Karaciğer yağlanması gün geçtikçe sıklığı artan bir sağlık sorunu olarak görülüyor. NTV’nin haberinde yer alan bilgilere göre, obezitesi ve Tip 2 diyabeti olan kişiler dışında herhangi bir sağlık sorunu olmayan birçok kişide de sağlıksız beslenmeyle ilişkili olarak karaciğer problemleri ortaya çıkabiliyor. Endüstriyel früktoz şeker içeren paket gıdaların karaciğerde yağlanmayı tetiklediği bilimsel araştırmalarda da gösteriliyor.
Karaciğer sağlığını korumak ve vücudunuzdaki iltihabı azaltmak için bazı besinlerden yararlanmak mümkün. Özellikle yağlı, işlenmiş gıdalardan ve aşırı şekerli yiyeceklerden kaçınılmalıdır. Ayrıca alkol, karaciğerde yağ birikmesine, iltihaplanmaya ve karaciğer hastalıklarına neden olabilir. Sigara kullanımı da, yine karaciğer sağlığına zarar veren unsurlardan biri.
Karaciğer sağlığını olumsuz etkileyebilecek ilaçların kullanımında ise bilinçli olunması gerektiği belirtiliyor. Aynı zamanda fazla kilo karaciğer sağlığını olumsuz etkileyebilir. Hepatit B ve C gibi virüsler de karaciğer hasarına yol açabilir.
Vücudu detoksifiye etmek ve karaciğer sağlığını desteklemek için temiz su içmek tavsiye edilen önlerden biri olarak biliniyor. Düzenli egzersiz yapılması, vücuttaki yağ miktarını azaltabilir, insülin direncini düzeltebilir ve genel sağlığı destekleyebilir.
Karaciğer sağlığı için bu önlemleri uygulamak, karaciğer hastalıklarını önlemede ve karaciğerin daha iyi çalışmasını sağlamada yardımcı olabilir. Fakat herhangi bir sağlık sorunu veya özel bir durum varsa, bir sağlık uzmanına danışılması önemlidir.
KARACİĞERİN TEMİZLENMESİNE YARDIMCI OLAN BESİNLERİN LİSTESİ
Karaciğerinizi sağlıklı tutmak için düzenli olarak tüketebileceğiniz bazı besinler şu şekilde:
ISPANAK, ROKA, PAZI
Ispanak, pazı, roka gibi yeşil yapraklı sebzeler karaciğer sağlığı için önemlidir. Bu sebzeler genellikle yüksek miktarda antioksidan içerir ve karaciğeri temizlemeye yardımcı olur.
ENGİNAR
Halk arasında “karaciğer doktoru” olarak da bilinen enginarın yararları saymakla bitmiyor. Enginarın içinde bulunan cynarin ve silimarin gibi bileşenler, karaciğerin yenilenmesini ve detoksifikasyon fonksiyonlarını destekler. Bu bileşenler, karaciğer hücrelerinin yenilenmesini teşvik eder ve toksinlerin temizlenmesine yardımcı olabilir.
SARIMSAK VE SOĞAN
Sarımsak ve soğan, karaciğerin temizlenmesine yardımcı olan sülfür bileşikleri içerir. Anti-enflamatuar özellikleriyle bilinirler ve karaciğer sağlığını destekleyebilirler.
TURUNÇGİLLER
Limon, portakal, greyfurt gibi turunçgiller C vitamini bakımından zengindirler. C vitamini, karaciğerin detoksifikasyon sürecini destekler ve antioksidan özelliklere sahiptir.
YUMURTA VE CEVİZ
Yumurta, yüksek kaliteli protein ve vitaminlerin yanı sıra, karaciğerin sağlıklı bir şekilde işlev görmesine yardımcı olan amino asitler içerir.
Ceviz, omega-3 yağ asitleri bakımından zengin bir besindir ve karaciğer sağlığı için faydalı olabilir. Antioksidanlar ve anti-inflamatuar bileşenler içerir.
ZEYTİNYAĞI
Zeytinyağı, sağlıklı yağlar bakımından zengindir ve karaciğerin temizlenmesine yardımcı olabilir. Ekstra virgin zeytinyağı, antioksidanlar ve anti-enflamatuar bileşikler açısından daha zengindir.
KIRMIZI MEYVELER
Çilek, böğürtlen, ahududu gibi C vitamini açısından zengin meyveler karaciğer sağlığı için faydalı olabilir.
YOĞURT
Probiyotik bakteriler içeren yoğurt ve fermente gıdalar, sindirim sistemi sağlığını destekleyebilir ve dolayısıyla karaciğer sağlığını da koruyabilir.
BROKOLİ VE KARNABAHAR
Brokoli ve karnabahar, karaciğer sağlığı için faydalı olan glukosinolat adı verilen bileşikler içerirler.
YEŞİL ÇAY
Yeşil çay, antioksidanlar açısından zengindir ve karaciğer sağlığı için faydalı olabilir.
KARACİĞER RAHATSIZLIKLARINA DİKKAT
Dengeli bir beslenme düzeni ve sağlıklı yaşam tarzıyla birlikte bu besinleri tüketmek, karaciğer sağlığınızı korumaya yardımcı olabilir fakat ciddi bir karaciğer rahatsızlığınız varsa önce doktora danışılması gerekir.
Şadiye ve Yetkin Yıldırım’ın tek çocuğu Sena’ya, 24 Ekim 2022’de dünyaya geldikten 6 ay sonra Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Hastanesi’nde karaciğer kanseri teşhisi konuldu. Kemoterapi tedavisine cevap vermeyen Sena, ailesi tarafından organ nakli yapılabilmesi için mayıs ayında Ankara Üniversitesi Cebeci Hastanesi’ne götürüldü. Burada 2 aylık süreçte uygun donör bulunamadı. Bunun üzerine yapılan tetkiklerde anne Şadiye Yıldırım’ın donör olabileceği belirlendi. 24 Haziran’da yapılan operasyonla Sena bebeğe annesinden nakil yapıldı. Yeniden hayata bağlanan Sena bebek, yoğun bakımdan çıktı.
‘ZATEN O BENİM CİĞERİM’
Şadiye Yıldırım, bebeğinde tümör tespit edilince dünyalarının karardığını söyleyerek, “Kemoterapiye cevap vermeyince Ankara Üniversitesi Cebeci Hastanesine organ nakli için geldik. Ama organ bulunamadı. Ardından Meltem Hocamız ‘annesi sana da bakalım’ dedi ve bebeğime organ verebilmem için onay çıktı, ‘bebeğine karaciğerinden parça verebilirsin’ dediler ve sürecimiz bu şekilde başladı. 24 Haziran’da ameliyata alındık. 15 gün oldu neredeyse. Şu an daha iyiyiz. Bana ‘bebeğinize karaciğerinizi verebilirsiniz’ dediklerinde hiç tereddüt etmedim. Bir sıkıntı olsa bile ben yine veririm bebeğime organımı. Karaciğerim bebeğimde şu an. Bu çok güzel bir duygu. Zaten o benim ciğerim. Ciğerimi verdim tekrardan onu hayata bağlamak için. İyi ki vermişim” dedi.

MİLYONDA BİR GÖRÜNÜYOR
Sena’nın doktorlarından Ankara Üniversitesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Meltem Koloğlu, Sena’nın sağlık durumunun iyiye gittiğini söyleyerek, “Bebek, tümörle doğabilir. Bu çok nadirdir. Çocuklarda görülen karaciğer tümörleri daha çok anne karnındaki hücrelerden gelişir, bebeği geliştiren öncü hücrelerden gelişir. Çocuktaki bu karaciğer kanseri ‘hepatoblastom’ dediğimiz bir tümör. Ve çok nadir görülür. 1 milyonda bir görülür.” dedi.
Hangi şartlarda kemoterapi yapılması gerektiğinden bahseden Prof. Dr. Koloğlu, “Buna göre bizim ülkemizde yılda 80 hepatoblastom kanseri çocuklarda görülüyor. Fakat bunların çoğu uygun ameliyatla karaciğerden tümörün çıkartılması ve uygun ilaç tedavisi, kemoterapi ile tedavi edilebiliyor. Yüzde 80-90’lara kadar yaşama şansı oluyor. Ama bizim hastamız gibi tedaviye cevap vermeyen, tekrarlayan ya da büyük damarsal yapılara yayılmış olan tümörlerde karaciğer nakli yapmak gerekiyor. Bu hastalarda karaciğer naklinin de başarısı yüksek. Yüzde 80’lere ulaşıyor yaşam oranları. O yüzden bizim bu hastada başka bir tedavi şansı kalmadığı için karaciğer nakli yapıldı; ancak bu tür hastalık olduğu zaman çocuklarda yüzde 5 ila 10’unda karaciğer nakli gerekebiliyor” diye konuştu.

İLK DEFA UYGULANAN BİR TEKNİK
Ankara Üniversitesi Karaciğer Nakil Sorumlusu Doç. Dr. Elvan Onur Kırımker, annesinin karaciğerinin uygun olmasından dolayı operasyonu yaptıklarını söyleyerek, “Bu işlemi ilk bizim üniversitemizde uygulanan bir teknikle yaptık; anneden alınan sol taraftaki küçük karaciğer parçasını bebekte sağ tarafa koyduk. Şimdilik ameliyat sonrası seyrinden memnunuz. Sarılığı geçti. Ameliyat öncesi tümöründen de kurtulmuş oldu. Annemiz de 1 hafta süreyle yattı. 3’üncü günden itibaren kendi işini görebilecek düzeyde iyileşti. Çocuğu için bir ameliyat atlatmak zorunda kaldı ancak bundan sonra onda da bir eksiklik ya da hastalık beklemiyoruz karaciğer verici olmasından dolayı” dedi.

TEDAVİSİ YAPILMAYAN HASTALARI KABUL EDİYORUZ
Başhekimi Prof. Dr. Tanıl Kendirli de, karaciğer tümörlerinin çocuklarda çok sık görülmediğini; ancak belirli bir görülme olasılığı da olduğunu söyleyerek, “Tedavide karaciğer nakli uygulanması oldukça nadir. Yüzde 10 civarında diyebiliriz. Bebeğimiz yoğun bakımda toplam 10 gün yattı. Şu an serviste. Ciddi bir sıkıntının olmadığını söyleyebiliriz. Umarız ki bundan sonra hayatını güzel bir şekilde sürdürebilir. Ankara Üniversitesi Çocuk Hastanemiz, kurulduğu günden beri farklı bir pozisyon aldı. Refere merkez diyebileceğimiz merkez durumundayız. Özellikle çocuk hastalarda özellikli ameliyat, zor komplike hastalıklar; hem Türkiye’nin her yerinden hem Azerbaycan gibi yurt dışı ülkelerden refere merkez olarak hem çocukta hem yetişkinde hasta izliyoruz. Özellikle EKMO, kalp nakil ve karaciğer nakil merkeziyiz. Bir çok hastaneden tedavisi yapılmayan hastaları kabul ediyoruz” ifadelerini kullandı.
KARACİĞER YAĞLANMASI NEDİR?
Yağlı karaciğer hastalığı, karaciğerde çok fazla yağ birikmesinin neden olduğu bir hastalıktır. Sağlıklı karaciğerde de bir miktar yağ olabilir. Yağ miktarı, karaciğer ağırlığının yüzde 5 -10’unu geçerse sorun haline gelir. Karaciğer yağlanması alkole bağlı olan (alkolik karaciğer yağlanması) ve alkole bağlı olmayan (non-alkolik karaciğer yağlanması) olarak ikiye ayrılır.

Alkolik karaciğer yağlanması erişkinlerin yüzde 5’inde görülmektedir. Alkole bağlı olmayan karaciğer hastalığı ise toplumda daha sık görülmekte olup Türkiye için kesin rakam bilinmese de ABD’deki gibi 3 kişiden birinde görüldüğü tahmin edilmektedir.
Karaciğer yağlanması dünyada toplumun yaklaşık yüzde 25’ini etkilemektedir. Türkiye’de görülme sıklığının ise yüzde 30 olduğu tahmin edilmektedir. Obezite-aşırı kilo, şeker hastalığı, kolesterol yüksekliği, hipertansiyon, insülin direnci, polikistik over sendromu gibi hastalıklar non-alkolik karaciğer yağlanmasına sebep olmaktadır.
Karaciğer yağlanması da insülin direnci, şeker hastalığı, obezite, kolesterol yüksekliği, tansiyon yüksekliği, kalp-damar hastalıkları gibi hastalıklara zemin hazırlar. Bu hastalıklarla birbirlerini tetiklerler, aralarında kısır döngü vardır

Çok hızlı kilo vermek de karaciğer yağlanması yapar. O nedenle çok hızlı kilo vermeyi değil sağlıklı kilo vermeyi hedeflemeliyiz. Bazı ilaçlar da karaciğer yağlanmasına sebep olabilmektedir. Amiodaron, tamoksifen, tetrasiklin, diltiazem bunlardan bazılarıdır.
Karaciğer yağlanması ilerledikçe, steatohepatit (karaciğer iltihabı) sonrasında siroza neden olmaktadır. Siroz durumu ilerledikçe karaciğer yetmezliğine ve/veya karaciğer kanserine sebep olabilmektedir.
KARACİĞER YAĞLANMASININ BELİRTİLERİ NELERDİR?
Karaciğer yağlanması olan hastaların çoğunda hiçbir şikâyet yoktur. Hayatlarını normal sürdürürler. Ta ki siroz gelişene kadar. O nedenle bir şikayetimizin olmaması karaciğerimizde her şeyin yolunda gittiği anlamına gelmez.
Hastanın tıbbi öyküsü, kan tahlilleri ve karaciğer görüntülemeleri (ultrason, bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans görüntüleme, transientelastografi) ile tanı konulur. Bazı durumlarda karaciğer biyopsisi gerekebilir.

Siroz gelişince halsizlik, iştahsızlık, bulantı, zayıflama, sarılık, karın ve bacaklarda ödem gibi şikayetler gelişebilir.
Son döneme kadar belirti vermediği için yukarıda saydığımız hastalıklar varsa ve/veya fazla kilo varsa karaciğer yağlanması olma ihtimali yüksektir. Bu gruptaki kişilerin hekimleriyle görüşmeleri gerekir.
KARACİĞER YAĞLANMASINDAN NASIL KORUNABİLİRİZ?
Karaciğer yağlanması için konuya ilişkin İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burak Can, “Karaciğer yağlanmasından korunmak istiyorsak öncelikle yaşam tarzımıza dikkat etmeliyiz. Korunmak için yaptıklarımızla tedavi amacıyla yapacaklarımız aşağı yukarı benzer şeyler. Beslenmemize dikkat etmeli, sağlıklı beslenmeliyiz. Hareketli olmalı düzenli spor yapmalıyız. Alkolden mümkün olduğunca uzak durmalıyız. Fazla kilolardan kurtulmalıyız. Şeker hastalığı, kolesterol yüksekliği, metabolik sendrom, hipertansiyon, uyku apne sendromu, hipotiroidi, insülin direnci gibi durumlar yeterli şekilde tedavi edilmeli. Doktorumuzun bu hastalıklar için yazdığı ilaçları düzenli kullanmalıyız” ifadelerine yer verdi.
]]>
Hakan Toparlı, ameliyatın 14 Şubat Sevgililer Günü’ne denk gelmesinin anlamlı olduğunu belirterek, “Duygularımı kelimelerle anlatamıyorum. Bayağı bir sevinçliyiz, anlatılmaz. Yaklaşık bir yıldır bekliyordum nakli, geçen yıl ağırlaştım. Kontrollere gittiğimiz zaman eşim böbreğini vermek istediğini söyledi. Tahliller yapıldıktan sonra en uygun donör eşim çıktı. O da hiç kimseden istemeyerek, kendisi vermek istedi. 14 Şubat’a denk gelmesi, çok ayrı bir anlam kattı. Biz 16 yıllık evliyiz, 5 de çocuğumuz var. Sevinçliyim, duygularım daha nasıl ifade edilir, bilmiyorum” diye konuştu.

‘İKİNCİ HAYATIMIZA BAŞLAYACAĞIZ’
Organ nakli konusunda insanların bilinçli olmalarını isteyen Sevcan Toparlı ise “Hiç düşünmeden, ‘ben vereceğim’ dedim ve böyle gelişti. Eşimin yanında olmak, ona sevgimi daha iyi ifade etmek adına, onun her zaman yanında olduğunu göstermek adına yaptım. Tabi ki seviyorum, sevdiğim için bunu yaptım. Tarih olarak pek ayarlamadık ama öyle denk gelmiş. Çok güzel bir duygu. İnsanların organ bağışı konusunda daha bilinçli olmasını isterim. İnsanlar bu konuda bilinçlenmeli. Organların bağışlanması durumunda insanlar hayatlarına tekrar devam edebilirler. Biz ikinci hayatımıza başlayacağız artık. Mutluyum, çünkü eşim sağlığına kavuştu. Doktorlarımızın ilgi ve alakalarından dolayı teşekkür ediyoruz, çok ilgilendiler” ifadelerini kullandı.

‘HAYATIMDA BU KADAR GÜZEL SEVGİLİLER GÜNÜ HEDİYESİ GÖRMEDİM’
Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Karaciğer ve Böbrek Nakli Sorumlusu Doç. Dr. Murat Sermiş de “Bugün 14 Şubat, son 24 saat içinde canlıdan 1 karaciğer, 2 böbrek nakli gerçekleştirdik. Özellikle bu böbrek nakillerinden bir tanesi, bizim için daha da bir anlam ifade etti. Sevcan Toparlı verici böbrek hastamız, eşine bir sevgililer günü hediyesi yaptı. Eşi Hakan Toparlı’ya böbreğini bağışladı. Bu bizim için gurur verici. Ben hayatımda bu kadar güzel ve anlamlı bir sevgililer günü hediyesi görmedim. Bu bizi çok mutlu etti. Hastalarımızın durumu iyi. Bu yıl gerçekleştirdiğimiz 8’inci böbrek nakli oldu, karaciğer naklinde de 21’inci naklimizi gerçekleştirmiş olduk. Yönetiminden tutun, hemşiresine, anestezisine kadar çok güçlü bir ekibimiz var. Ekibin böyle güçlü olması, tabii bizi de onurlandırıyor, güçlendiriyor” diye konuştu.

Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mehmet Ata Akıl da emeği geçenlere teşekkür ederek, “Karaciğer nakline 2023 yılında aktif olarak başladık. Başladığımızdan beri 21’inci karaciğer naklimizi, son 40 gün içerisinde de 8’inci böbrek naklimizi gerçekleştirdik. Bir de son 24 saat içerisinde 1 karaciğer 2 tane de böbrek nakli gerçekleştirerek. Hocalarımız ciddi anlamda bir efor sarf etti. Hastalarımıza şifa diliyorum” dedi.
