1 Ocak’tan itibaren yürürlüğe giren uygulamayla birlikte tüm ürünlerin fiyatları şeffaf bir şekilde yayınlanmaya başlamıştı. Ancak bazı fırsatçı restoran ve kafeler bunun da arkasından dolanmanın yolunu buldu. Kapı ve masada yayımladıkları fiyat tariflerini bağlı bulundukları odalara bildirmek zorunda olan restoran ve kafelerin, odalara farklı, kapıya farklı fiyat yazdığı tespit edildi.

2 AYDA 1.700 İŞLETMEYE CEZA
İstanbul Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (İSTESOB) Başkanı Faik Yılmaz, 269 bin üyelerinin bulunduğunu, bunun 37 bin 300’ünün restoran ve kafe olduğunu belirterek, “Uyguladıkları fiyat tariflerini bize bildirmeleri gerekiyor. Biz de zaman zaman üyelerin bize bildirdikleri fiyatlarla kapıda ve menülerdeki fiyatları karşılaştırıyoruz. Yılbaşından bugüne Ticaret Bakanlığı yetkilileri ile birlikte 17 bin mekanı denetledik. Bunların 1.700’ünde usulsüz işlem tespit ettik. Bize bildirdikleri fiyat ile kapıya ve menüye koydukları fiyat farklı. Bize daha düşük olarak göstermişler ancak daha yüksek fiyat yazmışlar” dedi. Her sektörde olduğu gibi yeme-içme sektöründe de fırsatçıların olduğunu aktaran Yılmaz, bu kişilerin sektörün adını kirlettiğini ifade etti. Yılmaz, üyelerine de bir çağrıda bulunarak, “Gelin fiyatlarınızı yüzde 10 indirin, hem vatandaşımız hem siz kazanın!” diye konuştu. TESK Başkanı Bendevi Palandöken, çay ocağı ve kahvehanelerde çayın 10-15 TL’den satıldığını, kafede ise fiyatın 60-70 TL’ye kadar çıktığını anlatarak, “Bu fiyata çay olmaz. Tamam kafeler yüksek kira ödüyor ancak maliyet bahanesiyle de fiyat yükseltmek doğru değil” dedi.

ONAYLI FİYAT TARİFESİ OLMALI
Türkiye Lokantacılar ve Pastacılar Federasyonu Başkanı Sayit Karabağlı da, bildirilen fiyat tarifesi ile kapıda asılan arasında fark olduğunu söyledi. Bu sorunun çözümü için Fiyat Etiketi Yönetmeliği’nde düzenleme yapılmasını isteyen Karabağlı, “Denetlenebilir olması için fiyat tarifeleri 81 ilde faaliyet gösteren odalar tarafından sınıflarına göre belirlenmeli ve federasyonumuz tarafından onaylanmalı. Onaylı fiyat tarifeleri kayıt altına alınarak üyelere verilmeli. Tarifeler, aslının aynı olmak kaydıyla iş yerlerinin kapısına asılmalı. Denetçiler onaylı tarife ile asılı tarifeyi karşılaştırmalı” dedi. Yeme-içme sektöründe fiyat artışını tetikleyen girdi maliyetleri, POS komisyonları ve vergi gibi sorunların olduğunu anlatan Karabağlı, “Sektörümüzün, tedarik edeceği ürünlere daha kolay ve ucuz fiyatla ulaşabilmesini sağlamak için odalar ve federasyonlara tanzim ve tedarik kooperatifleri kurması yönünde destek verilsin” diye konuştu. Karabağlı, konutlarda kira artışına sınırlama getiren düzenlemelerin işyerlerini de kapsamasını, kira stopajlarının kira geliri elde eden mülk sahibi tarafından karşılanması ve işyeri tahliyelerinin zorlaştırılması konularında düzenleme yapılmasını da istedi. Öte yandan, Ticaret Bakanlığı da yılbaşından bugüne 27 bin 823 işletmeyi denetledi. 6.709 işletmede aykırılık tespit edildi, 14.5 milyon TL ceza kesildi.

TURİSTİK YERLERDE SORUN DAHA BÜYÜK
Sorunun daha çok büyükşehirler ve turistik yerlerde olduğunu anlatan Sayit Karabağlı, “Ahilik geleneğinden bihaber insanlar restoran-kafe açıyor. Her önüne gelen bu mekânları açmamalı. Bunun gerçekten bir ustalık, yetkinlik belgesi olmalı” diye konuştu. Enflasyonun ülkenin en büyük sorunu olduğunu anlatan Karabağlı, “Üyelerimizin fiyatları belirlerken halkı da düşünmesi gerekiyor. Biz üyelerimize ‘fiyatlarınızı mümkünse indirin değilse de artık zam yapmayın, enflasyonla hep birlikte mücadele edelim’ dedik” şeklinde konuştu.

MENÜDE FARKLI KASADA FARKLI FİYAT
Menüde farklı, kasada farklı fiyat konusunda vatandaşları uyaran Tüketici Konfederasyonu Başkan Vekili Avukat İbrahim Güllü, “Tüketici Kanunu’na göre kasadaki fiyatın menüden farklı olması halinde fiyat tüketici lehine uygulanır. İşletme uygulamıyorsa, tüketicinin hakem heyetine başvurma hakkı var. Arada 20-30 lira fark var diye kimse uğraşmıyor. Oysa ki günde 100 müşteriden bu şekilde fark alınsa işletme günlük 2-3 bin TL haksız kazanç sağlıyor” dedi.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde, Türkiye-İran Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi (YDİK) 8. Toplantısı’nın ardından düzenlenen Türkiye-İran İş Forumu’na katıldı.
Bakan Bolat, İran ve Türkiye arasında arasında gümrük alanında ciddi bir iş birliği olduğunu aktardığı konuşmasında, Kapıköy ve Gürbulak Sınır Kapıları’nın önemine değindi.
Bolat, Türk ve İranlı iş insanların da iki ülke arasındaki tarihi ve kültürel bağların getirdiği sorumlulukla, ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi için her türlü çabayı gösterecek iradeye sahip olduklarını vurguladı.
“İKİLİ TİCARET HACMİ 2022 YILINDA YAKLAŞIK 10 MİLYAR DOLAR”
İkili ticaret hacminde, koranavirüs salgınının küresel ekonomi ve ticarette yol açtığı durgunluk kaynaklı yaşanan nispi gerilemenin şartların iyileşmesiyle hızlıca geride bırakıldığını anımsatan Bolat, 2022 yılında yaklaşık 10 milyar dolar seviyesine ulaşıldığını hatırlattı.
“2023 YILINDA TİCARET HACMİ 7,4 MİLYAR DOLAR”
Bolat, 2023 yılında ise ticaret hacminin 7,4 milyar dolar olarak gerçekleştiğini, bu rakamların tarihi ve kültürel bağları böylesine güçlü olan ülkeler arasındaki ticaretin gerçek potansiyelini yansıtmadığını, ikili ticareti gerçek potansiyeline kavuşturmak için daha yoğun, ileri ve bütünleşik ekonomik ve ticari ilişkiler kurulması gerektiğini kaydetti.
“30 MİLYAR DOLAR TİCARET HACMİ İÇİN TTA LAYIKIYLA UYGULANMALI”
Bakan Bolat, bu noktada 2015 yılından bu yana yürürlükte olan Türkiye-İran Tercihli Ticaret Anlaşması’na (TTA) özel önem atfettiklerine değinerek, şöyle konuştu:
Cumhurbaşkanlarımızca belirlenen karşılıklı ve yıllık 30 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşmamız için TTA’nın layıkıyla uygulanması ve kapsamının da ‘kazan-kazan prensibi’ çerçevesinde genişletilerek, iki ülke iş insanlarına yeni fırsatlar oluşturulması gerektiğine inanıyoruz. Ülkemizin İran’daki yatırımlarının 2 milyar dolar mertebesine yaklaştığını görüyoruz. Karşılıklı yatırımların artırılmasının, her iki ülkenin kalkınmasına ve refahına katkı sağlayacağı biliyoruz. Bizler, kamu otoriteleri olarak yatırımcılarımızın ve iş insanlarımızın önünü açmak ve iki ülke ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesi için her türlü desteği vermeye hazırız.
“TÜRKİYE İRAN İÇİN BATI’YA AÇILAN KAPI”
İran’ın Türkiye için Orta Asya’ya açılan, Türkiye’nin de İran için Batı’ya açılan kapı konumunda bulunduğuna dikkati çeken Bolat, şöyle konuştu:
Hizmet ticaretinin de önemli bir bileşeni olan turizm alanında, bu yılın 11 aylık döneminde ülkemizi 2,3 milyon İranlı turist ziyaret etmiştir. İran’ın da Türk turistler açısından her geçen gün daha cazip bir destinasyon haline gelmekte olduğu düşünüldüğünde, bu rakamları çok daha yukarılara taşımamızın mümkün olduğu açıktır.
TURİZM, ULAŞTIRMA VE MÜTEAHHİTLİK SEKTÖRÜ
Bolat, turizm ve ulaştırma alanlarına ek olarak, müteahhitlik sektörünün de ilişkilerde özel bir yere sahip olduğunu söyledi. Türk müteahhitlerinin, 2023 sonu itibarıyla 135 ülkede, toplam değeri 502 milyar doları aşan 12 bin 78 proje üstlendiklerine işaret eden Bolat, şu değerlendirmede bulundu:
İran’da uzunca zamandır faaliyet gösteren Türk müteahhitlik firmaları, bugüne kadar başta konut projeleri olmak üzere, fabrika ve turistik tesis projeleri de dahil birçok alanda 4,6 milyar dolar değerinde 56 proje üstlenmiştir. Önümüzdeki süreçte de müteahhitlerimizin, küresel ölçekteki bilgi ve tecrübeleri ile İran’daki büyük altyapı ve üstyapı projelerinde önemli katkılar sunmaya hazır olduklarını buradan bir kez daha ifade etmek istiyorum.
“GÜMRÜK ALANINDA CİDDİ İŞ BİRLİĞİ VAR”
Türkiye-İran arasında gümrük alanında ciddi bir iş birliği olduğunun altını çizen Bolat, “Orta Koridor”un ulaştırma alanındaki güzergahta çok önemli bir yer tutan Gürbulak Sınır Kapısı’nın modernleştirilmesi çalışmalarının kısa sürede tamamlanacağını açıkladı.
SERBEST BÖLGELER KONUSUNDA İŞ BİRLİĞİ ANLAŞMASI
Bolat, Kapıköy Sınır Kapısı’nın karşısında olan Razi Sınır Kapısı’nda da İran tarafının ulaştırma yol faaliyetlerini tamamladığında, transit ve tır ticaretine açılacağını bildirerek, iki ülke arasında bugün serbest bölgeler konusunda da iş birliği anlaşması imzalandığını kaydetti.
]]>