Türk Telekom, bu alandaki faaliyetlerini daha etkin bir şekilde yürütmek, sürdürülebilirlik yaklaşımının tüm iş süreçlerine entegrasyonunu sağlamak, hedeflere yönelik çalışmaları hayata geçirmek gibi süreçler için 2023 yılında yönetim kuruluna bağlı ‘Sürdürülebilirlik Komitesi’ oluşturdu.
Türk Telekom Finans Genel Müdür Yardımcısı Kaan Aktan, “Türk Telekom olarak teknolojiyi iyiliğe ve faydaya dönüştürme mottomuzla, teknoloji birikimimizi hayatın her alanına dokunmak, iyileştirmek ve değer katmak için kullanıyoruz.
Yarınlara daha yeşil bir dünya bırakmak için çevre dostu amaçlar geliştiriyoruz. 2030 itibarıyla Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarımızda 2020 baz yılına nispeten yüzde 45’lik bir azaltım yapmayı, Türkiye ve GSMA hedefleri ile uyumlu olacak şekilde, 2050 yılında ise Net Sıfır’ı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin dijital dönüşümünün lideri Türk Telekom, teknolojiyi iyiliğe ve faydaya dönüştürme vizyonunu tüm iş süreçlerine yansıtmaya devam ediyor. Geleceğin inşasında öncü rol oynayan Türk Telekom, Türkiye’yi yarının teknolojilerine hazır hale getirirken, çevreci amaçlar geliştirmeyi de sürdürüyor.
Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin (UNGC) 10 temel evrensel ilkesine uygun davranacağına dair taahhüt veren Türk Telekom, Sürdürülebilirlik Komitesi ile sürdürülebilirlik yaklaşımını tüm faaliyet alanlarına entegre etmek için çalışmalarına devam ediyor.
2023 yılı için koyduğu güneş enerjisinden elde ettiği üretim kapasitesini yüzde 60 artırma hedefine 2022 yılında ulaşmayı başaran Türk Telekom, 2030 itibarıyla Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarında 2020 baz yılına nispeten yüzde 45’lik bir azaltım yapmayı, 2050 yılında ise Net Sıfır’ı hedefliyor.
“TEKNOLOJİYİ İYİLİĞE VE FAYDAYA DÖNÜŞTÜRMEK EN ÖNEMLİ MİSYONLARIMIZDAN”
Türk Telekom’un en önemli misyonlarından birinin teknolojiyi iyilik ve faydaya dönüştürmek olduğunun altını çizen Türk Telekom Finans Genel Müdür Yardımcısı Kaan Aktan, “Türk Telekom olarak geleceği iyileştiren teknoloji anlayışımızla, yeşil dönüşümü hızlandırarak iklim değişikliğiyle mücadele ve enerji verimliliği konusunda önemli çalışmalar yürütüyoruz.
Bu kapsamda sürdürülebilirlik ilkelerini iş stratejilerimizin merkezine yerleştiriyor, iklim riski yönetimine katkıda bulunmak amacıyla faaliyetlerimizi yürütüyoruz. Stratejimizin bir parçası olarak enerji verimliliğine yönelik yatırımlarımızı hızlandırıyoruz.
Hem sabit hem de mobil altyapımızda her yıl çok önemli yatırımlar yaparak altyapımızı genişletiyoruz, daha fazla aboneye hizmet veriyoruz. Diğer taraftan altyapıda büyürken enerji verimliliğine yönelik attığımız adımlar ile yıldan yıla enerji tüketimimizi kontrol altında tutuyoruz. 2023’te yayınladığımız “İletişimle Sürdürülebilir Dönüşüm” temalı Sürdürülebilirlik Raporu’nda da yer verdiğimiz üzere öncelikli yatırımlarımız arasına aldığımız GES kurulumları kapsamında şirketimize tahsis edilen kapasiteyi 405,8 MWe’ye çıkardık.
E4 Şarj-Elektrikli Araç Şarj Ağı projemiz ile elektrikli araç kullanıcılarına, her anlamda güvenli, çevreci kesintisiz şarj hizmeti sunmaya başladık. 2023 CDP puanımızı bir önceki yıla göre iki kademe artırarak “B” Yönetim seviyesine taşımak, iklim eylemi konusundaki kararlılığımızın göstergesidir. Kategori puanları karşılaştırmasında hem “Emisyon azaltım girişimleri ve düşük karbonlu ürünler” hem de “Kapsam 1 ve 2 emisyonları (doğrulama dahil)” kategorilerinde en yüksek A notunu elde ettik. Sürdürülebilirlik vizyonumuzu, gelecek nesillere yaşanabilir, daha yeşil bir dünya bırakma hedefiyle tüm faaliyet alanlarımıza yansıtmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
Yıl sonunda operasyona geçmesi planlanan proje için 212 milyon avro yatırım yapıldı.
İGA İstanbul Havalimanı Üst Yönetici (CEO) Vekili Selahattin Bilgen, AA muhabirine, “odağımız dünya, hedefimiz gelecek” anlayışıyla sürdürülebilir kalkınmaya katkı sunmanın, en önemli hedefleri arasında olduğunu söyledi.
2050 Net Sıfır Karbon Emisyonu taahhüdü kapsamında Eskişehir GES projesini geliştirdiklerini ifade eden Bilgen, “Bu GES’in kurulumuyla önleyeceğimiz 105 bin 996 tona eş karbondioksit sera gazı emisyonuyla, küresel ısınma ve dünya genelindeki iklim değişikliklerinin önemli ve endişe verici sonuçlarını hafifletmeyi istiyoruz. Projeyi, sadece enerjide dışa bağımlılığın azaltılması değil, temiz enerji kullanımının yaygınlaşması açısından da son derece önemli görüyorum.” dedi.
Bilgen, temiz enerji, ekonomik kalkınma, toplumsal refah gibi konuları ön planda tutarak gelecek nesiller için daha yaşanabilir bir dünya bırakma hedefleri doğrultusunda çeşitli projeler geliştirdiklerine değinerek, şöyle konuştu:
“Sera Gazı Protokolü’nde belirlenen İGA İstanbul Havalimanı’nın Kapsam 1 ve Kapsam 2 karbon emisyonlarının 2030’da yüzde 45, 2040’ta yüzde 73 düşürülmesi öngörülürken, çevresel sürdürülebilirlik çabalarını güçlendirip, Kapsam 3 emisyonlarını azaltma hedefleri doğrultusunda karbonsuzlaştırma teknolojileri, sürdürülebilir yakıtların tedariki için altyapı desteği, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji gibi ana stratejilere odaklanmayı planlıyoruz.”
ATIK SULAR ARITILARAK PEYZAJDA KULLANILIYOR
Atık dönüşümü çalışmalarıyla atıklardan kaynaklanan emisyonların yüzde 50 azaltılması ve araç filolarının kademeli olarak elektrikli araçlara dönüşümü gibi somut adımlar attıklarını ifade eden Bilgen, “Bu adımların yardımıyla geçen yıl toplam enerji tüketimimiz yüzde 10,7 azaldı. Havalimanımızda tüketilen suyun yüzde 30’unu geri kazanılmış sulardan temin ettik. Su ayak izimiz bir önceki yıla göre yüzde 5 azaldı. Atıklarımızın yüzde 35’ini geri dönüştürdük ve ülke ekonomimize ham madde olarak tekrar kazandırılmasını sağladık.” değerlendirmesinde bulundu.
Bilgen, oluşan atık sularının, atıksu kanalizasyon altyapı sistemiyle toplayarak günde 15 bin metreküp kapasiteli İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi’nde arıtıldıktan sonra çevrim içi analizler yoluyla su kalitesi takibi sağlandığını, geri kazanılan suyu peyzaj suyu olarak kullandıklarını anlattı.
Peyzaj alanlarında kullanılan suyun tamamının geri kazanılmış sudan sağlandığını vurgulayan Bilgen, “Böylelikle, havalimanımızda tüketilen suyun yüzde 35’i geri kazanılmış kaynaklardan sağlanıyor. Geri kazanım oranının artırılması için de çalışmalara devam ediyoruz.” dedi.
Havalimanından toplanan atıkların da Katı Atık Toplama ve Ayrıştırma Tesisi’ne iletildiğini aktaran Bilgen, “Tesise gelen tüm atıklar tartılarak, yarı otomatik ayrıştırma sisteminde ayrıştırılıyor. Tehlikeli atıklar ise tartım işlemlerinin ardından Tehlikeli Atık Geçici Depolama Sahası’nda depolanıyor ve lisanslı geri kazanım ve bertaraf firmaları tarafından alınıyor. Evsel atıkları yakma tesislerinde, organik atıkları ise biyometanizasyon ve kompost tesislerinde değerlendirerek, döngüsel ekonomiye katkı sağlıyoruz. Bu uygulamalar sayesinde atıkların yüzde 34’ü geri kazanılıyor.” diye konuştu.
]]>