Soruşturma kapsamında geminin batmasına ilişkin bilirkişi olarak görevlendirilen Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesinde görevli öğretim üyesi, incelemelerini tamamlayarak 25 sayfalık rapor hazırladı.
Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan bilirkişi raporunda, geminin teknik analizlerine, denetim incelemelerine, su altı görüntülerine, liman kayıtlarına ve beyanlara yer verildi.
Geminin uluslararası ve ulusal mevzuat çerçevesinde tüm kontrollerinin ilgili kurumlarca zamanında ve olması gerektiği gibi yerine getirildiği bilgisine yer verilen raporda, kazanın temel nedeninin, gemi ambarlarının sızdırmazlığının sağlanmaması olduğu belirtildi.
Kaptan Hasan Mehmet Uyanık ve donatan (gemi sahibi) Murat Altıntaş’ın, sefer sırasında sızdırmazlığa ilişkin zaafın farkına vardıkları ancak tedbir almadıkları, zamanla su alan mermer tozunun ağırlaşmasının geminin önce yavaşlaması, ardından rotasından sapmasına neden olduğuna ilişkin tespitler raporda yer aldı.
Raporda, mürettebatın pompalarla suyu tahliye etmeye çalıştığı ancak başarılı olamadığı, geminin motor gücünün de zayıfladığı anlatıldı.
Kaptan ve gemi sahibinin, aynı konumdan geçen başka gemilerden yardım istemedikleri, yaşanan tehlikeye rağmen telefon ya da telsizle çağrı yapmadıkları aktarılan raporda, armatör Altıntaş’ın gemi batmadan 4 dakika önce saat 06.28’de Türk Radyo’ya, ambar muşambalarının parçalandığı ve “batma tehlikesi geçirdikleri” bilgisini verdiği belirtildi.
Bilirkişi raporunda, olayın ardından gemide can simidi, can yeleği, bot ve filika gibi emniyet ekipmanlarının bulunduğu ancak mürettebatın bunları kullanmadığının görüldüğü, gemiden ayrılmaya yönelik girişim yapılmadığı, yine kaptan ve donatanın sorumluluklarına rağmen tahliyeye ilişkin girişimde bulunmadığı kaydedildi.
Ambar kapaklarının sızdırmazlığının muşambayla sağlanmasının uluslararası kurallara uygun olduğu ancak kazanın meydana geldiği seferde muşambaların uygun şekilde sabitlenmediğinin anlaşıldığı ifade edilen raporda, geminin sahibi ve kaptanın gemi ambar sızdırmazlığına ilişkin donanım zaafının farkında olduğu, geminin yükü ve personelin emniyetinden sorumlu olan kaptanın, gemi batma tehlikesi geçirmesine rağmen tedbirli ve ehil hareket etmediği kaydedildi.
Raporda, geminin batması ve mürettebatın hayatını kaybetmesine neden olması nedeniyle gemi kaptanı ve donatanının asli kusurlu olduğu sonucuna varıldı.
MÜRETTEBATTAN 5 KİŞİNİN CESETLERİNE ULAŞILMIŞTI
Balıkesir’in Marmara Adası’ndan 14 Şubat saat 20.30’da Bursa’nın Gemlik ilçesindeki Roda Limanı’na gitmek üzere 6 kişilik mürettebat ve 1250 ton mermer tozu yüküyle hareket eden 69 metre uzunluktaki “Batuhan A” adlı kargo gemisi, kötü hava ve deniz şartları nedeniyle 15 Şubat’ta saat 06.32’de Karacabey ilçesi Kurşunlu Mahallesi açıklarında batmıştı.
Kıyıdan 4 mil açıkta 51 metre derinlikte denizin tabanına oturan kargo gemisinin sahibi Murat Altıntaş, kaptan Hasan Mehmet Uyanık, yağcı Hüseyin Tutuk, aşçı Zeynep Kılınç, stajyer Ahmet Atav ve mühendis Murat Çalışkan kaybolmuştu.
Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı dalgıçların 17 Şubat’ta yaptığı dalışta, gemide aşçı olarak çalışan Zeynep Kılınç’ın cesedine ulaşılmıştı. SAS komandosu dalgıçların 20 Şubat’taki dalışında da gemi batmadan önce çektiği videoyu eşine gönderen Hüseyin Tutuk’un cesedi bulunmuştu. Geminin enkazındaki aramalar, 1 Mart’ta sonlandırılmıştı.
İmralı Adası açıklarında arama faaliyetini sürdüren Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri, 3 Mart’ta su yüzeyinde bir kişinin cansız bedenine ulaşmıştı. Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan DNA eşleşmesi sonrasında cesedin “Batuhan A” adlı kargo gemisinin sahibi Murat Altıntaş’a ait olduğu belirlenmişti.
Balıkesir’in Bandırma ilçesinde 28 Mart’ta kıyıya erkek cesedi vurmuş, kimlik tespiti için başlatılan çalışmanın ardından cesedin kaptan Hasan Mehmet Uyanık’a ait olduğu belirlenmişti.
Son olarak Kurşunlu açıklarında 24 Nisan’da Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerince bir ceset bulunmuş, Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan eşleşme sonucu cesedin “Batuhan A” adlı kargo gemisindeki stajyer Ahmet Atav’a ait olduğu belirlenmişti.
Kılavuz Gemisi programı, üniversite öğrencilerine yönelik olarak ÖNDER Gençlik bünyesinde 2 yıllık bir kariyer destek programı olarak hayata geçirildi. Programda sosyal ve kültürel anlamda kendisini zenginleştirmeyi ve kariyer gelişimini zirveye çıkarmayı hedefleyen çeşitli fakültelerdeki öğrencilere okumalar, geziler, kurum ziyaretleri, kamplar gibi etkinliklerle destek sağlandı. Eğitimi başarıyla tamamlayan gençler, Taksim Camii Konferans Salonu’nda düzenlenen Kapanış Programıyla mezun oldu.

İNSAN YETİŞTİREN PROGRAMLARA EĞİLİYORUZ
Programda gençlere hitaben bir konuşma yapan ÖNDER Genel Başkanı Abdullah Ceylan, iki yıllık serüvenin güzel bir şekilde neticelendiğini söyledi. En kıymetli hikâyenin kaptanlarla kurulan diyalog ve yol arkadaşlığı olduğunu belirten Ceylan, “Okuduğunuz kitapları, izlediğiniz filmleri, öğrendiğiniz bilgileri belki unutacaksınız fakat buradaki dostluğunuz, kaptanlarınızla yakaladığınız muhabbet ömür boyu devam edecek” dedi. Bu serüvenin aileye yeni üyelerin katılımıyla devam edeceğini kaydeden Ceylan sözlerini şöyle sürdürdü:
İmam hatip camiası olarak biz hep yatay çalışmalar, kitlesel, geniş katılımlı salon programları yapıyorduk. İnsan yetiştiren programların dikey çalışmalar, uzun soluklu çalışmalar olduğunu düşünerek bunlara eğildik. İnşallah bu çalışmaların meyvelerini çok fazla beklemeden elde edeceğimize inanıyorum.

AMAÇ İSTİKRARLI ÇALIŞMA
ÖNDER Gençlik Başkanı Erkam Salih Büyükdinç de ilk yola çıktıklarında zihinlerinde soru işaretleri olduğunu belirterek, “Hamdolsun tüm arkadaşlarımız, kıymetli ekiplerimiz, kaptanların özverileriyle büyük bir aile olarak güzel işler yaptı. Hepinize teşekkür ediyorum” dedi.
Çalışmada iki temel üzerinde durduklarını kaydeden Büyükdinç, “Amellerin en hayırlısı az da olsa devamlı olandır hadisi şerifinden hareketle çalışmalarımızı sürdürdük ve ne yapıyorsak az da olsa istikrar sağlamaya çalıştık. Siz de istikrarlı olarak bu programı tamamladınız. İkinci olarak biz burada gençler olarak hem kendimizi yetiştirip hem de gençler yetiştiriyoruz. Bu da ikinci şiarımız” ifadelerini kullandı.
7 ALANDA EĞİTİM ALDILAR
Program koordinatörleri Sudenur Çavdar ve Bünyamin Şahan, Kılavuz Gemisi programında iki yıl boyunca yapılan çalışmaları aktardıkları bir sunum yaptı. Dr. Öğretim Üyesi Sümeyye Kuşakcı’nın kapanış dersinin ardından ise gençlere sertifika takdimi yapıldı. İki yıllık kariyer destek programı olan Kılavuz Gemisi’nin ilk eğitiminden 66 kız, 42 erkek öğrenci olmak üzere 108 öğrenci mezun oldu. Tıp, hukuk, idari bilimler, ilahiyat, mimarlık, psikoloji ve medya olmak üzere 7 alandaki eğitimlere devam eden öğrenciler kaptanlarıyla programları tamamlayarak sertifika almaya hak kazandı.

KAPTANLARDAN TECRÜBE AKTARIMI
Gençlerin manevi ve kültürel gelişimine de destek sağlamayı amaçlayan program, 2022 yılı Kasım ayında hayata geçirildi. Programda aynı bölümde okuyan öğrenciler tayfa, alanlarının profesyoneli grup liderleri ise kaptan olarak nitelendiriliyor. 2 senelik programda tayfalar, kaptanlarıyla yüz yüze ve çevrimiçi buluşmalar yaptı. Alana yönelik okumalar, geziler, ziyaretler gerçekleştirildi. Eğitimin ardından programa başarıyla devam eden gençleri staj ve yurtdışı imkânı da bekliyor.
]]>