan kısımlarının dikkate alınmayacağı hükmü, 1000 Türk lirasını aşmayan kısımların dikkate alınmayacağı şeklinde değiştirilecek. Yeniden değerleme sonucu belirlenen parasal rakamın 1000 lirayı geçmeyen küsuratı dikkate alınmayacak.

İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtay’ın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmayacak, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınacak.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Avukatlık Kanunu’nda değişiklik yapılacak. Adli yardım ödeneğinin barolar arasındaki dağıtımında, birden fazla baronun bulunduğu illerde, her 5 bin nüfus için tespit edilecek toplam puanın yüzde 30’u o ilde bulunan barolar arasında eşit olarak, kalanı ise o ilde levhaya kayıtlı toplam avukat sayısına bölündükten sonra elde edilen rakamın her baronun üye sayısına çarpımı sonucu elde edilecek puana göre dağıtılacak.

Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı ve İdari Yargı Ön Sınavı’nda soru sorulacak alanlar arasına “milletlerarası hukuk”, “milletlerarası özel hukuk”, “genel kamu hukuku ve sosyal güvenlik hukuku” eklenecek. İhtiyaç duyulması halinde bu alanlara, yönetmelikle yeni hukuk alanları eklenebilecek.

Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı ve İdari Yargı Ön Sınavı’nda soru sayısı 100’den 120’ye çıkarılacak. Sınavlara yeni alanların eklenmesi ve sınavların yapılma şekli ile sınavlara ilişkin diğer hususlar Hakimler ve Savcılar Kurulu, Yükseköğretim Kurulu, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı, Türkiye Barolar Birliği ve Türkiye Noterler Birliğinin görüşü alınarak Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenecek.

Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun tek hakimle çözümlenecek davalara ilişkin 7’nci maddesindeki parasal sınırlar; her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298’inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılmak suretiyle uygulanacak. Tek hakimle çözümlenecek davaların belirlenmesinde dava tarihindeki, miktar artırımı yapılan hallerde ise artırımın yapıldığı tarihteki parasal sınır esas alınacak.

İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUN’NDAKİ DEĞİŞİKLİKLER 

İdari Yargılama Usulü Kanunu’ndaki değişikliğe göre de konusu 31 bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olacak, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamayacak.

Aynı kanundaki değişiklikle, konusu 920 bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar, konusu 270 bin Türk lirasını aşıp 920 bin Türk lirasını aşmayan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davalar temyiz edilebilecek.

İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda öngörülen parasal sınırlar; her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298’inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılmak suretiyle uygulanacak. Bu şekilde belirlenen sınırların 1000 Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmayacak.

Duruşma yapılmasının zorunlu olduğu davaların belirlenmesinde davanın açıldığı; istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde ise ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarihteki parasal sınır esas alınacak. Ancak nihai karar tarihinden sonra parasal sınırlarda meydana gelen artış, bölge idare mahkemesinin kaldırma veya Danıştay’ın bozma kararı üzerine yeniden bakılan davalarda uygulanmayacak.

HAKİM VE SAVCI YARDIMCILIĞI MÜLAKATI’NA ÇAĞIRILACAK ADAY SAYISI DEĞİŞİYOR

Hakim ve Savcı Yardımcılığı Sınavı’nda soru sorulacak alanlar arasına, milletlerarası hukuk ve milletlerarası özel hukuk eklenecek. İdari Yargı Hakim Yardımcılığı Sınavı’nda ticari işletme-şirketler hukuku alanından da soru sorulabilecek.

Hakim ve Savcı Yardımcılığı mülakatına çağrılacak aday sayısında değişiklik yapılacak. Mevcut kanun hükmüne göre iki katı fazlası çağrılırken düzenlemeyle ilan edilen kadro sayısının bir katı fazlası aday mülakata çağrılacak.

Hakimler ve Savcılar Kanunu’ndaki diğer bir değişiklikle Adalet Müfettişlerinin görev ve yetkileri belirlenecek.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda, Yargıtay Birinci Başkanı, Danıştay Başkanı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Danıştay Başsavcısı, Yargıtay Birinci başkanvekilleri, Danıştay başkanvekilleri, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekili, Yargıtay ve Danıştay daire başkanları, Yargıtay ve Danıştay üyeleri, Adalet Bakanlığı Müsteşarı, birinci sınıf hakim ve savcılar, birinci sınıfa ayrılmış hakim ve savcılar ve diğer hakim ve savcılara “15.000” gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ek tazminat ödenecek.

YEDİEMİN OTOPARKLARINDA SAHİPLERİ TARAFINDAN TESLİM ALINMAYAN ARAÇLARIN SATIŞI 

Karayolları Trafik Kanunu’ndaki değişiklikle buluntu olması nedeniyle veya kanun hükümleri gereğince trafikten men edilerek alıkonulan ve sahipleri tarafından 6 ay içinde teslim alınmayan veya aranmayan yediemin otoparklarındaki araçların satış usulü yeniden belirlenecek. Bu durumdaki araçların sicilinde bulunan satılamaz, devredilemez, haciz, ihtiyati haciz, rehin gibi şerhler için ilgili kurumlara, bu araçların satılacağı hususu bildirilecek ve satış işlemlerine başlanacak, araçların üzerinde bulunan tüm şerhler ayrıca bir işleme gerek olmaksızın, satış tarihinden itibaren kalkmış sayılacak varsa tescil kayıtları buna göre düzeltilecek.

İşlem yapılacak aracın tanıtımına yarayan şasi veya motor seri numaralarının bulunmaması veya düşmüş olması ya da tamir veya tadil gibi nedenlerle silinmiş yahut tahrip edilmiş olması durumunda bu eksiklikler satış işlemini gerçekleştirecek kurum tarafından ilgili mevzuat kapsamında tamamlanarak araç satışa hazır hale getirilecek. Aracın tescil kaydındaki haciz, ihtiyati haciz, rehin gibi şerhler satış sonrasında satış bedeli üzerinde devam edecek. Satış konusu aracın vergi, ceza veya prim gibi borçları, satıştan önceki sahibine ait olup mülkiyet ilgiliye tüm borç ve yüklerinden ari olarak geçecek.

Satış kapsamında dosyaya ödenen tutardan; sırasıyla muhafaza ve satış için yapılan giderler, aracın tanıtımına yarayan numaraların tespitine ve tamamlanmasına dair giderler ve vergi, resim veya harç gibi malın aynından kaynaklanan alacaklar ödendikten sonra kalan tutarın tüm alacaklıların alacağını karşılaması halinde hak sahiplerine Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve İcra ve İflas Kanunu hükümleri çerçevesinde dağıtılacak ve bakiye bir tutar bulunması halinde bu tutar, muhafaza edilecek, kamu bankalarında nemalandırılacak ve satıldığı tarihten itibaren 5 yıl içinde müracaat halinde nemalarıyla birlikte hak sahiplerine ödenecek. Beş yıl içinde herhangi bir müracaatın olmaması halinde söz konusu bedeller Hazine’ye irat kaydedilecek.

Satış kapsamında dosyaya ödenen tutardan; sırasıyla muhafaza ve satış için yapılan giderler, aracın tanıtımına yarayan numaraların tespitine ve tamamlanmasına dair giderler ve vergi, resim veya harç gibi malın aynından kaynaklanan alacaklar ödendikten sonra kalan tutar, tüm alacaklıların alacağını karşılamazsa sıra cetveli yapılmak üzere ilgili kuruma gönderilecek.

Teklifle, Kamulaştırma Kanunu’na madde eklenecek. Buna göre de mülga 6830 sayılı İstimlak Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 8 Ekim 1956 tarihine kadar, kamulaştırma işlemlerine dayanmaksızın kamulaştırma kanunlarının amacına uygun olarak fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olan taşınmazlar, ilgili kamu kurum ve kuruluşları adına tahsis tarihinde kamulaştırılmış sayılacak.

Taşınmazda kamu hizmetinin nitelik ve amacına uygun şekilde tesis veya yapının inşa edilmiş olması, bu Kanunun uygulanması bakımından fiilen tahsis kabul edilecek.

Bu durumdaki taşınmazlardan tapuda kayıtlı olanların kayıt sahipleri veya mirasçıları; tapuda kayıtlı olmayan taşınmazların zilyetleri ya da mirasçıları tahsis tarihi itibarıyla zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleşmiş ve fiili tahsis tarihinden itibaren 10 yıl geçmemiş olması koşuluyla, iptal edilen 221 sayılı Kanun’un belirlediği süre içinde sadece taşınmazın fiili tahsis tarihindeki rayiç bedelini isteyebilecek.

Bu madde kapsamındaki taşınmazlar hakkında 12 Ocak 1963 tarihine kadar açılmış ve kanun yolu incelemesinde olanlar dahil görülmekte olan bedel davalarında bu madde hükümleri uygulanacak.

Birinci fıkraya göre kamulaştırılmış sayılan taşınmazlar hakkında 12 Ocak 1963 tarihinden sonra bu taşınmazlara bağlı olarak bedel dahil ileri sürülen talepler kabul edilmeyecek. Bu hüküm, 12 Ocak 1963 tarihinden sonra açılmış ve kanun yolu incelemesinde olanlar dahil görülmekte olan davalar hakkında da uygulanacak.

Bu madde kapsamında açılan ve görülmekte olan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri maktu olarak belirlenecek.

Kamulaştırılmış sayılan taşınmazlar, tapuda kayıtlı ise ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının talebi üzerine açılacak dava ile ilgili idare adına tescil edilecek. Tapu kaydı olmayan taşınmazlar, tahsisin mahiyeti bakımından tescile tabi ise ilgili idare adına kayıt tesis olunacak. Bu işlemler harca tabi olmayacak.

KADININ SOYADINA DÜZENLEME

Teklifle, Anayasa Mahkemesinin “kadının soyadına” ilişkin iptal kararı doğrultusunda, Türk Medeni Kanunu’nda düzenlemeye gidilecek. Bu değişikliğe göre kadın, evlenmekle kocasının soyadını alacak. Kadın, evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapacağı yazılı başvuruyla kocasının soyadı önünde önceki soyadını da kullanabilecek. Kadının soyadı, kendi soyadı ile önceki kocasının soyadından oluşuyorsa kadın bu soyadlarından sadece birisini evleneceği kocasının soyadının önünde kullanabilecek.

TBMM Adalet Komisyonunda kabul edilen, kamuoyunda “9. Yargı Paketi” olarak bilinen Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Anayasa Mahkemesinin iptal kararları doğrultusunda Türk Medeni Kanunu’nda bazı düzenlemelere gidilecek.

Buna göre, koca, ana veya çocuk, soybağının reddi davasını açarak babalık karinesini çürütebilecek. Bu dava, dava açma hakkına sahip diğer kişilere karşı açılacak.

Ana doğumdan, çocuk ise ergin olduğu tarihten başlayarak en geç bir yıl içinde dava açmak zorunda olacak.

Dava açma süresinin geçmesinden önce kocanın ölmesi veya gaipliğine karar verilmesi ya da sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybetmesi hallerinde baba olduğunu iddia eden kişi, kocanın altsoyu, anası veya babası, doğumu ve kocanın ölümünü, sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybettiğini veya hakkında gaiplik kararı alındığını öğrenmelerinden başlayarak bir yıl içinde soybağının reddi davasını açabilecek.

Ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin nüfus kaydına, birlikte evlat edinmede ana ve baba adı olarak evlat edinen eşlerin adları; tek başına evlat edinmede ise ana veya baba adı olarak evlat edinenin adı yazılacak. Evlat edinilen diğer kişiler hakkında, talepleri halinde bu hüküm uygulanacak.

Teklifle, Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’a madde eklenecek. Buna göre, istinaf incelemesi için dosya kendisine gönderilen ilgili hukuk dairesi, bir ay içinde yapacağı ön inceleme sonucunda iş bölümü bakımından kendisini görevli görmez ise gerekçesiyle birlikte dosyayı görevli olduğu kanısına vardığı ilgili hukuk dairesine gönderecek. Bir aylık sürenin bitiminden sonra veya duruşma günü verilen dosya hakkında gönderme kararı verilemeyecek.

HAKARET SUÇUNDA VE UZLAŞTIRMADA YENİ DÜZENLEMELER 

Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan hakaret suçu bakımından şikayet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemeyecek.

Sesli, yazılı veya görüntülü iletiyle hakaret suçu, uzlaştırma kapsamından çıkarılarak ön ödeme kapsamına alınacak.

Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren 7 gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılacak.

Uzlaşmanın sağlanması halinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacak.

Uzlaştırmacı olmak için hukuk mezunu olma şartı getirilecek. Uzlaştırmacılar, hukuk fakültesi mezunlarının yer aldığı, Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen uzlaştırmacı listelerinden görevlendirilecek.

Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini defaten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verecek. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmesi halinde durma kararı verilecek. Durma süresince zamanaşımı işlemeyecek. Uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkemece yargılamaya kaldığı yerden devam olunacak.

Teklifle, Çocuk Koruma Kanunu’nda değişiklik yapılacak. Buna göre, sosyal çalışma görevlileri, mahkemeler yerine Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüklerine atanacak.

Vakıflar Genel Müdürlüğü ve mazbut vakıflara ait taşınmazlarla ilgili işlemler nedeniyle değerli kağıt ve işlem bedeli alınmayacak, kamu kurum ve kuruşlarına herhangi bir katılım payı ödenmeyecek.

Vakıflar Genel Müdürlüğü, Harçlar Kanunu’nda sayılan yargı harçlarından muaf olacak. Genel Müdürlüğün dava, icra takibi ve geçici hukuki koruma tedbirleri gibi her türlü dava ve işte teminat gösterme zorunluluğu olmayacak. Bu hüküm, Genel Müdürlüğün idare ve temsil ettiği mazbut vakıflar adına taraf olduğu dava, icra takibi ve geçici hukuki koruma tedbirleri gibi her türlü dava ve iş hakkında da uygulanacak.

Vakıf kültür varlıklarının restorasyon veya onarım karşılığı kiralama işlemlerine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenecek.

Anayasa Mahkemesinin, bazı Cumhurbaşkanlığı kararnamelerini iptal etmesi dolayısıyla Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) ile Anayasa Mahkemesi kadrolarına ilişkin düzenlemeler yapılacak.

Teklifle, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki parasal sınırlarla ilgili düzenlemelere gidilecek. Buna göre parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacak. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmayacak.

İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtay’ın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmayacak, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınacak.

ARABULUCULUK DÜZENLEMELERİ 

Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nda öngörülen değişikliğe göre, anlaşma belgesinin taraflarından biri, icra edilebilirlik şerhi verilmesinden sonra tapu müdürlüğünden tescil talebinde bulunabilecek. Tapu müdürlüğünce taşınmaza ilişkin mevzuatta öngörülen gerekli inceleme ve değerlendirme yapıldıktan sonra resmi senet düzenlenmeksizin tescil talebi yerine getirilecek.

Ayrıca taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilecek ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulacak. Ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenen vekalet ücretinin yarısına hükmedilecek.

Arabuluculuk eğitimini tamamlayan ve mesleğinde 20 yıl kıdeme sahip olanlar, yazılı sınava girmeden arabuluculuk siciline kayıt olabilecek.

TMSF’NİN KAYYUM OLARAK ATANMASI 

Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, silahlı örgüt, silahlı örgüte silah sağlama, terörizmin finansmanı suçlarının işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde şirketlere veya malvarlığı değerlerine kayyum atanmasına karar verildiği takdirde, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 5 yıl süreyle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak atanabilecek.

Bu halde kayyumluk hak ve yetkileri bakımından Bankacılık Kanunu’nda TMSF’ye verilen hak ve yetkiler kıyasen uygulanacak. Şirketlerin genel kurul yetkileri, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olmaksızın TMSF tarafından kullanılacak. Bu şirketler veya malvarlığı değerleri TMSF’nin gözetiminde, TMSF’nin atadığı yöneticiler tarafından ticari teamüllere uygun olarak ve basiretli bir tacir gibi yönetilecek.

Bu şirketlerin veya malvarlığı değerlerinin mali durumu, ortaklık yapısı, piyasa koşulları veya diğer sorunları nedeniyle şirketin veya varlıklarının ya da malvarlığı değerlerinin kısmen veya tamamen satılmasına veya feshi ile tasfiyesine TMSF tarafından karar verilebilecek. Satış ve tasfiye işlemleri, ilgili şirketin yönetim/müdürler kurulu veya malvarlığı değerleri, kayyum temsilcileri ya da TMSF tarafından yerine getirilecek.

Satış ve tasfiye işlemlerinde, azınlık hisselerinin sahiplerinin rızası aranmayacak. Satıştan elde edilen gelirden şirket veya malvarlığı değerlerinin borçları ödendikten sonra kalan tutar, şirket veya malvarlığı değerlerinin işlerinde kullanılabilecek.

Fesih ve tasfiye işlemleri sonunda borçlar ödendikten sonra kalan tutar, yargılamanın kesin hükümle sonuçlandırılmasına kadar açılan bir hesapta nemalandırılacak. Şirketlerin tasfiye işlemlerini yürütmek üzere TMSF Kurulu tarafından görevlendirilen tasfiye komisyonu, adli işlemler veya davalar bakımından taraf ehliyetine sahip olacak.

Kayyumluk görevi TMSF tarafından yürütülen şirketler, açtıkları davalarda harçtan muaf olacak. TMSF’nin kayyum olarak atanmasına karar verilen şirket, taşınmaz, hak, varlık ve alacaklar hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 128’inci maddesi uyarınca verilen el koyma ve tedbir kararları, kayyum yetkisinin TMSF’ye devriyle birlikte kendiliğinden kalkacak.

TMSF’nin kayyum olarak atandığı şirketleri veya malvarlığı değerlerini yönetmek ve temsil etmek üzere atananlar veya görevlendirilenler ya da atananlar tarafından temsil yetkisini haiz olmak üzere görevlendirilenler ile bu kapsamda yapılan işlemler hakkında, Bankacılık Kanunu’nun 127’nci maddesi uygulanacak.

TMSF’nin kayyumluk görevi kapsamındaki karar ve işlemlerine karşı açılan davalar, Fon’un merkezinin bulunduğu yer idare mahkemelerinde görülecek.

Komisyon Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, teklifin kabul edilmesinin ardından yaptığı açıklamada, görüşmelerin yaklaşık 20 saat sürdüğünü belirtti.

Teklifin komisyon sürecinin verimli ve başarılı geçtiğini ifade eden Yüksel, komisyondaki görüş ayrılıklarına ilişkin hükümlerle ilgili AK Parti Grubunun, ilgili bakanlıklar ve diğer paydaşlarla gerekli etki analizlerini yapacağını bildirdi.

Yüksel, iktidar ve muhalefet partisi milletvekillerinin vereceği destekle Genel Kurulda teklifin kabul edileceğine inandığını dile getirdi.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/9-yargi-paketi-tbmm-adalet-komisyonunda-kabul-edildi/feed/ 0
Kamuda tasarruf tedbirlerine yönelik yasa teklifiyle harcamalarda verimlilik hedefleniyor https://www.foxtvhaber.com.tr/kamuda-tasarruf-tedbirlerine-yonelik-yasa-teklifiyle-harcamalarda-verimlilik-hedefleniyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/kamuda-tasarruf-tedbirlerine-yonelik-yasa-teklifiyle-harcamalarda-verimlilik-hedefleniyor/#respond Wed, 10 Jul 2024 04:36:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=14935 AA muhabirinin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yarın görüşülecek Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne ilişkin etki analizinden yaptığı derlemeye göre, Türk Standartları Enstitüsüne (TSE) yatırımlarda kullanılmak üzere ilk defa bütçeden 2023 yılının Ağustos ayında 54 milyon 912 bin lira kaynak tahsis edilirken 2023 yılında toplam 1 milyar 274 milyon 912 bin lira, bu yıl içerisinde ise 371 milyon 555 milyon lira kaynak tahsisi yapıldı. Teklifte yer alan TSE’nin gelirlerine yönelik düzenlemenin yapılmaması halinde tahmini kurumun bütçe açığının bu yıl içerisinde 700 milyon lira, 2025 yılında ise 1 milyar 300 milyon lira olması bekleniyor.

Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na ekli idareler ile bu idarelere bağlı, ilgili ve ilişkili kamu kurum ve kuruluşlarına ait taşıtların Özelleştirme İdaresi Başkanlığı aracılığıyla satışına ve elde edilen gelirlerin ilgisine göre genel bütçeye veya ilgili idare bütçesine gelir kaydedilmesine yönelik hüküm kapsamında yer alacak taşıtlara ilişkin sayı ve mali boyut, düzenlemenin yasalaşmasından sonra yürütülecek çalışma sonucunda belirlenecek.

Yatırımlara Proje Bazlı Devlet Yardımı Verilmesine İlişkin Karar’ın ilgili hükmünde olduğu gibi Sanayi ve Teknoloji Bakanı ile Türkiye’ye doğrudan yatırım yapan Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu’nda tanımlanan yabancı yatırımcılar arasında imzalanan ve yatırım teşviklerine ilişkin hükümler içeren yatırım sözleşmelerine sağlanacak damga vergisi istisnası, düzenlenecek sözleşme sayısı ve sözleşmede yer verilecek yatırım tutarına göre hesaplanacak.

Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu’nda yapılan değişiklikle yükseköğretim kurumlarının yürürlükteki kadroları yeniden ihdas edildiği için hükmün, merkezi yönetim bütçesine ilave yük getirmesi öngörülmüyor.

BOTAŞ’A YÖNELİK HÜKÜMLER

Doğal Gaz Piyasası Kanunu’nda yapılan değişiklikle, 2023 ve önceki yıllarda düzenlenen Cumhurbaşkanı kararları doğrultusunda hesaplanan görevlendirme bedeli alacaklarına karşılık ilgili borçların mahsuplaşılarak terkin işlemiyle BOTAŞ’ın birikmiş borçlarının ve Hazine’den olan görevlendirme bedeli alacaklarının karşılıklı olarak kapanması amaçlanıyor.

BOTAŞ’ın vergi borçları karşılıksız silinmediği, görevlendirme alacaklarından mahsup edildiği göz önüne alındığında görevlendirme alacaklarına karşılık ferileriyle birlikte terkin edilecek tutar haziran ayı itibarıyla 181,3 milyar lira olarak hesaplandı. Düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle Kuruluşun borcu, görevlendirme bedeli alacağına mahsup edilerek Hazine ve Maliye Bakanlığının BOTAŞ’a olan 232,6 milyar lira tutarındaki borcu 51,3 milyar liraya düşebilecek.

Önceki yıllarda da söz konusu hükme benzer düzenlemelerin yürürlüğe girmesiyle BOTAŞ’ın toplam 155,9 milyar lira ferileri ile birlikte vergi borcu terkin edilerek görevlendirme bedeli alacaklarından mahsup edilmişti.

Teklifin BOTAŞ’a yönelik diğer hükümleriyle ise Anayasa Mahkemesi tarafından belirtilen ihalelerde saydamlık, hesap verilebilirlik, fırsat eşitliği ve öngörülebilirlik ilkelerinin kanuni güvence altına alınması hedefleniyor.

KAMU BANKALARININ SERMAYELERİ GÜÇLENDİRİLECEK

Teklifle, Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketi Piyasa İstikrar ve Denge Alt Fonu’na kamu bankalarının sermayelerinin güçlendirilmesi amacıyla 2024 mali yılı içerisinde ikrazen özel tertip devlet iç borçlanma senedi ihraç etme yetkisi Hazine ve Maliye Bakanına veriliyor. Bu kapsamda 24 Nisan 2024’te itfa edilen ikrazen özel tertip senedin itfası nedeniyle Sermaye Yeterlilik Rasyosu kritik düzeyin altına düşen bankaların sermayelerini güçlendirecek minimum tutar belirlenerek ikrazen özel tertip ihraç tutarının bununla sınırlanması öngörülüyor. Bu ihracın maliyeti; para birimi, vade ve senet tipi detaylarına göre değişiklik gösterebilecek.

Petrol Piyasası Kanunu’nda yapılan değişiklikle sahte veya yanıltıcı belge düzenlenerek yapılmaya çalışılan mali usulsüzlüklerle mücadele konusunda önemli kazanımlar sağlanacak. Böylece üçüncü taraflarca yapılan mali belge usulsüzlüklerine bağlı haksız rekabete uğrayan ve faaliyetlerini mevzuata uygun olarak yürüten lisans sahiplerinin rekabet güçlerinde iyileşme olması bekleniyor.

24 BİN 800 GELİR UZMANI, 4 BİN 127 GELİR UZMAN YARDIMCISI

Gelir İdaresi Başkanlığı ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun’da yapılan değişiklikle, gelir uzmanları ile gelir uzman yardımcılarının görev sorumluluklarına yönelik ortaya çıkan ihtilaflar ile mevzuattaki boşluğun giderilmesi hedefleniyor. Bu bağlamda Gelir İdaresi Başkanlığında istihdam edilen toplam gelir uzmanı ve gelir uzman yardımcısı personel sayısı, Başkanlığın toplam personel sayısının yaklaşık yüzde 73’ünü oluşturuyor. Halihazırda 24 bin 800 gelir uzmanı, 4 bin 127 gelir uzman yardımcısı istihdam ediliyor.

Hazine ve Maliye Bakanlığının taşra teşkilatında sunulan muhasebat ve muhakemat hizmetlerinin Gelir İdaresi Başkanlığına bağlı defterdarlıklar aracılığı ile sunulmasına yönelik düzenlemeler kapsamında kaldırılan “defterdar yardımcısı” kadrolarında çalışan personel, Başkanlığın taşra teşkilatında yer alan Gelir İdaresi Grup Müdürü kadrolarına atanacak. Defterdar yardımcısı kadrosundaki 29 kişi hüküm kapsamına giriyor.

Genel aydınlatma giderleri için il özel idareleri payından ve belediyelerin genel bütçe vergi gelirleri payından yapılan kesintilerin artırılmasına yönelik düzenlemenin yürürlüğe girmesi halinde 5,86 milyar lira, Cumhurbaşkanı yetkisi kullanılması halinde ise 11,7 milyar lira mali etki bekleniyor. 2024 yılı bütçesinde bu kapsamda 35 milyar lira ödenek, 2024 yılı için bütçe ödeneği dışında genel bütçe vergi gelirleri payından ise 7,2 milyar lira aktarım yer alıyor.

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de yapılacak değişikliğin yürürlüğe girmesiyle 2024 yılında toplam 3 bin 438 vergi müfettişi için vergi başmüfettişliği kadrosuna atama teklifi yapılması, vergi başmüfettişliği kadrosuna gerçekleştirilecek atamalar sonucunda yapılacak fark ödemelerinin brüt toplamının aylık 20 milyon 628 bin lira olması öngörülüyor.

Her statüdeki kurum ve kuruluşun yönetim ve denetim organlarında görev alan her statüdeki kamu görevlilerine görevlerinden sadece biri için ödeme yapılması ve yapılacak ödemelere üst sınır getirilmesine yönelik hüküm kapsamında yer alan kurumsal kapsam da belirleniyor. Hükümle söz konusu ödemelerin disipline edilmesinin sağlanması hedeflenirken, bazı kurul üyelerinin mevcut ücretlerinde düşüş yaşanacağı tahmin ediliyor.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/kamuda-tasarruf-tedbirlerine-yonelik-yasa-teklifiyle-harcamalarda-verimlilik-hedefleniyor/feed/ 0
Havalimanlarında yeni dönem! İzin vermeyen uçağa binemeyecek https://www.foxtvhaber.com.tr/havalimanlarinda-yeni-donem-izin-vermeyen-ucaga-binemeyecek/ https://www.foxtvhaber.com.tr/havalimanlarinda-yeni-donem-izin-vermeyen-ucaga-binemeyecek/#respond Wed, 10 Jul 2024 00:12:05 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=14869 Ulaştırma alanında düzenlemeleri içeren Türk Sivil Havacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 655 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Buna göre, Limanlar Kanunu’nda yapılan değişiklik kapsamında, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, deniz ve iç sular ulaşımını geliştirmek ve serbest, adil, sürdürülebilir bir rekabet ortamı sağlamak amacıyla sınırlı olmak üzere ve özel kanunlarda ve kanun hükmünde kararnamelerde aksine hüküm bulunmadıkça liman, iskele ve kıyı yapılarında gemilere verilen hizmetlere ilişkin gerektiğinde taban ve tavan ücretlerini tespit etmek ve uygulamasını denetlemekle yetkili olacak.

Bakanlık, özel kanunlarda ve kanun hükmünde kararnamelerde aksine hüküm bulunmadıkça deniz yetki alanlarında, su yollarında ve iç sularda kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetleri ile liman idari sınırlarında demirleyen gemilerin demirleme ücretlerini ve bu ücretlerin ödenmesine ilişkin usul ve esaslar ile muafiyetleri belirleyecek.

Demirleme ücret tarifesi, bir günlük demirde kalma süresi için geminin seferi, demirde kalma süresi, aylık veya yıllık toplu ödeme, demirleme nedeni, demirlediği yer gibi unsurlar göz önünde bulundurularak geminin grostonu başına 2 lirayı geçmemek üzere Bakanlık tarafından belirlenecek. Bu miktar, her yıl yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılacak. Cumhurbaşkanı, bu miktarı 10 katına kadar artırmaya yetkili olacak.

MİLLİ SİVİL HAVACILIK GÜVENLİK KURULU VE HAVACILIK GÜVENLİĞİ

Türk Sivil Havacılık Kanunu’nun Milli Sivil Havacılık Güvenlik Kurulu ve havacılık güvenliğine ilişkin hükmünde yapılan düzenlemeyle tüm yolcular, havacılık güvenliğinin ihlal edilmemesiyle sınırlı olmak üzere, havaalanlarına ve hava araçlarına geçerken yanlarındaki eşyalarıyla teknik cihazlarla ve gerektiğinde elle kontrol edilecek ve aranacaklar.

Teknik cihazlarla yapılan kontrollerin sonuçlandırılamaması durumunda, bahse konu yolcu, kendisinin ve eşyasının elle aranmasını kabul etmediği takdirde, havaalanı ve hava aracına kabul edilmeyecek.

Havacılık güvenlik tedbirleri, can ve mal güvenliğini sağlamak, hava araçlarına, havacılık tesislerine ve kişilere yönelik yasa dışı eylemleri önlemek amacıyla genel kolluğun gözetiminde, özel güvenlik görevlilerince yerine getirilecek.

KILAVUZLUK RÖMORKÖRCÜLÜK HİZMETLERİ

Türkiye deniz yetki alanlarında, su yollarında ve iç sularda verilecek kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetleri, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yürütülecek. Bakanlık bu hizmetleri, belirlenen usul ve esaslar dahilinde gerçek veya tüzel kişilere yaptırabilecek veya devredebilecek.

Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti verenler, Bakanlıkça belirlenen şartları sağlayamamaları veya kaybetmeleri, verilen süre içerisinde şartları yerine getirememeleri halinde ilgili sahada hizmet vermesine izin verilmeyecek. Belirlenen yükümlülüklere aykırı hareket edenlere Bakanlık veya liman başkanlığı tarafından, ihlalin niteliğine göre, 100 bin liradan 2 milyon liraya kadar idari para cezası verilecek.

GEMİLERDEN “SERA GAZI EMİSYONU” BEDELİ ALINACAK

Yük veya yolcu elleçleme amacıyla limanlara gelen veya limanlardan ayrılan ticari gemilerin saldıkları sera gazı emisyonlarının karşılığı olarak bedel alınacak. Bu bedeller, doğrulanan sera gazı emisyonları ile Avrupa Birliği Emisyon Ticaret Sistemi güncel karbon fiyatı temel alınarak belirlenecek ve bu bedel her yıl, bir sonraki yılın eylül ayı sonuna kadar bir önceki yılın toplam bedeli olarak ödenecek.

Tutarlar, yeşil denizcilik için araştırma, geliştirme, dönüşüm ve yeni yapım faaliyetlerinin desteklenmesi amacıyla Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bütçesine özel ödenek olarak kaydedilecek.

SİVİL HAVACILIKTA İDARİ PARA CEZALARI ARTIRILDI

Sivil havacılıkta yetki ve yükümlülüklere aykırı davranılması durumunda uygulanacak idari para cezaları artırıldı.

Ticari hava işletmelerinin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından izin, işletme ruhsatı almaması, tarifelerdeki değişiklikleri bildirmemesi; Türk sivil hava araçlarının tescil edilmemesi; sivil havacılık personelinin yeterlilik belgesi almaması; uçakta işlenen suçları pilotun kanuni tedbirlerin alınmasını sağlamak amacıyla yetkili makamlara bilgi vermemesi gibi durumlarda 1000 liradan 10 bin liraya kadar olan para cezası 20 bin liradan 500 bin liraya; sivil uçak sicilinde ve verilecek tescil belgesiyle ilgili işlemlere aykırı davranışta bulunanlara 500 liradan 10 bin liraya kadar olan para cezası 10 bin liradan 500 bin lira liraya çıkarıldı.

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün sivil havacılığı düzenlemek maksadıyla alacağı önlemlere uymayanlara uygulanacak ceza 10 bin liradan 500 bin liraya yükseltildi.

Uçuş izni almadan, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü veya mülki idare amirlerince belirlenen alanlar dışında insansız hava aracı uçuran ve genel kolluk kuvvetlerince tespit edilen kişiler hakkında mahallin en büyük mülki idare amiri tarafından 60 bin lira idari para cezası uygulanacak.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/havalimanlarinda-yeni-donem-izin-vermeyen-ucaga-binemeyecek/feed/ 0
Ulaştırma alanında düzenlemeleri içeren kanun Resmi Gazete’de https://www.foxtvhaber.com.tr/ulastirma-alaninda-duzenlemeleri-iceren-kanun-resmi-gazetede/ https://www.foxtvhaber.com.tr/ulastirma-alaninda-duzenlemeleri-iceren-kanun-resmi-gazetede/#respond Tue, 09 Jul 2024 23:48:06 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=14863 Buna göre, Limanlar Kanunu’nda yapılan değişiklik kapsamında, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, deniz ve iç sular ulaşımını geliştirmek ve serbest, adil, sürdürülebilir bir rekabet ortamı sağlamak amacıyla sınırlı olmak üzere ve özel kanunlarda ve kanun hükmünde kararnamelerde aksine hüküm bulunmadıkça liman, iskele ve kıyı yapılarında gemilere verilen hizmetlere ilişkin gerektiğinde taban ve tavan ücretlerini tespit etmek ve uygulamasını denetlemekle yetkili olacak.

Bakanlık, özel kanunlarda ve kanun hükmünde kararnamelerde aksine hüküm bulunmadıkça deniz yetki alanlarında, su yollarında ve iç sularda kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetleri ile liman idari sınırlarında demirleyen gemilerin demirleme ücretlerini ve bu ücretlerin ödenmesine ilişkin usul ve esaslar ile muafiyetleri belirleyecek.

Demirleme ücret tarifesi, bir günlük demirde kalma süresi için geminin seferi, demirde kalma süresi, aylık veya yıllık toplu ödeme, demirleme nedeni, demirlediği yer gibi unsurlar göz önünde bulundurularak geminin grostonu başına 2 lirayı geçmemek üzere Bakanlık tarafından belirlenecek. Bu miktar, her yıl yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılacak. Cumhurbaşkanı, bu miktarı 10 katına kadar artırmaya yetkili olacak.

KILAVUZLUK RÖMORKÖRCÜLÜK HİZMETLERİ

Türkiye deniz yetki alanlarında, su yollarında ve iç sularda verilecek kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetleri, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yürütülecek. Bakanlık bu hizmetleri, belirlenen usul ve esaslar dahilinde gerçek veya tüzel kişilere yaptırabilecek veya devredebilecek.

Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti verenler, Bakanlıkça belirlenen şartları sağlayamamaları veya kaybetmeleri, verilen süre içerisinde şartları yerine getirememeleri halinde ilgili sahada hizmet vermesine izin verilmeyecek. Belirlenen yükümlülüklere aykırı hareket edenlere Bakanlık veya liman başkanlığı tarafından, ihlalin niteliğine göre, 100 bin liradan 2 milyon liraya kadar idari para cezası verilecek.

GEMİLERDEN “SERA GAZI EMİSYONU” BEDELİ ALINACAK

Yük veya yolcu elleçleme amacıyla limanlara gelen veya limanlardan ayrılan ticari gemilerin saldıkları sera gazı emisyonlarının karşılığı olarak bedel alınacak. Bu bedeller, doğrulanan sera gazı emisyonları ile Avrupa Birliği Emisyon Ticaret Sistemi güncel karbon fiyatı temel alınarak belirlenecek ve bu bedel her yıl, bir sonraki yılın eylül ayı sonuna kadar bir önceki yılın toplam bedeli olarak ödenecek.

Tutarlar, yeşil denizcilik için araştırma, geliştirme, dönüşüm ve yeni yapım faaliyetlerinin desteklenmesi amacıyla Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bütçesine özel ödenek olarak kaydedilecek.

MİLLİ SİVİL HAVACILIK GÜVENLİK KURULU VE HAVACILIK GÜVENLİĞİ

Türk Sivil Havacılık Kanunu’nun Milli Sivil Havacılık Güvenlik Kurulu ve havacılık güvenliğine ilişkin hükmünde yapılan düzenlemeyle tüm yolcular, havacılık güvenliğinin ihlal edilmemesiyle sınırlı olmak üzere, havaalanlarına ve hava araçlarına geçerken yanlarındaki eşyalarıyla teknik cihazlarla ve gerektiğinde elle kontrol edilecek ve aranacaklar.

Teknik cihazlarla yapılan kontrollerin sonuçlandırılamaması durumunda, bahse konu yolcu, kendisinin ve eşyasının elle aranmasını kabul etmediği takdirde, havaalanı ve hava aracına kabul edilmeyecek.

Havacılık güvenlik tedbirleri, can ve mal güvenliğini sağlamak, hava araçlarına, havacılık tesislerine ve kişilere yönelik yasa dışı eylemleri önlemek amacıyla genel kolluğun gözetiminde, özel güvenlik görevlilerince yerine getirilecek.

SİVİL HAVACILIKTA İDARİ PARA CEZALARI ARTIRILDI

Sivil havacılıkta yetki ve yükümlülüklere aykırı davranılması durumunda uygulanacak idari para cezaları artırıldı.

Ticari hava işletmelerinin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından izin, işletme ruhsatı almaması, tarifelerdeki değişiklikleri bildirmemesi; Türk sivil hava araçlarının tescil edilmemesi; sivil havacılık personelinin yeterlilik belgesi almaması; uçakta işlenen suçları pilotun kanuni tedbirlerin alınmasını sağlamak amacıyla yetkili makamlara bilgi vermemesi gibi durumlarda 1000 liradan 10 bin liraya kadar olan para cezası 20 bin liradan 500 bin liraya; sivil uçak sicilinde ve verilecek tescil belgesiyle ilgili işlemlere aykırı davranışta bulunanlara 500 liradan 10 bin liraya kadar olan para cezası 10 bin liradan 500 bin lira liraya çıkarıldı.

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün sivil havacılığı düzenlemek maksadıyla alacağı önlemlere uymayanlara uygulanacak ceza 10 bin liradan 500 bin liraya yükseltildi.

Uçuş izni almadan, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü veya mülki idare amirlerince belirlenen alanlar dışında insansız hava aracı uçuran ve genel kolluk kuvvetlerince tespit edilen kişiler hakkında mahallin en büyük mülki idare amiri tarafından 60 bin lira idari para cezası uygulanacak.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/ulastirma-alaninda-duzenlemeleri-iceren-kanun-resmi-gazetede/feed/ 0
TBMM’de gündem yoğun: 3 önemli konu görüşülecek https://www.foxtvhaber.com.tr/tbmmde-gundem-yogun-3-onemli-konu-gorusulecek/ https://www.foxtvhaber.com.tr/tbmmde-gundem-yogun-3-onemli-konu-gorusulecek/#respond Tue, 09 Jul 2024 02:12:05 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=14735 Öğretmenlere yönelik şiddetin önlenmesi, yargısal süreçlerin hızlandırılmasına yönelik düzenlemeler ve kamuda tasarruf tedbirleri…

Bu hafta hem Meclis Genel Kurulu’nda hem de komisyonlarda yoğun mesai var.

ÖĞRETMENE ŞİDDET TUTUKLAMA SEBEBİ OLACAK

TBMM Genel Kurulu, haftalık çalışmasına 9 Temmuz Salı günü başlayacak Genel Kurul, Öğretmenlik Mesleği Kanunu Teklifi’ni görüşecek.

Düzenleme ile tüm eğitim çalışanlarına yönelik tehdit, hakaret ve saldırı gibi suçlarda cezalar yüzde 50 oranında artırılacak. Şiddet olaylarında hapis cezası ertelenemeyecek, bu suçlar doğrudan tutuklama sebebi sayılarak tutuksuz yargılama yolu kapatılacak.

Teklife göre, Milli Eğitim Akademisi kurulacak. Öğretmenlik mesleği yeterlikleri çerçevesinde belirlenen teorik ve uygulamalı derslerden oluşan hazırlık eğitimi, Milli Eğitim Akademisince verilecek.

Öğretmen adaylarına, hazırlık eğitimi sürecinde belirlenen gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda her ay ödeme yapılacak.

Üç yıllık çalışma süresini tamamlayan sözleşmeli öğretmenler talepleri halinde görev yaptıkları yerde öğretmen kadrolarına atanacak. Öğretmen kadrolarına atananlar mazerete bağlı olarak yapılacak yer değiştirmeler hariç olmak üzere 1 yıl süreyle yer değiştiremeyecek.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, kullanılmasını kolaylaştırma, kabul etme, bulundurma, kullanma suçları ile hayasızca hareketler, müstehcenlik, fuhuş suçları ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan mahkum olanların öğretmenliği sona erecek.

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel eğitim kurumlarındaki öğretmenlere karşı görevleri sebebiyle “kasten yaralama”, “tehdit”, “hakaret” ve “görevi yaptırmamak için direnme” suçlarının işlenmesi halinde cezalar yarı oranında artırılacak ve hapis cezasının ertelenmesi hükümleri uygulanmayacak.

Görevde olan öğretmen ve uzman öğretmenlerden, 20 yıllık çalışma süresini tamamlayan ve uzman öğretmenlikte en az 10 yıl hizmeti olma şartı dışındaki koşulları sağlayanlar başöğretmen ünvanı için başvurabilecek.

Öte yandan TBMM Genel Kurulunda, Bosna Hersek’in doğusundaki Srebrenitsa’nın 11 Temmuz 1995’te Ratko Mladic komutasındaki Sırp birliklerce ele geçirilmesinin ardından başlayan ve kısa zaman içinde 8 binden fazla Boşnak sivilin öldürüldüğü soykırımın 29’uncu yılı ve “Srebrenitsa Soykırımı’nı Anma Günü” dolayısıyla 11 Temmuz Perşembe genel görüşme yapılması planlanıyor.

9’UNCU YARGI PAKETİ MECLİS GÜNDEMİNDE

Yeni haftada komisyonların gündemi de oldukça yoğun.

Adalet Komisyonu, AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel başkanlığında toplanacak. Komisyon, kamuoyunda “9. Yargı Paketi” olarak bilinen Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerine başlayacak.

Teklife göre, sesli, yazılı veya görüntülü iletiyle hakaret suçu uzlaştırma kapsamından çıkarılarak ön ödeme kapsamına alınacak. Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan hakaret suçu bakımından şikayet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemeyecek.

Arabuluculuk eğitimini tamamlayan ve mesleğinde 20 yıl kıdeme sahip olanlar yazılı sınava girmeden arabuluculuk siciline kayıt olabilecek. Uzlaştırmacı olmak için hukuk mezunu olma şartı getirilecek. Yalnızca hukuk fakültesi mezunları, uzlaştırmacı olabilecek. Ara buluculuk için avukatlık mesleğinde en az 5 yıllık kıdem şartı aranacak.

Buluntu olması nedeniyle veya kanun hükümleri gereğince trafikten men edilerek alıkonulan ve sahipleri tarafından 6 ay içinde teslim alınmayan veya aranmayan yediemin otoparklarındaki araçların satış usulü yeniden belirlenecek.

Kadın, evlenmekle kocasının soyadını alacak. Kadın evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapacağı yazılı başvuruyla kocasının soyadı önünde önceki soyadını da kullanabilecek. Kadının soyadı, kendi soyadı ile önceki kocasının soyadından oluşuyorsa kadın bu soyadlarından sadece birisini evleneceği kocasının soyadının önünde kullanabilecek.

KAMUDA TASARRUF DÜZENLEMESİ TBMM’DE

Plan ve Bütçe Komisyonu, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplanarak kamuda tasarruf tedbirlerine ilişkin düzenlemeler içeren Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni ele alacak.

Teklife göre, kamu kurum ve kuruluşlarının harcama ve uygulamalarının tasarruf tedbirlerine uygunluğunun idarelerince veya Hazine ve Maliye Bakanlığınca denetlenmesi sonucunda, alınan tedbirlere aykırı iş ve işlemleri tespit edilenler hakkında disiplin hükümleri uygulanacak.

Akaryakıt ikmali, bayilik lisansı ve yeterli donanımı olan akaryakıt istasyonları dışında yapılamayacak.

30 Haziran 2027 tarihine kadar 6 Şubat 2023 depremleri dolayısıyla genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen illerde yer alan ve 2023 yılı ocak ayı verilerine göre nüfusu azalan belediyeler bakımından, 2023 ocak ayı esas alınacak.

Özel veya kamu ayrımı gözetilmeksizin her statüdeki kurum ve kuruluşun yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyeliğinde ve komisyon, heyet, komite ile benzeri organlarda görev alanlara, kurum içi ve kurum dışı ayrımı yapılmaksızın bu görevlerinden sadece biri için ücret ödenebilecek.

Yürütülen görevler nedeniyle huzur hakkı, ücret, ikramiye gibi her ne ad altında olursa olsun bir ayda yapılabilecek ödemelerin toplam net tutarı 108 bin gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarı geçemeyecek.

AKRAN ZORBALIĞIYLA İLGİLİ KURULAN ALT KOMİSYON İLK TOPLANTISINI YAPACAK

AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay başkanlığında toplanacak Dışişleri Komisyonu, uluslararası anlaşmalara yönelik 12 kanun teklifini görüşecek.

Dilekçe Komisyonu bünyesinde kurulan İlköğretim ile Ortaöğretim Kurumlarında Akran Zorbalığının Araştırılması ve Alınabilecek Önlemlerin Belirlenmesi Alt Komisyonu ilk toplantısını yapacak. Komisyonda başkan seçilecek, çalışma takvimi oluşturulacak.

TBMM İliç Maden Kazasını Araştırma Komisyonu da AK Parti Antalya Milletvekili Atay Uslu başkanlığında toplanacak. Komisyon, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), TMMOB Maden Mühendisleri Odası, TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, TMMOB Çevre Mühendisleri Odası, TMMOB Kimya Mühendisleri Odası ile TMMOB Metalurji ve Malzeme Mühendisleri Odası yetkililerini dinleyecek.

Salı ve çarşamba günleri Mecliste grubu bulunan siyasi partilerin grup toplantıları yapılacak.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/tbmmde-gundem-yogun-3-onemli-konu-gorusulecek/feed/ 0
Mağduriyetler ortadan kalktı! Türkiye ‘güvenli limana’ dönüştü https://www.foxtvhaber.com.tr/magduriyetler-ortadan-kalkti-turkiye-guvenli-limana-donustu/ https://www.foxtvhaber.com.tr/magduriyetler-ortadan-kalkti-turkiye-guvenli-limana-donustu/#respond Sun, 07 Jul 2024 01:12:06 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=14369 Kripto varlıklara yönelik düzenlemeleri kapsayan “Sermaye Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” önceki gün Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yürürlüğü giren kanun ve bundan sonraki süreçle ilgili AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Avukat Büşra Altunay, bu kanunla ilgili 3 yıldır çalışmalar yaparak çeşitli raporlar hazırladıklarını anlatarak, bu çalışmalar sırasında yasaklama ve engellemenin değil bu işin teknolojisini destekleyip kontrol altına almanın öneminin anlaşıldığına vurgu yaptı.

Kanun koyucunun da bunu gördüğünü aktaran Altunay, “Ekosistemin tamamıyla yapılan uzun görüşmeler sonucunda, bizlerin de sunduğu raporlarla son taslak, kanun metni olarak geçen ve Resmi Gazete’de yayınlanan metin halini aldı.” dedi.

Altunay, bu kanunun dinamikleri gereği masa başında hazırlanacak bir kanun olmadığını belirterek, işin içinde olan kişilerin yorumlarının çok önemli olduğunu ve bunların da dikkati alındığını söyledi.

“GLOBALDEN TÜRKİYE’YE BAKTIĞIMIZDA İLERİ DÜZEY BİR DÜZENLEMEMİZ VAR”

Türkiye’nin teknolojisiyle yazılımıyla ve kripto ekosistemiyle çok güçlü bir ülke olduğunu anlatan Altunay, “Buna yakışan bir düzenleme olması gerekiyordu ve gerçekten bu şekilde oldu. Dünyadan, globalden Türkiye’ye baktığımızda bugün ileri düzey bir düzenlememiz var.” değerlendirmesinde bulundu.

Altunay, önceden herhangi bir düzenleme bulunmayan bu alanda çok büyük bir bütçenin olduğuna dikkati çekti.

Bunun teknolojiyle doğrudan bağlantılı bir durum olduğunu ve teknolojinin geliştirilmesi gerektiğini belirten Altunay, şunları kaydetti:

“Teknolojiyi kısıtlayamayız, o zaten ilerleyecek. Biz o teknolojiyi destekleyebiliriz. Bugün kanunun mevcut haliyle baktığımız zaman TÜBİTAK’ın rolünün çok önemli olduğunu görüyoruz. En çok konuşulan başlık kripto varlık hizmet sağlayıcılarının gelirlerinin yüzde 1’inin TÜBİTAK’a aktarılması şeklinde olmasına karşın, biz TÜBİTAK’ın asıl olarak teknoloji denetmeni boyutuyla çok önemli bir pozisyonu üstlendiğini, hem yetki hem sorumluluk yönüyle ciddi bir sorumluluk üstlendiğini ve ciddi bir şekilde yetkilendirildiğini görüyoruz. Bu kesinlikle isabetlidir. Çünkü saklama hizmetleri önemli bir konu. Saklama hizmetlerine ilişkin ve diğer teknolojinin denetimi konusunda yetkilendirilmiş olması, işlem ve ticaret yapan herkese güvenli bir limanda yürümek gibi bir şey sağlayacak.”

BUNDAN SONRA NELER OLACAK?

Avukat Büşra Altunay, “kanunla artık hızlı şekilde kripto varlık alım satım platformu kurulmasının çok mümkün olmayacağına” işaret ederek, şöyle konuştu:

“Birçok mağduriyeti de artık görmeyeceğiz. Çünkü teknolojinin denetlendiği ve lisans alım süreçlerinin, izin süreçlerinin SPK tarafından yapıldığı bir sürece girdik. Halihazırda bir sürü faaliyet, işlem var, geçiş hükümleri ne olacak? Geçiş hükümleri bunlara yönelik oldu. Şimdi yurt dışında yerleşik kripto varlık hizmet sağlayıcılarının Türkiye’de 3 ay içerisinde bütün işlemleri sonlandırması gerekiyor. Yurt dışında yerleşik şirketlerin Türkiye’de faaliyet göstermek istemesi halinde şirket kuruluşu yapması ve Türkiye’deki gereklilikleri sağlayarak müşterilerine hizmet vermeye devam etmesi mümkün olacaktır.”

Bunun kişi güvenliğini sağlayacağını ifade eden Altunay, “Bundan sonra 2 tane daha hüküm var. Mevcut durumda kripto varlık hizmet sağlayıcılarının 3 ay içerisinde eğer tasfiye sürecine gideceklerse mevcut düzenlemeler var. İkincil düzenlemeler bekleniyor. Bir izin süreçleri, lisans süreçleri olacak, lisans süreçlerinin ayrıntılarının ne şekilde olacağı SPK tarafından ikincil düzenlemeler ile belirlenecek.”

Kanunla kripto varlık hizmet sağlayıcılarına yönelik denetimlerin artacağını dile getiren Altunay, hizmet sağlayıcılarının ortaklık yapısından pay devirlerine kadar bütün usul ve esaslarının kanunla belirlendiğini söyledi.

Altunay, buna uyamayacak, bu süreçleri kaldıramayacak olan kripto varlık hizmet sağlayıcılarının 3 ay içerisinde bunu SPK’ya bildirme zorunluluğunun bulunduğunu anlatarak, devam etmek isteyenlerin de 1 ay içerisinde bunu SPK’ya bildirim zorunluluğu olduğunu dile getirdi.

Bu bildirimin ardından lisans süreçlerinin hemen başlamayacağını çünkü 6 aylık süre içerisinde SPK’dan ikincil düzenlemelerin beklenildiğini belirterek, ikincil düzenlemelerde ayrıntıların ve usulün ne olacağının, hangi şartların yerine getirilmesi gerektiğine dair konuların belirleneceğini kaydetti.

Avukat Büşra Altunay, Türkiye’nin bu alanda gerçekten öncü ülke olacağını dile getirerek, “Teknolojik olarak çok güçlüyüz. Globalden bakışta da güçlüyüz. Kanunla artık güvenli bir limanız. Gri listeden çıktık ve bu, ciddi bir ekosistemin, ciddi bir ekonominin Türkiye üzerinde hakim olacağını gösteriyor. Bunu bir fırsata çevirmeliyiz. TÜBİTAK aktivitesi çok verimli. SPK’nın üstlendiği görev şu an çok hayati önem taşıyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) sorumluluklarının olduğu yasa tasarısının güzel gelişmelerin kapısını açtığına inanıyoruz.” diye konuştu.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/magduriyetler-ortadan-kalkti-turkiye-guvenli-limana-donustu/feed/ 0
Öğretmenlik Mesleği Kanunu Teklifi, TBMM’de https://www.foxtvhaber.com.tr/ogretmenlik-meslegi-kanunu-teklifi-tbmmde/ https://www.foxtvhaber.com.tr/ogretmenlik-meslegi-kanunu-teklifi-tbmmde/#respond Sat, 06 Jul 2024 22:00:11 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=14321 Komisyon, AK Parti Ordu Milletvekili Mahmut Özer başkanlığında toplandı.

CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, usule ilişkin söz alarak, teklifin, tali olarak Adalet ile Plan ve Bütçe komisyonlarında da görüşülmesi gerektiğini ancak komisyonların teklifi görüşmeme kararı aldıklarını söyledi.

Yasama süreci açısından bunun doğru olmadığını belirten Özçağdaş, “Yangından mal kaçırır gibi görüşmenin bir anlamı yoktur. Meclisin saygınlığını artırmak istiyorsak yasamaya gerekli zaman verilmesi gerekiyor. Bu yasa teklifiyle ilgili daha önce olduğu gibi CHP ya da diğer gruplar Anayasa Mahkemesine itiraz edecek, Anayasa Mahkemesinden dönecek.” ifadelerini kullandı.

Özer, teklifin görüşüleceği esas komisyon olarak tali komisyonlara ilgili yazıları ilettiklerini ve komisyonların toplanmayacaklarını bildirdiklerini dile getirerek, bundan sonraki süreçte herhangi bir işlem yapamayacaklarını kaydetti.

Teklife yönelik “yangından mal kaçırma” şeklinde bir usul izlemediklerini vurgulayan Özer, ilgili taraflar, sivil toplum kuruluşları ve sendikaların görüşlerinin alınacağını söyledi.

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de teklifin, tali komisyonlarda görüşülmesini istedi.

– “Eğitim sisteminin niteliğine pozitif katkı sağlayacak”

Komisyonda daha sonra teklifin ilk imza sahibi AK Parti Sinop Milletvekili Nazım Maviş, düzenlemeye ilişkin bilgi verdi.

Teklifin, eğitim sisteminin niteliğine pozitif katkı sağlayacağını vurgulayan Maviş, eğitimin dönüşümü açısından tüm dünyada bir geçiş süreci yaşandığını dile getirdi. Toplumsal, siyasal ve ekonomik dönüşümlerin, kavramakta zorlanılan bir hızda gerçekleştiğini belirten Maviş, “Bütün hızlı dönüşüm ve gelişmeler, öğretmen yetiştirme sistemlerimizi yenilemeyi, güncellemeyi, sürekli hale getirmeyi zorunlu kılmaktadır.” diye konuştu.

Teklif hazırlanırken dünyadaki öğretmen yetiştirme sistemlerinin incelendiğini kaydeden Maviş, “Milli eğitim sistemimizin üst politika belgelerindeki tavsiyeler dikkate alınmıştır. Velilerimizden gelen arayış ve talepler, öğretmenlerimizin yönlendirmeleri hesaba katılmıştır.” dedi.

Maviş, teklifle, öğretmen yetiştirme sisteminin güçlendirilmesi için Milli Eğitim Akademisi kurulacağını anlatarak, düzenlemeyle öğretmenlerin önemli kazanımlar elde edeceğini ve mesleğin statüsünün güçlendirileceğini söyledi.

Anayasa Mahkemesinin, 2022 yılında yasalaşan Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun bazı maddelerini iptal ettiğini anımsatan Maviş, her şeye rağmen 2022’de yapılan bu ilk düzenlemeyle öğretmenlerin önemli kazanımlar elde ettiğini; böylelikle mesleğin statüsünü güçlendiren bir sonucun ortaya çıktığını anlattı. Maviş, bu düzenlemeden sonra 657 bin 425 öğretmenin uzman ve başöğretmen ünvanı kazandığını ve bunun mali sonuçlarından da yararlandığını kaydetti.

Maviş, “Anayasa Mahkemesinin Kanun’un bazı hükümlerinin iptaline yönelik verdiği karar, önümüzde devam eden iş ve işlemlerimizin yürütülebilmesi açısından bir yasal zorunluluk doğurmuştur. Hukuk devletinin gereği olarak bu yasal zorunluluğu gidermek elbette temel amacımızdır. Ancak Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal kararını da bir fırsat bilerek, temel perspektifimiz, kamuoyunun beklentileri, güncel ihtiyaçlar dikkate alınarak daha kapsamlı yeniden bir kanun teklifi hazırlanması yoluna gidilmiştir.” değerlendirmesinde bulundu.

Teklifi hazırlarken farklı ülkelerde halen uygulanan öğretmen geliştirme ve istihdam sistemlerinin incelendiğini anlatan Maviş, Türkiye’de de bu konuda birçok kuruluşun çalışmalarının incelendiğini söyledi. Maviş, düzenleme için tüm çalışmalardan yararlandıklarını, Cumhur İttifakı’nın komisyon üyeleriyle istişare ederek teklifi hazırladıklarını belirtti.

Teklifin maddelerine ilişkin bilgi veren Maviş, teklifle eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olaylarında uygulanacak cezaların yarı oranında artırılacağını da kaydetti.

– “Bu teklif tümüyle Anayasa’ya aykırı”

CHP milletvekilleri, teklifin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle önerge verdi.

Önerge üzerinde söz alan CHP Grup Başkanvekili Emir, teklifin tüm yönleriyle, ayrıntılı şekilde, komisyon çalışmasının bir mutfağa dönüştürüldüğü süreçte yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Emir, teklifin, “tali komisyonlara yeterli süre verilmediği için adeta kaçırılarak komisyondan geçirilmeye çalışıldığını” öne sürdü.

Anayasa gereği kanun tekliflerinin sadece milletvekillerince hazırlanabileceğine işaret eden Emir, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in, düzenlemeye ilişkin “kanun teklifini hazırladıkları” yönündeki açıklamasının, Anayasa’ya aykırı olduğunu ifade etti.

Emir, Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun bazı maddelerinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğini hatırlatarak, “Anayasa Mahkemesi kararları bizi bağlıyorsa, 9 ay boyunca ne yaptınız? Niye Meclisi çalıştırmadınız? Bugün bizi alelacele kanun yapma noktasına niye taşıyorsunuz? Bu teklif tümüyle Anayasa’ya aykırıdır. Bakanlığın hazırladığı bir tasarıdır.” diye konuştu.

– “İptal gerekçeleri detaylı ve dikkatli şekilde incelenerek teklif hazırlandı”

Teklifle, Milli Eğitim Bakanı’na önemli yetkiler verildiğini söyleyen Emir, idareye son derece geniş yetkiler verilerek Anayasa Mahkemesinin bazı maddelerini yine iptal edeceği bir teklifle karşı karşıya olunduğunu savundu.

AK Parti’li Maviş, Anayasa’ya aykırılık iddialarına yanıt verirken, Anayasa Mahkemesinin Öğretmenlik Meslek Kanunu’na yönelik iptal gerekçelerinin detaylı ve dikkatli şekilde incelenerek teklifin hazırlandığını bildirdi.

Maviş’in, tüm dünyada milletvekillerinin, yürütmenin görüşünü de alarak teklif hazırladığını söylemesi üzerine CHP milletvekilleri, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde kanun tekliflerinin milletvekillerince hazırlanması gerektiğini belirterek tepki gösterdi. Bunun üzerine CHP ve AK Parti milletvekilleri arasında sözlü tartışma yaşandı.

CHP Kars Milletvekili İnan Akgün Alp, TBMM Adalet Komisyonu üyesi olduğunu belirterek, teklifin, “Öğretmen adaylarına ilişkin mali ve sosyal hükümler” ve “Hizmet sınıfının değiştirilmesi” başlıklı maddelerinin Anayasa’ya aykırı olduğunu öne sürdü.

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Komisyon Başkanı Özer’in, Milli Eğitim Bakanlığı görevinde bulunduğu sırada yasalaşan Öğretmen Meslek Kanunu’nun, bu teklifin kanunlaşması halinde yürürlükten kaldırılacağını söyledi.

Başkan Özer, Bakanlığı döneminde yaptıklarının arkasında olduğunu vurgulayarak, Anayasa Mahkemesinin, Öğretmenlik Meslek Kanunu’na ilişkin iptal kararlarının gerekçesinin, özlük haklarının yönetmelikle değil kanunla düzenlenmesi gerektiği yönünde olduğunu belirtti.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/ogretmenlik-meslegi-kanunu-teklifi-tbmmde/feed/ 0
SPK, kripto varlıklara ilişkin sürecin detaylarını açıkladı https://www.foxtvhaber.com.tr/spk-kripto-varliklara-iliskin-surecin-detaylarini-acikladi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/spk-kripto-varliklara-iliskin-surecin-detaylarini-acikladi/#respond Sat, 06 Jul 2024 05:12:06 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=14249 SPK tarafından kripto varlık hizmet sağlayıcılara ilişkin yapılan duyuruda, söz konusu düzenleme ile Türkiye’de faaliyet gösteren veya gösterecek olan kripto varlık hizmet sağlayıcılarının ilgili kanun kapsamında Kurul’un düzenleme ve denetimi yetkisi altına alındığı belirtildi.

KRİPTO VARLIKLARA İLİŞKİN YASA RESMİ GAZETE’DE YAYIMLANDI

Duyuruda, söz konusu düzenleme kapsamında kripto varlıkların alım satımı, takas, transfer ve bunların gerektirdiği saklama hizmeti ile kripto varlıkların veya bu varlıklara ilişkin cüzdandan transfer hakkı sağlayan özel anahtarların saklanması ve yönetimi faaliyetlerinin bir veya birkaçının düzenli uğraşı, ticari veya mesleki faaliyet olarak icra edildiği her türlü ortamın Kanun kapsamına girmekte olduğu, Kanun’da belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyenler hakkında ilgili maddeleri uyarınca işlem tesis edileceği ifade edildi.

Duyuruda, şunlar kaydedildi:

“Düzenleme ile 6362 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 11 inci maddenin birinci fıkrasında, ‘Bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kripto varlık hizmet sağlayıcılığı faaliyeti yürütenler, yürürlük tarihinden itibaren bir ay içinde, Kurulca belirlenecek belgelerle Kurula başvuruda bulunarak, Kanunun 35/B ve 35/C maddeleri hükümleri uyarınca çıkarılacak ikincil düzenlemelerde öngörülecek şartları sağlayarak faaliyet izni almak üzere gerekli başvuruları yapacaklarına veya müşteri hak ve menfaatlerini zarara uğratmadan üç ay içerisinde tasfiye kararı alacaklarına ve tasfiye sürecinde yeni müşteri kabul etmeyeceklerine dair bir beyan sunmak zorundadır. Bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğü sonrasında faaliyete başlamak isteyenler faaliyetlerine başlamadan önce Kurula başvuruda bulunarak ikincil düzenlemelerde öngörülecek şartları sağlayarak faaliyet izni almak üzere gerekli başvuruları yapacaklarını beyan ederler. Bu fıkra kapsamında Kurula yapılan başvurular Kurul internet sitesinde ilan edilir. Tasfiye olacak kuruluşlar bu durumu internet sitelerinde duyururlar, ayrıca müşterilerine elektronik posta, kısa mesaj, telefon ve benzeri iletişim araçları ile bildirirler.’ hükmü yer almaktadır. Bu çerçevede, 2 Temmuz 2024 tarihi itibarıyla kripto varlık hizmet sağlayıcılığı faaliyetini yürüten ve yürütmeye devam etme iradesi olanların 2 Ağustos 2024 tarihine kadar, gerekli bilgi, belge ve açıklamalarla birlikte Geçici 11 inci maddenin birinci fıkrasına uygun beyanlarını Kurula yazılı olarak sunmalarının zorunludur.”

Duyuruda, 2 Temmuz 2024 tarihi itibarıyla kripto varlık hizmet sağlayıcılığı faaliyeti yürütmekte olup bu faaliyete devam etme iradeleri olmadığından tasfiye kararı alacak olanların da 2 Ağustos 2024 tarihine kadar, tasfiye kararı alacaklarına ve tasfiye sürecinde yeni müşteri kabul etmeyeceklerine ilişkin beyanlarıyla birlikte gerekli form ile tasfiye sürecini nasıl yürüteceklerine ilişkin açıklamalarını SPK’ya yazılı olarak iletmelerinin gerekmekte olduğu aktarıldı.

Duyuruda, “Bu kapsamda, Kanun uyarınca 2 Ekim 2024 tarihine kadar tasfiye kararı alması gerekecek kuruluşlar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümleri saklı kalmak kaydıyla, bu durumu internet sitelerinde duyururlar, ayrıca müşterilerine elektronik posta, kısa mesaj, telefon ve benzeri iletişim araçları ile bildirirler. Bildirimlerin müşterilere sağlıklı şekilde iletilmesine dair sorumluluk tasfiye olacak kurumlara aittir.” denildi.

Kanunun yürürlüğe girdiği tarih sonrasında ve fakat Kurulca çıkarılacak ikincil düzenlemeler yürürlüğe girmeden önce faaliyete başlamak isteyen kuruluşların da faaliyetlerine başlamadan önce, gerekli bilgi, belge ve açıklamalarla birlikte Geçici 11 inci maddenin birinci fıkrasına uygun beyanlarını SPK’ya yazılı olarak sunmalarının zorunlu olduğu belirtilen duyuruda, şu bilgilere yer verildi:

“Kurula yapılan başvurular, Kurulumuz internet sitesinde yer alan “Kurumlar/Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcıları” sekmesi altında “Faaliyette Bulunanlar Listesi” ve “Tasfiye Beyanında Bulunanlar Listesi” olmak üzere iki ayrı liste halinde ilan edilecek olup, güncel listelere https://spk.gov.tr/kurumlar/kripto-varlik-hizmet-saglayicilar adresinden erişilmesi mümkün olacaktır. Eksik veya yetersiz yapılan başvurular “Faaliyette Bulunanlar Listesi”ne dahil edilmeyecektir. Kanun uyarınca Kurulumuzca çıkarılacak ikincil düzenlemeler yürürlüğe girdikten sonra, bu listede yer almayan herhangi bir kuruluş tarafından Kuruldan izin alınmaksızın faaliyet yürütülemeyecektir. Yine bu listede yer alan kuruluşlar da faaliyetlerine devam etmekle birlikte, ikincil düzenlemelerde belirtilecek şartlar dahilinde ayrıca faaliyet izni başvurusu yapacaktır.”

Belirtilen usulde ve belirtilen tarihe kadar SPK’ya başvuru yapmamış olanlar hakkında Kanun’un 99/A ve 109/A maddeleri hükümleri uyarınca işlem tesis edilebileceği belirtilen duyuruda, şunlar kaydedildi:

“Tasfiyeye gitmeyi tercih eden ya da belirlenen süre içerisinde Kurula başvuru yapmayan kuruluşlarda hesapları bulunan müşterilerin transfer taleplerinin bu kuruluşlarca yerine getirilmemesi 109/A maddesi kapsamında izinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı faaliyeti suçunu oluşturacak olup, bu kişilerin üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılabileceğinin hatırlatılmasında fayda görülmektedir. Kanun’un 99/A maddesinin birinci fıkrasında ‘Yurt dışında yerleşik platformlar tarafından Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik faaliyette bulunulması ya da Kurulca yapılacak düzenlemeler kapsamında kripto varlıklara ilişkin yasaklanmış bir faaliyetin Türkiye’de yerleşik kişilere sunulması da izinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı sayılır. Yurt dışında yerleşik platformlar tarafından Türkiye’de iş yeri açılması, Türkçe internet sitesi oluşturulması, sunulan kripto varlık hizmetlerine ilişkin olarak doğrudan ve/veya Türkiye’de yerleşik kişi ya da kurumlar aracılığıyla tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinde bulunulması durumlarından herhangi birinin varlığı hâlinde faaliyetlerin Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik olduğu kabul edilir. Faaliyetlerin Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik olduğunun tespitine ilişkin ilave kıstaslar Kurul tarafından belirlenebilir.’ hükümleri yer almaktadır. Bu çerçevede, yurt dışında yerleşik kripto varlık hizmet sağlayıcılar Kanun’un 99/A maddesinin birinci fıkrasında belirtilen şekilde Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik faaliyetlerini en geç 2 Ekim 2024 tarihine kadar sonlandırmak zorundadır. Bu tarihten sonra, belirtilen şekilde Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik faaliyette bulunmaya devam edenler hakkında Kanun’un 99/A ve 109/A maddesi hükümleri uygulanacaktır.”

Duyuruda, müşterilerin kripto varlıkları nakde veya nakdi kripto varlığa çevirebilmelerine ve kripto varlıkların transferinin gerçekleştirilmesine imkan veren Türkiye’de yerleşik ATM ve benzeri elektronik işlem cihazlarının faaliyetlerinin de en geç 2 Ekim 2024 tarihine kadar sonlandırılması gerektiği belirtilerek, bu tarihten sonra faaliyette bulunmaya devam edenler ve buna imkan sağlayanlar hakkında Kanun’un 99/A ve 109/A maddesi hükümleri uygulanacağı aktarıldı.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/spk-kripto-varliklara-iliskin-surecin-detaylarini-acikladi/feed/ 0
Kripto varlık düzenlemesi yürürlüğe girdi https://www.foxtvhaber.com.tr/kripto-varlik-duzenlemesi-yururluge-girdi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/kripto-varlik-duzenlemesi-yururluge-girdi/#respond Sat, 06 Jul 2024 03:00:06 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=14216 Kripto varlık ekosistemine yönelik düzenleme içeren “Sermaye Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, 26 Haziran’da TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşmış ve böylece Türkiye’de kripto varlıklara dair ilk yasal çerçeve oluşturulmuştu.

Kanuna göre, “cüzdan” kripto varlıkların transfer edilebilmesini ve bu varlıkların ya da bu varlıklara ilişkin özel ve açık anahtarların çevrim içi veya çevrim dışı olarak depolanmasını sağlayan yazılım, donanım, sistem ya da uygulamalar olarak tanımlandı.

“Kripto varlık”, dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak elektronik olarak oluşturulup saklanabilen, dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan ve değer veya hak ifade edebilen gayri maddi varlıkları tanımlarken, “Kripto varlık hizmet sağlayıcı” da platformları, kripto varlık saklama hizmeti sağlayan kuruluşları ve bu Kanuna dayanılarak yapılacak düzenlemelerde kripto varlıkların ilk satış ya da dağıtımı dahil olmak üzere kripto varlıklarla ilgili olarak hizmet sağlamak üzere belirlenmiş diğer kuruluşları ifade edecek.

“Kripto varlık saklama hizmeti” ise platform müşterilerinin kripto varlıklarının veya bu varlıklara ilişkin cüzdandan transfer hakkı sağlayan özel anahtarların saklanmasını, yönetimini veya Sermaye Piyasası Kurulunca (SPK) belirlenecek diğer saklama hizmetlerini, “Platform” da kripto varlık alım satım, ilk satış ya da dağıtım, takas, transfer, bunların gerektirdiği saklama ve belirlenebilecek diğer işlemlerin bir veya daha fazlasının gerçekleştirildiği kuruluşları tanımlayacak.

Değişiklik kapsamında kanunun 13. maddesinin birinci fıkrasına, “Kurul, sermaye piyasası araçlarının bu madde hükümlerine göre kayden ihraç edilerek Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından izlenmesi yerine, kripto varlık olarak ihracına ve bunların oluşturulup saklandıkları kripto varlık hizmet sağlayıcıları tarafından sunulan elektronik ortam nezdinde kayden izlenmesine ilişkin esaslar belirleyebilir. Sermaye piyasası araçlarının kripto varlık olarak ihracı halinde; hakların izlenmesi, üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi ve devredilmesinde, bunların oluşturulup saklandıkları elektronik ortamdaki kayıtlar esas alınır. Kurul, bu elektronik ortamdaki kayıtlarla MKK sistemi arasında entegrasyon sağlanmasını zorunlu tutabilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurul tarafından belirlenir.” cümleleri eklendi.

Kripto varlık hizmet sağlayıcıları ve kripto varlıklara ilişkin hükümler

Kanuna göre, kripto varlık hizmet sağlayıcıların kurulabilmesi ve faaliyete başlaması için Kurul’dan izin alınması zorunlu olurken, bunlar münhasıran Kurul tarafından belirlenecek faaliyetleri yerine getirecek.

Bunların kuruluşlarına ve faaliyete başlamalarına, ortaklarına, yöneticilerine, personeline, organizasyonuna, sermayelerine ve sermaye yeterliliğine, yükümlülüklerine, bilgi sistemleri ve teknolojik altyapılarına, pay devirlerine, yapabilecekleri faaliyetlere, faaliyetlerinin geçici veya sürekli olarak durdurulmasına ilişkin esaslar ile faaliyetleri sırasında uymaları gereken diğer ilke ve esaslar Kurul tarafından belirlenecek pay devirlerinde Kurul izninin alınması zorunlu olurken, söz konusu düzenlemelere aykırı olarak gerçekleştirilen devirler pay defterine kaydolmayacak ve bu hükme aykırı olarak pay defterine yapılan kayıtlar hükümsüz olacak.

Kripto varlık hizmet sağlayıcıları, sistemlerinin güvenli bir şekilde yönetilebilmesi için gerekli düzenlemeleri yapmak, önlemleri almak ve gerekli iç kontrol birim ve sistemlerini oluşturmakla yükümlü olurken, kripto varlık hizmet sağlayıcıların kuruluşlarına ve/veya faaliyete başlamalarına Kurulca izin verilebilmesi için bilgi sistemleri ve teknolojik altyapıları konularında Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunun (TÜBİTAK) belirleyeceği kriterlere uygunluk aranacak.

Kripto varlık hizmet sağlayıcılarının ortaklarının taşıması gereken şartlar da kanun kapsamına alındı. Buna göre, kripto varlık hizmet sağlayıcılarının ortaklarının müflis olmaması, konkordato ilan etmiş olmaması, uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırma başvurusunun tasdik edilmiş olmaması ya da hakkında iflasın ertelenmesi kararı verilmiş olmaması şartı aranacak.

Tasfiyeye tabi tutulan bankerler ile iradi tasfiye haricinde faaliyet izni iptal edilmiş faktoring, finansal kiralama, finansman, tasarruf finansman, varlık yönetim, sigorta, reasürans, emeklilik şirketleri ve ödeme sistemi işleticileri, ödeme hizmeti sağlayıcıları ile para ve sermaye piyasalarında faaliyet gösteren kurumlarda doğrudan veya dolaylı olarak yüzde 10 veya daha fazla paya sahip olmaması veya kontrolü elinde bulundurmaması şartı taşımaları gerekecek.

Ayrıca, ortakların ilgili kanunlarda sayılan suçlardan kesinleşmiş mahkumiyetinin bulunmaması, işlem yasaklı olmaması, gerekli mali güç ve işin gerektirdiği dürüstlük ve itibara sahip olunması ve ortaklık yapısının şeffaf ve açık olması şartlarını sağlamaları gerekecek.

Yönetim kurulu üyelerinin ve yönetim kurulu üyesi olmaksızın kripto varlık hizmet sağlayıcıyı temsile yetkili kişilerin ilgili düzenlemede yer alan mali güç şartı hariç ortaklar için öngörülen şartları taşımaları zorunlu olacak.

Kripto varlık hizmet sağlayıcının dağıtılabilir karının yarısından fazlasını tek başına alma hakkını haiz olan veya şirket esas sözleşmesi uyarınca yönetim kurulunda üye sayısının yarısından fazlasını seçme veya aday gösterme şeklinde temsil edilme hakkına sahip olan gerçek kişilerin de aynı düzenleme kapsamında bulunan şartları taşımaları zorunlu kılınacak.

Kripto varlık hizmet sağlayıcının tüzel kişi kurucu ortaklarının sermayesinin veya oy haklarının doğrudan veya dolaylı olarak yüzde 10 veya daha fazlasını temsil eden payları ile bu oranın altında olsa dahi yönetim kurulunda temsil edilme hakkı veren imtiyazlı paylarına sahip ortaklarının da aynı şartları taşımaları zorunlu olacak.

Kuruluştan sonraki ortaklık yapısı değişikliklerinde, kripto varlık hizmet sağlayıcının sermayesinin veya oy haklarının doğrudan veya dolaylı olarak yüzde 10 veya daha fazlasını temsil eden payları ile bu oranın altında olsa dahi yönetim kurulunda temsil edilme hakkı veren imtiyazlı paylarına sahip tüzel kişi ortaklarının, sermayesinin veya oy haklarının doğrudan veya dolaylı olarak yüzde 10 veya daha fazlasını temsil eden payları ile bu oranın altında olsa dahi yönetim kurulunda temsil edilme hakkı veren imtiyazlı paylarına sahip ortaklarının da ilgili düzenlemede yer alan şartları taşımaları zorunlu olacak.

Kripto varlık hizmet sağlayıcının sermayesinin veya oy haklarının doğrudan veya dolaylı olarak yüzde 10 veya daha fazlasını temsil eden payları ile bu oranın altında olsa dahi yönetim kurulunda temsil edilme hakkı veren imtiyazlı paylarına sahip gerçek ve tüzel kişi ortaklarının, “gerekli mali güç ve işin gerektirdiği dürüstlük ve itibara sahip bulunması” hariç tutularak yukarıda belirtilen nitelikleri kaybetmesi halinde, sahip oldukları payları belirtilen şartları sağlayan kişilere 6 ay içinde devretmeleri gerekecek. Söz konusu süre içinde devredilecek paylara düşen oy haklarının kimlerce ve nasıl kullanılacağı Kurul tarafından belirlenecek.

Platformlar üzerinden kripto varlıkların alınıp satılmasına ve ilk satış ya da dağıtımının yapılmasına, kripto varlıkların takasına, transferine ve saklanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurul tarafından düzenlenecek.

Kripto varlık hizmet sağlayıcıları, atıf yapılan hükümler dışında Kanunun diğer hükümlerine tabi olmazken, kanunun ilgili fıkraları kapsamında Kurul, düzenleyici işlemler tesis ederek ve özel nitelikli kararlar alarak uygulamayı düzenlemeye ve yönlendirmeye yetkili olacak. Kanunun ilgili maddeleri uyarınca Kurulca bankalara yükümlülük getirecek düzenlemeler için Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) görüşü alınacak.

Sermaye piyasası araçlarına özgü haklar sağlayan kripto varlıklara ilişkin olarak düzenleyici işlemler tesis etmek, özel ve genel nitelikte kararlar almak ve tedbir ve yaptırım uygulamak konusunda da Kurul yetkili olacak.

Kurul, sermaye piyasası araçlarına özgü haklar sağlayan kripto varlıklar dışında, dağıtık defter teknolojisinin veya benzer bir teknolojik altyapının geliştirilmesi suretiyle oluşturulan, değeri bu teknolojiden ayrıştırılamayan nitelikte olan kripto varlıkların satış ya da dağıtımının, Kanunun sermaye piyasası araçlarıyla ilgili hükümlerine tabi olmaksızın platformlar nezdinde yapılabilmesi konusunda esasları belirleyebilecek. Bu esaslara tabi olacak kripto varlıkları belirleme aşamasında teknik kriterler açısından değerlendirme yapmak üzere TÜBİTAK’tan ya da bakanlıklara bağlı, ilgili, ilişkili kurum ve kuruluşlar ile diğer kamu kurumlarından teknik rapor isteyebilecek.

Bu kapsamda bir kripto varlığın teknolojik özelliklerinin uygun görülmesi ve bunların satış ya da dağıtımına izin verilmesi bunların kamuca tekeffülü anlamına gelmeyecek. Bu kripto varlıkların satış ya da dağıtımının yapılması suretiyle halktan para toplayanlar ile bunlara fon sağlayanlar arasındaki ilişkiler genel hükümlere tabi olacak. Bu işlemler sırasında Kurulca belirlenecek şekilde hazırlanan ve ilan edilen her türlü bilgilendirme dokümanını imzalayan gerçek ve tüzel kişiler bu dokümanlarda yer alan yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgilerden kaynaklanan zararlardan müteselsilen sorumlu olacak.

Kurum ve kuruluşların, kripto varlıklara ilişkin olarak diğer mevzuattan kaynaklanan görev ve yetkileri saklı kalacak. Düzenleme kapsamındaki esaslar dahilinde platformlarda işlem gören kripto varlıklar dışındaki kripto varlıklara bu kanundaki hükümler uygulanmayacak.

Kripto varlıklarla yapılan her türlü işleme ilişkin “Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun” ve ilgili mevzuat hükümleri saklı olurken, kripto varlıkları konu edinen rehin sözleşmelerine, “Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu” uygulanmayacak.

Platformlarda fiyatlar serbestçe oluşacak

Kanunla kripto varlık hizmet sağlayıcıların faaliyetleri ile kripto varlıkların transfer ve saklamasına ilişkin esaslar da kanun kapsamında yer alırken, kripto varlık hizmet sağlayıcıları ile bunlarda işlem yapmak isteyen müşteriler arasında imzalanan sözleşmeler yazılı şekilde veya uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle mesafeli olarak ya da mesafeli olsun olmasın Kurulun yazılı şeklin yerine geçebileceğini belirlediği ve bir bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden gerçekleştirilecek ve müşteri kimliğinin doğrulanmasına imkan verecek yöntemler yoluyla kurulabilecek ve buna ilişkin usul ve esaslar Kurul tarafından belirlenecek.

Kurul, kripto varlık hizmet sağlayıcılarla müşterileri arasında sözleşmelerin düzenlenmesine, kapsamına, değiştirilmesine, ücret ve masraflara, sözleşmenin sona ermesine ve feshine ve bu sözleşmelerin içeriğinde yer alması gereken asgari hususlara ilişkin belirlemeler yapabilecek.

Kripto varlık hizmet sağlayıcıların müşterilerine karşı sorumluluğunu ortadan kaldıran veya sınırlandıran her türlü sözleşme şartı geçersiz sayılacak. Platformlar müşterilerinin işlemlerine ilişkin itirazlarını ve şikayetlerini etkin şekilde çözecek dahili mekanizmalar kurmakla yükümlü olurken, kripto varlık hizmet sağlayıcıları müşterilerin kimliklerini, 11 Ekim 2006 tarihli ve 5549 sayılı “Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun” ve ilgili diğer mevzuat hükümleri kapsamında tespit etmekle yükümlü olacak.

Platformlarca kendi nezdinde işlem görecek veya ilk satış ya da dağıtımı yapılacak kripto varlıkların belirlenmesine ve bunların işlem görmesinin sonlandırılmasına ilişkin yazılı listeleme prosedürü oluşturulması zorunlu olurken, bu konuda Kurul tarafından ilke ve esaslar düzenlenebilecek. Belirlenecek ilke ve esaslarda, TÜBİTAK’ın ya da gerekli görülen diğer kurum ve kuruluşların görüşü alınarak kripto varlıkların teknolojik özelliklerine ilişkin teknik kriterlere yer verilebilecek. Bir kripto varlığın platformlarca listelenmiş olması bunların kamuca tekeffülü anlamına gelmeyecek.

Platformlarda fiyatlar serbestçe oluşacak. Kurulca yurt dışı piyasalarda yaygın olarak işlem gördüğü değerlendirilen ve fiyatı yurt dışı piyasalarda da oluşan kripto varlıklara ilişkin işlemler hariç olmak üzere, platformlarda gerçekleştirilen makul ve ekonomik bir gerekçeyle açıklanamayan ve platform nezdindeki işlemlerin güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikteki eylem ve işlemlere ilişkin bu Kanunun 104’üncü maddesi hükümleri uygulanacak.

Platformlar, işlemlerin güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil, dürüst ve rekabetçi bir şekilde gerçekleşmesinin sağlanması ve piyasa bozucu nitelikte eylem ve işlemlerin tespit edilmesi, önlenmesi ve tekrarlanmaması amacıyla emir ve işlem esaslarını belirler, bünyelerinde gerekli gözetim sistemini kurar ve her türlü önleyici tedbirleri alacak. Platformlar nezdlerinde gerçekleştirilen piyasa bozucu nitelikte eylem ve işlemlere ilişkin olarak tespitleri yapmak, bu nitelikteki eylem ve işlemleri gerçekleştiren hesapların kısıtlanması, durdurulması ve kapatılması dahil olmak üzere gerekli tedbirleri almak ve ulaşılan tespitleri rapora bağlayarak Kurula bildirmekle yükümlü olacak.

Platformlar ile müşterileri arasındaki ilişkiler ve platformlarda gerçekleştirilen işlemler nedeniyle taraflar arasında oluşan uyuşmazlıklar genel hükümlere tabi olurken, platformlara Kurul tarafından faaliyet izni verilmiş olması, işlemlerin kamunun güvencesi altında olduğu anlamına gelmeyecek. Kripto varlıklar bu Kanunun 82’nci maddesinde düzenlenen yatırımcı tazmin hükümlerine tabi olmayacak.

Müşterilerin kripto varlık transferlerinin gerçekleştirildiği cüzdanlara ve fon transferlerinin gerçekleştirildiği hesaplara ilişkin kayıtlar kripto varlık hizmet sağlayıcıları tarafından güvenli, erişilebilir ve takip edilebilir şekilde tutulacak ve tüm işlem kayıtlarının bütünlüğü, doğruluğu ve gizliliği sağlanacak.

Müşterilerin kripto varlık transfer işlemlerinde Kurul ve Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından yapılan düzenlemelere uyulacak. Bu düzenlemelerde transfer mesajlarında gönderici ve alıcıya ilişkin olarak yer alması öngörülen bilgi ve veriler kripto varlık hizmet sağlayıcıları tarafından yine düzenlemelerde belirlenen sürelerde güvenli bir şekilde gönderilecek. Bu amaçla dağıtık defter teknolojisi, başkaca bağımsız bir mesajlaşma platformu veya uygulama ara yüzü gibi mesajlaşmaya imkan veren yazılım uygulamaları ve teknolojik araçlar kullanılabilecek.

Platformların müşterilerine ait kripto varlıkların müşterilerin kendi cüzdanlarında bulundurulması esas kabul edilirken, müşterilerin kendi cüzdanlarında bulundurmayı tercih etmedikleri kripto varlıklara ilişkin saklama hizmetinin, Kurul tarafından yapılacak düzenleme uyarınca yetkilendirilmiş ve BDDK tarafından uygun görülen bankalarca veya Kurulca kripto varlık saklama hizmeti sunma konusunda yetkilendirilmiş diğer kuruluşlarca sunulması ve müşterilere ait nakitlerin bankalarda tutulması zorunlu olacak.

Bankalar nezdinde saklanan kripto varlıklar ile müşterilere ait bu kapsamdaki nakitler 5411 sayılı Kanunun 63’üncü maddesinde düzenlenen mevduat ve katılım fonunun sigortalanması hükümlerine tabi olmazken, Kurul, her bir kripto varlık için veya bunların dayandığı teknolojik özellikler ya da kripto varlıkların nitelik ve nicelikleri kapsamında saklama konusunda ayrı esaslar belirlemeye yetkili olacak.

Müşterilere ait nakit ve kripto varlıklar, kripto varlık hizmet sağlayıcıların mal varlığından ayrı olup, kayıtlar da bu hükme uygun olarak tutulacak. Müşterilerin her ne suretle olursa olsun kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan nakit ve kripto varlıkları, kripto varlık hizmet sağlayıcılarının borçları nedeniyle, kripto varlık hizmet sağlayıcılarının mal varlığı ise müşterilerin borçları nedeniyle kamu alacakları için olsa dahi haczedilemeyecek, rehin edilemeyecek, iflas masasına dahil edilemeyecek ve üzerlerine ihtiyati tedbir konulamayacak.

Kripto varlık hizmet sağlayıcıları tarafından müşteri nakitlerinin bankalarda tutulmasına ilişkin olarak bu Kanunun 46’ncı maddesinin yedinci ve sekizinci fıkraları kripto varlık hizmet sağlayıcıları bakımından da uygulanacak.

Kripto varlıklara yönelik yatırım danışmanlığı ve portföy yöneticiliği yapılmasına ilişkin usul ve esaslar da Kurulca belirlenecek. Kripto varlık hizmet sağlayıcıları yayın, ilan, reklam ve duyurular ile her türlü ticari iletişimle ilgili olarak Kurulca belirlenen esaslara uyacak.

Kripto varlık hizmet sağlayıcılara icra edecekleri faaliyetleri gösteren yetki belgesi verilecek. Bankalar için BDDK’nın uygun görüşü aranacak.

Kanunun 46. maddesine eklenen fıkralara göre, bankalar tarafından tutulan müşteri nakitleri, ilgili yatırım kuruluşu müşterileri için açılacak münferit hesaplarda, yatırım kuruluşunun kendi nakit varlığından ayrı olarak izlenecek.

Müşteri hesaplarının bankalar tarafından nemalandırmasına ilişkin esaslar Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından belirlenecek. Müşteri hesapları kredi teminatı olarak gösterilemezken, bu hesaplar üzerinde yatırım kuruluşu lehine blokaj, rehin ve benzeri takyidat tesis edilemeyecek.

Bankaların bu kapsamdaki sorumluluğu yatırım kuruluşlarınca yapılan bildirimlerle sınırlı olurken bu hesaplarda bakiyesi yer alan müşterilerle ilgili tedbir, haciz ve benzeri her türlü idari ve adli talepler ilgili yatırım kuruluşuna bildirilecek ve yatırım kuruluşu tarafından yerine getirilecek.

Yatırım kuruluşlarınca müşteri nakitleri için bankalar nezdinde açılan hesaplar, banka muhasebesinde ayrı bir hesapta izlenirken bankalar, yatırım kuruluşu müşterilerinin nakitlerinin kaydedildiği hesaplara ilişkin olarak Kurulca tarafından belirlenen şekilde ve sıklıkta SPK’ya bildirim yapacak. Bu yükümlülük Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından SPK’ya tahsis edilen bir sistem yoluyla da yerine getirilebilecek.

Değişiklik kapsamında kanunun 74. maddesinin birinci fıkrasına, “Sermaye piyasalarında faaliyet gösteren kurumlardan Kurulca uygun görülenler” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile kitle fonlama platformları ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları” ibareleri eklendi.

Yapılan değişiklik kapsamında “Kurulun başvurusu üzerine Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, ilgili internet sitesine erişimi engeller” ibaresi “İnternet aracılığıyla yapılan yayınlarla ilgili olarak içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine Kurul tarafından karar verilir. Karar uygulanmak üzere Erişim Sağlayıcıları Birliğine gönderilir” olarak değiştirildi.

Kanunun 3. fıkrasına “İzinsiz sermaye piyasası faaliyetlerinin, internet aracılığı ile yürütüldüğü tespit edildiğinde ise internet aracılığıyla yapılan yayınlarla ilgili olarak içeriğin çıkarılmasına veya erişimin engellenmesine Kurul tarafından karar verilir. Karar uygulanmak üzere Erişim Sağlayıcıları Birliğine gönderilir.” cümleleri eklendi.

Kripto varlık hizmet sağlayıcıların faaliyetlerinde uygulanacak tedbir ve yaptırımlar

Kanunun 99. maddesine eklenen maddelere göre, kripto varlık hizmet sağlayıcıların hukuka aykırı faaliyet ve işlem yapması durumunda Kanunun 96. maddesi uygulanacak.

İzinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı faaliyetinde bulunanlar için uygulanacak tedbirler Kanunun 99. maddesi, izinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı faaliyetinde bulunanların ilan, reklam ve açıklamaları ile her türlü ticari iletişimleri 100. maddenin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilecek.

Yurt dışında yerleşik platformlar tarafından Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik faaliyette bulunulması ya da SPK tarafından yapılacak düzenlemeler kapsamında kripto varlıklara ilişkin yasaklanmış bir faaliyetin Türkiye’de yerleşik kişilere sunulması da izinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı sayılacak.

Yurt dışında yerleşik platformlar tarafından Türkiye’de iş yeri açılması, Türkçe internet sitesi oluşturulması, sunulan kripto varlık hizmetlerine ilişkin olarak doğrudan veya Türkiye’de yerleşik kişi ya da kurumlar aracılığıyla tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinde bulunulması durumlarından herhangi birinin varlığı durumunda faaliyetlerin Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik olduğu kabul edilecek. Bu faaliyetlerin Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik olduğunun tespitine ilişkin ilave ölçütler Kurul tarafından belirlenecek.

99. maddeye eklenen 2. fıkraya göre Kurul, kripto varlık hizmet sağlayıcıların faaliyetlerinden kaynaklanan nakit ödeme ve kripto varlık teslim yükümlülüklerini yerine getiremediği, kısa sürede yerine getiremeyeceği, hizmet sağlayıcıların mali yapılarının ciddi surette zayıflamakta olduğu ya da mali durumunun taahhütlerini karşılayamayacak kadar zayıflamış olduğunun tespiti durumunda 3 ayı geçmemek üzere süre vererek mali yapılarının güçlendirilmesini isteyebilecek. Bunun yanı sıra Kurul, herhangi bir süre vermeksizin doğrudan kripto varlık hizmet sağlayıcılarının faaliyetlerini geçici olarak durdurmaya, faaliyet yetkilerini kaldırmaya, sorumluluğu tespit edilen yöneticilerin ve çalışanların imza yetkilerini sınırlamaya veya kaldırmaya yetkili olacak. Bu fıkra uyarınca faaliyetleri geçici olarak durdurulan kripto varlık hizmet sağlayıcıları için Kanunun 97. maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanacak.

Aynı maddeye eklenen 3. fıkra kapsamında, Kurulun belirlediği esaslara ya da yasaklara aykırı olarak, internet üzerinden ilan, reklam ve duyuru yapıldığına dair bilgi edinilmesi, kripto varlıklara yönelik yatırım danışmanlığı veya portföy yöneticiliği yapıldığına ilişkin bilgi edinilmesi, izin alınmaksızın kripto varlık hizmet sağlayıcılığı faaliyetinin internet aracılığıyla yapıldığının tespit edilmesi durumunda SPK, içeriğin çıkarılmasına veya erişimin engellenmesine karar vererek uygulanması için Erişim Sağlayıcıları Birliğine gönderilecek.

Ayrıca 3. fıkranın a bendi saklı kalmak kaydıyla, 4. fıkra olarak “Kurulca belirlenen esaslara aykırı olarak internet dışındaki mecralardan ilan, reklam ve duyuru yapıldığının tespiti hâlinde, sorumluların ilgili mevzuat uyarınca ilan ve reklamları durdurulabilir, kanuna aykırı belgeleriyle, ilan ve reklamları toplatılabilir. Söz konusu işlemler mahallin en büyük mülkî idare amirinin bildirimi üzerine iş yeri açma ve çalışma ruhsatlarına ilişkin mevzuatta belirlenen yetkili idareler tarafından yerine getirilir.” cümleleri eklendi.

99. maddeye eklenen kripto varlık hizmet sağlayıcıların denetimi ve uygulanacak yaptırımlar kapsamında, hizmet sağlayıcıların mevzuata uygunluğunun denetimi sırasında kanunun 88, 89 ve 90. maddeleri uygulanacak.

Bu denetim sırasında hizmet sağlayıcı, kanun kapsamında Kurul personeli ile birlikte denetim faaliyeti icra etmek ya da denetim faaliyeti yürütenlere teknik destek verecek şekilde meslek personeli olma şartı aranmaksızın nezaret etmek üzere Kurul talebiyle görevlendirilebilecek. Söz konusu görevlendirmelerde ise kanunun 89, 90, 111 ve 11. maddeleri uygulanacak.

Kripto varlık hizmet sağlayıcılarının mali denetimi ve bilgi sistemleri bağımsız denetimi Kurulca ilan edilen listede yer alan bağımsız denetim kuruluşlarınca yapılacak.

Bilgi sistemleri denetimine ilişkin ilave usul ve esaslar TÜBİTAK ya da gerekli görülen diğer kurum ve kuruluşların görüşü alınarak Kurulca belirlenecek. Kurul personeli ve görevlendirilen diğer personel, Kurulca belirlenecek program çerçevesinde yetkili kuruluşlar tarafından yapılacak bilgi sistemleri denetimlerinin her aşamasına, denetçi bağımsızlığı ilkesini zedelemeksizin izleyici sıfatı ile eşlik edebilecek.

Böylece denetime katılanlar bağımsız denetim kuruluşlarının ulaştığı denetim sonuçlarıyla ilgili bir sorumluluk taşımayacak ve yetkili kuruluşun bilgi birikimini şahsına veya bir başka yetkili kuruluşa çıkar sağlamak için kullanamayacak

Kripto varlık hizmet sağlayıcılarının hukuka aykırı faaliyetleri ile nakit ödeme ve/veya kripto varlık teslim yükümlülüklerini yerine getirememesinden kaynaklanan zararlardan kripto varlık hizmet sağlayıcıları sorumlu olacak.

Zararın kripto varlık hizmet sağlayıcılarından tazmin edilememesi veya edilemeyeceğinin açıkça belli olması durumunda, kripto varlık hizmet sağlayıcı mensupları kusurlarına ve durumun gereklerine göre zararlar kendilerine yükletilebildiği ölçüde sorumlu olacak ve şahsi sorumlulukla ilgili olarak bu Kanunun 110/B maddesi uygulanacak.

Kripto varlık hizmet sağlayıcıları bilişim sistemlerinin işletilmesi, her türlü siber saldırı, bilgi güvenliği ihlalleri gibi fiillerden veya personelin her türlü davranışından kaynaklanan kripto varlık kayıplarından 6098 sayılı kanunun 71. maddesi kapsamında sorumlu olacak.

Kayıpların kripto varlık hizmet sağlayıcılarından tazmin edilememesi veya edilemeyeceğinin açıkça belli olması durumunda kripto varlık hizmet sağlayıcı mensupları kusurlarına ve durumun gereklerine göre kayıplar kendilerine yükletilebildiği ölçüde sorumlu olacak ve şahsi sorumlulukla ilgili olarak Kanunun 110/B maddesi uygulanacak

Bunun yanı sıra, kripto varlık hizmet sağlayıcıların kusuru olmaksızın sunulan hizmetlerde yaşanan kesintilerden kaynaklanan, geçici bir süre emir iletilememesi ya da işlem/transfer yapılamaması durumunda ortaya çıkan zararlar bu fıkra kapsamında değerlendirilemeyecek.

Kanunun 35/B ve 35/C maddelerine ya da Kurulca yapılacak düzenlemelere aykırı fiillerde bulunanlar, 103 ve 105. maddeleri uyarınca idari para cezası uygulanacak.

Kripto varlık hizmet sağlayıcıları hakkında, kanunun 111, 112, 113 ve 115. maddeleri uygulanırken, 35/B maddesinin altıncı fıkrası kapsamında sermaye piyasası araçlarına özgü haklar sağlayan kripto varlıklar dışında, kripto varlıkların ilgili düzenlemelere aykırı şekilde satış ya da dağıtımının yapılması durumunda kanunun 91 ve 92. madde hükümlerinde öngörülen tedbirler uygulanabilecek. Söz konusu aykırılıklarda ise 109. maddede öngörülen yaptırımlara tabii tutulacak.

Müşterilere ait nakit ve kripto varlıklara ilişkin tedbir, haciz ve benzeri her türlü idari ve adli talepler münhasıran kripto varlık hizmet sağlayıcıları tarafından yerine getirilecek.

Nakit ve kripto varlıkların bilişim sistemleri vasıtasıyla sorgulanması ve elektronik ortamda haczi hakkında 2004 sayılı Kanunun 78. maddesi uygulanacak.

6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip edilecek alacaklar için de bilişim sistemleri vasıtasıyla sorgulama yapılmasının yanı sıra elektronik ortamda haciz tatbik edilebilecek.

Müşterilere ait nakit ve kripto varlıklara adli makamlarca el konulması durumunda, el konulan varlıkların Kurulca yetkilendirilmiş saklama hizmeti sağlayan kuruluşlar nezdinde oluşturulan cüzdanlarda muhafazası için gerekli tüm işlemler adli makamlarca tesis edilecek.

Yapılan değişiklikle, 101. maddenin başlığı “Piyasa bozucu eylemler, bilgi süistimali ve piyasa dolandırıcılığı incelemelerinde uygulanacak tedbirler” şeklinde düzenlendi.

101. maddenin birinci fıkrasına “Kurul,” ibaresinden sonra gelmek üzere “104 üncü,” maddeye “Bu Kanunun 104, 106 ve 107. maddeleri uyarınca gerçekleştirilen inceleme ve denetimler kapsamında, Kurulca internet aracılığıyla yapılan yayınlarla ilgili olarak içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verilebilir. Bu durumda karar uygulanmak üzere Erişim Sağlayıcıları Birliğine gönderilir.” ifadeleri eklendi.

Diğer yandan, 103. maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle, “bu fıkranın birinci cümlesinde yer alan asgari miktardan az olmamak üzere” ibaresinden sonra gelmek üzere “aykırılık tarihinden önceki son” ibaresinin yanı sıra “Tüzel kişiliğin niteliğine göre, brüt satış hasılatı ile vergi öncesi kârın belirlenmesine ilişkin usul ve esaslar Kurulca düzenlenir.” ilaveleri yapıldı.

104. maddede belirtilen menfaat hesaplamalarında; kişinin menfaatin elde edilmesiyle bağlantılı işlemler ve faaliyetlerde ödediği komisyonlar, vergiler, kredi faizleri, danışmanlık ücretleri ve Kurulca benzer kapsamda olduğu değerlendirilen diğer maliyetler dikkate alınmaksızın ve elde edilen menfaatin nakde çevrilip çevrilmediğine bakılmaksızın hesaplama yapılacak.

Alım satım işlemleriyle ilgili olarak yapılacak menfaat hesaplamalarında dikkate alınacak fiyatlar ise maliyet yöntemleri ile diğer hususlara ilişkin esaslar Kurulca belirlenecek.

6362 sayılı Kanuna 109. maddesinden sonra gelmek üzere “İzin almaksızın kripto varlık hizmet sağlayıcı olarak faaliyet yürüttüğü tespit edilen gerçek kişiler ve tüzel kişilerin yetkilileri 3 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılırlar.” eklemesi yapıldı.

Yürürlüğe giren Sermaye Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’a göre, kripto varlık hizmet sağlayıcı görevi nedeniyle kendisine tevdi edilmiş olan veya koruma, saklama ve gözetimiyle yükümlü olduğu para veya para yerine geçen evrak veya senetleri, diğer malları veya kripto varlıkları kendisinin ya da başkasının zimmetine geçiren kripto varlık hizmet sağlayıcı yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile diğer mensupları, 8 yıldan 14 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacakları gibi kripto varlık hizmet sağlayıcının zararını tazmine mahkum edilecek.

Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi halinde faile 14 yıldan 20 yıla kadar hapis ve 20 bin güne kadar adli para cezası verilecek. Ancak adli para cezasının miktarı kripto varlık hizmet sağlayıcının ve müşterilerinin uğradığı zararın üç katından az olamayacak.

Faaliyet izni kaldırılan bir kripto varlık hizmet sağlayıcının, hukuken veya fiilen yönetim veya kontrolünü elinde bulundurmuş olan gerçek kişi ortaklarının, kripto varlık hizmet sağlayıcının ya da müşterilerinin kaynaklarını, her ne suretle olursa olsun kripto varlık hizmet sağlayıcının emin bir şekilde çalışmasını tehlikeye düşürecek şekilde doğrudan veya dolaylı olarak kendilerinin veya başkalarının menfaatlerine kullandırmak suretiyle, kripto varlık hizmet sağlayıcıyı veya müşterilerini zarara uğratmaları zimmet olarak kabul edilecek. Bu fiilleri işleyenler hakkında 12 yıldan 22 yıla kadar hapis ve 20 bin güne kadar adli para cezasına hükmolunacak ancak adli para cezasının miktarı kripto varlık hizmet sağlayıcının ve müşterilerinin uğradığı zararın üç katından az olamayacak. Ayrıca meydana gelen zararın müteselsilen ödettirilmesine karar verilecek.

Soruşturma başlamadan önce zimmete geçirilen para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin, diğer malların veya kripto varlıkların aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisi indirilecek.

Kovuşturma başlamadan önce zimmete geçirilen para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin, diğer malların veya kripto varlıkların gönüllü olarak aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi halinde, verilecek cezanın yarısı indirilecek. Bu durumun hükümden önce gerçekleşmesi halinde, verilecek cezanın üçte biri indirilecek.

Zimmet suçunun konusunu oluşturan para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin veya diğer malların veya kripto varlıkların suçun işlendiği tarihteki değerinin azlığı nedeniyle verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilecek. Bu maddenin uygulanmasında kontrol, 5411 sayılı Kanunun 3’üncü maddesinde tanımlanan kontrolü ifade ediyor.

Kripto varlıklara ilişkin şahsi sorumluluk

6362 sayılı Kanuna 110’uncu maddesinden sonra gelmek üzere “Kripto varlıklara ilişkin şahsi sorumluluk” maddesi eklendi.

Buna göre, kripto varlık hizmet sağlayıcının söz konusu kanunun 110/A maddesi kapsamında zimmet sayılan karar ve işlemler gerçekleştirdiği tespit edilen yönetim kurulu başkan ve üyeleri, diğer mensupları, hukuken veya fiilen yönetim veya kontrolünü elinde bulundurmuş olan gerçek kişi ortaklarının müşterilere verdikleri zararla sınırlı olarak zimmete geçirildiği tespit edilen tutardan öncelikli olarak karşılanmasını sağlamak amacıyla şahsi sorumlulukları yoluna gidilerek, Kurulun talebi üzerine doğrudan şahsen iflaslarına mahkemece karar verilebilecek.

Bu karar ve işlemler, üçüncü kişilere menfaat temini amacıyla yapıldığı takdirde, menfaat temin eden kişiler hakkında da temin ettikleri menfaat üzerinden uygulanacak. Haklarında şahsi iflas kararı verilenlerin aktiflerinden nakit olanlar doğrudan doğruya, olmayanlar ise paraya çevrilmek suretiyle, müşterilerin zararlarının ödenmesinde kullanılacak. Aktiflerden öncelikle müşteri zararları ödenecek. Müşteri zararlarının tamamının karşılanamaması hâlinde garameten ödeme yapılacak. Müşteri zararları tamamen karşılandıktan sonra artan kısım haklarında şahsi iflas kararı verilenlere iade edilecek. Bu madde hükmüne göre iflası istenenler hakkında mahkemece 2004 sayılı Kanunun 257’nci ve izleyen maddeleri hükümleri uygulanacak.

Kripto varlıkların zimmet suçuna özel soruşturma usulü

6362 sayılı Kanun’a 115’inci maddesinden sonra gelmek üzere “Kripto varlıkların zimmet suçuna özel soruşturma usulü” maddesi eklendi. Bu kanunun 110/A maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçtan dolayı soruşturma ve kovuşturmalar Kurulun yazılı bildirimi üzerine veya gecikmesinde sakınca görülen hâllerde resen Cumhuriyet savcılarınca yapılacak ve Kurul haberdar edilecek. Başvuru üzerine kamu davası açılması hâlinde iddianamenin kabulü ile birlikte, bir örneği Kurula tebliğ edilecek ve Kurul aynı zamanda katılan sıfatını kazanacak.

Bu maddenin birinci fıkrası uyarınca başlatılan soruşturmalar neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilirse, bu karar ilgisine göre Kurula ve soruşturmanın tarafı ilgililere tebliğ edilecek. Kurul ve ilgililer kendisine tebliğ edilen bu kararlara karşı 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre itiraza yetkili olacak. Kamu davası açılması hâlinde, iddianamenin bir örneği Kurula tebliğ edilecek. Bu kanunda tanımlanan zimmet suçuna ait davalar, fiilin işlendiği yerin bağlı olduğu ilin adıyla anılan (1) numaralı ağır ceza mahkemelerinde görülecek. Gerekli görülen yerlerde Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulunca bu tür suçlara bakmak üzere o yerlerdeki diğer ağır ceza mahkemeleri de görevlendirilebilecek.

Söz konusu kanunun 110/A maddesinin üçüncü fıkrası kapsamına giren suçların soruşturma ve kovuşturmalarında 5411 sayılı Kanun’un 166’ncı maddesinde yer alan hükümler tatbik olunacak. Bu kanunun 110/A maddesinde yazılı suçlardan dolayı mahkûm olanlar, Hazineye olan borçları ve tazminatları ödemediği veya bu borçlar ve tazminatlar malvarlıklarından tahsil olunamadığı sürece, bunlar hakkında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmayacak.

Yine bu kanunun 110/A maddesinde tanımlanan suç bakımından, 5271 sayılı Kanun’un 128’inci maddesinde yer alan el koyma ve 133’üncü maddesinde yer alan şirket yönetimi için kayyım tayini tedbirlerine ilişkin hükümler uygulanabilecek.

Diğer yandan, 6362 sayılı Kanun’un 130’uncu maddesine dördüncü fıkrasından sonra gelmek üzere “Her yıl platformların bir önceki yıl faiz gelirleri hariç tüm gelirlerinin yüzde biri Kurul, yüzde biri de blok zincir ve ilgili bilişim teknolojilerinin geliştirilmesinde kullanılmak üzere TÜBİTAK bütçesine ilgili yılın mayıs ayı sonuna kadar ödenerek gelir olarak kaydedilecek. Bu fıkraya göre yapılacak tahakkuk ve ödemelerle ilgili diğer esaslar Kurulca belirlenir” fıkrası eklendi ve diğer fıkralar buna göre teselsül ettirildi.

Kripto varlık hizmet sağlayıcılara ilişkin geçiş hükümleri

6362 sayılı Kanun’a, “Kripto varlık hizmet sağlayıcılara ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı geçici madde de eklendi.

Buna göre, söz konusu maddeyi ihdas eden kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kripto varlık hizmet sağlayıcılığı faaliyeti yürütenler, yürürlük tarihinden itibaren bir ay içinde, Kurulca belirlenecek belgelerle Kurula başvuruda bulunarak, kanunun 35/B ve 35/C maddeleri hükümleri uyarınca çıkarılacak ikincil düzenlemelerde öngörülecek şartları sağlayarak faaliyet izni almak üzere gerekli başvuruları yapacaklarına veya müşteri hak ve menfaatlerini zarara uğratmadan üç ay içinde tasfiye kararı alacaklarına ve tasfiye sürecinde yeni müşteri kabul etmeyeceklerine dair bir beyan sunmak zorunda olacak.

Bu maddeyi ihdas eden kanunun yürürlüğü sonrasında faaliyete başlamak isteyenler faaliyetlerine başlamadan önce Kurula başvuruda bulunarak ikincil düzenlemelerde öngörülecek şartları sağlayarak faaliyet izni almak üzere gerekli başvuruları yapacaklarını beyan edecekler. Bu fıkra kapsamında Kurula yapılan başvurular Kurul internet sitesinde ilan edilecek. Tasfiye olacak kuruluşlar bu durumu internet sitelerinde duyuracaklar ayrıca müşterilerine elektronik posta, kısa mesaj, telefon ve benzeri iletişim araçları ile bildirecekler.

Birinci fıkrada belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyenler hakkında kanunun 99/A ve 109/A maddeleri hükümleri uygulanabilecek. Tasfiyeye gitmeyi tercih eden ya da belirlenen süre içinde Kurula başvuru yapmayan kuruluşlarda hesapları bulunan müşterilerin transfer taleplerinin yerine getirilmemesi 109/A maddesi kapsamında izinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı faaliyeti suçunu oluşturacak. Bu transfer talepleriyle ilgili ortaya çıkacak uyuşmazlıklarda genel hükümler uygulanacak.

Bu kanun uyarınca Kurulca çıkarılacak ikincil düzenlemeler yürürlüğe girdikten sonra, birinci fıkrada belirtilenler dışındaki kuruluşlar faaliyet izni almaksızın faaliyete başlayamayacak, birinci fıkra kapsamında faaliyette bulunan kuruluşlar da ikincil düzenlemede belirtilecek süre içinde Kurula faaliyet izni başvurusunda bulunacaklar. İkincil düzenlemelerin yayımlanmasıyla birlikte Kurul birinci fıkra kapsamında faaliyet gösteren kuruluşların yetkilendirilme işlemlerinin tamamlanması için bir süre belirleyerek, bu süre içinde yetki belgesi alamayan kuruluşların faaliyetlerini sonlandırmalarını isteyebilecek. Kurul belirlediği süreleri uzatabilecek. Bu fıkra hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında Kanunun 99/A ve 109/A maddeleri hükümleri uygulanacak.

Yurt dışında yerleşik kripto varlık hizmet sağlayıcıları

Yurt dışında yerleşik kripto varlık hizmet sağlayıcıları, kanunun 99/A maddesinin birinci fıkrasında belirtilen şekilde Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik faaliyetlerini bu maddeyi ihdas eden kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden üç ay içinde sonlandıracak.

Müşterilerin kripto varlıkları nakde veya nakdi kripto varlığa çevirebilmelerine ve kripto varlıkların transferinin gerçekleştirilmesine imkan veren Türkiye’de yerleşik ATM ve benzeri elektronik işlem cihazlarının faaliyetleri bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden üç ay içinde sonlandırılacak, faaliyetini sonlandırmayan ATM’ler mahallin en büyük mülkî idare amirinin bildirimi üzerine iş yeri açma ve çalışma ruhsatlarına ilişkin mevzuatta belirlenen yetkili idareler tarafından kapatılacak. Faaliyette bulunmaya devam edenler ve buna imkan sağlayanlar hakkında kanunun 99/A ve 109/A maddeleri hükümleri uygulanacak.

Bu kanunun 130’uncu maddesi uyarınca platformların gelirleri üzerinden Kurul ve TÜBİTAK bütçesine gelir kaydedilmesi uygulamasına 2024 yılı gelirleri üzerinden 2025 yılında başlanacak. Söz konusu Kanunun 35/B ve 35/C maddeleri uyarınca çıkarılacak ikincil düzenlemeler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde yürürlüğe konulacak.

Söz konusu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girecek ve kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütecek.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/kripto-varlik-duzenlemesi-yururluge-girdi/feed/ 0
Havalimanlarında ‘elle aramaya’ düzenleme geliyor https://www.foxtvhaber.com.tr/havalimanlarinda-elle-aramaya-duzenleme-geliyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/havalimanlarinda-elle-aramaya-duzenleme-geliyor/#respond Fri, 05 Jul 2024 06:00:06 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=14018 TBMM Genel Kurulu’nda ulaştırma alanında düzenlemeler içeren kanun teklifinin görüşmelerine başlanacak.

Edinilen bilgilere göre, haftalık çalışmasına 2 Temmuz Salı günü başlayacak Genel Kurul, Türk Sivil Havacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni ele alacak.

ÖZEL GÜVENLİĞE YENİ GÖREV

Havacılık güvenlik tedbirleri, can ve mal güvenliğini sağlamak, hava araçlarına, havacılık tesislerine ve kişilere yönelik yasa dışı eylemleri önlemek amacıyla genel kolluğun gözetiminde özel güvenlik görevlileri tarafından da yerine getirilecek.

ELLE ARAMAYA DÜZENLEME

Yolcular, havalimanlarında teknik cihazlarla yapılan kontrollerin sonuçlandırılamaması durumunda kendisinin ve eşyasının elle aranmasını kabul etmediği takdirde havaalanı ve hava aracına kabul edilmeyecek.

DENİZCİLİK ALANINDAKİ DÜZENLEMELER

Teklife göre, demirleme ücret tarifesi, bir günlük demirde kalma süresi için, geminin seferi, demirde kalma süresi, aylık veya yıllık toplu ödeme, demirleme nedeni, demirlediği yer gibi unsurlar göz önünde bulundurularak geminin grostonu başına 2 lirayı geçmemek üzere Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından belirlenecek.

İstanbul ve Çanakkale boğazlarından geçiş esnasında verilecek kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetleri, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın belirlediği usul ve esaslar dahilinde Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü tarafından yürütülecek.

Denizlerde kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti verenler, belirlenen yükümlülüklere aykırı hareket etmeleri halinde ihlalin niteliğine göre 100 bin liradan 2 milyon liraya kadar idari para cezasına çarptırılacak.

ÖĞRETMENLİK MESLEK KANUNUNDA KOMİSYON SÜRECİ BAŞLIYOR

Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda, AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan Öğretmenlik Mesleği Kanunu Teklifi’nin görüşmelerine başlanacak.

Bu teklife göre de Milli Eğitim Akademisi kurulacak. Öğretmenlik mesleği yeterlikleri çerçevesinde belirlenen teorik ve uygulamalı derslerden oluşan hazırlık eğitimi, Milli Eğitim Akademisince verilecek.

Öğretmen adaylarına, hazırlık eğitimi sürecinde belirlenen gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda her ay ödeme yapılacak.

Üç yıllık çalışma süresini tamamlayan sözleşmeli öğretmenler talepleri halinde görev yaptıkları yerde öğretmen kadrolarına atanacak. Öğretmen kadrolarına atananlar mazerete bağlı olarak yapılacak yer değiştirmeler hariç olmak üzere 1 yıl süreyle yer değiştiremeyecek.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, kullanılmasını kolaylaştırma, kabul etme, bulundurma, kullanma suçları ile hayasızca hareketler, müstehcenlik, fuhuş suçları ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan mahkum olanların öğretmenliği sona erecek.

Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı resmi ve özel eğitim kurumlarındaki öğretmenlere karşı görevleri sebebiyle kasten yaralama, tehdit, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarının işlenmesi halinde cezalar yarı oranında artırılacak ve hapis cezasının ertelenmesi hükümleri uygulanmayacak.

Görevde olan öğretmen ve uzman öğretmenlerden, 20 yıllık çalışma süresini tamamlayan ve uzman öğretmenlikte en az 10 yıl hizmeti olma şartı dışındaki koşulları sağlayanlar başöğretmen unvanı için başvurabilecek.

KOMİSYON GÜNDEMLERİ

İhtisas komisyonları da toplanarak gündemdeki konuları ele alacak. Dilekçe Komisyonu, itiraza uğrayan Başkanlık Divanı kararları ile Genel Kurula sevk edilen dilekçeleri görüşecek.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Bakanlığın çalışmaları hakkında Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonunu bilgilendirecek.

TBMM İliç Maden Kazasını Araştırma Komisyonu, AK Parti Antalya Milletvekili Atay Uslu başkanlığında toplanacak. Komisyonda, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), TMMOB Maden Mühendisleri Odası, TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, TMMOB Çevre Mühendisleri Odası, TMMOB Kimya Mühendisleri Odası ile TMMOB Metalurji ve Malzeme Mühendisleri Odası yetkilileri sunum yapacak. Ayrıca Komisyonda Dokuz Eylül Üniversitesi ile Hacettepe Üniversitesinden akademisyenler dinlenecek.

Salı ve çarşamba günleri Meclis’te grubu bulunan siyasi partilerin grup toplantıları yapılacak.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/havalimanlarinda-elle-aramaya-duzenleme-geliyor/feed/ 0
Öğretmenlere müjdeli haber! Karar verildi… https://www.foxtvhaber.com.tr/ogretmenlere-mujdeli-haber-karar-verildi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/ogretmenlere-mujdeli-haber-karar-verildi/#respond Thu, 13 Jun 2024 23:00:18 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=12710 Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan “Öğretmenlik Meslek Kanunu” bu hafta TBMM’ye sunulacak. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, kanun taslağının redaksiyon çalışmalarının devam ettiğini, biter bitmez TBMM Eğitim Komisyonu’na sunulacağını açıklarken öğretmenlerin gözü taslaktaki tartışmalı düzenlemelerde.

Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun üzerinde çalışıldığı dönemde bazı okullarda eğitimcilere yönelik şiddet olayları yaşanmış, yeni kanunda bu konularda öğretmenleri koruyacak düzenlemelere ihtiyaç olduğu dile getirilmişti.

Bununla birlikte öğretmenlerin ek ders ücretleri ve kariyer olanakları da üzerinde en çok tartışılan başlıklar olmuştu. Öğretmenlerin en fazla merak ettiği konusu ise rotasyon uygulamasının kanunda yer alıp almayacağı oldu.

KAFALAR KARIŞTI

Hem sosyal medyada hem de eğitim camiasıyla ilgili yayın yapan mecralarda rotasyon konusunda farklı iddialar ortaya atıldı. Kanun taslağı ile ilgili basına yansıyan metinlerin bazılarında rotasyona yer verilirken öğretmenlerin kafası iyiden iyiye karıştı.

Haber Global Web Özel’e değerlendirmelerde bulunan Memur-Sen’in bünyesindeki Eğitim Bir Sen İstanbul 6 No’lu Şube Başkanı İdris Şekerci öğretmenleri sevindirecek haberi verdi.

ROTASYON NEDİR?

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni Öğretmenlik Meslek Kanunu’nda öğretmenlere rotasyon maddesi yer alıyordu. Bu düzenlemeye göre öğretmenlerin bulundukları okullarda 12 yıl görev yapmalarının ardından rotasyona tabi tutulmaları gündeme gelecekti.

Taslak metinde rotasyon şu ifadelerle yer aldı:

“Öğretmenlerin; atandıkları eğitim kurumunda en az üç eğitim öğretim yılı, aynı eğitim kurumunda en fazla 12 eğitim öğretim yılı görev yapmaları esastır. (3) Öğretmenlerin sağlık ve can güvenliği mazeretlerine bağlı yer değiştirmeleri yıl içerisinde döneme tabi olmaksızın, diğer mazeretlere bağlı yer değiştirmeleri ise yarıyıl ve/veya yaz tatili döneminde yapılır.”

TASLAKTAN ÇIKARILDI

İdris Şekerci rotasyonun taslak metinden kesin olarak çıkarıldığını belirterek şu bilgileri verdi:

“Rotasyon ilk taslakta vardı. Ancak daha sonra bakanlık bu uygulamanın sahada nasıl görüldüğünü anlamak için istişare yapma gereği hissetti. Üyesi sayısı en az olan sendikaların genel başkanları da dahil olmak üzere bildiğim kadarıyla istişare yaptı. Şu anda çıkacak olan kanun metninde rotasyon yok. Bu kesin bir bilgidir.”

EK DERS VE KARİYER

Öğretmenlerin takip ettiği uzman öğretmenlik için gereken sürede indirim ve ek ders ücretlerine zam yapılması gibi konularla ilgili de bilgi veren Şekerci şunları söyledi:

“Meclis trafiğinde de eğitim çalışanlarının talepleri doğrultusunda görüşmeler olacak. Gerek kariyer basamakları gerek ek ders ücretleri ile ilgili Meclis aşamasında istişarelerimiz olacak.”

Öğretmenler uzman öğretmenlik için geçecek sürenin 10 yıldan 5 yıla indirilmesini talep ediyor. Ek ders ücretlerinin yüz de yüz oranında artırılması da talepler arasında.

ÖĞRETMENE ŞİDDET

Taslak metinde öğretmene şiddetle ilgili ise şu düzenleme bulunuyor:

“Tüm eğitim çalışanlarına yönelik tehdit, hakaret, direnme ve saldırı gibi suçlarda cezalar yüzde 50 oranında artacak. Şiddet olaylarında hapis cezası ertelenemeyecek,, doğrudan tutuklama sebebi sayılarak tutuksuz yargılama yolu kapatılacak.”

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/ogretmenlere-mujdeli-haber-karar-verildi/feed/ 0
İçişleri’nden son dakika: 12 kentte resmen yasaklandı https://www.foxtvhaber.com.tr/icislerinden-son-dakika-12-kentte-resmen-yasaklandi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/icislerinden-son-dakika-12-kentte-resmen-yasaklandi/#respond Sat, 08 Jun 2024 01:12:12 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=12031 Birçok ilin valiliği gösteri yürüyüşü ve açık hava toplantıları gibi etkinliklerin geçici süreyle yasaklandığını duyurdu.

IĞDIR

Iğdır Valiliği, gösteri yürüyüşleri ve açık hava toplantılarının 7 gün süreyle yasaklandığını duyurdu.

Valilikten yapılan açıklamada, gösteri yürüyüşü ve açık hava toplantılarının, il ve ilçe mülki sınırları içerisinde 04.06.2024 günü saat 00:01’den 10.06.2024 günü saat 23:59’a kadar 7 gün süreyle yasaklandığı belirtildi.

Açıklamada, valilik ve kaymakamlık makamlarının uygun göreceği etkinlikler ile kamu kurum ve kuruluşlarının düzenleyeceği programlar, resmi bayramlar, resmi anma günleri, spor faaliyetleri, resmi tören ve kutlamalar ile bu kurumların gelenek ve göreneklerine göre yapacakları programlar, sendika ve siyasi partilerin tüzüklerine göre yapacakları kongreler, ticari kimliği bulunan özel hukuk tüzel kişilerinin ticari faaliyetleri yasaklardan hariç tutuldu.

Valiliğin açıklamasında, şu ifadelere yer verildi:

“Yapılması muhtemel her türlü açık yer toplantıları ile gösteri yürüyüşleri, toplu olarak karşılama ve uğurlama merasimleri, kurum ve kuruluşların kendi binası dışında yapacakları basın açıklaması, oturma eylemi, miting, çadır kurma, imza kampanyası, stant açma, kitlesel cenaze merasimi ve mezarlık ziyareti, anma töreni, şenlik, konser, eğlence, oyun temsili, gösteri vb. türdeki tüm eylem ve etkinlikler, ses yayın araçlarıyla yapılabilecek her türlü sesli ve görsel faaliyetler, dilek feneri-balon uçurtmak, dron-paramotor vb. her türlü hava faaliyetleri ile el ilanı, sticker, broşür vb. dağıtılması, afiş ve pankart asılması vb. etkinliklerin ve ilimiz genelinde yapılacak olan eylem ve etkinliklere katılmak amacıyla toplu olarak ilimiz dışından gelecek olan şahıslar ile il merkezi ve ilçeler arası toplu olarak giriş çıkışların Iğdır il merkezi ve ilçeler dahil olmak üzere, tüm il sınırları içerisinde ilçeler, polis ve jandarma sorumluluk bölgelerinin tamamı, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 17. ve 19. Maddeleri ile 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 11/A, B ve C maddeleri gereğince (Jandarma bölgesi dahil) il ve ilçe mülki sınırlarımız içerisinde 04.06.2024 günü saat 00:01’den 10.06.2024 günü saat 23:59’a kadar 7 gün süre ile yasaklanmıştır.”

TUNCELİ

Tunceli Valiliği, kent genelinde toplantı ve gösteri yürüyüşleri​​​​​​​ 7 gün süreyle yasaklandığını bildirdi.

Valilikten yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Mezkur kanun hükümleri çerçevesinde Valilik ve Kaymakamlık makamının uygun göreceği etkinlikler dışında Tunceli sınırları içerisinde meydan, cadde, sokak, yol, park gibi umuma açık alanlarda basın açıklaması, toplantı ve gösteri yürüyüşü, miting, açık yer toplantısı, protesto eylemi, oturma eylemi, anma, açlık grevi, stant açmak, imza kampanyası, konser, şenlik, el ilanı bildirisi, broşür dağıtmak, afiş, poster açmak, meşale yakma ve taşıma, sinevizyon gösterimi vb. tüm eylem ve etkinlikler 10 Haziran saat 23.59’a kadar 7 gün süreyle yasaklanıştır.”

MUŞ

Muş Valiliği, toplantı, basın açıklaması ve gösteri yürüyüşlerinin 7 gün süreyle yasaklandığını duyurdu.

Valilikten yapılan açıklamada, Anayasa ve kanunlarda öngörülen sınırlandırma ve yasaklama şartlarını doğrudan ve açıkça oluşturduğu değerlendirilen eylem ve saldırıların önüne geçilmesinin hedeflendiği belirtildi.

Vatandaşların can ve mal güvenliğinin sağlanmasının, terör örgütlerinin planlarının bertaraf edilmesinin, suç işlenmesinin önlenmesinin, temel hak ve özgürlüklerin devamının temini ile şiddet olaylarının engellenmesinin amaçlandığı kaydedilen açıklamada, şunlar bildirildi:

“2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 17,19. ve 22. maddeleri ile 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 11. maddesi hükümleri kapsamında, Valilik makamının uygun göreceği etkinlikler ile kamu kurum ve kuruluşlarının düzenleyeceği, resmi bayram, resmi anma günleri, resmi tören ve kutlamalar ile bu kurumların gelenek ve göreneklere göre yapacakları programlar, spor faaliyetleri ile bilimsel, ticari ve ekonomik amaçlarla yapılan etkinlik ve toplantılar hariç olmak üzere, ilimiz mülki sınırları içinde tüm toplantı ve gösteri yürüyüşü, basın açıklaması, açık veya kapalı yer toplantısı ile protesto eylemi, miting, çadır kurma, oturma eylemi, stant açma, açlık grevi, afiş, pankart ve poster asma, bildiri dağıtma, imza masası açma, meşale yakma ve taşıma, konferans ve benzeri tüm etkinlikler, 4 Haziran saat 00.01’den 10 Haziran saat 23.59’a kadar 7 gün süreyle yasaklanmıştır.”

AĞRI

Ağrı Valiliği, gösteri yürüyüşleri ve açık hava toplantılarının 7 gün süreyle yasaklandığını duyurdu.

Valilikten yapılan açıklamada, genel asayişi sağlamak ve şiddet olaylarının yaygınlaşmasının önlenmesi amacıyla Ağrı geneli 4 Haziran saat 00.01’den başlayarak 10 Haziran saat 23.59’a kadar 7 gün süreyle 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu hükümlerine göre düzenlenecek gösteri yürüyüşü, açık hava toplantıları ve kapalı yer toplantılarının 2911 Sayılı Kanunun ilgili hükümlerine istinaden yasaklandığı belirtildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Valilik ve Kaymakamlık makamlarınca uygun görülenler, dini ve milli bayramlar hariç olmak üzere basın açıklaması, oturma eylemi ve anket yapılması, çadır ve stant kurulması/açılması, imza kampanyası düzenlenmesi, bildiri, broşür ve el ilanı dağıtılması ve her türlü protesto eylemi şeklindeki faaliyetlerinde 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 11. Maddesinin (a) ve (c) fıkra hükümleri gereğince belirtilen tarihler arasında yasaklanmıştır.”

Açıklamada, belirtilen tarihlerde Ağrı güzergahını kullanarak kanuna aykırı eylem ve etkinliklere katılımın önlenmesi amacıyla il ve ilçelere girişlere, buralardan da bireysel ve toplu çıkışlara izin verilmemesine karar verildiği aktarıldı.

ŞIRNAK

Şırnak Valiliği, gösteri yürüyüşleri ve açık hava toplantılarının 7 gün süreyle yasaklandığını duyurdu.

Valilikten yapılan açıklamada, Valilik ve kaymakamlık makamlarının uygun göreceği etkinlikler ile kamu kurum ve kuruluşlarının düzenleyeceği programlar, resmi bayramlar ve spor müsabakaları haricinde diğer programların 4-10 Haziran’da yasaklandığı bildirildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Belirtilen amaçlar doğrultusunda yapılması muhtemel her türlü açık yer toplantıları ile gösteri yürüyüşleri, toplu olarak karşılama ve uğurlama merasimleri, kurum ve kuruluşların kendi binası dışında yapacakları basın açıklaması, oturma eylemi, miting, çadır kurma, imza kampanyası, stant açma, kitlesel cenaze merasimi, anma töreni, şenlik, konser, eğlence, oyun temsili, gösteri türündeki tüm eylem ve etkinlikler, ses yayın araçlarıyla yapılabilecek her türlü sesli ve görsel faaliyetler, dilek feneri, balon uçurmak, dron, paramotor gibi her türlü hava faaliyetleri ile ticari kimliği bulunan özel hukuk tüzel kişilerinin ticari faaliyetleri hariç olmak üzere, el ilanı, broşür dağıtılması, afiş ve pankart asılması gibi etkinlikler tüm il sınırları içerisinde 7 gün boyunca yasaklanmıştır.”

BATMAN

Batman’da oturma eylemi, basın açıklaması ve yürüyüş gibi eylem ve etkinliklerin 7 gün süreyle yasaklandığı bildirildi.

Valilikten yapılan açıklamada, milli birlik ve beraberliği zedeleyici provokatif eylemlerin önüne geçilebilmesi, milli güvenlik, kamu düzeni ve güvenliğinin tesisi, Cumhuriyet’in temel nitelikleri ve devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, olası yasa dışı eylemlerin önlenerek müessif olayların yaşanmaması amacıyla bazı tedbirlerin alındığı belirtildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Hakkari Belediye Başkanının görevden uzaklaştırılarak yerine Hakkari Valisi Ali Çelik’in vekaleten görevlendirilmesi konusu veya bu konu bahane gösterilerek yapılabilecek benzer nitelikteki eylem ve etkinlikler ile ilgili olarak, açık alanlarda bahse konu olaylara ilişkin yapılmak istenilen toplanma, yürüyüş, nöbet, basın açıklaması, açlık grevi, oturma eylemi, miting, stant açma, çadır kurma, bildiri ve broşür dağıtma, afiş ve pankart asma gibi her türlü eylemin, bu konudaki eylemlere katılmak amacıyla geldiği veya ilimiz sınırlarını kullanarak diğer illere geçeceği anlaşılan şahıs ve araçların diğer illerden ilimiz sınırına girişlerinin, dış ilçelerimiz açısından ise muhtemel eylem/etkinliklere katılmak amacıyla çıkışlarının ve/veya il merkezimize girişlerinin, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 17. ve 19. maddeleri ile 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 11/A, B ve C maddeleri gereğince il ve ilçe mülki sınırlarımız içerisinde, 3 Haziran saat 17.00’den 9 Haziran saat 23.59’a kadar 7 gün süreyle yasaklanmasına karar verilmiştir.”

SİİRT

Siirt’te oturma eylemi, basın açıklaması ve yürüyüş gibi eylem ve etkinliklerin 7 gün süreyle yasaklandığı bildirildi.

Valilikten yapılan açıklamada, milli birlik ve beraberliği zedeleyici provokatif eylemlerin önüne geçilebilmesi, milli güvenlik, kamu düzeni ve güvenliğinin tesisi, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, olası yasadışı eylemlerin önlenerek müessif olayların yaşanmaması amacıyla bazı tedbirlerin alındığı belirtildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Valilik ve Kaymakamlık makamlarının uygun göreceği etkinlikler ile kamu kurum ve kuruluşlarının düzenleyeceği programlar, resmi bayram, resmi anma günleri, resmi tören ve kutlamalar ile spor faaliyetleri hariç olmak üzere, açık ve kapalı alanlarda yapılabilecek her türlü toplanma, yürüyüş, basın açıklaması, kapalı yer toplantısı, açlık grevi, oturma eylemi, miting, stant açma, çadır kurma, bildiri/broşür dağıtma, afiş/pankart asma benzeri eylem ve etkinlikler, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 17. ve 19. maddeleri ile 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun ilgili maddeleri gereğince 3 Haziran saat 00.01’den 09 Haziran saat 23.59’a kadar 7 gün süreyle yasaklanmıştır.”

MARDİN

Mardin’de oturma eylemi, basın açıklaması ve yürüyüş gibi eylem ve etkinliklerin 7 gün süreyle yasaklandığı bildirildi.

Valilikten yapılan açıklamada, milli birlik ve beraberliği zedeleyici provokatif eylemlerin önüne geçilebilmesi, milli güvenlik, kamu düzeni ve güvenliğinin tesisi, Cumhuriyet’in temel nitelikleri, devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, olası yasa dışı eylemlerin önlenerek müessif olayların yaşanmaması amacıyla bazı tedbirlerin alındığı belirtildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Açık alanlarda yapılmak istenilen toplanma, yürüyüş, basın açıklaması, açlık grevi, oturma ve nöbet eylemi, miting, stant açma, çadır kurma, bildiri ve broşür dağıtma, afiş ve pankart asma gibi her türlü eylemin, bu eyleme katılmak amacıyla geldiği anlaşılan şahıs ve araçların diğer illerden ilimiz sınırına girişlerinin, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 17. ve 19. maddeleri ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 11. maddesi hükümleri gereğince; Valilik ve kaymakamlık makamlarının uygun göreceği etkinlikler hariç olmak üzere, Mardin il sınırları içerisinde 4 Haziran saat 08.00’den 10 Haziran saat 23.59’ a kadar 7 gün süre ile yasaklanmıştır.”

BİTLİS

Bitlis Valiliği, gösteri yürüyüşü ve açık hava toplantıları ile her türlü protesto eyleminin 10 gün süreyle yasaklandığını duyurdu.

Valilikten yapılan açıklamada, Hakkari Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Hakkari Belediye Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın gözaltına alınmasıyla ilgili sosyal medyada, “Tüm belediyeler önünde yapılacak nöbet eylemlerine halkın davet edileceği, ülke genelinde protesto eylemlerinin yapılacağı” yönünde paylaşımların tespit edildiği belirtildi.

Bu çerçevede, Bitlis’te de konuyla ilgili protesto eylemlerinin yapılacağının değerlendirildiğine yer verilen açıklama, şunlar kaydedildi:

“Bitlis sınırları içinde bugün saat 17.00’den 12 Haziran saat 23.59’a kadar 10 gün süreyle, Valilik ve Kaymakamlık makamlarınca uygun görülenler hariç, düzenlenecek gösteri yürüyüşü, açık hava toplantıları ve kapalı yer toplantıları 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu hükümlerine istinaden, basın açıklaması, oturma eylemi ve anket yapılması, çadır ve stant kurulması, imza kampanyası düzenlenmesi, bildiri, broşür ve el ilanı dağıtılması ve her türlü protesto eylemi şeklindeki faaliyetler de 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun ilgili maddeleri gereğince yasaklanmıştır.”

Açıklamada, belirtilen tarihlerde Bitlis güzergahını kullanarak örgütsel çağrılarda bahsedilen ve benzer konulara ilişkin kanuna aykırı eylem ve etkinliklere katılımın önlenmesi amacıyla il ve ilçelere girişlere, buralardan da bireysel ve toplu çıkışlara izin verilmemesine karar verildiği aktarıldı.

VAN

Van Valiliği, gösteri yürüyüşü ve açık hava toplantılarının 5 gün süreyle yasaklandığını duyurdu.

Valilikten yapılan açıklamada, Anayasa ve kanunlarda öngörülen sınırlandırma ve yasaklama şartlarını doğrudan ve açıkça oluşturduğu değerlendirilen eylem ve saldırıların önüne geçilmesinin hedeflendiği belirtildi.

Vatandaşın can ve mal güvenliğinin sağlanmasının, terör örgütlerinin planlarının bertaraf edilmesinin, suç işlenmesinin önlenmesinin, temel hak ve özgürlüklerin devamının temini ile şiddet olaylarının engellenmesinin amaçlandığına yer verilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Van ili coğrafi sınırları içinde 3-7 Haziran tarihleri arasında 5 gün süreyle 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu hükümlerine göre düzenlenecek gösteri yürüyüşü, açık hava toplantıları ve kapalı yer toplantıları, basın açıklaması, oturma eylemi ve anket yapılması, çadır ve stant kurulması, imza kampanyası düzenlenmesi, bildiri, broşür ve el ilanı dağıtılması ve her türlü protesto eylemi şeklindeki faaliyetler 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun ilgili maddeleri doğrultusunda yasaklanmıştır.”

DİYARBAKIR

Diyarbakır Valiliği, açık alanda yapılacak her türlü eylem ve etkinliğin 7 Haziran’a kadar yasaklandığını duyurdu.

Valilikten yapılan açıklamada, Hakkari Belediye Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın İçişleri Bakanlığınca görevden uzaklaştırılarak Hakkari Valisi Ali Çelik’in Hakkari Belediye Başkan Vekili olarak görevlendirilmesi sonrası terör örgütü sempatizanları, marjinal ve radikal grupların sözde protesto etmek amacıyla il genelinde yasa dışı eylem ve etkinlikler gerçekleştirme çabası içerisinde olabilecekleri, bu eylem ve etkinlikler nedeniyle kamu düzeni ve güvenliğin tehlikeye düşebileceği ve toplumsal çatışma çıkarılmak istenebileceğinin değerlendirildiği belirtildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Bahse konu eylem ve etkinliklerin ilimizde de yapılabileceği değerlendirildiğinde, kamu düzeni ve güvenliği bozulabileceğinden, can ve mal güvenliğinin, kişi dokunulmazlığının, tasarrufa müteallik emniyetin ve kamu esenliğinin sağlanması güçleşeceğinden, Hakkari Belediye Başkanının görevden uzaklaştırılması ile ilgili konular veya bu konu bahane gösterilerek yapılabilecek benzer nitelikte eylem ve etkinliklerle ilgili olarak, açık alanlarda bahse konu olaylara ilişkin yapılmak istenen toplanma, yürüyüş, nöbet, basın açıklaması, açlık grevi, oturma eylemi, miting, stant açma, çadır kurma, bildiri ve broşür dağıtma, afiş ve pankart asma gibi her türlü eylem ile bu eyleme katılmak amacıyla geldiği veya ilimiz sınırlarını kullanarak diğer illere geçeceği anlaşılan şahıs ve araçların diğer illerden ilimiz sınırına girişleri, dış ilçelerimiz açısından ise bu eyleme katılmak amacıyla çıkışları ve/veya il merkezimize girişleri, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 17. ve 19. maddeleri ile 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun ilgili maddeleri gereğince (jandarma bölgesi dahil) il ve ilçe mülki sınırımız içerisinde bugün saat 14.15’ten 7 Haziran saat 14.14’e kadar yasaklanmıştır.”​​​​​​​

HAKKARİ

Hakkari Valiliği, gösteri yürüyüşü ve açık hava toplantılarının 10 gün süreyle yasaklandığını duyurdu.

Valilikten yapılan açıklamada, anayasa ve kanunlarda öngörülen sınırlandırma ve yasaklama şartlarını doğrudan ve açıkça oluşturduğu değerlendirilen eylem ve saldırıların önüne geçilmesinin hedeflendiği belirtildi.

Vatandaşların can ve mal güvenliğinin sağlanmasının, terör örgütlerinin planlarının bertaraf edilmesinin, başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunmasının, şiddet olaylarının yaygınlaşmasının engellenmesinin amaçlandığına yer verilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Hakkari ili coğrafi sınırları içinde 3 Haziran saat 08.00’den geçerli 12 Haziran tarihi de dahil saat 23.59’a kadar 10 gün süreyle 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu hükümlerine göre düzenlenecek gösteri yürüyüşü, açık hava toplantıları ve kapalı yer toplantıları, basın açıklaması, oturma eylemi ve anket yapılması, çadır ve stant kurulması, imza kampanyası düzenlenmesi, bildiri, broşür ve el ilanı dağıtılması ve her türlü protesto eylemi şeklindeki faaliyetler 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun ilgili maddeleri doğrultusunda yasaklanmıştır.”

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/icislerinden-son-dakika-12-kentte-resmen-yasaklandi/feed/ 0
Fahiş fiyat ve stokçuluğa karşı kanun Resmi Gazete’de: Cezalar artırıldı https://www.foxtvhaber.com.tr/fahis-fiyat-ve-stokculuga-karsi-kanun-resmi-gazetede-cezalar-artirildi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/fahis-fiyat-ve-stokculuga-karsi-kanun-resmi-gazetede-cezalar-artirildi/#respond Sat, 01 Jun 2024 21:12:45 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=11630 Üzerinde uzun zamandır çalışılan ve uygulandığında fahiş fiyatı engelleyerek enflasyonun düşmesine katkı sağlayacak kanun resmileşti.

Fahiş fiyat artışı ve stokçuluk cezalarının artırılmasını da içeren Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun, Resmi Gazete’de yer aldı.

FAHİŞ FİYATA 100 BİN LİRADAN 1 MİLYON LİRAYA KADAR İDARİ PARA CEZASI

Değişiklikle, üretici, tedarikçi ve perakende işletmeler tarafından bir mal veya hizmetin satış fiyatında fahiş artış yapılamasına dair hükme aykırı hareket edenlere, her bir aykırılık için 100 bin liradan 1 milyon liraya kadar idari para cezası uygulanacak.

STOKÇULUĞA 1 MİLYON LİRADAN 12 MİLYON LİRAYA KADAR CEZA

Piyasada darlık yaratıcı, piyasa dengesini ve serbest rekabeti bozucu faaliyetler ile tüketicinin mallara ulaşmasını engelleyici faaliyetlerde bulunulamayacağı hükmüne aykırı hareket edenlere her bir aykırılık için 1 milyon liradan 12 milyon liraya kadar ceza verilebilecek.

Fahiş fiyat ve stokçuluk cezalarının artırılmasını da içeren Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Resmi Gazete’de yayınlanarak; 1. Maddesi 26 Nisan tarihinden itibaren uygulanmak üzere, 7. maddesi ile 5300 sayılı Kanunun 28. maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklik yayımı tarihinden itibaren altı ay sonra, diğer hükümleri ise yayın tarihinde yürürlüğe girdi.

FAHİŞ FİYAT UYGULAYANLARA YÜKSEK CEZA

Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’da yapılan değişiklikle, üretici, tedarikçi ve perakende işletmeler tarafından bir mal veya hizmetin satış fiyatında fahiş artış yapılamasına dair hükme aykırı hareket edenlere, her bir aykırılık için 100 bin liradan 1 milyon liraya kadar idari para cezası uygulanacak.

Üretici, tedarikçi ve perakende işletmeler tarafından piyasada darlık yaratıcı, piyasa dengesini ve serbest rekabeti bozucu faaliyetler ile tüketicinin mallara ulaşmasını engelleyici faaliyetlerde bulunulamayacağı hükmüne aykırı hareket edenlere her bir aykırılık için 1 milyon liradan 12 milyon liraya kadar ceza verilebilecek.
İş yerlerini 6 güne kadar kapatma

Ticaret Bakanlığı, bu hükme bir takvim yılı içinde en az 3 defa aykırı hareket ederek idari para cezası uygulanan üretici, tedarikçi ve perakende işletmelerin iş yerlerini 6 güne kadar kapatmaya yetkili olacak.

İDARİ PARA CEZALARININ BİR TAKVİM YILINA İLİŞKİN TOPLAM TUTARI SINIRI

İdari para cezalarının bir takvim yılına ilişkin toplam tutarı; işletmenin küçük ölçekli olması durumunda 20 milyon liradan, orta ölçekli olması durumunda 200 milyon liradan, büyük ölçekli olması durumunda 1 milyar liradan fazla olamayacak.

ÜRÜN GÜVENLİĞİNE İLİŞKİN AYKIRILIKTA VERİLECEK CEZALAR

Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu’nda yapılan değişiklikle, aykırı ürün ihraç edenlere, ürün güvenliğine ilişkin aykırılıkta 240 bin 566 liradan 2 milyon 405 bin 665 liraya kadar; diğer aykırılık durumlarında 96 bin 226 liradan 962 bin 265 liraya kadar idari para cezası uygulanacak.

KOOPERATİFLER KANUNU’NDA DEĞİŞİKLİK YAPILDI

Kooperatifler Kanunu’nda yapılan değişiklikle, kooperatif ve üst kuruluşları yönetim kurulu üyelerinin, kooperatifin ticaret sicili kayıtlarını, finansal tablolarını, yönetim kurulu yıllık faaliyet raporlarını, genel kurul toplantı evrakını, ortaklarının kimlik, iletişim, pay ve ödemelerine ilişkin bilgilerini Kooperatif Bilgi Sistemi’ne (KOOPBİS) aktarmaya yönelik geçiş sürecinin tamamlanamadığının tespit edilmesi halinde Ticaret Bakanlığınca birer yıl olmak üzere iki defa daha süre uzatımı yapılabilecek.

Bu süre sona erinceye kadar kooperatif ve üst kuruluşlarının yönetim kurulu üyeleri ve memurları hakkında KOOPBİS yükümlülüğüne aykırı davranmalarına yönelik hükümler uygulanmayacak. Bu düzenleme, 26 Nisan 2024 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yayını tarihinde yürürlüğe girecek.

KOOPERATİFLERİN ANA SÖZLEŞMELERİNİ İNTİBAK SÜRESİ UZATILDI

Kooperatiflerin ana sözleşmelerini intibak ettirmeleri için öngörülen süre, 2 yıl daha uzatıldı.

Kanunla, Anayasa Mahkemesinin kararı doğrultusunda Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’da değişikliğe gidildi. Buna göre, Kanun’un ekinde yer alan cetvellerdeki kadro ünvanlarıyla sınırlı olmak kaydıyla dolu kadrolarda derece değişikliği ile boş kadrolarda sınıf, ünvan ve derece değişiklikleri, Rekabet Kurulu kararıyla yapılacak.

REKABET KURULU SORUŞTURMALARI

Rekabet Kurulu, başlattığı soruşturmaları, soruşturmaya başlanması kararının verildiği tarihten itibaren 15 gün içinde ilgili taraflara bildirecek. Kurul, bu bildirim yazısı ile birlikte iddiaların türü ve niteliği hakkında yeterli bilgiyi ilgili taraflara gönderecek. Böylece hem tarafların daha etkin savunma yapabilmesine olanak sağlanması hem de soruşturma süreçlerinin daha seri ilerlemesi amaçlanıyor.

Taraflara yazılı savunmalarını soruşturma raporunun tebliğinden itibaren 30 gün içinde Kurula göndermeleri tebliğ edilecek.

Haklı gerekçeler sunulması halinde bu süre bir kereye mahsus olmak üzere ve en çok bir katına kadar uzatılabilecek. Soruşturmayı yürütmekle görevlendirilenler, gelen yazılı savunmalar sonucunda soruşturma raporundaki görüşlerinde bir değişiklik olması halinde 15 gün içinde yazılı görüşlerini tüm Kurul üyeleri ile ilgili taraflara bildirecek. Taraflar 30 gün içinde bu görüşe cevap verebilecek.

ÜRÜN İHTİSAS BORSALARI

Kanunla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar (TOBB) ve Borsalar Kanunu’nda değişiklik yapıldı.

Buna göre, ürün senetleri ve alivre sözleşmelere ilişkin işlemlerde, devir ile bedelin ödenmesi, alıcı ve satıcının diğer yükümlülüklerinin ürün ihtisas borsalarında alım satımına aracılık edenlerce veya takas ve saklama hizmeti aldıkları kuruluşlarca yerine getirilmesi, alım satımın tescili ve alım satıma ilişkin diğer hususlar, yasa ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak ürün ihtisas borsası tarafından yürütülecek.

Ürün ihtisas borsasının veya ürün ihtisas borsası tarafından takas merkezi olarak yetkilendirilen kuruluşun takas işlemlerinde mali sorumluluğu, tesis edecekleri limitler dahilinde ve alınacak teminatlar ile garanti fonu varlıklarıyla sınırlı olacak.

ÜRÜN İHTİSAS BORSALARINDAKİ İŞLEMLERDEN İÇİN GARANTİ FONUNUN KURULUŞU

Ürün ihtisas borsalarında gerçekleştirilen işlemlerden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmesini sağlamak ve zararların tazmini için alınacak teminatların ve oluşturulabilecek garanti fonunun kuruluşu, işletimi, kullanımı ve katılımcılarına ilişkin usul ve esaslar, Ticaret Bakanlığı’nca çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek. Düzenlenen teminatlar ve garanti fonundaki varlıklar tevdi amaçları dışında kullanılamayacak, üçüncü kişilere devredilemeyecek, kamu alacakları için olsa dahi haczedilemeyecek, rehin edilemeyecek, iflas masasına dahil edilemeyecek ve üzerlerine ihtiyati tedbir konulamayacak.

Ürün senetleri ve alivre sözleşmelerin ürün ihtisas borsalarında alım satımına aracılık edilmesine, aracıların yetkilendirilmesi ile bu yetkinin askıya alınması ve iptaline, aracıların gözetim ve denetimine, ürün senetleri ve alivre sözleşmeler üzerindeki aracılık hizmetlerine dair diğer işlemlere müşterinin verdiği yetkiye bağlı olarak müşteri hesaplarındaki nakit alacak bakiyelerinin nemalandırılmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Sermaye Piyasası Kurulunun birlikte çıkaracağı yönetmeliklerle düzenlenecek.

TARIM ÜRÜNLERİ LİSANSLI DEPOCULUK KANUNU’NDA DEĞİŞİKLİK

Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, lisansı askıya alınan işletmeler, askıda kalınan günler için depo kira ücreti talep edemeyecek.

TOPRAK MAHSULLERİ OFİSİ

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürlüğünün lisanslı depolarda depolanan ürünleri için tahakkuk eden ve aylık dönemlerde lisanslı depo işletmelerine ödenen depolama ücretleri askı süresi boyunca ödenmeyecek.

Bu madde, düzenlemenin yayımı tarihinden itibaren 6 ay sonra yürürlüğe girecek.

LİSANSLI DEPOCULUKTA İDARİ PARA CEZALARI

Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu’nda değişiklik yapılarak, cezaların etkinliği ile caydırıcılığının artırılması amacıyla bazı fiillere yeni cezai yaptırımlar getiriliyor ve idari para cezaları artırılıyor.

Şartlarına uymayan lisanslı depo işletmelerine 200 bin liradan 1 milyon liraya kadar idari para cezası

Buna göre, lisanslı depoculuk ücret tarifesinde belirlenenin üzerinde veya ücret tarifesinde yer almayan hizmetler için ücret talep ve tahsil eden ya da ürün teslimi sırasında mevzuata aykırı şekilde ürün miktarından kesinti yapan, yasanın “teşhir” hükmüne aykırı hareket eden, ürün senedinin ilgili yönetmeliğinde düzenlenen içerik, şekil ve muhafaza şartlarına uymayan lisanslı depo işletmelerine 200 bin liradan 1 milyon liraya kadar idari para cezası kesilecek.

DEPOLARDA TESLİM YÜKÜMLÜLÜĞÜ

Teslim yükümlülüğü düzenlenmiş ve iptal edilmemiş ürün senedinin temsil ettiği tarım ürününün tümü veya bir bölümü için başka bir ürün senedi düzenlenememesi, teslim yükümlülüğü, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının uyarı ve idari tedbirlerine rağmen verilen sürede kanuna ve ilgili yönetmeliklere aykırı ya da eksik hususların giderilmemesinin de aralarında bulunduğu hükümlere aykırı hareket eden lisanslı depo işletmelerine 200 bin liradan 1 milyon liraya kadar idari para cezası verilecek.

ANALİZ VE SINIFLANDIRMA İŞLEMİ YAPILMADI İSE 200 BİN LİRA İDAR PARA CEZASI

Analiz ve sınıflandırma işlemi yapılmadan ürünün depoya kabul edilmesi veya depodan çıkarılması, tartım makbuzunun ilgili yönetmelikte belirlenen şartları taşımaması, alet ve ekipmanların kalibrasyonunun ya da periyodik kontrollerinin yapılmadan kullanılması, muhafaza şartlarına uyulmaması nedeniyle ürünü temsil eden elektronik ürün senedinde belirtilen sınıf ve kalite ile depoda bulunan ürünlerin sınıf ve kalitesi arasında farklılık tespit edilmesi durumlarında, bu fiilleri gerçekleştiren lisanslı depo işletmelerine her bir aykırılık için 200 bin lira idari para cezası uygulanacak.

NUMUNE ALINMAZSA 200 BİN LİRA İDARİ PARA CEZASI

Şahit numune alınmaması ve ilgili yönetmelikte belirlenen süre boyunca saklanmaması, analiz ve sınıflandırma belgesinin ilgili yönetmelikte belirlenen şartları taşımaması, laboratuvarda yer alan alet ve ekipmanların kalibrasyonunun ya da periyodik kontrollerinin yapılmadan kullanılması, şahit numune ile bu numunenin temsil ettiği ürünün analiz ve sınıflandırma belgesinin farklı olması, analiz esnasında tutulan kayıtlardaki değerler ile analiz ve sınıflandırma belgesindeki değerlerin farklı olması durumlarında bu fiilleri gerçekleştiren yetkili sınıflandırıcılara her bir aykırılık için 200 bin lira idari para cezası kesilecek.

Yetkili sınıflandırıcılık ücret tarifesinde olmayan hizmete ücret almaya 200 bin liradan 1 milyon liraya kadar idari para cezası

Yetkili sınıflandırıcılık ücret tarifesinde belirlenenin üzerinde veya ücret tarifesinde yer almayan hizmetler için ücret talep ve tahsil eden ya da ilgili hükme aykırı hareket eden yetkili sınıflandırıcılara 200 bin liradan 1 milyon liraya kadar idari para cezası verilecek.

İdari para cezalarının verilmesini gerektiren aykırılığın bir takvim yılı içinde tekrarı halinde her bir tekrar için bir önceki cezanın iki katı idari para cezası uygulanacak.

KAPALI PAZAR YERLERİ PAZARCILARA TAHSİS USULÜYLE KULLANDIRILACAK

Düzenlemeye göre, kapalı pazar yerlerindeki satış yerleri ve diğer yerlerin, pazarcılara yüksek fiyatlarla kiralanmasına neden olan sınırlı ayni hak yöntemiyle kiralama usulü kaldırılıyor. Pazar yerlerinde bulunan satış yerleri yalnızca tahsis usulüyle kullandırılarak pazarcıların maliyetlerinin azaltılması amaçlanıyor.

Kanunla kapalı pazar yerlerindeki satış yerlerinin sınırlı ayni hak yöntemiyle pazarcılık mesleğinden olmayan diğer kişilere verilmesi sonucu pazarcıların maliyetlerinin artmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.

AYKIRILIKLARA 100 BIN LIRADAN 1 MILYON LIRAYA KADAR IDARI PARA CEZASI

Üretici, tedarikçi ve perakende işletmeler tarafından bir mal veya hizmetin satış fiyatında fahiş artış yapılamayacağına dair hükme aykırı hareket edenlere, her bir aykırılık için 100 bin liradan 1 milyon liraya kadar idari para cezası uygulanacak.

Fahiş fiyat artışı ve stokçuluk cezalarının artırılmasını da içeren Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna göre anonim şirketlerde başkan ve başkan vekillerinin görev süreleri, 3 yıl olan yönetim kurulu üyeleriyle uyumlu hale getirilecek.

ANONİM ŞİRKETLERDE, YETKİNİN YÖNETİM KURULUNA DEVRİ

Anonim şirketlerde, üst düzey yöneticiler dışında kalan kişilerin atanma ve görevden alınmalarına dair yetkinin yönetim kurulunca devredilebilmesi sağlanacak.

Yönetim kurulu üyesi, başkandan, yönetim kurulunu toplantıya çağırmasını yazılı olarak isteyebilecek. İstemin uygun görülmesi halinde çağrı, yönetim kurulu başkanınca yapılacak. Yönetim kurulu üyelerinin çoğunluğunun yazılı istemi üzerine başkan, yönetim kurulunu, istemin kendisine ulaştığı tarihten itibaren en geç 30 gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağırmak zorunda olacak. Bu süre içinde yönetim kurulu toplantıya çağrılmadığı veya yönetim kurulu başkanı veya başkan vekiline ulaşılamadığı hallerde, çağrı doğrudan istem sahiplerince yapılabilecek.

ŞİRKETLER, SERMAYELERİ YÜKSELTECEK

En az sermaye tutarının altında kalan anonim ve limited şirketlerin, 31 Aralık 2026’ya kadar yeni sermaye düzenine intibak sağlamaları gerekecek. Bu intibakı sağlamayan şirketler infisah etmiş sayılacak ve kanunda öngörülen tasfiye sürecini başlatarak ticaret sicili kaydının terkinini sağlamaları gerekecek.

250 BİN LİRA OLAN SERMAYELERİNİ 500 BİN LİRAYA YÜKSELTİLECEK

Çıkarılmış sermayesi en az 250 bin lira olan kayıtlı sermaye sistemini kabul etmiş bulunan halka açık olmayan anonim şirketler ise başlangıç sermayeleri ile çıkarılmış sermayelerini 500 bin liraya yükseltmedikleri takdirde, bu sistemden çıkmış sayılacak.

Sermayenin öngörülen tutarlara yükseltilmesi için yapılacak genel kurullarda toplantı nisabı aranmayacak, kararlar toplantıda mevcut oyların çoğunluğu ile alınacak ve bu kararlar aleyhine imtiyaz kullanılmayacak.

Anayasa Mahkemesinin iptal etmesi dolayısıyla Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da yapılan düzenlemeyle, içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesine ilişkin tedbirler Reklam Kurulunun yetkilerine dahil ediliyor.

İDARİ PARA CEZALARI

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da, “ceza hükümleri” başlığı “yaptırım hükümleri” olarak değişti.

MALLARI SÜRESİNDE TESLİM ETMEYENLERE 2 BİN 200 LİRA CEZA

Bu kanun uyarınca, malları süresinde teslim veya monte etmeyenler hakkında aykırılığı tespit edilen her bir işlem veya sözleşme için 2 bin 200 liraya, mal ve hizmetin satışından kaçınanlar hakkında aykırılığı tespit edilen her bir işlem veya sözleşme için 2 bin 200 liradan az olmamak üzere satışından kaçınılan mal veya hizmetin tüm vergiler dahil toplam satış fiyatının yüzde 10’u kadar idari para cezası uygulanacak.

SATIŞ SONRASI HZMET YETERLILIK BELGESI ALINMAZSA 1 MILYON 115 BIN LIRA CEZA

Satış sonrası hizmetler kapsamında, üretici ve ithalatçılar hakkında, satış sonrası hizmet yeterlilik belgesi alınmaması durumunda 1 milyon 115 bin lira; Bakanlıkça oluşturulan sisteme kayıt yapılmaması veya kaydın güncellenmemesi durumunda her bir servis istasyonu için 18 bin lira; her türlü mecra ve faaliyetlerinde kolaylıkla görülebilir ve okunabilir şekilde “özel servis” ibaresini kullanmayan özel servis istasyonları hakkında 18 bin lira; satış sonrası hizmet yeterlilik belgesinin geçerlilik süresi boyunca asgari servis istasyonu sayısını sağlamayan üretici ve ithalatçılar hakkında eksik kalan her bir servis istasyonu için 124 bin lira idari para cezası uygulanacak.

ÖZEL SERVİS İSTASYONLARINA 2 BİN 200 LİRA İDARİ PARA CEZASI

Yükümlülüklere aykırı hareket eden üretici, ithalatçı veya özel servis istasyonları hakkında aykırılığı tespit edilen her bir işlem için 2 bin 200 lira idari para cezası uygulanacak.

REKLAM KURULU

Aykırılığın internet ortamı üzerinden gerçekleşmesi halinde Reklam Kurulu, içeriğin çıkarılması için ilgili internet sayfasındaki iletişim araçları, alan adı, IP adresi ve benzeri kaynaklarla elde edilen bilgiler üzerinden, elektronik olarak iletişim kurulabilecek araçlar ile bildirimde bulunulmasına, bu bildirime rağmen 24 saat içinde içeriğin çıkarılmaması halinde erişimin engellenmesine karar verebilecek.

Erişimin engellenmesi kararı esas olarak aykırılığın gerçekleştiği içerikle sınırlı olarak verilecek. Ancak, teknik olarak aykırılığa ilişkin içeriğe erişimin engellenmesi yapılamadığı veya ilgili içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla aykırılığın önlenemediği durumlarda, internet sitesinin tümüne yönelik olarak erişimin engellenmesi kararı verilebilecek.

YAPI RUHSATI ALINMIŞ DEVRE TATİLE KONU TAŞINMAZLAR İÇİN

Yapı ruhsatı alınmış devre tatile konu taşınmazlarda, 1 Nisan 2022’den itibaren 5 yıl süresince ön ödemeli usulle satış da dahil olmak üzere devre mülk, mülkiyet payına bağlı ayni hak sağlayan devre tatil veya şahsi hak sağlayan devre tatil satışı yapılabilecek; kooperatif veya ticaret şirketi ortaklığı ya da dernek veya vakıf üyeliği suretiyle devre tatil hakkı tanınabilecek; devre tatile konu mal üzerinde ayni hak sahibi olmayanlar devre tatil satışı yapabilecek.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/fahis-fiyat-ve-stokculuga-karsi-kanun-resmi-gazetede-cezalar-artirildi/feed/ 0
Necmettin Erbakan Üniversitesi İŞKUR üzerinden personel alıyor! Nasıl başvuru yapılır? https://www.foxtvhaber.com.tr/necmettin-erbakan-universitesi-iskur-uzerinden-personel-aliyor-nasil-basvuru-yapilir/ https://www.foxtvhaber.com.tr/necmettin-erbakan-universitesi-iskur-uzerinden-personel-aliyor-nasil-basvuru-yapilir/#respond Sun, 26 May 2024 22:36:29 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=11245 Necmettin Erbakan Üniversitesi bünyesinde istihdam edilmek üzere 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/D maddesi ve 4857 sayılı İş Kanunu, Kamu Kurum ve Kuruluşlarında İşçi Alınmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik ve Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Eski Hükümlü veya Terörle Mücadelede Malul Sayılmayacak Şekilde Yaralananların İşçi Olarak Alınmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükmü gereği 5 (beş) adet engelli sürekli işçi, 20 (yirmi) adet eski hükümlü ve terörle mücadelede malul sayılmayacak şekilde yaralanan sürekli işçi noter kurası ve sözlü sınav yöntemiyle alınacaktır. 

HANGİ UNVANLARDA ALIM YAPILACAK?

  • 5 Kişi Beden İşçisi ( Engelli ),

  • 20 Beden işçisi ( Eski Hükümlü veya TMY ),

GENEL ŞARTLAR NELER?

  1. 2527 sayılı Türk Soylu Yabancıların Türkiye’de Meslek ve Sanatlarını Serbestçe Yapabilmelerine, Kamu, Özel Kuruluş veya İşyerlerinde Çalıştırılabilmelerine İlişkin Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla Türk vatandaşı olmak,

  2. Affa uğramış olsa bile Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak,

  3. Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu uyarınca arşiv araştırması olumlu sonuçlanmak,

  4. Kamu kurum ve kuruluşlarının özel kanunlarında yer alan özel şartları taşımak,

  5. Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almamış olmak,

  6. Beden işçisi (genel) için en az ilköğretim mezunu olmak, büro işçisi için en az lise ve dengi mezunu olmak,

  7. Erkek adaylar için askerlik ile ilişiği olmamak, (yapmış olmak, tecilli veya muaf olmak)

  8. İlan edilen işgücü talebinde belirtilen öğrenim durumu şartlarına son başvuru tarihi itibariyle sahip olmak.

  9. Kamu haklarından mahrum bulunmamak.

  10. Kamu kurum ve kuruluşlarının ilgili disiplin mevzuatı uyarınca görevinden veya meslekten ihraç edilmemek.

BÜRO İŞÇİSİ ÖZEL ŞARTLARI

  • Durumlarını ilgili mevzuata göre yetkili sağlık kuruluşlarından engelli sağlık kurulu raporuyla (doğuştan yada sonradan herhangi bir nedenle bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle toplumsal yaşama uyum sağlama ve günlük gereksinimlerini karşılamada güçlükleri olan ve korunma, bakım, rehabilitasyon danışmanlık ve destek hizmetlerine ihtiyaç duyan kişilerden tüm vücut fonksiyon kaybının en az yüzde 40 olduğunu belirten sağlık kurulu raporu) belgelendirmek,

  • Aranılan şartlardaki belgelere sahip olmak, 

ESKİ HÜKÜMLÜ ÖZEL ŞARTLARI

  • Eski hükümlü: Affa uğramış olsa bile Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, cinsel saldırı veya çocuğun cinsel istismarı suçlarından mahkûm olmamak şartıyla; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası alan ya da ceza süresine bakılmaksızın zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından hüküm giyenlerden cezasını tamamlayanlar, cezası ertelenenler, koşullu salıverilenler, denetimli serbestlikten yararlananlardan güncel eski hükümlü belgesinin aslı ile durumlarını belgelendirmek,

  • Terörle mücadelede malul sayılmayacak şekilde yaralanan: 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanunu veya 16/6/1927 tarihli ve 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu kapsamına giren ve askerlik hizmetini yaparken 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 21 inci maddesinde sayılan terör olaylarının sebep ve tesiri sonucu malul sayılmayacak şekilde yaralananlardan sağlık raporu ve terörle mücadelede yaralandığını gösteren güncel komutanlık yazısının aslı ile durumlarını belgelendirmek,

  • Eski Hükümlü / TMY (terörle mücadelede malul sayılmayacak şekilde yaralanan) kontenjanından ayrılan kadroya başvuracaklar için “Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Eski Hükümlü veya Terörle Mücadelede Malul Sayılmayacak Şekilde Yaralananların İşçi Olarak Alınmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”in 4. maddesinin (a) ve (ğ) bendi kapsamında durumlarını belgelendirmek.

BAŞVURU İŞLEMLERİ

Başvuru niteliklerini sağlayan adaylar Türkiye İş Kurumu (İŞ-KUR) internet sitesinden online olarak veya Konya Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne/hizmet merkezlerinden şahsen başvuru yapabilir.

Her aday, Türkiye İş Kurumu’nda (İş-Kur) yayımlanan listede bir iş koluna başvuru yapabilecektir.

İlgili Yönetmelik gereğince İşkur tarafından Üniversitemize bildirilen başvurular arasından ilan edilen her iş kolu sayısının 4 (dört) katı kadar asıl ve 4 (dört) katı kadar yedek aday noter huzurunda çekilecek kura ile belirlenecektir.

Engelli iş İlanı No: 00008306574

Eski Hükümlü / TMY İş İlanı No: 00008306637

KURA İŞLEMİ, KURA TARİHİ, YERİ VE SONUÇLARIN AÇIKLANMASI

Kura işleminin 31/05/2024 tarihi Cuma günü saat 08:30’da Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu İlahiyat Fakültesi Mevlana Konferans Salonu’nda yapılması planlanmış olup herhangi bir değişiklik olması durumunda https://www.erbakan.edu.tr adresinden adaylara ayrıca duyurulacaktır.

Adaylar kura işlemini Youtube sayfamızdan canlı olarak izleyebilecektir.

Noter kurası ile belirlenen asıl ve yedek adayların isim listesi ve sonuçları https://www.erbakan.edu.tr adresinden duyurulacaktır. Ayrıca ilgililerin adreslerine posta yoluyla tebligat yapılmayacaktır.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/necmettin-erbakan-universitesi-iskur-uzerinden-personel-aliyor-nasil-basvuru-yapilir/feed/ 0
Yeni dönem başlıyor! Kabul etmeyen yolcu uçağa binemeyecek https://www.foxtvhaber.com.tr/yeni-donem-basliyor-kabul-etmeyen-yolcu-ucaga-binemeyecek/ https://www.foxtvhaber.com.tr/yeni-donem-basliyor-kabul-etmeyen-yolcu-ucaga-binemeyecek/#respond Tue, 21 May 2024 23:24:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=11119 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bakanlığın bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşlarının muhtelif konularına ilişkin olarak ihtiyaç duyulan kanuni düzenlemelerin hayata geçirilmesi amacıyla hazırlanan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonuna sunulan kanun teklifi taslağına göre Sivil Havacılık Kanunu’nda değişiklikler yapmayı planladıklarını belirterek, “Kanun taslağına göre havalimanı girişlerinde tüm yolcular cihazla aranacak. Cihazla aranmanın yetersiz kaldığı durumlarda elle arama yapılacak. Kendisinin veya eşyasının elle aranmasını kabul etmeyen yolcu uçağa kabul edilmeyecek” dedi.

Bakan Uraloğlu ayrıca gemi kaynaklı emisyonların azaltılmasına yönelik çalışmalar neticesinde getirilecek yeni düzenlemeyle emisyon fiyatlandırma sistemini kuracaklarını da açıkladı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın ve bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşlarının muhtelif konularına ilişkin olarak ihtiyaç duyduğu kanuni düzenlemelerin hayata geçirilmesi amacıyla hazırlanan Kanun Teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonuna sunduklarını söyledi.

Bakan Uraloğlu, Taslağa göre 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu’nda yapılacak değişikliklerle havalimanı girişinde tüm yolcuların cihazla aranacağını belirtirken, cihazla aranmanın yetersiz kaldığı durumlarda elle arama yapılacağını ancak kendisinin veya eşyasının elle aranmasını kabul etmeyen yolcunun uçağa kabul edilmeyeceğini söyledi. Uraloğlu, “Yine yapılan düzenlemeyle havacılık güvenliği ile sınırlı olmak üzere özel güvenlik personeli genel kolluk nezaretinde eşya, bagaj ve kargolarda arama yapabilecek.” dedi.

“AVRUPA BİRLİĞİ, EMİSYONLARDAN ELDE EDİLECEK GELİRİN YÜZDE 50’SİNİ ALMAYARAK ÜLKENİN TASARRUFUNA BIRAKACAK”

Son yıllarda yaşanan iklim değişikliğinin etkileri nedeniyle tüm sektörlerde olduğu gibi gemi kaynaklı emisyonların azaltılmasına yönelik çalışmaların da hız kazandığını kaydeden Bakan Uraloğlu, “Bu kapsamda önümüzdeki süreçte deniz taşımacılığını etkileyecek en önemli konulardan bir tanesi de Avrupa Birliği Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) olacak. Avrupa Birliği son aldığı kararla ETS sistemini denizcilik sektöründen kaynaklanan taşıma emisyonlarını da kapsayacak şekilde genişletecek. Avrupa Birliği ETS düzenlemesi Avrupa Ekonomik Alanı ile bu alanın dışında kalan limanlar arasındaki seferlerde üretilecek olan emisyonlardan elde edilecek gelirin yüzde 50’sini almayarak diğer ülkenin tasarrufuna bırakacak” diye konuştu.

“EMİSYONLARDAN ALINACAK GELİRİN BELİRLENECEK BİR MİKTARININ ÜLKEMİZCE ALINMASI SAĞLANACAK”

Bakan Uraloğlu, Türk bayraklı ve Türk sahipli deniz ticaret filosunun faaliyetlerine devam edebilmesi ve rekabet yeteneğini muhafaza edebilmesi için emisyonlarını hızlı bir şekilde düşürmesi gerektiğinin altını çizerek, “Bu noktada uluslararası ve bölgesel karbon fiyatlandırma uygulamalarından toplanan gelirlerin ülkemiz tarafından en verimli şekilde kullanılması büyük önem arz ediyor. Bu nedenle, emisyon fiyatlandırma sisteminin ülkemizde kurulması durumunda mütekabiliyet esasına göre toplam üretilen emisyonlardan alınacak gelirin belirlenecek bir miktarının ülkemizce alınması sağlanarak buradan elde edilecek gelir ile Türk deniz ticaret filosunun yenilenmesi veya dönüştürülmesi sağlanacak. Bu sayede, dünya deniz ticaretinde rekabet gücümüz artarak devam ettirilecek” ifadelerini kullandı.

“LİMANLARA GİRİŞ VE ÇIKIŞ İŞLEMLERİ, DİJİTAL OLARAK SUNULAN BELGELER ÜZERİNDEN YAPILABİLECEK”

Uraloğlu, deniz taşımacılığından elde edilen karbon fiyatlandırması gelirlerinin de Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın bütçesine özel ödenek olarak öngörüleceği düzenlemesinin yanında, toplanan tutarların yeşil denizcilik için araştırma, geliştirme, dönüşüm ve yeni gemi inşa faaliyetlerinin desteklenmesi amacıyla kullanılacağını söyledi. Uraloğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

“Özel gelir ve ödeneklerin kullanımına ilişkin usul ve esaslar Cumhurbaşkanımız tarafından belirlenecek. Uygulama kapsamına alınacak gemilerin cinsi, sefer bölgesi, tonajı, gemilerden alınacak emisyon bedeli oranları, emisyonların izlenmesi, raporlanması ve doğrulanmasına ilişkin usul ve esaslar yine Cumhurbaşkanımız tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek. Düzenlemeyle 4922 sayılı kanunu gereğince halihazırda fiziki olarak yapılan limanlara giriş ve çıkış işlemleri, dijital olarak sunulan belgeler üzerinden yapılabilecek.”

KAYNAK: DHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/yeni-donem-basliyor-kabul-etmeyen-yolcu-ucaga-binemeyecek/feed/ 0
Havalimanlarından kimse aranmadan geçemeyecek https://www.foxtvhaber.com.tr/havalimanlarindan-kimse-aranmadan-gecemeyecek/ https://www.foxtvhaber.com.tr/havalimanlarindan-kimse-aranmadan-gecemeyecek/#respond Tue, 21 May 2024 22:48:31 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=11113 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bakanlığın bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşlarının muhtelif konularına ilişkin olarak ihtiyaç duyulan kanuni düzenlemelerin hayata geçirilmesi amacıyla hazırlanan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonuna sunulan kanun teklifi taslağına göre Sivil Havacılık Kanunu’nda değişiklikler yapmayı planladıklarını belirterek, “Kanun taslağına göre havalimanı girişlerinde tüm yolcular cihazla aranacak. Cihazla aranmanın yetersiz kaldığı durumlarda elle arama yapılacak. Kendisinin veya eşyasının elle aranmasını kabul etmeyen yolcu uçağa kabul edilmeyecek” dedi. Bakan Uraloğlu ayrıca gemi kaynaklı emisyonların azaltılmasına yönelik çalışmalar neticesinde getirilecek yeni düzenlemeyle emisyon fiyatlandırma sistemini kuracaklarını da açıkladı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın ve bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşlarının muhtelif konularına ilişkin olarak ihtiyaç duyduğu kanuni düzenlemelerin hayata geçirilmesi amacıyla hazırlanan Kanun Teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonuna sunduklarını söyledi.

Bakan Uraloğlu, Taslağa göre 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu’nda yapılacak değişikliklerle havalimanı girişinde tüm yolcuların cihazla aranacağını belirtirken, cihazla aranmanın yetersiz kaldığı durumlarda elle arama yapılacağını ancak kendisinin veya eşyasının elle aranmasını kabul etmeyen yolcunun uçağa kabul edilmeyeceğini söyledi. Uraloğlu, “Yine yapılan düzenlemeyle havacılık güvenliği ile sınırlı olmak üzere özel güvenlik personeli genel kolluk nezaretinde eşya, bagaj ve kargolarda arama yapabilecek.” dedi.

“AVRUPA BİRLİĞİ, EMİSYONLARDAN ELDE EDİLECEK GELİRİN YÜZDE 50’SİNİ ALMAYARAK ÜLKENİN TASARRUFUNA BIRAKACAK”

Son yıllarda yaşanan iklim değişikliğinin etkileri nedeniyle tüm sektörlerde olduğu gibi gemi kaynaklı emisyonların azaltılmasına yönelik çalışmaların da hız kazandığını kaydeden Bakan Uraloğlu, “Bu kapsamda önümüzdeki süreçte deniz taşımacılığını etkileyecek en önemli konulardan bir tanesi de Avrupa Birliği Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) olacak. Avrupa Birliği son aldığı kararla ETS sistemini denizcilik sektöründen kaynaklanan taşıma emisyonlarını da kapsayacak şekilde genişletecek. Avrupa Birliği ETS düzenlemesi Avrupa Ekonomik Alanı ile bu alanın dışında kalan limanlar arasındaki seferlerde üretilecek olan emisyonlardan elde edilecek gelirin yüzde 50’sini almayarak diğer ülkenin tasarrufuna bırakacak” diye konuştu.

“EMİSYONLARDAN ALINACAK GELİRİN BELİRLENECEK BİR MİKTARININ ÜLKEMİZCE ALINMASI SAĞLANACAK”

Bakan Uraloğlu, Türk bayraklı ve Türk sahipli deniz ticaret filosunun faaliyetlerine devam edebilmesi ve rekabet yeteneğini muhafaza edebilmesi için emisyonlarını hızlı bir şekilde düşürmesi gerektiğinin altını çizerek, “Bu noktada uluslararası ve bölgesel karbon fiyatlandırma uygulamalarından toplanan gelirlerin ülkemiz tarafından en verimli şekilde kullanılması büyük önem arz ediyor. Bu nedenle, emisyon fiyatlandırma sisteminin ülkemizde kurulması durumunda mütekabiliyet esasına göre toplam üretilen emisyonlardan alınacak gelirin belirlenecek bir miktarının ülkemizce alınması sağlanarak buradan elde edilecek gelir ile Türk deniz ticaret filosunun yenilenmesi veya dönüştürülmesi sağlanacak. Bu sayede, dünya deniz ticaretinde rekabet gücümüz artarak devam ettirilecek” ifadelerini kullandı.

“LİMANLARA GİRİŞ VE ÇIKIŞ İŞLEMLERİ, DİJİTAL OLARAK SUNULAN BELGELER ÜZERİNDEN YAPILABİLECEK”

Uraloğlu, deniz taşımacılığından elde edilen karbon fiyatlandırması gelirlerinin de Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın bütçesine özel ödenek olarak öngörüleceği düzenlemesinin yanında, toplanan tutarların yeşil denizcilik için araştırma, geliştirme, dönüşüm ve yeni gemi inşa faaliyetlerinin desteklenmesi amacıyla kullanılacağını söyledi. Uraloğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

“Özel gelir ve ödeneklerin kullanımına ilişkin usul ve esaslar Cumhurbaşkanımız tarafından belirlenecek. Uygulama kapsamına alınacak gemilerin cinsi, sefer bölgesi, tonajı, gemilerden alınacak emisyon bedeli oranları, emisyonların izlenmesi, raporlanması ve doğrulanmasına ilişkin usul ve esaslar yine Cumhurbaşkanımız tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek. Düzenlemeyle 4922 sayılı kanunu gereğince halihazırda fiziki olarak yapılan limanlara giriş ve çıkış işlemleri, dijital olarak sunulan belgeler üzerinden yapılabilecek.”

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/havalimanlarindan-kimse-aranmadan-gecemeyecek/feed/ 0
Milli Eğitim Komisyonu Üyesi Selvi: Atamalarda mülakata son veriliyor https://www.foxtvhaber.com.tr/milli-egitim-komisyonu-uyesi-selvi-atamalarda-mulakata-son-veriliyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/milli-egitim-komisyonu-uyesi-selvi-atamalarda-mulakata-son-veriliyor/#respond Sat, 18 May 2024 22:24:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=10942 TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu üyesi AK Parti Konya Milletvekili Latif Selvi, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2025 yılından itibaren öğretmen atamalarında uygulamayı planladığı ‘Öğretmen Akademisi’nin, bu hafta Meclis gündemine gelmesi beklenen ‘Öğretmenlik Meslek Kanunu’ ile resmileştirileceğini söyledi. Selvi, “Burada artık mülakat uygulamasına son veriliyor. Yani artık KPSS puanı alan öğretmen adayı Akademi’ye gidecek. Başarılı olduktan sonra da bu arkadaşlarımız öğretmenliğe başlayacaklar” dedi.

TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu üyesi Latif Selvi, Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun bu hafta Meclis’te komisyon gündemine gelmesinin beklendiğini söyledi. Selvi, Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun, öğretmenin istihdamı, yetişmesi, eğitimi ve hizmetlerine dair birtakım yeni düzenlemeler içerdiğini belirtti. Bu doğrultuda yeni uygulamalar söz konusu olacağına vurgu yapan Selvi, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2025 yılından itibaren uygulamaya başlayacağı Öğretmen Akademisi’nin de bu kanunla resmileştirileceğini kaydetti. Selvil, “Öğretmenlerimiz mevcut uygulamada lisans eğitimini tamamladıktan sonra formasyonunu aldıktan sonra KPSS’ye girip bir sonuç elde ediyordu. Alan bilgisi sınavından sonra baraj olarak kabul ettiğimiz başarı çıtasını aşanlar, bir de mülakat uygulamasına giriyorlardı. Mülakat uygulamasından sonra başarılı olanlar tercihlerini yaparak, puan üstünlüğüne göre yerleşiyor ve öğretmenlik görevini ifa ediyordu. Şimdi bu yılki uygulamaya yüzde 50 sınav puanı, yüzde 50 mülakat geliyor. Bu kanunla beraber, arkadaşlarımız lisans eğitimini tamamladıktan sonra öğretmen olmak için KPSS’ye girecek, yazılı sınavda almış olduğu puanlara bağlı olarak bakanlığın ‘Öğretmen Akademisi’ sistemine müracaat edecek. Buraya katılmaya hak kazanan arkadaşlarımız Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 4 dönemlik veya 3 dönemlik bir eğitimden geçecekler. Ve buradan başarı ile geçen arkadaşlarımız 3 artı 1 sözleşme; 3 yıl sözleşmeli daha sonra artı 1 kadrolu olarak görevini ifa edip, meslek hayatına 4B sözleşmeli olarak başlamış olacak” ifadelerini kullandı.

‘PUAN ÜSTÜNLÜNE GÖRE DEĞERLENDİRİLECEK’

Eğitimle ilgili süren tartışmalara ideolojik veya pedagojik olarak bakılabildiğine dikkat çeken Selvi, Öğretmenlik Meslek Kanunu’na ilişkin olarak bakanlığın yaptığı çalışmaların pedagojik zeminde sürdürüldüğünü kaydetti. Selvi, “Lisans mezunu arkadaşlarımız, eğitim akademisi için başvurularını KPSS sonuçlarına göre yapabilecek. Ve burada da başarılı olan arkadaşlarımız öğretmenliğe fiilen başlayacak. Eğitim akademisi, eğitim fakültesinin görevini yapmayacak. Eğitim fakülteleri şu anda öğrencilerini yetiştiriyor. Onlar bir akademik eğitim veriyor. Bu eğitimden sonra Milli Eğitim Bakanlığı kendi ihtiyaçları doğrultusunda mesleki yeterliliğini geliştirmek için ‘Eğitim Akademisi’ dediğimiz bir çalışma yapacak. O çalışma çerçevesinde başarılı olan arkadaşlar, başka da bir şarta gerek kalmadan müracaatlarını yapacak ve öğretmenliğe başlayabilecek. Burada artık şu ana kadarki uygulanan mülakat uygulamasına son veriliyor. Yani artık KPSS puanı alan öğretmen adayı, belli prensipler çerçevesinde Öğretmen Akademisine gidecek. Bu prensipler de örneğin bir branştan sınava giren 2 bin kişi var. Ama sınavda 70 ve üzeri alan kişi sayısı 1000 diyelim. Ülkemizin öğretmen ihtiyacı 200. O zaman sıralama olacak, baraj dediğimiz başarı çıtası. O başarı çıtasının sonrasında ihtiyaca göre, puan üstünlüğüne göre değerlendirilecek” dedi.

’10 YIL BEKLEME SÜRESİ KALDIRILACAK’

Selvi, eski sistemde başöğretmenlik için uzman öğretmenlikte 10 yıl kıdeme sahip olmak gerektiğini hatırlatarak, “Öğretmenlerimiz arasında, başöğretmenliğe başvurmadan, emekliliğe yaklaşmış arkadaşlar vardı. O 10 yıllık bekleme süresi yeni düzenleme ile kaldırılacak” dedi.

Selvi, “Çocuklar, öğretmenlere emanet olarak değerlendirilir. Geçmişte çok da yasal çerçeve oluşmadığı için, maalesef birçok hoyratlıklar vardı. Bunlar bir şikayet söz konusu olursa gündem oluyordu. Ama şimdi artık bu konularda daha ciddi olunacak. Öğretmenliğe yakışmayan işlerle meşgul olanlar öğretmenlik yapamayacak. Ama bu zaten bizim mevzuatımızda var. Doğrudan telefonla ilgili bir düzenleme değil; ama, bir kişinin izni almadan fotoğrafını çekmesi, paylaşması veya sosyal medya üzerinden bir öğretmene yakışmayacak paylaşımlarda bulunması gibi şeyler düzenlemede olacak. Ama bunları tamamen işte bir telefon kullanmaya endeksleyecek olursak sanki böyle telefonla konuşması kısıtlanan kişi gibi anlaşılır. Bu zaten öğrenciler için de bazen tartışılıyordu. Burada amaç telefon kullanımını kısıtlamadan daha çok birtakım olumsuzluklara dönük yapılacak yanlış işlere mani olmak, amaç burada bu. Bunlar ayrıca da yalnız başına Milli Eğitim Bakanlığı değil, konunun diğer taraflarının da zaman zaman katkı verdiği süreçler olacak. Mesela uyuşturucu ile ilgili mesele çok tartışılıyor, ‘okullarımıza kadar indi’ deniliyor. Şimdi bunlarla ilgili mücadelenin bir tarafı İçişleri Bakanlığı’yla ilgili, bir tarafı Milli Eğitim’le ilgili, bir tarafı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’yla ilgili. Burada koordineli çalışmalar olacak” ifadelerini kullandı.

‘ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DÖNÜK DÜZENLEMELER OLACAK’

Eğitim ve öğretim sürecindeki son zamanlarda artan şiddetle ilgili düzenlemelerin de taslak metinde yer aldığını söyleyen Selvi, “Şiddete karşı da bir önlem var burada. Amaç, eğitim camiasının haksız birtakım şiddete maruz bırakılmaması, onların korunmasına dönük. Çok yoğun bir kitleyle çalışıyorsunuz. Ülkedeki herkesi ilgilendiriyor. Ve bir öğretmen arkadaşımız da burada mesleğini ifade ederken birtakım haksız saldırılara uğrayabiliyor. Nitekim zaman zaman değişik meslek gruplarında da oluyor. Buna fırsat vermemek için düzenlemeler yapılacak. Şiddetin önlenmesine dönük, yeni düzenlemeler gelecek. Suçlunun tutuklu yargılanması gibi, hukuki olarak ceza kanununda indirimlerden yararlanmaması gibi önemli düzenlemeler gelecek. Öğretmen arkadaşlarımızın, görevini ifa ederken bir tehditle karşı karşıya kalmamaları için önleyici bir tedbir olarak ortaya çıkıyor” dedi.

Özel okullar ile ilgili düzenlemelerin de yeni kanun taslak metninde olduğunu belirten Selvi, özel okullardaki ücret farklılıkları tartışmalarının da yeni taslak metin kapsamında konuşulacağını kaydetti.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/milli-egitim-komisyonu-uyesi-selvi-atamalarda-mulakata-son-veriliyor/feed/ 0
Vatandaşı tehlikeden koruyan kanuna aykırı hareket ediyorlar! “Halka doğrultulmuş silah!” https://www.foxtvhaber.com.tr/vatandasi-tehlikeden-koruyan-kanuna-aykiri-hareket-ediyorlar-halka-dogrultulmus-silah/ https://www.foxtvhaber.com.tr/vatandasi-tehlikeden-koruyan-kanuna-aykiri-hareket-ediyorlar-halka-dogrultulmus-silah/#respond Sat, 18 May 2024 00:00:35 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=10905
  • Haber7 – ÖZEL

  • Başıboş köpek sorunu günbegün çözümsüzlüğe doğru koşarken vatandaşlar 

    Başıboş köpek sorunu ile ilgili yasal düzenleme ile ilgili Haber7’ye açıklamalarda bulunan Avukat Devrim Koçak, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda değişikliğe gidilmesi çağrısında bulundu.

    YEREL YÖNETİMLER SADECE 5199 SAYILI KANUN VARMIŞ GİBİ HAREKET EDİYOR

    Belediyelerin başıboş köpek konusunda sadece 5199 sayılı kanunun 6. maddesine göre hareket ettiğini kaydeden Devrim Koçak, “Şimdi başıboş köpek sorununu zaten başımıza saran 5199 kanun. Ama insanlarımızın en çok şikayetçi olduğu sokaklarda dert yanılan sorunlardan biri de başıboş köpek sorunu. Bunun çözümü için tabii ki kanuni düzenlemeye ihtiyacımız var. 5199 sayılı kanunda bir altıncı madde var. Ülkemizin mevzuatı sadece bu kanunlardan ibaret değil ama sanki sadece 5199 sayılı kanun varmış, onun da sadece 6. maddesi varmış ve uygulama yönetmeliği hiç yokmuş, bu 6. madde de birileri tarafından yorumlanmış ve sadece o yorum varmış gibi hareket ediyor yerel yönetimler. Dolayısıyla sokaklarda sayısı git gide artan köpeklerle baş başa kalıyor insanlarımız. ” diye konuştu.

    KANUN “YERİNE BIRAKILMASI ESASTIR” DİYOR, “ZORUNLULUKTUR” DEMİYOR

    Belediyelerin 6. maddeye göre alınan köpeği tekrar yerine konulmasını “zorunluluk” olarak algıladığını ancak kanun maddesinde bunun zorunlu olmadığını belirten Avukat Koçak, şunları söyledi:

    “Şimdi madde şöyle diyor aslında; ‘sahipsiz ve güçten düşmüş insanların ivedilikle en hızlı şekilde toplanarak yetkili ve görevli bakımevine alınmasını’ emrediyor. Zorunlu olan sokaktaki sahipsiz köpeğin alınıp bakım evine götürülmesi. Devamında da burada gerekli rehabilitasyon çalışmaları yapıldıktan sonra kuduz aşısı, parazit ilaçları yapılacak diğer bakımları uygulandıktan sonra ‘öncelikle alındığı yere bırakılması esastır’ diyor. Fakat kanunun detayları da bir uygulama yönetmeliğiyle açılmış durumda. Yani bu kanunun bir genel düzenleyici işlemi var. Hayvanların korunmasına dair uygulama yönetmeliğine de baktığımızda sahipsiz köpekler, yerel yönetim tarafından yetkili ve görevli bakım evine en hızlı şekilde götürülecek. Burada gerekli bakımları yapılacak. Bu gerekli bakımları yapıldıktan sonra yetkili veteriner hekim onayı varsa öncelikle alındığı yere bırakılması esas.”

    EMREDİCİ OLAN KÖPEĞİN SOKAKTAN ALINMASI

    “Dolayısıyla burada emredici olan köpeğin sokaktan alınması. Çünkü sokağa bırakılan köpekler var deniliyor. Biz ilgili idareye haber vermek zorundayız. İlgili idare, yetkili ve görevli idare gelecek onu alacak. Kontrol edecek. Çipi var mı? Birisinin adına kayıtlı mı? Bu köpek sahipli de olabilir. Eğer köpek sahipliyse derhal sahibi bulunacak. Ona gerekli idari para cezası, ne gerekiyorsa, hangi ceza uygulanması gerekiyorsa uygulanacak ve köpeği ona verilecek ya da gene idarenin takdirinde vermeme hakkını da kullanabilir. Çünkü birkaç kez terk ettiyse, kötü muamele varsa vermeyebilir.”

    VETERİNERİN ONAYI VARSA BIRAKILABİLİR

    “Veteriner hekimler köpeklerin saldırıp saldırmayacağını bilir. Veteriner hekim diyorsa ki bırakalım. Hem de alındığı yere bırakalım. Kimseye de zarar vermez. Bunu taahhüt edebiliyorsa o zaman alındığı yere geri bırakılması esas.”

    KISIRLAŞTIRMAK DA KÖPEKLERİ SALDIRGANLAŞTIRABİLİYOR

    “‘Kısırlaştırılan köpek saldırmaz’ deniyor ama bunun yüzde yüz olmadığı, hatta kısırlaştırılmış köpeğin zaman zaman daha saldırgan olabileceğini söyleyen bilim insanları da var. Dolayısıyla bir veteriner hekim o idarenin başındaki belediye başkanını “bırakın hiçbir şey olmaz” diye taahhüt edemiyorlarsa bunun geri bırakılmaması lazım.”

    YEREL YÖNETİMLER BU KANUNU HALK LEHİNE UYGULAMIYOR

    “Kanun koyucu yerel yönetime yetki vermiş ama 2004 yılından beri hiçbir yerel yönetim bunu halk lehine uygulamamış. Gelgelelim kanunun çok başka maddeleri de var. Kanun barındırmaktan bahsediyor mesela. Bizim kanunumuzda kontrollü hayvan dediğimiz yani sahipli olan sahiplerinin yanında birisinin adına çipli olan hayvanlar var. Kanun diyor ki, sahipsiz evcil hayvanlara da sahipli gibi imkanlar tanınmalıdır, bunların yaşamları desteklenmelidir, taşınmaları, barınmaları, beslenmeleri devlet eliyle yani yerel idareler tarafından desteklenmelidir.”

    KANUN BARINDIRMA HÜKMÜ DE İÇERİYOR

    “Sokakta bir avuç yeme, bir yudum suya muhtaç bir şekilde bırakılan köpeklerin desteklendiği söylenemez. Bu kanun barındırma hükmünü de içerdiğine göre gerekirse yerel belediyelerin bunları barındırması gerekir. Bu arada mevcut uygulamada büyükşehir belediyelerinin barınak yapma yükümlülüğü de vardır.”

    KANUN TEKLİFİ HAZIRLANDI, BİR AN ÖNCE YAYINLANMASINI BEKLİYORUZ

    “Ne yapmamız lazım? Şu anda benim bakanlıkta görüşülen Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamasını yaptığı Resmi Gazete’de yayınlanan kalkınma planının içine koyduğu çerçeve mevzuat. Gördüğüm kadarıyla bu değişiklik yapıldı, kanun teklifi hazırlandı. Biz şimdi yüce meclisimizden bu kanun değişikliği teklifinin bir an önce görüşülüp Resmi Gazete’de yayımlanması için gerekli işlemlerin yapılmasını bekliyoruz.”

    BELEDİYELERİ ENGELLEYEN HİÇBİR ŞEY YOK

    5199 sayılı kanunu gerekçe gösteren belediyelerin başıboş köpekleri toplayabileceğini belirten Avukat Koçak, şunları söyledi:

    “Aslında belediyeyi engelleyen hiçbir şey yok. Aslında 6. madde de belediyeye engel değil. Ama dediğim gibi uygulana gelmişliği bu şekilde. Buradaki sıkıntı şu: Takdir hakkını insanın yaşamını, insanın hayvanın diğer canlılarının yaşamını doğrudan etkileyen bir hususta kanun koyucunun yerel yönetime takdir hakkı vermiş olmasıdır. Bunun da ucu gelip altıncı maddedeki alındığı yere geri bırakılması esastır Bu değişiklik yapılırsa evet sokaktaki hep başıboş köpek sorunu biter. Çünkü sokaktaki tek bir başıboş köpek bile Mete Durna olayında olduğu gibi saldırıp ısırarak bir kişinin ölümüne sebep olabiliyor.”

    YAPILAN BESLEMELER KANUNA AYKIRI

    “Başıboş köpekler sokakta belli gruplar tarafından istismar edildiği için bir kısım vatandaşımızın merhametine, iyi niyetine, bizim inançlarımızla oynanarak bir nevi oyun oynanarak, kandırıldığı için merhamet saptırıldığı için bu duruma gelmiş. Yani şu sokaklarda evinizin kapısının önünde mahallenin köşesinde çöp bidonunun yanında konteynerlerin dibine dökülen mamalar, işte bir önceki hanımların gününden kalan kısırlar, dolmalar, yemeklerin artıkları bırakılarak besleme aslında kanuna mevzuata aykırı. Hatta Türk Ceza Kanunu’nun çevrenin kirletilmesiyle ilgili hükümleri var. Bunlara da aykırı. Hijyene aykırı. Bunların oraya bırakılması bir süre sonra bozulmaları ve kedilerin zehirlendiklerini gördük. Bunu yiyen kuşların zehirlendiklerini, kirpilerin zehirlendiklerini gördük. Bunu da insanlar kedileri, kuşları zehirliyor diye yayanları da gördük. Yapılan raporlarda gıdadan zehirlendiklerini de gördük. Hijyene aykırı. Bunları oraya bırakılması bir süre sonra bozulmaları ve kedilerin zehirlendiklerini gördük. Bunu da ‘İnsanlar kedileri, kuşları zehirliyor’ diye yayanları da gördük. Dolayısıyla bu her türlü zarar.”

    BELEDİYELERİN MAMA İHALESİ AÇMAK GİBİ BİR YÜKÜMLÜLÜĞÜ YOK

    “Yaşam alanlarında kapalı dört duvar arası barınaklar değil, çok büyük masraflar yapılarak hazırlanacak, barınaklar değil. Yaşam alanlarında bakılabilir. Pek çok belediyemizin artık yemeklerden köpeklere yem hazırlayabildiklerini biliyoruz. Böyle tesisler var. Buralara yemek artıkları toplanıp aslında belediyelerin mama ihalesi adında da ihale açmaları bile kanunda yok. Belediye köpeği aldı getirdi o saçma rehabilitasyon olayını uyguladı ve alındığı yere bırakılması esasına zaman bıraktığı yerlerde de belirli besleme odakları belirlemekle görevli. Belediyenin dediğim gibi mama ihalesi açık. Buna böyle bir ihale açma yükümlülüğü yok. Bunu da nedense yapmışlar, yapıyorlar. Ucu açık bir uygulama olduğunu düşünüyorum.

    “Sayın Cumhurbaşkanımızın örnek gösterdiği bakım evlerinde bunlar yapılıyor. Bu hususta tabii mutlaka ki iyi niyetli davranan veteriner hekimlerin de gıda mühendislerinin de bununla ilgili kişilerin görüşlerini de alması yerinde olacaktır. Ama benim bildiğim kanunen belediyenin gidip de herhangi bir firma tarafından üretilmiş paket hazır yemleri alarak beslemek gibi bir yükümlülükleri yok.”

    BU BİR TEHLİKE SUÇU

    Sahipli köpeklerin bir kişiye karşı serbest bırakılması silah sayıldığını söyleyen Devrim Koçak, belediyelerin de tehlikeli başıboş köpekleri serbest bırakmasının suç olduğunu düşündüğünü söyledi. Koçak, şu ifadelerde bulundu:

    “Türk Ceza Kanunu Madde 177’göre bu bir tehlike suçu. Adam yaralama suçunun oluşması için bir adamın, bir kişinin yaralanması gerekir. Ama bunda öyle bir şey yok. Bu tehlike suçu köpeği bıraktığı anda bu tehlike suçu oluşuyor. Bu bir suç. O köpek gidip karşıdaki kişiyi ısırarak yaralarsa taksirle yaralama, gidip bir kişiyi öldürürse ölüme sebep vermiş olur.”

    OLUŞACAK TEHLİKEYİ GÖZETEN KİŞİ SORUMLUDUR

    “Kamu hizmetinin nihai amacı kamu yararıdır. Kamu yararıyla dediğimiz şeyde de öncelik nedir? Kişinin sağlığının güvenliğinin ve yaşam hakkının korunmasıdır. Belediye götürüp bunu bir yere bıraktığında bunun saldırabilme, insanları korkutabilme, hastalık yararak, zarar verebilme riski var. Bu da somut bir tehlike. Üstüne üstlük bu somut tehlikenin defalarca birçok olayda nelere mal olduğunu da gördük. Benim kanımca bu sebeple belediyelerin ve belediyedeki yetkili kişilerin cezalandırılması. Fakat bizde nasıl bıraktın dediğinde belediyenin verdiği cevap bunun sorumlusu şu müdürdür. Davul veteriner hekimin ya da oradaki görevli kişinin boynunda, tokmak başkanın elinde. Başkan diyor ki ‘O bırakmış’. Dolayısıyla burada bırakırken bu oluşacak tehlikeyi gözeten kişi sorumludur. Bizim güvencimiz kimedir? Devlet memurları gelir geçer. Seçilmişler gelir geçer. Ama biz neye güveniriz? Biz kuruma güveniriz. Kurumun başındaki de bunun yetkilisi ve sorumlusudur.”

    KÜPEDE YAZAN BELEDİYE VE YETKİLİSİ ZARARDAN SORUMLUDUR

    “Dolayısıyla burada yargının önü tıkanıyor. Bu noktada da ben diyorum ki, yargının önü açılsın. Eğer ben sahibiysem çipin de Devrim Koçak yazıyorsa, yaptığı her şeyden mesuldür.  X Belediyesi’nin kontrolündeyse bunun sorumluluğu da nasıl ki Devrim Koçak kendi köpeğine sahip olmak, onun bütün verdiği zarardan sorumlu olmak durumundaysa o çipte yazan o kimlikte küpede yazan belediye ve belediyenin başındaki kimse zarardan sorumlu olmalıdır.

    YARGITAY’IN İÇTİHATLARI VAR

    “Köpeğin silah olarak kullanılması, kullanılabileceği de ağırlaştırılmış şeklidir suçun. Yargıtay içtihatları var. Korkutma amaçlı da kullanılabiliyor. “Köpeğime seni parçalatırım.”, “10 tanesini götürürsen, 100 tane getiririm.”, “Hayatı dar ederim” gibi tehdit cümlelerini günümüzde gün içinde, sosyal medyada pek çok kişinin, pek çok kişiye rahatlıkla sarf ettiğini görebiliyoruz. Dolayısıyla bu bir silahtır.

    İNSANLAR TEHLİKEYLE BAŞBAŞA BIRAKILAMAZ

    “Serbest bir şekilde sokaklara bırakılması da açıkça Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına yerel yönetimler eliyle doğrultulmuş silahlardır. İnsanları tehlikeyle baş başa bırakma kusurumuzdur. Bununla yargılanması gerekir diye düşünüyorum. Bu benim şahsi bir fikrim. Hukukçu olarak benim görüşüm. Bunun bu şekilde uygulanması için yargının da bir şekilde harekete geçmesi gerekir.”

    KAYMAKAMLIK SORUŞTURMA İZNİ VERMELİ

    “Bizim elimizde örnek bir dosyamız var; Mahran Melih Pınar. Soruşturma izni alınmak üzere hakim önüne gelmiş bir dosyamız oldu. Bilirkişi raporu açıkça çocuğun ölümüne mahalde bulunan ilgili yerel yönetim tarafından serbest bırakılan başıboş köpeklerin sebebi olduğu kesin bir şekilde belliydi. Ve bu kişi hakkında da savcı iddianameyi düzenledi. Gel gelelim soruşturma izni meselesi olduğu için şu anda dosyamız beklemedi. Kaymakamlığın yapacağı soruşturma izni incelemesini bekliyoruz.”

    MADDE 177, İNSANLARI TEHLİKEDEN KORUMAK ÜZERİNE KURULU

    “TCK 177’nin çok anlamlı bir madde olduğunu Türk Ceza Kanunu’muzun insanları tehlikeden dahi korumak üzere düzenlendiğini ama bundan yerel yönetimlerin vareste tutulmasının hata olduğunu düşünüyorum.”

    KÖPEKLER BAŞIBOŞ BIRAKILIRSA BİRER SİLAHTIR

    “Köpekler başıboş bırakılırsa birer silahtır. Hem tehlike oluştururlar, hem de gidip bizzat çocukları ısırarak parçalayarak ya da yola sürerek ölümlerine sebep olmuşlardır. Yaşadık, gördük. Tekrarı olmaması için gerekli bir düzenleme yapılabilir ama 5199 sayılı kanun geri bırakmamak üzere değiştiğinde sokakta sıfır başıboş köpek politikasına geçildiğinde bu yargılamalara da gerek kalmayacaktır.”

    KAYNAK: HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/vatandasi-tehlikeden-koruyan-kanuna-aykiri-hareket-ediyorlar-halka-dogrultulmus-silah/feed/ 0
    İşte 10 soruda kripto varlıklara ilişkin kanun teklifi https://www.foxtvhaber.com.tr/iste-10-soruda-kripto-varliklara-iliskin-kanun-teklifi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/iste-10-soruda-kripto-varliklara-iliskin-kanun-teklifi/#respond Fri, 17 May 2024 22:00:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=10889 Kripto varlıklara ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifi, bu alandaki dünya uygulamalarının incelenmesinin ardından hazırlandı. Üzerinde uzun süredir çalışılan teklif, kripto varlıklara, kripto varlık hizmet sağlayıcılarına ilişkin hükümlerin yanı sıra müşterilerin risklere karşı korunmasına yönelik düzenlemeler içeriyor.

    AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, kripto varlıklara ilişkin kanun teklifiyle ilgili 10 soru ve yanıtları şöyle:

    1- Kripto varlıklarla ilgili yasal altyapı hangi kanunda oluşturulacak?

    Kripto varlıklara ilişkin düzenlemeler Sermaye Piyasası Kanunu’nda yer alacak. Teklifle, bu kanuna kripto varlıklara ilişkin tanımlar eklenecek.

    Kanun teklifi, 30 Mayıs Perşembe günü Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülecek. Komisyon sürecinin ardından teklif, TBMM Genel Kurulunda ele alınacak. Genel Kurulda kabul edilmesi halinde teklif kanunlaşacak ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girecek.

    2- Kripto varlık hizmet sağlayıcılar nasıl faaliyet gösterecek?

    Kripto varlık hizmet sağlayıcıların kurulabilmesi ve faaliyete başlaması için Sermaye Piyasası Kurulu’ndan (SPK) izin alınması zorunlu olacak. Ayrıca kripto varlık hizmet sağlayıcıların kuruluşlarına, faaliyete başlamalarına SPK tarafından izin verilebilmesi için bilgi sistemleri ve teknolojik altyapıları konularında TÜBİTAK’ın belirleyeceği kriterlere uygunluk aranacak.

    Kripto varlıklara yönelik yatırım danışmanlığı ve portföy yöneticiliği yapılmasına ilişkin usul ve esaslar da SPK tarafından belirlenecek.

    3- Fiyatlar nasıl oluşacak?

    Platformlarda fiyatlar serbestçe oluşacak. Platformlar işlemlerin güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil, dürüst ve rekabetçi bir şekilde gerçekleşmesinin sağlanması, piyasa bozucu nitelikte eylem ve işlemlerin tespit edilmesi, önlenmesi ve tekrarlanmaması amacıyla emir ve işlem esaslarını belirleyecek, bünyelerinde gerekli gözetim sistemini kuracak ve her türlü önleyici tedbirleri alacak.

    4- Cüzdan ve fonlara ilişkin kayıtlarda hangi esaslar aranacak?

    Müşterilerin kripto varlık transferlerinin gerçekleştirildiği cüzdanlara ve fon transferlerinin gerçekleştirildiği hesaplara ilişkin kayıtlar kripto varlık hizmet sağlayıcılar tarafından güvenli, erişilebilir ve takip edilebilir şekilde tutulacak. Tüm işlem kayıtlarının bütünlüğü, doğruluğu ve gizliliği sağlanacak. Müşterilerin kripto varlık transfer işlemlerinde, SPK ve Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından yapılan düzenlemelere uyulacak.

    5- Müşterilerin kripto varlıkları ve nakitlerle ilgili düzenlemeler neler olacak?

    Platformların müşterilerine ait kripto varlıkları, müşterilerin kendi cüzdanlarında bulundurulması esas olacak. Müşterilerin kendi cüzdanlarında bulundurmayı tercih etmedikleri kripto varlıklara ilişkin saklama hizmetinin, Kurul tarafından yapılacak düzenleme uyarınca yetkilendirilmiş ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından uygun görülen bankalarca veya Kurulca kripto varlık saklama hizmeti sunma konusunda yetkilendirilmiş kuruluşlarca sunulması ve müşterilere ait nakitlerin bankalarda tutulması zorunlu olacak.

    6- Yükümlülüklerin yerine getirilememesinden kim sorumlu olacak?

    Kripto varlık hizmet sağlayıcılarının hukuka aykırı faaliyetleri ile nakit ödeme veya kripto varlık teslim yükümlülüklerini yerine getirememesinden kaynaklanan zararlardan kripto varlık hizmet sağlayıcıları sorumlu olacak. Kripto varlık hizmet sağlayıcıları, bilişim sistemlerinin işletilmesi, her türlü siber saldırı, bilgi güvenliği ihlalleri gibi fiillerden veya personelin her türlü davranışından kaynaklanan kripto varlık kayıplarından Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili hükmü kapsamında sorumlu olacak.

    7- Kripto varlıklara el konulabilecek mi?

    Müşterilerin nakit ve kripto varlıkları, kripto varlık hizmet sağlayıcılarının borçları nedeniyle, kripto varlık hizmet sağlayıcılarının mal varlığı ise müşterilerin borçları nedeniyle kamu alacakları için olsa dahi haczedilemeyecek, rehnedilemeyecek, iflas masasına dahil edilemeyecek ve üzerlerine ihtiyati tedbir konulamayacak.

    Müşterilere ait nakit ve kripto varlıklara ilişkin tedbir, haciz ve benzeri her türlü idari ve adli talepler kripto varlık hizmet sağlayıcıları tarafından yerine getirilecek. Müşterilere ait nakit ve kripto varlıklara adli makamlarca el konulması halinde, el konulan varlıkların Kurulca yetkilendirilmiş saklama hizmeti sağlayan kuruluşlar nezdinde oluşturulan cüzdanlarda muhafazası için gerekli tüm işlemler adli makamlarca tesis edilecek.

    8 – İzinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı faaliyetinde hangi cezalar verilecek?

    İzin almaksızın kripto varlık hizmet sağlayıcısı olarak faaliyet yürüttüğü tespit edilen gerçek kişiler ve tüzel kişilerin yetkilileri 3 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacak.

    Kripto varlık hizmet sağlayıcı görevi nedeniyle kendisine tevdi edilen veya koruma, saklama ve gözetimiyle yükümlü olduğu para veya para yerine geçen evrak veya senetleri, diğer malları veya kripto varlıkları kendisinin ya da başkasının zimmetine geçiren kripto varlık hizmet sağlayıcı yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile diğer mensupları, 8 yıldan 14 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacaklar; kripto varlık hizmet sağlayıcının zararını tazmin edecekler.

    Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi halinde faile 14 yıldan 20 yıla kadar hapis ve 20 bin güne kadar adli para cezası verilecek. Ancak, adli para cezasının miktarı kripto varlık hizmet sağlayıcının ve müşterilerinin uğradığı zararın 3 katından az olamayacak.

    9- Kripto varlık platformlarından vergi ya da hizmet bedeli alınacak mı?

    Düzenlemeyle vergilendirme getirilmiyor. Her yıl hizmet bedeli olarak platformların bir önceki yılki faiz gelirleri hariç tüm gelirlerinin yüzde biri SPK, yüzde biri de TÜBİTAK bütçesine ilgili yılın mayıs ayı sonuna kadar ödenip gelir kaydedilecek.

    10- Kanunun yürürlüğe girmesi halinde kripto varlık hizmet sağlayıcılar neler yapacak, hangi işlemler uygulamaya alınacak?

    Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kripto varlık hizmet sağlayıcılığı faaliyeti yürütenler, yürürlük tarihinden itibaren bir ay içinde, Kurulca belirlenecek belgelerle Kurula başvuruda bulunarak, ikincil düzenlemelerde öngörülecek şartları sağlayarak faaliyet izni almak üzere gerekli başvuruları yapacaklarına veya müşteri hak ve menfaatlerini zarara uğratmadan üç ay içerisinde tasfiye kararı alacaklarına ve tasfiye sürecinde yeni müşteri kabul etmeyeceklerine dair bir beyan sunmak zorunda olacak.

    Kanunun yürürlüğü sonrasında faaliyete başlamak isteyenler, faaliyetlerine başlamadan önce Kurula başvuruda bulunarak ikincil düzenlemelerde öngörülecek şartları sağlayarak faaliyet izni almak üzere gerekli başvuruları yapacaklarını beyan edecek.

    Tasfiyeye gitmeyi tercih eden ya da belirlenen süre içerisinde Kurula başvuru yapmayan kuruluşlarda hesapları bulunan müşterilerin transfer taleplerinin yerine getirilmemesi izinsiz hizmet sağlayıcılığı faaliyeti suçunu oluşturacak.

    Yurt dışında yerleşik kripto varlık hizmet sağlayıcılar, Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik faaliyetlerini kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden üç ay içerisinde sonlandıracak.

    Müşterilerin kripto varlıkları nakde veya nakdi kripto varlığa çevirebilmelerine ve kripto varlıkların transferinin gerçekleştirilmesine imkan veren Türkiye’de yerleşik ATM ve benzeri elektronik işlem cihazlarının faaliyetleri, kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden üç ay içerisinde sonlandırılacak; faaliyetini sonlandırmayan ATM’ler mahallin en büyük mülki idare amirinin bildirimi üzerine iş yeri açma ve çalışma ruhsatlarına ilişkin mevzuatta belirlenen yetkili idareler tarafından kapatılacak.

     

    KAYNAK: AA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/iste-10-soruda-kripto-varliklara-iliskin-kanun-teklifi/feed/ 0
    Fahiş fiyat cezalarının artırılmasını içeren kanun teklifi TBMM Genel Kurulu’nda https://www.foxtvhaber.com.tr/fahis-fiyat-cezalarinin-artirilmasini-iceren-kanun-teklifi-tbmm-genel-kurulunda/ https://www.foxtvhaber.com.tr/fahis-fiyat-cezalarinin-artirilmasini-iceren-kanun-teklifi-tbmm-genel-kurulunda/#respond Wed, 15 May 2024 02:24:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=10662 TBMM Genel Kurulu’nda, fahiş fiyat artışı ve stokçuluk cezalarının artırılmasını da içeren Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nin görüşmelerine başlandı.

    Teklifin tümü üzerindeki görüşmelerde partisi adına söz alan Saadet Partisi Grup Başkanvekili İsa Mesih Şahin, ticari hayatın düzenlenmesine ilişkin olumlu adımlara destek vermek istediklerini belirtti. Çıkarılan kanunlarda ihtiyaçlara yönelik adımların atılamadığını aktaran Şahin, “Yüksek gıda enflasyonuna çözümler aranıyor. Sorun yanlış tespit ediliyor. Sorun yanlış tespit edildiği için cezaların artırılması gibi çözümler ortaya konuluyor. Gıda enflasyonunu bu tedbirlerle çözemeyiz. Daha bütüncül çözümler ortaya koymak zorundayız.” diye konuştu.

    Yüksek enflasyonun sebebinin yanlış para politikaları olduğunu kaydeden Şahin, esnafı rahatlatacak düzenlemeler yapılması gerektiğini belirtti.

    Saadet Partisi Antalya Milletvekili Serap Yazıcı Özbudun da kanun teklifinin birinci maddesinin yürürlüğünün 26 Nisan 2024 olmasına tepki gösterdi. Özbudun, “Kanunlar Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girerler. Bunun istisnası nedir? Kanun koyucu özel bir maksada istinaden yürürlük tarihini daha ileri bir tarih gösterebilir ama daha geri bir tarih olarak gösterilemez. Yani kanunlar geçmişe yürütülemez.” ifadelerini kullandı.

    İYİ Parti Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz, kanun teklifinin bazı maddelerini eleştirerek, teklifle fahiş fiyatlarla ilgili etkili mücadele edileceğine dair bir algı oluşturulmaya çalışıldığını ifade etti. İYİ Partili Uz, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Zabıta tedbirleriyle ekonomi düzelmez. Son 5 yıl içerisinde zabıta tedbiriyle enflasyonla mücadele adı altında yapmadığınız kalmadı. Yanınıza kameraları alarak soğan depolarını polisiye filmlerin sahnelerini aratmayacak görüntülerle basmaya kalktınız. 2019 yılında yerel seçimlere giderken ülkenin en önemli meydanlarında tanzim satış yerleri açtınız. Sizler açısından hep başkaları, hep esnaf, hep millet suçlu. Fakat 22 yılın sonunda bugün ülkede yaşanılan ekonomik sıkıntıların sorumluluğunu başkalarına yükleyemezsiniz. Soğan ve patates üreticisi, çiftçi ve marketler stokçu değildir, enflasyon karşısında sermayesini korumak için önden mal alan esnaf hiç stokçu değildir.”

    Uz, yüksek enflasyonun sebeplerinin ısrarla uygulanmaya çalışılan yanlış maliye ve para politikası ile güven telkin etmeyen ekonomi yöneticileri olduğunu savundu.

    CHP’Lİ TANAL KÜRSÜYÜ İŞGAL ETTİ

    CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal da yerinden söz alarak, kanun teklifi hakkında Kanunlar ve Kararlar Başkanlığı Araştırma ve İnceleme Bürosunun hazırladığı inceleme raporunun kendisine verilmediğini belirtti ve Meclis Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder’den, raporun kendisine iletilmesini talep etti.

    Önder’in, böyle bir yetkisi olmadığını söylemesi üzerine Tanal, kürsüyü işgal etti. Bunun üzerine Önder, birleşime ara verdi.

    CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ile AK Parti Bursa Milletvekili ve Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, Tanal ile bir süre görüştü. Görüşmenin ardından Tanal, Genel Kurul Salonu’ndan ayrılarak Kanunlar ve Kararlar Başkanlığına gitti.

    MHP Antalya Milletvekili Abdurrahman Başkan, küresel ekonomiyle ticaret uygulamalarının hızla dönüştüğü bir dünyada ticaret politikalarının uygulanmasına yönelik tedbirlerin alınmasının, Türkiye’nin ekonomik büyümesine katkı sağlayacağını söyledi.

    Başkan, Genel Kurul’da görüşülen kanun teklifiyle, ticari hayatta yaşanan gelişmelere uygun olarak ihtiyaç duyulan kanuni düzenlemelerin hayata geçirilmesinin hedeflendiğini dile getirdi. Düzenlemelerle kooperatiflerin toplumda güven ve saygınlık kazanmalarına, şeffaf ve hesap verilebilir bir duruma gelmelerine yardımcı olunacağını kaydeden Başkan, tarım ürünlerine yönelik lisanlı depo işletmeleri ve yetkili sınıflandırıcılar aracılığıyla yapılan denetimler sayesinde piyasada haksız rekabetin önüne geçilerek adil bir ticaret ortamının sağlanacağının altını çizdi.

    Reklam Kurulu tarafından falcılık, büyücülük, pos tefeciliği gibi dijital alanda yaşanan yanıltıcı ve aldatıcı reklamlar ile haksız ticari uygulamalara karşı daha etkin mücadele edileceğini aktaran Başkan, “Teklifle, idari para cezası tutarlarını artıracak ve idari yaptırımların kapsamını genişletmiş olacağız. Teklif, Genel Kurulumuzda kabul edilip kanunlaştıktan sonra Ticaret Bakanlığımız tarafından bir takvim yılı içinde en az 3 defa stokçuluk yaptığı tespit edilen üretici, tedarikçi ve perakende işletmelere altı güne kadar kapatma cezası verebilecektir.” diye konuştu.

    DEM Parti Hakkari Milletvekili Öznur Bartın, iktidarın ilgili kanun teklifini antidemokratik yöntemle hazırladığını ileri sürdü.

    Teklifin, TBMM’ye sunulmadan önce ilgili odalar, sendikalar, dernekler ve demokratik kitle örgütlerinden görüşler alınması gerektiğini dile getiren Bartın, “Bu teklif sermayedarlara avantaj ve kolaylık sağlayacak düzenlemeler içermektedir. Çünkü iktidar kendisini emekçiye, çiftçiye, üreticiye, yoksula, halka değil, bir grup yandaşa karşı borçlu görüyor, onların ihyası için çabalar harcıyor, sermayedarların taleplerini önceliyor.” diye konuştu.

    Teklifinin en çarpıcı maddesinin fahiş fiyat ve stokçuluğa getirilecek cezalara ilişkin madde olduğunu belirten Bartın, “Enflasyonun bu denli can yakıcı olmasının ve kalıcı hale gelmesinin sebebi sanki iktidarın kendi yanlış tercihleri ve yanlış ekonomik politikaları değilmiş gibi enflasyona esnaf ve küçük üretici sebep oluyormuş gibi cezai yaptırımları arttırarak sorunu çözeceklerini iddia etmektedirler. İktidar, bu durumla sorumluluktan kaçıp üreticiyi tek sorumlu gösterme, günah keçisi yapma çabasına girmiştir.” ifadelerini kullandı.

    CHP Kocaeli Milletvekili Nail Çiler, torba kanun yapma yöntemini eleştirerek, hükümetin torba kanun sevdasını bırakmasını istedi.

    Açıklanan tasarruf tedbirleri paketinin sembolik adımlardan ibaret olduğunu öne süren Çiler, “2023 yılının yaz ayında tasarruf paketi zaten açıklanmıştı. Cari açığın kapanmasında, ekonomik refahın sağlanmasında, enflasyonla mücadelede anlamlı adımlar atılmasında müspet sonuçlar alamadık. Memuru, işçisi, emeklisi, toplumun büyük kesimi zorlukla yaşamaya çalışıyor, çok ciddi bir yoksullaşma var. Siz vatandaşlarımızı enflasyonla yaşamaya alıştırdınız.” diye konuştu.

    Çiler, kanun teklifinin kapsamlı düzenlemeler getirmediğini, yüksek gıda enflasyonuna ve maliyet artışlarına bütüncül bir çözüm içermediğini savundu.

    Gıda fiyatlarındaki artışa dikkati çeken Çiler, “G20 ülkeleri içinde gıda enflasyonu en yüksek ikinci ülke Türkiye. Savaştaki Rusya’nın gıda enflasyonu bizden daha düşük. Kovid döneminde dünyada gıda fiyatları arttı ancak sonra düşüşe geçti. Bizde neden düşmedi? Gıda fiyatlarındaki artışların nedeninin pazar tezgahlarındaki yüksek kira bedelleri olduğunu varsayan bu teklif, sorunun merkezine odaklanmamıştır.” değerlendirmesinde bulundu.

    CHP’li Çiler’in konuşmasının ardından TBMM Başkanvekili Önder, birleşime ara verdi. Aranın ardından komisyonun yerini almaması üzerine Önder, birleşimi saat 14.00’te toplanmak üzere kapattı.

    KAYNAK: AA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/fahis-fiyat-cezalarinin-artirilmasini-iceren-kanun-teklifi-tbmm-genel-kurulunda/feed/ 0
    Diplomasi Akademisinde yüksek lisans ve doktora eğitimi verilecek https://www.foxtvhaber.com.tr/diplomasi-akademisinde-yuksek-lisans-ve-doktora-egitimi-verilecek/ https://www.foxtvhaber.com.tr/diplomasi-akademisinde-yuksek-lisans-ve-doktora-egitimi-verilecek/#respond Sat, 11 May 2024 22:36:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=10462 Meclis Başkanlığına 8 Mayıs’ta sunulan Dışişleri Teşkilatını Güçlendirme Vakfı Kanunu Teklifi’nin ilk imza sahibi AK Parti Balıkesir Milletvekili Mustafa Canbey, AA muhabirine düzenlemeye ilişkin değerlendirmede bulundu.

    Türkiye’nin 261 dış temsilciliği ve konsüler misyonuyla dış temsilcilik sayısı bakımından dünyanın en geniş diplomatik ağına sahip üçüncü ülkesi olduğunu anlatan Canbey, bunun Türkiye’nin aktif dış politikasının bir sonucu olduğunu vurguladı.

    Canbey, son yıllarda hem küresel hem bölgesel gelişmelerin, aktif bir dış politika izlemenin önemini gösterdiğini ifade etti.

    Türkiye’nin dünyadaki meselelere bütüncül bir anlayışla baktığının altını çizen Canbey, “Artık Türkiye sadece kendi bölgesiyle ilgilenen değil; dünyadaki bütün gelişmelere kulak kabartan ve dünyanın huzuru ve barışı için mücadele eden bir ülke konumuna geldi. Bizi yıllarca kapısında bekleten Avrupa bile artık Türkiye’ye kulak kabartmak zorunda kaldı.” değerlendirmesinde bulundu.

    Canbey, Türkiye’nin güçlenmesinin, yeni dış temsilcilikler açmasının ve dünya barışına katkı sağlamasının önemine işaret ederek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Dünya, 5’ten büyüktür” vizyonuna işaret etti.

    “KANUN TEKLİFİNİ 100’Ü AŞKIN MİLLETVEKİLİMİZLE TBMM BAŞKANLIĞINA SUNDUK”

    Türkiye’nin diplomatik ağını güçlendirmesi ve Dışişleri Bakanlığının çalışmalarını daha aktif hale getirebilmesi için birtakım ihtiyaçların hasıl olduğunu aktaran Canbey, “Teşkilatın faaliyetlerinin güçlendirilmesi, personelinin temsil kabiliyeti yüksek ve donanımlı yetiştirilmesi, desteklenmesi ve kanun kapsamında verilen faaliyetlerin icrası amacıyla merkezi Ankara’da olan Dışişleri Teşkilatı Güçlendirme Vakfının kurulmasına ilişkin kanun teklifini 100’ü aşkın milletvekilimizle TBMM Başkanlığına sunmuş bulunuyoruz.” diye konuştu.

    Vakfın çalışmalarını Türkiye’nin diplomatik anlamda daha aktif hale gelebilmesi, Dışişleri Bakanlığı personelinin kendini daha iyi yetiştirebilmesi için sürdüreceğini anlatan Canbey şöyle devam etti:

    “Bunun yurt dışında örnekleri var; ABD’de Una Chapman Cox Foundation isimli bir kuruluş var. Bu kurum, ABD Dışişleri Bakanlığının kurumsal kapasitesinin artırılmasıyla Dışişleri personelinin eğitimiyle ilgili çalışmalar yapıyor. Özellikle ABD’de altı çizilmesi gereken mesele bunun kurumsallaştırılmış olması ve ABD Dışişleri Bakanlığına önemli kazanımlar sağlaması. Biz de bu vakfı kurarak önümüzdeki dönemde dünyadaki son gelişmelerle daha fazla rekabet edebilmek, daha hızlı ve aktif hareket edebilmek amacıyla bu çalışmayı yapmayı planlıyoruz. Bu vakfın yurt içi örnekleri de var; TSK Güçlendirme Vakfı, Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı, Türk Polis Teşkilatını Güçlendirme Vakfı.”

     “KANUN TEKLİFİ, ÇARŞAMBA GÜNÜ PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONUNDA GÖRÜŞÜLECEK”

    Gelecek dönemde diplomasinin güçlendirilmesine dönük olarak bir akademi kurulmasının da teklifin önemli amaçlarından biri olduğunun altını çizen Canbey, hem insan kaynağının çeşitlendirilmesi hem de güçlendirilmesi noktasında çok önemli çalışmalar yapılacağını söyledi.

    Türkiye’de çok kaliteli üniversiteler olduğunu kaydeden Canbey, sözlerini şöyle sürdürdü:

    Ülkemizde lisans eğitiminin ardından bu alanda çalışacak olan insan kaynağı, Diplomasi Akademisi vasıtasıyla kendilerini geliştirmeleri, dil eğitimi almaları, akademik olarak kapasitelerini daha yukarı çekebilmeleri noktasında desteklenecek. Sonrasında da ülkemize hizmet noktasına gelmiş olacaklar.”

    Canbey, kanun teklifinin gelecek hafta çarşamba günü ana komisyon olarak Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşüleceğini, Dışişleri Komisyonunda da tali komisyon olarak ele alınacağını, sonrasında da Genel Kurula geleceğini anlattı.

    KAYNAK: AA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/diplomasi-akademisinde-yuksek-lisans-ve-doktora-egitimi-verilecek/feed/ 0
    Fahiş fiyat ve stokçuluk kanun teklifi komisyonda https://www.foxtvhaber.com.tr/fahis-fiyat-ve-stokculuk-kanun-teklifi-komisyonda/ https://www.foxtvhaber.com.tr/fahis-fiyat-ve-stokculuk-kanun-teklifi-komisyonda/#respond Thu, 09 May 2024 22:36:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=10358 TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonunda, fahiş fiyat artışı ve stokçuluk cezalarının artırılmasını da içeren Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nin görüşmelerine başlandı.

    Komisyon, AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank başkanlığında toplandı.

    Türkiye’nin, stratejik konumu, güçlü ekonomisi, dinamik nüfusu ve gelişmiş altyapısıyla uluslararası arenada aktif bir ticaret ve yatırım merkezi olma yolunda kararlılıkla ilerlediğini söyleyen Varank, 2023 yılının dünya ekonomisi açısından oldukça zorlu geçtiğini; özellikle dış ticarette salgınla başlayan, daha sonra Rusya-Ukrayna savaşı, coğrafi gerilimlerle yoğun bir korunmacı anlayışın hakim olduğu bir dünya düzenine şahit olunduğunu dile getirdi.

    Bu durumun, dünyada refahın azalmasına neden olduğuna işaret eden Varank, küresel ekonomiyle ticaret uygulamalarının hızla dönüştüğü böyle bir ortamda ticaret politikalarının uygulanmasına yönelik yeni tedbirlerin alınması, gerekli güncellemelerin yapılması ihtiyacının bilindiğini söyledi.

    Bugün görüşülecek teklifi oldukça kıymetli bulduğunu ifade eden Varank, bu toplantıdan önce iktidar ve muhalefet milletvekilleriyle dün bir teknik değerlendirme yaptıklarını aktardı. Varank, şunları kaydetti:

    “Bu kanun teklifiyle ticari hayatta yaşanan gelişmeler karşısında ihtiyaç duyulan kanuni düzenlemelerin hayata geçirilmesini hedefliyoruz. Perakende ticaretin düzenlenmesi, tüketicinin korunması, ürün güvenliği, rekabetin korunması, tarım ürünleri ve lisanslı depoculuk gibi çok farklı konularda tedbirlerimizi bu yapacağımız değişiklikle hayata geçirmiş olacağız. Enflasyon ve fiyat dalgalanmaları meselesi, tüm dünya gibi bizim başımızı da ağrıtan önemli bir husus. Vatandaşlarımızın karşılaştığı sıkıntıların hepsinin farkındayız. Sonuçta bizler milletvekilleri olarak sahada siyaset yapıyoruz. Vatandaşlarımızla sürekli bir aradayız. Onların nelerden etkilendiğinin, hangi taleplerinin olduğunun da farkındayız.”

    “TEDBİRLERİ EN SIKI ŞEKİLDE ALACAĞIZ”

    Komisyon Başkanı Varank, dış dinamikler ve genel ekonomik gelişmelerden etkilenmemesine rağmen sadece fırsatçılıktan kaynaklanan sorunların farkında olduklarına işaret ederek, “Piyasa gerçeklerinden kopuk fahiş fiyat artıranlarla ya da stokçuluk yapanlarla mücadelemizi sürdüreceğiz.” diye konuştu.

    Komisyonda iş dünyasından gelen milletvekillerinin yer aldığını belirten Varank, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Fiyat istikrarı ve anti enflasyonist yaklaşımdan taviz vermeden, hükümetimizin büyüme odaklı ekonomi programı doğrultusunda TBMM’deki milletvekilleri olarak gerekli adımları atacağız. İnşallah yaptığımız bu değişikliklerle, aldığımız tedbirlerle, uyguladığımız politikaların olumlu sonuçlarını somut bir şekilde hissetmeye başlayacağız. Sokakta vatandaşlarımız bu kanun teklifini oldukça yakından takip ediyorlar. Ticaret hayatında özellikle fiyat dalgalanmalarıyla ilgili bu işte art niyetli olarak hareket edenlerin gerekli cezaları almaları hususunda önemli bir farkındalık var. Biz de vatandaşımızın sesine TBMM’de kulak vererek bu tedbirleri en sıkı şekilde alacağız.”

    Piyasadaki oyuncuların işini ve ticaret hayatını kolaylaştıracak, verimliliği artıracak, üreticilerden kooperatiflere ve çiftçilere kadar onların hayatına dokunacak yeni tedbirlerin de bu kanun teklifiyle getirileceğini ifade eden Varank, Türkiye’nin sürdürebilir büyümesine katkı sağlayacak düzenlemenin görüşmelerinin verimli geçmesi temennisinde bulundu.

    Daha sonra teklifin ilk imza sahiplerinden AK Parti Kırşehir Milletvekili Necmettin Erkan, düzenlemeye ilişkin bilgi verdi.

    KAYNAK: AA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/fahis-fiyat-ve-stokculuk-kanun-teklifi-komisyonda/feed/ 0
    Türkiye, Avrupa’ya LNG ihraç edebilecek https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-avrupaya-lng-ihrac-edebilecek/ https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-avrupaya-lng-ihrac-edebilecek/#respond Sat, 04 May 2024 21:00:44 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=10057 Türkiye Doğal Gaz Dağıtıcıları Birliği (GAZBİR) Başkanı Arslan, TBMM Genel Kurulunda 2 Mayıs’ta kabul edilen ve enerji alanında düzenlemeler içeren Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    Rusya-Ukrayna krizinin başta Avrupa Birliği (AB) ülkeleri olmak üzere küresel piyasalarda boru gazının yanı sıra sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin önemini günden güne artırdığına dikkati çeken Arslan, Avrupa ülkelerinde yıllık 450 milyar metreküp düzeyindeki doğal gaz ihtiyacının yüzde 40’ının LNG olarak karşılandığını kaydetti.

    Arslan, LNG’nin payının 2-3 yıl önce yaklaşık yüzde 30-35 seviyesinde olduğunu vurgulayarak, “Özellikle, Almanya başta olmak üzere Avrupa’nın en büyük doğal gaz tüketicileri arasında yer alan Birleşik Krallık, İtalya gibi ülkeler doğal gaz altyapı yatırım planlamalarında LNG tesislerine önem veriyor. Bunun yanı sıra Avrupa ülkelerine hem boru gazı hem de LNG ile doğal gaz ulaştırmayı planlayan Yunanistan’ın yatırımları dikkat çekici. Önümüzdeki yıllarda Avrupa’nın LNG ithalat kapasitesini 250 milyar metreküp, boru gazı ithalat kapasitesini ise 50 milyar metreküp artırması hedefleniyor. Toplam 300 milyar metreküp civarında yeni kapasite Avrupa ülkelerinin yıllık ortalama talebinin yarısından fazlasına karşılık geliyor.” diye konuştu.

    Avrupa’da Rus gazına bağımlılığın azaltılması hedeflenirken ABD LNG’sinin toplam ithalattaki payının arttığına işaret eden Arslan, AB ülkelerinin son 2 yılda LNG ithalatına 175 milyar avro ödediğini, bunun 75 milyar avrosunun ABD, 25 milyar avrosunun ise Rusya’ya ödendiğini anlattı.

    TÜRKİYE’NİN DOĞAL GAZ İTHALATININ YÜZDE 30’U LNG İLE KARŞILANIYOR

    Arslan, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) raporlarına göre, Türkiye’nin geçen yıl 50,5 milyar metreküp doğal gaz ithal ettiğini belirterek, bunun yaklaşık yüzde 30’unun LNG formatında olduğuna dikkati çekti.

    Son on yıllık dönemde Türkiye’nin ithal ettiği doğal gazda LNG’nin payının yüzde 15’ten yüzde 30’a yükseldiğini kaydeden Arslan, şöyle devam etti:

    “Önümüzdeki dönemde küresel piyasalardaki LNG yatırımları ile ortaya çıkması olası LNG fırsatları ile bu oranın yüzde 40’a kadar çıkacağını tahmin ediyoruz. 2025-2027 arasında Türkiye’nin yıllık 36,15 milyar metreküplük boru gazı kontratı sona erecek. Doğal gaz arz güvenliğinin sağlanması amacıyla mevcut boru gazı anlaşmalarının yenilenmesi için uygun bir zemin oluşacağını düşünüyorum. Buna ek olarak, yeni LNG kontratları ve özellikle artan spot LNG altyapı kapasitesi ile anlık, ucuz LNG kaynakları Türkiye tarafından tedarik edilecektir.”

    Arslan, enerji alanında düzenlemeler içeren Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin TBMM Genel Kurulunda 2 Mayıs’ta kabul edildiğini anımsatarak, 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu’na “sıvılaştırma” tanımı eklendiğinin altını çizdi.

    Söz konusu tanımın eklenmesiyle Türkiye’nin başta komşu ülkelerle olmak üzere Avrupa ülkelerine LNG ticaretinin önünün açıldığını vurgulayan Arslan, “Kanun değişikliği ile Türkiye’nin ithal ettiği doğal gazı veya keşifler sonucu üretilen yerli gazı sıvılaştırarak ülkelere ihraç etmesi hedefleniyor.” dedi.

    Arslan, Sakarya Doğal Gaz Sahası’nın üretime geçmesiyle Türkiye’nin 350-400 milyon metreküp seviyesinde olan doğal gaz üretim kapasitesini 800-850 milyon metreküpe çıkardığını ifade etti.

    Türkiye’nin geçen yıl 900 milyon metreküp doğal gaz ihraç ettiğini belirten Arslan, Bulgaristan’ın 370 milyon metreküple en fazla doğal gaz ihraç edilen ülke olduğunu kaydetti.

    Arslan, Türkiye’nin konum itibarıyla doğal gazda arz-talep köprüsünün tam merkezinde yer aldığını vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Özellikle Rusya ve Azerbaycan’da ortaya çıkabilecek üretim fazlası doğal gazı ithal edecek ülkelere en hızlı ulaştıracak konumdayız. Önümüzdeki yıllarda Türkiye’nin mevcut ithalat kontratları ve buna ek olarak doğal gaz keşif sahalarındaki üretim kapasitesinin artması ve Akdeniz ile Karadeniz’de olası yeni keşiflerden gelecek doğal gazı sıvılaştırması ile başta Doğu Avrupa ülkeleri olmak üzere komşuları ile ticaret imkanının geliştirilebileceğini düşünüyorum.”

    KAYNAK: AA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-avrupaya-lng-ihrac-edebilecek/feed/ 0
    CHP’lilerle YRP adayı arasında ‘yok artık’ dedirten diyalog! Erbakan kime karşı dik durdu? https://www.foxtvhaber.com.tr/chplilerle-yrp-adayi-arasinda-yok-artik-dedirten-diyalog-erbakan-kime-karsi-dik-durdu/ https://www.foxtvhaber.com.tr/chplilerle-yrp-adayi-arasinda-yok-artik-dedirten-diyalog-erbakan-kime-karsi-dik-durdu/#respond Fri, 08 Mar 2024 02:12:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=5882

    28 Şubat ‘Postmodern darbe’sinin üzerinden 26 yıl geçti

    • Haber7 – ÖZEL

    Yeniden Refah Partisi (YRP) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Mehmet Altınöz, programı sırasında bir CHP standını ziyaret etti. Ziyarette dikkat çeken diyaloglar yaşandı.

    CHP’li görevliler, Yeniden Refah Partisi adayından ‘dik durun’ isteğinde bulundu.

    “ERBAKAN GİBİ DİK DURUN”

    CHP’liler şu ifadeleri kullandı:

    “Sizden bir ricam var. Lütfen duruşunuzu bozmayın, lütfen. Ne demek istediğimi anladınız herhalde. Saygı duyuyoruz. İlerliyorsunuz. Allah yolunuzu açık etsin ama lütfen dik durun. Kazanamasanız da Erbakan’ın çizgisine yakınlaşmaya başladınız. Tayyip’in çizgisine yaklaşınca eriyorsunuz, haberiniz olsun. Erbakan’ın çizgisinden hiç ayrılmayın.”

    Altınöz ise “İnşallah 85 milyon kazanacak. Bu seçimlerde birlik ve beraberlik olacak.” cevabını verdi.

    PEKİ ERBAKAN, KİMLERİN ZULMÜNE KARŞI DİK DURDU?

    CHP’liler ‘Erbakan gibi dik durun’ dediği Milli Görüş’ün merhum lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, 28 Şubat döneminde CHP zihniyetinin zulmüne uğradı.

    Erbakan Hoca’nın başbakanlığı döneminde CHP zihniyeti tarafından 28 Şubat Post Modern Darbesi ile hükümet düşürüldü, Erbakan hakkında sözde ‘kayıp trilyon’ davası başlatıldı, siyasi yasak getirildi, Refah Partisi kapatıldı, RP’li belediye başkanları görevlerinden uzaklaştırdı ve muhafazakar/dindar vatandaşlar ağır baskı alındı.

    HEM PARTİSİNİ KAPATTILAR HEM DE SİYASİ YASAK KOYDULAR

    Ahmet Necdet Sezer başkanlığındaki Anayasa Mahkemesi (AYM), 8 ay süren kapatma davasının ardından 16 Ocak 1998’de Refah Partisi’nin kapısına kilit vurdu. Sezer ve diğer üyelerin oyuyla Necmettin Erbakan ve 6 dava arkadaşına siyasi yasak getirildi.

    AYM Başkanı Ahmet Necdet Sezer, dönemin CHP zihniyeti tarafından cumhurbaşkanı yapıldı.

    Refah Partisi’ne kapatma davası açan dönemin Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş ise 2013’te gönül verdiği CHP’ye katıldı. Rozetini ise dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu taktı. CHP’nin saflarına katılan Vural Savaş, hayatının en onurlu gününü yaşadığını söyledi.

    ERBAKAN’A İFTİRANIN SİYASİ AYAĞINI CHP ÜSTLENDİ

    Erbakan’ın 4 partisini kapatıp, 5 kez siyasi yasak uygulatan zihniyetin siyasi uzantısı olarak öne çıkan Cumhuriyet Halk Partisi ve Kemal Kılıçdaroğlu, Erbakan’a 2 yıl 4 ay hapis cezası verilen “Kayıp Trilyon” davasında aktif rol üstlendi.

    Erbakan hocaya “yolsuzluk” gibi ağır ithamla suç yüklenen Kayıp Trilyon davası ile ilgili 2006 yılında AK Parti iktidarı, Erbakan’ın cezaevine girmesinin önüne geçilerek, evindeyken ceza süresini tamamlamasını öngören kanun hazırladı. Ancak Erbakan Hoca’nın cezaevine girmesinin önüne geçilecek kanuna CHP karşı çıktı.

    Kişiye özel kanun olmaz” argümanıyla itiraz edilen kanunun ismini “Erbakan Yasası” diye isimlendiren CHP, bütün itirazlarına rağmen başarılı olamadı. 23 Şubat 2006’da kanun Meclis’te kabul edildi.

    CHP’nin itirazları sonrası kanun dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından veto edildi. Kanun değişikliğini Sezer, 10 Mart 2006’da tekrar veto etti.

    Kanun yeniden TBMM Genel Kurulu’na geldi. Meclis çoğunluğuna sahip AK Parti iktidarı geri adım atmadı. Genel Kurul’da kanun aynen kabul edildi.

    Bu defa Anayasa gereği Cumhurbaşkanı Sezer, kanunu mecburen onayladı.

    KILIÇDAROĞLU’NDAN “ERBAKAN’A ZİNDAN” İMZASI

    İşte Kemal Kılıçdaroğlu CHP’si bu aşamada devreye girdi.

    Kılıçdaroğlu’nun da aralarında olduğu CHP’li 110 milletvekili, kanunun iptal edilmesi için Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu

    Necmettin Erbakan’ın cezaevine atılması için kanunun iptalini isteyen CHP’li 110 milletvekili arasında Kemal Kılıçdaroğlu da yer aldı. Kemal Kılıçdaroğlu, “Erbakan Yasası” dedikleri kanunun iptali için AYM’ye başvurdu.

    Erbakan Hoca’nın kurduğu Saadet Partisi’nin günümüzde cumhurbaşkanı adayı olması için özel merasim tertiplediği CHP’li Kemal Kılıçdaroğlu’nun Erbakan’ın cezaevine atılabilmesi için verdiği imzanın belgesi şöyle:

    KAYNAK: HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/chplilerle-yrp-adayi-arasinda-yok-artik-dedirten-diyalog-erbakan-kime-karsi-dik-durdu/feed/ 0
    Karamollaoğlu’nun yalanını Haber7 ortaya çıkardı! Arınç yaşananları tek tek anlattı https://www.foxtvhaber.com.tr/karamollaoglunun-yalanini-haber7-ortaya-cikardi-arinc-yasananlari-tek-tek-anlatti/ https://www.foxtvhaber.com.tr/karamollaoglunun-yalanini-haber7-ortaya-cikardi-arinc-yasananlari-tek-tek-anlatti/#respond Wed, 28 Feb 2024 03:00:05 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=5046
  •   Haber7-ÖZEL

  • Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, geçtiğimiz gün katıldığı bir televizyon programında yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Karamollaoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın 2006 yılında merhum Necmettin Erbakan‘ı hapse attırmaya çalıştığını iddia etti. 

    GERÇEĞİ HABER7 YAZDI, ARINÇ PAYLAŞTI

    Karamollaoğlu’nun iddiaları üzerine Haber7 Necmettin Erbakan gerçeğini deşifre etti. Haber7 yaptığı özel haberiyle Merhum Erbakan‘ın hapse girmemesi için Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti hükümetinin elinden geleni yaptığı kronolojik sırasıyla haberleştirildi. Haberimizin gerçekleri gün yüzüne çıkarmasının ardından 22. Dönem TBMM Başkanı Bülent Arınç, sosyal medya hesabından haberi alıntılayarak Karamollaoğlu’nun iddialarının yalan olduğunu belirtti. Arınç yaptığı paylaşımla o dönem yaşananları tek tek anlattı. 


    ARINÇ: İDDİALAR GERÇEĞİ YANSITMIYOR

    Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu‘nun merhum Erbakan‘ın hapsiyle ilgili iddialarının gerçeği yansıtmadığını söyleyen Arınç, sürecin işleyişine ilişkin yaşananların Haber7‘nin haberinden detaylı bir şekilde görülebileceğini ifade etti. 

    Erbakan’ın söz konusu olan cezaevine girme ihtimalini ortadan kaldırmak adına ellerinden geleni yaptıklarını söyleyen Arınç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la istişare ederek o dönemki AK Parti Grup Başkanvekili Saddullah Ergün‘ü aradığını ve Erbakan için olumsuz bir durumun ortaya çıkmaması adına gerekli kanuni düzenlemenin yapılması için çalışma yapılması yönünde talimatı kendisinin verdiğini söyledi. 

    SEZER VETO ETTİ, AYNI GÜN TEKRAR GÖNDERİLDİ

    İlgili kanun teklifinin TBMM‘de kabul edilmesinin ardından dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer‘e gönderildiğini ancak kendisi tarafından veto edildiğini belirten Arınç, “biz ise aynı gün herhangi bir değişiklik yapmadan kanunu tekrar kabul ederek Sezer’e havale ettik ve o da anayasamız gereği onaylamak zorunda kaldı.” dedi. 

    Arınç, yaşananların bununla da sınırlı kalmadığını söyleyerek CHP’nin konuyu Anayasa Mahkemesi‘ne taşıdığını ancak AYM’nin CHP‘nin itirazını reddetmesi üzerine kanunun yürürlüğe girerek Erbakan’ın söz konusu cezayı evinde geçirmesinin sağlandığını ifade etti.

    Arınç, yaşananların en yakın şahidi olarak ise Recai Kutan, Yasin Hatipoğlu, Mustafa Kamalak ve Şeref Malkoç’un olduğunu söyledi. 

    ERBAKAN’IN TALEPLERİ YERİNE GETİRİLDİ

    Necmettin Erbakan‘ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve kendilerine ilettiği birçok muhtelif talebi de yerine getirdiklerini belirten Arınç, “Hocamız, bu konudan dolayı özel olarak bana ve genel olarak da bu konuda hizmeti geçen tüm arkadaşlarımıza teşekkür ve takdirlerini iletmiştir.” dedi. 

    Necmettin Erbakan‘ın hapis cezasıyla ilgili ortaya atılan iddiaların bugüne kadar hiçbir yerde gündeme getirilmediğini söyleyen Arınç, paylaşımının sonunda sözlerini şu şekilde sonlandırdı;

    31 Mart Yerel Seçimleri’nin yaklaştığı şu günlerde üzerinden yıllar geçmiş bir konuyu gerçeklerden uzak bir şekilde yeniden kamuoyunun önüne sunmanın siyasi etik ile bağdaşmadığı görüşündeyim.

    İşte Bülent Arınç’ın o paylaşımı;





    Saadet Partisi Genel Başkanı Sayın Karamollaoğlu’nun geçtiğimiz günlerde bir televizyon programında ortaya attığı ve ardından da Mehmet Altınöz tarafından onaylanan iddialar üzerine birkaç söz söylemek gereği hâsıl oldu.

    Ortaya atılan iddialar gerçeği yansıtmıyor! 

    Sürecin nasıl geliştiği aşağıda paylaştığım linkteki haberde detaylı bir şekilde görülebilir.

    O dönem rahmetli Erbakan Hocamız için söz konusu olan cezaevine girme ihtimalini ortadan kaldırmak adına elimizden geleni ivedilikle yaptık. Başkanı olarak o dönemki grup başkanvekilimiz Sadullah Ergün’ü arayarak hocamız için olumsuz bir durumun ortaya çıkmaması adına gerekli kanuni düzenlemenin yapılması için çalışma yapılması yönünde talimatı o dönemki Başbakanımız, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile istişare ederek ben verdim. İlgili kanun teklifi mecliste kabul edilmesinin ardından dönemin cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından veto edildi; biz ise aynı gün herhangi bir değişiklik yapmadan kanunu tekrar kabul ederek Sezer’e havale ettik ve o da anayasamız gereği onaylamak zorunda kaldı. Ardından da CHP harekete geçerek ilgili kanunu anayasa mahkemesine taşıdı. Anayasa mahkemesinin CHP’nin itirazını reddetmesi akabinde de kanun yürürlüğe girdi ve rahmetli hocamızın söz konusu cezayı evinde geçirmesi sağlanmış oldu. Bu dönem yaşananların en yakın şahitleri arasında Sayın Recai Kutan, Yasin Hatipoğlu, Mustafa Kamalak ve Şeref Malkoç da vardır. Bana gelip bu talebi ileten de kendileridir. 

    Yakinen şahit olduğum birçok konu vardır ki o dönem Erbakan Hocamız tarafından Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve bizlere iletilen muhtelif talepler de tereddütsüz yerine getirilmiştir. Hocamız, bu konudan dolayı özel olarak bana ve genel olarak da bu konuda hizmeti geçen tüm arkadaşlarımıza teşekkür ve takdirlerini iletmiştir. 

    Sayın Karamollaoğlu ve Altınözün ortaya attıkları konu, bugüne kadar hiçbir yerde gündeme getirilmemiştir. 31 Mart Yerel Seçimleri’nin yaklaştığı şu günlerde üzerinden yıllar geçmiş bir konuyu gerçeklerden uzak bir şekilde yeniden kamuoyunun önüne sunmanın siyasi etik ile bağdaşmadığı görüşündeyim.

    KAYNAK: HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/karamollaoglunun-yalanini-haber7-ortaya-cikardi-arinc-yasananlari-tek-tek-anlatti/feed/ 0
    Necmettin Erbakan’ı asıl kim hapsettirmek istedi? İşte tüm süreç https://www.foxtvhaber.com.tr/necmettin-erbakani-asil-kim-hapsettirmek-istedi-iste-tum-surec/ https://www.foxtvhaber.com.tr/necmettin-erbakani-asil-kim-hapsettirmek-istedi-iste-tum-surec/#respond Sun, 25 Feb 2024 01:24:03 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=4782
  •   Haber7-ÖZEL

  • Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, KRT TV‘de konuk olduğu programda merhum Necmettin Erbakan‘la ilgili dikkat çeken iddialarda bulundu.

    Karamollaoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın Milli Görüş’ün lideri merhum Erbakan’ı 2006 yılında hapse attırmak için yoğun çaba sarf ettiğini ancak, Hasan Kalyoncu’nun sözleri sonrası bu hamlesinden vazgeçerek cezasının ev hapsine çevrilmesini sağladığını öne sürdü. 

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’a suçlamalar yönelten Karamolloğlu programda şu ifadeleri kullandı;

    Erbakan Hoca, 2006 yılında hapse mahkum olduğunda Tayyip Erdoğan polisle evini kuşattırdı. Hapse attırmak için büyük bir gayretin içine girdi. Çünkü mahkum olmuştu. Evinden alacak… Hocamızı ilzam etmek için, kötü göstermek için hapse attıracaktı. Evi kuşatıldı. O zaman Allah rahmet eylesin Hasan Kalyoncu, bizim Gaziantep eski il başkanımız. AK Parti’nin kuruluşunda da yer almıştı. Tayyip Erdoğan’a gitti. ‘Eğer Erbakan’ı tutuklarsan burayı senin başına yıkarım. Ben siyaseten seni yaşatmam’ dedi. Onun üzerine Tayyip Bey ev hapsine çevrilmesini sağladı. Ve arkasından da Abdullah Gül Bey Cumhurbaşkanı olduktan sonra Erbakan Hocamızın affını kendisi gerçekleştirdi. Yani Erbakan Hoca siyasi hayata Abdullah Gül’ün bu affıyla dönebildi. Arkasından 2010 yılındaki seçimlerde Saadet Partisi’nin Genel Başkanı oldu.

    ERBAKAN’I HAPSE ATTIRMAYA ÇALIŞANLAR KARAMOLLAOĞLU’NUN ORTAKLARI

    Ancak merhum Erbakan’ın “hapis cezası” süreci incelendiğinde, Karamollaoğlu‘nun sözlerinin doğru olmadığı belirlendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve AK Parti‘nin Erbakan’ı cezadan kurtarmak için elinden geleni yaptığı, Karamollaoğlu’nun bir dönem altılı masada ortaklık yaptığı CHP‘lilerin Erbakan‘ı hapse attırmak için yoğun çaba sarf ettiği ortaya çıktı. 

    İşte Erbakan’ın hapis cezasındaki kronolojik gerçek:

    Milli Görüş Lideri merhum Necmettin Erbakan Hoca hakkında 28 Şubat yargısının başlattığı “Kayıp Trilyon” davası, iktidardan düşürüldükten sonra kapatılan Refah Partisi’ne yapılan hazine yardımının devlete iade edilmediği iddiası üzerine başlatıldı.

    Hazine’den RP’ye yapılan 896 milyar TL’lik yardım bedelinin, devlete iade edilmesi talebinin ardından, paranın sahte belgelerle harcanmış gibi gösterildiği iddiasıyla dava başlatıldı. “Kayıp Trilyon” adı verilen dava, 6 Mayıs 2002’de karara bağlandı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, RP Genel Başkanı Necmettin Erbakan hakkında 2 yıl 4 ay hapis cezasına hükmetti. Erbakan Hoca’nın dava arkadaşı olan RP’nin 68 yöneticisine 1 yıl ile 1 yıl 2 ay arası hapis cezası verildi.

    DÖNEMİN MEDYASI BASKI YAPTI

    Kayıp olduğu öne sürülen 896 milyar liranın harcandığı yerler belgelenmesine rağmen bu belgelerin ne bilirkişi ne de mahkeme tarafından dikkate alınmadan verilen ceza nedeniyle Erbakan hocaya “yolsuzluk” gibi ağır ithamla suç yüklendi. Dönemin “kartel” gazeteleri, gelişmeyi “Erbakan’a ‘sahtekarlık’tan ceza” gibi manşetlerle haberleştirerek Hoca’ya itibar suikasti yaptı.

    Erbakan, 2 yıl 4 aylık hapis cezası Yargıtay tarafından onandıktan sonra bazı sağlık sorunlarını gösteren raporlar alarak cezanın infazını dört defa erteletti. Son erteleme kararı, 14 Temmuz 2005 tarihinde 6 aylığına verildi. Bu süre 14 Ocak 2006 tarihinde doldu.

    28 Şubat yargısının verdiği ceza ile Erbakan Hoca’nın cezaevine girmemesi için AK Parti iktidarı harekete geçti.

    YOĞUN ÇABA SARF EDİLDİ

    KARAMOLLAOĞLU’NUN ORTAKLARI VE SEZER ENGELİ

    Erbakan Hoca’nın cezaevine girmesinin önüne geçilerek, evindeyken ceza süresini tamamlamasını öngören kanuna CHP karşı çıktı. “Kişiye özel kanun olmaz” diye itiraz edilen kanunun ismini “Erbakan Yasası” diye isimlendiren CHP, bütün itirazlarına rağmen başarılı olamadı. 23 Şubat 2006’da kanun Meclis’te kabul edildi.

    Ancak devreye dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer girdi. Erbakan’ın doktor raporu almaksızın cezasını evinde çekebilmesini sağlayan kanun değişikliğini Cumhurbaşkanı Sezer, 10 Mart 2006 tarihinde veto etti.

    Kanun tekrar TBMM Genel Kurulu’na geldi. Meclis çoğunluğuna sahip AK Parti iktidarı geri adım atmadı.

    Genel Kurul’da kanun aynen kabul edildi. Bu defa Anayasa gereği Cumhurbaşkanı Sezer, kanunu mecburen onayladı.

    5485 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 6 Nisan 2006 tarihinde resmen yürürlüğe girmiş oldu.


    AYM DEVREYE SOKULDU

    Ancak Erbakan’ın cezaevine girmesi için çabalayan CHP bir kez daha devreye gidi.

    CHP’li 110 milletvekili, Anayasa Mahkemesi’ne başvurarak kanunun iptal edilmesini istedi.




    ERBAKAN HAPSE GİRSİN DİYE ALTILI MASANIN LİDERİ KILIÇDAROĞLU DA İMZA ATTI

    Necmettin Erbakan’ın cezaevine atılması için kanunun iptalini isteyen CHP’li 110 milletvekili arasında Kemal Kılıçdaroğlu’nun imzası da yer alıyordu.



    Kemal Kılıçdaroğlu, “Erbakan Yasası” dedikleri kanunun iptali için AYM’ye başvuran 110 milletvekili arasında yer almıştı.

    Erbakan Hoca’nın kurduğu Saadet Partisi’nin günümüzde Cumhurbaşkanı adayı olması için çabaladığı CHP’li Kemal Kılıçdaroğlu’nun Erbakan’ın cezaevine atılabilmesi için verdiği imzanın belgesi şöyle:

    AYM’DEN DÖNDÜ

    Anayasa Mahkemesi, 6 Kasım 2009’daki kararında 5485 sayılı kanunun ilgili maddelerini Anayasa’ya aykırı bulmadı ve CHP’nin hükmün iptal istemini reddetti.

    Böylelikle 82 yaşındaki Erbakan, 2 yıl 4 aylık hapis cezasının infazı olan 11 ay 2 günlük cezayı, 25 Mayıs 2008 tarihinden itibaren Balıkesir’in Edremit Körfezi’nde yer alan Altınoluk’taki yazlığında geçirmeye başladı.

    DEVREYE GİRİLDİ, EV HAPSİ 2 AY SÜRDÜ

    Ancak Erbakan Hoca’nın ev hapsi de uzun sürmedi. Ceza infazı 23 Eylül 2010’a kadar sürecek olan Erbakan’ın ev hapsi, Ağustos 2008’de sonlandırıldı.

    Dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Erbakan’ın ev hapsi cezasını sürekli hastalığı nedeniyle kaldırdı. Böylelikle Erbakan, sadece 2 ay ev hapsinde kalmış oldu.

    Anayasa Mahkemesi’nin 16 Ocak 1998’de Refah Partisi’ni kapatmasının ardından, Erbakan’a 5 yıl siyaset yasağı verilmişti. O yasak da 2003 yılında bitti. Erbakan Hoca vefat ettiği 27 Şubat 2011 tarihinde Saadet Partisi Genel Başkanı’ydı.

    Ömrü boyunca kurduğu 4 parti vesayet odaklarınca kapatılan, 5 kez siyasi yasak uygulanan Erbakan‘ın, vefat ettiği AK Parti iktidarı döneminde yasağı da, cezası da bulunmuyordu.

    KAYNAK: HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/necmettin-erbakani-asil-kim-hapsettirmek-istedi-iste-tum-surec/feed/ 0
    Sağlık alanında yeni dönem! Bakan Koca madde madde paylaştı https://www.foxtvhaber.com.tr/saglik-alaninda-yeni-donem-bakan-koca-madde-madde-paylasti/ https://www.foxtvhaber.com.tr/saglik-alaninda-yeni-donem-bakan-koca-madde-madde-paylasti/#respond Fri, 23 Feb 2024 02:36:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=4618 TBMM Genel Kurulu’nda, ‘Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ görüşüldü.

    Teklif kabul edilip, yasalaştı. Yeni düzenlemeye göre; mesleğini serbest olarak icra eden diş tabipleri, ağız ve diş sağlığı muayenehanelerinde diş tabibi istihdam edebilecek. Ebeler, normal doğum ve riskli durumlarda tıbbi bakım ve desteğe erişimin sağlanmasında, kadın sağlığının korunması, üreme sağlığı ve çocuk bakımı konularında aile ve topluma verilecek danışmanlık ve eğitim hizmetlerinde görev alacak. Ayrıca acil tıp ana dal uzmanlarına yoğun bakım yan dal, çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanlarına da sosyal pediatri yan dal uzmanlık yapabilme imkanı veriliyor. İlaç üretimi ve ilacı piyasaya arz eden tüzel kişilerin taşıması gereken nitelik ve şartlar Sağlık Bakanlığınca belirlenecek. Bu doğrultuda Bakanlık düzenleme yapma yetkisine sahip olacak.

    Eczanelerde yapılacak teftişler, sağlık müfettişleri veya sağlık müdürleri veyahut Sağlık Bakanlığı veya müdürlüğünce tensip edilecek resmi tabipler veya eczacılar tarafından yapılacak. Düzenlemeyle yan dal uzmanlığının teşvik edilmesi amacıyla uzman tabipler için öngörülen ek ödeme, yan dal uzmanları için 200 puan arttırılarak ödenecek. Üniversiteler, Sağlık Bakanlığına bağlı eğitim ve araştırma hastaneleriyle kullanım protokolleri yaparak, sağlık uygulama ve araştırma faaliyetlerini yürütebilecek. Öğretim elemanları ile eğitim ve araştırma faaliyetlerinin yürütülmesi ile sağlık hizmeti sunumu için sözleşme imzalanabilecek. Düzenleme ile herhangi bir tedavi yöntemi veya ruhsat veya izin alınmış olsa dahi beşeri tıbbi ürünler ile tıbbi cihazların bilimsel araştırma amacıyla insanlar üzerinde kullanılabilmesi için Sağlık Bakanlığı’ndan izin alınacak.

    ‘OLUŞAN BELİRSİZLİK GİDERİLDİ’

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ise teklifin kabul edilmesiyle ilgili yaptığı yazılı açıklamada söyle dedi:

    ” Sağlık alanında düzenlemeler getiren kanun teklifi yasalaştı. Sosyal ve ekonomik dönüşüm, hızla gelişen teknoloji, sürekli değişen ve artan ihtiyaç ve talepler her sistemin sürekli olarak revizyonunu ve iyileştirilmesini gerekli kılmaktadır. Daha iyi ve kaliteli sağlık hizmet sunumunun sağlanması ve ülkemizin sağlık alanındaki rekabet gücünün korunması amacıyla yapılan düzenlemeler TBMM Genel Kurulunda 21 Şubat 2024 tarihinde kabul edilmiştir.

    İradeleri, çaba ve katkıları için Saygıdeğer Milletvekillerimize teşekkür ederim.

    Kanunla,

    1. Ağız ve diş sağlığı muayenehanelerinde ikinci bir diş hekiminin çalışabilmesi sağlanmaktadır.

    2. Ebelik mesleğinin görev tanımı güncellenerek ebelerin yetkileri artırılmaktadır.

    3. Tıpta Uzmanlık Kurulunun görüşü doğrultusunda sosyal pediatri, çocuk sağlığı ve hastalıkları ana dalına bağlı yan dal olarak ihdas edilmiş ve ayrıca yoğun bakım yan dalının bağlı olduğu ana dallara acil tip ana dali eklenmiştir.

    4. İlaçların ruhsatlandırılması ve denetim süreçlerinde düzenlemeler yapılmaktadır.

    5. İlaç ve tıbbi cihazlarla ilgili yapılacak klinik araştırmalar hakkında düzenlemeler yapılmaktadır.

    6. Yan dal uzmanlarının ek ödemelerinde iyileştirmeler yapılmaktadır.

    7. Bilimsel araştırmaların teşviki amacıyla sağlık kurumlarından istenecek bilimsel görüş, proje, araştırma ve benzeri hizmetler kapsamında personele verilen ödeme %65’ten %85’e yükseltilmekte ve yükseköğretim kurumlarıyla uygulama birliği sağlanmaktadır.

    8. Sağlık Bilimleri Üniversitesi ile birlikte kullanılan Sağlık Bakanlığı hastanelerine yapılan atamalara ilişkin Bakanlık ve Üniversitenin yetkileri belirlenmiştir.

    9. Öğretim elemanlarının hizmet sözleşmesiyle ek ödeme ilişkilendirilerek sözleşme fesih koşulları belirlenmektedir.

    10. Sağlık turizmi faaliyeti yapan kuruluşlar Bakanlık denetimi altına alınmıştır.

    11. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Devlet üniversitelerinde çalışan sağlık meslek mensuplarına rücuya yönelik madde yeniden düzenlenmektedir. Böylece Devlet üniversitelerinde çalışan sağlık meslek mensupları, tıbbi malpraktis sonucu rücu yönünden diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlarla aynı haklara sahip olmaya devam edecektir.

    12. İdare tarafından ödenen tibbi malpraktis tazminatlarının sigorta şirketlerinden tahsili sağlanmaktadır. 13.4924 sayılı Kanun’a tabi atanabilecek sözleşmeli personel sayısı artırılmıştır.

    14.4924 sayılı Kanun’a tabi sözleşmeli personelin geçici görevlendirilme sınırları belirlenerek disiplin işlemleri, ek ödeme ve fesih durumunda kadrolarına dönüşleri ile ilgili düzenleme yapılmıştır.

    15. Aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarına destek ödemesinin yapılmasının yasal dayanağı oluşturulmuş, sözleşme feshi keyfiliğe fırsat verilmeksizin belirli kriterlere bağlanmıştır.

    16. Hastane koordinasyon kurulu kurulmuştur. Böylece hastane hizmetlerinin daha verimli, etkin ve koordinasyon içerisinde sunulması temin edilmektedir.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/saglik-alaninda-yeni-donem-bakan-koca-madde-madde-paylasti/feed/ 0
    Sağlık alanında yeni dönem! İşte yeni düzenlemeler! Bakan Koca madde madde paylaştı https://www.foxtvhaber.com.tr/saglik-alaninda-yeni-donem-iste-yeni-duzenlemeler-bakan-koca-madde-madde-paylasti/ https://www.foxtvhaber.com.tr/saglik-alaninda-yeni-donem-iste-yeni-duzenlemeler-bakan-koca-madde-madde-paylasti/#respond Fri, 23 Feb 2024 02:00:06 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=4611 TBMM Genel Kurulu’nda, ‘Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ görüşüldü.

    Teklif kabul edilip, yasalaştı. Yeni düzenlemeye göre; mesleğini serbest olarak icra eden diş tabipleri, ağız ve diş sağlığı muayenehanelerinde diş tabibi istihdam edebilecek. Ebeler, normal doğum ve riskli durumlarda tıbbi bakım ve desteğe erişimin sağlanmasında, kadın sağlığının korunması, üreme sağlığı ve çocuk bakımı konularında aile ve topluma verilecek danışmanlık ve eğitim hizmetlerinde görev alacak. Ayrıca acil tıp ana dal uzmanlarına yoğun bakım yan dal, çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanlarına da sosyal pediatri yan dal uzmanlık yapabilme imkanı veriliyor. İlaç üretimi ve ilacı piyasaya arz eden tüzel kişilerin taşıması gereken nitelik ve şartlar Sağlık Bakanlığınca belirlenecek. Bu doğrultuda Bakanlık düzenleme yapma yetkisine sahip olacak.

    Eczanelerde yapılacak teftişler, sağlık müfettişleri veya sağlık müdürleri veyahut Sağlık Bakanlığı veya müdürlüğünce tensip edilecek resmi tabipler veya eczacılar tarafından yapılacak. Düzenlemeyle yan dal uzmanlığının teşvik edilmesi amacıyla uzman tabipler için öngörülen ek ödeme, yan dal uzmanları için 200 puan arttırılarak ödenecek. Üniversiteler, Sağlık Bakanlığına bağlı eğitim ve araştırma hastaneleriyle kullanım protokolleri yaparak, sağlık uygulama ve araştırma faaliyetlerini yürütebilecek. Öğretim elemanları ile eğitim ve araştırma faaliyetlerinin yürütülmesi ile sağlık hizmeti sunumu için sözleşme imzalanabilecek. Düzenleme ile herhangi bir tedavi yöntemi veya ruhsat veya izin alınmış olsa dahi beşeri tıbbi ürünler ile tıbbi cihazların bilimsel araştırma amacıyla insanlar üzerinde kullanılabilmesi için Sağlık Bakanlığı’ndan izin alınacak.

    ‘OLUŞAN BELİRSİZLİK GİDERİLDİ’

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ise teklifin kabul edilmesiyle ilgili yaptığı yazılı açıklamada söyle dedi:

    ” Sağlık alanında düzenlemeler getiren kanun teklifi yasalaştı. Sosyal ve ekonomik dönüşüm, hızla gelişen teknoloji, sürekli değişen ve artan ihtiyaç ve talepler her sistemin sürekli olarak revizyonunu ve iyileştirilmesini gerekli kılmaktadır. Daha iyi ve kaliteli sağlık hizmet sunumunun sağlanması ve ülkemizin sağlık alanındaki rekabet gücünün korunması amacıyla yapılan düzenlemeler TBMM Genel Kurulunda 21 Şubat 2024 tarihinde kabul edilmiştir.

    İradeleri, çaba ve katkıları için Saygıdeğer Milletvekillerimize teşekkür ederim.

    Kanunla,

    1. Ağız ve diş sağlığı muayenehanelerinde ikinci bir diş hekiminin çalışabilmesi sağlanmaktadır.

    2. Ebelik mesleğinin görev tanımı güncellenerek ebelerin yetkileri artırılmaktadır.

    3. Tıpta Uzmanlık Kurulunun görüşü doğrultusunda sosyal pediatri, çocuk sağlığı ve hastalıkları ana dalına bağlı yan dal olarak ihdas edilmiş ve ayrıca yoğun bakım yan dalının bağlı olduğu ana dallara acil tip ana dali eklenmiştir.

    4. İlaçların ruhsatlandırılması ve denetim süreçlerinde düzenlemeler yapılmaktadır.

    5. İlaç ve tıbbi cihazlarla ilgili yapılacak klinik araştırmalar hakkında düzenlemeler yapılmaktadır.

    6. Yan dal uzmanlarının ek ödemelerinde iyileştirmeler yapılmaktadır.

    7. Bilimsel araştırmaların teşviki amacıyla sağlık kurumlarından istenecek bilimsel görüş, proje, araştırma ve benzeri hizmetler kapsamında personele verilen ödeme %65’ten %85’e yükseltilmekte ve yükseköğretim kurumlarıyla uygulama birliği sağlanmaktadır.

    8. Sağlık Bilimleri Üniversitesi ile birlikte kullanılan Sağlık Bakanlığı hastanelerine yapılan atamalara ilişkin Bakanlık ve Üniversitenin yetkileri belirlenmiştir.

    9. Öğretim elemanlarının hizmet sözleşmesiyle ek ödeme ilişkilendirilerek sözleşme fesih koşulları belirlenmektedir.

    10. Sağlık turizmi faaliyeti yapan kuruluşlar Bakanlık denetimi altına alınmıştır.

    11. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Devlet üniversitelerinde çalışan sağlık meslek mensuplarına rücuya yönelik madde yeniden düzenlenmektedir. Böylece Devlet üniversitelerinde çalışan sağlık meslek mensupları, tıbbi malpraktis sonucu rücu yönünden diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlarla aynı haklara sahip olmaya devam edecektir.

    12. İdare tarafından ödenen tibbi malpraktis tazminatlarının sigorta şirketlerinden tahsili sağlanmaktadır. 13.4924 sayılı Kanun’a tabi atanabilecek sözleşmeli personel sayısı artırılmıştır.

    14.4924 sayılı Kanun’a tabi sözleşmeli personelin geçici görevlendirilme sınırları belirlenerek disiplin işlemleri, ek ödeme ve fesih durumunda kadrolarına dönüşleri ile ilgili düzenleme yapılmıştır.

    15. Aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarına destek ödemesinin yapılmasının yasal dayanağı oluşturulmuş, sözleşme feshi keyfiliğe fırsat verilmeksizin belirli kriterlere bağlanmıştır.

    16. Hastane koordinasyon kurulu kurulmuştur. Böylece hastane hizmetlerinin daha verimli, etkin ve koordinasyon içerisinde sunulması temin edilmektedir.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/saglik-alaninda-yeni-donem-iste-yeni-duzenlemeler-bakan-koca-madde-madde-paylasti/feed/ 0
    Milyonlarca vatandaşı endişelendirmişti! Bakan Koca son noktayı koydu https://www.foxtvhaber.com.tr/milyonlarca-vatandasi-endiselendirmisti-bakan-koca-son-noktayi-koydu/ https://www.foxtvhaber.com.tr/milyonlarca-vatandasi-endiselendirmisti-bakan-koca-son-noktayi-koydu/#respond Fri, 16 Feb 2024 02:00:10 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3936 Son dakika Fahrettin Koca haberleri: Meclis’te gazetecilerin sorularını yanıtlayan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, TBMM Genel Kurulunda görüşmeleri devam eden Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne ilişkin değerlendirmede bulundu.

    SAĞLIK BAKANLIĞI’NA 36 BİN SÖZLEŞMELİ PERSONEL ALIMI YAPILACAK

    Kanun teklifiyle, hastanelerin daha verimli ve nitelikli hizmet vermesi amacıyla hastanelerde koordinasyon kurulu kurulmasının düşünüldüğünü ifade eden Koca, ayrıca 27 bin olan sözleşmeli personel sayısına 9 bin kişi daha ilave edilerek 36 bin sözleşmeli personel alımının söz konusu olacağını belirtti.

    DİSİPLİN CEZASI VE EK ÖDEME AÇIKLAMASI

    Teklifte, Anayasa Mahkemesi tarafından daha önce karar verilen üç hususla ilgili de düzenlemenin yer aldığını aktaran Koca, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bunlardan bir tanesi disiplinle, bir tanesi birlikte kullanımla, diğeri de malpraktisle ilgili olan konu. Malpraktisle ilgili düzenleme, kasıt olmadıkça rücunun olmadığı, kastın da mahkeme kararına bağlandığı bir düzenlemeydi. Anayasa Mahkemesi bu anlamda üniversitelerimizdeki öğretim üyelerimizi bu düzenlemeden çıkarmış oldu, daha doğrusu boşlukta kaldı. Teklifle, öğretim üyesi arkadaşlarımızın da, Sağlık Bakanlığındakine benzer şekilde, rücunun kasıt olmadıkça uygulanmayacağını belirleyen düzenlemeden faydalanması sağlanmış olacak.”

    TAVAN ÜCRETLER 200 PUAN ARTIRILACAK

    Koca, yan dal uzmanlığıyla ilgili daha önce taban ücreti arttıran bir düzenleme yapıldığını anımsatarak, “Taban ücretin arttırılmasıyla ilgili düzenlemeyle birlikte tavanın da benzer oranda arttırılması gerekiyordu. Düzenlemeyle tavan ücretinin de şu an ödeme yaptığımız taban kadar yani yaklaşık 200 puan kadar arttırılması sağlanarak bu anlamda daha verimli ve de teşvik boyutuyla rahatlatılmış olacak.” dedi.

    Teklifte, acil tıp uzmanlığı, sosyal pediatri ile ebelerin görev tanımlarına yönelik de düzenleme yapıldığını dile getiren Koca, Meclisin iradesiyle kanun teklifinin bir kaç gün içerisinde yasalaşmasını ümit ettiklerini kaydetti.

    ‘BİR SUÇA İKİ CEZA VERİLME DURUMU SÖZ KONUSU DEĞİL’

    Teklifin içeriğinde yer alan disiplin hükümleri bağlamında hekimlerin endişe yaşadığı belirtilerek, değerlendirmesinin sorulduğu Koca, bu konunun yönetmelikle yer aldığını ancak Anayasa Mahkemesinin, kanunla düzenlenmesi gerektiği yönünde karar verdiğini anlattı. Koca, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bir suça, iki ceza verilme durumu söz konusu değil, zaten verilemez. Ama bildiğiniz gibi bizim ödüllendirme adı altında, motive etmek amaçlı verdiğimiz bir taban ücret var. Herhangi bir emeğe karşı verilen bir ödemeden bahsetmiyorum. Teşvik veya performans adını verdiğimiz, bakılan hastaya göre verilen ücretin eksilme durumu söz konusu değil. Motivasyon ve ödüllendirme amaçlı verilen taban ödeme, bir disiplin durumu olmamasına bağlandı. Bu zaten vardı yönetmelikte, kanunla bu düzenleme yapılmış oluyor. Bugüne kadar uygulamada da, bir yılı geçti, bir yılı geçen zaman diliminde toplamda binde 6 uygulama durumu söz konusu oldu. Yoğun uygulanan bir durum olmadığını, sadece disiplin durumu olmadığında ödüllendirme ve motivasyon amaçlı verilen taban ücretin, Koordinasyon Kurulunca verilip verilmemesine karar verilmiş oluyor. Bir suça iki ceza değil.”

    ‘ANALİZLERİN ORTADAN KALDIRILMA DURUMU SÖZ KONUSU DEĞİL’

    Bakan Koca, “Sağlık Bakanlığının ilaçların ruhsatlandırma süreci uzun olduğu için ilaçları analiz etmeden piyasaya süreceği” iddialarının sorulması üzerine, “Önemli düzenlenmelerden bir tanesi. Burada özellikle ruhsat ve denetim süreci, iyileştirilerek sağlanmış oluyor. Burada Avrupa Birliği ve dünya standartlarına göre yapılan birtakım analizlerimizin mükerrerliği söz konusuydu. Bu mükerrerlik ortadan kaldırılıyor, analizlerin ortadan kaldırılma durumu söz konusu değil. Dünya standartlarına uyumlu hale getirilerek ve mükerrerliği kaldırılarak ruhsatlandırma süreci bu anlamda daha da kolaylaştırılmış oluyor.” yanıtını verdi.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/milyonlarca-vatandasi-endiselendirmisti-bakan-koca-son-noktayi-koydu/feed/ 0