Turistlerin Türk mutfağına ilgisi artıyor
NEVŞEHİR – Binlerce kilometre uzaktan gelen turistler, Nevşehir’de önce mantı doldurdu, sonra yöresel ekmek yaptı.
Fas‘tan Kapadokya bölgesine gezmeye gelen Karouay ailesi, Ürgüp ilçesine bağlı Ortahisar beldesinde bulunan Hereni Kadın Kooperatifi’nin de önce hamur yoğurarak mantı doldurdu, daha sonra da tandırda yöresel ekmek pişirdi. Türk kültürünü ve Türk mutfağını çok merak ettiğini söyleyen 31 yaşındaki Faslı turist Rabii Karouay, bu merakını gidermek için eşi Lamyae Karafay ile Kapadokya’da mutfağa girdi. Rabii Karouay yaptığı açıklamada; “Fas’tan geliyorum. Ailem ile birlikte bu yerel yemekleri tecrübe etmek istedik. Türk yemekleri çok zengin. Burada da bunu deneyimlemek istedik. Tandır ocağında ilk defa ekmek yapıyoruz. Hayatımız boyunca bunu bir daha deneyimleyebilir miyiz bilmiyorum. Buradaki yerel insanlardan bunu öğrenmek bizim için unutamayacağımız bir tecrübe oldu” şeklinde konuştu.
Hereni Kadın Kooperatifi Başkanı Raşide Gök de yaptığı açıklamada; “Kooperatifimizde yöresel ürünler üretiyoruz. Belirli dönemlerde de yabancı misafirlerimizi ağırlıyoruz. Onlarla birlikte yemek yapıyoruz. Yaptığımız yemekleri de kendilerine tekrar ikram ediyoruz. Çoğunlukla Ortahisar’a özel ekmek yapıyoruz, dolma mantı yapıyoruz. Tatlı olarak da asede, dolaz, köftür kavurması gibi yöresel tatlılar yapıyoruz. Kendi yaptıkları yemekleri kendileri tekrar yiyince bundan çok memnun kalıyorlar. Gelen yabancı turistler Türk yemeklerini ve bizlerin neler yediğini çok merak ediyorlar” dedi.

Kültür SanatGastronomiKapadokyaturistKültürTurizmEkmekYaşamFas
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bölgedeki araştırmalarda 19 kaldera tespit edildiğine dikkati çeken Akın, daha fazla sayıda olduğu düşünülen kalderaların bazılarının zaman içinde belirginliğini yitirmiş olabileceğini belirtti.
Akın, peribacaları, doğal kayaçlar ve volkanik çıkış noktalarında yapılan incelemede, oluşum yaşlarının birbirine yakın olduğunun görüldüğünü dile getirdi.

Geçmişten beri yurt içi ve dışından bilim insanlarının bölgede jeolojik katmanlar ve kayaçlar üzerinde çeşitli incelemeler yaptığını, verilerle ilgili çok sayıda makalenin yayımlandığını ifade eden Akın, çalışmaların Kapadokya’nın geçmişine ışık tutacak nitelikte olduğunu anlattı.
Zaman zaman düzenledikleri seminerlerle bölgedeki profesyonel turist rehberlerine araştırmalarla ilgili bilgi verdiklerini belirten Akın, “Bölgemize gelen turistlerin Kapadokya’nın nasıl oluştuğu konusunda bilgilendirilmesi çok önemli. Volkanik çıkış noktaları Kapadokya’nın oluşumuna kanıt olduğundan turizme kazandırılmalı ve kalderaların turistik gezi noktaları içine dahil edilmesi yararlı olacaktır.” ifadelerini kullandı.
– “Kapadokya, Erciyes, Hasan Dağı ve Melendiz’in ürünü değil”
NEVÜ’nün YÖK tarafından 2021’de “Doğal ve Kültürel Miras Turizmi” alanında ihtisas üniversitesi ilan edildiğini anımsatan Akın, “Bölgedeki kayaçların yaşlarının tespiti ve jeolojik yapısı gibi birçok çalışmayı duyurmaya çalışıyoruz. Kapadokya’nın Erciyes, Hasan Dağı ve Melendiz’in ürünü olmadığını, kendi volkanik çıkış noktalarından çıkan volkanik malzemelerin ürünü olduğu yönündeki bilgilendirmeleri bilimsel ve toplumsal ölçekte yapmaya devam ediyoruz.” dedi.
Kapadokya’daki kayaçların bilinen lav kapsamında olmayıp, piroklastik kayaç olarak adlandırılan “eski volkanizma” malzemelerinden oluştuğunu savunan Akın, yüzeye kayaç ve kül olarak çıkan volkanik malzemelerin, depolanmanın etkisiyle ortaya çıkan basınçla taşlaşarak yumuşak kayaları oluşturduğunu dile getirdi.
Akın, son yıllarda teknolojinin gelişmesiyle birtakım verilerin daha kolay elde edilebildiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:
“Kapadokya’da peribacalarının içinde bulunduğu ignimbiritlerin (volkanik püskürmelerle yeryüzüne çıkan katı parçalardan oluşan piroklastik kayaçlar) yaşına baktığımızda, genelde 5 ile 9 milyon yaş aralığını gösterir. Oysa Erciyes ve Hasan Dağı ile Melendiz’e baktığımız da bunlar çok daha gençtir, yaşları 1,5-2 milyon yıl civarındadır. Bu durumda daha genç bir volkanın daha yaşlı bir ürünü oluşturma durumu bulunmadığından, çok net şekilde Kapadokya’daki volkanik kayaçların kendi içindeki volkanik çıkış noktalarından yüzeye çıktıklarını söylemek mümkün. Özellikle Nevşehir’in batı ve güney kısımlarında Derinkuyu, Acıgöl, Çardak gibi bölgelerde volkanik çıkış noktaları görülmekte. 5-9 milyon yıl öncesinde bu kalderalardan yüzeye volkanik kaya ve kül olarak malzemeler çıkmış, Kapadokya’da bu istifi oluşturmuştur.”
– Yöre halkı kalderaların turizme kazandırılmasını bekliyor
Nevşehir Turist Rehberleri Odası (NERO) Başkanı Özan Onur da üyeleri olan profesyonel turist rehberlerine bölgedeki volkan tepeleri ve kalderalar konusunda bilgilendirme yaptıklarını, bir sonraki turizm sezonunda Kapadokya’nın oluşumunu merak eden turistlere yönelik bu alanlara özel turlar düzenlemeyi planladıklarını kaydetti.
Lav akıntılarının net şekilde gözlemlenebildiği Suvermez köyü sakinlerinden Hüseyin Özdemir de volkanik kalıntıları görmek isteyen turistleri ağırlamaktan mutlu olacaklarını ifade ederek, “Yöre halkı olarak buraların lav akıntısı olduğunu düşünüyorduk. Bu konuda çalışmalar yapıldı ve düşündüğümüz gibi oldu. Buranın turizme açılması yöremiz için çok iyi olur.” diye konuştu.
Acıgöl ilçesinde bir lisede öğretmenlik yapan Attila Çataltepe de “Bölgenin oluşumuna asıl etki eden yerler burası. Çevrede farklı yerlerde kalderalar var. Turizme kazandırıldığında, coğrafya ve tarih kitaplarına geçtiğinde yörenin tanıtımı ve kalkınmasına faydalı olacağını düşünüyoruz.” dedi.
Bakan Uraloğlu, Türkiye’de şu anda ruhsatlandırılmış 67 balon işletmesi, 6 onaylı eğitim organizasyonu, 434 balon ve 682 balon pilotu bulunduğunu belirterek, ”Ticari olarak uçuş yapan yolcu sayısı 2022 yılında rekor düzeye ulaşarak 750 bin olmuştu. 2023 yılında gerçekleşen 27 bin 318 uçuşla 615 bin 63 kişi balon ile uçmuştu. 2024 yılında ise 1 Mayıs itibariyle henüz tatil sezonu başlamamasına rağmen yolcu sayısı 183 bin 574’e ulaştı. Bu rakam bu yıl yeni bir rekora imza atılacağının bir göstergesi.” dedi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’de faaliyet gösteren sıcak hava balonu işletmeleri, filolarında yer alan hava araçları ve Türkiye’deki sıcak hava balonculuğuna ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin gerek trafik hacmi gerekse uçulan gün sayısı bakımından dünyanın en büyük ticari sıcak hava balonu operasyonunu yürüten ülkesi olduğunun altını çizerek, Kapadokya’da bir günde yapılan uçuş sayısına dünyanın diğer uçuş yapılabilen bölgelerinde sadece festivallerde ulaşılabildiğini ifade etti.

Türkiye’de halihazırda ruhsatlandırılmış 67 sıcak hava balon işletmesi ve buna ilave 6 onaylı eğitim organizasyonu bulunduğunu belirten Uraloğlu, bahse konu olan balon işletmelerinin filolarında 434 balon ve mevcutta 682 balon pilotunun bulunduğunu vurguladı. Bakan Uraloğlu, ”Ülkemizde Kapadokya, Pamukkale, Soğanlı, Çat, Ihlara, Afyonkarahisar ve Antalya olmak üzere toplam 7 bölgede balon uçuş faaliyeti yürütülmektedir. Bu uçuşların yüzde 80’den fazlası Kapadokya bölgesinde gerçekleştiriliyor. Türkiye’de balon uçuşlarının yoğunlaştığı ve Kapadokya’nın bilinirliğinin arttığı 2011 yılından bu yana 310 bin 301 uçuşla 5 milyon 863 bin 176 yerli-yabancı yolcu balon ile uçtu.” dedi.

Ticari olarak taşınan balon yolcu sayısının 2022 yılında rekor düzeye ulaşarak 750 bin seviyelerine ulaştığının bilgisini veren Bakan Uraloğlu, ”2023 yılında gerçekleşen 27 bin 318 uçuşta 615 bin 63 kişi balon ile uçuş yapmıştı. 2024 yılına baktığımızda ise 1 Mayıs itibarıyla 183 bin 574 kişinin balon ile uçtuğunu görüyoruz. Bu sayı bize tatil sezonunun başlamamasına rağmen rekora seviyeye ulaşabileceğini gösteriyor.” diye konuştu.
Türkiye’nin en fazla balon faaliyetinin yürütüldüğü Kapadokya bölgesinde, iklim ve rüzgar yapısının yılda ortalama 280 güne kadar uçuş yapılmasına müsaade ettiğini de dile getiren Uraloğlu şu şekilde devam etti:
”2022 yılından bu zamana kadar aylık ortalama 2 bin 500 balon uçuşu yapılan Kapadokya bölgesinde o süreçten bu sürece aylık ortalama 50 bin yolcuya hizmet verildi. Bu da yılda 600 bin kişi demektir. Bu sayı dünyada eşsizdir. Almanya, İngiltere, Fransa ve Hollanda gibi Avrupa ülkelerinde yılda en fazla 60 gün uçuş yapılabiliyor. Kapadokya bölgesindeki uçuş sayısına en yakın sayılabilecek ticari uçuşlar Kenya’da yapılıyor. Kenya’da günde yaklaşık 40-50 civarında balon uçuyor ancak, yılda en fazla 120 gün uçuş gerçekleştirilebiliyor. Ticari balon operasyonlarının yoğun olduğu Avusturalya ve Tanzanya’da uçulabilir gün sayısı da 100 ile 120 gün arasında değişmektedir”
