S.A. (65) idaresindeki 15 FF 746 plakalı otomobil, Kaş- Seydikemer D-400 kara yolunda karşı yönden gelen K.K. (24) yönetimindeki 35 SDH 02 plakalı kamyonla çarpıştı.
İki araç da çarpmanın etkisiyle yol kenarına savruldu.
Kazada yaralanan otomobil sürücüsü ile aynı araçta yolcu olarak bulunan K.A, Kaş Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çalışmayı yürüten ekipten Doç. Dr. Murat Şakir Ekşi, bu sonuçların hastalardan istenen MR bulgularının yorumlanmasından, hastaya verilecek egzersiz programlarına kadar literatürdeki tüm ezberleri değiştirebileceğini vurguladı.

Tıpta uzun yıllardır kabul gören bir bilgiyi değiştirebilecek bulgular içeren araştırma, başta pek çok yayın tarafından ret alsa da bel ağrısı konusunda dünyadaki en önemli otoritelerden Dünya Ağrı Enstitüsü’nün resmi yayını ‘Pain Practice’de, üstelik baş editörün ‘mutlaka okunmalı’ ibaresiyle yayınlandı ve tıp dünyasında da ses getirdi.

“PANDEMİDEN SONRA DAHA DA ARTTI”
Bel ağrısının 2020’den önce en yaygın görülen hastalıklar arasında 12’nci sıradayken Kovid pandemisinden sonra 8’inci sıraya yükseldiğini anlatan Doç. Dr. Ekşi, “Çok fazla kişide görülmesi, genç insanlarda görüldüğü için ve çok fazla iş gücü kaybına sebep olması nedeniyle tıp dünyası için hala önemli çalışma konularından birisi. Eskiden neden bel fıtığı veya omurgada bozukluklar olarak düşünülürdü genelde. Ama iş o kadar basit değil. Bel ağrılarının çoğunun kesin sebebi hala bilinmiyor. Bir hastalığın sebebini tam olarak bilmiyorsak da ona kesin bir çözüm üretebilmemiz zorlaşıyor. Bu nedenle dünyada bu konuda pek çok çalışma yapılıyor. Son yıllarda daha farklı bulgular da ortaya çıkmaya başladı. Örneğin son yapılan çalışmalarda, bel kaslarının da bozulması, yağlanması ve küçülmesi sonucunda bel ağrısının ortaya çıktığı ortaya kondu. Biz ise kendi hastalarımız üzerinde yeni bir araştırma yapmak istedik ve genel kanının aksine asıl nedenin farklı kas grupları olduğunu gördük” dedi.

ONLARCA HASTA VE SAĞLIKLI BİREYİN VERİSİ ANALİZ EDİLDİ
Araştırma için yaş ve cinsiyetleri aynı, bel ağrısı çeken 66 hasta ile bel ağrısı şikayeti olmayan 66 kişinin detaylı analizleri yapıldı. Doç. Dr. Ekşi, ağrısı olanlarla olmayanlar arasında ne gibi farklar veya benzerlikler olduğunu belirlemek amacıyla bu kıyaslamayı yaptıklarını anlatarak şu bilgileri verdi: “Genel kanının aksine, belin alt orta kısmındaki kaslardan ziyade (multifidus kasları), belin üst dış bölgesindeki yüzeysel kaslar olarak da bilinen, elektra spinae adını verdiğimiz kasların yağlanması bel ağrısını başlatıyor. Bu kanıya nasıl vardık? Bel ağrısı olmayan kişilerde de belin alt orta kısmındaki kaslar yağlı ve zayıftı ama buna rağmen bel ağrısı gelişmemişti. Dolayısıyla ağrıyı asıl başlatanın sanılanın aksine farklı bir kas grubu olduğunu bilimsel olarak ilk kez ortaya koyduk.”
“BEL AĞRISINDA ALTIN STANDARDI DEĞİŞTİRECEK”
Bu çalışmayı değerli kılan bulgunun, tıpta “altın standart” olarak kabul edilen görüşünden çok farklı bir sonuca ulaşmak olduğunu kaydeden Doç. Dr. Ekşi, “Genel kabulün dışında bulgular olduğu için uzun bir süreç sonucunda makalemiz kabul edildi ve yayınlandı. Bu alandaki en saygın dergilerden bir tanesi olan Pain Practice’de yer aldı ve derginin baş editörü olan Harvard Tıp Fakültesi Algoloji Bölümünden Dr. Chris Gilligan tarafından da bu yazının, bu konu üzerinde çalışan bilim insanları tarafından ‘mutlaka okuması gereken’ çalışmaların başında geldiğine dair bir yazı yayınladılar. Bu da ülkemiz ve bizim için onur verici tabii ki” diye konuştu.

“AĞRIYI BAŞLATAN KASLARDAKİ BOZULMA 30’LU YAŞLARDA BAŞLIYOR”
Bu buluşun klinik uygulamaları değiştireceğine de dikkat çeken Doç. Dr. Ekşi, sözlerini şöyle noktaladı: “Ağrı nedeninin farklı bir yerden kaynaklandığını gösterdik. Bu çok önemli, çünkü belin alt bölge kaslarıyla üst bölgesi kaslarının çalıştırılması ki, o yağlanmayı azaltmamız için çalıştırmak gerekiyor. Yapılacak fizik tedaviler, egzersizler tamamen değişecek. Farklı protokoller gerekecek. Dolayısıyla sebebin farklı bir kas grubundan kaynaklandığını bulduğumuz için, bir kere yapılan müdahalenin de değiştirilmesi gerekecek. Bel ağrısıyla başvuran hastalarımızın analizini yaptığımızda sadece yüzde 20’sinde kesin bir patoloji ortaya çıkıyor. Bunların da sadece yüzde 20’si ameliyata gidiyor. Yani aslında bel ağrısına bağlı ameliyatlar, bu hastaların çok küçük bir kısmını kapsıyor. Tedavi sürecinde daha çok, fizik tedavi ya da hastaların spor yapması gibi aktiviteler öne çıkıyor. Her kas grubunun belli bir çalışma mekanizması var. Bu mekanizmaya uyan egzersizlerle o kaslar aktif hale geliyor. Kaslar çalışmazsa, yağlanma devam ediyor. Dolayısıyla yapılacak egzersizleri de fizik tedavi programlarını da tamamen değiştirecek bu bulgu. Bel ağrısı genelde 35-40’lı yaşlardan sonra ortaya çıkıyor. İşte bu, belin üst dış kısmındaki kaslardaki yağlanma da tam olarak bu yaşlardan itibaren başlıyor. Dolayısıyla, aslında henüz bel fıtığı olmadan önce bu bulgular ortaya çıktığı için baştan o kaslara yönelik egzersizler planlandığında, belki de bel fıtığına gidecek çoğu hastada, o süreci baştan engellemiş olacağız.”
Kaş ilçesini ilk kez havadan gözlemleme şansı yakaladığını belirten Ersoy, ilçenin potansiyelinin oldukça yüksek olduğunu vurguladı.
Bakanlık olarak büyükşehir belediyelerinden turizm master planı talep ettiklerini aktaran Ersoy, “Turizm master planı Kültür ve Turizm Bakanlığının yapması gereken bir plan değil, büyükşehir belediyeleri tarafından yapılması gereken planlardır. Turizm sadece bakanlık etkinlikleriyle gerçekleşen bir çalışma değil. Bir bölgede turizm yapmak istiyorsanız oranın potansiyelini ortaya çıkarıyorsunuz. Bu kültür varlıkları, gastronomi veya doğal değerlerle olabilir. Bunları altyapı ve üstyapı çalışmalarıyla, restorasyon ve inovasyon çalışmalarıyla, istihdam ve diğer politikalarla birleştirerek geleceğe hazırlamamız gerekiyor. Büyükşehir Belediye Başkan adayımız Hakan Tütüncü ile bu konuda sık sık görüşüyoruz. 31 Mart’ta Hakan Tütüncü sizlerin destekleriyle göreve geldikten sonra ilk yapacağımız iş turizm master planını hazırlamak.” diye konuştu.
“TURİZM MASTER PLANINI ÖZELLİKLE BEN BİREBİR TAKİP EDECEĞİM”
Ersoy, Antalya’daki turizm master planlarında ilçe bazında da farklı bir çalışma yapacaklarını dile getirdi.
Antalya’nın turizm anlamında oldukça önemli bir kent olduğunu vurgulayan Ersoy, “Türkiye geçen yıl rekor sayıda turist ağırladı ve gelir elde etti. Antalya geçen yıl 16 milyon ziyaretçi aldı. Bu sene de 17 milyondan fazla ziyaretçi bekliyoruz. Antalya çok ciddi bir geliri ülke ekonomisine kazandıran bir nokta. O yüzden Antalya bizim, Cumhurbaşkanı’mızın da hassasiyetle takip ettiği bir ilimiz.” ifadelerini kullandı.
Kaş ilçesinin oldukça güzel korunduğunu dile getiren Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İnşallah Mutlu Ulutaş yeni dönemde de devam ettiği zaman, kendisiyle birlikte çok ayrı bir çalışma yapacağız. Kaş’ta butik turizmin ön planda olduğu, doğal değerlerinin çok iyi korunduğu, arkeolojik potansiyelinin tamamıyla yeryüzüne çıkarıldığı, restore edildiği ve turizme entegre edildiği, eko turizmin ön planda olduğu bir çalışma yapacağız. Çünkü burada yaylalarımız var. Tarım potansiyelimiz var. Bunların hepsinin beraber planlanması gerekir. Korunması gereken yerlerin çok iyi korunması, eko turizme dahil edilmesi gerekiyor. Mevcut yatak potansiyeliniz dahil bütün sorunlarınızın da bir plan dahilinde çözülmesi gerekiyor. Bu nedenle nisan itibarıyla ilk yapılması gereken şey koruma imar planlarıyla sizin imar planlarınızın çözülmesi, netleşmesi gerekiyor. Kaş’ın ilçe bazındaki turizm master planını özellikle ben birebir takip edeceğim. Kaş inanılmaz bir şehir. Kaş, Kekova, Kalkan, Demre, Finike hattı apayrı çalışılması gereken butik bir destinasyon. Dünyada da marka olabilecek bir destinasyon. Şu anda ufak ufak markalaşma süreci başladı ama bugün yurt dışında nerede ismini söylersek duyulması gereken bir nokta.”
“ÖNEMLİ OLAN KAŞ’A HAK ETTİĞİ DEĞERİ KAZANDIRMAK”
Turizm master planlarının belli bir aşamaya geldikten sonra sivil toplum kuruluşları, yerel yönetimler ve diğer paydaşlarla paylaşıldığını ifade eden Ersoy, süreç boyunca tüm paydaşların görüşleri alınarak doğru bir planın ortaya çıkarıldığını vurguladı.
Bakan Ersoy, ilçenin potansiyelinin doğru işlenmesi gerektiğine dikkati çekerek, “Önemli olan Kaş’a hak ettiği değeri kazandırmak. Çok değerli bir potansiyeli var. İnşallah biz bunu doğru bir şekilde işleyerek, farkındalığının daha iyi oluşmasını sağlayacağız. Şu anda en başarılı olduğumuz iş tanıtım. Tanıtımını Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı ile bakanlığımız yapacak. Özlediğiniz, gelir durumu yüksek, harcama kapasitesi yüksek turizm potansiyelleriyle sizi yan yana getireceğiz. Biz artık burada sezonluk bir turizm istemiyoruz. Sizin 12 ay turist çekebilecek potansiyeliniz var. Bununla ilgili çalışmaları da yapacağız. Bu master plan çalışması bittikten sonra burada butik turizmin avantajı var. Doğru bir butik turizm çalışması yapılırsa 12 ay turist alabileceğiz. Bunun Kuzey Ege’de, Marmara Bölgesi’nde çok güzel örnekleri var. Aynı güzel örneği Kaş’ta gerçekleştirebiliriz.” diye konuştu.
Programa, AK Parti Antalya Milletvekili Atay Uslu, MHP Antalya Milletvekili Abdurrahman Başkan, AK Parti İl Başkanı Ali Çetin, Kaş Belediye Başkanı Mutlu Ulutaş ve Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Akdeniz Bölge Temsil Kurulu Başkanı Rıza Perçin de katıldı.